normal sözlük yazarlarının edinmek istediği kitaplar
atlas silkindi
ayn rand'ın 1957 tarihli bir romanı. yıllardır türkçe basımı yapılmamakta. yayın haklarını pegasus yayınevi almış, yeni basımı çaresizce bekliyoruz efendim çünkü kitap resmen karaborsaya düşmüş durumda. nadir kitap ve sahibinden'de uçuk fiyatlara satılıyor.
uygun bir fiyata gören, duyan ya da (olur mu canım? belki olur) hediye etmek isteyen olursa gelen kutuma portakal atsın.
bir yıl sonra gelen edit: pegasus yayınlarında yeni basımı çıkmıştır efenim.
ayn rand'ın 1957 tarihli bir romanı. yıllardır türkçe basımı yapılmamakta. yayın haklarını pegasus yayınevi almış, yeni basımı çaresizce bekliyoruz efendim çünkü kitap resmen karaborsaya düşmüş durumda. nadir kitap ve sahibinden'de uçuk fiyatlara satılıyor.
uygun bir fiyata gören, duyan ya da (olur mu canım? belki olur) hediye etmek isteyen olursa gelen kutuma portakal atsın.
bir yıl sonra gelen edit: pegasus yayınlarında yeni basımı çıkmıştır efenim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
"bir insana başkaları önünde verilen öğüt, öğüt değil hakarettir."
şu sözün doğrulundan yola çıkarak söylemek istediğim birkaç şey var. ister yetişkin ister çocuk olsun hepimiz insanız, hata yapabiliriz. hata, büyük küçük fark etmez adı üstünde hatadır. eğer kişi hatasının farkındaysa düzeltip düzeltmemek kendisine kalmıştır. ancak kişi yaptığı hatanın farkında değilse ve biz bunu görüyorsak insaniyet namına uyarabiliriz ya da görmezden gelebiliriz. bu da bir tercih meselesidir. ancak burada önemli olan eğer uyarma yolunu seçtiysek nasıl uyardığımızdır.
bunun için iki seçenek vardır.
birincisi; hata yaptığı gözlemlenen kişiyi kenara çekip "bak arkadaşım şurada yanlış yaptığın bir şey var. doğrusu budur, senin yaptığın davranış şu yüzden hatalı. istersen bu şekilde düzeltebilirsin." diyebiliriz. aynı şey sözlük ya da sosyal mecralarda da söz konusudur. kişilerin kendilerini ifade ettikleri bu mecralarda eğer yanlış yaptıkları gözleniyorsa mesaj butonuna tıklanarak "sevgili yazar arkadaşım, yazdığın tanımda şu şekilde bir hata var, doğrusu budur. istersen bak" demek, doğrusu çok hoş bir harekettir.
ikincisi ise; hata yaptığı gözlemlenen kişiyi uluorta uyarıp "bak kardeşim, şurada hatalısın, sen niye böyle yaptın ki doğrusu varken, hiç mi aklına gelmedi? neyse ki ben varım muhteşem kişiliğim ile seni uyarıyorum. al bu doğruyu git yanlışını düzelt" tarzında bir konuşma yapılabilir. aynı konuşmayı sözlük içinde düşünelim. bir yazar kişisi yanlışlıkla eksik ya da hatalı bir tanım girmiş olsun. bunu gören başka bir yazar arkadaş ilgili yazarı uyarmak yerine yeni bir tanım girer. "bunun böyle olduğunu düşünen yazar bilgili olduğunu düşündüğü konuda bilgili değildir. cahildir, dikkatsizdir. madem yapmış bir hata bir tekme de biz vuralım." evet, sonuç olarak bu da bir tercih meselesi.
şimdi iki seçenek arasındaki farka bakalım; birincisinde yapıcı diğerinde yıkıcı bir tutum var. hata yapan kişi olsaydınız hangi seçenek ile uyarılmayı seçerdiniz? kararı size bırakıyorum. sevgiler.*
şu sözün doğrulundan yola çıkarak söylemek istediğim birkaç şey var. ister yetişkin ister çocuk olsun hepimiz insanız, hata yapabiliriz. hata, büyük küçük fark etmez adı üstünde hatadır. eğer kişi hatasının farkındaysa düzeltip düzeltmemek kendisine kalmıştır. ancak kişi yaptığı hatanın farkında değilse ve biz bunu görüyorsak insaniyet namına uyarabiliriz ya da görmezden gelebiliriz. bu da bir tercih meselesidir. ancak burada önemli olan eğer uyarma yolunu seçtiysek nasıl uyardığımızdır.
bunun için iki seçenek vardır.
birincisi; hata yaptığı gözlemlenen kişiyi kenara çekip "bak arkadaşım şurada yanlış yaptığın bir şey var. doğrusu budur, senin yaptığın davranış şu yüzden hatalı. istersen bu şekilde düzeltebilirsin." diyebiliriz. aynı şey sözlük ya da sosyal mecralarda da söz konusudur. kişilerin kendilerini ifade ettikleri bu mecralarda eğer yanlış yaptıkları gözleniyorsa mesaj butonuna tıklanarak "sevgili yazar arkadaşım, yazdığın tanımda şu şekilde bir hata var, doğrusu budur. istersen bak" demek, doğrusu çok hoş bir harekettir.
ikincisi ise; hata yaptığı gözlemlenen kişiyi uluorta uyarıp "bak kardeşim, şurada hatalısın, sen niye böyle yaptın ki doğrusu varken, hiç mi aklına gelmedi? neyse ki ben varım muhteşem kişiliğim ile seni uyarıyorum. al bu doğruyu git yanlışını düzelt" tarzında bir konuşma yapılabilir. aynı konuşmayı sözlük içinde düşünelim. bir yazar kişisi yanlışlıkla eksik ya da hatalı bir tanım girmiş olsun. bunu gören başka bir yazar arkadaş ilgili yazarı uyarmak yerine yeni bir tanım girer. "bunun böyle olduğunu düşünen yazar bilgili olduğunu düşündüğü konuda bilgili değildir. cahildir, dikkatsizdir. madem yapmış bir hata bir tekme de biz vuralım." evet, sonuç olarak bu da bir tercih meselesi.
şimdi iki seçenek arasındaki farka bakalım; birincisinde yapıcı diğerinde yıkıcı bir tutum var. hata yapan kişi olsaydınız hangi seçenek ile uyarılmayı seçerdiniz? kararı size bırakıyorum. sevgiler.*
devamını gör...
online sınav
bazı okullar aşırı abartıp sanki yarasayı biz yemişiz gibi destan şeklinde sınav şartları hazırlıyor.
devamını gör...
okyanus
bilimine oseonografya, oşinografi ya da okyanus bilimi denir. bu bilim okyanuslar ve onlarla ilişkili
ekosistemleri, kimyasal ve fiziksel süreçleri inceler.
dünyanın %71'i okyanustur.
360 milyon km2’lik bir alan demektir bu ve ortalama derinliği 3730 m'dir.
açık alan ve kıta sahanlığı olmak üzere ikiye ayrılır.
açık alandaki en derin yer 10920 m ile filipinlerdeki mariana çukurudur.
kıta sahanlığı ise 200 m derinlik sınırı ile tanımlanır.
az eğimli bölgeleri kapsar. kanyonlar, adalar ve yükseltiler de bulunabilir.
deniz altı ile ilgili ilk çalışmalar m.ö. 2000 yıllarında denizci kavimler olan giritliler ve fenikeliler tarafından irdelenmiştir.
oşinografialanında modern teknikler kullanılarak yapılan ilk çalışma ise 1855 yılında bathymetric çalışmalarıdır.
o da nedir lokum derseniz; okyanusların derinliğinin ölçülmesi çalışmalarıdır arkadaşlar.
1872'de british challenger isimli bir gemi kuzey kutbu hariç, tüm okyanusları gezmiş ve araştırmalar yapmıştır. 4 yıl süren araştırmalarda
özellikle mangan arayan bu gemi, mangan yatakları keşfetmiştir. 70.000 deniz mili yol kat eden bu gemi, 4.000 yeni canlı türü keşfedilmiştir.detaylarını şuradan okuyabilirsiniz.
tr.wikipedia.org/wiki/Chall....
''
''
ekosistemleri, kimyasal ve fiziksel süreçleri inceler.
dünyanın %71'i okyanustur.
360 milyon km2’lik bir alan demektir bu ve ortalama derinliği 3730 m'dir.
açık alan ve kıta sahanlığı olmak üzere ikiye ayrılır.
açık alandaki en derin yer 10920 m ile filipinlerdeki mariana çukurudur.
kıta sahanlığı ise 200 m derinlik sınırı ile tanımlanır.
az eğimli bölgeleri kapsar. kanyonlar, adalar ve yükseltiler de bulunabilir.
deniz altı ile ilgili ilk çalışmalar m.ö. 2000 yıllarında denizci kavimler olan giritliler ve fenikeliler tarafından irdelenmiştir.
oşinografialanında modern teknikler kullanılarak yapılan ilk çalışma ise 1855 yılında bathymetric çalışmalarıdır.
o da nedir lokum derseniz; okyanusların derinliğinin ölçülmesi çalışmalarıdır arkadaşlar.
1872'de british challenger isimli bir gemi kuzey kutbu hariç, tüm okyanusları gezmiş ve araştırmalar yapmıştır. 4 yıl süren araştırmalarda
özellikle mangan arayan bu gemi, mangan yatakları keşfetmiştir. 70.000 deniz mili yol kat eden bu gemi, 4.000 yeni canlı türü keşfedilmiştir.detaylarını şuradan okuyabilirsiniz.
tr.wikipedia.org/wiki/Chall....
''
''
devamını gör...
her şeyi açıklayan en kısa söz
olmadı...
devamını gör...
didem madak
"bayım; bu gidişleriniz beni şair, sizi şiir yapacak."
bir arkadaşımın hediye ettiği ah'lar ağacı kitabıyla tanıdım onu ve kızdım kendime keşke dedim daha önce tanısaymışım bu kadar güzel bir şairi.
bir arkadaşımın hediye ettiği ah'lar ağacı kitabıyla tanıdım onu ve kızdım kendime keşke dedim daha önce tanısaymışım bu kadar güzel bir şairi.
devamını gör...
doğum günü kutlama kulübü
şurda bir kaç güne doğacağım bende. *
sanki, haberim yokmuş gibi yazarsınız.
bende duygulanırım, ağlarım, zırlarım falan.
oluveririm 46.
uuuu,
geç olmuş, benim çoktan yatmam lazımdı.
iyi geceler o vakit.
sanki, haberim yokmuş gibi yazarsınız.
bende duygulanırım, ağlarım, zırlarım falan.
oluveririm 46.
uuuu,
geç olmuş, benim çoktan yatmam lazımdı.
iyi geceler o vakit.
devamını gör...
ekonomiyi eleştiren kara çarşaflı kadın
kara çarşaflı kadın hmm gördüğüm en saçma başlık.
devamını gör...
18 bin dolara uçakta oruç açmak
madem dinlerini bu kadar sulandırmışlar bari uçak doğuya doğru uçsunda iftarı erken yapsınlar.
devamını gör...
deniz salyası
bir kaç gündür gündemde olan organizmalar bütünü.
daha tıbbî terimle müsilaj diyelim biz ona.
şimdi efenim nedir bu marmarayı tehdit eden müsilaj dersek bir kaç yüzyıl geriye gitmemiz gerek. aslında müsilaj 18 yüzyıldan itibaren akdeniz'de görünen bir şey.
denizdeki canlıların yaşamları sonucu bazı ufacık algler çoğalır. bu algler aslında uysaldır. ama ortamdan rahatsız olurlarsa size salya sümük tükürürler. işte müsilaj aslında bu ortamda var olan alglerin yaşamlarına müdahale edilmesi sonucu tepki olarak bıraktıkları sıvılardır.
peki neden şimdi marmara'da hortladı derseniz hemen söyleyelim ki nerde çokluk orda bokluk düsturu ile hareket ediyorlar. alg bakıyor deniz suyu sıcaklık seviyesi artmış, bir daha bakıyor evsel ve sanayi atıkları yetersiz arıtımdan ötürü ortamlarına ortamlarına akıyor, bir daha bakıyor kii aşırı balıkçılık var sonra diyor tükürürüm böyle denizin içine diye isyan ediyor. bence en haklı organizmalardan biri.
neyse konu dağılmasın aslında bu müsilaj abiler iyi atıklardır ama bizim için değil. bitkiler için. bitkilerin su ve besin depolamasına yardımcı olurlar veya tohumları çimlendirmek için bu salya sümük abilere ihtiyaç vardır falan filan.
müsilaj istemiyorsanız temizliğe kendinizden başlayın. mesela ufacık, yarı çalışır beyninizi temizleyin. emin olun zamanla çevreyi de kirletmemeyi öğreneceksiniz.
daha tıbbî terimle müsilaj diyelim biz ona.
şimdi efenim nedir bu marmarayı tehdit eden müsilaj dersek bir kaç yüzyıl geriye gitmemiz gerek. aslında müsilaj 18 yüzyıldan itibaren akdeniz'de görünen bir şey.
denizdeki canlıların yaşamları sonucu bazı ufacık algler çoğalır. bu algler aslında uysaldır. ama ortamdan rahatsız olurlarsa size salya sümük tükürürler. işte müsilaj aslında bu ortamda var olan alglerin yaşamlarına müdahale edilmesi sonucu tepki olarak bıraktıkları sıvılardır.
peki neden şimdi marmara'da hortladı derseniz hemen söyleyelim ki nerde çokluk orda bokluk düsturu ile hareket ediyorlar. alg bakıyor deniz suyu sıcaklık seviyesi artmış, bir daha bakıyor evsel ve sanayi atıkları yetersiz arıtımdan ötürü ortamlarına ortamlarına akıyor, bir daha bakıyor kii aşırı balıkçılık var sonra diyor tükürürüm böyle denizin içine diye isyan ediyor. bence en haklı organizmalardan biri.
neyse konu dağılmasın aslında bu müsilaj abiler iyi atıklardır ama bizim için değil. bitkiler için. bitkilerin su ve besin depolamasına yardımcı olurlar veya tohumları çimlendirmek için bu salya sümük abilere ihtiyaç vardır falan filan.
müsilaj istemiyorsanız temizliğe kendinizden başlayın. mesela ufacık, yarı çalışır beyninizi temizleyin. emin olun zamanla çevreyi de kirletmemeyi öğreneceksiniz.
devamını gör...
koca yaşlı şişko dünya
çok sevdiğim bir adamlar şarkısıdır. modunuz mu düşük, hayata mı kızdınız, motive mi lazım bir tık parmağınızın ucunda olan şarkı.
kiminin babası padişah, sorunu çözer
kiminin babası fotoğraftan gülümser
kimi gider uzaya öbürü bir odada
müebbet komada
her sabah yeni bir filme başladım
farklı sonlar istesem de hep aynı finalle bitti
sonra birden dank etti, dünyayı anladım
aldım onu karşıma anlatmaya başladım
koca yaşlı şişko dünya
koca yaşlı şişko dünya
kiminin babası padişah, sorunu çözer
kiminin babası fotoğraftan gülümser
kimi gider uzaya öbürü bir odada
müebbet komada
her sabah yeni bir filme başladım
farklı sonlar istesem de hep aynı finalle bitti
sonra birden dank etti, dünyayı anladım
aldım onu karşıma anlatmaya başladım
koca yaşlı şişko dünya
koca yaşlı şişko dünya
devamını gör...
yazarlar ülkeyi yönetse yapacakları işler
herkesi okula yeniden başlatırım. bu sefer dersler ahlak, görgü kuralları, hoşgörü, sevgi, vicdan, davranış eğitimleri ve saygı üzerine olur.
devamını gör...
hayvanların hiç canlarının sıkılmaması
kendi kedilerimi örnek göstererek bütün kuğular beyazdır yargısı gibi rahatlıkla yanlışlayabileceğim önermedir. hayvanlar can sıkıntısından gecenin bir yarısında tüm doğa uykudayken sağdan soldan buldukları oyuncaklarını bana getirip, yüzümü de ''hadi bilader uyan'' der gibi patileyip uyandırıyorlar onları oynatmam için.
devamını gör...
aşık olamama sebepleri
aşık olabileceğim biriyle karşılaşmamış olmam. bir de ask yanıtlıyor dostlar. aşka kanmayın.
devamını gör...
normal sözlük yaş ortalaması
ilhan mansız'ın roberto carlos'a attığı muhteşem çalımı babamla izlemiştim.
devamını gör...
türkiye'nin 2023'te süper güç olması
2023’te çağ atlayacak bu ülke çağ! ama geriye doğru.
devamını gör...
sevgilinin pet şişeye şaşal demesi
ilginç bir deme hali.
görüyor ve artıyorum o halde. süt için 1 terta pak, bira miktarı için 2 lt gibi tabirler kullananlar da var.
-neden süt alır mısın gelirken demiyorsun?
-günlük süt mü kastediyorum, karton kutu mu nerden bileceksin o zaman?
-neden sıradan insanlar gibi 4 bira değil de 2 lt?
-33'lük mü 50'lik mi alacaksın ben nereden bileyim? bira lt ile ölçülür...
ne diyim.
görüyor ve artıyorum o halde. süt için 1 terta pak, bira miktarı için 2 lt gibi tabirler kullananlar da var.
-neden süt alır mısın gelirken demiyorsun?
-günlük süt mü kastediyorum, karton kutu mu nerden bileceksin o zaman?
-neden sıradan insanlar gibi 4 bira değil de 2 lt?
-33'lük mü 50'lik mi alacaksın ben nereden bileyim? bira lt ile ölçülür...
ne diyim.
devamını gör...
birhan keskin
1984 yılında ilk şiirini yayımlayan ve edebiyat dünyasına giriş yapan önemli bir şairdir. en sevdiğim şiiri:
sabahın karşısında konuşmak ne zor!
incecik kül gibi kalıyorsun,
dağ susmaya giden yolu biliyor
sen bilmiyorsun.
taş yarılıyor bir çiçek için yol veriyor
kısacık konuşuyor çiçek: ”dünya” diyor.
“gördüm benimle tamamlanıyor”.
yeryüzü karşısında konuşmak ne zor!
yamaçtan aşağı bak, uçurumu gör!
– görsene kekeme!
içindeki zayıf kan, dayanıksız dil,
olmamış hal
gümüş bir zirvede eriyor.
sabahın karşısında konuşmak ne zor!
incecik kül gibi kalıyorsun,
dağ susmaya giden yolu biliyor
sen bilmiyorsun.
taş yarılıyor bir çiçek için yol veriyor
kısacık konuşuyor çiçek: ”dünya” diyor.
“gördüm benimle tamamlanıyor”.
yeryüzü karşısında konuşmak ne zor!
yamaçtan aşağı bak, uçurumu gör!
– görsene kekeme!
içindeki zayıf kan, dayanıksız dil,
olmamış hal
gümüş bir zirvede eriyor.
devamını gör...
ben de sizlerle beraber fetih rüyaları görüyorum
ben ne rüyalar görüyorum, ne gönülleri fethettiğimi….
ama sayın yüce, büyük, ulu türk tipi başkanına söyleyiverin,
rüyalar gerçek olsa
onu her gün görürdüm.
o incecik beline sarılarak yürürdüm.
rüyalar ah rüyalar
ah rüyalar gerçek olsa…
rüyalar ne yazık ki gerçek değil!!
ama sayın yüce, büyük, ulu türk tipi başkanına söyleyiverin,
rüyalar gerçek olsa
onu her gün görürdüm.
o incecik beline sarılarak yürürdüm.
rüyalar ah rüyalar
ah rüyalar gerçek olsa…
rüyalar ne yazık ki gerçek değil!!
devamını gör...
hoşlanılan yazarın profil fotoğrafını mouse ile okşamak
nasıl ortamlara düştük yahu diye sorgulatan durumlardır.
devamını gör...