ahmet taner kışlalı
prof.dr.ahmet taner kışlalı, kültür bakanlığı yaptığı dönemde bale sanatçıları için türkiye şartlarında point denilen pabuçlardan bulmak oldukça güç olduğundan rusya'ya yaptığı bir ziyarette yanında boş ve büyükçe bir bavul götürmüş,içini kaliteli rus bale pabuçları ile doldurmuş ve türkiye'ye döndüğünde havaalanında büyük heyecanla sanatçılara dağıtmıştır*.
devamını gör...
insanı tüketen şeyler
(bkz: türkiye'de yaşamak)
devamını gör...
dilde sadeleşme çabaları
dilde sadeleşme çabalarının menşei tanzimat dönemi'nde atılmaya başlanmış asıl gelişimini ise miili edebiyat dönemi'nde gerçekleştirmiştir. dildeki arapça ve farsça kelimelerden halkın günlük dilinde olmayanların atılması, bu dillerden gelen dil bilgisi kurallarının da çıkartılması hedeflenmiştir. yazı dili ve konuşma dili arasındaki farklılığı gidermek ise asıl amaçtır.
cumhuriyet dönemi'nde ise 26 haziran 1928’de çalışmalarına başlayan dil encümeni kurulmuş, latin alfabesine dayalı yeni türk alfabesinin hazırlıkları tamamlanmıştır.
dilde sadeleşme konusunda ömer seyfettin, o dönemde mektepte okumamış, doğal dili konuşan istanbullu kadınları örnek almamız gerektiği fikrindedir. alıntılanan metin bu bahis üzerinedir.
“az okumuş, az münevver kadınlara gelince, işte asıl lisanımızın vicdanı
onlardır. onlar hiçbir kitabın, hiçbir suniliğin tesiri altında olmayarak altın
gibi bir türkçe konuşurlar. ecnebi kelimeleri bozar, bizim millî tecvidimize
uydururlar. istanbul türkçesinin ahengi onların dudaklarında, lisanımızın
sarfı onların sinelerindedir. eski milliyetperver muharrirlerden izmirli
merhum nevzat, on yedi sene evvel türkçe yazmağa çalışıyor, yazdıklarının
türkçe olup olmadığını anlamak için evvelâ az münevver olan annesine
okuyor, onun anlamadığı kelimeleri çıkarıyor, beğenmediği cümleleri tekrar
düzeltiyordu. nevzat’ın bu usulü hakikaten ilmî idi. çünkü kendi bildiği lisan,
kitaplardan öğrendiği tahsil lisanı idi. tabiî türkçeye pek benzemiyordu.
hâlbuki yazmak istediği tabiî türkçeyi bilen, ancak tahsil lisanımızın tesiri
altına girmemiş olan annesi idi.” ö. s.
“… “yeni lisan” hareketi bayraksız bir milliyetperverlikti, amelî idi. yeni
lisancılar, filozof tarde’ın fikrine tabean milletin yalnız lisandan,
edebiyattan, harstan ibaret olduğuna kani idiler. siyasete lüzum yoktu.
konuştuğumuz lisan yazılmağa, millî bir edebiyat teessüs etmeğe, sonra
bunların neticesi olarak lisanı, dini müşterek bir cemiyet içinde müşterek
duygular kuvvet bulmağa başlayınca umumî vicdan mutlaka doğacaktı.
türkçülük… en doğru milliyetperverlik bu idi.” ö. s..
cumhuriyet dönemi'nde ise 26 haziran 1928’de çalışmalarına başlayan dil encümeni kurulmuş, latin alfabesine dayalı yeni türk alfabesinin hazırlıkları tamamlanmıştır.
dilde sadeleşme konusunda ömer seyfettin, o dönemde mektepte okumamış, doğal dili konuşan istanbullu kadınları örnek almamız gerektiği fikrindedir. alıntılanan metin bu bahis üzerinedir.
“az okumuş, az münevver kadınlara gelince, işte asıl lisanımızın vicdanı
onlardır. onlar hiçbir kitabın, hiçbir suniliğin tesiri altında olmayarak altın
gibi bir türkçe konuşurlar. ecnebi kelimeleri bozar, bizim millî tecvidimize
uydururlar. istanbul türkçesinin ahengi onların dudaklarında, lisanımızın
sarfı onların sinelerindedir. eski milliyetperver muharrirlerden izmirli
merhum nevzat, on yedi sene evvel türkçe yazmağa çalışıyor, yazdıklarının
türkçe olup olmadığını anlamak için evvelâ az münevver olan annesine
okuyor, onun anlamadığı kelimeleri çıkarıyor, beğenmediği cümleleri tekrar
düzeltiyordu. nevzat’ın bu usulü hakikaten ilmî idi. çünkü kendi bildiği lisan,
kitaplardan öğrendiği tahsil lisanı idi. tabiî türkçeye pek benzemiyordu.
hâlbuki yazmak istediği tabiî türkçeyi bilen, ancak tahsil lisanımızın tesiri
altına girmemiş olan annesi idi.” ö. s.
“… “yeni lisan” hareketi bayraksız bir milliyetperverlikti, amelî idi. yeni
lisancılar, filozof tarde’ın fikrine tabean milletin yalnız lisandan,
edebiyattan, harstan ibaret olduğuna kani idiler. siyasete lüzum yoktu.
konuştuğumuz lisan yazılmağa, millî bir edebiyat teessüs etmeğe, sonra
bunların neticesi olarak lisanı, dini müşterek bir cemiyet içinde müşterek
duygular kuvvet bulmağa başlayınca umumî vicdan mutlaka doğacaktı.
türkçülük… en doğru milliyetperverlik bu idi.” ö. s..
devamını gör...
yazarlar ile sözlük röportajı
eğer böyle bir röpörtaj olacaksa, muhabirin beyaz tv muhabiri olmasını isterim. tüm paranızı şu adamı getirtmek için harcayın lütfen.
devamını gör...
canlı yayın açılış programı
ay hadi bakalım. elinize emeğinize sağlık*
devamını gör...
erdoğan ikinci atatürk’tür
ben de ikinci lenin'im. şu ikinci fatih, öbürü de ikinci che.
perinçek yine perinçek.
perinçek yine perinçek.
devamını gör...
güzide kasacı
benim adım çalıkuşu parçasıyla özdeşleşen bayan kahkaha lakaplı türk sanat müziği sanatçısı.
devamını gör...
ekşi sözlük yazarlarının normal sözlük’e sallaması
uzaklaştırılması iyi olmuş olan insan kişilerinin atıldığı başlık.
#1129808 şaka yapıyor olmalı. yani bu kadar boş işlerle uğraşacak kadar nasıl boş kalabildi o beynin?
yahu arkadaşım hiç mi seven olmadı seni? hiç mi gerçek bir hayatın olmadı? hiç mi gerçek bir uğraşın, gerçek bir derdin olmadı?
umarım troldür diyorum. umarım şaka yapıyordur. yani umarım laf olsun diye yazmış sonra hayatın akışına kendini kaptırmış girdiği bu entry unutmuştur.
yoksa durum vahim.
ama layığını da bulmuş yani şimdi. bak nasıl hür, özgür...(!) kendini nasıl dilediği gibi ifade edip tüm fikirlerini tam amaçladığı gibi açık açık anlatabiliyor.(!)
dolu dolu küfür edip boşlukları kapatıyor.
ben bu şahısları ayıklayıp kapı dışarı edenlere bir kere daha hayran kalıyorum. iyi ki kafadayım, iyi ki kafalıyım diyorum.
#1129808 şaka yapıyor olmalı. yani bu kadar boş işlerle uğraşacak kadar nasıl boş kalabildi o beynin?
yahu arkadaşım hiç mi seven olmadı seni? hiç mi gerçek bir hayatın olmadı? hiç mi gerçek bir uğraşın, gerçek bir derdin olmadı?
umarım troldür diyorum. umarım şaka yapıyordur. yani umarım laf olsun diye yazmış sonra hayatın akışına kendini kaptırmış girdiği bu entry unutmuştur.
yoksa durum vahim.
ama layığını da bulmuş yani şimdi. bak nasıl hür, özgür...(!) kendini nasıl dilediği gibi ifade edip tüm fikirlerini tam amaçladığı gibi açık açık anlatabiliyor.(!)
dolu dolu küfür edip boşlukları kapatıyor.
ben bu şahısları ayıklayıp kapı dışarı edenlere bir kere daha hayran kalıyorum. iyi ki kafadayım, iyi ki kafalıyım diyorum.
devamını gör...
vavien
senaryosunu engin günaydın'ın yönetmenliğini taylan biraderler'in yaptığı 2009 yapımı festival filmidir. başrollerini engin günaydın ve binnur kaya paylaşmaktadır. film, engin günaydın'ın memleketi tokat erbaa'da geçmektedir.
ayrıca vavien, elektrikçilik terimidir. elektrik kablosunda yapılan bir işçilikle iki farklı anahtardan * elektriğin kesilmesi veya iletilmesi işi yapılmasıdır.
ayrıca vavien, elektrikçilik terimidir. elektrik kablosunda yapılan bir işçilikle iki farklı anahtardan * elektriğin kesilmesi veya iletilmesi işi yapılmasıdır.
devamını gör...
bira içen kadın
sözlükte başlık açtıracak kadar önemli bir eylem mi gerçekleştiriyor acaba diye düşündüren "hatun kişisi"dir.*
devamını gör...
türkiye'nin genel sorunları
-cahillik
-işsizlik
-siyasal islam
-yetersiz eğitim
-paramızın hayatta kalmaya bile yetmiyor oluşu
-aşırıya kaçan fanatiklik
-herkesin kendini düşünmesi
-günlerimizin elimizden akıp gidiyor oluşu ama hiçbir şey yapamamamız
.
.
.
-işsizlik
-siyasal islam
-yetersiz eğitim
-paramızın hayatta kalmaya bile yetmiyor oluşu
-aşırıya kaçan fanatiklik
-herkesin kendini düşünmesi
-günlerimizin elimizden akıp gidiyor oluşu ama hiçbir şey yapamamamız
.
.
.
devamını gör...
ayrıldıktan hemen sonra başkasını bulan kişi
sen dua et ayrıldıktan sonra bulmuş,ayrılmadanda bulabilirdi.
devamını gör...
the lord of the portakals
fenomenlige dogru yol almis, yazarin on numara montajidir. uc saatlik montaj bile olsaydi gozumu kirpmadan izlerdim, oyle orjinal bir sey olmus. tadi damagimda kalmistir, devami mumkunse gelmelidir...
devamını gör...
yazarları en umutsuz anda umutlandıran sözler
burası dünya yahu, burası bu kadar işte...
devamını gör...
türklere özgü davranışlar
kına gecesi gelini ağlatıp sonra kaldırıp oynatmak.
devamını gör...
işlemci
veri yolu 8 bit olan bir işlemciye 64 bitlik bir veri gönderildiğinde bilgiler 8 defada gönderilir. 64 bitlik veri yoluna sahip bir işlemciye ise 64 bitlik veri 1 defada gönderilir. çalışma frekansları aynı olsa bile 64 bitlik veri yoluna sahip işlemci 8 bitlik veri yoluna sahip işlemciden 8 kat daha hızlı çalışır.
çift çekirdekli işlemci tek bir fiziksel işlemci içinde aynı frekansta çalışan iki tam yürütme/çalıştırma biriminden (çekirdek) oluşur. her iki çekirdek de aynı paketi, aynı çipset ve belleği kullanır. iki çekirdeğin olması, aynı anda çoklu uygulama çalıştırma olanağı sağlar
eskiden işlemciler, anakarta sabitlenmiş olarak üretiliyordu. işlemci veya anakart arızalandığında onların birbirinden bağımsız olarak test veya tamir edilmesi mümkün olmuyordu. ayrıca var olan işlemciyi yenisiyle değiştirmek de zor oluyordu. bu nedenle işlemcinin anakarta takılıp sökülmesini sağlayan işlemci yuvaları geliştirildi.
intel'in 1971 de ürettiği ilk işlemci:
bu karmaşık şey 2300 transistör içeriyor. ( şimdilerde 2 milyara yakın!!!)

işlemcilerin kendine özel belleği vardır. l1, l2, l3 olarak adlandırılır. çok nadirde olsa l4 bellekler görüyoruz.
not: işbu anlattıklarım bilgisayar işlemcileri için geçerlidir. uçaklar gibi makinelerde işlemciler biraz daha farklılık gösterebilse dahi neuman modelini kullanırlar.
neuman modeli kullanmayan bir bilgisayar arıyorsanız sizi kuantum bilgisayarlara alalım. ama o başka bir başlığın konusu.
çift çekirdekli işlemci tek bir fiziksel işlemci içinde aynı frekansta çalışan iki tam yürütme/çalıştırma biriminden (çekirdek) oluşur. her iki çekirdek de aynı paketi, aynı çipset ve belleği kullanır. iki çekirdeğin olması, aynı anda çoklu uygulama çalıştırma olanağı sağlar
eskiden işlemciler, anakarta sabitlenmiş olarak üretiliyordu. işlemci veya anakart arızalandığında onların birbirinden bağımsız olarak test veya tamir edilmesi mümkün olmuyordu. ayrıca var olan işlemciyi yenisiyle değiştirmek de zor oluyordu. bu nedenle işlemcinin anakarta takılıp sökülmesini sağlayan işlemci yuvaları geliştirildi.
intel'in 1971 de ürettiği ilk işlemci:
bu karmaşık şey 2300 transistör içeriyor. ( şimdilerde 2 milyara yakın!!!)

işlemcilerin kendine özel belleği vardır. l1, l2, l3 olarak adlandırılır. çok nadirde olsa l4 bellekler görüyoruz.
not: işbu anlattıklarım bilgisayar işlemcileri için geçerlidir. uçaklar gibi makinelerde işlemciler biraz daha farklılık gösterebilse dahi neuman modelini kullanırlar.
neuman modeli kullanmayan bir bilgisayar arıyorsanız sizi kuantum bilgisayarlara alalım. ama o başka bir başlığın konusu.
devamını gör...
mizofoni
psikolojik olarak, herhangi bir sese karşı aşırı rahatsızlık şeklinde gelişen duygu.
bu durumdaki insanlar rahatsız oldukları seslerden kaçmak için ortamı terk bile edebilir (kendimden biliyorum.) bu tür sesler karşısında gereğinden fazla tepki gösterebilir, gerginleşebilir.
hastalığın nedeni tam olarak bilinmediğinden, tam bir tedavisi de henüz yok.
söyleyebileceğim tek şey, hayatı bazen çekilmez hale getirdiği. hele de anlayışsız bir komşunuz varsa...
bu durumdaki insanlar rahatsız oldukları seslerden kaçmak için ortamı terk bile edebilir (kendimden biliyorum.) bu tür sesler karşısında gereğinden fazla tepki gösterebilir, gerginleşebilir.
hastalığın nedeni tam olarak bilinmediğinden, tam bir tedavisi de henüz yok.
söyleyebileceğim tek şey, hayatı bazen çekilmez hale getirdiği. hele de anlayışsız bir komşunuz varsa...
devamını gör...
sözlükçülerin evi olunca yapacakları şeyler
yıllardır yaptığım, ev işi.
ev demek iş demek çünkü.
ev demek iş demek çünkü.
devamını gör...
ayşegül'e ses olamıyoruz
kendi katilimiz, sapığımız yetmiyormuş gibi bir de ithal ediyoruz dediğim, insana üzüntüden cinnet geçirten durum.
bir de olayda, tecavüz "girişimi" var deniyor ama nedense içimden bir ses girişimle sınırlı kalmadığını ve bizim sevgi pıtırcığı ana akım medyamızın bunu sansürlediğini söylüyor. iş taşla kafa ezmeye kadar gittiyse düşünümüzden daha kötüdür çünkü muhtemelen.
bir de olayda, tecavüz "girişimi" var deniyor ama nedense içimden bir ses girişimle sınırlı kalmadığını ve bizim sevgi pıtırcığı ana akım medyamızın bunu sansürlediğini söylüyor. iş taşla kafa ezmeye kadar gittiyse düşünümüzden daha kötüdür çünkü muhtemelen.
devamını gör...
