en iyi benim
bir zamanlar fox tvde yayınlanmış olan program.
bu esasen bir yarışma programı. bir damat var, hazır, evlilik için imza atmayı bekliyor. tek eksiği herhangi bir kadınla daha önce hiçbir şekilde iletişim kurmayı becerememiş olması. dört tane de oldukça hoş hanım bu dağ ayısını etkilemek için kendilerini paralıyorlar. elbette program buram buram cast kokuyor, takılmayın. konsept harika çünkü.
hanımlar sırayla bu kendini maço hisseden erkek bireyine muazzam yemekler yapıyor, süsleniyorlar ve hayat hikayelerini bu yemekte konuşuyorlar. çatal bıçak tutmayı bilmeyen motor becerileri gelişmemiş erkek de yemekleri beğenmeyip bir de kadına "bu nasıl kıyafet ya çok açık yaaa" diye ahkam kesiyor. ekmek böl desen bölemez, hala annesinin giydirdiği tipler bunlar. abartmıyorum izleyince göreceksiniz.
hayat hikayesi konuşuluyordan kastım da erkek kişi kadın kişiye "çok sevgilin oldu mu? yuhh evlendin mi daha önce. bu iş olmaz ha" falan diyor.
tabi programa bölümler ilerledikçe dışarda buluşma, yemeği basma gibi güncellemeler geliyor. iyi planlanmamış ama düşünce güzel. adam biriyle oturmuş el ele diz dizeyken diğerini ufukta görünce "sen de hoş geldin beybisu" tavrında muazzam bir oyunculuk sergileyip her ikisini de pat diye ağına düşürüyor.
bu eşsiz kurguya fazla kaçan eril davranışlar ve ilkel düşünceler olmasa tam puan verirdim. fakat gerçekten izlerken tahammül sınırlarımı zorlamıştı, tam bir fecaat.
kadınları eleştirmiyorum bile, onlar tam karikatür.
5,5/10 izlenir ama harcanan vakte yazık.
bu esasen bir yarışma programı. bir damat var, hazır, evlilik için imza atmayı bekliyor. tek eksiği herhangi bir kadınla daha önce hiçbir şekilde iletişim kurmayı becerememiş olması. dört tane de oldukça hoş hanım bu dağ ayısını etkilemek için kendilerini paralıyorlar. elbette program buram buram cast kokuyor, takılmayın. konsept harika çünkü.
hanımlar sırayla bu kendini maço hisseden erkek bireyine muazzam yemekler yapıyor, süsleniyorlar ve hayat hikayelerini bu yemekte konuşuyorlar. çatal bıçak tutmayı bilmeyen motor becerileri gelişmemiş erkek de yemekleri beğenmeyip bir de kadına "bu nasıl kıyafet ya çok açık yaaa" diye ahkam kesiyor. ekmek böl desen bölemez, hala annesinin giydirdiği tipler bunlar. abartmıyorum izleyince göreceksiniz.
hayat hikayesi konuşuluyordan kastım da erkek kişi kadın kişiye "çok sevgilin oldu mu? yuhh evlendin mi daha önce. bu iş olmaz ha" falan diyor.
tabi programa bölümler ilerledikçe dışarda buluşma, yemeği basma gibi güncellemeler geliyor. iyi planlanmamış ama düşünce güzel. adam biriyle oturmuş el ele diz dizeyken diğerini ufukta görünce "sen de hoş geldin beybisu" tavrında muazzam bir oyunculuk sergileyip her ikisini de pat diye ağına düşürüyor.
bu eşsiz kurguya fazla kaçan eril davranışlar ve ilkel düşünceler olmasa tam puan verirdim. fakat gerçekten izlerken tahammül sınırlarımı zorlamıştı, tam bir fecaat.
kadınları eleştirmiyorum bile, onlar tam karikatür.
5,5/10 izlenir ama harcanan vakte yazık.
devamını gör...
geçti bor'un pazarı sür eşeği niğde'ye
orada vakit kaybetme bir de niğde'yi dene.oralar da güzeldir diyor.
devamını gör...
sözlüğün içinden geçmeye çalışanlar
dün acılan başlıkların hepsi kadınlara yönelikti. bir yandan da iyi oldu full kadınları eleştiri altına tutup, kadınları aşağılayıcı başlıklar açan ve tanım giren tüm hesapları önce şikayet butonuyla yönetime şikayet edip, daha sonra engelledim. ıfade özgürlüğü önce saygıyla olur
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
hepsi bana alerji yapıyor. öyle ki bazen konuşurken bile kafamda "de ayrı" diyorum. bu da normal değil sanırım...
devamını gör...
susma orucu
konuşmamak üzerine yapılan kimi dinlerde de yeri olan bir ibadettir. islama göre susma orucu kişinin yalan, gıybet, kötü söz ve boş konuşma yapmaması şeklinde yapılır. ama bir insanın tamamen konuşmayı kesmesi iyi görülmez hatta bazı hadislere göre yasaklanmıştır. islamda hz meryem isaya hamile kaldığında bir ses tarafından susması gerektiği emri gelir. durumunu yani hamile oluşunu nasıl açıklayacağını bilmeyen meryem susar. ta ki kucağında bir bebekle çıkagelmesi ve bebeğin –isanın- kundakta konuşmaya başlamasına kadar. musevi kaynaklarda tevratta susmanın teşvik edildiği, övüldüğü ayetler vardır. kimi museviler bugün halen susma orucu tutarlar. günahlarının bağışlanması ve tanrıya yaklaşmak gibi amaçlar güderler. ancak musevilikte de sınırı olmayan bir susma orucu hoş görülmez.
kişisel deneyimime gelirsek bunu bir ibadet olarak değil ancak deneme amaçlı hayatımda -üniversite okuduğum dönem- bir defa gerçekleştirdim. bir sağlık durumumu bahane ederek 1 hafta konuşamayacağımı çevremdeki insanlara yazarak bildirdim. ne olduğuna gelirsek çok büyük çaplı bir değişim olmadı elbette. bir insan sizinle konuştuğunda cevap verme kısmının yani cevabı düşünme ve sözle dile getirmenin ne kadar efor gerektirdiğini fark ettim. tahmin ettiğinizden daha fazla. kafamın rahatladığını ve nispeten daha huzur bulduğumu söyleyebilirim. gittiğim cafelerde ve mekanlarda siparişi telefonun not kısmına yazarak veriyordum. insanlardan özellikle beni tanımayanlardan konuşma engelli olduğumu düşündükleri için şefkat ve acımayla karışık bakışlar ve dönütler aldım. insan bir haftalığına köye, sakin bir yere gidip kafa dinleyebilir elbet. ancak bu kadar dinamik ve yoğun bir hayatta konuşabilecekken tamamen susmak neredeyse imkansızdır. hala ara ara o bir haftayı özlerim.
kişisel deneyimime gelirsek bunu bir ibadet olarak değil ancak deneme amaçlı hayatımda -üniversite okuduğum dönem- bir defa gerçekleştirdim. bir sağlık durumumu bahane ederek 1 hafta konuşamayacağımı çevremdeki insanlara yazarak bildirdim. ne olduğuna gelirsek çok büyük çaplı bir değişim olmadı elbette. bir insan sizinle konuştuğunda cevap verme kısmının yani cevabı düşünme ve sözle dile getirmenin ne kadar efor gerektirdiğini fark ettim. tahmin ettiğinizden daha fazla. kafamın rahatladığını ve nispeten daha huzur bulduğumu söyleyebilirim. gittiğim cafelerde ve mekanlarda siparişi telefonun not kısmına yazarak veriyordum. insanlardan özellikle beni tanımayanlardan konuşma engelli olduğumu düşündükleri için şefkat ve acımayla karışık bakışlar ve dönütler aldım. insan bir haftalığına köye, sakin bir yere gidip kafa dinleyebilir elbet. ancak bu kadar dinamik ve yoğun bir hayatta konuşabilecekken tamamen susmak neredeyse imkansızdır. hala ara ara o bir haftayı özlerim.
devamını gör...
yazarların dibe vurduğunu hissettiği an
hayatta aslında yapayalnız olduğumu anladığım andır.
devamını gör...
28 aralık 2020 soda şişesindeki örümceğe dava
haberi okurken elimde soda şişesi olması beni bir durdurdu. bu saatten sonra şişenin içini de kontrol etmek gerek.
edit: olay yeri de esenyurt. değişik olayların başında da bu güzide ilçemiz hep var.
--- alıntı ---
istanbul esenyurt'ta yaşayan metehan dağdelen, bir zincir marketten satın aldığı 6'lı maden suyundan kapağı açılmamış şişelerden birinin içinde örümcek görmesi üzerine tüketici mahkemesine başvurdu.
davacı metehan dağdelen'in avukatı burak temizer aracılığıyla bakırköy tüketici mahkemesine delil tespiti için sunulan dava dilekçesinde, dağdelen'in 1 kasım'da ikametine yakın bir zincir marketten 6'lı maden suyu aldığı anlatıldı.
dağdelen'in henüz kapağı açılmamış şişelerden birinin dibinde örümcek gördüğü kaydedilen dilekçede, ürünün kapalı olup olmadığı ve ait olduğu firmanın tespit edilmesi istendi.
bilirkişi incelemesi
mahkeme, dilekçeyle birlikte delil olarak sunulan maden suyunu gerekli incelemelerin yapılması için bilirkişiye gönderdi.
gıda mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, şişenin dibinde örümcek bulunduğu, ürünün bahsi geçen firmaya ait olduğu, kapağında ise hiçbir dezenformasyona rastlanmadığı belirtildi.
--- alıntı ---
buradan
edit: olay yeri de esenyurt. değişik olayların başında da bu güzide ilçemiz hep var.
--- alıntı ---
istanbul esenyurt'ta yaşayan metehan dağdelen, bir zincir marketten satın aldığı 6'lı maden suyundan kapağı açılmamış şişelerden birinin içinde örümcek görmesi üzerine tüketici mahkemesine başvurdu.
davacı metehan dağdelen'in avukatı burak temizer aracılığıyla bakırköy tüketici mahkemesine delil tespiti için sunulan dava dilekçesinde, dağdelen'in 1 kasım'da ikametine yakın bir zincir marketten 6'lı maden suyu aldığı anlatıldı.
dağdelen'in henüz kapağı açılmamış şişelerden birinin dibinde örümcek gördüğü kaydedilen dilekçede, ürünün kapalı olup olmadığı ve ait olduğu firmanın tespit edilmesi istendi.
bilirkişi incelemesi
mahkeme, dilekçeyle birlikte delil olarak sunulan maden suyunu gerekli incelemelerin yapılması için bilirkişiye gönderdi.
gıda mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, şişenin dibinde örümcek bulunduğu, ürünün bahsi geçen firmaya ait olduğu, kapağında ise hiçbir dezenformasyona rastlanmadığı belirtildi.
--- alıntı ---
buradan
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
kalbim seni bir yaz kuşu dinler gibi dinler
devamını gör...
sauk
sac. kendilerine othakiwa, sarı toprak halkı diyen ama komşu ojibwe'ler tarafından ozaagii, dışarıdakiler denilen ve bu kelimeyi duyan fransızların sac, ingilizlerin ise sauk dediği, algonkin dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
eskiden new york eyaletinin kuzey bölgelerinde yaşarken huron kabilesinin saldırıları sonucu batıya gittiler ve wisconsin, illinois civarlarında yaşadılar. zaten bu yüzden o bölgede yaşayan algonkin dili konuşan kabileler tarafından "dışarıdakiler" diye adlandırıldılar. önceleri diğer algonkin kabileleri gibi fransızlarla ticaret yaptılar.
1730'larda fransızlar meskwaki, fox kabilesine saldırıp büyük katliam yapınca kurtulanlar sauk kabilesine sığındı. sauk'lar onları koruma altına aldı ve o günden bugüne bu iki kabile beraber yaşıyorlar.
beyazlar, göller bölgesine geldikçe toprakları elden gitti ve artık kansas, iowa civarlarına gidip ova yerlileri gibi yaşamaya başladılar. 1832'de son topraklarınıda satmaları istenince reis keokuk antlaşma yapmayı kabul etti ama reis kara şahin savaştı. black hawk war denilen savaş sonucu kayıplar verdiler ve teslim olmak zorunda kaldılar.
bugün çoğu oklahoma'da bazılarıda kansas ve iowa'daki rezervasyonlarda yaşıyorlar.
eskiden new york eyaletinin kuzey bölgelerinde yaşarken huron kabilesinin saldırıları sonucu batıya gittiler ve wisconsin, illinois civarlarında yaşadılar. zaten bu yüzden o bölgede yaşayan algonkin dili konuşan kabileler tarafından "dışarıdakiler" diye adlandırıldılar. önceleri diğer algonkin kabileleri gibi fransızlarla ticaret yaptılar.
1730'larda fransızlar meskwaki, fox kabilesine saldırıp büyük katliam yapınca kurtulanlar sauk kabilesine sığındı. sauk'lar onları koruma altına aldı ve o günden bugüne bu iki kabile beraber yaşıyorlar.
beyazlar, göller bölgesine geldikçe toprakları elden gitti ve artık kansas, iowa civarlarına gidip ova yerlileri gibi yaşamaya başladılar. 1832'de son topraklarınıda satmaları istenince reis keokuk antlaşma yapmayı kabul etti ama reis kara şahin savaştı. black hawk war denilen savaş sonucu kayıplar verdiler ve teslim olmak zorunda kaldılar.
bugün çoğu oklahoma'da bazılarıda kansas ve iowa'daki rezervasyonlarda yaşıyorlar.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
oo iki gözüm hoş geldin. sağlam bir yazar. buyursun.
devamını gör...
zillerde hep erkeklerin adının yazması
(bkz: az bilinen efsane duyarlar)
devamını gör...
gazi mahallesi katliamı
devletin işlediği suçlardan biridir. 12 mart 1995 tarihinde gazi mahallesi'nde bulunan alevilerin çoğunlukta olduğu bir kahvehaneye, durdurdukları bir taksi şoförünü öldürerek aynı taksiyle kahvehanedeki sivillere yönelik kimliği belirsiz kişilerce(sonradan mit olduğu iddia edilmiştir) gerçekleştirilen silahlı provokatif saldırı sonucu başlayan ve şehrin diğer bölgelerine yayılan olaylar. 15 mart 1995'e dek kent geneline yayılan olaylar sonucunda 22 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmış ve tutuklanmıştır.
devamını gör...
kırlentlerle ev yapmak
küçükken kuzenlerimle toplandığımızda sık sık yaptığımız şeydir. saçma sapan bir şifre belirler, herkese söyler, unutanı azıcık uğraştırdıktan sonra içeri alırdık. güzel günlerdi.
devamını gör...
küçükken doğru bildiğimiz yanlışlar
yağmur yağdığında allahın duş aldığını sanırdım.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
uzun uzun tanım giren yazara emeğe saygı anlamında oy vermek. az bilinen görgü kurallarından biridir.
devamını gör...
biriyle dertleştikten sonra gelen pişmanlık hissi
ne demişler efenim; söz ağızda iken sahibinin esiridir, ağızdan çıktıktan sonra sahibi onun esiri...
devamını gör...
bugün okuduğunuz en güzel cümle
istediğimiz kadar güzel cümle okuyalım hayata geçiremedikten sonra sadece laf olarak kalır.*
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
sevgili yazarlar, değerli dinleyiciler;
süresi pek belli olmamakla beraber, yayınlarımıza ara vereceğimizi bildirmek istedik sizlere.
hepinizin bildiği gibi, gündelik hayatta karşımıza çıkan birtakım yoğun dönemler olabiliyor. ekip arkadaşlarımızdan bazıları böyle bir dönemden geçtiği için, işler toparlanana kadar ara verme kararı aldık. şimdiye kadar yaptığımız programlara katıldığınız için teşekkür ediyoruz. daha ileri bir dönemde tekrar aranıza dönmek umuduyla... seviliyorsunuz.
sevgili coldboy, sevgili piyanist ve canımın içi tutankamonun laneti... sizlere de ayrıca teşekkür ediyorum bu güzel deneyim için. inşallah, tekrar buluşmak üzere...
süresi pek belli olmamakla beraber, yayınlarımıza ara vereceğimizi bildirmek istedik sizlere.
hepinizin bildiği gibi, gündelik hayatta karşımıza çıkan birtakım yoğun dönemler olabiliyor. ekip arkadaşlarımızdan bazıları böyle bir dönemden geçtiği için, işler toparlanana kadar ara verme kararı aldık. şimdiye kadar yaptığımız programlara katıldığınız için teşekkür ediyoruz. daha ileri bir dönemde tekrar aranıza dönmek umuduyla... seviliyorsunuz.
sevgili coldboy, sevgili piyanist ve canımın içi tutankamonun laneti... sizlere de ayrıca teşekkür ediyorum bu güzel deneyim için. inşallah, tekrar buluşmak üzere...
devamını gör...
the office
9 sezondan oluşan efsane sitcom dizisidir.
dizinin yapımcısı ve fikir babalarından olan ricky gervais'in baş rolünü üstlendiği ingiliz yapımı the office dizisinden uyarlanmıştır.
steve carell, rainn wilson, john krasinski, jenna fischer, b.j. novak dizide rol alırken dizinin yapımcılığını ricky gervais, stephen merchant ve greg daniels üstlenmiştir.
konusu dunder miffin adındaki bir kağıt şirketinin scranton şubesinde yaşananları anlatır.
birbirinden ilginç karakterlere sahip olan bu dizi hemen hemen her sitcom severin en sevdiği dizilerden birisidir. hatta yüzde doksanının en sevdiği dizidir.
sebebi ise karakterlerin kusursuz yaratılmamış olmasıdır. ben en azından bu olayını çok seviyorum. karakterler uyuz, yalaka ve gıcıktır. yani normal insanlardır. hepimiz gibiler.
michael scott tüm zamanların yaratılmış en iyi karakterlerinden birisidir. onu tarif edecek kelimeler yok. müthiş birisi.
dwight schrute. dünyanın en garip insanı. gülmekten ağlatan sahneleri oldu. yemin ederim şaka yapmıyorum. bu karakteri bir insan nasıl yazar anlamıyorum. muhteşem.
jim halpert. kendisini çok yakışıklı ve çok sempatik olduğu için sevmiyorum. kıskanıyorum herifi. çok cool.
pam beesly. yine en sevdiğim önemli karakterlerden birisidir.
ryan howard. kendisinden nefret ediyorum. bu yüzden başarılı bir kişi kendisi.
andy bernard. yine garip manyağın tekidir. severim kendisini.
dizinin en sevdiğim taraflarından birisi ise konuların çekinilmeden harcanılması. bölüm başlarında rahatlıkla bir bölüm çıkabilecek konuları harcıyorlar. nefis bir şey. çok komik kısımları harcamaktan çekinmiyorlar çünkü ellerinde bol bol konu var. yaratıcı bir ekip.
diğer tarafı ise dwight ile micheal scott arasındaki garip ilişki. bu iki uyuz insanı izlemek acayip bir şey.
yine başka kısmı dizide bulunan dostluk ilişkileri. birbirilerine garip şakalar yapıyorlar ama birbirlerini seviyorlar. birbirlerine bağlılar. jim ve dwight örneği.
diğer tarafı ise dizinin umurunda olmayan bir üslubu olması. her şeyle dalga geçebiliyorlar. umurlarında değil. her şeyle dalga geçiyorlar. sınır yok. bence mizah dediğimiz olay tam olarak böyle olmalı.
diğer güzel taraf ise samimi olması. seyirciye ofisin içindeymiş gibi hissettirmesi. 9 sezon boyunca oralarda dolaşan bir stajyer gibi hissettim kendimi. kameraya atılan bakışlar çok mutlu etti. zaten dizinin amacı da bu.
dizi 2005 ile 2013 yılları arasında yayınlanmıştır. altın küre ve emmy ödülüne sahiptir.
türkiye'de yayın hakları amazon primedadır. sadece the office için bile amazon prime üyesi olunur. bunu daha önce defalarca dedim yine diyorum. arada sırada açıyorum bir bölüm keyfim yerine geliyor.
toplam 201 bölümden oluşan harika bir dizi. hala fırsat bulamamış herkese şiddetle tavsiye ederim.
not: daha önce izleyip beğenmemiş olabilirsiniz tekrar şans verin. aynısını yaşadım çünkü.
ayrıca bitince depresyona girebilirsiniz. ben girdim çünkü oradan biliyorum.
dizinin yapımcısı ve fikir babalarından olan ricky gervais'in baş rolünü üstlendiği ingiliz yapımı the office dizisinden uyarlanmıştır.
steve carell, rainn wilson, john krasinski, jenna fischer, b.j. novak dizide rol alırken dizinin yapımcılığını ricky gervais, stephen merchant ve greg daniels üstlenmiştir.
konusu dunder miffin adındaki bir kağıt şirketinin scranton şubesinde yaşananları anlatır.
birbirinden ilginç karakterlere sahip olan bu dizi hemen hemen her sitcom severin en sevdiği dizilerden birisidir. hatta yüzde doksanının en sevdiği dizidir.
sebebi ise karakterlerin kusursuz yaratılmamış olmasıdır. ben en azından bu olayını çok seviyorum. karakterler uyuz, yalaka ve gıcıktır. yani normal insanlardır. hepimiz gibiler.
michael scott tüm zamanların yaratılmış en iyi karakterlerinden birisidir. onu tarif edecek kelimeler yok. müthiş birisi.
dwight schrute. dünyanın en garip insanı. gülmekten ağlatan sahneleri oldu. yemin ederim şaka yapmıyorum. bu karakteri bir insan nasıl yazar anlamıyorum. muhteşem.
jim halpert. kendisini çok yakışıklı ve çok sempatik olduğu için sevmiyorum. kıskanıyorum herifi. çok cool.
pam beesly. yine en sevdiğim önemli karakterlerden birisidir.
ryan howard. kendisinden nefret ediyorum. bu yüzden başarılı bir kişi kendisi.
andy bernard. yine garip manyağın tekidir. severim kendisini.
dizinin en sevdiğim taraflarından birisi ise konuların çekinilmeden harcanılması. bölüm başlarında rahatlıkla bir bölüm çıkabilecek konuları harcıyorlar. nefis bir şey. çok komik kısımları harcamaktan çekinmiyorlar çünkü ellerinde bol bol konu var. yaratıcı bir ekip.
diğer tarafı ise dwight ile micheal scott arasındaki garip ilişki. bu iki uyuz insanı izlemek acayip bir şey.
yine başka kısmı dizide bulunan dostluk ilişkileri. birbirilerine garip şakalar yapıyorlar ama birbirlerini seviyorlar. birbirlerine bağlılar. jim ve dwight örneği.
diğer tarafı ise dizinin umurunda olmayan bir üslubu olması. her şeyle dalga geçebiliyorlar. umurlarında değil. her şeyle dalga geçiyorlar. sınır yok. bence mizah dediğimiz olay tam olarak böyle olmalı.
diğer güzel taraf ise samimi olması. seyirciye ofisin içindeymiş gibi hissettirmesi. 9 sezon boyunca oralarda dolaşan bir stajyer gibi hissettim kendimi. kameraya atılan bakışlar çok mutlu etti. zaten dizinin amacı da bu.
dizi 2005 ile 2013 yılları arasında yayınlanmıştır. altın küre ve emmy ödülüne sahiptir.
türkiye'de yayın hakları amazon primedadır. sadece the office için bile amazon prime üyesi olunur. bunu daha önce defalarca dedim yine diyorum. arada sırada açıyorum bir bölüm keyfim yerine geliyor.
toplam 201 bölümden oluşan harika bir dizi. hala fırsat bulamamış herkese şiddetle tavsiye ederim.
not: daha önce izleyip beğenmemiş olabilirsiniz tekrar şans verin. aynısını yaşadım çünkü.
ayrıca bitince depresyona girebilirsiniz. ben girdim çünkü oradan biliyorum.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
selamlar kafa sözlük ailesi, nasılsınııız?
ben minik bir açıklamayla veda etmeye geldim. uzun uzun konuşmak ve sizi de sıkmak istemiyorum ama aslında bu bi vedadan çok bi teşekkür olsun hepinize. önümde hazırlanmam gereken bir sınav var bu yüzden de 2 ay gibi bi süre için kafa iznine çıkmam, sınava odaklanmam gerekiyor*. hepinize gerçekten çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız, iyi ki tanımışım herkesi. bugüne kadar sohbet etme tanışma şansım olan, beni takip eden, oylarıyla ya da nickaltıma yazdığı güzel sözleriyle beni mutlu eden herkese çok teşekkür ederim.beni sizler var ettiniz*.
her şeyin çok daha güzel olduğu, insanların çok daha sağlıkla huzurla dolduğu bir dünyada ve çok daha güzel bir kafa sözlük’te görüşmek dileğiyle, kendinize çookk iyi bakııınn*.
ben minik bir açıklamayla veda etmeye geldim. uzun uzun konuşmak ve sizi de sıkmak istemiyorum ama aslında bu bi vedadan çok bi teşekkür olsun hepinize. önümde hazırlanmam gereken bir sınav var bu yüzden de 2 ay gibi bi süre için kafa iznine çıkmam, sınava odaklanmam gerekiyor*. hepinize gerçekten çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız, iyi ki tanımışım herkesi. bugüne kadar sohbet etme tanışma şansım olan, beni takip eden, oylarıyla ya da nickaltıma yazdığı güzel sözleriyle beni mutlu eden herkese çok teşekkür ederim.beni sizler var ettiniz*.
her şeyin çok daha güzel olduğu, insanların çok daha sağlıkla huzurla dolduğu bir dünyada ve çok daha güzel bir kafa sözlük’te görüşmek dileğiyle, kendinize çookk iyi bakııınn*.
devamını gör...