tanım: sözlük yazarlarının paralel evrendeki versiyonu için nick versiyonlarını yazdığı başlık.

we couldn't meet again
devamını gör...

yazarın başına gelen talihsiz olay.
sözlükte bir kişinin ne kadar aşağlık olabileceğini göstermiştir. adamın aldığı nickten dolayı hakaret etmek nedir?
devamını gör...

1.70 boyundaki kızdan 10-15 cm daha kısa olan erkektir.
devamını gör...

beyinlerinde kıvrım pek bulunmayan, patates gibi bir beyne sahip kadınların söylediği klişe laf. terbiyeli, sakin, efendi erkekler dururken(ben gibi(u: bgv)) nerede it-kopuk erkek varsa gidip bulmuştur kendisi. gelen erkek çelme takmış, giden erkek tokat atmıştır buna. bu da kendi seçimlerini sorgulamadan tüm erkeklere çamur atmakla meşguldür. hem benim ne suçum var kızım ben evde televizyon izliyoom.

devamını gör...

1755 yılında hotin'de doğdu. babası rusçuk yeniçerilerinden hacı hasan ağa’dır. önce yeniçeri ocağı’na intisap etti. daha sonra rusçuk’ta hayvancılık ve ziraatla uğraşmaya başladı. bu sırada yörenin en güçlü âyanı olan tirsinikli ismâil ağa’nın hizmetine girdi. kabiliyeti sayesinde kısa zamanda yükseldi. kethüdâsı sıfatı ile onun bütün faaliyetlerinde başlıca yardımcısı oldu. lakabı, tirsinikli’nin bayraktarlığını yapmış olmasından gelmektedir.

uzun süre ruscuk ayanlığı hizmetinde bulundu. padişah 3.selim'e aşırı derecede bağlı biri olarak bilinirdi. kabakçı mustafa isyanı ile birlikte 3.selim tahttan indirilip yerine 4. mustafa tahta geçirildiğinde ruscuk'tan kendisine bağlı olan birliklerle istanbula geldi. amacı 3.selim'i tekrar tahta çıkarmak ve düzeni sağlamaktı. fakat mustafa paşa istanbula henüz vardığı sırada 4.mustafa alelacele bir kararla sultan selim ile şehzade mahmud'un ölüm emirlerini verdi. sultan selim'in ölümü osmanlı tarihinde büyük lekelerden biridir. niye diye soracak olursanız tarihte ilk defa osmanlı hanedanın'dan biri kılıç ile yüzü ortadan ikiye yarılmak suretiyle öldürülmüştür.
bostancılar sultan selim'i öldürdükten sonra şehzade mahmud'u aradılar fakat şehzade mahmud haremde kadınlar ve harem ağaları tarafından gizlendi. 4.mustafa'nı amacı kendisinden başka tahta namzet birini bırakmamaktı.

tüm bunlar olurken alemdar mustafa paşa saraya emrindeki birlikler ile birlikte varmıştı. fakat sultan selimi kurtarmak için geç kalmıştı. alemdar mustafa paşa şehrin tüm önemli noktalarına adamlarını yerleştirdi. sultan mustafa tahttan indirildi, yerine ölümden son anda kurtulan şehzade mahmud geçirildi. kabakçı mustafa yakalanıp idam edildi. bu sırada yeniçeriler istediklerini yaptıramayacaklarını bildikleri alemdar mustafa paşa ve sultan mahmud'u alt edip yeniden planla yapıyordu. alemdar paşa bu planlardan haberdar oldu ve 4.mustafa bir sabah vakti alelacele belinden kuşağı çekilerek boğduruldu. çatlak sesler kesilmişti.

2. mahmud tarafından sadrazamlığa atanan alemdar mustafa paşa ilk iş olarak 3. selim'in katlinde payı olanları cezalandırdı ve ele başlarını öldürttü. eylül 1808'de istanbul'a aralarında serezli ismail bey, kalyoncu mustafa, cebbarzade süleyman bey, karaosmanoğlu vb rumeli ve anadolu ayanları çağrıldı.

istanbul şehri, ayanların milis güçleri ile doldu. ayanlar çağlayan kasrı'nda bir "meşveret-i amme" denilen toplantıya katıldılar. sadrazam alemdar mustafa paşa bu toplantıda konuşma yaparak merkezi hükûmetin ayanların nüfuzlarını kendi bölgelerinde meşru olduğunu kabul edeceğini belirtti. buna karşılık ayanlar padişahın her emrine uyacaklarına ve istenildiği zaman ona askeri yardım sağlayacaklarına söz vermeleri gerekmekteydi. 29 eylül 1808'de bu koşullar bir belgeye konulup sened-i ittifak adı verilen bu belge ayanlar tarafından imzalandı. bu belge bir taraftan merkezi otoriteyi kuvvetlendirmekle beraber padişahın teorik mutlak iktidarına gölge düşürmekteydi. aynı zamanda merkezi otoritenin askeri konularda bile ayanlara bağlı olduğunu içermekteydi.

alemdar mustafa paşa'nın sadrazamlık döneminde istanbul'da barınan adamlarının yağmalara karışması, halka kabakçı mustafa isyancılarını aratır olması halk arasında huzursuzluk yaratmış, ona olan güveni sarsmıştı.

sened-i ittifak ise ıı. mahmud'a "padişahın otoritesinin kısıtlandığı" yönünde duyurulmuş, padişah paşaya karşı kışkırtılmıştı.

alemdar mustafa paşa'nın yeniçeriler'in "kendilerine alternatif olduğu düşüncesiyle" karşı çıktığı nizam-ı cedit'i (sekban-i cedit olarak farklı isimle de olsa yeniden kurması, yeniçeri ocaklarında yolsuzluk tespiti yapmaya kalkışması onların da düşmanlığını kazanmasına yetmişti.

alemdar vakası adı verilen yeniçeri isyanının ilk gününde isyancı yeniçeriler, alemdar'ın kalmakta olduğu bâbıâli'yi bastılar. sekbanların karşı koyması üzerine de ateşe verdiler. saraydan yardım gelmeyince umudunu yitiren alemdar barut mahzenini ateşleyerek içeri girmeye çalışan 1000'e yakın yeniçeriden 600 kadarıyla birlikte öldü.

yeniçeriler yangından sonra onun ölüsünü bularak günlerce istanbul'da dolaştırdılar; sonra parçalayıp yedikule dışındaki bir kör kuyuya attılar. alemdar'ın kemikleri yeniçeri ocağı'nın ilgasından sonra oradan çıkartılarak yedikule surları civarına gömülmüştür. 2.meş­rutiyet'in ilanından sonra da zeynep sultan camii haziresine nakledilmiştir.

yılmaz "öztuna'nın büyük türkiye tarihi" ansiklopedilerinden yardım alınarak yazılmıştır.
devamını gör...

an itibarı ile çaylaklıktan terfi eden yeni yazarımız.
satranç konusunda iddialı, bir iki oyun da attık kendisi ile.
emeğine sağlık, pek sevdim kendisini.
devamını gör...

ben,saplanan oku çıkarmak yerine kalktım, oku atanı sordum. işte yenilmek böyle bir acı ile başladı...
devamını gör...

anlar bütünü. erasmus net. tek başına kışın 14 günü avrupa turu. ilk uçağa binme, trene binme. ilklerimi de barındıyormuş bunu da farkettim şuan. bir de italya versiyonu var bunun. ah ya ne zamanlardı...
devamını gör...

zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana, sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece "daha" sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.

iki şehrin hikâyesi-charles dickens
.
devamını gör...

"bir gülüşü var; gece gibi.
gece gibi derim, gerisini anlatamam.
uykusuz bırakıyor insanı.
ama öyle güzel ki."
*
devamını gör...

sessizlik. sadece yağmurun sesini duymak isterim.
devamını gör...

şeftir. ben de yıllarca mutfakta çıkan her ürünün tadına bakardım. çalıştığınız restoranda ürünlerin aynı standartta çıkma zorunluluğu vardır.
dolayısıyla bu bir huy veya davranış değil, işin gerekliliğidir.
devamını gör...

yukarıdaki arkadaşın tanım silinecek. ben yazayım başlık başıma kalsın.

sözlük namussuzluğudur.

edit: dediğim gibi oldu. başlık başıma kaldı. hayırlı olsun.
devamını gör...

habib baba, 4.murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği allah dostlarındandır. yaşlıdır,fakirdir, gariptir. fakat rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.
yaşlı habib baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda istanbul'a gelmiştir.yolculuğ unun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... bedenini de ruhuna denk kılmaktır.
fakat hamamcı habib babayı içeri sokmak istemez.
'bugün' der, 'sultan murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.'
habib baba üzülür... rica, minnet eder, yalvarır...
'ne olursun' der, 'kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım.bu tozlu bedenle rabbime ibadet ederken utanıyorum.binbir dil döker.hamamcı ehl-i insaftır... dayanamaz... kabul eder... hamamın en sonundaki odayı göstererek ...

'baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar.'
habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. yıkanmaya başlar... ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. onunda görünümü fakirdir... ama sadece görünümü... ikinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.murad'dır. o gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir.
'hele bir bakalım' demiştir, 'bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?'
ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir.

az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır.. .
hamamcı vezirler der almak istemez... padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir... habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldar:
'şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. sende sar peştemali beline gir yanına... beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın... ve ekler: 'aman ha! vezirler varlığınızı bilmesinler.'
sonra 4.murad da habib babanın yanına süzülür. beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır...

habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. biraz kirlenmiş gibi gelir ona... allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir...
ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden habib baba yumuşak bir sesle konuşur:
'evladım' der, 'sırtın fazlaca kirlenmiş, müsade edersen bir keseleyivereyim.'
padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve bü yük bir haz duyar...
haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.
memnuniyetle habib babanın önünde diz çökerken: 'buyur baba' der, 'ellerin dert görmesin'
bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. habib baba, 4.murad'ın sırtını bir güzel keseler... fakat padişah kuru bir teşekkürle yetinmek istemez.. ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.

'baba' der, 'gel bende senin sırtını keseliyeyim de ödeşmiş olalım.' habib baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle;
'olur evlad' deyip, sultanın önünde diz çöker. bu arada, sultan murad kese yaparken bir yandan da habib babayı yoklar, ağzını arar...
'baba' der, 'görüyormusun şu dünyayı... sultan murad'a vezir olmak varmış...

bak adamlar içerde tef,dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi...'
habib baba sultan murad'ın cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz, kendi hükmünü söyler... sultan murad'ın habib babadan duydukları, ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürten cinstendir:
'be evladım' der, habib baba, 'sultan murad dediğin kimdir? sen asıl alemlerin sultanına kendini sevdirmeye bak ki, o seni sevince sırtını bile sultan murad'a keselettirir.
devamını gör...

gördüğüm en güzel doğan insanlardan bi tanesi, baya iyi doğmuş yani böyle güzel bir doğuş daha önce yeryüzünde görülmemişt... tamam tamam.

yeni yaşı kutlu olsun, mutluluklar getirsin demiyorum. bundan sonraki her yaşında mutlulukları kendine çekecektir zaten, biliyorum.
it is known khaleesi.
devamını gör...

bazen tek bir cümledir, iki dudak arasından usulca süzülen.
devamını gör...

sözlükte online sayısı 500 üzerindeyken neden kimse artı butona basmıyor sorusudur.
devamını gör...

artık marka olmayı aşmış, hafif ticari araçların genel ismi olmuş. ticari araç modelini tanımlarken, hatta peugeot partner, ford connect modelini kullananlar da araçlarını doblo diye tarif ediyor.
devamını gör...

burda yazar olabilirler. ama hayatta hâlâ çaylaklar.
devamını gör...

dorian gray’in portresi adlı tek romanıyla döneminin en çok tartışılan isimlerinden biridir wilde. (19. yüzyılın sonları )james joyce’un bu romanla ilgili şöyle bir lafı var efenim: “insanlar, dorian gray’in portresi’ni okuduklarında kendi günahlarını görüyor. ancak kitapta dorian gray’in günahının ne olduğunu kimse bilmiyor. bu günahı, yalnızca günahı işleyenler fark ediyor.” her okuyan tanıdığıma ısrarla soruyorum ama hala bulamadım. belki de buldum ama farkında değilim, ya da söylemek istemiyorlar. velhasıl kelam tüm sanatlar oldukça beyhudedir, lord henry’ye selamlar...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim