dindarları cahil yobaz gerici sanmak
öyle dindar insanlar tanıyorum ki kendini aydın sanan inancsizlara pabucunu ters giydirir. aynı şekilde tam tersi de var tabiii yani insanları asla bu şekilde bir kalıba sığdıramayız. bu ön yargı oluşturur. yanlış karar vermemiz sebep olur
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
kafamdaki tilkiler başka türlü susmuyor da ondan.
devamını gör...
kargo açmak
çok eğlenceli bir aktivitedir. sırf bunu için alışveriş yapılr.
devamını gör...
pequot savaşı
1636 - 1638.
ingilizlerin, a.b.d'nin new england bölgesine yerleştikten sonra kızılderililere karşı yaptığı ilk savaştır.
bugünkü massachusetts ve connecticut kıyı bölgelerine yerleşen ingilizler içerilere doğru yeni yerleşimler, kasabalar kurmaya başlayınca, pequot kabilesiyle sürtüşmeler başladı.
bazı tacirlerin öldürülmesini bahane eden ingilizler bir kaç kez pequot'lara saldırdı ama hepsindede yenildiler. sonra bilin bakalım ne oldu. ingilizler civarda yaşayan mohegan ve narragansett kabileleri ile pequot topraklarını paylaşmak için antlaşma yaptılar.
pequot savaşçılarının ingiliz kalelerini basmak için köylerinden ayrıldığı bir zamanda, başka ingiliz güçleri ve ittifak kabileleri tarafından köyleri basıldı. zaten birkaç kişi olan erkekler direnirken öldürüldü ama asıl katliam bundan sonra oldu, kadın, çocuk, yaşlı 700 kişi öldürüldü ve az sayıda kurtulan ise köle olarak karayip adalarına satıldılar.
pequot reisi sassacus destek bulmak umuduyla mohawk kabilesine gitti ama mohawk'lar tarafından başı kesildi ve ingilizlere hediye edildi.
kabilenin toprakları anlaştıkları gibi ingilizler ve kızılderili ittifakları arasında paylaşıldı. narrangansett'ler antlaşmadan memnundu ama onların hikayeleride birkaç yıl sonra hareketlenecekti.
ingilizlerin, a.b.d'nin new england bölgesine yerleştikten sonra kızılderililere karşı yaptığı ilk savaştır.
bugünkü massachusetts ve connecticut kıyı bölgelerine yerleşen ingilizler içerilere doğru yeni yerleşimler, kasabalar kurmaya başlayınca, pequot kabilesiyle sürtüşmeler başladı.
bazı tacirlerin öldürülmesini bahane eden ingilizler bir kaç kez pequot'lara saldırdı ama hepsindede yenildiler. sonra bilin bakalım ne oldu. ingilizler civarda yaşayan mohegan ve narragansett kabileleri ile pequot topraklarını paylaşmak için antlaşma yaptılar.
pequot savaşçılarının ingiliz kalelerini basmak için köylerinden ayrıldığı bir zamanda, başka ingiliz güçleri ve ittifak kabileleri tarafından köyleri basıldı. zaten birkaç kişi olan erkekler direnirken öldürüldü ama asıl katliam bundan sonra oldu, kadın, çocuk, yaşlı 700 kişi öldürüldü ve az sayıda kurtulan ise köle olarak karayip adalarına satıldılar.
pequot reisi sassacus destek bulmak umuduyla mohawk kabilesine gitti ama mohawk'lar tarafından başı kesildi ve ingilizlere hediye edildi.
kabilenin toprakları anlaştıkları gibi ingilizler ve kızılderili ittifakları arasında paylaşıldı. narrangansett'ler antlaşmadan memnundu ama onların hikayeleride birkaç yıl sonra hareketlenecekti.
devamını gör...
geceye bir şarkı sözü bırak
ı don't wanna die. but sometimes wish ı'd never been born at all...
devamını gör...
ivanmilinski
bugün doğum günü olduğu zannedilen yazardır.
gelen mesajlar için falan teşekkür ederim 14 ekimde tekrar beklerim. lütfen gelin kutlayın portakal atmaya devam edin. bir kere kutladık bir daha kutlamayız demeyin.
üye olurken " ne yapcan lan doğum tarihimi" edasıyla sallamıştım. şimdi düzelttim.
gelen mesajlar için falan teşekkür ederim 14 ekimde tekrar beklerim. lütfen gelin kutlayın portakal atmaya devam edin. bir kere kutladık bir daha kutlamayız demeyin.
üye olurken " ne yapcan lan doğum tarihimi" edasıyla sallamıştım. şimdi düzelttim.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
- kilo mu aldın sen?
+ ........ (gözlerimi belertiyorum şu an, bilmem farkında mısın?)
- çok zayıfladın son zamanlarda, canın mı sıkkın?
+ sa-na-neeeee!!!!
sorulmaması gereken sorulara yutkunmadan verdiğimiz cevapları konuşalım da biraz enerjimiz değişmesin mi sevgili kafadaşlarım?
"ben dışınızdaki irlandalı" ile birlikte bu akşam saat 22:00'de sözlük radyosunda olacağız biz. ya siz?
+ ........ (gözlerimi belertiyorum şu an, bilmem farkında mısın?)
- çok zayıfladın son zamanlarda, canın mı sıkkın?
+ sa-na-neeeee!!!!
sorulmaması gereken sorulara yutkunmadan verdiğimiz cevapları konuşalım da biraz enerjimiz değişmesin mi sevgili kafadaşlarım?
"ben dışınızdaki irlandalı" ile birlikte bu akşam saat 22:00'de sözlük radyosunda olacağız biz. ya siz?
devamını gör...
bi dahaki adresim nickaltın olacak
abi muazzam bir tehdit. ortaokul çocuklarının ''çıkışa gel sen çıkışa, seninle çıkışta görüşeceğiz'' demesi gibi bir şey. ciddi anlamda güldürüyor beni her gördüğümde. şu nickaltı fetişini anlamadım. harbi acayip.
devamını gör...
mimar sinan
kanuni, sinan’a dert yanar, şu istanbul’un su sorununu kökünden çöz bana diye. sinan da cevaben “altın keselerini su kaynağına kadar uç uca dizerseniz bu isteğiniz olur sultanım” der. kanuni de cevaben “sen suyu istanbul’a getir, keseleri yan yana da dizerim” der.
bunun üzerine bugün bildiğimiz su kemerlerini inşa ederek istanbul’u suya kavuşturur sinan. kanuni de o sevinçle sinan’a “benden sonra sadece sana mahsus, evine su hattı çekebilirsin” der.
ara bilgi, eski istanbul’da evlere su hattı çekmek, tasarruf ve dürüstlük amacıyla yasaklanmıştır. herkes ortak kullanım alanlarından suyunu doldurarak evine götürmek zorundadır, koca sinan müstesna.
aradan yıllar geçer, kanuni vefat eder, çocuğu vefat eder ve torunu tahttadır; nam-ı diğer 3. murat. koca sinan da (d. 1490 – ö. 1588) son demlerini yaşamaktadır. bir gün saraydan birkaç görevli, sinan’ın evine gelirler. “seni saraydan istiyorlar” derler. sinan saraya gider. sarayda sinan’ı ağır şekilde suçlarlar. sebep, evine su hattı çekmesi. sinan işin hikayesini anlatır; o izni kendisine kanuni’nin verdiğini söyler. saraydakiler de “o zaman göster kanuni’nin fermanını da inanalım” derler. elinde ferman olmayan sinan, “kanuni bunu bana söz ile söyledi. o kadar sözüne güvenilen bir padişahtan ferman istemek aklıma bile gelmedi” der. bunun üzerine saray, diğer insanlara kötü örnek olacağı gerekçesiyle sinan’ın evine çektirdiği su hattını keserler.
kısa zaman sonra sinan hasta yatağında son nefesini verirken, komşular yanındadır. bir bez ıslatıp sinan’ın alnına koymak suretiyle kendisini serinletmek isterler. ancak suyun kesik olduğunu görürler ve sarayın arkasından konuşurlar: “ayıptır; koskoca sinan’a yapılır mı bu?!”
sinan tüm gücüyle doğrularak komşularını azarlar: “biz o hizmetleri dünya malı için değil, ahiret malı için yaptık!”
“çerh ile söyleşemem, ayinesi saf değil.” değil mi sinan?
bunun üzerine bugün bildiğimiz su kemerlerini inşa ederek istanbul’u suya kavuşturur sinan. kanuni de o sevinçle sinan’a “benden sonra sadece sana mahsus, evine su hattı çekebilirsin” der.
ara bilgi, eski istanbul’da evlere su hattı çekmek, tasarruf ve dürüstlük amacıyla yasaklanmıştır. herkes ortak kullanım alanlarından suyunu doldurarak evine götürmek zorundadır, koca sinan müstesna.
aradan yıllar geçer, kanuni vefat eder, çocuğu vefat eder ve torunu tahttadır; nam-ı diğer 3. murat. koca sinan da (d. 1490 – ö. 1588) son demlerini yaşamaktadır. bir gün saraydan birkaç görevli, sinan’ın evine gelirler. “seni saraydan istiyorlar” derler. sinan saraya gider. sarayda sinan’ı ağır şekilde suçlarlar. sebep, evine su hattı çekmesi. sinan işin hikayesini anlatır; o izni kendisine kanuni’nin verdiğini söyler. saraydakiler de “o zaman göster kanuni’nin fermanını da inanalım” derler. elinde ferman olmayan sinan, “kanuni bunu bana söz ile söyledi. o kadar sözüne güvenilen bir padişahtan ferman istemek aklıma bile gelmedi” der. bunun üzerine saray, diğer insanlara kötü örnek olacağı gerekçesiyle sinan’ın evine çektirdiği su hattını keserler.
kısa zaman sonra sinan hasta yatağında son nefesini verirken, komşular yanındadır. bir bez ıslatıp sinan’ın alnına koymak suretiyle kendisini serinletmek isterler. ancak suyun kesik olduğunu görürler ve sarayın arkasından konuşurlar: “ayıptır; koskoca sinan’a yapılır mı bu?!”
sinan tüm gücüyle doğrularak komşularını azarlar: “biz o hizmetleri dünya malı için değil, ahiret malı için yaptık!”
“çerh ile söyleşemem, ayinesi saf değil.” değil mi sinan?
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
aşk şarkıları çaldıkça sözlükte flört edenlere ve çiftlere bilendiğim radyo. çok kuruluyorum size bütün moralimi bozuyorsunuz ötede mutlu mutlu takılsanıza siz.*
devamını gör...
matematik
aslında hayatımızın her alanında yer alan bir bilimdir. biz ne kadar kaçmaya çalışsak da o bizi yine bulur.
'matematik bir yabancı dildir' derdi dershane hocamız.
ülkemizde pek sevilmeyen bir derstir ama. nedenleri de açıktır.
isterseniz (bkz: ülkemizde matematiğin sevilmeme nedeni) başlığından bu nedenlere bakabilirsiniz.
'matematik bir yabancı dildir' derdi dershane hocamız.
ülkemizde pek sevilmeyen bir derstir ama. nedenleri de açıktır.
isterseniz (bkz: ülkemizde matematiğin sevilmeme nedeni) başlığından bu nedenlere bakabilirsiniz.
devamını gör...
varşova
ikinci dünya savaşı döneminde yok olup tekrar inşa edilen şehir.
1944 yılındaki varşova ayaklanması'nın başarısız olmasıyla adolf hitler hıncını alamadığı için şehrin bombalanması emrini verdi. sovyetler'in varşova’ya girdiği 1945 yılının ocak ayına kadar şehrin neredeyse tamamı yok edildi.

şehir savaş bittikten sonra 1945-1952 yılları arasında, şehrin daha önce çizilmiş resimlerinden faydalanılarak tekrar kuruldu. old town, frederic chopin müzesi, łazienki park, ayaklanma müzesi ve copernicus bilim müzesi görülmeye değer.
varşova şehir meydanı (old town)
varşova'yı ankara'ya, kraków'u da istanbul'a benzetiyorlar. soğuk ve resmi başkent havasını vermişti bana gittiğimde ama yağmurlu karanlık bir gün olduğu içindi muhtemelen. yine de polonya'nın en güzel şehirlerinden.
şehrin yıkılması ve yeniden kurulmasıyla ilgili daha fazla bilgi ve görsel için kaynak
1944 yılındaki varşova ayaklanması'nın başarısız olmasıyla adolf hitler hıncını alamadığı için şehrin bombalanması emrini verdi. sovyetler'in varşova’ya girdiği 1945 yılının ocak ayına kadar şehrin neredeyse tamamı yok edildi.

şehir savaş bittikten sonra 1945-1952 yılları arasında, şehrin daha önce çizilmiş resimlerinden faydalanılarak tekrar kuruldu. old town, frederic chopin müzesi, łazienki park, ayaklanma müzesi ve copernicus bilim müzesi görülmeye değer.
varşova şehir meydanı (old town)varşova'yı ankara'ya, kraków'u da istanbul'a benzetiyorlar. soğuk ve resmi başkent havasını vermişti bana gittiğimde ama yağmurlu karanlık bir gün olduğu içindi muhtemelen. yine de polonya'nın en güzel şehirlerinden.
şehrin yıkılması ve yeniden kurulmasıyla ilgili daha fazla bilgi ve görsel için kaynak
devamını gör...
yazarları ağlatan şarkılar
matematiksel olarak selami şahin'e ait olma ihtimali yüksek şarkıdır.
devamını gör...
utancımı anlatıyorum
hüzünlü bir rıfat ılgaz şiiridir.
ölüm hiç özenilecek şey değil
sevgilim ölümün güzeli yok
bir çirkin oluyor insan görme
sevmeyi düşünmeyi unutuyor
ölecek misin ya bir meydanda öl
ya da dağ başında kavgan için
böyle yatakta miskince ölme
önce ellerden başlıyor ölmek
hiç yarım kalmış bardak gördün mü
kurulmuş kol saati komodinin üstünde
kitap gördün mü az önce okunmuş
görmedin değil mi ben çok gördüm
bu yüzden ölemiyorum kolay kolay
hem ölmek de nerden aklıma geliyor
insanlar uzayda dolaşırken
bütün ilaçları içiyorum yarım kalmasın diye
bütün kitapları okuyup bitiriyorum
boyuna kuruyorum saatimi
getirdiğin portakalları yiyorum
sana beğendirmek zorundayım kendimi
bilmiyorsun direnmek zorundayım
utanırım karşında ölmekten
yaşıyorum böyle daha iyi
devamını gör...
kleine levin sendromu
psikoloji'de aşırı yemek yeme ve aşırı uyku ile beliren frontal lob sendromu yansıtan nörolojik bir hastalıktır.
devamını gör...
uyurken babanın çocuğunu öpmesi
mükemmel olay. babam da sabah işe gitmeden hepimizi öper, öyle gider. evden çıktıktan sonra akşam bir daha gelebileceğimin garantisi yok der. o yüzden hepimize bir bakıp öyle gidermiş. allah uzun ömür versin canıma.
devamını gör...
farkında olmak lanettir
her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır.
(bkz: yeraltından notlar)
(bkz: yeraltından notlar)
devamını gör...


