siz napıyorsunuz sayın yıldızlar, bu kadar güzel anons yapılmaz ki.
son hız devam eden program. emeği geçen herkese teşekkürler. *
devamını gör...

sade soda içmek.
insan sade sodayı bitirebildiği gün büyüyor yeğeen.
devamını gör...

düşünceyi ifade hürriyetinin olmadığı, haber alma ve verme hakkının kullanılamadığı türkiye'de basın özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir.
türkiye'de bugüne kadar suikaste uğrayan gazeteci sayısı 25. devletin göz yumduğu 25 cinayetin büyük bölümünün failleri hala adalete teslim edilmedi.
2020 dünya basın özgürlüğü indexinde norveç ilk sırayı yer alırken türkiye 180 ülke içinde 154. sırada yer aldı.
human rights watch basın özgürlüğüne yönelik saldırıları endişe verici olarak niteledi. sınır tanımayan gazeteciler birliğinin raporuna göre
son 5 yılda tutuklanan ve hapsedilen gazeteci sayısı 200, 13 gazeteci hala hapiste
sadece 2020 yılında 48 gazeteci en az bir geceyi gözaltında geçirdi.
can dündar türkiye tarihinde bir gazeteciye verilen en ağır hapis cezasını aldı. dündar 27.5 yıla mahkum edildi.
türkiye'nin hapiste bulunan en yaşlı gazetecisi ahmet altan, 71 yaşında.
139 gazeteci son 5 yılda fiziksel saldırıya uğradı. 2020 yılında fiziksel saldırıya uğrayan gazeteci sayısı 18.
160 medya kurumu kapatılmaya zorlandı.
2020 itibariyle hükümet taraftarı patronlarca kontrol eden medya kurumlarının oranı %90.
muhalif gazetelerin devlet reklamı almasının engellendiği ve muhalif gazetelerin reklam geliri alamadığı gün sayısı 276.
ınternational fedaration of journalists - white paper - 1990'lardan bu yana öldürülen ve tutuklanan gazeteciler buradan
dünya basın özgürlüğü indeksi buradan
reporters without borders buradan
human rights watch buradan
yaşasın basın özgürlüğü!
devamını gör...

ben laf anlatmaktan, karşı tarafın anlamasını beklemekten çok sıkıldım. aranızda burada benim gibi hisseden birçok arkadaşımın olduğunu da biliyorum. o kadar sığ, çirkin, geçersiz argümanlı tanımlar yapıldı ve başlıklar açıldı ki sessiz kalmak belli bir süreden sonra teslim olmak oluyor. #762172 tanımımda da anlattığım gibi lütfen prim vermeyin ve kendi yalnızlıklarında boğulsun bu zihniyetler. bu güzel platformun tadını kaçırmayalım. benim burada olmamın sebebi güzel vakit geçirmek, naçizane fikirlerimi paylaşmak ve yine naçizane fikirlerinizi anlamaktır. gündem hakkında geçerli tartışmalar yaşamak, bilgi alışverişinde bulunmaktır. ama ben burada cinsiyetçi, ırkçı, düşman, kin sahibi başlıklar ve tanımlar görüyorum. lütfen bu tarz başlıklara prim vermeyelim, değerli tanımlarımızı bunlara harcamayalım, karşı olduğumuzu bile dile getirici tanımlar yapmayalım ki karşı taraf yalnız kalabilsin. sözlüğün kalitesi için bunun şart olduğunu düşünüyorum.

bunu bir tek ben düşünmüyorumdur herhalde?
devamını gör...

öncelikle olay ressam ismi ise 10 tane ezberleyeyim kenarda dursun, böyle düşüyorsa eğer.
sonra ilk tanıma istinaden seks sonrası zaten ressamlar hakkında konuşuyorsan gerçekten sorunların vardır. en yakın zamanda dm at sana psikolog yazarları söyleyeceğim git destek al.

bildiği bilgisayar programı isimlerini cv'ye yazar gibi bir olayın ressamla deneme halidir. sadece ressamları değil, dahil oldukları akımları falan da bilmeniz gerekir ayrıca

01:14'de kadar acı gerçekler, 01:14'den sonrası ihtimaller
devamını gör...

dahil olmadığım insan grubudur. ben akkuyu nükleer santralinden evime şebeke çektim, uranyum etkileşimi ile şarj ediyorum dediğim başlıktır.
devamını gör...

belki sizlere garip gelecek ama tiroid ile alakalı rahatsızlıklar da buna sebebiyet vermektedir. hipertiroidi mesela.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kardeşlerle pazar*
devamını gör...

sevdiğimi asla belli edemiyorum. bildiğiniz odunum dostlar. sevgi sözcükleri ile aram zaten hiç yok. ne iltifat ne bir güzel söz. odun geldim odun gidiyorum.
devamını gör...

bir konu karşısında çözüm odaklı düşünüp
karmaşık problemleri daha basit,
küçük bileşenlere ayırarak adım adım incelemektir .
devamını gör...

dünyada en çok evcil hayvan beslenen ülkelerin başında geliyor kanada. öyle ki genelde kedi köpek değil evcil dağ gelinciği(ferret) besliyorlar. şahsen kanada gibi bir yerde yaşasam bende ferret beslerdim diye düşünüyorum. şunların tatlışlığına bi bakar mısınız;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

******spoiler içerir******
sizlere çok tartışılan lostun finalini anlatmak istiyorum. çünkü herkes farklı bir yere çekmiş finali. anlamayanlar rüyaydı deyip geçmiş. rüya olan bir şey yok arkadaşlar her şey gerçekten yaşandı. bilim kurgu, felsefe, din içinde bolca vardı dizinin. kısa bir hatırlatma yapayım. dizide kaldıkları adayı koruyan jacob ve kardeşi black smoke var bu ada gizem, bilim her şey içeriyor. jacob iyiyi temsil ederken, black smoke kötüyü temsil ediyor. black smoke adadan gitmek istiyor ama kardeşi asla izin vermiyor o yüzden onu öldürmesi gerek ve öldürüyor. ama jacob adaya kendinden sonra koruyacak kişiler getiriyor. bu kişilerden biri aday olacak kennedy diyorlar dizide. bu kişiler hayatları kötüye giden bir şans daha isteyen kişiler. daha sonra bunlar hep birlikte bir uçak kazası sonucu adaya düşüyorlar. şimdi finale gelirsek finale finalde adanın yapı taşını yerinden çıkarıyorlar bu şekilde kurtulacaklarını sanıyorlar ama taş yerinden çıkınca ada yok olmaya başlıyor. bu arada black smoke öldürelemiyor öncesinde bu sayede onu da öldürebiliyorlar. daha sonra hugo aday oluyor benjamin ile adada kalıyor. jack taşı yerine koyuyor. yaralandığı için adada ölüyor. gidenler de yaşayıp ölüyor. kimisi adada kimisi dünyada ölüyor ve farklı zamanlarda. daha sonra tanrı iyi olanlara bir şans daha veriyor arafta buluşuyorlar. michael arafta hiç olmuyor çünkü kötülük yapan bir karakterdi. benjamin de daha benim zamanım var ve beni kabul eder mi bilmiyorum diyor. hugo ve benjaminden sonra adanın koruyucusu walt oluyor. ama bu sahne dizinin final bölümünden çıkarılmış nedendir bilmem. ve arafta bulundukları yerde jack babası ile konuşurken arkada bütün dinlerin sembolü vardı. aynı zamanda felsefe yönünden john locke, hume gibi filozof isimleri bulunuyordu dizide. dini yönden melek isimleri vardı. bilim yönünden de faraday gibi isimler vardı. benden bu kadar.
devamını gör...

2004 yılında yayınlanmış, konusu sevgi uğruna iki kadının yapmış olduğu fedakarlıkları ve özlemini çektikleri şey uğruna yollarının nasıl kesiştiğini anlatan kristin hannah kitabıdır.


kitaptaki olaylar iki ayrı kadın karakterin ağzından anlatılır. başlangıçta bizi angie malone karşılamaktadır. 3 kız kardeş olmalarına rağmen angie malone, kız kardeşlerinden hep farklıdır. daha güçlü,daha dikkat çeken, daha otoriter bir karakterdir. angie'nin ilk başta güzel giden bir evliliği varken çocuk hasretiyle kavrulan çiftimiz sayısız denemenin ardından hep hüsrana uğramış ve angie bir türlü hamile kalamamış, anne olamamıştır. diğer kardeşlerinin çocuklarını yani yeğenlerini çok seven angie, çocuk özlemini onlarla gidermiştir. fakat bir türlü çocuk sahibi olamadığı için eşiyle boşanmışlardır. kitapta beni en çok etkileyen ise boşandığı eski eşinin, kısa bir süre sonra başka bir kadınla evlenip çocuk sahibi olmasıdır.

eşinden boşandıktan sonra hayatının dönüm noktasını yaşayacak olan angie, anne ve babasının yaşlılığından ötürü, aile evine döner. anne ve babasının yadigarı olan restorantın başına geçer. hayatına kaldığı yerden devam eder.

diğer 2. karakterimiz ise lauren ribido. genç bir kız olan lauren'in hayattaki tek isteği iyi bir üniversite kazanmaktır. babasını kaybetmiş, annesiyle küçük ve eski bir dairede yaşamaktadır. annesi de tıpkı onun yaşlarında lauren'e hamile kalmış, eşinin vefatından sonra ise alkole,uyuşturucuya başlamış,lauren'e hakettiği sevgiyi verememiştir. lauren sayısız işte çalışır. ama annesi kızının kazandığı paraları alkole/ uyuşturucuya/ sigaraya yatırır. lauren'in hayatındaki tek değerli kişi ise erkek arkadaşıdır. fakat lauren hamile kalır ve ilk darbeyi erkek arkadaşından yer. yaşlarının ebeveyn olmak için her ne kadar reşit olsa da, yaşları yine de küçüktür. erkek arkadaşı "kariyerim daha önemli, baba olmaya hazır değilim" diyerek lauren'e resti çeker.



bir yanda çocuğu olmayan ve çocuk hasreti çeken angie, bir yanda ise anne sevgisi görmemiş ve küçük yaşta anne olmaya hazırlanan lauren.

bu iki kadının yolları birbiriyle kesişir ve birbirlerindeki bu eksikliği tamamlarlar.

kristin hannah kitaplarının en güzel yanı akıcı bir dille yazılması ve kitabı okurken okuyucuya o duyguyu geçirebilmesidir. aile bağlarının önemini, zorlukların üzerinden ancak birlikte olunursa gelinebileceğini anlatan fazlasıyla duygusal bir kitap. kristin hannah okumadıysanız eğer bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
devamını gör...

arjantin doğumlu fransız ,kara-snuff filmler olarak adlandırılan, (snuff: oyuncuların film çekimi sırasında tecavüze uğrayıp veya işkence gördüğü ve sonunda gerçekten öldürüldüğü filmler) herkesin izleyemeyeceği izlese de beğenmeyeceği işlere imza atan yönetmen.

--- alıntı ---

"sanat ve pornografi arasında bir sınır yoktur. her şeyin sanatını yapabilirsiniz. bir mum ve bir ses kaydedicisiyle deneysel bir film yapabilirsiniz. süt içen bir kediyle sanat yapabilirsiniz. seks yapan insanlarla da bir sanat yapabilirsiniz. bir fark yok. olağan dışı yollarla çekilen ya da çoğaltılan herhangi bir şey sanatsal ve deneysel olarak düşünülür.

--- alıntı --- diyen gaspar noe, baş döndürücü çekim açıları ve konularına sahip çektiğin filmlerle seviyorum seni.

enter the void filminde üçüncü kişi olmaktan çıkar, başrolün yerine geçer ve tokyo sokaklarında ruhunuzun gezdiğini hissedersiniz. bir iç daralması benliğinizi kaplar bunda kullanılan görsel efektler(psychedelic) ve uyuşturucu karışımı çok etkilidir.

her filmini tek tek açıklamadan şöyle bazılarının adlarını vereyim.
carne, ı stand alone,, climax, ırréversible love gibi tartışmalı hatta seyircilerinin salonu terk ettiği filmlere imza atmıştır (bence fazla bir tepki). son orta metrajlı filmi lux æterna 2019 cannes film festivali'nde yarışma dışı gösterilmiştir.

izlerken heyecanlandığım, tatmin duygusunu sonuna kadar yaşatan ve eğer bir gün senaryolarım gerçeğe döner bir film çekersem esinleneceğim, izlerini taşır döndür kamerayı bee dediğim yönetmen sen çekmeye devam et. evet bir film kazandırmak istesem dünyaya bu gaspar reisin filmlerinden biri olurdu.
devamını gör...

aşağıdaki görselde bulanan bir evin benzerinde yaşıyorsam neden olmasın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: iko babamız kafa sözlük yuvamız)
devamını gör...

bir memet türkkan kitabıdır.

her fırsatta söylüyor ve söylemekten hiç sıkılmıyorum: meslektaşım kardeşimdir. bu da öyle bir roman işte, 1980 darbesi öncesinde devrimci görüşleri yüzünden, hem de artvin gibi bir şehirde katledilen güneş öğretmenin romanı.

yıllar önce arada sırada deniz kitabevi diye küçük bir sahaftan kitap alırdım. üç dört kez gidip kitap aldıktan sonra sahaf dükkanının güleryüzlü ama hüzünlü bir adam olan sahibi “ hocam ben size birkaç kitap ayırdım” dedi. kitaplara baktığımda fark ettim ki ben de seçsem bu kitapları seçerdim. o kitapların en üstünde biraz yıpranmış mavi kapağı ile bu roman duruyordu. “ hocam önce bunu okuyun” dedi sahaf abi. gözlerimden mi anladı nedir, daha önce selamlaşmadan öteye de geçmemiştik. demek ki bir insanın okuduğu kitapları bilmek o insanı tanımakla eşdeğer.

kitabı okuduğumda bilmediğim bir şey anlatmadı bana belki ama zaten bildiklerimi canımı acıta acıta hatırlattı.

güneş öğretmen etrafındaki bazı insanlardan farklı düşündüğü için, dünyayı onların gözleriyle görmediği için, ülkeyi güzelleştirmek için başka bir yol hayal ettiği için öldürüldü. bir kişi tarafından gerçekleştirilmedi güneşin katli, imece usulü bir cinayet bu. okuyunca anlayacaksınız ne demek istediğimi.

hala devam ediyor bu sistemli cinayetler. farklı görüşten olan insanlarla tartışmak hala ölüm tehlikesi içeriyor. beynimizi kullanarak, fikirlerimizle tartışacak donanıma sahip olmadığımız için silahlara sarılıyoruz en ateşlisinden, en kesicisinden, en delicisinden.*

öğretmenleri, doktorları ve muhtelif meslek dallarındaki insanları öldürerek kendi fikirlerini kabul ettirmeyi amaçlamak kadar büyük bir canilik ve analitik düşünme eksikliği olamaz.

ben bu tanımımda batman’da katledilen şenay aybüke yalçın kardeşimi, pkk tarafından kaçırıldıktan sonra katledilen necmettin yılmaz kardeşimi, hopa’da bir eylem esnasında katledilen metin lokumcu abimi, daha birkaç gün önce mardin’de bir trafik teröristinin katlettiği suzan basın ve büşra yıldız kardeşlerimi anmadan geçmek istemedim.

bir de ataol behramoğlu’ndan bir şiir iliştireyim tanımın sonuna:

ve cellat uyandı yatağında bir gece,
tanrım dedi bu ne zor bilmece
öldükçe çoğalıyor adamlar,
ben tükenmekteyim öldürdükçe
devamını gör...

ele avuca sığmaz, hop oturup hop kalkan, basit mutlulukları olan yüzümü aldı gitti. artık her an ciddiyim ve bir felaket olacakmış gibi temkinli yaklaşıyorum her şeye, herkese. çocuk yanımı kopardı diyebilirim çok fazla yaş almış hissediyorum kendimi.
devamını gör...

haziran ayında kış gibi soğuk gece
devamını gör...

işte ağlamak için bir sebep daha.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim