osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
(bkz: içimizdeki bizanslılar)
devamını gör...
her başlığa entry giren yazar
ard arda açılan içi boş başlıklarda sorun görmeyip, tanımlara söz söylemek, çok da doğru bir yaklaşım olarak görmüyorum.
edit ;
henüz 2 dk. önce gerçekleştiği için örnek vermekte sakınca görmüyorum,
1. başlık, blu ray,
2. baslik, blu ray koleksiyonu yapmak.
ayni yazar tarafından ayni anda ard arda açılan başlıklar.
bunlara söz söyleyin, ama kisilerin tanımlarına söz söylemek doğru değil.
edit ;
henüz 2 dk. önce gerçekleştiği için örnek vermekte sakınca görmüyorum,
1. başlık, blu ray,
2. baslik, blu ray koleksiyonu yapmak.
ayni yazar tarafından ayni anda ard arda açılan başlıklar.
bunlara söz söyleyin, ama kisilerin tanımlarına söz söylemek doğru değil.
devamını gör...
sosyal damgalama
kişi normal hayat akışı içerisinde toplumun bir parçasıyken; kişiyi lekeli, utanç verici, kötüleyici ve ayrıştırılmış bir konuma düşürür.
kurban ilan etme, taciz, mobbing, zorbalık, suçlama ve istismar gibi kavramlar, damgalanma ile iç içedir.
insanlar genellikle başkalarının kendilerinden daha kötü ve zor bir durumda olmasından haz duyarlar. kendilerinin üst ve iyi bir konumda olması ayrıştırılan insanın değersizleştirilmesi onlara rahatlık verir.
bir taraf mutluluk rahatlık hissi yaşarken diğer taraf aşağılanmaya, çatışmaya maruz kalarak kendine olan saygısını gitgide kaybeder.
kalıpyargı+ önyargı+ ayrımcılık= sosyal damgalama
bu üç temel bileşen damgalama'nın karışımıdır.
örnekleri çok fazladır. farketmeden bu örneklerin içine dahil oluruz.mesela, şişman olduğu için birey'in sağlıksız ve iradesiz olarak algılanması. damgalanma yüzünden bir çok kadın'ın dul anılmamak için şiddet içeren bir evlilikte tutunmaya çalışması. kadın'ın savunmasız kaldığı düşünülerek taciz'e uğraması. engel'i olan birinin daha küçüklükten akran zorbalığına uğrayayıp toplumsal alanlarda çekimser kalması... örnekler o kadar fazla ki ve çok can sıkıcı. kalıpları kullanarak akılları kullanmamaktır sosyal damgalama. kolaya kaçmaktır. belki de kendimizden kaçmaktır. oysa her an bir damgalanma eşiğine girebilir, itelenebilip ötekileşebilirsiniz.
kurban ilan etme, taciz, mobbing, zorbalık, suçlama ve istismar gibi kavramlar, damgalanma ile iç içedir.
insanlar genellikle başkalarının kendilerinden daha kötü ve zor bir durumda olmasından haz duyarlar. kendilerinin üst ve iyi bir konumda olması ayrıştırılan insanın değersizleştirilmesi onlara rahatlık verir.
bir taraf mutluluk rahatlık hissi yaşarken diğer taraf aşağılanmaya, çatışmaya maruz kalarak kendine olan saygısını gitgide kaybeder.
kalıpyargı+ önyargı+ ayrımcılık= sosyal damgalama
bu üç temel bileşen damgalama'nın karışımıdır.
örnekleri çok fazladır. farketmeden bu örneklerin içine dahil oluruz.mesela, şişman olduğu için birey'in sağlıksız ve iradesiz olarak algılanması. damgalanma yüzünden bir çok kadın'ın dul anılmamak için şiddet içeren bir evlilikte tutunmaya çalışması. kadın'ın savunmasız kaldığı düşünülerek taciz'e uğraması. engel'i olan birinin daha küçüklükten akran zorbalığına uğrayayıp toplumsal alanlarda çekimser kalması... örnekler o kadar fazla ki ve çok can sıkıcı. kalıpları kullanarak akılları kullanmamaktır sosyal damgalama. kolaya kaçmaktır. belki de kendimizden kaçmaktır. oysa her an bir damgalanma eşiğine girebilir, itelenebilip ötekileşebilirsiniz.
devamını gör...
öd tengri aysar kişi oglı kop ölgeli törümiş
bilge kağanın, kardeşi kül tigin'in ölümü üzerine söylediği sözdür. köktürk anıtlarında geçer.
zaman tanrısı buyurur, insanoğlu hep ölmek için türemiş şeklinde çevrilebilir.
zaman tanrısı buyurur, insanoğlu hep ölmek için türemiş şeklinde çevrilebilir.
devamını gör...
100 yıl sonra açılacak başlıklar
tanım: 100 yıl sonra açılması muhtemel başlıklar.
(bkz: 100 yıl önceki sözlük yazarları)
(bkz: mars belediye başkan adayları)
(bkz: voyager 1 uydusu uzaylılar tarafından bulundu)
(bkz: uçan araba tutması)
(bkz: 100 yıl önce dinlenen şarkılar)
(bkz: yazarların favori beyin çipi markası)
(bkz: 100 yıl önceki sözlük yazarları)
(bkz: mars belediye başkan adayları)
(bkz: voyager 1 uydusu uzaylılar tarafından bulundu)
(bkz: uçan araba tutması)
(bkz: 100 yıl önce dinlenen şarkılar)
(bkz: yazarların favori beyin çipi markası)
devamını gör...
her kafadan bir tanım
merhabalar sevgili romalılar,
bu sefer katılımcı bir radyo programı projesiyle karşınızdayız. büyük emekler vererek girdiğiniz tanımlarınızı, sözlük radyosunda kendi sesinizden duyurmaya ne dersiniz?
biliyoruz, her tanımınız çocuğunuz gibi.* yine de "ne güzel yazmışım be" dediğiniz bazı tanımlar var biliyoruz. bu tanımın / tanımların yayınlayacağımız programda yer almasını istiyorsanız, izlemeniz gereken yol şu:
1- başlık adını ve mahlasınızı da söylerek
tanımınızı okuyup, iki dakikayı geçmeyecek şekilde ses kaydını almak. *
2- ses kaydının sonunda, bir şarkı isteği yapmak
3- dilerseniz şarkıyı kimin için / neden istediğinizi söylemek *
4-bu ses kaydını [email protected] adresine mail olarak atmak.*
atacağınız ses kayıtlarını editlenmiş olarak yollama şansınız varsa, şu uykusuzkahve’nin yüzünü güldürürsünüz. *
gelen mailllerden derleyeceğimiz ses kayıtlarını, istek şarkılarla birleştirerek hazırlayacağımız programda yayınlamaktan büyük bir keyif duyacağız.
gelen tüm kayıtları yayınlamak için yoğun çaba sarfedeceğiz; ama talep çok yoğun olursa, kayıtları attığınız hafta yayınlayamayabiliriz. ondan sonra vay ben duymadım, vay haberim yoktu demeyin.
bu sefer katılımcı bir radyo programı projesiyle karşınızdayız. büyük emekler vererek girdiğiniz tanımlarınızı, sözlük radyosunda kendi sesinizden duyurmaya ne dersiniz?
biliyoruz, her tanımınız çocuğunuz gibi.* yine de "ne güzel yazmışım be" dediğiniz bazı tanımlar var biliyoruz. bu tanımın / tanımların yayınlayacağımız programda yer almasını istiyorsanız, izlemeniz gereken yol şu:
1- başlık adını ve mahlasınızı da söylerek
tanımınızı okuyup, iki dakikayı geçmeyecek şekilde ses kaydını almak. *
2- ses kaydının sonunda, bir şarkı isteği yapmak
3- dilerseniz şarkıyı kimin için / neden istediğinizi söylemek *
4-bu ses kaydını [email protected] adresine mail olarak atmak.*
atacağınız ses kayıtlarını editlenmiş olarak yollama şansınız varsa, şu uykusuzkahve’nin yüzünü güldürürsünüz. *
gelen mailllerden derleyeceğimiz ses kayıtlarını, istek şarkılarla birleştirerek hazırlayacağımız programda yayınlamaktan büyük bir keyif duyacağız.
gelen tüm kayıtları yayınlamak için yoğun çaba sarfedeceğiz; ama talep çok yoğun olursa, kayıtları attığınız hafta yayınlayamayabiliriz. ondan sonra vay ben duymadım, vay haberim yoktu demeyin.
devamını gör...
cahillerin hoşuna giden aktiviteler
hiçbir b*k yapmadıkları hayatlarını ve kendilerini övmek. bir de kendi aptal zihniyetlerini çoğaltmak adına durmadan üremek.
devamını gör...
yazarların en sevdiği mevsim
yazı çok severim böyle sıcak ama biraz da yüzüne vuran o rüzgar. bir de sanırım en çok ilkbahar. böyle ne sıcak ne soğuk kuşlar cıvıldıyor uykuda olan orman uyanıyor ağaçlar çiçek açıyor doğa çok farklı çok ayrı bir güzel oluyor ilkbaharda.
devamını gör...
1 şubat 2021 polisin boğaziçi üniversitesine girip öğrencilere müdahale etmesi
yaklaşık 1 saat kadar önce gerçekleşmiş hadise. polis okula girip oturma eylemi yapan öğrencilere müdahale de bulunmuş. detayları buradan görebilirsiniz.
devamını gör...
beyin yakan yeşilçam film sahneleri
duran arabaya çarparak ölen adam ilk sırayı alır. geri kalanlar sıralamayı belirler buyrun:
devamını gör...
ikindi
sabahtan alacağı olan öğle vaktinin akşamdan mirası olan büyük amcası..
arada bi yerde bu zaman dilimi, ikindi dendi mi ilahiyat bile giriyor işin içine ama belli bir zamanı yok, geliyor gidiyor.
bazen 3 gün uğramaz mesela, kimse namazına bile gitmez, öyle yalnız öylece boş geçer o zaman dilimi.
belirsiz kaynaklardan beslenen zaman dilimleri yasaklanmalı, aklımız karışıyor.
söz sende necla!
arada bi yerde bu zaman dilimi, ikindi dendi mi ilahiyat bile giriyor işin içine ama belli bir zamanı yok, geliyor gidiyor.
bazen 3 gün uğramaz mesela, kimse namazına bile gitmez, öyle yalnız öylece boş geçer o zaman dilimi.
belirsiz kaynaklardan beslenen zaman dilimleri yasaklanmalı, aklımız karışıyor.
söz sende necla!
devamını gör...
fractured
heyecanını sonuna kadar hissedebileceğiniz güzel bir aksiyon filmi.
filmi beyin bilgisayarlı tomografi görünümüyle başlatması da benim dikkatimi çeken bölümlerinden biriydi ki olayın ana merkezinde bu görüntüleme yöntemi çok büyük rol oynuyor, bu da yönetmenin girişte hafiften bir mesaj vermek istemiş olabileceğini düşündürüyor.
filmin hikayesi benzin istasyonunda duran bir çiftin çocuğunun kaybolan eşyasını ararken babanın bir anlık çoçuğu unutması ve üzerine giden köpek yüzünden geri geri kaçan çoçuğun düşmesiyle başlıyor.
tabi insan filmin devamını izledikçe öylemi oldu böylemi oldu diye düşünüp duruyor çünkü çok fazla senaryo 1 veya 2 ile ilgili kesitleri hızlıca ardı ardına veriyor.
sam worthington'un oyunculuğu da beğenilecek düzeydeydi.
hem orta uzunlukta hem de hızlı akan bir olay örgüsüyle sıkılmadan izleyebileceğinizi düşünüyorum.
keyifli seyirler.
filmi beyin bilgisayarlı tomografi görünümüyle başlatması da benim dikkatimi çeken bölümlerinden biriydi ki olayın ana merkezinde bu görüntüleme yöntemi çok büyük rol oynuyor, bu da yönetmenin girişte hafiften bir mesaj vermek istemiş olabileceğini düşündürüyor.
filmin hikayesi benzin istasyonunda duran bir çiftin çocuğunun kaybolan eşyasını ararken babanın bir anlık çoçuğu unutması ve üzerine giden köpek yüzünden geri geri kaçan çoçuğun düşmesiyle başlıyor.
tabi insan filmin devamını izledikçe öylemi oldu böylemi oldu diye düşünüp duruyor çünkü çok fazla senaryo 1 veya 2 ile ilgili kesitleri hızlıca ardı ardına veriyor.
sam worthington'un oyunculuğu da beğenilecek düzeydeydi.
hem orta uzunlukta hem de hızlı akan bir olay örgüsüyle sıkılmadan izleyebileceğinizi düşünüyorum.
keyifli seyirler.
devamını gör...
jaguar xkss
jaguar'ın d-type ile 1957 yılında le mans 24 saati 3 sene üst üste kazanmalarının ardından yarışlara katılmama kararı üzerine ellerinde kalmış araç şasilerini "hem ün yapmışız, hem de elimizde yarış arabası şasileri kalmış, çöpe atmayalım, yüksek performanslı bir spor araba yapalım da satalım, değerlendirelim" kafasıyla yaptıkları spor otomobildir..

ellerinde 25 tane şase vardı.. 1957'nin vaşında 16 adeti gayet üretim planına uygun bir şekilde üretildi.. jaguar'ın üretim tesisi olan ingiltere, coventry şehrindeki browns lane tesisinde bir 1957 yılı 12 şubat gecesi yangın çıktı.. üretim aşamasında olan kalan 9 araç şasesi, proje çizimleri, teknik resimleri, yanarak kullanılamaz hale geldi.. dolayısıyla kalan 9 tanesi üretilemedi..

araç şasesi d-type ile aynı şase olduğu için neredeyse birebirdir, çok az oynama yapılmıştır, sadece iç kısımda sürücü koltuğuna ek olarak yana yolcu koltuğu eklenmiş, sürü arkasındaki balık yüzgecine benzer kanat çıkarılmış, trafik kanunları gereği eklenmesi gereken yasal donanımlar eklenmiş (sinyal, silecek, büyük cam, yan camlar, evet d-type'da sadece sürücü olduğu için sürücü önünde küçük cam vardı vs.) ve kendisi bir roadster, yani üstü açık olduğu için yağmurda içi ıslanmasın diye kumaş açılır kapanır tavan (soft top) eklenmiş.. araç sadece 921 kilodur.. 3.4 litre sıralı 6 silindir motoru yine d-type ile aynıdır ve yaklaşık 260-270 hp güç üretir..

jaguar d-type le mans aracı

d-type iç kısmı

xkss iç kısım

ancak 2016 yılında jaguar, kalan 9 aracı da üretme kararı almış ve daha önce ürettiği 16 araçtan birinin kaportasını lazer ile tarayarak modelini çıkartmış, mekanik kısmı ve motoru ise mevcut aracı sökerek tersine mühendislikle çalışma sistemi öğrenilerek o zamanlardaki gibi el yapımı ve birebir olacak şekilde üretmiştir.. o kadar birebirdir ki, bu aracın şasesi ingiltere'nin ikinci dünya savaşında kullandığı spitfire isimli savaş uçağının yapıldığı çelikle aynıdır ve 2016 yılında üretilen araçlar da aynı çelikten yapılmıştır..

ellerinde 25 tane şase vardı.. 1957'nin vaşında 16 adeti gayet üretim planına uygun bir şekilde üretildi.. jaguar'ın üretim tesisi olan ingiltere, coventry şehrindeki browns lane tesisinde bir 1957 yılı 12 şubat gecesi yangın çıktı.. üretim aşamasında olan kalan 9 araç şasesi, proje çizimleri, teknik resimleri, yanarak kullanılamaz hale geldi.. dolayısıyla kalan 9 tanesi üretilemedi..

araç şasesi d-type ile aynı şase olduğu için neredeyse birebirdir, çok az oynama yapılmıştır, sadece iç kısımda sürücü koltuğuna ek olarak yana yolcu koltuğu eklenmiş, sürü arkasındaki balık yüzgecine benzer kanat çıkarılmış, trafik kanunları gereği eklenmesi gereken yasal donanımlar eklenmiş (sinyal, silecek, büyük cam, yan camlar, evet d-type'da sadece sürücü olduğu için sürücü önünde küçük cam vardı vs.) ve kendisi bir roadster, yani üstü açık olduğu için yağmurda içi ıslanmasın diye kumaş açılır kapanır tavan (soft top) eklenmiş.. araç sadece 921 kilodur.. 3.4 litre sıralı 6 silindir motoru yine d-type ile aynıdır ve yaklaşık 260-270 hp güç üretir..

jaguar d-type le mans aracı

d-type iç kısmı

xkss iç kısım

ancak 2016 yılında jaguar, kalan 9 aracı da üretme kararı almış ve daha önce ürettiği 16 araçtan birinin kaportasını lazer ile tarayarak modelini çıkartmış, mekanik kısmı ve motoru ise mevcut aracı sökerek tersine mühendislikle çalışma sistemi öğrenilerek o zamanlardaki gibi el yapımı ve birebir olacak şekilde üretmiştir.. o kadar birebirdir ki, bu aracın şasesi ingiltere'nin ikinci dünya savaşında kullandığı spitfire isimli savaş uçağının yapıldığı çelikle aynıdır ve 2016 yılında üretilen araçlar da aynı çelikten yapılmıştır..
devamını gör...
sevilen türkünün en vurucu sözleri
lambada titreyen alev üşüyor
mihriban
..
aşk kağıda yazılmıyor
mihriban
mihriban
..
aşk kağıda yazılmıyor
mihriban
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
depresyonda olduğumu düşünüyorum. ne zaman başladı bilmiyorum fakat çoook uzun zamandır bu haldeymişim gibi hissediyorum. çok dostum var hiçbirine derdimi anlatamıyorum. dönüp bunu mu dert ediyorsun, boşver tarzı teselliler duyacak olmak ödümü koparıyor. tahammülüm kalmadı sanırım. her girdiğim ortamı neşellendirmek zorunda hissetmek kalan enerjimi de sömürüyor . dümdüz duvara bakmak istiyorum. şımarıklık olmayacaksa eğer hiç iyi değilim ey ahaliii
devamını gör...
güne bir söz bırak
"seçmiş olduğunuz ve karar verdiğiniz şeylerin bedelini siz ödersiniz; size akıl verenler değil."
thomas stearns eliot
her ne kadar hayatın her alanında geçerli olsa da, özellikle üniversitede bölüm seçimi yapacak olanların çok dikkate alması gereken, "ailem şunu istiyor" diyerek bölüm seçmemeleri gerektiğini gösteren bir söz. aileler ne yazık ki bugün var, yarın yok ama mesleğiniz siz ölene kadar sizinle...
thomas stearns eliot
her ne kadar hayatın her alanında geçerli olsa da, özellikle üniversitede bölüm seçimi yapacak olanların çok dikkate alması gereken, "ailem şunu istiyor" diyerek bölüm seçmemeleri gerektiğini gösteren bir söz. aileler ne yazık ki bugün var, yarın yok ama mesleğiniz siz ölene kadar sizinle...
devamını gör...
kişinin aşık olduğunu anladığı an
normalde o gün orada olması gerekir ama o orda değildir... okul, sınıf, iş yeri, otobüs fark etmiyor. onu, hep gördüğün yerde bir kere göremeyince deliye dönersin. neden yok neden gelmedi, burdan mı taşındı, acaba sınıfı mı değişti, okulu mu bıraktı, acaba hasta mı oldu bu gün, başına bi iş mi geldi.. eğer onu görmeniz gereken bi anda ve bir yerde o kişiyi göremediğinizde bunları sorguluyorsanız geçmiş olsun....
devamını gör...
sürekli kaybedilen şeyler
kulaklık.
devamını gör...
pastasından yediği için oğlunu döverek öldüren baba
zamanında sözlükte bir konuda çocuk sahibi olmak için ehliyet şartı konsun dediğim zaman "insanların hayatına karışamazsın, kişilerin kendi kararı vs" gibisinden tonla laf edilmişti. buyrun aptal insanların kararının sonucu işte bu.
devamını gör...
istanbul
büyükşehir nitelemesi hafif kalır. megakent nitelemesi yapılıyor, hatta başlı başına bir ülke. bir uçtan bir uca başlayıp bitmesi bir gece sürüyor. tekirdağ il tabelasını görene kadar seferi sayılırsınız.
türkiye'nin kalbinin attığı yerdir. türkiye'nin bütün vilayeti,ilçesi, kasabası, köyünden ve dünyanın da hemen hemen bütün ülkelerinden insanların da bulunduğu kozmopolit bir yapısı vardır.
insanlar, bu devasa şehirde yaşamaktan çok bir mücadele ve koşturmaca içindedirler. sabah başlar başlamaz sokaktaki her kişi telaşlıdır. derse yetişenler, vapura yetişenler, işe yetişenler, otobüsler tıklım tıkış, esnaf kepenklerini açar, herkesin acelesi var, kimse kimsenin yüzüne bakmaz, birbirinden bihaber insanların zihninden fırlayan binlerce düşünce havada birbiriyle çarpışır.
bütün bunlara karşın da unutmamak gerekir ki kendisi en yeni, en lüks, en pahalı binalarıyla değil, tarihi ve kültürel yapılarıyla ön planda olmuştur. 2000'li yılların başında new york timesve financial times gibi saygın ve etkin yayın organları, ziyaret edilmesi gerekli şehirler listesinde istanbul'a üst sıralarda yer verirlerdi. bu sebeptendir ki beyoğlu sokakları'nda türkçe'den başka diller de yankılanır oldu.
türkiye'nin kalbinin attığı yerdir. türkiye'nin bütün vilayeti,ilçesi, kasabası, köyünden ve dünyanın da hemen hemen bütün ülkelerinden insanların da bulunduğu kozmopolit bir yapısı vardır.
insanlar, bu devasa şehirde yaşamaktan çok bir mücadele ve koşturmaca içindedirler. sabah başlar başlamaz sokaktaki her kişi telaşlıdır. derse yetişenler, vapura yetişenler, işe yetişenler, otobüsler tıklım tıkış, esnaf kepenklerini açar, herkesin acelesi var, kimse kimsenin yüzüne bakmaz, birbirinden bihaber insanların zihninden fırlayan binlerce düşünce havada birbiriyle çarpışır.
bütün bunlara karşın da unutmamak gerekir ki kendisi en yeni, en lüks, en pahalı binalarıyla değil, tarihi ve kültürel yapılarıyla ön planda olmuştur. 2000'li yılların başında new york timesve financial times gibi saygın ve etkin yayın organları, ziyaret edilmesi gerekli şehirler listesinde istanbul'a üst sıralarda yer verirlerdi. bu sebeptendir ki beyoğlu sokakları'nda türkçe'den başka diller de yankılanır oldu.
devamını gör...