spirito libero (yazar)
aynı yerde olunca renkleri farklı görmemizin bir önemi kalmıyor.
ister mavi görelim denizi, ister kırmızı olsun güneş. hiç önemli değil.
yeter ki özgür olsun ruhumuz.
bu yazarımız da hem nickiyle hem de tanımlarıyla özgür olmayı hatırlatıyor bana. varlığıyla bizi onurlandırmaya devam etsin lütfen.
huzurlu günler dilerim. *
ister mavi görelim denizi, ister kırmızı olsun güneş. hiç önemli değil.
yeter ki özgür olsun ruhumuz.
bu yazarımız da hem nickiyle hem de tanımlarıyla özgür olmayı hatırlatıyor bana. varlığıyla bizi onurlandırmaya devam etsin lütfen.
huzurlu günler dilerim. *
devamını gör...
normal sözlük dertleşecek yazarlar veri tabanı
istediğiniz gibi derdinizi anlatabilirsiniz bazen hiç tanımadığını birisine daha çok güveniyor daha çok açılıyor insan
devamını gör...
ali lidar
"ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil
nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan.
belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü
biraz nietzsche biraz kant kafan karışmış belki
parlıamanet'i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı?
pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi.
iyi kitaplar okudum bir boka yaramadı..
ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum
durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar
sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız
işin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık.
küsmesi,barışması,ayılması,bayılması
hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması
meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi.
bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
hepsi ağzıma sıçtı..
ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister
seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik..
içime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
ben seni severim sevmesine de
iş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim"
şeklinde alengirli şiirin sahibidir kendileri. severek takipteyiz.
nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan.
belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü
biraz nietzsche biraz kant kafan karışmış belki
parlıamanet'i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı?
pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi.
iyi kitaplar okudum bir boka yaramadı..
ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum
durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar
sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız
işin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık.
küsmesi,barışması,ayılması,bayılması
hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması
meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi.
bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
hepsi ağzıma sıçtı..
ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister
seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik..
içime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
ben seni severim sevmesine de
iş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim"
şeklinde alengirli şiirin sahibidir kendileri. severek takipteyiz.
devamını gör...
aynı gün doğanlar
ne kadar muhteşem bir bilgi allah'ım yarabbim! şu sıralar tam da ihtiyacımız olan şey.
lütfen en sevdiğiniz renklerine yazınız. çok merak ediyorum.
lütfen en sevdiğiniz renklerine yazınız. çok merak ediyorum.
devamını gör...
bazı şeylerin tekrar edilmeye ihtiyacı olması
yetmemesinden kaynaklı olabilir. mesela çok sevdiğin birine veda ederken ona sımsıkı sarılırsın ama yetmez. biraz uzaklaşırsın dönüp tekrar sarılırsın ya da sarılmak istersin. ya da bazı anlar öyle güzeldir ki tekrar tekrar yaşamak istersin. çok sevdiğin bir filmi yeniden izlemek gibi. aynı espriye yine gülersin, saniyesine kadar ezberlersin. yetmiyor işte. o sımsıkı sarılmak ya da ağız dolusu gülmek yetmiyor. insan yinelemek istiyor..
devamını gör...
250 yıllık güneş saatinin badanayla boyanması
burada en suçsuz olan kişi boyacıdır. durumu farkederek yetkiliye "bu tarihi cami! burayı da boyayacak mıyız?" diye sorması ekstra ince bir hareket olur. ne olduğunu bilmiyorsa kızılamaz.
böyle olaylardaki temel sebep ülkenin en büyük sorunlarından biri olan liyakatsizlik. her açılan kadroya yetkin olma şartı yerine tanıdık olma şartı getirirseniz. tabi ki böyle görevdeki kişilerin aklına bile gelmeyecek. orada saat olduğundan haberleri bile yoktur. acı olan da bu zaten.
edit: tarihi yapılara yapılacak tamir, tadilat işlemleri için bir yönetmeliğin ve denetleyecek kurumun da var olduğunu düşünerek yazdım.
böyle olaylardaki temel sebep ülkenin en büyük sorunlarından biri olan liyakatsizlik. her açılan kadroya yetkin olma şartı yerine tanıdık olma şartı getirirseniz. tabi ki böyle görevdeki kişilerin aklına bile gelmeyecek. orada saat olduğundan haberleri bile yoktur. acı olan da bu zaten.
edit: tarihi yapılara yapılacak tamir, tadilat işlemleri için bir yönetmeliğin ve denetleyecek kurumun da var olduğunu düşünerek yazdım.
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
nazan öncel-gitme kal bu şehirde
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
devamını gör...
napolyon kiraz
bol sulu, ergin hali bordo, ermemiş hali kırmızı renkte olan, dal oyuğu içine göçkün, kalp şeklinde bir meyvedir. üreticisine çok para kazandırdığı için bu isim konmuştur. bu kiraz, en az 30 - 40 çap büyüklüğünde meyve veriyor. çapı 26'dan büyükse dış pazar, küçükse iç pazara satılıyor. diğer cinsler 10 gün dayanamazken, napolyon kirazı 15 gün bozulmadan durabilir.
her gösterişli ve parlak kırmızı kiraz, bu isimle pazarlanıyor. aslında bu türün ismi 0 900 ziraat diye de geçer. çıkış yeri ve tarihi de, 1975 yılında yalova toprakları. coğrafi işaret tescilinin yarıdan fazlası da bu kiraz cinsi. temelinde fransızlar'a ait bigarreau cinsi var ve geçmişi 17. yüzyıllara dayanıyor.
meyvenin dalında olgunlaşma süresi içinde çatlamaması, raf albenisinin yüksek oluşu, yol ve nakliye şartlarına dayanması avantajlı taraflarıdır. türkiye de, bu kirazın tedarikçisi durumunda, dünyaya kirazın beşte biri ülkemizden gidiyor. kirazdan fazla verim alabilmek için kışın sert geçmesi gerekir. kiraz toplama işi ağırlıklı olarak haziran ayı sonunda başlar temmuz ayı başlarına kadar devam eder.
her gösterişli ve parlak kırmızı kiraz, bu isimle pazarlanıyor. aslında bu türün ismi 0 900 ziraat diye de geçer. çıkış yeri ve tarihi de, 1975 yılında yalova toprakları. coğrafi işaret tescilinin yarıdan fazlası da bu kiraz cinsi. temelinde fransızlar'a ait bigarreau cinsi var ve geçmişi 17. yüzyıllara dayanıyor.
meyvenin dalında olgunlaşma süresi içinde çatlamaması, raf albenisinin yüksek oluşu, yol ve nakliye şartlarına dayanması avantajlı taraflarıdır. türkiye de, bu kirazın tedarikçisi durumunda, dünyaya kirazın beşte biri ülkemizden gidiyor. kirazdan fazla verim alabilmek için kışın sert geçmesi gerekir. kiraz toplama işi ağırlıklı olarak haziran ayı sonunda başlar temmuz ayı başlarına kadar devam eder.
devamını gör...
vartolu sadettin
eroin ticareti yaptığı halde şirin gösterilen bir karakter. ama işler güçler'in sansür'e maruz kaldığınıda gördük bu ülkede maalesef.
devamını gör...
tanrı'ya sorulacak tek soru
devamını gör...
freud'un kuramlarının günümüzde gülünç olması
kavga etmek yerine küfretmeyi seçen ilk insan uygarlığın kurucusuydu.
sözü ile küfüre olan bakış açımı değiştirmiştir. freud sansasyonların babasıdır. tanrıyı abartılmış bir baba figürü olarak görmeyi tercih eder. bunun yanı sıra; insan, çocukluk ve gelişim süreçleri, kadınlar, toplum, medeniyet, psikoloji ve sosyoloji alanlarında mihenk taşı sayılabilecek görüşlerin de sahibidir. ayrıca kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren, psikanalitik kuramın kurucusudur.
sigmund freud, 6 mayıs 1856 tarihinde avusturya-macaristan imparatorluğu'nda dünyaya gelmiştir.
avrupanın ekonomik buhranlarına yakından şahit olmuş. tabiri caiz ise avrupanın göbeğindeki gizli su savaşlarını yaşamış bu yaşadıklarının toplum ve millet yargılarını şekillenmesinde önemli bir yer tuttuğunu düşünüyorum.
hala çok tartışılan ve ispatlanması çok güç olan bir teorisi, tüylerimi diken diken eder.
davranışlarımızın bilinc altı ve bilinç dışı ile bağlantısını savunurken şöyle bir tez ileri sürer:
"bir insanın tüm bilinç altı üç yaşına kadar dolar. geri kalan ömrü, o üç yaşına kadar yaşadıklarının yansıması ve sonucudur."
dolayısıyla bilinci, seçimleri ve iradeyi bir kenara iteler. bu ve bunun gibi pek çok sansasyonel teorinin kralı freud ' u gülünç bulmak gülünçtür...
kendi yaşadığı dönemi aşmış ve asırlar sonrasına bile ışık tutabilecek yahut soru işareti olabilecek fikirler ardında bırakmıştır.
ileriye sürdüğü soru ve sorunlara cevap bulunabilecek zihinsel seviyeye ulaşamamış insanlarız, ne gülünçlüğünden bahsediyorsunuz?
devamını gör...
yürümekten keyif alınan yollar
tabiatın içinde olan herhangi bir yoldur. yeter ki şehirden uzak olsun.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük...
ama öyle sosyopat derecesinde, her gün aynı saatte 'zınk' diye kalkan, bir beyaz yakalı dakikliğinde günaydın değil elbet...
'5 dakika daha' diye diye her sabah alarmını en az 5 kere erteleyen, bu yüzden geç kalmak üzere olduğu işine gitmek için koştur koştur evden çıkan, metronun yürüyen merdivenlerinin yürüme hızına isyan edercesine basamakları çifter çifter atlayan, tembel bir işçi aceleciliğinde bir günaydın...
gümüşlük'de relax bir günaydın değil, istanbul'da telaşlı bir günaydın...
stressli bir günaydın...
ama öyle sosyopat derecesinde, her gün aynı saatte 'zınk' diye kalkan, bir beyaz yakalı dakikliğinde günaydın değil elbet...
'5 dakika daha' diye diye her sabah alarmını en az 5 kere erteleyen, bu yüzden geç kalmak üzere olduğu işine gitmek için koştur koştur evden çıkan, metronun yürüyen merdivenlerinin yürüme hızına isyan edercesine basamakları çifter çifter atlayan, tembel bir işçi aceleciliğinde bir günaydın...
gümüşlük'de relax bir günaydın değil, istanbul'da telaşlı bir günaydın...
stressli bir günaydın...
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
karanlık bir gecede tenime işler yağmur damlaları
derimin altındaki cam kırıkları
ayaklarımın altındaki papatyalar kan kırmızı
fısıldar durur bir adam şarkımı
sırtımda havanın ayazı
ölmekteyim gecenin bir yarısı
tutacak olan var mıdır bir korkağın yasını
kaldıramaz ölü bedenim acıyı
yolun sonu ceset torbası
ölürsem tutma yasımı
derimin altındaki cam kırıkları
ayaklarımın altındaki papatyalar kan kırmızı
fısıldar durur bir adam şarkımı
sırtımda havanın ayazı
ölmekteyim gecenin bir yarısı
tutacak olan var mıdır bir korkağın yasını
kaldıramaz ölü bedenim acıyı
yolun sonu ceset torbası
ölürsem tutma yasımı
devamını gör...
ülkenin en önemli üç sorunu
adalet
işsizlik
cehalet
işsizlik
cehalet
devamını gör...
yoldaş bakkal rozet önerileri
bir şener şen ve şebnem ferah rozeti alabilir miyim? bakın anlamıyorsunuz, çok önemli bu.
devamını gör...
uyku kalitesini yükselten şeyler
yatağın ve ortamın soğuk olması. yorganın ağır olması. hani babaannelerde olan. üstünüze örttüğünüzde ağırlığından kıpırdayamamanız gerek.
devamını gör...

