doğu afrika ülkesi uganda'nın başkentidir.
devamını gör...

bu konu benim canımı hep sıkan bir konu olmuştur. çevremde o kadar çok “şöyle kazık yedim sonra böyle oldum ... yok çok sevdimmm hayatımı s..kti ...yok efendilik hiç işime yaramadı bundan sonra p.ç takılacağım” muhabbetleri dönüyor ki sinir oluyorum. o zaman ölçülü efendi olun... değen kişiye değer gösterin... bunlardan bi haber gerçekten sevmeye gelmiş adamların bunda şuçu ne yani???yok illaa kazık yemiş birilerinden ; o da illa başkasından acısını çıkartacak. bence bu da saf kötülük, çünkü bilerek ve karar alınarak yapılan bir duruş tarzı.
devamını gör...

copy-paste yapmadığını anlarsam severek okuyorum, baktım copy-paste okumuyorum. kendi başlıklarım bile genellikle copy-paste iken böyle düşünen çok yazar vardır.
devamını gör...

üstteki yazarlardan biri yakınında kimse yokken her şeye küfrettiğini söylemiş. ben yanımda birinin olup olmaması umrumda değil, her an her şeye en yaratıcı küfürlerimi "kısık seske" takdim ediyorum. mesela;
-dayı o araba oraya mı parkedilir be alimünyim
-aliminyüm dilencisi git çalış elin tutuyor
-lan maskeni taksana orman çocuğu
-sosyal mesafe ananın damına mı kaçtı güzel kardeşim?
-boğa mısın aliminyüm niye kırmızı ışıkta geçiyorsun?
-o izmariti gölüne sokarım canım benim kaldır onu
-of yine yer isteyecek damına çaktığım teyzesi

şöyle bi baktım da ne kadar gerginmişim aliminyüm.
devamını gör...

bugün doğumgünü olan büyük rus yazar ve şair.

"son çiçekler, hep en tatlısıdır,
ovaların süslü goncalarının.
onların da ardından anılar,
hep hüzünlü, ama canlı kalır.
bir acı ayrılığın anısının, bazen,
sevecen bir buluşmanınkinden,
çok daha canlı kalması gibi."
devamını gör...

bıçak kemiğe dayandı, her gece yeminler ediyorum.( gülerek yazıyor idi.)
(bkz: ölümlü dünya serbest)
devamını gör...

lol isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.


kelime anlamı "yıldırım"dır.

aynı zamanda "beklenmedik bir anda yapılan hava saldırısı" anlamına gelen askeri terimdir.
devamını gör...

esenler'den sonra favorim. toplumdan, köklerimden uzaklaştığımı hissettiğimde ikisinden birinden bilet alır. 4 saat erkenden otogara gider ve uzaklara bakarak hayatın anlamını sorgularım.
devamını gör...

sokak röportajlarındaki insanlar gerçekmiş lan

yapay zeka sanıyodum
devamını gör...

"hangisi olursa" mantığıyla 3-5 kişiyle aynı anda konuşup hepsine mavi boncuk dağıtan insanlardan günahım kadar hoşlanmıyorum. karşınızdakilere yoksa kendinize saygınız olsun biraz. insanlar söylediklerinize ses etmiyor diye her dediğinize inandıklarını da sanmayın.
devamını gör...

uykuya dalmadan önce veyahut da uykunun tam ortasında sanki yüksek bir yerden yere düşüyormuş gibi hissedilen duygu. türkçe literatürdeki bilimsel ismi hipnogojik miyoklinik seğirtidir.

(bkz: uyurken boşluğa düşme hissi)

hypnic jerk'in kaynağı hâlâ kesin olarak bilinmese de bilim insanlarınca kabul edilen en yaygın görüş evrimdir. buna göre, homo sapiens sapiens'in ataları bundan 3-4 milyon yıl öncesine kadar tahmini 42 milyon yıl boyunca ağaçların tepelerinde yaşıyorlardı. ağaçların tepelerinde yaşamak atalarımıza nispeten güvenli bir ortam sağlamış ama bunun en tehlikeli kısmı da uyku anı olmuş. zira uyku halindeyken en ufak bir rüzgar, ani bir sıçrama vb. dengeyi bozacak hareketler atalarımızın ağaçlardan yere düşmelerine, yere düşmeleri de sakatlanmalarına, sakatlanmaları da av olmalarına neden olmaktaymış. bu yüzden on milyonlarca yıl boyunca bu korku insanların beyinlerine kazınmış ve bu korku günümüzde uyurken boşluğa düşme hissi olarak varlığını sürdürmekteymiş. bu his günümüzde anksiyete, stres, aşırı kafein tüketimi, rahatsız yataklarda uyuyan ve çok yorucu işler yapan kişilerde daha çok görülüyormuş.

buraya kadar yararlandığım kaynak: evrimagaci.org/uyku-nedir-u...

ayrıca jack london'ın kaleme aldığı ünlü (bkz: ademden önce (kitap))'ı da hypnic jerk'i çok başarılı bir şekilde işlemiştir. kitap direkt hypnic jerk yaşayan bir çocuğun hikayesiyle başlar ve milyonlarca yıl öncesindeki atalarına kadar uzanır.

devamını gör...

öncelikle belirteyim, konu başlığı moderasyon'a soru sor

--! alıntı !--

malum artık her yanımız siyaset oldu.
ya bizdensin ya onlardan durumu.
sosyal medya araçları da artık bu furyadan nasibini alıyor ve karşımıza farklı grupların tekeline geçmiş, farklı siyasi duruşu benimsemiş bir çok araç çıkıyor.
x platformu şu görüşte
y platformu bu görüşte gibi.

sizin yani kafa sözlüğün böyle bir tercihi var mı ?


--! alıntı !--

yukarıdaki soruların muhatabı moderasyon değil, bizzat yöneticidir.
bu tür soruları olan yazarlar gelen kutuma meraklarını bırakabilirler.



yine de soruyu cevapsız bırakmak istemem.

sözlüğün doğrudan politik bir pozisyon alması teknik olarak mümkün olan bir durum değildir.
sözlük yazarlardan oluşan interaktif bir mecradır. her yazar, kendi hür düşüncesinden sorumludur.

kafa sözlük yönetimi olarak bizlerin amacı, bütün ideolojik düşüncelere eşit mesafede yaklaşarak, yazarlarına kendilerini ifade edebilecekleri özgür bir ortam yaratmaktır.
bunun haricinde siyasi bir yönelim hali sözlük var olduğu sürece olmayacak olandır.
devamını gör...

kırıla kırıla kırılmayacak kadar ufaldığın an...
sonra karşı tarafta feryat figan ağlamalar başlar; lâkin neye yarar? son tahlilde, nefret bile hissetmeyecek kadar gözünde küçülmüş, seni kırarak ufaltırken aslında onun ufaldığı gerçeği gün gibi ortaya çıkar. artık her şey için çok geçtir. o kişi bir yabancı bile değildir.

"kaç kere daha çalarsın bilmem
saz değil ki gönül bu kardeşim
kaç kere daha kırarsın bilmem
cam değil ki gönül bu kardeşim
"
devamını gör...

tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurta mı tavuktan?
aşıda çip var mı?
coronavirüs gerçekten var mı?
erkekler kadınlara ev işlerinde yardım etmeli mi?
allah var mı?
iktidardan memnun musunuz?
eğitim sistemi nasıl?
devamını gör...

en sevilen animasyon filmlerden biri olan buz devri'nden en çok akılda kalan repliklerin yazıldığı bir başlıktır.

miskin sid;
- olamaaaaz, bir kaplaaan, imdaaat, imdaaat!
devamını gör...

yasaklanması gerekir.bu havai fişekler yüzünden zarar gören kuşlara yazık.havai fişek patladığını görmesek insanlık birşey kaybetmez herhalde.faydamız yok ama inadına zararımız var.
devamını gör...

“başkasını ve kendini bilirsen, yüz kere savaşsan tehlikeye düşmezsin; başkasını bilmeyip kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de başkasını bilmezsen, her savaşta tehlikedesin.”

sun tzu tarafından mö 6. yüzyılda askeri taktikler ve savaş üzerine yazılmış bir eserdir. savaş sanatı strateji üzerine yazılmış en eski ve en iyi çalışmalardan biridir. askerî konularda ve ötesinde tarih boyunca çok büyük etkisi olmuştur.

general sun tzu aynı zamanda bir devlet adamı ve filozoftur. bu eserinde kendi tecrübelerini aktarır ve savaşı savaşmadan kazanmak gerektiğini öğütler. "gerçek zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir. gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."

kitapta sun tzu’nun yanında du mu, du you, hao xin, cao cao, jia lin gibi dönemin diğer önemli düşünürlerinden de sözler bulunuyor. bu sözlerin sun tzu'nun sözlerini açıklar ve örnekler nitelikte olması konuyu oldukça net bir şekilde anlatıyor aslında. kitap her ne kadar askeri bir çalışma olsa da iş ve ekonomi dünyasında da kendisine yer bulmuştur. hayata dair çokça ders çıkarılabilecek bir kitaptır aynı zamanda.

her biri savaşın farklı bir yüzünü anlatan 13 bölümden oluşur:
ı. planlama (25 madde)
ıı. savaşın maliyeti (19 madde)
ııı. savaşta strateji (19 madde)
ıv. taktik (20 madde)
v. enerji (23 madde)
vı. gücün kullanımı (34 madde)
vıı. savaşta manevra (37 madde)
vııı. taktik değiştirme (14 madde)
ıx. ordunun ilerlemesi (45 madde)
x. arazi faktörü (31 madde)
xı. arazide dokuz konum (68 madde)
xıı. ateşle saldırı (22 madde)
xııı.casusluk ve istihbarat (27 madde)

"bütün savaşlar hileye dayanır. bu nedenle, saldırabileceğimiz halde öyle değilmiş gibi davranmalıyız; güçlerimizi kullanacağımızda etkin değilmiş gibi görünmeliyiz; yakın olduğumuzda düşmanı onlardan uzakta olduğumuza inandırmalıyız; uzakta olduğumuzda da yakında olduğumuzu düşünmeliler."

"gerçek zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir. gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."

"girilmemesi gereken yollar, saldırılmaması gereken ordular, kuşatılmaması gereken kentler, zorlanmaması gereken mevziler, dinlenmemesi gereken hükümdar emirleri vardır."

"yerden bir sonbahar yaprağını kaldırmak, büyük bir gücün işareti değildir; güneşi ve ayı görmek de keskin bir görüş kabiliyetinin alameti olmadığı gibi gök gürültüsünü duymak da kulak hassasiyetine işaret etmez. eskilerin zeki savaşçı olarak adlandırdığı kişi, sadece savaşı kazanan değil, onu kolayca kazanabilen kişidir. dolayısıyla onun kazandığı zafer kendisine ne bilgelik şöhreti ne de cesaret madalyası getirir."

"kargaşa düzenden doğar, korku cesaretten doğar, zayıflık güçten doğar. düzen ya da düzensizlik sayıdadır. cesaret ya da korkaklık tavırdadır. güçlülük ya da güçsüzlük görünümdedir."
devamını gör...

sözlükteki en sevdiğim yazarlardan. seviyorum böyle relax güzel espri yapan samimi insanları.
devamını gör...

önlerinde liderleri, bilimkurgu filmlerinde resmi geçit yapan robotlar gibi başları önlerinde ilerliyorlar. kenya'dan sınırdaki büyük nehri geçerek tanzanya'ya varacaklar. 500 taneden 100 kadarı da burada telef olacak. çünkü aslanlar, leoparlar, timsahlar avlanmak için en elverişli yer olan nehrin kıyısında pusuya yatmış, bekliyorlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim