perde asmak
1.57 boyunda minik bir insan olarak ancak ve ancak merdiven vasıtası ile gerçekleştirebildiğim, kolları felce uğratan bir eylem olup kesinlikle tavsiye edilmez.*
ama tertemiz camlara, mis gibi tüllerin asılması, o temizlik hissi paha biçilemez. *
ama tertemiz camlara, mis gibi tüllerin asılması, o temizlik hissi paha biçilemez. *
devamını gör...
yazarların iç döküntüsü
sosyal medyanın şekillendirdiği bazı insanların, gözlemleyebildiğimiz kadarıyla, uzaktan şöyle bir baktığımızda yaptığı bütün gülünç ve iğrenç şeylerin sebebi, bilerek ya da istemeyerek olgunlaşmaya olan mukavemetidir. birer aptal olarak kalmanın huzurunu yaşamaktadırlar; farkındalık, olgunluk, sağlamlık hayatın hiçbir döneminde ilgi çekici olmamıştır çünkü ve bugünün insanı ilgi açlığıyla yaşar.
evet, henüz birkaç dakika önce tüm galaksiyi yaratmışçasına çalımla gezen, birilerini rahatça aşağılama yetkisini kendisinde gören insanlarla doludur ortalık. bunu da genellikle gayet bilerek, işine böyle geldiği için yaparlar. falanca siyasi parti destekçilerinin birer eşşoğlueşşek, filanca takım taraftarının kıskanç hamamböcekleri olduğunu düşünür. kendisi gibi düşünmeyenleri linçleme konusunda şakşakçılarına güvenir ve onu mahvetme planlarını da ahmak şakşakçı sayısına bakarak kurar. işin en ironik yanı, birinin eşşoğlueşşek olduğunu ya da hamamböceği olduğunu anlatmak için son derece yetersiz, rezil bir cümle kurmasıdır. bu cümle, uzaktan bakıldığında hedefe gidiyor görünür ama anlamak için çaba gösterdiğinizde beyninizden vurulmuşa dönersiniz.
bunlarla münakaşaya girdiğiniz zaman size verecekleri cevap, alakalı alakasız konunun bir yerini almak ve orayla alakalı, asgari bir zeka seviyesi gerektiren risksiz bir cümle kurmaktır. sözgelimi kırmızı ambalajlı ülker çikolatalı gofret almış annesine dönüp "anneci kan da bu renk ve damarlarımızda gezer" diyen bir çocuk gibi davanırlar. sonra da bu tartışmaya daha fazla beyinlerinin yetmeyeceğini düşünüyor olmalıdırlar ki; "hadi hayırlı traşlar" anlamına gelen bir sözle bitirirler. "eğer o böyleyse, bu da şöyledir, yine haksız çıktın, teşekkürler" gibi bir cümledir genellikle.
bunların öyle milyonlarca takipçisi olan insanlar olduklarını düşünmeyin sakın. çok çok az populerleşmiş, kendi çemberinde popüler insanlar da bunu yapıyor. bizim bu yeni insan tiplerini incelememizin, bunları tanımlamamızın sebebi de hiç ummadığımız insanların, belki bir akrabamızın, belki rastgele tanıştığıöız birinin, bir lise arkadaşımızın da böyle biri olabileceğidir. o yüzden bugünün dünyasında sosyal medya davranışları da insanları değerlendirmekte bir kriter olarak ele alınmalı.
evet, henüz birkaç dakika önce tüm galaksiyi yaratmışçasına çalımla gezen, birilerini rahatça aşağılama yetkisini kendisinde gören insanlarla doludur ortalık. bunu da genellikle gayet bilerek, işine böyle geldiği için yaparlar. falanca siyasi parti destekçilerinin birer eşşoğlueşşek, filanca takım taraftarının kıskanç hamamböcekleri olduğunu düşünür. kendisi gibi düşünmeyenleri linçleme konusunda şakşakçılarına güvenir ve onu mahvetme planlarını da ahmak şakşakçı sayısına bakarak kurar. işin en ironik yanı, birinin eşşoğlueşşek olduğunu ya da hamamböceği olduğunu anlatmak için son derece yetersiz, rezil bir cümle kurmasıdır. bu cümle, uzaktan bakıldığında hedefe gidiyor görünür ama anlamak için çaba gösterdiğinizde beyninizden vurulmuşa dönersiniz.
bunlarla münakaşaya girdiğiniz zaman size verecekleri cevap, alakalı alakasız konunun bir yerini almak ve orayla alakalı, asgari bir zeka seviyesi gerektiren risksiz bir cümle kurmaktır. sözgelimi kırmızı ambalajlı ülker çikolatalı gofret almış annesine dönüp "anneci kan da bu renk ve damarlarımızda gezer" diyen bir çocuk gibi davanırlar. sonra da bu tartışmaya daha fazla beyinlerinin yetmeyeceğini düşünüyor olmalıdırlar ki; "hadi hayırlı traşlar" anlamına gelen bir sözle bitirirler. "eğer o böyleyse, bu da şöyledir, yine haksız çıktın, teşekkürler" gibi bir cümledir genellikle.
