parti kur oy verelim ezgi...
devamını gör...

kendimi kandırmam için hiç bir sebep yok, çünkü herşeyi gerçekliğine inandığım kadar kabul eder yaşarım.
irrasyonal hiç bir şey ile, ne kendimi kandırırım ne de zihnimi meşgül ederim.
devamını gör...

finansal sorunlar olmasa şu dakika* gerçekleştireceğim gelecek planıdır. kafanda seninle geldiği için acılar geçer mi belirsiz. yine de tecrübelemek lazım bence. bir şans vermeli, reset atmalı.

duramıyorum yerimde. sanki bu ev, bu şehir benim değil.
devamını gör...

hanimlari derinden sarsan durum. o guzel beyler o kaprisli hanimlara binip gittiler evet..
devamını gör...

hep mutsuzuz zaten azıcık da biz mutlu olsak!
devamını gör...

michel fugain klasiklerinden 1974 çıkışlı şarkı. insanın fransızca öğrenesi geliyor.

open.spotify.com/track/1Gdt...
---------
güzel bir roman, güzel bir hikaye
c'est un beau roman, c'est une belle histoire

bugün bir romantizm var
c'est une romance d'aujourd'hui

eve geliyordu, orada sisin içinde
ıl rentrait chez lui, là-haut vers le brouillard

güneye gitti, güneye
elle descendait dans le midi, le midi

kendilerini yol kenarında buldular
ıls se sont trouvés au bord du chemin

tatil karayolu üzerinde
sur l'autoroute des vacances

muhtemelen şanslı bir gündü
c'était sans doute un jour de chance

parmaklarının ucunda gökyüzü vardı
ıls avaient le ciel à portée de main

providence'tan bir hediye
un cadeau de la providence

o zaman neden yarını düşün
alors pourquoi penser au lendemain
geniş bir buğday tarlasına saklandılar
ıls se sont cachés dans un grand champ de blé

kendinizi akıntılara bırakın
se laissant porter par les courants

birbirlerine başlayan hayatlarını anlattılar
se sont racontés leurs vies qui commençaient

onlar hala çocuktu, çocuklar
ıls n'étaient encore que des enfants, des enfants

kendini yolun kenarında bulanlar
qui s'étaient trouvés au bord du chemin

tatil karayolu üzerinde
sur l'autoroute des vacances

muhtemelen şanslı bir gündü
c'était sans doute un jour de chance

ellerinin boşluğunda gökyüzünü kim kopardı
qui cueillirent le ciel au creux de leurs mains

biz sağduyuyu koparırken
comme on cueille la providence

yarını düşünmeyi reddetmek
refusant de penser au lendemain
güzel bir roman, güzel bir hikaye
c'est un beau roman, c'est une belle histoire

bugün bir romantizm var
c'est une romance d'aujourd'hui

eve geliyordu, orada sisin içinde
ıl rentrait chez lui, là-haut vers le brouillard

güneye gitti, öğlen
elle descendait dans le midi, le midi

sabahın köründe ayrıldılar
ıls se sont quittés au bord du matin

tatil karayolu üzerinde
sur l'autoroute des vacances

şanslı günde bitti
c'était fini le jour de chance

sonra kendi yollarına gittiler
ıls reprirent alors chacun leur chemin

birbirlerine el sallayarak, ilahi takdir
saluèrent la providence en se faisant un signe de la main
eve gitti, orada sisin içinde
ıl rentra chez lui, là-haut vers le brouillard

güneyde oraya gitti
elle est descendue là-bas dans le midi

güzel bir roman, güzel bir hikaye
c'est un beau roman, c'est une belle histoire

bugün bir romantizm var
c'est une romance d'aujourd'hui
devamını gör...

günlük hayatta spor ayakkabı giyildiğinden beri, yapılmayan eylem.
bir tane boyanacak ayakkabım var onu da her zaman giymiyorum.
kalanları ıslak mendille silip çıkıyorum.
bu başlık eskimiş olabilir mi?
aklıma babamı getirdi.
devamını gör...

içerik, yayınevi, yazar ve boy sırası.
mesela kurgu bölümü; yky rafı, amin maalouf bölümü, kitaplar boy ve alfabetik sıraya göre dizili.
mesela kurgu dışı bölümü; kadın araştırmaları rafı, metis kadın araştırmaları ve diğerleri olarak ikiye bölünmüş (çünkü metis'in bu konuda küçük 1 külliyatı var), önce boy sırasına ve yayınevine göre dizilmiş, bu dizimin içeriği yazar adlarına göre alfabetik.
devamını gör...

kediye verilen selamı , kedinin miyav diyerek geri çevirmemesi.
devamını gör...

tanımlarını okuduğumda lan bir saniye dedim ve açtım müziği sonrasında içimi hüzün ve buhran kapladı. gittim markete aldım bir 100’lük. dedimki ben bu adamın tanımlarını böyle okuyamam açtım siri’yi ve oku kızım dedim. o da okudu sağ olsun. peki bu adamın tanımlarını okumak benden ne götürdü diyecek olursanız bir miktar para, huzur, mutluluk ve dertsiz başıma dert diyeceklerim bu kadar..
benim derdime ortak olmak isterseniz;
buradan ortak olabilirsiniz
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

utanarak söylemem gerekirse bazen kendi nickaltıma girip bir şey yazmışlar mı diye kontrol ediyorum.
devamını gör...

beyniniz size küçük maceralar yaşatmak istemektedir. hayır normalde de okursun da o hafta böyle acayip bi okuma isteği gelir, kitabı bırakıp da başına geçemezsin dersin. beynimin küçük oyunlarına alet olup çalışmadığım çok olmuştur bu istek yüzünden. vallah ben pişman değilem. size de kitabı okuyun derim, size ders mi yok alırsınız yine. yani umarım alırsınız inş agsahs.
devamını gör...

yeryüzünün istisnasız en ama en itici insanı. ne kadar güzel, ne kadar bilgili ve kültürlü, ne kadar yetenekli olursa olsun bu tipleri görünce bi' mide bulantısı olmuyor değil. bunlara şööyle en okkalısından küfürler savurmak gerekir, ortam müsait değilse içinizden olanı da makbuldür, dümdüz gidin, gidin ki bu gerzeklerle yaşamanın zorluğunu bir nebze de olsa hafifletin. ulu tengri bizleri bu gereksiz ego parçalarından korusun, sözlüğümüzü de, amin.
devamını gör...

alıntıdır...

elazığ tımarhanesi'nde (akıl ve ruh sağlığı hastanesi) tedavi gören, akıllı olduğunu beyan ettiği halde bir sonuç göremeyen ve 1965 yılında vefat eden o zamanın baş hekimi tarafından bir “deli”nin allah'a yazdığı son dilekçesi olarak tabir edilen mektup.

ben dünya kürresi, türkiye karyesi ve urfa köyünden, el-aziz tımarhanesi (akıl ve ruh sağlığı hastanesi) sakinlerinden; ismi önemsiz, cismi değersiz, çaresiz ve kimsesiz bir abdi acizin, ahir deminde misafiri azrail’i beklerken, başhekimlik üzerinden hâkimler hakiminin dergahı uluhiyetine son arzuhalimdir:

ben ğam (dertlilik) deryasında, fakirlik vatanında, horluk ve rezillik kaftanında padişah yapılmışım

… meyvalardan dağdağana, çalgılardan ney-kemana kapılmışım… benim yatağım akasya dikeninden, yorganım kirpi derisinden farksızdır. kalbim ayizman’ın (hitlerin işkenceci nazi komutanı) fırını, ve sahranın çöl fırtınasıdır.

ruhum aşık-ı hüda mahbub peresttir, lakin aklım kaderin cilvesi ve talihin sillesiyle gurestir (gelgittir) bana gelen derdü gamın kilosu beleştir. nerde bir güzel varsa bana karşı keleştir (yüz vermez, cesaretlidir), bütün yiğitlerde bana hep ters ve terestir. aylar geçti, tek temizliğim, gözyaşıyla ve kara toprakla aldığım teyemmüm abdesttir. yani, içtiğimiz kezzap suyu, mezemiz ise ateştir.

ol resuli zişan ve sultanı dücihan: “cenabı allah’ın insanları dünya, dünyayı ise insanlar için yarattığını; ruhları vücut için, vücutları ise ruhlar için yarattığını; erkekleri kadınlar; kadınları erkekler için yarattığını; cenneti mü’min kullar, mü’min kulları da cennet için yarattığını; cehennemi inkârcılar ve münafıklar, inkârcıları ve münafıkları da cehennem için yarattığını” hadisleriyle haber vermiştir. peki acaba benim gibi meczup divaneleri ne maksatla halk etmiştir? bilen babayiğit, meydana çıkıp söylesin… allah sana iman verdi sen tuğyan edersin; o in’am etti sen küfran (nankörlük) edersin; o ikram etti sen inkar edersin; o ihsan etti sen isyan edersin; bir de kalkıp bana deli divane diye bühtan edersin!..

bu söylediklerimin hepsi ruhumun içinde cenk etmektedir. eğer dilekçemin cevabı gelirse bu manevralar sona erecektir. şimdi adresimi arz ediyorum: kur’an’ı geldiği yere, yine kur’an’ı getiren geri taşısın. madem ki ahkamı ve ahlakı kalmadı, kur’an’ın kağıdı ve yazısı neye yarasın?! taki hz. muhammed mehdi (a.s) gelince yeniden okunup yaşansın.!

ey zerrelerden kürrelere, yerlerden göklere bütün alemlerin rabbi!.. ey cemadi, nebati, hayvani, insani, ruhani ve nurani her şeyin ve herkesin yegane sahibi!… ey iman ve şuur ehli kalplerin en yüce habibi!.. ey dertli bedenlerin kederli gönüllerin, ve yaralı yüreklerin tabibi!. ben biçare kulun ki; garipler garibi, hüzünlerin esiri, zulümlerin muzdaribi, öksüz, yetim ve sahipsiz bir tımarhane delisi… ama kutsi muhabbet ve hasretinin divanesi!… herkesi ve her şeyimi elimden aldın, ama sana sığındım, aşkına sarıldım, yegane sen kaldın!. yurdumdan yuvamdan, evimden barkımdan ayırdın, gurbete ve hasrete saldın, ama onları ararken sana ulaştım, sevdana daldım! böylece fani ve hayali görüntülerden kurtarıp hakiki tecelline mazhar kıldın.

yüceler yücesi rabbim, efendim!

haktan saparak ve haddimi aşarak, haşa senden, burak bineği, cebrail seyisi, sidretül münteha menzili, cümle mahlûkatın en şereflisi, rahmanın en mükemmel tecelli ve temsilcisi… kainatın fahri ebedisi, ahir zaman nebisi ve mehdisi, levhi mahfuzun (kader projesinin) tercümanı ve tebliğcisi, efendiler efendisi hz. muhammed sallallahu aleyhi vesellem’in mahbubiyetini mi istedim?.. hanif dinin üstadı ve nice nebilerin atası hz. ibrahim’in haliliyetini, hz. süleyman’ın saltanat ve servetini hz. musa’nın celadet ve cesaretini, hz. isa’nın ruhaniyetinimi istedim?.. hz. ebu bekir sıddık’ın yüksek fazilet ve kurbiyyetini, hz. ömerül faruk’un dirayet ve teslimiyetini, hz. osman’ı zinnureynin asalet ve sehavetini, hz. aliyyül murtaza’nın ilim ve velayetini mi istedim? senden mülkü hâkimiyet, şanü şöhret, malü servet mi talep ettim? senden vücüdüma sıhhat ve afiyet, aklıma ziya ve selamet, hayatıma huzur ve istikamet dilendimse, bunlar için de bin kere tevbe ettim! çünkü şeriatın iptal, tarikatın ihmal, hakikatın ihlal ve mü’minlerin iğfal edildiği bir zillet ve rezalet döneminde, bana akıl ve mükellefiyet verseydin, bu sadece benim mesuliyet ve mahzuniyetimi ziyadeleştirecekti!

sultanım efendim:

ben senden sadece seni istedim; pahası elbet böyle yüksektir ve tüm sevdiklerimi ve sahiplendiklerimi uğruna feda etmektir. rabbim, elbet vardır hikmeti ki, bu kuluna böyle zillet ve zahmet çektirirsin. ben haşa itiraz değil, naz ederim ama, umarım sen niyaz kabul edersin. aile efradımı, aklı izanımı alıp beni hicrana saldın. ama yine de şükür; ya akıllı kalıp ama hain ve hilekâr olaydım… ya varlıklı kalıp ama zalim ve sahtekâr olaydım… ya âlim ve saygın kalıp ama gafil ve riyakâr olaydım… ya arkalı etraflı kalıp ama azgın ve zulümkar olaydım… ya sağlıklı sefalı kalıp ama, sapıtmış, ahlaksız ve vicdansız olaydım!..

derdü bela ki, sabredenlerin vesile-i miracıdır. müminler kalbimin tacı, mücrimler rahmetin muhtacı, münkirler hikmetin icabı, sadık ve aşık ehli cehd adaletin ilacıdır. velakin bu münafık hain ve zalimler ise çıban başıdır, akrep gibi sancıdır; şerefli insana, helali dışında bütün kadınlar kızlar ana-bacıdır.

ey rabbim, efendim!

malum-u aliniz ve zaten yüce takdirinizdir ki; ne özenli-bezekli elbiselerle gezdiğim bayramlarım oldu… ne onurlu ve huzurlu seyahatlerim ve seyranlarım oldu… ne etrafımda hizmet ve rağbet gösteren dostlarım ve hayranlarım oldu!.. lezzet ne imiş, izzet ne imiş ve fazilet ne imiş tatmadım; ama şikâyet şekavettir; bütün bu fani ve fena nimetlerin asıl sahibi olan padişahlar padişahını buldum… beni yoktan var ettin, iman ve hidayet buyurup varlığından haberdar ettin, ama aklımı alıp kulunu bi-karar ettin, sana sonsuz şükürler olsun!.. şimdi son dileğim beni yanına al ve bir daha huzurundan ve sonsuz nurundan ayırma, ne olursun! umarım bu dilekçeyi yazdım diye bana darılmazsın; çünkü zaten zatından gayrıya yalvarıp yakarmanın şirk olduğunu buyurdun!

o mu deli biz mi tartışılır..
devamını gör...

iki gündür yarım saat bekliyorum, bırakmamı istiyorsanız lütfen söyleyin ille cırcır mı olalım,hava soğuk be vicdansızlar.*
devamını gör...

“...oradan atlayıp böyle koyayım, ters çevirip düz koyayım...” şeklinde devam eden yoldaş söylemi. yoldaş'ın hayal gücünü gözler önüne sermiştir. yeni bir bkz olma yolunda merdivenleri üçer-beşer çıkmaktadır. hayırlı olsundur.
devamını gör...

sözlüğe geliş amacımın erkek düşürmek olduğunu öğrendiğim başlıktır. yok arkadaş erkek kıtlığı yaşıyoruz artık sözlüklerde. erkeklerden çok kız düşürüyoruz artık. her sözlükte bi manitamız var. (bkz: oglum o senin yengen yengen)
devamını gör...

hakkında konuşulması zor bir tarihi olgudur. devletin bir arada kalması için milli değerlere aşırı önem verilen türkiye gibi bir ülkede, osmanlı imparatorluğu ile ilgili söyleyeceğiniz herşey, hem osmanlı hayranlığıyla hem de osmanlı düşmanlığıyla aynı anda suçlanır! dahası sizin amacınız son derece objektiftir. hele hele devletin alevi politikaları gibi hassas ve ucu bugüne dokunan meselelere girerseniz tarşılaşacağınız tepki daha da sert olmaktadır.

fakat biz gene de objektiflikten şaşmayalım. gayrimüslimlere hoşgörülü, alevilere ise çok acımasız davrandığı doğrudur. osmanlı imparatorluğunun gayrimüslimlere hoşgörüsü ve aleviliği bastırma politikası tamamen stratejiktir.
gayrimüslimlere karşı tavrı, bizansla savaşmaya başladığı andan itibaren karşısına dikilen avrupa hristiyan birliğini parçalama amacı taşır.

zaten hristiyan kilisesi yandaş ve destek topalamak için anti-türk, anti-osmanlı propogandası yapmaktadır. osmanlı hanedanı da mantıklı olarak en ufak bir malzeme vermek istemez karşı tarafa. alevi ve şii baskısı ise, malumunuz, yavuz sultan selim ile başlar. yavuz şehzade iken trabzon'u yönetir. yakınlığından ötürü doğu anadolu'da safevi destekli şii propogandalarına tanık olur. babası 2. beyazıt'ın da bu gelişmelere müdahale etmemesi, onun babasına muhalefet etmesi ve ardından onu tahttan indirmesine sebep olan etkenlerden biridir.

o dönemde din olgusu aynı zamanda siyasi gruplaşmaları da belirlerdi. bu sebeple osmanlı, doğudaki şii ve alevi yayılmasını kendine karşı bir tehdit olarak algılamış ve çok sert bir reaksiyon göstermiştir. bugün doğal olarak sert bir dille eleştirdiğimiz bu tutum, o dönemin şartlarında normal sayılan bir devlet operasyonudur.
devamını gör...

bir de bunun uykusunda konuşan eş versiyonu var. sabah uyanıp gece sayıkladıklarının hesabı sorulduğunda bahanesi hazırdır 'rüyamda entry giriyordum yea'. yemezler koçum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim