flört'ün türkiye’nin en iyi müzik grubu olduğu gerçeği
1990'lardan bekarlar sonra grup kim bunlar ve en sonunda flört ismi ile çıkan efsane grup
devamını gör...
kendini yetersiz hissetmek
öz bilinci yerinde, öz eleştiri yapabilen nitelikli insan düşüncesi. insanlar böyle düşüne düşüne geliştirir kendini, yeterli sıfatını hak etmek için çabalarlar.
devamını gör...
kuş hatıraları
ibrahim sadri’nin adam gibi albümünden ve dün hayata gözlerini yuman( allah rahmet eylesin)değerli tiyatro sanatçımız rasim öztekin’in ölmeden yirmi dk önce arkadaşına gönderdiği son şiir.
“benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar
rüyalarımıza melekler uğrardı.
kapımızdan yoğurtçu
bahçemizden ishakkuşu
kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.
kışın bir sobamız olurdu
sobanın yanında kedimiz
kedinin önünde yün yumağı
bir hayat bilgisi fotoğrafı gibiydik.
yerli malı kullanan
yurdunun üç tarafı denizlerle çevrili
kuru incir üzüm fındık
tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren
kuru üzüm inciri satan
karşılığında
çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan
bir toprağın fertleri...
biraz yoksul biraz mütevekkil
biraz mahcup biraz kırılgan
biraz naif ama hep umutlu...
özlerdik.
memleketteki halamızı
ince doğranmış bir dilim pastırmayı
yurttan sesler korosunu
akşam komşuluklarını
radyo tiyatrolarını
sabah ezanını
kalaycıyı bozacıyı
münir nurettin şarkılarını
orhan boran yarışmalarını
kandil gecelerini
duvarlarımızın sarmaşıklarını
bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını
okul önü kozhelvalarını
akşam oturmalarını
ve hayatı...
top oynardık
ip atlar kedi kovalar
taşlarla birbirimizin başını yarar
mahalle savaşları çıkarır
gece olunca da tutar babalamızın elinden
yazlık sinemaya gider
sadri alışık vahi öz
belgin doruk cüneyt arkın seyreder
olimpos gazozlar içer
güler eğlenir bağırır çağırır
dönerken yıldızları sayardık.
sıkı çocuklardık.
hepimizin birer yıldızı vardı
onlara isim takardık
onlar da bize isim takardı
pus ve dumandan önce bu şehrin
geceleri gözkırpan ve isimler takılan yıldızları vardı.
benim yıldızıma mehlika adını vermiştik
biz kimseden yana değildik.
kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri
olmazdı.
bir değirmendeydik
öğütülen
öğütülürken türküler söyleyen
buğday başaklarına benziyorduk.
ben
çorbalardan tarhanayı
yemeklerden kurufasulyayı
sigaralardan harmanı
belki bunun için çok sevdim.
yollar bozuk musluklar bozuk
ziller bozuk paralar bozuk
ama adamlar sağlamdı.
bu şehrin yıldızları vardı.
saçlarına kurdelalar takan
çivitle yıkanmış beyaz çoraplarına
leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan
gözleri önlerinde
yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde
küçük çocukları vardı bu şehrin
bu şehrin yıldızları vardı.
ben fenerbahçeyi amcam vefayı tutardı.
konya tahıl ambarı mersin muz cennetiydi.
taksim\'den fatih\'e troleybus kalkar
şişhane\'de mutlak raydan çıkardı.
vallahi hayat zor ve fakat çok matraktı.
muammer karaca adına bir tiyatro binası yoktu
bizzat kendisi vardı.
başımız ağrırdı komşumuz vardı
gönlümüz daralırdı komşumuz vardı
çorbamızı umutlarımızı
memleket kadar kalbimizi paylaştığımız komşularımız
vardı.
geceleri bekçimiz
gündüzleri sütçümüz
bizim kadar zayıf da olsa
nohuta makarnaya alışmış da olsa
sarman adında bir kedimiz
ceperimizde kırık misketlerimiz
çamur bulaşığı ellerimiz
ve gülümseyen bir yüzümüz
göstermekten utanmayacağımız bir içimiz
bir araya gelerek çektirebileceğimiz
bir aile fotağrafımız vardı.
bir sabah bütün iyi şeylerin
ayvansaray iskelesinden
hayal ülkesine doğru demir alan
bir şirket-i hayriyye vapuru gibi
aramızdan ayrıldığını gördük.
sonra ayvansaray\'ın suları çekildiğini yazdı
gazeteler
süheyla hanımın raci beyin
melahat mehveş ablanın
niko\'nun ercüment efendinin çekildiğini ise
yazmadılar nedense
ama yok ama yoklar.
ne harman sigarası kaldı geriye
ne olimpos gazozu
ne sadri alışık.
kalan bir tortuydu belki.
belki kırık bir rüya denizi
belki suya düşürdüğümüz suretimizin
cep aynamıza nüktedan bir yansımasıydı herşey.
herşey maltepe sigarasının
her arandığında
her bakkalda bulunabilmesi ile
büyüsünü kaybetmişti belki de.
belki de biz bir rüya mı görmüştük?
hadi hepsi yalandı.
hadi hepsi hayaldi.
hadi hepsini ben uydurmuştum
ama rüyalarımızın melekleri
ve sofralarımızın daim konukları kuşlar?
ya onlar?
onları siz de görmediniz mi?
sizin de sofranıza konup
rüyalarınıza uğramadılar mı?
onlar da mı yalandı?“
şiir kaynak
“benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar
rüyalarımıza melekler uğrardı.
kapımızdan yoğurtçu
bahçemizden ishakkuşu
kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.
kışın bir sobamız olurdu
sobanın yanında kedimiz
kedinin önünde yün yumağı
bir hayat bilgisi fotoğrafı gibiydik.
yerli malı kullanan
yurdunun üç tarafı denizlerle çevrili
kuru incir üzüm fındık
tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren
kuru üzüm inciri satan
karşılığında
çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan
bir toprağın fertleri...
biraz yoksul biraz mütevekkil
biraz mahcup biraz kırılgan
biraz naif ama hep umutlu...
özlerdik.
memleketteki halamızı
ince doğranmış bir dilim pastırmayı
yurttan sesler korosunu
akşam komşuluklarını
radyo tiyatrolarını
sabah ezanını
kalaycıyı bozacıyı
münir nurettin şarkılarını
orhan boran yarışmalarını
kandil gecelerini
duvarlarımızın sarmaşıklarını
bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını
okul önü kozhelvalarını
akşam oturmalarını
ve hayatı...
top oynardık
ip atlar kedi kovalar
taşlarla birbirimizin başını yarar
mahalle savaşları çıkarır
gece olunca da tutar babalamızın elinden
yazlık sinemaya gider
sadri alışık vahi öz
belgin doruk cüneyt arkın seyreder
olimpos gazozlar içer
güler eğlenir bağırır çağırır
dönerken yıldızları sayardık.
sıkı çocuklardık.
hepimizin birer yıldızı vardı
onlara isim takardık
onlar da bize isim takardı
pus ve dumandan önce bu şehrin
geceleri gözkırpan ve isimler takılan yıldızları vardı.
benim yıldızıma mehlika adını vermiştik
biz kimseden yana değildik.
kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri
olmazdı.
bir değirmendeydik
öğütülen
öğütülürken türküler söyleyen
buğday başaklarına benziyorduk.
ben
çorbalardan tarhanayı
yemeklerden kurufasulyayı
sigaralardan harmanı
belki bunun için çok sevdim.
yollar bozuk musluklar bozuk
ziller bozuk paralar bozuk
ama adamlar sağlamdı.
bu şehrin yıldızları vardı.
saçlarına kurdelalar takan
çivitle yıkanmış beyaz çoraplarına
leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan
gözleri önlerinde
yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde
küçük çocukları vardı bu şehrin
bu şehrin yıldızları vardı.
ben fenerbahçeyi amcam vefayı tutardı.
konya tahıl ambarı mersin muz cennetiydi.
taksim\'den fatih\'e troleybus kalkar
şişhane\'de mutlak raydan çıkardı.
vallahi hayat zor ve fakat çok matraktı.
muammer karaca adına bir tiyatro binası yoktu
bizzat kendisi vardı.
başımız ağrırdı komşumuz vardı
gönlümüz daralırdı komşumuz vardı
çorbamızı umutlarımızı
memleket kadar kalbimizi paylaştığımız komşularımız
vardı.
geceleri bekçimiz
gündüzleri sütçümüz
bizim kadar zayıf da olsa
nohuta makarnaya alışmış da olsa
sarman adında bir kedimiz
ceperimizde kırık misketlerimiz
çamur bulaşığı ellerimiz
ve gülümseyen bir yüzümüz
göstermekten utanmayacağımız bir içimiz
bir araya gelerek çektirebileceğimiz
bir aile fotağrafımız vardı.
bir sabah bütün iyi şeylerin
ayvansaray iskelesinden
hayal ülkesine doğru demir alan
bir şirket-i hayriyye vapuru gibi
aramızdan ayrıldığını gördük.
sonra ayvansaray\'ın suları çekildiğini yazdı
gazeteler
süheyla hanımın raci beyin
melahat mehveş ablanın
niko\'nun ercüment efendinin çekildiğini ise
yazmadılar nedense
ama yok ama yoklar.
ne harman sigarası kaldı geriye
ne olimpos gazozu
ne sadri alışık.
kalan bir tortuydu belki.
belki kırık bir rüya denizi
belki suya düşürdüğümüz suretimizin
cep aynamıza nüktedan bir yansımasıydı herşey.
herşey maltepe sigarasının
her arandığında
her bakkalda bulunabilmesi ile
büyüsünü kaybetmişti belki de.
belki de biz bir rüya mı görmüştük?
hadi hepsi yalandı.
hadi hepsi hayaldi.
hadi hepsini ben uydurmuştum
ama rüyalarımızın melekleri
ve sofralarımızın daim konukları kuşlar?
ya onlar?
onları siz de görmediniz mi?
sizin de sofranıza konup
rüyalarınıza uğramadılar mı?
onlar da mı yalandı?“
şiir kaynak
devamını gör...
spermatik kord torsiyonu
sol testisin saatin tersi yönünde sağ testisin saat yönünde dönmesi sonucu oluşur.
testis kan akımının strangülasyonu nedeniyle 3-4 saatte testiküler atrofi gelişebilir.
testis şiş ve hassastır.akut epididimit ile karışabilir.
akut epididimitte testis eleve edildiğinde ağrı azalabilirken spermatik kord torsiyonunda ağrı azalmaz.
doppler usg ile kan akımının olup olmadığı gösterilmelidir.
testis kan akımının strangülasyonu nedeniyle 3-4 saatte testiküler atrofi gelişebilir.
testis şiş ve hassastır.akut epididimit ile karışabilir.
akut epididimitte testis eleve edildiğinde ağrı azalabilirken spermatik kord torsiyonunda ağrı azalmaz.
doppler usg ile kan akımının olup olmadığı gösterilmelidir.
devamını gör...
normal sözlük'teki en iyi nick
(bkz: şimdi ananı laciverde boyadım) her okuyuşumda gülerim.
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
sözlüğün adını hıyar sözlük koymayın da naparsanız yapın dediğim duyurudur.
artık fiziğimle gündeme gelmek istemiyorum.
artık fiziğimle gündeme gelmek istemiyorum.
devamını gör...
faşist
türkçe'de oldukça yaygın kullanılan bir nitelemedir. insanlar genellikle hoşuna gitmeyen ve karşı oldukları ideoloji, siyasi düşünce, eyleme karşı kullanırlar bu sözcüğü. böyle aşırı, gereksiz, bağlamından uzak kullanılması bu kez de sözcüğün gerçek anlamını yitirmesine ve içinin boşalmasına sebep olur. her şeye ya da önüne gelene faşist diyenler bu kez de hakiki bir faşiste rastladıkları zaman onu ayırt edemez duruma gelirler.
devamını gör...
agnotoloji
cehaleti yayma bilimi olarak tasvir edilmesi hatalı bir tanımdır. agnotolojinin çalışma, inceleme sahası çıkara dayanan bilgisizliğin ve cehaletin kasıtlı olarak üretilmesiyle ilgilidir. politika ve gıda endüstrisinde sıklıkla gözlemlenen cahilliğin bilinçli bir biçimde üretilerek insanların yanıltılması söz konusudur. cahillik dediğimiz zaman her ne kadar "bir şeyi bilmiyor olmak" anlaşılabilir olsa da işin iç yüzü oldukça başka. agnotolojinin inceleme alanı olan cahillik "bilinmezlik" ile değil "bilinçli bir yanlış bilgi yayılımı ve yerleşimi ile halkı yanıltma" odaklıdır. cehalete sürüklenen kitle, bildiğini zannettiği bir bilinçli cahillik karmaşası ile yönlendirilir.
bilim tarihçisi robert n. proctor tarafından kavramlaştırılan agnotolojinin keşfi, tütün mamullerinin zararlı etkileri konusunda tütün şirketlerinin yürüttüğü bilinçli yanıltıcı projeler, kampanyalar ve bu iş için harcadıkları milyarlarca doların ortaya çıkmasına dayanıyor. bu cehaletin yayılmasında en önemli aktör ise elbette medya. doğruluğu su götürmez konularda dahi bilinçli olarak yaratılan yanlış-karşıt görüş kişileri cahilliğe sürükleyerek var olmayana inandırıp menfaat sağlanıyor.
bu cahillik bilginin yoksunluğundan değil var olduğunun zannedilmesinden dolayı var olduğundan da cahil cesareti gibi davranışların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. yanlış da olsa bir bilgiye sahip olan kişi artık o boş bilgisizliğin yerini dolu cahillik ile değiştiriyor. davranışları da bu eksende şekilleniyor.
hakkında pozitif yönde bilimsel bir araştırma olmamasına rağmen inek sütünün bebekler için kullanılması tavsiye ediliyordu bir dönem. bu öneriler sanki bir uzman doktor ağzından çıkmış gibiydi. hayvansal gıda endüstrisinde parlatılan bu gibi pek çok bilinçli bilgisizlik yayılımı da agnotolojinin inceleme alanıdır.
bilim tarihçisi robert n. proctor tarafından kavramlaştırılan agnotolojinin keşfi, tütün mamullerinin zararlı etkileri konusunda tütün şirketlerinin yürüttüğü bilinçli yanıltıcı projeler, kampanyalar ve bu iş için harcadıkları milyarlarca doların ortaya çıkmasına dayanıyor. bu cehaletin yayılmasında en önemli aktör ise elbette medya. doğruluğu su götürmez konularda dahi bilinçli olarak yaratılan yanlış-karşıt görüş kişileri cahilliğe sürükleyerek var olmayana inandırıp menfaat sağlanıyor.
bu cahillik bilginin yoksunluğundan değil var olduğunun zannedilmesinden dolayı var olduğundan da cahil cesareti gibi davranışların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. yanlış da olsa bir bilgiye sahip olan kişi artık o boş bilgisizliğin yerini dolu cahillik ile değiştiriyor. davranışları da bu eksende şekilleniyor.
hakkında pozitif yönde bilimsel bir araştırma olmamasına rağmen inek sütünün bebekler için kullanılması tavsiye ediliyordu bir dönem. bu öneriler sanki bir uzman doktor ağzından çıkmış gibiydi. hayvansal gıda endüstrisinde parlatılan bu gibi pek çok bilinçli bilgisizlik yayılımı da agnotolojinin inceleme alanıdır.
devamını gör...
ruşen çakır
takip ettiğim bir kaç gazeteciden birisidir.
nezdimde, siyasal islamcıları en iyi tanıyan objektif gazeteci olma unvanına da sahiptir.
youtube kanalında haftalık olarak gündemi yorumlar, izlenesi takip edilesidir.
nezdimde, siyasal islamcıları en iyi tanıyan objektif gazeteci olma unvanına da sahiptir.
youtube kanalında haftalık olarak gündemi yorumlar, izlenesi takip edilesidir.
devamını gör...
düşün ki tanrı bunu okuyor
lütfen bana sabır ver.
devamını gör...
güneşli bir sabah ereksiyonu
beni moderasyon yan hesabı sanan, o değilsen ekşi yazarısın, o da değilsen çaylaksın diyen ekşici agresif bir abimiz.
bunları sanmasının sebebi de arkadaşıma sözlüğü önerdiğimden. hahahha nickaltımdaki arkadaşımın entrysini bana yolluyor kanıt olarak. son olarakta klanıma selamlar yolladı.
sevdiğim bir platformu başka bir platformdan tanıştığım arkadaşıma önermem beni mod yan hesabı, örgüt, klan çetesi yapıyormuş demek.
neyseki arada radyo toplantılarına falan katıldım da sesimi duydular. robot, feyk, mod olmadığımı biliyorlar. neyse abicim önyargılarını, iftiralarını da cebine koy, bir daha da denk gelmeyelim mümkünse.
calm your tits!
bunları sanmasının sebebi de arkadaşıma sözlüğü önerdiğimden. hahahha nickaltımdaki arkadaşımın entrysini bana yolluyor kanıt olarak. son olarakta klanıma selamlar yolladı.
sevdiğim bir platformu başka bir platformdan tanıştığım arkadaşıma önermem beni mod yan hesabı, örgüt, klan çetesi yapıyormuş demek.
neyseki arada radyo toplantılarına falan katıldım da sesimi duydular. robot, feyk, mod olmadığımı biliyorlar. neyse abicim önyargılarını, iftiralarını da cebine koy, bir daha da denk gelmeyelim mümkünse.
calm your tits!
devamını gör...
arapları rahatlatmak için atatürk'ü madalyadan çıkardık
atatürk'e ne yaparlarsa yapsınlar, ölmemiştir, ölmemektedir ve ölemez.
resimlerini kaldırırlar, olmaz.
ismini anmazlar ama stadyum "atatürk" diye inler.
silmek isteseler, bulutlarda yükselir.
birine hayatta iken yenilmek neyse ama birine öldükten sonra yenilmek de çok ıstıraplı olmalı.
resimlerini kaldırırlar, olmaz.
ismini anmazlar ama stadyum "atatürk" diye inler.
silmek isteseler, bulutlarda yükselir.
birine hayatta iken yenilmek neyse ama birine öldükten sonra yenilmek de çok ıstıraplı olmalı.
devamını gör...
bursa'da hastalara teyemmüm taşı dağıtılması
bursa yıldırım belediyesi, bursa şehir hastanesi’ndeki servislere teyemmüm taşı (susuz abdest alınması amacıyla kullanılan taş) dağıttı.
yıldırım belediyesi’nin hastanede dağıttığı teyemmüm taşlarının üstünde belediyenin logosu ve “ey insanların rabbi olan allahım! şifa ver, çaresini gönder; sen şafi’sin. senin şifandan başka şifa yok. (rabbim!) hastalık bırakmayacak bir şifa ile şifa ver” hadisi yer aldı. taşın üstünde ayrıca teyemmüm abdestinin farzları da anlatıldı. buradan
hastanın hastalığına bilimsel yaklaşımlar gösterip, tedavi etme seçeneklerinin yanında,
' her an her şey olabilir, sen bize çok güvenme, diğer taraf için birşeyler yapmaktan geri kalma ' demek gibi bir durum.
edit: ne var bunda diyenler olmuş.
bunda şu var.
orası hastane, ilimin bilimin hakim olması gereken bir devlet kurumu.
devlet vatandaşa akla gelecek her yerde, inanç kültürü üzerinden yaklaşmaz.
ben inanmıyorum, veya farklı bir dine mensubum, oradaki düşüncelerim nerelere evrilebilir ,
yurt dışında hastaneye düştün, herkesin tepesinde haç, yanında incil, başucunda papaz,
ne düşünürsün sen ?
ayrıca bu dinde her konuya bir kolaylık getirilmiş, mazeretler gözetilmişken, üzerinde belediye reklam logolu bu uygulamanın, servislere kadar sokulmasından bahsediliyor haberde .
eksileme butonu hayranları,
bunu tekrar gündeme getirmişler,
oysa bunu belirterek 'eksi ' oylarını üstelik sebebini de belirterek vermiş oluyorlar zaten.
yıldırım belediyesi’nin hastanede dağıttığı teyemmüm taşlarının üstünde belediyenin logosu ve “ey insanların rabbi olan allahım! şifa ver, çaresini gönder; sen şafi’sin. senin şifandan başka şifa yok. (rabbim!) hastalık bırakmayacak bir şifa ile şifa ver” hadisi yer aldı. taşın üstünde ayrıca teyemmüm abdestinin farzları da anlatıldı. buradan
hastanın hastalığına bilimsel yaklaşımlar gösterip, tedavi etme seçeneklerinin yanında,
' her an her şey olabilir, sen bize çok güvenme, diğer taraf için birşeyler yapmaktan geri kalma ' demek gibi bir durum.
edit: ne var bunda diyenler olmuş.
bunda şu var.
orası hastane, ilimin bilimin hakim olması gereken bir devlet kurumu.
devlet vatandaşa akla gelecek her yerde, inanç kültürü üzerinden yaklaşmaz.
ben inanmıyorum, veya farklı bir dine mensubum, oradaki düşüncelerim nerelere evrilebilir ,
yurt dışında hastaneye düştün, herkesin tepesinde haç, yanında incil, başucunda papaz,
ne düşünürsün sen ?
ayrıca bu dinde her konuya bir kolaylık getirilmiş, mazeretler gözetilmişken, üzerinde belediye reklam logolu bu uygulamanın, servislere kadar sokulmasından bahsediliyor haberde .
eksileme butonu hayranları,
bunu tekrar gündeme getirmişler,
oysa bunu belirterek 'eksi ' oylarını üstelik sebebini de belirterek vermiş oluyorlar zaten.
devamını gör...
ağlanacak hale gülmek
ülkecek içinde bulunduğumuz durumu anlatan,anlamlı bir söz öbeği.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
daha ben anlatmadan sıkıntımı anlayan, her şeyimi bilen sen; dinlemedin bile beni. oysa her şeyi düzeltmek istemiştim. sana verdiğim değer kadar kırıldı kalbim. her bir telinden öpüyorum, dikkat et kendine bu aralar hava çok sıcak.
devamını gör...





