travail opium unique
travail, opium unique
"çalışma, biricik afyon" anlamına gelen ifade. ingilizcede "work, (a) unique opium" anlamına gelir. "work, the one and only drug" olarak da ifade edilebilir.
richard sennett'in zanaatkâr adlı kitabı bu ifadeyle başlar. olumlu anlamda kullanılmıştır.
farklı anlamda muadil bir betimlemeyi karl marx yapmıştır. marx "die religion ... ist das opium des volkes" (din, toplumların afyonudur) derken, afyonu sınıflararası tahakküm aracı olarak olumsuz anlamda kullanmıştır.
diğer taraftan homeros, zanaarkârların usta tanrısı hephaistos için yazdığı destanda zanaati topluma mal etmiştir. destanda zanaatkâr için, demioergos kelimesi kullanılır. bu da demios (kamu) ve ergon (üretken) kelimelerinden oluşur. bu açıdan marx'ın toplumun afyonu olarak nitelediği din'den farklı olarak, biricik afyon olarak çalışma toplum için uygarlaştırıcıdır.
farklı bir ifadeyle inanç merkezli yaşayanlara şöyle denilebilir: "tanrıyı düşünmek yerine, tanrının yarattığı dünya ve toplum için tanrı adına çalış!"
sonuç olarak marx'ın din için kullandığı afyon kavramı ile ve travail, opium unique ifadesinde çalışma kavramına aftedilen afyon kavramında farklı anlamlar vardır. fakat bu, yalnızca tasvirdeki farklılıktan kaynaklanır. çünkü marx da çalışma kavramını, benzer bir açıdan yaklaşarak, "kişinin kendisini yarattığı" bir eylem olarak tanımlamıştır.
"çalışma, biricik afyon" anlamına gelen ifade. ingilizcede "work, (a) unique opium" anlamına gelir. "work, the one and only drug" olarak da ifade edilebilir.
richard sennett'in zanaatkâr adlı kitabı bu ifadeyle başlar. olumlu anlamda kullanılmıştır.
farklı anlamda muadil bir betimlemeyi karl marx yapmıştır. marx "die religion ... ist das opium des volkes" (din, toplumların afyonudur) derken, afyonu sınıflararası tahakküm aracı olarak olumsuz anlamda kullanmıştır.
diğer taraftan homeros, zanaarkârların usta tanrısı hephaistos için yazdığı destanda zanaati topluma mal etmiştir. destanda zanaatkâr için, demioergos kelimesi kullanılır. bu da demios (kamu) ve ergon (üretken) kelimelerinden oluşur. bu açıdan marx'ın toplumun afyonu olarak nitelediği din'den farklı olarak, biricik afyon olarak çalışma toplum için uygarlaştırıcıdır.
farklı bir ifadeyle inanç merkezli yaşayanlara şöyle denilebilir: "tanrıyı düşünmek yerine, tanrının yarattığı dünya ve toplum için tanrı adına çalış!"
sonuç olarak marx'ın din için kullandığı afyon kavramı ile ve travail, opium unique ifadesinde çalışma kavramına aftedilen afyon kavramında farklı anlamlar vardır. fakat bu, yalnızca tasvirdeki farklılıktan kaynaklanır. çünkü marx da çalışma kavramını, benzer bir açıdan yaklaşarak, "kişinin kendisini yarattığı" bir eylem olarak tanımlamıştır.
devamını gör...
plütonun buzdan kalbi
burada aklı başında olan beş on kişiden biri.
devamını gör...
la casa de papel
berlin'in ölümü ile sakince bilgisayarı kapatıp asla devam etmediğim ve kafamdan silmek için sürekli beynime shift+del komutu verdiğim ispanyol dizisi. pedro alonso'nun sürekli suratında vete a la mierda* ifadesi ile gezmesi bile diziyi izleme sebebidir. diziyi izleyen herkesin tokyo ve rio'ya tükürürüm öyle aşka ben diye sinirlendiği malumun ilamı zaten üzerine çok konuşmak istemiyorum ama konuşacağım çünkü sinirim henüz geçmiş değil. albay prieto hakkında konuşabilmem için sözlükte küfür edebiliyor olmamız gerekiyor o yüzden onu görmezden geliyorum. bu yaştan sonra ispanyol istihbaratçı gömmeye gerek yok. yine de juan fernández sahiden iyi bir oyuncu, izlerken adamı çekip vurasınız geliyor. berlin... bu adam hakkında ne söylesem bilemiyorum. aslında oldukça sinir bozucu bir karakter ama bir noktadan sonra hayata bakış açısı, tavırları ve muhtemelen ekipte bulunan en aklı başında isim olmasından izleyiciye sevdirmeyi başarıyor kendini.
