zuhal topal'la sofrada
ev hanımlarının neden bu kadar kavga gürültü sevdiğini merak ettiren program.
devamını gör...
günaydın sözlük
herkese günaydınnn! umarım bu videodaki gibi isteklerinizin gerçekleştiği, karşılığında delirerek halaya durduğunuz bir gün oluuurrr! *
devamını gör...
topuksuz 177 cm sena
sözlükte ki en yaratıcı nick'e sahip olan yazar.
devamını gör...
senaryo yazmak
becerinin yanında bir o kadar da sabır gerektiren bir eylemdir.
öncelikle iyi bir hikâye yazarı olmak, ortalama bir senaryo yazacağınız anlamına gelmez. senaryonun bir matematiği vardır. ilk kez senaryo yazımını deneyimleyen kişilerde sıklıkça görülen hata; senaryonun mizansen bölümünü, edebi bir metin gibi betimlemeleridir.
yüreğinin çarpıntısı yavaşlıyordu. demiri bırakıp bir adım geri çekildi. yerdeki bardak kırıntılarına baktı, oda bozulmuştu kadın gelmezdi artık-roman
demiri bıraktı. bir adım geri çekildi. yerdeki bardak kırıntılarına baktı.-senaryo
yüreğinin çarpıntısı yavaşlıyordu ; bu, görüntü olarak aktarılabilecek bir şey değildir. ayrıca burada karar mercii yönetmendir. senaryo yazarı; yalın bir dil kullanarak his aktarımını yönetmene bırakmalıdır.
aynı şekilde; oda bozulmuştu, kadın gelmezdi artık ; bu kısım, anlatımı kuvvetlendiren bir aktarım olsa da görüntü olarak karşılığı olmadığından senaryo formuna uygun değildir.
öncelikle iyi bir hikâye yazarı olmak, ortalama bir senaryo yazacağınız anlamına gelmez. senaryonun bir matematiği vardır. ilk kez senaryo yazımını deneyimleyen kişilerde sıklıkça görülen hata; senaryonun mizansen bölümünü, edebi bir metin gibi betimlemeleridir.
yüreğinin çarpıntısı yavaşlıyordu. demiri bırakıp bir adım geri çekildi. yerdeki bardak kırıntılarına baktı, oda bozulmuştu kadın gelmezdi artık-roman
demiri bıraktı. bir adım geri çekildi. yerdeki bardak kırıntılarına baktı.-senaryo
yüreğinin çarpıntısı yavaşlıyordu ; bu, görüntü olarak aktarılabilecek bir şey değildir. ayrıca burada karar mercii yönetmendir. senaryo yazarı; yalın bir dil kullanarak his aktarımını yönetmene bırakmalıdır.
aynı şekilde; oda bozulmuştu, kadın gelmezdi artık ; bu kısım, anlatımı kuvvetlendiren bir aktarım olsa da görüntü olarak karşılığı olmadığından senaryo formuna uygun değildir.
devamını gör...
kafa sözlük
ismine çok yakında 'kalbimiz seninle' diyeceğimiz sözlük.
son saatler hatta saat bile kalmamış artık.
son kez bu başlığa tanım girmek istedim. hah ilginçtir duygulandım. gerçi hiç ilginç değil buraya sık sık yazdığım gibi aslında duygusal bir insanım. normal hayatta bunu perdeleyebiliyorum ama burada buna ihtiyaç duymuyorum. çünkü burası benim içimi döktüğüm, duygularımı boşalttığım bir yer. benim için sadece sözlük değil.
bazen günlük gibi kullanıyorum burayı bazı arkadaşlar pek hoşlanmasada kurallara aykırı bir durum yok nasılsa.
bir yandan yeni ismi çok merak ediyorum bir yandan içimde garip bir vefa duygusu dürtüyor beni. değişikliği, değişimi pek sevmem ama işte elimizden ne gelir. yoldaş gerekeni yapmış. bu saatten sonra bize sadece içimizi dökmek kalıyor.
bu arada umarım isimle birlikte çok fazla bir şeyler değişmez. akışta gördüğüm durumlar özellikle aman aman.
neyse vedaları sevmiyorum canım kafa. kalbimiz seninle... hah burada ağlıyor olabilirim püfff.
son saatler hatta saat bile kalmamış artık.
son kez bu başlığa tanım girmek istedim. hah ilginçtir duygulandım. gerçi hiç ilginç değil buraya sık sık yazdığım gibi aslında duygusal bir insanım. normal hayatta bunu perdeleyebiliyorum ama burada buna ihtiyaç duymuyorum. çünkü burası benim içimi döktüğüm, duygularımı boşalttığım bir yer. benim için sadece sözlük değil.
bazen günlük gibi kullanıyorum burayı bazı arkadaşlar pek hoşlanmasada kurallara aykırı bir durum yok nasılsa.
bir yandan yeni ismi çok merak ediyorum bir yandan içimde garip bir vefa duygusu dürtüyor beni. değişikliği, değişimi pek sevmem ama işte elimizden ne gelir. yoldaş gerekeni yapmış. bu saatten sonra bize sadece içimizi dökmek kalıyor.
bu arada umarım isimle birlikte çok fazla bir şeyler değişmez. akışta gördüğüm durumlar özellikle aman aman.
neyse vedaları sevmiyorum canım kafa. kalbimiz seninle... hah burada ağlıyor olabilirim püfff.
devamını gör...
her başlığın altına hayırlı forumlar yazan tip
her başlığın altına z kuşağı yazan tiple ölümüne kapışır.
devamını gör...
kilo almak
kilo vermekten daha zor olduğunu şişmanlar bilmez.
devamını gör...
kış geliyor diye sevinen insan
kafasını alıp karın içine sokmak istediğim insandır. yani seviyor soğuğu diye.
yoksa her insanın zevkine saygı duyarım tabi.
yoksa her insanın zevkine saygı duyarım tabi.
devamını gör...
radyal simetri
ışınsal simetridir. vücudu boydan ikiye böldüğünüzde her iki tarafın eşit şekilde bölündüğü simetri. deniz anası ve hidra bu simetriye sahip canlılardır.
edit: maple uyardı. eğer olur da karıştıran olursa diye vikipediden asıl tanımı da koyuyorum.
vücuttan diklemesine (yere paralel olarak) geçen tüm düzlemlerin, vücudu eşit iki parçaya ayırdığı simetri tipi, ışınsal simetri. bazı derisi dikenliler ve sölenterelerde görülür.
burada bilateral simetri de var ama onu başka zaman açıklarım ya da beni beklemeyin siz araştırın.
radyal simetri
edit: maple uyardı. eğer olur da karıştıran olursa diye vikipediden asıl tanımı da koyuyorum.
vücuttan diklemesine (yere paralel olarak) geçen tüm düzlemlerin, vücudu eşit iki parçaya ayırdığı simetri tipi, ışınsal simetri. bazı derisi dikenliler ve sölenterelerde görülür.
burada bilateral simetri de var ama onu başka zaman açıklarım ya da beni beklemeyin siz araştırın.
radyal simetri
devamını gör...
nazan öncel'in en güzel şarkısı
sokak kızı.
dillere düşeceğiz.
erkekler de yanar.
vee en sevdiğim aşıklar parkı.. özellikle
'sen mikropsun sen' kısmına bayılırım.
dillere düşeceğiz.
erkekler de yanar.
vee en sevdiğim aşıklar parkı.. özellikle
'sen mikropsun sen' kısmına bayılırım.
devamını gör...
7 mart 2021 ankara'da eşi tarafından öldürülen kadın
gerçekten artık cinsiyetimden utanıyorum. bu insanların ben erkeğim diye gezmesinden utanıyorum...utanıyorum.
devamını gör...
alper tunga öldü mü
lise edebiyat dersinde hepimizin beynine kazınan,yıllar geçse de unutulmayan bir sagudur.
hadi itiraf edin hepiniz başlığı okuyunca devamını söylediniz.
alp er tunga öldi mü.
ıssız ajun kaldı mu.
ödlek öçin aldı mu.
emdi yürek yırtılır.
hadi itiraf edin hepiniz başlığı okuyunca devamını söylediniz.
alp er tunga öldi mü.
ıssız ajun kaldı mu.
ödlek öçin aldı mu.
emdi yürek yırtılır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
içinizden bir ağaç geçtiğini hayal edin.
ayak tabanlarınızdan giriyor dalları ilkin. o ilk temas çok keskin, çok yabancı, çok korkutucu. ama engel olunamaz da aynı zamanda. kısım kısım ilerlemesi de içinizde. aklınız çıkıyor ama nafile. canınızı çok yakıyor kendine yol bulmaya çalışırken içinizde.
sert, acımasız; ve evet doğru, çok acılı. artacak da bu acı daha, biliyorsunuz üstelik. bazen siz galip geliyor, kırıyorsunuz birkaç dalını ama çoğunlukla o kazanıyor savaşı. yavaş yavaş ilerliyor bedeninizde. kasıklarınızdan da girdiğinde, artık geriye dönüş olmadığını kavrıyorsunuz. evet en zoru bu diyorsunuz. bundan daha fazlası olamaz. buraları geçtiğinde, yoluna devam ederken işim kolaylaşacak. sıkmam gerek dişimi. tüm varlığı ile; dalları ve gövdesiyle, yoluna sizi yararak devam ediyor ağaç. direniyorsunuz çok sinirlenip bazen, ama boşuna. tüm organlarınız yer değiştiriyor içinizde ona yol açmak için. belli bir noktadan sonra kendinizi hissetmeyi unutuyorsunuz. sadece ve tüm gerçekliğiyle ağaç oluyorsunuz. bütünleşmek değil, hala yabancı size, ne var ki o kadar büyük ki, başka bir şey düşünemez, hissedemez oluyorsunuz. değişim zordur, herkes bilir bunu. ama bu kadar zor olacağı okunarak öğrenilemezmiş zaten... ya da geçmiş deneyimler... peh!
göğsünüzün oralarda bir yerlerde işler değişmeye başlıyor. kalple karşılaşınca ağaç da bir şaşalıyor herhalde, bilemiyorum. incitmeden, hasar bırakmadan geçmeye çalışıyor sanki. bir iki çizik alsa da koruyor kendini o. bunu fark etmek korkunuzu da azaltıyor. sevmeye başlıyorsunuz dönüştürücünüzü. alışmak belki, kim bilir. ama hemen sonra başka bir süreç başlıyor. tahayyül edilemez olan kısım. en zoru... artık dallar ve gövde bedeninizden ayrıldığında, son aşama başladığında yani demek istiyorum; köklerin beyninizden ayrılma sürecinde en dibi görüyorsunuz. zifiri karanlık burası. ağaca değil kendinize yabancı olduğunuz bir dönemi yaşıyorsunuz çünkü aklınız kökler tarafından zapt edilmiş vaziyetteyken. ne kadar süredir devam ettiğinden tutun, neler olup bittiğine kadar hiçbir şeyden haberiniz yok. siz siz değilsiniz, kökler tüm beyninizi ele geçirdi. çok, çok zor evet, asla bitmeyecek gibi. ama bitiyor... bir gün, ansızın, çat diye! o sizi terk etmeye karar verdiğinde. her şey gibi...
vedalaşmak zor oldu ağacımla, doğru. tüm acısına rağmen ama, iyi ki girdi içime. iyi ki değiştirdi beni. iyi ki sağ salim atlatabildim bu süreci. tüm yüklerimden arındım. tüm varlığımı yeniden yarattım. tortusu, izi bile kalmadı içimde. kendimi yeniden doğurdum.
pişman değilim, yine olsa yine yaparım. ben bu'yum diyebilmenin yolu bu acıyı çekmekten geçiyordu ise şayet, yine olsun yine çekerim. razıyım. mutluyum. tatminim. tamamım.
ayak tabanlarınızdan giriyor dalları ilkin. o ilk temas çok keskin, çok yabancı, çok korkutucu. ama engel olunamaz da aynı zamanda. kısım kısım ilerlemesi de içinizde. aklınız çıkıyor ama nafile. canınızı çok yakıyor kendine yol bulmaya çalışırken içinizde.
sert, acımasız; ve evet doğru, çok acılı. artacak da bu acı daha, biliyorsunuz üstelik. bazen siz galip geliyor, kırıyorsunuz birkaç dalını ama çoğunlukla o kazanıyor savaşı. yavaş yavaş ilerliyor bedeninizde. kasıklarınızdan da girdiğinde, artık geriye dönüş olmadığını kavrıyorsunuz. evet en zoru bu diyorsunuz. bundan daha fazlası olamaz. buraları geçtiğinde, yoluna devam ederken işim kolaylaşacak. sıkmam gerek dişimi. tüm varlığı ile; dalları ve gövdesiyle, yoluna sizi yararak devam ediyor ağaç. direniyorsunuz çok sinirlenip bazen, ama boşuna. tüm organlarınız yer değiştiriyor içinizde ona yol açmak için. belli bir noktadan sonra kendinizi hissetmeyi unutuyorsunuz. sadece ve tüm gerçekliğiyle ağaç oluyorsunuz. bütünleşmek değil, hala yabancı size, ne var ki o kadar büyük ki, başka bir şey düşünemez, hissedemez oluyorsunuz. değişim zordur, herkes bilir bunu. ama bu kadar zor olacağı okunarak öğrenilemezmiş zaten... ya da geçmiş deneyimler... peh!
göğsünüzün oralarda bir yerlerde işler değişmeye başlıyor. kalple karşılaşınca ağaç da bir şaşalıyor herhalde, bilemiyorum. incitmeden, hasar bırakmadan geçmeye çalışıyor sanki. bir iki çizik alsa da koruyor kendini o. bunu fark etmek korkunuzu da azaltıyor. sevmeye başlıyorsunuz dönüştürücünüzü. alışmak belki, kim bilir. ama hemen sonra başka bir süreç başlıyor. tahayyül edilemez olan kısım. en zoru... artık dallar ve gövde bedeninizden ayrıldığında, son aşama başladığında yani demek istiyorum; köklerin beyninizden ayrılma sürecinde en dibi görüyorsunuz. zifiri karanlık burası. ağaca değil kendinize yabancı olduğunuz bir dönemi yaşıyorsunuz çünkü aklınız kökler tarafından zapt edilmiş vaziyetteyken. ne kadar süredir devam ettiğinden tutun, neler olup bittiğine kadar hiçbir şeyden haberiniz yok. siz siz değilsiniz, kökler tüm beyninizi ele geçirdi. çok, çok zor evet, asla bitmeyecek gibi. ama bitiyor... bir gün, ansızın, çat diye! o sizi terk etmeye karar verdiğinde. her şey gibi...
vedalaşmak zor oldu ağacımla, doğru. tüm acısına rağmen ama, iyi ki girdi içime. iyi ki değiştirdi beni. iyi ki sağ salim atlatabildim bu süreci. tüm yüklerimden arındım. tüm varlığımı yeniden yarattım. tortusu, izi bile kalmadı içimde. kendimi yeniden doğurdum.
pişman değilim, yine olsa yine yaparım. ben bu'yum diyebilmenin yolu bu acıyı çekmekten geçiyordu ise şayet, yine olsun yine çekerim. razıyım. mutluyum. tatminim. tamamım.
devamını gör...
ayrıldıktan hemen sonra başkasını bulan kişi
durup gelmeyeni mi bekleyecekti.. en doğru olandir..
devamını gör...
arthur rimbaud
l’éternité şiiri ile tanıştığım ve yalnızca bir dize ile aklımı bulandıran şair. l’éternité şiirinde bir dize var, rimbaud bunu iki kere kullanıyor ve une saison en enfer'de bu dizeyi değiştiriyor.
"denizdir giden güneşle" (c’est la mer allée avec le soleil) bilinen ilk hali fakat une saison en enfer'de ikinci halini alıyor. "denizdir karışan güneşe" (c’est la mer mêlée au soleil)
şiirleri basit bir kelime oyunu olarak görmemek gerekir diye düşünüyorum, rimbaud her kelimeyi özenle seçiyordu yazarken. neden giden yerine karışan olarak değiştirdiği üzerine uzun süre düşündüm. rimbaud giden derken ölüm ve mutlak kavuşmayı mı ifade etmek istiyordu? gitmekte bir sonsuzluk var, iki sonsuzluğun mutlak buluşması fikri.
"denizdir giden güneşle" (c’est la mer allée avec le soleil) bilinen ilk hali fakat une saison en enfer'de ikinci halini alıyor. "denizdir karışan güneşe" (c’est la mer mêlée au soleil)
şiirleri basit bir kelime oyunu olarak görmemek gerekir diye düşünüyorum, rimbaud her kelimeyi özenle seçiyordu yazarken. neden giden yerine karışan olarak değiştirdiği üzerine uzun süre düşündüm. rimbaud giden derken ölüm ve mutlak kavuşmayı mı ifade etmek istiyordu? gitmekte bir sonsuzluk var, iki sonsuzluğun mutlak buluşması fikri.
devamını gör...
türkiye’de gelir eşitsizliği ve yoksulluk raporu
kendilerini eleştiren her insana 'terörist' damgası yapıştıran yöneticilerimiz var. asıl sebebi bu olan durumdur.
eğer eleştirilere açık olsalar, yanlış yaptıklarını kabul etseler ülkemiz bu hale gelmezdi.
ülkemiz çok güzel bir ülke, çok verimli topraklara sahibiz.
bu topraklarda itibardan tasarruf olmaz deyip saray yapılacağına tarım yapılmalı, hayvancılık yapılmalı; fabrikalar kurulmalıdır.
aksi halde çok daha fazla fakirleşeceğiz.
eğer eleştirilere açık olsalar, yanlış yaptıklarını kabul etseler ülkemiz bu hale gelmezdi.
ülkemiz çok güzel bir ülke, çok verimli topraklara sahibiz.
bu topraklarda itibardan tasarruf olmaz deyip saray yapılacağına tarım yapılmalı, hayvancılık yapılmalı; fabrikalar kurulmalıdır.
aksi halde çok daha fazla fakirleşeceğiz.
devamını gör...



