gençlik meteliksiz %40'ı işsiz, daha küçükleri de karantinada...
toplu taşıma da yasak, nereye gidebilir?
devamını gör...

daha önce şikago mezbahaları isimli kitabını okuduğum amerikalı yazar upton sinclair’in dilimize petrol adıyla çevrilen muhteşem bir dönem romanı. sel yayıncılık tarafından kıvanç güney çevirisiyle tekrar basılmış kitap. nispeten uzun bir eser ( 592 sayfa) olmasına rağmen kolay okunuyor. 2008 yılında there will be blood adıyla sinemaya da uyarlanmış.

baba j. arnold ross ile hayırsız evladının, adım adım petrol devi olma yolundaki hikâyesini okuyorsunuz. arka fonda ise sendikal faaliyetler, rüşvet, yolsuzluk, medya manipülasyonu ve usulsüzlükle beslenip büyüyen kapitalist çarkın barındırdığı çelişkiler, sınıf çekişmeleri, seçim yolsuzlukları, tarikat lideri sahte peygamberler, petrol baronları, hollywood yıldızları, kısacası 20. yüzyılın erken dönem amerika’sına dair ne ararsanız var. kitap tüm bu konuları teapet dome skandalı bağlamında işliyor. 1920’li yıllarda amerikan donanmasının petrol rezervlerinin bulunduğu bölgenin adıymış teapot dome. bu petrol rezervlerinin bulunduğu bölgenin yönetimi, önce donanmadan alınıyor ve içişleri bakanlığına devrediliyor. daha sonra da ihale yapılmaksızın rüşvet karşılığında petrol şirketlerine peşkeş çekiliyor. tüm bunların yapılabilmesi için başkanlık yarışı kampanyalarının nasıl finanse edildiğini, milyonlarca dolar rüşvetin nasıl verildiğini çok güzel anlatıyor yazar.
devamını gör...

anasayfada denk geldim. cevapları okudum. içimdeki o iğrenç acı yine gün yüzüne çıktı. ilk tacize uğradığımda hatta tecavüzün köşesinden döndüğümde daha 14-15 yaşlarındaydım. hemde teyzemin kkocası tarafından. üstelik ramazan ayında. o zamanlar taciz ne tecavüz ne erkeğin organı nedir hiç bilmiyorum ki. o zamanlar şimdiki zamanlar gibi her şey açık seçik değildi. ama bir şeylerin yanlış olduğunu zararlı olduğunu her şey başladığında içime düşen korkuyla anlamıştım. ramazan ayında ve yaz mevsimindeydik. ortaokuldayım. evimiz iki katlı ikinci katı teraslı. orda teyzemle kocası kalıyordu. annem babam ben yaz oldugu için terasta uyuyorduk. teyzemde anneanneme gitmişti bir iki haftalığına. gece annemler sahura kalktılar. ben o gün oruç tutmayacaktım nedendir bilmiyorum. uyuyorum tek. eniştemde de içeride salonda uyuyordu. en azından ben öyle sanıyordum. sonra adım seslerini duyup uyandım ama gözlerimi açmadım. yavaşça bana yaklaşan o nefes sesi. kıyafet hışırtısı. üzerimdeki pijamanın yavaşça indirilişi. organının tenime hafifçe sürtünmesi. her tarafımın titrediğini hatırlıyorum. uyanıp kalkmaya ne yappıyorsun demeye cesaretim yok. sadece kıpırdanmakla yetindim. kıpırdanınca içeri kaçtı gitti. bende bir hışımla aşağı annemgilin yanına indim. ama nasıl ağlıyorum. ne olduğunu ne yapmaya çalıştıgını bilmiyorum ama hissediyorum kötü bir şey yapacaktı bana. babam soruyor kızım noldu diye karnım ağrıyor demekle yetiniyorum. ve o gün susuşumla bu yaşıma kadar susuyorum. yıllar geçti hatırlayınca midem bulanır. işin kötü tarafı ben hala kimseye söyleyemedim ve sürekli görüşüyoruz teyzemlerle. o şerefsizle sürekli yan yanayım. içimi deldi geçti de kimselere diyemedim. şimdi düşünüyorum o gün kıpırdanmasam yaşayacağım şey bütün hayatımı mahvedecekti. susmayın olur mu. ben bir kere sustum ömür boyu diyet ödüyorum siz susmayın.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kurabiye olmak istiyordu. nasip kısmet.
devamını gör...

dönüp kendini sorgulaması gereken erkek beyanı, (düzgün erkekleri tenzih ederim) açıp sabah kuşağı izleyin ben piremses göreceğinizi sanmıyorum, sizin seçici olmamanız kadınların suçu değil ayrıca. osuruk ve idrar satın almaya devam(bkz: swh)
devamını gör...

marshall ın iddiada kazandığı 5 tokat ve istediği zaman atma hakkı, arada barney i tokat atıcakmış gibi korkutup vazgeçmesi ilk aklıma gelen,
maçın sonucunu öğrenmeden akşama kadar uğraştıkları bölüm en sevdiğim bölüm ve maçın başında barney in skoru söyleyerek yaptığı piçlik,
ted in robin i ilk gördüğü an..
ted in araba alıp bir türlü kullanamaması,
evin önüne koyup, gidip içinde oturması.
marshall ın dev ailesi.
ted in ve robin in evleri.
devamını gör...

zekatını geciktiren çiftçi.


tanım : osmanlı sözlük olsaydı alınabilecek nickleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...

aşırı stresten kronik baş ağrısı, kaygı düzeyinizdeki ani değişikliklerden kalp aritmisi, sürekli kahve tüketmekten ülser gibi rahatsızlıklar yaşayacağınız için süreç içinde hastanelerin pek çok polikliniğini ziyaret etmenize vesile olan eğitim basamağıdır.

ancak tüm bu yaşanan rahatsızlıklara değecektir, kendinizi tebrik edebilirsiniz, hiç kimsenin okumayacağı (buna jüri üyeleriniz de dahil) nur topu gibi bir teziniz oldu!
devamını gör...

çok uyuz olurum bunlara. kız versiyonu da var bunun her iki tarafınki de acayip irite edici.
devamını gör...

cehalet tercih edilmiş bir zorunluluktur.
devamını gör...

mobil veri açıkken youtube sabaha kadar açık kalmıştı... hincimeyse bunu uyanıp kahvaltı yaptıktan çok sonra fark edecekti. evet, saate bakmak için de duvarı kullanıyordu, telefonu değil. ertesi gün bu salaklığı yaptığı için yetkili operatör hekimleri, ameliyat tarihi için arayacaklardı...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fingirdemek de neymiş, biz direkt dm'den yürüyüp sonra ev partisi verip gruplaşıyoruz.
devamını gör...

bilgi pornosu. klasik bi laf vardır, eğer bir şeyi en kolay şekliyle anlatamıyorsanız muhtemelen o konuya yeterince hakim değilsinizdir. name dropping yerine okuyucunun akıl sınırlarını zorlayın.

sözlükte salt bilgiyi olduğu gibi üstümüze üstümüze atıyorlar. biraz kendi yorumunu kat ya, kendi fikirlerinle harmanla. bana bir şeyler katan şey o alıntıladığın makale veya kitap değil, sen ol. bazen düşünmeyi okuyucuya bırakmak lazım.
bir içerikte her şeyin cevabını vermeye çalışmayın. analitik zekası olmayanları elemine edin gitsin. zaten yazdığınızı az kişi okuyacak, bari analitik zekası olanlar keyif alarak okusun. mesela öyle bi cümle yazın ki içeriğin tamamını anlamayı sağlayacak bir bulmaca gibi olsun o cümle. anlamayanın canı sağolsun, anlamadığıyla kalsın. dedik ya, zaten uzun yazı* okuyan elbette bir şeyler anladığı için okuyordur.
düşünmeyi, çıkarım yapmayı, yorumu okuyucuya bırakmak çok estetik bi hareket. sizi yükseltir. tedx konuşmaları da bu yüzden tuttu mesela. storyteller gibi davranın. bol bol gbkz verin, obur okuyucu sizi okurken o başlıktan öbür başlığa savrulsun. sizin heyecanınıza ortak olsun.

kısaca aklımızı başımızdan alın! hahah.
devamını gör...

çok değil daha birkaç gün önce, iki kardeşi hayattan koparan elim olay. abla kardeşin bindiği motorsiklet arabayla çarpışıyor ve oracıkta can veriyorlar. hem de çok kötü bir şekilde. hep korkmuşumdur motorsikletten, kazasından. allah ailelerine sabır versin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel frederic edwin church - the meteor of 1860 (1860)
devamını gör...

yaklaşıyor gelmekte olan.

tik tak tik tak tik tak!
devamını gör...

kimseyi kırmamaya çalışırım ama beni çatır çutur kırıyorlar.**
devamını gör...

sanki yıllardır varmış gibisin normal sözlük. nice dolu dolu günlere, başarılara.
çabuk sevdirdi kerata kendini.*
devamını gör...

sakın ölme benden önce. nerede kiminle yaşarsan yaşa ama sakın benden önce göçüp gitme sonsuzluğa ne olur. kıyametim olursun...
(piraye'nin nazım'a mektubu)
kitap: piraye'de nazım olmak.
(bkz: nazım hikmet) & (bkz: piraye)
devamını gör...

eğer birini kaybetmekten kokuyorsaniz, korkmak için bir sebebiniz vardır ve dostlar eğer sebebiniz varsa birgün kesinlikle kaybedersiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim