türk basketbol takımlarının ve milli takımımızın başına bela olmuş italyan basketbolcu. tabi bu italyan başka türlü bir italyan. sezen cumhur önal'ın tabiri ile çikolata renkli bir bela. işin latifesi bir kenara cidden avrupa basketbolunun gördüğü en iyi şutörlerden birisidir. alev aldığı bir çok maç oldu. otomatiğe bağladı mı durdurulamayan bir özelliği vardı. tabi bizim aklımızda hep teamsystem bologna takımı ile yer etmiştir. aslında bologna takımında altı sene oynadı ama takım sürekli isim değiştirdiği için teamsystem bologna adı bende kalıcı oldu. diğer bologna'ları bir türlü kabullenemedim * mayers, türk takımlarının canını çok yaktı ama efes ve naumoski ona, 96 koraç yarı finalinde hayatının dersini verdi. o maçları tekrar izleme fırsatınız olursa çoğu yerde gülümsüyor olsa bile mayers'in burnundan soluduğunu görürsünüz zira ufuk sarıca onu istanbul'daki maç da can evinden vurmuştu. 12/9 üçlük atarak mayers'ı onun silahı ile vurmuştu. ava giderken avlandı mayers ağabey. tabi mayers'ın en büyük artılarından bir tanesi o dönem için aleksandar djordjevic gibi bir oyun kurucu ile oynamış olmasıdır. tabi bazen de çember dövme şenliklerine girişirdi. kaçırmaya başladı mı zor toparlardı. onu da söylemem lazım.

şovmen yanı da vardı. seyirciden reaksiyon almayı çok iyi biliyordu. özellikle bologna deplasmanları o dönem bütün takımlar için zordu diye hatırlıyorum. mayers da coştu mu salon cehenneme dönüşüyordu. bu adam üç kere fiba euro star mertebesine erişti. işin komik tarafı şu ki, böyle bir adam sadece bir kere italya şampiyonluğu yaşadı. cidden şaka gibi. bir de şut mekaniği çok enteresandır. tipik şutör atışı yoktur. kendine has bir şut stili vardı. maçlarına göz atarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. havalı, güler yüzlü ve şovmen bir ağabeyimizdi özetle.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kızımın doğduğu an. 8 ay önce doğumhanenin kapısına yapışmış beklerken, içeriden kızımın ağlama sesini duydum ve o an ne yapacağımı şaşırdım. gözlerim birini aradı ben napcam şimdi diye sormak istedim ama; o gün de sokağa çıkma yasağı vardı kimse yoktu yanımda.
yine yaşadım o anı bak gözlerim doldu.
devamını gör...

güneşli bir günde çiçeklerin, yemyeşil ağaçların arasında masmavi gökyüzüne bakarak gezmek. fonda kuş cıltıları, kediler güneşleniyor sağda, solda... deniz ışıl ışıl ve derin bir nefes alıyorsun. sadece huzur var o an.
pandemisiz hayatı özledim.
devamını gör...

herkese yalan söyledik, biz en çok beşiktaş'ı sevdik.
devamını gör...

eskiden sevgiliniz olan kişiye duyduğunuz özlemdir. tarif edilemeyecek bir duygudur özlem o yüzden tanımı yoktur. herkes kendince sevdiği insanı özler farklıdır yani. sevdiğin insanın fotoğraflarını ezberlemektir özlem. ses kayıtlarını ezbere bilmektir özlem. onunla olduğunuz sokakları görünce boğazının düğümlenmesidir. kelimelerini özlemektir. mimiklerini özlemektir. rüyanızda görmek istemektir. rüyanızda görünce üzülmektir. ona çok kızıp aynı zamanda kızamamaktır. onu özleten her şeyden kaçmaya çalışıp kaçamamaktır. insanların sizi anlamamasıdır özlemek. kaç ay kaç gün geçti özleme artık laflarını işitmektir. işittiğiniz laflardan dolayı çekinip bir yerlere özleminizi kusmaktır özlemek. onun adını duyduğunuz zaman kalbinizin bass drum gibi atmasıdır özlemek. aziz nesin diyor ya hani "bazen insan öyle bir özlenir ki özlenen bilse yokluğundan utanır" aynen durum öyle işte. özlemek garip mevzu tanımı bile yok. tanımı olsa onun tersini yapmaya çalışırız özlemi yok etmeye çalışırız garip duygu maalesef. binlerce şairin hissettiği binlerce aşığın hissettiği boktan ama tatlı bir duygu özlemek. bazen insanın içine gelir özlem duygusu içinize böyle 5-6 kilo portakal oturur ağırlık çöker. gelin buraya tanım girin rahatlayın anonimsiniz rahatlarsınız belki. çünkü özlemek eski sevgiliyi özlemek çözümü olmayan boktan bir durumdur.
devamını gör...

doğru kişiyle karşılaşmadığından bir ilişkiye başlamayan, farklı öncelikleri olduğunu düşündüğüm kişilerdir. herhangi bir psikolojik sorunu olduğuna delalet etmez. en azından öyle bir kriter yoktur yani psikolojide.
devamını gör...

barbielerin koskocaman şato gibi evleri vardi ya hani vakti zamaninda şimdi hala var mi bilemiyorum. benim ukdem odur.. annem parasi olmadigi icin alamamisti bana. oyle de kaldi gecip gitti..
devamını gör...

ayçiçek yağı.
devamını gör...

cumhuriyetin erken zamanlarında köylerin nasıl yapılaşması gerektiği üzerine tasarlanan proje. her ne kadar bizzat mustafa kemal atatürk tarafından hazırlandığı söylense de, bu bilgi yanlıştır. linkte de görülebileceği üzere, projenin mimarı hala bilinmiyor.

esasen ülkemizdeki şehirleşme sorunlarını çözebilecek, muhteşem potansiyele sahip bir proje iken; ne yazık ki gerçekleştirilememiştir.

malum, on yıllardır süregelen köyden kente göç meselesi, türkiye'nin demografik açıdan en büyük sorunlarından biridir. mevzubahis mesele yüzünden türkiye cumhuriyeti, şehirlerinden bir türlü kendisine gereken entelijansiyayı çıkaramaz. bir türlü şehir kültürünü yerli yerince oturtamaz. burada sorun insanların göç etmesi değil; göç eden toplulukların şehir kültürünü benimsemek yerine, kendi köy kültürlerini şehirlere getirmeleridir. bu da memlekete fikri açıdan yarar sağlaması gereken entelektüel kesimin, yaşadıkları şehirlerde bir çeşit üst tabaka kültürü oluşturabilmelerinin önünde engeldir. göç eden köylü nüfus topluluğunun kendini bir türlü adapte edememesi, şehirlerin de bayağılaşmasına sebep olmaktadır.

işte bu proje de, muhteşem bir ileri görüşlülük örneğiyle, bu olası soruna çare olmaya çalışır. amaç, köylere ve köylü nüfusa sağlanabilecek her imkanı sağlayarak, onlar şehirleri bayağılaştırmadan önce onları çağdaşlaştırabilmektir. nitekim projenin kendisinden de görülebileceği üzere, o tarihlerde* bir yerleşimde olması gereken her şey düşünülmüş.

şöyle bir şey:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ilk etapta göze çarpan şey, çok şık olduğu kadar mümkün olduğunca derli toplu tutulan bir plan olduğudur. küçük bir incelemeyle bile doğaya ve yeşile verilen önem görülebilir. bununla birlikte beşeriyetin ihtiyaç duyduğu her şey de dahil edilmiştir: okul, öğretmen evi, halk odası, konuk odası, okuma odası, konferans salonu, otel, çocuk bahçesi, çocuk parkı, telefon santrali, gazino, müze, çeşitli kulüpler, hamam, revir, spor alanı, cami... aynı zamanda üretim adına ihtiyaç duyulacak her şey de düşünülmüş: değirmenler, tarlalar, depolar, ahır, mandıra, kanara, ağıl, gübrelik ve hatta arıcılık istasyonları. kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir vizyon bu.

fakat gel gelelim, olmayınca olmuyor. bu proje de her ne kadar arada sırada gündeme gelse de unutulup gitmiş işte. gerçi olan oldu ölen öldü de artık.
devamını gör...
(tematik)

(bkz: sıcak yerel rüzgarlar)dan biridir.

tunus ve cezayir üzerinden akdeniz kıyılarına doğru eser.
devamını gör...

italyan romantizminin en önemli temsilcilerinden francesco hayez'in 1859 tarihli tablosunun adı.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel görsel kaynak: wikimedia
tabloya ilk bakışta merkezde iki sevgiliyi görüyoruz ancak detaylara dikkat ettiğimizde tablo anlam kazanıyor.
erkeğin tek ayağı merdivende, belli ki birazdan gidecek. kadın ona sıkıca sarılmış, hızlı bir vedalaşma öpücüğü bu. aslında ayrılmak üzere oldukları an resmedilmiş, belki de gizlice buluşmuşlar.
sol alt köşede ise onlara yaklaşmakta olan, onları dinliyor ya çoktan dinlemiş ve gidiyor olan kimliği belirsiz bir figür var. bütün bunlar tabloyu daha gizemli kılıyor.

minik bir tarihi bilgi vereyim. 1859'daki ikinci italyan bağımsızlığı savaşı'nda fransa ve italya, avusturya imparatorluğu'na karşı birleşerek zafer elde ettiler. bu zafer 1861'de italya'nın birleşmesinde etkili olmuştur.
işte bu tablonun aynı zamanda dönemin siyasi olaylarıyla ilgili sembolik bir anlam taşıdığı da düşünülüyor. erkeğin yeşil ve kırmızı, kadının mavi ve beyaz renkteki kıyafetleri, avusturya imparatorluğu'na karşı birlik olan italya ve fransa'yı simgelemektedir.
hayez bu tablonun üç versiyonunu yapmış. hemen bakalım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel sırasıyla 1859, 1861 ve 1867 yılında yaptığı tablolar. görsel kaynak
üç tabloda da mekan aynı ancak açının az çok değiştiğini farkedebiliriz. sol alttaki figürü tüm tablolarda çok belirgin olarak görebiliyoruz. göreceğini görmüş ve giden birini düşündürüyor bana.
1867 tarihli tabloda kıyafetlerin renkleri çok daha canlı ve diğer tablolardan farklı olarak yere düşmüş beyaz bir örtü var. arkaplanın kasvetli renklerine zıt olarak kadının mavi elbisesi ve beyaz örtü bu çift için umudu temsil ediyor olabilir. belki bu çift sonsuza dek ayrılmayacaktır. kim bilir.
kaynak
devamını gör...

istikbal göklerdedir..o çocuklar yukarı baktıkları için senelerce ders çalışıp kimsenin alamadığı puanları alıp boğaziçili oldular..şimdi sen o çocuklara 'aşağıya bak' diyorsun ya onların fıtratın da yok o. onlar senin tahmin edemeyeceğin kadar ufku açık, başları helal puanlarla dik..
devamını gör...

örselenmiş ruhuma artık hiç bir şey iyi gelmiyordu. ufacık şeyler mutlu olan ben, ufacık şeye gülümseyemiyordum artık resmen. içimdeki kötü kişiyi bastiramadigim sürece böyle olmaya devam edecekti. biliyorum. içimde resmen iki kişilik var. birisi gerçek ben. iyi olan. kötü olansa benim sorunlu yanim. ama öyle bir şey ki kötü yanım siyahsa iyi yanım o siyahın içerisinde bir mavi.
siyahın içindeki bir mavi ne kadar görülebilir ki.
hiç.
evdekiler hep ne kadar işe yaramaz ve beceriksiz olduğumu yüzüme vururlar. sanırım bundan ötürü hayatta hiç bir islevim olmadığını düşünürüm. acaba benim hiç iyi bir yanım yok mu, acaba ben gerçekten kötü bir insan miyim. sonra kötü yanım tasdikler beni evet sen kötü birisin, öyle olmasa sana böyle olmazlardi. böyle söyleyince de hak verirdim. yalan değil ki. ezik bir ruha sahip, güçsüz bir insanı kimse sevmez.
sanırım ben o düştüğüm yerden hiç kalkamicam. hep öyle yerde kalicam.
bataklıkta solgun lotus cicegi artık tamamen batıyor.
devamını gör...

yapmak istemeyip de yapmak zorunda olduğum her şey
devamını gör...

bu ikiliyi bi ara sürekli entiylerimin altındaki beğeni butonunda görüyordum.
o beğeni butonunda şöyle bir an yaşanıyordur eminim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu öğle yağmur var ılıca'da

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

henüz ihtiyaç duymadığım eylem.
selam sabah yazandan allah razı olsun, hal hatır soranın halini hatrını sorarım, saçma sapan yazanı ırgalamam.
öyle de coolum.*
devamını gör...

benimdir aslında bu. ama öyle 7/24 beraber olmadığınız ayda birkaç defa yan yana gelebildiğiniz bir insanı gördüğünüzde siz de ona doya doya sarılmak istemez miydiniz*.
devamını gör...

psikolojik egoizm yaptığımız eylemlerin erdemli,ahlaklı,asil olmasının altında aslında kendi mutluluğumuzun yattığını söyler.başkalarının mutluluğu için bir şeyler yapsak bile bunu durduk yere yapmayız çünkü buna etken haz duygularımızdır.

psikolojik egoizm'e örneklerden biri abraham lincoln and the pigs (abraham lincoln ve domuzlar) öyküsüdür. bu öyküde, lincoln bataklıklarla çevrili kırsal bir alanda yakın arkadaşı ve senatör edward dickinson baker ile atlı arabada seyahat etmektedir. sohbet esnasında lincoln, baker’a her iyi ve kötü davranışın arkasında bencilliğin yattığını söyler. baker, lincoln ile aynı fikirde değildir. o sırada, dışarıda bir domuzun bataklığa sıkışmış yavrularını kurtarmaya çalıştığını görürler. domuz acı içinde bağırmaktadır. lincoln arabanın durdurulmasını emreder. aşağıya atlar, bataklığa koşar ve yavru domuzları teker teker sıkıştıkları yerden çıkarır. arabaya döndüğünde baker kendisine beklenen soruyu yöneltir:
“şimdi bu küçük hadisede bahsettiğin bencillik nerede?” lincoln şöyle yanıtlar:
“bu bencilliğin ta kendisiydi. eğer yavrularını kurtaramadığı için acı çeken o yaşlı dişi domuzu orada öylece bıraksaydım, bütün gün vicdanen huzurlu olamazdım. bunu gönül rahatlığı için yaptım, anlamadın mı?”
devamını gör...

40 yaşındaki insanları gömme, sakın büyük konuşma, 40'ımdan sonra sakine olacam diye.
hiç belli olmaz de.
güzel yaşlar de.
40 yaşını aşan insanlara teyze deme abla de.
sakın her şeyi bitirme, 40 yaş sonrasına da çılgınlık bırak, mesela tüm tatlıları yeme.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim