the platform
filmi izlemek pek zevkli değildi. ancak filmde verilmek istenilen mesaj değerliydi. film, izleyiciye toplumsal sınıflandırmanın neden olduğu kötü* sonuçları izletiyor. ayrıca filmin sonundaki o belirsizlik de güzel bence, kendi hayal gücünle sen bitiriyorsun filmi.
devamını gör...
astral seyahate çıkmak üzereyken odaya dalıp pişmaniye alır mısın abi iki kutu beş lira diyen adam
dün gece başıma gelen rezalet olay.
böyle tam akşam egzersizlerimi yapmışım, detoks suyumu içmişim, bir güzel duşumu alıp kremlenmişim, 5 dakika meditasyon sonrası yatağa geçmişim ki, bu sesle irkildim. abi inanır mısın tam böyle transa geçmişim vücudum karıncalanmaya başlamış, dayı başımda dikildi:
"abi pişmaniye alır mısın, izmit pimaniyesi bak yemeyen bin pişman"
"ya abii gitsene artıkk kurtulamayacak mıyım sizden ya?? her yolculukta başımda dikiliyorsunuz!!"
"bak iki kutu beş lira tek alırsan yedi lira."
"abicim istemiyorum pişmaniye falan. ben yemiyorum öyle şeylerr. gider misin artıkk!"
"tamam gülüm, bu kadar kızma biz de ekmek parası...."
"gittt!!! artık!!!"
bir daha uzun bir süre transa geçemedim. aradaki gümüş kordon da koptu. tekrar mars saatinin ay'a 1.3 derece orb'ta geçmesini bekleyeceğiz.
böyle tam akşam egzersizlerimi yapmışım, detoks suyumu içmişim, bir güzel duşumu alıp kremlenmişim, 5 dakika meditasyon sonrası yatağa geçmişim ki, bu sesle irkildim. abi inanır mısın tam böyle transa geçmişim vücudum karıncalanmaya başlamış, dayı başımda dikildi:
"abi pişmaniye alır mısın, izmit pimaniyesi bak yemeyen bin pişman"
"ya abii gitsene artıkk kurtulamayacak mıyım sizden ya?? her yolculukta başımda dikiliyorsunuz!!"
"bak iki kutu beş lira tek alırsan yedi lira."
"abicim istemiyorum pişmaniye falan. ben yemiyorum öyle şeylerr. gider misin artıkk!"
"tamam gülüm, bu kadar kızma biz de ekmek parası...."
"gittt!!! artık!!!"
bir daha uzun bir süre transa geçemedim. aradaki gümüş kordon da koptu. tekrar mars saatinin ay'a 1.3 derece orb'ta geçmesini bekleyeceğiz.
devamını gör...
oğuzlar
oğuzlar ms. (766-1000); önce kök türk, daha sonra uygurların egemenliğinde yaşayan oğuzlar, batıya göç edip seyhun bölgesine yerleştiler. oğuzların bir kısmı, karluk ve kıpçak baskıları sonucu balkanlar’a yerleşip bizanslılar’ın hizmetine girmişlerdir. balkanlar’da kalan oğuzlar bugünkü romanya’nın dobruca bölgesindeki “gökoğuzlar” gagavuzların atalarıdır. hazar denizi‘nin doğusunda kalan oğuzlar ise oğuz yabgu devleti‘ni kurmuşlardır. büyük selçuklu ve osmanlı devletlerinin kökenini oluşturmuşlardır.
kaynak: tarih dersi notlarımdır. bana ait değildir.
kaynak: tarih dersi notlarımdır. bana ait değildir.
devamını gör...
normal sözlük'ün kirleneceği zaman
troll sayısı normal yazar sayısını geçtiği gün, veya tersi trollsüz kaldığı zaman da kirlenir. *
kısaca troll ve normal yazar dengesi bozulursa kirlenir.
kısaca troll ve normal yazar dengesi bozulursa kirlenir.
devamını gör...
samsun
batı park adında izmir kordon benzeri ama ondan daha da güzel bir yapıya ve atakum sahil şeridi gibi türkiye'de eşine az rastlanılır cinsten inanılmaz bir kumsala ev sahipliği yapan güzide bir ilimiz. ayrıca kızları da çok hoştur.*
devamını gör...
sigara içmeyen insan
sağlıkla kafayı bozmuş bir insan olarak, çok özendiğim insandır,
evet çok saçma bir iş sigara içmek, vakit kaybı, hatta 2 ay içmediğim dönemde bir sürü beylik laflar da ettim ama maalesef benim sağlıklı halim baya iştahlı ve şişman olduğu için mecburen tekrar başladım,
buharda pişirdiğim sebzeleri ekmeksiz yiyip üzerine yeşilçayla sigara içerken sorguluyorum bunu, beslenmenin mimarlıkla ilişkisini bile araştırmış bir insan olarak, bu sigara konusunu çözemiyorum, sigarasız uzun süre bir şey yemeden vakit geçiremiyorum.
evet çok saçma bir iş sigara içmek, vakit kaybı, hatta 2 ay içmediğim dönemde bir sürü beylik laflar da ettim ama maalesef benim sağlıklı halim baya iştahlı ve şişman olduğu için mecburen tekrar başladım,
buharda pişirdiğim sebzeleri ekmeksiz yiyip üzerine yeşilçayla sigara içerken sorguluyorum bunu, beslenmenin mimarlıkla ilişkisini bile araştırmış bir insan olarak, bu sigara konusunu çözemiyorum, sigarasız uzun süre bir şey yemeden vakit geçiremiyorum.
devamını gör...
tutankamonun laneti
arada birbirimize pek bilinmeyen muhteşem şarkılar atardık. geçen gün o attıklarından birini loopa alınca dedim bir mesaj atayım da yine bir şarkı kopartayım.
ama ne göreyim gitmiş, çok üzüldüm. gelirsen bana bir şarkı atarak ben geldim diyebilirsin sevgili tatlı lanet.*
ama ne göreyim gitmiş, çok üzüldüm. gelirsen bana bir şarkı atarak ben geldim diyebilirsin sevgili tatlı lanet.*
devamını gör...
illet
galeride eski fotoğraflara bakma illeti... acayip keyifli ama bir o kadar hüzünlü.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
badem & özlem tekin-kalpsiz
devamını gör...
yazarların en sevdiği şiir
bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım...
nazım hikmet. özgürlük bu kadar güzel anlatılamazdı.
devamını gör...
çürümenin kitabı
sahip olduğum metis yayınlarına ait basımının kapağında yer alan portakal illüstrasyonuna okumadan önce uzun uzun bakarım. huzursuzluk taa kitabın kapağından göz kırpar aslında.
okuması çok zordur.
hazmetmesi daha da zordur.
haykırdığı gerçeklik alt üst eder insanı.
koca bir boşluktur bu eser, boşluğunda kaybolmadığınızda anlamanız neredeyse imkansızdır.
popüler olmamasının sebebi; belki de, önüne geçen her insana dahil olamayışındandır veya dahil olduklarının ise dönüşümüne sebep olmasındandır.
"“yalnız varlık, insanlar tarafından terk edilmiş olan değil insanlar arasında acı çekendir.”
(“edep kaygısı” sayfa 49)
okuması çok zordur.
hazmetmesi daha da zordur.
haykırdığı gerçeklik alt üst eder insanı.
koca bir boşluktur bu eser, boşluğunda kaybolmadığınızda anlamanız neredeyse imkansızdır.
popüler olmamasının sebebi; belki de, önüne geçen her insana dahil olamayışındandır veya dahil olduklarının ise dönüşümüne sebep olmasındandır.
"“yalnız varlık, insanlar tarafından terk edilmiş olan değil insanlar arasında acı çekendir.”
(“edep kaygısı” sayfa 49)
devamını gör...
kürtlerin en sevdiği araba markasının reno toros olması
kürtlerin genel olarak toros, broadway gibi markaları kullanmasının sebebi muhtemelen kırsal bi alanda yaşadıklarından ve paralarını hayvancılık ve tarımdan çıkarmalarından dolayıdır. bu sadece göz önünde olandır çünkü ben çok gördüm garajlarında bmw bulundurup şehir içinde torosla gezenleri.
kürtlere jitem zamanının toroslarını hatırlatmaya çalışılıyorsa evet sadistçe bi başlık.
kürtlere jitem zamanının toroslarını hatırlatmaya çalışılıyorsa evet sadistçe bi başlık.
devamını gör...
akrep burcu kadını
eski eşim de dahil olmak üzere hayatımda bıraktıkları olumlu izler olumsuzluklarının yanında bin kat fazla olan kadınlar.
genellemelere genelde hep karşıyımdır, burçlara da takıntılı bi tip de değilimdir ama bunun tesadüf olması, benim onlara gereğinden fazla anlam yüklemem, gidip gidip onları bulmam, onların beni bulması falan filanla da açıklanacak şey değil bu.
çok farklı, çok zeki, çok güzel, çok inat, çok hırçın, çok başbelası ve çok çok aşık olunası kadınlar bunlar. aranızda kime hakkım geçmişse lütfen helal edin ve olduğunuz yerde ne kadar güzel olduğunuzun lütfen bir kez daha farkına varın.
genellemelere genelde hep karşıyımdır, burçlara da takıntılı bi tip de değilimdir ama bunun tesadüf olması, benim onlara gereğinden fazla anlam yüklemem, gidip gidip onları bulmam, onların beni bulması falan filanla da açıklanacak şey değil bu.
çok farklı, çok zeki, çok güzel, çok inat, çok hırçın, çok başbelası ve çok çok aşık olunası kadınlar bunlar. aranızda kime hakkım geçmişse lütfen helal edin ve olduğunuz yerde ne kadar güzel olduğunuzun lütfen bir kez daha farkına varın.
devamını gör...
iletişim kurmanın önündeki engeller
insanların dış görünüşe odaklanması
devamını gör...
2023'te ay'a gidiyoruz
gerçekten gidiyorlar mı? tek yön değilmi geri gelmeyecekler.
devamını gör...
kelenderis (yazar)
dünya sözlükte fikirlerini çürüttüğümüz yazar biraz da burda çürütelim.
devamını gör...
oturak alma
özellikle sivas, kastamonu ve kütahya dolaylarında görülen bir evlenme biçimidir. kadının bohçasını alarak, evlenmek istediği adamın evine gidip oturması sonucunda adam evlenmeye mecbur kalır. genellikle sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelerde görülen bu evlenme biçimi hala yaşatılmaktadır. bir başka deyiş ile; ''kadının erkeği kaçırması'' şeklinde yorumlanabilir.
şahsi görüşüm; bu evlenme biçimi ana erkil düzende yaşayan ve yine aynı coğrafyalarda yaşamış olan amazon kadınlarından kalmış bir gelenek olması yönünde. farklı bir açıdan örnek ile daha iyi anlaşılabilir bu söylediğim; türk ve altay halk inancında yeri bulunan al karısı inancından ötürü günümüzde hala lohusa kadınları ve bebekleri; al karısından korumak için lohusa kadının saçlarına kırmızı kurdela bağlanır. bir şekilde insanlar bulunduğu coğrafyanın ve tarihi geçmişinin izlerini günlük yaşantılarına yansıtır.
edit; türkiyede görülen diğer ilginç evlenme biçimleri hakkında bilgi sahibi olmak isteyen yazarlar için kaynak bırakayım.
anadolu üniversitesi türkiyat araştırma enstitüsü dergisinin 27 numaralı sayısında, profesör doktor şinasi tekin özel'in araştırması şu şekilde
şahsi görüşüm; bu evlenme biçimi ana erkil düzende yaşayan ve yine aynı coğrafyalarda yaşamış olan amazon kadınlarından kalmış bir gelenek olması yönünde. farklı bir açıdan örnek ile daha iyi anlaşılabilir bu söylediğim; türk ve altay halk inancında yeri bulunan al karısı inancından ötürü günümüzde hala lohusa kadınları ve bebekleri; al karısından korumak için lohusa kadının saçlarına kırmızı kurdela bağlanır. bir şekilde insanlar bulunduğu coğrafyanın ve tarihi geçmişinin izlerini günlük yaşantılarına yansıtır.
edit; türkiyede görülen diğer ilginç evlenme biçimleri hakkında bilgi sahibi olmak isteyen yazarlar için kaynak bırakayım.
anadolu üniversitesi türkiyat araştırma enstitüsü dergisinin 27 numaralı sayısında, profesör doktor şinasi tekin özel'in araştırması şu şekilde
devamını gör...
iş ilanlarındaki yaş şartı
45 yaş ile sorguladığım şart.
en verimli zamanında bir insandan istifade etmemek, hangi akla hizmet.
en verimli zamanında bir insandan istifade etmemek, hangi akla hizmet.
devamını gör...
janüs
roma panteonundan. yeni başlangıçların tanrısıdır. kapılar ve geçitlerle, her yolculuğun ilk adımıyla anılır, bağlantısı kurulur.
yılın ilk ayı olduğu için ingilizce'de ocak ayının adının(january) janüs'ün onuruna verildiğine inanılır, ancak bununla birlikte ocak ayının adını juno'dan aldığını söyleyen akademisyenler de vardır.
janüs sık sık jüpiter ile birlikte anılır ve roma panteonunda yüksek sıralarda bir tanrı olarak görülür. hemen hemen bütün roma tanrılarının yunan karşılığı olsa da, janüs'ün yunan karşılığının olmaması sıradışıdır. daha erken bir etrüsk tanrısından evrilmiş olması muhtemeldir, ancak rahatlık içinde janüs'ün özellikle romalı olduğunu söylemek mümkündür.
bir çok yorumlamada janüs'ün ters yönlere bakan iki yüzü vardır. bir efsanede, satürn ona geçmişi ve geleceği görebilme gücünü bahşeder, çift yüz bunu temsil eder. roma'nın ilk zamanlarında, şehrin kurucusu romulus ve adamları sabine'in kadınlarını kaçırdılar ve tepki olarak sabine'in adamları roma'ya saldırdılar. bir şehir gardiyanının kızı romalı dostlarına ihanet etti ve sabinelilere geçitleri açtı. capitol tepesine tırmanmaya çalıştıklarında janüs sıcak bir pınarı patlattı ve onları geri çekilmeye zorladı.
roma şehrinde ianus geminus olarak bilinen bir tapınak janüs'ün adına dikilmiş ve mylae savaşı'ndan sonra, m.ö. 260'da kutsanmıştı. savaş dönemlerinde kapıları açık bırakılır ve içeride sunumlar yapılırdı, askeri kararların sonuçlarını tahmin etmek amaçlı kehanetlerle birlikte. kanüs'ün tapınağının kapılarının yalnızca barış zamanlarında kapatıldığı söylenirdi, hatta hristiyan din adamlarının sonradan gelen iddialarına göre ıanus geminusun kapıları ilk olarak isa doğduğu anda kapatılmıştır.
değişiklik ve gelecekten günümüze, günümüzden geleceğe geçişin tanrısı olarak, janüs bir dönem zaman tanrısı olarak görülürdü. bazı bölgelerde tarımsal değişiklik dönemlerinde onurlandırılırdı, özellikle ekme sezonunun başında ve hasat vakitlerinde. ek olarak, hayati olaylarda da janüs'ün çağrıldığı düşünülüyor; cenazeler ve düğünler, genç erkeklerin adamlık yaşına ulaşmaları gibi.
diğer bir deyişle, janüs uzay ve zamanın gardiyanıdır. ovid fasti'de böyle yazmıştır: "alametler başlangıçlardadır, ilk sese kulaklarını döndürüyorsun ve kahin ilk kez gördüğü kuşun toprağına karar veriyor. tanrıların kulakları gibi tapınakların kapıları da açık... ve kelimelerin ağırlığı var."
yılın ilk ayı olduğu için ingilizce'de ocak ayının adının(january) janüs'ün onuruna verildiğine inanılır, ancak bununla birlikte ocak ayının adını juno'dan aldığını söyleyen akademisyenler de vardır.
janüs sık sık jüpiter ile birlikte anılır ve roma panteonunda yüksek sıralarda bir tanrı olarak görülür. hemen hemen bütün roma tanrılarının yunan karşılığı olsa da, janüs'ün yunan karşılığının olmaması sıradışıdır. daha erken bir etrüsk tanrısından evrilmiş olması muhtemeldir, ancak rahatlık içinde janüs'ün özellikle romalı olduğunu söylemek mümkündür.
bir çok yorumlamada janüs'ün ters yönlere bakan iki yüzü vardır. bir efsanede, satürn ona geçmişi ve geleceği görebilme gücünü bahşeder, çift yüz bunu temsil eder. roma'nın ilk zamanlarında, şehrin kurucusu romulus ve adamları sabine'in kadınlarını kaçırdılar ve tepki olarak sabine'in adamları roma'ya saldırdılar. bir şehir gardiyanının kızı romalı dostlarına ihanet etti ve sabinelilere geçitleri açtı. capitol tepesine tırmanmaya çalıştıklarında janüs sıcak bir pınarı patlattı ve onları geri çekilmeye zorladı.
roma şehrinde ianus geminus olarak bilinen bir tapınak janüs'ün adına dikilmiş ve mylae savaşı'ndan sonra, m.ö. 260'da kutsanmıştı. savaş dönemlerinde kapıları açık bırakılır ve içeride sunumlar yapılırdı, askeri kararların sonuçlarını tahmin etmek amaçlı kehanetlerle birlikte. kanüs'ün tapınağının kapılarının yalnızca barış zamanlarında kapatıldığı söylenirdi, hatta hristiyan din adamlarının sonradan gelen iddialarına göre ıanus geminusun kapıları ilk olarak isa doğduğu anda kapatılmıştır.
değişiklik ve gelecekten günümüze, günümüzden geleceğe geçişin tanrısı olarak, janüs bir dönem zaman tanrısı olarak görülürdü. bazı bölgelerde tarımsal değişiklik dönemlerinde onurlandırılırdı, özellikle ekme sezonunun başında ve hasat vakitlerinde. ek olarak, hayati olaylarda da janüs'ün çağrıldığı düşünülüyor; cenazeler ve düğünler, genç erkeklerin adamlık yaşına ulaşmaları gibi.
diğer bir deyişle, janüs uzay ve zamanın gardiyanıdır. ovid fasti'de böyle yazmıştır: "alametler başlangıçlardadır, ilk sese kulaklarını döndürüyorsun ve kahin ilk kez gördüğü kuşun toprağına karar veriyor. tanrıların kulakları gibi tapınakların kapıları da açık... ve kelimelerin ağırlığı var."
devamını gör...
