"hiç televizyon seyretmiyorum, aaaa benim evimde tv hiç açılmaz" diyenlerin iç yüzü.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ulan adam ne kadar net tane tane anlatıyor bu beyinsizler hala boş boş havlama peşinde ne b*ktan insanlarla yaşıyoruz ya. acaba adamın dediklerinin bir kelimesini anlamışlar mı?
devamını gör...

aynı zamanda araçları biraz yukarı doğru kaldırmak için de kullanılan, genellikle tahtadan yapılan eşyadır.
devamını gör...

hastalığın ne olursa olsun insan bedeni için ağır bir yüktür. psikolojik olarak çok yıpratır. bunu yaşamayan bilemez. sağlık önemli bir hazinedir, kıymet bilmek lazım.
devamını gör...

eve küçük bebek gelince büyük bebeğin kendi sorumluluklarını almaya başlaması gerekir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

13.375 ama alacağımı aldım ben. duruyor öylece kenarda.
devamını gör...

haklı olarak şartları değerlendiren babadır. kızının fakirlik düzeyinde yaşamasını istemiyordur.

şimdi aza tamah etmek lazım vs. gibi konuşanları ben baba olduklarinda bir görmek isterim ne diyorlar. çünkü fikirler değişebiliyor.
devamını gör...

bazen kendini yanaktan ve gıdıktan ibaretmiş gibi hissedersin… *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1990 yılında kurulan isveçli black metal grubudur. isveç’in bu zamana kadar çıkarmış olduğu sağlam gruplar arasına da girer. marduk aslında her ne kadar black metal yapıyor olsa da arada death metale de kaymışlardır çünkü bazı albümlerinde ben death metal tadı aldım resmen. grup üyelerinden olan daniel rostén’i çok severim valla nedeni de hayvan gibi brutal atmasıdır. sesi o kadar güçlü ki o brutal scream atınca adeta şarkı bir anda şahlanıyor anasını satıyım. grup ismini babil tanrısından almıştır bunu da belirteyim.

tarihi olan bir metal grubudur marduk, yaptıkları albümleriyle zamanında büyük ses getirmişlerdir, hayranları oldukça fazladır. tabi seveni olduğu kadar sevmeyeni de var fakat ben sevmeyenine nadir rastladım. bathory gibi, darktrone gibi, emperor gibi onlar da olmadı burzum mayhem gibi tutulan bir black metal grubudur.

grubun efsane albümleri var elbette. yalnız her birini sayamam çünkü yememiş içmemişler albüm yapmışlar yaratıklar. * favorim olanları yazayım bari ne yapayım; world funeral, plague angel, serpent sermon, world funeral: jaws of hell mmııı*, la grande danse macabre, heaven shall burn... when we are gathered gibi gibi. bu albümlerin içinde olan her şarkı altın gibi adeta. özellikle world funeral olan albümün içindeki şarkıların her birini aşırı seviyorum. çalma listemin vazgeçilmezleri adeta.

albümleri bazen tepki görüyor metal dünyasında. insanlara her şeyi beğendiremiyorsun işte. neyse, dinlemek isteyen black metal tutkunları yazdığım albümleri dinleyebilirler, şiddetle tavsiye ederim.
devamını gör...

işte gerçekten anısı olan bir şarkı fnfkgkf. süperliii.
devamını gör...

5. sezonuna kadar geldim ve laflar hazırladım. öncelikle diziyi sezona göre puanlayacak olursam:

--! spoiler !--

1. sezon: 7/10 (chloe o kadar emareye rağmen lucifer'in şeytan olduğunu anlayamıyor. mantığınıza kıtlayayım. 3 puanı da buradan kırdım.)
2. sezon: 6/10 (chloe hala anlamıyor. yahu sana ne gerekiyor, adam seni cehenneme mi götürüp gezdirsin? ayrıca dizi bu sezonda iyiden arka sokaklara bağlamaya başladı.
3. sezon: 3/10 (arka sokaklar + yarım yemek kaşığı scooby doo. allah belanızı verecek, dizinin açık ara en kötü sezonu. neyse ki finalinde chloe şeytan olduğunu anlıyor)
4. sezon: 8.5/10 (nihayet netflix işe el atıp diziyi adam ediyor. daha az polisiye, daha çok ilahi, metafizik olaylar. finali de gayet iyi.)

şimdi de genel bir problemden bahsedeceğim. anlıyoruz, polisiye dizisi. . tamam da, neden katil hep beklemediğimiz, masum gibi görünen kişi? neden klişelerle, hep aynı olay örgüsüyle bezeli. şimdi size luciferin standart bir bölümünü özetleyeceğim:

- bir cinayet işlenir.
- chloe, dan, lopez olay yerine gelir. lucifer her zamanki ingiliz aksanıyla "heloo ditektiiiv" girişini yapar.
- ilk şüphelendikleri kişiye, "niye öldürdün mahmutu" diye sorarlar. zanlı da "nee, mahmut öldü mü" der.
- lucifer "neler arzuluyorsun yeğenim" diye sorar, o da "mantıya hep sarımsaklı yoğurt katmak isterdim" gibi saçma sapan bir cevap verir.
- ikinci zanlıya giderler. "niye öldürdün mahmutu" diye sorarlar. bu da "ölmüş olmasına sevindim ama tabi ki ben öldürmedim" der.
- o sırada lopez veya dan bir ipucu yakalar ve gerçek katilin olduğu yere giderler.
- lucifer şeytan yüzünü gösterip katilin korkudan altına kaçırmasını sağlar.
- chloe katili tutuklar ve hapse atar.
- bu olay örgüsü yaşanırken aralara psikolog sarışın kadınla yapılan terapi seansları, yer yer maze'in bıçaklarıyla oynama sahneleri falan eklenir.

--! spoiler !--
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yine 'z kuşağı' içeren bir başlık ve yine şu kuşağı ötekileştirme çabası.

şu tabir artık çok canımı sıkmaya başladı. bir kesimi belirtmekten ziyade o kesimi sürekli yaftalamak için kullanılıyor gibi.

başlıkla ilgili fikir beyan etmek istemiyorum. kendi bahçelerinde yapmıştılarsa belki sonuç böyle çıkmıştır.
devamını gör...

herkes tarafından bilinen ve çokça kullanılan konu. herkes bu konuyu açar ama hiç bir mantıklı harekette bulunmaz. gereksiz tanımlara bakaraktan kendi türden yazarları gördükçe içlerini ferahlatırlar. bendeniz buraya geldiğimde, "burada herkes boş yapıyor", "bi' faydalı tanım yok" gibisinden cümleler havada uçuşuyordu. dedim o kişi ben olayım madem. gereksiz tanımlardan kaçındım. insan olduğum için var, affınıza sığınırım. şimdi düşündüm de benim 30 dk* vakit ayırdığım tanımlarım fayda sağlamıyorsa, insanlar başkalarının düşüncelerini aşağılar nitelikte cevaplar yazıyorsa ben niye buradayım?

bakın şimdi buna da "kendin ol bak ben böyleyim", "tutan yok", "derdini seveyim", "diyene bak" vb. şeyler derler. (yazılanlar tabii daha kapsamlı heves kırıcı, kısa kestim.) sözlük deyince insan daha farklı bir ortam bekliyor. ve bu kadar insan arasında sözde mantıklı insan arayışı içinde olan yazarlar nerdesiniz?

umarım böyle düşünen tek kişi değilimdir.
sevgiler, saygılar sevgili kafa sözlük.
devamını gör...

anadolu'da patik denilen şeye göçmenlerin (bkz: çetik) dediği, üzerine türlü motiflerin işlendiği, uğuruna birbirlerinden örnek almak için kavgalar edildiği, çorabın anane, anne ve teyze elinden işlenmiş hali..

bir de çorap üstü çetik vardır ki, kalorifer etkisi yapar :)))
devamını gör...

yağmurlu gri ıslak ankara'dan yağmurdan nasibini alan (bkz: gecekondu).
büyükşehirlerin yaşanmışlık dolu evi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sukulentim çiçek açmış, ay ay ay.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ekonomik sebepler, ev hanımlığı* ve iş yerindeki zorluklar gibi kıytırık sebeplerle savunulmaması gereken durum.* bir de çalışmaya gerekçe olarak ekonomide tek maaş yetmiyor gibi akla ziyan gerekçeler öne sürenler var ama onlar ayrı bir tartışmanın konusu. (akla ziyan derken gerekçenin doğruluğundan bahsetmiyorum elbette. bu ekonomide bir aileye gerçekten bir maaş yetmiyor. hatta çocuklu ailelerde bile evdeki kişi başına bir memur maaşı alsanız yoksulluk sınırının üzerine anca çıkarsınız. buradaki sorun kadınların çalışması için gerekçe gösterme saçmalığı. sağlıklı bir yetişkinin çalışmadan başkasının sırtından geçinerek yaşama düşüncesine sahip olması apayrı bir rezillik iken bir de buna "e n'apalım çalışmazsak para yetmiyor. mecbur kaldığımız için çalışıyoruz." diyerek tüy dikiliyor. "mecbur kaldığımız için çalışıyoruz" nedir alüminyum? babası paşa olanlar hariç tabii swh.
sağlıklı ve yetişkin bir insan utanır şunu söylemeye. allah bilir bu cümleyi kuranların arasında hatırı sayılır miktarda üniversite mezunu vardır bir de. e niye kontenjan işgal ettin o zaman diye sorarlar adama mq.)

çalışmamak için bahane üretenler* için ise diyecek pek fazla bir şey yok. yukarıda bu durumun tam tersi üzerinden gerekli izahat tarafımca yapıldı zaten. (dikkat ettiyseniz durumu doğrudan çalışacak kişi üzerinden açıkladım. zira bağımsız bir bireyin hayatını etkileyecek kararlar bizzat kendisi tarafından alınmalıdır. anne, baba, eş, çocuk vs. gibi üçüncü şahısların bu konuda söz hakkı yoktur. hayatınızdaki seçimleri bunu göz önünde bulundurarak; size ve özel alanınıza saygı gösterecek kendisi de birey olabilmiş kişiler ekseninde yapın; yatırım tavsiyesidir.)

ha unutmadan, bir de iş yerindeki zorluklar konusu var. iş arkadaşlarının olumsuz ve zarar verici tutum ve davranışları vb.
genel itibariyle kadınların bu tür zorlukları yaşamadığı sektör yok desek yeridir zaten. ve böyle sorunları engellemenin yolu kaçınma davranışından değil mücadele etmekten geçer. siz kamusal alandan çekildikçe o beyinsiz orklar daha da çirkefleşecek. erkeklerin de bu gibi "zorluk" temelli sebebimsilerle eşlerini çalışma hayatından uzaklaşmaya itmesi değil tam tersine destek olması gerektiğini düşünüyorum ancak zaten bu insanların çoğunun zihniyeti belli. gerçekten eşini "korumaya(!)" çalıştığı için bu davranışı sergileyen insan sayısı çöllerdeki kutup ayısı popülasyonundan bir tık fazladır anca.

ben böyle kendi kendime meczup gibi yazıp duruyorum ama bahane bulmak isteyene gerekçe mi yok sanki? yoksa galakside zorluğu olmayan iş yok.


bahane göt gibidir; herkeste bulunur.

-anonim-*


son olarak bu konunun bir sosyal hizmet bölümü dersinde yapılan münazarasında, erkek bir arkadaşımız cevabı uygun yere yapıştırmıştır:
"ben bir erkek olarak, eli kolu tutan sapasağlam bir kadına bakmak zorunda mıyım?"**
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim