siz hiç annesini 67 yıl aynı yerde gelmesini bekleyen bir insanı tanıdınız mi?
ben tanıdım, hikayesini dinledim; kendisi 10 yaşındayken annesi onu kiliseye bırakır, burda beni bekle , seni en kısa zamanda alacağım der ve iki kızını yanına alıp oğlunu rahip ve rahibelere emenet edip,suriye'nin halep kentine göçer kadın ( kocası ölmüş, 3 çocuk ile yapayalnız kalmış fakir bir kadın) akrabalarının yanına göçmüş.
ama asla geri gelip "bahe"yi alamaz maddi imkansızlıklar dan , bahe kilisenin demirbaşı olmuş , temizlik, bahçıvanlık yaparak kiliseye hizmet ederek gözleri hep kapıda annesinin gelmesini tam 67 yıl bekleyerek geçirir, son zamanlarda gözleri görmez olmuş, bahe bin hikayesini duyan belgesel yapımcısı suriye'ye zar zor gidip ordaki süryaniler den yardım alarak bahe nin ailesini bulmuş , annesi oğlunun hasreti ile ölmüş, ablası sini getirememiş ler iç savaştan dolayı.
dönmüş gelmişler bahe nin yanına anlatmışlar gittiklerini ablasını gördüklerini.
ama bahe kırgın küçük bir çocuk gibi annesinin,ablalarinin,adlarını duyduğunda hiç konuşmamış, sırtını dönmüş.
bahe 8 yıl önce annesini oturup yolunu gözledi'ği sandalyede öldü.
anne ve evlat lütfen annenizin kıymetini bilin, insanın sadece bir tane annesi olur.
devamını gör...

avusturalya kıtasına özgü devekuşundan biraz daha küçük uçamayan kuş cinsi.

tarihe 1932 yılında avusturalya ordusunun ve haliyle insanlığın resmi olarak savaş açtığı ve yenildiği ilk hayvan türü olarak da geçmiş enteresan bir hikayesi de var.

www.ensonhaber.com/tarih-ha...
devamını gör...

an itibari ile açılmış olan tarikat. ben de müridiyim. şeyh mi kim? kort diyoruz kardeşim? kortkortkort. size tanıdık gelmedi mi?
(bkz: eyluling)

hacı sence bu dönem sonu aöf sınavları nolur dedim.
tabii ki online dedi.
anadolu bugün açıklama yapmış dönem sonu online deyû. iftar sonrası kahvemi içip fincanı kendisine wazzap yoluylan atıcam. o fal mühim...
devamını gör...

dünyanın en zarif heykellerinin sahibi ünlü italyan heykeltraş. öyleki mermere adeta tül giydiren sanatçının en ünlü eseri örtülü bakire.

resimag.com/p1/d8b27b7553eb.jpeg
devamını gör...

bu şarkıdaki kadın vokal, deniz tüney aliefendioğlu'dur. bu bilgiyle naparsanız yapın.
devamını gör...

tabi kıskanıyor efendim almanya kim köpek afedersiniz. bakınız bu dayımız çok güzel açıklamış, almanya gariban ülkeymiş buyrun;
devamını gör...

nobel ödülü kazanmış tek edebiyatçısıdır orhan pamuk. kitaplarını okuduktan sonra eleştirenlere sözüm yok zira bu edebi zevk meselesidir. benim de eleştirdiğim beğenmediğim kitapları var elbette. yazarlığı üzerine de yapabileceğim eleştiriler var ancak ben bütün kitaplarını okudum ve bu hakkımı saklı tutuyorum. benim sözüm orhan pamuk okumadan eleştirme cüretini gösteren cahil cühela kesime. nobel aldığında hayatında orhan pamuk kitabı görmemiş bir kesim “ siyasi laflarından” ötürü ödülün verildiğini iddia etti. iddianın doğruluğunu yanlışlığını tartışmıyorum, elbette böyle ihtimal var. ben eleştiren kişilerin bu konuda yetkin olmadığı iddiasındayım.

cehennemde her millet kendi kazanında yanarken tepelerinde de bir zebani bekler ve dışarı çıkmaya kalkanları elindeki sopayla kazanın içine geri atarmış. sadece türklerin olduğu kazanın başında zebani yokmuş. bu durum garibine gidince bir kişi sormuş bu serbestliğin nedenini. zebanilerin şahı şöyle cevap vermiş: “ onların başında beklemeye gerek yok, ne zaman biri dışarı çıkmaya çalışsa diğerleri onu bacaklarından çekip kazanın içine sokuyor zaten.” orhan pamuk için de durum budur bence.

gelelim kitaba: benim en aklımda kalan anım bu kitaba dair; kitabı metroda eve giderken okuyordum ve o kadar dalmışım ki kitaba, okuduğum sayfadaki hasan karakteri sarhoş olduğu için ben de kendimi sarhoş sanmaya başlamışım. kapını çaprazında otururken bir yandan kafamdan şunlar geçiyordu: yenimahalle istasyonundayız şimdi, eğer şimdi kalkarsam bu sarhoşlukla hastane durağına geldiğimizde kapıya varabilirim.” sonra sarhoş olmadığım aklıma geldi ve durağa gelince inip ayık bir şekilde evin yolunu tuttum.

velhasılı okuyun da eleştirmeye yüzünüz olsun. bana sorarsanız eğer benim hayran olduğum orhan pamuk kitapları var ve hep var olacak.
devamını gör...

insan olanın insanlığından utandıran olaydır. benim artık kanım donuyor, bu nasıl insanlık ne ara bu hale geldik. gerçekten yazacak bir şey bulamıyorum artık sözün bittiği yer daha bu olayın üstüne ne söylenebilir ki. umarım hakkettiği cezayı alır ömür boyu hapis. "ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim."
devamını gör...

nedenini anlayamadığımız yalnızlık.
benim bir yeğenim var. ona herhangi bir soru sorduğunuzda 'çünkü' diye cevap veriyor.
*furkan neden ağlıyorsun teyzecim?
+çünkü
*furkan neden zeynep'in kitaplarını dağıttın yavrum?
+çünkü
çünkü işte. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sorun degildir, bir miktar on bellek kullanmaya basladik ve baslik listesinde yeni tanim yoksa cevap onbellekten geliyor. bu islem fazla hizli oldugu icin siz yenilenmedi zannediyorsunuz.

sozlugun fazla hizli olmasindan sikayet eden kullanici da gordum ya artik huzur icinde olebilirim.

edit: yeni tanim sayisini belirten sayinin onbellek ile senkronizasyonunda bir sorun mevcut bu yuzden bug gibi algilanmis durum.

kafa sözlük'ün yavaşlaması gibi durumlarla tekrar karsilasmamak icin yapilan iyilestirmelerin bir parcasidir.
devamını gör...

merak ediyosa, içinde ki şüpheyi gidermek adına veririm çünkü benim bi açığım olamaz. bu konuda kendime son derece güveniyorum. bi ilişki yaşıyosam at gözlüklerimi takarım, üçüncü bi şahıs söz konusu bile olamaz. banka hesaplarıma girerse demiş biri yukarda, her girişte, para transferinde zaten şifre istiyor, girse kaç yazar?
karşı taraf benim telefonumu istedi e o sırada ben de boş durmıyım onun telefonunu kurcalayım demem. kahvemi yudumlar keyfime bakarım. benim onu araştırmamı gerektirecek kadar şüphelendiriyorsa zaten işler yolunda gitmiyor demektir. gözüm kapalı güvenemiyeceksem ilişkiyi sürdürmenin ne anlamı kalır? o kendiliğinden bilinçli olmalı bazı şeylerde. önüme gelen herkesle flörtöz konuşmamalıyım, bana yapılsa hoşuma gitmez demeli. ayrıca diyelim aldattı ve ben onun hiç bir teknolojik cihazlarını kurcamaladan durumu fark ettim diyelim, bu o şahsın vasatlığıdır. kurtuldum der, kahvemin yanına sigara yakarım.
kendinize saygınız varsa zaten dürüst bi insan olursunuz, bırakın telefon kurcalamayı.
devamını gör...

ıraksak düşünme, ortak düşünceden hareketle farklı düşüncelere ulaşabilmeye dayalı bir düşünme becerisidir.
ıraksak düşünme, mevcut bilgiden çoklu veya alternatif cevaplar üretmeyi içermektedir. farklı yaklaşımlar denemeyi, uzak kavramlar arasındaki bağlantıları tanımayı, bilgileri alışılmadık formlara dönüştürmeyi gerektirmektedir. aynı soruya verilen cevaplar farklı düşünce yollarıyla gelebilir, kişiden kişiye büyük ölçüde değişebilir; ancak hepsi eşit değerdedir.
devamını gör...

sosyal fobinin belirtileri fiziksel belirtiler, duygusal belirtiler, bilişsel belirtiler ve davranışsal belirtiler olarak 4 gruba ayrılır. tüm diğer kaygı bozukluklarında olduğu gibi aynı kökenli ve aynı türden belirtiler gözlenirken, sosyal fobiye özgü belirtiler de vardır. şurada birkaç örnek.
baş, çene ve göğüs ağrıları
kalabalıklardan kaçınma
kendisi ve olası durum hakkında olumsuz düşünceler
korku, utanç, kaygı ve öfke hissetme
kızarmak
terlemek
göz teması kurmaktan kaçınmak
kalp çarpıntısı
titremek
baş dönmesi, bayılacakmış gibi olma hissi
gözü hiçbir şeyi görmemek, sadece olumsuza odaklanmak
karın ağrısı ve mide bulantısı
çişinin geldiğini hissetmek
ses kısılması ve ses titremesi
göz seğirmesi...
(bkz: kim korkar sosyal fobiden)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

öncelikle dergi çok şık hareket. üzerinde çalışanları ve yazarlarını kutlamalıyım. ellerinize, emeğinize sağlık. elimden geldiğince her bir yazıyı tek tek okuyacağım. her birinin özenle seçilen şahane şeyler olduğuna neredeyse eminim (zaten yazan isimlerin çoğu da tanıdık isimler) ve bunun için yazarlarına topluca bir teşekkürü de böylece etmiş olayım.

normalde ben de katkıda bulunmak isterim ama şu anda tarih kategorisinin yokluğu sebebiyle dombra melodisi eşliğinde hıçkırarak ağlıyorum. tarihle alakalı tek bir içeriğe rastladım şimdilik (crimson'ın kaleme aldığı türk mitolojisi üzerine olan yazı), o da "kültür - sanat" başlığı altında sıralanmış. aslında bu kategori yanlış değil elbette, ama eksik bence. nihayetinde tarihle ucundan kıyısından ilgili ve bu da ayrıca belirtilmeli herhâlde.

bu sebepten, aklıma takılan soru şu: derginin sorumluları ve özellikle de sözlük yazarları, bu dergide tarih içerikleri görmeyi isterler mi? bana kalsa ben yazarım ama bu konuda şimdiye kadar görüş belirten birine de rastlamadım. sıkıcı mı olur, ilgi çekici mi olur bilemiyorum. açıkçası o kadar yazıp ettikten sonra birinin çıkıp, "ya sen ne anlattın şimdi iki harfli malum yerine üç harfli malum eylemi icra ettiğimin denyosu" demesini istemiyorum. ayrıca bu son derece kaba olur bak, şimdiden söyleyeyim, bozuşuruz.*

yazacak olsam bile, bütün bu insanların ilgisi sorunu üzerine, var mıdır bana merak ettiği herhangi bir tarihi meseleyi ulaştıracak yüce gönüllü? her şey olabilir. "ya una nocte, ömür geldi geçti şu abdülhamid iyi mi kötü mü anlamadım" ya da "deli petro'ya neden deli diyorlar?" filan gibi mesela. yazacak olursam diye, aklımda bulunsun.

ayrıca, mekân ve zaman anlamında osmanlı ve osmanlı geç modern dönemi ile uğraştığımı ve bunun getirisi olarak devrimlere, modernleşmeye ve azınlıklara* olan meyyalimi herhâlde belirtmeliyim. neden? çünkü takdir edersiniz ki, sözgelimi bir kızılderili kabilesinin tarihini benden değil, oglalalakota'dan okumak istersiniz. anladınız işte.
devamını gör...

• mayıs başlarında açan iğde çiçeği kokusu.
• koyu pembe renkli ve çok katlı, yediveren güllerinin kokusu.
• bir de çocukluğumun vazgeçilmez anıları arasında yer alan koyu mor renkli, susam çiçeği kokusu.
devamını gör...

teleskop cihazının mucidi olan ve kiliseye,engizasyon mahkemesine başkaldırıp dönemindeki tabuları yerle yeksan eden galileo galileinin cesedi 1773 yılında başka bir mezara aktarılırken yere düşen baş ve orta parmağı bu mucidin tılsımını taşımak isteyen kişiler tarafından çalınmasıyla dönemin ünlü kütüphanecisi angelo bandinin eline geçip altın bir fanus içinde halka sergilenmesi bir oldu. günümüzde hâlâ halka açık biçimde floransa bilim tarihi müzesinin galileo sergisinde varlığını sürdürmekte ve dünya tarihinin en ünlü orta parmağı olarak bilinmektedir.
ilgili fotoğraf
devamını gör...

bir zamanların zerda dizisine ait taş duvarlar şarkısı.
devamını gör...

özgün sesler yaratmaya yarayan bir müzik aleti. sözcük, sentezleyici anlamına gelir.
devamını gör...

çok taktir ettiğim insandır, zira ben sadece hiçbir şey bilmediğimi biliyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim