van'da helikopterden iki köylünün atılması
65 yaşında torun torba sahibi insanları terörist ilan etmenizi geçtim terörist bile olsa emniyet mensuplarının bir insanı helikopterden atarak infaz etme hakkı var mı? teröristlere karşı bu yapılır diyen muhalifler neden devletin polisine taş atan berkin elvan için iyi oldu demiyorlar? ülkenin batısında polis bir kişiyi dövse ayağa kalkacak insanlar neden doğusunda aleni işkencelere ve cinayetlere gözü kapalı ve duyarsız ve hatta destekliyici tavırdalar? tüm bunlara rağmen ülkenin doğusu ve batısı arasında hiç bir fark olmadığını nasıl iddia edebiliyorlar?
son olarak
bu fotoya bakarken utanmıyor musunuz?
tanım: bir cinayetin itirafı.
ekleme; hakkında yetkililer açıklama yaptı diyenler süleyman soylu’nun sedat peker hakkındaki açıklamalarına, binali yıldırım’ın oğlu hakkındaki açıklamalarına, sağlık bakanının vaka sayısı hakkındaki açıklamalarına da (hani şu sonradan yalan olduğu ortaya çıkan) güveniyorlar mı?
son olarak

bu fotoya bakarken utanmıyor musunuz?
tanım: bir cinayetin itirafı.
ekleme; hakkında yetkililer açıklama yaptı diyenler süleyman soylu’nun sedat peker hakkındaki açıklamalarına, binali yıldırım’ın oğlu hakkındaki açıklamalarına, sağlık bakanının vaka sayısı hakkındaki açıklamalarına da (hani şu sonradan yalan olduğu ortaya çıkan) güveniyorlar mı?
devamını gör...
tek kişilik koltuk (yazar)
bana pek tanıdık gelen bir yazar.
hani birini görürsünde ben daha önce bu insanı sanki bir yerden tanıyorum dersin ve bir sıcaklık oluşur ya heh işte tam öyle. sanki ben daha önce yazılarını okumuş gibiyim. sanki yazılarının tadı hala dilimin ucunda. sanki biraz daha yoğunlaşsam hah şurada şu şu diyeceğim. işte öyle sıcak ve tanıdık...
benim kendisi için düşündüklerimi kendisi de benim için düşünmüş bu beni onure etti ne yalan söyleyeyim şimdi. keyifli bir iletişim olacak gibi.
ilerleyen zamanlarda tekrar görüşmek üzere sayın yazar. huyum kurusun nickaltına dadanmayı severim.
pek keyifli sözlükler...
hani birini görürsünde ben daha önce bu insanı sanki bir yerden tanıyorum dersin ve bir sıcaklık oluşur ya heh işte tam öyle. sanki ben daha önce yazılarını okumuş gibiyim. sanki yazılarının tadı hala dilimin ucunda. sanki biraz daha yoğunlaşsam hah şurada şu şu diyeceğim. işte öyle sıcak ve tanıdık...
benim kendisi için düşündüklerimi kendisi de benim için düşünmüş bu beni onure etti ne yalan söyleyeyim şimdi. keyifli bir iletişim olacak gibi.
ilerleyen zamanlarda tekrar görüşmek üzere sayın yazar. huyum kurusun nickaltına dadanmayı severim.
pek keyifli sözlükler...
devamını gör...
forgotten
2017 yapımı güney kore gizem/gerilim filmi. recall the night, night of memory isimleriyle de bilinir.
orijinal adı: 기억의 밤 (gi-eok-ui bam)'dır. türkçeye çevirdiğimizde anıların gecesi, hatıra gecesi gibi bir anlamı var.
filmin başrollerinde kang ha neul'ı gördüğünüzde o filmi gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz. kendisi bu filmde jin seok karakterine can veriyor.
film, ailenin yeni bir eve taşınmasıyla başlıyor. fakat ana karakterimiz evde bazı garip şeyler hissediyor. bu garipliğinin üstüne bir de abisi yağmurlu bir günde kaçırılıyor. tabii bu arada bazı şeyler yaşanıyor fakat sonrasında bir de bakıyor ki aynı yatağında yatmaya devam ediyor ve ailesi ona aslında abisinin kaçırılmadığını, kendisinin rüya- halisünasyon gördüğünü belirtiyorlar. filmin burasına kadar hafif spoiler'lı bilgi verdim fakat üzülmeyin, zaten film de bundan sonra başlıyor.
lütfen filmi izlemeyenler okumasın, spoiler olacağı için bundan sonrası keyfinizi kaçırabilir:
abisindeki garipliğin peşine düşüp en güvendiği kişi annesine bu olayları anlattığında, aslında annesinin yani ailesinin de güvenilmez olduğunu anladığında ufak çaplı bir şok geçirmiştim. film o kadar akıcı işlenmiş ki, ne olduğunu merak ediyorsun, bir yandan çözmeye çalışıyorsun ama diğer bir yandan da psikolojik olarak gerildiğin için ana karakterin bir an önce oradan çıkması için şekilden şekle giriyorsun*
tabii sonu biraz drama bağlanmış ama hiç rahatsız etmedi, iki aile de yok olmuş, sırf cani bir eş yüzünden. ne acı.
orijinal adı: 기억의 밤 (gi-eok-ui bam)'dır. türkçeye çevirdiğimizde anıların gecesi, hatıra gecesi gibi bir anlamı var.
filmin başrollerinde kang ha neul'ı gördüğünüzde o filmi gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz. kendisi bu filmde jin seok karakterine can veriyor.
film, ailenin yeni bir eve taşınmasıyla başlıyor. fakat ana karakterimiz evde bazı garip şeyler hissediyor. bu garipliğinin üstüne bir de abisi yağmurlu bir günde kaçırılıyor. tabii bu arada bazı şeyler yaşanıyor fakat sonrasında bir de bakıyor ki aynı yatağında yatmaya devam ediyor ve ailesi ona aslında abisinin kaçırılmadığını, kendisinin rüya- halisünasyon gördüğünü belirtiyorlar. filmin burasına kadar hafif spoiler'lı bilgi verdim fakat üzülmeyin, zaten film de bundan sonra başlıyor.
lütfen filmi izlemeyenler okumasın, spoiler olacağı için bundan sonrası keyfinizi kaçırabilir:
abisindeki garipliğin peşine düşüp en güvendiği kişi annesine bu olayları anlattığında, aslında annesinin yani ailesinin de güvenilmez olduğunu anladığında ufak çaplı bir şok geçirmiştim. film o kadar akıcı işlenmiş ki, ne olduğunu merak ediyorsun, bir yandan çözmeye çalışıyorsun ama diğer bir yandan da psikolojik olarak gerildiğin için ana karakterin bir an önce oradan çıkması için şekilden şekle giriyorsun*
tabii sonu biraz drama bağlanmış ama hiç rahatsız etmedi, iki aile de yok olmuş, sırf cani bir eş yüzünden. ne acı.
devamını gör...
okuduğun bölümü söylediğinde sorulan garip sorular
''yegenim mezun olunca ilk bizi tedavi eden de mi ? hahahahaha''
''bir kaç haftadır içim sıkılıyor sence nedendir ?''
''sizin psikologlardan farkınız ne ?''
''bir kaç haftadır içim sıkılıyor sence nedendir ?''
''sizin psikologlardan farkınız ne ?''
devamını gör...
üniversiteyi bitirip evde boş oturmak
ne dolu boşluk ama! bir yandan bu durumu değiştirmek için çabalarken bir yandan psikolojini sağlam tutmaya çalıştığın bir boşluk.
devamını gör...
deniz alakargası
coracias caudatus ismi ilede bilinen güzel bir kuş türü. afrika ve arap yarımadası'nın güneyinde ağaçlık savan bölgelerde bulunur. ağaç kovuklarına yuva yapan dişi alakargalar her yumurtlamada 2 ile 4 arasında yumurta bırakırlar. erkek ve dişiler birlikte kuluçkaya yatar. genel olarak akrep, kertenkele, salyangoz ve küçük kuşlarla beslenirler. bunun yanında kemirgenleri de yerler. kenya ve botswana'da ulusal kuş türü ilan edilmiştir.
kaynak
kaynak
devamını gör...
2 şubat 2021 izmir sel felaketi
ironi dolu yazarlarımız var galiba. alt katların yarısına kadar su dolmuş, eşyalar, arabalar mahvolmuş. belkide ölümden dönmüşler. burada yazarlarımız şaka yapıyor. geçmiş olsun.
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
cariyeniz.
devamını gör...
normal sözlük’te darağacının hazırlanması
hayırdır neler dönüyor bilmediğimiz bir şeyler var belli.yalnız karanlık bir görüntü beni fazlasıyla mutsuz etti.
devamını gör...
organik tarım
ticari amaçla üretmek aşırı zor saha kontrolü bahse konu olan tırtıl-yaprak biti vs gibi etkenler sebebiyle cidden aşırı zor.
lakin pazar payı (bkz: organik halk pazarları) iyidir. perakendecilerde de satış kontrolü sağlayınca getirisi hoştur.
ilk dönüm kurumu yani tarlanın ilk senesi masraflı geçer. bir yandan da toprağı tanıma yılıdır deneme yanılma yapılır.
disiplin+süreklilik+istikrar=organik tarım.
lakin pazar payı (bkz: organik halk pazarları) iyidir. perakendecilerde de satış kontrolü sağlayınca getirisi hoştur.
ilk dönüm kurumu yani tarlanın ilk senesi masraflı geçer. bir yandan da toprağı tanıma yılıdır deneme yanılma yapılır.
disiplin+süreklilik+istikrar=organik tarım.
devamını gör...
kısa saç batağı
saçları kısacık kestirdikten sonra gelen rahatlama hissidir. bütün kışı kabanla geçirdikten sonra, çiçekli tiril tiril elbiseye terfi etmek gibidir. yıka çık kolaylığı sağlar, ergonomiktir. daha havalı, kendinden emin gözükürsünüz.
kısa saç siyah tişört gibidir, zamandan ve paradan kazandırır.
kısa saç siyah tişört gibidir, zamandan ve paradan kazandırır.
devamını gör...
şortlu kıza hakaret eden varlığın sosyal medyası
asla şaşırmadım çünkü friedrich nietzsche'nin de dediği gibi "kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu odur"
devamını gör...
brunch
amerika'dan çıkan, genellikle pazar günleri yenen, sabah ile öğle yemeğinin birlikte yendiği bir öğün. büyük şehir hayatı süren insanlarımızın da pazar günü uyguladıkları bir ziyafet.
11. 00 saatlerinde başlar, ikindi vaktine kadar uzadığı da olur. yumurtası, peyniri, sucuğu, pastırması, kaymağı, böreği, çöreğine kadar ne ararsanız var. tabi bütçe el verirse. sofradan kalkınca mideye lokma girecek tek yer kalmıyor. yani tek öğünle gün tamamlanmış oluyor.
11. 00 saatlerinde başlar, ikindi vaktine kadar uzadığı da olur. yumurtası, peyniri, sucuğu, pastırması, kaymağı, böreği, çöreğine kadar ne ararsanız var. tabi bütçe el verirse. sofradan kalkınca mideye lokma girecek tek yer kalmıyor. yani tek öğünle gün tamamlanmış oluyor.
devamını gör...
yedi yıl savaşları
1756 ile 1763 yılları arasında ingiltere ve fransa arasında gerçekleşen ve ingiltere'nin kazandığı savaş.
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
bana deniyor ki serbestcigim senin bankada 21 milyon doların var. tesekkur ederim, sag olun. ya benim canım gecen aksam meyve suyu istedi alamadım ya. benim canım gecen aksam meyve suyu istedi alamadım ya.
(bkz: ölümlü dünya)
(bkz: ölümlü dünya)
devamını gör...
anter
son samuray isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
sözlükte birkaç farklı anlama gelen sözcüktür.
1) tepsi.
2) işe yaramaz, kıymetsiz şey.
3) bitkilerde erkek organın başçığı, çiçek tozu keseleri, polenlerin oluştuğu bölüm.
sözlükte birkaç farklı anlama gelen sözcüktür.
1) tepsi.
2) işe yaramaz, kıymetsiz şey.
3) bitkilerde erkek organın başçığı, çiçek tozu keseleri, polenlerin oluştuğu bölüm.
devamını gör...
ihtimaller perisi (yazar)
ne zamandır ben de bergene nick altı yazacam diyordum.
nasip bu güneymiş.
çok içten, çok keyifli tanımları var.
tarzı ile müsemma.
hürmetlerimizin karşılıklı olması da daha bir cici.
nasip bu güneymiş.
çok içten, çok keyifli tanımları var.
tarzı ile müsemma.
hürmetlerimizin karşılıklı olması da daha bir cici.
devamını gör...
röveşata
röveşatanın menşei konusunda çeşitli rivayetler var. kim bulmuş? nasıl ortaya çıkmış? bununla ilgili yığınla hikâye yazılmış. ancak bunlardan en gerçekçisi ve belgelere dayananı eduardo galeano abimizin gölgede ve güneşte futbol kitabında aktardıklarıdır. yine uruguay fanatizmine kurban gideceğiz ama o yazmışsa doğrudur diyorum. adamın anlattığı hikayeler inanılmaz. zaten kitapla ilgili de geçenlerde birkaç şey karalamıştım. neyse efendim, mevzuya gelecek olursak, günümüzde bir ustalık ve yetenek göstergesi olan bu hareket, şilili futbolcu roman unzala tarafından bulunmuş. tarihi net olmamakla birlikte bu hareketi ilk olarak 1914 yılında yaptığından bahsediliyor. o dönemlerde bu harekete ''şilili vuruşu'' adı verilmiş. bunu nereden biliyoruz? unzala bu hareketi yaptıktan sonra mütemadiyen tekrarlamış. özellikle 1916 ve 1920 copa america organizasyonlarında abimiz sahayı tabiri caizse makaslayarak gezmiş. hal böyle olunca da gerek taraftarların gerekse basının aklına hareket bu isimle kazınmış ve bu şekilde ifade edilir olmuş.
yalnız 1930'lu yıllara gelindiğinde brezilyalı ünlü futbolcu leonidas bu hareketi gerek oynadığı takımlarda gerekse brezilya milli takımında defalarca tekrarlamış. yani tabiri caizse hareketi milletin gözüne gözüne sokmuş. röveşata zamanla leonidas'ın bulduğu bir vuruşmuş gibi algılanmaya ve yansıtılmaya başlamış. anlatılanlara göre leonidas futbol hayatı boyunca en çok röveşata golüne sahip adam. zaten bu yüzden de lakabı lastik adam. yani bu vuruş sitili tam olarak onu yansıtıyormuş, bu sebeple de akıllarda hep lastik adam kalmış ve unzala bey unutulmuş. galeano abi onun itibarını iade etmiş ve mevzu çözülmüş demek isterdim ama çözülmemiş *
çünkü bundan sonrada perulular ortaya çıkıyor. onlarda hareketin kendilerine ait olduğunu ve adının da bisiklet vuruşu olduğunu iddia ediyorlar. ancak bu durum sadece bir iddiadan ibaret. başlangıçta da söylediğim gibi bu hareket ile ilgili yığınla hikâye var ama galeano abi has adamdır, belgesiz konuşmaz. sizi iyisi mi onu dinleyin. artı kitabını da okuyun. arkadaş bir röveşatadan neler çıktı. hiç akıl kârı işler değil bunlar ama yazmış bulunduk artık. geçmiş olsun. *
yalnız 1930'lu yıllara gelindiğinde brezilyalı ünlü futbolcu leonidas bu hareketi gerek oynadığı takımlarda gerekse brezilya milli takımında defalarca tekrarlamış. yani tabiri caizse hareketi milletin gözüne gözüne sokmuş. röveşata zamanla leonidas'ın bulduğu bir vuruşmuş gibi algılanmaya ve yansıtılmaya başlamış. anlatılanlara göre leonidas futbol hayatı boyunca en çok röveşata golüne sahip adam. zaten bu yüzden de lakabı lastik adam. yani bu vuruş sitili tam olarak onu yansıtıyormuş, bu sebeple de akıllarda hep lastik adam kalmış ve unzala bey unutulmuş. galeano abi onun itibarını iade etmiş ve mevzu çözülmüş demek isterdim ama çözülmemiş *
çünkü bundan sonrada perulular ortaya çıkıyor. onlarda hareketin kendilerine ait olduğunu ve adının da bisiklet vuruşu olduğunu iddia ediyorlar. ancak bu durum sadece bir iddiadan ibaret. başlangıçta da söylediğim gibi bu hareket ile ilgili yığınla hikâye var ama galeano abi has adamdır, belgesiz konuşmaz. sizi iyisi mi onu dinleyin. artı kitabını da okuyun. arkadaş bir röveşatadan neler çıktı. hiç akıl kârı işler değil bunlar ama yazmış bulunduk artık. geçmiş olsun. *
devamını gör...
her coğrafyanın bir sınavı vardır
her coğrafyanın bir sınavı vardır. mesela japonya depremler ile sınanır. avustralya yangınlarla afrika açlıkla. iskandinav ülkeleri soğukla sınanır. gerizekalılıkla sınanan tek coğrafya bizimkisi.
devamını gör...
