ahmet hakan'ın melih bulu'ya 5 tavsiyesi
10 ocak 2021 tarihli köşe yazısında boğaziçi üniversitesine rektör olarak atanan melih bulu'ya yapmış olduğu tavsiyelerdir.
--- alıntı ---
-halay çeken çocuklarla halay çek.
- “yuh yuh” uyarlamasını çok beğendiğini söyle.
-kapını çalıp şakalar komiklikler yapan öğrenciye gül.
- dışarıda dans eden öğrencilerle dans et.
-arkasını dönen hocalara, elini uzat.
--- alıntı ---
yani diyorki onlardan biri olmaya çalış. belki seni kabul ederler.
fakat ahmet hakan da çok iyi biliyorki ne yaparsa yapsın kabul etmeyecekler.
kaynak: bundle.app/Ux2JBNLL
--- alıntı ---
-halay çeken çocuklarla halay çek.
- “yuh yuh” uyarlamasını çok beğendiğini söyle.
-kapını çalıp şakalar komiklikler yapan öğrenciye gül.
- dışarıda dans eden öğrencilerle dans et.
-arkasını dönen hocalara, elini uzat.
--- alıntı ---
yani diyorki onlardan biri olmaya çalış. belki seni kabul ederler.
fakat ahmet hakan da çok iyi biliyorki ne yaparsa yapsın kabul etmeyecekler.
kaynak: bundle.app/Ux2JBNLL
devamını gör...
sesi huzur veren insan
sarhoş eden sesinden
yudum yudum içiyorum
aman allahım nedir bu böyle
bir şiir bu kadar güzel olabilir mi?
ithaf edilen bu güzel şiir
sesinle can bulmuyor mu yani
kuşlar susup, yağmurlar dinmiyor mu
dünya durup dinlemiyor mu sesini?
sevdiğim insandır. sesini, nefesini duyduğum; şiirleri en ücra köşelerimde hissettiğimdir. okuduğu şiirlerde, öptüğü yazılarda saklıdır sesi.
yudum yudum içiyorum
aman allahım nedir bu böyle
bir şiir bu kadar güzel olabilir mi?
ithaf edilen bu güzel şiir
sesinle can bulmuyor mu yani
kuşlar susup, yağmurlar dinmiyor mu
dünya durup dinlemiyor mu sesini?
sevdiğim insandır. sesini, nefesini duyduğum; şiirleri en ücra köşelerimde hissettiğimdir. okuduğu şiirlerde, öptüğü yazılarda saklıdır sesi.
devamını gör...
çift yarık deneyi
kuantum fiziğinin temelini oluşturan deneydir. orijinal deneyi 1800'lerin başında thomas young gerçekleştiriyor, bu sebeple deneyin diğer ismi "young deneyi".
ışık çift yarık açılmış bir plakaya gönderiliyor ve arkasında bulunan duvarda girişim deseni ortaya çıkıyor. young deneyin sonucunda ışığın dalga özelliği gösterdiğini netleştirmiş oluyor. tabii denemeler young ile sınırlı kalmıyor ve deney farklı teknolojilerle defalarca kez tekrarlanıyor. bir başka deneyde bu kez ışık değil elektronlar kullanılıyor, elektronlar iki yarık bulunan plakaya doğru gönderiliyor. yarıktan geçen elekronlar dalga deseni oluşturuyorlar (girişim deseni). parçacık olduklarından emin oldukları elekronları gönderdiklerinde bile elektronlar dalga özelliği gösteriyor ve yine girişim deseni oluşturuyorlar. yani parçacık olan elektronlar da dalga özelliğine sahipti. işte bu dalga-parçacık ikiliği oluyor. kuantum nesneleri hem parçacık hem de dalga gibi davranıyor.
işin ilginç yanı, girişim deseninin oluşması için bir parçacığın aynı anda iki yarıktan birden geçmesi gerekiyor. bir elektron hem orada hem burada olacak ama nasıl? bilim insanları bunu anlamak için deney alanına elektronları izleyebilecek bir cihaz yerleştirdiler. asıl şaşırtıcı nokta burada: izlenen elektronlar parçacık davranışı gösterdiler, yarıkların ardındaki duvarda sadece iki sütun oluşmuştu. eee, elektronlar izlenip izlenmediklerini anlayabiliyor muydu, bilinçli varlıklar mıydı? "aşkım bakmasana." mı diyordu bunlar bize*? aslında hayır. elektronlar (kuantum nesneleri diyelim artık) aslında her iki durumda birden varlar, oran %50'ye %50 ama gözlemlediğimizde öyle davranmıyorlar. elektronun hangi yarıktan geçtiği izlenmediğinde her iki yarıktan da geçiyor. ancak elektronun yeri tam olarak tespit edildiğinde (izlenmeme durumunda kuantum nesnesinin konumunun tam olarak bilinmesi mümkün değildir, bulunma ihtimali yüksek ve zayıf olan enerji alanları vardır, bu yüzden nokta olarak değil bulut olarak gösterilirler) diğer olasılıklar yok edilmiş olunuyor. bu yüzden de elektron parçacık gibi davranıp, sadece bir yarıktan geçiyor. bu olay dalga fonksiyonunun çökmesi olarak adlandırılıyor, gözlemin varlığı dalga özelliğini yok ediyor. gözlem sayesinde elektronun hangi yarıktan geçeceğini bildiğimiz için süperpozisyon durumu sona eriyor. elektron iki yarıktan aynı anda değil tek yarıktan geçiyor. dolayısıyla yalnızca iki sütun oluşuyor. gerçekten inanılmaz! biraz ürkütücü belki de.
(bkz: kuantum fiziği)
(bkz: richard feynman)
not: kuantum mekaniğini kendi başlığı altında detaylandırmayı planlıyorum .
ışık çift yarık açılmış bir plakaya gönderiliyor ve arkasında bulunan duvarda girişim deseni ortaya çıkıyor. young deneyin sonucunda ışığın dalga özelliği gösterdiğini netleştirmiş oluyor. tabii denemeler young ile sınırlı kalmıyor ve deney farklı teknolojilerle defalarca kez tekrarlanıyor. bir başka deneyde bu kez ışık değil elektronlar kullanılıyor, elektronlar iki yarık bulunan plakaya doğru gönderiliyor. yarıktan geçen elekronlar dalga deseni oluşturuyorlar (girişim deseni). parçacık olduklarından emin oldukları elekronları gönderdiklerinde bile elektronlar dalga özelliği gösteriyor ve yine girişim deseni oluşturuyorlar. yani parçacık olan elektronlar da dalga özelliğine sahipti. işte bu dalga-parçacık ikiliği oluyor. kuantum nesneleri hem parçacık hem de dalga gibi davranıyor.
işin ilginç yanı, girişim deseninin oluşması için bir parçacığın aynı anda iki yarıktan birden geçmesi gerekiyor. bir elektron hem orada hem burada olacak ama nasıl? bilim insanları bunu anlamak için deney alanına elektronları izleyebilecek bir cihaz yerleştirdiler. asıl şaşırtıcı nokta burada: izlenen elektronlar parçacık davranışı gösterdiler, yarıkların ardındaki duvarda sadece iki sütun oluşmuştu. eee, elektronlar izlenip izlenmediklerini anlayabiliyor muydu, bilinçli varlıklar mıydı? "aşkım bakmasana." mı diyordu bunlar bize*? aslında hayır. elektronlar (kuantum nesneleri diyelim artık) aslında her iki durumda birden varlar, oran %50'ye %50 ama gözlemlediğimizde öyle davranmıyorlar. elektronun hangi yarıktan geçtiği izlenmediğinde her iki yarıktan da geçiyor. ancak elektronun yeri tam olarak tespit edildiğinde (izlenmeme durumunda kuantum nesnesinin konumunun tam olarak bilinmesi mümkün değildir, bulunma ihtimali yüksek ve zayıf olan enerji alanları vardır, bu yüzden nokta olarak değil bulut olarak gösterilirler) diğer olasılıklar yok edilmiş olunuyor. bu yüzden de elektron parçacık gibi davranıp, sadece bir yarıktan geçiyor. bu olay dalga fonksiyonunun çökmesi olarak adlandırılıyor, gözlemin varlığı dalga özelliğini yok ediyor. gözlem sayesinde elektronun hangi yarıktan geçeceğini bildiğimiz için süperpozisyon durumu sona eriyor. elektron iki yarıktan aynı anda değil tek yarıktan geçiyor. dolayısıyla yalnızca iki sütun oluşuyor. gerçekten inanılmaz! biraz ürkütücü belki de.
(bkz: kuantum fiziği)
(bkz: richard feynman)
not: kuantum mekaniğini kendi başlığı altında detaylandırmayı planlıyorum .
devamını gör...
birini hiç tanımadan hoşlanmak
o birisinden değil de kendi kafanızda kurduğunuz bir kişilikten hoşlandığınız anlamına gelir.
devamını gör...
mor ve ötesi'nin en iyi şarkısı
mümkün değil seçemem. hepsi hepsi hepsi..
ama insiyatifimi kullanıyorum bir derdim var diyorum.
ama insiyatifimi kullanıyorum bir derdim var diyorum.
devamını gör...
kadın üniversitesi
"geleneksel olarak, halihazırda okuyan öğrencilerinin tümünü kızların oluşturduğu ve kadınlara pozitif ayrımcılık uygulayan bu eğitim kurumlarına genel olarak 'kadın üniversitesi' deniliyor.
japonya'daki 800'ün üzerindeki üniversitenin 80 tanesi bu şekilde kurulmuş.
1871'de meiji restorasyonu sırasında batı'ya gönderilen üç kız öğrenciden biri olan umeko tsuda'nın 1900 yılında japonya'ya geri döndüğünde tokyo'da kurduğu, ingilizce eğitim veren özel tsuda üniversitesi de bu tür kadın üniversitelerinden biri.
ancak o dönemin şartları gereği seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere pek çok haktan mahrum olan japon kadınlar için tsuda'nın öngördüğü eğitim modeli, 'zarif, her istenileni yapan ve kibar kadınlar' yetiştirmekti.
ülkenin en eski kadın üniversitesi olan tokyo'daki ochanomizu üniversitesi, times higher education'ın 2019 yılı için yaptığı sıralamada dünyadaki ilk 1000 üniversite arasında yer almasa da, japonya sıralamasında 25'incilik ile en başarılı kadın üniversitesi olarak ortaya çıkıyor.
bir başka kadın üniversitesi olan yine tokyo'daki showa kadın üniversitesi, öğrenci sayısı giderek azaldığı için kampüsünü liselere ve üniversitelere kiraya veriyor".buradan
japonya'daki 800'ün üzerindeki üniversitenin 80 tanesi bu şekilde kurulmuş.
1871'de meiji restorasyonu sırasında batı'ya gönderilen üç kız öğrenciden biri olan umeko tsuda'nın 1900 yılında japonya'ya geri döndüğünde tokyo'da kurduğu, ingilizce eğitim veren özel tsuda üniversitesi de bu tür kadın üniversitelerinden biri.
ancak o dönemin şartları gereği seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere pek çok haktan mahrum olan japon kadınlar için tsuda'nın öngördüğü eğitim modeli, 'zarif, her istenileni yapan ve kibar kadınlar' yetiştirmekti.
ülkenin en eski kadın üniversitesi olan tokyo'daki ochanomizu üniversitesi, times higher education'ın 2019 yılı için yaptığı sıralamada dünyadaki ilk 1000 üniversite arasında yer almasa da, japonya sıralamasında 25'incilik ile en başarılı kadın üniversitesi olarak ortaya çıkıyor.
bir başka kadın üniversitesi olan yine tokyo'daki showa kadın üniversitesi, öğrenci sayısı giderek azaldığı için kampüsünü liselere ve üniversitelere kiraya veriyor".buradan
devamını gör...
poker face
yüzünden hangi duygu durumuna sahip olduğu anlaşılmayan insanlara denir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
fikret alper-tenni terenne.
devamını gör...
yazarların en sevdiği türk sanat müziği eserleri
müzeyyen senar - fikrimin ince gülü
devamını gör...
lord of the portakals miğfer dibi
“örnek vatandaş ve armsuzy bile trolluk yapıyor.”
“sela mı okunuyor?
“bismillah de”
“onlar bismillah dediklerinde bile beş bin kelime iteliyorlar.”
“lucifer geri dönmüş.”
en çok güldüğüm ve ilk aklıma gelenler bunlar. bu harbiden çok iyi olmuş ama ya. elinize sağlık (bkz: mellisho)
“sela mı okunuyor?
“bismillah de”
“onlar bismillah dediklerinde bile beş bin kelime iteliyorlar.”
“lucifer geri dönmüş.”
en çok güldüğüm ve ilk aklıma gelenler bunlar. bu harbiden çok iyi olmuş ama ya. elinize sağlık (bkz: mellisho)
devamını gör...
mutfakta sinir eden durumlar
mutfağın kendisinin dar ve küçük olması çok sinir bozucu.
sağa sola bile dönemiyorsun. havaya girip tavayı şöyle bir çevireyim lüksüne de sahip değilsin. kirli bulaşıklar, yemek alanı... çok zor yani.
sağa sola bile dönemiyorsun. havaya girip tavayı şöyle bir çevireyim lüksüne de sahip değilsin. kirli bulaşıklar, yemek alanı... çok zor yani.
devamını gör...
şahsiyet
senaryosunu ünlü yazar hakan günday’ın kaleme aldığı, onur saylak’ın kamera arkasına geçtiği, haluk bilginer, cansu dere, metin akdülger, necip memili, müjde ar, şebnem bozoklu başta gelmek üzere sağlam bir oyuncu kadrosuna sahip olan dizidir.
ben insanlarla nasıl yaşanır bilmiyorum. yani insanlarla nasıl konuşulur, onlarla nasıl vakit geçirilir, biriyle arandaki mesafe nasıl ayarlanır. bunların hiçbirini bilmiyorum.
ne güzel olurdu, değil mi? yanlış bildiğimiz her şeyi unutsak, sadece doğrular kalsa.”
yaşıyorsun ama yoksun. insan nasıl dayanır buna
nasıl korktun kim bilir? zaten başımıza gelen her şeyi hatırlıyor olsak deliririz, değil mi? ama bazen de delirmemek için hatırlamak gerekiyor işte böyle. neyse... madem hatırladın artık, ben de gönül rahatlığı ile unutabilirim.”

şahsiyeti hatırla!
ben insanlarla nasıl yaşanır bilmiyorum. yani insanlarla nasıl konuşulur, onlarla nasıl vakit geçirilir, biriyle arandaki mesafe nasıl ayarlanır. bunların hiçbirini bilmiyorum.
ne güzel olurdu, değil mi? yanlış bildiğimiz her şeyi unutsak, sadece doğrular kalsa.”
yaşıyorsun ama yoksun. insan nasıl dayanır buna
nasıl korktun kim bilir? zaten başımıza gelen her şeyi hatırlıyor olsak deliririz, değil mi? ama bazen de delirmemek için hatırlamak gerekiyor işte böyle. neyse... madem hatırladın artık, ben de gönül rahatlığı ile unutabilirim.”

şahsiyeti hatırla!
devamını gör...
hristiyanismail bize göstersin
sana özelden göstersin istersen, sözlüğün içine etmesen.
devamını gör...
asal sayılar
matematiğin çok güzel sayılarıdır.
'asil' kelimesinden gelir 'asal' kelimesi.
'asil' kelimesinden gelir 'asal' kelimesi.
devamını gör...
erken türkü
mübera pasiç' e ait şiir, alacakaranlığın sesini im'ler. gökte ve yeryüzünde dolaşır kendi ışığını ararken. oysa ışığın ses'i yoktur. bu yüzden "ses hekesin olsun".
buradayım. sabah tutuşmuş yanıyor
şaşkınlık otlarında
temiz bir yerde
sessiz bir sesten alınmışım.
gene buradayım :
ama yalnızca benim
bir parçam
kuşlara yol gösteriyor.
otların tanrıyla
barıştığı sabah
seni bulamayacağım.
kişisizlikten gelen bu çağrı
bir döngü etrafında
dağıldığına
iyi bir işarettir.
saçlarımın yükünü indiriyorum.
dönence yürekleri ıslatıyor
ses herkesin olsun.
ama benim gizli bir parçam
kendine yön arıyor.
(çeviren : fahri kaya)
buradayım. sabah tutuşmuş yanıyor
şaşkınlık otlarında
temiz bir yerde
sessiz bir sesten alınmışım.
gene buradayım :
ama yalnızca benim
bir parçam
kuşlara yol gösteriyor.
otların tanrıyla
barıştığı sabah
seni bulamayacağım.
kişisizlikten gelen bu çağrı
bir döngü etrafında
dağıldığına
iyi bir işarettir.
saçlarımın yükünü indiriyorum.
dönence yürekleri ıslatıyor
ses herkesin olsun.
ama benim gizli bir parçam
kendine yön arıyor.
(çeviren : fahri kaya)
devamını gör...
normal sözlük’ün büyümesi için yapılması gerekenler
yeni yazarları desteklemek ve bol bol tanım girmek, girdigin kadar da sevgili yazarları artılamak ve anlamaktır.
devamını gör...
iş tavsiyesi
bakın! tekrar söylüyorum ,kızdırma yın kaynamış sütun üstündeki kaymak tabakasını, başınıza alüminyum firlatsa haktır, yapmayın bunu , hem adam haklı burası işkur mu?
devamını gör...
pistanthrophobia
güven kırılmasının ve kötü anıların insanı ne hale getirebileceğini açıkça gösteren bir kelime olan pistanthrophobia'nın sözlük tanımı karşımıza şöyle çıkıyor; daha önce yaşanılan hayal kırıklıkları ve ihanetler sonucu kişide oluşan mantıksız güvenme korkusu.
bu fobi bireyi kendisiyle tek başına bırakıyor, etrafındakilerden uzaklaşmasına yol açıyor. birey; gitgide artan "hep aynı şeyleri yaşadım, yine öyle olacak" "ben hep yalnız kalacağım" gibi paranoyakça düşüncelerle baş etmeye çalışıyor. haliyle kırılmaktan ölesiye korkar hale gelmesi de cabası. kişisel ilişkiler kurmak bu bireyler için imkânsıza yakın oluyor.
kişi en sonunda herkesin ona ihanet edeceğine falan inanıyor. sezgileri kuvvetli olur bu insanların ancak hiçbir şekilde sezgilerine güvenmezler. hastalığın belirtilerinden biri budur. diğer belirtiler arasında;
-samimiyet kurmaktan kaçınmak, arkadaş edinmemek
-aktivitelerden uzaklaşmak
-eleştirilmekten son derece endişe duymak
-içe kapanıklaşmak
gibi maddelerde mevcut. korku zamanla rutin hayatı köreltiyor. özetle sütten ağzı yanan durumu işte. ilk başta ufak seyretmesine aldanmayın. ilerleyen günlerde aşk hayatından iş hayatına değin her bir şeyciği ele geçirebilir. korkunun sahibi kişilere pistantrofobik denir. terapi alınması nihai ve de ivedi çözümdür.
--
günümüz ilişkilerinde güven duygusunun taşıdığı önemi biliyoruz. tabii sadece günümüz için değil, her dönem için geçerli ama konumuz bu değil. sapmayalım konudan. *
ilişkilerde doğru adımlar atılmalı, akıllıca davranılmalı. "aşka da mı mantık katacağız?" dediğinizi duydum, saklanmayın lütfen.
evet, aşka da mantık katacağız. sonumuz böyle mi olsun? yani tamam, yine olsun da, aşırıya kaçmayalım. ne demiştik su zehirlenmesi'ni anlatırken? her şeyin fazlası zarardır. en sonunda misantrofobik oluruz falan, gerek yok bunca aksiyona.
not: misanthropfy en kısa zamanda açıklanacaktır.
edit: misanthropy isim düzenlemesi.
bu fobi bireyi kendisiyle tek başına bırakıyor, etrafındakilerden uzaklaşmasına yol açıyor. birey; gitgide artan "hep aynı şeyleri yaşadım, yine öyle olacak" "ben hep yalnız kalacağım" gibi paranoyakça düşüncelerle baş etmeye çalışıyor. haliyle kırılmaktan ölesiye korkar hale gelmesi de cabası. kişisel ilişkiler kurmak bu bireyler için imkânsıza yakın oluyor.
kişi en sonunda herkesin ona ihanet edeceğine falan inanıyor. sezgileri kuvvetli olur bu insanların ancak hiçbir şekilde sezgilerine güvenmezler. hastalığın belirtilerinden biri budur. diğer belirtiler arasında;
-samimiyet kurmaktan kaçınmak, arkadaş edinmemek
-aktivitelerden uzaklaşmak
-eleştirilmekten son derece endişe duymak
-içe kapanıklaşmak
gibi maddelerde mevcut. korku zamanla rutin hayatı köreltiyor. özetle sütten ağzı yanan durumu işte. ilk başta ufak seyretmesine aldanmayın. ilerleyen günlerde aşk hayatından iş hayatına değin her bir şeyciği ele geçirebilir. korkunun sahibi kişilere pistantrofobik denir. terapi alınması nihai ve de ivedi çözümdür.
--
günümüz ilişkilerinde güven duygusunun taşıdığı önemi biliyoruz. tabii sadece günümüz için değil, her dönem için geçerli ama konumuz bu değil. sapmayalım konudan. *
ilişkilerde doğru adımlar atılmalı, akıllıca davranılmalı. "aşka da mı mantık katacağız?" dediğinizi duydum, saklanmayın lütfen.
evet, aşka da mantık katacağız. sonumuz böyle mi olsun? yani tamam, yine olsun da, aşırıya kaçmayalım. ne demiştik su zehirlenmesi'ni anlatırken? her şeyin fazlası zarardır. en sonunda misantrofobik oluruz falan, gerek yok bunca aksiyona.
not: misanthropfy en kısa zamanda açıklanacaktır.
edit: misanthropy isim düzenlemesi.
devamını gör...