bunların öyle milyonlarca takipçisi olan insanlar olduklarını düşünmeyin sakın. çok çok az populerleşmiş, kendi çemberinde popüler insanlar da bunu yapıyor. bizim bu yeni insan tiplerini incelememizin, bunları tanımlamamızın sebebi de hiç ummadığımız insanların, belki bir akrabamızın, belki rastgele tanıştığıöız birinin, bir lise arkadaşımızın da böyle biri olabileceğidir. o yüzden bugünün dünyasında sosyal medya davranışları da insanları değerlendirmekte bir kriter olarak ele alınmalı.
devamını gör...
amerika'da pahalı olup türkiye'de ucuz olan şeyler
sağlık hizmeti.
devamını gör...
uzun entry şovenizmi
iki cümleden uzun, birbiriyle alakalı birkaç farklı kavramı birbirine bağlayan ve bunun sonucunda bir sentez sunan herhangi bir şeyi anlamaya kapasitesi yetmeyen insanların vasatı övme şeklidir bu başlık.
en kısa sürede maksimum sayıda çöp içeriği tüketmeye odaklanmış, herhangi bir konuda kalıp ve artık komik olmayan cevaplarla en başta görünme endişesiyle beğeni kaygılarını tatmin etmeye odaklanmış insanların uzun yazı okuyup anlamaya zaman harcamamaları anlaşılabilir bir şeydir. anlaşılmayan ve hoş görülmemesi gereken şey ise uzun yazı yazıp, fikirlerini derli toplu dile getirebilenlerin şovmen olarak adlandırılmasıdır. asıl şovmenlik, ilgi budalalığı ile fav toplama kaygısında olup espri kusmaktır.
en kısa sürede maksimum sayıda çöp içeriği tüketmeye odaklanmış, herhangi bir konuda kalıp ve artık komik olmayan cevaplarla en başta görünme endişesiyle beğeni kaygılarını tatmin etmeye odaklanmış insanların uzun yazı okuyup anlamaya zaman harcamamaları anlaşılabilir bir şeydir. anlaşılmayan ve hoş görülmemesi gereken şey ise uzun yazı yazıp, fikirlerini derli toplu dile getirebilenlerin şovmen olarak adlandırılmasıdır. asıl şovmenlik, ilgi budalalığı ile fav toplama kaygısında olup espri kusmaktır.
devamını gör...
sınavda iyi şanslar
sınavdan mutlu çıkın inşallah.
devamını gör...
turgut uyar
ikinci yeni şiiri temsilcilerindendir.
ikinci yeni'ye kadarki şiirleri ölçülü ve kafiyeli, konu olarak ise kendi hayatından izler görülen; aşk, ayrılık, yalnızlık gibi konuları işlemiştir.
ikinci yeni ile birlikte biçim ve öz yeniliğine gitmiş ve mensur şiir anlayışıyla yazmıştır. birçok şair zaman geçtikçe ikinci yeni şiirini terk etse de kendisi bir süre daha bu anlayışla yazmaya devam etmiş, 1967 sonrasında ''kayayı delen incir'' ve ''dün yok mu'' adlı şiir kitaplarında ikinci yeni'den bir bakıma kopmuş olduğunu göstermiştir.
''tamir ettirmedin gitti derler şu saati
ettirmek istiyor musun demezler.''
ikinci yeni'ye kadarki şiirleri ölçülü ve kafiyeli, konu olarak ise kendi hayatından izler görülen; aşk, ayrılık, yalnızlık gibi konuları işlemiştir.
ikinci yeni ile birlikte biçim ve öz yeniliğine gitmiş ve mensur şiir anlayışıyla yazmıştır. birçok şair zaman geçtikçe ikinci yeni şiirini terk etse de kendisi bir süre daha bu anlayışla yazmaya devam etmiş, 1967 sonrasında ''kayayı delen incir'' ve ''dün yok mu'' adlı şiir kitaplarında ikinci yeni'den bir bakıma kopmuş olduğunu göstermiştir.
''tamir ettirmedin gitti derler şu saati
ettirmek istiyor musun demezler.''
devamını gör...
50 first dates
50 ilk öpücük olarak türkçeye çevrilen, daha doğrusu çevrilemeyen, 2004 yapımı, bir yaz akşamı izlenmesi gerektiğini düşündüğüm tatlı bir film. başrollerde drew barrymore ve adam sandler'ı görmek mümkün. ikilinin kimyasının uyumlu olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.
film, yaşadığı bir kaza sonucu geçirdiği amnesia hastalığından dolayı her sabah kaza gününe kadarki anılarını hatırlayarak uyanan bir kadın ile ciddi ilişki düşünmeyen (çünkü gerçekten hoşlandığı birisi karşısına çıkmıyor), hayattan keyif almaya bakan henry'yi konu alıyor. ''her sabah kaza gününe kadarki anılarını hatırlayarak uyanan bir kadın''dan kastım şu, hafızası yeni anıları ne yazık ki tutmuyor. bu yüzden bir önceki günü hatırlamıyor. sadece kaza gününden önceki hatıraları hatırlıyor.
kadının muzdarip olduğu hastalık anterograde amnesia fakat filmde bu hastalık ''goldfield's syndrome'' olarak geçiyor. bu hastalığa sahip kişiler, hafıza kaybına neden olan travmatik olaydan sonra yeni anılar yaratma yetisini kaybediyor ve yakın zamanda gerçekleşen olayları hatırlayamaz hale geliyor. kısaca, travmadan önceki anılar dururken travmadan sonra kazanılan anılar bellekte kalmıyor.
film, yaşadığı bir kaza sonucu geçirdiği amnesia hastalığından dolayı her sabah kaza gününe kadarki anılarını hatırlayarak uyanan bir kadın ile ciddi ilişki düşünmeyen (çünkü gerçekten hoşlandığı birisi karşısına çıkmıyor), hayattan keyif almaya bakan henry'yi konu alıyor. ''her sabah kaza gününe kadarki anılarını hatırlayarak uyanan bir kadın''dan kastım şu, hafızası yeni anıları ne yazık ki tutmuyor. bu yüzden bir önceki günü hatırlamıyor. sadece kaza gününden önceki hatıraları hatırlıyor.
kadının muzdarip olduğu hastalık anterograde amnesia fakat filmde bu hastalık ''goldfield's syndrome'' olarak geçiyor. bu hastalığa sahip kişiler, hafıza kaybına neden olan travmatik olaydan sonra yeni anılar yaratma yetisini kaybediyor ve yakın zamanda gerçekleşen olayları hatırlayamaz hale geliyor. kısaca, travmadan önceki anılar dururken travmadan sonra kazanılan anılar bellekte kalmıyor.
devamını gör...
faturalarını düzenli ödeyen tip
kafası rahat tiptir. hatta günümüzde faturalarının çoğunu otomatik talimatla ödemektedir. devletler için kıyak müşteridir.
devamını gör...
fahrettin koca
mart-nisan-mayıs aylarında ülkede belki de en çok sevilen kişiydi. bunun sebebi böyle zor günlerde güvenecek bir lider, bir yetkili arayışı içinde olmamızdı belki.
haziran ayı başta olmak üzere, yaz ayında en çok güven kaybeden isim oldu.
vaka sayılarını hasta diye değiştirip 15de1 oran ile yayımlamak da ne bileyim, diyecek bir söz bulamıyorum.
haziran ayı başta olmak üzere, yaz ayında en çok güven kaybeden isim oldu.
vaka sayılarını hasta diye değiştirip 15de1 oran ile yayımlamak da ne bileyim, diyecek bir söz bulamıyorum.
devamını gör...
westworld
ilk sezonunu keyif alarak izleyip sonra devam etmediğim başarılı dizidir.
neden devam etmedim bilmiyorum.
dijital platformların birinde varsa devam edebilirim sanırım çünkü güzeldi.
neden devam etmedim bilmiyorum.
dijital platformların birinde varsa devam edebilirim sanırım çünkü güzeldi.
devamını gör...
evli çiftlerin osurması
doğallıktan ise normal, kasten ise nahoştur. uyurken salar felan tamam ama gözüne baka baka bombardıman yapması hoş değildir. ha eğlenenler varsa da saygılar.
devamını gör...
birden fazla kez izlenebilecek filmler
zamanla düşünce yapim, olaylara bakış açım ve ilgi alanlarım değiştikce eskiden izlediğim bazı filmleri tekrardan izlemek hoşuma gidiyor dostlar. sanırım (bkz: the piyanist)'i rahatlıkla söyleyebilirim.
devamını gör...
sözlükte yaşlılara saygının kalmamış olması
siyah önlüklerle okula gittik...analarımızın ördüğü dantelden yakaları kullandık...
hey gidi günler hey.
hey gidi günler hey.
devamını gör...
dünyanın en saçma sorusu
hiç mi yok?
devamını gör...
kendini ifade etmeye üşenmek
zaten anlamayacaklar düşüncesinin tezahürü olarak ortaya çıkar. ben dahil birçok insanda gözlemlediğim durumdur.

resim kaynağı

resim kaynağı
devamını gör...
konuşurken sürekli dokunan insanlar
el kol hareketlerine dikkat et birader!
devamını gör...
ne gerek var
en nefret ettiğim soru cümlesi olabilir. bir şey almaya heveslenirsin ve o soru kesinlikle birinden çıkar hevesini tıkanmış tuvalet misali kursağında bırakır.
devamını gör...
normal sözlük ana dilde başlık açma kısıtlaması
bu şekilde başlık açmak serbest bırakılacaksa yönetimin yazarların bunu engelleyebileceği bir seçenek sunması gerekli. kim ne yazıyorsa yazsın ancak takdir edersiniz ki ben de okuyamadığım bir alfabeyi sürekli akış kısmında görmek istemiyorum.
edit: anlatım bozukluğu
edit: anlatım bozukluğu
devamını gör...

