"termodinamik komik bir konudur. ilk defa öğrendiğinizde, ne olduğunu anlamazsınız bile. ikinci defa üzerinden geçtiğinizde, bir iki nokta hariç anladığınızı düşünürsünüz. üçüncü defa baktığınızda ise, anlamadığınızı bilirsiniz, ama o zamana kadar konuya alıştığınız için bu sizi o kadar rahatsız etmez."

arnold sommerfeld
devamını gör...

şu domuzlara bi huzur verin be..
devamını gör...

recep tayyip erdoğan'ın konuşmaya giriş cümlesidir ve aklıma hep şu karikatürü getirir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tarihin en iyisi demek çok geniş bir alanı kapsıyor, ama dark fantasy tarihinin en iyi animesi berserk (1997)'tir büyük bir çoğunluğa göre, ki bu çoğunluğa ben de katılıyorum.
devamını gör...

bir realite.
eskiden neydi öyle ya hu, bir yağardı, ben diyeyim 60cm, sen de 1,5metre kar yağardı.
ama şimdi öyle mi? ya yağmıyor ya da minnacık, yerde tutmayacak şekilde bırt diye yağıyor.

iklimler değişiyor, hayat akıp gidiyor...

kar !!!
yağman lazım dostum, kardan adam yapacağız daha.
devamını gör...

yeni gitar çalmaya başlayanların çok sevdiği, herkese çalmak istediği metallica parçası.

1992 wembley performansları ayrı bir lezizdir
devamını gör...

her neden ve nasılsa bana evimin salonu samimiyetini veren sözlük.
devamını gör...

idam cezasına çarptırılmış bir kadının, (firdevs) erkek egemen dünyanın çarkları arasında sıkışmışlığını, yaşamı, sevgiyi ararken her defasında hayalkırıklığına uğramasını anlatan eserdir. kadın olmak, evlilik, fahişelik, namus gibi kavramları sorgulamamıza neden olur. ben firdevs'i sevdim, çoğu kadından daha fazla fahişe değildi. göz atmak ya da okumak isteyen olursa diye e-kitap bağlantısını da şuraya iliştiriyorum:

hattusa.live/kitaplar/neval...
devamını gör...

kısaca bir sözle özetlenebilir.

“özledim gözlerini beş dakika uyan az,
çok değil gözlerinin kabesinde bir namaz.”

ne kadar derin ne kadar anlamlı bir duygudur özlemek. herşeyi özetleyebilecek belki de uğruna sayfalarca şey anlatılabilecek bir duygunun bir kelimeye sığdırılması çok manidar değil mi?
devamını gör...

amerikalı romancı, hikâye yazarı ve gazeteci.
basit yazma tekniği ve sade üslubuyla 20. yüzyıl kurgu romancılığını etkilemiştir.
devamını gör...

"acaba kolay yoldan nasıl para kazanırım?" sorusunun karşılığıdır. bir o kadar adaletsiz, bir o kadar rezalettir ayrıca.*

herkes influencer herkes youtuber. tayt linki fincan linki rujumu çok sormuşsunuz hemen onun linki, kahveme hindistan cevizi yağı koydum al bu da linki..
kim link istiyor bunlardan?

bakın içerik üretmek böyle bir şey değil, içerik üreticiliği hiç değil. hiç bir anlamı olmayan, katma değer üretmeden yaptığınız şeyler size niteliksiz, ergen bir takipçi kitlesi yaratır. muhtemelen askılı fotoğraflarınızla masturbasyon yapacak olan kitle. siz de influencer değil takipçi sayısı fazla olan sıradan bir salak olursunuz.

"1 günüm" diye videolar, instagram reels ler, storyler havada uçuşuyor. kimse de demiyor ki sen kimsin, senin bir gününü kim merak etsin g*tü boklu.
bu işi hakkı ile yapan influencerların giydiği hamam takunyası bile bir fotoğrafı ile yok satar, satış rekorları kırar. öyle bir hayran kitlesi vardır. yaptığı her şey trend olur.
gelmiş 1 günüm diye video yapıyor müptezel cahil.
devamını gör...

önemli olan yazdıklarıdır bence.
devamını gör...

sizin ondan hoşlandığınızı bilmeyen bireyin ortamda sevdiği bir bireyden bahsetmesi.
devamını gör...

uçurulması olası ve ayrıca dikkat çekmek isteyen yazar başlığı. he anam he canım sensin en büyüksün devam aynen.
devamını gör...

ulaş bahadır'ın madımak carina'nın günlüğü adlı filminin izlenmesini tavsiye ederim.
izlerken nefesiniz daralıyo,içiniz acıyor ve bunu yapan şuursuz canavarlarla aynı oksijeni soluduğunuz için utanıyorsunuz.
devamını gör...

bir baba ve oğulun, altı yabancıyı bir araya getirip soygun yaptırmalarını ve sonrasını anlatan bir tarantino filmi. filmde herhangi bir soygun sahnesi olmamasına rağmen bize nasıl gerçekleştiğini ince ince işlediler. hızlı ilerleyen ve sürekli hareketli olan bir film.


filmin son sahnesinde eddie'yi kimin vurduğunu anlamak için birkaç kere izleyip mr. white olduğunu fark ettim. o an mr.pink vurdu heralde diye düşünmüştüm.

ayrıca mr. orange'ı vuranın sıradan bir vatandaş olması güldürdü...

devamını gör...


adı yunanca chronos (zaman) ve logos (söz) sözcüklerinden türetilmiş, zamanı sıralayan ve olayları meydana geldikleri sıraya yerleştirmek için kullanılan bir yöntemdir. takvim sistemleriyle yakından ilgili olan insanlık tarihini kaydetmek için kullanılan kronoloji sistemleri, bunları kullanan insanların amacına, karmaşıklık derecesine ve becerilerine göre kapsam, doğruluk ve yöntem açısından farklılık gösterir.

tüm olayları meydana geldikleri sırayla ve doğru orantılı aralıklarla sabit bir ölçekte yerleştirmeyi amaçlayan bilimsel kronoloji, birçok disiplinde kullanılmaktadır ve çok geniş çağları kapsama almak için kullanılabilir. örneğin astronomi, binlerce milyon yıldaki kozmik olayların sırasını ölçer; jeoloji ve paleontoloji, dünya'nın ve yaşamın evriminin izini sürerken, yüzlerce veya binlerce milyon yıllık dönemleri kullanmak durumundadır. bunların kapsamı, doğruluğu ve yöntemi, ayrılmaz bir şekilde bağlı oldukları takvim sistemlerine göre değişiklik gösterdiği gibi, bunları kullanan insanların amacına, karmaşıklık derecesine ve becerisine göre de değişir.

antik tarihsel kronolojileri bilimsel kronoloji ile ilişkilendirmek zordur. eski halkların referans terimleri, modern standartlara göre değerlendirildiğinde belirsiz ve tutarsızdı ve yazıt ve yazılarının çoğu kaçınılmaz olarak zaman içerisinde ortadan kaybolmuştur.

arkeolojik kazıların sonuçlarıyla kayıtlarındaki boşluklar giderek daha fazla doldurulmakta ve tutarsızlıkları giderilmektedir. bu bulgulara rehberlik eden bilim adamları, önceden geçici olarak yapılmış kronolojik yeniden yapılandırmaları doğrulayabilir, çürütebilir veya değiştirebilir. astronomik hesaplama ve radyoaktif karbon içeriğiyle tarihlendirme yöntemleri, antik kronolojileri düzeltme çalışmasında da yardımcı olmaktadır.



kaynak
devamını gör...

babamı kaybedeli daha 2 ay bile olmadı, hala ölmüş olduğunu kabullenemiyorum her an çıkıp geri gelicek gibi hissediyorum. keşke gelse diyorum tüm bunlar şaka olsa diyorum ama yok. babamdan rahmetli diye bahsettiklerinde tuhafıma gidiyor. kabrine gidince toprağın altında yatıyor olmasını babama konduramıyorum, yakıştıramıyorum. yağmur yağıyor düşünüyorum orada yağmurda ıslanır. babam daha 50 yaşında bile değildi çok ani bir şekilde kaybettik. sonra babama kızıyorum bizi neden bu kadar erken bıraktı diye. yaşı daha büyük olsaydı belki bu kadar canım yanmazdı çünkü biliyorsun ki yaşlı insanların zamanı azalmış gidecekler. ani ve genç ölümleri kabullenmek çok daha zor, o kişi babaysa daha da zor. en son gece üstümü örttü sonra da sabah işe gitti sonrası da yok. babamı bir daha asla göremeyeceğim, sarılamayacağım onunla derteleşemeyeceğim. bu kısmını daha kabullenemedim bile. babamın yokluğundan çok babamın genç yaşta ölmesine üzülüyorum giden genç canına üzülüyorum. çünkü görecek yaşayacak çok şeyi vardı ama o hiç birini göremeyecek artık. içimdeki o sızı hala ilk günki gibi geçmiyor. hem kendimi çok güçlü hem de çok güçsüz hissediyorum.babam ani öldüğü için annemi ve kardeşimi kaybetmekten artık daha çok korkuyorum. sonra düşünüyorum annem ve kardeşim dışında benim canımı ne yakabilir böyle? hiçbir şey. hayatta her şeyin bir çaresi var ama ne yazık ki ölümün çaresi yok.
devamını gör...

orijinal ismi hotaru no haka olan, türkçeye ateşböceklerinin mezarı olarak çevrilen 1988 yapımı animasyon film. ısao takahata tarafından yazılmış/yönetilmiş olup studio ghibli imzasıyla çıkmıştır (ısao takahata, hayao miyazaki ile studio ghiblinin kurucusudur).
2. dünya savaşı'nın yavaş yavaş sonlarına gelinirken amerika japon karasını havadan aralıksız bombalamaya başlamıştır. hikayemiz de tam olarak böyle başlar zaten. fakat bu hikayede öyle kahraman askerler cesur komutanlar falan yoktur. hikaye iki japon çocuğun/kardeşin hikayesidir ve otobiyografik bir romandan uyarlanmıştır (ayrıntı için spoilerlı yeri okuyabilirsiniz)


--! spoiler !--

film akiyuki nosaka'nın, 2. dünya savaşı'nda açlıktan ölen kızkardeşinden özür dilemek amacıyla yazdığı hotaru no haka isimli kısmi otobiyografik romanından uyarlanmıştır.

--! spoiler !--

hikayenin konusundan daha fazla bahsetmeyeceğim. izlememiş iseniz, kimsenin sizi rahatsız etmeyeceğinden emin olduğunuz bir zamanda alın battaniyenizi çekilin köşenize ve sessizce izleyin filmi. zira filmin her bir karesi bir sanat eseri gibi, müziklerinden bahsetmiyorum bile..

trivia: kimsesizlerinkimiraikkonen yazarının en sevdiği filmlerdendir kendisi. en sevdiği filmleri defalarca izlemeye bayıldığı halde bu filmi toplamda ancak iki kere izleyebilmiştir. ikisinde de uzunca süre etkisinde kalmıştır. bu sebeple daha fazla izleyememiştir.
devamını gör...

bir idam mahkûmunun son günü
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim