robot sophia anne olmak istediğini açıkladı
bir sonraki aşamada komple tesettüre girip allah için kapandığını açıklamasını beklediğimiz robotik bacımız.
yaratıcıları programlamıştır onu çoktan.*
yaratıcıları programlamıştır onu çoktan.*
devamını gör...
en iyi arkadaşlıkların dayandığı temel
ortak espri anlayışı.
devamını gör...
elde sprey boya olsa duvara yazılacak şey
devamını gör...
scent of a woman
başrolünde al paçino ve chris o'donnell 'in oynadığı film.
al paçino bu filmle oscar kazanmış, mafyatik rollerin üstüne yapıştığını söyleyenlere cevabını vermiştir aynı zamanda.
filmde emekli ve kör bir yarbay ile ona bakıcılık yapma görevini üstlenmiş bir lise öğrencisini izliyoruz. duygusal ve çok hoş bir filmdi.
dostumun adı charles ! repliği ve yemek sahnesi ,tabi ki de tango sahnesi ile beraber, favori sahnemdi.
al paçino bu filmle oscar kazanmış, mafyatik rollerin üstüne yapıştığını söyleyenlere cevabını vermiştir aynı zamanda.
filmde emekli ve kör bir yarbay ile ona bakıcılık yapma görevini üstlenmiş bir lise öğrencisini izliyoruz. duygusal ve çok hoş bir filmdi.
dostumun adı charles ! repliği ve yemek sahnesi ,tabi ki de tango sahnesi ile beraber, favori sahnemdi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük fobisi
kendimi gerçekleştirmeden ölmek ve sevdiklerimin ölümünü görmek..
devamını gör...
claranın dağdan aşağı yuvarlanan tekerlekli sandalyesi
#1108838 15 mi? eğer doğruysa ben yazarlığa başladığımda suya bu diyen yazar. yaşlandığımı yüzüme adeta fışkırttı ya...ağlıçam ben.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
dün, bugün, yarın işledikleri/işleyecekleri cinayetler, sadece aramızdan değil etimizden, canımızdan, kanımızdan kopardıkları insanlar günün sonunda kahraman değiller, ölü bedenler! evet unutmayacağız ama acımızı kalıplaşmış cümlelerle avuttukça biz katletmeye de devam edecekler. affetmeyeceğiz ama bununla da yetinmemeli!
ayağa kalk!
ayağa kalk!
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
gezegen insanı yanacağını anladı
korkudan peşinen kibriti çaktı
aşı oldum kolum ağrıyor
tek kol ile onu alt edeceğimi kavradı
kuzguncuktaki vişne oyun parkı ilerde
yolunu şaşırmış gelmiş aramıza bir de
sen anca attığım taşları oyun san
tıpış tıpış gideceksin bence ikile
korkudan peşinen kibriti çaktı
aşı oldum kolum ağrıyor
tek kol ile onu alt edeceğimi kavradı
kuzguncuktaki vişne oyun parkı ilerde
yolunu şaşırmış gelmiş aramıza bir de
sen anca attığım taşları oyun san
tıpış tıpış gideceksin bence ikile
devamını gör...
kitap kulübü hakkında her şey
yerimizi şimdiden ayırtalım.
devamını gör...
köpeksiz sokaklar istiyoruz
köpekleri çok minnoş bir hayvan gibi görüyoruz ama emin olun yanılıyoruz.
köpek dediğimiz hayvan bir kurt'u boğabilen, çenesi hemen hemen bir kurt kadar güçlü ve iri bir hayvan. bir ısırıkta bir insanı rahatça sakat bırakabilir.
asıl sorun sokakta köpek olması da değil aslında, köpeklerin çeteleşmesi, gruplaşması.
gruplaşınca çok tehlikeli bir hale geliyorlar ve inanılmaz saldırganlaşıyorlar.
ayrıca köpekten korkan insanlar da bir hayli fazla, köpekten değil insandan korkun gibi içi boş cümleleri söylemenin hiçbir anlamı yok. korku denen şey öyle bir iki lafla geçecek bir şey değil. kimse köpekler öldürülsün demiyor sadece sokaklardan daha iyi koşullarda yaşayabilecekleri bir yere toplanmaları hem onlar için hem insanlar için daha iyi olurdu.
köpek dediğimiz hayvan bir kurt'u boğabilen, çenesi hemen hemen bir kurt kadar güçlü ve iri bir hayvan. bir ısırıkta bir insanı rahatça sakat bırakabilir.
asıl sorun sokakta köpek olması da değil aslında, köpeklerin çeteleşmesi, gruplaşması.
gruplaşınca çok tehlikeli bir hale geliyorlar ve inanılmaz saldırganlaşıyorlar.
ayrıca köpekten korkan insanlar da bir hayli fazla, köpekten değil insandan korkun gibi içi boş cümleleri söylemenin hiçbir anlamı yok. korku denen şey öyle bir iki lafla geçecek bir şey değil. kimse köpekler öldürülsün demiyor sadece sokaklardan daha iyi koşullarda yaşayabilecekleri bir yere toplanmaları hem onlar için hem insanlar için daha iyi olurdu.
devamını gör...
intörn
tıp dünyasında çaylak. evet tam olarak bu.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
buradan
que tu m'aimais encore,
c'est quelqu'un qui m'a dit que tu m'aimais encore,
serait-ce possible alors..?
que tu m'aimais encore,
c'est quelqu'un qui m'a dit que tu m'aimais encore,
serait-ce possible alors..?
devamını gör...
11 kere üst üste fake hesap açan yazar
istenmediği yerde kalan doğukan.
gelme diyince, gitme anlayan doğukan.
ızole bantla kandisini sözlüğe bantlayan doğukan.
yoldaş'ın rüyasına girip, iko'nun rüyasından çıkan doğukan.
git doğukan.
gelme diyince, gitme anlayan doğukan.
ızole bantla kandisini sözlüğe bantlayan doğukan.
yoldaş'ın rüyasına girip, iko'nun rüyasından çıkan doğukan.
git doğukan.
devamını gör...
içilen en lezzetli su
canlı sudur. canlı şu, şifa veren su veya yaşayan su olarak da bilinir. canlı suya yağmur suyu, doğal kaynak suyu ve zemzem suyu örnek olarak gösterilebilir.
suyu canlandırmak için bilinen çeşitli yöntemler vardır. bunlardan bazıları şu şekildedir:
- bir kaptan diğerine boşaltmak,
- buzdolabında dondurup çözdürmek,
- içerisine bir miktar zemzem suyu damlatmak,
- ametist, kuvars, akik gibi doğal taşları suyun içerisine koyarak enerjilerinden faydalanmak,
- suya güzel sözler söylemek
- dua etmek
suyu canlandırmak için en çok kullandığım yöntem, ametist ve pembe kuvars kullanarak oksijen değerinin yükselmesini ve frekansını dengelemek. bu bizim ne işimize yarayacak diye soracak olursanız, kısa vadede değil ama uzun sürede vücudunuzda başta bağışıklık sisteminiz olmak üzere bir çok sistemde iyileşmeyi kolaylaştırıcı etki ve hücre yenilenmesine katkı sağlayacaktır.
suyu canlandırmak için bilinen çeşitli yöntemler vardır. bunlardan bazıları şu şekildedir:
- bir kaptan diğerine boşaltmak,
- buzdolabında dondurup çözdürmek,
- içerisine bir miktar zemzem suyu damlatmak,
- ametist, kuvars, akik gibi doğal taşları suyun içerisine koyarak enerjilerinden faydalanmak,
- suya güzel sözler söylemek
- dua etmek
suyu canlandırmak için en çok kullandığım yöntem, ametist ve pembe kuvars kullanarak oksijen değerinin yükselmesini ve frekansını dengelemek. bu bizim ne işimize yarayacak diye soracak olursanız, kısa vadede değil ama uzun sürede vücudunuzda başta bağışıklık sisteminiz olmak üzere bir çok sistemde iyileşmeyi kolaylaştırıcı etki ve hücre yenilenmesine katkı sağlayacaktır.
devamını gör...
sözlükteki birinden etkilenmek
açıkçası zeka içeren her şeye karşı bir zaafım var. bu yüzden zeki olduğunu düşündüğüm bazı yazarlardan ister istemez etkileniyorum.
onlar kendilerini biliyorlar deyip burada bitiriyorum.
onlar kendilerini biliyorlar deyip burada bitiriyorum.
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
beni en çok şaşırtan şu yazar çok seri beğeniyor, vayy o kadar çok beğeniyor ki diye girilen nick altı tanımları. bir de ne zaman, iyi yazıldığı için bir girdiyi beğensem bilmukabele mahiyetinde beğeni gelmesi hem de profilimdeki en üstteki girdi neyse.
sözlükteki bu yarış durumunun ya da puan toplama durumunun okumadan oylama şeklini alması korkunç geliyor. instagram tipi beğenmenin kolaylık açısından getirildiğini düşünüyordum. entry görüp okumadan beğenme şeklinde olacağı aklıma gelmemişti hiç. ve bazı isimleri bütün başlıklarda görünce diyorum ki her konuda fikri olanın hiçbir konuda fikri yokmuş.
tabii bunları söylüyorum çünkü bence kalitesiz olan kısımları. bunun yanında takipte olduğum. hemen her girdisini okuduğum çok iyi üsluba sahip yazarlar da var. ve muhakkak bu kalabalığın içinde göremediğim çok güzelleri de vardır. sabırsızlıkla ve ümitsizliğe kapılmadan bekliyorum şimdilik. umuyorum ve inanıyorum daha güzel bir platform olacak burası.
sözlükteki bu yarış durumunun ya da puan toplama durumunun okumadan oylama şeklini alması korkunç geliyor. instagram tipi beğenmenin kolaylık açısından getirildiğini düşünüyordum. entry görüp okumadan beğenme şeklinde olacağı aklıma gelmemişti hiç. ve bazı isimleri bütün başlıklarda görünce diyorum ki her konuda fikri olanın hiçbir konuda fikri yokmuş.
tabii bunları söylüyorum çünkü bence kalitesiz olan kısımları. bunun yanında takipte olduğum. hemen her girdisini okuduğum çok iyi üsluba sahip yazarlar da var. ve muhakkak bu kalabalığın içinde göremediğim çok güzelleri de vardır. sabırsızlıkla ve ümitsizliğe kapılmadan bekliyorum şimdilik. umuyorum ve inanıyorum daha güzel bir platform olacak burası.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
19 yaşında aklı başında olan da var 49 yaşında aklı bir karış havada olan da . bir yaş kriteri belirlemek bu yüzden oldukça saçmadır .
devamını gör...
sessiz yazar
entrylerinin çoğunun sonunu gülücükle bitirmiş bir yazardır.bunu klasik iki nokta ve parantez kullanarak yaptığını görüyorum kanımca eski okul bir yazar .
devamını gör...
sokağa çıkma yasağında evde yapılacaklar
valla normalde de 9 aydır dışarı çıkmadığım için her gün ne yapıyorsam onu yapacağım.
devamını gör...
4 ocak 2021 boğaziçi üniversitesi protestosu
öğrencisi olduğum okulum için katıldığım protesto.
bu protestonun amacı okul dışından (siyasi kariyeri, intihallerle dolu akademik kariyerinin önüne geçmiş) birinin "atanarak" rektör yapılmasına karşı çıkmaktı. daha önceki sistemde okul içinde okul mensuplarıyla yapılan seçim sonucunda rektör belirlenirdi. ilk kez, seçilen yerine atanarak gelen mehmed özkan ile bu sistem değişti. mehmed özkan boğaziçi mensubu olduğu için o dönem yeterince ses çıkarılmadı. 20 yıldır bu ülkede yapılan hiçbir şey tek seferde yapılmamıştı oysa. hep bir öncü adımı oldu ve biz bu adımda ses çıkarmadığımız için son kaçınılmazdı hep.
ne diyordum? hah, ben bugün oradaydım. başta her şey çok güzeldi. daha önce boğaziçi'nde bu kadar büyük bir kalabalığın ortak bir fikir için bir araya geldiğini görmemiştim. öncesinde yapılan uyarılar işe yaramış, seviyeli bir eylem yapılıyordu. ta ki güney kampüse mezunların ve okul dışından öğrencilerin girişi engellenene kadar. grup bir anda ikiye bölündü ve bir kısmı içeri girerken diğer kısım dışarıda kaldı.
bu protesto planı yapılırken birçok kez öğrencilerin kaçınması gereken tutumlar konuşulmuştu. olayı amacından saptırmayacak bir açıklama hazırlanmıştı ve sloganlar da çirkinleşmeden devam ediyordu. fakat bir noktadan sonra polise su dolu pet şişe fırlatan birkaç kişi oldu. hatta bir ara havada uçan bir taş gördüm. ondan sonrası tomadan su sıkılması ve biber gazı vs. o taşı gördüğümde bittiğini düşündüm. saatlerce meramını düzgünce anlatmak, sesini duyurmak için çırpınan öğrencilerin bütün çabaları yok sayılacak ama o taş bütün haberlerde yer alacaktı ve hepimiz terörist ilan edilecektik. beklediğim gibi oldu...
çarşamba günü tekrar bir protestonun yapılacağı söyleniyor. bu protestolar nereye varır bilemem. yıllardır okuduğumuz okulu bizden sonrakilere emanet ederken içimiz rahat olsun istiyorum sadece. bu ülkede bizim neslimize emanet edilenler ortada. sırtladığımız enkazı büyütüp teslim edecek olmak çok acı geliyor.
bu protestonun amacı okul dışından (siyasi kariyeri, intihallerle dolu akademik kariyerinin önüne geçmiş) birinin "atanarak" rektör yapılmasına karşı çıkmaktı. daha önceki sistemde okul içinde okul mensuplarıyla yapılan seçim sonucunda rektör belirlenirdi. ilk kez, seçilen yerine atanarak gelen mehmed özkan ile bu sistem değişti. mehmed özkan boğaziçi mensubu olduğu için o dönem yeterince ses çıkarılmadı. 20 yıldır bu ülkede yapılan hiçbir şey tek seferde yapılmamıştı oysa. hep bir öncü adımı oldu ve biz bu adımda ses çıkarmadığımız için son kaçınılmazdı hep.
ne diyordum? hah, ben bugün oradaydım. başta her şey çok güzeldi. daha önce boğaziçi'nde bu kadar büyük bir kalabalığın ortak bir fikir için bir araya geldiğini görmemiştim. öncesinde yapılan uyarılar işe yaramış, seviyeli bir eylem yapılıyordu. ta ki güney kampüse mezunların ve okul dışından öğrencilerin girişi engellenene kadar. grup bir anda ikiye bölündü ve bir kısmı içeri girerken diğer kısım dışarıda kaldı.
bu protesto planı yapılırken birçok kez öğrencilerin kaçınması gereken tutumlar konuşulmuştu. olayı amacından saptırmayacak bir açıklama hazırlanmıştı ve sloganlar da çirkinleşmeden devam ediyordu. fakat bir noktadan sonra polise su dolu pet şişe fırlatan birkaç kişi oldu. hatta bir ara havada uçan bir taş gördüm. ondan sonrası tomadan su sıkılması ve biber gazı vs. o taşı gördüğümde bittiğini düşündüm. saatlerce meramını düzgünce anlatmak, sesini duyurmak için çırpınan öğrencilerin bütün çabaları yok sayılacak ama o taş bütün haberlerde yer alacaktı ve hepimiz terörist ilan edilecektik. beklediğim gibi oldu...
çarşamba günü tekrar bir protestonun yapılacağı söyleniyor. bu protestolar nereye varır bilemem. yıllardır okuduğumuz okulu bizden sonrakilere emanet ederken içimiz rahat olsun istiyorum sadece. bu ülkede bizim neslimize emanet edilenler ortada. sırtladığımız enkazı büyütüp teslim edecek olmak çok acı geliyor.
devamını gör...