yarım saat önce başıma gelen iş.*
ustayı aradım, geldi klozeti açtı,
-borcumuz dedim,
-pis iş yapıyoruz dört yüz lira dedi.
parada aklım kalmadı ama beş dakikalık iş için iyi para. *
devamını gör...

hayatımdan çıkan insanların bana bıraktığı anıları çok özlüyorum. şu anda bulunduğum yerden ve tanıştığım insanlardan o kadar nefret ediyorum ki bu nefret beni akıl sağlığımı korumak için geçmişte yaşamaya itiyor. gidenler beni unutmuştur belki ama ben pek çoğunu günaşırı anıyor ve hatırlıyorum. en çok da o'nu özlüyor ve unutamıyorum. bazen kendime ne olacaksa olsun dünyaya bir kere geleceksin yaz gitsin diyorum ama bunun sonucunda gelebilecek olan bir üzüntüyü kaldıramayacağımı biliyorum. terazide mutluluğun getirisi çok büyük ama üzüntünün ağırlığı katbekat fazla, göze alamıyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kekik,nane,pul biber ve zeytinyağı

aksini iddaa eden gitsin kumdan kale yapsın
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: evlilik teklifi nasıl kabul edilmelidir)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yeni
devamını gör...

diderot'un bir başka eseridir. çeviri adnan cemgil'e ait. iş bankası hasan âli yücel klasikler dizisi. diderot diyalog tarzını bu eserinde de kullanmıştır. iki ana karakter etrafında dönen karşılıklı konuşmalar metni oluşturmaktadır. diderot eseri için "roman değil" demiş ama kesinlikle romana yakın duran bir anlatı. belki en doğru tâbir anlatı olacaktır. her ne kadar modern bir tâbir olsa da... kaderci jacques ve efendisi arasında gerçekleşen felsefî sorgulamalar anlatıya yön veriyor. ama sadece felsefî sorgulamalardan ibâret değil. yer yer kahkahalar atıyorsunuz okurken, kimi zaman hüzünleniyorsunuz, bazen de oturup düşünüyorsunuz... kaderci jacques adı üstünde zaten. her şeyi kadere bağlayan ve her olaya kaderde varsa olur diyen birisi. ama kesinlikle aptal değil. hattâ bu kaderciliğin hâricinde oldukça zeki ve sıra dışı bir karakter. efendisi âdeta gönülden bağlı jacques'a. bazen bozuşuyorlar ama fazla sürmeden ikisi de birbirlerine ne kadar bağlı olduklarını anlıyorlar. aslında kim kimin efendisi tam olarak belli değil. kaderci jacques efendisini parmağında oynatıyor çünkü. baştan sona kadar efendisi jacques'a anlat bakalım şu aşk hikâyelerini diyor. jacques her başladığında bir şekilde bölünüyor bu maceralar. genel olarak da anlatıcı müdahale ediyor anlatılan şeye. yazarın direkt müdahaleleri oluyor. okurlarla konuşuyor anlatıcı yazar. "biliyorum biliyorum merak ediyorsunuz ama durun bir şunu anlatayım önce" diyor. ve bir başka hikâyeye veya maceraya sürükleniyoruz. oradan bir başkasına... kaderci jacques gün görmüş birisi. macerası ve tecrübesi çok. zaman zaman don kişot'u andırıyor kitap. diderot'un büyük edebiyatçı kimliği burda da dikkat çekiyor. bir anlatı ustası olarak pek çok romancıya taş çıkartacak birisi diderot...
devamını gör...

şu anda karanlıkta küçük bir telefon ekranına yakından bakarak yaptığım eylem.
devamını gör...

asabiyim ben.
devamını gör...

* *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendimi yaşıma göre olgun hissediyorum fakat bilgi ve kültür kısmı zayıf sanırım.
devamını gör...

aklıma yahşi batı filmindeki köfte satma sahnesi geldi allah affetsin. birazdan birisi mısır koçanı fırlatır kavga çıkar.
devamını gör...

neyse ki sosyal medya kullanmıyorum ve bu saçmalıklardan uzağım,mutluyum.
devamını gör...

yunan mitolojisi'nde kadınların en güzelidir.zeus ve leda'nın kızıdır.
devamını gör...

31 ekim 1832 doğumlu mary ann cotton ingiltere'nin "en doğurgan" seri katili olarak bilinir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

1852 yılında william mowbray ile evlenmiş ve sekiz ya da dokuz* adet çocuk dünyaya getirmiştir. evliliklerinin ilerleyen yıllarında william ve ilk çocuğu hariç diğer tüm çocuklarını zehirleyerek öldüren mary ann çok geçmeden hemşire olarak çalıştığı yerde george ward ile tanışmış ve evlenmiştir. tıpkı william'da olduğu gibi george'u da zehirleyerek öldürdükten sonra birlikte olduğu james robinson ve james'ten olan oğlunu da yine zehirleyerek öldürdü. bütün bunların ardından bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığı frederick cotton ile evlendi, frederick ve ondan olma iki çocuğunun kaderleri de tıpkı diğer eş ve çocukları gibi olmuştu.

en nihayetinde tarihler 1873'ü gösterdiğinde tutuklanan mary ann infaz cezasına çarptırıldı ve aynı yıl içinde idam edildi.

tahmini olarak doğurduğu 13 çocuktan 11'ini öldürdüğünden ingilterenin en doğurgan seri katili olarak tarihe adını yazdırdı.
devamını gör...

gartic.io/055vh7zT

yoldaşla içerdeyiz. 30 kişi olunca başlatıyoruz.
edit: arkadaşlar mahlaslarınızla gelin, sonucun resmini de paylaşabiliriz.
edit 2: uykusuz, haklıyım, hi my i run içerisi şampiyonlar ligi.
devamını gör...

izlemesi oldukça keyifli, oldukça sürükleyici bir kurgusu olan dizi.

--! spoiler !--

favori sahnem the law is sacred

--! spoiler !--
devamını gör...

(bkz: sheldon cooper).
devamını gör...

iron maiden grubunun 2000 yılında çıkan brave new world albümünden çok güzel bir şarkıdır. sözlerinde de anlatıldığı gibi batıya doğru yelken açan bir gemiyi anlatır, bu gemi aslında ölümü temsil eden güneşin batışına doğru gitmektedir.

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim