amcasının tecavüzüne uğrayan kız
kaçma şüphesinin olmaması ne ya? 1 saniye bile daha hava soluyamasın direkt tıkın içeriye işte.birisinin hayatını mahvetmek bu kadar kolay olmamalı.küfür yasak olmasa birkaç kelime ederdim ama işte. kanıt ortada her şey ortada ve hapse atılmıyor.yazıklar olsun.
edit : psikolojim bozuk demiş. umarım lobotomi ile sorunun kısa sürede çözülür.
edit : psikolojim bozuk demiş. umarım lobotomi ile sorunun kısa sürede çözülür.
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
"efendiler, yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz..." diyen başkomutan. saygı, sevgi ve minnet ile...
devamını gör...
sözlük mağazası ürünlerinin cep yakması
yeşillenmenin bedelini ağır ödedim.bir daddy değilim sonuçta neyime güvendim.bir rozet'im bile yok anlıyor musun?
devamını gör...
islamcı yazar terörü
çok basit insan hakları konularında nefret kusan başlıklar açıp her konuda fikir sahibi olan hershitologlar grubu. islamcıların bu kadar zıvanadan çıkma sebebi, modern dünya görüşüne sahip insanların hâlâ onların da görüşüne saygı duyma saçmalığındandır. hiçbir islamcı sizin hiçbir görüşünüze saygı duymaz. varsa yoksa onların fikirleri, inançlarıdır. geri kalan hiçbir fikrin, dünya görüşünün, yaşam tarzının varlık hakkı yoktur onlar için. biz saygı duydukça bunlar meydanın kendilerinde olduğuna inandı. muhtemelen bir kısmı da açılan başlıklarda cadı avı yapıyordur.
devamını gör...
iflah olmaz bir feminist olmak
iflah olmaz bir troll olmaktan daha olumlu olduğunu düşündüğüm durumdur.
devamını gör...
türkiye'nin genel sorunları
cahillik, bastırılmış cinsellik, kutuplaşan halk, yozlaşmış adalet sistemi, kötü ekonomi, torpil düzeni, din merkezci yönetim.
devamını gör...
fotoğraf
t: tıpkı cemal süreya'nınki gibi tüyleri ürperten bir melih cevdet anday şiiri.
anday, oktay rifat, orhan veli ve şinasi baray birlikte bir fotoğraf çektirirler. onun üzerine şu diziler yazılır:
dört kişi parkta çektirmişiz,
ben, orhan, oktay, bir de şinasi...
anlaşılan sonbahar
kimimiz paltolu, kimimiz ceketli
yapraksız arkamızdaki ağaçlar...
babası daha ölmemiş oktay'ın,
ben bıyıksızım,
orhan, süleyman efendiyi tanımamış.
ama ben hiç böyle mahzun olmadım;
ölümü hatırlatan ne var bu resimde?
oysa hayattayız hepimiz.
anday, oktay rifat, orhan veli ve şinasi baray birlikte bir fotoğraf çektirirler. onun üzerine şu diziler yazılır:
dört kişi parkta çektirmişiz,
ben, orhan, oktay, bir de şinasi...
anlaşılan sonbahar
kimimiz paltolu, kimimiz ceketli
yapraksız arkamızdaki ağaçlar...
babası daha ölmemiş oktay'ın,
ben bıyıksızım,
orhan, süleyman efendiyi tanımamış.
ama ben hiç böyle mahzun olmadım;
ölümü hatırlatan ne var bu resimde?
oysa hayattayız hepimiz.
devamını gör...
bir günde dört vatandaşın geçim sıkıntısından intihar etmesi
lebaleb ölüm sayıları olan intiharlar.
ne yazık ki buna yol açan, sabah akşam kurandan alıntı yapan bakara makara iktidar. kitleye cennetlik referanslar sunarken kendi dünyalığını yığınak yapanlar. ya bu memleketin %95'i müslüman değil, ya aziz nesin az söylemiş, ya da çakallarla dans ediyoruz.
ne yazık ki buna yol açan, sabah akşam kurandan alıntı yapan bakara makara iktidar. kitleye cennetlik referanslar sunarken kendi dünyalığını yığınak yapanlar. ya bu memleketin %95'i müslüman değil, ya aziz nesin az söylemiş, ya da çakallarla dans ediyoruz.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
merhaba arkadaşlar,
bu geceki yayınımızda insanların oynadıkları oyunlar başlığından konuşacağız.
başlığa yazarak yayına katılabilirsiniz.
saat 00:00 da blog.kafasozluk.com/
bu geceki yayınımızda insanların oynadıkları oyunlar başlığından konuşacağız.
başlığa yazarak yayına katılabilirsiniz.
saat 00:00 da blog.kafasozluk.com/
devamını gör...
işkolik olmak
işkolikliği sosyal ilişkileri bozacak derecede çalışmak için kontrol edilemez bir istek
ve ihtiyaç duyma hali olarak tanımlayabiliriz. burada dikkat edilmesi gereken bir husus
vardır. işkoliklik çalışkanlıkla alakalı değildir, iş motivasyonuyla alakalıdır. işkolik olanların
büyük bir kısmı çalışkan bireyler değillerdir.
işkolikler stresli iş hayatını tamamen özümsedikleri için bir süre sonra tükenirler.
karşılaştıkları işle alakalı sorunlarla uğraşırken kendilerini aşırı zorlarlar. bu da hem maddi
hem manevi sorunları beraberinde getirir. işkolikler ilişkilerinde başarısızdırlar. depresyon,
öfke patlamaları, stres gibi problemlerle oldukça içli dışlıdırlar.
kurdukları bu düzen onlar için oldukça önemlidir. düzenlerinin bozulması fikri bile
onları rahatsız eder. düzenlerini kaybettiklerinde her şeylerini kaybedeceklerine inanırlar.
kimileri için sosyal hayat kaçılması gereken bir olgudur ve işkoliklik onlara bu imkanı sağladığı için
durumlarından oldukça memnundurlar. ben bu noktada bir miktar haklılık payı bulmaktayım. çünkü her insanın sığındığı bir şey vardır.
kimisi allah’a, kimisi kitaplara, kimisi insanlara kaçar. bu durumu maalesef ki her insan
faydaya çeviremiyor. o yüzden de maddeye, sigaraya, alkole, işkolikliğe varacak raddede işe
kaçabiliyorlar. nihayetinde her fiilin ardını bir neden doldurur. bu devirde insanlar güzellikler
değil bir şeylerden kaçmak için nedenler biriktiriyor.
ve ihtiyaç duyma hali olarak tanımlayabiliriz. burada dikkat edilmesi gereken bir husus
vardır. işkoliklik çalışkanlıkla alakalı değildir, iş motivasyonuyla alakalıdır. işkolik olanların
büyük bir kısmı çalışkan bireyler değillerdir.
işkolikler stresli iş hayatını tamamen özümsedikleri için bir süre sonra tükenirler.
karşılaştıkları işle alakalı sorunlarla uğraşırken kendilerini aşırı zorlarlar. bu da hem maddi
hem manevi sorunları beraberinde getirir. işkolikler ilişkilerinde başarısızdırlar. depresyon,
öfke patlamaları, stres gibi problemlerle oldukça içli dışlıdırlar.
kurdukları bu düzen onlar için oldukça önemlidir. düzenlerinin bozulması fikri bile
onları rahatsız eder. düzenlerini kaybettiklerinde her şeylerini kaybedeceklerine inanırlar.
kimileri için sosyal hayat kaçılması gereken bir olgudur ve işkoliklik onlara bu imkanı sağladığı için
durumlarından oldukça memnundurlar. ben bu noktada bir miktar haklılık payı bulmaktayım. çünkü her insanın sığındığı bir şey vardır.
kimisi allah’a, kimisi kitaplara, kimisi insanlara kaçar. bu durumu maalesef ki her insan
faydaya çeviremiyor. o yüzden de maddeye, sigaraya, alkole, işkolikliğe varacak raddede işe
kaçabiliyorlar. nihayetinde her fiilin ardını bir neden doldurur. bu devirde insanlar güzellikler
değil bir şeylerden kaçmak için nedenler biriktiriyor.
devamını gör...
evde yalnızken yiyişmenin ötesine geçebilmek
mahmut bir akşamüstü uykusu çek istersen!
devamını gör...
yazarların en devlet bahçeli özellikleri
matematiğim berbat.
devamını gör...
yazarların hayat felsefesi
zalim olmak yerine zulme uğrayan ol.
çok üzülsem bile hiç kimseye bilerek ve isteyerek zarar vermediğimi bilerek rahatlıyorum. şu kısa ömrümde ne olursa olsun, ne yaşarsam yaşayayım zalimlerden olmayacağım.
herkes geçmişini bahane etti, üzüldükleri için üzdüler. kendilerini üzenlerden hiçbir farkları yoktu çünkü. bir gün geriye baktığımda onlar gibi olmadığımı göreceğim ve sadece bu bile yaşadığım hayatı değer kılacak bunca zorluğa.
çok üzülsem bile hiç kimseye bilerek ve isteyerek zarar vermediğimi bilerek rahatlıyorum. şu kısa ömrümde ne olursa olsun, ne yaşarsam yaşayayım zalimlerden olmayacağım.
herkes geçmişini bahane etti, üzüldükleri için üzdüler. kendilerini üzenlerden hiçbir farkları yoktu çünkü. bir gün geriye baktığımda onlar gibi olmadığımı göreceğim ve sadece bu bile yaşadığım hayatı değer kılacak bunca zorluğa.
devamını gör...
cep telefonu yazışmalarınızı tuş sesini kısarak yapınız
toplu alanlarda sağa sola yazılması gereken, kamu spotu olması gereken (bkz: yeni görgü kuralı olası şeyler).
devamını gör...
g3 piyade tüfeği
yazarlar ! müsadenizle g3'ü arz ederim.
7.62mm çapında 102 santim boyunda, şarjörle beslenen ve hava ile soğuyan, barut gazının geri tepmesi, icra yayının ileri itmesiyle yarı otomatik veya otomatik olarak atış yapabilen tek erin temel muharebe silahıdır.
1985 model severek kullandığım bir silahtı kendisi. zor zamanlarında yanında olur, arada bir trip atsa da güzel ayrıldık. ilgi delisiydi sürekli bakım istiyordu yoksa trip atıp duruyordu.
7.62mm çapında 102 santim boyunda, şarjörle beslenen ve hava ile soğuyan, barut gazının geri tepmesi, icra yayının ileri itmesiyle yarı otomatik veya otomatik olarak atış yapabilen tek erin temel muharebe silahıdır.
1985 model severek kullandığım bir silahtı kendisi. zor zamanlarında yanında olur, arada bir trip atsa da güzel ayrıldık. ilgi delisiydi sürekli bakım istiyordu yoksa trip atıp duruyordu.
devamını gör...
nickaltı girilsin diye sözlüğü terk eden yazar
aynı zamanda "beni neden sevmediniz" diyen yazardır. yalnız üzgün biçare hissetmiştir. montunu alıp gitmiştir.
devamını gör...
leyla ile mecnun
leylâ ile mecnun, bir arap efsanesine dayanan klasik bir aşk hikâyesidir. fuzuli tarafından 1535 yılında kaleme alınan bu efsane, dünyevi aşkı bir basamak olarak kullanıp onun üstünden maddeden ayrılıp tamamen ruha ait olan ilahi aşkı anlatan hikayeye dönüşmüştür. hikaye şöyledir:
leyla ve mecnun hikâyesi ile ilgili farklı rivayetler vardır. genel olarak bilinen ise; leyla ile kays birbirine aşık olurlar, fakat leyla'yı kays'la değil başka bir adamla evlendirirler. bunu duyan kays, kimsesiz diyarlara / çöllere yaşamak için göç eder. aşkı o kadar derindir ki çevresindeki kimseyi duymaz olur, kendi sessizliğine gömülür. insanlar ona aşkı yüzünden kendini yitirmiş manasına gelen mecnun ismini verir. bir gün kendisine, yani mecnun’a sorulur:
- “sen kimsin?”
- “leylâ!” der.
yine sorulur:
- “nereden geldin?”
-“leylâ’dan…” der.
yine sorulur:
- “nereye gidiyorsun?”
- “leylâ’ya…” der.
bir gün leylâ çölde onu bulur ama mecnun onu tanımaz ve “leylâ benim içimdedir, sen kimsin?” der. leylâ, mecnun’un ulaştığı mertebeyi anlar ve evine geri döner ve üzerinden fazla zaman geçmeden hayata gözlerini yumar.
mecnun, bunu haber alınca gelip onun mezarına uzanır ve canından can gitmiş gibi hıçkıra hıçkıra ağlar. yaradan’a feryat figan dualar ederek canını almasını, kendisini leylâ’sına kavuşturmasını ister. duası kabul olur, göklerin gürlemesiyle birlikte leylâ’sına kavuşur.
--mutlu son--
leyla ve mecnun hikâyesi ile ilgili farklı rivayetler vardır. genel olarak bilinen ise; leyla ile kays birbirine aşık olurlar, fakat leyla'yı kays'la değil başka bir adamla evlendirirler. bunu duyan kays, kimsesiz diyarlara / çöllere yaşamak için göç eder. aşkı o kadar derindir ki çevresindeki kimseyi duymaz olur, kendi sessizliğine gömülür. insanlar ona aşkı yüzünden kendini yitirmiş manasına gelen mecnun ismini verir. bir gün kendisine, yani mecnun’a sorulur:
- “sen kimsin?”
- “leylâ!” der.
yine sorulur:
- “nereden geldin?”
-“leylâ’dan…” der.
yine sorulur:
- “nereye gidiyorsun?”
- “leylâ’ya…” der.
bir gün leylâ çölde onu bulur ama mecnun onu tanımaz ve “leylâ benim içimdedir, sen kimsin?” der. leylâ, mecnun’un ulaştığı mertebeyi anlar ve evine geri döner ve üzerinden fazla zaman geçmeden hayata gözlerini yumar.
mecnun, bunu haber alınca gelip onun mezarına uzanır ve canından can gitmiş gibi hıçkıra hıçkıra ağlar. yaradan’a feryat figan dualar ederek canını almasını, kendisini leylâ’sına kavuşturmasını ister. duası kabul olur, göklerin gürlemesiyle birlikte leylâ’sına kavuşur.
--mutlu son--
devamını gör...
nick değiştirme
ilk katıldığımda yaptım yönetime yazmıştım yardımcı oldu. bir kereliğine izin verilebilitesi olan olay.
devamını gör...

