mükemmel giden yayın.*
devamını gör...

ölümlü olduğunu unutma.

bununla ilgili güzel bir menkıbe vardır. hz. ömer bir adam tutmuş. adam her gün gelip huzura çıkıp, ölüm var ya ömer diyip 1 altını da alıp gidiyormuş.

yine bir gün eleman gelmiş. sonra hz ömer sen daha gelme artık diyince adam ne oldu diye sormuş. hz ömerde bu sabah sakalımda bir ak gördüm demiş.

bu hesaba göre ben çoktan öldüm.
devamını gör...

daha çok yaşını başını almış emekli insandır. genetik olarak insanda yaş kemale erince güneye göç etme isteği baş gösteriyor.
devamını gör...

lisans verilen ülkere bakar mısın? avrupa falan titredi şu an dobarlanamazlar daha!
devamını gör...

distopyaların atası sayılabilecek, yazıldığı dönemde ülkesinde sakıncalı bulunduğu için yıllarca yayımlanmasına izin verilmemiş bir kitaptır biz.
aldous huxley'in cesur yeni dünya kitabıyla aralarında çokça benzerlik bulunmaktadır. hatta yine bir distopya olan otomatik piyano kitabının yazarı kurt vonnegut " konusunu, konusu güle oynaya biz'den araklanmış cesur yeni dünya'dan güle oynaya arakladım." demiştir.

başta da değindiğim gibi kitap yazıldığı dönemde ideolojik olarak sakıncalı olduğu için reddedilmiştir. aslında kitabın o dönemki rusya ile doğrudan ilişkisi bulunmamasına rağmen böyle bir sansüre uğramıştır. belki de yazarının döneminde oldukça muhalif tutum içerisinde bulunmasından dolayıdır. kitabın yazarı yevgeni zamyatin, devrimden sonraki rejimi eleştirdiği için 1919-1922 arası tutuklu kalmıştır. 1932 yılında da sürgüne gönderilmiştir. 1906'da çarlık hükümeti, 1922'de de bolşevikler tarafından aynı hapishanede tutuklu kalan yazar, bu kitapla adeta sistemin o zehirli damarlarını dökmüştür satırlara.

yukarda kurt vonnegut'un sözünde de bahsettiği gibi bu kitap cesur yeni dünya, otomatik piyano gibi kitapları da etkilemiştir. öyle ki cesur yeni dünya ile kurgulamış oldukları evren açısından neredeyse tıpatıp aynıdır.

zamyatin'in "biz" adlı kitabındaki dünya, 26. yüzyılda geçmektedir. insanlar bireyselliklerini kaybetmiş, birbirinden farksız birer makinedir adeta. hatta isimleri de birer sayıdır.
polisler tarafından her saniye izlenmek için cam balkonlu evlerde yaşarlar. herkes aynı üniformaları giyer, sentetik besinlerle beslenir, devletin belirlemiş olduğu sınırlar dahilinde yaşamlarını sürdürür. tabii buna yaşam denirse. bu durum o kadar ileri bir düzeydedir ki vatandaşların "seks saati" bile vardır. o saat aralığında camlarını kapatmak serbesttir ama daha sonra açmak şartı ile. cinsellik bir karne ile hep denetim altındadır. devlet ise hayırsever olarak anılan bir kişi tarafından yönetilir.

zamyatin eserinde, hem dönemini hem de sanayi devrimi ile ortaya çıkan toplum düzenini eleştirmiştir. yazarın uzun yıllar ingiltere'de yaşadığını da düşünürsek bu oldukça makul görünecektir. 1984'ün, cesur yeni dünya'nın eleştirisini anlayabilmek, bizleri hangi konuda uyardığını çok daha iyi idrak edebilmek açısından bu kitap bence bir kılavuzdur. çünkü bu kitap eleştirdiği denetime takılmış, yasaklanmış, yayınlanmasından korkulmuş mükemmel bir eleştiridir. ve aynı zamanda harika eserlere de öncü olmuştur.
devamını gör...

içi geçmiştir.
devamını gör...

durun! ben madalyasızların yanındayım. madalya iadesi için nereye müraacat edilmeli onu söyleyeyin! isyankar ruhum madalyayı kabul etmedi.* bir an için uygulamaya katıldım lakin bir baktım olan var olmayan var sonra bir pişmanlık çöktü.
yönetime sesleniyorum, herkese bir adet kafa'dan da olsa madalya verilmeli.göz hakkı diye bir şey var.sonra nasıl biliyorsanız öyle yapın.

yaşasın madalyasızlar...*
devamını gör...

eski normal olan hayatımıza dönmek
devamını gör...

not: bu başlık altında daha önce çizgi filmlerde, sinema filmlerinde, reklam filmlerinde, dijital oyunlarda vb. medyumlarda duymuş olabileceğiniz operaları, senfonileri, aryaları ve kantatların paylaşılması rica olunur. bu başlıkta opera severler için bir veri tabanı oluşturulması hedeflenmektedir.


age of empires triology - ikinci oyunun müzikleri
canto 5 - türkuaz bölümünde "hattı müdafaa yoktur sattı müdafaa vardır; o satıh bütün vatandır" gözlerimden yaş geldi. bütün dünya'nın bildiği bir strateji oyununda atatürk için anadolu ezgileriyle beste yapmışlar.
canto 7 - göktürkler


giuseppe verdi - la traviata - libiamo, ne' lieti calici
dünya'da en çok sahnelenen operalar verdi'nin eserleridir. italyan ekolünde yetişmiş olan verdi, 'la traviata' isimli eserinde alexandre dumas'nın 1848 yılında yazdığı 'kamelyalı kadın' romanını sahneye uyarlamıştır.



giuseppe verdi - rigoletto - la donna è mobile




habanera - carmen - featuring anna caterina antonacci


o mio babbino caro - from gianni schicchi - featuring maria callas

handel - lascia ch'io pianga from rinaldo (deborah york)



donizetti - ıl dolce suono from lucia di lammermoor (lenneke ruiten)

beşinci element (the fifth element) filmindeki opera sahnesinde sunulan eser


delibes - flower duet from lakmé (simone kermes, vivica genaux)



wolfgang amadeus mozart - die zauberflöte ( ( gbkz: the magic flute) )
sahne 6 : "der hölle rache kocht in meinem herzen" _ mozart'ın mason loncasından etkilenerek yazdığı bir operadır. bu bölümde karanlıklar kraliçesi elinde hançer olan kızı pamina'ya öfkeyle bakarak bu staccato aryayı söyler. bir opera sanatçısı için bile çok zor bir aryadır bu.




rimsky korsakov: - scheherazade op.35 - leif segerstam - sinfónica de galicia




dip not: operalar belirli bir hikayenin işlendiği sahne gösterileridir. kelimeler sanatçının ağzından kolayca seçilemediği için seyircilere "libretto" denen sahnelerin ve diyalogların yazıldığı kitapçıklar dağıtılır. bu sanat dalını anlamak, anlayarak dinlemek yaşam kalitenizi arttırır. dinlerken önünüze sözleri ve tercümelerini açmalısınız. arya ve kantatlar ise bir sanatçının enstrüman eşliğinde söylediği eserlerdir.

bilim araştırmalar klasik müziğin insanın ruh sağlığı üzerine yararlı etkileri olduğu çeşitli bilimsel araştırmalarla desteklenmiştir.

-yorulduğum için yarım bırakıyorum. içeriği geliştirmeye devam edeceğim.
devamını gör...

şeyma
devamını gör...

ileride param olursa yaşayacağım semttir. burada ya da beşiktaşta yaşayamadığım için istanbul'da yaşamayacağım.
devamını gör...

abur cuburlar için kesinlikle var olan durumdur hele ki benim için.
devamını gör...


bilim kurulu üyesi prof. dr. mustafa necmi ilhan, tedbirlere uyum ve hedeflenen grupların aşılanması ile ekim sonunda rahat bir nefes alınabileceğini söyledi.

gazi üniversitesi tıp fakültesi dekanı, halk sağlığı ana bilim dalı başkanı ve sağlık bakanlığı toplum bilimleri kurulu üyesi prof. dr. necmi ilhan, koronavirüse karşı yürütülen aşılama çalışmalarına ilişkin dha'ya değerlendirmelerde bulundu.

prof. dr. ilhan, herkesin samimi ve bilimin ışığında ilerlemesi gerektiğini belirterek, "aşılamada belli bir rakamı tutturmuş, kapanma ile beraber kurallara uyan toplumda normale daha yakın bir yaşamın sürdüğüne şahit oluyoruz. bu nedenle, bu kanıtlar ışığında baktığımızda vatandaşların aşı olması gerekiyor" dedi.

'vefat edenler arasında aşısını yaptırmayan 65 yaş üstü kişiler var'

prof. dr. ilhan, aşı sırası geldiği halde aşısını yaptırmayan 65 yaş üzeri kişilere ilişkin, şunları söyledi:

"maalesef şu an vefat edenler arasında 65 yaşın üstünde olup aşı sırası geldiği halde aşı yaptırmayan vatandaşlarımız var. bu, bir hekim olarak beni üzüyor. aşı olma imkanı var, aşı sırası gelmiş, aşı olsaydı belki o büyüğümüz hastalığı hafif geçirecekti. bu nedenle aşı olmak gerekiyor.


bunu bir rakamla da ifade edelim; ocak ayı başında yaşlıların vakalar içinde görülme durumunu nisan ayı başına göre kıyasladığınızda yarı yarıya bir düşüş söz konusu. demek ki aşı bu kadar koruyor. hatta toplumun genelini ilgilendirecek bir rakamdan bahsetmek gerekirse, biliyorsunuz yaklaşık 1 milyon kadar sağlık çalışanı aşılandı. sağlık çalışanlarının arasında 20 yaşında gençlerimiz de var, 80 yaşında kıdemli hocalarımız da var. sağlık çalışanlarında ise vakalar içindeki orana baktığımızda 1 ocak ile 1 nisan'ı kıyasladığınızda 4 kat azalma söz konusu. o zaman aşının bu denli etkili olduğunu gördüğümüzde açıkçası aşıya karşı olumsuz görüş geliştirmek, aşı direncini anlayabilmek mümkün değil.

elbette farklı bir kanıt varsa bu görüşülebilir ama bilim hep kanıtlarla ilerler. eğer bir kanıt, yayımlanmış makale varsa bununla konuşmak gerek. sosyal medyada 'ben aşıya karşıyım', 'aşı olmayacağım' demekle açıkçası bu iş olmuyor maalesef."

'farklı aşı kaynakları bulmak doğru seçenek'

prof. dr. ilhan, aşı çeşidinin artmasının avantaj olduğunu kaydederek, "bazen tedarik sorunları yaşanabilir. tedarik sorunlarının önüne geçmek için en doğrusu aşıların fazla grupta olması. yerli aşılarımızın bir tanesi faz 3 aşamasına geldi. güz dönemine geldiğimizde yerli aşılarımız olursa, elimizin daha da rahat olacağını söylemek mümkün. bu süre dahilinde farklı aşı kaynakları bulmak doğru bir seçenek. size bağlı olmayan bir süreçte, dış kaynaklı bir aşıda tedarik sorunu olabilir, bu nedenle bu arayışlar ve bulunan aşı doğru bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor" ifadesini kullandı.

'cumhuriyet bayramımızı iyi bir tarih olarak düşünebiliriz'

prof. dr. ilhan, 13 aylık bir sürenin koronavirüs ile geride bırakıldığını belirterek, şunları kaydetti:

"4.5 milyondan fazla kişi koronavirüs tanısı aldı, 39 bine yakın vatandaşımızı da koronavirüsten kaybettik. haklı olarak vatandaşlarımız çok sıkıldılar. gerçekten zor süreler yaşıyoruz. kurallara uyarak daha iyi bir sürece gelebileceğimizi söylemek elbette mümkün.

tam kapanma dönemi yaşıyoruz, bununla beraber rakamlar iyi bir düzeye gelirse, kurallara uyum devam ederse, sağlık bakanının dediği gibi 40 yaş altı vatandaşların aşılanması haziran sonuna kadar, 20 yaş üzeri gençlerimizin aşılanması güz döneminde gerçekleşirse, hedeflenen grubun aşılanması gerçekleşirse, güz döneminde daha iyi zamanlar görebiliriz, bunun için de belki 29 ekim cumhuriyet bayramımızı iyi bir tarih olarak düşünebiliriz.

bu şöyle düşünülmemeli; örneğin 'ekim sonuna geldiğimize herkes maske çıkarak, fiziksel mesafeye uymayacağız, kalabalıkta bir araya geleceğiz' anlamına gelmiyor. daha belki rahat olabileceğimiz, en azından ailemizi ziyaret edebileceğimiz, kurallara uyarak sosyal mekanlarda bir arada olabileceğimiz, çocuklarımızın okuluna devam edebileceği zamanlar olabilir düşüncesindeyim."




buradan
devamını gör...

başlık açmadan önce o başlığın farklı yazılmış veya aynı şeyi kasteden versiyonu olup olmadığını kontrol etmek, ara sıra ukde listesine girip bilginiz olan başlıkları açmak,* yazım yanlışlı başlıkları yazarına yahut moderatöre yollayıp düzeltme talep etmek gibi şeyler geldi aklıma şimdilik.
devamını gör...

ben değilim bu. sıkılıyorum ya. üşeniyorum falan.* hevesim kaçıyor. mücadele etmek bir yerden sonra çok sıkıyor. istikrarlı bir insan değilim. öyle olsaydım hayatım daha güzel olabilirdi..
devamını gör...

ne yazık ki kitapların stok adetleri konusunda manipülatif hareketlerde bulunarak kitapseverleri yanıltmakta olan bir online kitap satış sitesidir.
şöyle ki : hiç satmayan ya da çok az satan bir kitabın stok adedini genelde 1 maksimum 3 olarak gösteriyorlar.
hal böyle olunca insan refleks olarak ya zaten 15 lira dur alayım demek ki çok okunuyor diyiveriyor.
sen kitabı alıyorsun hoop 12 saat sonra yine aynı stok adedinde duruyor.
devamını gör...

plastinasyon, ilk olarak 1977'de alman anatomist "gunther von hagens" tarafından geliştirilmiş bir doku koruma yöntemidir. türkiye'de ise ilk modern uygulamayı "dr. selçuk tunalı" yapmıştır. yaşamsal fonksiyonlarını kaybetmiş bir insan, hayvan veya bitkinin belirli bir dokusu veya tüm vücudu alınır, su ve yağ çekilir ve ortamdan uzaklaştırılır. yerini ise kokmayan, çürümeyen, dokunulabilen plastikler alır. böylece kadavra* veya doku uzun süre saklanabilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel *

plastinasyon işleminde dört adım uygulanır:
1) sabitleme
2) dehidrasyon*
3) vakumda zorla emprenye etme*
4) sertleştirme

ilk adım olan fiksasyon* sürecinde çoğunlukla formaldehit bazlı olmak üzere belirli koruyucu solüsyonlarla dokunun ayrılması önlenir. bu süreç boyunca dokuda aynı zamanda sertleşme de gözlemlenebilir. bu işlem numunenin şeklini ve yapısını korumasını sağlar.

gerekli diseksiyonlar* yapıldıktan sonra numune, hacmi plastinasyon işlemi uygulanan dokunun 10 katı kadar olan asetonla doldurulmuş küvete bırakılır. aseton altı hafta boyunca sadece 2 kere yenilenir. işlemin sonunda aseton, hücreleri doldurmuş olur.

bu aşamada numune; polyester, silikon kauçuk veya epoksi reçine gibi sıvı polimerlerin içine yerleştirilir. eş zamanlı olarak vakum oluşturarak asetonun düşük sıcaklıkta kaynaması sağlanır. hücreleri terk eden asetonun yerini hızlıca sıvı polimerler doldurur.

son olarak ise plastik; gaz, ısı veya ultraviyole ışık ile sertleştirilir. bu işleme tabii tutulan numunelere şekil verilmesi oldukça kolaylaşır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel *

plastinasyon işlemi uygulanmış doku ve vücutlar sergilerde gösterime açılabiliyor. 2012 yılında türkiye'de de gerçekleştirilmiş olan "body worlds" sergisi buna bir örnektir.

kaynakça



!! yazının bu bölümünden sonra karşınıza çıkacak olan görseller bazı kişiler için rahatsız edici olabilir. hassas bir bünyeniz varsa lütfen daha fazla aşağı inmeyin. işlem hakkında tüm bilgiler üstte verilmiştir!!











kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

okul müfredatında olmasını desteklediğim sosyal ve entellektüel oluşumlardan biridir. beden, resim ve müzik gibi sosyal etkinliklere ev sahipliği yapan 1 saatlik derslerin diğer derslerdeki odaklanma ve başarıyı da olumlu etkilediğini biliyoruz.

eğitim sistemimizin kalitesi elbet tartışılır. ama konumuz bu değil. özel dersler, sınavlar ve dershaneler arasında sıkışıp kalan çocuklar için bu ders bir süreliğine kendine ve ihtiyaçlarına odaklanmasını sağlayacak araç niteliğindedir. sosyalleşme sağlayan, ders başarısından farklı bir alanda yaşama sevincini artıran bu etkinlikler motivasyonu da artırarak tekrar yola güçlü bir şekilde devam edebilecekleri enerjiyi sağlayacaktır. topa olan gücü ile vuran çocuğu durdurmayın, resim defterini anlamsızca karalayan çocuğa kızmayın, flütle desibelin sınırını zorlayan çocuğu engellemeyin. bunlar da bir nevi stresi ve gerginliği uzaklaştırma çabasıdır.

"benim çocuğum sosyal etkinlik sevmiyor, zaman kaybı olarak görüyor" diyen insanları samimi görmediğimi belirtmeliyim. adı üstünde, o bir çocuk. siz neyi öğretmiş iseniz o çocuk o olur. nefes almayı öğretmeliyiz. zihni sürekli çalışır halde tutmaya çalışırsanız dinlenme fırsatı olmayacaktır. verimli çalışma bu değildir. zihnin dinlenmesi de gerekir. nasıl olduğu önemli değil, herkes kendi yolunu yaratır. doğru yanlış diye nitelendirmemek gerek. ben kitap okurum, sen müzik dinlersin, diğeri halı saha maçına gider... bunlara engel olan ya da vakit kaybı gören aileler, çocuğun içinde ne duygular barındırdığını, hangi fırtınalara ev sahipliği yaptığını eminim bilmiyordur. çalışmadığı zaman suçluluk duygusu hissedebileceğini, eksik hissedebileceğini, kendine değer verme kavramının altını doldurmayacağını bilin değerli veliler. telkinlerimiz ne yönde?

sosyalleşmenin en çok kıymetini biz biliriz halbuki. burada yazmak da buna dahil midir? bir düşünelim.

yapılan etkinlik ne olursa olsun, ama ders dışı olsun. beden eğitimi benim bu konuda en çok desteklediğim derstir. fiziksel yansımalar ruhsal boşalımı destekler. parka gitmeyen çocuklar kıpır kıpır, molaya çıkamayan çalışan huzursuz, kahvesini içermeyen patron keyifsiz olur, bilirsiniz. çocuk dünyasının hengamesi içinde bırakın bir fincan kahve içme lüksü olsun. kahve sevmiyorsa çay içsin, onu da mı sevmedi? ne içmek istediğine kendi karar versin. kendi karışımları belki en lezzetlisi olacak. lezzeti olmasa bile seçme şansı onun olsun, sizin değil. çocuğunuzun zaten elinden alınmış olan gençliğine bir tekme de siz atmayın.

beden eğitimi dersi candır. en sevdiğimdir. her çocuğun en sevdiğidir. içimizdeki minik canavarın ihtiyacını karşılayabileceği en etkili derstir. salın efendim çocuklarınızı...
devamını gör...

kar kesinlikle. çok seviyorum bu saf beyazlığı.
devamını gör...

kişisel ileti aldım, gidip gelip profilime bakıyorum yerinde duruyor mu diye. bakıyorum ki hala orada oh be diyorum, çok şükür.(swh)
alın teri harcıyoruz, 500 kullanılabilir karma puanı kolay elde edilmiyor sonuçda değil mi? hıh...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim