zülfü livaneli'dir*.

işte burada.
devamını gör...

en güzel çiçek şudur diye ayırım yapamam. bitki ve çiçeklerin arasında olduğumdan buna cevap vermek çok zor. kimi güzel kokar, kimi güzel görünür, kimi çiçek açar, kimi saksıda, kimi dış mekanda yetişir. her biri ayrı bir güzel, ayrı bir özeldir.
devamını gör...

evden çıkmadan önce dart oynamak.
ev arkadaşlarımla bir takım meseleleri çözmek için başvurduğumuz yöntemdi dart. mesela bulaşıkları kimin yıkayacağı üzerine bir tartışma başlamak üzereyse okumuzu alıp 3 atışta en düşük puanı toplayana kitlerdik. izlenecek filme, gidilecek mekana, çöpü kimin çıkartacağına dair oluşan fikir ayrılıklarına tartışmak yerine eğlenerek karar vermemizi sağlıyordu. gel zaman git zaman yalnız yaşamaya başladım. duvarda asılı dartın misyonu değişti. bir zamanlar karar mercisi olan oyuncak evin müneccimi artık. sabah evden çıkmadan önce bir atış yapıyor ve 1 den 9 a kadar isabetime göre günün nasıl olacağı hakkında öngörüde bulunuyorum. genellikle yanılıyorum. mesela bu sabah 8'i vurmuştum oysa 2 puanlık bir gün geçirdim. ama olsun önemli olan yarışmak.
devamını gör...

"bile" sözcüğü ile kırmışsın zaten şekil yapmaya gerek yok.
devamını gör...

nemli bir istanbul sabahından, günaydın sözlük.
beni karasal iklim insanı yapan ankara, sana da günaydın.
nemli geçen 40 senemin şehri trabzon, sana da günaydın.
güzel bir gün olsun.
devamını gör...

rosieposie ukdesidir.

ernst theodor willhelm amadeus hoffmann, yani dünyanın bildiği adıyla e.t.a hoffmann edebiyat tarihinin şahit olduğu en nitelikli ve en çok yönlü insanlarından biridir.

kendisi hukukçu, besteci, karikatürist ve muhteşem korku öykülerinin yazarıdır. romantizm akımının en etkili yazarlarından biri olan hoffmann doğaüstü olaylara olan ilgisi nedeniyle bu konularda birçok üst düzey öykü yazmıştır.

bu zamana kadar meşum miras, fındıkkıran, şeytanın iksirleri, kumadam ve altın çanak kitaplarını okuduğum yazar beni her öyküsüyle çok etkilemeyi başarmıştır.

dünyanın en büyük korku yazarlarından biri olan ve gotik edebiyatın mimarı sayılan edgar allen poe’yu derinden etkileyen hoffmann aslında gotik edebiyatın ilham kaynağı olan yazarlardan, öncüllerden biridir.

hoffmann aynı zamanda pyotr ilyiç çaykovski‘nin etkisini hiçbir zaman kaybetmeyen ölümsüz eseri fındıkkıran’a da esin kaynağı olmuştur.

kendisi ise büyük hayranlık duyduğu mozart’a bir vefa borcu olarak ismine amadeus’u ekleyerek bir dönemden sonra e.t.a. hoffmann diye anılmaya başlamıştır.

dostoyevski, poe ve victor hugo gibi dev yazarları etkilemiş olan hoffmann henüz 46 yaşında iken frengi hastalığından ölmüştür.
devamını gör...

kaynak
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

selahattin demirtaş, başrollerinde farah zeynep abdullah ve erdal beşikçioğlu'nun yer aldığı 'bergen' filmini yazdı. demirtaş, sanatçı bergen'in erkek şiddetiyle sonlanan hayatıyla ilgili kaleme aldığı "bergen" başlıklı yazıda, "başlığa bergen yazmışım, 'hani bergen nerede' diye soracaksınız ama bergen de böyle biri işte. korkmuyor, geri adım atmıyor, acılarına teslim olmuyor ve küllerinden yeniden doğruyor. dört milyondan fazla insan bergen filmini izlemiş. direnene, ayakta kalana saygı duyuluyor, onun filmi seviliyor demek ki" ifadelerine yer verdi. 
devamını gör...

mahlasına bayıldığım yazar
devamını gör...

doğum günlerini sever misiniz?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ben pek severim. insanları mutlu etmek için yapmadığım şaklabanlık kalmaz. aman neler neler?

ama benim ki genelde unutulur. ya da bir iyi ki doğdun mesajı.

neysem bugün bizim bir pıtırcığın doğum günüydü. hazırlık başında bir fotoğraf aldım.

şuan acayip yorgunum bütün gün koşturdum. gözlerim kapanmak üzere.

aha bu da bonus.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fince bir sözcüktür. küçük, kayda değer olmayan ve önemsiz şeyleri düzelten, düzeltmeden rahat edemeyen mutsuz olan bilgiç kişilere denmektedir.
devamını gör...

ockham'lı fransisken bir kilise düşmanı...

doğal teoloji ve vahyedilmiş teolojinin sentezinin* imkanını savunup durmuştur.'' ortaçağ filozof ve teologlarının alayı böyle bi sentez yoluna gitmiş. teologlar iktidarı kaybetmemek için, akılcılar iktidarı ele geçirmek için birkaç yy köprüyü geçene kadar birbirlerine dayı demişler.

akıl çözemediği sorunlar için vahyin otoritesini tanıyacak kardeşim'' demiştir okanlı vilyım. duns scotus'u amansızca eleştirir. hatta işi gücü dons scotus ve aquinas eleştirmektir bu zatın.( o zamanlar ibni rüşd'cüleri 'şerefsiz kefere gavurlar' diye kesip biçiyolar, ciddi fikir ayrılıkları var) eleştiri sebebi ise, dons scotus'un felsefeye fazla alan bırakmasıdır.

teoloji, kurtuluş içim bütün gerekli hakikatleri içermektedir. felsefe bunların bir kısmını ele alabilir. ancak formüle etmek gerekirse, teoloji tanrı hakkında a priori konuşuyorsa, felsefe* a posteriori olarak konuşur. felsefi bilgiye öyle fazla güvenmemeli. öyle ibni rüşdcülere fazla kulak asmayın demiş. metafiziği bırakın, dış gerçeklik için araştırma yapın da demiş. bu anlamda modern bilim teorizasyonunun da habercisi kabul edilir kaynaklarda.

doğal teolojideki olasılıkçılığı ve göründüğü üzere felsefede/metafizikteki şüpheciliği ve bununla beraber bilimsel özelliğe sahip araştırmalara yönelme bu amcamızın başlıca olayları.

meşhur ockhamlı william'ın usturasını unuttuk. onu da kısaca söyleyeyim, basit kural zaten : kolay olanı karmaşıklaştırmamak, basit olanı bileşiğe çevirmemek. aynı sonuçları ön gören iki farklı anlayıştan, kuramdan, teoriden kolay olanın makbul olması...
devamını gör...

kaçış edebiyatı diye burun kıvıranlara en güzel cevabı,fantastik edebiyatın babası olan tolkien vermiştir: "kendini hapiste bulduğunda dışarı, evine gitmeye çalışan biri neden hor görülüyor? ya da kaçamıyorsa, hapishane duvarları ve gardiyanlar dışında bir şeylerden konuşmasın mı?"

kaçış edebiyatını sevmeyenler hapishanenin gardiyanlarıdır şeklinde tolkien'e atfedilen lafın aslıdır aynı zamanda.
devamını gör...

dm kutusuz 20 tl'ye, dm kutulu 10.000'e bırakacağım hesaptır.

4 litrelik ayçiçek yağ ile takas olur.
devamını gör...

bazen netice alabilir ama çoğu zaman itici olur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

almanca kökenli bir kelime. hayal dünyamız içerisinde detaylandırdığımız kurgusal durumlara denmektedir. kafa sineması olarakta bilinmektedir.
devamını gör...

off bu ne dağınıklık yaa. benim içinde olduğum evden ne beklenir ki zaten *.
devamını gör...

bugün gerçekleştirdiğim eylemdir. birden kafama esti, kestim. yamuk yumuk oldu muhtemelen ama çok da umrumda değil. çok büyütülecek bir şey değil zaten, aksine bana anlamsız bir keyif veriyor.
devamını gör...

kanatsız keman perisi. çünküm elleriyle kemanını coştururken ayaklarıyla uçan minnoş bir sanatçı kendisi. klipleriyle birlikte izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. yani şiddet derken kafanıza vura vura değil tabi, izleyin ama bence.
aynı anda kaç işi bir arada yapabilir ki insanının örneği. kemanıyla sevişirken namlunun ucuna sürdüğü mermiyle kemanından ateşler çıkarabilir, bunları yaparken ayakları yere değmeyebilir. ve de delici bakışlarına çok yakışan bir gülümsemesi olduğu için de aynı zamanda minnoş bir sanatçı oluyor kendisi.

devamını gör...

t: tanrı'ya söylenmek istenen o kadar çok şey varken tek kelimeyle sınırlandırılmış bir başlık.

iyi ki.
devamını gör...

(bkz: köle isaura)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim