ilkokuldayken iş teknik tasarım* dersinde "kalıp sabunların orta kısmına neden plastik konulmuyor? böylece sabunlar kullanılamayacak kadar küçülmeden bitmiş olur." demiştim hocama. ben bununla ilgili bir proje yapmak istiyorum dediğimde hocam bana "gerek yok ki sıvı sabun diye bir şey var zaten" demişti.
sonra ne mi oldu? kartondan küpler oluşturup birbirine yapıştırmıştım ödev olarak.

ama biliyordum, bu ufalan sabun sorunu sadece benim yaşadığım bir sorun değildi, bu başlık da bunun kanıtı!!
devamını gör...

ayak fobikler bunu beğenmedi.
devamını gör...

ayvayı yediğinizi gösteren sorudur. ortam bombadır.
devamını gör...

immün sistem tarafından yabancı antijene karşı üretilmiş molekül.
devamını gör...

kitapçılarda kötü kokuyu önlemek için kullanılan bir çeşit tuz.
devamını gör...

14 ağustos 1963 ankara doğumlu, tiyatro sinema ve dizi oyuncusu, aynı zamanda balerin. bir dönem müjde ar ile evlilik yapan müzisyen ve besteci atilla özdemiroğlu'nun kızıdır.

en bilinen filmi şekerpare'dir. (bkz: şekerpare (film)) bu filmde ki 'nah peyker,hapı yuttun namussuz ziver' repliği izleyen herkes tarafından hatırlanacaktır. ilgili sahneyi şöyle koyalım;
devamını gör...

museviler 17. yüzyılda doğu avrupa'da büyük baskı görmüşler ve sıkıntıya düşmüşlerdir. museviler, kendi mesihlerini beklemekteydiler. iyi bir hatip ve musevi teolojisine hakim biri olan sabetay sevi, bu durumu kendi lehine kullandı ve peygamberliğini ilan etti. onları sıkıntılarından kurtaracağına ilişkin sözler verdi. tutuklanıp istanbul'a getirildiğinde istanbul'a büyük bir yahudi göçü oldu. onu ziyaret etmek isteyen ardı ardına arttı.
rivayet odur ki şeyülislam yahya efendi'nin karşısına çıkarken koltuğunun altına bir güvercin sıkıştırmıştır. mesih olduğunu ispatlayamayınca korkudan "bu can kuşu bu kafeste durduğu sürece müslüman olacağım" demiş ve aziz mehmed ismini almıştır. şeyülislamın yanından ayrıldıktan sonra koltuğunun altındaki kuşu salıvermiştir. bunu gören sabetay sevi'nin taraftarları onu yalancılıkla suçlamışlardır. küçük bir zümre sabetay sevi'ye inanarak müslüman olmuştur. sabetay sevi'den nefret eden diğer yahudi hahamları bu durumu sevinçle karşılamışlardır. ne de olsa dinden çıkmıştır. sabetay sevi, kendisine inananan bu küçük zümreye de müslüman olduklarını öğütlemiştir. bu kesim de müslüman olmuştur. fakat gizli yaptıkları ayinlerde halen tevrat okunduğu ve musevi ibadet biçimlerinin gizliden gizliye yerine getirildiği bilinmektedir. bu yüzden bu küçük zümre zamanla bir cemaat yapısına kavuşmuş ve selanik'te örgütlenmiştir. kendilerine "dönme" denmiştir. dikkat edilmelidir ki bu dönme müslümanlıktan değil, bilakis yahudilikten dönmedir.
not: museviler, halen mesih beklemeye devam ederler. hz. isa ve hz. muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. sabetay sevinin ölümünden sonra cemaatin bir kısmı museviliğe geri dönmüştür.
devamını gör...

yemek, uyumak ve çıplak dolaşmamak için insanın yapmak zorunda olduğu şeyler ürkütücüydü. ben de yatakta kalıp içiyordum. içtiğin zaman dünya yine ordaydı, kaybolmuyordu ama boğazına sarılmıyordu en azından.

charles bukowski
devamını gör...

düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir sözüyle düşünmenin önemine vurgu yapan ve çağını aşıp günümüz kimi toplumların düşünce yapısını şekillendiren bir filozoftur.
devamını gör...

çok sevilen serimize özel iki kesitimi siz sevgili yazarlarla paylaşıyorum. bugünkü kesitlerimizde sözlük içine ve ekstra olarak küfürlü entry giren yazarlara ne olacağı hakkında bilgi sahibi olacağız.
klavyelerinizi kenara koyun ve keyfini çıkarın.
goodkafas meet the sözlük;
buradan izleyebilirsiniz
goodkafas küfürlü entry hazin son;
buradan izleyebilirsiniz
———————————————————-———-
goodkafas ilk bölüm izlemek için;
goodkafas meet the mods
tüm kesitleri izlemek için;
kafa açan kesitler
devamını gör...

gerbner'ın isim verdiği,
fazla tv izlenen bir evde yaşıyan bireyin az tv izleyen komşusuna göre dünyayı daha daha kötü görmesi anlamına gelen kavramdır.
şiddetle yoğrulmuş tv dünyasına aşırı biçimde maruz kalanlar,
dünyayı güvenli olmayan acımasız bir yer olarak algılamaktadır.
1980lerde ortaya atılan bu kavramın,
bu gün hayatımızın her alanını işgal eden internet sonrası hali,
bu günün insanın umutsuzluğunu da açıklayabilir.
devamını gör...



sende başını alıp gitme ne olur
ne olur tut ellerimi
devamını gör...

depersonalizasyon türkçeye, kendine yabancılaşma, kendinden kopma olarak çevrilirken derealizasyon ise gerçekdışılık, gerçekdışı olma duyumu olarak çevrilmiştir. derealizasyon ve depersonalizayonu tetikleyen faktörler: yaşanan travmatik bir olay, uzun ve yoğun dönemli stres, kişilik yapısı, bazı uyuşturucu maddelerinin kullanımı, çok aşırı ve uzun süreli alkol kullanımı ve bazı hallerde yaşanan çarpmaya bağlı beyin travmaları sayılabilir.
devamını gör...

okuduğunu ve duyduğunu anlama, gerekli cevabı verebilme hızı.
devamını gör...

katliama uğrayan insanlar hakkında "ama onlar da hak etti" gibisinden cümleler kurup insanları kin ve düşmanlığa tahrik eden, tek var olma amacı çıkıntılık yaparak insanların tepkisini çekmek olan şahıs. şimdi de insanları düşmanlığa sürüklediği tanımları silindiği için sözlükten gidiyormuş. selametle
devamını gör...

kurtgiller familyasından güney amerika'nın en büyük yaban köpeği ırkı olarak biliniyor. onları diğer yabani köpeklerden ayıran durum ise sürü halinde değil tek olarak yaşamaları.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

19 yaşımda tam da "ben kimim? hayatımla ne yapıyorum?" diye sorguladığım bir anda okumuştum bu kitabı. doğru zaman mı desem yanlış zaman mı bilemiyorum fakat beni iyice varoluşsal sancılara sokarak daha fazla düşünmeme sebep olmuştu. bu varoluşsal sancıların sonunda kim olduğumu bulmaya biraz daha yaklaşmış hissetmiştim o zaman için.

insanı kim olduğuyla ilgili sorgulamaya iten kitap.
devamını gör...

lisede sevgiliyle söz yüzüğü takmak.
devamını gör...

gizli gizli gezindiğine yemin edebilirim, lakin ıspatlayamam.
devamını gör...

hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama bazı insanlar, kibar konuşmaları, ricaları duymuyor, ailede höt zöt, gel, git, yap, et vb. denilerek büyütülen insanlara bir şeyler yaptırmak için sizin de sinirli olmanız gerekiyor çünkü belli bir ses düzeyinin altını duymuyorlar.. bazı ortamlarda dikkate alınmanız için sinirli olmanız gerekiyor. aileden başlayıp tüm topluma sirayet eden bir sinirlilik hali var çünkü bence sorun çözme yetimizi gelişmemiş. samimi olmaktan o kadar korkuyoruz ki hep mış gibi yaşıyoruz.. bir şeyden hoşlanmıyorsak açıkça söylemek yerine pasif agresif davranışlar, laf sokmalar, sinirli hallere bürünüyoruz, halbuki samimi bir şekilde "bu yaptığından hoşlanmıyorum" desek sorun morun kalmayacak ama yok. ya içimize atıp atıp bir anda patlıyoruz ya da çeşitli imalarda bulunuyoruz.. yormayın kardeşim, net olun, samimi olun.. inanın sinir minir kalmıyor, her şey öyle daha iyi oluyor...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim