haberini okuyunca beni kahreden olay. daft punk, yayınladığı son video ile sevenlerine veda etti. her güzel şeyin bir sonu varmış demek. teşekkürler daft punk...

elveda kaliteli müzik...

veda videosu: daft punk - epilogue


daft punk dağıldı: 28 yıllık efsanevi müzik grubuna veda

daft punk dağıldı. 28 yıllık efsanevi müzik grubu yolun sonuna geldiklerini hazırladıkları 8 dakikalık “epilogue” (son söz) adlı video ile duyurdular.

1993 yılında fransa’nın paris şehrinde guy-manuel de homem-christo ve thomas bangalter tarafından kurulan daft punk grubu veda etti. şimdiye kadar yapılmış en popüler elektronik müzik, dans ve pop şarkılarını yazan parisli ikili ayrıldı. söz konusu duyuruyu da 2006 yılında çıkan filmleri electroma’dan alınan “epilogue” başlıklı 8 dakikalık bir videoyla yaptılar.

grubun ayrıldığını uzun süredir menajerliğini yapan yayıncısı kathryn frazier de doğruladı. ancak neden ayrıldıklarıyla ilgili herhangi bir bilgi paylaşmadı.

thomas bangalter ve guy-manuel de homem-christo, daft punk’ı 1993 yılında paris’te kurdu. house müziğinin fransız dokunuş tarzını tanımlayan gruplarının ilk albümleri “homework” adıyla 1997 yılında yayınlandı. albümde yer alan “around the world” ve “da funk” gibi şarkılar, daha sonra birer klasik haline geleceklerdi.

2001 yılında çıkan bir sonraki müzik albümleri olan discovery ile ikili artık markaları haline gelmiş olan robot kıyafetleriyle hayranlarının karşısına da çıkmaya başladılar. yeni albümlerinde yer alan “one more time” ve “harder, better, faster, stronger” ile artık dünya çapında tanınan bir grup haline gelmişlerdi.

hayal güçlerinde yer alan izler, popülerliklerini pekiştirdi. üçüncü albümleri “human after all”, canlı konserleri lp alive 2007 ve tron: legacy film müziği albümünü içeren kayıtlarla sonraki yıllarda derinleşmeye devam etti.

ikili, kariyerlerinin 20. yılına geldiğinde 2013’te çıkan random access memories’in en öne çıkan şarkısı “get lucky” ile bir kez daha patladı. tüm dünyada milyonlarca kopya satan single, ikilinin grammy kazanmasını sağladı.


haber kaynağı: kayıp rıhtım
devamını gör...

günümüzün iflah olmaz çoğu kumarbazının çocukken misket ve gazoz kapağıyla beraber narkozunu aldıkları cips paketlerinden çıkmış olan, üzerlerinde çizgi film karakterlerinin resimlerinin basılı olduğu yuvarlak plastik nesne.
devamını gör...

kaçak içki yüzünden hayatını kaybedecek insanların doğrudan doğruya müsebbibi olacak zamcıktır.

devamını gör...

hesaplarımız para etmiyor olabilir ama yüz sene sonra entrylerimiz sümer tabletleri gibi değerli olacak.

torun tombalak rahatsız dedelerinin başlıklarını ve tanımlarını okuyup şunlardaki keyfe bak koduklarım bize çöplük bıraktılar diyecekler.
devamını gör...

kırgızlar ms (840-1207); uygur devleti’ne son vererek baykal gölü yakınlarında devletlerini kurmuşlardır. orhun bölgesinin, türk yurdu olmaktan çıkıp moğolistan’ın bir parçası haline gelmesine neden olmuşlardır.

kaynak: tarih dersi notlarımdır. bana ait değildir.
devamını gör...

netflix'in bu günlerde 3. sezonuyla ekranlarda olan dizisi. ilk 2 sezon hakkında bir çok yazı yazılmış başlıkta. ben daha çok 3. sezon üzerine yazmak istiyorum ve biraz da amerikan sinema endüstrisine dair bir şeyler paylaşmak da istiyorum ama bu kısım genel yani 3. sezonla alakalı değil.
genel olarak baktığımızda joe karakteri -özellikle ilk sezon için- gayet düzgün, kültürlü, kitaplarla içli dışlı bir insan. yani tam bir iyilik abidesi. ve aslında bir seri katil. ancak öldürdüğü kişiler "ölmeyi hak eden" kişiler. yani kötü kişiler. yani bir yerde "bunu da niye öldürdü" yerine "oh iyi ki öldürdü" denilmesi bekleniyor seyirci tarafından. amerikan sinema endüstrisi bunu çok yapıyor. dexter dizisinde de dexter'la bunu yapmışlardı. gayet düzgün, tıp okumuş, üzerine emniyette kan analisti olarak çalışan bir insan, ve sadece kötüleri, hak edenleri öldüren bir seri katil. amerikan sineması buradan yola çıkarak insanların, devletlerin hak edenleri öldürebileceğini normalize etmeye çalışıyor. tam da ırak, suriye, afganistan ve hatta vietnam'da yaptığı işgaller ve ölen insan sayıları ortadayken. neyse bu belki de bir başka yazı konusu. ben şimdi you 3. sezondan bahsedeyim değil mi?
ben 3. sezonu açıkçası çok beğendim. ve joe'nin neden böyle bir psikopat olduğunu hatta love'ın neden bir psikopat olduğunu çözümlemeye çalışmışlar.
aşı karşıtlığı ve covid sürecine el atmışlar ki bu da bence çok güzeldi.
eş değiştirme ve grup sex olayını baya bir abartmışlar bence. ancak sosyal medya, influncerlık olayı çok iyi işlenmiş. yozlaşma ve dejenerasyon olarak. tabi sosyal medya olayı zaten dizinin ana konusuydu değil mi? hi stalker.
sonu muğlak bitti joe yine her zaman bildiğimiz joe. haz için yapamayacağı şey yok. asla aşk değil net haz. bakalım 4. sezon gelecek mi_?
devamını gör...

bazen bir çocuk bakar gözlerinin içine. arkan dönüktür, göremezsin...
bazen güneş kucağındadır. orda olduğunu bilemezsin...
bazen yıldızları süpürürsün eteklerinle. telaşlısındır, farkına varamazsın...
bazen bir orkestra kurulur içinde. başka sesleri duyar, onu duyamazsın...
bazen mutluluk gelip konar kirpiğine. sen, onu hep uzaklarda ararsın...
bazen bir sandık hazine durur başucunda. akıl edip, kapağı aralamazsın...
bazen hayatının fırsatı geçer önünden. tehir eder, yakalamazsın...
bazen kutsal bir el uzanır sana göklerden. meşgulsündür, uzanıp tutmazsın...
devamını gör...

asıl kaliteli yazarları göremediğimden oy kullanmadığım anket.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"bir gün çocuklardan biri beni itti ve yere düştüm. içimdeki bir sürü insancığın evi yıkıldı. çok öfkelendim.
“ben de senin insancıklarının evini yıkacağım! diye bağırdım ve suratına korkarak bir yumruk attım. canının yanmasından çok korkuyordum. çocuğun canını yakmadan, evi yıkılmış insancıklarımın intikamını almak istiyordum. çocuk yere yattı ve ağlamaya başladı. babam o akşam beni ilk kez dövdü. tüm akşam dövdü… başka insanların canını yakmamam için tüm akşam canımı yaktı. bir sürü insancığımı öldürdü."

erim şişman-zürafa tozu
devamını gör...

metallica dinleyince kendini metalci sanmak kadar dramatik değildir.

-gençliğimde ağır metalciydim.
- hangi grupları dinlerdin?
- metallica
- başka?
- unuttuk şimdi hepsini ya
- hımmm
-ya
- peki

hiç yoksa 102 kere falan yaşamışımdır benzer diyalogları.
devamını gör...

yüzüm kime dönük olursa olsun,
yüreğim hep sana dönük olacak.
ben senden başkasına
kapı nasıl açılır bilmiyorum.


-cemal süreya
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir insan niye serseri sever ya ben hep ana kuzusu seviyorum.
devamını gör...

kanla abdest alanların ve timsah gözyaşı dökenlerin adını ağzına almaması gereken can, evlat...
devamını gör...

sanılanın aksine bir zaman ölçme birimi değil, mesafe ölçme birimidir.
bir ışık yılı 9 460 730 472 580 800 metre demektir, buna göre dünya ile güneş arasındaki yaklaşık 150.000.000 km olan mesafe 8 ışık dakikasına tekabül etmektedir.
devamını gör...

çikolata alınması. çocuklar gibi şen oluyorum
devamını gör...

taze taze. günaydın

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

maalesef var olandır. tak tak örnekleriyle de ifşa ederim. hiç sıkıntı değil ama gerek yok. bu beğenilme işi sosyal medyayla beraber iyice yaygınlaşan bir hastalığa döndüğü düşüncesindeyim.

bu arada beğenilmek tabi ki güzel. beğenilmek herkesin hoşuna gider ama sahte beğeni almak insanı nasıl mutlu eder onu anlayamıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim