çok doğru. bana yazmayın kocam kızıyo.
devamını gör...

-her gün katlanarak artan cinsel tacizler
-diktatör rejimi ve inanılmaz boyutlardaki yolsuzlukların göstere göstere yapılması
-hemen hemen herkeste görülen aşırı materyalist kültür, muazzam boyutlardaki mal mülk hırsı
-büyük şehirlerin yaşanılmaz hale gelmesi
-insanları haftada 6 gün çalıştıran, beş kuruş vermeden saatlerce fazla mesai yaptıran sömürgen patronlar
-her yerde torpil gerekmesi, torpilsiz hiç bir şey yapılamaması
-çocuk tecavüzcüleri ve katilleri
devamını gör...

kızımın rutini.
kendini kilolu sanıyor.
etmen guzum, kilolu değilsin diyorum dinlemiyor, öyle giyinince herkes kilo takıntın olduğunu anlıyor diyorum, gene dinlemiyor.
devamını gör...

(bkz: gereksiz abartılan şeyler)
devamını gör...

arada bir güzide medyamızın(!) "bilmem kaç yılda bir gerçekleşiyor" nidalarıyla insanları gökyüzüne bakmaya davet ettiği, ancak görsel olarak çok da farklı bir şey olmayan doğa olayı.

süper, mavi ve kanlı sıfatları nereden geliyor, kısaca anlatayım.

***

süper ay, ay'ın dünya'ya en yakın olduğu nokta ile ilgili bir terimdir. ay'ın yörüngesi eliptiktir. dünya'ya her zaman eşit mesafede dolanmaz. dünya'ya yakın olduğunda da, normalde gördüğümüzden daha büyük görürüz onu. yani bize "süper büyük" görünür.

***

mavi ay, bir mevsimde görülebilecek 4 dolunaydan 3.'sü ya da 1 ay içerisindeki 2. dolunaya verilen addır. yani sadece bir dolunaydır aslında. ay mavi görünmez.

eğer ay mavi görünüyorsa, yakında orman yangını ya da volkanik patlama gibi bir doğa olayı vardır ve atmosferdeki küller nedeniyle ay mavi görünüyordur. bu bambaşka bir konu.

***

kanlı ay, hemen hemen tüm ay tutulmalarında görülen kırmızı renkle ilgilidir. bir ay tutulması sırasında uzaydaki dizilim güneş - dünya - ay şeklindedir. yani dünya, güneş ile ay'ın arasına girer. güneş'ten gelen ışık, önce dünya atmosferinden geçer, sonra ay'ın üzerine düşer. atmosferin etkisi nedeniyle ay'a kadar ulaşan ışık, sadece kırmızı ışığa karşılık gelen uzun dalga boylu ışıktır. detayına girmiyorum.

***

sonuçta ay;

- yörüngesinde bulunduğu konum nedeniyle süper,
- dolunayın görüldüğü dönem nedeniyle mavi,
- doğal bir sonuçla kırmızı göründüğü için kanlı ay adını alır ve neticede göreceğiniz şey, yine normal bir tutulmadaki manzarayla hemen hemen aynıdır:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ikon haline gelmiş bu posteri ne zaman görsem kan beynime sıçrıyor. sam amca benim için gargamel'den hallice bir yaratık. hatta gargameli bile daha fazla severim. sam amca, kan dökmek, pardon demokrasi götürmek istediği her yere sizi çağırır. kendi elini kirletmez, sizin elinize taliptir. vekaleten katliam caizdir onun için. gargamel öyle mi? adamın tek derdi şirinler. başka falsosu da yok. azman dışında kimseye çağrıda bulunmaz. milleti pis işlerine alet etmez. aslında sam amca da masum bir adam. senin benim gibi işinde gücünde bir amca. et toptancılığı yaparmış. işleri de tıkırındaymış. ama nasıl olmuşsa olmuş, amcayı ikon edip, bir de amerikan emperyalizminin bayrağı haline getirmişler. aslında olayların gelişimi 1800'lü yıllara dayanıyor. o dönemlerde büyük britanya ile birleşik devletlerin arası limoni ve savaş patlak veriyor. bu savaş yaklaşık 3 yıl sürüyor. bazı kızılderili kabileleri, bu savaşta britanya tarafında yer aldığı için işler arap saçına dönüyor. işte bu savaş esnasında et toptancısı samuel wilson amcamız, askere alınıyor. o yaşta nasıl askere almışlar demeyin, kendisine uygun bir görev vermişler. et toptancısı olduğu için, adam bu işlerden anlıyor bunu levazım müfettişi yapalım demişler. askerlerin yiyecekleri etleri kontrol edip, onların üzerine ea-us damgasını basıyormuş. ea etlerin tedarikçisinin kısaltması. us'de işte bildiğimiz birleşik devletler. ama askerler olayı mizahi hale getirip, kendilerine etlerin üzerindeki kısaltmaların anlamı sorulduğunda, bizim toptancı amcamızın adıyla birlikte sam amca ifadesini kullanmaya başlamışlar. böyle böyle insanlar etlerin üzerindeki damgalara sam amca demeye başlamış. demez olasıcalar.

yani amerikan ikonu aslında et damgası. * işte sonra savaş bitiyor. bu amcamız evine dönüyor. arkasından hakkın rahmetine kavuşuyor. lakin sam amcanın yükselişi engellenemiyor. ilk olarak amerikan bayraklarının yanına çiziliyor resmi. sonra peşi sıra karikatürleri falan yapılmaya başlanıyor. bizim toptancı amca öldükten tam16 yıl sonra sam amcaya son şeklini thomas nast adlı bir çizer veriyor. ve böylece sam amca yıkıcı ve öldürücü taleplerine başlıyor. ve amerika birleşik devletleri'nin lakabı haline dönüşüyor. ve kanlı bir et toptancısı olarak dünyamızın toptan ırzına geçiyor. bu hikaye de burada bitiyor. onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine (!)

bakın gerçek ve suçsuz sam amcamız da şu;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendini ifade etmek, güzel vakit geçirmek yerine sosyal medya kullanır gibi takipçi kovalayan insanın dert edeceği şeydir.
devamını gör...

simyacı-paulo coelho.
müthiştir.
tanım: yazarlara kitap okuma aşkını kazandıran kitapların yazıldığı başlık.
devamını gör...

yıllar önce gerçekleşmiş bir olay:

fotokopi makinaları arıza yapınca, departman müdürünün yakasından tutulmak suretiyle, patron tarafından ayaklarının yerden 20-30 cm kesilmesi.

insan böyle bir halde nasıl çalışmayı sürdürebilir ki?
devamını gör...

tanımı tarifsiz olan.
devamını gör...

sanki hiç genç olmamış, sürekli aynı yaştaymış gibi görünen büyük oyuncu.
devamını gör...

günaydın sözlükçüm, unutma bu akşam radyoyu dinliyoruz:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok güldüğüm bir anımı aklıma getiren durum.

bir arkadaşımla yürüyorduk. bir ara bir arabanın altından beyaz bir kedi çıktı. önümüzden geçecekti, yolu yarıladı ve durdu. "bak" dedim "önümüzden beyaz kedi geçiyor. o zaman bilinenin aksine işlerimiz yolunda gidecek". kedi bizi şöyle bir kesti, önümüzden geçmeden geri dönüp gitti. "gitmesin işiniz yolunda falan" der gibi... güldürmüştü sıpa.
devamını gör...

beynin alın lobunun akmaddesindeki sinir lifleri kesilerek uygulanan cerrahi girişim.
devamını gör...

yüce gönüllü yoldaş benjamin franklin koltuğuna an itibariyle hepimizi oturtmuştur. sağ olsundur. keşke bizi kucak kucağa oturtmasaydın yoldaş. *

hizliresim.com/obkfk6
devamını gör...

(bkz: tony cicoria)

ayrıca (bkz: savant sendromu)

olay 1994 yılında gerçekleşti. cerrah olarak görev yapan tony cicoria adlı adam, yağmurlu bir günde bir telefon görüşmesi yapmak üzere telefon kabinine girdi ancak kısa süre sonra kabine yıldırım düştü. yıldırım cicoria'nın başına isabet ettiğinden adam yere yığıldı. bir süre sonra kalbi duran adam, güçlükle hayata döndürüldü.

hastanede yatarken, o güne dek hiç olmayan bir şey oldu ve cicoria fark etti ki, kafasında sürekli olarak piyano çalma isteği dolanıyor, gözünün önünde çılgın gibi uçuşan notalar görüyor. kafaya bunu koymuş şekilde yanık bir yüz ve sol tarafı felçli bir vücutla taburcu olan cicoria, mümkün olan ilk anda, piyano çalmak için çalışmalara başladı.

o güne dek piyano ile ilgili herhangi bir hevesi olmayan adam, 3 ay sonra beste yapmaya başladı. son geldiği nokta ise şu:

devamını gör...

buradanfırat d. adlı şahıs birisini öldüresiye dövmüş ve bunu da hiç çekinmeden ınstagram hesabından paylaşmış. yani ben ne diyeyim, gereken her şeyi söylerdim ama senin gibi pislikler için ağzımı kirletmeye değmez.
buradan
buradan
devamını gör...

gençlik zamanları kafamızın karman çorman olduğu korkunç zamanlardır. hem günü birliği çözmeye çalışıp hem de beynimizin karanlık dehlizlerinden gelen uğultuyla baş etmek çok zordur.

gençler sadece gençtir. asla aptal değiller. zekaları hepimizi suya götürür susuz getirir esasında. özellikle bu zamanda bilgiye en çabuk ulaşabilen gençler. biz bir şey düşünürken onlar bir çok veriyi kafada işlemiş oluyor. çok başka bir evrenleri var. deli gibi onları anlamaya çalışıyorum. bunu yapmak güç değil. kendi hastalıklı eksik yanlarımızı onlar üzerinden kusup, masturbasyon yapmaktan çok daha kolay. ve iyileştirici bir şey.

ibni haldun der ki, "ortadoğu insanı anne babasını, eşini değil ezberlerini sever"
gençlerin bizden çok zeki olduğunu söyledim. bizim yaşlı kuyruksuz maymunlar olarak ebebeynlerimizden görüp, ezberleyip, yaşamı mavhettiğimiz her şeye haklı itirazları var. rose da bu insanlarımızdan biri. ben kendisini çok severek takip ediyorum.

kendisine ara sıra sorular soruyorum. buradaki maksadım gerçekten belki de benim göremediğim bir şeyler varsa öğrenmektir.
gençler, kendilerini ifadeden, insan tanımaya kadar tecrübesizliklerle dolu. fakat biz 30 yaş üzeri abileri, ablaları komplekslerle doluyuz. hangi kuşağın işi daha zor bilmiyorum. ama yaşamı birbirimize mutkaka kolaylaştırmalıyız. bunun en güzel yolu birbirimize decoder olmak. sorular sormak. tanımadığımız her şey bize düşman. bir de gençlerimizle düşmanlaşmamıza gerek yok.
devamını gör...

"hayatta bulabileceğiniz en doğru kişi, sizi tüm hata ve eksikliklerinizle sevebilecek olan kişidir."

away we go, 2009
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim