felsefenin aşırı gereksiz bir şey olması
felsefe gereksizdir çünkü kim düşünmek ve sorgulamak ister ki? sığ denizdeki apaçık görünen bir çakıl taşı olmak varken, neden arayışınızı derinlerdeki karanlıklarda yapasınız.
felsefe gereksizdir çünkü size "hissettirir" halbuki kim gerçekten hissetmek ister ki? hayata gözlerinizi kapayıp mutlu olmak varken, neden mutsuz olasınız.
felsefe gereksizdir çünkü size bilgi birikimi kazandırmaz. felsefeyi gereksiz bulanların içinde bu bilgiyi kime satıp da önemli kişi koltuğuna oturabilirsiniz ki? o koltuğa oturmak önemli sonuçta.
felsefe gereksizdir çünkü size "hissettirir" halbuki kim gerçekten hissetmek ister ki? hayata gözlerinizi kapayıp mutlu olmak varken, neden mutsuz olasınız.
felsefe gereksizdir çünkü size bilgi birikimi kazandırmaz. felsefeyi gereksiz bulanların içinde bu bilgiyi kime satıp da önemli kişi koltuğuna oturabilirsiniz ki? o koltuğa oturmak önemli sonuçta.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
"ölümdür yaşanan tek başına,
aşk iki kişiliktir."
aşk iki kişiliktir."
devamını gör...
stanislaw lem
polonya nın yetiştirdiği şahane yazar. yazdığı felsefi bilimkurgu eserleriyle kendi ekolünü yaratmıştır. komedi tarzında başlayan eserleri beklenmedik yerlerinde yaptığı tespitlerle insanı derin düşüncelere daldırır. en bilinen eseri andrei tarkovski tarafında sinemaya aktarılan solaris tir. (bkz: solaris)
devamını gör...
kadınların sarı veya kızıl saç merakı
kısmen katıldığım başlıktır. sarı tonlar ve kızıl tonlar her kadına yakışmaz. yazarımızın da dediği gibi yakışanı var yakışmayanı var. ya adamırezil eder ya da vezir. ama saçını bu ton aralıklarında boyatmadan yakışıp yakışmayacağını da bilemezsin. yıllarca kızıl tonlara boyatmış biri olarak sarı saç tonlarını ki (sadece açıcı ile uçlarına) uygulatmıştım. değişik bir hava kattığını ve yüzümün sert imajını kırıp yumuşattığını farkettim. ha bir daha sarı tonlarına boyar mıyım? orası muamma. ama bir şeyi denemeden yakışıp yakışmadığını anlamak pek mümkün olmuyor. ten rengi, yüz yapısı vs. gibi etkenler saç kesimini ve rengini belirlese de kesin hüküm vermek zor oluyor. asla yakışmaz dediğin saç modeli veya rengi bazılarına o kadar yakışıp arşa çıkarıyor ki veya kesin bu model sana yakışır bu saç rengi cildine gider dediğin kişide de hayalkırıklığı oluyor çürümüş muz gibi geziyorlar ortada. ayrıca şu her şeyi doğal güzelliğe bağlayıp kadının saç rengine, gönderme yapanlardan da gına geldi. allah aşkına kaçınız doğal güzellikteki birine ilgi duyuyorsunuz, beğeniyorsunuz? her şeyi doğala bağlamayın artık. kişi ne yapıyorsa kendi için yapmalı başkaları için değil.
devamını gör...
gidince anlaşılacağını sanan yazar
öncelikle gerçek hayata yoğunlaşması gerektiğini anlamıştır ve kısmen doğrudur. bu dengeyi yakalamalısın zaten. bakma sen, burası sensiz de yoluna devam edecektir. her geçen gün büyüyecek, her zaman yenileri gelecektir. burada yazanlar yazdıkları gibi masum değildir aslında. hep en iyi yönünü yazar, en güzel örneği verir, en gözde nuktelerini sıralar ve gerçekler kısmen sümen altı eder.
sıra sana gelecek olursa zaten kendini burada tam olarak ifade edemeyecektin. çünkü seni sen yapan şey asla burada ifade ettiklerin olamayacak. aslında yazdıkça içini döküyorsun. boşaltıyor ve gerçek hayatta yeniden dolduruyorsun heybeni. bu da kısmen iyi bir şey. gelelim meseleye hayatta doğru yazan, doğru söyleyen kim anlaşılmış ki bu sen olacaksın. o öldükten sonra heykeli dikilen kahramanların ne çektiklerini kendileri bilir. şimdi sen gittin ya, meftanın arkasından yaptıkları gibi önce üzüntülerini ifade eder sonrada unutur giderler. sen gidersin anıların kalır, kim bilir belki sonra doğru bulmadığın doğruların kalır. sana gitme demeyeceğim zaten, herkes gider bir şekilde. kimi uzaklara, kimi çok uzaklara. sana sadece veda etmemeni söyleyeceğim.
sıra sana gelecek olursa zaten kendini burada tam olarak ifade edemeyecektin. çünkü seni sen yapan şey asla burada ifade ettiklerin olamayacak. aslında yazdıkça içini döküyorsun. boşaltıyor ve gerçek hayatta yeniden dolduruyorsun heybeni. bu da kısmen iyi bir şey. gelelim meseleye hayatta doğru yazan, doğru söyleyen kim anlaşılmış ki bu sen olacaksın. o öldükten sonra heykeli dikilen kahramanların ne çektiklerini kendileri bilir. şimdi sen gittin ya, meftanın arkasından yaptıkları gibi önce üzüntülerini ifade eder sonrada unutur giderler. sen gidersin anıların kalır, kim bilir belki sonra doğru bulmadığın doğruların kalır. sana gitme demeyeceğim zaten, herkes gider bir şekilde. kimi uzaklara, kimi çok uzaklara. sana sadece veda etmemeni söyleyeceğim.
devamını gör...
goblin
yeni keşfedilen ve çapı yaklaşık olarak 300 kilometre olan, plüton'un millerce uzağında ve astroloji birimi'nin gulyabani diye nitelediği cüce bir gezegendir.
yörüngesi * uzayın en uzun yörüngesidir. güneş çevresindeki dönüşünü tamı tamına 40.000 yılda tamamlar. buzul bir gezegendir.
gezegene ismini veren hawaii üniversitesi "cadılar bayramına denk geldi." diyerek gulyabani demişlerdir.
edit: kelime düzenleme.
yörüngesi * uzayın en uzun yörüngesidir. güneş çevresindeki dönüşünü tamı tamına 40.000 yılda tamamlar. buzul bir gezegendir.
gezegene ismini veren hawaii üniversitesi "cadılar bayramına denk geldi." diyerek gulyabani demişlerdir.
edit: kelime düzenleme.
devamını gör...
anket dolduran yazarlar uçurulsun kampanyası
vay ermolettinim vay. meriçleri bitirmiş anketörlere başlamış.
bu ne hız yiğidim az yavaş ol*
tanım: şaka bir yana, formata uyduktan sonra isteyenin istediği başlığı açabilmesinden yanayım. zira format denen şey bu yüzden var. sol frame de anket başlığı çoksa bilgi ya da kültür sanat katagorilerin de gezinmek mümkün.
bu ne hız yiğidim az yavaş ol*
tanım: şaka bir yana, formata uyduktan sonra isteyenin istediği başlığı açabilmesinden yanayım. zira format denen şey bu yüzden var. sol frame de anket başlığı çoksa bilgi ya da kültür sanat katagorilerin de gezinmek mümkün.
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
şuan sol tarafımda bilgisayar başında oturuyor. ona diyemiyorum. sürekli terslemesinden, laf atmasından çekiniyorum. geçmişe bakınca güzel anılarımızın çok az olduğunu fark ediyorum. ben senden kaçmak istemiyorum. senden azar işitmek istemiyorum. ne yapsam beğendiremedim. sürekli 'tam size güvenmeye başlamışken...' diye başlayan cümleler duydum. artık vazgeçirttin beni. kendimi sana beğendirme isteğimin geri gelmesini istiyorum. beni yapmak istediklerim için engel olmak yerine desteklemeni istiyorum. kendime zarar verirsem tekrar sana sığınmak istiyorum. senden zarar gelmesini değil para da değil destek istiyorum sadece.
ne zaman tekrar sevsem uzaklaştırdın beni kendinden. beni aç bırakmadın açık bırakmadın, dini olarak güzel eğittin bunlar için çok teşekkür ederim. ama bunları yaparken beni çok yıprattın. çok dayak yedim senden. 13 sene öncesi anı hala unutamıyorum. daha 10 yaşındaydım. ceza olarak beni dışarda yapayalnız bıraktın. çok dil döktüm sana ben yapmadım diye, dinlemedin.
bu hayatta ameliyat dışı tek 1 sefer bayıldım o da senin elinde oldu. şimdi gücün yetmiyor diye fiziksel şiddet uygulamıyorsun ama sözlerin dayaklarından daha çok canımı acıtıyor.
(bizim yaptığımız çıkarımlar sonucu narsist kişilik bozukluğu olduğuna kanaat getirdik ama gel gelelim hastalığını kabul etmeyen hastaya tedavi uygulanamaz.)
ne zaman tekrar sevsem uzaklaştırdın beni kendinden. beni aç bırakmadın açık bırakmadın, dini olarak güzel eğittin bunlar için çok teşekkür ederim. ama bunları yaparken beni çok yıprattın. çok dayak yedim senden. 13 sene öncesi anı hala unutamıyorum. daha 10 yaşındaydım. ceza olarak beni dışarda yapayalnız bıraktın. çok dil döktüm sana ben yapmadım diye, dinlemedin.
bu hayatta ameliyat dışı tek 1 sefer bayıldım o da senin elinde oldu. şimdi gücün yetmiyor diye fiziksel şiddet uygulamıyorsun ama sözlerin dayaklarından daha çok canımı acıtıyor.
(bizim yaptığımız çıkarımlar sonucu narsist kişilik bozukluğu olduğuna kanaat getirdik ama gel gelelim hastalığını kabul etmeyen hastaya tedavi uygulanamaz.)
devamını gör...
şaka maka 2000’lilerin 21 yaşına girmesi
hayat kısa, z kuşağı büyüyor.*
devamını gör...
nefret edilen küçük ama önemsiz şeyler
istemediğin bir şey için ısrar edilmesi.
devamını gör...
geceye yaşamak için bir sebep bırak
çünkü henüz karşılaşmadık.
devamını gör...
erzurum kuran kursunda çocuklara tecavüz
şöyle ipsiz sapsız insanlara çocuklarınızı ne diye emanet ediyorsunuz? din eğitimini kendin veriyorsan ver, sahip çık çocuğuna. bu gibi diyanete bağlı olmayan yahut olsa da içeriğinden içindeki insanlardan müfredattan haberdar olmadığınız bilmediğiniz yerlere de vermeyin çocuklarınızı. eti sizin kemiği de sizin algısından vaz geçin.
biz tarikatlı, cemaate mensup olabiliriz. elhamdülillah.
lakin ne böyle bir şeye izin verir, ne normal karşılar, ne tasvip eder, ne de kayıtsız kalırız.
ve böyle yerlere de medrese denildiği tarikatı kirlettiği için kınıyor ve el konulmasını bizatihi talep ediyorum.
bizim demek istediğimiz kurunun yanında yaşta yanarak sürekli genelleme ötekileştirme yapılması. her neyse kimin insan gibi konuştuğu kimin hayvan gibi kin nefret kustuğu gözler önünde.
biz tarikatlı, cemaate mensup olabiliriz. elhamdülillah.
lakin ne böyle bir şeye izin verir, ne normal karşılar, ne tasvip eder, ne de kayıtsız kalırız.
ve böyle yerlere de medrese denildiği tarikatı kirlettiği için kınıyor ve el konulmasını bizatihi talep ediyorum.
bizim demek istediğimiz kurunun yanında yaşta yanarak sürekli genelleme ötekileştirme yapılması. her neyse kimin insan gibi konuştuğu kimin hayvan gibi kin nefret kustuğu gözler önünde.
devamını gör...
ioanna kuçuradi
türkiye'de yaşayan rum filozof ve akademisyen, türkiye felsefe kurumunun başkanı. halen maltepe üniversitesi'nde görev yapmaktadır. özellikle insan hakları, insan felsefesi, etik gibi alanlara önem verip bu konularda çalışma yapmaktadır.
www.maltepe.edu.tr/insanhak...
www.maltepe.edu.tr/insanhak...
devamını gör...
barış çiçeği
bir serçe ukdesi.
barış çiçeği yada barış zambağı olarak da bilinen spathiphyllum wallisii yeşil yapraklı beyaz çiçekler açan bir saksı bitkisidir.
çiçeklerin görüntüsü nedeniyle halk arasında yelken çiçeği olarakta isimlendirilmektedir.
koyu ve parlak yeşil renkli yaprakları vardır, çiçekleri beyaz renkli ve mekik şeklindedir. eğer iyi bakılırsa ilkbahar ve sonbahar aylarında çiçek açar.
bakımının zor olduğu söylenir, nazlı bir çiçektir, sürekli ilgi ister. bunun yanında bakımını kolaylaştıran yönleri vardır, ne istediğini belli eder, adeta sizinle konuşur bu çiçek. su istediğinde yaprakları eğilmeye başlar, çok güneş alırsa yapraklarının ve hatta çiçeklerinin uçları yanar, yeterince güneş alamadığında ise çiçekleri daha açmadan yeşil renge bürünür. gübre istediğinde çiçek açmayı bırakır, kapalı olan çiçeklerinin açması uzun sürer. bol bol su sever, orta boy saksıda bulunan bir bitki yaklaşık olarak üç günde bir 350-400 ml su ile sulanmalıdır * özellikle sıcak yaz aylarında neredeyse her gün sulanmalıdır * açan çiçekleri 3-4 hafta içerisinde yeşil renge dönmeye başlar, çiçek tamamen yeşil renge döndüğünde çiçeği köke yakın bir noktadan kesebilirsiniz. kesmeyince ne oluyor onu henüz keşfetme şansı bulamadım, yeşeren bir çiçeğim var, kendisini kesemdim bakalım ne olacak. sonbaharda açan çiçekleri genelde daha hızlı yeşile dönmeye başlamaktadır. çiçek açmadan önce bir iki yaprağı sararıp kuruyabilir, bu normaldir, sulama sıklığını biraz arttırabilirsiniz. ancak 6-8 yaprağın kuruması ve solması çiçekte bir sıkıntı olduğunu gösterir.
ev içerisinde yaprakları toz topladığından, iki ayda bir yapraklarına bir sprey şişesi ile su sıkabilirsiniz. ya da benim yaptığımı yapıp iki ayda bir sulama gününde çiçeğinizi banyoya götürüp, su yüksek basınçlı olmayacak şekilde çiçeğinize duş aldırabilirsiniz. *
nazlı, bakımı zor bir çiçek olmasına rağmen dayanıklıdır. bir süre bakımını yaptığınızda alışacağınız ve kendi dengenizi bulacağınız bir çiçektir. öyle ne istediğini anlamadığınız her şeye küsüp, sürekli trip atan kaprisli bir sevgili gibi değildir, bak ben bunu bunu beğendim, bundan istiyorum, bu yüzden küstüm diyen sevgilidir. küser ama telafisi kolaydır.
barış çiçeği yada barış zambağı olarak da bilinen spathiphyllum wallisii yeşil yapraklı beyaz çiçekler açan bir saksı bitkisidir.
çiçeklerin görüntüsü nedeniyle halk arasında yelken çiçeği olarakta isimlendirilmektedir.
koyu ve parlak yeşil renkli yaprakları vardır, çiçekleri beyaz renkli ve mekik şeklindedir. eğer iyi bakılırsa ilkbahar ve sonbahar aylarında çiçek açar.
bakımının zor olduğu söylenir, nazlı bir çiçektir, sürekli ilgi ister. bunun yanında bakımını kolaylaştıran yönleri vardır, ne istediğini belli eder, adeta sizinle konuşur bu çiçek. su istediğinde yaprakları eğilmeye başlar, çok güneş alırsa yapraklarının ve hatta çiçeklerinin uçları yanar, yeterince güneş alamadığında ise çiçekleri daha açmadan yeşil renge bürünür. gübre istediğinde çiçek açmayı bırakır, kapalı olan çiçeklerinin açması uzun sürer. bol bol su sever, orta boy saksıda bulunan bir bitki yaklaşık olarak üç günde bir 350-400 ml su ile sulanmalıdır * özellikle sıcak yaz aylarında neredeyse her gün sulanmalıdır * açan çiçekleri 3-4 hafta içerisinde yeşil renge dönmeye başlar, çiçek tamamen yeşil renge döndüğünde çiçeği köke yakın bir noktadan kesebilirsiniz. kesmeyince ne oluyor onu henüz keşfetme şansı bulamadım, yeşeren bir çiçeğim var, kendisini kesemdim bakalım ne olacak. sonbaharda açan çiçekleri genelde daha hızlı yeşile dönmeye başlamaktadır. çiçek açmadan önce bir iki yaprağı sararıp kuruyabilir, bu normaldir, sulama sıklığını biraz arttırabilirsiniz. ancak 6-8 yaprağın kuruması ve solması çiçekte bir sıkıntı olduğunu gösterir.
ev içerisinde yaprakları toz topladığından, iki ayda bir yapraklarına bir sprey şişesi ile su sıkabilirsiniz. ya da benim yaptığımı yapıp iki ayda bir sulama gününde çiçeğinizi banyoya götürüp, su yüksek basınçlı olmayacak şekilde çiçeğinize duş aldırabilirsiniz. *
nazlı, bakımı zor bir çiçek olmasına rağmen dayanıklıdır. bir süre bakımını yaptığınızda alışacağınız ve kendi dengenizi bulacağınız bir çiçektir. öyle ne istediğini anlamadığınız her şeye küsüp, sürekli trip atan kaprisli bir sevgili gibi değildir, bak ben bunu bunu beğendim, bundan istiyorum, bu yüzden küstüm diyen sevgilidir. küser ama telafisi kolaydır.
devamını gör...
belki de mutluluk
onu çok da kafaya takmamaktır. varlığını bir farkedersek üzer canımızı sıkar çünkü. onu aramaya çıkarken tuhaf bir yarışa sokar bizi. belki de o yokmuş gibi davranmalıyız. kendimizi aramalıyız onu değil. belki ben beni bulunca o beni bulur diye.
devamını gör...
sözlükçülerin evi olunca yapacakları şeyler
çırıl çıplak evin her yerinde dolaşmak.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'in açtığı başlık
takıla takıla buna mı takıldın diyeceğim başlıktır. efendim adam bize bal porsuğu dedi, ağzınızı yerim, öperim dedi. takıldığınız şeye bak. (bkz: terbiyesizlik yapma terbiyesiz adam)
devamını gör...



