bazı eserlere kolaylıkla inceleme yapamazsınız çünkü hem siz sindirememişsinizdir hem de ne söyleseniz, hangi kelimeleri seçseniz eksik kalacaktır. işte en sevdiğim yazar sabahattin ali'nin kuyucaklı yusuf'u tam olarak böyle bir eser.

bu kitabı ancak ikinci kez okuduğumda hakkında inceleme yapma haddini kendimde bulabilirim. sadece şunu söylemeliyim, selahattin bey yaptığı ve yapmadıklarıyla, düşündükleri ve düşünmedikleriyle nedense kalbime dokundu. çok tanıdık geldi bana fakat bir o kadar da uzak. onu tanıyorum sanıyorken bir de baktım ki hayır, istesem de tam manasıyla tanıyamam. aynı hissi kitabın sonundaki olay anlatılırken yusuf için de hissettim.

kitap kısaca ailesi öldürülen yusuf'un bir kaymakam tarafından evlatlık alınmasını ve insanların tüm yüzsüzlüğü ve işine geldiği gibi davranmalarına rağmen yusuf'un değişmeyen tavrını konu alıyor.


hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var...
devamını gör...

ceviz, ekmek arası ceviz. deneyiniz.
devamını gör...

serbesttir ama etik değildir.

kimsenin elini kolunu bağlayamazlar. şimdi ben yoldaşa özelden sövsem kim engel olabilir. dediğim gibi etik değil.
devamını gör...

kitapta karakteri, mekanı, dokuyu kendin yaratırsın. her şey senin kafandadır. istediğin gibi hayal gücünün büyülü dünyasında oynatabilirsin kitabı. filmde ise başkalarının hayal gücünün seyircisi olursun. o yüzden her zaman kitabı tercih ederim
devamını gör...

osmanlı devletinde padişahın başkanlık etmesiyle toplanan, şimdiki bakanlar kuruluna denk gelen en büyük yasama ve yürütme organı. divana padişah başkanlık eder sıralama ise şu şekilde.

veziriazam, 2.vezir, 3.vezir,4. vezir bu sayı 7'ye kadar çıkabilir. ardından defterdarlar, sedaret kethüdaları, reisül küttab, çavuşbaşı, yeniçeri ağası ve eğer seferde değilse kapdan-ı derya şeklinde olurdu.

19.yüzyılda 2.mahmud döneminde başlayan reformlar ile birlikte tam olarak kaldırılmasa da yapısı epey değiştirilmiştir. vezaret makamları yerini nazırlıklara bırakmış ve artık topkapı sarayında değil babıali'de toplanmaya başlamışlardır.
devamını gör...

yaaaa teşekkür ederim canımmmm o senin güzelliğin.
t:kendisine çiçekle gelen insana çiçekle koşan insanın yapacağı harekettir. ben iltifat aldığımda kızarıp bozarıp hemen teşekkür ediyor, sonrasında karşılık vereceğim bir şeyse mutlaka karşılık veriyorum. böylece sonsuz bir döngüye giriyoruz.
devamını gör...

ahmed arif şiiri.

akşam erken iner mahpushaneye.
ejderha olsan kar etmez.
ne kavgada ustalığın,
ne de çatal yürek civan oluşun.
kar etmez, inceden içine dolan,
alıp götüren hasrete.

akşam erken iner mahpushaneye.
iner, yedi kol demiri,
yedi kapıya.
birden, ağlamaklı olur bahçe.
karşıda, duvar dibinde,
üç dal gece sefası,
üç kök hercai menekşe...

aynı korkunç sevdadadır
gökte bulut, dalda kaysı.
başlarkoymağa hapislik.
karanlık can sıkıntısı...
"kürdün gelini"ni söyler maltada biri,
bense volta'dayım ranza dibinde
ve hep olmayacak şeyler kurarım,
gülünç, acemi, çocuksu...

vurulsam kaybolsam derim,
çırılçıplak, bir kavgada,
erkekçe olsun isterim,
dostluk da, düşmanlık da.
hiçbiri olmaz halbuki,
geçer süngüler namluya.
başlar gece devriyesi jandarmaların...

hırsla çakarım kibriti,
ilk nefeste yarılanır cıgaram,
bir duman alırım, dolu,
bir duman, kendimi öldüresiye,
biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
ama akşam erkeniniyor mahpushaneye.
ve dışarda delikanlı bir bahar,
seviyorum seni,
çıldırasıya...
devamını gör...

akıllarda özellikle a takımı adlı programı ve şapkasıyla kalmış olan televizyoncu, muhabir ve gazeteci.
devamını gör...

mutlu olan kendiyle barışıktır. kendiyle barışık olan kişi çevresiyle de barışıktır. öyle açık/kusur aramaz. olur da bir açığınıza şahitlik ederse de *kusurunuzu örter. uzun lafın kısası mutlu olan mutlu eder. tıpkı gülmek gibi o da bulaşıcıdır.

mutsuz ve devamlı sitem eden kişilerden uzak durun. karadelik gibi hayatınızın enerjisini yutar sizi de mutsuz ederler.
devamını gör...

sözlükteki bir garip grup yazarların mottosu olan söylem. buluşma noktaları köşedeki park değil, discord, bildiğin discord hee.

şaşıyorum cidden şaşıyorum. gece 1 sularında başlayıp sabah 9'a kadar acaba ne konuşuluyor oralarda. bunlar android mi nedir?

uyku uyumazlar mı? arkadaşları yok mu? sosyal hayatları elinde laptop yatak odasından mutfağa gitmek mi?

bulunur oldum dün gece, kara zarf içinde gelen bir davetiyeyle. üstünde ya özür dilersin ya hedeftesin yazıyordu. herkesi almıyorlar çünkü. özür dilemek için gruplara giriyorsun misyonun bu, gece gece ne oldum diyorsun.

sonra senin için başlık açıyorlar falan bunlar hedefe koyup duymak istediklerini duyamayınca.. komik cidden. mikrofonu kapatıp, arkada breh öhöm srrreh gibi değişik şekillerde gülesi geliyor insanın, tutamıyorsun.

anlatıyorsun derdini.. saygı duyuyorlar o an. fakat gittiğin gibi arkandan cin ali görseliyle kağıtlara çizilmiş planlar dökülüyor masaya.

o değil uyumuyor bunlar.. demiş miydim? uyumuyorlar ulan, elleri klavyede hak bekliyorlar, özür bekliyorlar.. alana kadar vazgeçmeyecekler. planları ferfena..

değişik kafalar, değişik gurebalar..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: nerede lütfen söyleyin)

geçen gece rüyada görülmüştür.

gecenin 4 ü. sözlüğe yasadışı yollardan tematik girmeye çalışıyorum. birden mod panelinden ışıklar yanmaya sirenler çalmaya başlıyordu. kapım çalındı kapıda iko ve benjamin beliriyordu kollarımdan tutup karakola götürüyorlardı
çok korkunçtu çok...
devamını gör...

ben tanım yapmayacağım, bir anısı var bende.
ofisteyiz, çalışırken şarkı dinleyebiliyoruz o zamanlar tabii *
her odada gereksiz bir arkadaş olur ya, o arkadaşlardan birisi de istek yapacak. atabarı diye bir şarkı (türkü de olabilir şimdi boşuna linç edilmeyeyim) var. arkadaşımız bunu istiyor bizden ama "ırgat" diyor. önce derin bir sessizlik oluyor, kaçamak bakışlar, göz kırpmalar, sonra senkronize şekilde seperetörün altına indirme kafaları. hemen ardından mail ile "o ne dedi yaa?, "ırgat mı dedi o?", o zaman daha whatsapp yok tabii. sonra artık burnunun ucuna kadar gelmiş gülme seslerini kaçıra kaçıra odadan çil yavrusu gibi dağılmak...*

tanım: **
tdk'ya göre rumca kökenli olup tarım, yapı işçisi anlamına gelir.
ayrıca mali müşavirler için hazırlanan masaüstü bir program ve yazılım adıdır.
devamını gör...

cinsel yönelimlerini bir kenara bırakarak şunu söyleyeyim; genellikle topluma hiçbir yararı olmayan, aklı başında olmayan ve popüler kültürün etkisinde kalan üyelerden oluşan topluluktur.
devamını gör...

şükrü saraçoğlu stadyumunda saat 19.00'da başlayacak olan karşılaşmadır. maçın hakemi ise geçen yıl tüm spor camiasına "6 saniye" kuralını tekrar hatırlatmış olan alper ulusoy'dur. iki takıma da başarılar diliyor, iyi olanın kazanmasını umut ediyorum.
devamını gör...

daha yaygın tabiriyle siber zorbalık.

insanlar, anonim olmanın verdiği rahatlıkla her şeyi söyleme cüretini kendine layık görüyor. kişiliğinizden tutun da yüzünüzün şekline, sakallarınıza, makyajınıza, işinize, ailenize, etek boyunuza, pantolon paçanıza, kısacası hayatınıza dil uzatma hakkını kendisi için bir hak zannediyor. günümüz dünyasında bir kere olsun eleştirilmemiş, hakarete uğramamış insan var mıdır? sadece ailenizle bir fotoğraf paylaşın, canım eşim/ailem deyin, bunda dahi buluttan nem kapacak tipler çıkacaktır.

sosyal medya bize umursamamayı öğretti. umursamadığın kadar varsın çünkü sosyal medyada. birilerinin hakkınızda söyledikleri karakterinizden, kişiliğinizden pek de bir şey kaybettirmeyecek.
devamını gör...

mal; salak, aptal.
beyan; söyleme, bildirme.
mal beyanı; mecazi olarak; aptal kişinin konuşması, söylemesi. geçerliliği olmayan, söylenen sözü ciddiye alınmamasını belirtme.
devamını gör...

ne istediğimi bilmiyorum, pek çok şeyi elde edecek duruma geldiğimde duvarları inşaa ettim kendim için. kavgalar ile büyüdüm , tırnaklarım ile yükseldim şimdi istekleri olmayan biri oldum ve daha yaşım 31.
devamını gör...

haşlanıp pilav ile tüketilmeside güzel olan sebze.
devamını gör...

1965 yapımı siyah beyaz film. severek izlemiştim duygulanmıştım da. ev boyama sahnesinde rengi göremediğim için çok sinirlenmiştim ne renk o bahsedilen renk diye .
--! spoiler !--

“ben senin resmine değil de sana âşık olsaydım o zaman ne olacaktı? belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme, belki de alay edecektin sevgimle… halbuki resmin bana dostça bakıyor, iyilikle bakıyor ve ebediyen bakacak. hayır! benimle resminin arasına girme. istemiyorum seni! ben senin yalnız resmine aşığım.”

--! spoiler !--

repliğiyle meşhurdur. manga'nın hint kumaşı şarkısının bir kisminda da var müsfik kenter'in bu repliği.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim