yeraltından notlar, fareler ve insanlar, küçük prens vb. az kelime ile çok şey anlatan, derin manalar içeren kitaplardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaratılmışların en üstünü olan insan. doğası gereği kendini korumak amacıyla yaratılmış olduğu ilk günden itibaren hayata tutunabilmek amacıyla sürekli üreten, gelişen, geliştiren ve kendini doğaya karşı ayakta tutmaya çalışan bir canlıdır. tüm bu olumlu yönlerine karşın tabiki olumsuz yönleri de yok değil.
doğaya karşı sürekli kendini korumakla yükümlü olan insan aynı zamanda doğaya karşı acımasız bir varlık olmaktan da geri durmuyor. en basit örneği ile bakacak olursak insan oğlunun üretmeye ve geliştirmeye başladığı ilk günden itibaren doğa ile arasında çok çetin bir savaş meydana gelmektedir. bu savaşın gözle görülebilir en büyük göstergesi ise küresel ısınma değil midir? onlarca yıldır varlığımızı sürdürebilmek amacıyla doğaya verdiğimiz zarar onu hasta etmemişmidir? tıpkı şu an tüm insanlık olarak savaştığımız corona gibi doğa da hastalanıp küresel ısınma ile savaşmakta. ama tek bir fark var aramızda, bizler bu virüsü bir şekilde atlatırız ama verdiği tepkiden de anlaşılacağı üzere doğa tüm bu yıkımı atlatabilir mi bilemiyorum.
işte insan olmak belki de benim gözümden böyle bir şey.
devamını gör...

bağdaşıklığa aykırı olma durumu. biraz daha açacak olursam fonda çiftetelli eşliğinde okuyun lütfen. *

fikrimce hayattaki en önemli meselelerden biridir. çünkü her birimiz isteriz ki doğru anlaşılalım. anonim olan atalarımızın sözlerinde, adı sanı bilinen atalarımızın özdeyişlerinde de aynı konu çokça işlenmiştir.
meslek hastalığı olarak şuraya konuyu pekiştirecek birkaç örnek bırakayım öncelikle.

genç kadına aşık oldu. genç kadına biri, gencin biri kadına?
aklını aldı. evet, aldı da kimin aklını? senin, onun?
güvenini sarstı. yeap, yine aynı mevhuma neden olduk.

bakın bunları hep bilmek lazım. geçenlerde bir arkadaşımla konuşuyorum. çok mutsuz. ve gerçekten bir ölüm kalım meselesi var. yani konu kanser. o da bana diyor ki "acısını en iyi sen bilirsin." orada göz yaşlarını falan bıraktım. hüznü de bir kenara. geçmişe gönderme mi yapıyor, hala mı? malum bir zamanlar canım çok yanmıştı ve hiç acımadan yüzüme vurup bir gece ağlamama neden olmuştu. yoksa bu konuda benim hissedeceklerimden mi bahsediyor? işte hala bilmiyorum. ve bu bir kenarda beni rahatsız etmeye devam ediyor. ediyor.

bir de olayın iletme tarafı var. kendimi bildim bileli doğru ifade etme çabam. kızgınsam öfkenin nedenini, mutluysam da hissimi doğru aktarmak. ya da bir kelimenin karşımdakinin zihninde aynı tesiri bırakıp bırakmadığı. bunu mu demek istediniz? evet google asistan ya da siri bu konuda beni daha iyi anlayabilir belki.

ama gökyüzüne baktığımda 'sadece kuş olsam keşke' dediğimde uçmayı hayal etmiyorumdur ben. o cümlenin meali 'özgür hissetmek istiyorumdur.'
ya da niğde'ye yerleşmek isteyen * birinin cümlesinin anlamı da belki başka bir şeydir. ama bilemiyorum işte. o yüzden günlük hayatta imgeler, ironi falan yapıldığında kafamda oluşan anlam belirsizliği bir parça canımı sıkıyor. *
bu yazdığım anlam belirsizliğinin de anlatım bozukluğu konusunun içindeki ile de alakası yok mesela. ama anlamı tartışırken de sınırsız bir dünyayı sınırlandıramam ki!

ve son olarak deniz kokusu olmadan yaşamamalı bir insan. üzücü bir hayat olur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eğitim alma fırsatım olan ünlü bir eğitim profesörü şöyle söylemişti; ''aslında hepimiz otizmliyizdir, aramızda ki farkı belirleyen ise çevresel uyaranlara verdiğimiz tepkidir.'' bu söyleme şu şekilde açabiliriz; hepimiz strese girdiğimiz zamanlarda otizmli çocukların tanı almasında başlıca kriter olan steotip hareketler sergileriz. örnek vermek gerekirse tırnaklarımızı kemirir, dizlerimizi titretir ve dahi saçlarımız ile oynarız ancak çevreden gelen rahatsız edici bakışlar sonucunda bu davranışı sonlandırabiliriz işte bizi ayıran temel farklardan birisi bu sosyal mesajları okuyabilmektir.

konuya gelirsek insan zihni okyanusun ortasında birbirine bağlı adalar gibidir. zaman zaman kimi adalar çöker kimileri yükselişe geçer yükselen adalar bağlı olduğu adalara yükseltirken bambaşka adaların yükselişini yavaşlatır.

şimdi yukarıda ki iki bilgiyi bağlayalım birlikte. otizmli çocukların duygusal bağ kurmak ve empati duygusunu hissetmek noktasında ciddi problemler yaşadığını biliyoruz. evcil hayvanlar ile terapi uygulamak çok uzun zamandır uygulanan bir terapidir burada var olan amaç şüphesiz otizmli bireyin canlılar ile empati kurmasını sağlamak ve duygusal bağlarını güçlendirmektir. duygusal gelişiminin desteklendiği otizmli bireyler buna bağlı olarak insanlarla iletişim kurma noktasında daha istekli hale gelir ve bireysel terapilere karşı olumlu geri dönütler verir tabi buna bağlı olarak ifade edici dil becerileri başta olmak üzere birçok gelişim alanında gelişme kayıt eder.

örnek hayvan terapilerini bırakayım başlığa;
ata binme terapisi
yunuslarla terapi
devamını gör...

metal müziğin klasik batı müziğine dayanmasındandır. şimdiki gençler isyanını rap ile yapıyor, yapsın tabii ergenlik zor. ama maalesef kalitesizlik moda.
devamını gör...

1998 yılında çıkan madonna şarkısı.
devamını gör...

yanan sobaya sarılmayacağına dair maddeler gibi birbirinden tuhaf maddeler yazan bir kağıt imzalamak. evet, sobaya sarılmayacağımı taahhüt ettim askerde. bu da değil tek, parmaklarımı prize sokmamak için de taahhütte bulundum. daha neler var da unuttum.
devamını gör...


tabi siz anneleri tarafından size emanet edilen çocuklara her bakımdan yetersiz gördüğünüz bir kadının annelik etmesine şiddetle karşısınız ama.
devamını gör...

çağın gerisinde kaldığımı da bugün öğrendim. neşet baba dan tut tolga candar a kadar hepsine helal i hos olsun.
devamını gör...

real tuncay kantarcı, eski gümrük ve tekel bakanı (1935-2020).

rize eşrafından geniş bir ailenin çocuğudur, dedesinin konağında atatürk kalmış o derece bir nüfuzları var yani. çaykur rizespor'un kurucu kadrosunda oynar, 1967'de yse (yol su elektrik idaresi, daha sonra köy hizmetleri genel müdürlüğü) müdürlüğü yapar. uzun yıllar rize adalet partisi il başkanı olarak politikada bulunur. her dönem aday olsa da ancak 1977'de meclise girebilir, parlamentoya girdiği gibi de çay fiyatlarındaki bir sorunu bahane edip partisinden istifa eder.

ünlü güneş motel transferlerinin en tanınanlarındandır. olayda aracılık yapan ünal yaltırık, aslında bülent ecevit'in "üniversite mezunu adam istiyorum" dediğini, ancak 2 yıllık mezunu mataracı'ya söz vermesinin ardından "özel eğitim" mezunu ali rıza septioğlu ve mustafa kılıç gibi isimlere de bakanlık yolu açıldığını anlatır. sonuçta 11 bağımsız bakanlı ecevit hükümetinde gümrük ve tekel bakanlığına getirilir.

12 eylül'de türlü rüşvet ve yolsuzluğa adının karışması sebebiyle yüce divan'a sevk edilir. 43 yıl hapisle en ağır cezaya çarptırılan bakan olarak tarihteki yerini alır, 11 yıl hapis yattıktan sonra tahliye olur. silah düşkünü olan bakan, abd'ye yaptığı resmi bir ziyarette korumasıyla beraber yığınla smith wesson alıp topluca ülkeye sokmuş; kaçakçılık bu. tabii rüşvet tarifelerinin haddi hesabı yok. o derece yani.

geçen yıl covid-19'dan ölen mataracı'nın cenazesi her şeye rağmen devlet töreniyle uğurlanmıştı.

kaynak: türk parlamento tarihi 16. dönem, ünal yaltırık'ın "11'ler olayı" adlı kitabı, ayrıca sözcü gazetesinin bu haberi.
devamını gör...

sigara yaktıran olay
devamını gör...

cengiz aytmatov'un aynı isimli kitabından esinlenerek senaryosunu ali özgentürk'ün yazdığı, atıf yılmaz tarafından çekilmiş olan türk filmidir.

başrol oyuncuları kadir inanır ve türkan şoray'dır.

hemen herkesin bildiği o güzelim film müziğini ise cahit berkay bestelemiştir.
devamını gör...

otel transilvanya 2, genndy tartakovsky yönetmenliğinde 2015 yılında çekilmiştir. fantastik, çocuk, komedi türlerinde animasyon filmidir.

robert smigel, adam sandler senaristliğini yapmıştır.

canavarlar oteli insanlara kapılarını açmışa benziyor. kont drakula damadı jonathan'ı otelde görevlendiriyor ve bir takım değişiklikler yapmasına izin veriyor. neden mi? tabi ki mavis ve dünyalar tatlısı dennis otelde kalmaya devam etsin diye.

dennis'in vampir özelliklerinin olmayışı drakula'yı biraz endişelendiriyor. torunuyla hayal ettiği gibi bir ilişki kurabilmek ve vampir soyunu devam ettirebilmek için dennis'in vampir olması şart. ama nasıl?

mavis babasının baskılarından bıktığı ve dennis'in başka bir dünyayı da görüp içe kapalı olmadan yaşamasını da istediği için jonathan'ın ailesinin yanına taşınmayı düşünüyor.

bir yandan drakula'nın planlarını işletebilmesi için dennis'le yalnız kalması gerekiriyor ve jonathanla bir anlaşma yapıp mavis'i otelden uzaklaştırıyorlar.

maviş bunu bir ön keşif olarak görürken drakula bunu torunun vampir özelliklerinin ortaya çıkması için bir fırsat olarak değerlendirmeye çalışıyor. ekipi frankenstein, kurt adam, görünmez adam, jöle adam ve mumyayla vampir kampına doğru yola koyuluyorlar.

filmde bolca kuşak çatışması ve yine ön yargının getirdiği anlaşmazlıklar işlenmiş. sevdiklerimizi olduğu gibi kabul edemeyişimizin sonuçları sokulmuş gözümüze.

dennis'in 5. yaş gününe drakula'nın insan sevmeyen babası vlad ve insanlardan nefret eden arkadaşı bela da geliyor ve sular iyice ısınıyor.

kalıplaşmış ön yargılar, kalıplaşmış inanışlar ve kuşaklar arası farkları bir çatışma haline gelmesi eğlenceli bir şekilde aktarılıyor izlenenlere.

aslına bakarsanız 1. film nasıl eleştirildiyse 2. film de aynı şekilde hatta daha fazla eleştiriliyor ama nasıl oluyorsa iki filmde gişede aksini gösteriyor ve izleyenlerin beğenisini kazanıyor.

bir önceki filmde dediğim gibi bu seri biraz çizgi film havasında yani bir oyuncak hikayesi ya da buz devri serileri gibi ultra animasyonlar değil. fakat verdiği vermeye çalıştığı mesajlar ve sıcak, samimi, şaşkın haliyle yine de izleyiciyi yakalamayı ve kendini izletmeyi başarabiliyor.

dublaj olarak zaten yine çok kaliteli ve güncel espriler diyalogların içine serpiştirilmiş durumda.

benim kanaatim bu film eleştirmenler tarafından biraz fazlaca dibe çekilmeye çalışılıyor gibi. aile içinde izlenebilecek çocukların ve yetişkinlerin dikkatini çekebilecek bir film. hala izlemeyen varsa keyifle izleyebilir.

seslendirme ekibi yine efsane.
drakula aydoğan temel
mavis hazal erdal
jonathan harun can
dennis engin deniz kazancı
frankenstein engin alkan
eunice-frankenstein gelini şebnem ünaldı
wayne-kurt adam cüneyt cakova
wanda-kurt kadın şemsay çankara
winnie-kurt kız idil kuner
griffin-mumya rıza karaağaçlı
murray fatih özacun
grandma linda tülay bekret (jonathan annesi)
grandpa mike ender yiğit (jonathan babası)
dana oğuz özoğul
vlad mazlum kiper
bela sefa zengin
kakie sercan gidişoğlu
pandragora arda aydın
caren ayça koptur
troy cem deniz arıca
shrunken heads elif erdal

iyi seyirler...
devamını gör...

hahhahh neşeli şarkı seçemeyen bir ben sanıyordum. kaç kişi seçememiş. vay be. biz baya melankolinin aşığı bir grupmuşuz ya :)
haftaya arabesk konsepti müstehak bize sjsjjsnk.
devamını gör...

mankenlik ajansına kaydolayım derken yanlışlıkla mı sözlüğe geldi anlamadığım yazardır.* zira harcanmasına gönlüm rağğzı değildir. aslan burcu olmasına rağmen nasıl mütevazi, nasıl utangaç. bu durum popülaritesini de etkiliyor fikrimce.* kendileri mükemmel ötesi de bir zekâya sahip aynı zamanda.* ince espri desen o da var. lan ne adamlar var beğğğ.* şaka bir yana güzel adam.* ciğerimin köşesi kırk yama sağ olsun, hayatımı renklendiriyor. aykut da o renklerden. iyi ki tanımışım. evrenin tüm pozitif enerjisi sarsın hayatını. büyüyünce iyi bir radyocu olacağından da şüphem yok.* hayırlı başarılar diliyorum kendilerine. saygılar, selamlar.*

ediiit:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geçmişim hakkında konuşmayı hiç sevmiyorum gerçekten de. yani neresinden tutsam elimde kalıyor. dolayısıyla;
- çocukluğun nasıldı, gençliğin nasıl geçti, nasıl bir yetişkinlik hayatın oldu tarzı sorular sorulunca ister istemez boyun bükülüyor.
devamını gör...

ailedir.
aile bayramlarda olan kahvaltı sofrası bile insana güvende hissettirir.
yalnız olmadığın her an insan güvende hisseder.
devamını gör...

galiba onlardan biriyim.
herkes epeyce rahatsız olmuş olmalı ki benimkide düşmüyor.
geçenlerde düzeltmişlerdi sanki ama bilemiyorum artık. amaan. rahatsız olmasın pembe fularlı kankacı düşmanları. * *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim