asistanının kalçasını okşayan azerbaycan milletvekili
devamını gör...
sözlükte ulu orta aşk yaşamak
ne aşkı ne oluyor alüminyum dediğim iddia. şok şok şokk sözlükte neler oluyor? azzzz sonraaa!
devamını gör...
evde ingilizce öğrenmek
eğitiminiz için ingilizce öğrenmek istiyorsanız kesinlikle güzel bir eğitim kursu alın. udemy kursu olur cambly üyeliği olur. cambly sayesinde karşılıklı konuşma öz güveni kazanırsınız.
eğer eğitiminiz iyi düzeyde ve gündelik konuşma kalıplarını geliştirmek ve konuşma öz güvenini kolayca kazanabilmek için dil öğrenen kişilerin katıldığı mesajlaşma platformları var. mektup arkadaşı sitesi olarak geçerler çoğunlukla. lakin dikkat edilmesi gereken bir husus var ki bu sitelere girdiğiniz anda yapmanız gereken ilk iş hangi milletten kişilerin size yazmasını engellemek istiyorsanız o ayarı bulup türkiye'yi seçmeniz olacaktır. malum format dışı flört için kullanıyor türkler. güzel arkadaşlıklar edinebilirsiniz, birlikte günlük konuşarak pratik yapabilirsiniz, tabiki dikkatli olun insanlarla konuşurken. şanslıysanız iyi kişiler çıkabiliyor karşınıza. bu şekilde çok arkadaş edindim tabi artık o platformlardan konuşmuyoruz birbirimizi whatsapp üzerinden bile ekleyecek yakınlığa ve güvene eriştik.
eğer eğitiminiz iyi düzeyde ve gündelik konuşma kalıplarını geliştirmek ve konuşma öz güvenini kolayca kazanabilmek için dil öğrenen kişilerin katıldığı mesajlaşma platformları var. mektup arkadaşı sitesi olarak geçerler çoğunlukla. lakin dikkat edilmesi gereken bir husus var ki bu sitelere girdiğiniz anda yapmanız gereken ilk iş hangi milletten kişilerin size yazmasını engellemek istiyorsanız o ayarı bulup türkiye'yi seçmeniz olacaktır. malum format dışı flört için kullanıyor türkler. güzel arkadaşlıklar edinebilirsiniz, birlikte günlük konuşarak pratik yapabilirsiniz, tabiki dikkatli olun insanlarla konuşurken. şanslıysanız iyi kişiler çıkabiliyor karşınıza. bu şekilde çok arkadaş edindim tabi artık o platformlardan konuşmuyoruz birbirimizi whatsapp üzerinden bile ekleyecek yakınlığa ve güvene eriştik.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
karanlık bir gecede tenime işler yağmur damlaları
derimin altındaki cam kırıkları
ayaklarımın altındaki papatyalar kan kırmızı
fısıldar durur bir adam şarkımı
sırtımda havanın ayazı
ölmekteyim gecenin bir yarısı
tutacak olan var mıdır bir korkağın yasını
kaldıramaz ölü bedenim acıyı
yolun sonu ceset torbası
ölürsem tutma yasımı
derimin altındaki cam kırıkları
ayaklarımın altındaki papatyalar kan kırmızı
fısıldar durur bir adam şarkımı
sırtımda havanın ayazı
ölmekteyim gecenin bir yarısı
tutacak olan var mıdır bir korkağın yasını
kaldıramaz ölü bedenim acıyı
yolun sonu ceset torbası
ölürsem tutma yasımı
devamını gör...
evernevergreen
bir editör ciddiyeti ile kelime kelime tüm mesajları okuyormuş izlenimi bırakıyor bende. ayrıca oldukça nazik yazar. devam ediniz.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
hortlatırım başlığı solda
gören illaki yazar, olmaz iflah
durmayan bir trende gidiyoruz
nasıl yapılacak siftah?
gören illaki yazar, olmaz iflah
durmayan bir trende gidiyoruz
nasıl yapılacak siftah?
devamını gör...
6 mayıs 1972
"ve ben 24 yaşındayken, kendimi türkiyenin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum."
(bkz: deniz gezmiş)
(bkz: deniz gezmiş)
devamını gör...
çaylakları ezen başlıklar
son zamanlarda baya arttı. neymiş çaylaklar ezikmiş, çaylaklar neden yazı yazıyormuş, çaylakların bilmem ne halleri gibi başlıklar türedi. bu tarz yazarların tek özelliği şuan ki çaylaklardan daha önce kayıt olması. ekşidende başlık araklamayın artık. azıcık özgün olun.
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
nerde benim genç kardeşlerim, bizi bastırmaya çalışıp burayı tamamen din,siyaset, futbol ve 2002 model araba platformuna çevirecekler, kaçak çay içecekler, z kuşağı bu bi manifestodur, savunun.
sözlükte bazı yaşlı yobazlar ailemi analiz etmiş ? işte iktidarın başımızda olmasına bu boomerlar karar veriyor.
edit:nefret duyulası boomerlar var sözlükte insan desen insan değil, farklı bir form.
edit2: 35 yaşından daha yukarıdakiler de var nasıl olabiliyor böyle bişey ?
edit3: yaşlılar neden bu kadar safsınız ? bana kızıp nasıl da açık etmişsiniz kendinizi, artık anonim değilsiniz hahahaha sazanlar.
edit 4: son editim artık tamam güldük eğlendik, biraz mizahi amaçlı açtım bu başlığı artık yazmayın sinirlerim bozulmaya başladı lan. yeter silin tanımlarınızı.
sözlükte bazı yaşlı yobazlar ailemi analiz etmiş ? işte iktidarın başımızda olmasına bu boomerlar karar veriyor.
edit:nefret duyulası boomerlar var sözlükte insan desen insan değil, farklı bir form.
edit2: 35 yaşından daha yukarıdakiler de var nasıl olabiliyor böyle bişey ?
edit3: yaşlılar neden bu kadar safsınız ? bana kızıp nasıl da açık etmişsiniz kendinizi, artık anonim değilsiniz hahahaha sazanlar.
edit 4: son editim artık tamam güldük eğlendik, biraz mizahi amaçlı açtım bu başlığı artık yazmayın sinirlerim bozulmaya başladı lan. yeter silin tanımlarınızı.
devamını gör...
kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler
kişi, kendinde neyin eksikliğini hissediyor ve karşısındaki kişide bunun var olduğunu görüyor ise o zaman kıskançlık devreye giriyor.
bu:
zenginlik, başarı, güzellik/yakışıklılık olabilir.
bu duygunun kadını, erkeği de yoktur.
her ne kadar kıskançlık daha çok kadınlara özgü bir duyguymuş gibi görünse de aslında bu çok insanî bir duygudur.
kadınlar için düşünecek olursak:
kadınlar güzel olmaya, estetik görünmeye daha çok önem verdikleri için genel olarak güzellik denilebilir.
şöyle ki kendi saçını beğenmeyen, kıvırcık saçlı olmaktan hoşnut olmayan bir kadın, düz saçlı bir kadını kıskanabiliyor.
bunun da nedeninin özgüven eksikliği olduğu düşünüyorum.
ne demiş victor hugo:
"kendi ışığına güvenen, başkasının parlamasından rahatsızlık duymaz."
ikincisi ise: başarılı veya yakışıklı sevgili/eş diyebiliriz.
he bir de bunun ikisi bir arada olanı var, hem yakışıklı hem de başarılı olanı.(şanslı kadınlarımızdan)
"adama bak, bir de yanındaki kadına bak" derler hasetlikten gözleri kör olmuştur.
bu:
zenginlik, başarı, güzellik/yakışıklılık olabilir.
bu duygunun kadını, erkeği de yoktur.
her ne kadar kıskançlık daha çok kadınlara özgü bir duyguymuş gibi görünse de aslında bu çok insanî bir duygudur.
kadınlar için düşünecek olursak:
kadınlar güzel olmaya, estetik görünmeye daha çok önem verdikleri için genel olarak güzellik denilebilir.
şöyle ki kendi saçını beğenmeyen, kıvırcık saçlı olmaktan hoşnut olmayan bir kadın, düz saçlı bir kadını kıskanabiliyor.
bunun da nedeninin özgüven eksikliği olduğu düşünüyorum.
ne demiş victor hugo:
"kendi ışığına güvenen, başkasının parlamasından rahatsızlık duymaz."
ikincisi ise: başarılı veya yakışıklı sevgili/eş diyebiliriz.
he bir de bunun ikisi bir arada olanı var, hem yakışıklı hem de başarılı olanı.(şanslı kadınlarımızdan)
"adama bak, bir de yanındaki kadına bak" derler hasetlikten gözleri kör olmuştur.
devamını gör...
epistemoloji
bilginin ne olduğuyla, yani bilgi tanımıyla ilgili bilim dalı.
edmund gettier'in ''gerekçelendirilmiş doğru inanç bilgi midir?'' adlı makalesinde çağdaş epistemoloji literatüründe geleneksel bilgi tanımı kabul edilen ''gerekçelendirilmiş doğru inanç bilgidir.'' tanımına yaptığı itiraz çağdaş epistemoloji'deki tartışmaların odak noktasıdır. gettier'in ilgili tanıma yaptığı itiraz, platon'un theaetetus eserinde sokrates'ın doğru inanç tanımına yaptığı itiraza benzemektedir:
bir hakim suçsuz bir zanlıyı bir avukatın yalana dayanan savunmasına kanarak suçsuz kabul ettiğinde o hakim suçsuz kişinin suçsuz olduğunu bilmiyordur. sokrates'a göre bu durumda hakim suçsuz kişinin suçsuz olduğuna inanıyordur ve bu inancı doğru inançtır ama aynı hakim suçsuz kişinin suçsuz olduğunu bilmiyordur. dolayısıyla her doğru inanç bilgi olmadığından bilgiye doğru inanç denemez.
ancak, william kingdon clifford'un ''bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde yanlıştır.'' sözü dikkate alınarak doğru inancın doğruluğuna yeni bir özellik kazandırıldığında, yani; doğru inanç, bir önermeye yeterli delile dayanarak inanma olarak tanımlandığında sokrates'ın ''doğru inanç bilgidir.'' tanımına yaptığı itirazdan ve gettier'in geleneksel bilgi tanımına yaptığı itirazdan etkilenmeyen bir ''doğru inanç bilgidir.'' tanımı elde etmek mümkün. çünkü söz konusu örnekte hakim yetersiz delile dayanarak suçsuz zanlının suçsuz olduğuna inanmaktadır. aynı durum gettier örneklerinde de geçerlidir.
devamını gör...
keşke ben yazsaydım denilen kitap
kapıların dışında -wolfgang borchert
devamını gör...
35 yaşında koca koca bireylerin saklambaç oynaması sorunsalı
hani hanii nerde keşkee???küçükken en yetenekli olduğum oyundu. çamlak çömlek patlatmaktan tut ,, hızlı koşarak ebe sobe yapmaya.. şimdi de olsa oynasak keşke. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının mal varlıkları
tıpkı 6 yaşındaki insan gibi hayallere sahibim, 60 yaşındaki bir insan gibi karamsarlığa da sahibim.
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi orman manzarasına, deniz havasına, yol kenarında kendi kendine büyüyen çiçeğe sahibim,60 yaşındaki bir insan gibi, bir hastahane bahçesi bankına da sahibim.
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi çılgınlarca boşaltabileceği gözyaşlarına sahibim, 60 yaşındaki bir insan gibi sadece iç geçirebilecek olgunluğa da sahibim.
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi hareket kabiliyetine sahibim, 60 yaşındaki bir insan gibi yorgunluğa da sahibim.
farkına varabildiğimde, bir sürü şeye sahibim. mesele ait olabilmekte... bir eve, bir arabaya, bir yazlığa filan 'sahip olmak' adı altında prangalarla bağlanarak, ait olmayacağım.
hiçbir ev benim değil. ama yollar benim.
hiçbir ağaç benim değil. ama meyvelerini yerim.
kızım benim değil. ama mutluluğunun ve özgürlüğünün teminatıyım.
ailem benim değil. ama sadakatle bağlıyım.
hiçbir kitap bana ait değil. ama istediğimi okurum.
hiçbir oyun bana ait değil. ama istediğimi izlerim.
hiçbir şarkı bana ait değil. ama istediğimi söyler, dans ederim... vs.. vs..
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi orman manzarasına, deniz havasına, yol kenarında kendi kendine büyüyen çiçeğe sahibim,60 yaşındaki bir insan gibi, bir hastahane bahçesi bankına da sahibim.
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi çılgınlarca boşaltabileceği gözyaşlarına sahibim, 60 yaşındaki bir insan gibi sadece iç geçirebilecek olgunluğa da sahibim.
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi hareket kabiliyetine sahibim, 60 yaşındaki bir insan gibi yorgunluğa da sahibim.
farkına varabildiğimde, bir sürü şeye sahibim. mesele ait olabilmekte... bir eve, bir arabaya, bir yazlığa filan 'sahip olmak' adı altında prangalarla bağlanarak, ait olmayacağım.
hiçbir ev benim değil. ama yollar benim.
hiçbir ağaç benim değil. ama meyvelerini yerim.
kızım benim değil. ama mutluluğunun ve özgürlüğünün teminatıyım.
ailem benim değil. ama sadakatle bağlıyım.
hiçbir kitap bana ait değil. ama istediğimi okurum.
hiçbir oyun bana ait değil. ama istediğimi izlerim.
hiçbir şarkı bana ait değil. ama istediğimi söyler, dans ederim... vs.. vs..
devamını gör...
ortopedi
cerrahi bir tıp branşıdır.hastanede beyaz scrubs giyen asistanlarıyla da bilinir.operatörleri kuvvetli insanlar olmalıdır çünkü ameliyatları oldukça zorlayıcıdır. bu açıdan sadece erkek doktorların bu alanı seçebileceği veya başarılı olacağı düşünülür fakat cumhuriyetin erken yıllarından beri çok başarılı kadın ortopedistlerimiz de vardır.dr.zahide şefik,ilk türk kadın ortopedistimizdir. kendisinden sonra ise dr. iffet mümin,dr.pakize izzet çalışkan,dr.fethiye ayral gibi daha nice isimler türk ortopedi tarihinde başarılarıyla hatırlanacaktır.
devamını gör...
saatler olsun
doğrusu sıhhatler olsun olan ancak yanlış telaffuz edile edile galat-ı meşhur olmuş bir söz öbeği. banyodan henüz çıkmış insanlara denir. ben yine de doğusunu söyleyerek hayata karşı tavrımı koruyorum.
devamını gör...
bir oluruz yolunda
2002 yılı dünya kupasında tarkanın taş isimli şarkısının sözlerini uyarlayarak hazırladığı pepsi sponsorluğundaki marş. arada bir youtube önüme çıkarınca duygulanırım bu kadar ayrışmadığımız bir dönem olduğu için toplumda. ben ilkokul öğrencisiyken tüplü televizyon ile izledik o maçları eğer maçın bitmesine yakın okul paydos olursa problem değildi çünkü evlerde son ses milli maçlar izleniyordu ve sokaktan geçerken saniye saniye takip edebiliyorduk.
sözleri şu şekilde idi;
arar buluruz izini bilirsin zır deliyiz biz
hem yazında hem kışında nerede olsan seninleyiz
bir oluruz yolunda hadi bastır gönüller coşsun
o kupalar sana helal, al gel de buralar bayram olsun
arar buluruz izini bilirsin zır deliyiz biz
hem yazında hem kışında nerede olsan seninleyiz
bir oluruz yolunda hadi bastır gönüller coşsun
o kupalar sana helal, al gel de buralar bayram olsun
öyle sakin durduğumuza bakma
habersizce kopan fırtınalara benzeriz
ne olur bu kalpleri yabana atma
peşinden çölleri denizleri geçeriz
yar etmeyiz ellere sahaları dar ederiz
unutmadık kurduğumuz o düşleri
göz göze etmişiz bütün yeminleri
kaç mevsim…
klibi ise şöyle idi;
sözleri şu şekilde idi;
arar buluruz izini bilirsin zır deliyiz biz
hem yazında hem kışında nerede olsan seninleyiz
bir oluruz yolunda hadi bastır gönüller coşsun
o kupalar sana helal, al gel de buralar bayram olsun
arar buluruz izini bilirsin zır deliyiz biz
hem yazında hem kışında nerede olsan seninleyiz
bir oluruz yolunda hadi bastır gönüller coşsun
o kupalar sana helal, al gel de buralar bayram olsun
öyle sakin durduğumuza bakma
habersizce kopan fırtınalara benzeriz
ne olur bu kalpleri yabana atma
peşinden çölleri denizleri geçeriz
yar etmeyiz ellere sahaları dar ederiz
unutmadık kurduğumuz o düşleri
göz göze etmişiz bütün yeminleri
kaç mevsim…
klibi ise şöyle idi;
devamını gör...
damızlık kızın öyküsü
düşünce tarzımla çok uyuştuğuna inandığım margeret atwood distopyası. hemen hiç konuşma olmuyor, tamamen kızın zihnindeyiz.bu nedenle de kadının bildiği,gördüğü ve yaşadıkları haricinde başka bir bilgimiz olamıyor.ilk sayfalarda neredeyim ne yapıyorum gibi amnezik bir his yaşatıyor ama bir süre sonra o dünyaya alışıyoruz.kadınlara sözde korunaklı ve özel varlıklar oldukları, kıymetli olduklarını söyledikleri bir yaşantı kurulmuş.burada biçilen değer ise tamamen doğurganlık üzerine. ne kadar doğurursa ederi de o kadar kadınların. şimdi kapalı kapılar ardında vücut bulan yaşantılardan ve anlayıştan pek de farkı yok bu açıdan. farkı,bunun bir öte-gelecekte yaşanıyor olması. çarpıcı bir kitaptı fikrimce. okumasam ciddi bir kayıp olurdu diye düşünüyorum.
devamını gör...