smok yakalandı!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

resmi gazete'de yayımlanan cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile boğaziçi üniversitesi'ne hukuk fakültesi ve iletişim fakültesi kurulması.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

iletişim fakültesi tamam ama hukuk fakültesine hiç gerek yoktu bence. zira elini sallasan hukuk fakültesi öğrencisine değiyor.

kaynak: tr.sputniknews.com/turkiye/...
devamını gör...

dolaptaki mandalinayi dahi soyup yemekten aciz varliklarin yetismesine sebeptir.
devamını gör...

saçmalık değil olması gerekendir. bir sözlükte küfürün serbest olması hoş değil bence. yoksa buralar kendini sadece küfürle ifade eden seviyesiz insanlarla dolar taşar. böylesi çok daha iyi.
devamını gör...

türk silahlı kuvvetleri bandosudur.

tsk’da görev yapan subay ve astsubaylardan teşkil edilmiştir. genel olarak marş eserlerini icra etseler de konserlerinde çok geniş yelpazede eserleri icra edebildikleri görülmektedir.
bir aleksandrov kızılordu korosu olamasa da iyidir.
devamını gör...

başka hiçbir şeye benzemez.
"benim de şu cihana gelişim bir güzelden ötürü" dizelerindeki "güzel" aslında kedidir.
devamını gör...

sohbet esnasında latife, hiss-i kable-l vukü, mutabık gibi kelimeleri kullandığımda, karşı tarafta yaşlı hissi uyandırıyor. her ne kadar 30+ olsam da, henüz yaşlanmadım ya hu.
devamını gör...

ikinci konuğumuz leo tolstoy.
varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen tolstoy (dördüncü göbekten kuzeni aleksandr puşkin'di) öğretmenleri tarafından "öğrenmeye ne kabiliyeti, ne de hevesi olan biri" diye tanımlanan, umarsız bir öğrenciydi. vaktinin büyük çoğunluğunu kumar oynayarak ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları kaparak geçirdi. tolstoy henüz yirmili yaşlarında birkaç önemli eser üretmiş, bir tür itirafa dayalı ve sonu açık otobiyografi olarak gördüğü kalın güncesinde hatalarını kataloglamıştı.
tolstoy ölümden çok korkar ve uykularından kan ter içerisinde kalkardı. kardeşi nicholas'ın 1860'daki vefatı tolstoy'a bir kez daha kendi ölümlüğünü hatırlattı. henüz otuzlu yaşlarında olan yazar, evlenip yerleşmek ve normal bir hayat sürdürmek için fazla yaşlı ve çirkin olduğuna kanaat getirmişti. bir doktor kızı olan alımlı sofia andreyevna ('sonya') behrs 1862'de onunla evlenmeye razı olunca hayrete düştü.
o dönemde tolstoy 13 çocuk sahibi oldu. ve şaheserleri "savaş ve barış" ile "anna karenina"yı yazdı. bu romanlar ona şöhret verdikçe aynı zamanda hayatının erdemli olmadığı yönündeki düşüncesini pekiştirmiş oldu. ruhsal bir bunalıma girdi ve sağlık sorunları kötüleşti. tolstoy'un "çelik gibi kaslara ama ayılıp bayılan bir kadının sinirlerine sahip olduğu" söylenirdi. romatizma, bağırsak yangısı, diş ağrısı, bayılma nöbetleri, ısıtma hastalığı, toplardamar yangısı ve tifo hastalıklar geçirdi.
kendini hristiyan anarşizmi hayatına adadı. tolstoy tüm sıkıntılarının gerçek nedenini bildiğine inanıyordu. "benim hastalığım sonya" demişti bir defasında. karısı sonya çocuk ordusu doğurup yetiştirdiği ve "savaş ve barışı" tam yedi defa elle temize çektiği halde, dalgınlığı giderek artan bu kutsal adama rahatsızlık vermekten öteye gidememişti.
sonya kocasının koyu hristiyan spiritüalizminden bunalmış, tolstoy'un çuvalla önüne genele para dağıtmaya başlamasıyla tepesi iyice atmıştı. bardağı taşıran son damla ise çertkov isimli bir beleşçinin, eli ayağı titreyen tolstoy'u tüm servetini kendine bırakmaya ikna etmesi oldu. sabrı iyice taşan sonya, kocasını opera dürbünüyle gözetlemeye başladı. yazar evliliği bitirmeyi önerdiğinde sonya onu intiharla tehdit etti. tolstoy en sonunda karısının gizlice günlüğüne baktığını öğrendi. artık canına tak etmişti. gecenin bir yarısı sessizce evden çıktı ve geride karısına kırk sekiz yıllık evliliklerine karşı bir teşekkür notu bıraktı. bu olayı "benim yaşımdaki insanların sıkça yaptıkları bir şeyi yapıyorum, son günlerimi tek başıma ve sukunet içinde geçirebilmek için dünyadan vazgeçiyorum." diyerekten özetledi.
ne yazık ki o son günler, dondurucu bir tren istasyonunda geçti ve yazar ateşler içinde ve soğuktan titriyerek yere devrildi. şuurunu kaybetmiş ve sakalı donmuş tolstoy 20 kasım 1910'da istasyon şefinin bürosunda yere yığılarak vefat etti.
*tolstoy, moğol savaşcının*soyundan geliyordu.
*tolstoy'un jüri üyelerinin birini ifadesi ile "medeniyetin tüm formlarına karşı dar görüşlü sardırganlığı" gerekçesiyle nobel ödülünü hiç kazanamadı. neyse ki tolstoy bu konuda yalnız değildi. henrik ıbsen ve emile zola da benzeri nedenlerle ödüle layık görülmemişti.
*otuz dört yaşındaki tolstoy düğün gecesinde on sekiz yaşındaki yeni gelini, dişi hizmetkarlar da dahil diğer kadınlarla olan cinsel maceralarını ayrıntısıyla anlattığı günceyi okumaya zorladı. besbelli yazarın açıklık ve dürüstlük anlayışı buydu ama sonya'ya göre bu bilgiler gereğinden fazlaydı. sonya ertesi gün kendi güncesine böylesi bir 'iğrençliğe' maruz kalmaktan dolayı duyduğu tiksintiği yazdı.
*tolstoy'un dine dönmesi ve kırdığı insanlardan (uzun bir liste) özür dilemiştir.
*tolstoy ilk kütl yazarlardan biriydi.(kült-tapınma, tapma )
*tolstoy'un sanıldığının aksine "ölüm gölgeli vadide bile iki artı iki altı etmez." sözü son kurduğu cümle değildi. tolstoy'un gerçek son sözleri daha etkileyici olmasa da daha şifreliydi "peki ama ya köylüler...köylüler nasıl ölür?"
*tolstoy tüm spiritüelliğine karşın son derece soğuk biri olabiliyordu. öz kardeşi dmitri'yi yatağında ölüme terk etmiş hatta ahlaksız bir yaşam sürerek tanrı'ya sırt çevirdiği için gidip ona bakmayı reddetmişti. sonraları şunu yazdı: "doğrusu onun ölümüyle ilgili beni en çok rahatsız eden şey sarayda davetli olduğum bir gösteriye gitmemi engellemiş olmasıydı."
kaynak: "büyük yazarların gizli hayatları" kitabı.
devamını gör...

kontrgerilla, adından da anlaşılacağı gibi karşı gerilla demektir.
gerilla taktiklerine karşı çaresiz kalan düzenli ordular için geliştirilmiş bir disiplindir. olayları ideolojik nitelikten ayrıştırıp sadece askeri taktik olarak inceleyelim. mücadele karakteri gelişmiş, yıllarca zor doğa şartlarında sürekli bir savaş halinde kendini geliştirmiş gerillalara karşı sadece bir iki aylık acemi eğitimi almış erleri gönderirseniz, sonuç bu erleri mezbahaya göndermekten farksızdır.

kontrgerilla bu yüzden geliştirilmiştir. eğer bir gerilla örgütü ile mücadeleyi sadece askeri olarak çözebileceğinizi sanıyorsanız evet, sizin için ideal birliklerdir. tarihsel kökene bakarsak; kontgerilla tekniği soğuk savaşta önem kazanmıştır. amerika tarafından geliştirilen bu disiplin tüm nato ülkelerine, eski nazi subaylarının hocalık yaptığı gladio ajanları tarafından yayılmıştır.
amaç; gerilla faaliyetleri ile komunizmi yaymaya çalışan sovyetlere karşı bir unsur yaratmaktır. türkiye'de kontrgerilla faaliyetlerini iki aşamaya ayırabiliriz; askeri ve sivil.

sivil kontgerilla çoğunlukla ülkücü çevreler arasından kaynak bulmuştur
(bkz: abdullah çatlı)
hedef sol görüşlü kesimlerdir. askeri kontgerilla ise özel harp dairesi ve jandarma istihbarat çatısı altında oluşturulmuş olup, çoğunlukla güneydoğu anadolu'da pkk'ya karşı eylemlere girişmiştir
(bkz: binbaşı cem ersever) (bkz: mahmut yıldırım)
ayrıca kıbrısta müdahale öncesinde kontgerilla faaliyetleri gözlemlenebilir.
devamını gör...

normal fardan daha az enerji tüketerek yayalara ve diğer araçlara aracın çalıştığını belli etmek ve aracınızı görünür kılmak.
devamını gör...

japonların lada nivası... laf aramızda markanın amblemini seat'la karıştırmıyor değilim. lakin vitarası güzel bi'seri... sadece; bozuldu mu yapmayım, aman motora dokunmayım, modifiye ile uğraşmayım, rahat bi sürüş yaşayım, diyenlerin tercihi. kendini hem off-road'da hissetmek hem de şehir içinde dikkat çekmeden gezebilmek için ideal. niva gibi parmakla gösterilmez, müsterih olursunuz...*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

google, yayınladığı yeni blog yazısında google fotoğraflar'a gelen yeni özelliği paylaştı. bu özellik sayesinde fotoğraflar üç boyutlu hale getirilebilecek. bunun yanı sıra şirket, anılar kısmına da ufak bir ekleme yaptı.

android kullanıcılarının en fazla kullandığı fotoğraf ve video depolama hizmeti olan google fotoğraflar, depolama hizmetinin yanı sıra kullanıcılarına farklı özellikler de sunuyor. bu özellikler arasında otomatik animasyon, kolaj, film oluşturma ve anılar gibi özellikler de bulunuyor.

google, bugün paylaştığı blog yazısındaysa google fotoğraflar'a gelecek yeni özelliği duyurdu. paylaşılan yazıya göre google fotoğraflar, iki boyutlu fotoğrafları üç boyutlu hale çevirebilecek. şirket tarafından "sinematik fotoğraflar" olarak tanımlanan bu fotoğraflar, çekilen kareye ayrı bir derinlik kazandıracak.

www.webtekno.com/google-fot...
devamını gör...

hoşlaşılmayan hareketleri yapan insanları kaydettiğimiz veritabanı ayrıca bir bkz hedesi.
devamını gör...

kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin avrupa konseyi sözleşmesi ya da bilinen adıyla istanbul sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir.
devamını gör...

tanıdık kim var kim yok ona bakmaya çalışırdım.
devamını gör...

yine çok şey söylenip hiçbir şey söylenmemiştir. alıştık artık bu geçiştirmelere.
devamını gör...

561 metrelik ball piramidi - ball's pyramid avustralya'da lord howe adası'nın yakınında bulunan dünyanın en yüksek sivri kayalığıdır.
1788 yılında ingiliz denizci henry lidgbird ball tarafından keşfedilmiş ve "ball'un piramidi" anlamına gelen ball's pyramid adını almıştır.



7 milyon yıldan daha kısa süre önce patlayan bir kalkan volkanın bir kısmı erozyonla çökmüş olan bacasıdır.
şiddetli dalgalara maruz kalan ball piramidi’nin aşınma sonucu zamanla tamamen yok olması beklenmektedir. kaynak

bu ıssız kayalıkta hiçbir canlı izinin bulunmadığı düşünülüyordu.
ancak 2001 yılında kayalıkta keşif yapan bilim insanları soyu tükendiği zannedilen ağaç istakozu olarak bilinen bir böcek türünün kayalık üzerinde yaşadığını ortaya çıkardı.
ağaç istakozları dünyanın en ağır böcekleri. buraya nasıl geldikleri ise halen gizemini koruyor.
bir kuş ile taşınmış desek; kuş böceği yemek yerine niye taşısın ki?
belki de deniz kızları getirmiştir. *

“yağmur yağmadığı için toprak buluttan vazgeçebilir mi? ona gülümsemiyor diye anne yavrusundan vazgeçer mi? tarla tohumdan, başak güneşten, böcek çiçekten vazgeçer mi? benim senden vazgeçeceğimi nasıl düşünürsün?” - ahmet ümit.
devamını gör...

futbol maçlarını izlerken hele de türkiye liginde maç izliyorsanız her maçta mutlaka beş on tanesini göreceğiniz ve sarı kart ile cezalandırılması gerek harekettir. rakip takım oyuncusundan darbe almadan yere düşmek, ofsayt diye el kaldırmak gibi hareketler buna dahildir.

genelde ceza sahası içinde yapıldığında ve eğer hakemlerden herhangi biri gördüyse cezaladırılan bu hareket sonrası rakip takım endirekt serbest vuruş kullanır.

ceza sahası dışında ya da orta saha yakınlarında yapıldığında nedense görmezden gelinen bu hareket rakip takımın emeğini çalmaya yönelik bir hareket olduğu için taraftarlar tarafından da hoş karşılanmaz.

ancak bu tarz hareketleri o kadar ustaca yapanlar vardır ki şapka çıkartmaktan başka çareniz kalmaz. bunlardan biri 1986 yılında maradona’nın yarı final maçında ingiltere’ye tanrının da yardımıyla attığı goldür. ama tabii ki bu hareket hakemi aldatmaya yönelik hareket sayılmadı çünkü hakemi aldatabilmişti.

türkiye’de ise bir galatasaray taraftarı olarak aklıma iki isim geliyor. biri elbette ki burak yılmaz kurşun yemiş gibi yere düşmeyi bir görev bilen burak yılmaz artık hakemlerin radarındadır. ancak bir beşiktaş galatasaray derbisinde ceza sahasının dışından içine doğru uçarak aldığı penaltı herkesin aklında bir sahtekarlık örneği olarak yer etmiştir.

diğer bir örnek ise arif erdem’dir ama onunki sanki bir hastalık gibiydi. arif erdem ceza sahasına girerken ayakta durmayı bir türlü beceremiyor, hakemler de aldatıldıklarını düşünmüyordu çoğu zaman. arif’in çaldığı puanlar burdan köye yol olur.

hakemi aldatmaya yönelik her hareket cezalandırılmalıdır. ama her yanlış anlama aldatma sayılmaz.
devamını gör...

doğu'da kızlar kadın doğar. ecellerinden önce ölürler. ilk yemeği anasının memesinden gelen ve yediği çanağa tükürmekte sakınca görmeyen erkek, o kadar çok kadın gömer ki toprak bile artık dişidir. bu yüzden toprak ana diye bilinir. perilerin şanı buradan gelir.
diri diri gömüle gömüle toprağı bile kadın yapmışlardır. bu yüzden verimsiz ve çoraktır. buna da, kadının intikamı denir.

maalesef bu sözleri doğru ve haklı bulmak zorunda kaldığım için üzgünüm.
devamını gör...

yıllarca, günde 14 saat civarı çalıştım hizmet sektöründe, ofis çalışma hayatımda ise defalarca sabahladığım, uykusuzluktan ayakta duramadığım günler oldu. ama hiçbir zaman mesajlara geç cevap veren biri olmadım. çünkü o mesajı atan bir insan ve insana saygı duymak gerekir.
velev ki hal hatır sormaya atmış olsun.
şimdi bakıyorsun, sanki birleşmiş milletler genel sekreteri olmuş, '' çok yoğunum, 500 tane mesaj geldi, yok uykum var '' gibi saçma sapan bahanelerle karşısındaki insana olan saygısını yitirenler görüyorum.
bu durum böyle sürebilir fakat gün gelir yalnız kalınınca o zaman '' vah vah '' edilir.

çünkü önemli olan her zaman insandır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim