rus yazar nikolai semyonovich leskov tarafından yazılmış olan eser. dilimize günay çeteo kızılırmak tarafında mtsensk ilçesi'nin lady macbbeth'i olarak çevrilmiştir. eserin ismi bariz bir william shakespeare göndermesi olmasının yanı sıra ivan sergeyeviç turgenyev'in a sportsman's sketches koleksiyonunda yer alan hamlet of the shchigrovsky district'e de bir atıftır aynı zamanda. leskov üslup bakımından shakespearean adledilemez elbette ama eserin konusu shakespeare trajedilerini aratmayacak cinstendir. katerina ve sergei'nin arasındaki gizli ilişkinin bu iki karakteri nasıl birer katile dönüştürdüğü çok hızlı sekanslar ile anlatılır ve altı çok dolu gösterilmez. yine benzer bir temanın ürünü olan emile zola'nın meşhur thérèse raquin isimli eseri lady macbeth of the mtsensk district'e göre daha başarılı bir eserdir bu açıdan. thérèse ve laurent'in arasındaki çarpık ilişki iki karakterin kendi arzuları üzerinden gayet anlaşılabilir bir şekilde işlenirken thérèse ile benzerlik gösteren katerina daha altı boş bir karakter izlenimi sunar yine de sergei gibi bir karaktere göre cinayet sebeplerinin -en azından boris ve zinovy için konuşursak- daha makul olduğu kuşkusuz. yine de eseri bir karşılaştırmadan çıkarıp kendi içinde değerlendirirsek oldukça temiz bir üslup ile aktarılmış olduğunu söylemek gerek. dönem rusya'sında shakespeare'i yaşatmanın etkili bir yolu. sonu oldukça trajik biten eserin bir de operası bulunmakta ki aşağı yukarı 2.30 saate tekabül eden bir başyapıt.


katerina lvovna was now ready, for the sake of sergei, to go through fire, through water, to prison, to the cross. he made her fall so in love with him that her devotion to him knew no measure. she was out of her mind with happiness; her blood boiled, and she could no longer listen to anything.
devamını gör...

dini ve manevi değerleri istismar edenlere karşı söylenen hiç eskimeyen bir sözdür. ünlü islâm düşünürü muhyiddin ibnü'l-arabi şam halkının maddi şeylere düşkünlüklerinden yakınarak onlara nasihat etmiş, sonunda da ses tonunu yükseltip ayağını yere vura vura “sizin taptığınız benim ayağımın altındadır!'” diye haykırmıştır.
bu sözünü hz. muhammed'in (sav) “bir zaman gelecek; insanlar yalnız parayı düşünüp, helal haram düşünmeyecekler. insanın bütün kaygısı midesi olacak, şerefi mal, kıblesi kadın, dini para olacak” hadisine dayandırarak söylemiştir.
ama işlerine gelmediği için dindar görünenler bu sözü anlamak istememiş kendi inançlarına hakaret edildiğini iddia ederek muhyiddin ibnü'l-arabiyi öldürmüştür.
ayağını yere vurarak, "sizin taptığınız benim ayağımın altındadır" dediği yerden ise bir küp altın çıkmış, onu öldürenlerin altına taptıkları anlaşılmıştır.
"taptığınız ayağımın altında" sözü "siz, allah’a değil de, paraya tapıyorsunuz" anlamında kullanılmaktadır.
devamını gör...

çalma dürtüsüne karşı koyamama ile karakterize dürtü denetim bozukluğudur.
kişi eylemin yanlış ve zararlı olduğunun farkındadır ancak yine de yapar.
genellikle değersiz şeyler olmakla beraber psikiyatrik bir rahatsızlıktır, tedavi edilmelidir.
devamını gör...

50 sene sonra burası ölülerin günlüğü olarak kalacak.
devamını gör...

uzun zamandır göremediğim yazar. okuyor, okunuyorduk, nerelere gitti acep?
bir selam derse sevineceğim. hayal gibi geliyor şu an varlığı, belki de zihnim uydurdu?

yok canım!
devamını gör...

daha sonra bir başkası elinin altındaki o "beğenileni" alıp götürdüğü zaman, aşkının en ateşli döneminde ağlamaması gerekendir...
devamını gör...

üsluba bakılırsa seviyenin ne kadar yerlerde olduğunun göstergesi.. yazık .. sevmek ile saygı duymak arasındaki ince çizgi bile öğretilmemiş.. bu kim için söylenirse tepkim aynı olur . cumhurbaşkanı olur , bir hekim olur , bir aşçı olur vs farketmez.. özgüveni yüksek , onurlu bireyler yetiştirilmeli ..
devamını gör...

ispanyolca’da tanrının lütfu anlamına gelen ve sevgiliye söylenen bir hitaptır . oscar harris’in sesi ve ressam fabian perez’in resimleri ile alta gracia…

çevirisi
hatırla paylaştığımız o günleri
hatırla etrafında olduğum o günleri
dediğin her söze inandım.
kendimi kaybettim,
tıpkı bir çocuk gibi.
gece ya da gündüz olmasını umursamazdım
sadece istedim ki yanımda olasın.
ay doğdu, güneş battı,
her şeye rağmen sen hep etrafımdaydın.
tanrının lütfusun aşkım.
hatırla geçirdiğimiz geceleri
öpüştüğümüz ve
birbirimizi sımsıkı tuttuğumuz günleri.
her şey güzel bir rüya gibiydi
gördüğüm en tatlı kadındın.
nasıl bilebilirdim
aşkımızın devam etmeyeceğini.
gitmek zorunda kalıp
bu muhteşem hikayeyi
bitireceğimi...
şimdi çok üzgün ve kederliyim
burada sensiz ,
ne yapabilirim ki ?
kalbimin en derininden sevmiştim onu.
farkına varmadım zamanın kayıp gittiğini
ah .. çok uzaklarda yaşıyoruz şimdi,
sımsıkı tutunuyorum seninle olan günlerime,
sahipleniyorum geçmişimizi.
tanrının lütfusun aşkım.
devamını gör...

davulda pedal 2 işe yarar. birincisi hi-hat açıp kapamaya, ikincisi bass davulu kontrol etmeye. burada bass davul olayına değineceğiz.

çift pedal {twin ya da double cross}*, gerek caz olsun gerek metal, tüm müzik dallarında güzel sonuçlar verebilen bir tekniktir. şimdi biraz ayrıntılara inelim. öncelikle vücut pozisyonunu.

davul koltuklarında arkalık olmadığı için arkamıza yaslanarak bacaklarımıza kuvvet bindirmeyi unutmamız gerekir. pedal kullanımında maksimum bacak kuvveti için oturuş pozisyonumuz, bacaklarımız ile vücudumuzun 95-100 derece civarı bir açıda sabit olmasını gerektirmektedir. pedallara basarken kesinlikle ayak tabanının tamamı pedala temas etmemeli, zaten mantık olarak pedalın ortasında tek bir noktaya baskı uygulayarak sağlam ses çıkarabiliriz, yani pedala ayaklarımızın parmak ucu ile basmamız gerekir (aslında tam olarak ayak parmağı eklemlerimizin başladığı yerde çıkıntı yapıyor ya ayak, orası. ama her seferinde bunu yazamayacağım, ben parmak ucu diyeyim, siz anlayın), topukların havada olması önemli. diz açısı ise yine bahsedilen açı civarında olacak şekilde ayarlanmalı.

kullanımına geçersek, yukarıda anlattığım şekilde davulun başına oturduktan sonra parmak uçları ile pedallara yerleşmek gerekmektedir, daha açık bir şekilde anlatmam gerekirse, parmak uçlarınızı yere koyun ve sabit bir metronomda parmak uçlarınızı kaldırmadan topuklarınızı sırayla yere vurun. aşağı yukarı buna benzemesi gerek. başlangıçta stabiliteyi sağlamak için kesinlikle metronom gerekecektir ama, metronom sizin dostunuzdur. kardeşinizdir. ancak zamanla bu gereksinimi atacaksınız. kesinlikle çabuk hızlanmamak, hatta mümkünse 50 bpm'den başlamak hayati öneme sahip.

her davul tekniğinde olduğu gibi, pedallarda da istemeden hızlanmak en sık karşılaşılan hatalardan biridir.

burada bir başka önemli olan şey de çalarken ayakların tamamını yerden kaldırıp indirerek yapmaya çalışmamaktır.. zira bu şekilde tek şarkıyı bile bitirmek imkansızdır, 1 dakikanın sonunda baldırlara kramp girer. altın kural parmak uçlarının hep pedal üzerinde kalması. teknik sadece baskıyı arttırıp azaltma esasına, stabilize olmaya ve düzgün kas kontrolüne dayanıyor yani.

buraya kadar anladık.

peki pedala bastığım zaman, basılı mı tutacağım? (bury) yani bir sonraki beat'e kadar tokmak, deriye yapışık mı kalacak? yoksa ayağımı vuruş sonrası gevşetip tokmağı salacak mıyım? (come off)

güzel soru.

bunda doğru ya da yanlış bir cevap yok. tamamen müzik stilinize göre, kendinizin karar vereceği bir nokta.

ben çalarken bury tercih ediyorum. kısa sustainli, keskin, tok beatler verebilmemi sağlıyor. ayrıca istemeden ghost note yaratma riskinizi de ortadan kaldırıyor. ancak seçim sizin.

bundan bir sonraki teknik ise kaydırma tekniği. (slide) üst üste seri 2 beat çıkarmanızı {tak.....tatak.....tak....tatak şeklinde} sağlıyor. ancak bunu davul başında anlatmak daha kolay olacağından aşağıya bir video bırakıyorum. daha iyi anlaşılacaktır.

iyi davullar efendim.

devamını gör...

(bkz: ne yaptın)
(bkz: n’aptın)

bana bu iki kalıpla hal hatır soran herkesi en kısa zamanda hayatımdan çıkarıyorum. ne o öyle hesap sorar gibi.

bu arada, denemesi bedava.
devamını gör...

artık istediğine ulaşmış olan kişidir. gündem olma isteğine yani. en azından şimdilik bu kadarını biliyoruz.
devamını gör...

böyle bir temenninin dilendiği bir sözlükte bulunmamak da benim temennim.

(bkz: #25338)

t: kafa sözlük'te bir ideolojinin olmamasını dileyen yazar beyanı.
devamını gör...

bodoslama şekilde yaşayan insanların muzdarip olduğu durum.*
devamını gör...

her sözün hareketin arkasinda acaba bunu bundan mi yapti diye dusunerek kafayi yemek uzere olan insandir. hayattan asla zevk alamaz boyleleri. ayriyeten de kendi hayal dunyalarinda yaşarlar..
devamını gör...

“sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin
sana kafir dediler, diş biledim hak'ka bile”

faruk nafiz çamlıbel - firari
devamını gör...

şimdi çok uzaklardasın yıllar oldu seni görmeyeli. umarım iyisindir seni çok özledim. her kediyi çok sevsem de senin yerin çok ayrı. senin renginde kediler görünce içimde bir şeyler parçalanıyor.
devamını gör...

the godfather'ın sadece ilk filmini izlememe rağmen godfather rozeti aldım. çok şekil duruyordu ne yapayım? ilk film güzeldi bu arada.
devamını gör...

“bu günlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. kaba bir şekilde yemek yiyorlar, yetişkinlere karşı saygısızlar, ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar.”

bu sözü milattan önce 350 yılında aristoteles söylemiş. aslında bu x ve y kuşağının yaptığı bir şey değil yalnızca. çok eski tarihlerden beri bir önceki kuşak kendinden sonraki kuşağa hemen hemen aynı şeyleri söylemiş. belki yaşlandığımızda biz de aynı tavırda hareket edeceğiz bizden sonrakilere. çok takılmamak lazım artık, her zaman olan ve olacak bir şey bu kuşak çatışması.
devamını gör...

boşanma davasında eşi tarafından öne sürülen bir iddianın sözlük yazarları tarafından sanki gerçekmiş gibi kabul edilmesi bugün hayal kırıklığı kotamızın aktif edilmesini sağladı sağ olsun. necati şaşmaz'ı az buçuk bilen tarikat ehli bir aileden olduğunu bilir zaten zikir videosu falan bunların da kimseyi alakadar etmediğini düşünüyorum en azından kendisi açısından, küçük yaştaki çocuğunu bu ortama sokması elbette tartışılabilir. ancak bir iddiadan yola çıkarak bir insanın imajını kirletmenin mantığı nedir? neden daima düşmanı gösterdiklerinde ona saldırma eğilimindeyiz? neden bu işin aslı astarı nedir diye düşünmüyoruz? boşanma davalarında kimler neler neler iddia ediyor bunu bilmiyor olabiliriz ancak bir iddiaya ilişkin sözlük gibi belirli bir kapasiteye sahip insanların bulunduğuna inandığım bir mecrada gerçekmiş gibi bu denli tanım girilmesi beni baya hayal kırıklığına uğrattı. ayrıca moderatörlerden bu tanımı gören varsa başlığın ''... gördüğü iddiası'' şeklinde değiştirilmesini rica ediyorum. ismail saymaz'ın ilgili haberini ve yazısını okudum, bu mevzu davalı olduğu karısının iddiasından başka bir şey değildir henüz. söz konusu haber özellikle çocuğun gelişimine ilişkin bir problemi ortaya koyarken olayın magazinsel boyutunun ülkede gündem olması da şaşılacak bir şey değil zaten.
devamını gör...

tencere, ocak, yemek kokusu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim