herkesten gizli yediğim dondurmalardan biriydi.
sanırım artık satılmıyor.
herkesten gizli yerdim çünkü kız çocukları için üretilen bir dondurmaydı.
çoğu zaman "please kill me" diyen bir suratla karşılaşırdım dondurmanın kabını açınca.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
lanet olası dondurma çok güzeldi ama.
bir de star loli vardı.
yine o da kız çocukları içindi ama tadı o kadar iyidi ki.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

50 kuruş var mı len tirrek?
devamını gör...

türk pop ve caz müziği sanatçısı ayten alpman’ın şarkılarından biridir. fakat benim için evrencan gündüz ve melek mosso’nun yapmış olduğu cover daha çok hitap etti.

buradan.
devamını gör...

trailerindan, erzurumda soğuk kış geceleri aurora* yaşandığını öğrendiğim oyunun ilgi toplamasıdır.
(bkz: swh)
devamını gör...

geceleri kendiniz de dahil olmak üzere her şeyle yüzleşirsiniz. yalan yoktur çünkü karanlık dürüsttür...
devamını gör...

robinsi okurken aklıma eskiden kitaplıklarımızda geniş bir yer bulan (bkz: meydan larousse) ansiklopedileri geliyor. gazetelerden biriktirdiğimiz kuponlarla alır başucumuza koyardık. küçükken bu ansiklopedileri açar sayfa sayfa resimlerine bakamadan tanı ,hastalık , tıbbi terimler falan okurdum. eskileri yad ettim sayende teşekkürler robins.
devamını gör...

konuştuğunuzda, ses enerjisi çevrenize yayılır ve hava yolu ile dış kulak vasıtasıyla kokleanıza ulaşır. fakat ses aynı zamanda ses tellerinizden ve diğer yapılardan geçerek direkt olarak da kokleanıza ulaşır. burada kafanızın mekanik özellikleri sesinizin daha derin olmasına ve düşük frekansta titreşimler oluşturmasına sebep olur. konuştuğunuzda duyduğunuz ses, bu iki yol ile ulaşan seslerin kombinasyonudur. ancak sesinizi kaydedip dinlediğinizde, kemik-yoluyla (sesinizin, ses telleriniz ve diğer dokular ile direkt olarak kokleanıza ulaşması durumu) iletilen ve "normal" sesiniz gibi duymanıza sebep olan yol devreden çıkmış olur ve ses kombinasyonunuzun yalnızca hava yoluyla iletilen parçası ile gelen sesinizi duyarsınız. bu da siz de farklı bir ses olduğu algısı oluşturur. tersi durumu kulaklarınızı tıkayarak deneyimleyebilirsiniz. bu anda da ses kombinasyonunuzun hava yolu ile iletilen parçasını ortadan kaldırmış olur yalnızca kemik-yoluyla iletilen sesinizin titreşimlerini duyarsınız.
yani aslında ses kaydından dinlediğiniz ses; sizin diğer insanlar tarafından duyulan sesiniz. konuşurken algıladığınızın kendi sesinizden farklı olmasının sebebi de; kendi sesinizin size ulaşırken izlediği bu iki farklı yoldur.

öte yandan, bazı insanların iç kulaklarında anormallikler olabilir, bu durum da sesin kemik yoluyla iletilen parçasında hassaslıklar oluşmasına sebep olabilir. bu insanlar nefes alış-verişlerini ve dahası gözlerinin göz yuvasındaki hareketlerini de duyabilirler.
devamını gör...

minik bir esintiyken rüzgara dönüyor. bir rüzgara evrilirken ekşi'de bu hal hissediliyor. bu rüzgarın etkisiyle göğe daha renkli fikir uçurtmalarıyla katılanlar olmakta. ekşi'nin göğü dumanlı, sisli ve havasında rahatsız edici bir koku var. şu an buranın temiz havasından hoşnut olanları gören diğerleri de usul usul bu havayl teneffüs edip sakin sakin geziyor. siz şimdilik bu mavi göğün ve sakin ortamın keyfini çıkarın. yazlıkçılar ve otel kurmaya meraklı tipler etrafı parsellemeden kaleminizle düşünce denizlerine yelken açın.
devamını gör...

an itibarıyla nickaltı neden bu kadar boş diye yakındığım kaliteli bir yazardır.
devamını gör...

eskiden kışın mazot donmasın diye arabaya kolonya koklatmak diye bir şey olduğunu öğrendim. alakasız bir bilgi olarak geceye bırakayım bari.
devamını gör...

hiç bitmeyecek bir kabus..
devamını gör...

türkçeye dönüşüm, ingilizceye metamorphosis olarak çevrilmiş ve basılmış franz kafka romanı.

şahane bir varoluş sorununun işlendiği bu eseri pek çok okuyucu ve eminim ki yayınevi yanlış anlamış ya da anlamamıştır. ne yazık ki okur kitlesinin sandığı gibi bir kerede okuyup ''ne fantastik bir kitapmış yav'' diye nitelendirilemeyecek kadar alt metni yoğun bir eserdir.
devamını gör...

anaokulu terk.
devamını gör...

kesinlikle eğitimdir. eğer her insana bir şekilde ulaşıp düzgün bir şekilde eğitebilseydik beraberinde birçok şeyin de düzeleceğini görürdük.
devamını gör...

bakınız bu adam başka bir adam. değişik bir adam. karısının ölümünden sonra adam gibi almış eline gitarı. çalmış, sürekli çalmış, parmaklarını kanatana kadar çalmış. gitarla bütünleşene kadar durmadan çalmış. anlatılanlara göre bir kere duyduğu bir şarkıyı aradan zaman geçmiş olsa dahi hiç tereddütsüz çalar arkasından da şarkıya kendinden eklemeler yapar ve daha farklı şekilde yeniden yorumlarmış. adam cover işlerine o dönemde hızlı sürüm giriş yapmış anlayacağınız. sonrasında ilk iletide altının çizildiği gibi sırra kadem basmış. henüz öyle ahım şahım tanınmıyorken, bildiğiniz buhar olmuş adam. kimileri kayıp babasını aradığını söylemiş. kimileri hakkında başka başka dedikodular üretmiş. ama bilinen tek gerçek johnson'ın 1 sene kadar ortalardan kaybolduğu. sonrasında tekrar ortaya çıktığında herkesi hayretlere düşüren bir kalitede çalmaya başladığı fark edilmiş. adam bir senede virtüözlük mertebesine ulaşmış. hal böyle olunca mevzunun ortaya çıktığı yıllarda düşünülünce hakkındaki efsaneler almış yürümüş. derler ki; robert johnson bir gece yarısı canı sıkkınken ormanlık bir alana gitmiş, burada şeytanla karşılaşmış ve dünyanın en iyi blues virtüözü olabilmek için ruhunu şeytana satmış. bu antlaşma sonrası şeytan bey johnson'dan gitarını istemiş ve gitarı kendisi akort ederek, johson'a geri vermiş. bu akort etme stilini de johnson'a o gece bizzat kendisi öğretmiş. müzik şeytanın işi zaten. yani anlayacağınız johnson bu işleri temelden kapmış.

zaten şu dünyada farklı, yetenekli, üst düzey ne kadar adam/kadın varsa hepsi ruhunu şeytana satmıştır. ortalama değillerdir çünkü. başkadırlar, farklıdırlar ve bu farklılığın bir sebebi olmalıdır. ortalama insan içinse böyle adamlar tehlikelidir. bilineni, alışılmışı zorlayanı/aşanı yaftalarlar. çünkü bilmediklerinden ve farklılıklardan korkarlar. işte robert abimizin de başına bu gelmiştir. gitarını nasıl akort ettiğini çözemeyen diğer müzisyenler de, onun şeytanın müzisyeni olduğu şeklinde konuşmaya başlayıp, ipini çekmişler. tabi bunda robert abimizin de günahı yok değil. biraz kendine dönükmüş, kendisinin gitar çalışını dikkatle izleyen birini görünce çeker gidermiş. yeteneğinin/tekniğinin kopyalanmasını istemezmiş. bir de bazı şarkı isimleri faul. ''devil and me'' gibi * adam aslında ince görmüş ama kalın kafalara bir şeyleri sokmak zor olduğu için hakkında çıkan dedikodularda bu tarz şarkı isimleri referans olarak gösterilmiş.

neyse siz milleti boş verin ağızları torba değil ki büzesiniz. adam cidden büyük sanatçı. düşünün o dönemde şarkılarınızı kayıt etmeniz için şarkı başına 3 dakikanız var zira o dönemdeki kayıt cihazları daha fazla çalışırlarsa, aşırı ısınıp kendilerini imha ediyorlarmış. adam o zamana kadar yaptığı şarkıları bir otel odasında peşi sıra çalıp kayıt ediyor. tabi o zamanlar cepte para da pek yok. tek atımlık kurşunu var yani ve işi başladığı gibi bitiriyor. sekmez gitarından fırlayan en hızlısıymış hepsinin. bakın blues alemi onca büyük müzisyen gördü. john lee hooker, muddy waters, bb king, willie dixon vs. hepsi de büyük sanatçı. ama hiç birisi bu enteresan adamın ulaştığı efsane olma noktasına ulaşamadı. hepsi tanındı, hepsine saygı duyuldu ama robert johnson ismi kaldı bir şekilde tepelerde. hem de 27 yaşında ölmesine rağmen. deep purple,led zeppelin, bob dylan, zz top, b.b. king ve daha niceleri onun şarkılarını yeniden yorumladılar. yani dolaylı yoldan hepsi ruhunu şeytana sattı *

şuraya bir kaç şarkısını iliştirivereyim; yalnız bazı şarkı isimlerine dikkat *







devamını gör...

su adama cirkin denir mi taş olursun (bkz: swh)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beklenen geç geliyor;geldiği sırada insan başka yerlerde oluyor.

tehlikeli oyunlar
oğuz atay
devamını gör...

doğaya zarardan çok yarar sağlayan hatta insanların açtığı yaraları saracak bir yeşil olmak ya da yeni filizler çıkmasını sağlayan bir kahverengi olmak isterdim.
devamını gör...

saygısız bulduğum insan türü. tek kelime ile bile olsa insan gibi cevap yazılır. bir havalar, bir haller oluyor bazılarında. sanırsın mesajına cevap yazdığı için üzerine atlayıp soymaya başlayacaksın. evlerden ırak!..

tabii ki her zaman müsait olunmayabilir ama "müsait değilim" yazacak kadar vakit bulup yazmayanlar da var. davar.

edit: bir konuda size çok bozulduğu ya da kırıldığı için dönmüyorsa, onu bu söylediklerimin dışında tutuyorum. insanları kırmayın.
devamını gör...

ferrariye en çok yakışan pilottu. herkes bir ayrton senna çıkar mı diye bekledi ama olmadı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim