kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çünkü o bir astranot!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

coelho ‘nun simyacı ‘ da da yapmayı başardığı ; insanı son sayfanın son satırına kadar okutan , kitap bittikten sonra bile düşündürten , şimdi veronika ne yapıyor diye sormayı başarabilen bir anlatıma sahip olan roman.
devamını gör...

dırın dırın dırııın, yine ben sevgili sözlük ahalisi.

bendenizin seçkilerinde bu hafta hande yener ve yüzyüzeyken konuşuruz var.
yine birileri "bu nasıl bi ikili merdum? ne yedin içtin de bi'araya getirdin?" diyebilir. tüm bunları alıyorum, kabul ediyorum ve o kadar da kötü olmadığını göstermek için 18:00'da sözlük radyosu'nda herkesi bekliyorum.

iyi dinlemeler!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


| sözlük radyosu için tıklamanızı reca ettim

| instagram adresimiz için tıklamanızı reca ediyorum

| twitter adresimiz için tıklamanızı reca edeceğim
devamını gör...

(bkz: kitap)
(bkz: eğitim)
(bkz: ped)
devamını gör...

league of legends 10. yıl dönümü etkinliklerinde duyurulan, oyundaki mücadelenin ana temasını oluşturan; piltover ve zaun evreninde yaşanacakları bize aktaran animasyon dizisidir. animasyon hizmetleri sağlayan paris merkezli bir fransız stüdyosu olan riot games ve fortiche tarafından üretildi. 7 kasım 2021 tarihinde netflix adlı platforma ilk 3 bölümü yayınlandı. internet movie database(imdb) reytingi an itibariyle 9.4/10 olarak güncellenmiştir.

2. sezonun başından beri-artık eskisi kadar oynamasamda- league of legends hayatımın bir köşesinde duruyor. o yüzden karakterlere, hikayelerine ve hangi tarafta yer aldıklarına biraz aşinayım. bu serinin en güzel yanı ise iyi-kötü karakterlerin motivasyon kaynağını bize yansıtacak olması gibi duruyor. yani animasyonlar, içerik, seslendirme falan her şey çok güzeldi şuraya ekleyecek kötü bir yorum bulamıyorum... ama mevcut bir beklentim var mı derseniz var. bölüm sayısını uzatarak çok fazla karakterin psikolojik altyapısını incelese muazzam bir iş çıkar diye düşünüyorum. yani yıllardır çoluk çocuk oyunu olarak geçiyor ama gerçekten temelinde çok epik bir hikaye var bunun kullanılması lazım. bilgilendirme amaçlı söylüyorum ama spoiler da var sanırım şu ana kadar dizide işlenen karakterler

vi, jinx,ekko,jayce, heimerdinger, viktor
kaçırdıklarım ya da dikkat edemediklerim varsa yazar arkadaşlar beni de bilgilendirirse sevinirim.

sonuç olarak animasyon sevenler için tatmin edici olmasının yanı sıra league of legends ile hayatının herhangi bir kısmında tanışmış olan kişiler için ayrı bir yeri var arcane'in. izleyin izlettirin, iyi seyirler...
devamını gör...

(bkz: simyacı)
(bkz: şifacı)

+ mevcut mesleğim.
devamını gör...

(bkz: optik)
devamını gör...

türkiyedeki barcelona taraftarları yüzünden menfi hislerimin artmasına sebep olan takım.

son yıllarda , dünya futbolu, barça ile yatıyor, barça ile kalkıyor. elbette kimin kimle yatıp kalktığı bizi alâkadar etmez. nethekim özel hayatın gizliliği denen bir realite var.

kimileri bu takımı asrın takımı ilan ederken, kimileri de böyle bir takımın bir daha yer yüzünde boy gösteremeyeceğini iddia ediyor. görüştür saygı duyduk diyelim-

bunu yaparken de, barça'ya atfedilen kutsiyetin biri bin para. hele ülkemizdeki barça fanatikleri ki, biz onlara barçala behçet diyoruz, gemi azıya almışlar sallıyorlar da sallıyorlar.

yok efendim barça ezilenlerin takımıymış da, soldan soldan geliyormuş da, faşizme karşı omuz omuzaymış da. sanırsınız ki, takımı marx amca kurmuş, engels amca da ikinci başkanı.

evet ret edemeyeceğimiz bazı tarihi enstrümanlar mevcut. ama popodan üfürmek suretiyle, dilden dile aktarılan ve gerçekleri ters yüz eden efsaneleştirme çabaları bu enstrümanların da bozuk ses vermesine neden oluyor.

bu sebeple, bazı hususları barçala behçetlere hatırlatmayı bir görev addederiz;

barcelona'yı katalanlar kurmadı. an itibarıyla milli takım gözüyle baktıkları ve sonsuz bağlılık duydukları bu takımın harcında katalan parmağı yok. gamper katalan değil, kurucular arasında da, o çok nefret ettikleri ispanyollar var.

yani nereden tutarsanız tutun kuruluş elde kalıyor. efsane ölü doğuyor.

elbette ki ispanya iç savaşı dönemindeki tutumları ve mücadelelerini saygı ile karşılıyoruz amma velâkin bu tarz meselelere mabadi düzlemden değil, gerçeklerden hareket ederek bakmak gerektiğine inanıyoruz.

gelelim ikinci hatırlatmamıza, katalanları ezilen olarak görmek kadar uçuk bir düşünce olamaz. böyle düşünüyorsanız hayatınız da hiç katalan görmemişsiniz demektir. görmüşseniz de kesinlikle körsünüz ya da analiz yeteneğiniz sıfır! katalanlar kadar kibirli ve burnu havada elemanlar görmek şu fani dünyada çok zor. gerek taraftar profili gerekse halk profili tepeden bakmak suretiyle kendilerini olimpos'un tepesine oturmuş zeus'un başparmağındaki nasır zannetmekle meşgul.

bölgenin gelişmişlik düzeyi çok yüksek ve ispanya geneline oranla da, yaşam standartları bire beş veriyor. yani geldiğimiz nokta da ezen- ezilen çelişkisi falan yok. bu basit palavradan öteye gitmiyor. madrid'e faşist takım diye lanet yağdıran barçala behçetler, mikro milliyetçi, mabadı kalkık tempra modunda, ortada arzı endam eden katalanlara tapıyor ya ifrit oluyorum arkadaş.

ayıp ediyorsunuz barçala behçetler! atlethic bilbao'ya ayıp ediyorsunuz. roma'ya ayıp ediyorsunuz. livorno'ya ayıp ediyorsunuz. gerçek anlamda halk takımı olan takımlara, sınıfsal mücadele de simgeleşen camialara ayıp ediyorsunuz. yalan yanlış bilgi höpürdetmeleriyle barça aşkınızı millete angaje etmeye çalışıyorsunuz ya ayıbın kuyruklusunu kendinize ediyorsunuz.

sizlerin sayesinde ''içimde ki barça aşkı bambaşka o büyük taraftarınla çok yaşa (...)'' tezahüratını seslendirmeden duramıyorum. barça'yı izlediğim her maç rakip takım golü attığında sevinçten kendimi kaybetmemin sebebi sizsiniz ve bu itici tavırlarınız. bulmuşsunuz hemen hemen her maçını kazanan bir jenerasyon dayamışsınız sırtınızı ona, barçalıyım diye ortalıkta bu yalanlarla birlikte geziyorsunuz. oynadıkları futboldan zevk alanları ise tenzih ediyorum. ne de olsa göz pası silmek möhim bir mesele.

neyse efendim işte böyle. ''barçala behçet''lerin sayesinde bir numaralı barça düşmanı oldum. ha şunu da hatırlatmadan geçemeyeceğim real'den hiç mi hiç haz etmem.

oh be içimi döktüm rahatladım.

ha bu arada azalarak bitmeye başladıklarının da altını çizmem lazım. bahsettiğim dönem takriben son 10 yıllık dönem. xavi yok artık, iniesta yok. messi de yolcu. biraz durulurlar diye ümit ediyorum. azıcık kafamız rahat eder *
devamını gör...

"günah değil mi? böyle kara düşünmek masmavi aydınlığın karşısında."
odysseia sayfa: önsöz xlii
devamını gör...

bu ödülün 4. sahibi olan yazarımız #1179939 no'lu tanımı ile thedansözkiller mahlaslı yazar arkadaşımızdır. eğer kendisini biraz tanımış isem bu ödülleri silip süpürme potansiyeline sahiptir. başka yazar arkadaşlara yol açması adına biraz daha aklı selim tanımlar girmesini rica ediyorum kendisinden.*

kendisini bu ödülden dolayı tebrik ediyoruz.*
devamını gör...

haydaa her gün bir övgü her gün bir çiçek bırakılıyor nickaltıma. neyi yanlış yapıyorum diye düşünmeye başladım ufaktan.

kaderin cilvesine bak beeee kimlerrrrr kimlerle yan yana geliyor. bir kıssam var size anlatayım. bir yazar geldi geçti buradan ismi hobaaa3434. o zamanlar bizim sözlük eğlencemizdi bu hanım abla. #851936 böyle girdiler falan yazardı. neyse silindi bu hanım kız. sonra geri gelir dedik. geldi sandık. evernevergreen* dedi bu kişi hobaa3434 olabilir diye. baktım harbiden o gibi. o yazar kişisi sendin başına buyruk. yani seni değil aslında ben hobaaa3434'ü engelledim. kaderin cilvesine bak ki bugün aramızda hobaaa3434'ün hayaleti ı am melting lannn melting var ve aynı anda nickaltı girmişsiniz. melting kızımıza da hep mermi attık o tuttu bize gül attı. artık düzeldi ama normal yazıyor ufak ufak. eleştiri falan yapıyor. saf romantizmden sıyrıldı. açın okuyun mutlaka sizi bağlayan bir şey bulursunuz. zamanla daha iyiye gideceğine inanıyorum.

#1311449 bu girdiye ne demeli? beni yardı ya ahjsdhasdhjahdahd. abi ne alaka lan. sebepsizce güldüm bir süre. tertemiz bırakmış gitmiş. like. okey şöyle yapacağız, şimdi sana bir ödev veriyorum dosti. benim profilime giriyorsun. orada bir çocuk sana bakıyor olacak kapak fotoğrafında.7 yaşında bir çocuk o. bir kaç saniye gözünün içine bak bakalım dayak yemeyi seven birinin bakışı mı o. videoda izlediğin çocuk gibi sahte mi bakıyor. bunu değerlendir. sonra gel tecrübelerini buraya aktar.

ayrıca teşekkür ederim güzel yorumlarınız için bizi de nickaltı kuşu yaptınız ya ne deyim size bilmiyorum.
devamını gör...

fikret kızılok 'un akustik tınıdaki şarkılarından biri. hele bir de bunu 45'lik plaktan dinlemesi ayrı etkileyici olur.
devamını gör...

girilmez diyormuş, yasak!
yasak sevmek, sevişmek, birleşmek, tekleşmek! uyumak yasak diyormuş, sıcak bir yatak yasak, huzur haram! bir gülümseme, bir çocuk sesi, bir tutam mutluluk, bir koku, terk etmek, bir olmak, yalnız kalmak, kalabalıklaşmak… hepsi yasak!
ne sevap peki? ne yaparsa huzura erecek bu vücut? hangi şarkı yetecek olanları anlatmaya? hangi kitap yazacak destanımı? hislerimi hangi kelimeler kusacak bir depodaki şiir defterime? hangi tesadüfler gerçek? hangileri yalan? kim, ben?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne yani kalkar mı? bunu söyleyen kişi duyar mı kasıyordur, gerçekte pata küte girişiyor mudur bunlar nasıl kafalar süleyman abi?

aslında böyle bir söz bile olmamalı. tüh duyar kastım gördün mü, kartopu alıp ördün mü?!?!

edit: bak bak ekleme yapmış gıral. üzerine bıçakla koşan biri olursa bu kendini savunmaya girer. bunu idrak edemiyor. başlık ise şiddeti işaret ediyor. öğrenecek tabi. neyse sen döv gıral maço erkek.
devamını gör...

kesin olarak yarın ölecek olacağımı bilseydim, bugün ölebileceğim ama yarın öleceğimi bildiğim için beni öldüremeyecek ne varsa deneyimlerdim.
devamını gör...

öncelikle evrenimizi bir balon şeklinde olduğunu varsayalım sonrasında balonun yüzeyine noktalar çizelim ve balonu şişirmeye başlayalım ne oldu noktalar birbirinden uzaklaşmaya başladı bundan dolayı evrenin sabit bir merkezi yoktur sürekli yer değiştirdiğini için ise merkezi yoktur . bu soruya tam anlamıyla cevap veremeyiz.
devamını gör...

bugün bitirdiğim( bitirebildiğim) jose saramago kitabı.
daha önce körlük ve görmek kitabıyla tanımıştım kendisini. noktalama işaretleri kullanmaması ve konuşma başlıklarını açmaması yazarı bilen herkesce bilinir. ha işte onun 10 katı olarak düşünün kitabı. uzun cümlelerin içinde ,bazen kim kim, kim neyi dedi diye 2/3 kere okumak durumunda kaldım.
kitabın konusu sadece şu: süleyman adlı fil ve bakıcısı subhro , portekiz kralının emrindeyken avusturya arşidüküne hediye edilmek istenir. arşidükün hediyeyi kabul etmesiyle filin yolculuğu başlar.
kitabın etkileyiciliği konusunda değil, konunun işlenişinde. bu yolculuk tabi ki bürokrasinin ağına takılacaktı. bakıcı subhro aslında farklı bir karakter. akıllı ve mantıklı.politiklikliği de bu mantığından kaynaklanır. arşidük ise lutherci. kilise hapishanesinden çıkıp ülkeyi özgürleştirme ve modernleştirme taraftarı. ama korkuları var ve görüşünü ulu orta dile getirmiyor. yol üzerinde konaklama yerlerindeki halkın düşünce yapıları, askerler,ırgatlara hatta filin bile aklına girerek olası düşüncelerini mizahi bir dille aktarmıştır. aralara kilise karşıtlığını da serpmeyi unutmamıştır.
kitabın çoğunluğu yazarın hastane odasında yazılmış ve yazarın da son kitaplarından biridir.
kitap ise gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmıştır.gilda lopes encarnaçao adlı bir arkadaşıyla buluşmalarında ,kendisine 16.yy’da 3.don joao döneminde, 1551’de bir filin lizbon’dan viyana’ya yolculuğunu anlatmış ve kitabın doğuşu da bu hikayeyle olmuş.
kitap ile ilgili görüşüme gelince; kitapta sürükleyici bir konu bekliyorsanız sizi hayalkırıklığına uğratabilir. ama esprili dili ile okunmaya değer bir kitap.
devamını gör...

kucağa çıkınca bir süre popusunu havaya diker ve yüzüme sürer bunu neden yaptığını asla anlamış değilim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim