betanekol
kolinesterazlara dayanıklı, gis ve mesane üzerinde en güçlü etkiyi gösteren direkt etkili parasempatomimetik ajandır.
flask tip nörojenik mesane ve reflü özefajit tedavisinde kullanılır.
buna ek olarak mide boşalma hızını arttırarak mide atonisinde kullanılmaktadır.
flask tip nörojenik mesane ve reflü özefajit tedavisinde kullanılır.
buna ek olarak mide boşalma hızını arttırarak mide atonisinde kullanılmaktadır.
devamını gör...
turan dursun
gerici bir zihniyet tarafından katledilen gazeteci ve yazar.ateist olmadan öncesi imam ve müftülük yapmış olmasıda ilginç bir durum.
devamını gör...
junko furuta
beni dehşet içinde bırakan hikaye. nasıl iğrenç bir dünyada yaşadığımızın kanıtı.
devamını gör...
normal sözlük'te trol olmaması
troll mü olcan çen. hoş geldin. bir otur soluklan.
devamını gör...
the walk home (kısa film)
bir steve cutts kısa animasyon filmidir.

daha önce where are they now ve the turning point kısa filmleri için tanım yazdığım kısa film yönetmeni steve cutts’ın seveni de sevmeyeni de çok. ben ilk kısıma dahil oluyorum. ben bu yönetmenin dünyayı görüş şeklini de onu anlatma biçimini de beğeniyorum. ayrıca iyi animasyonlarına eklediği iyi müzikler de beni filmlerin içine alıyor.
şehirler insanlara dolu olduğu için tehlikeli yerlerdir. elbette eğer kapitalizmin korunaklı kucağında kendinize bir yer edinip dış dünya ile bağlarınızı koparmadıysanız.
hele ki geceleri! şehir nocturnal animals için bir savaş alanına dönüşür ve güneş utancından saklandığı andan itibaren ya avsınızdır ya da avcı. bunun ortası yoktur. insanların iki farklı yüzü vardır aslında şehirde ve gece takındıkları yüzü görmek bile istemezsiniz.
eğer bir av haline geldiyseniz gece bu mide bulandırıcı maskeli balodan kurtulup tertemiz bir şehre ulaşmak için bir tek yol vardır. bu yol herkes için kaçınılmaz olsa da tercih edilecek bir yol değildir asla.
steve cutts’ın karamsar ama içinde bir acaba umudu barındıran filmlerinden bir tanesi daha. bence bir beş dakika ayırıp izlemeye değer.
the walk home

daha önce where are they now ve the turning point kısa filmleri için tanım yazdığım kısa film yönetmeni steve cutts’ın seveni de sevmeyeni de çok. ben ilk kısıma dahil oluyorum. ben bu yönetmenin dünyayı görüş şeklini de onu anlatma biçimini de beğeniyorum. ayrıca iyi animasyonlarına eklediği iyi müzikler de beni filmlerin içine alıyor.
şehirler insanlara dolu olduğu için tehlikeli yerlerdir. elbette eğer kapitalizmin korunaklı kucağında kendinize bir yer edinip dış dünya ile bağlarınızı koparmadıysanız.
hele ki geceleri! şehir nocturnal animals için bir savaş alanına dönüşür ve güneş utancından saklandığı andan itibaren ya avsınızdır ya da avcı. bunun ortası yoktur. insanların iki farklı yüzü vardır aslında şehirde ve gece takındıkları yüzü görmek bile istemezsiniz.
eğer bir av haline geldiyseniz gece bu mide bulandırıcı maskeli balodan kurtulup tertemiz bir şehre ulaşmak için bir tek yol vardır. bu yol herkes için kaçınılmaz olsa da tercih edilecek bir yol değildir asla.
steve cutts’ın karamsar ama içinde bir acaba umudu barındıran filmlerinden bir tanesi daha. bence bir beş dakika ayırıp izlemeye değer.
the walk home
devamını gör...
erkeklerin regl olması durumunda yaşanabilecekler
şu regl ağrısına kesin bi çözüm bulunurdu. günümüzde bile hala bu ağrıyı kesecek bir ilaç yok sadece basit ağrı kesiciler var. onlar olsaydı bulunurdu.
devamını gör...
sabah yapılan ilk iş
telefonun saatini kapat - odatv - mynet -yeniakit - you tube sedat peker yeni video arat - twitter - çay suyu koy.
devamını gör...
cemal kafadar
dünyada uygulanan ucuz pazarlama yöntemleri ile bulunduğu noktanın, bilimsel metodolojinin ve düşünce tarihi öğretim tekniklerinin kıymetini düşürerek 'popüler' olmayı tercih etmemiş; kendi alanında dünyanın sayılı isimlerinden olan, özellikle bu coğrafyayı merak eden, tarihi farklı bir perspektiften öğrenmek isteyen istisnasız herkesin okuması, okurken kıymetini bilmesi gereken, uzunca bir dönem harvard university 'de direktörlük yapmış tarihçimiz.
princeton university 'de görev aldığı sıralar, özellikle 'yakın doğu tarihi' üzerine yaptığı çalışmalar ile kendi konusunda ve akademi dünyasında en çok atıfta bulunulan kişiler arasına girmiştir.
özellikle objektif tarih anlatımı ve yorumlama şekil farklılığı, en az kitapları kadar değerli olan ve paylaşmakta beis görmediği kaynakçaları ile muhakkak ama muhakkak okunması; daha doğrusu ciddiyetle okunması, altının çizilmesi, kenara not edilmesi gereken bir kişidir cemal hoca.
varsın biz onu youtube'da 'hozam' edalarıyla dinlemeyelim, oyun tavsiyeleri istemeyelim; akademik düsturuna ilaveten herkese hitap edebilecek ölçüdeki tarih anlatımı ve eşsiz entelektüel / tarihi birikimi ile tanışmak isteyenler, muhakkak bir şekilde kitapları, makaleleri ile tanışacaklardır.
iyi ki vardır, hep var olsun'dur.
(bkz: iki cihan âresinde: osmanlı devleti'nin kuruluşu)
(bkz: kim var imiş biz burada yoğ iken: dört osmanlı : yeniçeri, tüccar, derviş ve hatun)
princeton university 'de görev aldığı sıralar, özellikle 'yakın doğu tarihi' üzerine yaptığı çalışmalar ile kendi konusunda ve akademi dünyasında en çok atıfta bulunulan kişiler arasına girmiştir.
özellikle objektif tarih anlatımı ve yorumlama şekil farklılığı, en az kitapları kadar değerli olan ve paylaşmakta beis görmediği kaynakçaları ile muhakkak ama muhakkak okunması; daha doğrusu ciddiyetle okunması, altının çizilmesi, kenara not edilmesi gereken bir kişidir cemal hoca.
varsın biz onu youtube'da 'hozam' edalarıyla dinlemeyelim, oyun tavsiyeleri istemeyelim; akademik düsturuna ilaveten herkese hitap edebilecek ölçüdeki tarih anlatımı ve eşsiz entelektüel / tarihi birikimi ile tanışmak isteyenler, muhakkak bir şekilde kitapları, makaleleri ile tanışacaklardır.
iyi ki vardır, hep var olsun'dur.
(bkz: iki cihan âresinde: osmanlı devleti'nin kuruluşu)
(bkz: kim var imiş biz burada yoğ iken: dört osmanlı : yeniçeri, tüccar, derviş ve hatun)
devamını gör...
bu son deyip tekrardan yapılan şeyler
genellikle sevgiliyle barışmak şeklinde kendini gösteren eylem grubu.
bir daha affetmeyeceğim dersiniz, sonra tıpış tıpış barışırsınız. en azından ben öyle yapıyordum eskiden...
bir daha affetmeyeceğim dersiniz, sonra tıpış tıpış barışırsınız. en azından ben öyle yapıyordum eskiden...
devamını gör...
her başarılı kadının arkasında bir erkek var mıdır meselesi
insanlar birbirinin arkasında ya da önünde değil yanyana yürümeyi becerebilirlerse başarı gelir, diye cevap vermek istediğim durumdur. ne bir kadın ne de bir erkek yanyana yürüyemediği biriyle başarıya, mutluluğa, huzura vb. ulaşamaz.
devamını gör...
köyde yaşama isteği
ara ara hepimize gelen istekdir.
en azından benim için gerçekleştirmesi pek zordur, metropolün göbeğinde doğup buraların havasını soluyan, kargaşası ile beslenen insanların yapabileceği iş değildir.
40 yaşına kadar bu metropol hepimizi yıpratır, içimizden geçer anca öyle düşünürüz.
en azından benim için gerçekleştirmesi pek zordur, metropolün göbeğinde doğup buraların havasını soluyan, kargaşası ile beslenen insanların yapabileceği iş değildir.
40 yaşına kadar bu metropol hepimizi yıpratır, içimizden geçer anca öyle düşünürüz.
devamını gör...
zümrüd-ü anka (yazar)
tanımlarıyla yolumun kesiştiği ve iyi ki kesişmiş dediğim kalemi ve bilgi birikimi sağlam yazar. okudukça okunuyor ne hoş. sayınıza bin bereket diyor saygılarımı sunuyorum.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
ayın onbeşi.
devamını gör...
buruna pudra şekeri çekmek
son zamanların en gözdesi.. pudra şekeri..
devamını gör...
lise koridorundaki kalorifer
kütüphanedeki kaloriferi hepsine tercih ederim. teneffüslerde git oraya aç ansiklopediyi oku uzun uzun. eski günler özleniyor..
devamını gör...
normal sözlük yazar maaşları
1 mayıs sebebiyle zam yapılmasını beklediğimiz maaşlardır.
devamını gör...
hititler
dönemin büyük medeniyeti asur'dan payını* alan, avrupa kökenli anadolu medeniyeti.
ahmet ümit'in patasana romanı, bu medeniyeti kavrama noktasında yardımcı olacaktır.
ahmet ümit'in patasana romanı, bu medeniyeti kavrama noktasında yardımcı olacaktır.
devamını gör...
ölü bir bedene dokunmak
babaannemi yıkarken yaptığım eylem.
bu dünyada, beni en çok seven insandı.
son yolculuğunun, her anına eşlik etmek istedim.
korkmadım, sadece üzüldüm, gitmesin istedim.
hep başımda dursun istedim.
boğalma kızım, boğaldığın yere hızır yetişsin
desin istedim.
oğlum, çok ağlama annecim diyene kadar ağladım.
allah rahmet eylesin seni babannem.*
bu dünyada, beni en çok seven insandı.
son yolculuğunun, her anına eşlik etmek istedim.
korkmadım, sadece üzüldüm, gitmesin istedim.
hep başımda dursun istedim.
boğalma kızım, boğaldığın yere hızır yetişsin
desin istedim.
oğlum, çok ağlama annecim diyene kadar ağladım.
allah rahmet eylesin seni babannem.*
devamını gör...
yazarların kendine yakın hissettiği şirinler karakteri
uykucu şirin.
devamını gör...
