creedence clearwater revival
güney afrikadaki beyazlar, bu grubun "bad moon rising" şarkısı çalarken, filmlerde gördüğümüz kovboyların dansını yapıyordu.
devamını gör...
youtube’daki ergonlone kafa sözlük videosu
varlığından, video yayımlandıktan aylar sonra şans eseri haberimiz olan videodur.
bu da bizim ayıbımız olsun.
izleyin izlettirin efendim.
bu da bizim ayıbımız olsun.
izleyin izlettirin efendim.
devamını gör...
beşiktaşlı sözlük yazarları
devamını gör...
kanser hastası çocuklara yardım etkinliği
dostlar, romalılar! var mısınız el ele verip şu güzelim çocukların yüzlerindeki gülümsemenin sebebi olmaya?
bu sefer sihirli değneğimizi kanser hastası olan çocuklarımıza değdireceğiz. zonguldak bülent ecevit üniversitesi çocuk onkolojisi servisi* bizden yardım bekliyor. bu zor hayatlarında bir nebze eğlenebildikleri oyun odalarına bir katkı da biz sağlayalım dedik ve bu proje ile karşınızdayız.
serviste genel olarak 0-15 yaş aralığında hayata tutunmaya çalışan, güzel mi güzel çocuklar var. listedeki unsurlar ise bu çocuklara belki daha da umut aşılayacak, belki acısını unutmasını sağlayacak, hatta belki bu kampanya aracılığı ile aramıza onlar da katılacak. aşağıda listeler ve iletişim adresleri bulunmakta. siparişi veren kişilerin aldıkları şeyleri ve sipariş numarasını @ölmedim ama hafif sürünüyorum ya da @uykusuzkahve’ye iletmeleri gerekmekte. şimdiden yardım eden herkese teşekkürler ve kocaman sevgileeeer.
listemiz;
1- kiki- çılgın bardaklar tamamlandı
2- line-up - bul, sırala, öğren tamamlandı
3- revensburger zıp zıp tavşan (türkçe) tamamlandı
4- rossie renkli ahşap bloklar zeka oyunu tamamlandı
5- bemi game bars tamamlandı
6-bemi magic blocks tamamlandı
7- star connect game- meslekler tamamlandı
8- star connect game- eğitici okul öncesi tamamlandı
9- amazon linkindeki kitaplartamamlandı
not: bunla size kolaylık olsun diye oluşturduğumuz linklerdir. sizler farklı sitelerden, istediğiniz ürünleri almakta özgürsünüz. fakat alacağınız ürünler bu linkteki ürünler ile aynı olması gerekmekte.
linkler;
trendyol oyuncak linki
hepsiburada oyuncak linki
amazon kitap linki
kargo adresi: beü sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürlüğü (yazı işleri ve evrak şefliği) kozlu/zonguldak
telefon: (0372) 261 20 85
isim soyisim: hanife kılınç
mahalle; esenköy / telefon kısmına kendi cep numaranızı yazabilirsiniz.
bağış yapan yazarların listesi;
lennykereviz
- star: meslekler bağlantı kurma oyunu.
- star: eğitici okul öncesi bağlantı kurma oyunu.
marsyolcusu
- bemi magic block.
spawn
- 46 adet kitap.
aurora
-bemi game bars oyun seti.
milk
- kiki- çılgın bardaklar.
- line-up - bul, sırala, öğren.
777
- rossie renkli ahşap bloklar zeka oyunu.
anaklusmosss
- 2 adet kitap.
bum bum bole
- rossie renkli ahşap bloklar zeka oyunu
- kiki- çılgın bardaklar
iarwain ben-adar
- 5 adet kitap.
bloodless
- yüz temel eser.
birgaripanda
- 2 adet kitap.
pastirmalicorek
- 3 adet kitap.
pasific
- 2 adet kitap.
başımıza icat çıkarma denilen çocuk
- kral şakir puzzle.
umurumda bile olmaz nükleer denemeler
- 2 adet kitap.
nevriye budak
- 2 adet kitap.
bengaripsengüzeldünyaumutlu
- 4 adet kitap.
tamgüneşlenmeyeçıktımgüneşbattı
- 1 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 2 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 3 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- ravensburger - zıpzıp tavşan.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 2 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 3 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 2 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazar
- 3 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazar
- harry potter kitap seti
ismini vermek istemeyen yazar
- 2 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazar
- 5 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 1 adet kitap.
adını vermek istemeyen yazarımız
- 1 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazar
- 1 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazar
- 5 adet kitap.
daha önceden yapmış olduğumuz yardımlar;
(bkz: kafa sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği)
(bkz: kafa sözlük - koruncuk vakfı yılbaşı hediye ve yardım etkinliği)
(bkz: kafa sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası)
bu sefer sihirli değneğimizi kanser hastası olan çocuklarımıza değdireceğiz. zonguldak bülent ecevit üniversitesi çocuk onkolojisi servisi* bizden yardım bekliyor. bu zor hayatlarında bir nebze eğlenebildikleri oyun odalarına bir katkı da biz sağlayalım dedik ve bu proje ile karşınızdayız.
serviste genel olarak 0-15 yaş aralığında hayata tutunmaya çalışan, güzel mi güzel çocuklar var. listedeki unsurlar ise bu çocuklara belki daha da umut aşılayacak, belki acısını unutmasını sağlayacak, hatta belki bu kampanya aracılığı ile aramıza onlar da katılacak. aşağıda listeler ve iletişim adresleri bulunmakta. siparişi veren kişilerin aldıkları şeyleri ve sipariş numarasını @ölmedim ama hafif sürünüyorum ya da @uykusuzkahve’ye iletmeleri gerekmekte. şimdiden yardım eden herkese teşekkürler ve kocaman sevgileeeer.
listemiz;
1- kiki- çılgın bardaklar tamamlandı
2- line-up - bul, sırala, öğren tamamlandı
3- revensburger zıp zıp tavşan (türkçe) tamamlandı
4- rossie renkli ahşap bloklar zeka oyunu tamamlandı
5- bemi game bars tamamlandı
6-bemi magic blocks tamamlandı
7- star connect game- meslekler tamamlandı
8- star connect game- eğitici okul öncesi tamamlandı
9- amazon linkindeki kitaplartamamlandı
not: bunla size kolaylık olsun diye oluşturduğumuz linklerdir. sizler farklı sitelerden, istediğiniz ürünleri almakta özgürsünüz. fakat alacağınız ürünler bu linkteki ürünler ile aynı olması gerekmekte.
linkler;
trendyol oyuncak linki
hepsiburada oyuncak linki
amazon kitap linki
kargo adresi: beü sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürlüğü (yazı işleri ve evrak şefliği) kozlu/zonguldak
telefon: (0372) 261 20 85
isim soyisim: hanife kılınç
mahalle; esenköy / telefon kısmına kendi cep numaranızı yazabilirsiniz.
bağış yapan yazarların listesi;
lennykereviz
- star: meslekler bağlantı kurma oyunu.
- star: eğitici okul öncesi bağlantı kurma oyunu.
marsyolcusu
- bemi magic block.
spawn
- 46 adet kitap.
aurora
-bemi game bars oyun seti.
milk
- kiki- çılgın bardaklar.
- line-up - bul, sırala, öğren.
777
- rossie renkli ahşap bloklar zeka oyunu.
anaklusmosss
- 2 adet kitap.
bum bum bole
- rossie renkli ahşap bloklar zeka oyunu
- kiki- çılgın bardaklar
iarwain ben-adar
- 5 adet kitap.
bloodless
- yüz temel eser.
birgaripanda
- 2 adet kitap.
pastirmalicorek
- 3 adet kitap.
pasific
- 2 adet kitap.
başımıza icat çıkarma denilen çocuk
- kral şakir puzzle.
umurumda bile olmaz nükleer denemeler
- 2 adet kitap.
nevriye budak
- 2 adet kitap.
bengaripsengüzeldünyaumutlu
- 4 adet kitap.
tamgüneşlenmeyeçıktımgüneşbattı
- 1 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 2 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 3 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- ravensburger - zıpzıp tavşan.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 2 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 3 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 2 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazar
- 3 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazar
- harry potter kitap seti
ismini vermek istemeyen yazar
- 2 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazar
- 5 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazarımız
- 1 adet kitap.
adını vermek istemeyen yazarımız
- 1 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazar
- 1 adet kitap.
ismini vermek istemeyen yazar
- 5 adet kitap.
daha önceden yapmış olduğumuz yardımlar;
(bkz: kafa sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği)
(bkz: kafa sözlük - koruncuk vakfı yılbaşı hediye ve yardım etkinliği)
(bkz: kafa sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası)
devamını gör...
erkekler arası görgü kuralları
karşındaki kişinin kendisine istediğin küfürü edebilirsin.
fakat yakın çevresi hakkında hiçbir şey söyleyemezsin.
fakat yakın çevresi hakkında hiçbir şey söyleyemezsin.
devamını gör...
patriciler
bir dönem roma imparatorluğu tarafından kullanılan (bkz: krallık) yönetiminde en üst tabakada yer alan insanların oluşturduğu sınıftır.
bu sınıfın oy kullanma hakkı vardır.
kaynak: tarih notlarım.
bu sınıfın oy kullanma hakkı vardır.
kaynak: tarih notlarım.
devamını gör...
sözlükteki herkesin sol görüşlü olması
kendimle ilgili yine yeni bir şey öğrenmişimdir sözlükte.

bu sağ sol muhabbeti çok eski kalmış gibi geliyor bana ama yine de siz bilirsiniz.
sanırım ekonomiyi, yönetimi vsvs eleştiriyor olmuş olmamız solcu olduğumuzu düşündürmüş gibi. ilginç bir yaklaşım. umarım her yaklaşımınız bu bağlamda değildir.
esenlikler dilerim...

bu sağ sol muhabbeti çok eski kalmış gibi geliyor bana ama yine de siz bilirsiniz.
sanırım ekonomiyi, yönetimi vsvs eleştiriyor olmuş olmamız solcu olduğumuzu düşündürmüş gibi. ilginç bir yaklaşım. umarım her yaklaşımınız bu bağlamda değildir.
esenlikler dilerim...
devamını gör...
evlenmek için sebepler
kendini tanımak... şaka değil gerçekten kendini tanımak isteyenler evlensin. o geçmişte üzerini örttüğünüz duygularınız öyle bir ortaya çıkıyor ki.. o travmaları size tekrar tekrar yaşatacak kişiyle evleniyorsunuz. bu çok zorlu bir şey aslında ama katran karası hüzünlerinizi sulandıra sulandıra azaltmaya başlıyorsunuz.. aslında bilinçaltındaki kendinizle evlenmiş oluyorsunuz.. yani size ayna oluyor, o yüzden eğer çok travmatik anılarınız varsa öncelikle onları çözmeniz, sonrasında evlenmeniz tavsiye olunur.. yoksa yağmurdan kaçarken doluya tutulursunuz...
devamını gör...
bizim normal sözlük'te radyo yapmamış adama verecek kızımız yok diyen adam
müstakbel kayınbabam oluyor arkadaşlar.
şimdi anlatacağım mevzu bundan iki gün önce gerçekleşti. bilen bilir, esra'yla 2 yıldır devam eden sürekli bir ilişkimiz var. anneciğim ve babacığımla ne zaman istemeye gitsem babası işi naza getiriyor, boş dönüyoruz. neymiş efendim cevahir teyze (müstakbel kayınvalidem) vegan olduğu için sütlü çikolata getirmişmişim de, kadın bu durumdan çok hoşnutsuz kalmışmış...
insanların her şeye bir kulp bulmasından sıkıldım. orta halli bir şirkette insan kaynakları departmanında çalışıyorum. türkiye şartlarında idare edebilecek bir durumum ve kırmızı bir vosvosum var. bir ara da vosvosa takmışlardı, kıza "o araba ne öyle yakışıyor mu hiç ızbandut gibi adama?" demişler. ben her gün esra ile düğüne o arabayla gitmenin hayalini kuruyorum peder beyimizin dediğine bak...
neyse bu seferki kız istemede de yine her zamanki gibi rutin muhabbetler edilmeye başladı. müstakbel pederim: "rıdvan oğlumuz ne iş yapar?" dedi. babam da bana bakıp "neydi lan, yeşil sözlük müydü?" dedi dürtükleyerek. fısıldayarak "hayır baba kafa sözlük" dedim. müstakbel kayınpeder: "heheh ben de bilirim o sözlüğü. namını çok duydum. radyo programı var mı?" dedi. babama kafamla hayır işareti yaptım, "yokmuş murat bey." dedi. bu biraz kemküm etti. o sırada televizyonda fatih altaylı'nın teke tek programı vardı, siyaset konuşuldu derken ben bir izin alıp lavaboya gittim. aslında esra'nın yanına gitmiştim.
"aşkım s.çtık ya. hep aynı terane! bu sefer de radyo programı yapmıyormuşum, baban ona celallendi!"
"of aşkım ya ne yapıcaz biz! iyice sultan ile ferhat'ın aşkına döndük biz."
"ya hahaha"
"n'oldu yaa!"
"sinirden gülüyorum."
o anda whatsapp'tan yoldaş benjamin'e yazdım.
ben: ya moruk sana işim düştü.
yoldaş: hayırlar olsun knk noldu ki?
ben: bu sefer de radyo programım yok diye sepetleyecekler olm biziii.
yoldaş: ya tamam knk onu hallederiz ya sorun değil.
yoldaş: programın ismi ne olsun?
ben: ne bileyim moruk salla bi şeyler işte. istersen mebusan meclisi de. fark etmez. esra'mı alayım yeter.
yoldaş: tamam uykusuzkahve'ye söyleyim ayarlasın bi şeyler.
yoldaş: olm sendeki bu şansa ben ehhehe
ben: yav sorma. işler hep b.ka sarıyor. neyse ben içeri kaçayım kahve gelecek daha.
yoldaş: *gülerken ağlayan emoji*
ben: *dans eden koreli velet gifi*
yoldaş: *utanan maymun emojisi*
ben o emoji ne ln? bizi bozar sdhsdhf.
ben öptüm *muck yapan emoji*
ben de nişantaşı çocuğuyum ben de kafa radyo yayını yayını yapacağım. benim neyim eksik hahayt! murat amca ve cevahir teyze de artık esra'mı vermemek için hiçbir sebebi kalmayacak. kız mesaj attı. babası buna "kızım bizim radyo programı bile olmayan adama verecek kızımız yok, seni ben bu uğursuz için mi büyüttüm" demiş. görecek o gününü... beklesin bakalım ey mi yaman bey mi yaman.
şimdi anlatacağım mevzu bundan iki gün önce gerçekleşti. bilen bilir, esra'yla 2 yıldır devam eden sürekli bir ilişkimiz var. anneciğim ve babacığımla ne zaman istemeye gitsem babası işi naza getiriyor, boş dönüyoruz. neymiş efendim cevahir teyze (müstakbel kayınvalidem) vegan olduğu için sütlü çikolata getirmişmişim de, kadın bu durumdan çok hoşnutsuz kalmışmış...
insanların her şeye bir kulp bulmasından sıkıldım. orta halli bir şirkette insan kaynakları departmanında çalışıyorum. türkiye şartlarında idare edebilecek bir durumum ve kırmızı bir vosvosum var. bir ara da vosvosa takmışlardı, kıza "o araba ne öyle yakışıyor mu hiç ızbandut gibi adama?" demişler. ben her gün esra ile düğüne o arabayla gitmenin hayalini kuruyorum peder beyimizin dediğine bak...
neyse bu seferki kız istemede de yine her zamanki gibi rutin muhabbetler edilmeye başladı. müstakbel pederim: "rıdvan oğlumuz ne iş yapar?" dedi. babam da bana bakıp "neydi lan, yeşil sözlük müydü?" dedi dürtükleyerek. fısıldayarak "hayır baba kafa sözlük" dedim. müstakbel kayınpeder: "heheh ben de bilirim o sözlüğü. namını çok duydum. radyo programı var mı?" dedi. babama kafamla hayır işareti yaptım, "yokmuş murat bey." dedi. bu biraz kemküm etti. o sırada televizyonda fatih altaylı'nın teke tek programı vardı, siyaset konuşuldu derken ben bir izin alıp lavaboya gittim. aslında esra'nın yanına gitmiştim.
"aşkım s.çtık ya. hep aynı terane! bu sefer de radyo programı yapmıyormuşum, baban ona celallendi!"
"of aşkım ya ne yapıcaz biz! iyice sultan ile ferhat'ın aşkına döndük biz."
"ya hahaha"
"n'oldu yaa!"
"sinirden gülüyorum."
o anda whatsapp'tan yoldaş benjamin'e yazdım.
ben: ya moruk sana işim düştü.
yoldaş: hayırlar olsun knk noldu ki?
ben: bu sefer de radyo programım yok diye sepetleyecekler olm biziii.
yoldaş: ya tamam knk onu hallederiz ya sorun değil.
yoldaş: programın ismi ne olsun?
ben: ne bileyim moruk salla bi şeyler işte. istersen mebusan meclisi de. fark etmez. esra'mı alayım yeter.
yoldaş: tamam uykusuzkahve'ye söyleyim ayarlasın bi şeyler.
yoldaş: olm sendeki bu şansa ben ehhehe
ben: yav sorma. işler hep b.ka sarıyor. neyse ben içeri kaçayım kahve gelecek daha.
yoldaş: *gülerken ağlayan emoji*
ben: *dans eden koreli velet gifi*
yoldaş: *utanan maymun emojisi*
ben o emoji ne ln? bizi bozar sdhsdhf.
ben öptüm *muck yapan emoji*
ben de nişantaşı çocuğuyum ben de kafa radyo yayını yayını yapacağım. benim neyim eksik hahayt! murat amca ve cevahir teyze de artık esra'mı vermemek için hiçbir sebebi kalmayacak. kız mesaj attı. babası buna "kızım bizim radyo programı bile olmayan adama verecek kızımız yok, seni ben bu uğursuz için mi büyüttüm" demiş. görecek o gününü... beklesin bakalım ey mi yaman bey mi yaman.
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
melankoli bağımlılığı
sizi devamlı olarak sistematik bir şekilde negatif enerji pompalayarak yoran insanlar vardır elbette, sanki kahrın her türlüsünü o çekmiş, hayat sillesini bir ona vurmuş, ıssız adam gibi kendini dağa taşa vurmak istercesine söylenmeleri olur. dert dinleyeyim derken dertlenir çıkarsınız. belli bir süre sonra sizi de kendine benzetir, uzun vade de inanılmaz derecede katlanılmaz itici tiplerdir.
devamını gör...
ilkokulda birinden hoşlanınca yapılan saçmalıklar
ağlamıştım. aşk olaylarını beceremeyeceğim taa o zamanlardan belliymiş.
devamını gör...
hababam sınıfındaki şaban
müfettiş: oğlum söyle bakayım balkan ulkeri nelerdir?
şaban: valla balkan ülkeri cok fazladir, 30- 40tane vardır.
müfettiş: hoca hanım ne diyor bu?
hafize ana: valla ne biliyim müfettiş bey! ben onlara kaç kere balkan ülkeleri 100-150 tanedir diye söylemiştim.
şaban: hatta bazen sayilari 1000-1500'e bile çıkabilir...
şaban: valla balkan ülkeri cok fazladir, 30- 40tane vardır.
müfettiş: hoca hanım ne diyor bu?
hafize ana: valla ne biliyim müfettiş bey! ben onlara kaç kere balkan ülkeleri 100-150 tanedir diye söylemiştim.
şaban: hatta bazen sayilari 1000-1500'e bile çıkabilir...
devamını gör...
efendi erkeklerin çok sıkıcı olması
'başımıza icat çıkarma çocuk' efendi erkeklerin değeri bilinmeli. sana sıkıcı olan bir başkasına değildir.herkes aynı kefeye konulamaz. hanımefendi kızlarımıza efendi erkekler yakışır. başlık hadi evladım istemeye gidiyoruz moduna soktu beni. efendi kadın-erkek harcattırmammm.
devamını gör...
bir kelime ile içini dökmek
tükendim.
devamını gör...
göz
vladimir nabokov kitabıdır.
bir roman bittiğinde size ne bıraksın istersiniz. bir tamamlanmışlık duygusu olabilir mesela. çözülen esrarın verdiği rahatlama, romanda kendinizi görmenin verdiği mutluluk ya da iç sıkıntısı. romanı anlamış olmanın getirdiği böbürlenme ya da tam tersinin neden olduğu üzüntü.
bir yazıda okuduğum ve içten içe kabul etmek durumunda kaldığım bir yoruma göre ” nabokov neredeyse kimsenin en sevdiği yazar değildir.” bu romanını okuduğum zamanda çok beğenmeme karşın benim en sevdiğim yazarlar arasında yer almaz yine de. işte bu yazarın göz romanı bittiğinde yukarıda saydığım duygulardan hiçbirini hissetmeyeceksin muhtemelen. romanı bitirince beyninizde birkaç soru işareti kalacağını garanti edebilirim.
roman kahramanları başlıca üç kişi aslında: anlatıcı, vanya ve smurov…hikayenin anlatıcısı -ki bu yüzden ona anlatıcı deniyor- kendi hayat hikayesini anlatmaya, ilk cinsel deneyimlerinden bahsetmeye başlar ancak bir süre sonra bu deneyim onu intihara sürükler ve ilk gizem burada başlar. çünkü anlatıcı kalbine sıktığı kurşunla öldüğünü iddia ederken bunu başka kimse kabul etmez.
insanlar kalbine sıktığı kurşunun onu sadece yaraladığını iddia eder ancak anlatıcı öldüğünü ve zihninin daha doğru bir deyişle hayal gücünün geleceği kurgulamaya devam ettiğini söylemekte ısrarcıdır. bu noktadan sonra ya anlatıcıya inanıp, ölü bir adamı dinlemeye devam edeceksiniz ya da ona inanmayıp hastalıklı bir zihne sahip olduğunu düşünüp deli bir adamı dinleyeceksiniz.
ben ilk seçeneği tercih ettim ve anlatıcıyı dürüst bir adam olarak belleyerek ölü bir adamı dinledim. daha sonra çifte ajan olduğundan şüphelenilen ve vanya isimli genç kıza vurgun olan smurov giriyor işin içine. burada ise ikinci gizem çıkar ortaya, başta kuzu kuzu anlatıcının -ölü olan- bir evde birçok farklı insanın arasında olanları anlatmasını dinleriz. ancak olaylar südükçe bu kadar çok şeyi bilmesi garip gelir.
burada ise ruh çağırma seanslarıyla ilgilenen weinstock devreye girer ve anlatıcının ölmüş ve ruhunun geri gelmiş olabileceği fikri dadanır insanın zihnine. roman ilerler ve smurov’un kim olduğu gizemi bu sefer iyice sarpasaran bir duruma sokar hikayeyi çünkü smurov ve anlatıcı aynı adam olabilir. ya da olamaz. anlatıcı ölmüş olabilir. ya da olamaz. ben bu romanı anlamış olabilirim. ya da olamam.
bir roman bittiğinde size ne bıraksın istersiniz. bir tamamlanmışlık duygusu olabilir mesela. çözülen esrarın verdiği rahatlama, romanda kendinizi görmenin verdiği mutluluk ya da iç sıkıntısı. romanı anlamış olmanın getirdiği böbürlenme ya da tam tersinin neden olduğu üzüntü.
bir yazıda okuduğum ve içten içe kabul etmek durumunda kaldığım bir yoruma göre ” nabokov neredeyse kimsenin en sevdiği yazar değildir.” bu romanını okuduğum zamanda çok beğenmeme karşın benim en sevdiğim yazarlar arasında yer almaz yine de. işte bu yazarın göz romanı bittiğinde yukarıda saydığım duygulardan hiçbirini hissetmeyeceksin muhtemelen. romanı bitirince beyninizde birkaç soru işareti kalacağını garanti edebilirim.
roman kahramanları başlıca üç kişi aslında: anlatıcı, vanya ve smurov…hikayenin anlatıcısı -ki bu yüzden ona anlatıcı deniyor- kendi hayat hikayesini anlatmaya, ilk cinsel deneyimlerinden bahsetmeye başlar ancak bir süre sonra bu deneyim onu intihara sürükler ve ilk gizem burada başlar. çünkü anlatıcı kalbine sıktığı kurşunla öldüğünü iddia ederken bunu başka kimse kabul etmez.
insanlar kalbine sıktığı kurşunun onu sadece yaraladığını iddia eder ancak anlatıcı öldüğünü ve zihninin daha doğru bir deyişle hayal gücünün geleceği kurgulamaya devam ettiğini söylemekte ısrarcıdır. bu noktadan sonra ya anlatıcıya inanıp, ölü bir adamı dinlemeye devam edeceksiniz ya da ona inanmayıp hastalıklı bir zihne sahip olduğunu düşünüp deli bir adamı dinleyeceksiniz.
ben ilk seçeneği tercih ettim ve anlatıcıyı dürüst bir adam olarak belleyerek ölü bir adamı dinledim. daha sonra çifte ajan olduğundan şüphelenilen ve vanya isimli genç kıza vurgun olan smurov giriyor işin içine. burada ise ikinci gizem çıkar ortaya, başta kuzu kuzu anlatıcının -ölü olan- bir evde birçok farklı insanın arasında olanları anlatmasını dinleriz. ancak olaylar südükçe bu kadar çok şeyi bilmesi garip gelir.
burada ise ruh çağırma seanslarıyla ilgilenen weinstock devreye girer ve anlatıcının ölmüş ve ruhunun geri gelmiş olabileceği fikri dadanır insanın zihnine. roman ilerler ve smurov’un kim olduğu gizemi bu sefer iyice sarpasaran bir duruma sokar hikayeyi çünkü smurov ve anlatıcı aynı adam olabilir. ya da olamaz. anlatıcı ölmüş olabilir. ya da olamaz. ben bu romanı anlamış olabilirim. ya da olamam.
devamını gör...
huzursuzluk
(bkz: zülfü livaneli) ‘nin (bkz: doğan kitap) yayınevinden ocak 2017’de çıkan kitabıdır.
ibrahim isimli kahramanımızın, çocukluk arkadaşı hüseyin’in ölüm haberini aldıktan sonra, ikisinin de doğum yeri olan mardin’e gidip; hayatını araştırmasıyla gelişen olayların anlatıldığı güzel bir kitaptır.
kitap yazımı için livaneli’nin işid zulmüne maruz kalan ezidilerin yaşadıklarından ilham aldığı açıktır.(böylesine kötü gerçeklikler için ‘ilham’ gibi güzel bir kelime doğru bir tercih oldu mu emin değilim. esinlenmek olabilir miydi onu da bilmiyorum.) bu yüzden ezidiler ve ezidilik ile ilgili kıymetli bilgiler vermesi açısından da önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum.
zulüm insanoğlunun hakikatidir. kitabı okuduğum süre zarfında içimde uyanan merhamet duygusu bana kendimi çok tuhaf hissettirdi. bir yandan merhamet sahibi olduğumu düşündüren bir vicdan mastürbasyonu ile kendimi iyi hissettim. sonra böyle hissettiğim için çok utandım. bu vicdani mastürbasyonun içimi birazcık olsun rahatlatmış olmasından utandım. sonra öfkelendim. kendime kızdım. bu anlık rahatlık hissi bugüne kadar savunduğum tüm değerlerime, etik anlayışıma, ahlakıma tersti, örtüşmüyordu. böyle bir insan olduğum için kendime çok öfkelendim… çünkü dostlarım, merhamet maalesef ki zulüm derdine deva olmuyor…
öfkelendim.
öfkelendim çünkü o vicdani rahatlama, bir kabullenişti…
kendime öfkelendim çünkü ahmet hamdi tanpınar’dan bir şey öğrenmiştim:
‘’zulmü her kabul ediş, daha büyüğünü doğurur…’’
işte sanıyorum bu yüzden, denk geldiğimiz tüm zalimlere, zorbalara, zulümlere karşı öfkemizi diri tutmamız gerektiğine inanıyorum…
son olarak kesinlikle okunmasını tavsiye ettiğim bu kitaptan küçük bir anekdot paylaşmak istiyorum:
“harese nedir bilir misin oğlum?
arapça eski bir kelimedir.
bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.
develerin çölde çok sevdiği bir diken vardır.
deve, dikeni yedikçe ağzı kanar.
tuzlu kanın tadı, dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider.
kanadıkça yer, bir türlü kendi tadına doyamaz…
ortadoğu’nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.
kendi tadının kanından sarhoş olur...”
ibrahim isimli kahramanımızın, çocukluk arkadaşı hüseyin’in ölüm haberini aldıktan sonra, ikisinin de doğum yeri olan mardin’e gidip; hayatını araştırmasıyla gelişen olayların anlatıldığı güzel bir kitaptır.
kitap yazımı için livaneli’nin işid zulmüne maruz kalan ezidilerin yaşadıklarından ilham aldığı açıktır.(böylesine kötü gerçeklikler için ‘ilham’ gibi güzel bir kelime doğru bir tercih oldu mu emin değilim. esinlenmek olabilir miydi onu da bilmiyorum.) bu yüzden ezidiler ve ezidilik ile ilgili kıymetli bilgiler vermesi açısından da önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum.
zulüm insanoğlunun hakikatidir. kitabı okuduğum süre zarfında içimde uyanan merhamet duygusu bana kendimi çok tuhaf hissettirdi. bir yandan merhamet sahibi olduğumu düşündüren bir vicdan mastürbasyonu ile kendimi iyi hissettim. sonra böyle hissettiğim için çok utandım. bu vicdani mastürbasyonun içimi birazcık olsun rahatlatmış olmasından utandım. sonra öfkelendim. kendime kızdım. bu anlık rahatlık hissi bugüne kadar savunduğum tüm değerlerime, etik anlayışıma, ahlakıma tersti, örtüşmüyordu. böyle bir insan olduğum için kendime çok öfkelendim… çünkü dostlarım, merhamet maalesef ki zulüm derdine deva olmuyor…
öfkelendim.
öfkelendim çünkü o vicdani rahatlama, bir kabullenişti…
kendime öfkelendim çünkü ahmet hamdi tanpınar’dan bir şey öğrenmiştim:
‘’zulmü her kabul ediş, daha büyüğünü doğurur…’’
işte sanıyorum bu yüzden, denk geldiğimiz tüm zalimlere, zorbalara, zulümlere karşı öfkemizi diri tutmamız gerektiğine inanıyorum…
son olarak kesinlikle okunmasını tavsiye ettiğim bu kitaptan küçük bir anekdot paylaşmak istiyorum:
“harese nedir bilir misin oğlum?
arapça eski bir kelimedir.
bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.
develerin çölde çok sevdiği bir diken vardır.
deve, dikeni yedikçe ağzı kanar.
tuzlu kanın tadı, dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider.
kanadıkça yer, bir türlü kendi tadına doyamaz…
ortadoğu’nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.
kendi tadının kanından sarhoş olur...”
devamını gör...
lordlar kamarası
lordlar kamarası*, avam kamarası* ile beraber ingiliz parlamentosu'nun* iki meclisinden biridir. lordlar kamarası da avam kamarası gibi westminster sarayı'nda toplanır.
lordlar kamarası üyeleri ruhani lordlar* ve dünyevi lordlar* olarak ikiye ayrılır.
ruhani lordlar ingiltere kilisesi'nin* temsilcileridir. lordlar kamarası'nda 26 ruhani lord bulunur. kilisenin kendi içindeki bir seçim mekanizması ile 26 piskopos lordlar kamarası'na seçilir. 2015'ten beri kadınlar da ruhani lord olarak lordlar kamarası'na seçilebilir.
dünyevi lordlar kalıtsal soylular* ve atanmışlar* olarak ikiye ayrılır.
kalıtsal soylular (dükler, kontlar, vikontlar, baronlar vb.) unvanlarını çocuklarına devrederler. 1963'ten beri kız çocukları da unvanı devralabilir. eskiden lordlar kamarası'nın neredeyse tamamı kalıtsal soylulardan oluşuyordu. fakat 1999 lordlar kamarası yasası ile kalıtsal soyluların sayısı 92'ye düşürüldü. o tarihte lordlar kamarası'nda olan 750 lord içinden kimin lordlar kamarası'nda kalacağına, kimin lordlar kamarası'ndan ayrılacağına lordlar kendi aralarında yaptıkları bir seçimle karar verdi.
atanmışlar günümüzde lordlar kamarası'nda en çok üyesi bulunan sınıf. 1958'e kadar olmayan, 1958'de oluşturulan bu sınıf ile ilk kez lordlar kamarası'na kadın üyeler dahil oldu. bu kişiler, ülkeye yaptıkları hizmetlerden dolayı kraliçe tarafından ömür boyu süre ile lordlar kamarası'na atanırlar. lordlar kamarası bu unvanın kime sunulacağına karar verir, başbakan kraliçe'ye lordlar kamarası'nın kararını iletir ve ardından resmi atama kraliçe tarafından yapılır. mart 2021 itibarıyla lordlar kamarası'nda 687 atanmış vardır.
1911 parlamento yasası ile beraber lordlar kamarası'nın, avam kamarası'ndan gelen yasayı "mutlak veto yetkisi" ile reddetme gücünün elinden alınınca lordlar kamarası eski gücünü kaybetti. lordlar kamarası'nın bu yetkisi 1911 parlamento yasası ile kararı 2 yıl erteleme yetkisine, 1949 parlamento yasası ile kararı 1 yıl erteleme yetkisine dönüştürüldü.
lordlar kamarası üyeleri ruhani lordlar* ve dünyevi lordlar* olarak ikiye ayrılır.
ruhani lordlar ingiltere kilisesi'nin* temsilcileridir. lordlar kamarası'nda 26 ruhani lord bulunur. kilisenin kendi içindeki bir seçim mekanizması ile 26 piskopos lordlar kamarası'na seçilir. 2015'ten beri kadınlar da ruhani lord olarak lordlar kamarası'na seçilebilir.
dünyevi lordlar kalıtsal soylular* ve atanmışlar* olarak ikiye ayrılır.
kalıtsal soylular (dükler, kontlar, vikontlar, baronlar vb.) unvanlarını çocuklarına devrederler. 1963'ten beri kız çocukları da unvanı devralabilir. eskiden lordlar kamarası'nın neredeyse tamamı kalıtsal soylulardan oluşuyordu. fakat 1999 lordlar kamarası yasası ile kalıtsal soyluların sayısı 92'ye düşürüldü. o tarihte lordlar kamarası'nda olan 750 lord içinden kimin lordlar kamarası'nda kalacağına, kimin lordlar kamarası'ndan ayrılacağına lordlar kendi aralarında yaptıkları bir seçimle karar verdi.
atanmışlar günümüzde lordlar kamarası'nda en çok üyesi bulunan sınıf. 1958'e kadar olmayan, 1958'de oluşturulan bu sınıf ile ilk kez lordlar kamarası'na kadın üyeler dahil oldu. bu kişiler, ülkeye yaptıkları hizmetlerden dolayı kraliçe tarafından ömür boyu süre ile lordlar kamarası'na atanırlar. lordlar kamarası bu unvanın kime sunulacağına karar verir, başbakan kraliçe'ye lordlar kamarası'nın kararını iletir ve ardından resmi atama kraliçe tarafından yapılır. mart 2021 itibarıyla lordlar kamarası'nda 687 atanmış vardır.
1911 parlamento yasası ile beraber lordlar kamarası'nın, avam kamarası'ndan gelen yasayı "mutlak veto yetkisi" ile reddetme gücünün elinden alınınca lordlar kamarası eski gücünü kaybetti. lordlar kamarası'nın bu yetkisi 1911 parlamento yasası ile kararı 2 yıl erteleme yetkisine, 1949 parlamento yasası ile kararı 1 yıl erteleme yetkisine dönüştürüldü.
devamını gör...
interferometre
2 ya da daha fazla ışık kaynağından gelen ışığı birleştirerek bir girişim deseni oluşturan ve bu sayede incelenen cisme ilişkin bilgiler veren ölçüm aleti. başka herhangi bir aletle ölçülemeyecek kadar küçük değişimleri hassas şekilde ölçebildiklerinden, temel bilimlerin bazılarına yaptıkları katkı oldukça büyüktür.
ilk interferometre michelson morley deneyinde, yani 19. yüzyılda kullanılmıştı. günümüzde elbette daha gelişmiş teknolojili olanları kullanılıyor, fakat temel fikir o zamanlarda kullanılan ile hemen hemen aynı.
aletin çalışma prensibi kısaca şöyle:
kaynaktan gelen tek renkli bir ışık demeti (yani lazer), yönlendirici bir merceğe ulaşır. mercek bu ışık demetini, kendisinden eşit uzaklıktaki 2 ayrı aynaya gönderir. aynadan yansıyarak geldiği yere geri dönen aynı fazdaki 2 ayrı ışık demeti, burada birbirini "iptal eder". ışık bir elektromanyetik dalgadır ve herhangi bir dalganın sahip olduğu doğaya sahiptir. bu durum, bu iki ışık demetinden (yani dalgalardan) birinin tepe noktası, diğer demetin (yani dalganın) çukur noktasıyla çakıştığı için ortaya çıkar ve bir "sönümleme" olayıdır. böylece dedektörde hiç ışık gözlenmez.
kütle çekim dalgalarında ise durum farklıdır. interferometrenin iki koluna ulaşan dalgalar uzayı harekete geçirip dalgalandırdığından, bu kollarda uzayıp kısalma hareketine neden olurlar. dalgalar geçip gidene kadar bu uzama kısalma durumu tekrarlanır. bu durum, demetlerin aynı fazda olması durumunu bozar ve ışık demetlerinin geriye eşit sürede yansımasını engeller. böylece dalga tepelerinin sönümlenmek yerine üst üste bindiği noktalar ortaya çıkar. sonuç olarak dedektöre ışık düşer.
olaya ilişkin 1 dakikalık kısa ve basit bir animasyon:
ilk interferometre michelson morley deneyinde, yani 19. yüzyılda kullanılmıştı. günümüzde elbette daha gelişmiş teknolojili olanları kullanılıyor, fakat temel fikir o zamanlarda kullanılan ile hemen hemen aynı.
aletin çalışma prensibi kısaca şöyle:
kaynaktan gelen tek renkli bir ışık demeti (yani lazer), yönlendirici bir merceğe ulaşır. mercek bu ışık demetini, kendisinden eşit uzaklıktaki 2 ayrı aynaya gönderir. aynadan yansıyarak geldiği yere geri dönen aynı fazdaki 2 ayrı ışık demeti, burada birbirini "iptal eder". ışık bir elektromanyetik dalgadır ve herhangi bir dalganın sahip olduğu doğaya sahiptir. bu durum, bu iki ışık demetinden (yani dalgalardan) birinin tepe noktası, diğer demetin (yani dalganın) çukur noktasıyla çakıştığı için ortaya çıkar ve bir "sönümleme" olayıdır. böylece dedektörde hiç ışık gözlenmez.
kütle çekim dalgalarında ise durum farklıdır. interferometrenin iki koluna ulaşan dalgalar uzayı harekete geçirip dalgalandırdığından, bu kollarda uzayıp kısalma hareketine neden olurlar. dalgalar geçip gidene kadar bu uzama kısalma durumu tekrarlanır. bu durum, demetlerin aynı fazda olması durumunu bozar ve ışık demetlerinin geriye eşit sürede yansımasını engeller. böylece dalga tepelerinin sönümlenmek yerine üst üste bindiği noktalar ortaya çıkar. sonuç olarak dedektöre ışık düşer.
olaya ilişkin 1 dakikalık kısa ve basit bir animasyon:
devamını gör...

