vincent van cat.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben onun pati atışına, elimi ,kolumu, bağrımı tırmalayışına, fazladan ıslak mama vermediğim zamanlarda dirseğimi ısırışına kurban olurum demek istediğim başlıktır. mazoşist demeyelim de kedilerle kafayı kırmış diyelim.
edit: sevgili baycerraha katılıyorum, gözünüzü sakının efendim, sıpalar bazen dellenebiliyor. gözlerimiz bize lazım aman allah korusun.
devamını gör...

çekingenlikle karıştırılan psikolojik rahatsızlıktır. sosyal fobisi olan kişiler (ben) kalabalık ortamlarda izlenip yargılandıklarını, sürekli eleştirildiklerini, rezil olabileceklerini ve dahası kuruntuyu düşünerek kendilerini gergin bir hal içerisine istemsizce sokarlar. odak noktası olduklarında kızarır, heyecanlanır ve sesleri titrer (özellikle sunum, konuşma gibi etkinliklerde). içedönük yaşamayı sevenleri olduğu gibi (yine ben) dışadönük olup sosyal fobisi olan kişiler de olabilir. bu kişiler her ne kadar sosyal olmak isteseler de rahatsızlıkları yüzünden sosyallikten, kalabalıktan kaçmak durumunda kalırlar. öte yandan içedönükler kendi başlarına vakit geçirmeyi sevdiklerinden kabuklarından çıkma gereği duymayabilirler ama çıktıklarındaysa sosyal fobileri gereği kuruntu, gerginlik, yerilme ve rezil olma korkusu duyarlar. muhtemelen gerekçeleri değersizleştirilme, başarısızlıkların başa kakılması, psikolojik ve fiziksel şiddet, rezil olma anları ve benzeri olaylardır.
devamını gör...

bir bilen abi değil de.... var bunlardan yalan yok. dikkat edin gözüm üzerinizde.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne desin mahmut mu desin?
devamını gör...

klasik olacak ama eskiden çok ağır gelen şeylerin sizde hiç bir etki yaratmamasıdır.
devamını gör...

yalnız olmadığınızın göstergesidir. uyumadan önce yanınıza fazladan bir yastık daha koyun da malum arkadaş rahat rahat uzansın. aman ters bir hareket yapayım demeyin.
devamını gör...

buradan güzel kıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. acın acımızdır.

öncelikle kendini güzel buluyor bak nasıl yol yapıyor diye düşünecekler için söylüyorum, gay ya da translar hakkında yazınca bunu kendinizden mi bilip yazıyorsunuz? bakın gerildim görüyorsunuz. hiç yoktan aramız bozuldu. keşke böyle düşünmeseydiniz.

kısa çoğu erkek ondan daha uzun boylu bir kadınla beraber olmanın son derece gurur vereceğini iddia eder ancak o kadınların yanında yaklaşık 5 cm falan daha kısalır. kendine güvenmediği için duruş bozukluğu oluşur çoğunda. ancak sorsan yine uzun kadın tercih edeceğini iddia eder, yiğitliğe herhangi bir madde sürmez.

aynı şey güzel kadınlar ile beraber olmakla ilgili yine vardır. erkeğe göre bu gurur verici bir durumdur. bunu iddia eder.

ancak sonra sokağa çıkarlar. kadın sahiden güzelse çoğu erkeğin sevgilisine baktığını görür. adamlar ile kıyaslar kendini, ondan daha yakışıklı ya da daha uzun o erkekler ile. sonra karşıdan karşıya geçmek isterler, o güne kadar hep kaldırım kenarında dakikalarca beklemiş çirkin erkeğimiz yeni bir şey fark eder. sevgilisi kaldırım kenarında durduğu an araba yol vermek için nefessiz durmuştur. sevgilisi ise duran o arabanın içindeki kişilere baş ile teşekkür etmiştir. ne oluyordur?

o an kadının kıyafetlerine bakar. eteği mi kısadır sanki? vücut hatları bellidir, evet, çok bariz şekilde. bu nedenle dikkat çekiyordur. oooo ne biçim kıvırtırıyordur ayrıca.

sonra toplu taşımaya binerler ve sevgilisi adımını attığı at iki erkek aynı anda kalkıp yer vermek ister.
tanıyor mudur acaba sevgilisi bu abazanları? kesin tanıyordur çünkü o zaman neden onu görür görmez ayağa fırlasınlardır?

sonra zaman geçer, bir bakar taksici dikiz aynasindan izliyor. bir bakar yanında sevgilisine laf atıldı. bir başka zaman duyar ofise isimsiz çiçekler gelmiş. az zaman sonra kız arkadaşı beni akşamları biri takip ediyor der, çok korkuyorum.

ve sonra kopuş gerçekleşir. koruma içgüdüsü ile aldatıldığına dair şüpheler çatışmaya başlar. sonra o büyük sevgisi ile aşağılık duygusunun verdiği nefret çarpışır. olan hem ona hem de hayatı dar ettiği sevgilisine olur.

ve oturur düşünür. benim bu kadından üstün olan neyim var? maaşım daha yüksek. o 3 bin alıyor ben 7 bin alıyorum. kadının olduğu her ortamda ezilen erkeğimiz kadına maddi şiddet uygulamaya başlar. benimle param için beraber oluyorsun der ve terk edilir.

canım benim bu nasıl bir bakış açısı, bu nasıl bir genellemedir diyecekler vardır. haklılar. ancak dilerseniz biz bu durumu sahiden güzel kadınlara soralım. çirkin bir erkekle beraber olup bu psikolojik şiddete uğramayan oldu mu? ancak rica ediyorum bu durumu ortalama güzelliğe sahip olup monica bellucci havasına sahip olan kişiler yalanlamasın. müthiş haklı çıkasım var şu an. bu keyfimin elinden alınmasını istemiyorum.

böyle saçını atışı ile milletin aklını alabilecek birkaç güzel kadın tanıyorum, çirkin erkekler tarafından sahiden çok üzüldüler. yakışıklı erkekler üzmedi mi? onlar aldatarak üzdü.

evet şu an erkek düşmani haline geldim yine. erkekler ölsün çığlıkları atarak gidiyorum buradan.
devamını gör...

bunu olur olmadık yerde söylemeyin b denince dolara bir haller oluyor.
devamını gör...

yorumsuz paylaşıyorum. yeni asır gazetesinin attığı manşet.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

başka bir görsel daha bırakıyorum buraya asfasfagsgs

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafa sözlük'te gizli reklam olup olmadığını bizlere düşündüren yazarımsı. cinsiyetçi yaklaşımları iğrençleşmeye varan başlıkları ile bilinir.
devamını gör...

bizler bozkırın dalları birbirine bulaşmış ağaçlarıyız. bizim şeklimiz belli. bir makine bizi şekilden şekile sokamaz.
devamını gör...

başka birisi nasıl sevilir bilmiyorum
hangi şehre gidilir yalnız başına,
hangi şarkı dinlenir senle olmayınca.
kimle çay içilir ?
en güzel sözlerin altı kim için çizilir
kimin kokusu saklanır…
hangi hayal hediye edilir,
hangi gözle bakılır o çiçek yaprağı kirpiklerine
nasıl anlatılır gülüşünün sesi
adının güzelliğine hangi alfabe de rastlanır
senin bakışın hangi şiire benzer
kime dokunur, sarılır, uyur bu kalp
hangi insanda rastlanır sana…
gel de anlat…
senden başkası nasıl sevilir ?
bilmiyorum ben…(bkz: ilhan berk)
devamını gör...

severseniz gider...
devamını gör...

açtım sago cezadan neyim var ki çaldı. ayrıca sagoyu cezayı bir araya getiren kafa sözlük detayı güzeldi. hayırlı olsun.
devamını gör...

bir insanı bir bıçakla, silahla ya da sözlerinizle öldürebilirsiniz. bu, arkasında delil bırakma potansiyeli olan bir hamle olacaktır. ancak umursamamak, hiçleşmek, sonsuzluğa doğru gömmek arkasında iz bırakmadan gerçekleşen bir cinayet yöntemidir.
devamını gör...

philoktetes'i bulmuş olmamdır.*
sophokles(m.ö 495-406) yunan tragedyasının en önemli isimlerindendir ki benim için ilk sırada geliyor. yüz yirmi üç tane tragedyasının olduğu biliniyor ve günümüze sadece yedi tanesi ulaşabilmiş. (kral oidipus, oidipus kolonos'ta, trakhisli kadınlar, aias, elektra, antigone, philoktetes). philoktetes dışında hepsini okudum. bugün de onu bulmuş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. çünkü aylardır hiçbir kitabevi'nde bulamamıştım. dost kitabevi yine yüzümü güldürdü.
freud'un psikanalitik kuramları içinde yer alan oedipus(oidipus) ve elektra kompleksleri (elektra fallik dönemdeki kız çocuğun babaya karşı olan tutkusu, oidipus da erkek çocukların anneye karşı tutkusunu işliyor. bu komplekse sahip kız çocuklar anneyi bir düşman ya da rakip görebiliyorlar. erkekler de aynı şekilde babalarını. yaş ilerledikçe bu durum her bireyde farklı şekillerde karşımıza çıkıyor) ilhamını sophokles'in kral oidipus ve elektra tragedyalarından alıyor. gelişim psikolojisine de önemli bir bakış açısı kazandırmış oluyor bu sebeple sophokles. daha sonra firdevsî o meşhur "şehname" eserinde, orhan pamuk da "kırmızı saçlı kadın" romanında bu komplekslere yer veriyor. karşılaştırmalı okuma yapıldığı zaman da öğrenme daha güzel ve kalıcı bir hal alıyor.*
antik yunan dönemi mitlerinden tutun da aristokrasiden, dönem insanlarının inanç sistemlerine, aşklarına, başkaldırılarına kadar pek çok konuyu kitaplarında bulmak mümkün. bu konuları işleyişi de oldukça başarılı. her sahneyi gözünüzün önünde canlandırabiliyor olmak da büyük keyif aynı zamanda. ve bence shakespeare ile kapışır.* okuyun, okutun.



zorlu psm "dijital sahne" antigone'dan bir bölümü bizlere hediye etti. bu kadarı bile sophokles'in ustalığını görmemizi sağlamaya yeterli diye düşünüyorum. keyifli seyirler dilerim.
devamını gör...

teklifte bulunup ısrar etmeyen birtakım yazarlardır. tekliflerine göre eğlenilecek kız değil evlenilecek kız arıyorlarmış. sırf bu rezaletten dolayı hepsinin nickinin üstünü çizdim. next.
devamını gör...

çocuğun senin malın değil.
onun özgürlük alanına zorla giremezsin.
hayır, annesi olsan da giremezsin.
her şeyden önce çocuk yetiştirmiyorsun, bir birey yetiştiriyorsun.
çocuğunun kendi zevkleri olacak, o da ilerleyen yaşlarda kendini bulmaya çalışacak. buna engel olma. senin istediğin hayatı bunu yaşamalısın diyerek atma önüne, onun hayallerinin önüne kendi hayallerini koymaya çalışma. erkek diye maviyi, kız diye pembeyi dayama mesela. bırak o yeşili seviyorsa yeşil olsun. ders,ders diye küçücükken başlayıp zorlamak yerine otur mesleklerden bahset mesela ama öyle benim yavrum doktor olacak, dünyayı kurtaracak da şöyle böyle diyerek değil. onunla sohbet et. kendi fikrini sun, onun fikrini de öğren. mesela doktor bir arkadaşından bahset, oralara gelmek için çok çalıştığını ama hak ettiğinden bahset. sorumluluk bilincini aşıla ama o fark etmeden. bunları yaparsan, bunları kazanırsın gibi. sonra ekleyiver ama avukatlar da çok çalışıyor bak, ne güzel. zaten hâkimi de sorar, pilotu da o çocuk sana. büyüdükçe kafasında tartar zaten x olmak istiyorum, yarın y olacağım diyebilir. neden olmasın de, elbette olabilirsin de. ama çocuk aklıyla kendini bir tutup hayır x ol deme. ona bir birey gibi hissettir. onu avucunda sıkma, hatta mümkün olduğunca açık bırak o avcu ama hiçbir zaman uzaktan göz etmeyi de unutma. (ona tanıdığın özgürlüğün, ona sunduğun imkanların ve duyduğun güvenin farkına varınca zaten kendisi avucunda durmak isteyecektir zaten. zorla eline almaya çalıştığın bir kuşu düşün, birde eline kendisi gelen bir kuşu.) daha doğrusu ona kendini göz etme imkanını ver, nasıl yapacağını öğret ne gözün arkada kalsın ne de sen çocuğunun boğazına yapışmış ol. bir sorunu olduğunda gelip sana anlatabilsin. "eyvah, annem kızacak! ne yapacağım?" diye yanmasın yavrucak. "ne yapmam gerektiğini anneme sormalıyım belki de." diyebilecek durumu olsun hep işin içinden çıkamadığında. ve her şeyden önemlisi. en en önemlisi onda yaralar açma. ailenin açtığı yaralar iyileşmiyor, kabuk bağlamıyor, bağlasa da en ufak şeyde tekrar daha da derinden kanıyor. çoğu ebeveyn çocukluk dönemine eğitim olarak yüklenip ergenlik döneminde çocuk ergen olduğu için ne yapsa yanlışı onda bulmaya başlıyor ve eğitim kısmını sanki çocuk almamak için direniyor gibi düşünüyor ama hayır asıl eğitim o zaman başlıyor. hatta hayattan almaya başlıyor çocuk eğitimi bu sefer. bir birey olmanın eğitimi bu, hayatta dik durmanın, acıların, ilklerin, en berbat dönemlerin. hayır çocuk ergen olduğu için zor gelmiyor. çocuk hayata adım attığı için, zor olduğu için zor. illaki destek olmayacaksanız bile çocuğunuzun aklı ermeye başladığı dönemden bu dönemin sonuna kadar olan süreçte yara bırakmayın. lütfen yapmayın bunu çocuğa. geçmiyor, silinmiyor izleri. bu dönemde karakter oluşur, içine işliyor. çocuğunun içine güzellik işle, mutluluk, huzur nakışla. huzursuzluk, hırçınlık, dolu dolu nefretle baş etmek zorunda bırakma çocuğu. insan olarak değerlerini ciğerine işle, nefes aldıkça değerli olduğunu bilsin. insan olduğu için. kızsa değerini işle, kız olduğu için. diğer kızlara, erkeklere nasıl davranmalı öğret. erkekse değerini işle, erkek olduğu için. kızlara, erkeklere, insanlara nasıl davranılır öğret. cinsiyet eşitliğini zorla da olsa sok kafasına! karşısındakine insan olduğu için saygı duymayı öğret. özellikle erkekse masumane bir kadın sevgisi işle yüreğine. birey olduğu için değerli hissettir çocuğunu. kız, erkek fark etmez. kendine yetebilen bir insan yetiştir. yemeğini de yapabilsin, kendine yetecek kadar temizliğini de. ekonomik gücünü eline alması gerektiğini anlamasını sağla. yarın bir gün birilerine muhtaç olmasın. erkekse canı bir şey istediğinde mutfağa gidip yapabilmekten aciz olmasın mesela. kızsa sevgilisinin ona karışabileceği sınırları bilsin. kendini aşanı kabul etmesin. dostluk nedir öğretin, anlatın. hiç sahip olamasa da- ki yüksek ihtimal bu - yine de bilsin. kültürlü bir çocuk yetiştirmeye çalıştırın. istediği "güzellikleri" imkanınız yettiğince verin ama her istediğini de değil. çocuğunuz yanınızda kendisi olabilsin. aksi halde çocuk evde de dışarıda olduğu gibi bir savunma kalkanıyla yaşamak zorunda kalıyor ve ona ulaşamamaktan yakınıyorsunuz. ve anneler, çocuğunuzu size değer verecek şekilde yetiştirin, size yardım etsin, ona yardım edin. aranızdaki mesafe o büyüdükçe artar büyük ihtimalle işte bunun olmaması için onun kalbini kendinize yakın tutmaya çalışın. eğer zorla varlığını yanında tutmaya çalışırsanız o kuş uçmayı öğrendiği an gözü dışarıda olur. ama kalbine ulaşırsanız ne kadar uzak olursa olsun çok yakın olursunuz. bütün yükü de sırtınıza almaya çalışmayın. tek başına çocuğun yükü kaldırılmaz. babası için de geçerli bu şeylerin hepsi. aslında ebeveynler için geçerli.
üzmeyin ulan çocuğunuzu!
tek üzülen sizmiş gibi de davranmayın.
acısını küçümsemeyin, yalnız kalmak istiyorsa bırak kalsın biraz. içinde halledip geri döner sana o çocuk mutlu hissettirirsen.karakteri biraz farklıysa kabul et. sen bu çocuğu kabul etmek zorundasın. sen istedin onu ama o seni istedi mi? böyle bir şansı var mıydı? farklı diye yargılama. onun çocuğuyla bunun çocuğuyla ilgilenme. kendi çocuğuna ver ilgini,sevgini, zamanını. ve yine unutma senin çocuğun özel ama bu atomu parçalayacağı, insanlığı kurtaracağı anlamına gelmiyor. o kendisi olduğu için özel. bunu anlayın, yapmak istediklerinde destek olun, olmuyorsanız bile asla köstek olmayın. yine sıkça yapılan bir şey daha sırf çocuğun diye sevme, onu kendisi olduğu için sev eğer yalnızca annesi olduğu için seni sevmesini istemiyorsan. o çocuk baktığında gurur duysun benim annem şöyle diye. hayır bu statü,maddiyat, güç değil. bazen annen misafir çocuğu hatalı olmasına rağmen sana kızdığında oldukça mutlu olursun çünkü bilirsin neden yaptığını. yüreği güzeldir, gurur duyarsın.
anneler güzeldir, özeldir ama çocuklarına yara olmasınlardır...
devamını gör...

"
- aysel gitti.
+ onun için mi üzgünsün ?
- yoo.
+ döner herhalde, üzülme ne olursun?
- dönse de fark etmez.
+ neden?
- artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz ki. bir kere gitti mi gitti. yüzüne baktığında hep bunu hatırlarsın.

(bkz: şaşıfelek çıkmazı)

cuk & r.i.p.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim