film önerisi diye filmin adını yazmak yerine, kim hangi filmi neden önerdiğini yazarsa bence daha anlamlı olur. misal ben en son the hunted filmini izledim.

benicio del toro oynuyor. bu adamın filmlerini seviyorum. filmin konusuna gelirsek, tanrı ibrahim'e diyor ki oğlunu benim için kurban et. ibrahim de oğlunu kurban edecekken tanrı ona kurban etmesi için bir koç yolluyor.

film bu anlatı ile başlıyor. filmin ana teması bu ama film aslında aksiyon filmi. özel kuvvetlerde görevli bir asker post travmatik stres bozukluğu yaşıyor. herkesi öldürmeye başlıyor.

1 adam herkese karşı filmlerinden biri ama fark şu. silahla değil bıçakla savaşan bir asker bu.
devamını gör...

+ölüm acıtıyor mu sirius?
-uykuya dalmaktan bile daha hızlı ..
devamını gör...

tatildeyim yersen...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"beni intihar ettiler" dediği van gogh kitabında, toplumun intihar üzerinde ki etkisine güzel bir yaklaşım sunar. psikyatriye eleştiri oklarını korkusuzca savurur. en önemlisiyse kendisiyle birlikte toplum tarafından dışlananların, deli diye yaftalananların, nasıl büyük dehalar olduğunu ortaya koyar. son olarak:

"ve bazen daha fazlası gerekmez bir dahiyi intihara sü­rüklemek için. kalbin, çıkmazı öyle feci bir şekilde hissettiği günler ge­lir ki, o, kafasının üstüne bir bambu darbesi yer sanki, o artık geçemeyeceği düşüncesi. çünkü doktor gachet'yle bir konuşma sonrasında de­ğil mi ki van gogh, hiçbirşey yokmuş gibi, odasına girdi ve intihar etti. ben de bir tımarhanede dokuz yıl geçirdim ve hiç inti­har takıntım olmadı, ama biliyorum ki sabahleyin, ziyaret saatinde, bir psikiyatr'ıa yaptığım her konuşma, bana ken dimi asmak isteğini verirdi, onu gırtlaklayamayacağımı hissettiğimden."
devamını gör...

şans mı değil mi asla anlayamıyorsun. neden ben? diye sormaktan yorulmuşsun. herkes kadar şaşkın, yaşamın karşısında.
devamını gör...

duruma göre değişecektir ama benim için önemli olan kendi değerlerimde, istedigim şeyler dogrultusunda başarılı olmak ve kazanmaktir. gerek hayata karşı gerek başka durumlarda. bu ise bazen savaşarak bazen ise teslim olarak gerçekleşir. evet dostlarım, teslim olarak da kazanabilir ve başarıli olabilirsiniz. bu gireceğiniz savaşa bağlıdır.
devamını gör...

eski türkler'de ateşe denirmiş. ocak sözcüğü de od-cak, yani ateş yakılan yer anlamına geliyor. fakat, biz nispeten yeni olan ve farsça kökenli olan ateş sözcüğünü seçmişiz.
devamını gör...

çernobilde patlama olduğu zaman ünlü bir rus fizikçi radyasyon tehlikelisi yüzünden halkı marketlerde satılan çayları almamalarını, içtikleri çaya bulaşan radyasyon yüzünden sağlık sorunları yaşayabileceklerini söylemişti.

o zamanki diktatör, faşist sscb yönetimi de halka bizim çaylarımızda hiçbir sorun yok, sizi uyaran fizikçi sscb düşmanı bir vatan haini diyerek hem o bilimadamını topluma hedef göstermiş hem de çay üreticilerinin batmasını engellemişti. daha sonra hükumete inanıp o çaylardan içen çoğu insan da ölmüştü.

şimdi de aşı olmak istemeyenleri aforoz edip, hedef göstermek isteyen zihniyet aynı bu sscb yönetimine benziyor. içinde ne bok olduğu ve yan etkileri belli olmayan bir aşıyı vücudunuza sokun diye yaptırım uyguluyor. mrna aşısının mucidi bile bu teknoloji için çok erken olduğunu defalarca söyledi. anlamsız bir çaba. ben bunu olmak istemiyorum, içinde çip olduğuna inanan bir çomar da değilim.
devamını gör...

savaş çıkarırım gibi geliyor.

çocukken dayak yediğim bi gün şunu fark etmiştim. öyle ya da böyle dayak yiyordum. yediğim dayak aslında benimle ilgili değildi, dayağı yiyordum çünkü dövmek istiyordu. mesele buydu. öyle olunca dayak sırasında ağlamayı bıraktım. çünkü dayak ağlayınca bitiyordu. ha bir tokat yemişim ha 10 tokat, arasında bir fark göremiyordum. her türlü onur kırıcı buluyordum.

dayak sırasında beni döven kişinin gözlerinin içine bakmaya başladım. ağlamadığımı görsün diye. bu sefer ağlatana kadar dövmeye başladı. öyle olunca şunu düşünmeye başladım. öyle de öleceğim böyle de, hiç olmazsa savaşı ben kazanayım, o ağlasın. hakkat beni döven artık baktı ben ağlamıyorum, kendi ağlamaya başladı.

o günden beri aynı ruh hastalığım devam ediyor. öyle ya da böyle öleceğim kafasındayım. o yüzden pek geri adım atmam. oraya gittiğim zaman olacaklar belli. yanacağım söylenene gore. sahiden cehennem varsa ve zaten öyle ya da böyle yanıyorsam o zaman oradan çıkmak için yanarım diye düşünüyorum. her türlü zaten yanıyorsak neden öylece oturup yanalım?

bu nedenle cennet ve cehennem bana biraz ilginç gelir. insan sürekli acı verilecek, sürekli işkence edilecek ve daha önemlisi hiçbir zaman o kadarını hak ettiğini düşünecek bir varlık değil, olamaz. ya da cenneti hak ettiğini düşündüğü zaman azına razı gelecek bir varlık hiç değil. ben bu nedenle asıl kaosun cennet ve cehennem varsa oralarda çıkacağına inanıyorum.

sanki çok eğlenceli olacak gibi geliyor bana.

bi bakmışız, beni cennet ve cehenneme bile almaya layık görmüyorlar, akıl yaşımı 6 çıkarıyorlar. sahiden çok onur kırıcı olurdu bu. çok üzüldüm şu an.
devamını gör...

bolu/abant çiğdem
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

parası pulu batsın sadece mutlu olup mutlu etmek isteyen insan kalmadı galiba her şey menfaat her şey iki yüzlülük kokuyor.
devamını gör...

(bkz: 2. dünya savaşı) esnasında yaşananları küçük bir alman çocuğun gözünden anlatan neşeli film.
ayrıca izledikten sonra nazi almanya'sında ırkçılığın ne boyutlara vardığını ve nefret edilesi en büyük kötülüklerden biri olduğunun tekrar farkına varacaksınız.
devamını gör...

doğmak, emeklemek, bebeklik dönemi aşıldıktan sonra çocukluk dönemi de bir çırpıda geçiveriyor. hayat merdivenlerini nasıl tırmandığını, yılları nasıl arkada bıraktığını insan düşünemeden zaman akıp gidiyor. bir bakmışsınız, emeklilikten bahseder olmuşsunuz. hatta hemen her ay, cami avlusunda bir yakınınızı, dostunuzu kabristana uğurluyorsunuz. hayatın acımasız gerçekleri ve bundan kaçamayız .
devamını gör...

wikipedia'dan kopyala-yapıştır şeklinde intihal günahına girmedikleri takdirde, bunda sorun olan nedir ki? illa hep boş mu konuşacağız yahu?

edit: ayrıca akışın kahir ekseriyeti geyik başlıklardan oluşmakta. direkt birilerinin profiline girmeden nasıl buluyorsanız bilgi başlıklarını, bana da söyleyin hemen. hiç de öyle söylenildiği gibi bir durum yok.
devamını gör...

stevie ray vaughan 1954'te texas'ta doğmuş blues müzisyeni. abisi jimmy vaughan da gitaristtir ve bu durum srv'nin gitara başlamasında en büyük etkenlerden birisi olmuştur. srv daha lisedeyken okulu bırakıp austin'e gitti ve oralarda yerel mekanlarda çalmaya başladı. böylece ilk albümünü çıkarmadan önce böyle mekanlarda yaklaşık 10 sene çaldı.

ilk albümünü 27 yaşında 1983'te çıkardı. zaten helikopter kazası sebebiyle 35 yaşında öldüğünden 8 senelik kısa bir kariyeri oldu. bu kariyerine 4 stüdyo albümü sığdırdı. bu albümler sırasıyla; texas flood, couldn't stand the weather, soul to soul, in step.

çoğu kişi srv'nin jimi hendirx ve albert king'in bir karışımı olduğunu söyler. zaten srv de jimi'nin iki şarkısını albümlerinde coverlamıştır. ayrıca gitar tonu bambaşka bir seviyedir.

büyük blues üstadlarıyla beraber birçok konser de verdi. bunlar arasında bb king, albert king, eric clapton, albert collins, buddy guy gibi isimler var. youtube'da bazı konserler mevcut. ayrıca srv küçükken freddie king'in konserine gitmiş ve ona senin gibi nasıl blues çalabilirim diye soru sormuştur. erken yaşta kaybettiğimiz blues'un üç king'inden biri olan freddie üstadımız da öncelikle blues'u hissetmen lazım diye cevap vermiştir.

grubunun ismi ise double trouble. grup ismini otis rush'ın şarkısı olan double trouble'dan almıştır.

abisi jimmy vaughan ile birlikte 1990'da family style adında bir albüm de çıkarıyorlar. grubun ismini de vaughan brothers koyuyorlar. aynı zamanda jimmy double trouble'ın the things i used to do şarkısında ritim gitar çalmıştır.

srv 2015'te rock and roll hall of fame'e john mayer tarafından "induct" ediliyor. ayrıca rolling stones dergisinin tüm zamanların en iyi 100 gitaristi sıralamasında 13. sırada srv var. grammy ödüllerinde de 13 adaylığı ve 6 ödülü bulunmaktadır.

srv aynı zamanda bir beatles şarkısı olan taxman'i coverlamıştır. bu kayıt youtube'da vardır. konserlerinde çalmamıştır.

hem grup hem srv ağır bir şekilde uyuşturucu bağımlısıydı. 1986'da srv ve tommy rehabilatasyona girerek uyuşturucuyu bırakmıştır. grubun son albümünün adı "in step"tir. bunun sebebi ise uyuşturucudan sonra srv'nin hayata geri döndüm ve adımımı atıyorum demesidir.

31 ağustos 1990'da gerçekleşen cenaze törenine ise zz top, steive wonder, bonnie raitt, buddy guy gibi isimler katılmıştır. mezar taşında ise "bize verdiğin bütün sevgiler için teşekkürler" yazmaktadır.
devamını gör...

hiç bozmadığım alışkanlıktır.
günlük gazete alır okurum
yeri farketmez bunun için özel bir zaman oluşturmam,
muhakkak her sabah köşe marketten günlük gazetemi alır yoluma öyle devam ederim.
olmazsa olmaz pazar günü bulmaca keyfidir.
demode gelebilir evet ancak,
günümüz teknolojisi asla o kokuyu yada dokuyu vermiyor..veremiyor
devamını gör...

bunu buraya bırakıyorum, arada uplıcam.
evet... dindindin diye baslik varmis saka gibi
devamını gör...

asla anlaşılmayan insanlardır. özellikle manik dönemde çevresinde çok insan vardır. fakat depresif döneme girince o ilişkilerin artık bitmesi kişiyi çok fazla yıpratır ve derin bir buhrana sokmaktadır.
devamını gör...

(bkz: aldırma deli gönlüm)
çok sevdiğim eski şarkılarından birisidir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim