sitoloji
hücrelerin yapısını inceleyen ve hücre bilimi olarak da tanımlanan bilim dalının ismi.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
giyim mağazalarında katlanmış giysiyi çıkardıktan sonra tekrar katlayarak düzgün bir şekilde yerine koymak.
yemek yiyilen mekanda yemek yedikten sonra masayı toparlayıp tüm çöpleri tek bir yere toplamak.
insanlar fotoğraf veya video çekerken kameranın önünden geçmemek.
yemek yiyilen mekanda yemek yedikten sonra masayı toparlayıp tüm çöpleri tek bir yere toplamak.
insanlar fotoğraf veya video çekerken kameranın önünden geçmemek.
devamını gör...
bir insanın sizden hoşlandığını anlamanın yolları
yarın kahve içmeye gidelim mi? veya gibisinden başka bir davetle falan anlarım, yoksa kaştan gözden ben bir şey anlamam yani. düz adamlarız biz dolaylı şeyler kafamızı bulandırır, hiç bir şey anlamadan ne dedi ki acaba der işimize gideriz.
devamını gör...
paradoksal şiir dizeleri
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum.
attila ilhan - aysel git başımdan.
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum.
attila ilhan - aysel git başımdan.
devamını gör...
2. abdülhamit'in burnu
bizi hep bu sansür mahvetti.. ha bir de özgüveni olmayan hasmetmaaplar..
devamını gör...
jalapeno
meksika yöresine ait bir biberdir.
turşusu çok güzel olur.
turşusu çok güzel olur.
devamını gör...
abd'de çıkan olaylara sevinen yazar
benim gibi yıllardır dünyaya kan kusturan 'amerikan'ın yerin dibine batmasını isteyen yazardır. beter olsunlar efendim. çok daha beter olsunlar. kızılderili soykırımı üzerine kurulmuş ve hala aynı şekilde soykırıma devam eden bir devletten ne beklenir? yıkıldığını görmek nasip olur inşallah.
devamını gör...
telefonunun ekran parlaklığı en yüksekte olan insan
yaşlılardır. ne şarj umurlarında ne de bozuk olan gözleri.
devamını gör...
çiğ köfte
yemek yemediğimiz durumlarda kurtarıcı işlevini görür. ilk çiğ köfteci dükkanı açıldığı zaman önünden geçtiğimde bir baktım, açılış yapılmış, balonlar, çiçekler, çelenkler vs. içimden dedim fazla uzun sürmez, yakında kapatır gider, mevsimlik çiçekler gibi ömrü kısa olur diye ama yanılmışım. hatta o dükkanın sahibine de itiraf ettim aklımdan böyle düşüncelerin geçtiğini. o dükkan şimdi dokuzuncu senesine girdi herhalde. ilk öncüsü orası oldu ve ardından diğer markalar da pıtrak gibi şube açtılar. arz oluyorsa talep de geliyor.
devamını gör...
cenaze namazına katılan ateist günaha girer mi sorunsalı
einstein'ın efsane sözünü buraya bırakıyorum:
tanrıya inanan adam olmak kolay, asıl zorluk tanrı'nın inanacağı insan olmakta.
tanrıya inanan adam olmak kolay, asıl zorluk tanrı'nın inanacağı insan olmakta.
devamını gör...
çevrim içi olduğu halde mesaja cevap vermeden çıkan insan
parası olduĝu halde borçlarını ödemeyen insandan farkı yoktur.
devamını gör...
pazarlama teknikleri
mesela annenizin margarini sloganı, bütün margarinlerden farklıymış algısı uyandırır. ya da bütün deterjanlar beyazlatma vaadinde bulunurken alo deterjan da beyaz ötesi vaadinde bulunur ve akılda nasıl yani? algısı uyandırır ve böylece marka, pazarlama algısında kendini bir adım üste çıkarır.
devamını gör...
tek tanımlı başlığa tanım desteği veren yazar
başlık sahibini mutlu eden yazardır. sözlükte şahsımın da olmak üzere birçok tek tanımlı başlık bulunmaktadır. elden geldikçe bu tür başlıklara destek verilmedir.
devamını gör...
her yazar bir çaylak sahipleniyor
her bir yazarımız bir çaylağı sahiplenerek onu format ve yazar yapma konusunda yardımcı olabilir yoldaş ve ortadoğu-balkanların en ünlü yazılımcısı olduğu söylenen (bkz: iko) bir şeyler yapabilir. yapmayadabilir.
(bkz: ironi)
edit: arkadaşlar boşuna duyar kasmanıza gerek yok, bende ciddi anlamda açmadım zaten. ha gerçekten açacak olsaydım sahipleniyor şeklinde açmazdım. az şakadan anlayın.
(bkz: ironi)
edit: arkadaşlar boşuna duyar kasmanıza gerek yok, bende ciddi anlamda açmadım zaten. ha gerçekten açacak olsaydım sahipleniyor şeklinde açmazdım. az şakadan anlayın.
devamını gör...
arturo bandini
arturo bandini ya da arturo dominic bandini, siz nasıl seslenmek isterseniz öyle seslenebilirsiniz; çoktan yitik tepeler ve minik köpek güldü öylülerinin yazarıdır. devrin adamı değildir, sıvı değildir, çok sağlam adamdır. arturo bandini; john fante adındaki, dünyaya geldiği gün tüm dünyada kutlanması gereken şahane adamın karakteridir.
bir gün üniversiteden çıkıp kütüphane bahçesinde çayla birlikte soluklanırken, tesadüfen bir adamın yazılarını okumaya başladım. "işte budur lan, adam resmen akıyor" dedim, zira ben orada fikri dünyamı geliştirmek için bugüne kadar ne kadar okuma yapmış olsam da yazılanlar karşısında donakalırken okuduğum metnin yazarı şovunu yapmakla meşguldu. lafı evirip çevirmeden söylüyor ve bunu yaparken hiçbir merhamet kırıntısı barındırmıyordu. sözleri bıçak gibi keskindi. bu adama mesajla ulaştım ve bana "los angeles yolu" adlı romanı okumamı, daha fazla da kafasını şişirmemem gerektiğini söyledi.
romanı hemen satın aldım. ben de mutlaka böyle biri olmalıydım, adeta romantizmin tüm etkileri beynimden silinip atılmıştı. ağdalı cümlelerden tiksinmeye başlamıştım ve bu sihirli kitapla bu yola sağlam bir giriş yapacağımı düşünüyordum. öyle de oldu. işte buydu, harikaydı, martı canıtın livingston gibi göklerde uçmaktaydım. karşımdaki adam; arturo bandiniydi. maria ve svevo'dan doğma, colorado'nun yiğit delikanlısı.
arturo bandini, kitap okumayı çok severdi. kitap okumak bir şey olabilirdi ama kadınlar da önemliydi. kütüphaneden ödünç kitap aldığı kadının bacaklarına ve kalçalarına hastaydı. nietchze okuyordu, schopenhauer okuyordu ama o muhteşem bacaklara bakmayı ve onları hayal etmeyi asla arka plana atmıyordu. işte hayat budur: güdülerimizle, erdemlerimizle, zaaflarımızla bir bütünüz. birini ön plana çıkarıp diğerlerini görmezden gelmek ya da gizlemek, ya bir popülerlik kaygısıyla yapılırdı ya da kişi kendini kandırırdı; iki türlü de samimiyetsizlik iğrençtir. bandini'de bunu gördüm; netti adam, kendisiyle barışıktı, boş lafı sevmezdi, çok sağlamdı.
sonra diğer kitaplarla devam ettim. bahara kadar bekle bandini, toza sor, 1933 berbat bir yıldı, roma'nın batısı vs. her bir romanda kendisine daha fazla hayran oldum. arturo bandini, sadece nickime değil ruhuma da can veren adamlardan biridir ve sıradan bir karakter değildir. arturo bandini gerçekten yaşamıştır. buna bukowski ve ben inanıyoruz. eminim inanan başkaları da olmuştur. arturo yaşamıştır, sevmiştir, sevilmemiştir, yokluğu ve sefaleti görmüştür. süt çalmıştır, sevdiği kızın külodunu yürütmüştür ve ölmüştür. los angeles mahallelerinde onun hatıraları vardır. kış aylarında korkunç bir soğuğa ve kara gömülen colorado sokaklarında ayak izleri vardır.
arturo bandini, öldüğü gün de ruhu dünyada kalmış, birçok insan tarafından yaşatılmış ve yaşatılacak bir adamdır. bir tanısanız, bu kadar sağlam adam görmemişsinizdir.
bir gün üniversiteden çıkıp kütüphane bahçesinde çayla birlikte soluklanırken, tesadüfen bir adamın yazılarını okumaya başladım. "işte budur lan, adam resmen akıyor" dedim, zira ben orada fikri dünyamı geliştirmek için bugüne kadar ne kadar okuma yapmış olsam da yazılanlar karşısında donakalırken okuduğum metnin yazarı şovunu yapmakla meşguldu. lafı evirip çevirmeden söylüyor ve bunu yaparken hiçbir merhamet kırıntısı barındırmıyordu. sözleri bıçak gibi keskindi. bu adama mesajla ulaştım ve bana "los angeles yolu" adlı romanı okumamı, daha fazla da kafasını şişirmemem gerektiğini söyledi.
romanı hemen satın aldım. ben de mutlaka böyle biri olmalıydım, adeta romantizmin tüm etkileri beynimden silinip atılmıştı. ağdalı cümlelerden tiksinmeye başlamıştım ve bu sihirli kitapla bu yola sağlam bir giriş yapacağımı düşünüyordum. öyle de oldu. işte buydu, harikaydı, martı canıtın livingston gibi göklerde uçmaktaydım. karşımdaki adam; arturo bandiniydi. maria ve svevo'dan doğma, colorado'nun yiğit delikanlısı.
arturo bandini, kitap okumayı çok severdi. kitap okumak bir şey olabilirdi ama kadınlar da önemliydi. kütüphaneden ödünç kitap aldığı kadının bacaklarına ve kalçalarına hastaydı. nietchze okuyordu, schopenhauer okuyordu ama o muhteşem bacaklara bakmayı ve onları hayal etmeyi asla arka plana atmıyordu. işte hayat budur: güdülerimizle, erdemlerimizle, zaaflarımızla bir bütünüz. birini ön plana çıkarıp diğerlerini görmezden gelmek ya da gizlemek, ya bir popülerlik kaygısıyla yapılırdı ya da kişi kendini kandırırdı; iki türlü de samimiyetsizlik iğrençtir. bandini'de bunu gördüm; netti adam, kendisiyle barışıktı, boş lafı sevmezdi, çok sağlamdı.
sonra diğer kitaplarla devam ettim. bahara kadar bekle bandini, toza sor, 1933 berbat bir yıldı, roma'nın batısı vs. her bir romanda kendisine daha fazla hayran oldum. arturo bandini, sadece nickime değil ruhuma da can veren adamlardan biridir ve sıradan bir karakter değildir. arturo bandini gerçekten yaşamıştır. buna bukowski ve ben inanıyoruz. eminim inanan başkaları da olmuştur. arturo yaşamıştır, sevmiştir, sevilmemiştir, yokluğu ve sefaleti görmüştür. süt çalmıştır, sevdiği kızın külodunu yürütmüştür ve ölmüştür. los angeles mahallelerinde onun hatıraları vardır. kış aylarında korkunç bir soğuğa ve kara gömülen colorado sokaklarında ayak izleri vardır.
arturo bandini, öldüğü gün de ruhu dünyada kalmış, birçok insan tarafından yaşatılmış ve yaşatılacak bir adamdır. bir tanısanız, bu kadar sağlam adam görmemişsinizdir.
devamını gör...
en sevilen özlü sözler
“yaşaması kolay değil ki, anlatması kolay olsun.”
vedat türkali.
vedat türkali.
devamını gör...
bursa'ya gideceklere tavsiyeler
demirtaşpaşa metro istasyonu yanındaki fırınlardan tahinli pide alıp ördekli kültür merkezinde osmanlı çayı ile yemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
14 şubat 2021 sözlük store indirimi
renkli mahlas'ın son 24 saati. sayın iko indirim 48 saat boyunca geçerli olsa olmaz mı yahu?
hemen içinizden, "ulan buda gayserili galiba" diye geçirmeyin efendim, devir hesap devri lütfen.*
indirim bitecek renkli mahlası 1050 kayme zararla yenileyeceğim, bana da yazık kardeşim, görün bunları lütfen*
hemen içinizden, "ulan buda gayserili galiba" diye geçirmeyin efendim, devir hesap devri lütfen.*
indirim bitecek renkli mahlası 1050 kayme zararla yenileyeceğim, bana da yazık kardeşim, görün bunları lütfen*
devamını gör...
seri artı oy veren melek
okumadan veriliyorsa bence olmasa da olur.
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
bağlaç olan -de -da ayrı yazılır. tanımlarda çıldırıyorum.
devamını gör...