bireyleri birbirinden ayıran kişilik özellikleri üzerine yoğunlaşır. insanların karakter özelliklerini anlayabilmek için çeşitli kişilik testleri geliştirir. duygusallık,dışadönüklük,yeniliğe açık olma durumu yani her bireyde farklı olan bu durumları analiz ederek önyargılarıları,stresle başa çıkma yöntemleri ve depresyonla baş etme durumunu kişisel farklı metotlarla çözümlemeye çalışır.
insanlar yalnızca kendini gerçekleştirme eğilimiyle motive edilirler.
her birey kendi özgünlüğünü ve ayrıcalığını farkına varıp kendi içindeki engin denizlere yol almalı.bu noktada kendini iyi tanımana yardımcı olan bir psikoloji alanıda diyebiliriz kişilik psikolojisine.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çay ikramı var mı diye soran insandır.
devamını gör...

bir yıldızın etrafını saran ve ondan gelen enerjinin büyük bir kısmını ya da tamamını depolamaya/kullanmaya yarayan teorik yapı. günümüz teknolojik koşulları ile yapılması pek mümkün değil.

güneş, oldukça yüksek miktarda enerji üreten bir yıldız. elimizdeki en iyi nükleer reaktörün yaklaşık 100 kentilyon katı kadar fazla enerji üretiyor. biz bu enerjinin çok büyük bir kısmını kullanamıyoruz. eğer güneş enerjisinin, dünyaya ulaşan kısmının tamamını depolama şansımız olsaydı, bize ve bizden sonra gelecek kuşakların tamamına yetecek kadar bol miktarda temiz enerjimiz olurdu.

***

hedefi yüksek tutalım ve güneş'in bize bakan yüzünden değil, küresel olarak uzaya yaydığı tüm enerjiden faydalanmayı amaçlayalım. küresel bir yapıdan bahsettiğimiz için, bunun etrafını saran bir şeylere ihtiyacımız olacak.

bunun gibi olursa, asteroit, meteorit gibi birçok cismin çarpmasına karşı dayanıksız olur ama şu tür bir yapı işimizi görür.

tabii ki bunu yapmak pek de kolay bir iş değil. öncelikle sorunumuz, malzeme. resimdeki her bir noktanın bir uydu şeklinde ayrı ayrı parçalar olarak tasarlanabileceğini düşünelim. bunların her biri 1 kilometrekarelik yüzey alanına sahip olsa, yaklaşık 30 katrilyon tanesine ihtiyacımız olacak. bu kadar miktardaki malzemenin -en hafifinden seçilse bile- kaç tona karşılık geleceğini oturup hesaplayabilirsiniz ama sonucu kaç bulursanız bulun, dünya üzerinde bu kadar çok malzeme bulma şansımız yok.

diyelim ki malzememiz var. bunları bir araya getirmek ve güneş etrafına konumlandırmak için de yüksek miktarda enerjiye ihtiyacımız olacak. oysa dünya üzerinde bulunan tüm fosil yakıtları ve hatta uranyumu kullanırsak, ancak everest dağı kadarlık bir kütleyi uzaya gönderebiliriz.

tabii ki güneş'e en yakın gezegen olan merkür'e gidip tüm parçaları orada üretip olayı halletmek gibi hayaller kurulabilir. ancak bu iş de tabi ki kendi zorluklarına sahip olacağından pek de kullanışlı bir yöntem olmayacak. en azından şu an için...

çok ileri bir çağda belki de tüm bunlara daha basit çözümler bulunur ve insanlık da tip 2 uygarlık olma yolunda ilerleyebilir, kim bilir...

edit: bu arada "dünya üzerindeki enerji kaynakları yeterli değil" dedim ama bu şu anki insanlığın dyson küresi yapmaya kalkışması için geçerli olan bir kısıtlama. eğer kardashev ölçeği'ndeki tip 1 gibi bir uygarlıksanız orada farklı oluyor durum.
devamını gör...

kafanızı çevirdiğinizde dedikodusunu yaptığınız kişiyi size kısık gözlerle baktığını görmek.
devamını gör...

hypnogaja'nın bir şarkısıdır. melodisiyle, sözleriyle insanı üzer.

here comes the rain again
falling on my head like a memory
falling on my head like a new emotion
ı want to walk in the open wind
ı want to talk like lovers do
ı want to dive into your ocean
ıs it raining with you
so baby talk to me
like lovers do
walk with me
like lovers do
talk to me
like lovers do
here comes the rain again
raining in my head like a tragedy
tearing me apart like a new emotion
oh
ı want to breathe in the open wind
ı want to kiss like lovers do
ı want to dive into your ocean
ıs it raining with you
so baby talk to me
like lovers do
here comes the rain again
falling on my head like a memory
falling on my head like a new emotion
(here is comes again, here it comes again)
ı want to walk in the open wind
ı want to talk like lovers do
ı want dive into your ocean
ıs it raining with you
ooh here comes again
here comes the rain again
falling on my head like a memory
falling on my head like a new emotion (ooh ooh yeah)
ı want to walk in the open wind
ı want to talk like lovers do
ı want to dive into your ocean
ıs it raining with you
here comes the rain again
falling on my head like a memory
falling on my head like a new emotion



çok içten bağırdıktan sonra müzik girince insan ister istemez etkileniyor.
devamını gör...

beni çok çok mutlu etmiş hava olayı. bir daha ne zaman görürüz bilemediğim için vermem gereken dersleri verip kendi derslerimi ekerek dışarı koşacağım bugün.
devamını gör...

başıma bir şey gelmeyecekse beni anlatan tanım. tüm gün her ne yaşıyorsam onun stresini zaten çektiğim için kafamı yastığa koyup 87 saniye falan düşündükten sonra uyuyorum. ancak uyurken beynim susuyor şükür.
devamını gör...

tanımlarımı favlayan dişilerin zaman zaman kendime sordurdukları sual. bazı geceler kendimle kavga bile ediyorum bu yüzden. çünkü oyluyor, favlıyor, çok güzel ok; ama bu favorilerin bir anlamı olmalı öyle değil mi? sevmiyorsa niye favlasın, evlenmeyeceksek niye favlasın?

aklımda deli sorular sözlük.
devamını gör...

dünyadaki biyolojik çeşitliliğin envanterini oluşturan, binlerce hayvan, bitki ve mantar türünün nesillerinin tehlike altında olup olmadığını ortaya koyan, farkındalık yaratan listedir.
iucn: international union for conservation of nature / uluslararası doğal hayatı koruma birliği.
(ex) extinct. soyu tükenmiş tür.
(ew) extinct in the wild. doğada soyu tükenmiş tür.
(cr) critically andangered. vahşi yaşamda soyu tükenmek üzere, tehdit had safhada, kritik tehlikedeki tür.
(en) endangered. vahşi yaşamda soyu tükenebilir, büyük tehdit altında, tehlikede olan tür.
(vu) vulnerable. hassas tür. insanoğlu böyle giderse vahşi yaşamda soyu tükenebilir.
(nt) near threatened. şuan tehlike altında değil. yakın gelecekte olabilir.
(lc) least concern. endişe etmeye gerek yok. yaygın tür.
(dd) data deficient. hakkında yeterli veri olmayan tür.
(ne) not evaluated. değerlendirilmemiş tür.

örneğin bu listeye göre trakya tosbağası, testudo hermanni boetgeri neredeyse tehtid altında olan bir türdür. (nt)
uçabilen en iri kuşlardan olan toy, otis tarda ise hassas bir türdür. (vu)
sumatra orangutanı, pongo abelii kritik tehlikedeki türdür. (cr)

düzenleme:imla
devamını gör...

uçmağa varan yazarı inatla paçasından çekiştirmek.

ilk günlerim bir yazarımızın bir tanımını beğendim. huyumdur başlıklarda bir tanımı beğendiysem bir de profiline bakarım. bir baktım 'kalbimiz seninle' ay nasıl üzüldüm. takibe aldım son tanımlarını okumaya başladım falan. ama boğazım düğüm düğüm...

ben zannediyorum yazar ölmüş meğer yazar gömçürülmüş.*
lütfen yalnız olmayayım bu konuda lütfen.
devamını gör...

hepsi için geçerli değil. her kadını anlayacak bir erkeğin olduğuna inanıyorum.* ruh eşi şeysi yani. önemli olan bu insanı bulmakta. bulduğumuz taktirde birbirimizi çok iyi anlayan bir çift olacağız ama ne zaman denk geleceğiz ruh eşimle orasını bilemiyorum.
devamını gör...

haml: taşıma, yüklenme
tahammül: yük yüklenme, dayanma
fersa: geçen, aşan
tahammülfersa: tahammül edilemez, çekilmez, dayanılmaz

sözlükteki boş tartışmalara tahammül edemiyordu.
böylesi tahammülfersa tartışmaları ilk kez görmüş, inanamıştı.
devamını gör...

kıymetli kardeşlerim,
şu anda sizlere vpn aracılığı ile romanya'dan yazıyorum. türkiye'deki durumlar malumunuz.

kafa sözlük'ün son zamanki gidişatını büyük bir hicap içinde izliyorum ve gözlemliyorum. trollerin ile entellerin formu gittikçe düşmektedir ve bu durumun sözlüğe yansıması çok ciddidir. ben bir kafa sözlük delisi olarak ortaya bir duruş koymam gerektiğini düşünüyorum. bir kafa sözlük delisi olarak kendimizi bir portakal için feda ederiz.

bu vesile ile şu soruları sormak istiyorum:
ayın tablosu sıralaması belirlenirken kankacılık ayağına hangi yazarlar kayrılıyor?
artı oylama yapılırken tanıma mı yoksa tanımı giren kişiye mi bakılıyor?
bazı popüler yazarlar birbirlerine yancılık mı yapıyor?

eğer bu soruların doğruluğu ile ilgili herhangi bir şüpheniz varsa veya yalan söylüyorsam çok emek verdiğim en beğenilen tanımlarımı teker teker sileceğim. eğer bir falsom çıkarsa, beni artık mahlasının hakkını vermeyen yazar sınıfında görebilirsiniz. #916259 no'lu tanımda belirttiğim gibi:
eyyyyy muktedirler, vallahi billahi sizi capsler ile bitireceğim. bir program ve bilgisayara yenileceksiniz.

bana portakalda üst sıralarda yer almak için bazı yazarları örgütleyip örgütlemediğimi soruyorlar. siz beni yapmış olduğum işler ile zamanında portakal'da üst sıralara sokmadınız mı? bu nasıl bir riyakarlık? şimdi ne oldu da birdenbire beni organize yazar örgüt lideri ilan ettiniz? yoldaş benjamin abimize saygımız sonsuz, başımızın üstünde yeri var.

sevgili yazar kardeşlerim korkmayın. büyük portakal birliğini kuracağız. bu düzeni hep beraber inşa edeceğiz. son söz olarak:
bir umuttur kafa sözlükte yazmak.
devamını gör...

kimse aynı imkanla doğmaz ve kimsenin hayalleri bir değildir. bu yüzden üniversiteyi ailesinden kaçmak için ya da farklı amaçlarla okumayı düşünenleri yargılamam fakat yapılan bazı tanımları okuyunca da şaşırmadım değil. üniversiteyi hiçbir zaman bir şeylerden kaçış olarak, aylaklık yapılacak bir yer olarak görmedim. üniversiteyi okusam mı okumasam mı diye de hiç düşünmedim, çünkü yemek yemek ve su içmek kadar doğal ve zorunlu bir şeydi benim için üniversite.

nitelikli bir üniversite, kendini geliştirme kaynağıdır. genelde insanlar üniversiteye geçtiğinde yolu yarıladığını söyler fakat üniversiteye geçtiğimde farkına vardığım ilk şey, daha yola yeni başladığım olmuştu. başta korktum ve zorlandım. sonuçta yolu yarıladım diye düşünüyorsun fakat aslında bir hiçsin. yoldan bile haberin yok belki. fakat biraz yürümeye başlayınca ve hedeflerimi de düşününce, zorlanmaktan keyif duymaya başladım.

lütfen sadece kendinizden yola çıkıp çocuk ölü yatırımdır sözlerini sarf etmeyin. hiçbir çocuk dünyaya gelmeyi kendisi seçmez, eğer aile çocuk sahibi olmaya karar veriyorsa, çocuğuna bakmak, onunla ilgilenmek ve onu okutmak zorundadır. çocuk okumak istemezse o başka.
devamını gör...

amacı manituculuk olanların derdi olan sorunsal.
devamını gör...

ince düşünen insanların en sık yaptığı hata;
kişiliği küçük insanlara,
büyük anlamlar yüklemektir.
aldous huxley
devamını gör...

ya el ya lil, şarkısı ile en güzel bayram hediyesini verdin, seksi sesli aykut*.
bu hafta buğulu, cool sesine hasret kalacağım diye ağlar ikene bir de ne göreyim….bana armağan edilmiş bir adet en sevdiğim şarkı, teşekkürler “duyarlı, hassas” bey!
devamını gör...

seneler önce köylünün biri tarlasını sürerken parlak bir taş bulup eşeğinin boynuna takar. eve dönünce eşi taşı beğenir ve “bu taş evimizde dursun, gelen komşular çatlasın” der.
muhtar ve karısı köylünün evine misafirliğe gelince muhtarın karısı parlak taşı görür. çok beğenip “bu taş köyümüzün simgesi olsun, muhtarlıkta dursun” deyip bir koyun karşılığında taşı alır.
köylü sevinir. “bir taş karşılığında bir koyun aldım”.

parlak taş bir müddet muhtarlıkta durur. ilçe esnafından biri muhtarlığa gelince “bu taş başkente yakışır, al sana 10.000 tl, köyünün ihtiyaçlarını karşıla” der.
muhtar kıs kıs güler “bir koyuna almıştım, iyi okuttum taşı”.

kendini uyanık sanan esnaf, partisinin ilçe teşkilatından birisine gösterir taşı. “hem kaçak inşaatıma ses çıkarmazlar, hem de bizim oğlanı işe alırlar, hem de üste para verirler” der içinden.
parti üyesi 15.000 tl’ye alır o parlak taşı. bakanın birine hediye edip göze girmek ister.
ne var ki bakan istifa eder. keyif çayının yanında çokomel olmayınca partide dengeler değişir.

parti üyesi gider bir kuyumcuya. kuyumcu çırağı bakar parlak taşa. 20.000 tl’ye anlaşırlar.
yarım saat sonra genç bir kadın ile yaşlı bir amca gelir kuyumcuya.
”aşkitom çok beğendim bu taşı, iyi parlıyor, ne acaba, alsana deyince” yaşlı adam alır taşı 40.000 tl’ye.
kuyumcu çırağı memnun, “ustam olsa gurur duyardı benimle” diye sevinir.

yaşlı amca 80 yaşında olduğu için mavi haplar alır, haliyle kalp krizinden vefat eder.
genç kadın da ünlü bir kuyumcuya gidip taşı satıp, 60.000 tl’yi cebe indirir.
“bana aptal sarışın dediler. gerçi saçlarım sarı boya ama 40.000 tl’ye alıp 60.000 tl’ye sattım. bir de hem güzel hem akıllı olunmaz derlerdi” diye güler.

parlak taş olan 145,44 karatlık elmas el değiştirmeye devam eder ve en son 1.000.000 dolara bir prenses tarafından satın alınır.
köylü, muhtar, esnaf, kuyumcu çırağı, genç kadın, yaşlı adam sarraf olmadıkları için o parlak taşın gerçek değerinden haberleri yoktur. o vakitler internet de yoktur.*
"bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun değeri bilenin yanında o şey kıymetlidir.

susuzluk çeken ülkelerdeki insanlar bir damla suyun kıymetini bilir.
ramazan’da iftar sofrasında bir zeytin bile o kadar kıymetlidir ki.
senin ırkın, dinin, milliyetin, cinsiyetin, maddi durumun kimine göre çok şey fark eder, kimine göre ise hiçbir şey.
hayatın çevrendeki insanlara göre değer kazanır hikayedeki parlak taş gibi.
çevrendeki insanları akıllıca seçersen o insanların seni paha biçilmez göreceğine emin olursun.

“insan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır” der jim rohn.
benzer hedeflerin olduğu kişilerle bir aradaysan, başarın da katlanır.
kimi ay’a gideceğiz diye sevinir. kimi de ay’a bu uzay bütçesi ile nasıl gideceğiz diye düşünür.
bbc’nin haberine göre türkiye uzay ajansı'na ayrılan bütçe 38 milyon tl.
rusya, soyuz roketleriyle bir astronotu uluslararası uzay istasyonu'na göndermek için 80 milyon doların üzerinde ücret talep ediyor. kaynak

haberi okuduktan sonra konfüçyüs’e kulak vermek gerekir. “bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınınız”.

aşkı bilenler ve ona değer verenler ile aşk güzeldir.

devamını gör...

tek atımlık ayçiçek yağı is loading... güçlü ekonomi, güçlü türkiye! bir sabah mehteri alalım gomercan resiss!
devamını gör...

bir çağatay ulusoy bir kıvanç tatlıtuğ olmak isteyen, kendini beğenen genç hemşerimin, kabul edilen başvurusunun haberi.
ben anası olsam demek aya gitmek istesen de yapacakmışsın derdim.
tipik genç olmak halleri.
onun hayatı kendi bilir.
allah gönlüne göre versin.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim