doğum gününde kendine hediye almak
bu yıl yapmış olduğum bir eylemdir. tavsiye edilir.
devamını gör...
maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi
bu piramidi ne zaman görsem hep çocukların aslında kendini gerçekleştirmiş olduğunu düşünüyorum. saçma gelebilir belki ama bir düşünün, çocuk kaygısızdır. bir çocuğun neredeyse bütün ihtiyaçları aile tarafından karşılanır. ne barınma ihtiyacını düşünür ne karnım bugün doyacak mı diye endişelenir. bence başta çoğumuz kendimizi gerçekleştirmiştik ama sorumluluklar ve endişeler arttıkça piramidin en başına döndük.
devamını gör...
kompleks
ülkemizde bu tabirin ete kemiğe bürünmüş hali için: (bkz: demet akalın).
devamını gör...
sevgilisi olmayan ezik erkek
niye ezik oluyorum acaba diye sorarım.
olmuyorsa bunun benim suçum mu olması gerekiyor veya sevgilim olacak kişinin suçu mu olması gerekiyor?
benim için imkânsız bir ilişki türüdür sevgili olmak mesela.
geleceği olmayan biri olarak karşımdaki insana neyi nasıl vaad edebilirim ?
engeller sadece kişiliklerle alakalı olmayabilir.
insanları yargılarken biraz ama biraz empati yapabilirsiniz. bu sizi küçültmek yerine yuceltir inanın.
olmuyorsa bunun benim suçum mu olması gerekiyor veya sevgilim olacak kişinin suçu mu olması gerekiyor?
benim için imkânsız bir ilişki türüdür sevgili olmak mesela.
geleceği olmayan biri olarak karşımdaki insana neyi nasıl vaad edebilirim ?
engeller sadece kişiliklerle alakalı olmayabilir.
insanları yargılarken biraz ama biraz empati yapabilirsiniz. bu sizi küçültmek yerine yuceltir inanın.
devamını gör...
lustral
anksiyete bozukluğu gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaç.
devamını gör...
henceforth dance radyo yayını
22.00 @ on air | live | 90's
devamını gör...
ilgisiz sevgili
sevmiyordur net.. değer vermiyordur, saygısı yoktur, net.. sevgili olsa duramaz..
ama öyle olmuştur, böyle olmuştur, o öyledir diye birşey yoktur..
ilgisini çekmiyorsan neden seninle birliktedir.. genelde bu tiplerin kendisi ilgi ister hep, hemde karşılık vermedikleri halde.. ve "istedikleri zamanda" karşılık almazlarsa küserler birde.. çünkü kendi istedikleri zaman istedikleri şeyi alma hakkı vardır onun, o hakkı kendine verir..
ama sevgilisinin sevilme hakkını vermez.. büyük ihtimalle içinde birşeyde yoktur size karşı, olsa içinden gelir zaten, ama sizi seveceğine inandırır, kendi alacağı ilgi için.. bu tipler çok da romantik olurlar birde, çok duygusalım filan derler..
ama ne sevgi verirler ne ilgi verirler..
hep isterler.. aldıkça isterler..
başta yengeç burcu karın ağrısı olmak üzere, balık burcu kanserojeni birbiriyle yarışır, 3. pişkin kişiside başak burcudur, arkadaş olarakda sevgili olarakda bu burçlar.. ömrünüzü yer, bildiğiniz yer, kurutur sizi..
eğer burnunu sürttürecek kadar ketum değilseniz bulaşmayın hiç, dayanıklıysanızda bulaşmayın, kimsenin nazını çekmeye gelmediniz dünyaya.. gitsinler annelerinin kucağına yatsınlar..
burçlar yüzde bin gerçek arkadaşlar.. aman diyim bunların karakterlisi yok..
ama öyle olmuştur, böyle olmuştur, o öyledir diye birşey yoktur..
ilgisini çekmiyorsan neden seninle birliktedir.. genelde bu tiplerin kendisi ilgi ister hep, hemde karşılık vermedikleri halde.. ve "istedikleri zamanda" karşılık almazlarsa küserler birde.. çünkü kendi istedikleri zaman istedikleri şeyi alma hakkı vardır onun, o hakkı kendine verir..
ama sevgilisinin sevilme hakkını vermez.. büyük ihtimalle içinde birşeyde yoktur size karşı, olsa içinden gelir zaten, ama sizi seveceğine inandırır, kendi alacağı ilgi için.. bu tipler çok da romantik olurlar birde, çok duygusalım filan derler..
ama ne sevgi verirler ne ilgi verirler..
hep isterler.. aldıkça isterler..
başta yengeç burcu karın ağrısı olmak üzere, balık burcu kanserojeni birbiriyle yarışır, 3. pişkin kişiside başak burcudur, arkadaş olarakda sevgili olarakda bu burçlar.. ömrünüzü yer, bildiğiniz yer, kurutur sizi..
eğer burnunu sürttürecek kadar ketum değilseniz bulaşmayın hiç, dayanıklıysanızda bulaşmayın, kimsenin nazını çekmeye gelmediniz dünyaya.. gitsinler annelerinin kucağına yatsınlar..
burçlar yüzde bin gerçek arkadaşlar.. aman diyim bunların karakterlisi yok..
devamını gör...
merzifon’daki bim baba türbesi
vasiyeti odur ki, her gün mezarına bir litre le’cola dökülsün.
devamını gör...
yazarların yazarlarla flörtleşmesi
bizi tanıdılar, kaçalım mı?
(bkz: hobaaa3434)
(bkz: hobaaa3434)
devamını gör...
söylenecek çok şey varken susmayı tercih etmek
bir şeyleri değiştirmeyeceğini fark etmiştir. kendini yormak istemiyordur. anlamak isteyene fısıltın yeter.
devamını gör...
tanrı'nın size verdiği en önemli yetenek
vicdanın dibiyim..
devamını gör...
gelin ve damat düğünde dans ederken ne konuşuyorlar sorunsalı
dış çekimde olan saçma sapan olayları konuşup bir yandan da hasılatı hesaplamıştık.
devamını gör...
normal sözlük hikayesi
gözünü açtı, nerde olduğunu ilk etapta anlayamadı. boş boş odayı inceledi. sonra yatağın karşısındaki aynada akşamdan kalma şişmiş suratını görünce dün tuttuğu ucuz otel odasında olduğunu anladı. ve akşamın hatıraları parça parça düştü ,canlandı beyninde. neden bu kadar içmişti yine hiç bilmediği bu kasvetli ilçede. kasvet! evet evet kasvetli, böyle bir havaya sahip bu yerleşkede iç daraltısını içmeyerek nasıl geçirecekti ki?
neyse deyip yataktan doğruldu, banyoya gitti yüzünü yıkadı. duş almak niyetindeydi ama sıcak su olup olmadığı çelişkisinden dolayı işi kumara vurmadı, vazgeçti. yanında getirdiği yedek pantolon ve çok da sevmese de temiz diye çantaya attığı gömleği giyip aşağı indi. resepsiyondaki gence kahvaltı var mı? dedi. akşam şu an bu gencin durduğu yerde kim vardı hatırlamıyordu bile. genç istemsiz bir gülüş atıp yok efendim, ama çıkınca solda bir börekçi var ben de oradan alıyorum sabahları tavsiye ederim dedi. eyvallah deyip çıktı, börek cidden taze ve enfesti üç bardak çay içti böreğini yerken. vücudu resmen kurumuş haldeydi, gece uyumadan önce su içemeyecek kadar sarhoştu çünkü.
börekçiden çıktı, alelade gezinmeye başladı. bu ilçeyle herhangi bir bağı yoktu. senelerdir çalıştığı muhasebe bürosundan artık canıma tak etti misali olaylı bir şekilde ayrılmıştı. yaşadığı şehirde bir dakika bile durası kalmamıştı. yine bir iki duble rakı içtiği bir akşam külüstür bilgisayarını açıp arama motoruna huzur dolu yaşanılası ilçeler yazdı. okudu da okudu, sızana kadar okudu. sabah kalktığında zihninde kalan tek isim bu ilçenin ismiydi. hemen bu bir işaret heyecanına kapılıp şansını burada denemeye karar verdi.
neyse deyip yataktan doğruldu, banyoya gitti yüzünü yıkadı. duş almak niyetindeydi ama sıcak su olup olmadığı çelişkisinden dolayı işi kumara vurmadı, vazgeçti. yanında getirdiği yedek pantolon ve çok da sevmese de temiz diye çantaya attığı gömleği giyip aşağı indi. resepsiyondaki gence kahvaltı var mı? dedi. akşam şu an bu gencin durduğu yerde kim vardı hatırlamıyordu bile. genç istemsiz bir gülüş atıp yok efendim, ama çıkınca solda bir börekçi var ben de oradan alıyorum sabahları tavsiye ederim dedi. eyvallah deyip çıktı, börek cidden taze ve enfesti üç bardak çay içti böreğini yerken. vücudu resmen kurumuş haldeydi, gece uyumadan önce su içemeyecek kadar sarhoştu çünkü.
börekçiden çıktı, alelade gezinmeye başladı. bu ilçeyle herhangi bir bağı yoktu. senelerdir çalıştığı muhasebe bürosundan artık canıma tak etti misali olaylı bir şekilde ayrılmıştı. yaşadığı şehirde bir dakika bile durası kalmamıştı. yine bir iki duble rakı içtiği bir akşam külüstür bilgisayarını açıp arama motoruna huzur dolu yaşanılası ilçeler yazdı. okudu da okudu, sızana kadar okudu. sabah kalktığında zihninde kalan tek isim bu ilçenin ismiydi. hemen bu bir işaret heyecanına kapılıp şansını burada denemeye karar verdi.
devamını gör...
bartın'daki canilik
evet canilik...
bartın'ın ulus ilçesinde elim bir olay yaşandı ve gelmişlerine geçmişlerine saydığımın kaçak avcıları gebe bir karacayı öldürdüler.
şu an aranıyor ama para cezası ile serbest kalacağından eminim.
ne diyeyim... allah belanızı versin!
bu arada link
bartın'ın ulus ilçesinde elim bir olay yaşandı ve gelmişlerine geçmişlerine saydığımın kaçak avcıları gebe bir karacayı öldürdüler.
şu an aranıyor ama para cezası ile serbest kalacağından eminim.
ne diyeyim... allah belanızı versin!
bu arada link
devamını gör...
heybeliada
tanım: orada tanıştığımız 90'lı yaşlardaki bir teyzenin anlatımına göre osmanlının uzunca bir süre tutukluları sürgün yeri olarak kullandığı adalarda eskiden hiç bir şey yokmuş neredeyse. sonrasında o tutukluların yaptıkları evler ve 1773 de kurulan deniz harp okulu ile birlikte adalarda yaşam normale dönmeye başlamış.
kişisel: askerliğimi yaptığım, muhteşem ötesi bir 5 ay tatil yaşadığım, istanbul'a ait olduğuna beni kimsenin inandıramayacağı yegane yerlerden biridir...
kişisel: askerliğimi yaptığım, muhteşem ötesi bir 5 ay tatil yaşadığım, istanbul'a ait olduğuna beni kimsenin inandıramayacağı yegane yerlerden biridir...
devamını gör...
bumba
afrika'daki (bkz: boshongo) kabilesinin inandığı tanrı.
söz konusu tanrı aynı zamanda boshongo kabilesinin yaratılış efsanesinin başrolü.
...
bumba'nın bir gün feci şekilde midesi ağrıyormuş. sancılar ve kramplar sonrası bumba öğürmüş ve güneş'i kusmuş. güneş ışığını saçarken bir yandan da karalar oluşuncaya kadar suları buharlaştırmış.
bumba yine öğürmüş. bu sefer ay'ı kusmuş. gecenin de gündüzün de artık bir bekçisi varmış ama bumba'nın sancısı dinmemiş. bu sefer birkaç hayvanı kusmuş ve en sonunda da insan çıkmış midesinden.
söz konusu tanrı aynı zamanda boshongo kabilesinin yaratılış efsanesinin başrolü.
...
bumba'nın bir gün feci şekilde midesi ağrıyormuş. sancılar ve kramplar sonrası bumba öğürmüş ve güneş'i kusmuş. güneş ışığını saçarken bir yandan da karalar oluşuncaya kadar suları buharlaştırmış.
bumba yine öğürmüş. bu sefer ay'ı kusmuş. gecenin de gündüzün de artık bir bekçisi varmış ama bumba'nın sancısı dinmemiş. bu sefer birkaç hayvanı kusmuş ve en sonunda da insan çıkmış midesinden.
devamını gör...
benedetto croce
estetik ve tarih felsefecisi. ismail tunalı'nın gayretleriyle türkiye'de kısa bi sürede de olsa felsefenin gündemine gelmiş bi abimizdir benedetto.
''estetik'' gündelik hayatın içinde sezgisel, tinsel bi faaliyet olarak mantığın karşısına çıkarılır croce'de. aynı klasik mantık tasımları gibi formüle etmiştir. tabiri caizse bir estetik mantığı inşa etmiştir. mantık nasıl ki düşünceyi forma sokmak ise, aynı şekilde estetik de sezgiyi forma sokmaya çalışır. modern estetik kuramlarını etkilemiştir desek biraz yalan olur.*
tarih felsefesi de alengirlidir bu adamın. hegel'den çok etkilenmiştir. tinler minler havalarda uçuşur. tarihselcilk kavramı merkezdedir. tüm tarih felsefelerine saydırır* sebebi ise, onlar her zaman felsefeyi tarihin üzerinde görmüşlerdir. bu croce'ye göre büyük tutarsızlık.. buradan itibaren başlar hegel'e giydirmeye.(evet, etkilenmek her zaman olumlu anlamda değil tabi ki. marx'da hegel'den etkilendi değil mi) hegel'e göre tüm tarihsel olaylar, tarihsel koşullar altında meydana gelir. yani tarihin içindedir. croce burada knock-outluk bi vuruş ile hegelyen tarihi, hatta tüm deterministik tarih algısını yerle bir eder: ulan siz kim köpek de ahkam kesiyosunuz; türkçesi ise : hegel'in önderliğinde alman tarihçilerinin* insanın tarih-üstü pozisyonuyla tarihin tümünün görülebileceği bi konumda olduğu gibi dogmatik bi anlayışın hiçbi düşünce sistemine temel olamayacağıdır.* insanın bu tarih-üstü konuma çıkmasını sağlayan 'merdiven' ise 'felsefedir' bu anlayışa göre. ayrıca zımnen şunu da söylemiş olur : hem dogmatizmle milleti uyutuyosunuz, yetmezmiş gibi bi de evrensellik iddiasındasınız. olmaz diyo croce abi. tarihin içinde üretilmiş olan her bilgi, ancak kendi 'zaman'ının yorumunu içerir*. yani almanların tarih felsefesi, ancak ve ancak kendi yaşadıkları dönemin birer yorumudur. felsefe falan da değildir.
''estetik'' gündelik hayatın içinde sezgisel, tinsel bi faaliyet olarak mantığın karşısına çıkarılır croce'de. aynı klasik mantık tasımları gibi formüle etmiştir. tabiri caizse bir estetik mantığı inşa etmiştir. mantık nasıl ki düşünceyi forma sokmak ise, aynı şekilde estetik de sezgiyi forma sokmaya çalışır. modern estetik kuramlarını etkilemiştir desek biraz yalan olur.*
tarih felsefesi de alengirlidir bu adamın. hegel'den çok etkilenmiştir. tinler minler havalarda uçuşur. tarihselcilk kavramı merkezdedir. tüm tarih felsefelerine saydırır* sebebi ise, onlar her zaman felsefeyi tarihin üzerinde görmüşlerdir. bu croce'ye göre büyük tutarsızlık.. buradan itibaren başlar hegel'e giydirmeye.(evet, etkilenmek her zaman olumlu anlamda değil tabi ki. marx'da hegel'den etkilendi değil mi) hegel'e göre tüm tarihsel olaylar, tarihsel koşullar altında meydana gelir. yani tarihin içindedir. croce burada knock-outluk bi vuruş ile hegelyen tarihi, hatta tüm deterministik tarih algısını yerle bir eder: ulan siz kim köpek de ahkam kesiyosunuz; türkçesi ise : hegel'in önderliğinde alman tarihçilerinin* insanın tarih-üstü pozisyonuyla tarihin tümünün görülebileceği bi konumda olduğu gibi dogmatik bi anlayışın hiçbi düşünce sistemine temel olamayacağıdır.* insanın bu tarih-üstü konuma çıkmasını sağlayan 'merdiven' ise 'felsefedir' bu anlayışa göre. ayrıca zımnen şunu da söylemiş olur : hem dogmatizmle milleti uyutuyosunuz, yetmezmiş gibi bi de evrensellik iddiasındasınız. olmaz diyo croce abi. tarihin içinde üretilmiş olan her bilgi, ancak kendi 'zaman'ının yorumunu içerir*. yani almanların tarih felsefesi, ancak ve ancak kendi yaşadıkları dönemin birer yorumudur. felsefe falan da değildir.
devamını gör...
tembel hayvan
tembel hayvan dişsiz memeliler takımından* yağmur ormanlarında yaşayan bir memelidir. 6 farklı türü bulunur en bilinenler 2 ve 3 tırnaklı tembel hayvanlardır. bu canlıların en tipik özellikleri aşırı derecede yavaş hareket ediyor oluşlarıdır. bunun sebebi düşük kalorili bir beslenme diyetleri olduğundan mümkün olduğunca enerji harcamaktan korunmaktır. keza vücut ısıları da 32 derecedir diğer memelilere göre nispeten düşüktür bu da enerji harcamaya karşı bir önlemdir. bu hayvanlar günde 9 ila 15 saat arası uyuyabilirler. eğer yaşadıkları habitatta vahşi hayvanlar varsa 9, daha korunaklıysa 15 saat uyudukları tespit edilmiştir. yaprak, meyve, böcek bulursa kuş yumurtası gibi besinlerle beslenirler. zamanlarının çoğunu hatta neredeyse tamamını tutundukları ağacın dalında baş aşağı sarkarak yahut bir daldan öbürüne geçerek harcarlar. uzun tırnaklardan oluşan pençeleri çok güçlüdür dallara çok rahat tutunurlar. en büyük düşmanları jaguar ve yılanlardır. esasen bu türün soyunun tükenmeyişi bilim insanlarını bir miktar şaşırtmıştır çünkü çok yavaşlardır. hala soylarının devam edişini doğadaki kamufle olma yeteneklerine bağlarlar. kürklerinde yeşillikler vardır ağaçla bir arada olunca ayırt edilişi zordur. doğal kürkleri grimsidir esasen ancak üstlerinde bakteriler, algler yaşar bu sebeple kürkleri yeşilimsidir. pençeleri güçlüdür lakin yavaş hareket ettiklerinden jaguara karşı şansları düşüktür. yavaş hareket ederler etmesine lakin kafalarını 270 derece çevirebilirler. ağaçtan aşağı sadece dışkılarını yapmak ya da bir yırtıcı saldırısı sebebiyle inerler. maalesef ölümlerinin yarısı da bu aşağı indikleri zaman diliminde olur yırtıcı sebebiyle. bu kadar yavaş hareket eden bir hayvanın dışkılamak için yere inmesi bilim insanlarına epey ilginç gelmiştir. daha sonra bu hayvanın kürkünde bir güve türü yaşadığı ve bu güvenin tembel hayvan dışkısına yumurtladığı, çıkan güvelerin yeni tembel hayvana yapıştığı bulunmuştur. güve ölünce kürkte kalır bakteriler de azot ihtiyacını ölü güveden karşılayarak çoğalırlar, kürkün yeşil görünümü böylece daha da artar eh bu da kamufle olmasını sağlıyordu. bu hayvanlar hep ağaçtadır çiftleşirken, doğum yaparken hatta öldükten sonra bile bir süre ağaçta asılı kaldıkları görülmüştür. çiftleşmeden sonra erkek ağacı terk eder. aylık bir hamilelikten sonra bir tane yavru dünyaya getirirler. emzirme dönemi bittikten sonra bir süre daha anneyle kalan yavru daha sonra ayrılır. bu hayvanlar çiftleşme harici de bir arada bulunmazlar bireysel yaşarlar.
suratları da gülümser gibidir kanaatimce epey sevimli hayvanlardır.kaynak kaynak2

bir video bırakayım akşam akşam içinizi ısıtsın sloth wants hug.
suratları da gülümser gibidir kanaatimce epey sevimli hayvanlardır.kaynak kaynak2

bir video bırakayım akşam akşam içinizi ısıtsın sloth wants hug.
devamını gör...
şans
elle tutamaz ve gözle göremeyiz ama var olduğunu biliriz. sizde yoksa başkasında mutlaka vardır*. herkes kendisine de uğramasını ister. o bir güçtür ki iyi dediğimiz durumlarda insan mutluluktan uçar. kötü dediğimiz tarafta ise çeşitli problemler çıkar. belli ki tesadüfle aralarında henüz çözemediğimiz bir bağlantıya sahip olan kelimeden daha fazlasını ifade eden şey.
devamını gör...
