sözlükten biriyle buluşmak
entry okumayla alakası olmayan konudur. bir insanı burada yazdıklarıyla tanıyamazsınız. adam belki uyuşturucu bağımlısı, terör firarisi, 50 suç kaydı var ama burada sütten çıkmış ak kaşık gibi davranıyor ee nereden bileceksiniz? bence bu kadar saf olmayın sizi harcarlar. ufak bir uyarı :d.
devamını gör...
üfü
yalın bir dil ile derin anlamları buluşturan yazar. kelimelerin arasına serpiştirdiği kendidir kanımca, o aynı kelimelerin arasındaki hecelerin arasından göz kırpan ve hayata dair her şeye uzaktan görülemeyecek güzellikte bakışlarla bakmasını ve görmesini bilen yazar.
anlatısı daim olsun.
anlatısı daim olsun.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
ormanların en kuytusunu sende görmekteyim
senden kopardım çiçeklerin en solmazını
toprakların en bereketlisini sende sürdüm
sende tattım yemişlerin cümlesini
desem ki sen benim için,
hava kadar lazım,
ekmek kadar mübarek,
su gibi aziz bir şeysin;
nimettensin, nimettensin.
( cahit sıtkı tarancı - desem ki )
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
ormanların en kuytusunu sende görmekteyim
senden kopardım çiçeklerin en solmazını
toprakların en bereketlisini sende sürdüm
sende tattım yemişlerin cümlesini
desem ki sen benim için,
hava kadar lazım,
ekmek kadar mübarek,
su gibi aziz bir şeysin;
nimettensin, nimettensin.
( cahit sıtkı tarancı - desem ki )
devamını gör...
(tematik)
klimatoloji
''iklim bilimi'' olarak da bilinen bilim dalıdır.
iklim ve iklim özellikleri ile uğraşır.
iklim ve iklim özellikleri ile uğraşır.
devamını gör...
myofibroblastoma
hem erkek hem kadında eşit oranda gözlenen tek meme tümörüdür.
devamını gör...
whatsapp'ta sürekli sesli mesaj atan arkadaş
bi de böyle upuzun 10dk lık ses kaydı atan tipler var açıp baktığında miyır miyir bi şeyler anlatıyor arada gelen esneme sesleri de cabası ... ışık hızında soğuyorum...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
romanya sibiu
buradan
buradan
devamını gör...
46
öncelikle bir sayıdır.
aynı zamanda kahramanmaraş'ın plakasıdır fakat bu 46 türk ceza kanunu ile alakalıdır ve çoğumuzu ilgilendirir.
halk arasında deli olarak tabir ettiklerimizdir bu 46'lar veya 50-4'ler. türk ceza kanunu'nun 46. maddesinde yer alan akıl sağlığı yerinde olmayanların cezai ehliyetlerinin bulunmadığını belirten nitelemedir. cezai ehliyeti bulunmayanlara 46 raporu verilir ve bu onlardan uzak durulması için yeterli bir belgedir.
aynı zamanda kahramanmaraş'ın plakasıdır fakat bu 46 türk ceza kanunu ile alakalıdır ve çoğumuzu ilgilendirir.
halk arasında deli olarak tabir ettiklerimizdir bu 46'lar veya 50-4'ler. türk ceza kanunu'nun 46. maddesinde yer alan akıl sağlığı yerinde olmayanların cezai ehliyetlerinin bulunmadığını belirten nitelemedir. cezai ehliyeti bulunmayanlara 46 raporu verilir ve bu onlardan uzak durulması için yeterli bir belgedir.
devamını gör...
ivanmilinski
dile kolay 10.000 adet tanım, sözlükte geçen efsanevi saatler. arka arkaya yakılan sigaralar, içilen votkalar, kurulan hayaller..
sözlük alemi'nin en gizemli karakteri olabilir bu adam, belki de sosyopat?*
filmi çekilecek adamsın yeminle ivan, sevgiler saygılar, gönüllerdesin..
sözlük alemi'nin en gizemli karakteri olabilir bu adam, belki de sosyopat?*
filmi çekilecek adamsın yeminle ivan, sevgiler saygılar, gönüllerdesin..
devamını gör...
süt dökmüş kedi (yazar)
umursamadan yoluna devam eden kedidir. arsızdır. nasıl olsa sahibi, pardon kölesi, gelip temizleyecektir. üzülmeye ne hacettir.
devamını gör...
silodosin
benign prostat hiperplazisi tedavisinden kullanılan selektör alfa 1 reseptör blokörüdür.
bir diğer ajan için (bkz: tamsulosin)
bir diğer ajan için (bkz: tamsulosin)
devamını gör...
darbe başarısız plan
şuraya hunharca random atmak istiyorum. darbe başarısız ama klip başarılı, takdir ediyorum emeklerinizi. devamı gelsin hülöööğğ*
t: sözlük sinemasının kaliteli filmlerinden birtanesi.
t: sözlük sinemasının kaliteli filmlerinden birtanesi.
devamını gör...
normal sözlük'te sürekli islam'ı kötüleyen başlık ve tanımlara müsaade etmek
bir durum.
biraz uzun yazacağım. umarım okuyan ve üzerinde düşünen birileri olur.
ben başlığı açan arkadaş adına da, genel olarak burada "yobaz", "ışid'ci zihniyet" denilen kişiler adına da yahut başka herhangi bir müslüman adına da konuşmayacağım. söyleyeceklerim tamamen kendi adıma söylemek istediklerim.
kimseyi ilgilendirmese de elhamdülillah müslümanım ve bunu söyleme amacım biraz olsun farklı açıdan bakmanızı sağlayabilmek. bunu belirtmişken şunu da eklemek istiyorum; inançsız olanların yahut başka bir dine inanan insanların hakkında da aynı saygısızlıkların yapılmasına kesinlikle karşıyım.
***
birkaç yorumda haklı olarak "saygı çerçevesinde" istenilen her şeyin yazılabileceği söylenmiş. ancak ben bazı başlıklarda kesinlikle bu konulara saygı çerçevesinde yaklaşılmadığını görüyorum. yine aynı şekilde "siz de karşı argüman sunun" demişsiniz çok doğru olarak ama bazen öyle şeyler yazılıyor, öyle hakaretler ediliyor ki, tartışmak bile mümkün olmuyor bazı insanlarla. kaldı ki karşı argüman dediğiniz şey, bir argümana karşılık sunulur. hakarete, karşı argüman sunulamaz.
siz inançsız arkadaşlardan -çoğunuz belki bunu okumayacak ya da umursamayacak ama- benim bir ricam var: bir inanca sahip olan tüm insanları, her şeye at gözlüğüyle bakan, bilimden ilimden uzak olan, beyinsiz hatta can almaya meraklı vahşiler olarak görmekten vazgeçmeniz.
etrafınızdaki insanları düşünün; annelerinizi, babalarınızı, çok sevdiğiniz arkadaşlarınızı... bunların içerisinde hiç inançlı insan yok mu? yoksa lafım yok ama varsa içlerinde hiç iyi insan yok mu diye sorarım bu kez. "arkadaşlarınız"ı da dahil ettiğime ve insan arkadaşını kendisi seçtiğine göre, mutlaka vardır. o halde neden tüm inananları kötülüyorsunuz? lütfen yapmayın bunu. zira kendi halinde inanan, kimseyi kırmamak için elinden geleni yapan, bilimle uğraşan (enrty'lerime bakabilirsiniz genelde hangi konular hakkında yazdığımı bilmiyorsanız) ve bu ülkede din adına olduğu söylenip de insanlara zarar verecek şekilde yapılan her şeye, aynen sizin gibi karşı olan insanları incitiyorsunuz bunu yaptığınızda.
***
gelelim bizim tarafa... benimle dindaş olan birçok arkadaşın tartışma şeklini son derece yanlış buluyorum. bakın öncelikle şunu söyleyeyim: bir müslüman düzgün konuşur, ağzından kötü söz çıkmaz. siz kalkıp insanlara küfrederek, hakaret ederek onlara bir şey anlatmaya çalışırsanız, haklı olarak kimse sizi dinlemez. ayrıca burada nadiren de olsa din hakkında düzgünce yazılıp "neden bu böyle?" diye sorulan sorular var ateist yazarlar tarafından. bunların karşılığında, ufacık bir araştırma ile bile ulaşılabilecek cevaplar dururken, kalkıp bunu soran kişiye laf sokuşturmaya çalışmak, islâm adına hiçbir faydası olmayan bir iş. üstelik mantık dahilinde cevaplamadığınız tüm sorular yine yeni yeniden karşınıza çıkıyor.
eğer ki insanlar dinden, dindarlardan nefret etmesin istiyorsanız, öncelikle insanlarla güzel konuşun. sonra boş beleş ve basmakalıp laflar yerine düzgün karşı kanıtlar ya da argümanlarla gelin lütfen. siz dine daha büyük zararlar veriyorsunuz, insanların ondan kaçmasına neden olarak. unutmayın ki peygamberimizin yaşadığı dönemde insanların müslüman olmasının öncelikli nedeni, bu dinde kimsenin aşağılanmadığını, adaletin en öncelikli konu olduğunu görmeleri ve onları dine davet eden kişilerin düzgün ve ahlaklı hareketleriydi. cihat dediğiniz şey ille de fetihle olmaz. dini sevdirmek, yaymak, insanları ona inandırmak gibi bir amacınız varsa, onu insanların nefret edeceği bir şey haline getirmeyin.
sabredip okuyan herkese teşekkür ederim. entry girme işime geri dönüyorum. siz de lütfen kavga etmeyin, ayırmam *
biraz uzun yazacağım. umarım okuyan ve üzerinde düşünen birileri olur.
ben başlığı açan arkadaş adına da, genel olarak burada "yobaz", "ışid'ci zihniyet" denilen kişiler adına da yahut başka herhangi bir müslüman adına da konuşmayacağım. söyleyeceklerim tamamen kendi adıma söylemek istediklerim.
kimseyi ilgilendirmese de elhamdülillah müslümanım ve bunu söyleme amacım biraz olsun farklı açıdan bakmanızı sağlayabilmek. bunu belirtmişken şunu da eklemek istiyorum; inançsız olanların yahut başka bir dine inanan insanların hakkında da aynı saygısızlıkların yapılmasına kesinlikle karşıyım.
***
birkaç yorumda haklı olarak "saygı çerçevesinde" istenilen her şeyin yazılabileceği söylenmiş. ancak ben bazı başlıklarda kesinlikle bu konulara saygı çerçevesinde yaklaşılmadığını görüyorum. yine aynı şekilde "siz de karşı argüman sunun" demişsiniz çok doğru olarak ama bazen öyle şeyler yazılıyor, öyle hakaretler ediliyor ki, tartışmak bile mümkün olmuyor bazı insanlarla. kaldı ki karşı argüman dediğiniz şey, bir argümana karşılık sunulur. hakarete, karşı argüman sunulamaz.
siz inançsız arkadaşlardan -çoğunuz belki bunu okumayacak ya da umursamayacak ama- benim bir ricam var: bir inanca sahip olan tüm insanları, her şeye at gözlüğüyle bakan, bilimden ilimden uzak olan, beyinsiz hatta can almaya meraklı vahşiler olarak görmekten vazgeçmeniz.
etrafınızdaki insanları düşünün; annelerinizi, babalarınızı, çok sevdiğiniz arkadaşlarınızı... bunların içerisinde hiç inançlı insan yok mu? yoksa lafım yok ama varsa içlerinde hiç iyi insan yok mu diye sorarım bu kez. "arkadaşlarınız"ı da dahil ettiğime ve insan arkadaşını kendisi seçtiğine göre, mutlaka vardır. o halde neden tüm inananları kötülüyorsunuz? lütfen yapmayın bunu. zira kendi halinde inanan, kimseyi kırmamak için elinden geleni yapan, bilimle uğraşan (enrty'lerime bakabilirsiniz genelde hangi konular hakkında yazdığımı bilmiyorsanız) ve bu ülkede din adına olduğu söylenip de insanlara zarar verecek şekilde yapılan her şeye, aynen sizin gibi karşı olan insanları incitiyorsunuz bunu yaptığınızda.
***
gelelim bizim tarafa... benimle dindaş olan birçok arkadaşın tartışma şeklini son derece yanlış buluyorum. bakın öncelikle şunu söyleyeyim: bir müslüman düzgün konuşur, ağzından kötü söz çıkmaz. siz kalkıp insanlara küfrederek, hakaret ederek onlara bir şey anlatmaya çalışırsanız, haklı olarak kimse sizi dinlemez. ayrıca burada nadiren de olsa din hakkında düzgünce yazılıp "neden bu böyle?" diye sorulan sorular var ateist yazarlar tarafından. bunların karşılığında, ufacık bir araştırma ile bile ulaşılabilecek cevaplar dururken, kalkıp bunu soran kişiye laf sokuşturmaya çalışmak, islâm adına hiçbir faydası olmayan bir iş. üstelik mantık dahilinde cevaplamadığınız tüm sorular yine yeni yeniden karşınıza çıkıyor.
eğer ki insanlar dinden, dindarlardan nefret etmesin istiyorsanız, öncelikle insanlarla güzel konuşun. sonra boş beleş ve basmakalıp laflar yerine düzgün karşı kanıtlar ya da argümanlarla gelin lütfen. siz dine daha büyük zararlar veriyorsunuz, insanların ondan kaçmasına neden olarak. unutmayın ki peygamberimizin yaşadığı dönemde insanların müslüman olmasının öncelikli nedeni, bu dinde kimsenin aşağılanmadığını, adaletin en öncelikli konu olduğunu görmeleri ve onları dine davet eden kişilerin düzgün ve ahlaklı hareketleriydi. cihat dediğiniz şey ille de fetihle olmaz. dini sevdirmek, yaymak, insanları ona inandırmak gibi bir amacınız varsa, onu insanların nefret edeceği bir şey haline getirmeyin.
sabredip okuyan herkese teşekkür ederim. entry girme işime geri dönüyorum. siz de lütfen kavga etmeyin, ayırmam *
devamını gör...
hans christian andersen
danimarkalı, çocuklar ve yetişkinler için dünyaca ünlü masalların yazarı. fakir bir ailede doğmuş, çok sinirli yapıda bir çocukmuş. 14 yaşında evinden “ünlü olmak için” ayrılıyor ve ünlülüğün ilk adımlarını kraliyet tiyatrosunda yan rollerde oynayarak başlıyor. hem danimarka hem de genel olarak batının kültürünü yansıtan 3381 tane masal yazmıştır. masalları dünyada 125 dile çevrilmiş. daha yaşadığı zamanlarda masallarından tiyatro oyunları oynanmıştır.
hiç evlenmemiş ve çocukları olmamıştır. karaciğer kanserinden 67 yaşında vefat etmiştir.
hiç evlenmemiş ve çocukları olmamıştır. karaciğer kanserinden 67 yaşında vefat etmiştir.
devamını gör...
miguel de cervantes saavedra
ilk roman değil modern anlamda ilk roman olan kitabın yazarı ve iyi bütün yazarlara ilham kaynağı olan yazardır.
1571 yılında inebahtı deniz savaşında osmanlı devletine esir düşmüştür. bütün dünyayı etkisi altına aldığı eseri don quijote'yi esareti bittikten sonra kaleme almıştır.
1571 yılında inebahtı deniz savaşında osmanlı devletine esir düşmüştür. bütün dünyayı etkisi altına aldığı eseri don quijote'yi esareti bittikten sonra kaleme almıştır.
devamını gör...
bitkilerde acı hissi
günümüzde hakkında bir çok araştırma yapılan fakat kesin sonuca varılamamış konudur. bitkilerin acı hissi hakkında yapılan tartışmalar bilimin yanında genellikle veganlık üzerinden yürümektedir.
2014 yılının temmuz ayında oecolagia dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre bilim insanları tarafından "arabidopsis thaliana" bitkisinin, üzerine yerleştirilen tırtılların ısırıklarına ve ısırılma hissine karşı savunma tepkisi olarak hardal yağı salgıladığı görülmüştür. kaynak
bir diğer araştırmada ise bonn üniversitesi uygulamalı fizik bölüm araştırmacıları tarafından, saldırı altında bulunan bitkilerin etilen isimli bir gaz salgıladıkları ortaya koyulmuş, hasar görmüş bitkilerden elde ettikleri bu gaza özel oluşturdukları lazer bombardımanı ile de yayılan ses dalgaları incelenmiştir. sağlıklı bitkilerin normalde baloncuklanma şeklinde ses çıkardığı, tehdit hissettiklerinde ise bu sesin bir cırlamaya dönüştüğü, tehditin seviyesine göre cırlama sesinin arttığı ortaya koyulmuştur.
kaynak
bunlara benzer araştırmalardan bitkilerin acıyı hissettiğine dair hiç bir sonucun çıkmayacağını belirterek bitkilerde acıyı algılayan beyin, sinir sistemi veya acı reseptörleri olmadığından acıyı hissetmedikleri görüşünü de ifade edenler bulunmaktadır.
bu görüşe ilişkin kaynak 1 kaynak 2
2014 yılının temmuz ayında oecolagia dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre bilim insanları tarafından "arabidopsis thaliana" bitkisinin, üzerine yerleştirilen tırtılların ısırıklarına ve ısırılma hissine karşı savunma tepkisi olarak hardal yağı salgıladığı görülmüştür. kaynak
bir diğer araştırmada ise bonn üniversitesi uygulamalı fizik bölüm araştırmacıları tarafından, saldırı altında bulunan bitkilerin etilen isimli bir gaz salgıladıkları ortaya koyulmuş, hasar görmüş bitkilerden elde ettikleri bu gaza özel oluşturdukları lazer bombardımanı ile de yayılan ses dalgaları incelenmiştir. sağlıklı bitkilerin normalde baloncuklanma şeklinde ses çıkardığı, tehdit hissettiklerinde ise bu sesin bir cırlamaya dönüştüğü, tehditin seviyesine göre cırlama sesinin arttığı ortaya koyulmuştur.
kaynak
bunlara benzer araştırmalardan bitkilerin acıyı hissettiğine dair hiç bir sonucun çıkmayacağını belirterek bitkilerde acıyı algılayan beyin, sinir sistemi veya acı reseptörleri olmadığından acıyı hissetmedikleri görüşünü de ifade edenler bulunmaktadır.
bu görüşe ilişkin kaynak 1 kaynak 2
devamını gör...
sözlük kütüphanesi için ne dediler
çok kısa zaman içinde katalog'u** erişilebilir olacak olan kütüphanedir.
fikir anası mıyım bilmiyorum ama kütüphaneciyim arkadaşlar, o olur mu? meslek olarak yani. hayatımı bununla kazanıyorum. yani mesleki deformasyon diye bir şey var; bir kütüphaneci, bir yazarak kitap kazanmak ister misin? sözlüğünde tabi ki "hadi kütüphane kuralım" diyecekti. bence çok da büyük bi' mesele değil. ama büyük mesele ne biliyor musunuz; bir sözlüğün, kısacık zaman içinde, hiçbir reklam yapmadan bir sürü insanın hayatına girmesi, bir çok güzel proje ve fikirle onlarca çocuğun kalbine dokunması, yukarıdaki gibi bir sloganla kendini tanıtmayı tercih etmiş olması. ve başındaki adamın, aylar boyunca emek verdiği sözlüğünün ismi için mücadele verir, sıkıntı yaşarken, kendisine bu fikirle gelen yazarını, dört elle karşılayacak biri olması...
yoldaş yukarıda sürecin nasıl işleyeceğini detaylarıyla aktarmış. şunu eklemek istiyorum naçizane, bu fikri planladığımız gibi hayata geçirdiğimizde, sözlüğümüzün kolektif ruhu sayesinde kurulan kütüphanemize hep birlikte gururla bakıyor olacağız.
fikir anası mıyım bilmiyorum ama kütüphaneciyim arkadaşlar, o olur mu? meslek olarak yani. hayatımı bununla kazanıyorum. yani mesleki deformasyon diye bir şey var; bir kütüphaneci, bir yazarak kitap kazanmak ister misin? sözlüğünde tabi ki "hadi kütüphane kuralım" diyecekti. bence çok da büyük bi' mesele değil. ama büyük mesele ne biliyor musunuz; bir sözlüğün, kısacık zaman içinde, hiçbir reklam yapmadan bir sürü insanın hayatına girmesi, bir çok güzel proje ve fikirle onlarca çocuğun kalbine dokunması, yukarıdaki gibi bir sloganla kendini tanıtmayı tercih etmiş olması. ve başındaki adamın, aylar boyunca emek verdiği sözlüğünün ismi için mücadele verir, sıkıntı yaşarken, kendisine bu fikirle gelen yazarını, dört elle karşılayacak biri olması...
yoldaş yukarıda sürecin nasıl işleyeceğini detaylarıyla aktarmış. şunu eklemek istiyorum naçizane, bu fikri planladığımız gibi hayata geçirdiğimizde, sözlüğümüzün kolektif ruhu sayesinde kurulan kütüphanemize hep birlikte gururla bakıyor olacağız.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
varlığın sözlük varlığına armağan olsun. iyi ki varsın.
devamını gör...
balıkesir
her yaz gitmeye çalıştığım şehirdir. bir kere gezip görünce fazlasıyla özlüyorsunuz. çok fazla gezilip görülecek yerleri var. kaz dağları yazın ayrı kışın ayrı güzel. tekne gezileri türkiye'nin diğer sahil yerlerine oranla daha uygundur. tekneler güzel koylara demirler bu sayede cam gibi ışıl ışıl deniz ve karşınızda harika bir manzara ile yüzme imkanınız olur. sarımsaklı plajı meşhurdur. kumuna altın kum denir. denizden çıkınca öyle yapışıp çamur gibi olan kumlardan değildir. fakat bu yaz gittiğimde her sahilde olduğu gibi sarımsaklı sahilinde de işletmeciler tarafından şezlonglarla doldurulduğunu, şezlonga her gün para veremicek olan yazlıkçılar için çok az alan bırakıldığını gördüm . bu duruma belediyenin el atması gerektiğini düşünüyorum. cunda kısmına giderseniz de mutlaka şef mehmet'in. balık evinde bir akşam yemeği yemelisiniz. çok samimi çalışan ve işletmecisine ve çok hoş bir dekorasyona sahiptir. bir de pazarlarını ziyaret etmeye çalışın. zeytinyağlarını mutlaka tatmalısınız. senelerdir zeytinyağımızı balıkesirden getirtiriz. çok güzel zeytinleri vardır çerez gibi yedirir insana kendini. dönerken valizinize poşet poşet baharat stoklamayı da unutmayın derim.
devamını gör...
