(bkz: uçurtma avcısı (kitap)) kitabında adından sıkça söz, edilen bir kitaptır.


emir ve hasan'ın da en sevdikleri kitaptır aynı zamanda. hatta hasan, oğlunun adını ''sohrab ile rüstem' hikayesinden etkilenerek ''sohrab'' koymuştur.
devamını gör...

hiç kimse elindekinin değerini bilmez. sahip olduğu sürece. ama bir gün elineden uçup gittiğinde, tek bir söz kalır; keşke
devamını gör...

şu an bulunduğumuz yerden yeri kazmaya başlasak dünyanın hangi ucundan çıkacağımızı gösteren bir web sitesi.

www.antipodesmap.com/

siteye girdiğimizde yaşadığımız şehri arama butonuna yazıyoruz ve aratıyoruz. kuzey yarım kürede karalar, güney yarım kürede de okyanuslar daha çok yer kapladığı için kuzey yarım küreden nerden kazmaya başlasak güney yarım kürede hep okyanustan çıkıyoruz ama olsun.


antipot: antipot: yeryüzünde herhangi bir noktadan yerin merkezine doğru kazsak dünya'nın öbür tarafından yeryüzüne çıkacağımız noktadır. türkiye'nin antipotu güney pasifik'te yeni zelanda'nın doğusunda bir yerdir. bilgi: cem polatoğlu
tr.pinterest.com/pin/295126...
devamını gör...

kedi nin hizmetlisi
devamını gör...

öncelikle böyle bir hız kazanmanın olmadığını düşünüyorum. ülkemiz için neden hükümet. siyasal islamın ülkemizi getirdiği nokta insanlara iyice dini sorgulamaya itti. sadece gençleri de değil. orta yaşlı ve yaşlılarda da bu sorgulamayı ben çevremde görüyorum.

dünya genelinde ise genel olarak ateistliğin, agnostikliğin, deizmin yükselişi var. böyle bir ortamda herhangi bir dini inancın yükselmesi hali hazırda beklenemez.
devamını gör...

gagauz türklerinin yaşadığı gagauzya özerk bölgesinin, moldova'dan bağımsızlığı için gerçekleştirilen bağımsızlık referandumudur. 160 bin türk'ün yaşadığı bu küçük ülkede referanduma katılım oranı %70 olurken %99 oranında da bağımsızlık lehine evet oyu çıktı. moldova'nın tanımadığı bu referandumdan sonra mihail formuzal başta olmak üzere bir çok gagauz politikacı moldova devlet mahkemelerinde yargılanmıştır.

referandum rusya destekliydi. yani halka sorulan soru gagauzya'nın bağımsızlığından çok ''ab ve batı bloğu mu yoksa rusya mı'' idi. zaten bu yüzden türkiye bırakın referandumu desteklemeyi, kişinev büyükelçiliğimiz gözlemci bile göndermedi.

not: her ne kadar gagauzlar ''türklüğünü korumayı başarabilmiş boy'' olarak bilinse de bu çok yanlış bir bilgidir. özellikle 90 sonrası nesil kendisini rus olarak bilir, rusça konuşur, rusya hayranıdır. tabii bu da bir anda olmuş bir şey değil. rusya'nın oradaki insan kaynağına yaptığı yatırımın nüvesi.
devamını gör...

8 ay içerisinde bir yakını değil tam üç yakını kaybetmenin acısını pek az şeyde görür insan. hele ki o çok sevdiklerinden biri intihar ederek yaşamına son vermişse ömür boyu unutulmaz o acı. üstelik tüm bu kayıplar henüz ergenlik döneminin başında olan bir çocuğun başına gelmişse ilerleyen yıllarda hayattaki gündelik olaylar, ilişkilerdeki bitişler, bir insanın onu üzmesi ne kadar yıkabilir ki bu kişiyi? bir de büyüdükçe yaşanan kayıplar var. bunlar da insanı farklı açılardan etkiliyor. yaş ilerledikçe bir insanla paylaşılan şeyler artıyor. anılar çoğalıyor. duygular pekişiyor. işte bu yetişkinlik çağında birini kaybetmenin acısı da bambaşka. mesela hâlâ en son konuşulan gün ve o en son konuşma hatırda kalıyor. keşkeler çoğalıyor. ve o telefon numarası rehberden asla silinmiyor. evet kısacası bir insanın yakınını kaybetmesi her yaşta çok ağır. çocukluğumda yaşadığım bu üç kaybın da yetişkinliğimde yaşadığım iki yeni kaybımın da bambaşka acıları var.
devamını gör...

angela merkel. ulan uzun şu karıya az yüz versen bu halde olmazdık be.
devamını gör...

benim kırmızı çizgim anlamına gelen natasa theodoridou şarkısı.

türkçe sözleri;*

"dumanla sakladım yüzümü
kaç hüznü sığdırabilirim ki bir bardağa
hayatımı senin ellerine bağlamamı söyledin
düşmeye bıraktın sonra da beni

yüzüm donuk ve ölü
gözyaşlarını kurutmayı öğrenmiş bir taş gibi
bu gece aşk, direksiyonu bırakıyor
bense tek başıma yürüyorum

hangi gökyüzüne sığarız biz ikimiz
zamanı geldi artık benim de bir şeyler yapmamın

kırmızı bir çizgi çekiyorum artık her şeye
yanlış yolda olan bir aşkı siliyorum
madem öyle istiyorsun, bu olsun en büyük anımız

kırmızı bir çizgi çekiyorum artık her şeye
yanlış yolda olan bir aşkı siliyorum
madem öyle istiyorsun, bu olsun en büyük anımız

yüzüm kapalı bir pencere
erimiş bir demir vücudum nereye dokunsam
paslanmayayım diye cama çevirdin beni
kırılmamı istiyorsun şimdi de

yüzüm karanlık bir balkon
hiç bir zaman bakmaya cesaret edemediğin
gittiğimde, arama benim dokunuşumu
çağırma beni

hangi gökyüzüne sığarız biz ikimiz
zamanı geldi artık benim de bir şeyler yapmamın

kırmızı bir çizgi çekiyorum artık her şeye
yanlış yolda olan bir aşkı siliyorum
madem öyle istiyorsun, bu olsun en büyük anımız"


spotify for natasa mou!
devamını gör...

“trust, like the soul, never returns once it is gone”

(güven, ruh gibidir! çıktığı yere tekrar dönmez.)
devamını gör...

gönlüm taksicilerin kazanmasından yana ama bu şartlarda değil.

turistten fazla para al, yolu uzatıp fazla para al...

bu saçmalıklar ortadan kalmadığı sürece taksiciler haksızdır.
devamını gör...

yolun ortasına çıkar o güzeli beklerdim, nilgün vasiyeti.

/ öyle güzelsin ki, kuş koysunlar yoluna /

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

inci küpeli kız, hollandalı ressam johannes vermeer'in başyapıtlarından biri olan tablodur. adından anlaşılacağı gibi odak noktası bir inci küpedir. lahey'de, mauritshuis'te sergilenmektedir. kimi zaman "kuzeyin mona lisa'sı" ya da "hollandalı mona lisa" olarak adlandırılır. --- alıntı ---



--- alıntı ---
devamını gör...

-a ben şok!
-bende bim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üniversitede öğrenciyken sabahları yaptığım zaman akşama kadar tok tutan güzel yiyecek. şimdi ailemle yapalım diyorum ama annem hem ağır hem de fazla koktuğu için yanaşmıyor.
devamını gör...

takibe aldığım başlıktır.
ilk fırsatta kitabı edineceğim.
devamını gör...

dönüşüm, kafka'nın 1912'de yazdığı kısa roman. gregor samsa bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş olarak bulur. ilk başta bu durumu saçma olarak görür, "biraz daha uyusam ve bütün bu saçmalıkları unutsam" diye geçirir içinden. bu aslında bir yerde hayatın kurulu düzenine uymamayı (işe gitmemeyi) insanlıktan çıkmak olarak görmektir. o kadar alışmıştır ki kendisinden beklenenlere, vücudunun böceğine dönüştüğünü gördüğü halde günlük yaşamına dönmeyi düşünür, saate bakar, biraz daha uyuyup kalkayım der, hala treni yakalama umudundan bahseder. aklını kaçıracak kadar korkması gereken bir durum karşısında (ben olsam herhalde deli gibi bağırırdım) sakinliğini korur. aslında ailesi de biraz öyle davranır, hatta tam da gregor'dan beklenecek bir durum olduğunu düşünürler. tıpkı, çocuklarının azıcık ders çalışmadığını, azıcık kurallara uymadığını görünce "sen adam olmazsın" diye bağıran ebeveynler gibi. bana göre gregor, camus'un meursault'unun tam tersidir, sosyal statüsünü, görev ve sorumluluklarını önemser. bu yüzden durumu kabullenmekte zorlanır. ama güneş balçıkla sıvanmaz, çaresizce çırpınan ince ayaklarını görünce gözlerini kapatır ve sağına dönmeye çalışır. duyduğu inanılmaz acı sonucu çabalamayı keser. bu bir nevi kabullenmektir artık.

roman o kadar ince ayrıntılarla dolu ki, 700 sayfada anlatılacakları 70 sayfada anlatır. ama benim için şu cümlenin anlamı hepsinden ötedir: "insan dediğin uykusunu almalı."
devamını gör...

sultan ibrahim'in turhan valide sultandan olma oğludur. babası sultan ibrahim bariz bir şekilde delirip "hal" edilince yani tahttan indirilince veliaht şehzade olarak 6 yaşında osmanlı tahtına oturmuştur.

tabi çok küçük yaşta bir çocuk olduğu için erişkin yaşa gelene kadar ilk başta kösem sultan sedarete onun yerine bakmıştır. daha sonra validesi turhan sultan saray içi ayaklanma esnasında kösem sultanı öldürtünce vasilik görevini o devraldı fakat devlet işlerine fazla karışmadı ve köprülü mehmet paşaya bir nevi vekalet verdi. köprülü mehmet paşa iş bilen becerikli bir vezir olduğundan tüm ilişkileri stabil tutmayı başarmıştır.

ikinci viyana kuşatması yine sultan 4. mehmed dönemine denk gelir. osmanlı için sonun başlangıçı olan bu hamle sultan mehmed'in de sonunu getirir.

merzifonlu kara mustafa paşa viyana karşısında başarısız olunca idam fermanını göndermiş, daha sonrasında vazgeçtiyse de gönderdiği ulaklar paşanın kellesini çoktan kesmişlerdir. her ne kadar başarısız olduysa da devleti düştüğü durumdan kurtarabilecek tek adam olması işleri daha karmaşık bir hale sokmuştur. osmanlı ordusu kuşatma sonrası iki ateş arasında kalmış ve yüzlerce yıldır türk yurdu olan budin kaybedilmiştir.

bunun üzerine halk ayaklanmış ve sultan mehmed tahttan indirilmiş yerine oğlu süleyman geçmiştir. 39 yıllık saltanatı ile kanuni'den sonra tahtta en uzun süre kalan padişahtır. sultan mehmet 1687'de tahttan indirildikten sonra edirne sarayında bir sürgün ve hapis hayatı yaşadı. 1693 yılında burada vefat etti.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim