aynaya bakmam kendimi bilmem
hayat acıtınca dünyayı sevmem!
ne yazık ki tek tabanca
serseri doğdum serseri ölcem!
devamını gör...

kafasına göre özür dileyen yayıncı.* özür dilediği için toptan özür diliyorum.

balkan türküleri off be ne güzel...
yerlerimizi alıp safları sıklaştıralım lütfen.
özür dileyerek önden yer kapıyorum kendime torpil falan demeyin sakın sabahtan bekledik hep. bu şarkılar türküler tam benlik kusura bakmayın arkalara yollayamazsınız beni.
devamını gör...

kaynak
ülkeye gelen koreli birinin bile demografik yapının berbatlaşmasından şikayetçi olduğu paylaşım sosyal medyada gündem olmuş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1991 yapımı, ömer kavur'un yönetmenliğini yaptığı, başrollerde rutkay aziz, zuhal olcay, fikret kuşkan 'ın yer aldığı filmde üç insanın ve bir büyük arayışın hikayesi konu ediliyor.

anlaşılmaz ve bir yandan da ilgi çekici bir film. orhan pamuk'un yayınlandığı dönem büyük bir ilgi gören ve tekrar tekrar baskısı yapılan kara kitap isimli romanının bir bölümünden uyarlanmış olan bu filmin senaryosunu da orhan pamuk yazmış.

film, en başta da bahsedildiği şekli üç insanı ve büyük bir arayışı konu ediniyor. bunlardan biri gizemli bir kadın ( zuhal olcay), biri de saatçilik yapan bir adam ( rutkay aziz). kadın, sürekli birini aramaktadır. genç bir delikanlının ( fikret kuşkan) getirdiği fotoğraflarda da sürekli o aradığını bulmayı umut etmektedir. bu şekilde başlayan film, izleyiciyi de içine sürükleyecek şekilde devam ediyor. sizi kendinizle baş başa bırakıyor, felsefenin en içinden çıkılmaz noktasına vurgu yapıyor sanki.

film, ya ilk 10 - 15 dakikasında bir şey anlamayıp, sıkılıp bırakılacak türden, ya sonuna kadar seyredilecek türden ya da bir kere izleyip tekrar izlenmek istenecek türden bir sanatsal film.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zengin olmayı sağlayacak iş hayalinden önce geliyorsa büyük zarardır. insan hayatta sadece kendine dayanmalı. zengin olmak istiyorsa bile bunun kaynağı yine kendi olmalı.
devamını gör...

breaking bad.
devamını gör...

bir hastanenin en kidemli calisani olarak calisiyor olabilirim belki. en azindan boyle bir kisi olacaksa o ben olayim be! aynen birkac yil icerisinde en kidemli de ben olurum zaten.

neyse o yuzden oradan oraya yetismeye calisiyorumdur yine buyuk ihtimalle. hatta insanlar oo yuzyuzeyken hanim nasilsiniz, mesaiden sonra bir seyler icelim mi desin. ben tabii ki de reddedecegim cunku evlenmis olayim artık bi zahmet o zamana kadar di mi sozluk. 5 yil ideal bir es bulmak icin gayet guzel bir sürec bence. evlilik meraklisi biri degilimdir* ama ne bileyim bir erkege hayati zindan etmek varke... neyse. bunu kendimizi on yil sonra nerede goruyoruz sorusuna saklayalim simdilik. evliligin ilk yillari canim cicim yillariymis, oyle dediler.

tabii gonul isterdi ki yurt disinda bulunalim, bir de oyleli yasayalim bu hayati ama nerede... hic olmazsa daha akilli, sabirli, entelektuellik seviyesi artmis ve nesesini her daim koruyan biri olalim bes sene sonraya baktigimizda.
devamını gör...

insan
gelenler adamdı, buldukları insandı
insan yalnız tanrının yarattığı mâhluk
insan mâhluktan, adam insandan çıktı.
tanrının insanı yer ve içer.
insanın adamı düşünür ve yaratır.
mustafa kemal atatürk
devamını gör...

2-3 kişinin de olsa dikkatini çekecek bir başka ucu açık yazım.

ispanya'da yaklaşık 100 bin yahudi kaçarken, bazıları kuzey afrika(dönemin osmanlısının güçlü olduğu bölge) birçoğu ise izmir, selanik, safed kentlerine yerleşti.

türkiye'deki yahudilerin yüzde 90'ı sefarad yahudisi. sefarad yahudileri, yahudi-roma savaşlarında ispanya'ya kaçarken, buradan kovulduktan sonra ayrıca portekiz'den de kovulanları olmuş ve kendilerine farklı yerler aramışlardır. din değiştirme baskısı sebebiyle birçoğu devam eden süreçte osmanlı şehirlerine sığınan yahudiler, burada kendilerini güvende hissetmişlerdir.

15. yy'da yani 500 yıl önce, yukarıdaki din dayatmaları başlamadan önce, ispanya'da 300 bin civarında yahudi yaşıyordu. 2010'lu yılların başlarında, ispanyol devleti(hükümeti) 15. yy'da, ülkeyi terk eden yahudilerin torunlarına, vatandaşlık vermeyi yürürlüğe koymayı planlamış, 1 ekim 2015'te bu kanunu yürürlüğe sokmuştu. geçmişe özür anlamı taşıyan bu yasa, 1 ekim 2019'da son başvurular ile beraber sonlandırılırken, bazı şartların öne sürülmesi ise, komik bir çelişkiyi öne koydu; 1492'nin adeta 21. yy versiyonu ortaya çıkararak, o dönemde engizisyon ve din yahudilere bir sorun oluşturup bu dönemde de bu sefer dil yeterliliği ve sınav, geçmişe özür olarak başlayan süreci adeta "özrü kabahatinden büyük" konumuna getirdi.

sefarad yahudilerinin nüfusu belliyken, bütün yahudilere değil de sefarad yahudilerine yöneltilen bu yasanın önce süre, sonra da dil ve sınav koşulları maalesef komedi unsuru olmaktan öteye gidememiştir.

günümüzde özellikle amerika birleşik devletleri'ndeki yoğunlukları, güçleri bilinen ve 1492'de dahi sadece ispanya'daki nüfusları bilinen yahudilere yapılan bu yardım, dönemin osmanlı yönetiminin yahudilerdeki yerini güçlendirirken, osmanlı'nın ve devamındaki t.c devletinin yahudilerdeki konumunu da yüce kılıyor.

tarihinde birçok kırılma noktası olduğu için sırtından hançer eksilmeyen ve sırtından vurulmayı hobi haline getirmiş olan osmanlı, tarihindeki bu tip ender girişimleri sayesinde ortadoğu'nun ve kuzey afrika'nın belirli bölgelerinde bilinen eski bir devlet olarak hatırlanır.

nisya işman allovi, linkteki kaynakta "osmanlı, vergi verildiği sürece kişilerin din ya da diline karışmazken, başarısının asıl sebebi burada saklı" diyor. 2. bayezid, şüphesiz ki yahudilere bakışı dolayısıyla vizyoner bir padişah sıfatını hak ediyor. piri reis'in amcası, kemal reis'i sevilla ve cadiz'e gönderip zor durumda kalanları bir an önce kurtarmayı emretmesi, bunu yaparken yahudilerin ticaretteki zeka ve kalitesinden haberdar olması, altı dolu bir siyasi, diplomatik hamle olduğunun en büyük göstergesi oluyor. gerek osmanlı gerek t.c tarihinde ender bulunan siyasi hamlelerden ve diplomatik zaferler kaynaklı temel 500 yıl önce atıldığı için işte o kadar sağlam ve unutulmaz.

abd'deki ermeni lobilerinin gücü ortadayken, bir nebze ayaktaysak ve ağır tazminatlarla karşı karşıya kalmıyorsak bunun en büyük sebeplerinden birisi dünya genelindeki yahudi(buradaki hata ermeni yerine yahudi olarak düzeltildi))lobilerinin lobi organizasyonunun bizim bu konuda karşımızda olmamasıdır.

sene 2010. türkiye'nin fethullah gülen isimli soytarının yargı, eğitim, askeriye, medya ile beraber bütün bölgelerde güçlü olduğu, medyada pompalanan yahudi düşmanlığının en üst seviyede olduğu dönem. yahudi lobisinin sözde ermeni soykırımı karşısında durmasının haberi. burada gördüğünüz üzere süreci yavaşlatma, gayet akılcı bir cümle ile "her iki tarafın da yürütmesi gereken süreç" vurgusu var. işte karşıda durmamak derken kast ettiğim budur.

buradan

panarmenian'a göre, horders "bir soykırım olduğuna inanmayı sürdürüyoruz ancak bu dönemde temsilciler meclisi veya senato'dan bir karar tasarısının geçilmesinin bir yararı olmaz" derken, "bu konunun, ermeniler ve türklerce tarihi komisyonun aracılığıyla ele alınmasının en iyi yol olduğu" yönündeki bir tavrı sergiledi.



bu dönemde, eğer araştırırsanız ortalık yangın yeri. elini sallasan yahudi karşıtı propagandaya çarpıyor. ilker başbuğ'un ağlama duvarı 'ndaki pozunun paçavra zaman gazetesinde servis edilmesi ve onun yargı sürecinin başlangıcı vs. hep bu döneme denk geliyor. fethullah medyada güçlü, yargıda güçlü, ortam hazırlıyor ülkedeki ergenekon ve balyoz operasyonlarını halledecek. bir yandan da ülkede hiç görülmediği kadar şiddetli şekilde yahudi karşıtlığı var. 80'lerden beri düzeni kurmuş olan fethullah, karşılığını almaya bir o kadar da yakın. bütün bunlara rağmen, amerika'dan gelen bu haber ortaya çıkıyor.

peki neden bu lobi türkiye aleyhinde tavır takınmıyor? son dönemde hatırlarsanız artık abd'de güçlü şekilde sözde ermeni soykırımı kabulü var. sebebi bir baraj gibi düşünün; suyun artık karşısında durulamaması. ciddi, şiddetli bir su(ermeni lobi faaliyetleri) var.

"peki neden bu lobi türkiye aleyhinde tavır takınmıyor?" diye tekrar soruyorum. çünkü gerek israil devletinin kurulumunda, gerek 2. bayezid sayesinde sefarad yahudilerinin kurtarılması hadisesinde türk devletlerinin yahudi dostu olduğu kanıtlı olarak ortada. siyaseti taeihin en güçlü lobilerinden ve egzejere edilmiş şekliyle en kindar lobisi bizim yanımızda (ya da karşımızda değil denilebilir) hem de en israil karşıtı propaganda yapılan dönem de dahil.

çünkü biliyorlar ki bazı şeyler geçicidir. hele bu tip propagandaların ne kadar geçici olduğunun farkında olan yüzlerce yıllık bir yapı söz konusu ise.

9 mart 1950'de tel aviv'de ilk elçiliğini açan türkiye cumhuriyeti, ilk elçiyi de 1952'de göndermiştir...


...

not: ufak bir düzeltme yapıldı. 3 nokta yazının devam edeceğini belirtmek içindir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beğeni aldıktan sorma dmden
beni beğenmenize şaştım diye yazan yazardır.
bu da bir tür iletişim.
devamını gör...

ateist kaplumbağa
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevgi aşktan üstündür, aşk sevgiden güçlü.
devamını gör...

etmedim. zaten aklımdaydı ama ertelemiştik. babamla büyük bir kavga ettikten sonra özür mahiyetinde gidip bir yakınımızdan sahiplendik.
annemin çocukken kedisi varmış. babam hoşlanmaz kedilerden ama onunla ayrı yaşadığımız için sorun olmuyor.
devamını gör...

"güzel günler" bugünkü çabana göre yaratılıyor. bugün herhangi bir şey yapmıyor ve olağan durumunu zamana bırakıyorsan durağan her şey gibi meseleler kendi içlerine çökerek çürür. öylece durmak seni korumayacağı gibi savunma gücünü de köreltir. bir amaç, bir büyük fikir, bir güncel politika benimsemek insanı kurtarır.

hepimiz zor zamanlardan muhakkak ve muhakkak geçiyoruz. geçeceğiz. hayatın pürüzsüz tek bir anı bile yoktur olamaz. bu kabulle, bu kabulü bir kılıca dönüştürerek hamleler yapabilmek gerekiyor.

"başarmış adam rahatlığı" diye bir şey var; akışkan, güleç, net, uzlaşmacı, fedakar. bu kafaya o insanlar kolay gelmiyorlar. poz keserek kral olunmuyor. poz keserek sadece embesil olursunuz. günü kurtaran, yücelikten mahrum, sahte, bütün hamlelerini sadece sürünerek yapan, başını kaldırıp hiç gerçeğini gösteremeyen, hatta onu kabul bile edememiş bir küçük sinsi gibi yaşar gidersiniz. duran her şey insan da tozlanır. algısı tozlanır. kalbi de öyle. bu toz öyle bir katılaşır ki silkelendiğinde geçeceğini sandığın o toz tabakası kabuğun olmuştur artık. geçmiş olmuş. bitmiş bir hayat.

"yarın, onu planlayanındır" diye bir cümlecik okumuştum. müthiş bir kafa üretmiş olmalı bu cümleciği. küçücük bir cümleye sığdırılmış sayfalarca bilgi var burada. "öyle görünmek" için değil, rol yapmak, "desinler"e oynamak için değil. direkt olmak için. planlayan olmak için. "yarın" hakkında zamana bir kayıt daha açmak.

ağzıyla kalbinin bağlantısını kopartmış bir kafanın ürünü değildir bu gibi eylemler. eylemleriyle güya düşündükleri farklı olan asalakların kalbi de kaldırmaz yarını sırtlamayı. onlara bi sahne verin. tek istedikleri şey salyalar saçarak o sahnede tepinmek. hayatlarını da böyle kullanıyorlar. fazlası değil. sahneye çıkarlar, bikaç küçük alkış, gerçeklikle bağlantısı koparılmış kurgusal bir karakter, biraz dram, biraz komedi, çokça yalan ve tamamdır. yeni dünyanın güya başarmış insanı.

gerçek bu değil. güzel günler gelecek ama onun için çalışana gelecek. biçok şey feda edilmeli. önce zaman. sonra küçük küçük o büyülü kelime hayata sokulmalı. ne o büyülü kelime? hayatı saçmalıklardan kurtaran o küçük kelime nedir? "hayır" kelimesidir tabii ki. beş harfli sihir. dediğiniz an amacınız daha da keskinleşiyor.

çalışmadan olmayacak kardeşlerim. yarını sırtlamadan, onun hakkında da bir fikir edinmeden asla olmayacak. uyan ve savrul... böyle geçen şey hayat değildir. gençliktir, güzelliktir, yapıp etme şevkidir ama hayat değildir geçen. hayat ancak bu kafayla ziyan edilir. geçmez. hatta sıkıntıdan bom, patlarsın.

büyük bir fikre adanmak gerek. köppppek gibi çok p ile çalışmak. şov yapmamak, sahte sahte triplere girmemek, danışmak, dertleşmek, anlatmak, dinlemek, üretmek, paylaşmak, yol göstermek, yol sormak. canlılık yani. enerji biraz. temiz ama. nasılsanız değil, kalbiniz nasılsa öyle ayılacaksınız bu rüyadan. fiyakalı görünmeyi boşver. demeyiversinler. şak şak alkış da kurtarmaz. eminlik gerekiyor. dümdüz yürümek. sapmamak. paçavralarla vakit kaybetmemek. akabilmek.
devamını gör...

çünkü bilir ki aramasının bir anlamı yoktur. karşılığında alacağı cevap onu daha çok üzecektir.
bazen sessizce varlığını birilerine unutturmak herkes için daha iyidir. zaman her şeyi çözer, acılarımız azalır geçmişte üzüldüğünüz şeylere güler geçersiniz. beklemeyi bilin, zamanı geldiğinde sadece öğretici bir anı olarak kalacak.
devamını gör...

oturduğum yerde de oldu böyle bir kaza. minübüsün altında kaldı çocuk kaçarken, maalesef kurtulamadı.
ben genelde merkezi alanlarda olan köpeklerden korkmayan insanım ama bir köpek üstüme koştu yürüyüş yaptığım bir gün. kendimi yola attım düşünmeden. devamlı otobüs, minübüs geçen yol bir de. o an bi araç geçse düşünemiyorum. bu bir sorun maalesef.
devamını gör...

sanrı ve halüsinasyonların eşlik ettiği bir çeşit psikiyatrik rahatsızlık.

insanların büyük bir çoğunluğunun belirli noktalarda bu durumdan muzdarip olduğunu düşünmekteyim.
devamını gör...

kendisine saygısı olanın yapmayacağı davranıştır. sen onu hemşireye yazdırmış olabilirsin, ne kadar egonu tatmin ettin? ne kadar hoşuna gitti? bir insanın onuru ne kadar kırabilirse o kadar kırmaya çalışıyorlar. ellerinden geleni yapıyorlar bunun için. uyarırsın, herkesin içinde değil çekersin kenara uyarırsın. insanları rencide ederek yapılacak iş değil bunlar. kendi hatasını örtmeye çalışan insanlar başkalarının ayıbını bağıra bağıra anlatırlar. yazık. mobbing.
devamını gör...

zaman zaman rastladığım kişilerde gördüğüm birey tutumudur.
bahsi geçen şey bir hollandalı' nın hollanda' yı, bir finli' nin finlandiya' yı sevmesi kadar doğal ve olağan bir durumdur..
bir insanın ülkesini, kültürünü, tarihini ve milli değerlerini sevmesi kadar doğal bir şeye yakıştırma yapmak nasıl açıklanır anlam veremediğim bir olgudur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim