şu sıralar, uzayan canlı derslerde öğrencilerin kapalı mikrofonlar ardından sesleniş cümleleri olabilir.
devamını gör...

nereden biliyorsunuz acaba, kaç tane evli çiftin yanında bulundunuz, özeline girdiniz.
bırakın şu sağdan soldan duyduğunuz bilgilerle ahkam kesmeyi.

üstelik siz kimsinizki insanları eleştirebiliyorsunuz. benim karım hakkında bunu söyleyecek adamın aklını alırım.
devamını gör...

yıllar geçse de unutamazsınız. benim birkaç tane var böyle. birini anlatayım.

mecidiyeköy'de bir patlama oluyor. ben ışıkların oradayım. simitçilerin karşısında. klasik mecidiyeköy kalabalığı. patlama alevli bir patlama değil. manyetik bir şey gibi. herkes, tüm insanlar ve arabalar yerden yükseliyoruz. bir güç bizi yerden göğe doğru yükseltiyor. fırlatma gibi değil. ağır ağır yükseliyoruz. düşünecek, endişelenecek zamanımız var. yer çekimini yenip bizi göğe doğru savuran bu güç tükendiğinde kaç metre yükselmiş olacağız, oradan aşağıya düştüğümüzde ne olacak bize diye düşünebiliyoruz. sessizlik hakim. herkes yükseliyor. yükselme bitmiyor. korkunç bir seviyeye ulaşıyoruz. bulutları geçiyoruz. basınç falan hissetmiyorum. hissetmem lazım diyorum. korkuyorum. ama daha çok merak ediyorum. ne oluyor? ne olacak devamında? ben pozisyon olarak yere paralel ve yüzüstü vaziyetteyim. altımda giderek küçülen istanbul'u izliyorum. bi' ara kafamı bir defa daha yukarı çeviriyorum. öncesinde de bakmıştım, yine sonsuz boşluk dışında bir şey görmeyeceğimi düşünüyorum. ama bu defa uzakta bir nesne görüyorum. boynumu o vaziyette çok uzun süre tutamayacağımı fark edip önüme dönüyorum. daha mesafe var nasıl olsa biraz sonra yeniden çeviririm diye geçiyor aklımdan. içim içime sığmıyor. korkunç bir merak içindeyim. çok geçmiyor bir daha çeviriyorum. yine hayli mesafe var. gözlerimi hareket ettiriyorum. ileriye ve geriye doğru. cismi tam seçemiyorum ama devasa olduğunu görüyorum. kafam arkaya dönük vaziyetteyken görebildiğim tüm açılarda cismin bir parçası var. koyu gri renkte. çok büyük. yine önüme dönüyorum. yerden yükselmeye devam ediyoruz. başlangıçta yakınımda olan insanlarla aramdaki mesafe açılmış. neredeyse yalnızım. çok uzakta başka insanları ve arabaları görüyorum. acaba onlar neler düşünüyor diye geçiyor aklımdan. sonra kendine odaklan kızım. herkes kendi mücadelesini veriyor diyorum. tekrar kafamı arkaya çeviriyorum. bu defa cisimle aramdaki mesafe azalmış. paslı bir demir, yeryüzüne paralel, silindir, yarı metre çapı ya var ya yok, bu ne diyorum. böyle bir şey olabilir mi? dehşete kapılıyorum. sonra yeniden bakıyorum. yanında aynından bir tane daha. araları 1 metre kadar. ve diğer yanında da. onların yanlarında da. sıra sıra parmaklıklar. kafesin tavanı! mesafe artık çok azalıyor. metreler kaldı. birine tutunsam koala gibi sarılabilir miyim diye düşünüyorum. kucaklayabilir miyim parmaklıklardan birini. bacaklarımla da sarılırım. kendimi çevirebilir miyim acaba? direk parmaklığa doğru yükselebilirsem alttan sarılırım. çeviremezsem kendimi ve iki parmaklık arasından geçersem tek ya da çift kolumda sağdaki ya da soldaki parmaklığı tutabilir miyim? birini tutsam bile bu iten güç beni koparır mı parmaklıktan. iyice kavramaya zamanım olur mu? diyelim tutundum, baskıya dayanabilir miyim? kollarım ve bacaklarım bu güçten daha güçlü mü? becerebilsem, sarılabilsem ne olacak diye düşünüyorum. bir saniyede onlarca şey geçiyor aklımdan. kim gelip beni buradan alabilir. gücün etkisi geçince aşağı da atlayamam. ne işime yarayacak? derkeeenn, derkeeen uyandım. :)

10 yılı var rahat. her saniyesi ezberimde. duygusu bile.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hep kedili mi paylaşımlar yapacaktım?
devamını gör...

2 kilo 700 gram ile oyuncak bebek kategorinden giriş yaptığım başlık. swh.
devamını gör...

turuncudur.
devamını gör...

bir hareketinizden dolayı sizden soğumuş olabilir, tamamen sizden bağımsız bir şey de gelişmiş olabilir.
seçenek fazlalığından ne yapacağını şaşırmış olabilir.
olabilir de olabilir, çok da şey yapmamak lazım.
devamını gör...

öncelikle sakin olun, hastanın yanından ayrılmayın, yardıma gerek varsa başkasını gönderin
hastanın hareketlerini durdurmaya ve/veya engellemeye çalışmayın!
hastayı güvenli bir yere yatırın veya alın!
yaralayabilecek ucu sivri veya sert eşyalardan (sivri köşeler vb.) hastayı uzaklaştırarak veya bunları hastanın yanından uzaklaştırarak hastayı koruyun!
sıkı giysileri varsa giysilerini gevşetin (kravat, kemer gibi), şayet takıyorsa gözlüğünü çıkartın!
sabit ve rahat olacak bir şekilde onu bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlayın. rahat nefes alması için mümkünse ağzını ve solunum yolunu açık tutun!
asla ağzına bir şey sokmaya veya koymaya (örneğin, dişlerini sıkıyorsa açmaya veya su vermeye ) çalışmayın!
çene ile ilgili zorlayıcı hareketler zararlıdır!
nöbet sırasında ilaç vermeye çalışmayın, kendi kendinize nöbetin geçmesine yönelik bir şey yapmayın! soğan, kolonya vb. şeyler koklatmayın!
epilepsi krizi olduğu bilinen bir kişi ise yapay solunum veya kalp masajı yapılmasına gerek yoktur!
hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğunu gösteren ve/veya öyle ise sizin neler yapmanız gerektiğini açıklayan bir kart, veya sağlık karnesi olup olmadığına bakın!
nöbetinin bitmesini bekleyin!
unutmayın ki, sıklıkla nöbet sonrasında kişi yorgun, ne yaptığını bilemez haldedir, dolayısıyla bu aşamada elinizden geldiğince sakin ve güven verici olun! engellemeler olumuz olabilir ama açık bir cama veya yola doğru gitme vb hareketlere yumuşakça engel olun!
nöbet hakkında verebileceğiniz bütün bilgilerin hem hastaya, hem de doktora yardımcı olacağını unutmayınız!
ne zaman ambulansa gerek vardır?

aşağıdaki durumlardan herhangi birisi ile karşı karşıya iseniz ambulans çağırın:

hasta suda nöbet geçirdiyse (örneğin yüzerken)
hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa veya hastanın bu nöbetinin bir epilepsi hastalığı nedeniyle geçirilip geçirilmediğini bilmiyorsanız
kişi yaralanmışsa, gebe ise veya diyabetik ise
nöbet 5 dakikadan daha uzun süredir devam ediyorsa
ikinci nöbet, ilk nöbet bittikten çok kısa bir süre sonra başlıyorsa
kasılmalar bittikten sonra kişinin bilinci açılmıyorsa
egzersiz sırasında nöbet olduğu zaman ne yapmalıyız?

oyun alanında biri nöbet geçiriyorsa en önemli şey kişiyi yaralanmalara karşı korumaktır, bu amaçla kişiye zarar verebilecek cisimler etraftan uzaklaştırılmalıdır. ağzın içine herhangi bir şey yerleştirmeye yada sıkılmış yumrukları açmaya çalışmak herhangi bir yarar sağlamaz.
nöbetler genellikle 2-5 dakika sonra kendi kendine durur.
nöbet sonrasında hastaların zihinsel fonksiyonlarında, şuur, motor ve duyusal fonksiyonlarda geçici bozukluklar olabilir.
nöbetten sonra hava yolu, solunum ve dolaşımın durumu kontrol edilmelidir. nabız yada solunum yoksa kardiyopulmoner resüsitasyona başlanmalıdır.
hasta güçlükle soluyor, nöbetler hiç durmaksızın devam ediyor yada hasta yarım saat geçmesine rağmen hala kendine gelemediyse acil yardım istenmelidir.
acil yardım gerektiren durumlar

nefes almada sorun varsa;
kardiyopulmoner resüsitasyon ihtiyacının varlığı
şuur açılmaksızın nöbetlerin peş peşe olması
10 dakikadan uzun süren şuur bulanıklığı
daha önce epilepsi olmayan bir kişide ilk nöbetin olması.

kaynak
devamını gör...

kötü günülerin geçtiğini gördün,
her şeyin geçici olduğunu gördün,
yapamam dediklerini yaptın,
atlatamam dediklerini atlattın,
bittin zannettiğinde yeniden başladın
hiçbir şey gözünü korkutmasın!!!

her şey eskisinden daha güzel olacak...

_a.erel_
devamını gör...

dostoyevski'nin toplumdan ayrışmış bir adamın yeraltı dünyasını anlattığı romanıdır.kitabın başında dostoyevski acı çekmekten zevk duyabileceğini anlatıp sonrasında kahramanın ruh halini anlatmıştır.
--- alıntı ---

benim bir yeraltım var bu da bana yeter.

--- alıntı ---
devamını gör...

genellikle adolf hitler ile bağdaştırılan ancak alman tarihinde kökeni çok daha eskilere uzanan radikal siyasi görüştür. alman imparatorluğu'nu iyi incelerseniz aslında nazizm ve hitler'in bir sonuç olduğunu görürsünüz. sonuçta hitler, gökten zembille inip ''aha ben reich kuruyom thats what i like it'' dememiştir. bismarck ve von hohenzollern almanyası da en az nazi almanyası kadar şovenist bir backgrounda sahiptir. hatta, çok abartırsanız wagner'de bile nasyonel sosyalizmden kırıntılar yakalarsınız. yahu, adamların birinci dünya savaşı'nda sloganları heute deutschland morgen die ganze welt (bugün almanya sabah tüm dünya)

neoklasizm, paganizm bu tarz aşırı radikal etnik milliyetçi fikirleri tarih boyunca boostlamıştır. bugün tabi avrupa'da kimse gamalı haç veya siyah beyaz kırmızı renkleri bir araya getiremiyor. ama paganizm özellikle de cermen paganizmi iskandinavya'da sapık supuk milliyetçi akımların kuvvet kazanmasına yardımcı oluyor. yani ileride bir gün sosyal demokrat aşırı refah ve rahat içinde yaşanılan iskandinavya'dan yeni bir hitlercik çıkarsa kimse şaşırmasın. çünkü almanların 80-100 sene evvel başlarına gelen şeylerin aynısı bugün birebir iskandinavlar için söz konusu. finlandiya hariç... finliler türkün bulgur yemeyen hala torunlarıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


9 kapı, biri banyo wc.
onu sayma.

6 sı dolu, sadece 2 türk varız bu katta, o en başta ben en sondaki odadayım. ikimiz sabit, ara odalar somali'lere ait, daha büyük o odalar, onlar da daha kalabalık zaten.

şu saat, kimse uyumamış, buranın saatine göre öğleden sonra / akşam kıvamı, her odadan sesler geliyor, somalice öğreniyorum yavaş yavaş, bunlardan önce salavatladığımız mali'lilerden de fransızca kapmıştım biraz.

şeytan diyor çal rastgele bir kapıyı, selam sabah vermeden gir içeri, boş bir yatağa vur kafayı ve uyu. onlar ben yokmuşum, hiç olmamışım gibi konuşma ve hayallerine devam etsinler, son durak ve son hayalleri belçika bu tayfanın, geçen gün oradan haber geldi ama, bazıları başarmış.yey!

sezen'in gülümse dediği zamanlar da az önce önümden geçti sanırım, o kadar da dikkatli dinliyordum oysa, tuhaf?

tanrım, ya güneşi hiç söndürme ya da bırak hep kapalı kalsın, arada kalınca olamıyorum ben.

canım patates salatası istiyor ve deli gibi koşarak koridorun sonundaki pencereden uçarak çıkmak şu an hiç de mantıksız gelmiyor.
devamını gör...

aspiratörlerin yaygınlaşmasıyla hayatımıza giren sarı ışık* amerikan oyunu
gece geç saatte uykunuz kaçtıysa mutfağa geçip ışığında cuaranızı tüttürürken sıradan bir eve yuva efekti katar. hüzün ve duygu yükler.
bir de üzerinde çorba kaynarken karanlıkta bir görüntüsü vardır ki ciğerleri dağlar*
devamını gör...

benim için gelmiş geçmiş en iyi türk eurovısıon performansıdır. manga harikalar yaratmıştır. o şarkıyla başarılı olamadıysak zaten gerek yoktur yarışmaya katılmaya zaten katılmıyoruz.
devamını gör...

izlediğim filmlerden ötürü ilgili sahneyi çok gördüğüm ve bir keresinde yaptığım eylemdir. olay şöyle gerçekleşti. çok bunaldığım ve depresif olduğum bir gün kendime bir tepe belirledim ve o tepeye doğru ayaklarımı kullanarak yol aldım. tepeye ulaştığımda fazlasıyla yorgunluk ve hedefime ulaştığım için gelen gazla seni yeneceğim istanbul diye haykırdım. sonrasında ne oldu mu dersiniz yenildim tabiki. yenmek için çabaladım ama asla pes etmiyorum bir gün yendiğimde emeğimin boşa olmadığını göstereceğim sana istanbul.
devamını gör...

bir insandan asalet akar mi mansur yavas'tan akiyor iste. su ana kadar gereksiz hic bir diyaloga girdigi gorulmemis,tartisilir bir karari yok, gozden dusecek bir haraketi yok.farkli bir adam, yalaka degil oncelikle.
bana kalirsa turkiye'de an itibariyle bu ulke icin bir seyler yapabilecek tek adam o.

ekrem ımamoglu' na gelince, bazen sahalara oynuyor yalan degil. yaptiklarini ve yapacaklarini bir kenara birakayim, selahattin demirtas sempatizani olmasi nedeniyle benim gozumde bitmistir. birilerine yaranmak icin veya sirf birilerine karsi durmak icin birisini savunuyorsan eger o "birisinin" kim olduguna dikkat etmek gerek. belki savunulan, bu ulkenin gencecik sehitlerinin katilidir.


ı
devamını gör...

şiir yazınca kusuluyor tavsiye ederim. bir kütük bile istese yazabilir. iyi şiir yoktur, şiir vardır.
devamını gör...

hiçbir konuda kafamı yormadan dinlendim. bence günümüz için detoks etkili bir hareket.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sabah uyandığımda evde ekmek yok diye ağlamak yerine, çay demlenene mayasız pişi hamuru yapıp şekilli şekilli kesip kızartarak pozitif olmayı tercih ettim bugün.
devamını gör...

yani diyor ki yazar:
"kadınlar espri yapamaz, kadınların mizah anlayışı yok."
cık cık cık çok yazık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim