bu arada bu başlığın altına gelip "ben oy vermeyeceğim verilecek hiçbir parti yok" diye saçmalayanları seçim gecesi göreceğim ben. sanki norveç'te isveç'te yaşıyormuş gibi sandığa gitmiyorlar. bu ülke bir kuzey ülkesi değil. dolayısıyla çocukça kaprisleri bırakıp sandığa gelip oy kullanmanız gerekiyor
devamını gör...

susamlı şeker. büyükbabam hala senin için aldım kızım deyip alır, tutar her bayramda.
devamını gör...

çölde kutup ayısına denk gelmek gibidir.

sözüm söz. her kim olacaksa 101. kişi kendisine kitap hediyem olsun.
devamını gör...

eğer ki çay veya su tarzı bir şey dökerseniz sayfalar arasına defter sayfası koyun, daha sonra üstüne ağır kitaplar koyun ve 2-3 gün bekletin eskisi kadar iyi olmasa da çok büyük miktarda kitabınız düzgün bir şekilde kabarmadan duracaktır.
devamını gör...

okuyor olma ihtimalini düşünmek bile güzel.
devamını gör...

gerçekten beklediğim, istediğim, umut ettiğim durum. insan o tür birini bulmadan eksik yaşıyor bence. istediğin kadar zengin ol, ünlü ol, çevrende senden hoşlanan insanlar olsun. doğru kişi olmadıktan sonra hiçbir şeyin anlamı yok. insanın özünde paylaşmak var. insan mutluluğu paylaşamadıktan sonra mutluluğun bir anlamı var mı ya da mutluluğu paylaşamayınca gerçekten mutlu olabilir mi? işte ben de ruhen işsiz biri olarak bu derde sahibim. çok şükür aç değilim açıkta değilim. ama insan bu hayatta bir kez yaşıyor. ee dolu dolu yaşayayım istiyor. şimdi bazı insanlar bu tür bir olaya inanmıyor. doğru kişi diye bir şey yok diye. yahu olması lazım. aşkın en derin hali yoksa bu günlere kadar gelen hikayeler nasıl var olabiliyor? demek ki o derinliğe kavuşan insanlar var.
devamını gör...

i. ö. 800'lerde yaşadığı varsayılan, ilyada ve odysseia adlı eserlerin şairdir. hikayeci tarihin ilk temsilcisidir.

edit: bir ara sözlüğü bırakmış (bkz: moderatör homeros'un sözlükten ayrılması) ve geri dönmesi benim bu başlığı girmeme rastlamış* en eski kafa yazarı.
devamını gör...

televizyon kayıp/kavuşma programlarında beklenen biri varsa kapı açılıp 'gelecek mi gelmeyecek mi' anlarında hep çalınan şarkıdır. bu yüzden hep o kısmı bende bir gerginlik yaratır.
devamını gör...

1859-1935 yılları arasında yaşamış, amerikan empresyonist ressam.
eserlerinde şehrin günlük hayatından kareleri broadway and 42nd street (1902), notre dame cathedral, paris (1888),
kırsal ve deniz manzaralarını the south ledges, appledore (1913), coast scene, isles of shoals (1901),
ve çok çok güzel çizilmiş çiçekleri görüyoruz. the water garden (1909),room of flowers (1894)
resimleri bana claude monet'yi hatırlatmakla beraber renklerin pastel tonları, çizdiği çiçeklerin ve manzaraların güzelliği baktıkça insana huzur veriyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel summer evening, paris (1889)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel poppies on the ısles of shoals (1890)

tüm eserlerini incelemek isterseniz buradan
devamını gör...

gözlerine derinden ne zaman baksam;
hep uzaklaşıp giden yalnız bir adam


metin altıok
devamını gör...

atanamamış tarih öğretmeni. şimdi ise otopark gişe çalışanı, vardiya arkadaşım da fransızca öğretmeni. kast sisteminde çürüyüp gidiyoruz işin özü.
devamını gör...

insanı yavaş yavaş,yaşayan ölüye dönüştüren durum.
(bkz: zombi)

ayrıca:
(bkz: sen kaç beni tanıdılar)
devamını gör...

sık sık yaptığım harekettir.

sınavdan 30 alacağım eyvah diyorum 50 alınca mutlu oluyorum.
bugün 50 sayfa kitap okuyacağım diyorum ve 50.sayfaya gelince biraz daha okuyayım diyorum ve keyif alıyorum.

her insanın yapması gereken bir olay.
ha beklentiyi düşük tutup daha düşük bir sonuçla karşılaşınca insan aptal gibi hissediyor.
mesela eyvah 30 alacağım deyip 20 alırsan kendini gerizekalı gibi hissediyorsun.
devamını gör...

bu kasvetli küçük şehirde bir sonraki adımımı planlamak yerine, izleri henüz silinmiş duyguların, taze hatıraların, yakın zamanda beni içine çekip girdabında döndürdükten sonra bir yerlere fırlatıp atan hortumun etkisi altında oturuyorum. bazen yine o girdaba kapılacağımı, hortumun yaklaştığını, yanımdan geçerken beni içine çekeceğini, düzen ve ölçü duygularımı kaybedip yine dönmeye, dönmeye, dönmeye başlayacağımı sanıyorum...

-kumarbaz
devamını gör...

her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanan ve benim artık iyi ki bu dünyadan geçmiş, iyi ki benim annem olmuş, iyi ki pek çok anı biriktirme şansımız olmuş diyerek kendimi teselli ettiğim gün. yaşarken varlığıyla çok şey öğrendiğim gibi yokluğuyla da hala bana bir şeyler öğretmeye devam eden biricik insanın günü.

annem artık hayatta olmadığından elbette bugün benim için biraz zor geçiyor. ama bu demek değil ki annesi hayatta olan ve bunu olanca coşkusuyla kutlayanları görünce daha fazla üzülüyorum. annesizlik çok tuhaf bir yara. yılın bir günü acıyan ya da annesiyle mutlu mesut fotoğraf paylaşan insanları görünce kanayan türden bir yara değil. rahat olun. ama bu konuda duyarlı ve hassas davranan arkadaşlar, hepiniz öyle güzelsiniz ki.

sadece çocuk doğuran kadınların değil, bir cana annelik yapan herkesin anneler günü kutlu olsun
devamını gör...

marmaris/uzunyalı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu durum kimse kusura bakmasın, yoldaş benjamin'nin yönetim fiyaskosudur. birçok yazar kendisini, puanlama sistemi üzerinden açık veya kapalı bir şekilde eleştirdi. bu politikanın yazarların kendisini yarış atı gibi hissetmesine, belirli bir yaş grubunun haddinden fazla aktif olmasına ve birçok şeye neden olduğu konusunda, eleştiriler sıralandı. evet sozluk'te birçok olumlu yön var ve buna istinaden çoğumuz, saman altı edip yazmaya devam ediyoruz. yani arkadaş ben neden beni takip eden yazarları görmem için belirli bir karmaya ulaşıp oraya puan yatırıp bu özelliği aktif edebiliyorum? allah aşkına biri bana bu durumun akılcı bir tarafını açıklasın. tamam sözlük yer edinmeye çalışıyor, bunun için de tanım sayıları önem arz ediyor fakat aylar önce söylediğim gibi kontrolsüz bir büyüme, istenmeyen sonuçlar doğurur.

bakın ortada bir ihtiyaç var, insanlar kaliteli, seviyeli, trollü az olan bir ortamın hasretiyle yanıp tutusuyordu uzun zamandır. sağolsun yoldaş ve ekibi bu durumu farkedip sonunda taşın altına elini sokup, ortaya böyle bir yer koydular. ekşi sozluk'te kafa sözlük başlığını görünce bir umutla koşup geldim, çok geçmeden doğru yere geldiğimi farkedip yazarlık aldım. eminim birçoğumuz benim gibi hissetti. yoldaş'a ve ekibine haksızlık yapmak istemiyorum çünkü önemli bir girişim bu, hem onlar için hem bizim için hem de ülke için. ülke için diyorum çünkü turkiye' de internet ortamı, tımarhaneye dönmüş durumda, nefes alacak alan yok. yabancı dil bilenler, bunun daha da farkında. ingilizce dünya'daki kalite ortada.

şu sozluk'te gerçekten uzun süredir görmediğim kalitede yazan insanlar var, lütfen yönetim politikalarınızı gözden geçirin, hiçbir şey değişmez değildir. yazarları yarış atı olarak görmekten vazgeçin, en azından bunu hissetirmeyin.
devamını gör...

sen cambaza bak oyununu bilir misin, aslanım?
devamını gör...

inandırıcı gelmeyen istatistik. patronlara sorsanız çalışanlar memnun mu diye oran yine bu kadar çıkmaz.
devamını gör...

herkes gerçekten ama gerçekten harika işler ortaya koymuş ben acemiliğimden utandım şu an. emeği geçen herkesin eline sağlık, gururlu bir anne gibi gözlerim dolu dolu baktım dergiye ne güzel olmuş. bu süreç boyunca her işe koşturan sevgili karambol'ün yokluğunu görmek kötü hissettirdi. bu yazı olmuş mu ya bunun şurasını şöyle mi yapsam diye diye bir aydır kafasının etini yemiştim kaçtı gitti galiba benim çenesizliğime dayanamayıp. ondan başka kimse benim gereksiz sorularıma tahammül etmiyor, 90'lar trendlerinden daha hızlı bir şekilde geri dönmesi dileklerimle.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim