salzburg
avusturya'nın 155.000 nüfuslu bir eyaleti.
ismini bölgedeki tuz madenlerinden almıştır.
ayrıca naziler, 2.dünya savaşında sovyetler birliğinden gelen esirler için bu bölgede esir kampları da kurup, bu esirleri köle iş gücü olarak kullanmıştır.
ikinci dünya savaşının bitmesine 3 ay kala, mayıs 1945'de amerikan askerleri salzburg'a girip, bu şehri almanlardan tamamen temizlemiştir.
ismini bölgedeki tuz madenlerinden almıştır.
ayrıca naziler, 2.dünya savaşında sovyetler birliğinden gelen esirler için bu bölgede esir kampları da kurup, bu esirleri köle iş gücü olarak kullanmıştır.
ikinci dünya savaşının bitmesine 3 ay kala, mayıs 1945'de amerikan askerleri salzburg'a girip, bu şehri almanlardan tamamen temizlemiştir.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan'ın gittiği gün yapılacaklar
(bkz: ağlarken gülmek)
devamını gör...
inka medeniyeti
patates haşlarken geçen süreyi temel alan bir yöntemi zaman hesaplaması yaparken kullanmışlardır.
devamını gör...
matrix'e bağlanırken morpheus'un ekibine telefonları çok açık tutmayın para yazıyor demesi
1999 yılında the matrix'in galasında bir yandan konyağımı yudumlayıp bir yandan wachowski biraderlerle (o zaman erkeklerdi) muhabbet ederken ağzından kaçırdıkları fan fact.
bunu lily wachowski söylemişti omzuma vurarak şunları demişti:
"aslında nebukadnezzar'da geçiyordu bu sahne. morpheus ekibi azarlayıp "telefonu mümkün oldukça kullanmıyoruz arkadaşlar. telefon çok yazıyor, siz ödemiyorsunuz faturayı. zaten nebukadnezzar'ın haftalık mazot masrafı yetiyor. su içer gibi mazot yakıyor namıssız. telefon faturalarından kısıyoruz. tank! oğlum sen biz girince direkt kapatıyorsun hattı!" diyecekti. sonradan bunun gereksiz olduğunu düşündük, fakat o ilk kedili bina sahnesini her açtığımızda birbirimize bakarak güleriz haha!"
bu vakitten sonra ne zaman matrix izlesem aklıma morpheus'un türk babası gibi bir herif olduğunu canlandırıp ben de sırıtıyorum. bu sahneyi komple çıkarmaları gayet yerinde olmuş.
bunu lily wachowski söylemişti omzuma vurarak şunları demişti:
"aslında nebukadnezzar'da geçiyordu bu sahne. morpheus ekibi azarlayıp "telefonu mümkün oldukça kullanmıyoruz arkadaşlar. telefon çok yazıyor, siz ödemiyorsunuz faturayı. zaten nebukadnezzar'ın haftalık mazot masrafı yetiyor. su içer gibi mazot yakıyor namıssız. telefon faturalarından kısıyoruz. tank! oğlum sen biz girince direkt kapatıyorsun hattı!" diyecekti. sonradan bunun gereksiz olduğunu düşündük, fakat o ilk kedili bina sahnesini her açtığımızda birbirimize bakarak güleriz haha!"
bu vakitten sonra ne zaman matrix izlesem aklıma morpheus'un türk babası gibi bir herif olduğunu canlandırıp ben de sırıtıyorum. bu sahneyi komple çıkarmaları gayet yerinde olmuş.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
neredesin sen diyor neşet. peki sen neredesin?
bu gece bir çok gece olduğu gibi göçüp gittiğini yeniden kabullenmek zorundayım. yokluğun, artık var olmadığın gerçeği çok yakıcı oluyor bazen. bu bazenler çok oluyor üstelik. yorulsam ve teslim olsam yokluğuna... olamıyorum. neredesin sen?
bu gece bir çok gece olduğu gibi göçüp gittiğini yeniden kabullenmek zorundayım. yokluğun, artık var olmadığın gerçeği çok yakıcı oluyor bazen. bu bazenler çok oluyor üstelik. yorulsam ve teslim olsam yokluğuna... olamıyorum. neredesin sen?
devamını gör...
üniversitede ilk gün
lise 5 olduğunu düşünmüştüm. arkamda oturan 3lü kız grubu, kikirdemeleriyle bana bunu düşündürtmüştü.
neden bu bölümü seçtiniz diye soran hocaya, atama puanları düşüktü, o yüzden" diyen 33 yaşında abimiz mevcuttu. (4 senede atama puanları tavan yaptı malesef) kâbusun ilk günüydü, neyseki bitti.
neden bu bölümü seçtiniz diye soran hocaya, atama puanları düşüktü, o yüzden" diyen 33 yaşında abimiz mevcuttu. (4 senede atama puanları tavan yaptı malesef) kâbusun ilk günüydü, neyseki bitti.
devamını gör...
kürtçe bilen türk
kürtçe hakkında en ufak bilgisi olmayanlar gene kendi aralarında komiklikler şakalar yapıyorlar.
size acı bir gerçeği söylemek istiyorum arkadaşlar.
sizin o dalga geçtiğiniz, sürekli hakaret ettiğiniz ve o küçük aklınızla laf soktuğunuz dili konuşan milyonlar var.
ben bugün bir solcu grup ile yaklaşık 8 saat takıldım.
solcu grubun neredeyse %80’i almanlardan oluşuyordu.
sayıları 25’i bulan bu almanlardan üç tanesi kürtçe biliyordu.
buradan yola çıkarak kürtçe dünya dilidir bak insanlar kürtçe öğreniyor gibi salak şeyler söylemeyeceğim.
size soyleyecegim şey şudur:
hani biz kardeşiz,
birlikte yaşıyoruz,
1000 yıldır…
diye bir takım hikayeler söylüyorsunuzya.
bari onları söylemeyin ve iki yüzlü olmayın.
gerçi size ne söylesek boş.
siz faşizmin ne olduğunu bilmeyen faşistlersiniz!
anadil deyince ödünüz kopuyor.
bir çoğunuz ülkemiz bölünecek diyor.
ve bu ülke bölünecek diyenler aç karna çalışan bir takım zerzevat.
almanlar arasında ingilizce bilmeyen neredeyse insan yok.
bunun yanında bir çoğu ispanyolca ve fransızca biliyor.
hayret biri de çıkıp demiyor ki ülkemiz bölünecek.
tabi böyle deyince hemen bizim çok akıllı faşistlerimiz iyi de kürtçe ve ingilizce bir mi?
diyecek.
bir değil sayın beyinsiz.
hiçbir dil başka bir dil ile aynı değil bir defa teknik olarak mümkün değil.
sonra eğer bir dil, bir ülkeyi bölüyorsa ben öyle ülke tüküreyim.
asla düzelmeyecekseniz bunu ben biliyorum ve kabul ediyorum.
ama şunu da unutmayın siz böyle ideolojilere sahip olduğunu sürece de burnunuz gübrenin içinden çıkmayacak.
zavallı hayatlarınızı zavallı bir takım şeyler uğruna harcayıp gideceksiniz.
almanya’da on yıl yaşayıp almanca öğrenemeyen milliyetçiler gibi!
size acı bir gerçeği söylemek istiyorum arkadaşlar.
sizin o dalga geçtiğiniz, sürekli hakaret ettiğiniz ve o küçük aklınızla laf soktuğunuz dili konuşan milyonlar var.
ben bugün bir solcu grup ile yaklaşık 8 saat takıldım.
solcu grubun neredeyse %80’i almanlardan oluşuyordu.
sayıları 25’i bulan bu almanlardan üç tanesi kürtçe biliyordu.
buradan yola çıkarak kürtçe dünya dilidir bak insanlar kürtçe öğreniyor gibi salak şeyler söylemeyeceğim.
size soyleyecegim şey şudur:
hani biz kardeşiz,
birlikte yaşıyoruz,
1000 yıldır…
diye bir takım hikayeler söylüyorsunuzya.
bari onları söylemeyin ve iki yüzlü olmayın.
gerçi size ne söylesek boş.
siz faşizmin ne olduğunu bilmeyen faşistlersiniz!
anadil deyince ödünüz kopuyor.
bir çoğunuz ülkemiz bölünecek diyor.
ve bu ülke bölünecek diyenler aç karna çalışan bir takım zerzevat.
almanlar arasında ingilizce bilmeyen neredeyse insan yok.
bunun yanında bir çoğu ispanyolca ve fransızca biliyor.
hayret biri de çıkıp demiyor ki ülkemiz bölünecek.
tabi böyle deyince hemen bizim çok akıllı faşistlerimiz iyi de kürtçe ve ingilizce bir mi?
diyecek.
bir değil sayın beyinsiz.
hiçbir dil başka bir dil ile aynı değil bir defa teknik olarak mümkün değil.
sonra eğer bir dil, bir ülkeyi bölüyorsa ben öyle ülke tüküreyim.
asla düzelmeyecekseniz bunu ben biliyorum ve kabul ediyorum.
ama şunu da unutmayın siz böyle ideolojilere sahip olduğunu sürece de burnunuz gübrenin içinden çıkmayacak.
zavallı hayatlarınızı zavallı bir takım şeyler uğruna harcayıp gideceksiniz.
almanya’da on yıl yaşayıp almanca öğrenemeyen milliyetçiler gibi!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
umarım elimin altında akışta yazabileceğim bi başlık vardır diye elime aldım telefonu bu çıktı.
kaç yaşına geldim ben hala bazı geceler annemi özleyince ne yapacağımı bilemiyorum. boşluğa anne diye seslenmeden duramıyorum. anlam veremiyorum hala. duraklıyorum cümleler arasında. gözyaşlarımın yanaklarımdan süzülüşünü, bunu annemin silemiyor oluşunu anlatmak istiyorum. yazmak çok tuhaf bi eylem. zihnin kelimelere meylederken biraz sancın diniyor gibi. kendimi mi kandırıyorum yasımı mı bilmiyorum. arıyor bulamıyorum ben annemi. arıyorum bulamıyorum.
ben annemi istiyorum
kaç yaşına geldim ben hala bazı geceler annemi özleyince ne yapacağımı bilemiyorum. boşluğa anne diye seslenmeden duramıyorum. anlam veremiyorum hala. duraklıyorum cümleler arasında. gözyaşlarımın yanaklarımdan süzülüşünü, bunu annemin silemiyor oluşunu anlatmak istiyorum. yazmak çok tuhaf bi eylem. zihnin kelimelere meylederken biraz sancın diniyor gibi. kendimi mi kandırıyorum yasımı mı bilmiyorum. arıyor bulamıyorum ben annemi. arıyorum bulamıyorum.
ben annemi istiyorum
devamını gör...
gereksiz abartılan şeyler
köyde sobalı evde oturma fantezisi (çocukluğunda sobalı evde oturan biri olarak, soba tütme korkusuyla bir gece geçirin veya kömürüyle odunuyla uğraşın, diğer odalarda donmayı yaşayın da o zaman göreyim ben sizin bu yaptığınız saçma sapan güzellemeyi) (bkz: tabi siz sobalı evde bir yerleri yanmamış insanlar olarak her bakımdan yetersiz gördüğünüz güzellemesiz kaloriferli evlerde oturmaya şiddetle karşısınız ama)
devamını gör...
adaptasyon
canlıların bulundukları çevrede yaşamasını sağlayan kalıtsal, yapısal veya davranışsal değişikliklere uyum (adaptasyon)denir.
devamını gör...
nuh tepesi
bugün netflix’e gelmiş, yönetmenliğini cenk ertürk’ün yaptığı, köylüleri niçin öldürmeliyiz temalı film. ali atay’ın ilk kez oyunculuğunu beğendim diyebilirim. türkişi dondurma’da hatta ayla’da bile o zevzek karakterinden çıkamamış gibi gelmişti bana. mecnun karakterinin zivir zivir konuşma şeklini, manasız şebekliğini üstünden atamamış bir oyuncu olarak görüyordum ama bu filmde olmuş. dolu dolu küfür gerekiyormuş herhalde drama oynaması için.
ömer karakterinin babasıyla gizli selfie’si sahnesinde çok yaralandım. elif karakterini ise çok gereksiz buldum. özellikle gece yarısı dağ başı köy evine gelip hiçbir şeye değinmeden gitmesi saçmalığı? sırf ömer o ‘özür dileyeceksin’li müthiş tiradı atsın diye temelsiz bir ziyaret. araya bi 3 saniye ‘velayet’ lafı sıkıştırdın. bu muydu? this meeting could be an e-mail elif, niye gecenin yarısı hiçbir şey söylememek için kalktın dağ arası karanlık köy yerine geldin ya doğurmaya 5 kala halinle? bi şey de demedin, ne kadar gereksiz bir olay. gece gece hırp diye belirdin, yok oturmiim yok gidiim, lan ne geldin ne? niye?
peki muhtarın “ağacın hesabındaki paranın yarısını vereyim git istanbul’dan kendine ev al” demesi? ağaca bak, trilyonermiş, yedirirler mi size? gelmişsiniz bir köroğlu bir ayvaz, para basan ağaca benim diyeceksiniz din tüccarlarının yuvasında, iyi cam çerçeve dökülmesiyle yırttınız, şansınız varmış.
ömer karakterinin babasıyla gizli selfie’si sahnesinde çok yaralandım. elif karakterini ise çok gereksiz buldum. özellikle gece yarısı dağ başı köy evine gelip hiçbir şeye değinmeden gitmesi saçmalığı? sırf ömer o ‘özür dileyeceksin’li müthiş tiradı atsın diye temelsiz bir ziyaret. araya bi 3 saniye ‘velayet’ lafı sıkıştırdın. bu muydu? this meeting could be an e-mail elif, niye gecenin yarısı hiçbir şey söylememek için kalktın dağ arası karanlık köy yerine geldin ya doğurmaya 5 kala halinle? bi şey de demedin, ne kadar gereksiz bir olay. gece gece hırp diye belirdin, yok oturmiim yok gidiim, lan ne geldin ne? niye?
peki muhtarın “ağacın hesabındaki paranın yarısını vereyim git istanbul’dan kendine ev al” demesi? ağaca bak, trilyonermiş, yedirirler mi size? gelmişsiniz bir köroğlu bir ayvaz, para basan ağaca benim diyeceksiniz din tüccarlarının yuvasında, iyi cam çerçeve dökülmesiyle yırttınız, şansınız varmış.
devamını gör...
alman askerlerinin türk kargo gemisini basmaları
23 kasım 2020, bugün itibarı ile gerçekleşmiştir.
almanların böyle bir yetkisi bulunmamasına rağmen, izinsiz bir şekilde türk kargo gemisini çevirip, içerisinde saatler süren aramalar yapmıştır.
--- alıntı ---
doğu akdeniz'de libya'nın 200 kilometre kuzeyinde rosaline a isimli bir türk kargo gemisi alman hamburg fırkateyni tarafından durduruldu. alman askerlerinin uluslararası hukuka aykırı bir şekilde gemiye çıktıkları ve arama yapmak istedikleri belirtildi. der spiegel, alman askerlerinin ankara'dan gelen nota üzerine arama yapmadan gemiyi terk ettiklerini öne sürerken, anadolu ajansı gemide sabahın ilk ışıklarına kadar arama yapıldığını bildirdi
almanya savunma bakanlığı sözcüsünden açıklama
almanya savunma bakanlığı sözcüsü christian thiels, geminin libya'ya uygulanan silah ambargosunu delme şüphesiyle durdurulduğunu söyledi.
sözcü thiels, “aramanın yapılabilmesi için geminin bandırasını taşıdığı ülkenin onayının gerekiyor, ancak dört saat boyunca ülkeden itiraz gelmemesi durumunda bu onay olarak kabul ediliyor. türkiye bu süre içerisinde itiraz etmedi, bu nedenle arama başlatıldı” ifadelerini kullandı.
türkiye'nin aramanın başlamasından sonra itiraz etmesi üzerine aramanın durdurulduğunu ifade eden thiels, yapılan aramada ise gemide yasak malzeme tespit edilmediğini belirtti.
gemiye çıkmak için izin gerekiyor
deniz hukukuna göre, gemilerde arama yapabilmek üzere gemiye personelin çıkması için bayrak devletinin rızasının alınması gerekiyor. aa'nın haberine göre, türkiye'den böyle bir izin almadan hamburg fırkateyni'nin personeli gemiye helikopterden iniş yaptı.
personelin helikopterden inişi ve hamburg fırkateyni'nin "roselına-a" gemisi çevresindeki hareketleri de gemi personeli tarafından cep telefonuyla anbean kaydedildi.
aa: gemide arama yapıldı
anadolu ajansı'nın haberine göre geminin süratini düşüren ve yolundan engelleyen askerler, türkiye'den izin almadan yapılanın hukuki olmadığı yönündeki ikazlara uymayarak tüm konteynerleri de açarak aradı.
sabahın ilk ışıklarına kadar süren aramanın ardından gemide insani yardım malzemesi, yiyecek, boya gibi maddeler dışında bir şey olmadığını anlayan askerler, daha sonra gemiden ayrıldı.
--- alıntı ---
kaynak
almanların böyle bir yetkisi bulunmamasına rağmen, izinsiz bir şekilde türk kargo gemisini çevirip, içerisinde saatler süren aramalar yapmıştır.
--- alıntı ---
doğu akdeniz'de libya'nın 200 kilometre kuzeyinde rosaline a isimli bir türk kargo gemisi alman hamburg fırkateyni tarafından durduruldu. alman askerlerinin uluslararası hukuka aykırı bir şekilde gemiye çıktıkları ve arama yapmak istedikleri belirtildi. der spiegel, alman askerlerinin ankara'dan gelen nota üzerine arama yapmadan gemiyi terk ettiklerini öne sürerken, anadolu ajansı gemide sabahın ilk ışıklarına kadar arama yapıldığını bildirdi
almanya savunma bakanlığı sözcüsünden açıklama
almanya savunma bakanlığı sözcüsü christian thiels, geminin libya'ya uygulanan silah ambargosunu delme şüphesiyle durdurulduğunu söyledi.
sözcü thiels, “aramanın yapılabilmesi için geminin bandırasını taşıdığı ülkenin onayının gerekiyor, ancak dört saat boyunca ülkeden itiraz gelmemesi durumunda bu onay olarak kabul ediliyor. türkiye bu süre içerisinde itiraz etmedi, bu nedenle arama başlatıldı” ifadelerini kullandı.
türkiye'nin aramanın başlamasından sonra itiraz etmesi üzerine aramanın durdurulduğunu ifade eden thiels, yapılan aramada ise gemide yasak malzeme tespit edilmediğini belirtti.
gemiye çıkmak için izin gerekiyor
deniz hukukuna göre, gemilerde arama yapabilmek üzere gemiye personelin çıkması için bayrak devletinin rızasının alınması gerekiyor. aa'nın haberine göre, türkiye'den böyle bir izin almadan hamburg fırkateyni'nin personeli gemiye helikopterden iniş yaptı.
personelin helikopterden inişi ve hamburg fırkateyni'nin "roselına-a" gemisi çevresindeki hareketleri de gemi personeli tarafından cep telefonuyla anbean kaydedildi.
aa: gemide arama yapıldı
anadolu ajansı'nın haberine göre geminin süratini düşüren ve yolundan engelleyen askerler, türkiye'den izin almadan yapılanın hukuki olmadığı yönündeki ikazlara uymayarak tüm konteynerleri de açarak aradı.
sabahın ilk ışıklarına kadar süren aramanın ardından gemide insani yardım malzemesi, yiyecek, boya gibi maddeler dışında bir şey olmadığını anlayan askerler, daha sonra gemiden ayrıldı.
--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...
divan-ü lügati't türk
11. yüzyılda kaşgarlı mahmut tarafından yazılmış olup, türkçe'nin en eski sözlüğüdür.
devamını gör...
aksini düşündüğü bir şeyi yazan yazara mesaj atan yazar
kendi fikrini dikte etmeye çalışmıyorsa iyi yapan yazardır. belki bu şekilde doğrusunu öğrenecektir ya da yeni bir bakış açısı kazanacaktır.
devamını gör...
sözlük kulüpleri
aralarına dövüş klübü eklenmesini de tavsiye ettiğim klüpler.
stres atmak isteyen yazarların toplanıp, dostluk ve kardeşlik içinde birbirlerinin ağzını kırdığı bir yerimiz olsa güzel olmaz mıydı?
stres atmak isteyen yazarların toplanıp, dostluk ve kardeşlik içinde birbirlerinin ağzını kırdığı bir yerimiz olsa güzel olmaz mıydı?
devamını gör...
kötü espriler
o kadar çok güldüm ki beni toprağa ektiler.
devamını gör...





