ben nasıl bir gen havuzundan geldiysem en başarılı olanlar benim gibi bir iki adet öğretmen.
devamını gör...

bir deneyci temsili locke’tur. esas olarak bilginin özelliği ve kaynağına ilişkin felsefe problemine ayırdığı ünlü insan zihni ürerine bir deneme adlı kitabında locke zihni ‘üzerinde hiçbir yazı bulunmayan, hiçbir tasarıma sahip olmayan beyaz bir kağıda’ benzetir. peki o, yani zihin bu tasarımları ve düşünceleri nereden elde eder?

insanın her zaman meşgul ve sınırsız hayal gücünün kendisine hemen hemen sonsuz değişik biçimler verdirdiği bu geniş yığın zihne nereden gelir? zihin, aklın ve bilginin bütün malzemesini nerden alır? buna tek kelime ile cevap veriyorum: "deneyden”. görüldüğü gibi locke zihni, deney öncesinde üzerinde veya içinde hiçbir şey bulunmayan beyaz bir kağıda veya “boş bir levhaya’ benzetmekte (bkz: tabula rasa) ve bilginin bütün kaynağını deneyde, gözlemde, duyuların kullanımı sonucu zihne gelen verilerde bulmaktadır. başka bir deyişle locke’a göre insan zihninde doğuştan gelen hiçbir bilgi mevcut değildir ve her türlü bilginin kaynağı deneydir.

felsefe dilinde kaynağı deney olan bu tür bilgilere, ‘deneyden sonra gelen, deneyle elde edil­miş’ bilgiler anlamında (bkz: a posteriori) bilgiler denir. o halde locke’a göre her türlü bilgi a posterioridir. bununla birlikte locke, ılımlı bir deneycidir; zihni duyumlara indirgemez. zihnin bir kez kendilerini aldıktan sonra deneyden gelen şeyler, deney malzemesi üzerinde çalışmasını, anlam işlemesini reddetmez. buna karşılık deneyciler içerisinde daha ileri giderek, duyumlardan ayrı veya onları aşan bir zihnin olduğunu kabul etmeyenler, böylece zihni veya aklı sadece duyumların toplamına indirgemeye çalışanlar da vardır ve bunların bu görüşüne duyumculuk (bkz: sensationalismi) adı verilir. ünlü bir fransız filozofu olan (bkz: condillac) bu görüşü savunanların başında gelir.
devamını gör...

annem çocukken gözlerini kapatır yüzümü incelerdi. gözlerimi, kaşımı, alnımı, burnumu, dudaklarımı, elmacık kemiklerimi, saçlarım nereden başlıyor nerede bitiyor..
hepsini..
insan gördüğünü unuturmuş ama dokunduğunu, kalbine resmettiğini unutamazmış.. öyle demişti,
öyleymişte gerçekten..

annemle son vedalaşmamız da çocukken bana yaptığı gibi vedalaştım.. çok çoook özlediğimde kapatırım gözlerimi, boşlukta dolanır ellerim yüzündeki gibi..
oluşan duygu nedir derseniz, olmayan bir şeyi özlemek mide bulantısı gibi geçmek bilmez, sürekli hissettirir kendini..
devamını gör...

coldplay'in chris martin band olmadığı, bir müzik grubu olduğu zamanlar.

6 haziran 2005 tarihinde piyasaya sürdüğü en sevdiğim en sevdiğim albümlerden bir tanesi. albüm o kadar vurucu bir albüm ki, başından sonuna dinlerken sizi gerçekten çarpabiliyor.

önce square one ile başlıyor, hemen ardından what if ile devam ediyor ki bu iki şarkının birbirinin ardına çalması gerçekten beni alıp bambaşka yerlere götürüyor...
sonrasında white shadows çalıyor, vurucu bir şarkıdır kendisi.

"swim out on the sea of faces
the tide of the human races
an answer now is what i need
see it in the new sun rise and
see it breaking on your horizon
come on love
stay with me"

ondan sonra da chris'in eski eşi için yazdığı şarkı *o zamanlar birlikteydi* şarkıdan tutun, bambaşka efsanelere konu olmuş şarkı çıkıyor karşımıza. fix you...

talk çalıyor onun sonrasında, dikkatli bakılmasa bile 42 dışında, otostopçunun galaksi rehberi göndermeleri mevcut :)

x&y ile biraz olsun başımızın döndürmesini durduruyor coldplay, biraz çiviliyor insanı. hemen ardından, coldplay denildiği zaman akla gelen şarkılardan biri haline gelmiş o kült çalmaya başlıyor: speed of sound...

speed of sound biterken üzülüp tekrar tekrar açmak istiyoruz, ama bunun yerine a message çalıyor, yüzümüzde bir tebessüm... hayatımıza girip kısa yaşamımızda bize konuk olmuş insanlar geliyor aklımıza...

low çalıyor sonrasında, low bana hep gerek şarkı sözü bakımından, gerek şarkının gidişatı, melodisi... speed of sound'ın devamı gibi gelir, speed of sound pt2 olsa asla sırıtmaz bu mesela.

sonrasında canımızı acıtacak bir şarkı geliyor, the hardest past... .

geliyor, en sevdiğim, coldplay'in en ama en sevdiğim şarkısı... swallowed in the sea, coldplay'in en underrated ve en güzel şarkısı gibi geliyor bana bu, hele bir çıkış yeri vardır şarkıda, 2:12'de başlar, uuuuuuuuu, haa aaa a....

twisted logic, swallowed in the sea sonrasında gelmesi de çok tatlı oluyor, insanı pamuk şekere döndürür bu şarkı diyorum her dinlediğimde.

bitiyor, son şarkı... until kingdom come, ama üzücü kısım şu ki, krallık gelene kadar sen de gel diyor şarkıda, ama bir sonraki albümde krallığın tamamen yıkılışını, bir daha geri gelmeyeceğini anlatıyorlar... zaten o da ciddiye alınacak son coldplay albümü benim için...

o albümü de fransız devrimi esintisi ile yapıyorlar lakin 1789 değil, 1848 fransız devrimi :)
devamını gör...

gençlerin %76'sına hayvan mı demek istemiş ben anlamadım?
devamını gör...

ingiliz daily star gazetesinin haberine göre; birleşik krallık ordusu'na bağlı özel bir ekibin uzaylı istilasına karşı eğitim aldığı ortaya çıktı. abd'de amerikan özel kuvvetleri ile birlikte eğitim gören 20 kişilik ekibin köpükle kaplayıp hedefin hareket etmesini engelleyen bir silahın da aralarında bulunduğu ölümcül olmayan çeşitli silahlar kullanabildiği belirtildi.

www.hurriyet.com.tr/dunya/a...
devamını gör...

"o nickaltını kaldır ortam çocuğu" şeklinde aldığım mesajdır. ne guzel ifade etmiş.

t:beklerken gelmeyen mesajdır.
devamını gör...

madalya sistemi nedir bilmiyorum ama intihal kelimesini aratınca sözlükle alakalı tek başlık burası olduğu için buraya geldim.
sözlük formatında copy paste entry yasak diyor. ne güzel.


cümleleri kümülatif şekilde değiştirilmiş intihal entry beni çok da fazla rahatsız etmiyor. bu sözlükte *yapmadım ama intihal yapmayı sorun görmüyorum. önce okuyup sonra kendinizce yorumlayıp yazmanız gerekiyor. yapana çok eğitici olmakla birlikte zahmetli bir meşgale.

okuyucu için tek iyi yanı aradığı içeriği sözlükte bulabilmesi. google ziyaretçisi için de bu önemli.

kötü yanı ise yorum arayıp bulamamak. mesela kuantum mekaniği* başlığına baktığımda beş tane uzun entry görüyorsam beşi de intihal çıkabiliyor bazen. zaten kuantum mekaniği hakkında az çok malumatım olduğu için bakıyorumdur, sıfırdan kuantum mekaniği öğrenmek isteyen biri için bu sözlük henüz bebek. yazarlar ne yazmış kuantumu nasıl yorumlamış kendi hayal gücü veya bikirimini ne kadar yansıtmış, bunu okumak daha çekici. lakin çoğu zaman intihal entry görüyoruz.


bence çözümü kimseyi üzmez. ilk entry'nin intihal olmasına müsaade edilmekle birlikte bu yönde yazarlar teşvik edilir, bir başlığa ilk entry dışında intihal yazı döşeyen yazarlar ise çıplak vücuda papyon takılarak halk meydanında teşhir edilip ayıplanır. bitti gitti mis gibi çözüm. bazen diktatör olacaksın abicim bir toplumda herkesi memnun etmek mümkün değil bazı şeyleri dikta et, ses çıkarsa ghostla gitsin. kapitalist rejimin batı ülkelerinde yaptırdığı bu. neyse. kafam güzelken*sözlüğe girmicem demiştim, yine kendime verdiğim sözlerden birini tutamadım. nerde kalmıştık?* intihal entryi fark etmesi kolay zaten. ilk paragraf başlıktaki bilginin backgroundu olur. kesin bi dille yazılmış ifadeler vardır. kolay yani. yine de kötü değildir. bok çük pipi başlıkları açanlar, sözlüğe iki gram katkı sağlayanları hırsızlıkla suçlamaya çalışmasın çok ayıp. intihalciler de zahmet edip birazcık kendi fikirlerinden yorum katsın, orta yolda buluşalım. *
devamını gör...

birbirinden farklı olduğu iddia edilen iki şeyin aslında hiçte birbirinden farklı olmadığını anlatmak için kullanılan argo bir deyimdir. ingilizcede same shit, different asshole şeklinde de söylenir.
devamını gör...

"erkekler seks için her şeyini feda edebilir. aşkını bile. kadınlar aşk için her şeye katlanabilir sekse bile."
(bkz: paulo cholce)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

içinden ayrıldığı dünya sözlük'ü online yazar sayısı olarak geçmiş ben olsam bunu bi düşünürdüm derviş kasıntısı senin olduğun yerde ot bitmiyor üç beş yağcıya kendini orada pohpohlatıp dur bakalım. kafa sözlük herkese açık olursa zamanla ekşi den bunalan yazarları buraya getirebilir diye düşünüyorum. yolu açık olsun.
devamını gör...

içeriden koşarak geliyor.
-annee, anne, aaaannneeee, anne! başkan trump japonya'nın başkanıyla kavga ediyor!(trump'ı nerden biliyorsa?)
- japonlar kavga etmez, koredir o. (çok da bilirim. )
- virüsü çölde bir laboratuvarda ürettiniz dedi.
- haa, çin o çin. çin'de çıktı ya korona.(çin'de bir laboratuvar mı?)
- anne var ya, bence başkan trump ona hadsiz demek istedi.
geldiği hızla geri gitti. (hadsiz demek, allah allah)
devamını gör...

selam verdim almadın diyen sınıf arkadaşınıza inan görmedim dersiniz.gerçekten öyledir.
devamını gör...

sizleri bilmem ama benim göz yaşımı pıt ettiren alışveriştir.
eşi selvi kılıçdaroğlu ile semt pazarına giderek, sıradan bir vatandaş gibi alışverişini yapıyor.
etrafta ne tek bir koruma, ne partili birisi var. kimsecikler yok.



"haram yemedim ki midem ağrısın"
sir kemal kılıçdaroğlu
devamını gör...

(bkz: millet aç aç)
devamını gör...

canım kardeşim’dir.
iliklerine kadar yoksulluğu,çaresizliği mükemmel işleyen filmdir.
müzikleri adamı bitiriyor özellikle
devamını gör...

kadınlarda overler de bulunan foliküllerin ,ovulasyona uğrayamamasından kaynaklı sönümlenmesi ve beraberinde gelen hormonal dengesizlikleri barındıran metabolik sendromdur. endokrin bir rahatsızlık olduğundan dolayı insülin direnci, kc yağlanması gibi sekonder rahatsızlıkları da beraberinde getirebilir.
devamını gör...

ciddiye almamak için hiçbir sebep yoktur. sonuçta, kimseye sözlüğe kaydolduğu an 50 takipçi verilmiyor. ya da kimse dank diye iyi bir yazar da olmuyor. bu sözlükte gün yüzüne çıkarılması beklenen birçok cevher var, ve bunun bilincinde olarak tüm yazarlar ona göre değerlendirilmelidir. isim vermeyim şimdi ama tek takipçisi ben olan bazı yazarlar var bunu da bilebilirsiniz efendim.
devamını gör...

ekip yine yardimlasma konusunda tam on ikiden vurdu. bu ne guzel bir kampanya boyle! yardimlasmak, birinin gonlune dokunmak cok guzel de, soz konusu bir de cocuklar olunca mesele ayri anlamlasiyor. kimsenin kayitsiz kalmayacagina inaniyorum, ozellikle bu koronalı gunlerde cocuklari sevindirmek ayri bir anlamli sanki. ..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim