ekim'de maskelere veda edeceğiz iddiası
maskelere veda edene kadar inanmayacağım iddiadır.
veda ettikten sonra bile bir süre inanmayabilirim.
veda ettikten sonra bile bir süre inanmayabilirim.
devamını gör...
kedilere özgü gariplikler
benim kedim baya kendini insan zannediyor. uyuma şeklinden trip atmasına varana dek pek çok örnek verebilirim.
devamını gör...
çocukken aşık olunca yapılanlar
abimin kullandığı briyantini 3 numara olan saçlarıma sürüp okula gitmekti.
hatta bir keresinde de yakalanmıştım *
hatta bir keresinde de yakalanmıştım *
devamını gör...
melissa vargas
fenerbahçe kadın voleybol takımında oynayan 9 numaralı pasör çaprazı.
devamını gör...
eazy-e
eric lynn wright bilinen adıyla eazy-e amerikalı rap sanatçısı.
bir parçasında (bkz: dr. dre) ile (bkz: snoop dogg) ikilisine baya ağır ithamlarda bulunmuştur.
incelemek için
ayrıca (bkz: gta san andreas) oyunundaki (bkz: ryder) karakterinin ilham kaynağı olduğu bariz bir şekilde görülmektedir.
30 yaşında vefat etmiştir.
bir parçasında (bkz: dr. dre) ile (bkz: snoop dogg) ikilisine baya ağır ithamlarda bulunmuştur.
incelemek için
ayrıca (bkz: gta san andreas) oyunundaki (bkz: ryder) karakterinin ilham kaynağı olduğu bariz bir şekilde görülmektedir.
30 yaşında vefat etmiştir.
devamını gör...
zalim
yalın'ın efsane şarkısı.
devamını gör...
kredi borcu ödeyen yazarlar
uzun süre ödemiş ve bitirmiş biri olarak allah kolaylık versin diyorum. kredi pişmanlıktır. çektiysenizde vaktinde ödeyin. avukata düşmeyin.
devamını gör...
kuşlar yasına gider
''babalar alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır...''
yaklaşık 1,5 sene önceydi...
bir gece yarısı, sarsılarak uyandığım uykunun ertesinde, hızlı adımlarla yalpalayarak evin balkonuna atıp kendimi, titreyen ellerimle beceriksizce yaktığım 2-3 sigarayı içene kadar hüngür hüngür ağlamıştım...
eşim, dolu dolu gözlerle bana sarılıp “n’oldu” “ne gördün” gibi sorularıyla kulaklarımdan beynimi deliyor; kafamın içinde yankılanan sorularına cevap verecek kudreti bulamıyordum kendimde...hıçkırıklara karışan nefesimin arasına iki kelime sıkıştırıp cümle haline getiremiyordum ne yazık...
bir müddet sonra, hıçkırıklarım kesilip sakinleşince; ağlamaya devam ederek anlatmaya başlamıştım rüyamı.
rüyamda eşim hamileydi ve doğum için hastaneye gelmiştik. eş, dost, akraba ve çok samimi olduğum arkadaşlarımla birlikte kahkahalar atarak bebeği bekliyorduk.
derken, hastane kapısına sirenlerini çala çala bir ambulans yanaştı acı bir frenle. ambulansın içinden sedyeyle bir adam çıkardılar. hastane kapısından içeri girip, yanımdan tam geçerlerken; sedyede bilinçsizce yatan adamın babam olduğunu gördüm...
6 sezonluk bir dizi kadar uzun bir rüyaydı.
bebeğimi beklerken, babamın ölüm haberini alıyordum...
hayatımda bu kadar üzülüp, bu kadar gözyaşı döktüğüm an olmamıştı o geceye kadar.
bu kitap o gece ne hissettiysem, aynı duyguları her satırında tekrar hissettirdi bana.
dağıldım.
darmadağın oldum.
kitap hakkında söyleyeceklerim bu kadar...
okumamışlara şimdiden iyi okumalar...
yaklaşık 1,5 sene önceydi...
bir gece yarısı, sarsılarak uyandığım uykunun ertesinde, hızlı adımlarla yalpalayarak evin balkonuna atıp kendimi, titreyen ellerimle beceriksizce yaktığım 2-3 sigarayı içene kadar hüngür hüngür ağlamıştım...
eşim, dolu dolu gözlerle bana sarılıp “n’oldu” “ne gördün” gibi sorularıyla kulaklarımdan beynimi deliyor; kafamın içinde yankılanan sorularına cevap verecek kudreti bulamıyordum kendimde...hıçkırıklara karışan nefesimin arasına iki kelime sıkıştırıp cümle haline getiremiyordum ne yazık...
bir müddet sonra, hıçkırıklarım kesilip sakinleşince; ağlamaya devam ederek anlatmaya başlamıştım rüyamı.
rüyamda eşim hamileydi ve doğum için hastaneye gelmiştik. eş, dost, akraba ve çok samimi olduğum arkadaşlarımla birlikte kahkahalar atarak bebeği bekliyorduk.
derken, hastane kapısına sirenlerini çala çala bir ambulans yanaştı acı bir frenle. ambulansın içinden sedyeyle bir adam çıkardılar. hastane kapısından içeri girip, yanımdan tam geçerlerken; sedyede bilinçsizce yatan adamın babam olduğunu gördüm...
6 sezonluk bir dizi kadar uzun bir rüyaydı.
bebeğimi beklerken, babamın ölüm haberini alıyordum...
hayatımda bu kadar üzülüp, bu kadar gözyaşı döktüğüm an olmamıştı o geceye kadar.
bu kitap o gece ne hissettiysem, aynı duyguları her satırında tekrar hissettirdi bana.
dağıldım.
darmadağın oldum.
kitap hakkında söyleyeceklerim bu kadar...
okumamışlara şimdiden iyi okumalar...
devamını gör...
yazarlara bir enerji patlaması bir öz güven gelmesi
hep bu havalaradan.. bahar geldi ciceklendik..
devamını gör...
güne bir şiir bırak
üçüncü şahsın şiiri
gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu
ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu, ağlardım
ne vakit maçka'dan geçsem limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgar aklımı alırdı
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin, bakardın
üşürdün içim ürperirdi
felaketim olurdu ağlardım
akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felaketim olurdu, ağlardım
atilla ilhan
devamını gör...
lodos
canım memleketimde sürekli ılık ılık esen rüzgardır.genelde yağmuru beraberinde getirir.rüzgarına bile hasret kaldık be kardeşim.
devamını gör...
falso vermek
kişinin yapmakta olduğu işte, dışarıya kusur vermesi anlamında kullanılan deyim.
devamını gör...
baba olmak
baba olacağımı öğrendim dün akşam. ayaklarım yere basmıyor. inşallah sağlıklı bir şekilde kavuşurum kendisi ile. şimdiden seni çok seviyorum babacım
devamını gör...
eski sevgilinin durduk yere mesaj atması
hayra alamet değildir,
sağlıklı bir insan olsaydı kararlı olurdu,
doğru zamanda doğru mesajı alırdı-verirdi,
mesajın ne anlamı olabilirki..
söyleyecek bir şeyi olan insan,
arar konuşur,
"ortaya çıkar"
karşıma çıkar...
sağlıklı bir insan olsaydı kararlı olurdu,
doğru zamanda doğru mesajı alırdı-verirdi,
mesajın ne anlamı olabilirki..
söyleyecek bir şeyi olan insan,
arar konuşur,
"ortaya çıkar"
karşıma çıkar...
devamını gör...
fanconi bickel sendromu
glukoz transportunu sağlayan glut-2 defekti sonucu ortaya çıkan, karaciğer ve böbrekte glikojen birikimi ile karakterize sendromdur.
glukozüri, büyüme ve gelişme geriliği görülür.
glukozüri, büyüme ve gelişme geriliği görülür.
devamını gör...
herkesin anlattığı lise aşkı olayını yaşamamış insan
herkesin yaşadığı düşünülen ama yaşamayan insanların da olduğu bir durumdur. yaşanılmaması da hayrete düşürmemelidir.
devamını gör...
6 mart 2021 dsö'nün salgın 10 aya biter açıklaması
dso'nun avrupa direktörü hans kluge, alman gazetesine verdigi ozel demecte, salginin ne zaman bitecegi hakkinda on gorulerini iletti. yaptigi aciklamaya gore 2021 yili boyunca salginin devam edecegini, fakat 2022 yilinin ilk donemlerinde salginin son bulacagini iletti...

haberin detayi icin

haberin detayi icin
devamını gör...
türkçe engelli yazarları ciddiye alamamak
yazım ve imlâ yanlışlarıyla dolu yazıları ciddiye alamama durumudur. bir insanın yazdığı yazıdan, üslubundan, kelime tercihlerinden ve imlâ kurallarıyla ilişkisinden hareketle okuyup okumadığını anlayabiliriz. bazılarının durumu tamamen umutsuz vaka. yapılabilecek herhangi bir şey yok. mesele sadece -de/da eki vesaire değil üstelik. ne demek istediği anlaşılmıyor yahu, öyle bir anlatım bozukluğu seviyesinde ki... bir de genel bir yanılgı var ona değinmek istiyorum. doğru düzgün yazamayan insanların üniversiteye gitmediği için bu dertten muzdarip oldukları sanılıyor. hiç öyle değil, korkunç bir yanılgı bu. üniversite mezunlarının veya öğrencilerinin hâli de çok farklı değil. hattâ bazı üniversite hocalarının durumu bile içler acısı... kelimeleri yanlış telaffuz edip yazanı mı dersiniz, noktalama işaretlerinden bihaber olanı mı dersiniz... öyle çoklar ki insan hayret ediyor. bu işin yolu bellidir, kitap okumak. isteyen istediğini düşünebilir, elime aldığım kitap özensiz bir baskıysa okumayı bırakan bir insanım. sözlükte filan tahammül etmem mümkün değil. hele de iki kelimeyi bir araya getiremeyip büyük büyük laflar eden bazıları var ki...
edit: haruki murakami adlı yazar iyice suyu bulandırmış. öncelikle ben kimseden nefret etmiyorum. bu size ait. de bağlacıyla nefretinize beni bağlamayın, yazıda böyle bir ifade yok çünkü. engelli kelimesini hakaret veya kötü anlamda kullanmadım. daha doğrusu sizin imâ ettiğiniz anlamda fiziksel veya zihinsel engellilere dokunan bir tarafı yok benim kullanımımda. bu sizin aşırı yorumunuz. niyet okumaktan ibâret anlamsız bir itham doğrusu. engelli kelimesi özürlü kelimesinin yerine geçmiştir türkçede. dile yerleşmiş, kabul görmüş bir kelimedir. özürlünün biraz kötü bir çağrışımı olduğunu ben de kabul ediyorum. ama bunların yukarıdaki yazıyla ve benimle ne ilgisi var yahu? engel yani, engel. yolda bazı engeller vardı desem, beni mi paralayacaksınız? bir konuda engeli olmak, bir engelin hâsıl olması, engellenen evlilik... biraz tartarak ölçüp biçerek yazmak lâzım. bu işin suyunu çıkarmaya başladınız çünkü. o kelimeyi kullanma, bunu kullanma. üstelik imâ edilen şeyle uzaktan yakından ilgisi yok. kör demeyin sakın... görme engelli demek gerekir. iyi de saramago'nun romanını körlük olarak değil de görme engellilik olarak mı okuyacağız? orhan kemal'in topal eskici ve oğulları vardır. yürüme engelli eskici ve oğulları diyelim mi? çolak salih'i filan ne yapacağız? sayonara...
edit: haruki murakami adlı yazar iyice suyu bulandırmış. öncelikle ben kimseden nefret etmiyorum. bu size ait. de bağlacıyla nefretinize beni bağlamayın, yazıda böyle bir ifade yok çünkü. engelli kelimesini hakaret veya kötü anlamda kullanmadım. daha doğrusu sizin imâ ettiğiniz anlamda fiziksel veya zihinsel engellilere dokunan bir tarafı yok benim kullanımımda. bu sizin aşırı yorumunuz. niyet okumaktan ibâret anlamsız bir itham doğrusu. engelli kelimesi özürlü kelimesinin yerine geçmiştir türkçede. dile yerleşmiş, kabul görmüş bir kelimedir. özürlünün biraz kötü bir çağrışımı olduğunu ben de kabul ediyorum. ama bunların yukarıdaki yazıyla ve benimle ne ilgisi var yahu? engel yani, engel. yolda bazı engeller vardı desem, beni mi paralayacaksınız? bir konuda engeli olmak, bir engelin hâsıl olması, engellenen evlilik... biraz tartarak ölçüp biçerek yazmak lâzım. bu işin suyunu çıkarmaya başladınız çünkü. o kelimeyi kullanma, bunu kullanma. üstelik imâ edilen şeyle uzaktan yakından ilgisi yok. kör demeyin sakın... görme engelli demek gerekir. iyi de saramago'nun romanını körlük olarak değil de görme engellilik olarak mı okuyacağız? orhan kemal'in topal eskici ve oğulları vardır. yürüme engelli eskici ve oğulları diyelim mi? çolak salih'i filan ne yapacağız? sayonara...
devamını gör...
intihar etmemek için sebepler
bir tarafta ölüm bir tarafta hayat var ve ölümün olduğu kefeye ne koyarsan koy hayat ağır basar. onun için ölümün yanına koyduğunuz intihar sebebi her ne olursa olsun hayatın yanında hafif kalacaktır. çok da güzel alay edilir, intihar sebebinizle. sadece bunu düşünüp intihar etmekten kolayca vazgeçilebilir. başka sebebe gerek yok.
devamını gör...
