9 nisan 2021 ingiltere kraliçesi 2. elizabeth'in eşi prens philip'in vefat etmesi
ingiltere kraliçesi 2. elizabeth'in eşi, edinburgh dükü prens philip vefat etti. 99 yaşındaki prens philip, windsor kalesi'nde öldü.
buradan
devamını gör...
şamar oğlanı
enderunda bulunan mazlum. şehzadeye tokat atmak istediğin zaman kanı kutsal olduğu için günahsız bir yavruyu dövüyorsun.
devamını gör...
yıllar sonra ekşi sözlük'te yazar olmak
ne demiş gabriel garcia marguez
"akıttığın göz yaşlarını silmek yerine, akmasına neden olanları sil hayatından."
"akıttığın göz yaşlarını silmek yerine, akmasına neden olanları sil hayatından."
devamını gör...
normal sözlük hiyerarşi piramidi
maslow getir götürünü yapamaz öyle bir piramit.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının bilim için yaptıkları şeyler
bir merak konusu.
sayılır mı bilmem ama bir web sitesinde yazılar yazmak(tı), birkaç bilim grubunda özellikle genç kuşakları bilime özendirmek için elimden geleni yapmak (ki aldığım geri dönüşlerden gördüğüm kadarıyla başarılı olmuşum), bilimsel konularda sorusu, merakı olana elimden geldiğince yardım etmek, sürekli yeni konularda araştırmalar yapmak... yakın zamanda yazılara, ticari kaygı gütmeyen bir blog açarak devam etmeyi düşünüyorum.
bazen dedikodu yapmaktan, insanlar hakkında atıp tutmaktan başka ilgi alanı olmayan kişilere denk geldiğimde "biliyo musun, şöyle bi gelişme olmuş tıp dünyasında..." falan diyerek konuyu bilime doğru çekiştirmeye çalışıyorum, belki bu insanlara yeni bir ilgi alanı kazandırırım diyerek.
hedefim, kısmetse bu araştırmaların meyvesini, mümkünse insanlığa faydası olacak bir keşif yaparak almak. henüz istediğim noktada olmasam da yılmaya niyetim yok.
sayılır mı bilmem ama bir web sitesinde yazılar yazmak(tı), birkaç bilim grubunda özellikle genç kuşakları bilime özendirmek için elimden geleni yapmak (ki aldığım geri dönüşlerden gördüğüm kadarıyla başarılı olmuşum), bilimsel konularda sorusu, merakı olana elimden geldiğince yardım etmek, sürekli yeni konularda araştırmalar yapmak... yakın zamanda yazılara, ticari kaygı gütmeyen bir blog açarak devam etmeyi düşünüyorum.
bazen dedikodu yapmaktan, insanlar hakkında atıp tutmaktan başka ilgi alanı olmayan kişilere denk geldiğimde "biliyo musun, şöyle bi gelişme olmuş tıp dünyasında..." falan diyerek konuyu bilime doğru çekiştirmeye çalışıyorum, belki bu insanlara yeni bir ilgi alanı kazandırırım diyerek.
hedefim, kısmetse bu araştırmaların meyvesini, mümkünse insanlığa faydası olacak bir keşif yaparak almak. henüz istediğim noktada olmasam da yılmaya niyetim yok.
devamını gör...
prenses_aurora
an itibarıyla nickaltı neden bu kadar boş diye yakındığım kaliteli bir yazardır.
devamını gör...
her sabah akasya durağı izlemek
kahvaltıda olmazsa olmaz, asla vazgeçemediğim aktivite...ayrıca başlığa baktığınız an arkada ali kefalin müziği çalmaya başlıyor.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hala evanescence dinliyorum bazen. fallen çok iyi albüm bence.
devamını gör...
yazarların favori gazlı içecekleri
(bkz: niğde gazozu)
devamını gör...
2022 yılının ilk entrysi
reserved by baycerrah®
diğer yılı beklemek zorundasınız. buradan tüm sözlük kızlarına sevgiler...
bu güzel yılın ilk entrysini başka güzelliklere adıyorum.
tanım : yeni yılın ilk entrysi.
diğer yılı beklemek zorundasınız. buradan tüm sözlük kızlarına sevgiler...
bu güzel yılın ilk entrysini başka güzelliklere adıyorum.
tanım : yeni yılın ilk entrysi.
devamını gör...
kimseye açığımı anlatmayayım derken ruh hastası olmak
ailemin yaşadığı kötü tecrübeler sonucu bana sürekli ulu orta derdini anlatma,insanlar sevinip açığından vurabilir demesi ve benim kimsenin samimiyetine güvenmemem sebebiyle anksiyete denizinde yüzmem. işin garibi derdimi açtığım her insanın ailemi haklı çıkarması(bkz: ben kime güvenicem)
devamını gör...
faydalı mobil uygulamalar
(bkz: wordup vocabulary) ingilizce kelime haznenizi geliştirmek istiyorsanız önerebileceğim bir uygulama.
(bkz: daily art) günlük olarak size sanat eserleri -genellikle tablolar- ve onların tarihçesini gösteren bir uygulama.
(bkz: facetune) fotoğraf düzenlemek için güzel bir uygulama.
(bkz: atom: build a habit of meditation) eğer benim gibi karamsar biriyseniz veya herhangi bir alışkanlığınızdan kurtulmaya çalışıyorsanız kullanabileceğiniz bir uygulama. meditasyon sayesinde bu düşüncelerinizden bir süreliğine ayrılmanızı sağlıyor.
(bkz: mindfocus) doğa, orman, yağmur vb. sesleri ders çalışırken odaklanmamı sağlıyor bu yüzden odaklanmak için ideal!
(bkz: daily art) günlük olarak size sanat eserleri -genellikle tablolar- ve onların tarihçesini gösteren bir uygulama.
(bkz: facetune) fotoğraf düzenlemek için güzel bir uygulama.
(bkz: atom: build a habit of meditation) eğer benim gibi karamsar biriyseniz veya herhangi bir alışkanlığınızdan kurtulmaya çalışıyorsanız kullanabileceğiniz bir uygulama. meditasyon sayesinde bu düşüncelerinizden bir süreliğine ayrılmanızı sağlıyor.
(bkz: mindfocus) doğa, orman, yağmur vb. sesleri ders çalışırken odaklanmamı sağlıyor bu yüzden odaklanmak için ideal!
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
kolay alışıp zor vazgeçiyorum. *
devamını gör...
hades
yunan mitolojisinin önemli figürlerinden biri. daha çok persephone (kore) ile olan hikayesi ile bilinir ve bu hikaye sebebi ile sembollerinden biri nar olarak geçer diğer sembolü ise görünmezlik miğferidir. roma mitolojosinde yansıması pluto'dur ve yunan mitolojisindeki ölüler kralı temsilinden ziyade yer altı zenginliklerini temsil eden bir tanrı olarak görülmektedir. hikayesi bana her zaman hüzünlü gelmiştir çünkü özünde onu kötü olması için boyamışlardır ve sonra kötü olduğu için dışlanmıştır. birini karanlığa mahkum ettiğinizde ondan iyi olmasını bekleyemezsiniz, ondan ışığını korumasını beklemek haksızlıktır. sanıyorum ki onlarca hikaye barındıran yunan mitolojisinde en hüzünlü hikayelerden birine sahiptir çünkü bilirsiniz iyi bir figürü cilalamak için eski moda bir kötülüğe ihtiyaç vardır.
--- alıntı ---
persephone'nin kaçırılışı: roma mitolojisinde, proserpina olarak da bilinir. tüm dünyaya buğday ekmekle görevli tanrıça demeter'in zeus'tan olan kızıdır.hades persephone'yi sevdiğini söyler. zeus ona kızını kaçırmasını söyler. bir gün persephone arkadaşlarıyla çiçek toplamaya gider. çiçekleri toplarken arkadaşlarından biraz uzaklaşır. tam o sırada oldukça güzel, göz kamaştırıcı bir nergis çiçeğiyle karşılaşır. bu çiçek oraya zeus tarafından yerleştirilmiştir ve ışıl ışıl parlıyordur. çiçeğin güzelliğinden, ışıltısından gözleri kamaşan persephone çiçeği koparmaya gider. çiçeğe doğru elini uzattığında yer yarılır ve hades siyah atlı arabasıyla yarıktan çıkarak persephone’u kaçırır. demeter ise kızını çok sevmektedir. kızının çığlığını duyar. onu arar ama bulamaz. bu yaşadığı acıyla demeter dokuz gün boyunca dünyayı dolaşır ve kızını arar.demeter büyü ve sis titanı hekate'ye sorar ve helios'a gitmesi gerektiğini söyler. onuncu gün güneş titanı helios'a rastlar. helios, ona zeus'un gizli rızasıyla hades'in persephone'u kaçırıp ölüler ülkesinde ebedi karısı yaptığını açıklar. demeter bu olaya isyan eder ve olimpos'u terk ederek insanlar arasında yaşamaya başlar. yaşlı bir kadın kılığında eleusis'e varır. bir kuyunun yanında zeytin ağaçlarının altında oturur. kuyudan su almaya giden kral keleos'un kızları yaşlı kadını alıp eve götürürler. böylece demeter kızların küçük kardeşi demophon'un dadısı olur. demeter, küçük çocuğa ölümsüzlük kazandırmak için geceleri çocuğun bedenini ambrosia ile sıvayıp yanmakta olan ateşe tutmaktadır. bir gece çocuğun annesi olaya tanık olur ve dehşete düşer. demeter şaşkınlıkla çocuğu elinden ateşe düşürür. bu olay üzerine demeter, kral keleos ve eşinden özür dilemek için, persephone'un kardeşi olan oğlu tripolemos'a kanatlı ejderhaların çektiği bir araba verir ve ona buğday serpe serpe tüm dünyayı dolaşmasını emreder. günler geçer ve eleusis'te kaldığı süre içinde demeter toprağı verimli kılmayı reddeder, böylece açlık hüküm sürmeye başlar. insanların çektiği acılara üzülen tanrılar demeter'e yakarırlar, o da kızını görmek şartını öne sürer. zeus'un yardımıyla kızını yeraltı dünyasından çıkarmak ister. ancak yeraltı dünyası'nda bir şey yiyenler yeraltı dünyasından ayrılamazlar. yediği dört nar tanesi yüzünden persophone yılın üç ayını yeraltı dünyasında, dokuz ayını ise dünyada geçirmeye mahkûm edilmiştir. kızını görmenin coşkusuyla demeter, toprağı çiçekler ve yapraklarla kaplar. böylece ilkbahar olur. kızının yeraltı dünyasında geçirdiği üç ayda ise kış olur. yunan mitolojisinde baharın başlangıcı olarak demeter anılır. ancak persephone, kibirli olmayışı nedeniyle hades'e, yavaş yavaş aşık olmaya başlamıştır.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
persephone'nin kaçırılışı: roma mitolojisinde, proserpina olarak da bilinir. tüm dünyaya buğday ekmekle görevli tanrıça demeter'in zeus'tan olan kızıdır.hades persephone'yi sevdiğini söyler. zeus ona kızını kaçırmasını söyler. bir gün persephone arkadaşlarıyla çiçek toplamaya gider. çiçekleri toplarken arkadaşlarından biraz uzaklaşır. tam o sırada oldukça güzel, göz kamaştırıcı bir nergis çiçeğiyle karşılaşır. bu çiçek oraya zeus tarafından yerleştirilmiştir ve ışıl ışıl parlıyordur. çiçeğin güzelliğinden, ışıltısından gözleri kamaşan persephone çiçeği koparmaya gider. çiçeğe doğru elini uzattığında yer yarılır ve hades siyah atlı arabasıyla yarıktan çıkarak persephone’u kaçırır. demeter ise kızını çok sevmektedir. kızının çığlığını duyar. onu arar ama bulamaz. bu yaşadığı acıyla demeter dokuz gün boyunca dünyayı dolaşır ve kızını arar.demeter büyü ve sis titanı hekate'ye sorar ve helios'a gitmesi gerektiğini söyler. onuncu gün güneş titanı helios'a rastlar. helios, ona zeus'un gizli rızasıyla hades'in persephone'u kaçırıp ölüler ülkesinde ebedi karısı yaptığını açıklar. demeter bu olaya isyan eder ve olimpos'u terk ederek insanlar arasında yaşamaya başlar. yaşlı bir kadın kılığında eleusis'e varır. bir kuyunun yanında zeytin ağaçlarının altında oturur. kuyudan su almaya giden kral keleos'un kızları yaşlı kadını alıp eve götürürler. böylece demeter kızların küçük kardeşi demophon'un dadısı olur. demeter, küçük çocuğa ölümsüzlük kazandırmak için geceleri çocuğun bedenini ambrosia ile sıvayıp yanmakta olan ateşe tutmaktadır. bir gece çocuğun annesi olaya tanık olur ve dehşete düşer. demeter şaşkınlıkla çocuğu elinden ateşe düşürür. bu olay üzerine demeter, kral keleos ve eşinden özür dilemek için, persephone'un kardeşi olan oğlu tripolemos'a kanatlı ejderhaların çektiği bir araba verir ve ona buğday serpe serpe tüm dünyayı dolaşmasını emreder. günler geçer ve eleusis'te kaldığı süre içinde demeter toprağı verimli kılmayı reddeder, böylece açlık hüküm sürmeye başlar. insanların çektiği acılara üzülen tanrılar demeter'e yakarırlar, o da kızını görmek şartını öne sürer. zeus'un yardımıyla kızını yeraltı dünyasından çıkarmak ister. ancak yeraltı dünyası'nda bir şey yiyenler yeraltı dünyasından ayrılamazlar. yediği dört nar tanesi yüzünden persophone yılın üç ayını yeraltı dünyasında, dokuz ayını ise dünyada geçirmeye mahkûm edilmiştir. kızını görmenin coşkusuyla demeter, toprağı çiçekler ve yapraklarla kaplar. böylece ilkbahar olur. kızının yeraltı dünyasında geçirdiği üç ayda ise kış olur. yunan mitolojisinde baharın başlangıcı olarak demeter anılır. ancak persephone, kibirli olmayışı nedeniyle hades'e, yavaş yavaş aşık olmaya başlamıştır.
--- alıntı ---
devamını gör...
haftalık puan tablosunda 1. olmak için herkese oy veren yazar
oy aldığınızda 0.2, oy verdiğinizde 0.4 puan kazanırsınız. o yüzden seri artıcılar haftalık puan tablosunda ilk 10 içinde yer alırlar.
devamını gör...
dürtü
ruhsal dengede ki değişimler sonucu ortaya çıkan ve kişinin değişik tepkiler vermesine sebep olan, odağında hislerin olduğu içsel gerilimlerdir.
devamını gör...
samimiyet
insanların suistimal etmeyi en çok sevdiği şey.
insancıl, sıcak davranırsın adını çıkarır ya da hemen flörte başlar.
bu coğrafyada insanlara insan gibi davranmak 'romantik ilgi' algısı yaratıyor.
insancıl, sıcak davranırsın adını çıkarır ya da hemen flörte başlar.
bu coğrafyada insanlara insan gibi davranmak 'romantik ilgi' algısı yaratıyor.
devamını gör...
predestination
robert anson heinlein tarafından yazılmış olan all you zombies adlı kısa bilim kurgu öyküden esinlenilerek çekilmiş 2014 avustralya yapımı film.
bu öykü bir seminerde michio kaku tarafından da dinleyicilere anlatıldı.
ben de özetlemeye çalışayım size mevzuyu.
--! spoiler !--
- yıl 1945. bir kız bebekle beraber çıkagelen ve onu yetimhaneye bırakan bir yabancı görürüz ilk olarak öyküde. rahibeler onu alır ve adını jane koyarak büyütürler. büyürken de sürekli olarak anne ve babasının kim olduğunu merak eder.
- jane 17 yaşına gelince biriyle tanışır ve sevgili olur. ondan hamile kalır ancak sevgilisi onu terk eder.
- 9 ay sonra hastanede bir kız doğurur jane. ancak aşırı derecede kanaması vardır ve doktorlar hayatta kalması için son bir şans olarak bir deneme yaparlar: onun cinsiyetini değiştirirler. o artık jim'dir. üstelik ameliyattan hemen önce kim olduğu belirsiz biri bebeğini de çalmıştır jane'in, yani yeni jim'in.
- yaşamına jim olarak devam eder ama yaşadıkları nedeniyle alkolik olup çıkmıştır. sürekli bardadır. kim olduğunu, ailesini soranlara cevap veremedikçe içmeye de devam eder. ta ki bir bar kavgasına karışıp dayak yediği güne dek...
- barmen yanına gelir, onu ayıltır ve "ben bir zaman yolcusuyum. istersen zaman makinesi ile geçmişe gidip aileni bulalım" der. jim hemen atlar tabii bu teklife mal bulmuş mağribi gibi...
- geçmişe giderler. jim şaşkın şaşkın etrafta dolanırken güzel bir kızla tanışır ve sevgili olurlar. hem ziyaret hem ticaret durumları...
- ancak doğa kanunları yine rahat durmaz ve jim kızı hamile bırakır. sonra bir tartışma nedeniyle ayrılırlar. jim, eskiden jane olduğu günleri anımsar. o zaman çocuğu, kim olduğunu bilmediği biri tarafından kaçırılmıştır malum. bu çocuğunun kötü ellere geçmesini önlemek ister. bebek doğunca onu hastaneden kaçırır ve zaman makinesi ile 1945'e geri giderek yetimhaneye bırakır.
- rahibeler bebeği bulur ve ona jane adını vererek onu büyütürler. jane büyüyene dek "annem kim, babam kim, kim kim kim? kiziroğlu mustafa bey..." şeklinde takılır.
- bu esnada jim artık hayatını bir sarhoş olarak geçirmemeye karar vermiştir. gidip zamanda yolculuk yapan bir ekibe katılır. birçok olayda rol alır ve yaşlanır. "bunca görevde rol aldım ama son bir iş daha yapacağım" der ve şuna karar verir: "son görevim için zamanda tekrar geriye döneceğim ve barda gördüğüm, sürekli anne babasını arayan o adamla tanışıp ona ailesini bulacağım." ve geriye dönerek kendisiyle tanışır.
all you zombies zaten "ben nereden geldiğimi biliyorum ama siz zombiler; siz nereden geldiniz?" temalı bir şekilde son bulur.
yani zaten esas olay jane'in esas anne babasını bilemiyor ve işin içinden çıkamıyor oluşumuzdur. bu nedenle de film aslında amacına ulaşmıştır.
--! spoiler !--
burada devreye şu da giriyor olabilir tabii: bir teorik fizik görüşüne göre zamanda, zaman makinesinin icadından daha geriye gidilemez. bu nedenle de biz bu olayda jane'in yetimhaneye bırakıldığı noktadan öteye gidemiyor olabiliriz.
bir de bitirmeden benzer bir hikâye daha yazmak istiyorum.
--- alıntı ---
yetişkin bir kızı olan bir dul kadınla evlenmiştim.
babam da üvey kızımla tanışınca, ona aşık oldu ve sonunda da kandırdı ve evlendiler.
böylece babam damadım oldu. üvey kızım da annem durumuna geldi.
karım bir oğlan doğurdu.
çocuk tabii ki babamın kayın biraderi ve üvey annemin kardeşi olarak benim dayım sayıldı,
üvey annem de bir oğlan doğurdu. böylece kardeş sahibi oldum.
ama üvey kızımın çocuğu olduğundan, aynı zamanda da torunum sayıldı.
iş bu kadarla da bitmedi.
karım annemin annesi olduğu için, benim büyük annem sayıldı.
ben de babamın babası oluyordum.
sonunda kendimin dedesi olmuştum...
--- alıntı ---
bu öykü bir seminerde michio kaku tarafından da dinleyicilere anlatıldı.
ben de özetlemeye çalışayım size mevzuyu.
--! spoiler !--
- yıl 1945. bir kız bebekle beraber çıkagelen ve onu yetimhaneye bırakan bir yabancı görürüz ilk olarak öyküde. rahibeler onu alır ve adını jane koyarak büyütürler. büyürken de sürekli olarak anne ve babasının kim olduğunu merak eder.
- jane 17 yaşına gelince biriyle tanışır ve sevgili olur. ondan hamile kalır ancak sevgilisi onu terk eder.
- 9 ay sonra hastanede bir kız doğurur jane. ancak aşırı derecede kanaması vardır ve doktorlar hayatta kalması için son bir şans olarak bir deneme yaparlar: onun cinsiyetini değiştirirler. o artık jim'dir. üstelik ameliyattan hemen önce kim olduğu belirsiz biri bebeğini de çalmıştır jane'in, yani yeni jim'in.
- yaşamına jim olarak devam eder ama yaşadıkları nedeniyle alkolik olup çıkmıştır. sürekli bardadır. kim olduğunu, ailesini soranlara cevap veremedikçe içmeye de devam eder. ta ki bir bar kavgasına karışıp dayak yediği güne dek...
- barmen yanına gelir, onu ayıltır ve "ben bir zaman yolcusuyum. istersen zaman makinesi ile geçmişe gidip aileni bulalım" der. jim hemen atlar tabii bu teklife mal bulmuş mağribi gibi...
- geçmişe giderler. jim şaşkın şaşkın etrafta dolanırken güzel bir kızla tanışır ve sevgili olurlar. hem ziyaret hem ticaret durumları...
- ancak doğa kanunları yine rahat durmaz ve jim kızı hamile bırakır. sonra bir tartışma nedeniyle ayrılırlar. jim, eskiden jane olduğu günleri anımsar. o zaman çocuğu, kim olduğunu bilmediği biri tarafından kaçırılmıştır malum. bu çocuğunun kötü ellere geçmesini önlemek ister. bebek doğunca onu hastaneden kaçırır ve zaman makinesi ile 1945'e geri giderek yetimhaneye bırakır.
- rahibeler bebeği bulur ve ona jane adını vererek onu büyütürler. jane büyüyene dek "annem kim, babam kim, kim kim kim? kiziroğlu mustafa bey..." şeklinde takılır.
- bu esnada jim artık hayatını bir sarhoş olarak geçirmemeye karar vermiştir. gidip zamanda yolculuk yapan bir ekibe katılır. birçok olayda rol alır ve yaşlanır. "bunca görevde rol aldım ama son bir iş daha yapacağım" der ve şuna karar verir: "son görevim için zamanda tekrar geriye döneceğim ve barda gördüğüm, sürekli anne babasını arayan o adamla tanışıp ona ailesini bulacağım." ve geriye dönerek kendisiyle tanışır.
all you zombies zaten "ben nereden geldiğimi biliyorum ama siz zombiler; siz nereden geldiniz?" temalı bir şekilde son bulur.
yani zaten esas olay jane'in esas anne babasını bilemiyor ve işin içinden çıkamıyor oluşumuzdur. bu nedenle de film aslında amacına ulaşmıştır.
--! spoiler !--
burada devreye şu da giriyor olabilir tabii: bir teorik fizik görüşüne göre zamanda, zaman makinesinin icadından daha geriye gidilemez. bu nedenle de biz bu olayda jane'in yetimhaneye bırakıldığı noktadan öteye gidemiyor olabiliriz.
bir de bitirmeden benzer bir hikâye daha yazmak istiyorum.
--- alıntı ---
yetişkin bir kızı olan bir dul kadınla evlenmiştim.
babam da üvey kızımla tanışınca, ona aşık oldu ve sonunda da kandırdı ve evlendiler.
böylece babam damadım oldu. üvey kızım da annem durumuna geldi.
karım bir oğlan doğurdu.
çocuk tabii ki babamın kayın biraderi ve üvey annemin kardeşi olarak benim dayım sayıldı,
üvey annem de bir oğlan doğurdu. böylece kardeş sahibi oldum.
ama üvey kızımın çocuğu olduğundan, aynı zamanda da torunum sayıldı.
iş bu kadarla da bitmedi.
karım annemin annesi olduğu için, benim büyük annem sayıldı.
ben de babamın babası oluyordum.
sonunda kendimin dedesi olmuştum...
--- alıntı ---
devamını gör...

