dünyanın en yüksek gölü 3810 m rakımıyla titikaka’dır.
göl, bolivya ile peru arasındadır.çocuklar yüzen ada evlerinden okullarına gidebilmek için öyle zorlu yollardan geçiyorlar ki inanılır gibi değil.

trt belgesel’de izlediğim tehlikeli okul yolları/ peru ‘ linkini bulamadım.
onun yerine ingilizce orjinalini
buraya bırakıyorum .
devamını gör...

uzun süredir kaleminden çıkmış olan bir cümle ile cebelleştiğim ve sonuç alamadığım yazar. bahsi geçen cümle; "there are thoughts which are prayers. there are moments when, whatever the posture of the body, the soul is on its knees." bana çaresizliğin bir tasviri gibi gelmişti cümle ama görünüşe göre bir durumun oluşmasına veya bir şeye karşı duyulan büyük bir istek temsili de olabilir fakat şu var ki bu isteği, düşünceyi olduramama durumundan kaynaklanmaz mı diz çökmek ve bu çaresizlikle benzer bir noktada durmasını sağlamaz mı cümlenin? ben bu ruhun diz çökmesi durumunu acı ile karışık bir çaresizlik olarak yorumluyorum ama ne kadar doğru sayılabilir emin değilim.

edit: ismini vermemek konusunda üç maymunu oynayacağım sevgili bir yazar benimkinden çok daha kaliteli bir bakış açısıyla yaklaştığı için izniyle buraya not düşüyorum.

"tanrının doğanın içinde gizlenmesini beden metaforuyla, insanın onunla her zaman uyum halinde olmasını ruhun diz çökmüş haliyle ifade etmeye çalışmış victor hugo."
devamını gör...

oğlağımıza isim arıyoruz :p
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başlık her ne kadar akla lotr'daki entleri getirse de köklerininin derinliklerinde yaşayan mantarlar sayesinde ağaçların sanki internet ağı gibi bir ağ kurup birbirleriyle iletişim kurmaları ve dahası birbirleriyle kaynak paylaşımında dahi bulundukları bir sistem varmış. ve yine internet dünyasındaki virüsler, hackerlar gibi bu sistemde bazı zararlı bitki türleri bu iletişim ağını hackleyip zarar verebiliyorlarmış. çok ilginç gerçekten de.

devamını gör...

birilerine dert mi olmuş bu yazar?
yoo bilmem, ben takılıyorum şuralarda.
akışta adına bolca rastlayacağız bugün zira doğum günüsü kutlusu mutlusu olsun.

ara sıra napıyonnn beyalaştığım, kedi yarıştırdığım, kaçma teklifleri sunduğum, kafası güzel yazar. bak kaçalım dedim maldivler'e şimdi böylee olmıycağdı.

sayın yazarla çok uzun olmayan (2 aylık falan sanırım) bir arkadaşlığımız var. açıkçası pek detay bilmem hakkında o da benim hakkımda bilmez. ama enerjilerimiz örtüştü bundan kelli ara ara birbirimize takılır minnak esprikler yaparız. dedikodu yapmıyoruz bak hiç dedikodu, olmuyor böyle ona da başlamak lazım artık yani lütfen yaa!

seviyeli, beyefendi, esprili, tadından okunmayan tanımları olan bir adet çay insanı kendileri. kedi de insanı haa. neyse sayın yazar seromoni devam eder gibi bakarsın yine gelirim bugün ya da gelmem. (ne gelicem be öhüm öhüm)

iyi ki doğmuşun doğum günü adamı pastanı alıp birazdan yiyeceğim haberin ola. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çoğu zaman, beyaz şahinle sağdan 80 le giderken, yanımdan 120 ile geçen son model arabalara bakıyormuşum gibi bir hissiyat yaşatan trafik. nick altı için ayrı bir sekme fikri gayet isabetli olur.
devamını gör...

bir insanın ne kadar şanssız ne kadar talihsiz olduğunu anlatmak için kullanılan ve çölde denk gelinen kutup ayısının bir diğer versiyonu olan sözün ilk kısmıdır.

günlük hayatımda ne çok kullandığım sözlerden biridir. zira ben bu sözü çok sık kullanacak kadar şanssız ya da talihsiz olabiliyorum. daha önce çocukluğumda kendi zeka seviyem yüzünden yaşadığım ve dünyada çok az kişinin başına gelmiş olabilecek saman balyası olayından bahsetmiştim.

bu söze ilk kez 2008 yılında izlediğim ve vasat bulmama rağmen bir yandan da eğlendiğim murat şeker’in yönettiği, başrollerinde sarp apak, gürgen öz ve tuba ünsal’ın oynadığı, daha sonradan ün konusunda alıp yürüyen serenay sarıkaya’nın ise bir görünüp kaybolduğu plajda filminde rast gelmiştim. bu sözü filmde sarp apak’ın canlandırdığı karakter söylemekte idi.

sözün devam kısmında çocukluğumuz kahramanlarından birinin adının geçiyor oluşu çok önemli ve ruha dokunur olsa da bu kahramanın bahsedilen kısmı o kadar da hoş değil.

çölde su ararken ütü bulan talihsiz bir insan voltran’ı oluşturduğunda da kafiye gereği mecburen neresi olacaktır tahmin edebilirsiniz.
devamını gör...

karavandaki adam ayrıca telaffuzları kıskansırmıyor değil hani.
devamını gör...

(bkz: support girl'ün abdulseyidbincabbar olması) yan çarı olarak geldiğim sözlük yazarı olur kendisi dolayısıyla benim yan çarım olan sözlük yazarını da kim nereye gönderdiyse hemen getirmesini rica ediyorum.

defalarca kez üzerine yazdık söyledik; "sözlükler tek tip yazarlardan oluşmaz. " tek tip yazarların olduğu yerler; wikipedia, forum ve bloglardır. yalnızca bilgi, eğlence, kişisel düşünce yazmak/ okumak istiyorsanız şiddetle tavsiye ederim diğerlerine de bir göz atın. sözlüğü güzel yapan ise; sevgilisinin yanında asansöre binen erkek tipi başlığını okuduktan sonra the doors başlığını sonra sororat başlığını okumak.

son olarak değinmek istediğim bir konu var o da sarkazm konusunu kafanıza vurarak mı öğretmeniz gerek? yıllarca mesleğim gereği istismara, tecavüze aklınıza gelecek her türlü insanlık dışı muameleye maruz kalmış yüzlerce belki binlerce çocukla çalıştım hepsinin hikayesini dün gibi hatırlıyorum yıllarımı verdim, bir o kadarda istismarla suçlanan masumken sırf ardı arkası yok diye çocuk ceza evinde mahkumiyet giyen ve o ceza evlerinde istismar edilen başka çocuklarda gördüm. özetle insanları burada yazdığı 3-5 entry ile yaftalamayı ve bu kadar can alıcı kavramları ele ayağa düşürmeyi acilen bırakmanız gerek.

bir satırda abdül için yazarım;

tülayyyy gerisi döön
devamını gör...

turunçgillere uzaktan akraba olan meksika, orta amerika, kosta rika civarlarında yetişen tropikal bir ağaç türüdür.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


bilimsel adı casimiroa edulis olarak geçiyor. santa domingo şeftalisi olarak da bilinir. bir diğer adlandırması ise "mamey sapote" dir.

mamey ismin tarihi ise şöyle gelmektedir; dünyanın en güzel ağaçlarından, dallarının şeklinden ve dallarının tepesinde bulunan güzel yeşil yapraklar nedeniyle "kokusu ve tadı ile kralların meyvesi" anlamında bu isim verilmiştir.mamey isminin kaynağı

yetişkin bir ağacın boyu 5-16 metreye kadar ulaşmaktadır. ve yıl boyunca yaprakları yeşil olarak kalıyor.

ağacın meyvesi yaklaşık 20 cm uzunluğunda ve 700 gram ağırlığındadır. meyvenin dörtte biri kadar büyüklükte olan çekirdeği tek parça halinde meyvenin merkezinde bulunur. bu ağacın meyvesi ilk olgunlaşmadan önceki süreçte yeşil renktedir. zaman geçtikçe dış kabuğu sararır ve olgunlaşır. sararan kabuğunun altında muz, armut, vanilya aromasına benzer etimsi bir yapı bulunur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mamey meyvesinin hasat vakti yani en uygun toplanma zamanı şubat ve temmuz ayları arasındadır. bu meyve direk kabuğu temizlenip yenilebilir veya restaurantlarda kullanılarak çeşitli yemekler yapılabilir. aynı zamanda bu meyve eski zamanlarda meyvenin çekirdeği ve kabuğu toz haline getirilip böcek ilacı olarak kullanılmış. aynı zamanda geleneksel tıpta ishal, enfeksiyon hastalıkları veya göz hastalıklarında kullanılıyor. isterseniz de bu meyveyi dondurma ve tatlı yapımında da kullanabilirsiniz.

mamey meyvesi sadece tadı için değil besin değerleri için de tüketilen bir meyvedir.


tüketilen her 100 gram mamey 124 kalori için, 0,5 gram doymuş yağ, 0.2 gram çoklu doymamış yağ, 0.1 gram tekli doymamış yağ ve 0.1 gram trans yağda dağıtılan 0.1 toplam yağ. 7 mg sodyum, 454 miligram potasyum, 25 gram lif ve 5 gram şeker içinde dağıtılan 20 gram karbonhidrat, a vitamini ile b1.5 vitamini arasında 12 gram protein, kalsiyum (18 mg), b6 ​​vitamini (0.7 mg), c vitamini (23 mg), demir (0.8 mg) ve magnezyum (11 mg).
devamını gör...

carl gustav jung'a göre ahlaklı biri ile ahlaksız biri arasındaki fark şundan ibarettir;

"sırf hapiste olduğu için hırsızlık yapmayan biri, ahlaklı bir kişi değildir."

dürüstlük ve ahlak; fırsat bulamadığı için yanlış bir davranıştan uzak durmak değil, fırsatı olmasına rağmen yanlış davranışı sergilememeyi tercih etmektir.

*
devamını gör...

(bkz: üniversite whatsapp grubu)
devamını gör...

lüzum yok canlarım etmeyiniz. kadınlar olarak nerede ne yapacağımızı biliriz.
devamını gör...

(bkz: zerrin özer)
devamını gör...

dedem az mola ver dedirten haber. (bkz: susun deli konuşuyor)
devamını gör...

rafet el roman-leyla.
devamını gör...

ortaokula giden yeğenimi sözlüğe kayıt ettirdim. 12-13 entry de girdi. yazar olduktan sonra her boştaki kulübe başvuru yapacak. yavrucak okulda kulüp başkanlığı yapamıyor malum pandemi. inşallah burada başkanlığını yapacak. amin.
devamını gör...

bu ara arkadaşlarının nickaltlarını sevimli kuş fotoğrafları ile süsleyen yazar. ben de kendisi için bir şiir yazayım madem:>

kuşa gider, gece gündüz demeden,
geçer tepe, ırmak, haşin dereden.
minnoş gönüllerde naçizane yer eden,
sevilesi insan, canım dostum yayladağ.

taş gibin vücudu, o bülbül sesi,
sanki dersin bir masal prensesi,
ama biraz hırçın, benden demesi.
ayakkabı numaran kaç ki yayladağ.

harcandı nice yiğitler, senin yolunda,
yer etmek için o biricik solunda.
bahtsız babıl türkü yazdı sonunda,
yine de bana mısın demez yayladağ.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim