ne yazık ki üzücü bir hikâye yazacağım. çok duygusal ve hassas yapıda olan arkadaşlar fotoğraflara tıklamasın. moral bozucu olabilir.

fotoğrafçı stanley forman'a pulitzer ödülü kazandıran fotoğrafın hikâyesi bu. forman, bir gazete için haber yapmak üzere bir yangın bölgesine gitmiş. orada çekim yaparken, itfaiyenin uzattığı yangın merdiveninden kurtarılmaya çalışılan bir kadınla çocuğun, merdivenin yıkılması sonucu aşağıya düşmelerine şahit olmuş. o sırada çekim yapmaya devam etmekteymiş.

ödülü kazanmaya kazanmış ama, bu fotoğrafla birlikte, bir fotoğrafçının (ya da gazetecinin) işini yapmaya hangi noktada son vermesi gerektiği, bu tür rahatsızlık verici fotoğrafları yayımlamanın etik olup olmadığı gibi tartışmalar da beraberinde gelmiş. ancak yetkililerin, yangın merdivenlerinin sağlamlığı ve güvenliği konusunda daha fazla tedbir almasını sağlamış aynı zamanda.

çocukla kadına gelince... çocuk kurtarılmış, ama kadın ne yazık ki hayatını kaybetmiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, alchetron. com'dan alıntıdır.)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, pbs.twimg. com'dan alıntıdır.)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, cloudfront. net'ten alıntıdır.)
devamını gör...

absürt komedi gibi , alman faşizmi ve hitlerin her alman çocuğunun kafasında var oluşunu konu edinen bol göndermeli, vicdanlara sığmayan yakın yy'ın dev mesajlarının içerildiği geçtiğimiz yıl oscar adayı bir taika waititi filmi. bir uyarlama filmi olduğunu biliyorum fakat kitabı okumadım, bilmem. film güzeldi izlenir arkadaşlar (+).
ayrıca;
--! spoiler !--

katil uşak.

--! spoiler !--
devamını gör...

kısa yol, uzun yol farketmeksizin, oturarak veya ayakta her şartta yapabildiğim eylem. sadece aşırı stresli olduğum anlarda okuyamam, düşüncelerimden arınıp kafamı veremem.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her şey geçer. her şey unutulur. kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur.
devamını gör...

(bkz: tiner kokan başlıklar)
devamını gör...

ben affetmem affedilmemeli de bence. yani şöyle düşünüyorum öncelikle adam sizinle sevgili olduğu halde başka biriyle birlikte oluyor ve hani madem artık sizi sevmiyor ayrılmak varken bunun yerine sizi aldatması bana göre karaktersizliktir. ki zaten bir kere yapan bir kere daha yapar. bir de sizin affettiğinizi de gördü daha rahat davranma ihtimali de var. ha belki akıllanır orası çok istisna gibi duruyor. ama ne olursa olsun yapmaması gerekiyordu. sallıyorum aranız bozuktu o da o anın 'gafletiyle' yaptı diyelim. siz her kavga ettiğinizde bu adam başkasına sığınacak kadar aciz mi? bu bile affetmemek için bir neden. siz oturup aranız düzelsin diye çabalarken o gitmiş başkasıyla birlikte. sizin duygularınızı bu kadar hiç eden birini bence affetmemelisiniz. en azından ben affetmek istemezdim.
devamını gör...

sadri alışık'tan dinleyince insanın içine daha da işleyen bir şiiri vardır bu filmin. *


semtimizin bir tanesiydi müjgan.
saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür
elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti.
ve de her ne hikmetse o da bana gönüllüydü.
öyle bir sevdim ki müjgan'ı, dünyamı şaşırdım,
haddimi bilemedim, evleniriz gibi geldi bana.
evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar,
fakir soframız kurulur gibi geldi.
sahil bahçesinde gazoz içerekten gizli gizli mal-ü hülya kurardık.
sonra da çarşılara giderdik.
eşya beğenirdik elden düşme;
aynalı konsolumuz topuzlu karyolamız bile olacaktı.
müjgan'ın her an her bi daim yanında olacaktım ama olmadı gitti.
nereye mi ? paraya gitti abicim paraya

nasıl da sevmiştim yıllarca ben seni
her akşam bekledim yollarını
elbet bir gün biz yuva kurarız derken
duydum evlenmişsin sen zengin bir gençle
zengin olsaydım sensiz kalmazdım
her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
param olsaydı aşkım kalırdın
seve seve yanımda benimle yaşardın

nikah resimlerimizi de çektirdik.
sonra karpuzcu raşit ağabeyinin kayınbiraderine borç ederekten nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.
ama müjgan takmadı bunu takamadı uçuverdi elimden.
meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine.
müjgan'ın gelinliğini hususi diktirmişler,
benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar.
öyle sevindim ki. mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim.
müjgan gibi ben de birbirimize ettiğimiz sözleri ettiğimiz yeminleri unuttum.
bir daha mahalleye gelmedi müjgan, gelemedi.
bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş dediler.
senede birkaç ay zaten avrupa'daymış dediler.
zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler,
unuttum ben de. hiç aklıma gelmedi.
hatırlamıyorum bile müjganı. hatırlamıyorum

öptüğünü düşünüyorum dudak yerine parayı
para için açar mı sevişenler arayı
madem para mühimdi al koluna parayı
çantana da koy aldığın o kocayı
zengin olsaydım sensiz kalmazdım
her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
param olsaydı aşkım kalırdın
seve seve yanımda benimle yaşardın...
devamını gör...

bu da bir nevi alkol sorunu göstergesi. yani beyne alkol yoksa uyku yok şartlandırmasını yapmışsınız bu aynı saatte alkol alma alışkanlığı yüzünden. relax bitki çaylarını deneyin, hiç olmadı doktora gözüküp kısa süreli bir ilaç desteği alabilirsiniz uyku düzeni oturması için.
devamını gör...

(bkz: cahit zarifoğlu) 'nun yazdığı yaşamak adlı eserden çok sevdiğim bir bölüm bırakayım:

içimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. açıp gösterelim. yine de anlatıyoruz ama. bizi fark edince eşyaların arasına gizlenmeye çalışan bir böceğe benziyor anlattıklarım. eşyayı kaldırınca kımıldamadan durduklarını görürsünüz. söylediklerim bir defterin yaprakları arasına kıvrılmıştır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ekseriyetle yaptığım iş.
aynı arnella gibiyim.
sevdim mi tam seviyorum.
birini az seveyim tamam, kırk yıl tanıyor gibi yakınlaşıyorum.
canımlar, cicimler vb.
tek sıkıntım, sıradışı bir şeyle soğuyabilmem.
soğudum mu da sanki o kişiyi tanımamış gibi oluyorum.
zihnime format atılıyor, kabul ediyorum ilgincim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir ara uzun süre evden çıkmadım. sonra çıktığımda mahalleden beni gören bazı kişiler ya bizde seni ceza evine girdi sandıydık diye bombayı patlattılar.skjskjdkjskdjks.
devamını gör...

türkiye' de 54 sene önce bugün seri olarak üretilmeye başlanan otomobildir. ülkemizde seri olarak üretilen ilk otomobil olarak bilinir ama 1958-61 arası nobel 200 adıyla küçük arabalar üretilmiştir.

ilk yerli araba diye de bilinir ama bu da yanlıştır çünkü şasi, motor ve şanzımanı ingiltere'den gelmekteydi.

gerçek anlamda yerli olarak tasarlanan ve üretilen ilk otomobilimiz devrim dir. ancak onda da seri üretime geçilememiştir.

anadol'un üretimine koç holding tarafından 19 aralık 1966'da başlamış, ilk kez 1 ocak 1967'de teşhir edilmiş ve 28 şubat 1967'de satışına başlanmıştır.

arabanın kaportası figerglas tır. arabanın niye saçtan değil de fiberglastan yapıldığının hikayesi ise tamamen para ile ilgilidir:

yerli otomobil üretilmesi için yapılan araştırmalarda sac karoser kalıpların üretilmesi için 50 milyon dolara yakın harcama yapmak gerektiği, her bir otomobilin kalıp maliyetinin de de 4 bin dolar civarında olduğu anlaşılır. bu da neredeyse otomobilin satılabileceği fiyatla aynı olduğu için daha önce vehbi koç' un yurtdışında bir fuarda gördüğü düşük maliyetli fiberglas malzeme de karar kılınır.

halk arasında anadolun kaportasının samandan olduğu ve eşeklerin yediği konusunda efsanelerde vardır. saçtan yapılmadığı için hasar gördüğündd tamiri kolaydır ve anadolunun en ücra köşelerinde bile tamir edilebilir.

üniversitedeyken şuanda istanbul'da akasya avm nin olduğu arazide olan eski otosan fabrikasında staj yapıyordum. o zamanlar anadol üretimi kamyonet olarak devam etmekteydi. şuanda adını tam olarak hatırlayamıyorum herhalde crf atölyesi denen bir yerde de fiberglasın hamuru yapılırdı. ne zaman o atölyenin önünden geçsek bally gibi keskin bir koku gelirdi. o zamanlar bize bu atölyede çalışanlar kanser oluyor dedikleri için bir süre sonra atölyenin önünden dahi geçmemeye başlamıştık.
devamını gör...

tavşan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

müzikte şeytan aralığı diye de adlandırılan, teknik olarak "artmış dörtlü" olarak ismi geçen aralığın bir diğer söylenişi.
devamını gör...

bulaşık makinesi 10 dakikada boşaltabilen bir zamazingo.
devamını gör...

trolse erkektir.
seks başlıklarına erkekleri tahrik edici tanımlar giriyorsa kızdır.
var birkaç tane. isim vermeyeceĝim.
devamını gör...

anlaşmalı ve çekişmeli olarak ikiye ayrılır.
anlaşmalı; çok kısa sürede halledilebiliyor iken, çekilmelide en az 1,5 yılı gözden çıkarmak gerekebilir.

anlaşmalıda , avukat nezdinde, protokol imzalanır; nafaka, çocuk paylaşımı, mal paylaşımı vb. konular anlaşmalı olduğundan dolayı yazılı birer başvuru şeklidir.
çekilmelide ise ne olacağını bilemezsiniz. tanıklar, taraflar , nafaka, mal paylaşımı , bulanık sularda berraklığı aramak gibi.

siz siz olun, ne olursa olsun ama, anlaşmalı boşanın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim