bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
potansiyelinin farkına varamamak.
kendini kandırmak.
saçma sapan şeylere kafa yormak.
kendini kandırmak.
saçma sapan şeylere kafa yormak.
devamını gör...
ted mosby
baştan sona robin!e aşık olan ve iki kez bir restorandan mavi fransız kornosu çalan koca yürekli hımmym karakteri. barney'in tam tersi bir karakter olmasına rağmen çok iyi anlaşmaları şaşırtıcıydı.
devamını gör...
çalar saat çalmadan önce uyanmak
alarm mı beni kuruyor ben mi alarmı anlam veremediğim, çoğu zaman alarmdan önce uyanıp alarmı kapattığım sorunsal.
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
ismet saat kaç?
devamını gör...
dm'den fingirdeşen yazarlar
+nickaltıma girme aşkım
+bu arada yaş kaç
-profilinin üzerine iki tokat çekip mahlasını yırtıyorum
-27
+ profilime gir aşkım
+ yoldaş benjamin franklin geldi yazma
- yoldaş'ın mahlasını yırtıyorum
+yazma yazma.
şeklinde fingirdeşen terbiyesiz yazarlardır.
+bu arada yaş kaç
-profilinin üzerine iki tokat çekip mahlasını yırtıyorum
-27
+ profilime gir aşkım
+ yoldaş benjamin franklin geldi yazma
- yoldaş'ın mahlasını yırtıyorum
+yazma yazma.
şeklinde fingirdeşen terbiyesiz yazarlardır.
devamını gör...
neye benziyorlardı
abd'li şair denise levertov'un, vietnam savaşı'nı ve amerika'yı eleştirdiği şiiridir.
çevirisi, cevat çapan tarafından yapılmıştır.
1-vietnamlılar taştan fenerler
kullanıyorlar mıydı?
2-törenlerle kutluyorlar mıydı
tomurcukların açışını?
3-sessizce gülme eğilimleri var mıydı?
4-süs olarak kemik ve fildişi,
yeşim taşı ve gümüş takınıyorlar mıydı?
5-destanları var mıydı?
6-konuşmakla türkü söylemek arasında
bir ayırım yapıyorlar mıydı?
1-efendim, yumuşak yürekleri taşa dönüşmüştü.
taş fenerlerin bahçelerde güzel yolları
aydınlatıp aydınlatmadığı hatırlanmıyor.
2-belki bir kez tomurcukları kutlamak için
toplanmışlardı,
ama çocuklar öldürüldükten sonra
tomurcuklar açmadı.
3-efendim, yanık ağızlara acı verir gülmek.
4-bir düş önce, belki. sevinmek içindir süs.
bütün kemikler kömür olmuştu.
5-hatırlanmıyor. unutmayın ki,
çoğu köylüydü; pirinç ve bambuyla
yaşıyorlardı.
sessiz bulutlar çeltik tarlalarında yansıdığında
ve bayırdaki setlerde korkusuzca yürürken manda,
belki babalar eski masallar anlatmışlardır oğullarına.
bombalar bu aynaları parçalayınca,
ancak çığlık atmaya vakit kalmıştı.
6-hâlâ türküye benzer bir yankısı
duyuluyor konuşmalarının.
anlatıldığına göre türkü söyleyişleri
pervanelerin ay ışığında
uçuşuna benzermiş.
kim bilebilir? artık her yer sessiz.
çevirisi, cevat çapan tarafından yapılmıştır.
1-vietnamlılar taştan fenerler
kullanıyorlar mıydı?
2-törenlerle kutluyorlar mıydı
tomurcukların açışını?
3-sessizce gülme eğilimleri var mıydı?
4-süs olarak kemik ve fildişi,
yeşim taşı ve gümüş takınıyorlar mıydı?
5-destanları var mıydı?
6-konuşmakla türkü söylemek arasında
bir ayırım yapıyorlar mıydı?
1-efendim, yumuşak yürekleri taşa dönüşmüştü.
taş fenerlerin bahçelerde güzel yolları
aydınlatıp aydınlatmadığı hatırlanmıyor.
2-belki bir kez tomurcukları kutlamak için
toplanmışlardı,
ama çocuklar öldürüldükten sonra
tomurcuklar açmadı.
3-efendim, yanık ağızlara acı verir gülmek.
4-bir düş önce, belki. sevinmek içindir süs.
bütün kemikler kömür olmuştu.
5-hatırlanmıyor. unutmayın ki,
çoğu köylüydü; pirinç ve bambuyla
yaşıyorlardı.
sessiz bulutlar çeltik tarlalarında yansıdığında
ve bayırdaki setlerde korkusuzca yürürken manda,
belki babalar eski masallar anlatmışlardır oğullarına.
bombalar bu aynaları parçalayınca,
ancak çığlık atmaya vakit kalmıştı.
6-hâlâ türküye benzer bir yankısı
duyuluyor konuşmalarının.
anlatıldığına göre türkü söyleyişleri
pervanelerin ay ışığında
uçuşuna benzermiş.
kim bilebilir? artık her yer sessiz.
devamını gör...
estergon seferi
sadrazam lala mehmet paşa tarafından 16 mayıs 1605'te başlayan ve 3 ekim 1605'te zaferle sonuçlanan seferdir. tabi bu başarılı olan seferden önce lala mehmet paşanın birde başarısız olan estergon seferi var ve ordan başlamak gerektiğini düşünüyorum.
lala mehmet paşa gibi bütün hayatını alman sınırında geçiren devrin en iyi askerlerinden birinin sadrazam ve serdar olması ordu tarafından sevinçle karşılandığı kadar, alman tarafında da telaş uyandırmıştı. lala paşa görev verilir verilmez belgrad'dan budin'e geldiğinde tarihler 5 ağustos 1604'ü gösteriyordu. ve bir önceki sene kaybedilen peşte'yi almanların elinden 25 eylül 1604'te geri aldı.
almanlar muharebe başlamadn çok önce peşteyi boşaltıp kaçmışlardı. kaçarken kaleye lağımlar koymuş ve fitili ateşlemişler fakat, türkler tam zamanında yetişip fitili söndürmüşlerdir.
lala paşa, almanlar'ın yıktığı büyük budin - peşte köprüsünü yeniden yaptırdıktan sonra vaç kalesinin üzerine yürüdü. budin'in az kuzeyinde ve tunanın dirsek yaptığı yerde, doğu kıyısında bulunan kale, 16 ekim günü alındı. almanlar topkı peşte gibi hatvan ve vaç kalesinide savunmadan türklere bırakıp kaçtılar. her üç kaleden çekilen düşman askerleri, estergon da toplandılar. lala paşa 18 ekimde başarısız olacağı estergon kalesini kuşatmaya başladı.
9 yıl önce almanlar'ın eline geçen estergon, 18 kasıma kadar 31 gün muhasara edildi, fakat alınamadı. şiddetli yağmurlardan sonra kar düşmeye de başlaması üzerine lala mehmed paşa muhaarayı gelecek yaza bırakarak budine döndü.
bir sonraki sene başarılı olacağı muhasaraya 29 ağustos 1605 tarihinde başladı. estergon muhasarası 35 gün sürdü ve çok şiddetli oldu. lala mehmet paşanın en büyük başarısı olan ve almanya'nın sulhu kabul etmesine, osmanlı'nın iran ile karşı kaşıya kalmasına zemin hazırlayan estergon'un fethi, yıllardan beri devam eden büyük savaşın son mühim hadisesidir.
estergon'u alman hizmetine girmiş bir fransız olan dampierre kontu savunuyordu, bu kontun ismi nedense bilinmemektedir.
kont, türkler yaklaşır yaklaşmaz kaledeki bütün macar askerlerini dışarı çıkarttı. çünkü macarların türklere olan dostluğu ve almanlara karşı olan düşmanlığı bilinen bir gerçekti. estergondan çıkarılan macarlar, avusturyaya geçmek yerine lala mehmed paşanın ordusuna katılmayı tercih ettiler. zaten sadrazamın ordusunda erdelli macar askerleride bulunuyordu.
lala paşa, estergon'un çevresindeki, wissegrad, tepedelen ve ciğerdelen kalelerine yanında bulunan üç beylerbeyini sevk etti..
ciğerdelen estergon'ın karşısında ve tuna'nın kuzey kıyısındaydı. 8 eylülde bosna beylerbeyi hüsrev paşa wissegrad'ı aldı. 10 yıl önce almanların eline geçen diğer kalelerin muhasarası da aynı şekilde devam etti. büyük tarihçi peçevi'de yakın akrabası da olan lala mehmet paşanın yanında bu sefere iştirak edenler arasındadır. 19 eylülde tepedelen kaleside zaptedildi ve bu kaleyi savunan 4200 asker imha edildi. artık estergonun bütün kaçış yolları kapatılmış durumdaydı.
lala paşa bir önceki yıl yaptığı muhasaradan büyük ders çıkarmıştı ve bu kez gayet hazırlıklı olarak gelmişti. yanında 25 muhasara topu. 30 bin gülle ve 10 kental barut getirmişti.estergon muhasarası sırasında fethedilen ciğerdelen kaleside dampierre kontuna artık fazla bir seçenek bırakmıyordu. 3 ekim sabahı teslim şartlarını görüşmek istediğini bildirdi.
lala paşa macarca konuşabilen ve aynı zamanda akrabası da olan büyük tarihçi peçeviyi bu görüşmelere memur olarak atadı. kontun elinde kala kala 5400 civarı askeri kalmıştı. ve tek istediği bu askerlerin sağ salim çekip gitmeleriydi. bu şart lala paşa tarafından kabul edildi. ancak kalede bulunan fransız gönüllüleri çekip gitmek yerine osmanlı hizmetine girmeyi tercih ettiler ve lala paşa kabul etti. bu suretle türk ordusu 3 ekim 1605'te estergon'a girdi. estergonda ki alman işgali tam olarak 10 yıl 1 ay ve 1 gün sürmüştü. kanuni'nin ilk kez fethettiği bu mühim kale tekrar osmanlı idaresine geçmiş oldu.
10 yıl önce estergon'u kahramanca savunan ve teslim etmek zorunda kalan kişi yine lala mehmed paşadır, ve tekrar fethide ona nasip olmuştur. o sırada 21 yaşında olan tarihçi peçeviye bir gün yine burayı alacağını söylemiştir. peçevi bunu şöyle aktarır: "cenab-ı rabbul alemin ol mahalde duamız kabul etmiş imiş: aynıyle nece istemiş isem, öylece ruzi kıldı."
lala mehmed paşa estergon fethi müjdesini istanbula bildirmek için hemen peçevi, kapıcı başı hızır ağa ve kara hasan çavuşu gönderdi. fetihte bulunan süvarilerin yevmiyesine 2 akçe piyadelere ise 1 akçe zam yapıldı. estergon katedrali yeniden camiiye çevrildi.
lala mehmet paşa gibi bütün hayatını alman sınırında geçiren devrin en iyi askerlerinden birinin sadrazam ve serdar olması ordu tarafından sevinçle karşılandığı kadar, alman tarafında da telaş uyandırmıştı. lala paşa görev verilir verilmez belgrad'dan budin'e geldiğinde tarihler 5 ağustos 1604'ü gösteriyordu. ve bir önceki sene kaybedilen peşte'yi almanların elinden 25 eylül 1604'te geri aldı.
almanlar muharebe başlamadn çok önce peşteyi boşaltıp kaçmışlardı. kaçarken kaleye lağımlar koymuş ve fitili ateşlemişler fakat, türkler tam zamanında yetişip fitili söndürmüşlerdir.
lala paşa, almanlar'ın yıktığı büyük budin - peşte köprüsünü yeniden yaptırdıktan sonra vaç kalesinin üzerine yürüdü. budin'in az kuzeyinde ve tunanın dirsek yaptığı yerde, doğu kıyısında bulunan kale, 16 ekim günü alındı. almanlar topkı peşte gibi hatvan ve vaç kalesinide savunmadan türklere bırakıp kaçtılar. her üç kaleden çekilen düşman askerleri, estergon da toplandılar. lala paşa 18 ekimde başarısız olacağı estergon kalesini kuşatmaya başladı.
9 yıl önce almanlar'ın eline geçen estergon, 18 kasıma kadar 31 gün muhasara edildi, fakat alınamadı. şiddetli yağmurlardan sonra kar düşmeye de başlaması üzerine lala mehmed paşa muhaarayı gelecek yaza bırakarak budine döndü.
bir sonraki sene başarılı olacağı muhasaraya 29 ağustos 1605 tarihinde başladı. estergon muhasarası 35 gün sürdü ve çok şiddetli oldu. lala mehmet paşanın en büyük başarısı olan ve almanya'nın sulhu kabul etmesine, osmanlı'nın iran ile karşı kaşıya kalmasına zemin hazırlayan estergon'un fethi, yıllardan beri devam eden büyük savaşın son mühim hadisesidir.
estergon'u alman hizmetine girmiş bir fransız olan dampierre kontu savunuyordu, bu kontun ismi nedense bilinmemektedir.
kont, türkler yaklaşır yaklaşmaz kaledeki bütün macar askerlerini dışarı çıkarttı. çünkü macarların türklere olan dostluğu ve almanlara karşı olan düşmanlığı bilinen bir gerçekti. estergondan çıkarılan macarlar, avusturyaya geçmek yerine lala mehmed paşanın ordusuna katılmayı tercih ettiler. zaten sadrazamın ordusunda erdelli macar askerleride bulunuyordu.
lala paşa, estergon'un çevresindeki, wissegrad, tepedelen ve ciğerdelen kalelerine yanında bulunan üç beylerbeyini sevk etti..
ciğerdelen estergon'ın karşısında ve tuna'nın kuzey kıyısındaydı. 8 eylülde bosna beylerbeyi hüsrev paşa wissegrad'ı aldı. 10 yıl önce almanların eline geçen diğer kalelerin muhasarası da aynı şekilde devam etti. büyük tarihçi peçevi'de yakın akrabası da olan lala mehmet paşanın yanında bu sefere iştirak edenler arasındadır. 19 eylülde tepedelen kaleside zaptedildi ve bu kaleyi savunan 4200 asker imha edildi. artık estergonun bütün kaçış yolları kapatılmış durumdaydı.
lala paşa bir önceki yıl yaptığı muhasaradan büyük ders çıkarmıştı ve bu kez gayet hazırlıklı olarak gelmişti. yanında 25 muhasara topu. 30 bin gülle ve 10 kental barut getirmişti.estergon muhasarası sırasında fethedilen ciğerdelen kaleside dampierre kontuna artık fazla bir seçenek bırakmıyordu. 3 ekim sabahı teslim şartlarını görüşmek istediğini bildirdi.
lala paşa macarca konuşabilen ve aynı zamanda akrabası da olan büyük tarihçi peçeviyi bu görüşmelere memur olarak atadı. kontun elinde kala kala 5400 civarı askeri kalmıştı. ve tek istediği bu askerlerin sağ salim çekip gitmeleriydi. bu şart lala paşa tarafından kabul edildi. ancak kalede bulunan fransız gönüllüleri çekip gitmek yerine osmanlı hizmetine girmeyi tercih ettiler ve lala paşa kabul etti. bu suretle türk ordusu 3 ekim 1605'te estergon'a girdi. estergonda ki alman işgali tam olarak 10 yıl 1 ay ve 1 gün sürmüştü. kanuni'nin ilk kez fethettiği bu mühim kale tekrar osmanlı idaresine geçmiş oldu.
10 yıl önce estergon'u kahramanca savunan ve teslim etmek zorunda kalan kişi yine lala mehmed paşadır, ve tekrar fethide ona nasip olmuştur. o sırada 21 yaşında olan tarihçi peçeviye bir gün yine burayı alacağını söylemiştir. peçevi bunu şöyle aktarır: "cenab-ı rabbul alemin ol mahalde duamız kabul etmiş imiş: aynıyle nece istemiş isem, öylece ruzi kıldı."
lala mehmed paşa estergon fethi müjdesini istanbula bildirmek için hemen peçevi, kapıcı başı hızır ağa ve kara hasan çavuşu gönderdi. fetihte bulunan süvarilerin yevmiyesine 2 akçe piyadelere ise 1 akçe zam yapıldı. estergon katedrali yeniden camiiye çevrildi.
devamını gör...
18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
an itibariyle başlamıştır, giriş muhteşem olmuş.
devamını gör...
sizin ölünüz halkın ölüsünden daha mı kıymetli
son günlerde hükümete yakın kişilerin cenazelerinde yaşanan durum,
yaklaşık bir yıldır covid tedbirleri sebebiyle, yakınlarının cenazelerine bile katılamayan vatandaşların içine ayrı bir acı daha bırakmakta.
bunlardan biri de benim.
2020 haziran ayında kaybettiğim annemi izin verilen 8-10 kişi eşliğinde defnettim.
buyrun, bunlar hükümete yakın kıymetli ölülerin cenaze törenleri;



bu da vatandaşın cenaze defin işlemi;

öldükten sonra cenazene bir kişi gelmiş veya bin kişi gelmiş, bunun en azından benim açımdan bir önemi yok. beni ilgilendiren kısım, ölüler arasında bile ayrım yapan bu zihniyet, ve bu zihniyetin kişilerin ruhunda yarattığı tahribat...
yaklaşık bir yıldır covid tedbirleri sebebiyle, yakınlarının cenazelerine bile katılamayan vatandaşların içine ayrı bir acı daha bırakmakta.
bunlardan biri de benim.
2020 haziran ayında kaybettiğim annemi izin verilen 8-10 kişi eşliğinde defnettim.
buyrun, bunlar hükümete yakın kıymetli ölülerin cenaze törenleri;



bu da vatandaşın cenaze defin işlemi;

öldükten sonra cenazene bir kişi gelmiş veya bin kişi gelmiş, bunun en azından benim açımdan bir önemi yok. beni ilgilendiren kısım, ölüler arasında bile ayrım yapan bu zihniyet, ve bu zihniyetin kişilerin ruhunda yarattığı tahribat...
devamını gör...
kafa sözlük’ün durmadan error vermesi
sözlük bu akşam beşiktaş gibi. tam yazıyorum, hoop gitmiyo. tam beğeniyorum hoop, beğendirmiyo. kanser etti yeminle. siyah ulan.
devamını gör...
mobil genelev
2003 yılında istanbul'da yaşanmış olan bir hadise. daha önce sokakta hayat kadını olarak çalışan 40 yaşındaki bir kadın 50 milyara bir otobüs satın alıp içine kabinler ve duşlar yaptırdı. eski tip bir 302'den müşterilerini duraktan alıp duraklara bırakan mobil bir genelev yarattı. bu olay o yıllarda epey gündem olmuştu. ilgili haberi şöyle bırakalım:www.hurriyet.com.tr/gundem/...
devamını gör...
yazarların favori arabesk şarkısı
benim favorim yok çünkü ben zaten arabeskin kendisiyim!
devamını gör...
göbeklitepe'deki mastürbasyon yapan adam gravürü
sol eli, ince bağırsağına saplanmış olan kalın uçlu bıçağın üzerinde. sağ eli ise kanama sebebiyle karnının üzerinde basınç yapar gibi duruyor.
aklınız hep uzuvda hep.
aklınız hep uzuvda hep.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bakın arkadaşlar. profil olarak sekiz dokuz gibi uykusu gelen ve ses kaydı almaktan deli çekinen bir insan olarak her perşembe oturup bu programı dinliyor ve ses kaydı attıysam bilin ki bu programda şirinleri görüyorsunuz. #925798 da size direktifler verilmiş artık bunları uygulamak boynunuzun borcu. sırf ismi uzun yazarın hatrına yollanılır ki program çok güzel. o kadar güzel ki geçtiğimiz bölüm neredeyse bütün sözlük ses kaydıyla yığılma yarattı. samimi söylüyorum bir kendi programını dinliyorum. ayrıca orkide sevin tamam mı ben yine şarkıyı orkide severlere yollayacağım çünkü. orkide sevmeyi şart koşuyorum.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
bazı hikayelerin sonunun kötü biteceğini anlasan da okumaya devam edersin. belki de daha çok kaptırirsın kendini. çünkü o hikaye bu yüzden güzeldir ve sen bu güzelliğe çoktan hayran olmuşsundur bile.
devamını gör...
the truman show
manipülasyon,algı yönetimi nasıl yapılır cok iyi anlatıldığını düşündüğüm jim carrey filmi. bu filmden sonra hayatın acaba bir simulasyon mu olduğunu düşünmeden edemiyor insan. harika bir senaryo, harika bir oyunculuk.bayıldım.
devamını gör...
kişisel ileti
kişisel ileti özelliğini açtım ve cem karaca'nın seslendirdiği çok sevdiğim bir parçasın'dan alıntı yaptım.
saygı ile anıyorum.
saygı ile anıyorum.
devamını gör...
yalnızlık
belkide yalnızlık,
kendi eşsiz evrenimizin birtanecik kabalığıdır.
kimbilir...
kendi eşsiz evrenimizin birtanecik kabalığıdır.
kimbilir...
devamını gör...
mizah seviyesi yükseltilebilir mi sorunsalı
beni görünce insanlar otomatik gülüyor. sanırım bu benim mizah yönümün güçlü olduğunu değil, tipimin biraz kayık olduğunu gösteriyor bilemedim. bu konuda hala emin değilim. belki gerçekten komiğimdir.
soruyla alakasız bu açıklamadan sonra yükseltilebilir diyorum.
soruyla alakasız bu açıklamadan sonra yükseltilebilir diyorum.
devamını gör...
