bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
mavi duvar'ı isteyen arkadaş kimdi kaçırdım ama sevgiler saygılar kendisine. saniyede bin kilometre yol gittim sayesinde.
devamını gör...
sözlük yazarlarının en sevdiği roman
dostoyevski'den budala. yazılmış en büyük trajedilerden birisidir benim için. içerisinde yer alan aşk, ölüm, hastalık duygularını adeta size yaşatır. ölümsüz karakterler kazandırmıştır edebiyat dünyasına. hatta insanlık tarihine. her bir karakteri aslında eşsizdir denebilir. her biri hakkında sayfalarca yazı yazılabilir. çünkü hepsi gerçektir.
hayatta gördüğümüz ama görmek istemediğimiz kimseler gibi.
kitapla birlikte sahip olduğum bir kanı da güçlenmişti. iyi-kötü, güzel-çirkin, haklı-haksız, mutlu-mutsuz vb. şeylere inanmayan ben, bu kitapla birlikte daha da inanmaz oldu. ayrıca altmetni çok güçlü bir kere. yüzeysel okunduğunda da herkes trajediden pay alır kendisine. fakat o kadar derinlikli bir eser ki anlatmaya değer bir insan değilim ben. fakat mışkin ile nastasya halen aramızda. rogojin ve ippolit de öyle. ve adını saymadığım diğerleri. her biri aramızdalar. yeni dünyanın bu korkutucu manzarası altında eziliyorlar. konuşamıyorlar, dahası susamıyorlar da. ya da ölmek istiyorlar da ölemiyorlar. kimisi budala, kimisi bir katil. ama hepsi özünde yaşıyorlar.
umarım gün gelir de kendimde bu kitap hakkında gerçekten yazma potansiyeli görebilirim.
hayatta gördüğümüz ama görmek istemediğimiz kimseler gibi.
kitapla birlikte sahip olduğum bir kanı da güçlenmişti. iyi-kötü, güzel-çirkin, haklı-haksız, mutlu-mutsuz vb. şeylere inanmayan ben, bu kitapla birlikte daha da inanmaz oldu. ayrıca altmetni çok güçlü bir kere. yüzeysel okunduğunda da herkes trajediden pay alır kendisine. fakat o kadar derinlikli bir eser ki anlatmaya değer bir insan değilim ben. fakat mışkin ile nastasya halen aramızda. rogojin ve ippolit de öyle. ve adını saymadığım diğerleri. her biri aramızdalar. yeni dünyanın bu korkutucu manzarası altında eziliyorlar. konuşamıyorlar, dahası susamıyorlar da. ya da ölmek istiyorlar da ölemiyorlar. kimisi budala, kimisi bir katil. ama hepsi özünde yaşıyorlar.
umarım gün gelir de kendimde bu kitap hakkında gerçekten yazma potansiyeli görebilirim.
devamını gör...
abla terörü
mensubu olduğum örgüttür. onlara bulaşmak için bir sebebe ihtiyacım yok. yan baktın, düz yattın diye kavga çıkarırım.bazen üzülüyorum onlara. ne istiyorsun yavrucaklardan diyorum kendi kendime ama ne yaparsın*
devamını gör...
cam kedibalığı
bilimsel adı kryptopterus bicirrhis olan bu balıklar glass catfish olarak da bilinir ve siluridae familyasına aittir.
barışçıl bir balık türü oldukları için “biz hem kediyiz, hem de balığız” diye kedilere mesaj vermişlerdir. ne olur ne olmaz diye saydam bir görüntü çizip “bak bizde et yok, sadece kılçık var, dişinin kovuğuna yetmeyiz” demişlerdir. kedilerin uykuya daldığı karanlığı severler. doğal yaşam alanları güneydoğu asya (hindistan, endonezya ve borneo) olan bu balıklar yaklaşık olarak 15 cm boyundadır. bu sevimli balıkların başı yukarda, kuyruğu aşağıda kendine özgü bir yüzme biçimi vardır.
barışçıl bir balık türü oldukları için “biz hem kediyiz, hem de balığız” diye kedilere mesaj vermişlerdir. ne olur ne olmaz diye saydam bir görüntü çizip “bak bizde et yok, sadece kılçık var, dişinin kovuğuna yetmeyiz” demişlerdir. kedilerin uykuya daldığı karanlığı severler. doğal yaşam alanları güneydoğu asya (hindistan, endonezya ve borneo) olan bu balıklar yaklaşık olarak 15 cm boyundadır. bu sevimli balıkların başı yukarda, kuyruğu aşağıda kendine özgü bir yüzme biçimi vardır.
devamını gör...
en garibinize giden turşu çeşidi
vallahi turşucunun önünden geçerken gördüğüm, vitrinde sergilenen meyveden (salatalık domates gibi çekirdekli araf meyveleri hariç tabii) yapılmış çeşitleri. meyveden turşu mu olur kardeşim vitamini kaçar vitaminii!(bkz: swh)
devamını gör...
yeraltından notlar
bu kitabı elime alıp okumaya başladığımda, ilk defa bir kitabı okurken şaşırıp kalmıştım. kimsenin göremeyeceğini sandığım, beynimin en korunaklı, duvarlarla örülü mahzenlerinde sakladığım o gizil saplantılarımın ve insancıl -diğer bir ifadeyle zavallıca- duygu ve düşüncelerimin kağıda bir bir dökülmüş olduğunu görmem beni hayretler içinde bırakmıştı. hala okumanın verdiği hazzın, sanıyorum, en büyük hissî nedenlerinden birisi bu kitap. nasıl olurdu da birisi benim yaşamın acımasız ve bir o kadar gereksiz detaylarıyla uğraştığımı bilip bunu yüzüme karşı söyleyebilirdi? sıcak bir yaz günü -yüzümde gülücükler varken bile- bir bataklıkta saplanıp kaldığımı ve her saniye derinlere battığımı ben itiraf etmeden bilebilirdi? aynalara, apartman kapılarının camlarına ve hatta araba camlarına bile anlamasınlar diye gülerken, kim benim onlardan da, o gülen çehreden de nefret ettiğimi tahmin edebilirdi? fyodor mihayloviç dostoyevski... kendisinin ilk defa, bu kitabını okumaya başladığımda, onun bir çok insandan farklı olarak bazı şeyleri "fazla" hissettiğini anlamıştım. o, bütün o zihnî dünyasıyla bir şeyi ortaya koyuyordu. bu o kadar bîçâre bir ifadedir ki, bizim ne kadar da acınacak ve bir el atan olmasa kolayca yeraltına girecek bir varlık olduğumu gösteriyor.
"insan, sadece insandır."
zavallıca...
"insan, sadece insandır."
zavallıca...
devamını gör...
pentagram
dolaylı yoldan (bkz: rimbaud) sayesinde keşfettiğim müzik grubudur. ilk "anatolia" şarkısı ile keşfettim onlari, daha sonra da bağımlısı oldum. dinleyin,dinletin dostlar.
devamını gör...
trt diyanet çocuk kanalı'nın kurulması
hak ihlalidir. henüz bilişsel gelişimin tamamlanmadığı, cezai sorumluluğun bile başlamadığı 0 - 15 yaş arasına hiçbir seküler ülkede din ve mitoloji eğitimi verilmemelidir.
devamını gör...
benimle çıkar mısın sorusu
hayır bir de 6 ay takıldıktan sonra ortamda bir arkadaşına o kişiden bahsederken "sevgilim" tarzı bir ima yaparsan bozulanlar var. kardeşim biz 6 aydır ne yapıyoruz ? dibimde yapışmış her gittiğim yere geliyorsun da tur şirketi miyim ben kız arkadaşın değilsem ?
devamını gör...
10 ocak 2021 normal sözlük’ü çaylakların basması
biricik sözlüğümüzün çok güzel etkileşimler aldığını biliyordum ama bu kadar hızlı ve yoğun insan akışının olduğunu tahmin etmiyordum açıkçası. başlıklarda gezinirken, adeta kuruyemişin içindeki antep fıstığı misali, tek tük ama her yerde varlar. hoşgeldiniz arkadaşlar ama yavaş lan biraz.
devamını gör...
15 kürt mültecinin polonya sınırında ölmesi
belarus, ab ülkelerinin kendisine uyguladığı yaptırımların intikamını almak için ülkeye mültecileri alıp yasa dışı şekilde sınırı geçmeleri için teşvik ediyor. sadece polonya değil letonya ve litvanya sınırına da aylardır mültecileri yönlendiriyor. olan da ülkelerinden kaçıp daha iyi bir hayat hayalleriyle yollarda ölen garibanlara oluyor.
bu ölümlere sevinebilen kitleler* var. başlığın kürt diye açılması bile yeterli nefret kusabilmek için. insanlığın 21 yy'da geldiği seviye de bu maalesef. bu ölümler yeni değil. ekim ayının ortasından beri bu kadar çok olmamakla birlikte ölümler olmuştu. bu durum havaların daha da soğumasıyla daha da kötü bir hal alacak gibi görünüyor.
bize çok uzak görünüyor değil mi bu görüntüler? o insanlara da uzak geliyordu büyük ihtimalle. çoluk, çocuk, yaşlı, kadın, erkek. evini, yurdunu bırakıp soğukta donarak ölmeyi bile göze almış insanlar.
nefret kusan, sevinen arkadaşlar da açıp göçmenlerin ne şartlarda olduklarını gösteren bir kaç video seyretsinler. sınırı geçmeye çalışırken ölen bir çocuk gördüklerinde hala kürt, arap, afgan diye ayrım yapabiliyorlarsa insanlıktan, ülkeden umudumuzu da hepten keselim bizde.
buradan
insan hayatının aslında ne kadar değersiz olduğunu gözümüze sokan olaydır. sınırını korumak polonya'nın hakkı ancak o insanların ölümünü izleyip en ufak bir yardımda bulunmamak ise ayıbıdır.
bu ölümlere sevinebilen kitleler* var. başlığın kürt diye açılması bile yeterli nefret kusabilmek için. insanlığın 21 yy'da geldiği seviye de bu maalesef. bu ölümler yeni değil. ekim ayının ortasından beri bu kadar çok olmamakla birlikte ölümler olmuştu. bu durum havaların daha da soğumasıyla daha da kötü bir hal alacak gibi görünüyor.
bize çok uzak görünüyor değil mi bu görüntüler? o insanlara da uzak geliyordu büyük ihtimalle. çoluk, çocuk, yaşlı, kadın, erkek. evini, yurdunu bırakıp soğukta donarak ölmeyi bile göze almış insanlar.
nefret kusan, sevinen arkadaşlar da açıp göçmenlerin ne şartlarda olduklarını gösteren bir kaç video seyretsinler. sınırı geçmeye çalışırken ölen bir çocuk gördüklerinde hala kürt, arap, afgan diye ayrım yapabiliyorlarsa insanlıktan, ülkeden umudumuzu da hepten keselim bizde.
buradan
insan hayatının aslında ne kadar değersiz olduğunu gözümüze sokan olaydır. sınırını korumak polonya'nın hakkı ancak o insanların ölümünü izleyip en ufak bir yardımda bulunmamak ise ayıbıdır.
devamını gör...
yusuf göbbels
mo de ras yooon papucu yarııım
çık dışarıyaaa oynayalııım....
özgürlük adı altında böyle aptallara müsade etmeye devam edin siz aferin. aylar aylar öncesinden ipliğini pazara çıkarıyoruz ama çoook “hümanist” ekibimiz bunlara ne hikmetse hiç ses etmiyor. lan küfürden bile arındırılan bu ortamda nasıl olur da böyle insanlara tolerans gösterilebilir? vur tekmeyi kıçına gitsin. yok yapamıyorsanız eliniz titriyorsa verin bana yetkiyi 5 dakikacık, bakın nasıl temizliyorum bu parazitleri.
çık dışarıyaaa oynayalııım....
özgürlük adı altında böyle aptallara müsade etmeye devam edin siz aferin. aylar aylar öncesinden ipliğini pazara çıkarıyoruz ama çoook “hümanist” ekibimiz bunlara ne hikmetse hiç ses etmiyor. lan küfürden bile arındırılan bu ortamda nasıl olur da böyle insanlara tolerans gösterilebilir? vur tekmeyi kıçına gitsin. yok yapamıyorsanız eliniz titriyorsa verin bana yetkiyi 5 dakikacık, bakın nasıl temizliyorum bu parazitleri.
devamını gör...
frisson
fransızca bir sözcüktür. iyi veya kötü olan ani duygu değişimlerinde, kişilerin heyecanlanması ve tüylerinin ürpermesi anlamına gelmektedir.
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
bunu hep söyledik zaten, yine de elinden geleni yapmalı herkes bireysel olarak. moderasyon da desteklemeli. pes etmek yok dediğim serzeniş. ha psg ye dahi ceza veremeyen yönetim ne kadar faal olur bilemedim.
devamını gör...
meksika denince akla gelenler
mafya, kaçakçılık, uyuşturucu, acılı meksika sosu .
devamını gör...
misafir odası
eskiden cep telefonu yoktu, ev telefonları da her evde yoktu. hal böyle olunca catkapi insanları bir hayli fazlaydı. tam da bu insanlar için bulundurulan oda. koca bir nesil evinin bir odasını kullanamadı, giremedi bile.
devamını gör...
kaç yaşındasın sen
alti.
devamını gör...
osmanlı'da halkın yüzde 90'ı cahildi
mirası aynen devralmışız ve sürdürüyoruz belli ki
devamını gör...

