normal sözlük yazarlarının sevmediği özellikleri
kodlarken unutma tuşunu unutmuş olmalılar bende. unutmuyorum. hiçbir şeyi unutamıyorum. söylenen, gidilen, yapılan hiçbir şeyi unutmuyorum. unutmadığım içinde beynim sürekli çok dolu. güncelleme gelirse bir format fena olmazdı hani(swh)
devamını gör...
6 kelimelik hikayeler
yazarlar yazıyordu ama hâlâ nokta koymuyorlardı.
devamını gör...
mitolojik kitap önerisi
alice marriot, carol krachlin - kızılderili mitolojisi
donna rosenberg - dünya mitolojisi
ergün camdan - antik mısır sırları
erhan altunay - paganizm
erik hornung - kadim mısır - ötekidünya kitapları
herman berger - çingene mitolojisi
sebahattin eyüboğlu - azra erhat - hesiodos eseri ve kaynakları
uno harca - altay panteonu mitler, ritüeller, inançlar ve tanrılar
behçet necatigil - 100 soruda mitolocya
sedat veyis örnek - 100 soruda ilkellerde din, büyü ve sanat
bill price - kelt mitolojisi
jules soury - karşılaştırmalı mitoloji ışığında israil dini
edith hamilton - mitolocya
azra erhat - mitoloji sözlüğü
jeremy black & anthony green - mezopotamya mitoloi sözlüğü
yves bonnefoy - mitolojiler sözlüğü
yaşar akdeniz - akdeniz mitolocyasından efsaneler
colette eslin & helena laporte - yunan ve roma mitolojisi
mircea eliade - dinler tarihi, inançlr ve ibadetlerin morfolojisi
robert graves - raphael pathai - ibrani mitleri
robert graves - yunan mitleri
robert graves - eski yunan, tarih öncesinden hellenistik çağa
suzan seslenir - ramses
yekta kahraman - iskandinav hikayeleri antolojisi
r.ı page - iskandinav mitleri
a.s byatt - ragnarök tanrıların alacakaranlığı
david gibbins - atlantis
stephen p. kershaw - yunan mitolojisi-rehber kitabı
karl kerenyi - yunan mitolojisi
yaşar çoruhlu - türk mitolojisinin anahtarları
snorri sturluson - viking mitolojisi
homeros - ilyada
homeros - odysseia
christian jacq - ramses serisi
aklıma geldikçe güncellerim yine
donna rosenberg - dünya mitolojisi
ergün camdan - antik mısır sırları
erhan altunay - paganizm
erik hornung - kadim mısır - ötekidünya kitapları
herman berger - çingene mitolojisi
sebahattin eyüboğlu - azra erhat - hesiodos eseri ve kaynakları
uno harca - altay panteonu mitler, ritüeller, inançlar ve tanrılar
behçet necatigil - 100 soruda mitolocya
sedat veyis örnek - 100 soruda ilkellerde din, büyü ve sanat
bill price - kelt mitolojisi
jules soury - karşılaştırmalı mitoloji ışığında israil dini
edith hamilton - mitolocya
azra erhat - mitoloji sözlüğü
jeremy black & anthony green - mezopotamya mitoloi sözlüğü
yves bonnefoy - mitolojiler sözlüğü
yaşar akdeniz - akdeniz mitolocyasından efsaneler
colette eslin & helena laporte - yunan ve roma mitolojisi
mircea eliade - dinler tarihi, inançlr ve ibadetlerin morfolojisi
robert graves - raphael pathai - ibrani mitleri
robert graves - yunan mitleri
robert graves - eski yunan, tarih öncesinden hellenistik çağa
suzan seslenir - ramses
yekta kahraman - iskandinav hikayeleri antolojisi
r.ı page - iskandinav mitleri
a.s byatt - ragnarök tanrıların alacakaranlığı
david gibbins - atlantis
stephen p. kershaw - yunan mitolojisi-rehber kitabı
karl kerenyi - yunan mitolojisi
yaşar çoruhlu - türk mitolojisinin anahtarları
snorri sturluson - viking mitolojisi
homeros - ilyada
homeros - odysseia
christian jacq - ramses serisi
aklıma geldikçe güncellerim yine
devamını gör...
regaip
açılması yasaklanan regaip kandili başlığının ilk sözcüğü. buradan tüm sözlüğün kandilini kutluyorum. ama ben başka bir konuya değineceğim.
şimdi regaip kandili bildiğimiz gibi hz. muhammed efendimizin ana rahmine düştüğü gün olarak söyleniyor. bir kere bunun doğruluğu yok. diyelim ki öyle peygamber efendimizin bu hesaplamaya göre erken doğduğu -yaklaşık bir ay- ortaya çıkar ki, ben şahsen böyle bir şey duymadım, okumadım. sonra bu ritüel (ben böyle tanımlamak istiyorum çünkü bu günün kutlanmasının kuran-ı kerim'de yeri yok.) xıı. asırda kutlanmaya başlamış, daha sonraki asırlarda yer edinmiş (tekkelerin etkisi ile) xvı. - xvıı. asırlarda görüyoruz ki şiirin bir konusu haline de gelmiş. ve günümüze değin önemli ve muhafaza edinmesi gereken bir gelenek olarak görülmüş. kanaatim ve itikatımca mahremi ifşâ etmesinden dolayı bu kandil pek yakışıksız. böyle olduğu gibi aslında bu günün üç ayların başlangıç haftasının ilk cuma gecesini belirtmesi ve (ibadetle) kutlanmasını öğütlemesi dışında bir özelliğini de göremedim. kutlama noktasına gelince millet (ekseriyetle) bu gecenin kutsi bir gece olduğuna kani durumdadır. bununla uğraşmak beyhude ama en azından ne olduğunu bildirmek gerekir. söylediklerime muhalif ilahiyatçı arkadaşlarımızın görüşlerine açığım, bu konuda. yeniden kandilinizi (üç aylara girmemizi) kutluyorum.
şimdi regaip kandili bildiğimiz gibi hz. muhammed efendimizin ana rahmine düştüğü gün olarak söyleniyor. bir kere bunun doğruluğu yok. diyelim ki öyle peygamber efendimizin bu hesaplamaya göre erken doğduğu -yaklaşık bir ay- ortaya çıkar ki, ben şahsen böyle bir şey duymadım, okumadım. sonra bu ritüel (ben böyle tanımlamak istiyorum çünkü bu günün kutlanmasının kuran-ı kerim'de yeri yok.) xıı. asırda kutlanmaya başlamış, daha sonraki asırlarda yer edinmiş (tekkelerin etkisi ile) xvı. - xvıı. asırlarda görüyoruz ki şiirin bir konusu haline de gelmiş. ve günümüze değin önemli ve muhafaza edinmesi gereken bir gelenek olarak görülmüş. kanaatim ve itikatımca mahremi ifşâ etmesinden dolayı bu kandil pek yakışıksız. böyle olduğu gibi aslında bu günün üç ayların başlangıç haftasının ilk cuma gecesini belirtmesi ve (ibadetle) kutlanmasını öğütlemesi dışında bir özelliğini de göremedim. kutlama noktasına gelince millet (ekseriyetle) bu gecenin kutsi bir gece olduğuna kani durumdadır. bununla uğraşmak beyhude ama en azından ne olduğunu bildirmek gerekir. söylediklerime muhalif ilahiyatçı arkadaşlarımızın görüşlerine açığım, bu konuda. yeniden kandilinizi (üç aylara girmemizi) kutluyorum.
devamını gör...
aralıklı oruç
oruç diyeti, aralıklı oruç diyeti olarak da bilinen programdır. farklı varyasyonları vardır. en bilineni 8-16 denilen 16 saat yememe 8 saat yeme evresi şeklinde olanıdır.
uzun süredir 8-16 'yı biraz esneterek uyguluyorum. 8 saatlik dilimde de hunharca yemeden dengeli gidiyorum. 16 lık kısımda zorlandığım olursa biraz çerez ya da bir elmayla geciştiriyorum. uzun açlığın vücuda olan faydasını, açlığın tetiklemesiyle hücrelerin kendini sindirerek yenilemesini sağladığını ispatlayarak nobel ödülü kazanan japon bilim adamı yoshinori ohsumi tüm dünyaya kanıtlamıştır.
uzun süredir 8-16 'yı biraz esneterek uyguluyorum. 8 saatlik dilimde de hunharca yemeden dengeli gidiyorum. 16 lık kısımda zorlandığım olursa biraz çerez ya da bir elmayla geciştiriyorum. uzun açlığın vücuda olan faydasını, açlığın tetiklemesiyle hücrelerin kendini sindirerek yenilemesini sağladığını ispatlayarak nobel ödülü kazanan japon bilim adamı yoshinori ohsumi tüm dünyaya kanıtlamıştır.
devamını gör...
son ses müzik eşliğinde araba yıkama fantezisi
yukarıdaki yazar baya sinirlenmiş.artık ne çektirdilerse...
benim görüşüm stabil. eğer toplumu rahatsız etmeyecek düzeyde müzik dinlerlerse sorun olmaz hatta eğlenceli bile olabilir. pencereden kendinizi arabada çalan müziğe kaptırabilirsiniz.
benim görüşüm stabil. eğer toplumu rahatsız etmeyecek düzeyde müzik dinlerlerse sorun olmaz hatta eğlenceli bile olabilir. pencereden kendinizi arabada çalan müziğe kaptırabilirsiniz.
devamını gör...
appoggiatura
akorun normal notasına çözümlenen bir melodide eklenmiş akorsuz bir notadan oluşan bir müzik süsüdür.
ingiliz psikolog john sloboda müzikseverlerden dinledikleri şarkılarda "onları fiziksel reaksiyona sebep olan bölümleri" sordu.
deneklerin listelediği 20 bölüm arasından 18’inde "appoggiatura"ya rastlandı. konuyla ilgili olarak 2007’de araştırma yapan university of british columbia’dan martin guhn da türkçe’de "çarpma" adıyla geçen nota süslemesinin dinleyicide duygusallığa neden olduğunu tespit etti.
akor olmayan tonu güçlü bir tempo üzerine koyarak, bu apoggiatura notasına vurgu yapar ve bu da asıl, beklenen akor notasının görünümünü geciktirip insanı değişik bir moda sokar. örnek olarak...oscar harris ~ alta gracia
ingiliz psikolog john sloboda müzikseverlerden dinledikleri şarkılarda "onları fiziksel reaksiyona sebep olan bölümleri" sordu.
deneklerin listelediği 20 bölüm arasından 18’inde "appoggiatura"ya rastlandı. konuyla ilgili olarak 2007’de araştırma yapan university of british columbia’dan martin guhn da türkçe’de "çarpma" adıyla geçen nota süslemesinin dinleyicide duygusallığa neden olduğunu tespit etti.
akor olmayan tonu güçlü bir tempo üzerine koyarak, bu apoggiatura notasına vurgu yapar ve bu da asıl, beklenen akor notasının görünümünü geciktirip insanı değişik bir moda sokar. örnek olarak...oscar harris ~ alta gracia
devamını gör...
7 nisan 2021 futbolcuların öncelikli aşı listesine alınması
niye bu kadar şaşırdınız anlamadım? geri kalmış toplumların en büyük uyku tulumu futboldur. o yüzden bu şımarık cahil kişilere destek veriliyor.
devamını gör...
sigarayı bırakmak
tavsiyemdir her aklınıza geldiğinde birazcık tuz yalayın. işe yaradığına dair birkaç bir şey okumuştum. ben denemedim daha tabii, o ayrı.*
en önemlisi beyninizi ikna edin.
en önemlisi beyninizi ikna edin.
devamını gör...
15 dakikalık şöhret
andy warhol'un herkes bir gün 15 dakika için ünlü olacaktır sözü zaman içinde 15 dakikalık şöhret olarak deyimleşmiştir. geleceğe aktarılacak bir şey bırakamayacak olmasına rağmen kişinin eğlence endüstrisinde ya da popüler kültürde kısa süreli şöhretini ifade eder.
sosyal medyayla popüler anlık şöhretler bugün 1 dakikalık video ile gelmekte ve daha gün sona ermeden sönüp gitmektedir.
1 dakikalık şöhretler dönemimiz hayırlı olsun.
sosyal medyayla popüler anlık şöhretler bugün 1 dakikalık video ile gelmekte ve daha gün sona ermeden sönüp gitmektedir.
1 dakikalık şöhretler dönemimiz hayırlı olsun.
devamını gör...
sözlükte kim kadın kim erkek anlayamama sorunsalı
dimi?
don mesela şimdi kadın donu mu erkek donu mu?
don mesela şimdi kadın donu mu erkek donu mu?
devamını gör...
colmar
roman columbarium'dan colmar, ilk kez 823'te charlemagne'nin oğlu emperorlouis le pieux tarafından yapılan bir bağış eyleminde adı geçti. 9. yüzyılda colmar'ın mimarisi devasa ahşap binalar, ahırlar, ahırlar, bir pres, bir iç avlu ve güvercinlik şeklindeydi.
şehir, orta çağ'da, 13. yüzyılda bir imparatorluk şehri olana kadar gelişmeye devam etti. o sırada colmar'da dini tarikatlar kuruldu. fransiskenler, dominikanlar ve augustinianlar ibadethanelerini ve meskenlerini inşa ettiler, çok sayıda kilise ve manastır binası bugün hala tarihi merkezde ayakta durmaktadır.
1354'te colmar, ayrıcalıklarını ve imparatorluk şehri durumunu savunmak için birleşen on alsas kentinin federasyonu olan decapole'un kuruluşunda yer aldı. 1480'de tamamlanan koïfhus binası, decapole siyasi üyelerinin toplantılarına, 1678'de colmar'ın devrim'den sonra "fransa'nın kraliyet şehri" haline gelmesine kadar ev sahipliği yaptı. otuz yıl savaşı (1618-1648) şehri harap eden büyük ayaklanmalara neden oldu ve 1635'te colmar, imparatorluk şehri statüsünü, ayrıcalıklarını, haklarını ve geleneklerini terk edecek kadar ileri gitmeden fransa kralı'nın koruması altına alındı.
15. ve 16. yüzyıllarda şehir, tüccarları, tarımı ve her şeyden önce şarapçılık sayesinde zenginlik bulduğu altın çağını yaşadı. muhteşem binalar ve diğer görkemli meskenler inşa edildi. 1698'de colmar, alsace egemen konseyi'nin kurulmasıyla alsas eyaletinin adli başkenti oldu. konsey sarayı 1771'de tamamlandı ve bugün ilk derece mahkemesi'ne ev sahipliği yapıyor. 1753-1754 yılları arasında colmar'da on üç ay kalan voltaire, kenti “yarı alman yarı fransız ve tamamen irokoyalı bir şehir” olarak tanımladı.
2 şubat 1945, şehrin tarihinde önemli bir tarihtir. bu tarih, colmar halkı için ikinci dünya savaşı'nın sonunu, son fransız toprağı olan ve son derece ağır kayıplar veren "colmar pocket" muharebesi işaret eder.
şehir, orta çağ'da, 13. yüzyılda bir imparatorluk şehri olana kadar gelişmeye devam etti. o sırada colmar'da dini tarikatlar kuruldu. fransiskenler, dominikanlar ve augustinianlar ibadethanelerini ve meskenlerini inşa ettiler, çok sayıda kilise ve manastır binası bugün hala tarihi merkezde ayakta durmaktadır.
1354'te colmar, ayrıcalıklarını ve imparatorluk şehri durumunu savunmak için birleşen on alsas kentinin federasyonu olan decapole'un kuruluşunda yer aldı. 1480'de tamamlanan koïfhus binası, decapole siyasi üyelerinin toplantılarına, 1678'de colmar'ın devrim'den sonra "fransa'nın kraliyet şehri" haline gelmesine kadar ev sahipliği yaptı. otuz yıl savaşı (1618-1648) şehri harap eden büyük ayaklanmalara neden oldu ve 1635'te colmar, imparatorluk şehri statüsünü, ayrıcalıklarını, haklarını ve geleneklerini terk edecek kadar ileri gitmeden fransa kralı'nın koruması altına alındı.
15. ve 16. yüzyıllarda şehir, tüccarları, tarımı ve her şeyden önce şarapçılık sayesinde zenginlik bulduğu altın çağını yaşadı. muhteşem binalar ve diğer görkemli meskenler inşa edildi. 1698'de colmar, alsace egemen konseyi'nin kurulmasıyla alsas eyaletinin adli başkenti oldu. konsey sarayı 1771'de tamamlandı ve bugün ilk derece mahkemesi'ne ev sahipliği yapıyor. 1753-1754 yılları arasında colmar'da on üç ay kalan voltaire, kenti “yarı alman yarı fransız ve tamamen irokoyalı bir şehir” olarak tanımladı.
2 şubat 1945, şehrin tarihinde önemli bir tarihtir. bu tarih, colmar halkı için ikinci dünya savaşı'nın sonunu, son fransız toprağı olan ve son derece ağır kayıplar veren "colmar pocket" muharebesi işaret eder.
devamını gör...
meja (yazar)
öncelikle kimseyi savunmuyorum.
sözlükte kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama saygı göstermek zorundadır. kendisiyle herhangi bir samimiyetim, tanışıklığım vs. bulunmamaktadır.
ayrica kendisini takip etmemdeki en büyük etken ciddi emek verip başlıklar açıp,tanım girmesidir. her şeyden önce emeğine saygi duyuyor olmamdır. bu kadar donanımlı ve bilgi sahibi olduğu için de kendisini ayriyaten takdir ediyorum.
her yazdığını okuyorum desem yalan söylemiş olurum, çünkü ilgi alanlarımız farklı ama eğer ki ilgimi çeken bir başlık açtıysa veya az çok kulak asinaligim bilgim varsa o konu hakkında, açtığı başlığı, girdiği tanımı mutlaka okurum. çünkü bilgisine, araştırmasına güvenir eksiğimi tamamlamaya çalışırım. zaten sözlüklerin amacı da bu değil mi ?
sözlükte kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama saygı göstermek zorundadır. kendisiyle herhangi bir samimiyetim, tanışıklığım vs. bulunmamaktadır.
ayrica kendisini takip etmemdeki en büyük etken ciddi emek verip başlıklar açıp,tanım girmesidir. her şeyden önce emeğine saygi duyuyor olmamdır. bu kadar donanımlı ve bilgi sahibi olduğu için de kendisini ayriyaten takdir ediyorum.
her yazdığını okuyorum desem yalan söylemiş olurum, çünkü ilgi alanlarımız farklı ama eğer ki ilgimi çeken bir başlık açtıysa veya az çok kulak asinaligim bilgim varsa o konu hakkında, açtığı başlığı, girdiği tanımı mutlaka okurum. çünkü bilgisine, araştırmasına güvenir eksiğimi tamamlamaya çalışırım. zaten sözlüklerin amacı da bu değil mi ?
devamını gör...
moderatör olmasını istediğin bir yazar bırak
fuzzy lee yazanların hepsi takibinde olduğum yazarlar olduğundan dolayı var bir bildikleri deyip @fuzzy lee diyorum.
devamını gör...
irritasyon
ingilizce irritation'den türkçeye geçip tahriş anlamına gelen kelime. tahriş eden maddeye ise irritan denir.
devamını gör...
federico garcia lorca
1898 ile 1936 yılları arasında yaşamış ispanyol şair ve oyun yazarıdır. franco'nun söndürdüğü ışıklardan bir tanesidir.
vurulup bırakılmış sokağa
yüreğinde bir hançer.
kimseler tanımıyor onu
nasıl da titriyor fener!
anam,
nasıl da titriyor fenercik
sokakta!
gün doğuyordu.
kimseler yansımıyordu kuru ayazda
aralık kalan gözlerinde.
sokakta bırakılmış bir ölü işte
yüreğinde bir hançer
ve onu kimseler tanımıyor.
şaşırtı-ezginin günlüğü
vurulup bırakılmış sokağa
yüreğinde bir hançer.
kimseler tanımıyor onu
nasıl da titriyor fener!
anam,
nasıl da titriyor fenercik
sokakta!
gün doğuyordu.
kimseler yansımıyordu kuru ayazda
aralık kalan gözlerinde.
sokakta bırakılmış bir ölü işte
yüreğinde bir hançer
ve onu kimseler tanımıyor.
şaşırtı-ezginin günlüğü
devamını gör...
hermann hesse
siddhartha, der steppenwolf, damien, das glasperlenspiel gibi başyapıtların yazarı isviçreli edebiyatçı ve ressamdır. eserleriyle 1946 yılında nobel edebiyat ödülü'nü almıştır.
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
mahlasına karar veremeyip sonrasında sözlük hayatına kaymak olarak devam eden yazardır kendisi. mahlasıyla beni güldürmüştür. kalemine ilham dokunsun, sözlüğü bilgiye doyursun.
devamını gör...
aile bakanı'nın 23 nisan'da koltuğuna oturan çocuğa davranışı
ramazan ayındaki gereksiz hassasiyet beklentisinin geldiği son durumdur. *
devamını gör...
sevmediğin bir yazarın tanımını beğenmek
ne ara birbirinizi sevecek ya da sevmeyecek vakit buldunuz dediğim hede.
devamını gör...