ikizler burcu
insanlar tarafından dengesizliği ile tanınmış ve ikiyüzlü olmakla suçlanan burçtur.
bence bu burcun insanının en belirgin özelliği pratik zekasıdır. bitmek tükenmek bilmeyen bir merakları vardır ve aynı anda birden çok işi yapabilirler.
bence bu burcun insanının en belirgin özelliği pratik zekasıdır. bitmek tükenmek bilmeyen bir merakları vardır ve aynı anda birden çok işi yapabilirler.
devamını gör...
celal şengör'ün şizofreni olma ihtimali
hoca asperger sendromludur. yürüyüşünden yüz şekline kadar birçok farklı detay kendisinin asperger sendromu olduğunu gösteriyor. bir süre önce bir çocuğu linç eden topluluğa karşı çıkıp çocuğun asperger sendromlu olduğunu ilk söyleyen ve nedenlerini madde madde anlatan kişilerden biri bendim. hemen sonra oytun erbaş çocuğun asperger olduğunu yine söyledi. bir asperger sendromlu başka bir asperger sendromluyu tanır. bu da benim iddiam değildir, asperger sendromluların toplandığı ortamlarda yine kendileri bundan bahsediyor. asperger sendromu dışardan çok kolay fark edilebilir detaylar bütünü ancak otizmli olmayanlar kendisine benzemeyeni direkt olarak gözden çıkarıp linç ettiği için bunları göremiyorlar. otizmli olmayanların davranışları inanılmaz değişik. hakkatan gram anlam veremiyorum.
şimdi ben celal şengör'ü aklamaya çalışmam. ben asperger sendromunu anlatmaya çalışırım. celâl hoca yine tepki çekecek açıklamalar yapmış. ondan önce oytun yapmıştı. sıra sıra yapıyorlar böyle şeyler.
asperger sendromlu erkekler kadınlardan çoğu konuda ayrılır. asperger sendromunda bir kadın çok daha şanslı sayılır çünkü nihayetinde kadindir ve sosyal zekası daha yüksektir. kadınlar sosyal ortamlara çok daha kolay uyum sağlar. erkek asperger sendromlular ise bu konularda çok daha zorlanır. evet oradadır, bir şekilde en iyi bildiği işi yapıyordur ama psikolojik olarak tamamen içine sıkışmış haldedir. bir süre sonra her an ağrıyan karnına alışıp o ağrıyı hissetmemek ama sürekli seni bir şeyin rahatsız etmesi meselesi gibidir bu. asperger sendromlular ısı, koku ve vücut temasına karşı inanılmaz hassastır. bu nedenle sosyal ortamlarda oldukça anlamsız hareketler yaparlar.
bir diğer mevzu asperger sendromluların cinselliği algılama şekli ile alakalıdır. 100 asperger sendromluyu soruyorlar, cinsellikten nefret eden bir kişi çıkıyor ama bu meseleler tam tersi olarak biliniyor. sadece bir kişi düşkün gibi davranılıyor. oysa arka tarafta her gün bir kaç kez kendini bu konularda rahatlatmak zorunda kaldığını söyleyen sendromlular var. otizmli olmayanlardan ayrıldıkları bir başka nokta bu. cinsel istek kısmında bir farklılık var. bi de asperger sendromluların ilişki sırasında değişen hormon seviyesi nedenli kendilerini otizmli gibi hissetmeme ve tamamen normal hissetmeleri meselesi var. tüm tüm bunlar çok karmaşık meseleler ancak bir şekilde asperger sendromlu o hormon seviyesinin pesinde gidiyor. normal hissetmek mutlu hissettiriyor çünkü. madde kullanmak gibi düşünün. asperger sendromlu onu normal hissettiren o şeyin peşine düşüyor ama niyeti kötü olmuyor. sadece istediği şeyi nasıl alacağını bilmiyor. direkt olarak söylüyor, direkt olarak seni öpmek istiyorum falan diyor. hiç süzgeçleri yok çoğunun.
bu istekli halin ortaya çıkışı da üzücü şekilde gerçekleşebiliyor. bunun farkında olup bir şekilde isteğini düzene sokabilen asperger sendromlular toplumda daha rahat ilerliyor ancak yapmayanlara böyle davranışlar görüyoruz. böyle davranan asperger sendromlu içsel olarak kendisi de niyetinin farkında değildir. tamamen dürtüsel davranır. niyeti cinsel taciz değildir ama davranışı tacizdir. sosyal zekası çok çok düşük olduğu için işler iyice karışıyor. içindeki cinsel enerji, sosyal ilişkilerde olan davranış bozuklukları ve dürtüsel davranma birlikte görülünce olan bu.
zaten asperger sendromlulara bu nedenle özel eğitim veriliyor. hangi davranışın ne anlama geldiği tek tek öğretiliyor. bir asperger sendromlu sosyal ilişkiyi oluşturan tüm davranışları anlayamaz. bazılarını anlar ve uygular. sürekli öğrenmeye devam eder ama hep eksik kalır. asperger sendromunun ne olduğunu tek örnekle anlatayım, bir asperger sendromlunun insanları nasıl gördüğünü daha iyi anlayacaksınız.
annen çocukken seni dövüyor. annenle ilgili bildiğin tek şey seni dövüyor olduğu. öncesinde sana bağırmıyor, yüzünde seni döveceğine dair hiçbir şey yok, hiçbir mimik yok. geliyor ve dövüyor. çünkü asperger sendromlu özellikle çocukluk döneminde ne mimikleri ne de ses tonunu bilir, anlar. bildiği tek sey annesinin onu dövdüğüdür. bu nedenle annesiyle de tam olarak bağ kuramayan çok fazla asperger sendromlu vardır. erkekler daha az mimik kullanıp daha stabil davranabildigi için erkekler daha az karmaşık gelir otizmli insanlara.
ha işte asperger sendromlu erkeklerin çoğu o çocuk. ancak o çocuklar şizofren değil. asperger sendromlu. bunun ayrımını çok iyi yapalım.
benim celal hocayı aklama derdim yok. dinlemedim bile söylemini, anladığım kadarıyla bir taciz iddiası var. kimisi hayır taciz niyetli değil diyor. celal hocanın gerçek niyetini ben bilemem. ben asperger sendromunu çok iyi bilirim.
dediğim gibi asperger karmaşık bir mevzudur. çocukluk cağında görülen belirtileri düzeltmeye çalışan bazı uzmanlar, sendromluları ergenlik ve yetişkinlik döneminde içine kapanacak, cinsellikten nefret edecek, sosyal iletişim kurmak istemeyecek insanlar gibi görüyorlar ve ileriye yönelik düzeltmeleri çoğunlukla yapmıyorlar. toplum olarak asperger sendromlu ünlü insanların bu tür yanlış davranışlarını, çocuk asperger sendromlular yapmasın diye uğraşsak, eğitimi sosyal ve cinsel yönden versek bence daha iyi yaparız. sadece parçalamaya ve yok etmeye çalışıyoruz, düzeltmeye çalışmıyoruz.
özetle asperger sendromlular şizofren değildir. celâl hoca'da çok açık şekilde asperger sendromludur. teşekkürler. bb.
şimdi ben celal şengör'ü aklamaya çalışmam. ben asperger sendromunu anlatmaya çalışırım. celâl hoca yine tepki çekecek açıklamalar yapmış. ondan önce oytun yapmıştı. sıra sıra yapıyorlar böyle şeyler.
asperger sendromlu erkekler kadınlardan çoğu konuda ayrılır. asperger sendromunda bir kadın çok daha şanslı sayılır çünkü nihayetinde kadindir ve sosyal zekası daha yüksektir. kadınlar sosyal ortamlara çok daha kolay uyum sağlar. erkek asperger sendromlular ise bu konularda çok daha zorlanır. evet oradadır, bir şekilde en iyi bildiği işi yapıyordur ama psikolojik olarak tamamen içine sıkışmış haldedir. bir süre sonra her an ağrıyan karnına alışıp o ağrıyı hissetmemek ama sürekli seni bir şeyin rahatsız etmesi meselesi gibidir bu. asperger sendromlular ısı, koku ve vücut temasına karşı inanılmaz hassastır. bu nedenle sosyal ortamlarda oldukça anlamsız hareketler yaparlar.
bir diğer mevzu asperger sendromluların cinselliği algılama şekli ile alakalıdır. 100 asperger sendromluyu soruyorlar, cinsellikten nefret eden bir kişi çıkıyor ama bu meseleler tam tersi olarak biliniyor. sadece bir kişi düşkün gibi davranılıyor. oysa arka tarafta her gün bir kaç kez kendini bu konularda rahatlatmak zorunda kaldığını söyleyen sendromlular var. otizmli olmayanlardan ayrıldıkları bir başka nokta bu. cinsel istek kısmında bir farklılık var. bi de asperger sendromluların ilişki sırasında değişen hormon seviyesi nedenli kendilerini otizmli gibi hissetmeme ve tamamen normal hissetmeleri meselesi var. tüm tüm bunlar çok karmaşık meseleler ancak bir şekilde asperger sendromlu o hormon seviyesinin pesinde gidiyor. normal hissetmek mutlu hissettiriyor çünkü. madde kullanmak gibi düşünün. asperger sendromlu onu normal hissettiren o şeyin peşine düşüyor ama niyeti kötü olmuyor. sadece istediği şeyi nasıl alacağını bilmiyor. direkt olarak söylüyor, direkt olarak seni öpmek istiyorum falan diyor. hiç süzgeçleri yok çoğunun.
bu istekli halin ortaya çıkışı da üzücü şekilde gerçekleşebiliyor. bunun farkında olup bir şekilde isteğini düzene sokabilen asperger sendromlular toplumda daha rahat ilerliyor ancak yapmayanlara böyle davranışlar görüyoruz. böyle davranan asperger sendromlu içsel olarak kendisi de niyetinin farkında değildir. tamamen dürtüsel davranır. niyeti cinsel taciz değildir ama davranışı tacizdir. sosyal zekası çok çok düşük olduğu için işler iyice karışıyor. içindeki cinsel enerji, sosyal ilişkilerde olan davranış bozuklukları ve dürtüsel davranma birlikte görülünce olan bu.
zaten asperger sendromlulara bu nedenle özel eğitim veriliyor. hangi davranışın ne anlama geldiği tek tek öğretiliyor. bir asperger sendromlu sosyal ilişkiyi oluşturan tüm davranışları anlayamaz. bazılarını anlar ve uygular. sürekli öğrenmeye devam eder ama hep eksik kalır. asperger sendromunun ne olduğunu tek örnekle anlatayım, bir asperger sendromlunun insanları nasıl gördüğünü daha iyi anlayacaksınız.
annen çocukken seni dövüyor. annenle ilgili bildiğin tek şey seni dövüyor olduğu. öncesinde sana bağırmıyor, yüzünde seni döveceğine dair hiçbir şey yok, hiçbir mimik yok. geliyor ve dövüyor. çünkü asperger sendromlu özellikle çocukluk döneminde ne mimikleri ne de ses tonunu bilir, anlar. bildiği tek sey annesinin onu dövdüğüdür. bu nedenle annesiyle de tam olarak bağ kuramayan çok fazla asperger sendromlu vardır. erkekler daha az mimik kullanıp daha stabil davranabildigi için erkekler daha az karmaşık gelir otizmli insanlara.
ha işte asperger sendromlu erkeklerin çoğu o çocuk. ancak o çocuklar şizofren değil. asperger sendromlu. bunun ayrımını çok iyi yapalım.
benim celal hocayı aklama derdim yok. dinlemedim bile söylemini, anladığım kadarıyla bir taciz iddiası var. kimisi hayır taciz niyetli değil diyor. celal hocanın gerçek niyetini ben bilemem. ben asperger sendromunu çok iyi bilirim.
dediğim gibi asperger karmaşık bir mevzudur. çocukluk cağında görülen belirtileri düzeltmeye çalışan bazı uzmanlar, sendromluları ergenlik ve yetişkinlik döneminde içine kapanacak, cinsellikten nefret edecek, sosyal iletişim kurmak istemeyecek insanlar gibi görüyorlar ve ileriye yönelik düzeltmeleri çoğunlukla yapmıyorlar. toplum olarak asperger sendromlu ünlü insanların bu tür yanlış davranışlarını, çocuk asperger sendromlular yapmasın diye uğraşsak, eğitimi sosyal ve cinsel yönden versek bence daha iyi yaparız. sadece parçalamaya ve yok etmeye çalışıyoruz, düzeltmeye çalışmıyoruz.
özetle asperger sendromlular şizofren değildir. celâl hoca'da çok açık şekilde asperger sendromludur. teşekkürler. bb.
devamını gör...
ibn cüreyc
bir tâbiî. tâbiî demek, hz. muhammed'i görmemiş ama sahabeleri görmüş olan kişi demektir. ayrıca ibn cüreyc hadis, tefsir âlimidir. rum asıllıdır. mekke dışına seyahatler yapmış, bağdat'a gidip halife mansur'un yanına gelmiş, sahâbî olan hz. abdullah bin abbas'ın hadislerini bir araya getirerek ona takdim etmiştir. fakat karşılığında halife kendisine hiçbir şey vermeyince bu sebeple yakınmıştır.
zehebî, ibn cüreyc'e mekkelilerin fakihi demiş, böylelikle onun fıkıh ilmindeki saygınlığını belirtmiştir.
ahmed bin hanbel de ibn cüreyc'in hadis alanındaki güvenilirliğine işaret etmiş, fakat şeyh adı söylemeden bana falan dedi ki gibi sözlerle yaptığı rivayetlerin uydurma olduğunu belirtmiş, fakat şeyh adı belirterek yaptığı rivayetlere güvenilebileceğini söylemiştir.
malik bin enes, ibn cüreyc'in hadislerin güvenilirliğine bakmadan rivayette bulunduğunu söylemiştir. yezîd bin zürey', ibn cüreyc'e çer çöp sahibidir demiş, ve bu sözüyle muhtemelen malik bin enes'in dediğini kastetmiştir.
zehebî, ibn cüreyc'in tedlîs yaptığını belirtmiş, fakat sikalığı üzerinde icmâ bulunduğunu söylemiştir.
hocası atâ bin ebu rebâh, ibn cüreyc'i hicaz gençlerinin efendisi diye nitelendirmiştir. dârekutnî ise, ibn cüreyc için, tedlîsin en kötüsü ibn cüreyc'in tedlîsidir ifadesini kullanmıştır.
ayrıca ibn cüreyc'in islâm tarihinde kitap yazan ilk yazar olduğu söylenmiştir. ibn cüreyc 699 doğumlu olup 767 yılında ölmüştür.
zehebî, ibn cüreyc'e mekkelilerin fakihi demiş, böylelikle onun fıkıh ilmindeki saygınlığını belirtmiştir.
ahmed bin hanbel de ibn cüreyc'in hadis alanındaki güvenilirliğine işaret etmiş, fakat şeyh adı söylemeden bana falan dedi ki gibi sözlerle yaptığı rivayetlerin uydurma olduğunu belirtmiş, fakat şeyh adı belirterek yaptığı rivayetlere güvenilebileceğini söylemiştir.
malik bin enes, ibn cüreyc'in hadislerin güvenilirliğine bakmadan rivayette bulunduğunu söylemiştir. yezîd bin zürey', ibn cüreyc'e çer çöp sahibidir demiş, ve bu sözüyle muhtemelen malik bin enes'in dediğini kastetmiştir.
zehebî, ibn cüreyc'in tedlîs yaptığını belirtmiş, fakat sikalığı üzerinde icmâ bulunduğunu söylemiştir.
hocası atâ bin ebu rebâh, ibn cüreyc'i hicaz gençlerinin efendisi diye nitelendirmiştir. dârekutnî ise, ibn cüreyc için, tedlîsin en kötüsü ibn cüreyc'in tedlîsidir ifadesini kullanmıştır.
ayrıca ibn cüreyc'in islâm tarihinde kitap yazan ilk yazar olduğu söylenmiştir. ibn cüreyc 699 doğumlu olup 767 yılında ölmüştür.
devamını gör...
öz güveni azaltan şeyler
kafanda yaşattığın insanla, bilincinle, aynadaki yansımanın arasında dağlar kadar fark olması. ıstediğin şeyi alırken etikete bakmayacak kadar zengin olana kadar ve kendini kabullenip sevene kadar neredeyse bir ömür bitiyor, ikincisi, bu bir şey bilmiyor diyerek sizi hiç dinlememeleri, tek çocuk olmadığınız için payınıza düşen her sevginin her ilginin kardeş sayısına bölünmesi. anlatacak çok şeyi olmak ama kimsnin hikayenizi okumak ve bilmek ve dinlemek istememesi, bundan dolayı da yavaş yavaş içinizdeki çocuğun günbegün öldüğünü, artık çocuksu heyecanlar duyamadığınızı, hayatta en sevdiğiniz şey olan yeni kitap almanın ve yazmanın bile sizi sevindiremediğini görmek.
devamını gör...
poğaçalardaki zeytin ve peynir miktarı
eser miktardadir..
bazılarına ise sadece koklatilmistir..
bazılarına ise sadece koklatilmistir..
devamını gör...
en iyi ikililer
bu aralar ben ve kızım.*
en son yaptığımız şehirlerarası yolculuk sonrası muhteşem bir ikili olduğumuzu anladım.
en son yaptığımız şehirlerarası yolculuk sonrası muhteşem bir ikili olduğumuzu anladım.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
bunu söyleyenlerin yasaklanması gereken başlıktır. başkalarının fikirlerini görmek istemiyorsan engelle geç, burada olmasının size ne zararı olduğunu anlamıyorum.
devamını gör...
bir kadını kırmadan ona şişman olduğunu söylemek
insanların iyilik yaptığını zannederek üstlerine vazife olmayan konularda konusmaları kadar asap bozan tek birşey daha yok. bir kadın veya erkek şişmansa şişmandır. neden bunu kibarca ya da öküzce söyleme gereği duyuyorsunuz ki? sizi alakadar eden ne? zayiflasan çok güzel olur demeniz ya da saçma sapan diyet tarifi vermeniz birşeyi değiştirmez. insanlar öyle mutluysa size çenenizi kapatmak düşer.
devamını gör...
yazarından daha ünlü olan kitap kahramanları
bihter ziyagil
devamını gör...
sigmund freud
"yeterince yakından bakıldığında kimse normal değildir.."
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
mısırın patlayabilmesi için içinde %14 oranında su bulunması gerekir. ısıtıldıkça mısırın içinde bulunan nişasta ile su karışır. oluşan basınç sunucu su buharı mısırın dışında bulunan sert tabakayı parçalar ve nişasta havayla temas edince beyaz rengi ve şeklini elde eder.
devamını gör...
sevgili ile tatile çıkmak
yaz kış fark etmeksizin yapılması gerekendir. çünkü yazı ayrı kışı ayrı eğlencelidir.
tabi bunun için sevgiliyi bir müddet tanımış olmak gerekiyor. bir kaç aydır tanıdığınız biriyle de tatile çıkmayın bir zahmet.
tabi bunun için sevgiliyi bir müddet tanımış olmak gerekiyor. bir kaç aydır tanıdığınız biriyle de tatile çıkmayın bir zahmet.
devamını gör...
mutluluk
sürekli öylemişim gibi rol yaptığım durum. sanki mutsuz olursam yenik düşeceğim. oysa mutsuzum, sahiden yeniğim. değersizlikti yaşadığım, hani 'gözümün içine baka baka' derler ya öyle işte...
bu gece anladım ki kırgınlık da benim üzüntü de; lakin mutlu değilim. aslında çok değer verip beni kırmasına izin verdim. işin gerçeği buna pişman da değilim. ıyi ki yaşadım olduğum gibiydim dosta kıymet verdim.
yıllar içerisinde unutmuşum dünya nasil bir yer. artık anlaşılıyor ki çünkü küçücük kozamda dünyadan bihaberim. dünya böyle bir yer. dünya annem gibi, dünya babam gibi...
yani günün birinde evime gidince yine yalnız kalacağım. nerede olursam olayım bu benimle gelecek. bu hayat dersini aldığım için minnettarım. kalbini kırmıştım özür de dilemiştim gerçi pişmandım da ama diyet ödemem gerekiyormuş ki o diyeti ödedim.
ey mutluluk! sen olamadığım, sadece mış gibi olduğumsun.
iyi ki vardın, ben kim senin bildiklerini bilmek kim?
bu gece anladım ki kırgınlık da benim üzüntü de; lakin mutlu değilim. aslında çok değer verip beni kırmasına izin verdim. işin gerçeği buna pişman da değilim. ıyi ki yaşadım olduğum gibiydim dosta kıymet verdim.
yıllar içerisinde unutmuşum dünya nasil bir yer. artık anlaşılıyor ki çünkü küçücük kozamda dünyadan bihaberim. dünya böyle bir yer. dünya annem gibi, dünya babam gibi...
yani günün birinde evime gidince yine yalnız kalacağım. nerede olursam olayım bu benimle gelecek. bu hayat dersini aldığım için minnettarım. kalbini kırmıştım özür de dilemiştim gerçi pişmandım da ama diyet ödemem gerekiyormuş ki o diyeti ödedim.
ey mutluluk! sen olamadığım, sadece mış gibi olduğumsun.
iyi ki vardın, ben kim senin bildiklerini bilmek kim?
devamını gör...
izafiyet teorisi
uzay ile zaman arasındaki ilişkiyi ve kütle çekimini, ivmelenmenin etkisini göz önünde bulundurarak açıklamaya çalışan teori.
özel görelilik teorisinin aksine, genel görelilikte hem eylemsiz (ya da hareketsiz) hem de eylemli (ya da hareketli) referans sistemleri dikkate alınır. albert einstein'a göre, kapalı bir sistem içerisindeki bir gözlemci, sistemin ivmelenmesi nedeniyle oluşan etkilerle, düzgün bir kütle çekim alanından kaynaklanan etkileri birbirinden ayırt edemez. buna eşdeğerlik ilkesi (bazı kaynaklarda eşdeğerlilik ilkesi) denir.
ışık, kütle çekiminden etkilenir. bir kapalı sistemde, sistemin bir ucundan çıkan bir ışık demeti düşünün. bu sistem ivmeli hareket yapıyorsa, ışık karşı uca ulaşana kadar dümdüz bir yol çizmez; eğri bir yol izler. eşdeğerliğe göre şunu da söyleyebiliriz: sistem ivmelenmeseydi ama bu ivmeye eşdeğer bir kütle çekim alanı içerisinde olsaydı, ışık demeti yine aynı eğri yolu izleyecekti.
yine bu teoriye göre, kütle çekimi dediğimiz etki, uzay zamanın eğriliği sonucunda ortaya çıkar.

bu öngörüler ilk kez 22 kasım 1919 güneş tutulması sırasında doğrulandı (linkteki başlıktan okuyabilirsiniz.) aynı şekilde günümüzde de, kütle çekimsel mercek etkisi dediğimiz olayın gözlemleriyle de destekleniyor. örneği için (bkz: einstein haçı)...
aynı zamanda merkür gezegeninin yörüngesiyle ilgili bir anomali yine genel görelilik sayesinde çözüme kavuştu. onu da bu tanımdan okuyabilirsiniz.
genel göreliliğin bir başka kanıtı ise ligo adlı gözlemevi tarafından 2016 (edit: 2015 olacak. 2016 yazmışım) yılında gözlenen kütle çekim dalgaları. bu dalgalar, 2 kara delik çarpışırken ortaya çıkmıştı ve einstein tarafından 100 yıl önce öngörülmüştü.
özel görelilik teorisinin aksine, genel görelilikte hem eylemsiz (ya da hareketsiz) hem de eylemli (ya da hareketli) referans sistemleri dikkate alınır. albert einstein'a göre, kapalı bir sistem içerisindeki bir gözlemci, sistemin ivmelenmesi nedeniyle oluşan etkilerle, düzgün bir kütle çekim alanından kaynaklanan etkileri birbirinden ayırt edemez. buna eşdeğerlik ilkesi (bazı kaynaklarda eşdeğerlilik ilkesi) denir.
ışık, kütle çekiminden etkilenir. bir kapalı sistemde, sistemin bir ucundan çıkan bir ışık demeti düşünün. bu sistem ivmeli hareket yapıyorsa, ışık karşı uca ulaşana kadar dümdüz bir yol çizmez; eğri bir yol izler. eşdeğerliğe göre şunu da söyleyebiliriz: sistem ivmelenmeseydi ama bu ivmeye eşdeğer bir kütle çekim alanı içerisinde olsaydı, ışık demeti yine aynı eğri yolu izleyecekti.
yine bu teoriye göre, kütle çekimi dediğimiz etki, uzay zamanın eğriliği sonucunda ortaya çıkar.

bu öngörüler ilk kez 22 kasım 1919 güneş tutulması sırasında doğrulandı (linkteki başlıktan okuyabilirsiniz.) aynı şekilde günümüzde de, kütle çekimsel mercek etkisi dediğimiz olayın gözlemleriyle de destekleniyor. örneği için (bkz: einstein haçı)...
aynı zamanda merkür gezegeninin yörüngesiyle ilgili bir anomali yine genel görelilik sayesinde çözüme kavuştu. onu da bu tanımdan okuyabilirsiniz.
genel göreliliğin bir başka kanıtı ise ligo adlı gözlemevi tarafından 2016 (edit: 2015 olacak. 2016 yazmışım) yılında gözlenen kütle çekim dalgaları. bu dalgalar, 2 kara delik çarpışırken ortaya çıkmıştı ve einstein tarafından 100 yıl önce öngörülmüştü.
devamını gör...
kızıl nelson'un artı oylama yapmaktan elinin yorulması
evet , parmaklarının acıyışına üzüldüğüm ama yine de sevdiğim bir harekete konu olan artı oylama yapmaktan çekinmeyen kutsal yazarımıza ait yorgunluk.
devamını gör...
beğeni alınca mutlu olan yazar
içinde benim de olduğum yazarlar gurubu.
beğenin, favoriye alın, mesaj yazın...
mutlu olalım mutlu edelim.
maksat sözlük yaşasın.
beğenin, favoriye alın, mesaj yazın...
mutlu olalım mutlu edelim.
maksat sözlük yaşasın.
devamını gör...
sözlükteki nickaltı övücülüğü
yok benim dedem şöyle büyük ağaymış da, yok benim dedemin katırları kimsede yokmuş da, beni methetme kardeşim bana para ver.
devamını gör...
soyumuzun vikinglere dayanma ihtimali var
tabi canım ortadoğu'nun vikinglerinden'iz, yeminle hiç güleceğim yoktu, adam ya bizimle kafa buluyor, yada oruç kafasına vurmuş.
devamını gör...
en iyi erkek parfümü
normal zamanlar unify man black kullanıyorum. gratisten alıyorum gilles cantual isimli fransız markasının ürettiği kalıcılığı güzel olan bir parfüm. özel günlerde ise dior fahrenheit. 80'li yıllardan bugüne gelmiş çok maskülen bir koku. eğer denemediyseniz tavsiye ederim.
devamını gör...
türklerin kısa olması
ön edit: gençlerimizin refahını farklı boyuttan avrupa ülkeleri ile kıyaslamak istedim . amacım belirli bir kesimi kırmak değildi, yazının onunla alakası yok zaten
———————————————————————
ülkelere göre boy ortalamaları tık tık
bu konuda yeme tarzı da çok önemli faktör. halkımızın makarna yeme oranı %25 tık tık arttı tabiki et yiyenler daha uzun ve kaslı yapıda oluyorlar.
nüfusumuzun ;
erkeklerde %20,5 kadınlarda %41,0 obezite olduğu belirtiliyor türkiye’de nüfusun %30’u obezite
stres faktörü ülkemizin her alanında var . öyle ki 2. sınıftan itibaren bursluluk sınavları başlıyor. hayliyle sınavla büyüyenler fiziksel gelişimlerine daha az vakit ayırıyorlar.
bu nedenle ki ;
türkiye erkek boy ortalamsı: 173 cm
türkiye kadın boy ortalamsı: 160 cm
bosna-hersek ;
erkeklerde boy ortalamsı: 183,9 cm
kadınlarda boy ortalamsı: 170,5 cm
stres, stres, stres...
bir insanın 14 yaşında lgs’ye , 18 yaşında yks’ye girmesi gerekiyorsa boyunuj kısa kalmasını geç 20 yaşında saçı bile beyazlayabilir.
amerika’da 16 yaşında bir genç araba alabiliyor ancak türkiye’de gençler bisiklet alamıyorsa maalesef burada bir sorun var demektir.
———————————————————————
ülkelere göre boy ortalamaları tık tık
bu konuda yeme tarzı da çok önemli faktör. halkımızın makarna yeme oranı %25 tık tık arttı tabiki et yiyenler daha uzun ve kaslı yapıda oluyorlar.
nüfusumuzun ;
erkeklerde %20,5 kadınlarda %41,0 obezite olduğu belirtiliyor türkiye’de nüfusun %30’u obezite
stres faktörü ülkemizin her alanında var . öyle ki 2. sınıftan itibaren bursluluk sınavları başlıyor. hayliyle sınavla büyüyenler fiziksel gelişimlerine daha az vakit ayırıyorlar.
bu nedenle ki ;
türkiye erkek boy ortalamsı: 173 cm
türkiye kadın boy ortalamsı: 160 cm
bosna-hersek ;
erkeklerde boy ortalamsı: 183,9 cm
kadınlarda boy ortalamsı: 170,5 cm
stres, stres, stres...
bir insanın 14 yaşında lgs’ye , 18 yaşında yks’ye girmesi gerekiyorsa boyunuj kısa kalmasını geç 20 yaşında saçı bile beyazlayabilir.
amerika’da 16 yaşında bir genç araba alabiliyor ancak türkiye’de gençler bisiklet alamıyorsa maalesef burada bir sorun var demektir.
devamını gör...