pilava ketçap mayonez sıkan insan
feyyaz yiğit'in "reflü emek ister" sözündeki emek veren insandır.
devamını gör...
16 nisan 2021 kripto para ile ödemenin yasaklanması
papara ile yatırma/çekme işlemi yapmaya imkan sunan paribu'nun ve varsa ülkedeki bitcoin borsalarına yatırma/çekme imkanı sağlayan elektronik para kuruluşlarının patlaması anlamına gelen yasaktır. bir işiniz de millete taş koymak olmasın be.
devamını gör...
uykusuzkahve
devamını gör...
ilk buluşmada yanlışıkla osurmak
enerjik, kıpır kıpır ne güzel bir şey olmuştur.
devamını gör...
liselerde sınıfta kalmanın kaldırılması
vatana ihanettir. eğitimde acımasız olunmak zorundadır. çocuk liseden bileğinin hakkıyla mezun olmalı olamıyorsa başka yerlere yönlendirilmelidir. üniversite mevzunuzusuna hiç girmeyeceğim hoş zaten kime anlatıyorum.
devamını gör...
çalışmak
iyi bir yaşamı sürdürebilmem için zorunlu olduğum eylem. dilime tercüman olan bir afrika atasözünü huzurlarınıza bırakıyorum.
"afrika'da her sabah bir ceylan uyanır,
en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa öleceğini bilir.
afrikada her sabah bir aslan uyanır,
en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa aç kalacağını bilir.
aslan ya da ceylan olmanızın bir önemi yoktur.
yeter ki güneş doğduğunda koşmak zorunda olduğunuzu bilin. "
"afrika'da her sabah bir ceylan uyanır,
en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa öleceğini bilir.
afrikada her sabah bir aslan uyanır,
en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa aç kalacağını bilir.
aslan ya da ceylan olmanızın bir önemi yoktur.
yeter ki güneş doğduğunda koşmak zorunda olduğunuzu bilin. "
devamını gör...
carpe diem
anı yaşa.
dead poets society okuyup izlemediysen tanımın yeteriz kalacağı kavram.
dead poets society okuyup izlemediysen tanımın yeteriz kalacağı kavram.
devamını gör...
sigarayı bırakmak
çok romantize edilen bir şey. isteyen insan belirli kliniklerle veya programlarla eroin gibi ilk kullanımdan bağımlılık kazandıran bir maddeyi bile bırakabiliyor iken hiçbir şey yapmadan ben bunu bırakamıyorum diyen birisinin yaptığı sadece romantize etmektir, ilgi çekmektir.
akilli telefonları geçtim en ufak bir sus eşyasının yüzeyi zarar görmesin diye kılıflara ve koruyuculara bir suru zaman ve para harcıyorsunuz ama sıra kendi bedeninizi korumaya gelince oldukça özensiz davranıyorsunuz. siz insanlar gerçekten çok değişik bir canlı türüsünüz.
akilli telefonları geçtim en ufak bir sus eşyasının yüzeyi zarar görmesin diye kılıflara ve koruyuculara bir suru zaman ve para harcıyorsunuz ama sıra kendi bedeninizi korumaya gelince oldukça özensiz davranıyorsunuz. siz insanlar gerçekten çok değişik bir canlı türüsünüz.
devamını gör...
yalnızken yapılacak en güzel aktivite
uzun yola çıkmak.
devamını gör...
yazarların paralel evrendeki alternatif nick'leri
kesinlikle kizil olacak.
devamını gör...
iş yerinde cinsel istismara maruz kalmak
istismar, 18 yaş altı çocuklar için kullanılan ifadedir.
mesela, bir çocuğa tehdit etmeden ama aklının ermediği de bilindiğinden cinsel bir şey yapması istenildi(kıyafetini çıkar). bu olay kaçırma veya tehdit edilmeden gerçekleşse dahi yaptıran kişi suç işlemiş olur ve tehdit, kaçırma vb. suçlar aranmaz.
çocuklar için istismar sözünün kullanılması sadece tecavüzü kapsamamasından gelir. çocuğa "soyun" demek de bir cinsel istismardır.
fakat 18 yaşından büyükler için bunlar taciz/tecavüz gibi ayrılıyor. yukarda maruz kalmak isterdim diyen arkadaşa kötü bir haberim var, istek olunca taciz-tecavüz denmiyor.
mesela, bir çocuğa tehdit etmeden ama aklının ermediği de bilindiğinden cinsel bir şey yapması istenildi(kıyafetini çıkar). bu olay kaçırma veya tehdit edilmeden gerçekleşse dahi yaptıran kişi suç işlemiş olur ve tehdit, kaçırma vb. suçlar aranmaz.
çocuklar için istismar sözünün kullanılması sadece tecavüzü kapsamamasından gelir. çocuğa "soyun" demek de bir cinsel istismardır.
fakat 18 yaşından büyükler için bunlar taciz/tecavüz gibi ayrılıyor. yukarda maruz kalmak isterdim diyen arkadaşa kötü bir haberim var, istek olunca taciz-tecavüz denmiyor.
devamını gör...
bayram kelimesinin etimolojik anlamı
"bayram" kelimesi pek çok farklı dilde farklı anlam ve köklerle kullanılmıştır. paδrām kaynaklarında "ofa" olarak geçer. anlamı ise "sogd patrām" yani ; neşe, huzur, mutluluk, sükûn' dir.
günümüzdeki bayram sözcüğüne (anlam olarak) en yakın halini mısır kaynaklarında görürüz, iki kelimenin birleşiminden oluşur.
ir *pati- geri, tekrar + ir *rāma- sükûn, barış ve mutluluk (= sans rāma)
bu sözcük sanskritçe aynı anlama gelen rāma sözcüğü ile eş kökenlidir.
ram hepimizin bildiği gibi bir mısır tanrısıdır. ancak mısırlılar özel gün ve geceleri "ram geceleri" olarak nitelendirip kaynaklara geçirmişler.
gelelim orta asyada bayram sözcüğünün kullanımına;
bu sözcük proto-iranca (ana-iranca) yazılı örneği bulunmayan *pati- "geri, tekrar (önek)" ve proto-iranca (ana-iranca) yazılı örneği bulunmayan *rāma- "sükûn, barış ve mutluluk" sözcüklerinin bileşiğidir.
türk tarihinde en eski yazılı kaynak kullanımları şunlardır;
badram [ divan-i lugat-it türk ]
beyrem [ divan-i lugat-it türk ]
bayram [ mukaddimetü'l-edeb]
1300 yılından önce yazılan eserde cümle içinde şu sekilde geçer;
( bayramḳa ḥāzır boldılar...)
bu kaynak, kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynaktır. kullanımı daha öncesinde sözlü olarak veya günlük hayatta yaygın olabilir.
o zaman burada şunu da belirtmeden geçmeyelim, iran yazıtları (bu kelime söz konusu olunca) mısır yazıtlarını solluyor ve tarihe bayram kelimesini, ilk yazılı olarak bırakan irani kökenli "badram" kelimesi, damgasını vuruyor.
arapçasını biliyorsunuz “ıyd”. “iyd”, adet kelimesi ve dönmek anlamına gelen avdet kelimesi ile aynı kökten.
bayramların tekrar tekrar gelen bir yapısı ağırlık basıyor ki, allah gerçekten de tekrarına kavuştursun.
yeri gelmişken değinelim, bayram kutlamalarında ķültleşmiş bir dua olan “allah tekrarına kavuştursun” duası kelimenin aslına uygun bir duadır. bayram zaten gelecek. onda bir problem yok da; o geldiğinde biz burada olabilecek miyiz, manasında bir mesajla gün yüzüne çıkıyor. aslında yine kendimize dua etmiş bulunuyoruz dostlar.
kisaca arapca عيد kelimesi için "esenlik icinde dönüp duran gün" açıklanmasını yapsak, hatalı bir tanım olmaz diye düşünüyorum.
son olarak yakın tarih sözlükler “bayram” hakkında ne demiş bakalım ve sizi çok sıkmadan bitirelim.
bayram kelimesi tüm türk lehçelerinde “bayram” olarak, kazak ve kırgızlarda “maryam” olarak da geçiyor.
kubbealtı lügati’nde eski türkçede badram- bayram şeklinde geçtiği belirtildikten sonra “kökü kesin olarak belli değildir” denilmiş.
haydaaaa o kadar yazdın yazdın, kökü belli değildir deyip nasıl biteceksiniz demeyin. adamlar bulamamış ben ne yapayım?
kucağınıza tatlı bir belirsizlik bırakıyor, hepinizin her dilde bayramını kutluyorum. bir gün de "kutlu" kelimesini inceleriz...
günümüzdeki bayram sözcüğüne (anlam olarak) en yakın halini mısır kaynaklarında görürüz, iki kelimenin birleşiminden oluşur.
ir *pati- geri, tekrar + ir *rāma- sükûn, barış ve mutluluk (= sans rāma)
bu sözcük sanskritçe aynı anlama gelen rāma sözcüğü ile eş kökenlidir.
ram hepimizin bildiği gibi bir mısır tanrısıdır. ancak mısırlılar özel gün ve geceleri "ram geceleri" olarak nitelendirip kaynaklara geçirmişler.
gelelim orta asyada bayram sözcüğünün kullanımına;
bu sözcük proto-iranca (ana-iranca) yazılı örneği bulunmayan *pati- "geri, tekrar (önek)" ve proto-iranca (ana-iranca) yazılı örneği bulunmayan *rāma- "sükûn, barış ve mutluluk" sözcüklerinin bileşiğidir.
türk tarihinde en eski yazılı kaynak kullanımları şunlardır;
badram [ divan-i lugat-it türk ]
beyrem [ divan-i lugat-it türk ]
bayram [ mukaddimetü'l-edeb]
1300 yılından önce yazılan eserde cümle içinde şu sekilde geçer;
( bayramḳa ḥāzır boldılar...)
bu kaynak, kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynaktır. kullanımı daha öncesinde sözlü olarak veya günlük hayatta yaygın olabilir.
o zaman burada şunu da belirtmeden geçmeyelim, iran yazıtları (bu kelime söz konusu olunca) mısır yazıtlarını solluyor ve tarihe bayram kelimesini, ilk yazılı olarak bırakan irani kökenli "badram" kelimesi, damgasını vuruyor.
arapçasını biliyorsunuz “ıyd”. “iyd”, adet kelimesi ve dönmek anlamına gelen avdet kelimesi ile aynı kökten.
bayramların tekrar tekrar gelen bir yapısı ağırlık basıyor ki, allah gerçekten de tekrarına kavuştursun.
yeri gelmişken değinelim, bayram kutlamalarında ķültleşmiş bir dua olan “allah tekrarına kavuştursun” duası kelimenin aslına uygun bir duadır. bayram zaten gelecek. onda bir problem yok da; o geldiğinde biz burada olabilecek miyiz, manasında bir mesajla gün yüzüne çıkıyor. aslında yine kendimize dua etmiş bulunuyoruz dostlar.
kisaca arapca عيد kelimesi için "esenlik icinde dönüp duran gün" açıklanmasını yapsak, hatalı bir tanım olmaz diye düşünüyorum.
son olarak yakın tarih sözlükler “bayram” hakkında ne demiş bakalım ve sizi çok sıkmadan bitirelim.
bayram kelimesi tüm türk lehçelerinde “bayram” olarak, kazak ve kırgızlarda “maryam” olarak da geçiyor.
kubbealtı lügati’nde eski türkçede badram- bayram şeklinde geçtiği belirtildikten sonra “kökü kesin olarak belli değildir” denilmiş.
haydaaaa o kadar yazdın yazdın, kökü belli değildir deyip nasıl biteceksiniz demeyin. adamlar bulamamış ben ne yapayım?
kucağınıza tatlı bir belirsizlik bırakıyor, hepinizin her dilde bayramını kutluyorum. bir gün de "kutlu" kelimesini inceleriz...
devamını gör...
kurt cobain
kendisinin intihar mektubunun türkçesi şöyle bir şeydir;
daha çocukça şikayetleri olan, tükenmiş, deneyimli bir ahmağın ağzından konuşuyor olmak. bu bayağı kolay anlaşılabilir bir not olmalı. yıllar boyunca,diyelim ki, cemiyetimizin serbestliği ve benimsemesi ile ilgili ahlak punk rock 101 derslerinden alınan öğütlerin ne kadar doğru olduğunu kanıtlamıştır. çok uzun yıllardır okuyup yazmakla birlikte dinlemekten, yaratmaktan da olduğu gibi heyecan almadım. bunlar için kelimelerle anlatılamayacak bir suçluluk duyuyorum.
mesela sahne arkasındayken ve ışıklar sönüp kalabalığın çılgın tezahüratı karşısında, beni hayran olduğum ve kıskandığım freddy mercury'e olduğu gibi etkilemedi. gerçek şu ki sizi aptal yerine koyamam. hiçbirinizi. bu basitçe ne sizin ne de benim için adil değil. aklıma gelen en kötü suç, insanlara karşı sahtekarlık yapıp 0 eğleniyormuşum gibi görünerek dolap çevirmek. bazen sahneye çıkmadan önce saati yumruklamak, zamanı durdurmak geçiyor içimden. kulisteyken, ışıklar söndüğünde duyduğum çığlıklar da etkilemiyor beni.
gücümün yettiğince değer vermek için her şeyi denedim ve deniyorum. tanrım, inan bana deniyorum, ama bu yeterli olmuyor. benim ve bizim birçok insanı etkilediğimiz ve eğlendirdiğimiz gerçeğine saygı duyuyorum. elden kaybolduktan sonra kıymet veren biri, o narsistlerden biri olur. ben çok hassasım. bir zamanlar bir çocukken sahip olduğum hevesi yeniden kazanmak için biraz uyuşmaya ihtiyacım var. son üç turumuzda şahsen tanıdıklarıma ve müziğimizin hayranı olan tüm insanlara daha çok değer verdim, ama hâlâ herkes için beslediğim asabiyet, suçluluk ve anlayışı aşamadım.
hepinizin içinde iyilik var ve sanırım insanları çok fazla seviyorum. öyle çok ki, bu beni mutsuz hissettiriyor. üzgün, küçük, hassas, değer vermeyen balık burcu. isa oğlum! neden tadını çıkarmıyorsunuz? bilmiyorum!ihtiras ve anlayış yemini eden cazibeli bir karım var ve bana eski halimi çok fazla hatırlatan bir kızım. sevgi ve neşe dolu, her gördüğü insanı öpüyor çünkü herkes çok iyidir ve ona kimse zarar vermez! frances' in üzgün, kendine zarar veren, ölü bir rock'çı olduğumu düşünecek olmasına dayanamıyorum. iyi yapıyorum, çok iyi. ve minnettarım, ama yedi yaşından beri insanlara karşı genel bir nefret duydum... sırf insanlara iyi geçinmek ve anlayış sahibi olmak çok kolay görünüyor diye. anlayış! sanırım sadece insanları çok sevdiğim ve onlara çok üzüldüğüm için. geçen yıllar boyunca mektuplarınız ve ilginiz için alevler içindeki mide ağrısı cehenneminden hepinize teşekkür ediyorum.
ben çok kararsızım, ümitsizim! artık eski tutkum yok, ve şunu hatırla, sönüp gitmektense yanmak daha iyidir.
barış, sevgi ve hoşgörü dileğiyle,frances ve courtney sunaginizda olacagim.lutfen devam et courtney.frances icin hayati cok daha mutlu olacak bensiz...sizi seviyorum, sizi seviyorum!
daha çocukça şikayetleri olan, tükenmiş, deneyimli bir ahmağın ağzından konuşuyor olmak. bu bayağı kolay anlaşılabilir bir not olmalı. yıllar boyunca,diyelim ki, cemiyetimizin serbestliği ve benimsemesi ile ilgili ahlak punk rock 101 derslerinden alınan öğütlerin ne kadar doğru olduğunu kanıtlamıştır. çok uzun yıllardır okuyup yazmakla birlikte dinlemekten, yaratmaktan da olduğu gibi heyecan almadım. bunlar için kelimelerle anlatılamayacak bir suçluluk duyuyorum.
mesela sahne arkasındayken ve ışıklar sönüp kalabalığın çılgın tezahüratı karşısında, beni hayran olduğum ve kıskandığım freddy mercury'e olduğu gibi etkilemedi. gerçek şu ki sizi aptal yerine koyamam. hiçbirinizi. bu basitçe ne sizin ne de benim için adil değil. aklıma gelen en kötü suç, insanlara karşı sahtekarlık yapıp 0 eğleniyormuşum gibi görünerek dolap çevirmek. bazen sahneye çıkmadan önce saati yumruklamak, zamanı durdurmak geçiyor içimden. kulisteyken, ışıklar söndüğünde duyduğum çığlıklar da etkilemiyor beni.
gücümün yettiğince değer vermek için her şeyi denedim ve deniyorum. tanrım, inan bana deniyorum, ama bu yeterli olmuyor. benim ve bizim birçok insanı etkilediğimiz ve eğlendirdiğimiz gerçeğine saygı duyuyorum. elden kaybolduktan sonra kıymet veren biri, o narsistlerden biri olur. ben çok hassasım. bir zamanlar bir çocukken sahip olduğum hevesi yeniden kazanmak için biraz uyuşmaya ihtiyacım var. son üç turumuzda şahsen tanıdıklarıma ve müziğimizin hayranı olan tüm insanlara daha çok değer verdim, ama hâlâ herkes için beslediğim asabiyet, suçluluk ve anlayışı aşamadım.
hepinizin içinde iyilik var ve sanırım insanları çok fazla seviyorum. öyle çok ki, bu beni mutsuz hissettiriyor. üzgün, küçük, hassas, değer vermeyen balık burcu. isa oğlum! neden tadını çıkarmıyorsunuz? bilmiyorum!ihtiras ve anlayış yemini eden cazibeli bir karım var ve bana eski halimi çok fazla hatırlatan bir kızım. sevgi ve neşe dolu, her gördüğü insanı öpüyor çünkü herkes çok iyidir ve ona kimse zarar vermez! frances' in üzgün, kendine zarar veren, ölü bir rock'çı olduğumu düşünecek olmasına dayanamıyorum. iyi yapıyorum, çok iyi. ve minnettarım, ama yedi yaşından beri insanlara karşı genel bir nefret duydum... sırf insanlara iyi geçinmek ve anlayış sahibi olmak çok kolay görünüyor diye. anlayış! sanırım sadece insanları çok sevdiğim ve onlara çok üzüldüğüm için. geçen yıllar boyunca mektuplarınız ve ilginiz için alevler içindeki mide ağrısı cehenneminden hepinize teşekkür ediyorum.
ben çok kararsızım, ümitsizim! artık eski tutkum yok, ve şunu hatırla, sönüp gitmektense yanmak daha iyidir.
barış, sevgi ve hoşgörü dileğiyle,frances ve courtney sunaginizda olacagim.lutfen devam et courtney.frances icin hayati cok daha mutlu olacak bensiz...sizi seviyorum, sizi seviyorum!
devamını gör...
istanbul sözleşmesi
işine gelmeyenin aşırı yanlış anladığı ve anlattığı sözleşme. 6284'ü uygula.
devamını gör...
norveç deyince akla gelenler
balıkçı
medeniyet
soğuk hava
kar
liyakat
refah
mutluluk
yüksek eğitim düzeyi
harika şeyler
edit: bu yazıyı yazdıktan sonra norveç hakkında şeylere baktım tam olarak bütün akşamımı yedin teşekkürler kafa sözlük teşekkürler başlığı açan arkadaş.
medeniyet
soğuk hava
kar
liyakat
refah
mutluluk
yüksek eğitim düzeyi
harika şeyler
edit: bu yazıyı yazdıktan sonra norveç hakkında şeylere baktım tam olarak bütün akşamımı yedin teşekkürler kafa sözlük teşekkürler başlığı açan arkadaş.
devamını gör...
ilginç batıl inançlar
geçenlerde batıl inançlar hakkında izlediğim bir belgesele göre; dünyanın pek çok yerinde, insanlar, diğerlerine oldukça saçma gelen batıl inançlara sahipmiş. üstelik bunlara o kadar inanıyorlarmış ki; başlarına geldiğinde ya mutluluktan, ya da üzüntüden ölüyorlarmış. *
birkaçı;
- yunanistan'daki bir inanca göre hapşırdığınız zaman birileri arkanızdan konuşuyor, sizi çekiştiriyor demektir.
- hindistan'da perşembe ve cumartesi günleri saç kesmek hoş karşılanmıyor. o günlerde saç kesmenin kişiye şansızlık/uğursuzluk getirdiğine inanılıyor.
- senegal'de insanlar yapacakları seyahatleri önceden kimseye söylemezmiş. eğer söylerlerse bu seyahatin iptal olacağı anlamına geliyormuş.
birkaçı;
- yunanistan'daki bir inanca göre hapşırdığınız zaman birileri arkanızdan konuşuyor, sizi çekiştiriyor demektir.
- hindistan'da perşembe ve cumartesi günleri saç kesmek hoş karşılanmıyor. o günlerde saç kesmenin kişiye şansızlık/uğursuzluk getirdiğine inanılıyor.
- senegal'de insanlar yapacakları seyahatleri önceden kimseye söylemezmiş. eğer söylerlerse bu seyahatin iptal olacağı anlamına geliyormuş.
devamını gör...
arnella
#1619406
bu kız bu hale nasıl geldi eyyyy kılış..yok müslüman kardeşlerim!*
zaten kim kiminle ya da birilerini buluyoruz diye başlık açan da sendin değil miiii?
büyük oyunu nasıl da görmemişim!*
bu kız bu hale nasıl geldi eyyyy kılış..yok müslüman kardeşlerim!*
zaten kim kiminle ya da birilerini buluyoruz diye başlık açan da sendin değil miiii?
büyük oyunu nasıl da görmemişim!*
devamını gör...
ölen kişinin kırkı çıkmadan normale dönen hayat
maalesef hayat devam ediyor, ekmek kavgası denen bir şey var.
babamı 2 ay önce kaybettim, ama unutmadım her gün muhakkak anarım, rahmet diler dua okurum, ama yas olayı bir hafta on gün en çok, sonra mecburen normal yaşama dönüyoruz.
kadınlarda bu durum biraz daha farklı,daha duygusal davranıyorlar yas ları daha uzun sürüyor.
babamı 2 ay önce kaybettim, ama unutmadım her gün muhakkak anarım, rahmet diler dua okurum, ama yas olayı bir hafta on gün en çok, sonra mecburen normal yaşama dönüyoruz.
kadınlarda bu durum biraz daha farklı,daha duygusal davranıyorlar yas ları daha uzun sürüyor.
devamını gör...