darphane soyuyorsunuz, darphane... ispanyol kraliyet darphanesi! gerçekten sevişecek veya salak ilişki problemlerinizi çözecek başka zaman -mesela paraları alıp kaçtıktan sonra olabilir- bulamadınız mı gerizekalılar diye kendi kendi yedim dizi boyunca. ben her zaman söylüyorum, aşk her şeyi mahvetmek konusunda oldukça iyi bir tercih bu dizi de bunun kanıtıdır. berlin dışında kimse olayın ciddiyetini anlamış değil, o olmasa daha ilk dakikadan her şeyi ellerine yüzlerine bulaştıracaklar. tokyo ve rio ilişkileri yüzünden daha ilk dakikadan planı mahvettiler, denver desen darphane müdürünün metresi çocuğunu aldırmasın diye kendi kendine vicdan yapıp para falan teklif ediyor. nairobi mantıklı davranıyor diye seviniyor insan ama o da sonradan saçmalamaya başladı. moskova desen belki de kaçış planının kilit ismi ama dördüncü kasanın zeminini eritmesi gerekirken oğlum nasıl birini öldürür diye 2 koca gün kaybettirdi. profesör planı annesinin karnında yapmaya başlamış ama bir kaç tane aptal kişisel buhranları yüzünden sürekli işleri çıkmaza sokuyor. raquel... diziye başladığım an hayran kaldığım karakterlerden biriydi. erkeklerin ağırlıkta olduğu bir iş sahasında, onların iğrenç imalarına rağmen üst düzey bir iş sergileyen güçlü bir karakter. sonra onu da saçma sapan bir karakter haline soktular o ayrı ama başlarda dizi boyunca temsil ettiği durum oldukça önemliydi. ne olursa olsun dizi bir noktaya kadar vermek istediği mesajları oldukça güzel aktarıyor. siyasetçilere, saçma bir şekilde işleyen polis teşkilatına, sisteme güzel giydirmişler.
ın the end, love is a good reason for everything to fall apart.
darphane soyuyorsunuz, darphane... ispanyol kraliyet darphanesi! gerçekten sevişecek veya salak ilişki problemlerinizi çözecek başka zaman -mesela paraları alıp kaçtıktan sonra olabilir- bulamadınız mı gerizekalılar diye kendi kendi yedim dizi boyunca. ben her zaman söylüyorum, aşk her şeyi mahvetmek konusunda oldukça iyi bir tercih bu dizi de bunun kanıtıdır. berlin dışında kimse olayın ciddiyetini anlamış değil, o olmasa daha ilk dakikadan her şeyi ellerine yüzlerine bulaştıracaklar. tokyo ve rio ilişkileri yüzünden daha ilk dakikadan planı mahvettiler, denver desen darphane müdürünün metresi çocuğunu aldırmasın diye kendi kendine vicdan yapıp para falan teklif ediyor. nairobi mantıklı davranıyor diye seviniyor insan ama o da sonradan saçmalamaya başladı. moskova desen belki de kaçış planının kilit ismi ama dördüncü kasanın zeminini eritmesi gerekirken oğlum nasıl birini öldürür diye 2 koca gün kaybettirdi. profesör planı annesinin karnında yapmaya başlamış ama bir kaç tane aptal kişisel buhranları yüzünden sürekli işleri çıkmaza sokuyor. raquel... diziye başladığım an hayran kaldığım karakterlerden biriydi. erkeklerin ağırlıkta olduğu bir iş sahasında, onların iğrenç imalarına rağmen üst düzey bir iş sergileyen güçlü bir karakter. sonra onu da saçma sapan bir karakter haline soktular o ayrı ama başlarda dizi boyunca temsil ettiği durum oldukça önemliydi. ne olursa olsun dizi bir noktaya kadar vermek istediği mesajları oldukça güzel aktarıyor. siyasetçilere, saçma bir şekilde işleyen polis teşkilatına, sisteme güzel giydirmişler.
ın the end, love is a good reason for everything to fall apart.
devamını gör...
21 aralık 2020 cumhurbaşkanı erdoğan'ın chp'li özgür özel'e dava açması
chp meclis grup başkanvekili ve manisa milletvekili özgür özel, meclis'te yaptığı konuşmada, erdoğan'ın muhalefete yönelik "beşinci kol" ifadesine tepki göstererek "beşinci kol" terimini ilk kullanan kişinin ispanya diktatörü franco olduğuna işaret etmiş ve erdoğan'ı "franco özentisi diktatör bozuntusu" diye eleştirmişti.
cumhurbaşkanı erdoğan, kendisine “diktatör” diyen chp grup başkanvekili özgür özel hakkında 250 bin tl’lik manevi tazminat davası açtı. buradan
cumhurbaşkanı erdoğan, kendisine “diktatör” diyen chp grup başkanvekili özgür özel hakkında 250 bin tl’lik manevi tazminat davası açtı. buradan
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının almış olduğu en güzel iltifat
eşim bazen hiç sebep yokken yüzüme bakıp "çok şanslıyım" der. ne zaman aklıma gelse yüzümde tebessüm oluşur.
devamını gör...
normal sözlük’ün çok sıkıcı olması sorunsalı
bu geri gelmiş. gelişine vurulmalı bence, daha uzağa fırlatabiliriz.
devamını gör...
kadın sözlük yazarı hesapları yönetimin fake hesapları mı sorunsalı
bu başlıkları açan insanlar "bunlar hep amerikanın oyunları" diyerek tüm sırrı sadece kendisi çözmüş gibi davranan her olayı buna bağlayan, sürekli komplo teorisi kuran ruh hastası dayılarla aynı kişiler mi diye merak ediyorum doğrusu. aynen tek zeki sensin zaten, biz bugüne kadar çözemedik bu sırrı. teşekkür ederiz bu üstün zekanla bizleri de aydınlattığın için. lütfen bidaha kullanma.
devamını gör...
domateslerin aşırı lezzetsiz olması
neyin tadı var ki? dedirtiyor.
devamını gör...
iş arkadaşına kokuyorsun dediği için bıçaklanan afgan genç
parasite filminde babanın çileden çıktığı o sahneyi aklıma getirdi nedense.
kimi toplum insanları için hakkaten büyük hakaret demek ki.
kimi toplum insanları için hakkaten büyük hakaret demek ki.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
clara terki diyar eder
benim gönlüm olur derbeder
etme gayrı bir an önce dön gel
dipsiz kuyu gibiyim sözlük dergahında
benim gönlüm olur derbeder
etme gayrı bir an önce dön gel
dipsiz kuyu gibiyim sözlük dergahında
devamını gör...
kullanıcı kitlesi nedeniyle antipatik gelen şeyler
tiktok
devamını gör...
yeni keynesçi ekonomi
toplam arz ve talebi analiz etmekle ve pazarların, özellikle işgücü pazarının, her zaman denge durumunda olmayacağını ve bu nedenle eğer tam istihdam gibi bir amaç varsa gerekli müdahalelerin yapılması gerektiğini savunur.
devamını gör...
batı'nın doğu'ya üstünlüğünün sebebi
ticaret yollarının müslümanların elinde olması avrupalıları farklı yollarla doğuya ulaştırmaya itti. avrupa’nın başlattığı coğrafi keşifler hem merak duygusundan dolayı hem de yeni ham maddeler bulmak ümidiyle yapıldı ve başarılı olundu.
coğrafi keşiflerle beraber afrika’nın güneyi, kuzey ve güney amerika’dan yığınla ham madde ve altın avrupa’ya aktı ve avrupa’nın zenginleşmesinin ilk adımı oldu.
bulunduğu coğrafi konum sebebiyle avrupa, okyanuslara dayanıklı gemiler yapmak zorundaydılar ve yaptılar. pusula ve haritacılıktaki gelişmeler avrupalılara farklı rotaların keşfedilmesine olanak sağladı.
keşfettikleri yerden getirdikleri ham maddeleri işleyip satarak yüksek bir kâr elde ettiler, 1700’lere geldiğimizde ise ingiltere’deki taş kömürü yatakları ile sömürgelerden gelen ham madde birleşip sanayi devrimi başladı.
sanayi devrimi, seri üretim ve yüksek kâr getirili ürün demektir. bu avrupa’nın hızla kalkınmasını ve ekonomik bakımdan gelişmesini sağladı. bu zenginlikten doğan refahla beraber bilime ve sanata ayrılan süre arttı ve her alanda gelişmeye başladılar.
avrupa, bütün bunları yaparken doğu ne yapıyordu peki? onu da daha sonra ekleyeceğim buraya.
coğrafi keşiflerle beraber afrika’nın güneyi, kuzey ve güney amerika’dan yığınla ham madde ve altın avrupa’ya aktı ve avrupa’nın zenginleşmesinin ilk adımı oldu.
bulunduğu coğrafi konum sebebiyle avrupa, okyanuslara dayanıklı gemiler yapmak zorundaydılar ve yaptılar. pusula ve haritacılıktaki gelişmeler avrupalılara farklı rotaların keşfedilmesine olanak sağladı.
keşfettikleri yerden getirdikleri ham maddeleri işleyip satarak yüksek bir kâr elde ettiler, 1700’lere geldiğimizde ise ingiltere’deki taş kömürü yatakları ile sömürgelerden gelen ham madde birleşip sanayi devrimi başladı.
sanayi devrimi, seri üretim ve yüksek kâr getirili ürün demektir. bu avrupa’nın hızla kalkınmasını ve ekonomik bakımdan gelişmesini sağladı. bu zenginlikten doğan refahla beraber bilime ve sanata ayrılan süre arttı ve her alanda gelişmeye başladılar.
avrupa, bütün bunları yaparken doğu ne yapıyordu peki? onu da daha sonra ekleyeceğim buraya.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
siz benim neden sustuğumu
nereden bileceksiniz..
nereden bileceksiniz..
devamını gör...
davulda temel pedal kullanım teknikleri
davulda pedal 2 işe yarar. birincisi hi-hat açıp kapamaya, ikincisi bass davulu kontrol etmeye. burada bass davul olayına değineceğiz.
çift pedal {twin ya da double cross}*, gerek caz olsun gerek metal, tüm müzik dallarında güzel sonuçlar verebilen bir tekniktir. şimdi biraz ayrıntılara inelim. öncelikle vücut pozisyonunu.
davul koltuklarında arkalık olmadığı için arkamıza yaslanarak bacaklarımıza kuvvet bindirmeyi unutmamız gerekir. pedal kullanımında maksimum bacak kuvveti için oturuş pozisyonumuz, bacaklarımız ile vücudumuzun 95-100 derece civarı bir açıda sabit olmasını gerektirmektedir. pedallara basarken kesinlikle ayak tabanının tamamı pedala temas etmemeli, zaten mantık olarak pedalın ortasında tek bir noktaya baskı uygulayarak sağlam ses çıkarabiliriz, yani pedala ayaklarımızın parmak ucu ile basmamız gerekir (aslında tam olarak ayak parmağı eklemlerimizin başladığı yerde çıkıntı yapıyor ya ayak, orası. ama her seferinde bunu yazamayacağım, ben parmak ucu diyeyim, siz anlayın), topukların havada olması önemli. diz açısı ise yine bahsedilen açı civarında olacak şekilde ayarlanmalı.
kullanımına geçersek, yukarıda anlattığım şekilde davulun başına oturduktan sonra parmak uçları ile pedallara yerleşmek gerekmektedir, daha açık bir şekilde anlatmam gerekirse, parmak uçlarınızı yere koyun ve sabit bir metronomda parmak uçlarınızı kaldırmadan topuklarınızı sırayla yere vurun. aşağı yukarı buna benzemesi gerek. başlangıçta stabiliteyi sağlamak için kesinlikle metronom gerekecektir ama, metronom sizin dostunuzdur. kardeşinizdir. ancak zamanla bu gereksinimi atacaksınız. kesinlikle çabuk hızlanmamak, hatta mümkünse 50 bpm'den başlamak hayati öneme sahip.
her davul tekniğinde olduğu gibi, pedallarda da istemeden hızlanmak en sık karşılaşılan hatalardan biridir.
burada bir başka önemli olan şey de çalarken ayakların tamamını yerden kaldırıp indirerek yapmaya çalışmamaktır.. zira bu şekilde tek şarkıyı bile bitirmek imkansızdır, 1 dakikanın sonunda baldırlara kramp girer. altın kural parmak uçlarının hep pedal üzerinde kalması. teknik sadece baskıyı arttırıp azaltma esasına, stabilize olmaya ve düzgün kas kontrolüne dayanıyor yani.
buraya kadar anladık.
peki pedala bastığım zaman, basılı mı tutacağım? (bury) yani bir sonraki beat'e kadar tokmak, deriye yapışık mı kalacak? yoksa ayağımı vuruş sonrası gevşetip tokmağı salacak mıyım? (come off)
güzel soru.
bunda doğru ya da yanlış bir cevap yok. tamamen müzik stilinize göre, kendinizin karar vereceği bir nokta.
ben çalarken bury tercih ediyorum. kısa sustainli, keskin, tok beatler verebilmemi sağlıyor. ayrıca istemeden ghost note yaratma riskinizi de ortadan kaldırıyor. ancak seçim sizin.
bundan bir sonraki teknik ise kaydırma tekniği. (slide) üst üste seri 2 beat çıkarmanızı {tak.....tatak.....tak....tatak şeklinde} sağlıyor. ancak bunu davul başında anlatmak daha kolay olacağından aşağıya bir video bırakıyorum. daha iyi anlaşılacaktır.
iyi davullar efendim.
çift pedal {twin ya da double cross}*, gerek caz olsun gerek metal, tüm müzik dallarında güzel sonuçlar verebilen bir tekniktir. şimdi biraz ayrıntılara inelim. öncelikle vücut pozisyonunu.
davul koltuklarında arkalık olmadığı için arkamıza yaslanarak bacaklarımıza kuvvet bindirmeyi unutmamız gerekir. pedal kullanımında maksimum bacak kuvveti için oturuş pozisyonumuz, bacaklarımız ile vücudumuzun 95-100 derece civarı bir açıda sabit olmasını gerektirmektedir. pedallara basarken kesinlikle ayak tabanının tamamı pedala temas etmemeli, zaten mantık olarak pedalın ortasında tek bir noktaya baskı uygulayarak sağlam ses çıkarabiliriz, yani pedala ayaklarımızın parmak ucu ile basmamız gerekir (aslında tam olarak ayak parmağı eklemlerimizin başladığı yerde çıkıntı yapıyor ya ayak, orası. ama her seferinde bunu yazamayacağım, ben parmak ucu diyeyim, siz anlayın), topukların havada olması önemli. diz açısı ise yine bahsedilen açı civarında olacak şekilde ayarlanmalı.
kullanımına geçersek, yukarıda anlattığım şekilde davulun başına oturduktan sonra parmak uçları ile pedallara yerleşmek gerekmektedir, daha açık bir şekilde anlatmam gerekirse, parmak uçlarınızı yere koyun ve sabit bir metronomda parmak uçlarınızı kaldırmadan topuklarınızı sırayla yere vurun. aşağı yukarı buna benzemesi gerek. başlangıçta stabiliteyi sağlamak için kesinlikle metronom gerekecektir ama, metronom sizin dostunuzdur. kardeşinizdir. ancak zamanla bu gereksinimi atacaksınız. kesinlikle çabuk hızlanmamak, hatta mümkünse 50 bpm'den başlamak hayati öneme sahip.
her davul tekniğinde olduğu gibi, pedallarda da istemeden hızlanmak en sık karşılaşılan hatalardan biridir.
burada bir başka önemli olan şey de çalarken ayakların tamamını yerden kaldırıp indirerek yapmaya çalışmamaktır.. zira bu şekilde tek şarkıyı bile bitirmek imkansızdır, 1 dakikanın sonunda baldırlara kramp girer. altın kural parmak uçlarının hep pedal üzerinde kalması. teknik sadece baskıyı arttırıp azaltma esasına, stabilize olmaya ve düzgün kas kontrolüne dayanıyor yani.
buraya kadar anladık.
peki pedala bastığım zaman, basılı mı tutacağım? (bury) yani bir sonraki beat'e kadar tokmak, deriye yapışık mı kalacak? yoksa ayağımı vuruş sonrası gevşetip tokmağı salacak mıyım? (come off)
güzel soru.
bunda doğru ya da yanlış bir cevap yok. tamamen müzik stilinize göre, kendinizin karar vereceği bir nokta.
ben çalarken bury tercih ediyorum. kısa sustainli, keskin, tok beatler verebilmemi sağlıyor. ayrıca istemeden ghost note yaratma riskinizi de ortadan kaldırıyor. ancak seçim sizin.
bundan bir sonraki teknik ise kaydırma tekniği. (slide) üst üste seri 2 beat çıkarmanızı {tak.....tatak.....tak....tatak şeklinde} sağlıyor. ancak bunu davul başında anlatmak daha kolay olacağından aşağıya bir video bırakıyorum. daha iyi anlaşılacaktır.
iyi davullar efendim.
devamını gör...
shibari
sanat ile erotizm arası kullanım amacına göre birbirini destekleyici bir eylemdir. fotoğrafçıysanız sanat, partnerseniz erotizmdir. savaş, esir düşmek, acı gibi yüksek hisleri temelinde barındırır. mazoşizm ve bdsmden esintiler sergiler, göründüğü kadar basit değil, seviyeleri olan bir sanattır. bir sarkaç üzerinden yapılacaksa denge çok önemlidir, aksi halde partnerinizi sakat bırakabilir, kan dolaşımından bilincini kaybedecek noktaya getirebilirsiniz. bu yüzden dikkatli ve aşama aşama yapılmalıdır. ters gidecek anlarda, hemen hemen bağları çözecek, sarkaçtan hızlıca indirecek kadar hazır olmalısınız. sadece kadınlar değil, erkeklerde bağlanır. bağlanan tarafının acı eşiği önemlidir, zorlanabilir. kalanını anlatmam, sözlüğe kültürü için ağır gelir.
devamını gör...
mağara alegorisi
galatarasay üniversitesi felsefe bölümü öğretim üyesi ömer aygün'ün 3 videoluk bir canlı yayın serisi var bu konuda. mağara alegorisini ince ince işlediği için videolar uzun. canlı yayının da kalitesi birazcık kötü fakat dinlemeye kesinlikle değer.
devamını gör...
üniversitede yanlış bölümü tercih ettiğini anlamak
en kötüsü hala doğru mu yanlış mı arasında kalmaktır, onun bile kararını verememektir
devamını gör...
iyi ki varsın balkon
cidden he. balkonda yaşıyorum üç gündür. o da olmasa tımarhane delisi olurdum herhalde..
devamını gör...
robdöşambr
dünyanın en gereksiz icatlarından biridir.
evlenirken erkeklerin çoğuna içinde bundan bulunan bir pijama takımı alınır. genellikle de mahmutpaşa'daki esnaftan alınır. gereksiz türk adetlerinden biridir. yani evli erkeklerin çoğunda vardır ama giyen sayısı oldukça azdır.
evet benim de var ve el değmemiş vaziyette dolabın derinliklerinde bir yerde duruyor. gerekli katılım sağlanırsa kafa sözlük evli erkekleri toplanarak mahmutpaşa'nın girişinde yakalım bunları. biz yandık bizden sonrakiler rahat etsin.
(bkz: ropdöşambır)
evlenirken erkeklerin çoğuna içinde bundan bulunan bir pijama takımı alınır. genellikle de mahmutpaşa'daki esnaftan alınır. gereksiz türk adetlerinden biridir. yani evli erkeklerin çoğunda vardır ama giyen sayısı oldukça azdır.
evet benim de var ve el değmemiş vaziyette dolabın derinliklerinde bir yerde duruyor. gerekli katılım sağlanırsa kafa sözlük evli erkekleri toplanarak mahmutpaşa'nın girişinde yakalım bunları. biz yandık bizden sonrakiler rahat etsin.
(bkz: ropdöşambır)
devamını gör...