gerçekten ihtiyacı olan yaptırdığında efsanevi değişiklikler olan ameliyat. zira burun yüzün tam ortasında bulunduğu için en dikkat çeken organ.

lâkin burnunda minicik kusuru bulunan, ki bu kusuru kimse fark etmiyor bile, kişilerde nasıl bir psikoloji varsa narkoz yemeyi bıçak altına girmeyi seçebiliyorlar.
devamını gör...

bundan 5 sene önceydi. o zamanlar başka bir sözlükte yazıyorum. ama daha toyum. hayatım boka sarsa da, hala dayanacak gücüm var. ondan eminim.

öyle sözlükte dolanırken, meyvemsi nicke sahip bir yazar gördüm. komikti. ve o gün doğum günüydü. genellikle doğum günü unutulan biri olarak, o an içimden geldi, hoş bir entry girmek istedim. bir saat sonra, konuşmaya başladık. konuştuka bana benzediğini gördüm. kısa sürede, birlikte çok şey paylaştık. sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, mutluluğumuzu, mutsuzluğumuzu, travmalarımızı… iki insanın böylesine benzer hayata, benzer hatıralara sahip olması; çekincelerinin sevinçlerinin, hayallerinin, kırgınlıklarının falan böylesine yakın olması daha önce rastlamadığım bir şeydi. baya şaşırmıştım. hatta bir ara, onun bir hanımefendi değil de, başkalarıyla dalga geçmeyi seven acımasız bir hemcinsim sandım.

nasıl oldu bilmiyorum. gerçekte görmediğim birinin resmine bakıp, hayal kurmaya başladım. buluşmak istedim. o istemedi. yanlış zaman falan dedi, geçti. çok ısrar etsem, gıcıklıklar yapsam da, bir şey değişmedi. daha sonra, hissettiklerimin karşılıksız olduğunu kabul edip yoluma bakmanın en doğru şey olacağını kabul ettim.

görüşmedik bir süre. bu sırada bir sürü güzel olay oldu. ben o güzel olayları yaşadığımı düşündüğümde, yanımda bana destek olan hayat arkadaşımın hep o olmasını istedim. hep bir keşkem vardı. dua ettim. dualarım kabul oldu ve hayat bizi tekrar karşılaştırdı.

kahve içtik. saatleri nasıl hızlıca aktığını anlamadan uğurladık. ondan ayrıldığımda en yakın arkadaşımı arayıp şöyle dedim, "zehracım, aşk böyle bir şeymiş." bu sefer geçmişin intikamını alırcasına, aklıma ne gelirse, mutlu olacağını düşündüğüm her şeyi yaptım. iltifatlar, tatlı hediyeler, olduğum gibi doğal olmalar falan hepsi tamamdı.

yine yanlış zamanmış, giderken öyle dedi.

ağır bir depresyon atlattım. bir sürü kötü haber aldım. arkadaşlarım, ailemden akrabalarım öldü. ne bileyim, bir sürü sevimsiz ve yıpratıcı olaylar geçti başımdan. hiçbiri devamında geçirdiğim bir/ bir buçuk sene kadar yıpratıcı geçmedi. belki de bu yaşadığım olaylar yıpratıcılığı arttırdı, bilmiyorum.

sevilmediğimi bu sefer kabul edip, yoluma baktım. sevilmemek gibi, bir türlü dolmayan duygusal taraflarımı da gömdüm bir şekilde. zaten, benim gibiler hep kendi kendilerine iyileşmek zorundadır.

hayat yolumuzu tekrar kesiştirdi. aslında ben istedim biraz da. yeni sevgilimle beni ayırmıştı ve bir daha onunla rastlaşmak istemiyordum. sonra aslında benim için farkında olmadan iyi bir şey yaptığını fark ettim. sözlükte dolanırken, anlatmaya ihtiyacı olduğunu düşünüp yazdım. bu sefer, eski bir dost gibi.

konuştuk. aslında başlangıçta her şey çok basitti. canı isteyince birbirine mesaj atan iki kişiydik. nasıl oldu anlamadım, her gün birbirine flört eder gibi yüzlerce mesaj atan iki insan olduk. hala içimde bir şeylerin geçmediğini benden önce fark etti. önce reddettim, düşününce kabul ettim. sonra yine yanlış zaman gibi bir şeyler işittim. artık görüşmüyoruz. bazen, keşke ilk seferinde bir daha görüşmeseydik diyorum. bazen de, onu tanıdığım için şükrediyorum.

son zamanlarda, mantığım bu işe bir el attı. artık, bir şeylerin sonunun gelmesi gerektiğinin farkındayım. çünkü, sevse olurdu. sizi sevmeyen birini de, ne kadar severseniz sevin, bir şey değişmeyecek. hem zaten yaşayacağım kaç yıl? sevilmeyi, konforlu hissettirilmeyi, mutlu edilmeyi, düşünülmeyi, endişelenmeyi ben de hak ediyorum.

artık onunla ilgili dualarıma kendimi dahil etmiyorum. umarım mutlu olur. umarım onu anlayan, değer veren, mutlu eden, konfor alanı olacak, hayatı boyunca destekçisi kalacak sağlam, gerçek bir aile babası birine denk gelir.

vaktimizi aldım, kusuruma bakmayın. öyle, anlatasım geldi.
devamını gör...

gereksiz, samimiyetsiz klişe.
ulan üzerine gidebilsem fobim olmaz değil mi malum konu!?

yüksekten değil düşmekten korkuyorum ben, atlayarak mı gideyim bu korkunun üzerine!?
insanlar çıldırmış efendim, çık damdan atla diyorlar.
devamını gör...

şaka maka güzel olmak da ne bileyim?
direkt güzel dememek için daha neler yapacaksınız acaba?
devamını gör...

ilk yayınınınız için şimdiden başarılar diliyorum.
rock'çılar toplanın bakalım, 23:00'te kopacağız. *
devamını gör...

atamın yanına düzgün insanlar gitse yeterli onlara ihtiyaç yok. buradan 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramınızı kutluyorum.
devamını gör...

bahar aylarında bir sorun çıkmaz ise yapacağım eylemdir. voyager 1 satürn'ün yanından çekerken çektiği fotoğrafa bakınca vatan millet, ırk din safsatalarının ne kadar da gereksiz olduğunu düşünüyorum. neden vatan kisvesi altında beni yolmalarına izin vereyim ki, neden aynı şeyi 2 ayda alabilecek iken burada kalıp 24 ayımı vereyim. mutluluk endekslerinde son sırayı paylaşan ve fikir özgürlüğünün olmadığı bir yerde kalmanın pek de bir esprisi kalmadı.
herkese iyi gitmeler

9 aralık editi : korona vaka sayısı düşüşe geçmişe benziyor uk'de. bu güzel haberdi, ki zaten 8 aralık itibariyle de aşılamaya geçtiler. (bkz: #122424">#122424)
kısa sürede vaka sayılarını 1000'in altında görmek bizleri sevindirecektir.

edit : dünenki verilere bakıp düşüşe geçiyor derken bugün 16,578 vaka verip üzmüştür. ''nyt latest update'' kısmını takip ede ede kaç aydır gına geldi!
zaten bizdeki stres yetmiyormuş gibi bir de orayı takip edip stres çekiyoruz. ben verileri direk ingiltere devlet sitesinden takip ediyorum. dileyenler buradan takip edebilirler.
buradan

napoleon hill, think and grow rich kitabında der ki : inançla desteklenen arzunun gücüne inanıyorum. çünkü bunun sıfırdan başlayan insanları güç ve zenginliğe götürdüğünü gördüm.
kendimize inanmaya ve çalışmaya devam. elbet bir gün olacak.
devamını gör...

kemal sunal'ın, izleyici güldürü beklerken ciddiyet üzerine oyunculuğunu sergilediği filmi.
devamını gör...

duyusal bilginin bilimi olan estetiğin yapı elemanları, 'güzel' in ne olduğunu, nasıl oluşturulduğunu; insanları niçin ve nasıl etkilediğini araştırmayı sağlayan unsurlardır.
estetik bir 'nesne'de görünür olabilir. edebiyatta bu nesne karşımıza roman, hikaye, tiyatro gibi edebi metinler olarak çıkar.
estetiğin dört yapı elemanı vardır:
estetik süje, sanatkar.
estetik obje, sanat eseri.
estetik değer, sanat eserinin güzelliği.
estetik yargı, sanat eserinin değerlendirilmesi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ben de çağla şikel poziyonunda kitap okuyan bir insanım.
benim de kitap okurken aldığım pozisyonu bire bir göstermiş kendisi, ne var bunda? şu an belimi hissetmiyorum, g.tüm ikiye ayrıldı, yerden de soğuk almış gibiyim ama olsun.
geçen gün arkadaşım odaya girdi, "napıyon lan ruh hastası?" dedi ve gitti.
demek ki insanlar anlamıyor. atletik olmayan cahiller anlamazlar zaten.
bence çok mantıklı bir pozdur.
hatta az önce böyle kitap okurken yine arkadaşım içeri girdi.
-"abi yine mi öyle yapıyorsun ya? sen harbi kafayı yemişsin oğlum. uyuşturucu mu kullanıyosun doğru söyle? anneni aramayı düşünüyorum bak." dedi.
bacağımı değiştirdim, gözlüklerimin üzerinden ona baktım. (normalde gözlerim bozuk değildir, ancak okurken 4 numara hipermetrop gözlük kullanıyorum. öğrenme hızımı ve entelektüelliğimi iyi yönde etkilediğini düşünüyorum. cosmopolitan'da okumuştum.) acı acı gülümsedim ve;
+"anlamayacağını biliyordum." dedim.
-"bak abi senin için çok endişeleniyorum. bir psikoloğa götürelim istersen, tanıdığım iyi bir doktor var. ne dersin?" dedi.
bacaklarımı yeniden değiştirdim, g.tümün pozisyonunu ayarladım, sayfamı çevirdim ve;
+"lütfen beni edebiyatla başbaşa bırak" diyerek kitabıma döndüm.
-"sen bilirsin anuna koyım deliya bak lan. bence senin yatarak tedavi zamanın gelmiş. söyliim." diyerek odamdan çıktı.

cahille daha fazla muhattap olmayacaktım.
bir şey söylemedim.
devamını gör...

geçen yıl stockholm merkez tren istasyonunda deneyimlediğim olaydır.

gayet medeni biri olmama rağmen garipsediğimi itiraf etmeliyim. bir kabinin boşalması için yanınızdaki bir kadınla sıra beklemek; çıktığınızda başka bir kadının makyaj tazelediğini görmek -kadın tuvaleti davranışlarını bilmediğim için- alışkın olmadığım bir durumdu. hatta tuvaletten ayrılırken "iyi ki türkiye'de yok böyle şeyler" dedim.

güzel bir şey değil.. isteklerinizin suyunu çıkarmayın..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gönül hanemize biraz hüzün biraz acı, çokça hasret ekleyen durumdur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hayat beni senin gittiğin gün büyüttü. kolumu kanadımı koparıp savurdu kayalardan aşağı, uçamadım... çarpa çarpa düştüm uçurumdan, tutunacak bir dal bulamadım... *
devamını gör...

bir günlüğüne bile olsa hiçbir olumsuzluğu umursamayacağımız bir gün dilerim.

devamını gör...

yetenek ister.
zeka ister.
hafıza ister…
devamını gör...

doğru zaman da yanlış insanla karşılaştığım için bunu hiç bir zaman bilemeyeceğim. ama siz doğru insanla tanıştıysanız ; lütfen zamanı da doğruya çevirin.
devamını gör...

avon firmasının ürettiği birbirinden değişik parfümler silsilesi.
çok uygun fiyatlı diyemeyeceğim bu net, lakin bi'channel de değil.*

our story'sinin hayranıydım lakin, artık üretimden kalktı. purblanca ise; beni en çok yansıtan parfümleri. uzun süredir tereddütteyim, hayvanlar üzerinde deney yapan firmalardan olmaları ihtimaline karşı.. ve alışverilerimi de durdurdum...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hera, dosdoğru yürüdü gargaran doruğuna, ida’nın en yüksek tepesiydi bu. bulutları devşiren zeus, onu gördü. görür görmez aşk sardı düşünceli kafasını. ve hera, zeus’un dokuz eşinin birincisi oldu’ diye yazmış ünlü ozan homeros ilyada destanı’nda.

eski yunanlılar savaşlarda galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün almak, felaketlerden korunmak gibi sebeplerle tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi. gargaran tepesi de, eski yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan sunağa sahipliği yapar.zeus'un hera'ya aşık olduğu yer olarak geçer mitorolojide.
devamını gör...

tromboz durumlarında kullanılan par-1(proteaz aktive trombin reseptörü) antagonisti ajandır.
devamını gör...

akista kendi basligimi gormek cok garip oldum bu arada yazilariniz icin her birinize cok cok ama cok tesekkur ederim gec gordum ondan dolayi cevap gec geldi evet bu ortamda yeniyim ama yazim hatalarim dikkat etmedigim icin oluyor cunku dikkat etsemde hata yapiyorum kocaman cumlemin icinde bir yazim hatasi cok dikkat cekiyor fakat bir den fazlasi fazla dikkat cekmez diye dusundum yinede co ksaglun bir kac gun önce caylaktim nasil ysazar rutbesine cikardilar hic bilmiykrim bu arada kullanici adimi random sanalar olmus acillik kavusturayimk cikarin lfbtlzsmsk gibi bise kaldi geriye cok sagollun cok tesekkurle
(buarada bu basligi kim acmis yani hangi hayir sever )allah razi olsun ondan
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim