esas adı charles spencer chaplin olan ingiliz oyuncu. en çok şarlo karakteri ile ünlenmiş olsa da başta 'the great dictator' olmak üzere bütün filmleri mutlaka izlenmelidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

efendim dese,
sonra da, anlat bakalım neler ettin bu gün, yapma ya, üzülme olur öyle arada, aman boşver dese, ne güzel olur diyeceğim, günlük hitabı.
olabilir aslında, interaktif günlük. biri bu fikrimi değerlendirsin.
adı da akıllı günlük olsun, mobil uygulaması da olsun.
üşenmesem ben mi yapsam, her şeyi ben mi yapacağım? bakın başınızın çaresine.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

herşeyi iki kez düşünerek yaşayacak olduğum tüm kötü olayları engelliyorum.

(bkz: obsesif kompulsif bozukluk)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bugün tam anlamıyla böyleyim.
devamını gör...

"sakın sana kötüsün diyenlere aldırma. bana da gerizekalısın diyenler oldu. ve ben atomu parçalayıp ellerine verdim."

albert einstein
devamını gör...

o akımdakiler 'ekmek bize çok kilo yaptı ya ekmeği kestik' şekline evrildi.
not: ekmeği her zaman fırından alırım.
konu ile alakası var mı bilmiyorum ama söylemeden geçmeyeceğim:

şairler ekmek yiyor, fırıncılar şiir okumuyor.
devamını gör...

"geleceğim, bekle dedi, gitti..
ben beklemedim, o da gelmedi.
ölüm gibi bir şey oldu..
ama kimse ölmedi.”
devamını gör...

bir erkeğin sizinle ilgilendiğini anlamakta zorlanıyorsanız veya tereddütte kalıyorsanız o erkeğin değeri bilinmez.
devamını gör...

(bkz: belirsizlik)
devamını gör...

müzelerde bulunan tabelaların içinde benim için açık ara en efsane olanı bolu müzesi girişinde bulunan; tarihi eserlere oturmayınız tabelasıdır. *

gülmekten kurabiyeler boğazıma takıldı, herkesin kafasına benden kalp* bu ikiliye kurabiye**
devamını gör...

tanıdıkça soğumaya sebep olur.
devamını gör...

farsça kökenli sözcük.

farsçadaki "oynayan" anlamına gelen "baz" can ile birleşince "canıyla oynayan" manasına gelir.

osmanlı döneminde canbazlar en ileride bulunarak canlarını hiçe sayan atlı askerlerdi.
devamını gör...

ingiliz roman ve oyun yazarı henry fielding'in yazdığı dördüncü oyun. fielding ingiliz sınıflarının her birinin yozluğunu ve renkli maskelerin altında yatan gülünç insan tabiatını diğer eserlerinde olduğu gibi burada da kendince düşürmeye çalışıyor fakat karmaşık olay örgüsünün ve birbirine dolanmış insan ilişkilerinin anlatımı bir güldürü için abartı olmasa bile yorucu. yazarın bir diğer oyunu olan love in several masques gibi belirli bir karakter motifini içinde barındıran oyun yine de love in several masques'e göre daha basit ve tek düze bir biçimde ilerliyor. bu benzer karakter motifini jean baptiste poquelin moliere'in eserlerinde de görüyoruz esasında ama fielding'in güldürüsü ve hicvi moliere kadar keskin değil. yine de bu ifade yanıltıcı olmasın, fielding -özellikle samuel richardson'ın ünlü pamela'sına parodi olarak yazdığı muhteşem bir hiciv ürünü olan shamela eseri ile- gerçek anlamda büyük bir hiciv ustası, sadece iğnesini moliere gibi belirgin bir biçimde batırmıyor. kahkahalara boğulduktan dakikalar sonra aslında kendisine güldüğünü fark ediyor insan. fielding'in zaman zaman oyunların içine yedirdiği -ki bunun en başarılı örneği muhtemelen çok yerilmesine rağmen rape upon rape oyunudur- siyasi eleştiriler bu oyunda yok denecek kadar az, fielding çuvaldızı daha çok soylu sınıfına batırıyor ve oyunun üzerine ilerlediği aşk-evlilik gibi kavramlar bir nebze gölgede kalıyor. bellaria, wilding, lady gravely gibi oldukça renkli karakterlere sahip olduğunu söylemek gerek. ki wilding karakteri itibari ile love in several masques'in ana karakteri wisemore ile epey benzerlik taşımaktadır. iki oyunun arasında 2 senelik bir süre olduğunu göz önüne alırsak the temple beau oyunu fielding'in love in several masques'i geliştirmesinin bir yan ürünü denilebilir.


the slander of some people is as great a recommendation as the praise of others. for one is as much hated by the dissolute world, on the score of virtue, as by the good, on that of vice. -act. 1, sc. 1
devamını gör...

artık çok korktuğum ve çekindiğim bir şeydir. yordular beni sözlük. güvenmek hiç görmeyen birisine gökkuşağını anlatmak kadar zor geliyor... (bkz: herkes gider mi)
devamını gör...

gavur gibidirler. 3 ay boyunca konuştuğun, melekten üstün, saf, çiçekleri açtıran kadın 4. ayın sabahı geldi mi artık o, o değildir. methiyeler düzülmesinden hoşlanan, içi içine sığmayan 17 yaşındaki peri güzeli artık bir şeytana dönmüştür, bir hanım abladır. ulan ne serenadlar yaptım, ne baladlar dizdim uğruna dediğin kadın, aslan pençesini çıkarmıştır artık. saniyede 3 milyon ışık yılı hızıyla uzaklaşmanız yararınızadır.
devamını gör...

evet ne olursa olsun unutamadığımız ve en konsantre olmamız gereken zamanlarda karşımıza çıkan bilgiler. ben henüz 10 yaşlarındayken her sene akrabalarımız yurtdışından yazları izne gelirdi. bir süre sonra kendi aralarında bazı ufak tefek anlaşmazlıklar kavgalar olurdu. her seferinde bu kavgaları bitirmek ve dikkatleri üzerine çekmek için ananem bayılma numarası yapar kendisini bir şekilde hastaneye attırırdı. bu gereksiz ve boş bilgiyi nedense bir türlü unutamıyorum.
devamını gör...

ray bradbury'nin los angeles itfaiye şefini arayıp "kitap kağıdı kaç derecede tutuşup yanar?"sorusuna "451 fahrenheit"cevabını alması üzerine bu adı verdiği mükemmel eser.
devamını gör...

amatör sevgili ne?
az kilometreli binek araç mı bakıyorsunuz?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim