sözlükteki eski dostlarımdan biridir. bir oturup konuştuk mu zamanın nasıl geçtiğini bilmeyiz. hayatındaki zorlukları az çok bilirim. ona rağmen hayatı güzel yaşamayı bilen nadir insanlardandır. pes etmek yazmaz kitabında, sonuna kadar savaşır. sevdiklerine verdiği değeri anlatırken bile hissedersiniz. tanımlarında içinden ne geliyorsa onu yazar. rahattır, kasmaz. yüreği güzeldir, konuşurken bile anlarsınız bunu. sana söyledim dostum, gelecek o günler. uzak değil, çok yakın. *göreceğiz...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ayrılığı tatmış insanların dinlediğinde yüreğine adeta bir taş oturtan henüz tatmamış olanlara da nasıl bir acının eşiğine gelinebileceğini anlatan 'şükrü erbaş' şiiridir.

'insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!'
bu cümlesi yüreğime yer etmesinin nedenidir.



senin korkularını
benim inceliğimi


ayrılık ne biliyor musun?
ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.


insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!


ipi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık.


ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde
kendi sesiyle silinmek.
birdenbire büyümesi
gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun.
insanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi
bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde.


saçına rüzgar,
sesine ışık düşürememek kimsenin.
parmaklarını sözüne pınar edememek
uzaklarda bir adamın üşümesi
bir kadın dağlara daldıkça.
ışıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan
çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması
ayrılık yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme
yalnızca gölge vermesi ağaçların
iyiliğin küfre dönmesi ayrılık.
güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya
başını alıp gitmek gibi bir geri dönüş
iki adımından birisi insanın, sevincin kundakçısı,
hüznün arması, süren korkusu inceliğin.

ayrılık, o küçük ölüm!

usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.

şimdi anlıyor musun
gidişinin neden ayrılık olmadığını,
bir yaprak düşmesi kadar ancak,
acısı ve ağırlığı olduğunu.
bir toplama işleminin
sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını.
boşluğa bir boşluk katmadığını,
kar yağdırmadığını yaz ortasında....

ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından
kalkıp ağzını yıkadığında başlamıştı.
ben bulutları gösterirken,
“bulmacanın beş harfli bir yemek sorusuna”
yanıt aramanla halkalanmış,
“aşkın şarabının ağzını açtım,
yar yüzünden içti murt bende kaldı”
türküsü tenimde düğümlenirken,
odadan çıkışınla yolunu tutmuş,
dağlarda öldürülen çocukların
fotoğraflarını kenara itip,
“bu eteğin üstüne bu bluz yakıştı mı?”
dediğinde varacağı yere varmıştı çoktan.

ne mi yapacağım bundan sonra?

ayak izlerimi silmek için
sana gelen yolları tersinden yürüyeceğim önce.
şiir okumayacağım bir süre,
hediyelik eşya satan dükkanların
önünden geçmeyeceğim.
senin için biriktirdiğim yağmur suyunu,
bir gül ağacının dibine dökeceğim.
yeni bir yanlışlık yapmamak için
telefonlara çıkmayacağım
ardı kuş resimli aynalar
arayacağım mahalle pazarlarında
gençliğimi anımsamak için.
emekli kahvehanelerinde yaşlılarla konuşarak,
sonumu görmeye çalışacağım.
fotoğraflarını güneşe koyacağım,
bir an önce solsun diye.
içinde ay ışığı, iğde kokusu ve begonvil bulunan
tüm resimleri duvarlardan indireceğim
mican türküsünü asacağım yerlerine.
falcı kadınlara inanmayacağım artık
trafik polislerine adres sormayacağım.
geleceğe ışık düşüren bir gülüşle
gülmeyeceğim kimseye.
fesleğenden başka bir çiçek
koymayacağım penceremin önüne.
büyük kentlerin varoşlarında çırpınan
üç milyon yurtsuza evimi açacağım.
nerde bir kayıp, bir faili meçhul varsa
bıraktığı acının yanına resmini asacağım.
şaşırma! yetimi korumak için
yeni aşklar bulacağım kendime.

ne yapacağımı sanıyorsun ki?

tenin tenime bu kadar sinmişken,
ömrüm azala azala akarken önümde,
gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
senin korkularını,
benim inceliğimi doldurup yüreğime,
bıraktığın boşluğu yonta yonta
binlerce heykelini yapacağım.


şükrü erbaş
( 1953 - )
devamını gör...

sırf gezmek için aşı olmayı düşünüyorlarsa,deneyler falan yapılmalı tabii.olmaz böyle seviye.
devamını gör...

söylemeyin efendim, söylemeyin. her şeyi kendinize dert edinmeyin. kilo alan kişi zaten kilo aldığını kendisi farkedeceğinden, üstünüze vazife olmayan şeylere burnunuzu sokmayın. hem alıyırsa kendine alıyor size mi alıyor.

* hayır kilolu değilim.
devamını gör...

sanırım çağın bağımlılığı diğerlerinden daha vahim bir halde. tlf ,internet gibi bağımlılıkların teknolojiden yararlanma adı altında bireyi her geçen gün beyin olarak tüketen en tehlikeli bağımlılık haline geldi. bilemiyorum yaniii.
devamını gör...

eylüling gibi bir ismi vardı sanki, bir kaç resmini, bir kaçta tanımını okudum, sevimli lan.
devamını gör...

motörhead grubunun benzini.
devamını gör...

ilk kez nickaltı yazıyorum, yazma gereği duydum resmen. bilgiden, bilgilenmekten neden bu kadar korkar oldunuz ya? isteyen istediğini yazar. meja'nın tanımları hoşunuza gitmiyorsa veya ilginizi çekmiyorsa "zorlama" olduğunu düşünüyorsanız okumayın kardeşim. tanımları engelleye basın ve kapansın konu. nice nice troller geçti bu sözlükten, kimse bir şey demedi. saçma sapan troll tanımları olan yazarların sözlükten uzaklaştırılmasını eleştirdiniz. gerçekten faydası dokunabilecek tanımları olan meja mı battı sizlere? insan bazen gerçekten hayret ediyor.
devamını gör...

belli bir yaştan sonra ister arkadaş ister sevgili, yoruyor. kendini anlat, seni tanımasına izin ver, güvenini kazan, daha önce yüzlerce kez başkalarıyla yaptığın yine aynı şeyleri onunla da yap.

of. bizde yürek, takat kalmamıştır. hatta mevcut tanıdıklarımın da bir bölümünü şutlasam, tam süper olacak.

güzelliğimle yalnız kalıp çile çekmek istiyorum.
belki de bir direğe çıkarım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yanlış olan önerme, düşünce.

attila ilhan aynı zamanda bir dönem trt 2'deki programı ile televizyonculuk ile araştırmacılık, tarihçilik, cumhuriyet gazetesinde bir süre gazetecilik ve hatta ali kaptanoğlu takma adı ile bir çok eski türk filminin senaristliğini yapmıştır.

bazı bilinen film ve dizileri; yalnızlar rıhtımı, şoför nebahat, kartallar yüksek uçar, sokaktaki adam vs dır.
devamını gör...

sözlük olarak müsait bir gün sarılmaya geleceğiz. adres ver lütfen ben yola çıktım bile* güzel insansın, seviliyorsun...
yazıyorsun,çiziyorsun, çalıyorsun, konuşuyorsun tatlı tatlı on parmağında on marifet.buraya bir karikatür lazımdı şimdi onu ben bilmem ama sen bilirsin.
devamını gör...

ıkisiyle saatlerce rus edebiyatının derinliklerine indiğimiz bir konuşma yapmaya hazırlanırken gerçeğin yüzüme vurmasıyla kendime gelirdim. muhtemelen dostoyevsky'i gecenin bir yarısı sokak sokak aradıktan sonra sonunda bir köşede sızmış olarak bulurdum. ve bir de üstüne bizim evi kumarda kaybettiğini öğrenirdim. olayı çat pat bildiğim rusça ile tolstoy'a anlatmaya çalışırdım. ama o beni anlamadığı için azarlayıp kapının önüne koyardı. daha sonra keşke arthur c. doyle, shakespeare ve charles dickens ile aynı eve çıksaydım diye iç geçirirdim.
devamını gör...

sen düşünürsün imkanın yok diye üretime geçiremezsin. başkası ile bu fikri paylaşırsın ve o şahıs senden önce davranır. üstüne bir de kendi fikriymiş gibi arsızca övünür çevresine.
en tiksindiren insan davranışıdır. bir gram onur veya şeref emaresi olmayan karaktersiz insandır.
bir de bu insanların zıttı olarak sağduyulu insanlar vardır. onlar senin şahsına münhasır bir cümleni çok beğenirler. bazen paylaşmak isterler ve senin de adını belirterek yaparlar bunu. bu emeğe saygıdan ziyade fikir hırsızlığına düşmemek için yapılandır. kibarlığı ve ince düşüncesi ile hayatta her daim kazanmalarını istediğim karakterli insan türüdür.
devamını gör...

#999206 tanımıyla dikkatimi çekmiş olan, müsaade almadan takip ettiğim*, nickaltıma yaptığı tanımıyla günümün güzelleşmesine katkısı olmuş yazarımızdır. mahlasını seçerken füruğ ferruhzad'ın green illusion şiirinden esinlendiğini düşünüyorum. gelen tabak bizde boş dönmez efendim. takipteyiz, elinize yüreğinize sağlık.
devamını gör...

kapanan normal sözlük müzik kulübü'nü bünyesine dahil edip daha da büyümüş olan, ayrıca müzik-paylaşım kanalında paylaşılan şarkılardan oluşan bir playlistle sözlük radyosunda yayın yapacak olan kulüptür.
devamını gör...

"tüm girit'liler yalancıdır ve ben bir girit'liyim."

tarihin en çok tanınan paradokslarından biridir.**
devamını gör...

çok üzüldüm. ben de sizi gizli gözlediğimi sanıyordum.
devamını gör...

kendini pazarlamak, okuduklarını, yazdıklarını, giydiklerini hatta yardımlarını bile pazarladığın platform. beğeniyle orantılı da kendini tatmin hissini sağlar. özellikle şu devirde artık sevemediğim uygulama.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim