babası tarafından zincirlenen 6 yaşındaki çocuğun ölmesi
lânet olsun böyle adaletsiz dünyaya, lanet olsun ortadoğu'nun kaderine, lanet olsun fakirliğe, lanet olsun bunların evlerine ateş düşüren lere, iç savaşı körükleyen lere .
devamını gör...
yazarların keşke dediği şeyler
keske bu kadar değer vermeseydim.
devamını gör...
erkekleri itici yapan detaylar
erkek olmaları. suratlarında kıl çıkması. kaba ayı gibi cinsiz biz erkekler.
devamını gör...
geceye bir not bırak
bu gece dünyaya sığamıyorum. sorun gece de mi, dünya da mı, ben de mi ne dersiniz sevgili suserlar?
devamını gör...
yalmavuz
türk toplumlarının anlatılarında bir tür dev ve cadı karışımı yaratık. insan kanı içtiğinden bahsedilir.
uygurlar arasında yalmavuz, özbeklerde yalmağız, kazaklarda calmavız ve kırgızlarda celmağuz şeklinde adlandırılır.
yedi başlıdır ve yarı insan yarı hayvan olarak tasvir edilmektedir. şekil değiştirme huyu vardır. genelde kurbanlarına ak saçlı bir nine olarak görünür ve onların güvenini kazanır. sonrasında ise cumburlop midesine indirir. kan emicilik en tipik özelliğidir.
abdulhakim mehmet ''çın tömür batur'' çalışmasında yalmavuz şu şekilde anlatılır;
yalmavuz, yaşlı bir nine kılığındadır ve kördür. duman tüten yerde, biçimsiz ve eski bir evde yaşar. ateşin sahibidir ve evine gelen mehtumsula adlı kıza ateş verir. kız onun “yedi başlı canavar” olduğunu anlar. yalmavuz, genç kıza bit ve sirke vererek bunları iki tarafına atarak yürümesini söyler. kız böyle yapınca sirke dökülen yanda dikenler, bit dökülen tarafta çalılar oluşur ve yalmavuz bu yoldan kızın evine varır. mehtumsula’yı saçlarından tavana asar ve onun ayak tabanlarını delip kanını içer. her gün bu şekilde gelir ve kan içer, mehtumsula’yı tehdit eder.
bir başka anlatısında ise şu hikayeye yer verir;
mehtum han adlı bir kız abisinin sözünü dinlemez ve ateş sönünce ateş bulmak için evden çıkar. bir dağ eteğinde yükselen bir duman görür ve ateş alabilmek için oraya gider. orada yaşlı bir nine görür. bu nine bir tencerede ak bit bir tencerede ise gök bit kaynatmaktadır. kız selam verip ninenin evine girer ve fark ettirmeden ateş alıp evine döner. bu nine aslında “yedi başlı yalmavuz”dur ve sık sık insan kanı içip keyif sürer. kızı gizlice takip eder, evine gelir, kıza iki tokat vurup onu bayıltır ve kızın kanını içer. bu anlatıda yalmavuz insan kokusunu alma kabiliyetine de sahiptir.
alimcan inayet ise yalmavuzu şu şekilde anlatmıştır;
yalmavuz ateşe sahiptir.. hilekârdır ve bir şekilde insanların ateşini söndürüp onları kendine muhtaç eder ve kahramanlar canları pahasına ateşi elde edebilmek için yalmavuz ile mücadele ederler. o ise ateş istemek için gelenleri yakalayıp onların kanları içer.
yalmavuz'un fiziksel özelliklerine bakarsak, batının vampir miti ile aralarında ciddi bir benzerlik olduğunu görürüz. -diğer benzerlik için (bkz: albastı)- yalmavuzun uzun sivri dişleri vardır ve bu dişler sayesinde avının kanını emer. şekil değiştiriyor olması da yine vampirlerle ortak özelliğidir.
daha önce albastı (albız) örneğinde de değindiğim üzere, türk mitolojisinde yer alan bu varlıklar dönemsel olarak, batı vampir mitlerinden önce gelir. ayrıca türk mitolojisinde bu özelliği haiz başka yaratıklar da vardır. yani çeşitlilik fazladır. mısır, eski yunan ve roma mitolojilerinde böyle varlıklardan bahsedilse de misal strigae gibi, vampir mitlerinden bahsedilirken türk mitolojisine hiç değinilmemesi cidden enteresandır. oysa bu mitosun kaynak olarak beslendiği en engin pınar türk mitolojisidir.
uygurlar arasında yalmavuz, özbeklerde yalmağız, kazaklarda calmavız ve kırgızlarda celmağuz şeklinde adlandırılır.
yedi başlıdır ve yarı insan yarı hayvan olarak tasvir edilmektedir. şekil değiştirme huyu vardır. genelde kurbanlarına ak saçlı bir nine olarak görünür ve onların güvenini kazanır. sonrasında ise cumburlop midesine indirir. kan emicilik en tipik özelliğidir.
abdulhakim mehmet ''çın tömür batur'' çalışmasında yalmavuz şu şekilde anlatılır;
yalmavuz, yaşlı bir nine kılığındadır ve kördür. duman tüten yerde, biçimsiz ve eski bir evde yaşar. ateşin sahibidir ve evine gelen mehtumsula adlı kıza ateş verir. kız onun “yedi başlı canavar” olduğunu anlar. yalmavuz, genç kıza bit ve sirke vererek bunları iki tarafına atarak yürümesini söyler. kız böyle yapınca sirke dökülen yanda dikenler, bit dökülen tarafta çalılar oluşur ve yalmavuz bu yoldan kızın evine varır. mehtumsula’yı saçlarından tavana asar ve onun ayak tabanlarını delip kanını içer. her gün bu şekilde gelir ve kan içer, mehtumsula’yı tehdit eder.
bir başka anlatısında ise şu hikayeye yer verir;
mehtum han adlı bir kız abisinin sözünü dinlemez ve ateş sönünce ateş bulmak için evden çıkar. bir dağ eteğinde yükselen bir duman görür ve ateş alabilmek için oraya gider. orada yaşlı bir nine görür. bu nine bir tencerede ak bit bir tencerede ise gök bit kaynatmaktadır. kız selam verip ninenin evine girer ve fark ettirmeden ateş alıp evine döner. bu nine aslında “yedi başlı yalmavuz”dur ve sık sık insan kanı içip keyif sürer. kızı gizlice takip eder, evine gelir, kıza iki tokat vurup onu bayıltır ve kızın kanını içer. bu anlatıda yalmavuz insan kokusunu alma kabiliyetine de sahiptir.
alimcan inayet ise yalmavuzu şu şekilde anlatmıştır;
yalmavuz ateşe sahiptir.. hilekârdır ve bir şekilde insanların ateşini söndürüp onları kendine muhtaç eder ve kahramanlar canları pahasına ateşi elde edebilmek için yalmavuz ile mücadele ederler. o ise ateş istemek için gelenleri yakalayıp onların kanları içer.
yalmavuz'un fiziksel özelliklerine bakarsak, batının vampir miti ile aralarında ciddi bir benzerlik olduğunu görürüz. -diğer benzerlik için (bkz: albastı)- yalmavuzun uzun sivri dişleri vardır ve bu dişler sayesinde avının kanını emer. şekil değiştiriyor olması da yine vampirlerle ortak özelliğidir.
daha önce albastı (albız) örneğinde de değindiğim üzere, türk mitolojisinde yer alan bu varlıklar dönemsel olarak, batı vampir mitlerinden önce gelir. ayrıca türk mitolojisinde bu özelliği haiz başka yaratıklar da vardır. yani çeşitlilik fazladır. mısır, eski yunan ve roma mitolojilerinde böyle varlıklardan bahsedilse de misal strigae gibi, vampir mitlerinden bahsedilirken türk mitolojisine hiç değinilmemesi cidden enteresandır. oysa bu mitosun kaynak olarak beslendiği en engin pınar türk mitolojisidir.
devamını gör...
tanrının size verdiği en önemli yetenek
hiçbir şey yapmayabiliyorum. kolay gibi görünüyor ama zor iştir yetenek ve sabır ister.
devamını gör...
barda
film müziklerinden birisi de üçnokta bir grubunun “dediler ki” şarkısıdır.
“iyiler kazanır, kötülükler kazanır dediler...”
“iyiler kazanır, kötülükler kazanır dediler...”
devamını gör...
yetersizlik hissi
en çok annelerin çocuklarına karşı hissettikleri duygu. doğduğu gün sütüm yetiyor mu sorusuyla başlar ve ömür boyu devam eder. önemli olan en mükemmeli olmak değildir. her anne çocuğu için en iyi annedir, anı yaşayın ve onları bol bol öpün, sarılın, sevdiğinizi hissettirin.
devamını gör...
the sopranos
birini geçenlerde olmak üzere iki kez izlediğim dizi, sanırım üçüncüye döneceğim ama şu dikkatimi çekti. artık ilk izlediğimde ergen olmamdan mı bilmem “mafya” izlemişim daha çok. ikinciyi 30 yaşından sonra izleyince en çok ilgimi çeken şey (bkz: tony soprano) ve psikolog (bkz: jennifer melfi) arasındaki diyaloglar oldu. dikkat kesilerek izledim tüm konuşmaları.
ergenken de çok güzel bulmuştum, bu yaştan sonra da çok güzel buldum. alınan tad değişmiyor, ne kadar övülse azdır.
ergenken de çok güzel bulmuştum, bu yaştan sonra da çok güzel buldum. alınan tad değişmiyor, ne kadar övülse azdır.
devamını gör...
çocuğu ölsün diye çatıdan atlayan hamile kadın
yav bu insanlar bir aile planmasını öğrenemedi gitti. hasta birinin 4 çocuğu var iken hali hazırda 5. çocuğa nasıl cüret eder. hadi hanımefendi bunu düşünmeyecek durumda ya eşi?
devlet prezervatifleri kendisi mi taksın, kadınların burnunu kapatıp ağzına hapı mı atsın? git bir asmye versinler de kullan.
*
devlet prezervatifleri kendisi mi taksın, kadınların burnunu kapatıp ağzına hapı mı atsın? git bir asmye versinler de kullan.
*
devamını gör...
parayı bulunca değişen insan
adamın dibidir.
devamını gör...
yazarların en türk özelliği
günde 5 demlik çay içebilme potansiyeline sahibim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının takipçi sayıları
birbirini tutmayan sayılara sahibim sözlük. 18 takipçim varmış ama karma puanıyla edindiğim -ne sandınız *- uygulamada 17 kullanıcı adı var. 1 tane çok gizli takipçim var sanırım.
devamını gör...
hatayi (yazar)
az evvel keşfettiğim, anlatımı sade, özgün ve pırıl pırıl olan yazar. gizli gezinenler gibi olduğundan keşfedilmesi uzun sürmüş belli ki ama olsun. assolistler sahneye en son çıkar, değil mi? *
eksik olmasın, hep yazsın.
eksik olmasın, hep yazsın.
devamını gör...
elminster the wise
ilk konuştuğum sözlük yazarıdır kendisi. (hala konuşuyoruz başının belası, ruhunun ışığı olma yolunda) ne kadar bilgili, kibar ve naif ruhlu olduğunu bilemezsiniz. çoğu konu hakkında bilgi birikimi olan kıvrak zekalı ve yazdığı tanımlarda bunu belli edecek biridir gözümde. benim gibi geveze sürekli sorular soran insanı bile sabırla dinleyip sorularıma cevap verdiği için teşekkür ederim ona. şimdilerde daha çok beni sevdiğinden dinlediğini ve birlikte güzel şeyler paylaştığımız için ruhuna dokunmama izin verdiğini biliyorum. ilanı aşk edeceğim birazdan az kaldı. gecenin ışığı olmaktan mutluyum. insanları ötekileştirmeden sadece düşüncelerine odaklanabildiğin için seni seviyorum. iyi ki arkadaşım, iyi ki ışığın oldum.
-fazla yakın olmanızı tavsiye etmem biraz kıskancım.
-fazla yakın olmanızı tavsiye etmem biraz kıskancım.
devamını gör...
zihin kontrolü deneyleri
fransa'nın güneyinde yer alan pont-saintesprit adlı köyde yaşayanlar 60 yıl önce başlarına gelen tuhaf olayların sebebini sonunda anladı. köylüler, yıllar önce bir gün aniden halisülasyonlar görmeye başlamış, bazılarının sonu akıl hastanesinde bitmiş, bazıları ise yaşamını yitirmişti. olayın arkasındansa abd istihbarat örgütü cıa çıktı.
amerikalı bir gazeteci tarafından yapılan bir araştırma sonucunda 60 yıl önce fransa'da meydana gelen ilginç olayın ardında cıa'in bir deneyi olduğu ortaya çıktı. araştırmaya göre, cıa, köylülerin ekmeğine halisünasyon ve histeriye yol açan lsd( lsd, medikal alanda bilinen en etkili uyuşturuculardan biridir. 25 milligram lsd, bir insanı yarım gün boyunca sersemletebilir.) katmış. 16 ağustos 1951'de yaşanan ve "lanetli ekmek" olarak tarihe geçen olayda beş kişi ölmüş ve yüzlerce kişi korkunç halüsinasyonlar görerek çıldırmıştı. gazeteci h.p albarelli yaptığı araştırma sonucunda elde ettiği belgelere dayanarak, cıa'in lsd'nin etkilerini test için bu olaya yol açtığını söylüyor. gazeteciye göre cıa'in suistimallerine dair 1975 tarihli bir beyaz saray raporunda bu olay atıfta bulunuluyor.
gazeteci, olayın cıa'in "zihin kontrolü" kapsamında yaptığı bir deney iddiasını ortaya attı. buna göre, cıa, köyün ekmeklerine bilerek lsd adı verilen sentetik uyuşturucu katmış ve neler olacağını görmek istemişti. albarelli'ye göre bu deney abd ordusunun özel operasyonlar birimi tarafından yapıldı. köylüler, o kadar etkilenmiş ki, biri yılanların onu yediğini düşündüğünü söylemiş. halk polise, sürekli ejderha gördüklerini, kendilerine saldırdığını söylüyormuş. bir çocuk bıçakla büyük annesine saldırmış. bir diğeri "ben uçağım" diyerek kendini ikinci kattan aşağı atmış. doktora koşan biri ise, "kalbim çıktı, ne olur yerine takın" diye yalvarmış. sokaklar çıldıran insanlarla dolmuş. olayda 5 kişi ölmüş, 300 kişi yaralanmış. uzmanlar o dönem, bu olaya, ekmeğin içindeki uyuşturucu etkisi yapan bir yaban mantarının neden olduğunu söylemiş.
mağdurlarsa daha fazla cevap istiyor. 71 yaşındaki charles granjoh, "neredeyse ölüyordum' nedenini bilmek istiyorum" diyor.
fil üzerinde yapılan lsd deneyi
bilim dünyası ve özellikle tıp alanında çalışanlar bir dönem lsd ile deyim yerindeyse kafayı bozmuşlardı. lsd'nin insan zihni üzerinde etkilerini çok merak eden bilimadamları olayı daha ileriye taşıyarak bunu hayvanlar üzerinde de denediler. fil tusko üzerinde şsd deneyi yapılan talihsiz hayvanlardan biriydi.
1962 yılında, oklahoma city'de bulunan lincoln hayvanat bahçesi direktörü, warren thomas, tusko isimli bir file bir insana verilebilecek lsd dozajının 3000 katını enjekte etti. aşırı dozda lsd enjekte edilen tusko, bu işlemden kısa bir süre sonra yere yıkıldı ve titreyerek öldü.
devamını gör...
paella
hem beyaz hem kırmızı şarap ile güzel giden bir ispanyol yemeği.
devamını gör...
babanın dalga geçmesi
babaların üstün espri yeteneğini sergileme durumudur.
armut sevdiğim için babamın her armut yediğimde “ kızım, armudun iyisini ayılar yermiş.” demesi beni çok kırıyor sözlük swh.
armut sevdiğim için babamın her armut yediğimde “ kızım, armudun iyisini ayılar yermiş.” demesi beni çok kırıyor sözlük swh.
devamını gör...
izmir denince akla gelenler
bir zamanlar sevdiğim bir dostumun hayattaki tek şansım izmir'de doğmuş olmak demesi geliyor aklıma ama bilmiyordu ki ben onun her zaman yanında kalabilecek bir insandım. isteseydi tabii swh alakasız bir yerden bağladım ama olsun.
devamını gör...
futboldan anlayan kadın
ileride evlendiğinizde birlikte oturup futbol maçları da seyredebileceğiniz kadındır. "yine mi maç var" diye başınızın etini yemezler, sevmediğiniz bir diziyi izlemeyi dayatmazlar. *
devamını gör...