oruç musun sorusu
ramazan ayında oruç tutanlar tarafından gerçekleştirilen bir çeşit gestapo faaliyeti. adamlar oruç tutmayanları tespit edince garip bir zevk alıyorlar.
sorunun kendisi zaten bambaşka.
sorunun kendisi zaten bambaşka.
devamını gör...
kuran kursları zorunlu eğitim sayılsın
(bkz: dinde zorlama yoktur). diyanet işleri başkanı ne yapmak nereye varmak istemektedir.
devamını gör...
mustafa kemal'e sevgi duymama özgürlüğü
salak olmayı seçme özgürlüğü olarak da bilinir.
devamını gör...
efsane dizi replikleri
"rakı koy la"
devamını gör...
diyalektik
doğumun felsefedeki süslü adı. doğurulmadan önce ölü olmamız, ölü olmamız için de etkileşim gereklidir.
devamını gör...
abanın kıymeti yağmurda bilinir
zamanında değerini bilmediğimiz şeyler zor zamanlarda ya da ona ihtiyaç duyduğunda kıymetlenebilir anlamına gelen atasözü.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
youtube'da gezinirken mastercheff programı elemelerinin olduğu bir videoya denk geldim.videoda üç aşçı sarma yapıyor.ascilardan biri baya sert görünüyor. kıyamam belki de dünyanın en iyi insanı ama o kadar sert ve hırçın görünüyor ki kendini anlatana kadar onu yanlış anlayacaklar.
zamanında bununla ilgili bir araştırma okumuştum.amerikada yapılan araştırmaya göre aynı şartta, aynı durumda olsalar bile sert görüntülü insanlar yumuşak yüzlü insanlardan daha fazla ceza alıyorlarmış ve ceza indirimlerinden daha az yararlanıyorlarmis.
gece gece hic tanımadığım birine hiç tanimadiklari haksızlık edecek diye kederlendim.
merak edenler için bilgi:
sert görünümlü arkadaş kaybetti.hatta üç kişiden sadece bir kişi kazanacaktı.bir ilk yaparak diğer iki kişiyi seçtiler, bizim elemanı elediler.tabi elenmesinde görüntüsünün sıfır etkisi vardı.
izlemek isteyene link bırakıyorum.(mert)
buradan
zamanında bununla ilgili bir araştırma okumuştum.amerikada yapılan araştırmaya göre aynı şartta, aynı durumda olsalar bile sert görüntülü insanlar yumuşak yüzlü insanlardan daha fazla ceza alıyorlarmış ve ceza indirimlerinden daha az yararlanıyorlarmis.
gece gece hic tanımadığım birine hiç tanimadiklari haksızlık edecek diye kederlendim.
merak edenler için bilgi:
sert görünümlü arkadaş kaybetti.hatta üç kişiden sadece bir kişi kazanacaktı.bir ilk yaparak diğer iki kişiyi seçtiler, bizim elemanı elediler.tabi elenmesinde görüntüsünün sıfır etkisi vardı.
izlemek isteyene link bırakıyorum.(mert)
buradan
devamını gör...
bak şuradan sektir git
'bak şurdan s...r git' karikatürünün kafa sözlüğe uyarlanmış hali.
devamını gör...
normal sözlük yönetimine açık çağrı
sayın sözlük yöneticileri,sevgili sözlük yazarları ve değerli yoldaşlar;
ben tartarus.1 şubat 2021 tarihinde sözlüğe giriş yaptım. bu sözlüğü ekşide gördüm ve içimde bir umut belirdi. ekşinin kalabalık,sıkışık,abaza ortamından buraya gelince resmen oksijen zehirlenmesi yaşadım. acayip heveslendim çünkü 2 yıldır çaylaklığımın bitmesini beklediğim ekşide sadece 20.000 sıra ilerleyebilmiştim. burda ise 10 entry girdiğim gibi değerlendirmeye alınıp yazar olabilirdim. hemen entryler girmeye başladım. içerde bir kültür oluşumu gördüm ve bu benim umutlarımı tavana çıkardı. ama farkettiğim bir şey vardı. yazarlar çok negatifti. ben de diğer yazarlar gibi uzun uzun yazamadığım için "komik yazar" kalıbına oturmaya çalıştım. kısa ve güldüren entryler girmeye çalıştım. ilk gün böyle geçti. sonra bazı yazarlara ve moderatörlere mesaj atıp ne kadar sürede yazar olabilirim sorusunu sordum. yazarlardan gelen mesajlar beni çok şaşırttı. çünkü ben kaydolmadan sadece bir kaç hafta önce çaylaklık sistemi gelmişti ve yazarlar hiç çaylak olmamıştı. ilk çaylaklardan olmak fena değildi düşününce. moderatörler ise değerlendirmeye alacaklarını söylediler. ben de yazmaya devam ettim ve herhalde bir kaç güne olurum dedim. ama şuan üzerinden 1 hafta geçince bir umutsuzluğa kapıldım. acaba değerlendirme olmadı mı?
yoksa değerlendirme oldu da red mi edildim? peki niye hiç bildirim gelmedi? biliyorum,belki çok iyi bir yazar olamayacağım. belki uzun uzun yorum yazamayacağım. ama fikirlerimi özgürce paylaşmak istediğim platformda kısıtlanmak çok kötü bir şey. çok beğendiğim bir entryi beğenemiyorum."çaylaklar oy kullanamaz!".başlık açmaya çalıştığımda ukde bırakmaya zorlanıyorum."çaylaklar başlık açamaz!".evet,belki bu kurallar trollerin türememesi için ama eğer yazar alımı hızlanmazsa kuralcı izlenimler doğurur. hem benden önceki kullanıcıların çaylak olmadan direk yazar olması hem de benden sadece 1 saat önce hesap açmış kişilerin çoğunu yazar oduğunu keşfetmem benim çok zoruma gitti. burda bir haksızlık yaşandığını düşünmüyorum. buraya ekşideki gibi ezilmiş olarak kalmaktansa,herkese fikirlerimin özgürce ulaşmasını sağlamak için geldim ama her geçen gün ümitlerim azalıyor. her gün kafa sözlüğe girip yazar olduğum bildiriminin gelmesini bekliyorum.
sözlük kullanıcılarına soruyorum.sizce yanlış yaptığım şey ne?
şimdiden yardım edenlere ve küfredenlere teşekkür ediyorum.
ben tartarus.1 şubat 2021 tarihinde sözlüğe giriş yaptım. bu sözlüğü ekşide gördüm ve içimde bir umut belirdi. ekşinin kalabalık,sıkışık,abaza ortamından buraya gelince resmen oksijen zehirlenmesi yaşadım. acayip heveslendim çünkü 2 yıldır çaylaklığımın bitmesini beklediğim ekşide sadece 20.000 sıra ilerleyebilmiştim. burda ise 10 entry girdiğim gibi değerlendirmeye alınıp yazar olabilirdim. hemen entryler girmeye başladım. içerde bir kültür oluşumu gördüm ve bu benim umutlarımı tavana çıkardı. ama farkettiğim bir şey vardı. yazarlar çok negatifti. ben de diğer yazarlar gibi uzun uzun yazamadığım için "komik yazar" kalıbına oturmaya çalıştım. kısa ve güldüren entryler girmeye çalıştım. ilk gün böyle geçti. sonra bazı yazarlara ve moderatörlere mesaj atıp ne kadar sürede yazar olabilirim sorusunu sordum. yazarlardan gelen mesajlar beni çok şaşırttı. çünkü ben kaydolmadan sadece bir kaç hafta önce çaylaklık sistemi gelmişti ve yazarlar hiç çaylak olmamıştı. ilk çaylaklardan olmak fena değildi düşününce. moderatörler ise değerlendirmeye alacaklarını söylediler. ben de yazmaya devam ettim ve herhalde bir kaç güne olurum dedim. ama şuan üzerinden 1 hafta geçince bir umutsuzluğa kapıldım. acaba değerlendirme olmadı mı?
yoksa değerlendirme oldu da red mi edildim? peki niye hiç bildirim gelmedi? biliyorum,belki çok iyi bir yazar olamayacağım. belki uzun uzun yorum yazamayacağım. ama fikirlerimi özgürce paylaşmak istediğim platformda kısıtlanmak çok kötü bir şey. çok beğendiğim bir entryi beğenemiyorum."çaylaklar oy kullanamaz!".başlık açmaya çalıştığımda ukde bırakmaya zorlanıyorum."çaylaklar başlık açamaz!".evet,belki bu kurallar trollerin türememesi için ama eğer yazar alımı hızlanmazsa kuralcı izlenimler doğurur. hem benden önceki kullanıcıların çaylak olmadan direk yazar olması hem de benden sadece 1 saat önce hesap açmış kişilerin çoğunu yazar oduğunu keşfetmem benim çok zoruma gitti. burda bir haksızlık yaşandığını düşünmüyorum. buraya ekşideki gibi ezilmiş olarak kalmaktansa,herkese fikirlerimin özgürce ulaşmasını sağlamak için geldim ama her geçen gün ümitlerim azalıyor. her gün kafa sözlüğe girip yazar olduğum bildiriminin gelmesini bekliyorum.
sözlük kullanıcılarına soruyorum.sizce yanlış yaptığım şey ne?
şimdiden yardım edenlere ve küfredenlere teşekkür ediyorum.
devamını gör...
karambol (yazar)
bizi okurken tebessüm ettirecek dergiyle sorumlu olan değerli yazardır.
devamını gör...
25 litre
su kıtlığı ile ilgili insanı huzursuzluğa gark eden bir gökhan özoğuz belgeseli. isminin bu olmasının sebebi de geçtiğimiz yıllarda güney afrika'da günlük su tüketiminin 25 litre/kişi kotada sabitlenip (günümüzde 175 lt/kişi) karneye bağlanması ve yakın bir gelecekte türkiye'yi ve tüm dünyayı bundan daha beterlerinin kasıp kavurması ihtimalidir. böyle bir belgesel yaparak sorumluluk üstlenen gökhan özoğuz'u ayrıca tebrik etmek istiyorum.
devamını gör...
20 ocak 2021 bakan soylu tweet'i
hacı polislere bi çıtlatsan çatur çutur yaparlardı ya niye şapıyosun ki. (bkz: işte bunlar hep reklam)
devamını gör...
berlin'de hakimler var
adaletin ne olduğunu en iyi anlatan hikayelerden biridir berlin'de hakimler var hikayesi. sunay akın yorumuyla işte o hikaye:
--- (alıntı) ---
1750 yılında, alman prusya kralı büyük ıı. frederick,
berlin yakınlarındaki postdam ormanlarında gezinirken,
bir değirmenin bulunduğu alçak bir tepe üstünde durur.
değirmenin olduğu yeri satın alacağını ve yerine bir saray yaptıracağını söyler.
kralın adamları değirmenciye gider ve kralın bu isteğini iletirler.
fakat adam değirmenini satmak istemez.
adamları gelip kral'a durumu anlatırlar;
kral bunun üzerine değirmenciyi huzuruna çağırtır.
değirmenci gelip, kral'ın karşısında durur.
- "yanlış anladınız beni herhalde beyefendi, ben satın almak
istiyorum orayı. kaç para?" der, önce.
sonra değirmen için değerinin kat ve kat üstünde bir ücret ödemeyi teklif eder.
- "hayır yanlış anlamadım, adamların da bunu söyledi. satmıyorum!"
- "beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim."
- "sen koskoca kralsın, paran çok. git almanya'nın her yerine saray yap.
burayı benden önce babam işletiyordu. ona da babasından kalmış,
ben de çocuğuma bırakacağım. satmıyorum!"
bunun üzerine sinirlenen kral frederick ayağa kalkar ve;
“sen benim prusya kralı friedrich olduğumu bilmiyor musun yoksa?” diye gürler.
değirmenci;
-“senin kral olduğunu biliyorum.
ama ben de bu değirmenin ve arazinin sahibi sans-souci’yim.”
kral iyice köpürür ve;
- “madem benim kim olduğumu biliyorsun, o halde zorla alabileceğimi
de biliyor olmalısın. bakalım o zaman ne yapacaksın?
benim binlerce askerim var. senin kimin var?” der.
değirmenci bu söz üzerine hiç telaşa düşmeden tarihe geçecek
o ünlü sözü söyler:
-“berlin’de hâkimler var. ben de onlara güveniyorum.”
kral bu cevap üzerine ıslah ettiği mahkemelerin adaletinin
kendi aleyhine bile güvenildiğini anlar ve
tarihe geçen şu ünlü sözünü söyler:
"hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir.
hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz."
kral ikinci friedrich bu yel değirmeninin prusya krallığı devam
ettikçe korunmasını ister ve onun daha altında olan tepeye sarayını
diker ve adını da değirmencinin ismi olan sans-souci sarayı koyar.
*
saray ve değirmen günümüzde hala orada bir "adalet simgesi"
olarak yan yana ve birlikte durmaktadır.
ne güzel bir adalet ki, kralın arka bahçesinde bir değirmenci...
adalet, bir kralı ve bir değirmenciyi dost etmiştir.
ve belki kim bilir, sabahları prusya kralı ıı. frederick arka bahçeye
çıktığında değirmenci seslenir ona;
- "hey frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?"
ve belki, prusya kralı ıı. frederick der ki;
- "adalet her sabah bana, taze ve sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi."
***
yıllar sonra genç bir osmanlı subayı, berlin'de bir davete katılır.
arkadaşlarına bu hikâyeyi anlatır ve sonra da derki;
"haydi gidelim ve bu sarayı görelim. değirmen hala duruyormuş."
kimse o soğukta dışarı çıkmak istemez. bir tek o subay gider.
sarayın karşısına geçer ve tek başına bu eşsiz eseri izler.
işte o genç subay, türkiye cumhuriyeti'nin kurucusu mustafa kemal atatürk'tür.
ve mahkeme salonlarında hakimin hemen arkasındaki duvarda yazılı olan,
“adalet, mülkün temelidir” sözünün gerçek anlamını anlatır bu hikaye...
--- (alıntı) ---
1750 yılında, alman prusya kralı büyük ıı. frederick,
berlin yakınlarındaki postdam ormanlarında gezinirken,
bir değirmenin bulunduğu alçak bir tepe üstünde durur.
değirmenin olduğu yeri satın alacağını ve yerine bir saray yaptıracağını söyler.
kralın adamları değirmenciye gider ve kralın bu isteğini iletirler.
fakat adam değirmenini satmak istemez.
adamları gelip kral'a durumu anlatırlar;
kral bunun üzerine değirmenciyi huzuruna çağırtır.
değirmenci gelip, kral'ın karşısında durur.
- "yanlış anladınız beni herhalde beyefendi, ben satın almak
istiyorum orayı. kaç para?" der, önce.
sonra değirmen için değerinin kat ve kat üstünde bir ücret ödemeyi teklif eder.
- "hayır yanlış anlamadım, adamların da bunu söyledi. satmıyorum!"
- "beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim."
- "sen koskoca kralsın, paran çok. git almanya'nın her yerine saray yap.
burayı benden önce babam işletiyordu. ona da babasından kalmış,
ben de çocuğuma bırakacağım. satmıyorum!"
bunun üzerine sinirlenen kral frederick ayağa kalkar ve;
“sen benim prusya kralı friedrich olduğumu bilmiyor musun yoksa?” diye gürler.
değirmenci;
-“senin kral olduğunu biliyorum.
ama ben de bu değirmenin ve arazinin sahibi sans-souci’yim.”
kral iyice köpürür ve;
- “madem benim kim olduğumu biliyorsun, o halde zorla alabileceğimi
de biliyor olmalısın. bakalım o zaman ne yapacaksın?
benim binlerce askerim var. senin kimin var?” der.
değirmenci bu söz üzerine hiç telaşa düşmeden tarihe geçecek
o ünlü sözü söyler:
-“berlin’de hâkimler var. ben de onlara güveniyorum.”
kral bu cevap üzerine ıslah ettiği mahkemelerin adaletinin
kendi aleyhine bile güvenildiğini anlar ve
tarihe geçen şu ünlü sözünü söyler:
"hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir.
hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz."
kral ikinci friedrich bu yel değirmeninin prusya krallığı devam
ettikçe korunmasını ister ve onun daha altında olan tepeye sarayını
diker ve adını da değirmencinin ismi olan sans-souci sarayı koyar.
*
saray ve değirmen günümüzde hala orada bir "adalet simgesi"
olarak yan yana ve birlikte durmaktadır.
ne güzel bir adalet ki, kralın arka bahçesinde bir değirmenci...
adalet, bir kralı ve bir değirmenciyi dost etmiştir.
ve belki kim bilir, sabahları prusya kralı ıı. frederick arka bahçeye
çıktığında değirmenci seslenir ona;
- "hey frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?"
ve belki, prusya kralı ıı. frederick der ki;
- "adalet her sabah bana, taze ve sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi."
***
yıllar sonra genç bir osmanlı subayı, berlin'de bir davete katılır.
arkadaşlarına bu hikâyeyi anlatır ve sonra da derki;
"haydi gidelim ve bu sarayı görelim. değirmen hala duruyormuş."
kimse o soğukta dışarı çıkmak istemez. bir tek o subay gider.
sarayın karşısına geçer ve tek başına bu eşsiz eseri izler.
işte o genç subay, türkiye cumhuriyeti'nin kurucusu mustafa kemal atatürk'tür.
ve mahkeme salonlarında hakimin hemen arkasındaki duvarda yazılı olan,
“adalet, mülkün temelidir” sözünün gerçek anlamını anlatır bu hikaye...
devamını gör...
en güçlü duygunun nefret olması
en güçlü duygu hissizliktir bana göre. sevgi, nefret, korku... bunlar güçlüdür evet ama yokluğun verdiği boşluğu ve hissizliği hissetmiş bir insan anlayacaktır demek istediğimi. o hissizliği hissettiğiniz an* her şey anlamını yitirir benliğinizde. nefret ve sevgi de geride bakakalır öylece, sessizce.
devamını gör...
çalışmayıp ana baba parası yiyen sözlük yazarları
iş var da biz çalışmıyoruz. prensip meselesi!
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ay ben bu programda ismi uzun yazarımla göz göze bakıyormuşum da kimse haber vermemiş.müzik seçimleri pek kaliteli hala kaliteli. en kaliteli en organik en doğal en portakal suları bu programda be.
devamını gör...
yeşil renkli yazarlar
#1226567 bir güldürdü tanımı.
#1226584 beş dakikadır anlamsızca güldürmeye devam etti tanımı.
#1227107 eklemeden geçemeyeceğim tanım. birileri alınmış mı amanda aman hahaha.
bir dönem almak için 3 işte çalıştığım, çalışacak ek iş bırakmadığım sözlük özelliğiydi. sonra gördümki ben yeşil mahlası değil ona kavuşma arzusunu sevmişim. şimdi kaymeler bankada yatiyy faize verdim.
#1227112 bu tanım sahibi yazar arkadaşımla çiftlik açmayı düşünüyorum. kendide kabul ederse tabi. yoksa fikrini bana satsın. * fikir güzel fikir sağlam gelsin paracıklar. şimdi sıra çiftliğe isim bulmada. hee tabi katılımcı alımlarımız başladı her 10.000 karma 1 öküz yapiyy.
öküzlemebanka* hoş geldiniz sayın ök.. pardon sayın katılımcılar ehü ehü.
#1226584 beş dakikadır anlamsızca güldürmeye devam etti tanımı.
#1227107 eklemeden geçemeyeceğim tanım. birileri alınmış mı amanda aman hahaha.
bir dönem almak için 3 işte çalıştığım, çalışacak ek iş bırakmadığım sözlük özelliğiydi. sonra gördümki ben yeşil mahlası değil ona kavuşma arzusunu sevmişim. şimdi kaymeler bankada yatiyy faize verdim.
#1227112 bu tanım sahibi yazar arkadaşımla çiftlik açmayı düşünüyorum. kendide kabul ederse tabi. yoksa fikrini bana satsın. * fikir güzel fikir sağlam gelsin paracıklar. şimdi sıra çiftliğe isim bulmada. hee tabi katılımcı alımlarımız başladı her 10.000 karma 1 öküz yapiyy.
öküzlemebanka* hoş geldiniz sayın ök.. pardon sayın katılımcılar ehü ehü.
devamını gör...


