kocaman gözlü, masum bakışlı çocuk
allah'ım sana
gani gani rahmet eylesin.
devamını gör...

arada sırada ben de bakıyorum nickaltıma.
okuyorum ve mutlu oluyorum, yazanlara her okuduğumda içten teşekkür ediyorum.
gerçekten çok güzel bir his oluşuyor bende.
çünkü gerçek hayatta bu cümleleri duyacak kimsem yok.
tekrar sağolun, varolun.
devamını gör...

(bkz: yine birileri dolmuş)
(bkz: bardağı taşıran son damla olmak)
(bkz: canı sıkılmak)

hoşunuza gitmeyen her şeyi bu şekilde başlıklar açarak dillendirecekseniz, işimiz iş demektir.
devamını gör...

özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin

özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen

özlediğin, gidip görmek istedigin-
ama gidip göremediğin

özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen.
devamını gör...

hadi artık şu yemeğin narkoz etkisi bilim adamları tarafından açıklansın.

saatli bomba gibi yemek. mideye indirdin. süre başlıyor tik tak. 1 saat içinde göz kapanması, mayışma ve uyku hali bastırıyor. zaten öğlen saatlerinde tüketildiği için uyku durumundan bağımsız yatış durumuna geçiriyor beni. yedikten sonra araba falan kullanılmaz gözüm kapalı zor attım kendimi eve. etkisinden yeni çıktım 2 saattir ağzımı şapırdatarak koltuğa kürekle atılmış gibi duruyordum.

bu bir buçuk porsiyonun etkisi. dozu biraz artırıp iki porsiyon yersen direkt vefatto.

hazır konusu açılmışken bunun kolayla uyumu ne ya. osmanlı zamanında yaşayan kayserililerin bunu tadamamış olmasına seri üzgünn.
devamını gör...

gri kentin beyefendi yazarı güngör öcalın ikinci kitabı “ilk spekülatif büyük loca” geçtiğimiz aylarda çıktı. ilk kitabı olan türk masonluğunu sanırım 3 yıl kadar önce kendisinden imzalı olarak almıştım ve arkasından kitap hakkında uzunca bir sohbetimiz olmuştu. son derece türkçeye hakim, entellektüel, araştırmacı ve burası önemli ki kolay kolay bunu söylemem; benden çok daha kibar bir beyefendidir. kibarlık hususunda kendisiyle yarışırım. kaybederim ama gururlu bir ikincilik alırım.

ikinci kitabını yine adıma imzalı olarak aldım. tatil dönemine denk gelmesi nedeniyle kısa sürede okuyup bitirme fırsatı buldum. ilk kitabında “masonluk” tarihi hakkında detaylı bilgiler veren yazarın kitabı; adeta bir kaynak kitap, bilgi kaynağı olarak okuyuculara sunulmuştur. kapalı bir yapı olarak bilinen ve benim de hakkında çok bilgiye sahip olmadığım bu alanı okuyup, sohbetler edip bir nebze olsun konu hakkında aydınlanmama vesile olan yazar güngör öcal’a çok teşekkür ediyorum.

yazar emekli bir deniz subayıdır. uzun yıllar donanma ve nato’da görev yapmıştır. emekli olduktan sonra, araştırma ve yazma gibi önemli bir alanı, kitap ve yazılarında derinlemesine işlemiştir.

gelelim kitaba;

yok öyle çok spoiler. sonra okumuyonuz. ancak ilk kitabında türk masonluk tarihini okuyucularına aktaran yazar, bu kitabı ile dünyada masonluğun yapısı ve değişimini, belge ve kaynaklara dayanarak sunuyor diyebiliriz. m.ö 7 yy kurulan ve adına “kolejler” denilen masonluk yapısının ilk örgütlenmesinden, ingiltere büyük locasına, operatif masonluktan, spekülatif yapıya kadar geniş bir alana ışık tutuyor.

kitabın ilk sayfasına bir francis bacon sözüyle başlıyor ve tarihin sayfalarına doğru sizleri bir yolculuğa çıkarıyor. kitabın dili ise müthiş. okuyunca “kendi dilimize ihanet etmiş” gibi hissettim. oysa bilirim dillerin önemini. yazarın türkçeyi kullanma şeklini takdir ettim.

masonluk üzerine okumalar yapmış olsam da, hala bu yapının neden bu kadar kapalı olduğuna dair bir bilgim yok. saçma sapan amerikan filmleri, provakatif kitaplar ise zaten gerçeği yansıtmıyor. dan brown kitaplarına hiç girmeyelim zira “yok len öyle bir dünya.”

gelenekleri nelerdir? sembolleri gerçekten ne anlam taşır? amaçları nelerdir gibi sorular hala aklımda. bu anlamıyla yazar güngör öcal üçüncü kitabının çalışmalarına başlamış. tarihi ve değişim sürecini okuyuculara anlatan yazar, üzerinde çalıştığı üçüncü kitabı ile bu sorulara cevaplar arayacağını söyledi.

umarım serinin üçüncü kitabını da adıma imzalı alır ve bir kahve eşliğinde tekrar sohbet edebilme imkanı bulurum.

kitabın görseli;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ifşanın görseli;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

böyle mahlas seçersem olacağı budur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ömür hanım

güzelliğin geçici olmadığını senden öğrendim
emeğin aşktan büyük bir hazine olduğunu senden
zaman, kaküllerinden doğar topuklarından batardı
al yeşil soluğum, yarasına döndüğüm, sözümün sahibi
sevmenin, dünyayı sevmek olduğunu senden öğrendim.
2015
devamını gör...

"ulan seferoğlu sıtkı'nın bizim çuvalda ne işi var!"
(bkz: tosun paşa)
devamını gör...

izlemeye yeni yeni başladığım ve dördüncü sezona geçtiğim dizi. günlerimi eğlenceli geçirmemi sağlıyo evet ama bazı bölümlerde hüznü de tadıyosun. bir kaç bölümden fazlasını bir günde izlemiyorum. dizi kamera nasıl bir karakter olurun adeta örneği. michael seninle ortak yanlarımız var, seni hem seviyorum hem de eh ama bunu da yapma diyorum utanç duyuyorum ama gülüyorum da... geçen gün mutfakta tost makinesini alırken önünde olan eşyalar, alttakı örtüden kaya kaya öne gelmiş. o sırada tostun iç malzemelerini hazırlıyodum. yanımda da annem vardı. onlar tam düşeceği an öyle bi koşmuştu ki tutmak için buna normalde gülerim ama kısa sürer. zihnimde dizinin kamera hareketleri işte yüze yapılan zoomlar belirdi anlık ofisin mutfağında bi bölüm çekmişim gibi dakikalarca güldüm. güldüm de bi kendim güldüm. sonra da gerçekliğe döndüm, paşa paşa yaptım yedik tostu. ha gün içinde gülmeye de devam ettim o ayrı. kadına anlatsam izlemeden tam olarak da anlamaz.
velhasıl sanki o ofistesin ve o ofistekiler senin evinde. bitmesini hiç istemeyerek izlemeye devam.
devamını gör...

bir sagopa kajmer şarkısıdır. aynı zamanda kişinin ölmeden önce isteklerini içeren bir belgedir.
devamını gör...

--! spoiler !--

it was the best of times, it was the worst of times, it was the age of wisdom, it was the age of foolishness, it was the epoch of belief, it was the epoch of incredulity, it was the season of light, it was the season of darkness, it was the spring of hope, it was the winter of despair, we had everything before us, we had nothing before us, we were all going direct to heaven, we were all going direct the other way – in short, the period was so far like the present period, that some of its noisiest authorities insisted on its being received, for good or for evil, in the superlative degree of comparison only.

(gbkz: a tale of two cities)

--! spoiler !--

meali:

--! spoiler !--

zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana - sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece 'daha' sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.

(gbkz: iki şehrin hikayesi)

--! spoiler !--
devamını gör...

canı istememiştir öğrenmemiştir. yıllardır erkeklerin bilmemesi sorun olmuyor da günümüzde bir kesim kadının bilmemesi mi sorun?
devamını gör...

evli bile olsalar saçma bulduğum olay . oldu olacak tek kimlik kullanın.
devamını gör...

vücuttaki organları yansıtan enerji bölgelerinde ki sinir noktalarının çeşitli tekniklerle uyarılmasının, ortaya elektrokimyasal mesajlar çıkarması ve bu mesajların nöronlar yardımı ile ilgili organları uyarması prensibiyle çalışır. ayak, kulak, yüz ve elde bulunan belli noktaların parmaklar ve çeşitli el taktikleriyle tetiklenmesi sonucu, salgı bezlerinin ve organların dengelenmesine yönelik alternatif bir tedavidir.

bir tür denge masajı olan refleksoloji, kişinin kendisini fiziksel, duygusal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlar. vücudun doğal dengesini bulmasına yardımcı olur. refleksolojide ayaklar vücudun aynası ve haritası olarak kabul edilir. yukarıda adı geçen organlara da uygulanmakta ancak ayakların önemli bir yeri vardır bu teknikte. bütün gün vücudumuzu taşmakla gerçekleştirdiği temel görevlerinin yanında ayaklarımız vücuttaki kötü enerjinin atılmasını da sağlar. vücutta biriken toksik maddelerin atılmasını sağlayan detoks bantları bu yüzden ayaklara yapıştırılır. çorapla uyunmaz denmesinin ve çıplak ayakla toprağa bastığımızda gelen rahatlamanın da bununla ilgisi vardır.

insan bedeni içerisinde aktığı kabul edilen chi enerjisinin kanalları insan streslendiğinde tıkanır. bu kanalların tıkanması vücudun iç enerji dengesinin bozulmasına sebep olur ve vücut hastalıklara açık hale gelir. refleksoloji bu tıkanan kanalların yeniden açılmasını ve vücut içerisindeki enerji akışını yeniden sağlaması ile vücudun kendi kendini tedavi etme yeteneğini harekete geçirmiş olur.

bu zamana kadar ulaşılan en iyi sonuçlara göre, refleksoloji herhangi bir tıbbi durum için etkili bir tedavi ortaya koyamamıştır. tıbbi tedavileri destekleyici yardımcı iyileştirme tedavisidir. ülkemizde bir tek ayakların değil tüm vücudun refleksolojiye maruz bırakması gerektiğini düşünmekteyim. hatta çıplak ayakla toprağa basmak da yetmeyebilir, bütün vücutla toprak içerisinde tepinilmesi gerekebilir ülkenin ruhsal bakımdan rahatlayabilmesi için..

refleksoloji, bu konunun uzmanı doktorlar tarafından uygulanması gereken bir yöntemdir. podiatristler ve podologlar tarafından yapıldığı bilinmekte fakat ayak fetişi kişiler 'ne varmış onda canım, ayak benden sorulur bende yaparım elbet' diyerek bu yolda yürümeye çalışabilirler, o işin sonu farklı yerlere gidebilir. * aman dikkat.!
devamını gör...

mini etek sensin özgürlük de sana girsin ya..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir arkadaşımdan geldi.
"kanka beni bir adam sürekli arayıp duruyor senin telefonundan arayıp onu tehdit edelim mi?"


lan ben mafyamıyım neden adam tehdit edeyim?
devamını gör...

takıntılı ve organize bir şekilde atatürkçülere saldıran kürtçünün önde gidenidir. atatürk mezardan kalkıp partisinin bu tip beşinci kol manipülatörler tarafından teslim alındığını görseydi tamamını meclisin önünde sallandırırdı. bu arkadaşın ve sözlükte kurduğu çetenin en baskın ve karakteristik özelliği demokrat takılıp kendilerinden olmayan herkesi iftira ile karalamak stratejisi üzerine kurulu. zaten bu patolojik bozukluk genelde bir terör örgütüne ideolojik saplantı duyan veya seyit rıza gibi ilkel ve feodal tiplere hayranlık duyan sıkıntılı profillerde görülen bir belirti. kendisine acil şifalar diliyorum.
devamını gör...

farsça gönül yükü anlamına gelen kelime
bazı insanlar geçiyor gidiyor hayatımız dan geri sadece gönüle bıraktıkları bâr-ı dil kalıyor
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim