evini altın sarısı renginde döşemek. her şeyi varaklı çok gösterişli almak.topkapı sarayı gibi.
devamını gör...

sen bari bi güzellik yap be kasım.
devamını gör...


zaman geçiyor. bizler zamanın içinde yüzdüğümüz halde zamanın geçişini değil de, o geçtikten sonra, sadece geçmiş olduğunu hissedebiliyoruz. o da şakağa düşen aklarda, alnımızdaki kırışıklıklarda, bele yapılan lumbago ağrılarında, nihayet hastalıkta, ölümde...

haldun taner'e ilk sait faik hikaye armağanı'nı kazandıran aynı adlı öykü kitabı.

okumalara doyamadığım, bana sürekli saati tahmin etme tiki kazandırmış bir hikaye.
devamını gör...

sayın (bkz: ormancı)’nın orman işletmelerinde çalıştığını düşünüyorum ve asla kurumun resmi arabasıyla olan fotoğraflarını gördüğümden değil; tamamen içgüdülerim öyle söylediğinden*.
devamını gör...

uslu uslu evimde kitabımı okuyup kahvemi yudumlarken flörtöz, egolu, kıskanç olduğumu öğrendiğim burç. bütün kötü huyları da koç burcuna sıralamışlar resmen diğerleri melek.
devamını gör...

2017 yanılmıyorsam.
12 saatlik otobüs yolculuğunun 3 saatini tamamladık, aşti'deyiz. dışarıda bir erkek ve bir kız sarılıyor, ağlıyor. kız otobüse bindi, hemen önümdeki koltuğa oturdu. o sırada çocuğa bakıyorum, nasıl üzgün. elini kalbine götürüp gözünü kapatıyor falan bir değişik duygusallıklar. kız da ellerini cama koymuş ağlıyor. neyse otobüs hareket etti. bir süre sonra kız birine telefon etti. telefondakine "yine söyleyemedim ya, bir de üzülmüş gibi yaptım ama birazdan mesaj atıp bitireceğim" tarzı bir şeyler dedi güldü.
hâlâ o çocuğa ne olduğunu, nasıl atlattığını merak ediyorum.
devamını gör...

tam ağladım ağlıcam havasında olan çocuğun karşısında türlü şebeklikler yaparak onu ağlatmamaya çalışmak ama çocuğun yine de ağlaması ile daha ne yapayım minvalinde gelişen çaresizliktir.
bir yürek burkan ihtimal de, çocuğunuzun istediği bir şeyi almaya maddi gücünüzün yetmediği zamandaki çaresizliktir ki allah hiçbir anne babaya yaşatmasın.
devamını gör...

bir çeşit yeme bozukluğudur. bu hastalar, genellikle gizli gizli aşırı miktarlarda yemek yerler. bu yemek yeme ataklarından sonra aldıkları kalorilerden kurtulmak için çeşitli sağlıksız yollara başvururlar. bunlara örnek verecek olursak; isteyerek kusma, laksatif kullanımı, kilo kaybı takviyeleri, idrar açıcılar ve lavman sayılabilir. ayrıca sıkı diyet, oruç, yoğun egzersiz gibi yollarla da kalorilerinden kurtulma eğilimi gösterirler.

bulimia hastaları, vücutları ile ilgili çok ciddi takıntılara sahiptir. sahip oldukları kusurlar için yukarıda bahsettiğimiz şekilde ciddi bir ceza uygularlar kendilerine.

bu hastalık yemek yeme olayından daha da derin bir şekilde psikolojik bir kontrolsüzlük duygusu içerir. kilo takıntıları oldukları için kustuktan sonra kendilerini rahatlamış hissedeceklerini düşünürler. bu da onları daha büyük yeme ataklarına iter. nasıl olsa ne yersem kusarım algısı hakimdir kişide. zayıf bir bedenle diğer insanlar tarafından takdir göreceklerini düşünürler.

bulimianın semptomlarını, vücut ağırlığının sürekli değişmesi, parmaklarda yara, boğazda yara(kusma sebepli), depresyon olarak sırayabiliriz. kişi sürekli kilo alma korkusu yaşar, aşırı beslenme atakları arasında oruç tutar.

bulimianın kalp yetmezliği,mide kanseri ve ölüm gibi çok ciddi sonuçları olabilir.
devamını gör...

elin kolun tutuyor, gözün görüyor.
devamını gör...

yeni kitap almak için bazı kitapları satıyorum. yoksa listenin yukarılarında olurdum.

t: az kitabı olan okuma sever* yazarların üzüldüğü başlık.*
devamını gör...

silin tüm entry'leri buraya tamamen taşının başlığıdır.
devamını gör...

osmanlı hanedanı ile avusturya tahtına ship olan habsburg hanedanı arasında 1568 yılında yapılan antlaşmadır. 1562 yılında bozulan barış üzerine malum kanuni sultan süleymanın saltanatının son yıllarında bir osmanlı avusturya savaşı patlak vermiş ve bu zigetvar kalesinin fethi ile son bulmuştu. 1566'dan 1568'e kadar süren görüşmeler sonucu taraflar anlaşmaya vardılar.

bu anlaşmaya göre: avusturya imparatoru osmanlı sadrazamına denk sayılacak
ve habsburg hanedanlığı senelik 30.000 düka altını olan vergisini ödemeye devam edecekti
bu antlaşma neticesinde 1606 zitvatorok antlaşmasına kadar osmanlı imparatorluğu avusturya imparatorluğuna karşı diplomatik olarak üstünlük elde etmiştir.
devamını gör...

normal sözlük yazarları edebiyat topluluğu ile birlikte okumaya karar verdiğimiz kitap. fyodor mihayloviç dostoyevski'nin 23 yaşındayken yazdığı ilk romanı olmakla birlikte, insanların beklenti içine girmesini sağlayan ve betimlemelerinde, anlatım tarzında farklı bir kalite olduğunu hissettiren eser ayrıca.

toplumsal olayları, insan psikolojisini, düşüncelerini ve hislerini karşılıklı mektuplaşma yolu ile başarılı bir şekilde aktarmış dostoyevski. bu kitapta fedakarlığı ruhumun derinliklerinde hissettim. yoksul insanın gururuna farklı açılardan vurgu yapması da güzeldi.
bir dönemin insanına, çeşit çeşit insanına hem de, şahitlik yapabilmek bulunmaz bir fırsattı. o çekilmez soğukta çekilmez insancıkları mektuplar sayesinde okumak, haksızlıklarına, egolarına, ön yargılarına, umutsuzluklarına şahit olmak fırsattı gerçekten. sanki şu an şahit olmuyoruz, peh. ama gururlu insanlar da vardı, çok az olsa da düşünceliler de bulunuyordu. yaşamın yansımasıydı işte. belki de insan bu yüzden elinden bırakamayıp beğeniyordu bu eseri.

başta fazla romantik geldiğinden hoşlanmamıştım, yalan yok. sonradan bu özelliğini yitirmeye başlayıp başka dünyalara doğru yol aldığı için hoşuma gitmeye başladı.


kimseye yük olmamak bir ahlak dersidir; ben kimseye yük olmuyorum! ben kendi ekmeğimi kazanıp yiyorum; doğru, kuru bir parça ekmek, hatta kararmış ekmek; ama çalışarak kazanılmış, yasal ve hile hurda yapmadan elde edilmiş bir ekmek.
devamını gör...

ben burada alenen yarasa seneca üstünden prim yapıldığını söylemek istiyorum. ayrıca yönetimle iki konuşsanız çok makul insanlar olduklarını anlayacaksınız. kimseyi üzmemek, kırmamak adına belirli şartlar altında dilediğinizi sorabilip yaptırabiliyorsunuz. burada hererö ewuquerue sözlük yazar kayırıyor diye ağlayacağınıza gidin siz de size yapılmasını dilediğiniz şeyleri modlarla konuşun.
devamını gör...

benimdir. çoraplarımla tanınırım bu yüzden. yeni bir koleksiyon yaptım geçen hafta.. muzlu, avakadolu, limonlu, meyveli, sebzeli ne ararsanız var.. rengarenk oooh ne güzel. *
devamını gör...

gözlenebilen evren için konuşursak, şu an için stephenson 2-18 adlı süperdev yıldız.

scutum olarak da bilinen kalkan takımyıldızı'nda bulunan bu yıldızın tahmini yarıçapı güneş'in yarıçapının 2000 katından biraz daha fazla. bizden yaklaşık 20.000 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.

bu da, şu an hatalı şekilde en büyük yıldız olarak bilinen uy scuti ile boyut karşılaştırması:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

içimde bilemediğim bir telaş var, kötü bir his...
sanki saatlerdir koşuyormuş, bir yere yetişmeye çalışıyormuşum da yorulmuşum gibi. hem yorgun hem de telaşıyım. gelse biri durdursa beni ya da ben bir şekilde dursam olduğum yerde; deriiin bir nefes alsam, kafamı kaldırsam gökyüzüne her şey geçecek. ama ne ben durabiliyorum ne de nereye koştuğumu biliyorum. garip...
devamını gör...

dünyanın ikinci en eski yer altı toplu taşıma sistemidir.

istanbul'da bulunmaktadır.

karaköy-beyoğlu arasında sefer yapar.

füniküler olarak da bilinmektedir.
devamını gör...

elim doluysa ışığı açmak için ayağımı kullanabilirim.
devamını gör...

iyi bir insan olması.

ateistin iyisi var, müslümanın olmaması gerek ama kötüsü var...

bu dünyada iyi insan ve kötü insan ayrımından başka hiçbir ayrım yok, anlayın artık şunu! ötesi herkesin kendi vereceği hesap.

yok ırkıymış yok ten rengiymiş yok diniymiş... bir insanın nasıl biri olduğunu değerlendirirken bunlara takılan 1 adım ilerleyemez. öyle de oluyor zaten, görüyoruz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim