sesi çok duru olan bir sanatçımız.

şunu dinleyen kim hayır diyebilir?

devamını gör...

(bkz: monosodyum glutamat)
(bkz: msg)
(bkz: çin tuzu)
devamını gör...

kendisi alabama'nın sylacauga kentinde yaşayan bayan ann hodges'tir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

olay 1954 günü meydana geliyor. ann hodges, öğle vakti güzellik uykusundayken çatısından içeriye yaklaşık 4 kilogram ağırlığında bir meteor giriyor. kadın korkuyla ve acıyla uyanıp acıyan yerlerine bakıyor. durumu fark eden komşuları yanına koşup neler olup bittiğini, kırmızı bir alevin evinden içeriye girdiğini, bunun ne olduğunu soruyorlar.

sonrasında çağrılan jeolog bunun bir gök taşı olduğunu ancak olayın milyonda bir gibi yüksek ihtimalli bir olay olduğunu söylüyor. e tabii başta kimse ona inanmıyor. uçak düştü, uçağın parçası düştü, sovyetler yaptı gibi tonla bahane uyduruluyor. sonuç değişmiyor elbette, gök taşı, gök taşı olarak kalıyor.
devamını gör...

kahrolsun bağzı şeyler.
devamını gör...

kafamdan tüm odaya ışık saçarak bulduğum formüldür.

alınan artı oy: 5257
alınan favori: 249
takipçi sayısı: 60

topla babam, kaç etti? 5566

bizim karma puan kaç?
karma puan: 5574

arada 8 fark var. o da takipten çıkanlardır, malum gelen karma puan geri gitmiyor. öyle değilse de formülü çözemeyelim diyedir.
ama ne yaptık biz? çözdük! yaşşa be kızıl nelson...
devamını gör...

oxford sözlük pacifism kelimesini savaş dahil herhangi bir şiddetin hiçbir koşulda haksız olduğu ve tüm anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği inancı olarak tanımlıyor.
ilk defa fransız barış aktivisti, hukukçu ve yazar émile arnaud tarafından kullanılan pacifsm terimi 1901'de glasgow'da evrensel barış kongresinde diğer aktivistler tarafından da kabul edilmiştir.
pacifism genelde passivism ile karıştırılmaktadır. pacifism aktif olarak barışı savunmak ve savaşa karşı çıkmak anlamına gelirken, passivism gerek politik gerek ise diğer alanlarda eylemsizlik anlamına gelmektedir.
pasifizm kendi içinde belli gruplara ayrılır. bbc sitesinde pasifizm 4 temel grupta ele alınmış. buradan
absolute pacifism - mutlak pasifizm : kendini savunma amaçlı olsa bile savaşın ve şiddetin ahlaki olmadığını savunur.
conditional pacifism - şartlı pasifizm : şiddeti önlemek, kendini savunmak, daha fazla şiddeti ya da daha kötü sonuçları önlemek adına belli şartlar altında sınırlandırılmış: ölçülü savaşın veya şiddetin kabul edilebilir olduğunu savunur.
selective pacifism - seçici pasifizm: sadece nükleer silahlar gibi toplu yıkıma neden olacak savaşlara karşıdırlar.
active pacifism - aktif pasifizm: politik anlamda savaşın durdurulması ve barış anlayışının yerleşmesi için aktif olarak çalışmanın gerekliliğine inanan pasifizm anlayışıdır.
pasifizm felsefesi ve inancı bugün kişisel inançlar anlamında ele alınmaktadır ve vicdani ret hakkının temelini oluşturur.
insanların askerlik hizmetine karşı vicdani ret hakkı insan hakları kapsamında ele alınır.
devamını gör...

(bkz: indomi noodle)
devamını gör...

ankara'nın genel olarak istanbul'a nazaran kaliteli insanlarıyla kazanacağı versus.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türk sinemasının kadrolu kayınçosudur. yeşilçam'da kendisi kadar iyi kayınço rolü yapan adam var mıdır? sanmıyorum...
- kibar feyzo - evlenmek isteyen zülfo
- namuslu - uyanık kayınço
- postacı (film) - latifciğimm!
- çöpçüler kralı - anasını mı öldürsek baba?
- züğürt ağa - azmış kayınço

bir yerde kayınço rolü mü var? erdal özyağcılar'a teslim edin efendim.
devamını gör...

doğada var olduğunu algıladığımız şeylere denir.
devamını gör...

tabancamı unutmuşum helada.
bu kısmı benim için ayrı bir mana taşımaktadır.
devamını gör...

rami malek tarafından canlandırılan mr. robot dizisinin başrolüdür.gündüzleri bir siber güvenlik uzmanı geceleri ise kanunsuz bir hacker olan elliot asosyal birisidir. hayatındaki herkesi hackleyen elliot’un hacklediği insanlara ait dosyaları nasıl sakladığını görünce insan biraz da tırsmıyor değil ondan. fazla konuşmaz ama sürekli kafasında etrafı izler yorumlar ve gözlemlediği kişileri kafasında sınıflandırır.

“dünyanın kendisi bile büyük bir aldatmaca. birbirimizi fikir gibi maskelediğimiz saçmalıklara doldurmaktan, sosyal medyada samimiyet taklidi yapmaktan başka ne yapıyoruz.” elliot alderson
devamını gör...

jacob=yakup
devamını gör...

gerçekten çok sinirliyim şu an benim başlığımı neden taşıyorsunuz?
ben bin kere kontrol ederek yapıyorum yapacağım işi. o başlık uygun olsa o başlığa yazardım zaten. insanların heveslerini kırdığınız için teşekkür ederim. sildim canım yazıyı. komple gideceğim yani o kadar sinirlendim.
devamını gör...

1993 yılında yayıma giren savaş / drama konulu bir filmdir. konusu gerçek bir hayat hikayesine dayanmaktadır. filmin ambiyansı, oyunculukları ve en önemlisi duygusal müziği filmi adeta üst noktalara taşıyan unsurlardır. yönetmenliğini steve stelberg'in üstlendiği 2. dünya savaşı ve sonrasında geçen olayların anlatıldığı bir filmdir. filmde dikkat çeken bir diğer unsur ise, geneli siyah - beyazın hakim olduğu ama sadece bir yerde kırmızı paltolu küçük bir kızın geçtiği yerdir. bu film, umutların ve acıların birbiriyle beraber olduğunu gösteriyor. ilk izlediğim zaman gerçekten belki saatlerce ağlamışımdır. ilk başta bu filmi bilmiyordum ve müziğini dinliyordum. müziği o kadar güzel ve hüzünlüydü ki bunun bir film müziği olduğunu öğrendim. öğrenir öğrenmez de direk schindler's list yazarak filmi açıp izledim. biraz uzun olsa da o kadar akıcı ve güzeldi ki bir çırpıda izleyip bitirdim. hala etkisinde kaldığımı söylemeliyim. izlemeyenler varsa mutlaka izlesin derim.

filmin ayrıntılı konusuna gelecek olursak; 2. dünya savaşı yıllarının nazi almanyasında bir girişimci olan oscar shindler, askeri alanda malzemeler üreten ve geliştiren bir fabrika kurar ve burada yahudileri çalıştırarak sermayesine sermaye katar. ilk başlarda her ne kadar bu insanlara karşı çok ılımlı olmasa da, gün geçtikçe ve savaşta ölen insanları gördükçe vicdanı sızlamaya başlar. bunları çok görmezden gelmeye çalışsa da vicdanı rahat etmez ve yahudileri bu savaştan kurtarabilmek ve onları yaşatmak amacıyla, ne kadar kişi varsa hepsinin bir listesini çıkarttırır. bununla görevli kişi ise yine bir yahudi olan, aynı zamanda oscar schindler'in arkadaşı itzhak stern'dir. birlikte ne kadar yahudi varsa isimlerini alırlar ve ellerinden geldikçe onları fabrikaya alarak canlarını kurtarırlar. ama bu fabrikada çalışmayan insanların çoğu öldürülmüştür ve sadece oscar schindler'in fabrikasında çalışan 1100 polonyalı yahudi kurtulabilmiştir. en sonunda oscar'ın konuşması ve insanların ona bu yaptıklarından dolayı minnettar olduklarını göstermesiyle duygusallaşır ve pişman olur. ama iş işten geçmiştir. sadece 1100 polonyalı yahudi kurtulmuştur ve onun sayesinde soyları tükenmemiştir. ve oscar öldüğünde soyları tekrar artan polonyalı yahudiler, her yıl onu anmak amacıyla mezarına gelerek bir taş koyarlar ve onun için dualar okurlar.


son olarak oscar'ın son sahnede konuştuğu anlam ve hüzün dolu cümleleri sizler için buraya yazacağım.


daha fazla insanı kurtarabilirdim. bu araba. satsam, goeth bu arabayı alırdı. arabayı neden satmadım ki? on kişi ederdi. on kişi. on kişi daha. bu iğne, iki kişi. bu altın. iki kişi. buna karşılık bana iki kişi verirdi. en azından bir. bana bir kişi verirdi, bir kişi daha. bir insan daha. bir insan, stern. bunun için… daha fazlasını kurtarabilirdim. kurtarmadım! kurtarmadım!

her kim bir hayat kurtarırsa, bütün dünyayı kurtarmış sayılır.

schinder: kuvvetli bir iraden var. irade güç demektir. evet, işte buna güç denir, bu yüzden de bizden korkuyorlar. onları istediğimiz gibi gebertebildiğimiz için korkuyorlar. onları öldürme hakkına sahip olduğumuz için bizden korkuyorlar. suç işleyen birini cezalandırabiliyoruz, adamı öldürüp kendimizi iyi hissedebiliyoruz. aslında buna güç denmez adalet denir, güç farklı bir şeydir. öldürme yetkisine sahip olup da öldürmüyorsan güçlüsündür.
goeth: demek sence güç bu?
schindler: evet güç bu amon, güç buna denir.


bir de filmin müziğinin bir başka versiyonu olanı dinlemeniz için aşağıya bırakıyorum. dinleyin, pişman olmazsınız.

https://youtu.be/nwsfa0ixnu8
devamını gör...

şeytanın ta kendisidir. hatta şeytan önünde diz çökmüştür. sadece türkleri değil, başka milletleri de kıymıştır. milyonlarca insanın katilidir. işkencelere tabi tutmuştur. stalin dönemindeki meşhur kızıl dönemde, iki milyondan fazla kişi tutuklanmış, yarım milyondan fazla insan idama çarptırılmıştır. tüm bunların dışında sürgün edilen milyonlarca insan.. açlıktan ve soğuktan milyonlarca ölüm..

türk birçok sanatçı-aydın, bilim ve fikir insanlarını öldürmüştür.* mesela; salman mümtaz, yusuf vezir çemenzeminli, magcan cumabay, bekir sıtkı çobanzade, ahmet baytursun ve çurmit şirioğlu..

devamını gör...

parktaki kedi ya da köpekleri sevmek,beslemek.
uçurtma izlemek.
hanımeli kokusuyla dolmuş bir sokaktan geçmek.
devamını gör...

öğrenciyken trenle eskişehir'e gitmek sebebiyle uğradığım gar. treni beklerken gar lokantasına girip bir şeyler atıştırır, bir iki bira atardım. bu lokantada bulunan lcd televizyonu çıkarsanız anında ambiyans 30 sene öncesine giderdi, öyle nostaljik ve keyifliydi. üç sene kadar önce kadıköy belediyesi'nin burada yapılan kitap fuarı sayesinde anılarım canlanmıştı ve en mükemmel kitap fuarı deneyimimi yaşamama vesile olmuştu. ayrıca tuvaletteki pisuar manzarası açık ara en kral tuvalettir.(bkz: swh)
devamını gör...

umarım her şeyi yoluna koyabilmişsindir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim