eski sevgiliden akılda kalanlar
yanında bayıldığımda olduğum yerde bırakıp gitmesi sonra da "ben senin hastalığınla uğraşamam" diye mesaj atıp engellemesi.
bu arada kendisine teşekkür etmeliyim sayesinde eşimle tanıştığımda sevilmenin önemini daha iyi anladım.
bu arada kendisine teşekkür etmeliyim sayesinde eşimle tanıştığımda sevilmenin önemini daha iyi anladım.
devamını gör...
mcdonald's vs burger king
ikisi arasında burger king demek isterim ama eğer şansım varsa daha küçük ve ikisi kadar yayılmamış yani çok bilinmeyen hamburgeciler tercihimdir .
devamını gör...
renkli mahlas
birkaç aylık sar oradan abicim.
devamını gör...
yeryüzünde bir an için muhteşemiz
bir ocean vuongkitabıdır.
kendimizi, acılarımızı, sevinçlerimizi, aşklarımızı, nefretlerimizi, intikamlarımızı ve dünya üzerinde varlığımızı o kadar önemsiyoruz ki evrenin sonsuz bir zaman içinde devinip durduğunu fark etmekten aciziz.
başlangıcı bilinmeyen sonu görünmeyen bitimsiz bir zamanın içinde zavallı insan hayatının bir hükmü yoktur. insanın kendine uzun gelen ömrü aslında evren için bir andır. ve biz her ne yaparsak yapalım, ne kadar muhteşem olursak olalım bu sadece bir an sürecek bir eylemdir.
vietnam savaşı dünya çok şey anlattı ama bu çok şey arasında vietnam’dan amerika’ya gelen vietnamlıların hikayesi çok az yer tuttu. bu kitap da o çok az yerin bir kısmını kaplayan muhteşem bir kitap.
kitabın yazarı tanımadığı insanlar arasında bir yol bulmaya çalışan bir erkek. annesi, anneannesi, amerikalı olan dedesi, hapisteki babası ve aşık olduğu genç adam çerçevesinde amerika’da tutunmaya çalışıyor.
bu hayatta kalma hikayesini annesine yazdığı bir mektup aracılığıyla bize de aktarıyor. farklı olmak zordur. amerika’da renginiz, etnik kökeniniz ve cinsel eğiliminiz yüzünden dışlanmanız o kadar sıradan bir olay ki. ya bu özelliklerin üçü de amerikalıların abdestini kaçıracak türdense?
yazar hepsini anlatıyor annesine uzun uzun. birlikte yaşadıkları her şeyi de, annesinden gizli yaşadığı her şeyi de. bu bir iç çöküş, bir hesaplaşma, bir yüzleşme. ancak annesi okuma yazma bilmediği için bu muhasebenin muhatabı kim?
kendimizi, acılarımızı, sevinçlerimizi, aşklarımızı, nefretlerimizi, intikamlarımızı ve dünya üzerinde varlığımızı o kadar önemsiyoruz ki evrenin sonsuz bir zaman içinde devinip durduğunu fark etmekten aciziz.
başlangıcı bilinmeyen sonu görünmeyen bitimsiz bir zamanın içinde zavallı insan hayatının bir hükmü yoktur. insanın kendine uzun gelen ömrü aslında evren için bir andır. ve biz her ne yaparsak yapalım, ne kadar muhteşem olursak olalım bu sadece bir an sürecek bir eylemdir.
vietnam savaşı dünya çok şey anlattı ama bu çok şey arasında vietnam’dan amerika’ya gelen vietnamlıların hikayesi çok az yer tuttu. bu kitap da o çok az yerin bir kısmını kaplayan muhteşem bir kitap.
kitabın yazarı tanımadığı insanlar arasında bir yol bulmaya çalışan bir erkek. annesi, anneannesi, amerikalı olan dedesi, hapisteki babası ve aşık olduğu genç adam çerçevesinde amerika’da tutunmaya çalışıyor.
bu hayatta kalma hikayesini annesine yazdığı bir mektup aracılığıyla bize de aktarıyor. farklı olmak zordur. amerika’da renginiz, etnik kökeniniz ve cinsel eğiliminiz yüzünden dışlanmanız o kadar sıradan bir olay ki. ya bu özelliklerin üçü de amerikalıların abdestini kaçıracak türdense?
yazar hepsini anlatıyor annesine uzun uzun. birlikte yaşadıkları her şeyi de, annesinden gizli yaşadığı her şeyi de. bu bir iç çöküş, bir hesaplaşma, bir yüzleşme. ancak annesi okuma yazma bilmediği için bu muhasebenin muhatabı kim?
devamını gör...
duşta iki elini duvara yaslayıp suyun altında seksi olmak
(bkz: nasıl gay oldum)
devamını gör...
bokunu çıkarmak
bkz verdiğim bu başlığın bir moderatör tarafından sansürlenmesinin istenmesi bu deyime örnektir.
devamını gör...
yolda yürürken durduk yere gülen insan
maskenin çok yardımcı olduğu insandır.*
devamını gör...
idam edilmeden söylenecek son söz
susarım. muhtemelen darağacına gelme nedenim söyleyeceğimi söylemiş olmamdır. ve o söylediklerim birilerine ulaşmış, bir şeyleri değiştirmeye başlamış ki oradayım. bunun haklı gururunu yaşarım.
devamını gör...
antichrist
her açıdan çok daha ağır filmler izledim ama hiçbiri beni bunun kadar çarpmamıştır dediğim bir lars von trier filmi.* filmin zaten son 15-20 dakikası feci sahneler var. beni niye bu kadar etkiledi bilmiyorum ama aklıma geldikçe başım dönüyor, midem bulanıyor. ama öneririm yine de. von trier abimizdir, canımızdır.
bak yine aklıma geldi. kusacağım. (bkz: vertigo)
bak yine aklıma geldi. kusacağım. (bkz: vertigo)
devamını gör...
another love
belki de yüce aşklar gerçekten böyle bir dramı paylaşır birbiriyle, dediğim tom odell şarkısı. aşkın ne olduğunu ve ne olmadığını çok güzel anlatıyor. ve bir yandan bizlere yapılması gereken doğru şeyin ne olduğunu söylüyor. yorgun düşmüş insan, ona sığınmalıdır ama yorgundur, yani ağlayamaz bile. ama ayağa kalkmalı ve hareket etmelidir. gerçek olan şey, asla yok olmaz. çünkü ancak tatmin edilen bir aşk gizlenebilir.
"i brought you daffodils in a pretty string
but they won't flower like they did last spring
and i wanna kiss you, make you feel alright
i'm just so tired to share my nights
i wanna cry and i wanna love
but all my tears have been used up"
"i brought you daffodils in a pretty string
but they won't flower like they did last spring
and i wanna kiss you, make you feel alright
i'm just so tired to share my nights
i wanna cry and i wanna love
but all my tears have been used up"
devamını gör...
günün şiiri
nasıldı
önce sevinç uyutmadı beni
sonra üzüntü nöbet tuttu bütün gece
ikiside gidince başımdan
uyudum, ama ah, her mayıs gecesi
bir kasım sabahı getirdi ardından
senin derdin benimdi
benimki senin
paylaşmazsam bir sevinci seninle
yoktu benimde sevincim.
bertolt brecht
önce sevinç uyutmadı beni
sonra üzüntü nöbet tuttu bütün gece
ikiside gidince başımdan
uyudum, ama ah, her mayıs gecesi
bir kasım sabahı getirdi ardından
senin derdin benimdi
benimki senin
paylaşmazsam bir sevinci seninle
yoktu benimde sevincim.
bertolt brecht
devamını gör...
at nalı yengeci
tachypleus tridentatus. nal yengeci.
adı yengeç olsa da gerçekte yengeç değildir bu canlı. çok ilginç özellikleri ve güçlü, dayanıklı yapısı şaşırtıcı değildir, çünkü bu canlının ilk ataları 450 milyon yıl önce ortaya çıkmış, yani dinozorlardan 220 milyon yıl önce dünyada varlıklarını sürdürüyorlarmış. karadede mübarek. kadim hayvanlardan. lakabı ise yaşayan fosil.





ek : limulus amebocyte lysate adı verilen mavi renkte bir kana sahiptir. bu kan, çeşitli serumların, aşıların ve tedavilerin geliştirilmesinde kullanılmaktadır.
adı yengeç olsa da gerçekte yengeç değildir bu canlı. çok ilginç özellikleri ve güçlü, dayanıklı yapısı şaşırtıcı değildir, çünkü bu canlının ilk ataları 450 milyon yıl önce ortaya çıkmış, yani dinozorlardan 220 milyon yıl önce dünyada varlıklarını sürdürüyorlarmış. karadede mübarek. kadim hayvanlardan. lakabı ise yaşayan fosil.





ek : limulus amebocyte lysate adı verilen mavi renkte bir kana sahiptir. bu kan, çeşitli serumların, aşıların ve tedavilerin geliştirilmesinde kullanılmaktadır.
devamını gör...
fön
saça şekil verme amaçlı saç kurutma makinesiyle yüksek ısıda yapılan işlem. bir de fön rüzgarları vardı coğrafya dersinden.
devamını gör...
sensory overload
duyularımızın bir yada birden fazlasının birden fazla uyarıcı ile uyarıldığı durumda beynin hangi uyarıcıyı önceliklendireceğini bilememesinden kaynaklanan durum. donup kalmaya veya anksiyete ataklarına sebep olabiliyor.
anksiyete, tramva sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklara sahip bireylerde daha sık görülebilmektedir.
arka arkaya mesaj gelmesi, ortamda konuşan insanlar, kapı gıcırdısı, insan temasının çok olduğu kalabalık otobüs, konser gibi alanlarda bulunmak tetikleyici sebepler olabilir. genelde görsel bir sebepten ise gözleri kapatmak, etrafta çok ses var ise tek bir sese odaklanmak yada ortamdan uzaklaşmak ile çözülebiliyor. gerçekleştiği an duyulan her ses irrite edici olabiliyor, çünkü beyniniz neye odaklanacağını anlayamıyor. genelde tüm enerjiniz bitmiş olarak çıkarsınız bu durumdan.
çalıştığım ortam duvarları olmayan, 3 tarafı camdan imal edilmiş bir oda olduğundan, dışarıdaki kapı sesi, asansör sesi, koridorda telefonla yapılan konuşmalar, sürekli camın önünden geçen insanlar nedeni ile sık sık kitlenip kalıyorum. genelde kulaklık takıp müzik dinlemek, gözlerimi kapatmak ya da klavye sesine odaklanabilmek için bir şeyler yazmak iyi geliyor. an itibari ile kapımın önünde telefonla konuşan mahluka odaklanmamak için bu tanımı giriyorum. birazdan yan odada telefonla konuşan mahluk ile bunu alıp ikisini birbirine çarptırmak sureti ile siyam ikizi haline getirmek istiyorum. damarlarımda saf adrenalin var artık.
yukarıdaki cümlelerden görüldüğü üzere tanımı girmek işe yaramadı bu nedenle kulaklığımı takıp gözlerimi kapatmayı deneyeceğim.
anksiyete, tramva sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklara sahip bireylerde daha sık görülebilmektedir.
arka arkaya mesaj gelmesi, ortamda konuşan insanlar, kapı gıcırdısı, insan temasının çok olduğu kalabalık otobüs, konser gibi alanlarda bulunmak tetikleyici sebepler olabilir. genelde görsel bir sebepten ise gözleri kapatmak, etrafta çok ses var ise tek bir sese odaklanmak yada ortamdan uzaklaşmak ile çözülebiliyor. gerçekleştiği an duyulan her ses irrite edici olabiliyor, çünkü beyniniz neye odaklanacağını anlayamıyor. genelde tüm enerjiniz bitmiş olarak çıkarsınız bu durumdan.
çalıştığım ortam duvarları olmayan, 3 tarafı camdan imal edilmiş bir oda olduğundan, dışarıdaki kapı sesi, asansör sesi, koridorda telefonla yapılan konuşmalar, sürekli camın önünden geçen insanlar nedeni ile sık sık kitlenip kalıyorum. genelde kulaklık takıp müzik dinlemek, gözlerimi kapatmak ya da klavye sesine odaklanabilmek için bir şeyler yazmak iyi geliyor. an itibari ile kapımın önünde telefonla konuşan mahluka odaklanmamak için bu tanımı giriyorum. birazdan yan odada telefonla konuşan mahluk ile bunu alıp ikisini birbirine çarptırmak sureti ile siyam ikizi haline getirmek istiyorum. damarlarımda saf adrenalin var artık.
yukarıdaki cümlelerden görüldüğü üzere tanımı girmek işe yaramadı bu nedenle kulaklığımı takıp gözlerimi kapatmayı deneyeceğim.
devamını gör...
yüksek lisans
lisans bittikten sonra üniversitede kalıp araştırmacı olmak isteyenlerin geçeceği ilk duraktır kendileri. dört yarı yıl normal süresi ama ek süre de veriliyor eğer tez yazımı bitmemiş ise. hangi alanda uzmanlık istediğiniz, araştırma yaptığınız alanda yayınlanmış makale sayısı, üniversitenin yayınladığı makale sayısı, tez danışmanınızın alanla ilgili bilgisi ve sizinle olan iletişimi çok önemlidir. yoğun stresli ve kaygılı bir süreçtir. insan bu sürede kendiyle sürekli çelişir. verilen emeklere değip değmeyeceğine dair hesaplamalar yapılır. eğer belirli bir süre geçtiyse başlangıçtan beri bence tamamlanmalıdır. daha sonraki aşamaya geçip geçmeyeceğinize yüksek lisansı bitirip karar vermeniz daha sağlıklı bir sonuçtur.
devamını gör...
güne bir kehanet bırak
bu başlığa tanım yazan yazarlardan biri, üç beş vakte kadar kafa iznine çıkacak.
devamını gör...
affetmiş gibi yapıp o insandan uzaklaşmak
yorulan insanın sık sık yoran insanlara yaptığıdır.
devamını gör...