bir haz markası beautiful you
bir chuck palahniuk romanıdır.
chuck palahniuk ile uzun zamandır devam eden bir tanışıklığımız var. kendisine zaman zaman çok öfkelensem de okumadan edemiyorum. belki ben her seferinde dövüş kulübü tadı arıyorum yazdıklarında, belki o kafka’nın şato romanındaki kadastrocu k.’nın yok etmeye çalıştığı şato ile yaşadığı ilişkinin bir benzerini kapitalist dünya ile yaşıyor. bilemiyorum altan.
bu bizim chuck ile aramızda bir sorun olduğu için bu konuyu geçip hemen romana geleyim.
romanın özet cümlesi “ bir milyar kocanın pabucu dama atılmak üzere” olduğu için aslıdna romanda ne ile karşılaşacağımıza dair bir fikirle başlıyoruz okumaya ama benden sonra okuyacak olanlar için küçük bir uyarı. hiçbir şeyden o kadar emin olmayın çünkü palahniuk’un zihni bildiğiniz bütün labirentlerden daha karmaşık ve bu labirent içinde kaybolmamak pek mümkün değil.
hikayemizin başkahramanı penny harrigan zamane güzellik kavramına uymayan, mesleğinde istediği başarıya ulaşamayan bir stajyer ve bu zavallı kızımız dünyanın en garip ve en gizemli milyarderi cornelius linus maxwell ile tanışınca gıcık’ın külkedisine dönüşeceğini tahmin bile edemiyor.
bu bir külkedisi masalı gerçekten ama o kadar masum değil. bu külkedisi masalı netflix’in bile yayınlamaktan çekineceği kadar erotik hatta ve hatta pornografik.
chuck, romanında çağdaş zamandaki cinsellik algısına öyle bir saldırıyor ki miğferdibi müdafaası bile onu durdurmakta zorlanırdı eminim. bunu daha önce de ölüm pornosu kitabında yapmıştı ama bu sefer daha bir saldırgan sanki, daha bir öfkeli ve kendinden daha bir emin.
penny ve maxwell dışında en göz önünde olan ve dikkat çeken karakter ise baba kır-sakallı. kendisi dağların tepesinde münzevi bir hayat yaşayan bir bilge ama bizim alışık olduklarımızdan biri değil. çok ama çok farklı.
kitabın bir tecavüz sahnesiyle açılması ve bu tecavüzün herkesin, aslında sadece erkeklerden oluşan bir ekibin gözleri önünde gerçekleşmesi dünya düzenine bir eleştiri olmakla birlikte okuyana otomatik portakal’ı hatırlatması ile de çok değerli.
konusundan fazla bahsetmeyeceğim kitabın ama cinselliğin nasıl bir satış tekniği olduğunun ve insanların belli durumlarda gözünü nasıl kör ettiğinin çok güzel bir anlatımı.
bence hemen okunmalı.
chuck palahniuk ile uzun zamandır devam eden bir tanışıklığımız var. kendisine zaman zaman çok öfkelensem de okumadan edemiyorum. belki ben her seferinde dövüş kulübü tadı arıyorum yazdıklarında, belki o kafka’nın şato romanındaki kadastrocu k.’nın yok etmeye çalıştığı şato ile yaşadığı ilişkinin bir benzerini kapitalist dünya ile yaşıyor. bilemiyorum altan.
bu bizim chuck ile aramızda bir sorun olduğu için bu konuyu geçip hemen romana geleyim.
romanın özet cümlesi “ bir milyar kocanın pabucu dama atılmak üzere” olduğu için aslıdna romanda ne ile karşılaşacağımıza dair bir fikirle başlıyoruz okumaya ama benden sonra okuyacak olanlar için küçük bir uyarı. hiçbir şeyden o kadar emin olmayın çünkü palahniuk’un zihni bildiğiniz bütün labirentlerden daha karmaşık ve bu labirent içinde kaybolmamak pek mümkün değil.
hikayemizin başkahramanı penny harrigan zamane güzellik kavramına uymayan, mesleğinde istediği başarıya ulaşamayan bir stajyer ve bu zavallı kızımız dünyanın en garip ve en gizemli milyarderi cornelius linus maxwell ile tanışınca gıcık’ın külkedisine dönüşeceğini tahmin bile edemiyor.
bu bir külkedisi masalı gerçekten ama o kadar masum değil. bu külkedisi masalı netflix’in bile yayınlamaktan çekineceği kadar erotik hatta ve hatta pornografik.
chuck, romanında çağdaş zamandaki cinsellik algısına öyle bir saldırıyor ki miğferdibi müdafaası bile onu durdurmakta zorlanırdı eminim. bunu daha önce de ölüm pornosu kitabında yapmıştı ama bu sefer daha bir saldırgan sanki, daha bir öfkeli ve kendinden daha bir emin.
penny ve maxwell dışında en göz önünde olan ve dikkat çeken karakter ise baba kır-sakallı. kendisi dağların tepesinde münzevi bir hayat yaşayan bir bilge ama bizim alışık olduklarımızdan biri değil. çok ama çok farklı.
kitabın bir tecavüz sahnesiyle açılması ve bu tecavüzün herkesin, aslında sadece erkeklerden oluşan bir ekibin gözleri önünde gerçekleşmesi dünya düzenine bir eleştiri olmakla birlikte okuyana otomatik portakal’ı hatırlatması ile de çok değerli.
konusundan fazla bahsetmeyeceğim kitabın ama cinselliğin nasıl bir satış tekniği olduğunun ve insanların belli durumlarda gözünü nasıl kör ettiğinin çok güzel bir anlatımı.
bence hemen okunmalı.
devamını gör...
uzun saçlı kız vs kısa saçlı kız
kısa saçlı kızlar daaha sempatik durduğu için kısa saçlı kız.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
"adiloş bebenin ninnisi
doğdun,
üç gün aç tuttuk
üç gün meme vermedik sana
adiloş bebem,
hasta düşmeyesin diye,
töremiz böyle diye,
saldır şimdi memeye,
saldır da büyü…
bunlar,
engerekler ve çıyanlardır,
bunlar,
aşımıza, ekmeğimize
göz koyanlardır,
tanı bunları,
tanı da büyü…
bu, namustur
künyemize kazınmış,
bu da sabır,
ağulardan süzülmüş.
sarıl bunlara
sarıl da büyü."
ahmed arif
doğdun,
üç gün aç tuttuk
üç gün meme vermedik sana
adiloş bebem,
hasta düşmeyesin diye,
töremiz böyle diye,
saldır şimdi memeye,
saldır da büyü…
bunlar,
engerekler ve çıyanlardır,
bunlar,
aşımıza, ekmeğimize
göz koyanlardır,
tanı bunları,
tanı da büyü…
bu, namustur
künyemize kazınmış,
bu da sabır,
ağulardan süzülmüş.
sarıl bunlara
sarıl da büyü."
ahmed arif
devamını gör...
yazarların söylemekten keyif aldığı kelimeler
-alengirli
-antin kuntin
-kallavi
-antin kuntin
-kallavi
devamını gör...
benjamin button'ın tuhaf hikayesi
--! spoiler !--
86 yaşındaki bir adamın fiziksel görünümüne sahip şekilde doğan bir bebeğin, yaşlandığında fiziksel olarak bir bebeğe dönüşmesini anlatan ilginç hikayeli bir film.
--! spoiler !--
birçok sıradan filmin olduğu sinema sektöründe, izlemeye değecek ilginç konulu filmlerden biri bence.
***
bir de, yaşlansam da yaşımı göstermediğimden, arkadaşlar arasında "benjamin buttoniye" şeklinde bir üne sahibim. o nedenle karakteri kendime yakın hissettiğimi söyleyebilirim *
86 yaşındaki bir adamın fiziksel görünümüne sahip şekilde doğan bir bebeğin, yaşlandığında fiziksel olarak bir bebeğe dönüşmesini anlatan ilginç hikayeli bir film.
--! spoiler !--
birçok sıradan filmin olduğu sinema sektöründe, izlemeye değecek ilginç konulu filmlerden biri bence.
***
bir de, yaşlansam da yaşımı göstermediğimden, arkadaşlar arasında "benjamin buttoniye" şeklinde bir üne sahibim. o nedenle karakteri kendime yakın hissettiğimi söyleyebilirim *
devamını gör...
hamile karısını uçurumdan atan insan evladı
okumadın bu haberi, delete sil sil sil c:\delete the last memory enter dediğim haberdir. uçurumlardan düş de tüm kemiklerin tuz buz olsun ama ölme bedduamı da edeyim gideyim.
devamını gör...
güzel insan
gülüşü güzel insandır. en savunmasız olduğumuz an gibi gelir bana gülüşler. yüreğimiz tüm çıplaklığı ile serilidir, o anda. ve güzel gülenler, yüreğinde bir parça iyiliği taşıyan insanlardır.
devamını gör...
erken gebelik faktörü
döllenme sonrası trofoblastik hücrelerden salgılanan,fertilizasyondan 24-48 saat sonra anne serumunda ortaya çıkan, immün sistemi baskılayan bir proteindir.
erken gebelik faktörü gelişimin ilk 10 günündeki gebelik testlerinin en önemlisidir.
erken gebelik faktörü gelişimin ilk 10 günündeki gebelik testlerinin en önemlisidir.
devamını gör...
gomercan ile o gemi radyo programı
açılış neşet ertaş ile şereflendirildiğine göre harika bir yayın olacak şüphesiz. dinlemedeyim.
devamını gör...
adres başlığı
hepsiburada, trendyol gibi sitelerin adres talep ederken istediği form alanı.
kısaca diyor ki, kargonuzu nereye gönderelim, üst bir başlık seçin.
buraya yazdığınız şey, kargo adresine işlemez, üst başlıktır, size özeldir.
bir daha uzun uzun adres yazma, üst başlığını seç senin için adresini otomatik dolduralım demektir.
o sebepten adres başlığını ben genelde trollerim.
ebene yazdığım bile oluyor.
bir keresinde kargo iadesi yaparken hepsiburada temsilcisi ile telefonda çok garip bir diyalog yaşamıştık bu sebepten.
- adresi nereye seçmiştiniz efendim?
+ ebene
- ??? anlayamadım? !
+ ebene yahu. bireysel algılama forma öyle yazdım.
- anlıyorum efendim, 1 saniye kontrol ediyorum.
+tamam.
kısaca diyor ki, kargonuzu nereye gönderelim, üst bir başlık seçin.
buraya yazdığınız şey, kargo adresine işlemez, üst başlıktır, size özeldir.
bir daha uzun uzun adres yazma, üst başlığını seç senin için adresini otomatik dolduralım demektir.
o sebepten adres başlığını ben genelde trollerim.
ebene yazdığım bile oluyor.
bir keresinde kargo iadesi yaparken hepsiburada temsilcisi ile telefonda çok garip bir diyalog yaşamıştık bu sebepten.
- adresi nereye seçmiştiniz efendim?
+ ebene
- ??? anlayamadım? !
+ ebene yahu. bireysel algılama forma öyle yazdım.
- anlıyorum efendim, 1 saniye kontrol ediyorum.
+tamam.
devamını gör...
günün sözü
hayat aldığımız nefeslerle değil, nefesimizi kesen anlarla ölçülür.
maya angelou
maya angelou
devamını gör...
karides güveç
goze hitap ettigi kadar, cikardigi cizirtiyla kulaklari da mest eden meze.
parasi verilerek disaridan alinacak yiyecekler siralamasinda ilk siradadir; evde yapmaya kalktiginda anadan emilen sutu burundan fitil fitil getirir. saatlerce ugrasip iki dakikada tukendigini gormek hos hissettirmez eminim ki, verip parasini disaridan yiyeceksin abi bunu.
balik sofralarindan ziyade raki sofralarinin -bence- kalamar ile birlikte olmazsa olmazi, zira bunu baliktan once yersen baliga sumugunu atmama ihtimali var, oyle lezzetli imansiz.
kaynayan tereyagina kizarmis ekmek banarak ustundeki kasari sundurmek of. (bkz: olsa da yesek)*
kriz sebebi, gunaha alev alev cagiriyor baslik ya.
parasi verilerek disaridan alinacak yiyecekler siralamasinda ilk siradadir; evde yapmaya kalktiginda anadan emilen sutu burundan fitil fitil getirir. saatlerce ugrasip iki dakikada tukendigini gormek hos hissettirmez eminim ki, verip parasini disaridan yiyeceksin abi bunu.
balik sofralarindan ziyade raki sofralarinin -bence- kalamar ile birlikte olmazsa olmazi, zira bunu baliktan once yersen baliga sumugunu atmama ihtimali var, oyle lezzetli imansiz.
kaynayan tereyagina kizarmis ekmek banarak ustundeki kasari sundurmek of. (bkz: olsa da yesek)*
kriz sebebi, gunaha alev alev cagiriyor baslik ya.
devamını gör...
islam dininin etkisini kaybetmesi
ne bir ateistin, ne bir yahudinin, ne bir başka dinin mensubu yüzünden olmuştur. bu yine müslümanların eliyle olmuştur.
kaçtım müslümanlardan sığındım müslümanlığa.
müslümanlıkta suç yok, suç müslümanlarda.
kaçtım müslümanlardan sığındım müslümanlığa.
müslümanlıkta suç yok, suç müslümanlarda.
devamını gör...
tuhaf sözlük
(bkz: bak buralar değerlenir)
yazarın henüz emekleyen çocuğa, böyle çocuk mu olur yürüyemiyor, değişik değişik hareketler yapıyor diye serzenişte bulunduğu başlık.
yazarın henüz emekleyen çocuğa, böyle çocuk mu olur yürüyemiyor, değişik değişik hareketler yapıyor diye serzenişte bulunduğu başlık.
devamını gör...
doktorların hastalara sen diye hitap etmeleri
rahatsız edici bir davranış biçimidir. eğer ki motivasyonları halka inmek, samimi iletişim kurmaksa ben o üstten bakan, aptal gibi hissettiren tavrı istemiyorum.
devamını gör...
şükrü erbaş
bazı dizeleri savaşın en hararetli yerinde insanın etini kaburgasından söken bir mermi eder. insana bu dizeleri yazdırabilecek bir şeyler olmalı bu dünyada, olmak zorunda.
--- alıntı ---
seni öpsem, boğulsa
açtığı acının çukurunda
yüzü kışlar kadar soğuk
o bilinçli kötülük
arınsa ömrümüzün kiri, kederi…
donup kalmasa dudaklarımda
bir suç gibi öpüşün
bencilliği andıran o buruk tadı
mutluluk dokunmasa çoğul yanıma.
seni öpsem ve dünya
kurulsa yeniden
sevgi kadar yumuşak, zengin ve ak
--- alıntı ---
edit: imla.
--- alıntı ---
seni öpsem, boğulsa
açtığı acının çukurunda
yüzü kışlar kadar soğuk
o bilinçli kötülük
arınsa ömrümüzün kiri, kederi…
donup kalmasa dudaklarımda
bir suç gibi öpüşün
bencilliği andıran o buruk tadı
mutluluk dokunmasa çoğul yanıma.
seni öpsem ve dünya
kurulsa yeniden
sevgi kadar yumuşak, zengin ve ak
--- alıntı ---
edit: imla.
devamını gör...
dar görüşlü insan
bir insandır. evet, katlanılamaz derecede sinir bozucudur fakat bunu yazarken bile benim dar görüşlü olmadığımın garantisi var mıdır?
görüşlülük kavramını referans alacağımız bir nokta var mıdır da bu insan dar görüşlü, o insan ileri görüşlü diyebiliyoruz? insanların yaşama ilişkin temel kabulleri farklıdır sadece. kimse dar ya da ileri görüşlü değildir. herkesin görüşü kendi ölçüsünde mantıklıdır.
hepimizin dünyaya baktığı bir pencere vardır. kimisi buğulu, kimisi cam gibi nettir; kimisi dar bir penceredir, kimisi ise geniş. penceremizi, edindiğimiz tecrübeler ve bilgi birikimimiz değiştirir. fakat, herkes kendi penceresi ölçüsünde bir görüşlülüğe sahiptir ve o görüş onun için normaldir, mantıklıdır.
görüşlülük kavramını referans alacağımız bir nokta var mıdır da bu insan dar görüşlü, o insan ileri görüşlü diyebiliyoruz? insanların yaşama ilişkin temel kabulleri farklıdır sadece. kimse dar ya da ileri görüşlü değildir. herkesin görüşü kendi ölçüsünde mantıklıdır.
hepimizin dünyaya baktığı bir pencere vardır. kimisi buğulu, kimisi cam gibi nettir; kimisi dar bir penceredir, kimisi ise geniş. penceremizi, edindiğimiz tecrübeler ve bilgi birikimimiz değiştirir. fakat, herkes kendi penceresi ölçüsünde bir görüşlülüğe sahiptir ve o görüş onun için normaldir, mantıklıdır.
devamını gör...
bir bu eksikti
her şey üst üste geldi, daha kötüsü olamaz derken "ay pardon yer var mı?" diye dertlerin arasına giren için söylenen kalıplaşmış ifade.
devamını gör...

