güne bir söz bırak
"senin kocanın evi yok!"
müge anlı
müge anlı
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
sakin kalabilmek.
devamını gör...
sigara izmaritini küllük varken yere atan sığır
sığır demeyelim lütfen. sığırlar topluma gerek eti gerek sütü ile faydalı olan değerli canlılardır. o insanlar için "şahsiiyetsiz" ve "karaktersiz" kelimelerini kullanabiliriz.
devamını gör...
burun estetiğinin aşırı yaygınlaşması
milletin dini imanı sosyal medya ve fotoğraf olmuş. şaşırtmayandır.
devamını gör...
dünyanın en korkunç hastalığı
birey için mi toplum için mi diye düşündüren başlık.
devamını gör...
sevgilisi olmayan bireylerin yaptıkları
her gece yastığımıza sarılıp ağlıyoruz.
neden mi yastık? takdir edersiniz ki sarılacak kimsemiz yok!
neden mi yastık? takdir edersiniz ki sarılacak kimsemiz yok!
devamını gör...
madalya müracaatları
psikoloji alanında
varoluşsal kaygılar: #316178
spotlight effect: #765489
çocuk istismarı: #145072
erik erikson: #134603
bağlanma teorisi: #95243
sahte anne deneyi: #76084
freud'un psikoanalitik kuramı: #191311
tüketim psikolojisi: #540866
etkileşimli kitap okuma: #399532
edimsel koşullanma: #226009
kitap/ yazar
daha: #164147
gözlerimi kaparım vazifemi yaparım: #163641
az (kitap): #33555
ilk öğretmenim: #913495
magic shop: #56488
alemdağ'da var bir yılan: #447277
rıfat ılgaz: #463706
feminizm herkes içindir: #414481
en iyi türk yazar: #638832
film
do-ga-ni: #62343
züğürt ağa: #201480
split: #327464
bilgi
dna: #90055
smeraldo: #47790
mağara alegorisi: #263995
küresel eşitsizlik: #203038
müzik
kim taehyung: #219600
jeon jungkook: #220629
winter bear: #742212
tarih (bilgi)
27 mayıs 1960 darbesi: #400253
11 kasım 1938 cumhurbaşkanlığı seçimi: #400164
dilde sadeleşme çabaları: #400138
cadı avı: #329556
tanzimat dönemi'nde moda: #328639
varoluşsal kaygılar: #316178
spotlight effect: #765489
çocuk istismarı: #145072
erik erikson: #134603
bağlanma teorisi: #95243
sahte anne deneyi: #76084
freud'un psikoanalitik kuramı: #191311
tüketim psikolojisi: #540866
etkileşimli kitap okuma: #399532
edimsel koşullanma: #226009
kitap/ yazar
daha: #164147
gözlerimi kaparım vazifemi yaparım: #163641
az (kitap): #33555
ilk öğretmenim: #913495
magic shop: #56488
alemdağ'da var bir yılan: #447277
rıfat ılgaz: #463706
feminizm herkes içindir: #414481
en iyi türk yazar: #638832
film
do-ga-ni: #62343
züğürt ağa: #201480
split: #327464
bilgi
dna: #90055
smeraldo: #47790
mağara alegorisi: #263995
küresel eşitsizlik: #203038
müzik
kim taehyung: #219600
jeon jungkook: #220629
winter bear: #742212
tarih (bilgi)
27 mayıs 1960 darbesi: #400253
11 kasım 1938 cumhurbaşkanlığı seçimi: #400164
dilde sadeleşme çabaları: #400138
cadı avı: #329556
tanzimat dönemi'nde moda: #328639
devamını gör...
her günü son günmüşçesine yaşamak
t: yarın yokmuşçasına yaşamak.
hayatımı bu şekilde yaşıyorum ya da geçmişte bu şekilde yaşadım diyen birtakım insan tanıdım. bu kişilerde fark ettiğim bazı ortak özellikler vardı; kendilerini tamamen bu düşünceye adadıklarını iddia eder (ben şahsen kimsenin "yarın yok" fikrine tamamen inanarak yaşayacağını sanmıyorum.) , ara sıra uyuşturucu kullanır(esrar,kokain) ve hayatlarını çok hızlı bir biçimde yaşamaya çalışırlardı.
bu tanıdıklarım arasında, geçmişte bu şekilde yaşamış olanlar zirveyi ve dibi görmüştü. henüz dibi görmemiş olanlar ise hayatın her nimetini tüketmeye çalışır ancak ironik bi şekilde kendilerini tüketirlerdi. bununla kalmayıp beraber oldukları insanları da tüketmeye çalışırlardı. sürekli bir şeyler yapmak, bir aktivite içerisinde bulunmak isteyen , ceplerinde 200 lira varsa o 200 lira bugün bitmeli diyen insanlardı bunlar. maalesef ben de tüketilmeye çalışılan insanlar arasında yer aldım bir kez. çoğu istediği şeyi reddetmek mecburiyetinde kalıyordum ve bu da doğal olarak ilişkinin bitmesini sağladı.
bu ilişkinin öncesinde hayat nasıl yaşanmalı sorusunun cevabını hiç düşünmemiştim. ailemi üniversiteden mezun etmeye çalışırken bir gerçeğin var olduğuna inanır ve sık sık bunu düşünürdüm. planlarım vardı ve bu planlarımı gerçekleştirdiğimde gerçeği bulacağımı, artık mutlu bir insan olacağımı düşünürdüm. bu tecrübeyi edindikten sonra bir şeyler fark etmeye başladım dostlar. sürecin kendisinden keyif almak yerine bir sonuçta gerçeği bulacağıma inanmak ve bu sonuçtan tatmin olma beklentisi ahmaklıkmış. çünkü asıl gerçek, sürecin ta kendisiymiş. hayat, zamanı yavaşlatabildiğimiz sürece güzelmiş.. insan her anın tadını çıkarırken bir yandan da geleceğe yönelik planlar yapmalı, yarını düşünmeli. her şey, dengede olduğu sürece güzelmiş dostlar.
bahsettiğim insan tipinden kaçınız lütfen. ayrıca the queen's gambit(dizi)'sindeki beth karakteri gibi de yaşamayın bu hayatı. çünkü isaac asimov der ki: “ hayat, satrancın aksine şah-mattan sonra da devam eder.”
john ruskin'in bu konu üzerine bir alıntısını da bırakayım.
"saatte yüz mil katederek yer değiştirmek, gücümüzü, mutluluğumuzu ve bilgimizi bir nebze bile arttırmayacaktır. daha fazla şey görebilmek için yavaş yürümek gerekir, hızlı yürümek bize bir şey kazandırmaz. asıl değerli olan düşüncedir ve bakıştır, hız değildir. gerçek insan olmak isteyenler, yavaş gitmekten zarar gelmeyeceğini bilmelidir, çünkü insanın zaferi gitmekte değil, var olmaktadır."
hayatımı bu şekilde yaşıyorum ya da geçmişte bu şekilde yaşadım diyen birtakım insan tanıdım. bu kişilerde fark ettiğim bazı ortak özellikler vardı; kendilerini tamamen bu düşünceye adadıklarını iddia eder (ben şahsen kimsenin "yarın yok" fikrine tamamen inanarak yaşayacağını sanmıyorum.) , ara sıra uyuşturucu kullanır(esrar,kokain) ve hayatlarını çok hızlı bir biçimde yaşamaya çalışırlardı.
bu tanıdıklarım arasında, geçmişte bu şekilde yaşamış olanlar zirveyi ve dibi görmüştü. henüz dibi görmemiş olanlar ise hayatın her nimetini tüketmeye çalışır ancak ironik bi şekilde kendilerini tüketirlerdi. bununla kalmayıp beraber oldukları insanları da tüketmeye çalışırlardı. sürekli bir şeyler yapmak, bir aktivite içerisinde bulunmak isteyen , ceplerinde 200 lira varsa o 200 lira bugün bitmeli diyen insanlardı bunlar. maalesef ben de tüketilmeye çalışılan insanlar arasında yer aldım bir kez. çoğu istediği şeyi reddetmek mecburiyetinde kalıyordum ve bu da doğal olarak ilişkinin bitmesini sağladı.
bu ilişkinin öncesinde hayat nasıl yaşanmalı sorusunun cevabını hiç düşünmemiştim. ailemi üniversiteden mezun etmeye çalışırken bir gerçeğin var olduğuna inanır ve sık sık bunu düşünürdüm. planlarım vardı ve bu planlarımı gerçekleştirdiğimde gerçeği bulacağımı, artık mutlu bir insan olacağımı düşünürdüm. bu tecrübeyi edindikten sonra bir şeyler fark etmeye başladım dostlar. sürecin kendisinden keyif almak yerine bir sonuçta gerçeği bulacağıma inanmak ve bu sonuçtan tatmin olma beklentisi ahmaklıkmış. çünkü asıl gerçek, sürecin ta kendisiymiş. hayat, zamanı yavaşlatabildiğimiz sürece güzelmiş.. insan her anın tadını çıkarırken bir yandan da geleceğe yönelik planlar yapmalı, yarını düşünmeli. her şey, dengede olduğu sürece güzelmiş dostlar.
bahsettiğim insan tipinden kaçınız lütfen. ayrıca the queen's gambit(dizi)'sindeki beth karakteri gibi de yaşamayın bu hayatı. çünkü isaac asimov der ki: “ hayat, satrancın aksine şah-mattan sonra da devam eder.”
john ruskin'in bu konu üzerine bir alıntısını da bırakayım.
"saatte yüz mil katederek yer değiştirmek, gücümüzü, mutluluğumuzu ve bilgimizi bir nebze bile arttırmayacaktır. daha fazla şey görebilmek için yavaş yürümek gerekir, hızlı yürümek bize bir şey kazandırmaz. asıl değerli olan düşüncedir ve bakıştır, hız değildir. gerçek insan olmak isteyenler, yavaş gitmekten zarar gelmeyeceğini bilmelidir, çünkü insanın zaferi gitmekte değil, var olmaktadır."
devamını gör...
ara verelim diyen sevgili
bi ara verelim, şöyle bi kafamı çıkarayım bakayım. sonra tekrar sıkılırsam dönerim sana. ama ayrılmıyoruz bak ha ara veriyoruz sadece. cepte durmaya devam et.
devamını gör...
philip k. dick
hayranları arasında pkd olarak anılan, amerikalı bilim kurgu roman yazarı. aynı zamanda yalnızca yazar değil kuramcıdır da. simulakra adlı eserinin her ne kadar ülkemizde baskısı tükenmiş durumda olsa da bir yerlerden bulup buluşturup o eksiği tamamlamak şart. ayrıca (bkz: do androids dream of electric sheep) ...
ben düşlüyorum.
elliden fazla yayınlanan romanının yalnızca on-on iki tanesi (thank to 6:45 dükkan) türkçeye çevrilmiş ve yayınlanmıştır. en son android ve insan kitabını okumuş; dalgacılığına, bakış açısına yine hayran kalmıştım. bugün jean baudrillard'ın baştan çıkarma üzerine adlı kitabını okurken, kitabın porno-stereo bölümünün başlangıcını pdk ile yaptığını gördüm. şöyle:
''beni odana götür ve düz
senin sözcük dağarcığında
insanda arzu yaratan
tarifsiz bir şeyler var''
ben düşlüyorum.
elliden fazla yayınlanan romanının yalnızca on-on iki tanesi (thank to 6:45 dükkan) türkçeye çevrilmiş ve yayınlanmıştır. en son android ve insan kitabını okumuş; dalgacılığına, bakış açısına yine hayran kalmıştım. bugün jean baudrillard'ın baştan çıkarma üzerine adlı kitabını okurken, kitabın porno-stereo bölümünün başlangıcını pdk ile yaptığını gördüm. şöyle:
''beni odana götür ve düz
senin sözcük dağarcığında
insanda arzu yaratan
tarifsiz bir şeyler var''
devamını gör...
guilty pleasure
üstteki yazarlardan biri yakınında kimse yokken her şeye küfrettiğini söylemiş. ben yanımda birinin olup olmaması umrumda değil, her an her şeye en yaratıcı küfürlerimi "kısık seske" takdim ediyorum. mesela;
-dayı o araba oraya mı parkedilir be alimünyim
-aliminyüm dilencisi git çalış elin tutuyor
-lan maskeni taksana orman çocuğu
-sosyal mesafe ananın damına mı kaçtı güzel kardeşim?
-boğa mısın aliminyüm niye kırmızı ışıkta geçiyorsun?
-o izmariti gölüne sokarım canım benim kaldır onu
-of yine yer isteyecek damına çaktığım teyzesi
şöyle bi baktım da ne kadar gerginmişim aliminyüm.
-dayı o araba oraya mı parkedilir be alimünyim
-aliminyüm dilencisi git çalış elin tutuyor
-lan maskeni taksana orman çocuğu
-sosyal mesafe ananın damına mı kaçtı güzel kardeşim?
-boğa mısın aliminyüm niye kırmızı ışıkta geçiyorsun?
-o izmariti gölüne sokarım canım benim kaldır onu
-of yine yer isteyecek damına çaktığım teyzesi
şöyle bi baktım da ne kadar gerginmişim aliminyüm.
devamını gör...
maliye bakanı olarak tuzluk atamak
devamını gör...
al pacino
kadın kokusu filminde yardırır.
devamını gör...
geceye ilginç bir bilgi bırak
-ketçap 1830´lu yıllarda ilaç olarak satılırmış.
devamını gör...
çocukken oynanan oyunlar
umarım karıncaları yalnızca biz dövüştürmüyorduk?
devamını gör...
psg (yazar)
kendisiyle hiçbir alıp veremediğim olmayan fakat kendisine kitap yollanırsa çok üzüleceğim yazar.
bilen bilir; sözlükte 800 tanıma ulaşamamış ancak entryleriyle bir şeyler öğreten çok yazar var. onlar varken iki kelimelik tanımlarla kitap kazanan hiçbir yazara müsamaha gösterilmemeli.
kusura bakmasın, olan bu.
bilen bilir; sözlükte 800 tanıma ulaşamamış ancak entryleriyle bir şeyler öğreten çok yazar var. onlar varken iki kelimelik tanımlarla kitap kazanan hiçbir yazara müsamaha gösterilmemeli.
kusura bakmasın, olan bu.
devamını gör...
normal sözlük bağımlılığı
maalesef bende de olan durumm. sınava 2 ay kalmış ben saatlerdir sözlükteyim yine.* kafa iznine çıkayım diyorum 2 gün sonra şıp yine sözlükteyim.* moderatörrllerrrrr hesabımı 2 ay boyunca kilitleyebilir misiniz acaba???*
devamını gör...
güne ingilizce bir söz bırak
all's well that ends well.
sonu iyi biten her şey iyidir.
w. shakespeare
sonu iyi biten her şey iyidir.
w. shakespeare
devamını gör...

