normal sözlük'te futbol konuşulmaması
mümkünse premier league maçları dışında futbol konuşulmasın, netekim premier league'de futbol değil sanat icra edilir.
devamını gör...
robert e. howard
1906 - 1936 yılları arasında yaşamış amerika’lı yazar ve şairdir. karanlık fantezi, korku, tarihsel macera gibi türlerde eserler vermiştir.
kaynak
kaynak
devamını gör...
özdemir erdoğan'ın zeki müren'le ilgili açıklamaları
''o yıllarda her fakültede olduğu gibi bizim fakültemizde de gruplar vardı. özellikle doğu kökenli arkadaşlarımızdan oluşan bir grup maço tavır sergilerdi. zeki müren ve bizim sınıftan bobo'nun tavırları ise farklıydı. bu tavırlar o gruptakilere göre erkekliğe büyük ihanetti. sürekli ona takılmadan edemiyorlardı. buna takılma demek de doğru değildi. ona isim takıp arkasından da küfrediyorlardı. başka bir motif daha vardı tabii...
...
bir gün kantinde oturuyorduk. zeki müren içeri girerken peşinden gelen o gruba bağırıyordu. anlaşıldığı kadarı ile zülfü yâre dokunmuşlardı. kantinin kapısında 5 kişi durmuşlar, sırıtıyorlardı. zeki müren'in bam teline basmışlardı.
zeki müren, "bana bakın o...pu çocukları," dedi ve kemerini çözüp pantolonunu indirdi. donunu iki eliyle tutarak, "ben şimdi bunu da indireceğim. çok merak ederek laf attığınız erkekliğimle mukayese edebilecek bir babayiğit varsa çıksın ortaya da benim yaptıklarımı yapsın." dedi ve suratlarına baktı.
zeki seslendi "hadi, hadi... o çok övündüğünüz erkekliğinizi gösterecek bir yiğit yok mu? " karşı taraf ne yapacağını şaşırmıştı. zeki müren, "anlaşıldı sizde iş yok ama erkek nasılmış görmeniz gerekir," dedi. donunu indirdi aşağıya. biz sadece yuvarlak poposunu gördük. öbürleri şaşkınlık içinde kantini terk ettiler. ondan sonra bu olay çok konuşuldu ama maço takımı o konuda bir daha ağzını açmadı"
--- alıntı ---
aşkın kavurduğu güneş zeki müren
--- alıntı ---
...
bir gün kantinde oturuyorduk. zeki müren içeri girerken peşinden gelen o gruba bağırıyordu. anlaşıldığı kadarı ile zülfü yâre dokunmuşlardı. kantinin kapısında 5 kişi durmuşlar, sırıtıyorlardı. zeki müren'in bam teline basmışlardı.
zeki müren, "bana bakın o...pu çocukları," dedi ve kemerini çözüp pantolonunu indirdi. donunu iki eliyle tutarak, "ben şimdi bunu da indireceğim. çok merak ederek laf attığınız erkekliğimle mukayese edebilecek bir babayiğit varsa çıksın ortaya da benim yaptıklarımı yapsın." dedi ve suratlarına baktı.
zeki seslendi "hadi, hadi... o çok övündüğünüz erkekliğinizi gösterecek bir yiğit yok mu? " karşı taraf ne yapacağını şaşırmıştı. zeki müren, "anlaşıldı sizde iş yok ama erkek nasılmış görmeniz gerekir," dedi. donunu indirdi aşağıya. biz sadece yuvarlak poposunu gördük. öbürleri şaşkınlık içinde kantini terk ettiler. ondan sonra bu olay çok konuşuldu ama maço takımı o konuda bir daha ağzını açmadı"
--- alıntı ---
aşkın kavurduğu güneş zeki müren
--- alıntı ---
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
uzun zamandır beklediğim ve içerisinde benim de makalem olan kongre kitabının yayınlanmış olması. yarın yayınlanacaktı aslında takvime göre ama süpriz oldu.
450 sayfalık bir kitabın sadece 11 sayfası bana ait olsa bile yine de çok hoş *
şimdi gelsin mezuniyet.
450 sayfalık bir kitabın sadece 11 sayfası bana ait olsa bile yine de çok hoş *
şimdi gelsin mezuniyet.
devamını gör...
şanlıurfalıların elektrik duası etmesi
kaçak elektrik duasına çıkan yurdum insanıdır o.
devamını gör...
psg (yazar)
kendisiyle hiçbir alıp veremediğim olmayan fakat kendisine kitap yollanırsa çok üzüleceğim yazar.
bilen bilir; sözlükte 800 tanıma ulaşamamış ancak entryleriyle bir şeyler öğreten çok yazar var. onlar varken iki kelimelik tanımlarla kitap kazanan hiçbir yazara müsamaha gösterilmemeli.
kusura bakmasın, olan bu.
bilen bilir; sözlükte 800 tanıma ulaşamamış ancak entryleriyle bir şeyler öğreten çok yazar var. onlar varken iki kelimelik tanımlarla kitap kazanan hiçbir yazara müsamaha gösterilmemeli.
kusura bakmasın, olan bu.
devamını gör...
misc radyo yayını
ey ahali, zombi mahali!
cenk beni evimden alacakmış. okurken de, yazarken de inanası gelmiyor insanın. ben edirneye kadar gelsem, geri kalan yolu da o gelse?.. canlandıramadım, yok. halbuki atla deve mi? her şey bir uçağa bakar eheh. bu yıl değil. bu yıl uçaklara ben bakıyorum, oturduğum çimenlerden. höffff sevgimi anlatırken vıcıklaşabilirim. affedin, cenku balım’ın da yan etkisi bu işte. insanı bi yumuşatıyor…
akşama gelince, biz böyle bir takım irezil anılarımızla karşınızdayız. * o kadar da prestij kastık, karizma, şekil şukul yaptık sözlükte. akşamdan sonra bağzılarımızı sidikli diye anacaklar, püh! ben şimdiden uyarımı yapayım;
yemek yerken dinlemeyin, dinlerken yemek yemeyin, yemeyin dinlerken yemek.
cenk beni evimden alacakmış. okurken de, yazarken de inanası gelmiyor insanın. ben edirneye kadar gelsem, geri kalan yolu da o gelse?.. canlandıramadım, yok. halbuki atla deve mi? her şey bir uçağa bakar eheh. bu yıl değil. bu yıl uçaklara ben bakıyorum, oturduğum çimenlerden. höffff sevgimi anlatırken vıcıklaşabilirim. affedin, cenku balım’ın da yan etkisi bu işte. insanı bi yumuşatıyor…
akşama gelince, biz böyle bir takım irezil anılarımızla karşınızdayız. * o kadar da prestij kastık, karizma, şekil şukul yaptık sözlükte. akşamdan sonra bağzılarımızı sidikli diye anacaklar, püh! ben şimdiden uyarımı yapayım;
yemek yerken dinlemeyin, dinlerken yemek yemeyin, yemeyin dinlerken yemek.
devamını gör...
aileden birinin özlü sözleri
anneannem özü ağlamayanın gözü ağlamaz derdi.
devamını gör...
star wars
efsane olan bir evrendir star wars evreni. en sevilmeyen filmi bile, sırf bu evren için izlenir haldedir.
devamını gör...
meraklısı için öyle bir hikaye
ankara devlet tiyatrosu tarafından ilk kez 2013-2014 sezonunda sahnelenen, başrolünde erdinç doğan'ın harikalar yarattığı tek kişilik dev bir oyun. sahnede izlemesi başka güzeldi elbette ya, bu akşam evde izlemeyi de dört gözle bekletir insana. çok özlediğimiz sahnelere birazcık da olsa erişebilmek belki mümkün olur diye.
devamını gör...
baklava ile ayran içmek
baklava ile ayran içen kişinin bu ikiliyi ilk kez mevlütte tatmış olasılığı %92 dir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sosyal hayatları
devamını gör...
evdekilere küsüp kızınca yapılanlar
küçükken ağlayarak günlüğüme yazıyordum.
devamını gör...
kılcal damar
vücut yüzeyine yakın bulunan damarlardır. kapiller de denir. atardamarlar ile toplardamarlar arasında yer alarak madde alışverişini sağlar. kılcal damarların çatlaması sonucu oluşan varisler telenjiektazi olarak adlandırılır.
devamını gör...
bir insanın sizden hoşlandığını anlamanın yolları
sürekli muhabbet açmaya çalışmasından, gözlerinden, seni kayırmasından anlaşılır bence.
devamını gör...
yazarların zengin olduklarında yapacakları şeyler
bir yazlık alırdım akyaka taraflarinda. bahçesine birkaç sey dikerim. iki katlı olurdu. üst katını kütüphane yapardım. bir tane kafe açardım. kitap kafe de olabilir. onunla da gecimimı sürdürürdüm.
devamını gör...
abdülmecid efendi
son islam halifesi. ressamlık da yapmıştır. babası, padişah abdülaziz'dir. abdülmecid efendi, babası padişah abdülaziz tahttan indirilince daha 7-8 yaşlarındaydı. bu dönemde, abdülhamid himayesinde sarayda eğitim görmüştür. arapça, almanca, fransızca gibi dilleri öğrenmiştir. ressamlığı da öğrenmiştir. abdülmecid efendi'nin padişah olabilmesine daha çok vardı, çünkü kendisinden daha büyük kişiler olduğu için, tabii ilk onlar padişah olacaklardı. bu yüzden de, abdülmecid efendi, kendini sanata adadı. abdülmecid efendi, batı tarzına uygun bir yaşam benimsemişti. köşkünde ailesiyle birlikte "izole" bir şekilde yaşadı, ta ki ikinci meşrutiyet kabul edilene kadar.. bu dönemde kurumlara destekler verdi ve bugün kızılay olarak bildiğimiz hilâl-i ahmer cemiyeti'nin fahri başkanlığını yaptı.
abdülmecid efendi, türk ressamlarının önde gelenlerinden biri haline gelmişti. dönemin ressamlar cemiyetinin de fahri başkanlığını yaptı. yaptığı tablolar, yurt dışında bile büyük ilgiyle karşılandı. müzisyenlik de yapan bu zeki son halife'nin birçok bestesi vardır fakat günümüze çok azı ulaşabilmiştir. fakat biz bugün işin sanat yönüyle değil, daha çok "siyasî" yönüyle ilgileneceğiz. ikinci meşrutiyet kabul edilince, istanbul yönetimine karşı büyük bir ayaklanma yapıldı. tabii bu ayaklanma da, atatürk de vardı. sonuç olarak abdülhamid tahttan indirildi. ve tahta v. mehmed çıktı. v. mehmed'den sonra tahta veliaht yusuf izzeddin efendi gelecekti. fakat yusuf izzeddin efendi, beklenmedik bir şekilde köşkünde ölü olarak bulundu! ölüm sebebinin intihar olduğu düşünülse bile, ittihat ve terakki cemiyetinin onu öldürttüğüne dair iddialar da vardır. daha sonra tahta son sultan vı. mehmed çıktı. veliaht ise abdülmecid efendiydi.
ülkede işgaller başladı, bu sırada görevi ülkeyi bu işgallerden kurtarmak olan kuvâ-yi milliye hareketi, abdülmecid efendi'yi 1920 yılında ankara'ya davet ettiklerinde, o hayır cevabını verdi. atatürk, 1921 yılında, abdülmecid efendi'yi sultan olmaya çağırdı, fakat abdülmecid efendi'nin cevabı, bir kez daha, "hayır"dı! 1922 yılında ise saltanat kaldırıldı. böylelikle abdülmecid efendi, artık "veliaht" değildi. artık sultan olmayan vı. mehmed, vatan hainliği suçundan yargılandı ve türkiye'yi ingiliz zırhlısı ile terketti. (bkz: vahdettin)
böylelikle halifelik boş kaldı. tartışmalar başladı ve ardından seçim yapıldı. abdülmecid efendi halife seçildi. abdülmecid efendi, meclise teşekkür etti, halifeliği tanındı. ve, yıl 1923. cumhuriyet'in ilanı. herkesin aklında bir soru vardı; "cumhuriyet ilan edildiğine göre, hilafet'e ne olacaktı?" türkiye hükumeti ile halife arasında bazı sebeplerden dolayı gerginlikler oluştu. bunun sebebi de, son halifenin, parasının (tahsisatının) artırılmasını talep etmesiydi. ve başka bir sebep daha.. 1924 yılında, halifelik meselesi tartışıldı. bazıları halifeliğin ortadan kaldırılmasını istedi. ve bu kabul edildi. ve bir kanun daha kabul edilmişti: osmanlı hanedanı üyeleri yurt dışına çıkarılacaktı!
abdülmecid efendi sürgün edildi. ve fransa'da vefat etti. abdülmecid efendi, sürgün edildiği zaman, türkiye hükumetin din dışı olduğunu söylemiş, ve islam alemine seslenerek hilafet konusunda bir kez daha karar verilmesini istemiştir. fakat ankara'dan, abdülmecid efendi'nin yaşadığı ülkeye gelen tazyikler sonrası bir daha böyle bir konuşma yapmamıştır.
abdülmecid efendi, islam dünyasından bir cevap alamamıştı. ve kendisini, müziğe, resime ve ibadete adadı. paris'te yaşayan abdülmecid efendi, orda bile, ne olursa olsun osmanlı kurallarını uygulamaya devam etmekteydi. evlenen sultanların nikâhlarını kıydı, kendi tuğrasının yer aldığı vesikalar dağıttı. cuma namazlarını paris'te de kılmaya devam etti. kötü davranan şehzadeleri, hanedandan çıkaracağına dair vesikalar yaptı. hâlâ halife olduğunu söylemeye devam etti.
daha sonra, oğulları, torunları onu terketti ve eşleriyle yalnız kaldı. çok zor zamanlar geçirdi. ve hatıralarını kaleme aldı. abdülmecid efendi, paris'te kalp krizinden dolayı vefat etti. kızının çabalarına rağmen cenazesi türkiye'ye kabul edilmedi. paris camiinde cenazesi 10 yıl bekledi, en son artık cenazeyi burda tutamayacaklarını söylediler ve en sonunda abdülmecid efendi, medine'de defnedildi.
ayrıca şunu da söyleyeyim ki, abdülmecid efendi, osmanlı hanedanının tek ressamıdır.
abdülmecid efendi, türk ressamlarının önde gelenlerinden biri haline gelmişti. dönemin ressamlar cemiyetinin de fahri başkanlığını yaptı. yaptığı tablolar, yurt dışında bile büyük ilgiyle karşılandı. müzisyenlik de yapan bu zeki son halife'nin birçok bestesi vardır fakat günümüze çok azı ulaşabilmiştir. fakat biz bugün işin sanat yönüyle değil, daha çok "siyasî" yönüyle ilgileneceğiz. ikinci meşrutiyet kabul edilince, istanbul yönetimine karşı büyük bir ayaklanma yapıldı. tabii bu ayaklanma da, atatürk de vardı. sonuç olarak abdülhamid tahttan indirildi. ve tahta v. mehmed çıktı. v. mehmed'den sonra tahta veliaht yusuf izzeddin efendi gelecekti. fakat yusuf izzeddin efendi, beklenmedik bir şekilde köşkünde ölü olarak bulundu! ölüm sebebinin intihar olduğu düşünülse bile, ittihat ve terakki cemiyetinin onu öldürttüğüne dair iddialar da vardır. daha sonra tahta son sultan vı. mehmed çıktı. veliaht ise abdülmecid efendiydi.
ülkede işgaller başladı, bu sırada görevi ülkeyi bu işgallerden kurtarmak olan kuvâ-yi milliye hareketi, abdülmecid efendi'yi 1920 yılında ankara'ya davet ettiklerinde, o hayır cevabını verdi. atatürk, 1921 yılında, abdülmecid efendi'yi sultan olmaya çağırdı, fakat abdülmecid efendi'nin cevabı, bir kez daha, "hayır"dı! 1922 yılında ise saltanat kaldırıldı. böylelikle abdülmecid efendi, artık "veliaht" değildi. artık sultan olmayan vı. mehmed, vatan hainliği suçundan yargılandı ve türkiye'yi ingiliz zırhlısı ile terketti. (bkz: vahdettin)
böylelikle halifelik boş kaldı. tartışmalar başladı ve ardından seçim yapıldı. abdülmecid efendi halife seçildi. abdülmecid efendi, meclise teşekkür etti, halifeliği tanındı. ve, yıl 1923. cumhuriyet'in ilanı. herkesin aklında bir soru vardı; "cumhuriyet ilan edildiğine göre, hilafet'e ne olacaktı?" türkiye hükumeti ile halife arasında bazı sebeplerden dolayı gerginlikler oluştu. bunun sebebi de, son halifenin, parasının (tahsisatının) artırılmasını talep etmesiydi. ve başka bir sebep daha.. 1924 yılında, halifelik meselesi tartışıldı. bazıları halifeliğin ortadan kaldırılmasını istedi. ve bu kabul edildi. ve bir kanun daha kabul edilmişti: osmanlı hanedanı üyeleri yurt dışına çıkarılacaktı!
abdülmecid efendi sürgün edildi. ve fransa'da vefat etti. abdülmecid efendi, sürgün edildiği zaman, türkiye hükumetin din dışı olduğunu söylemiş, ve islam alemine seslenerek hilafet konusunda bir kez daha karar verilmesini istemiştir. fakat ankara'dan, abdülmecid efendi'nin yaşadığı ülkeye gelen tazyikler sonrası bir daha böyle bir konuşma yapmamıştır.
abdülmecid efendi, islam dünyasından bir cevap alamamıştı. ve kendisini, müziğe, resime ve ibadete adadı. paris'te yaşayan abdülmecid efendi, orda bile, ne olursa olsun osmanlı kurallarını uygulamaya devam etmekteydi. evlenen sultanların nikâhlarını kıydı, kendi tuğrasının yer aldığı vesikalar dağıttı. cuma namazlarını paris'te de kılmaya devam etti. kötü davranan şehzadeleri, hanedandan çıkaracağına dair vesikalar yaptı. hâlâ halife olduğunu söylemeye devam etti.
daha sonra, oğulları, torunları onu terketti ve eşleriyle yalnız kaldı. çok zor zamanlar geçirdi. ve hatıralarını kaleme aldı. abdülmecid efendi, paris'te kalp krizinden dolayı vefat etti. kızının çabalarına rağmen cenazesi türkiye'ye kabul edilmedi. paris camiinde cenazesi 10 yıl bekledi, en son artık cenazeyi burda tutamayacaklarını söylediler ve en sonunda abdülmecid efendi, medine'de defnedildi.
ayrıca şunu da söyleyeyim ki, abdülmecid efendi, osmanlı hanedanının tek ressamıdır.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
ürkütürler serçeyi
bu da allahın emri
çaylak dediğin bensem
gülüyorum daha da bişi demem.
bu da allahın emri
çaylak dediğin bensem
gülüyorum daha da bişi demem.
devamını gör...
erkeklerin kendine muhtaç kadınları istemesi
yalan yok aşırı zeki kadın demek disipline etmek demektir hayatı. sürekli bi memnuniyetsizlik-dırdır-açık arama mekanizması ıyy koşarak uzaklaşmalı.
eğlenceli ve basit bir hayatı arzulayan her aklı başında erkek gibi ben de aşırı zeki kadın yerine uyum sağlayan kadınlarla ilişki kuruyorum. zeka falan hikaye hayatı kolaylaştıran , bir olabilmenin zekayla değil de kalple olduğunu keşfedebilmiş kadınlarda iş var. birbirimize muhtaç olalım daha doğru olur. birbirimizden güç alalım. gerisi gelir.
enteller de sapseksüşş falan yazıp babayı alırlar genelde 10 iqlarıyla.
eğlenceli ve basit bir hayatı arzulayan her aklı başında erkek gibi ben de aşırı zeki kadın yerine uyum sağlayan kadınlarla ilişki kuruyorum. zeka falan hikaye hayatı kolaylaştıran , bir olabilmenin zekayla değil de kalple olduğunu keşfedebilmiş kadınlarda iş var. birbirimize muhtaç olalım daha doğru olur. birbirimizden güç alalım. gerisi gelir.
enteller de sapseksüşş falan yazıp babayı alırlar genelde 10 iqlarıyla.
devamını gör...