yazarların duydukları enfes cümleler
"iyi olan şey unutulmaz, seni unutmayacağım."
bilinmeyen bir kadının mektubu- stefan zweig
bilinmeyen bir kadının mektubu- stefan zweig
devamını gör...
kırmızı oda sayesinde babasının tacizini ortaya çıkaran 11 yaşındaki kız çocuğu
bir kız çocuğu öz babasından bile çekinecekse,ondan korkacaksa,öz babası tarafından tacize uğrayacaksa,neden ya diyor insan..neden?
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
vişneyle erikle neredeyse bu yazıda geçirdik
bir şarkı çalıyor, sözleri akla gelmiyor ama bestesi bilindik
yerdik övdük derken zamanı bir şekilde geçirdik
neydik ne olduk neyse buralara girmeyecektik..
bir şarkı çalıyor, sözleri akla gelmiyor ama bestesi bilindik
yerdik övdük derken zamanı bir şekilde geçirdik
neydik ne olduk neyse buralara girmeyecektik..
devamını gör...
pilkunnussija
fince bir sözcüktür. küçük, kayda değer olmayan ve önemsiz şeyleri düzelten, düzeltmeden rahat edemeyen mutsuz olan bilgiç kişilere denmektedir.
devamını gör...
hiçbir tanımı beğenmeyen yazar
ego kasmaktan türk milletinin ömrü kısaldı yeminle. yapmayın kasmayın bu kadar beğendiysen beğendin bitti gitti.(bkz: swh)
devamını gör...
geceye bir söz bırak
nerede olduğunu bilmek, kurtulmanın ilk yoludur.
devamını gör...
büyücü goşa
isveç doğumlu ve aslen spor hocası olan eva bender tarafından canlandırılmıştır. kendisine gerçek hayatında da güzel goşa denmiştir. bir çok tarkan filminde de rol almıştır.
ne yazık ki gerçek hayatında goşa gibi kötü bir karaktere sahip olmayan isveçli oyuncu, iki sene evli kaldığı halit refiğ ile boşanarak 1968 yılında bunalıma girmiş, kendisini galata rıhtımından denize atarak intihar etmeye çalışmıştır. çevresindekiler tarafından kurtarılsa bile bunalımdan hiç kurtulamamış, ülkesine döndükten bir kaç sene sonra 1988 yılında 44 yaşında iken "kimse beni anlamıyor" notu ile intihar etmiştir.
ne yazık ki gerçek hayatında goşa gibi kötü bir karaktere sahip olmayan isveçli oyuncu, iki sene evli kaldığı halit refiğ ile boşanarak 1968 yılında bunalıma girmiş, kendisini galata rıhtımından denize atarak intihar etmeye çalışmıştır. çevresindekiler tarafından kurtarılsa bile bunalımdan hiç kurtulamamış, ülkesine döndükten bir kaç sene sonra 1988 yılında 44 yaşında iken "kimse beni anlamıyor" notu ile intihar etmiştir.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
bir süreliğine yerine kısa süreliğine yazmasını beklediğim yazardır. umarım sözlüğe dönüşü geç olmaz.
devamını gör...
proleter
yakarsa dünyayı garipler yakar adlı eserdeki garipleri ifade eder.proleter yada proleterya..
devamını gör...
martı jonathan livingston
bir kuşu özgür olduğuna ikna edebilmek niye dünyanın en zor işi?
richard bach, martı metaforu ile aslında tam olarak insanları ve düşünce yapılarını özetlemiştir. martılar uçar ve bizim gözümüzde özgür varlıklardır. fakat ya özgür olduklarının farkında değillerse? ya dünyaya gelmelerinin tek nedeninin yemek bulup günlük hayatı kurtarmak olduğunu düşünüyorlarsa?
gerçi biz insanların da bundan farklı kalır yanı yoktur belki de. sabahattin ali'nin de dediği gibi; insan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı. martılar gibi ana amacımız ''yaşamak'' iken tek yaptığımız günü kurtarmak olmamalı. büyük çoğunluğu toplum tarafından çizilmiş sınırlarımızdan çıkabileceğimiz, daha insancıl sebeplere ihtiyacımız var.
ben inanıyorum ki, birçok insanın içinde aslında bir martı jonathan yatıyor. çünkü biliyorum, o kişiler hayatı sorguluyor, sadece yemek, içmek için dünyaya gelmediğimizi iyi biliyor. mağara alegorisi'ndeki gibi, gölgeleri gerçeklik sanmayı bırakıp mağaradan çıkarak güneşin aydınlattığı gerçekliğe ulaşmamız ve özgürleşmemiz gerektiğini düşünüyor.
richard bach, martı metaforu ile aslında tam olarak insanları ve düşünce yapılarını özetlemiştir. martılar uçar ve bizim gözümüzde özgür varlıklardır. fakat ya özgür olduklarının farkında değillerse? ya dünyaya gelmelerinin tek nedeninin yemek bulup günlük hayatı kurtarmak olduğunu düşünüyorlarsa?
gerçi biz insanların da bundan farklı kalır yanı yoktur belki de. sabahattin ali'nin de dediği gibi; insan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı. martılar gibi ana amacımız ''yaşamak'' iken tek yaptığımız günü kurtarmak olmamalı. büyük çoğunluğu toplum tarafından çizilmiş sınırlarımızdan çıkabileceğimiz, daha insancıl sebeplere ihtiyacımız var.
ben inanıyorum ki, birçok insanın içinde aslında bir martı jonathan yatıyor. çünkü biliyorum, o kişiler hayatı sorguluyor, sadece yemek, içmek için dünyaya gelmediğimizi iyi biliyor. mağara alegorisi'ndeki gibi, gölgeleri gerçeklik sanmayı bırakıp mağaradan çıkarak güneşin aydınlattığı gerçekliğe ulaşmamız ve özgürleşmemiz gerektiğini düşünüyor.
devamını gör...
hiçbir şey olmadıysa bile kesinlikle bir şeyler oldu
şu an sözlüğü en iyi anlatan cümle. anlamadığım bişiler oluyor. herkes birbirine girmiş durumda olayları kaçırıyorum. annesiyle babasının kavgasını izleyen küçük çocuklar gibiyim.
devamını gör...
kanser hastası çocuklara yardım etkinliği
vesile olduğunuz için allah sizlerden razı olsun, iştirak edeceğiz inşallah.
devamını gör...
gece nöbeti
murathan mungana ait bir şiirdir.
daha az seviyorum seni
giderek daha az
unutur gibi seviyorum
azala azala
aramızdaki uzaklığın karanlığında
geceler kısalıp, gündüzler uzuyor böyle olunca
daha az seviyorum seni
kendini iyileştiren bir yara gibi
daha az
ve zamanla
sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini
uzak dağ kışlalarında
görmüyoruz birbirimizi
usul usul sis iniyor
kopmuş yollara
ışığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin
bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda
sevgilim sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da
artık daha az seviyorum seni
unutur gibi, ölür gibi daha az
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini
kolay değildi
yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben
kaç acı birden imtihan etti beni
bir tek gece vardır insanın hayatında
ömür boyu sürer nöbeti
bu da öyleydi,
iyi ol, sağ ol, uzak ol
ama bir daha görme beni.
daha az seviyorum seni
giderek daha az
unutur gibi seviyorum
azala azala
aramızdaki uzaklığın karanlığında
geceler kısalıp, gündüzler uzuyor böyle olunca
daha az seviyorum seni
kendini iyileştiren bir yara gibi
daha az
ve zamanla
sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini
uzak dağ kışlalarında
görmüyoruz birbirimizi
usul usul sis iniyor
kopmuş yollara
ışığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin
bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda
sevgilim sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da
artık daha az seviyorum seni
unutur gibi, ölür gibi daha az
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini
kolay değildi
yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben
kaç acı birden imtihan etti beni
bir tek gece vardır insanın hayatında
ömür boyu sürer nöbeti
bu da öyleydi,
iyi ol, sağ ol, uzak ol
ama bir daha görme beni.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
ben goya'yım!
çorak bir tarlaya kuzgunlar gibi süzülen düşman
yuvalarından oydu gözlerimi.
ben acıyım!
ben iniltisiyim savaşın.
41 karlarında yanmış şehirlerim ben.
ben açlığım!ben kırılmış boynuyum
çıplak alana çanlar gibi sallanarak asılmış
bir ihtiyar kadının...
ben goya'yım!
ey gazap üzümleri!
top sesleriyle yürüdüm batı'ya,
çağrısız konuğun külleriyim ben!
o unutulmaz göğe tabut çivileri gibi
sert yıldızlar çaktım!
ben goya'yım!
goya, andrey voznesenski
çorak bir tarlaya kuzgunlar gibi süzülen düşman
yuvalarından oydu gözlerimi.
ben acıyım!
ben iniltisiyim savaşın.
41 karlarında yanmış şehirlerim ben.
ben açlığım!ben kırılmış boynuyum
çıplak alana çanlar gibi sallanarak asılmış
bir ihtiyar kadının...
ben goya'yım!
ey gazap üzümleri!
top sesleriyle yürüdüm batı'ya,
çağrısız konuğun külleriyim ben!
o unutulmaz göğe tabut çivileri gibi
sert yıldızlar çaktım!
ben goya'yım!
goya, andrey voznesenski
devamını gör...
kapitalizmi anlatan en iyi söz
upton sinclair in (bkz: the jungle) (şikago mezbahalari) romanında geçen söz: “ evet, burada domuzun çığlığından başka her şeyini kullanıyorlar.”
ötesi yok benim için.
ötesi yok benim için.
devamını gör...
kadın çantası
tardis gibi çantadır. dışardan küçük görünebilir ama içine yavru fil bile sığar*.
devamını gör...
mesajı kelime kelime gönderen arkadaş
bu batağa ben de düştüm, kimseye de kızamıyorum şimdi.
devamını gör...

