atmosfere bir şey ittiriliyor, güneş bastıkça basıyor.* kızdırmayın güneş'i ortalık yangın yeri. esmiyooor...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
an itibariyle yurdum insanı.
devamını gör...

hindistan'da bıyık bırakan polislerin zam alıyor olması. bir yurt dışı eğitim programına başvururken karşılaştığım "kültür" sorusuydu. ilginç, ne diyelim?
devamını gör...

kedilerin 2000 yıl evvel de sürekli yattığını belirten eser:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaşamadığım ve uygun başlık bulamadığım için benzer ama aynı olmayan bir konuyla ilgili bir anıyı anlatmama vesile olan eylem.

ortaokuldayken, sınıftaki arka sıralarda oturan 2 arkadaş kopya çekmişti bir derste. daha doğrusu biri diğerinden çekmiş, o da kâğıdını göstermiş falan neyse... sınav sonuçları okunacak o gün. sembolik olarak ahmet ve mehmet diyeyim bu ikisine. hoca "ahmet ve mehmet burada mı?" dedi. kalktı bunlar. ahmet'i aldı tahtaya. "senin adın ne?" dedi.
- ahmet.
- kâğıdın bu mu?
- evet o.
- isim olarak ne yazıyor?
- mehmet.
- senin adın ne?
- ahmet.
- niye burada mehmet yazıyor?
- ...
- oğlum cevap versene!
- hocam...

meğer bu akıllı kâğıdı aynen geçirirken mehmet'in adını ve soyadını da yazmış kendi adı yerine. ortada 2 adet mehmet kâğıdı var, ahmet'inki yok. biz epey eğlenmiştik ama ahmet pek de eğlenemedi tabii...
devamını gör...

"40 senedir yemekle içli dışlı olmama rağmen pudra şekerinin burundan tüketilebildiğini bilmiyordum"
(bkz: vedat milor)
devamını gör...

her tanımı dolu dolu, uzun tanımlarını bile keyifle okutturan bir yazar.. keyifle takip ediyor, bilgileniyorum sayesinde. keyifli sözlükler.
devamını gör...

kuruluş osman'ı izlediğim halde kendimi kaptırmadığım düşünce biçimi. zira soyumun sopumun nereden geldiğini az çok biliyorum. fakat ciddi biçimde buna inanan büyük bir kesim var ülkede.
devamını gör...

ünlü filozofun da dediği gibi "herkesin hayatına kimse karışamaz" şeklinde açıklanabilir.
devamını gör...

an itibariyle karmaya kıyıp aldım*. iyi mi ettim kötü mü ettim bilmiyorum ama yaptım böyle bir şey.
aslında normalde hiç merak etmiyordum kimin beni takip ettiğini. ama bu gece fazla işsiz olduğumdan içime bir merak düştü. tutamadım kendimi. bir de şu iç ses şeysi var..
"acaba kimler seni takip ediyor?"
-132 yazar.

"hadi zümrüt, sadece 1500 karmacık."
-ben onu kolay mı kazandım sanıyorsun?

"sen de merak ediyorsun biliyorum. hadi sadece bir kilit sembolüne dokunacaksın."
-allah'ım sen affet. uyuyorum yine iç sesime.

şuanlık bir pişmanlığım yok. ilerde olur mu bilemem. **
not: konusu açılmışken söyleyeyim. beni takip eden yazarlara çok teşekkür ediyorum. sağolun, var olun.*
devamını gör...

kebapçıyım diyerek tiye alınabilecek, bedevi sorusu.
ciddiye alıp "yok ağbi okuyorum, yurt, barınma, insanı ihtiyaç" vb. cümleler ile bir çaba sarf edip, cevaplamaya gerek yok.
devamını gör...

kuyruk anlamında gelen kelime. bu organa kan gittiği zaman erkeklerin beynine kan gitmez aynı zamanda. beynine kan gittiği zaman ise penisine kan gitmez. kanın gittiği yere göre erkeğin düşüncesi şekillenir.

eski zaman’larda tıpkı vajina ve meme gibi bereketin simgesi olarak görülmüş ve heykelleri yapılmıştır. uzun yaşa kutsal penis!*
devamını gör...

yonca evcimik - abone.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayvana şiddet yasası çıkmayacak diye yorumladım.
devamını gör...

yunancada 'sıkıca germek' anlamına gelir. katatoni görülen birey sadece durur. asla tepki vermez. dış dünyaya karşı ilgisini yitirmiştir. hareket ettiremezsiniz. hatta kaslarını o kadar kasar ki açmaya çalıştığınızda kırılmalara sebep verebilirsiniz.
devamını gör...

şef joseph ile ilgili iki kitap önermek isterim. bunlardan birincisi ''chief joseph & the flight of the nez perce: the untold story of an american tragedy'', kent nerburn'un yazdığı bu kitapta hin-mah-too-yah-lat-kekt'in ve nez perce kabilesinin yaşadıkları güzel bir dille anlatılmış.

ikincisi ise ''chester anders fee, chief joseph: the biography of a great indian'' adlı 1936 yılında yayınlanan bir kitap.

kanımca kendisi ile ilgili yazılmış en önemli kaynaktır. bu kitabı okuduğunuzda hin-mah-too-yah-lat-kekt'in ne kadar önemli bir ruhani lider olduğunu anlıyorsunuz. kitapta kendisinin yaşanan her olayla ilgili görüşlerini direkt kendi ağızından okuma şansına erişiyorsunuz ki bu da kendisini daha iyi tanımanıza katkı sağlıyor.

başlığı açan değerli yazar arkadaşıma ek olarak da bir iki şey yazayım.

hin-mah-too-yah-lat-kekt adı nez perce dilinden ''gümbürdeyen gök gürültüsü'' olarak da çevrilmektedir. açıkçası bu isim benim daha çok hoşuma gidiyor.

nez perce kabilesi, diğer kabilelere nazaran beyaz adamın isteklerine daha çabuk boyun eğmiştir. toplu halde hristiyanlığı kabul etmiş ve vaftiz olmuşlardır. ancak buna rağmen, beyaz adamın gazabından kurtulamamışlardır. topraklarının tamamı ellerinden alınmak istenmiş ve idaho'da bir rezervasyon alanına kapatılmalarına karar verilmiştir. hal böyle olunca nez perce kabilesinden bir grup savaşçı -ki bunların arasında beyaz kuş ve aynaya bakan da vardır- isyan etmişlerdir. bu isyan sonrası şef joseph'in amerikan hükümetinin baskılarının iyice artması nedeni ile kendilerine verilen incili yaktığı söylenir.

bu olaylar sırasında da şu sözleri söyler; ''durumumuzu düşündükçe kalbim ağırlaşıyor. kendi halkımdan bazılarını kanun kaçağı olarak gösteriyorlar, onları ülkenin bir ucundan bir ucuna sürüyorlar yada hayvanlar gibi vurup avlıyorlar.

amerikan hükümeti isyanı gerekçe göstererek, nez percelerin üzerine iki süvari birliği gönderince, hin-mah-too-yah-lat-kekt, oturan boğa gibi kanada'ya göç etmek zorunda kalmıştır. bu göç esnasında arkalarında iki süvari birliği vardır. zaman zaman sıcak çatışmalar yaşanmış. her defasında nez perce'ler amerikan birliklerini püskürterek, isyancı grupla birleşmeyi başarmışlardır.

bu seferde, general nelson a. miles tarafından yönetilen ve cheyenne izcilerini kullanan yeni bir birlik, göç eden grubun peşine düşmüş ve ayı pençesi dağlarında nez perceleri sıkıştırmıştır. bu sırada nez percelerin savaş şefi olan hin-mah-too-yah-lat-kekt'in kardeşi ollikut öldürülmüştür. dondurucu soğukta aç ve susuz 5 gün direnmişlerdir. teslim olduklarında sayıları sadece 87'dir. teslim olduğunda şu meşhur konuşmayı yapar;

general howard’a söyleyin onun kalbini biliyorum. daha önce bana, bende bir kalbe sahibim demişti. savaşmaktan yoruldum. şeflerimiz öldürüldü. looking glass öldü. yaşlı adamların hepsi öldü. tu-hul-hil-sote öldü. gençlerin lideri ollikut öldü. hava soğuk ve battaniyemiz yok. çocuklar donuyor. halkımın bazıları tepelere kaçtı. yiyecek ve battaniyeleri yoktu. kimse nerede olduklarını bilmiyor. belki de donarak öldüler. çocuklarımı aramak, ve onlardan kaçını kurtarabileceğimi görmek için zamanım olsun istiyorum. belki onları ölüm yakaladığı sırada bulacağım...

dinleyin beni ! şeflerim ! yoruldum. kalbim hasta ve üzgün. yine de güneş nereden şimdi doğuyorsa orada beyaz adama karşı durup savaşacağım.


bu olaydan sonra hin-mah-too-yah-lat-kekt 27 yıl boyunca rezervasyon alanında tutsak olarak yaşadı ve orada hayata gözlerini yumdu.

rezervasyon alanları ile ilgili sözleri ise can yakıcıdır;

eğer beyaz adam huzur içinde yaşayan kızılderililerle barış içinde yaşamak istiyorsa, bu kadar zor kullanmaya ihtiyaçları yok. bize kendi insanlarına davrandıkları şekilde davranmalı, hepimize eşit şekilde yaşama ve büyüme şansı vermeli.

tüm insanlar büyük ruh tarafından yaratılmıştır. hepsi kardeştir. doğa ana tüm insanların annesidir ve tüm insanlar onun üzerinde eşit haklara sahiptir.

atları kazıklara bağlarsanız onların iyi büyüyeceğini umabilir misiniz? eğer kızılderilileri dünyadaki küçük bir leke gibi görür ve rezervasyın alanlarında kalmaya zorlarsanız, o zaman ne memnun olacaktır ne de gelişip başarılı olacaktır.

bazı beyaz adam şeflerine sordum, kızılderililere sadece bir tek yerde yaşamalarını söyleyebilecek otoriteyi kimden aldılar, bana bunun cevabını veremediler.

özgür bir adam olmama izin verin, özgür seyahat etmeme, özgür alışveriş yapmama, özgür çalışmama, seçtiğim yerde özgürce ticaret yapmama, özgürce kendi öğretmenlerimi seçebilmeme, özgürce büyüklerimin inançlarını takip edebilmeme, özgürce konuşmama, düşünmeme ve kendimce hareket etmeme...

ancak böylelikle sizin kanunlarınıza uyabilirim.
devamını gör...

internetle tanışmadan önceki, ışıkları söndürüp hafiften loş ışık bırakarak trt radyosu dinlediğim zamanları anımsadım, o zamanlara doğru gittim.
devamını gör...

ne olduğu, kim olduğu bilinmeyen ancak en bilge olduğuna karar verilen iskandinav mitolojisi figürü. odin'de bunu bildiğinden olsa gerek kendisini danışmanı olarak atamıştır. öngörüleri hep tuttuğu için ona kehanet tanrısı diyenlerde vardır.

adı ''hatırlayan bilge'' anlamına gelir. evrendeki tüm sırlara vakıf olduğuna inanılır. urd kuyusunun mülkiyeti kendisine aittir. tapu senedini üzerine yapmıştır. burada bahçeli müstakil bir evi vardır. gjallarhorn adı verilen boynuzu her sabah kalktığında suya daldırır ve içer. böylece bilgeliğini korumaya devam eder.

odin, danışmanının bu bilgeliğinden çok etkilendiği için, bende azıcık şu kaynaktan nasiplensem fena olmaz der ve kılık değiştirerek urd kuyusunun yolunu tutar. mimir'den bir damla su ister. üstat, ''öyle beleşe olmaz efendi!'' diyerek çıkışır odin'e. ''bu sudan içmek istiyorsan kendinden bir şeyler vermelisin.'' diye ekler ve postayı koyar.

odin'de iki gözüm var zaten birini vereyim madem diyerek gözünü söker ve atar kuyunun içine.

bedel ödenmiştir. mimir doldurur gjallarhorn'u, iç bakalım der gülerek. odin suyu kana kana son damlasına kadar içer. aydınlanmanın kralını yaşar. tek gözü vermiştir ama artık her şeyi daha net görmektedir. geçmiş, gelecek ayağının altına serilmiştir. kıs kıs gülerek mekanı terk eder.

aradan zaman geçer odin, yardımcı olması için mimir'i, aesir tanrısı hoenir'e gönderir. hoenir, mimir sayesinde, muntazam kararlar verir. düşmanı vanir bu duruma gıcık olur, ''bir haltı da bilme be mübarek!'' diyerek mimir'in kellesini alır ve odin'e gönderir.

odin, sükunetini bozmaz. mimir'in başını alır güzelce okşar. ona büyülü sözler fısıldar. çeşit çeşit bitki karışımlarıyla bu dahiyane başı ovalar. bayağı bir uğraştıktan sonra mimir'in kellesi gözlerini açıverir. odin sorular sormaya başlar. mimir'in kellesi yine eskisi gibi bilgece yanıtlar vermektedir. durum kotarılmıştır. odin derin bir oh çeker. olan mimirin vücuduna olmuştur.

en nihayetinde odin mimir'in kellesini, kendi gözünün bulunduğu urd kuyusuna atar. gjallarhorn'u, heimdallr'a emanet eder. böylece hikaye sona erer. ta ki, boru tekrar üflenene kadar...
devamını gör...

hayallerime şöyle bir köpeği soktu ve hiç çıkmıyor. ah "beethoven" ah iki gözümün çiçeği neredesin.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


not: resimler blog.n11.com ve sinematv.com sitelerinden alınmıştır.
devamını gör...

anlamaktan kastının ne olduğuna bağlı. mesela beni kimse değil %30,%0,0001 bile anlamıyor...
(bkz: ergenlik dönemi)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim