insanı strese sokan mesajlar
müdürden gelen "mars yolcusu, müsait misin?" mesajıdır. iç sesim " kesin yine bir iş kitleyecek".
devamını gör...
sen kimsin radyo yayını
formatının maske kimsin sen'e dönüşmesini istediğim, sözlüğün celebrity tanıtım programı. mesela bi hafta kim olduğu söylenmesin konuğun, entry'leri okusunlar konuk kendini tanıtsın biz de bilmeye çalışalım.
kazanana da ödül olarak kitap veririz, çünkü bu sözlükte hediye olarak hep kitap verilir.
kazanana da ödül olarak kitap veririz, çünkü bu sözlükte hediye olarak hep kitap verilir.
devamını gör...
sait faik abasıyanık
burgazada’ya gittiğimde aklımda sadece sait faik’in evini ziyaret etmek vardı. edebiyatla kafayı bozmuş bir yazar olduğumu takip eden yazar arkadaşlar bilir. ben de bu aşkla burgazada’ya inip sait faik heykelini karşımda görünce iyice coşup hızla yürüyüp bir yerde bir tabela görürüm belki diye bakınmaya başladım ama nafile. arayarak bulamayacağımı anlayınca birine sormaya karar verdim.
bir bakkal abimize sordum önce ama abi 51. bölge’ye giriş izni istemişim gibi şaşırarak baktı sonra tam anlayamadığım bir şekilde sanırım bilmediğini söyledi. ben de birkaç başarısız demeden sonra karşıma çıkan bir karakoldan medet umdum ama ummaz olaydım. kapıdaki polise sorduğumda “ ben buralı değilim kardeş” diyerek sorumu cevaplamamakla kalmadı, yeni sorularımın olmasına da neden oldu. sonra da içeride bana ilaç olabileceğini düşündüğü bir polis varmış gibi yaptı. girdim içeri, verdim selamımı, sordum sorumu, aldım cevabımı ve aramaya devam ettim.
velhasılı sonunda tatlı bir ablamız bana yolu tarif etti. evi buldum ama ülkemdeki bütün müzeler gibi o da tadilat dolayısıyla kapalıydı.
sait abiyle böyle bir anım var işte.
bir bakkal abimize sordum önce ama abi 51. bölge’ye giriş izni istemişim gibi şaşırarak baktı sonra tam anlayamadığım bir şekilde sanırım bilmediğini söyledi. ben de birkaç başarısız demeden sonra karşıma çıkan bir karakoldan medet umdum ama ummaz olaydım. kapıdaki polise sorduğumda “ ben buralı değilim kardeş” diyerek sorumu cevaplamamakla kalmadı, yeni sorularımın olmasına da neden oldu. sonra da içeride bana ilaç olabileceğini düşündüğü bir polis varmış gibi yaptı. girdim içeri, verdim selamımı, sordum sorumu, aldım cevabımı ve aramaya devam ettim.
velhasılı sonunda tatlı bir ablamız bana yolu tarif etti. evi buldum ama ülkemdeki bütün müzeler gibi o da tadilat dolayısıyla kapalıydı.
sait abiyle böyle bir anım var işte.
devamını gör...
la masia
fc barcelona'nın, futbolcu yetiştirme fabrikasına verilen isim, altyapı tesisi.
la masia'da sadece iyi futbolcu yetiştirmek amaçlanmaz, eğitimli ve ahlaklı sporcular yetiştirmek de onlar için önemlidir.
genç oyuncuların eğitimlerinin aksamaması için bu tesiste; derslikler, kütüphaneler bulunur.
tarihin en dominant takımlarından biri kabul edilen 2009-2012 barça'nın iskeletini bu altyapı tesisi oluşturmuştur.
ispanya milli takımının da o dönem kazandığı, dünya kupası ve avrupa kupalarında katkısı büyüktür.
la masia'da yetişen bazı futbolcular: messi, iniesta, xavi, puyol, pique, busquets, fabregas, sergi roberto, thiago alcantara, arteta, pedro, pepe reina.
(bkz: mes que un club)
la masia'da sadece iyi futbolcu yetiştirmek amaçlanmaz, eğitimli ve ahlaklı sporcular yetiştirmek de onlar için önemlidir.
genç oyuncuların eğitimlerinin aksamaması için bu tesiste; derslikler, kütüphaneler bulunur.
tarihin en dominant takımlarından biri kabul edilen 2009-2012 barça'nın iskeletini bu altyapı tesisi oluşturmuştur.
ispanya milli takımının da o dönem kazandığı, dünya kupası ve avrupa kupalarında katkısı büyüktür.
la masia'da yetişen bazı futbolcular: messi, iniesta, xavi, puyol, pique, busquets, fabregas, sergi roberto, thiago alcantara, arteta, pedro, pepe reina.
(bkz: mes que un club)
devamını gör...
yazarların en son gittiği ülke
edirne'nin oradaki sınır kapısına yakın geçmişliğim var.
devamını gör...
piçoğlu osman
çok sofistike bir isme sahip olan şarkıcı. bu zamana kadar bu ismi duyamamış olmak benim için büyük bir utanç kaynağı gerçekten.*
devamını gör...
oje süren erkek
keşke kısa paça pantalon yerine siyah oje sürmek moda olsaydı, bin kat daha estetik görünüyor.
devamını gör...
no land
çok çok severek dinlediğim beirut grubunun azeri versiyonu gibi grup.
grubun hiç bir uyesi kendisini yalnız ve dislanmis hissetmesin diye şarkılarinda muazzam sözlerin arasına bolca enstrman soloları eklemiş grup.
bu kaliteyi bozmadiklari takdirde bir ezginin günlüğü neden olmasınlar ki dediğim grup.
güneş gozluklerim arkasından yanımdan gelip geçen insanları izleyip hayatın hay huyu arasında boğazımda düğümlenen o melankoliyi yutmam için elinden geleni yapacak grup.
grubun hiç bir uyesi kendisini yalnız ve dislanmis hissetmesin diye şarkılarinda muazzam sözlerin arasına bolca enstrman soloları eklemiş grup.
bu kaliteyi bozmadiklari takdirde bir ezginin günlüğü neden olmasınlar ki dediğim grup.
güneş gozluklerim arkasından yanımdan gelip geçen insanları izleyip hayatın hay huyu arasında boğazımda düğümlenen o melankoliyi yutmam için elinden geleni yapacak grup.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bu yayını (bkz: kafa sözlük kulüpleri oyun kulübü) üyeleri ile dinlemek çok zevkli idi. tüm arkadaşlara en içten teşekkürlerimi sunarım.
devamını gör...
güne bir söz bırak
belkide seni seviyor olabilmeyi seviyordum ben. kimsenin bihaber olmadığı kendi içinde iştiyak dolu, kimsenin akıl sırrı erişemediği mistik bir sevgi.
devamını gör...
kadın yazarların nickaltı
normal nickaltı. öven, gömen, tanımlarını beğendiğim için teşekkür eden tanımlar var.
devamını gör...
konfor alanından çıkmaya cesaret edemeyen insan
daha önce yaşadığı şeylere bağlı olarak birtakım korkuları olan ve bu korkularla tekrar yüzleşmek istemeyen insandır.
devamını gör...
yazarların mahlaslarını görünce akla gelen şarkılar
çok özür dileyerek, sayın ateist kaplumbağa
bu hüzünlü şarkıyla aklıma gelsin istemezdim ama, üzgünüm.
bu hüzünlü şarkıyla aklıma gelsin istemezdim ama, üzgünüm.
devamını gör...
18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
şimdiden hazır bekliyorlar 14 dakika sonra yardıracak ortaklardır. yayınları bol, kahkahaları eksik olmasın. haydi göreyim sizi!!
devamını gör...
yazarların en son okuduğu kitap
tolstoy-kafkas esiri.
devamını gör...
no context
no context kafa sözlük twitter adresi açma planını aklıma sokan başlıktır.
sonunda fenomen olacağım gazamız mübarek olsun.
sonunda fenomen olacağım gazamız mübarek olsun.
devamını gör...
delirmemek için yapılanlar
düşünmemeye çalışmak ve zamanı geçirmek için bir şeyler yapmak işe yarar diye düşünüyorum.
devamını gör...
nico
karakteristik sesi, belirgin alman aksanı ile söylediği ingilizce şarkıları ve duru güzelliğiyle hatırladığımız yirminci yüzyıl şarkıcılarındandır.
asıl adı christa päffgen olan 1938 doğumlu alman model, oyuncu, şarkıcı ve söz yazarı. kariyeri de bu sıralamayla gelişmiştir. nico adını aşık olduğu nikos isimli bir film yapımcısından almış ve hem özel hem de pofesyonel hayatında hep bu ismi kullanmıştır.
1954'de keşfedilip modelliğe başladı, 1958'de ilk film rolünü kaptı ancak birkaç filmden sonra bu defter geçici olarak kapandı. amerika'ya taşınıp orada yaşamaya başladıktan sonra bir gece kulübünde şarkılar söylemeye başladı, sonra müzik camiası ve yapımcılarla tanıştıkça ünlendi. bu tanışıklıklardan en önemlisi ve nico'nun kariyerinde sıçrama yaratanı da andy warhol ile olan iş ilişkisi oldu. 1967'de ilk solo albümü olan chelsea girl'ün kayıtlarına başladı. warhol, nico'yu biraz zorla menajeri olduğu the velvet underground gurubuna dahil etti. gurupla başarılı işlere imza atsa da gurup içi anlaşmazlıklar ve özellikle grupta önemli bir yeri olan lou reed ile olan çekişmesi sonrası guruptan ayrılarak solo çalışmaya başladı. ancak solo dahil hiçbir projesinde tek başına söz sahibi olamadı.
müzik kariyeri boyunca sırasıyla the velvet undergrond&nico, chelsea girl, the marble ındex, desertshore, the end, drama of exile ve camera obscura albümlerini yayınladı.
o dönemde ünlü olan herkes gibi üretmek için uyuşturucu kullanıyordu ve yine birçoğunun ölümü gibi onun ölümü de bununla bağlantılı oldu. 1988'de alain delon'dan olan oğlu ari ile ibiza adasında tatildeyken, oğlunun ifadesine göre uyuşturucu almak için bisikletle çıktığı yolda düşerek, beyin kanamasından ölmüştür.
asıl adı christa päffgen olan 1938 doğumlu alman model, oyuncu, şarkıcı ve söz yazarı. kariyeri de bu sıralamayla gelişmiştir. nico adını aşık olduğu nikos isimli bir film yapımcısından almış ve hem özel hem de pofesyonel hayatında hep bu ismi kullanmıştır.
1954'de keşfedilip modelliğe başladı, 1958'de ilk film rolünü kaptı ancak birkaç filmden sonra bu defter geçici olarak kapandı. amerika'ya taşınıp orada yaşamaya başladıktan sonra bir gece kulübünde şarkılar söylemeye başladı, sonra müzik camiası ve yapımcılarla tanıştıkça ünlendi. bu tanışıklıklardan en önemlisi ve nico'nun kariyerinde sıçrama yaratanı da andy warhol ile olan iş ilişkisi oldu. 1967'de ilk solo albümü olan chelsea girl'ün kayıtlarına başladı. warhol, nico'yu biraz zorla menajeri olduğu the velvet underground gurubuna dahil etti. gurupla başarılı işlere imza atsa da gurup içi anlaşmazlıklar ve özellikle grupta önemli bir yeri olan lou reed ile olan çekişmesi sonrası guruptan ayrılarak solo çalışmaya başladı. ancak solo dahil hiçbir projesinde tek başına söz sahibi olamadı.
müzik kariyeri boyunca sırasıyla the velvet undergrond&nico, chelsea girl, the marble ındex, desertshore, the end, drama of exile ve camera obscura albümlerini yayınladı.
o dönemde ünlü olan herkes gibi üretmek için uyuşturucu kullanıyordu ve yine birçoğunun ölümü gibi onun ölümü de bununla bağlantılı oldu. 1988'de alain delon'dan olan oğlu ari ile ibiza adasında tatildeyken, oğlunun ifadesine göre uyuşturucu almak için bisikletle çıktığı yolda düşerek, beyin kanamasından ölmüştür.
devamını gör...
iş görüşmesi için odada 1 saat bekletilmek
hiçbir iş görüşmemde bir saat beklemedim. randevu verdikleri saatte hep görüşme için alındım. bu şekilde bir firmaya iş görüşmesine gitseydim 1 saat asla beklemezdim. hadi toplantıları uzar, bir önceki görüşme bitmez vs 15 dk tolere edilebilir ama daha sonrasında beklemeden, kalkar giderim. bu kendime saygımdandır. herkes gibi benimde zamanım kıymetli. insana ve zamanına önem vermeyen bir firmada çalışmaktansa hiç olmamasını tercih ederim.
devamını gör...
beşiktaşlı sözlük yazarları
hayal meyal hatırlıyorum..
eskişehirspor ile kupada yarı final oynuyor beşiktaş..
ailecek beşiktaşlıyız.. penaltılara kalmış maç, tabi şimdiki gibi ciks çim zemin yok, yarısı çamur.. hele hele altıpasın içi çamur deryası..
evde heyecan dorukta, benim dünyadan haberim yok, balkonda oyuncak peşindeyim.
rıza penaltı atmaya geliyor. rızayı bilenler bilir, garanticidir. tıpkı şimdiki teknik direktörlüğü gibi.
rıza topu garanti olsun diye ortaya vururken top çamura yapışıp kalıyor. kaleci de hemen atlıyor ve topu tutuyor.
abim topuğuyla evin zeminine vurunca evde bir gümbürtü koptu.
ben koşarak "ne oldu attı mı beşiktaş?" diye sormuşum.
abim de o sinirle tuttu tuttu. gel lan buraya deyip dizine oturttu beni ve başladı saymaya;
söyle bakalım dıbırış
"1- zalad 2- recep 3-kadir 4- ulvi 5- gökhan 6- zeki 7- şifo 8- rıza 9- feyyaz 10- ali 11- metin"
bütün kadroyu yarım saatte ezberledim.
ama abim her sabah iştimasında bana saydırıyor bu kadroyu. benim için öncelikli görev olmuştu resmen.
aradan bir kaç hafta geçti..
evin önünde oynarken düşüp kafamı çarptım, kulağımın arkası açıldı ve kanıyor.
küçüğüm tabi korktum, babam kucakladığı gibi hastaneye götürdü.
doktor elinde iğne iplikle dikiş atmaya geliyor..
korkuyorum ama babam da bana "korkma oğlum acımayacak" diyor.
doktor tam operasyona başlarken babam dedi ki;
"amcası sen biliyor musun benim oğlum beşiktaşlı, hem de bütün kadroyu sayabilir"
doktor dedi ki ;
say bakalım ben de öğreneyim..
" tabi amca.. 1- zalad 2- recep.......11 metin"
ben ne olduğunu anlayamadan gözümden bir damla bile yaş akmadan doktor dedi ki
hadi geçmiş olsun bitti gitti. bak beşiktaşlı adamın canı acımaz.. kafana dikiş attık ama sen hissetmedin..
o günden beri ne zaman canım yansa başlarım hemen "1-zalad...."
sırada oğluş var.. ama artık "zalad yok"
eskişehirspor ile kupada yarı final oynuyor beşiktaş..
ailecek beşiktaşlıyız.. penaltılara kalmış maç, tabi şimdiki gibi ciks çim zemin yok, yarısı çamur.. hele hele altıpasın içi çamur deryası..
evde heyecan dorukta, benim dünyadan haberim yok, balkonda oyuncak peşindeyim.
rıza penaltı atmaya geliyor. rızayı bilenler bilir, garanticidir. tıpkı şimdiki teknik direktörlüğü gibi.
rıza topu garanti olsun diye ortaya vururken top çamura yapışıp kalıyor. kaleci de hemen atlıyor ve topu tutuyor.
abim topuğuyla evin zeminine vurunca evde bir gümbürtü koptu.
ben koşarak "ne oldu attı mı beşiktaş?" diye sormuşum.
abim de o sinirle tuttu tuttu. gel lan buraya deyip dizine oturttu beni ve başladı saymaya;
söyle bakalım dıbırış
"1- zalad 2- recep 3-kadir 4- ulvi 5- gökhan 6- zeki 7- şifo 8- rıza 9- feyyaz 10- ali 11- metin"
bütün kadroyu yarım saatte ezberledim.
ama abim her sabah iştimasında bana saydırıyor bu kadroyu. benim için öncelikli görev olmuştu resmen.
aradan bir kaç hafta geçti..
evin önünde oynarken düşüp kafamı çarptım, kulağımın arkası açıldı ve kanıyor.
küçüğüm tabi korktum, babam kucakladığı gibi hastaneye götürdü.
doktor elinde iğne iplikle dikiş atmaya geliyor..
korkuyorum ama babam da bana "korkma oğlum acımayacak" diyor.
doktor tam operasyona başlarken babam dedi ki;
"amcası sen biliyor musun benim oğlum beşiktaşlı, hem de bütün kadroyu sayabilir"
doktor dedi ki ;
say bakalım ben de öğreneyim..
" tabi amca.. 1- zalad 2- recep.......11 metin"
ben ne olduğunu anlayamadan gözümden bir damla bile yaş akmadan doktor dedi ki
hadi geçmiş olsun bitti gitti. bak beşiktaşlı adamın canı acımaz.. kafana dikiş attık ama sen hissetmedin..
o günden beri ne zaman canım yansa başlarım hemen "1-zalad...."
sırada oğluş var.. ama artık "zalad yok"
devamını gör...