11 mayıs 2021 nesli tükendiği düşünülen anadolu parsının cudi dağı'nda görüntülenmesi
başlık sınırı olmayan başlık 'cudi eteklerinde yok olduğu düşünülen anadolu parsı görüldü' olmalıydı.
şırnak ilinin biyoçeşitlilik çalışmaları kapsamında yapılan arazi çalışmalarında uzun yıllar sonra ilk kez anadolu parsı canlı görüntülendi. proje kapsamında elde edilen sonuçlar ve parsın türkiye'de yaşadığına dair bilimsel makale, prof. dr. ahmet karataş**, dr. şafak bulut ve dr. burak akbaba'dan oluşan ekip tarafından yayımlandı.
ayrıntılar
şırnak ilinin biyoçeşitlilik çalışmaları kapsamında yapılan arazi çalışmalarında uzun yıllar sonra ilk kez anadolu parsı canlı görüntülendi. proje kapsamında elde edilen sonuçlar ve parsın türkiye'de yaşadığına dair bilimsel makale, prof. dr. ahmet karataş**, dr. şafak bulut ve dr. burak akbaba'dan oluşan ekip tarafından yayımlandı.
ayrıntılar
devamını gör...
normal doğum
yapabilene saygı duyduğum doğum şeklidir. insan vücudu en fazla 45 del (birimi) acıya dayanabiliyor ancak doğumda bu oran 57 dele kadr çıkıyor bunun 20 kemiğin aynı anda kırılmasına eşit olduğunu söylüyorlar gerisini siz düşünün.
devamını gör...
no man's land
danis tanovic tarafından yazılıp yönetilen 2001 yapımı izlenmeye değer filmdir. film cannes film festivalinden jüri özel ödülü kazanmıştır.

önceki tanımlarda da anlatıldığı gibi no man’s land savaş esnasında iki düşman siper arasında kalan ve iki tarafa da ait olmayan tarafsız ve sahipsiz bölgeye verilen isimdir.
bosna hersek’te 1993 yılındaki savaş esnasında geçiyor hikaye. yugoslavya’dan arta kalanlar birbirini parça parça ederken medeniyetle haşır neşir olan avrupa ve dünyanın geri kalanı mısır patlaklarını almış savaşı izlemekte. arada da daha çok kan aksın diye alttan alta silah tedariki ile insanlığına insanlık katmakta.
işte bu savaş esnasında savaşan taraflardan bir bosnalı ve bir sırp asker terk edilmiş bir sipere düşerler ve artık sadece ikisi kalmıştır koca savaşta. birbirlerine üstünlük sağlama çabaları, kimin haklı olduğunu gösterme uğraşları, aşağılamaları ve hak vermeleri, birbirlerine doğrulttukları silahla birlikte savaşın bir minyatürü yaşanır bu çukurda.
ne dışarı çıkabilirler ve ne de içerde kalmak mümkündür onlar için. ve tam o anda bir bosnalı asker daha düşer içeri ama o asker bir mayının üzerinde yatmaktadır.
dünya ise izler olan biteni. kendine pay çıkarmaya çalışır bu olaydan. dünya böyledir işte. tarafsız bölgenin her tarafını sarmış sırtlanlarla dolu.
filmi izleyin ama siperin dışından değil, tam içinden.

önceki tanımlarda da anlatıldığı gibi no man’s land savaş esnasında iki düşman siper arasında kalan ve iki tarafa da ait olmayan tarafsız ve sahipsiz bölgeye verilen isimdir.
bosna hersek’te 1993 yılındaki savaş esnasında geçiyor hikaye. yugoslavya’dan arta kalanlar birbirini parça parça ederken medeniyetle haşır neşir olan avrupa ve dünyanın geri kalanı mısır patlaklarını almış savaşı izlemekte. arada da daha çok kan aksın diye alttan alta silah tedariki ile insanlığına insanlık katmakta.
işte bu savaş esnasında savaşan taraflardan bir bosnalı ve bir sırp asker terk edilmiş bir sipere düşerler ve artık sadece ikisi kalmıştır koca savaşta. birbirlerine üstünlük sağlama çabaları, kimin haklı olduğunu gösterme uğraşları, aşağılamaları ve hak vermeleri, birbirlerine doğrulttukları silahla birlikte savaşın bir minyatürü yaşanır bu çukurda.
ne dışarı çıkabilirler ve ne de içerde kalmak mümkündür onlar için. ve tam o anda bir bosnalı asker daha düşer içeri ama o asker bir mayının üzerinde yatmaktadır.
dünya ise izler olan biteni. kendine pay çıkarmaya çalışır bu olaydan. dünya böyledir işte. tarafsız bölgenin her tarafını sarmış sırtlanlarla dolu.
filmi izleyin ama siperin dışından değil, tam içinden.
devamını gör...
hiç bilinen türk ressam olmaması
o kadar türk ressam olmasına rağmen bizim bilmememizin ayıp olduğu durum.
devamını gör...
sözlüğe kitap almak için üye olmak
insanları garipseyeceğinize tanıtımını piyasaya öyle yapan yöneticileri garipseyin. siz de bir garipsiniz.
devamını gör...
spinning out
başrollerini kaya scodelario ve evan roderick'in paylaştığı 2020 yapımı netflix dizisi.
dizi 1 sezon 10 bölümden oluşuyor ve eski bir artistik buz pateni sporcusunun kariyerine tekrar geri dönmesini, yaşadığı zorlukları konu alıyor. özellikle buz patenine ilgisi olanların kesinlikle izlemesi gerektiğini düşündüğüm dizi. izlediğim zamanlarda 10 bölüm ne ara bitti anlamamıştım, buz patenine ilgi duyduğum için çoğu sahne beni büyülemişti. gerekli ilgiyi görmeyen bu diziye yazık olduğunu düşünüyorum, kesinlikle 2. sezon gelmeliydi daha görmemiz gereken sahneler vardı. boş zamanınız varsa bir değerlendirin derim.

kate baker buz pateni sporunda oldukça başarılı olan yetenekli ve hırslı bir kızdır. hayatının en önemli performasını sergilerken yaşadığı kaza sonucunda geçirdiği rahatsızlık yüzünden çok sevdiği mesleğine geri dönmekte zorluk çeker. annesi gibi kendisinde de bipolar bozukluğu bulunduğu için gündelik yaşamda zorluk çekmektedir. kate tekli performanslarda istediği verimi alamadığı için kariyerine eski aşkı justin ile partner olarak devam etmeye karar verir. bu ikilinin muhteşem uyumu ve aralarındaki tutku görenleri hayran bırakacak cinstendir. kate ve justin birbirine olan aşkları ve yetenekleri ile karşılarına çıkan engellerin üstesinden gelmeye çalışırlar..
dizi 1 sezon 10 bölümden oluşuyor ve eski bir artistik buz pateni sporcusunun kariyerine tekrar geri dönmesini, yaşadığı zorlukları konu alıyor. özellikle buz patenine ilgisi olanların kesinlikle izlemesi gerektiğini düşündüğüm dizi. izlediğim zamanlarda 10 bölüm ne ara bitti anlamamıştım, buz patenine ilgi duyduğum için çoğu sahne beni büyülemişti. gerekli ilgiyi görmeyen bu diziye yazık olduğunu düşünüyorum, kesinlikle 2. sezon gelmeliydi daha görmemiz gereken sahneler vardı. boş zamanınız varsa bir değerlendirin derim.

kate baker buz pateni sporunda oldukça başarılı olan yetenekli ve hırslı bir kızdır. hayatının en önemli performasını sergilerken yaşadığı kaza sonucunda geçirdiği rahatsızlık yüzünden çok sevdiği mesleğine geri dönmekte zorluk çeker. annesi gibi kendisinde de bipolar bozukluğu bulunduğu için gündelik yaşamda zorluk çekmektedir. kate tekli performanslarda istediği verimi alamadığı için kariyerine eski aşkı justin ile partner olarak devam etmeye karar verir. bu ikilinin muhteşem uyumu ve aralarındaki tutku görenleri hayran bırakacak cinstendir. kate ve justin birbirine olan aşkları ve yetenekleri ile karşılarına çıkan engellerin üstesinden gelmeye çalışırlar..
devamını gör...
dışarıda koca bir evren varken odayı mesken tutan sinek
oksijenimi paylaşmak istemediğim sinektir. gerçi tam olarak ne tükettiklerini bilmiyorum ama neyse. onu tüm gün misafir edebilir kekini böreğini çayını eksik etmeden misafirperverliğimi gösterebilirim. ama akşam olunca lütfen evine gitsin.
devamını gör...
günaydın sözlük
ne mi istiyorum ben?
eylül gibi bir şey istiyorum.
yakmasın, üşütmesin.
sarı yeşil olsun...
sarı sabrım, yeşil dileğim olsun
rüzgarı ılık essin, yağmuru huzur versin.
şu yangın, şu kavga bitsin...
güneş umuda doğsun...
bağlar bozulsun, üzümler şarap olsun...
toprak bereketlensin, doğa temizlensin...
eylül gelsin...
şu yangın mevsimi kenara çekilsin...
sarı-yeşil bahar gelsin.
~birhan eroğlu
herkeslere günaydın. eylüle girdik bildiğiniz üzere*. umarım sonbahar içimizdeki tüm hüznü ve negatifliği alıp uçurur başka diyarlara. biz de onun yerine mutluluk ve sevinç tohumları ekeriz içimize. sonra güzel bir sonbahar yağmuru yağar, sevinç tohumlarımız büyüyüp ağaç olur. ruhumuza meyve verir.
güzel bir gün, güzel bir eylül diliyorum her birinize. *
eylül gibi bir şey istiyorum.
yakmasın, üşütmesin.
sarı yeşil olsun...
sarı sabrım, yeşil dileğim olsun
rüzgarı ılık essin, yağmuru huzur versin.
şu yangın, şu kavga bitsin...
güneş umuda doğsun...
bağlar bozulsun, üzümler şarap olsun...
toprak bereketlensin, doğa temizlensin...
eylül gelsin...
şu yangın mevsimi kenara çekilsin...
sarı-yeşil bahar gelsin.
~birhan eroğlu
herkeslere günaydın. eylüle girdik bildiğiniz üzere*. umarım sonbahar içimizdeki tüm hüznü ve negatifliği alıp uçurur başka diyarlara. biz de onun yerine mutluluk ve sevinç tohumları ekeriz içimize. sonra güzel bir sonbahar yağmuru yağar, sevinç tohumlarımız büyüyüp ağaç olur. ruhumuza meyve verir.
güzel bir gün, güzel bir eylül diliyorum her birinize. *
devamını gör...
napolyon'un tavşanlar tarafından saldırıya uğraması
napolyon için en utanç verici "yenilgi".
napolyon, 1807 yılında elde ettiği bir başarının ardından, başarının verdiği keyifle bir etkinlik düzenlenmesini ister. etkinlik açık hava yemeği ve tavşan avı olarak düzenlenir.
av için 3000 kadar evcil tavşan alınır ve etkinlik alanına getirilir. evcil olmalarının nedeni, yabani tavşanlar gibi insanlardan kaçmalarını önlemektir. av saatine kadar aç kalan gariban tavşancıklar alana salındığında, herkesin beklediğinin tersine gelişir olaylar. tavşanlar açlığın verdiği gözü dönmüşlükle, kendilerine yiyecek vereceklerini sandıkları parlak giysili adama -yani napolyon'a- topluca saldırırlar. napolyon canını, arabaya binerek zor kurtarır ve bu olay da waterloo muharebesi'nden bile utanç verici bir anı olarak hafızalarda yer edinir.
napolyon, 1807 yılında elde ettiği bir başarının ardından, başarının verdiği keyifle bir etkinlik düzenlenmesini ister. etkinlik açık hava yemeği ve tavşan avı olarak düzenlenir.
av için 3000 kadar evcil tavşan alınır ve etkinlik alanına getirilir. evcil olmalarının nedeni, yabani tavşanlar gibi insanlardan kaçmalarını önlemektir. av saatine kadar aç kalan gariban tavşancıklar alana salındığında, herkesin beklediğinin tersine gelişir olaylar. tavşanlar açlığın verdiği gözü dönmüşlükle, kendilerine yiyecek vereceklerini sandıkları parlak giysili adama -yani napolyon'a- topluca saldırırlar. napolyon canını, arabaya binerek zor kurtarır ve bu olay da waterloo muharebesi'nden bile utanç verici bir anı olarak hafızalarda yer edinir.
devamını gör...
cehennem
islam dinine göre inkârcıların ve günahkârların cezalandırılacağı yerdir. kelimenin aslı, muhtemelen ibranice ge-hinnom'dan gelir. peki nedir bu "ge-hinnom"? burası gerçekten var olan bir vadidir. (bkz: hinnom vadisi) bu vadi, zamanında israiloğullarının "ibadet" adı altında uyguladıkları insanlık dışı eylemlerin yapıldığı yerdir. bu vadide, cehennem tanrısı diye molek'e tapılırdı ve hatta bu "tanrı"nın öfkesini dindirmek amacıyla kendisi için bir çocuk kurban edilirdi.
ilk defa bu vadide çocuklarını yakmış kişi yahuda kralı ahaz'dır ki, bu kral, m.ö. 700'lerde yaşamıştır. ki kral menaşe de daha sonra aynı şeyi oğluna uygulamıştır.
fakat daha sonra, israil peygamberleri, ibadet adı altında çocukların katledilmesini yani yakılmasını eleştirip bu sebepten bu vadiyi lânetlemişler ve bunun üzerine de işaya'dan itibaren, bu yer yahudiler için cehennemin sembolü oluvermiş ve ölümden sonra azap çekilecek yere de bu ad verilmiştir.
3 semavi din arasında en bilindik cehennem tasviri islam'a ait olup diğer iki din cehennemden pek de söz etmez. islam'ın cehennemden özellikle bahsetmesi hususu, diğer din mensupları tarafından eleştirilmiştir.
islam dinine göre, ergenlik çağına ermeden ölen çocuklardan hiçbiri cehenneme gitmez. islam dininden haberi olmayan ve çevresinde dinleri sorgulamak için hiçbir araç bulunmayanlar da cehenneme gitmez. islam'a göre ergenlik çağına ermeden ölen çocuklar gayri-müslimin çocuğu olsalar dahi cennete giderler(rivayete göre cennette hizmetçi olurlar, fakat buna rağmen cennet ehlinden olurlar, hizmetçi olmalarının sebebi, gayri-müslim olma ihtimalleri ile açıklanmaktadır). islam'dan haberi olmayanların ise toprak olacaklarına(yani yok olacaklarına) inanılır. bundan ilave, günahkâr müslümanların da cehenneme gideceklerine, hatta en az 80 yıl cehennemde kalacaklarına inanılmaktadır. islam inancında cehennemde herkes eşit bir şekilde azap çekmez, kimi kiminden daha hafif azap çeker. bir bakıma islam aslında sadece dinleri sorgulamayanların, sorgulasa bile hakkı bulamayanların cehennemlik olduklarını söyler. müslümanlar arasında insanın hak arayışı içerisine girmemesi, ahireti önemsememesi kendi suçu olarak görülmektedir.
hemem bütün dinler(özellikle semavî dinler) ahiretin varlığını, cennet ve cehennemin varlığını kabul ederler. bunlar arasında cennet ve cehennemi en zengin biçimde tasvir eden dinlerden biri de islam'dır. müslümanlar arasında, cennet ve cehennemin şu anda var olduğu ya da kıyamette yaratılacağı konusu da tartışılmıştır. bazıları cennet-cehennemin şu anda da var olduğunu savunurken, bazıları cennet-cehennemin kıyamette yaratılacağını söylemiştir. fakat cennet-cehennemin şu anda da var olduğunu söyleyenler, cennet-cehennemin nerede olduklarını ispat edemiyorlar. muhyiddin ibnü'l-arabî ise, cennet ile cehennemin halen inşa halinde olduğunu ve bunun kıyamete kadar devam edeceğini söylemiştir.
cehennemde bir yere zemherir denir. yani soğuk cehennem. pek şiddetli soğuk vardır orada. bir an bile dayanılmaz. kâfirlere bir soğuk, bir sıcak, daha sonra soğuk sonra sıcak cehenneme atılarak, azap yapılacaktır. - kadızade ahmed efendi (osmanlı şeyhülislam'ı)
ilk defa bu vadide çocuklarını yakmış kişi yahuda kralı ahaz'dır ki, bu kral, m.ö. 700'lerde yaşamıştır. ki kral menaşe de daha sonra aynı şeyi oğluna uygulamıştır.
fakat daha sonra, israil peygamberleri, ibadet adı altında çocukların katledilmesini yani yakılmasını eleştirip bu sebepten bu vadiyi lânetlemişler ve bunun üzerine de işaya'dan itibaren, bu yer yahudiler için cehennemin sembolü oluvermiş ve ölümden sonra azap çekilecek yere de bu ad verilmiştir.
3 semavi din arasında en bilindik cehennem tasviri islam'a ait olup diğer iki din cehennemden pek de söz etmez. islam'ın cehennemden özellikle bahsetmesi hususu, diğer din mensupları tarafından eleştirilmiştir.
islam dinine göre, ergenlik çağına ermeden ölen çocuklardan hiçbiri cehenneme gitmez. islam dininden haberi olmayan ve çevresinde dinleri sorgulamak için hiçbir araç bulunmayanlar da cehenneme gitmez. islam'a göre ergenlik çağına ermeden ölen çocuklar gayri-müslimin çocuğu olsalar dahi cennete giderler(rivayete göre cennette hizmetçi olurlar, fakat buna rağmen cennet ehlinden olurlar, hizmetçi olmalarının sebebi, gayri-müslim olma ihtimalleri ile açıklanmaktadır). islam'dan haberi olmayanların ise toprak olacaklarına(yani yok olacaklarına) inanılır. bundan ilave, günahkâr müslümanların da cehenneme gideceklerine, hatta en az 80 yıl cehennemde kalacaklarına inanılmaktadır. islam inancında cehennemde herkes eşit bir şekilde azap çekmez, kimi kiminden daha hafif azap çeker. bir bakıma islam aslında sadece dinleri sorgulamayanların, sorgulasa bile hakkı bulamayanların cehennemlik olduklarını söyler. müslümanlar arasında insanın hak arayışı içerisine girmemesi, ahireti önemsememesi kendi suçu olarak görülmektedir.
hemem bütün dinler(özellikle semavî dinler) ahiretin varlığını, cennet ve cehennemin varlığını kabul ederler. bunlar arasında cennet ve cehennemi en zengin biçimde tasvir eden dinlerden biri de islam'dır. müslümanlar arasında, cennet ve cehennemin şu anda var olduğu ya da kıyamette yaratılacağı konusu da tartışılmıştır. bazıları cennet-cehennemin şu anda da var olduğunu savunurken, bazıları cennet-cehennemin kıyamette yaratılacağını söylemiştir. fakat cennet-cehennemin şu anda da var olduğunu söyleyenler, cennet-cehennemin nerede olduklarını ispat edemiyorlar. muhyiddin ibnü'l-arabî ise, cennet ile cehennemin halen inşa halinde olduğunu ve bunun kıyamete kadar devam edeceğini söylemiştir.
cehennemde bir yere zemherir denir. yani soğuk cehennem. pek şiddetli soğuk vardır orada. bir an bile dayanılmaz. kâfirlere bir soğuk, bir sıcak, daha sonra soğuk sonra sıcak cehenneme atılarak, azap yapılacaktır. - kadızade ahmed efendi (osmanlı şeyhülislam'ı)
devamını gör...
pandeminin ilk ayında ev ekmeği yapan güruha ne oldu sorunsalı
haggaten noldu bu manyak tayfaya, bilen var mı sısısıs
abi kusura bakmayın ama ömrümde bu kadar kötü ekmekler yemedim ya.
eminim sözlüğün yüzde 80ni denemiştir bunu.
abi kusura bakmayın ama ömrümde bu kadar kötü ekmekler yemedim ya.
eminim sözlüğün yüzde 80ni denemiştir bunu.
devamını gör...
tarhana çorbası
temelde bir tür kurutulmuş domates çorbası. ege usulü, kuru biberli ve kuru börülceli hazırlananı damaklara şenlik olur, bulursanız da şanslısınızdır.
soğuk havalarda ilaç gibi geldiği kesindir, sürekli el altında oluşu harika olur. gurbet ellerde imdadıma yetişmişliği vardır ki ömür boyu minnet duyarım yapana ve pişirene. şöyle ki evden çok uzak bulunduğum bir kış döneminde yanımda bir yarım kilo götürmüştüm tarhanadan. havalar dengesizleşip boğazım tırmalandıkça ben burdayım demişti adeta. kaldığım yerde öyle evdeki gibi tencere tava da yoktu, bir mikrodalga fırınla idare ediyorduk. hal böyleyken o çorba illa ki yapılacak deyip pratik bir yöntem bulmuştum. derin bir kasenin içine iki dolu yemek kaşığı ekleyip küçük bir bardak suyla iyice karıştırır, bir dakikalığına mikrodalganın en yüksek derecesinde ısıtırdım. çıkarıp yarım bardak daha su ekleyip tekrar karıştırır, bir dakika daha aynı derecede ısıttıktan sonra aynı işlemi üçüncü kez tekrarlayınca * içilebilir kıvamda bir kase çorba hazır olurdu. elbette evde tereyağlı, kuru börülceli ve biberli hazırlananın yerini tutmazdı ama hiç olmamasından da iyi olurdu. kase içine kıyılmış beyaz ya da süzme peynir koyup üzerine sıcak çorbayı ekleyince de değişik bir domates çorbası lezzeti almak olası, peynir bir tür krema tadı çıkarıyor ortaya.
bunun bir de yalancı versiyonu var, onda da normal domates çorbası yapar gibi iki yemek kaşığı tereyağında üç silme yemek kaşığı unu kavuruyoruz, bir buçuk yemek kaşığı salça ile biraz pul biberi de ekleyip iyice çeviriyoruz tencerede. üzerine kıvamına göre 5-6 bardak su ekleyip topaklanmasın diye çırparak karıştırıyoruz. su kaynamadan bir kase yoğurdu da tenceredeki sudan kaseye alıp azaz azar ılıştırarak ayran kıvamına getirdikten sonra tencereye ekliyoruz. kaynadıktan sonra da nane ve tuz ekleyince çorba hazır oluyor. ihtiyaçtan ya da keyiften türlü çeşit çorba çıkaran anadolu kültüründe azıcık kurcalayınca ne tarifler çıkıyor, şaşırmamak mümkün değil.
millet instagramda buzlu soğuk kahve, granita, sangria paylaşırken bana burda çorba tarifi verdiren, haziranda bile hala soğuk giden havalar daha ne yapmaz merak içindeyim diyerek bu girdinin sonuna geliyoruz. o yaz buraya gelecek, evet.*
soğuk havalarda ilaç gibi geldiği kesindir, sürekli el altında oluşu harika olur. gurbet ellerde imdadıma yetişmişliği vardır ki ömür boyu minnet duyarım yapana ve pişirene. şöyle ki evden çok uzak bulunduğum bir kış döneminde yanımda bir yarım kilo götürmüştüm tarhanadan. havalar dengesizleşip boğazım tırmalandıkça ben burdayım demişti adeta. kaldığım yerde öyle evdeki gibi tencere tava da yoktu, bir mikrodalga fırınla idare ediyorduk. hal böyleyken o çorba illa ki yapılacak deyip pratik bir yöntem bulmuştum. derin bir kasenin içine iki dolu yemek kaşığı ekleyip küçük bir bardak suyla iyice karıştırır, bir dakikalığına mikrodalganın en yüksek derecesinde ısıtırdım. çıkarıp yarım bardak daha su ekleyip tekrar karıştırır, bir dakika daha aynı derecede ısıttıktan sonra aynı işlemi üçüncü kez tekrarlayınca * içilebilir kıvamda bir kase çorba hazır olurdu. elbette evde tereyağlı, kuru börülceli ve biberli hazırlananın yerini tutmazdı ama hiç olmamasından da iyi olurdu. kase içine kıyılmış beyaz ya da süzme peynir koyup üzerine sıcak çorbayı ekleyince de değişik bir domates çorbası lezzeti almak olası, peynir bir tür krema tadı çıkarıyor ortaya.
bunun bir de yalancı versiyonu var, onda da normal domates çorbası yapar gibi iki yemek kaşığı tereyağında üç silme yemek kaşığı unu kavuruyoruz, bir buçuk yemek kaşığı salça ile biraz pul biberi de ekleyip iyice çeviriyoruz tencerede. üzerine kıvamına göre 5-6 bardak su ekleyip topaklanmasın diye çırparak karıştırıyoruz. su kaynamadan bir kase yoğurdu da tenceredeki sudan kaseye alıp azaz azar ılıştırarak ayran kıvamına getirdikten sonra tencereye ekliyoruz. kaynadıktan sonra da nane ve tuz ekleyince çorba hazır oluyor. ihtiyaçtan ya da keyiften türlü çeşit çorba çıkaran anadolu kültüründe azıcık kurcalayınca ne tarifler çıkıyor, şaşırmamak mümkün değil.
millet instagramda buzlu soğuk kahve, granita, sangria paylaşırken bana burda çorba tarifi verdiren, haziranda bile hala soğuk giden havalar daha ne yapmaz merak içindeyim diyerek bu girdinin sonuna geliyoruz. o yaz buraya gelecek, evet.*
devamını gör...
cinuçen tanrıkorur
türk bestekar, güftekar, ud virtüözü, ses sanatkarı, musiki hocası.
kazan türkçesinde; cinu zafer anlamında, çen ise şan anlamında. babası zaferşan bey oğluna kendi isminin kazan türkçesindeki karşılığını vermiştir.
mevlevi ayini, kar-ı natık, fantezi, ilahi gibi birbirinden çok farklı formlarda beste yapmıştır.
kendine has üslubuyla icra ettiği ud; onu dünya çapında virtüözlük mertebesine eriştirmiştir.
bu kadar üstün meziyetleri olmasına rağmen, musiki bilgisini saklamayı hiç seçmemiştir. bilgilerini, tekniğini gelecek kuşağa arz ederek onları yetiştirmiştir. yazmış olduğu ud metodu eseriyle de birçok kişiye ilham olmuştur.
bestesi kendisine ait olan ud icrası
14 yaşındaki ilk bestesi
fantezi eseri
kazan türkçesinde; cinu zafer anlamında, çen ise şan anlamında. babası zaferşan bey oğluna kendi isminin kazan türkçesindeki karşılığını vermiştir.
mevlevi ayini, kar-ı natık, fantezi, ilahi gibi birbirinden çok farklı formlarda beste yapmıştır.
kendine has üslubuyla icra ettiği ud; onu dünya çapında virtüözlük mertebesine eriştirmiştir.
bu kadar üstün meziyetleri olmasına rağmen, musiki bilgisini saklamayı hiç seçmemiştir. bilgilerini, tekniğini gelecek kuşağa arz ederek onları yetiştirmiştir. yazmış olduğu ud metodu eseriyle de birçok kişiye ilham olmuştur.
bestesi kendisine ait olan ud icrası
14 yaşındaki ilk bestesi
fantezi eseri
devamını gör...
mfö’den bir üye çıkarılmak istenseydi o kim olurdu sorunsalı
mazhar alason bana kalırsa adam diğerlerine ayıp olmasın diye hâlâ hayatta.
devamını gör...
pozitif olmak
kimi zaman ismail abi olabilmektir.
devamını gör...





