cenaze evi
çok iyi insandı sözünü mutlaka duyarsınız. yaşarken iyi insanlar kalmadı denilirken, ölünce herkesin iyi olması durumunun çelişkisini yaşarsın o evde.
devamını gör...
yazarların bu yüzden hep yalnız kalacağım dediği şeyler
çok da yalnız kalacağımı düşünmüyorum ama '' doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'' diye bi şey var ya galiba doğruları söylediğim sürece öyle olcak .fakat ben değişmem değişmemi isteyen de kendisi ayak uydursun...*
asıl sorun ise yalnız olmamama rağmen kendimi hep yalnız hissetmem*
asıl sorun ise yalnız olmamama rağmen kendimi hep yalnız hissetmem*
devamını gör...
mehmet günsür
adam yaşlanmıyor, karizması eksilmiyor bir hava bir çalım.. annem yaşında ama halen mehmet günsür deyince bir haller oluyor anlamadık bu işten. oyunculuk desen tekdüze aynı rollerin insanı fakat onunda hakkından geliyor o da bize yetiyor.
devamını gör...
frankie manning
frankie manning 26 mayıs 1914 yılında jacksonville, florida'da doğmuştur. 3 yaşındayken dansçı olan annesi ile birlikte harlem'e taşınmıştır. manning dansa çocukken başlamıştır. sonrasında renaissance ballroom'da gençler için düzenlenen dans yarışmalarına katılmıştır. ilerki zamanlarda daha iyi dansçılar için uygun olan savoy ballroom'daki yarışmalara katılmıştır.
frankie, birinci nesil lindy hoppers george "shorty" snowden ve leroy "stretch" jones'tan esinlenmiştir. ancak frankie, savoy balo salonu'nda düzenlenen yoğun yarışmalarda bu iki büyük dansçıyı yenmek için kendine özgü tarzını geliştirdi
manning ayrıca, 1937'de marx kardeşlerin "yarışlarda bir gün" ve hellzapoppin dahil olmak üzere birçok filmde rol aldı.

frankie manning, yeni nesil lindy hoppers'ın bir parçası ve tarihteki en ünlü lindy hopper'dır.
ayrıca yaptığı shim sham dansı'da günümüzde her dans partisinde topluca yapılmaktadır.
27 nisan 2009 tarihinde 94 yaşında gözlerini yuman frankie manning sevenleri tarafından her 27 nisan saygıyla anılmaktadır.
buda toplu yapılan çok zevkli shim sham videosu
frankie, birinci nesil lindy hoppers george "shorty" snowden ve leroy "stretch" jones'tan esinlenmiştir. ancak frankie, savoy balo salonu'nda düzenlenen yoğun yarışmalarda bu iki büyük dansçıyı yenmek için kendine özgü tarzını geliştirdi
manning ayrıca, 1937'de marx kardeşlerin "yarışlarda bir gün" ve hellzapoppin dahil olmak üzere birçok filmde rol aldı.

frankie manning, yeni nesil lindy hoppers'ın bir parçası ve tarihteki en ünlü lindy hopper'dır.
ayrıca yaptığı shim sham dansı'da günümüzde her dans partisinde topluca yapılmaktadır.
27 nisan 2009 tarihinde 94 yaşında gözlerini yuman frankie manning sevenleri tarafından her 27 nisan saygıyla anılmaktadır.
buda toplu yapılan çok zevkli shim sham videosu
devamını gör...
herkesin sevdiği sizin sevmediğiniz şey
kokoreç, midye, starbucks kahveleri.
bir de acun yapımları.
bir de acun yapımları.
devamını gör...
eşlerin ölçülmezliği
incongruence paradox
kant “concerning the ultimate ground of the differentiation of the directions in space” adlı makalesinde leibnizci uzay-zamanı ve dolayısıyla monadolojiyi tefe koymuş. bunu da farkına vardığı eşlerin ölçülmezliği paradoksuyla yapmıştır. daha sonra wittgenstein tractatus'ta dört boyutlu uzayda bu paradoksu aşma imkanından bahsetmiştir.
leibniz'e göre uzay/mekan temsillerin bir araya gelmesi sonucu görünür olur. biz temsillerden bağımsız bir uzaydan bahsedemeyiz. dolayısıyla uzay ve dolayısıyla zaman dediğim şey bize temsillerle sunulur. hatta leibniz'in aritmetikteki nicel eşitlik gibi geometri içinde bi eşitlik kavramı/işareti önerdiği bilinir. bu şu demektir, temsillerin sunduğu uzay topolojisinde nesneleri eşleştirip ölçebilmek, içerik olarak aynı olanları eşleştirebilmek mümkündür. yani bi nevi matematiksel bi metafizik de demektir bu.
kant'ta der ki, hoop birader nereye, sen bu monatları aldın ding an sich yaptın resmen (kant'ın schein/ding an sich ayrımı burada başlar)
meşhur eldiven örneği verilir burda. sağ eldiven ve sol eldiven birbirlerine karşılık gelse de sağ eldiven sol ele olmaz. şu çok daha güzel bi örnek bence: sağını solunu bilmeyen birine sağ ve solu merkeze alacak bir sıfır noktası belirlemeden - yani kavramsallaştırmadan - sağ ve solu gösteremezsiniz. yine sağ ve sola ihtiyacınız var tanımlamak için. temsil için kavramlardan kurtulma imkanımız yok. yine dolayısıyla uzay hakkında kavramlardan kurtulamadığımız için a posteriorik, gözlemsel bi bilgimiz de olamaz. o halde uzay a priori olarak verilidir bize. sae'de transendental diyalektik bölümünde de değinir buna.
kant “concerning the ultimate ground of the differentiation of the directions in space” adlı makalesinde leibnizci uzay-zamanı ve dolayısıyla monadolojiyi tefe koymuş. bunu da farkına vardığı eşlerin ölçülmezliği paradoksuyla yapmıştır. daha sonra wittgenstein tractatus'ta dört boyutlu uzayda bu paradoksu aşma imkanından bahsetmiştir.
leibniz'e göre uzay/mekan temsillerin bir araya gelmesi sonucu görünür olur. biz temsillerden bağımsız bir uzaydan bahsedemeyiz. dolayısıyla uzay ve dolayısıyla zaman dediğim şey bize temsillerle sunulur. hatta leibniz'in aritmetikteki nicel eşitlik gibi geometri içinde bi eşitlik kavramı/işareti önerdiği bilinir. bu şu demektir, temsillerin sunduğu uzay topolojisinde nesneleri eşleştirip ölçebilmek, içerik olarak aynı olanları eşleştirebilmek mümkündür. yani bi nevi matematiksel bi metafizik de demektir bu.
kant'ta der ki, hoop birader nereye, sen bu monatları aldın ding an sich yaptın resmen (kant'ın schein/ding an sich ayrımı burada başlar)
meşhur eldiven örneği verilir burda. sağ eldiven ve sol eldiven birbirlerine karşılık gelse de sağ eldiven sol ele olmaz. şu çok daha güzel bi örnek bence: sağını solunu bilmeyen birine sağ ve solu merkeze alacak bir sıfır noktası belirlemeden - yani kavramsallaştırmadan - sağ ve solu gösteremezsiniz. yine sağ ve sola ihtiyacınız var tanımlamak için. temsil için kavramlardan kurtulma imkanımız yok. yine dolayısıyla uzay hakkında kavramlardan kurtulamadığımız için a posteriorik, gözlemsel bi bilgimiz de olamaz. o halde uzay a priori olarak verilidir bize. sae'de transendental diyalektik bölümünde de değinir buna.
devamını gör...
still life fotoğrafçılık
hareketsiz nesnelerin belirli bir kompozisyon içerisinde fotoğraflanmasını amaçlayan fotoğraf alt dalıdır. reklamcılık sektöründe etkin bir biçimde kullanılan bu fotoğrafçılık alt dalında minimalist bakış açısı ile kurgu yapmak birinci adımdır. ikinci adımda ise dikkat edilecek en önemli nokta ise yapmak istenilen fotoğrafın ana temasında yer alan argümanlar dışındaki diğer tüm nesnelerin ( mesela toz, gölge. vb...) kadraj dışına alınmasıdır. bununla birlikte gereksiz arka plan detaylarını engellemek için şemsiye , softbox, light box kullanımı oldukça yaygındır. makro mod veya manuel modda çekim yapılmalı, f/5.6 ile f/11 arasındaki bir diyafgram açıklığı ile gereksiz arka plan netliği yapılmadan keskin detaylar elde edilmelidir. yaratıcı olmayan kompozisyon, gereksiz olarak kadraja giren detaylar ( gölge vb.) elde edilecek fotoğrafın yaratıcılığına darbe vuracaktır. çok fazla ışık veya az ışık kullanımı da ürünlerde istenilen detayları elde edilemeyecek olmasından dolayı istemeyen durumlardır. günümüz şartlarında insanların stoklamak amacıyla bu fotoğrafları çekmeleri ve bunları fotoğraf stok sitelerinde satışa çıkarmaları da çok yaygındır. still life fotoğrafçılıkta ürün, yemek vb. fotoğraf çekimi aksine kompozisyon ve kurgu ön plandadır. ışık ve gölge ise etkin biçimde kullanılabilinir. resim sanatındaki natürmort un fotoğraf sanatındaki tanımıdır.
devamını gör...
whatsapp gizlilik ilkesi değişimi
bu durumdan endişelenlerin olayı aslında cia'in ya da her neyse bizim bilgilerimizi ele geçirme endişesi değil.*
bu şekilde bizim düşünce tarzımızı öğrenip, bizi diğer sosyal medya platformlarında istedikleri şekilde manipüle edebilecek olmaları. (bkz: cambridge analytica) olayı.
tanım: istesekte kaçamayacağımız bilgi elde etme olayı.
bu şekilde bizim düşünce tarzımızı öğrenip, bizi diğer sosyal medya platformlarında istedikleri şekilde manipüle edebilecek olmaları. (bkz: cambridge analytica) olayı.
tanım: istesekte kaçamayacağımız bilgi elde etme olayı.
devamını gör...
mudanya
arkadaş ziyaretine gittiğimde bir kaç saatliğine de olsa görebildiğim ilçe.
devamını gör...
ismail
bu ne perhiz?
what is this?
aman ismail
can't touch this
what is this?
aman ismail
can't touch this
devamını gör...
8 cm topuklu giyen açık kadın
tıkır tıkır yürüyen ,özguveni yüksek kendinden emin kadındır. 8cm giymeseydi veya kapali olsaydida oyle olurdu.çuval bile giyseniz dim dik yürüyun kızlar.
devamını gör...
düş kurma zamanı radyo yayını
yayına katılmaya çalışırım ama bu tür müzikli yayın yapan arkadaşlardan bir ricam var.
yahu şu konuşma kısımlarını biraz daha uzun tutun arkadaş. iki kelam ediyorsunuz sonra yangından mal kaçırır gibi hemen şarkı giriyorsunuz. birazcık hoş sohbetinizi de dinlemek isteriz efenim.
yahu şu konuşma kısımlarını biraz daha uzun tutun arkadaş. iki kelam ediyorsunuz sonra yangından mal kaçırır gibi hemen şarkı giriyorsunuz. birazcık hoş sohbetinizi de dinlemek isteriz efenim.
devamını gör...
armullah
engellediğim ilk yazar.
devamını gör...
yazarların en sevdiği çizgi filmler
devamını gör...
bu devirde hala şekerli çay içen insan
hayatını anlık dahi olsa tatlandırmak istemiş olabilir,biz acıya alışkınlar şekersiz içeriz.*
devamını gör...
gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
boomer tayfanın kesinlikle konuşmaması gereken konudur. ikinci dünya savaşı'ndan 20 yıl sonra doğan nesil gelecek nesilleri düşünmeyerek dünyanın zenginliklerine çöktüler. çevre kirliliğini ve doğayı düşünmediler. kendileri rahatça ev ve araba alabildikleri için hayatı güzel olarak yorumladılar. aldıkları basit eğitimler ile iyi yerlere rahatça gelebildiler ve üniversite mezunu bizleri ki buralara yoğun emek harcayarak geldik, tembellikle suçluyorlar. yok paşam, orada bir duracaksın. gelecek nesillerin hayatını da garanti almaya çalışan sayılı kuzey ülkeleri bu yorumumun dışındadır. daha durun, çok daha kötü günler göreceğiz. hiç düşünmeden ürediniz de ürediniz. zenginler için bizi iş gücüne dönüştürdünüz. şu an insanların yaptıkları işlerden başka bir değerleri yok. kimse sanata, edebiyata, felsefeye önem vermiyor. bunlara önem vermeyen topluluklar daima geriye giderler. ülkemizde de bunun sonuçlarını görüyorsunuz değerli arkadaşlar. o yüzden gençleri, en azından 90 kuşağını suçlamayın. lakin benim de gördüğüm kadarıyla 2000 ve sonrasında gelen tayfa saldım çayıra keyfim bayıra kafasındalar. zoomer tayfa da garip. 90lı kuşak doomer oldu gitti, bilemedim ne diyeyim daha.
devamını gör...
sevdiğiniz şarkıdan en sevdiğiniz söz
aldırma söylenen o sözlere
sen dağıt etrafa mis kokunu
umudu, sevgiyi, özlemlerini ve hasretleri
devamını gör...
artık burama kadar geldi sözündeki sınır
göğsümüz ve kafamız arasında kalan bölümdür.
devamını gör...
aşık olunası film karakterleri
devamını gör...
artık tanımadığı erkekler tarafından da şiddete uğrayan kadınlar
türkiye'nin mükemmel politikacıları tarafından hoşnutlukla karşılanacak bir durumdur. malum onların istediği kadınların evden çıkmaması, çıkarlarsa korku içinde olmaları. minik kız çocuklarını ve onların hem şu anda hem de gelecekte başlarına gelebilecek olayları düşündükçe kahroluyorum. bu ülkede umarım bir mucize olur da bir daha hiçbir kız çocuğu dünyaya gelmez.
devamını gör...