talasofobi; büyük su kütlelerinden, denizin veya okyanusun devasa boşluğundan korkma ve karadan uzak kalma korkusudur.
devamını gör...

allah ıslah etsin , müşrik,iftira , gıybet vurun günahın dibine.
devamını gör...

insan olabilmek için.

kitap okumakla ilgili uzun ve ben bilirim havasında bir tanım yazacak değilim. tamam uzun yazacağım ama çok bilimsel bir yazı olmayacak bu.

sorunun cevabını bulmak için laboratuvar olarak kafa sözlük’ü seçmiş olalım. akışta nadir gelişen osasuna atakları gibi sürekli kitap okuyanlara vur kaç taktiği uygulamaya çalışan bir ekip var mesela. kitap okuyanların şöyle ya da böyle olduğunu söyleyip duruyorlar ama meramlarını anlatmak için yazdıkları tanım çingene düğününden farksız. hepsi birer goran bregoviç mübarek. tanımın başının oturma organıyla* denk olmadığı birçok örnek okudunuz.

kendi derdini daha iyi anlatmak için kitap okumak, kitabın üzerine düşünmek bence en etkili gelişme yöntemi olabilir. kimse beni anlamıyor havalarında dolaşan bazı kitapsızlar aslında dertlerini anlatamadıklarının farkında değil. babasına kızıp odasına girerek kapıyı sertçe ittiren sonra da kapı çarpmasın diye reflekslerine fazla mesai yaptıran yarım kalmış ergenler gibi ona buna saldırmak zorunda kalmaz kitap okuyan insan. kelimelerin gücü ile şıpın işi çözer sorunları.

düşünme gücünüzü arttıracağını da düşünüyorum. düşünüyorum bunu çünkü okuyorum bolca. okuyorum o halde varım. sözcük dağarcığınız büyüdükçe düşünme gücünüz de artacaktır. ne kadar çok kelime varsa cebinizde o kadar yakın olursunuz mega brain olmaya.

insan okumalı ve bunun için bir nedene gerek duymamalı ama ille de bir neden gerekiyorsa yukarıda gerekli bilgi var. yukarı kaydırın.
devamını gör...

günümüz türk şiirinin en mühim isimlerinden biri. kıyaslamaya gidersek basite indirgemiş oluruz kendisini. kendi çizgisine özgü imgelem ve kelime dizilişinde -bu bir birhan keskin şiiridir- imajı yarattı ve kolay kolay yıkılacağa benzemiyor. ben kendisinin sadık bir okuyucusu olarak isterdim ki şiir değil nesir yazsın.


''bunca zaman sonra, neden ona dokunmadığımı
neden çekmediğimi silahlarımı kınından
olanı biteni kalbime koyup kendimi çektiğimi
soruyorsan…

dokunmadıysam tek bir sebepledir…

bir barbar ancak eşitine dokunur.''

*ben istanbul'a çok benzerim sevgilim
yarı trak yarı buralı.
azıcık gidersin haliç'te bir çekirdek aileyim
o siyah suya bakakalmış, su yağlı mı yağlı.
adamda bej kundura, kadın çarşafa dolanmış,
yüzlerinde kırağı
kızların birini açık havada doğurmuşlar,
öbürü kapalı.

bende sevgilim yan yana ışır
ılık kasabalar köyler
ben istanbul'a çok benzerim sevgilim,
bir yanım haliç'te bir karabatak
bir yanım samandıra'da saplı samanlı.

ben istanbul'a çok benzerim sevgilim
onca iştiha içinde onca keder.
çın çın bin ses imkanıyken
sesin göbeğinden çatlayıp orada kaldığı yer.

sorunun sorulduğu yerim ben,
cevabın alındığı yer!
bir yanım erguvan bir yanım gül ve laleler
bir yanda serseri otlar, başıboş, plastik çiçekler
kök dal dolanmış duvarda birbirine koyu keder.

gezmediğin yerlerim vardır mutlaka
beklerim, yeraltı mağ'raları
bir ayağım geçmişte kalmış alamam
öbürü koduğun bahtımmış, eline ayarlı.

sevgilim kış düşmüş dünyaya içimden
eve nasıl varayım!
bir kovuk bir obruk oldum,
üstüm başım kar, yollar kapalı
devamını gör...

1) salgın sürecinin başında zor durumda olan halkına destek olması beklenirken onlara iban atarak destek isteyen insanlar.(bkz: korkunç iban).

2) yönettiği halkın açlıktan kırılmasına rağmen (bkz: itibardan tasarruf olmaz) diyerek ardı ardına saraylar yaptıran insanlar.

3) vatandaşına kuru ekmeği layık görüp kendileri ejder meyveli smoothie içen insanlar.

4) 'fakirlik onurdur, kutsaldır' şeklinde vaaz verdikten sonra milyonluk araçlarına binip milyarlık evlerine giden insanlar.

5) yıllardır vergilerini topladığı vatandaşına 1 ay bakamayan ama söz konusu ırak başbakanı olunca rakılı-mezeli ziyafet verdiren insanlar.

bu insanlarla anlaşmak zordur işte.
devamını gör...

adamın yaşadığı ihaneti bilince şarkı daha hüzünlü, daha anlamlı geliyor insana...
murat göğebakan
devamını gör...

bir erkeğin eşleri, iyi de olsa
kötü de olsa bir şekilde birbiriyle geçinenebilir fakat, erkek kardeşlerin eşlerinin birbiriyle geçinmesi çok zordur hatta, birbirlerini hiç çekemezler anlamına gelen atasözüdür.
videoda, eltisi sahura kalkamamış bir gelinin halinde anlaşılan kültür.
www.instagram.com/p/CNpKxog...
devamını gör...

aşçı bahçıvana, bahçıvan şoföre, şoför uşağa sonra hepsi uşağa.
devamını gör...

demlik denebilir mesela.
devamını gör...

genellikle, fransız devrimi’nin (bkz: bastille) baskınıyla başladığı kabul edilir. oysa devrim daha önce, bir tavşan kıyımıyla başlamıştır. (bkz: états généraux) 1789 mayısında versailles’da toplanmıştı. meclis, aralarında soyluların avlanma hakları da bulunan feodal hakların kaldırılmasını görüşüyordu. delege olarak toplantılara katılmış olan camille desmoulins, 10 haziran tarihinde, yani bastille baskınından bir ay önce, babasına yazdığı bir mektupta şunları anlatıyordu

“bretanlar şikâyet dosyalarındaki (cahiers de doléance) bazı maddeleri geçici olarak yürürlüğe sokuyorlar. güvercinleri ve av hayvanlarını öldürüyorlar. buralarda 50 delikanlı yabani tavşanlarla ada tavşanlarına karşı inanılmaz bir kıyıma giriştiler. söylendiğine göre, st. germain ovasında, nöbetçilerin gözlerinin önünde dört ya da beş bin hayvanı öldürmüşler.”

eylemciler bir insana yönelmeden önce basit gördükleri hedeflere yönelmişlerdi. sonrasında asıl olay bastille günü olur. o gün bütün şehir silahlanır. ayaklanma kralın adaletine karşıdır; bu adalet saldırılan ve işgal edilen binada cisimleşmiştir. mahkûmlar serbest bırakılır, böylece onlar da kitleye katılabilirler. bastille’in savunmasından sorumlu olan komutanla yardımcıları idam edilir. bu arada hırsızlar da sokak lambalarının direklerine asılır. bastille yerle bir edilir; taş üstünde taş kalmaz. adalet, iki temel öğesiyle, yani idam cezası verme ve affetme yetkisiyle birlikte halkın eline geçer.
devamını gör...

pentagram - sonsuz
devamını gör...

ellerinden gelse pedofiliyi serbest bırakacaklar ama küçük adımlarla iniyorlar.
devamını gör...

hazırlayın pegasus’umu
ruhumu semaya gömeceğim.
bu kadar,
donkişotluk yeter.
yeter, dedi peri!
peri hep doğru söylerdi.
kıvrımlar kıvrımlar.
ince ve dar kıvrımlar.
çarpmadan yürümek ne mümkün.
karanlık, karanlık bu yollar
peri, nerede peri?
perimiz, her şeyimdi.
her yanım yara bere içinde.
kafamda sorular.
sorular da delirdi.
şu hala bak.
cevaplar cevaplar.
hani nerede cevaplar?
buldum birini tımarhanenin birinde.
yapıştım yakasına anlat dedim.
devamını gör...

gel vatandaş gelll
tanesi 20 lira'dan satışlarımız başlamıştır.
bu dayı'yı çok sevdim bana bedava huni verdi. ben de satabilir miyim dedim. yok artık ekmeğimle mi oynayacaksın dedi. bu mıntıka onunmuş. eyvallah abi dedim saygı duydum kendisine.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şu sıralar kuzguncuk semalarında içsel huzur adı altında yoga çalışmaları yapıyorum. çok deli bir ekip var burada, güneşi selamlıyorlar ben şahsen bu dayıya selam vermeyi tercih ederim. düşünün ki sizden bile deliler.. neyse ben bunları hizaya getirdim. gelin dedim vişne toplayalım doğa'daki huzur çalışması adı altında. bunlara huzur deyince hemen olur diyorlar.
vişneleri tuttular yarım saat baktılar, tadına baktılar. biri de demedi çok ekşi diye. herkes diyor mükemmel. yahu neyine mükemmel kaç senedir vişneciyim bunun tadını sevmem. gidip komposto yapın, reçelini yapın ama ham yemeyin..dedim de dinletemedim. iki saat vişne edebiyatı yaptılar. biri üzerine vişneyi yerken damlattıda çıkaramadı lekesini. oh olsun ona oldu olacak vişne'ye de selam ver. neyse ki üzerindeki lekeyle dolaşmak zorunda kaldı tüm gün. ders niteliğinde oldu bugün yine. bu sefer dersi alan değil veren taraf oldum. hunili eğitmen olmak ta çok zormuş.
ben bu insanları anlamıyorum tuhaflar neyse ki hunililer ve bu dayı var. onlarla yaşamak daha anlamlı.
devamını gör...

kurban olduğum rabbim bazen ufacık tefecik 1.55'e ne güzellikler sığdırıyor.
devamını gör...

düşünce ve önermeleri duygulara ve denemelere değil yalnız akla ve bilişe dayandırma ilkesidir. mantık her zaman duygulardan daha az zarar verdiğini düşünüyorum. duygularla hareket etmek ve önemli ancak her zaman doğrusu olmayabilir.
devamını gör...

nymphe: genetik çeşitlilik uzmanı.
devamını gör...

kadına şiddet.
devamını gör...

tarık akan'ın 80 döneminde hapse girişi ve orada yaşadıklarını anlatan kitap. hani kısa bir kitaptır ama insana öyle bir ders verir ki kitap bitince "?!" olursunuz.
100 küsur sayfadır kitap.
devamını gör...

netflix'teki "to the bone" isimli filmi izleyinceye kadar ne kadar zor ve tehlikeli bir hastalık olduğu hakkında hiçbir fikrimin olmadığı, bilakis manken hastalığı vs şeklinde lanse edildiğinden dolayı bendeki algısı çok başka olan, daha sonra hakkında yaptığım birkaç okumayla cehaletimin farkına vardığım bir hastalık. film çok başarılı mı emin değilim ama benim için faydalı oldu en azından. bir yerlerde aşırı zayıflığın, yahut zayıflık için yapılan korkunç bilinçsiz uygulamaların övüldüğüne denk gelince tüylerim ürperiyor artık. bilinçli yahut bilinçsiz insanların beden ve beslenme algısının bozulmasına hizmet edebilecek her türlü söz ve davranıştan kaçınmak lazım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim