kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
anı yakala*
devamını gör...

seni özledim.
devamını gör...

ne güzel anlatıyorsun, bayılıyorum seni dinlemeye.
devamını gör...

sürekli çalışma sistemini değiştirip, sabit fikirli olan müdür. aynı zamanda kıl olur bu lanet olası adamlar. her iş yerinde bir adette ispiyoncusu da bulunduğu için arkasından atıp tutmamak gerekir.
devamını gör...


bazı şarkıları dinlerken aklımda illa bir mekan canlanıyor, bir de dinlediğim önemli anlardaki hisleri tekrar yaşıyorum. paris'teyim mesela şu an. hava tabi ki kapalı ve yağmurlu, başka türlüsüne denk gelmemişim zaten. yüreğim ağzımda manzaraya bakıyorum. hayatımda hiç bu kadar özgür olmamışım.
devamını gör...

sizin olan paraya dokanmadan önce üç saniyecik gördüğünüz gündür. hatta elinize bile alamazsınız bir sayı görürsünüz sonra kaybolur.
devamını gör...

bence çok güzel bir algoritma.
aniden bir başlık canlanıyor ve bende hoşuma giderse yazıyorum.
hele film, müzik, kitap gibi bir başlıksa ve boşluktaysam çok işime geliyor doğrusu.
ha bu arada, eski bir başlığın canladığını, ona bugün tanım girilmediğini yanındaki tanım sayısından anlayabilirsiniz. burada başlıklara girilen ortalama tanım sayısı 15 hadi 20 diyelim. eski başlıklar canladığında 150 yazdığı bile oluyor.

az uyanık olun yau.
yarasayla sözlük sömürme rehberi. irtibat için 0543.."
devamını gör...

he yaaa.
devamını gör...

yeni yemen hükümetinin kabine üyelerinin ülkeye ulaştığı sırada, aden havalimanının terminalinde patlama meydana geldi.

ilk belirleme de 5 ölü 20 yaralı bilgisi verildi.buradan
devamını gör...

ingiliz yazar quida'nın 1872 tarihli romanıdır.

nello ile kaderini bireştirip dost olan patrasche adlı köpeğin hüzünlü hikayesi anlatılmaktadır. hikayenin sonunda karlı ve soğuk bir gecede birlikte donarak can verirler.

anıtları belçika'nın lady antwerp katedralinin önündedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ayrıca çizgi film ve film olarak da yayınlanmıştır.
devamını gör...

offf. adam bangır bangır asperger sendromluyum diye bağırıyor, hâlâ bazı hareketlerinin altında derin anlamlar arıyoruz. bunları hakaret etmek için kullanıyoruz.

çoğu zaman psikolojik durumu kötü insanları idare ettim. kendini kontrol edebilse yapmayacağı hareketleri yapan çok fazla insana katlanmaya çalıştım. bu davranış benim karakterime bile uygun değil ama ne yapacağım? psikolojisi bozuk, kontrolü tamamen yitirmiş, psikiyatri servisinde tedavi görmesi gereken insanla mı tartışacağım? sağlıklı olduğumu iddia eden bir insan olarak böyle insanlara yardım etmem, yardım edemiyorsam hayatlarını zorlaştırmamam, en önemlisi onlar üzerinden ego tatmini yapmamam gerekiyor.

bu adam defalarca kez asperger sendromlu olduğunu söylemiş. asperger sendromu özellikle bir erkek için çok daha zorludur. belirtileri arasında ilgi alanı hakkında konuştuğu zaman tek taraflı iletişim vardır. yani kimseyi dinlemez, sadece kendisi konuşur. nedir bu adamın ilgi alanı? tıp. tus sınavında 7 kez derece yapmış. takmış çünkü onu kafaya. daha durduramazsın.

asperger sendromlular tepki çekmek için açıklamalar yapar. çok anormal değil. aleksitimi ve empati sorunları ile uğraşan insanların daha keskin, daha çarpıcı tepkilere ihtiyacı vardır. tüy gibi okşanmaktan anlamaz çoğu, balyoz ile vurmak gerekir. bunu ister. bi de troll tipler olma hali eklenince olan bu.

bunun haricinde söylediği şeye odaklanalım. ne diyor? tuzlu ayran otizme neden oluyor.

bir asperger sendromlu olarak söylediği şeye otizme neden oluyor diye destek vermem mümkün değil ancak evet tuzlu ayran otizmli bir insan için öyle pek iyi bir şey değil. daha önce tuzlu ayran içtiğim için yaşadığım sorunlar nedenli aynı gün acile kaldırıldım. bırakın bir otizmli neyin otizmi şiddetlendireceğini sizden daha iyi bilsin değil mi?

bunun yanında kokoreç otizmi hafifletir. bazı gıdalar otizmi şiddetlendirir. zaten çoğu otizmli çocukluk boyunca bunu içsel şekilde bilir, çoğu gıdayı tüketmez, tek tip beslenir.

arkadaşlar lütfen otizmi otizmlilerden daha iyi de bilmeyin. bi zahmet. herbokolog ilan ettiğiniz bu insanlardan daha çok şey biliyorsunuz. birkaç saniyelik video sonrası linç gösterileri düzenliyorsunuz.

sahiden şu adamı koruma içgüdüm beni yoruyor. bir şeyleri biliyor ama düşüncelerinin hızına yetişemediği için düzgün şekilde anlatamıyor. sonra olan bana oluyor. 5 dakikam gidiyor.

oytun 783839 bilgi geçiyorsa aklından bi otur soluklan hepsini söylemeye çalışma çiçeğim ya. valla yoruyon beni.
devamını gör...

prensip olarak uzun zamandır kritik görevlerde çalışan kamu personeli olan herkese karşı mesafeli yaklaşıyorum ve bu belgeler de neyse ki bu konudaki hassasiyetimi haklı çıkardı.
allah kimseyi devlet kurumlarının eline düşürmesin, düzene dahil olmadığınız sürece, aralarına girmeyi reddettiğiniz ya da kabul edilmediğiniz sürece işiniz zor.

mesela tc taşra üniversitelerinde görev alan akademisyenlerin alayına değil üniversite emanet etmek kulübe bile emanet etmem ben. hepsi vasıfsız, yeteneksiz, torpille oralara getirilmiş slayt okuyucularıdır.
mesela çevremde hakim savcı olduğunu duyduğum birileri varsa anında soğurum, mümkünse ilişkimi keserim.
mesela polis asker vs. gibi görevlerde çalışan insanlarla çok yakın ilişkiler kurmam.

başkanlık sistemine geçtiğimizden bu yana bu tip spesifik meslekler zaten resmi olarak işgal edilmiş mesleklerdi. bu olay konuyu bir miktar aydınlatmış oldu.

geçen haftalarda bir akrabamla telefonda konuşuyorum. kendisi eski iktidar destekçilerindendi. hali vakti de epey yerindedir. onun bile canına tak etmiş. 1 saat ülkenin ekonomisinin kötülüğünden siyaseten kötü yönetildiğimizden falan bahsetti. laf arasında da savcı olan bir arkadaşından bahsetti. kendisi iyi bir üniversiteden iyi bir dereceyle mezun olmuş vs. o da çok şikayetçi bu durumlardan falan diye alıntılar yapmaya başladı. birden duraksadım. dedim senin bu savcı olan arkadaşın kaç yaşında yav? 32 dedi. dedim o nasıl savcı oldu lan o zaman? normal sıradan torpiller referanslar bile yetmiyor artık bu tip meslekler için baya sağlam bir referans gerekiyor iktidar işini şansa bırakmıyor.
hemen döküldü tabii. ankarada çok kuvvetli tanıdıkları var, baya sağlam mhp ilişkileri falan var demeye başladı. ulan dedim ne güzel istanbul.

sonuç olarak ben şaşırmadım bu olaya. zaten öngörülebilir bir durumdu bu. ama iyice ayyuka çıkması, iktidar yayınlarının vs. iyice tutuşup ortalığı ayağa kaldırması falan güzel gelişmeler. ben biraz gündeme bakınca acayip bir tutuşma sezdim iktidar ortaklarından. ekonomik sıkıntılar, ulusal ve uluslararası siyasi sıkışmalar, anket sonuçları, tabandan gelen çatlak sesler falan derken yavaş yavaş eski arsızlıkları da azalyor. sevindim buna.
korkmayın lan, biziz halk.

ayrıca şu yoruma bayıldım, ağzım sulandı: https://twitter.com/bombadildede/status/1447846724542865408?s=20

ahahahaha
devamını gör...

benim bir arkadaşımın annesi ankaranın köklü üniversitelerinin birinde profesör babası da mit 'ı birincilikle bitirmiş çok bilgili bir profesör. yine ankarının en iyi üniversitelerinden birinde.

kızlarını özel bir kolejin ibdp sınıfına verdiler, her yaz maltaya dil okuluna ve california'ya yolladılar.ben yarım yamalak konuşurken kız anadili gibi ingilizce konuşuyordu. yks gibi aptal bir sınava hazırlanmak yerine sat sınavına hazırlanıyordu. 44/45 puan almış. şimdi stanford üniversitesinde bilgisayar bilimleri okuyor.amerikanın en pahalı eyaletinde yaşıyor ve babası her ay en az 10 bin dolar gönderiyor. kısacası imkan meselesi. ailen sana ne sunarsa osun.
devamını gör...

--- alıntı ---
ırk karışımı teorisine göre, sapiens neandertal topraklarında yayılınca, iki insan nüfusu tamamen birleşene kadar birbirleriyle karıştılar. eğer gerçek buysa , bugünkü avrasyalılar saf sapiens değil iki ırkın karışımıdır.doğu asyaya ulaşan sapiens de benzer şekilde oradaki yerli eractusla karışmıştır, dolayısıyla çinliler ve koreliler sapiensle ve eractusun karışımıdır.

buna karşılık "yerine geçme teorisi" başka bir kurgu anlatır: uyumsuzluk, tepki ve hatta belki de soykırım. bu teoriye göre sapiens ve diğer insanların farklı anatomileri vardı ve muhtemelen çiftleşme alışkanlıkları hatta vücut kokuları bile farklıydı, dolayısıyla birbirlerine cinsel ilgi duyma ihtimalleri düşüktü. yanı sıra bir neandertal ile sapiens aşık olsalar bile üretken çocuklar yapamazlardı, çünkü iki tür arasında genetik uçurum çok fazlaydı. bu yüzde iki tür birbirlerinden tamamen ayrışmış olarak var oldular ve neandertaller tamamen ölünce veya öldürülünce , genleri de onlarla birlikte yok oldu. bu görüşe göre göre sapiens diğer türlerle hiç
karışmadan onların yerine geçti. eğer bu doğruysa günümüzdeki insanların tamamının soyo 70 bin yıl öncesine güney afrikaya kadar götürülebilir. bu durumda "saf sapienleriz".
--- alıntı ---
hayvanlardan tanrılara, sapiens, yuval noah harari

ama şuanda ikinci teori daha ağır basıyor çünkü 2010' da arkeolojik kazılar sonucunda genom haritası açıklandı. modern ortadoğu ve avrupa insanı dna'sının yüzde 1 ile 4 arasında neandertal dna'sı olduğu ortaya çıktı. denisova'da ki fosilleşmiş parmaktan alınan dna'ya göre sonuçlar modern melanezyalıların ve avustralyalı aborjinlerin yüzde 6'ya varan oranda denisova dna'sı kökenli olduğu ortaya çıktı.
ama yine de bu çok az bir oran yani yüzde yüz gerçeklik vermez, ikinci teoride sapiens ve diğer türler arasında tam bir karışım olduğu söylenemez.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: marcus aurelius)'un kendisiyle hesaplaşma içerisinde olduğu. mantığa uygun yaşamak, ölüm, hayat, eleştiriler vb. üzerine yazdığı aslında bir günlük gibi olan günlük notlardan oluşuyor.
kitaptan en sevdiğim sözler:
"kelimeler fikirdir, gerçek değil. tek gerçek eylemdir."
"eğer bir şey başkası için mümkünse, senin içinde mümkündür."
devamını gör...

bir an başlığı ben açtım sandım, tam benim dilimle açılmış. harbiden ne ettik la size?
devamını gör...

tartışmasız gerçeklik.

ayrıca günlük tespitim olsun.

ondandır hep bizi kim yerle yeksan etse yine onun peşine gitmemiz. bulduğumuzun nankörü, bulamadığımızın meftunuyuz.
devamını gör...

hak edip etmediğini ikinci bir şans vermeden anlayamayacağımız durumdur. fakat şiddet, haksızlık, hor görme gibi durumlarda kesinlikle kimse hak etmez.
devamını gör...

fantastik bir film ismi gibi dursa da gerçekten yaşamış olan, adam rainer isimli kişi.

rainer cüce olduğu gerekçesiyle askere kabul edilmemişti. o yaşa kadar uzamamış olan boyu, bir süre sonra inanılmaz bir şekilde uzamaya başladı. akromegali adlı hastalığa yakalanmıştı ve aşırı derecede büyüme hormonu salgılıyordu.

aslında elleri ve ayakları cücelik teşhisi koyulduğunda bile normalden büyüktü. örneğin ayak numarası 19 yaşındayken 43 numara iken, 22 yaşında 53 numara olarak ölçülmüştü. ellerinin uzunluğu ise 24 santimetre olan adam, öldüğünde 234 santimetre boyuyla inanılmaz derecede uzundu.

akromegali hastalığı, uzamasına neden olmasının yanında, yavaş yavaş rainer'in sonunu getirdi. vücudundaki düzensizlikler sonucunda önce bir gözü kör oldu. sonra bir kulağı duymamaya başladı. bel kemiği eğilmeye başladığından yatağa bağımlı yaşamaya başladı ve 50 yaşında da hayata gözlerini yumdu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim