yaşlanmanın bilincinde olmak
olgunluğun zirvesinde olmaktır. halinden memnun olmaktır. kendini sevmektir.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ben öğretmen çocuğuyum. ilkokul zamanıma denk gelir. rahmetli babam sınav kağıtlarını eve getirir, bir iki gün içinde okur ve geri götürürdü. ben de bazı zamanlar e. s. isimli öğrencinin kağıdını sırf soyadına gıcık olduğum için alır. bazı cevaplarını yanlış olacak şekilde değiştirirdim. başka hiçbir öğrencinin kağıdına dokunmadım.
e. s. senden özür dilerim.
e. s. senden özür dilerim.
devamını gör...
kullanıcı adın bir cevap olsaydı sorusu ne olurdu sorunsalı
nasıl hissediyorsun?
devamını gör...
hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları
sene 2002 o zamanlar mavi önlükle okula gidiyoruz giyim kuşam serbest değil. sınıfça pikniğe gitme kararı alındı. tabi okula giderken mavi önlük giydiğimiz için kıyafetimin olmadığı da anlaşılmıyordu. pikniğe gidilecek iyi hoş da giyecek tek bir pantolonum ya da eşofmanım yok. olanları da dilenciye versen giymez öyle kötü. mecburen pikniğe etek giyip gitmek zorunda kalmıştım. etek de öyle güzel bir şey değil fakir eteği diye bağırıyor resmen. dizlerimin altında. herkes neden etekle geldiğimi sorguladı haliyle bir şey diyememiştim. top oynayamıyordum ip atlayamıyordum. üzerine bir de düşüp külotlu çorabımı yırtmıştım. yakın arkadaşım sonra beni kenara çekip durumu anlamış olacak ki neden benden pantolon istemedin demesiyle göz yaşlarımı bırakıvermiştim oracığa. şimdi dolabım yer kalmayacak kadar kıyafet dolu ve ne zaman giymeyeceğime karar verdiğim kıyafetlerim olsa hepsini ayırıp yardıma muhtaç insanlara götürürüm. o kot eteği de hiç bir zaman atmadım. hala gözümün önünde durur. göreyim ki insanlığımı kaybetmeyeyim eski zamanlarımı hatırlayıp şimdiki halime şükredeyim diye. velhasıl kelam insan nerden geldiğini, isteklerine sahip olduktan sonra şükretmeyi unutmamalı.
devamını gör...
özel mesaj kısmında görsel butonu olması
hep fesatsiniz hep. gayet de komik fotoğraf ve giftler için kullanmaya başladım. herkesin kullanış amacı kendine dostlar.
devamını gör...
hemoglobin
kırmızı kan hücreleri diğer adıyla, alyuvarlar tarafından taşınır.
devamını gör...
uyku apnesi
geçmişte çok yakınımda yaşayarak öğrendiğim, hastaya bipap adı verilen cihazlarla ve bir maske vasıtasıyla çift yönlü hava verilmek suretiyle kişinin uyku anındaki nefes alış verişinde düzen sağlamayı ve bu yolla uyku kalitesinin yükselmesini amaçlayan, tedavi süreci oldukça zor ve uzun hastalık.
hastanın, geceleri yüzünde bir savaş uçağı pilotunu anımsatan maskeyle uyumak zorunda kalması, yaşayan için olduğu kadar çevresindekiler için de zor bir durum ve süreçtir.
şöyle bir "kara mizah" örneği de aklımda kalmıştı.
hastanın, geceleri yüzünde bir savaş uçağı pilotunu anımsatan maskeyle uyumak zorunda kalması, yaşayan için olduğu kadar çevresindekiler için de zor bir durum ve süreçtir.
şöyle bir "kara mizah" örneği de aklımda kalmıştı.
devamını gör...
agnostisizm
agnostisizm, tembellik degildir. aksine, bir insan uzun metafiziksel ve teolojik arayislardan sonra agnostik olabilir. agnostisizme göre, insan mantigi tanrinin olup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir. agnostik olabilmek için*insanin bir suru dini arastirip hicbir din tarafindan ikna olmamasina ragmen tanrinin yok oldugunu iddia eden dusunce bicimlerini de reddetmis olmasi gerekir.
bana kalirsa agnostisizm, din konusunda çok önemli bir noktaya parmak basar. ınsan mantigi tanrinin varolup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir cunku tanri metafiziksel bir seydir. mantik ile aciklanamaz. insanin tanriyi, tanrilari ya da herhangi bir maddeler uzeri bir konsepti anlamasi icin ruhu/kalbi ile bakmasi gerekir.
bana kalirsa agnostisizm, din konusunda çok önemli bir noktaya parmak basar. ınsan mantigi tanrinin varolup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir cunku tanri metafiziksel bir seydir. mantik ile aciklanamaz. insanin tanriyi, tanrilari ya da herhangi bir maddeler uzeri bir konsepti anlamasi icin ruhu/kalbi ile bakmasi gerekir.
devamını gör...
louis aragon
beni korkunç yalnızlığımın içerisine çekmekte oldukça başarılı fransız, gerçeküstücü şair. *
gerçeği sanki çözmüş, bütün o -safsata olarak adlandırılabilecek- insan duygularının nihai mucididir sanki. beni derinden yaralar, yeni yaralar açar.
her yerinden bıçaklar insanı... ama bir yaz gecesi rüyası kadar da güzeldir. "mutlu aşk yok mudur sahiden?" diye yakarır insan. hüzünle önüne döner ve o cevabı bekler.
cevap gelir: "mutlu aşk yoktur, ölmek sevmekten daha kolaydır."
elsa triolet için şiirler yazar hayatının sonuna değin. aşıktırlar birbirlerine. yakalamışlardır aşkı. aragon onun için şiirler yazar durur. bir gün elsa gözlerini kapar hayata. aragon bu yas havası içerisinde, elsa'nın anısı için- çekmeceleri karıştırır ve bir mektup bulur. mektupta birçok erkek ismi yazılıdır ve şöyle yazar elsa o mektupta: "herkes beni sevsin. bütün erkekler bana hayran olsun istiyorum."
o uzun listedeki isimler muhtemelen elsa'nın birlikte olduğu veya ona aşık olan erkeklerin isimleridir. ayrıca şu konu da aydınlatıcı olabilir: elsa daha erken bir döneminde vladimir vladimiroviç mayakovski'ye aşıktı. fakat mayakovski, elsa'nın kız kardeşi liliya brik için ilan etmiştir aşkını.
mektubu bulduğu andan itibaren aragon şüphe içinde yaşamaya başlar. ölene kadar yücegönüllülükle katlanır (aşkına duyduğu o yüce bağlılıkla) acısına. elsa belki de hiçbir zaman aşık değildi aragon'a ve belki de nemfomani hastasıydı. ne acı! böyle bir acıyla nasıl yaşayabilir insan! hayatı boyunca kandırılmıştı belki de aragon. uğruna yaşadığı elsa ve bakmaya doyamadığı elsa'nın gözleri belki de sahtekarca bakıyordu başından beri.
fakat aragon işte... çok yücegönüllü, çok aşık. * hem onun anısına saygısızlık etmek mi? asla!
öyle derin ki gözlerin içmeye eğilince
yansıdığını gördüm orda tüm güneşlerin
oraya sığınışını bütün ümitsizlerin
öyle derin ki belleğim kayboldu içlerinde.
gerçeği sanki çözmüş, bütün o -safsata olarak adlandırılabilecek- insan duygularının nihai mucididir sanki. beni derinden yaralar, yeni yaralar açar.
her yerinden bıçaklar insanı... ama bir yaz gecesi rüyası kadar da güzeldir. "mutlu aşk yok mudur sahiden?" diye yakarır insan. hüzünle önüne döner ve o cevabı bekler.
cevap gelir: "mutlu aşk yoktur, ölmek sevmekten daha kolaydır."
elsa triolet için şiirler yazar hayatının sonuna değin. aşıktırlar birbirlerine. yakalamışlardır aşkı. aragon onun için şiirler yazar durur. bir gün elsa gözlerini kapar hayata. aragon bu yas havası içerisinde, elsa'nın anısı için- çekmeceleri karıştırır ve bir mektup bulur. mektupta birçok erkek ismi yazılıdır ve şöyle yazar elsa o mektupta: "herkes beni sevsin. bütün erkekler bana hayran olsun istiyorum."
o uzun listedeki isimler muhtemelen elsa'nın birlikte olduğu veya ona aşık olan erkeklerin isimleridir. ayrıca şu konu da aydınlatıcı olabilir: elsa daha erken bir döneminde vladimir vladimiroviç mayakovski'ye aşıktı. fakat mayakovski, elsa'nın kız kardeşi liliya brik için ilan etmiştir aşkını.
mektubu bulduğu andan itibaren aragon şüphe içinde yaşamaya başlar. ölene kadar yücegönüllülükle katlanır (aşkına duyduğu o yüce bağlılıkla) acısına. elsa belki de hiçbir zaman aşık değildi aragon'a ve belki de nemfomani hastasıydı. ne acı! böyle bir acıyla nasıl yaşayabilir insan! hayatı boyunca kandırılmıştı belki de aragon. uğruna yaşadığı elsa ve bakmaya doyamadığı elsa'nın gözleri belki de sahtekarca bakıyordu başından beri.
fakat aragon işte... çok yücegönüllü, çok aşık. * hem onun anısına saygısızlık etmek mi? asla!
öyle derin ki gözlerin içmeye eğilince
yansıdığını gördüm orda tüm güneşlerin
oraya sığınışını bütün ümitsizlerin
öyle derin ki belleğim kayboldu içlerinde.
devamını gör...
bugün sözlük için ne yaptın sorusu
yazmaya devam ediyorum sözlükte, inanmadığım bir yer olsa yazmazdım.
tam yol ileri.*
tam yol ileri.*
devamını gör...
kuzenine aşık olan insan
bana göre iğrenç olan şeydir. sözde bizim turklerde aile akraba çok önemlidir, aynı kan bağına sahip olduğunuz kişiye o gözle bakacak kadar mı düştünüz lan? resmen ensest.
sonra engelli çocukları olur bide allah bizi böyle siniyor falan derler. yukarıdaki yazarinda dediği gibi some ortadoğu problems.
sonra engelli çocukları olur bide allah bizi böyle siniyor falan derler. yukarıdaki yazarinda dediği gibi some ortadoğu problems.
devamını gör...
ingiltere'nin uygurlara yapılanı soykırım kabul etmesi
bizim yapamadığımızı yaptılar, helal olsun. her ne olursa olsun haksıza haksızsın demeyi, suçluya suçunu göstermeyi bilmek lazım vesselam!
devamını gör...
insanların genelde doğdukları mevsimi sevmesi
doğduğum mevsimi ne kadar sevmediğimi iyice beynime kodlamışım ki başlığı direkt "sevmemesi" olarak okumama neden olan durumdur.
devamını gör...
gereksiz abartılan şeyler
aşk
abartacaksanız saygıyı abartın lan. belki bir şeyler düzelir.
abartacaksanız saygıyı abartın lan. belki bir şeyler düzelir.
devamını gör...
z kuşağı
tuketilen gidalarin ne kadar hormonlu hale geldigini alenen yuzumuze carpan kusak.
devamını gör...
vajinismus
vajinayı çevreleyen halk arasında aşk kası olarak da bilinen bulbocavernosus kasının kasılı kalması sonucu, kadının istediği halde vajinanın içine yabancı bir cisim alamamasıdır. bunu illa penis olarak düşünmeyin. fitil, tampon, menstrüal kap ve jinekolojik muayene dahil herhangi bir şeyin alınamamasıdır. genelde vajinada bir problem yoktur, çoğu psikolojik nedenlidir. psikolojik derken pek çok sebepten cinsel birleşmeden korkmayı kast ediyorum, bunu kadının kendi isteğiyle yaptığını düşünmeyin. dediğim gibi kadın istemesine rağmen oradaki kaslar kasılı kalır.
fiziksel ya da psikolojik kaynaklı ağrı beklentisi ile kaslar kendini korumak amacıyla istemsiz kasılır. kaslar kasıldığı ve açılmadığı için cinsel birleşme ağrı, acı verir. yaşanan ağrı sebebiyle kaslar daha çok kasılır, daha çok kasıldıkça da daha çok acır. buna ağrı döngüsü denir. sebebi psikolojik olsa bile bedenen bir tepki vardır ve bu kadının elinde değildir. bu yüzden vajinismus psikosomatik bir hastalıktır. yani duygu ve düşünceler bedende bir karşılık bulur. bundan ötürü en doğru tedavi için jinekologlar, psikiyatr ve gerekirse fizyoterapistle iş birliği içerisindedir. ülkemizde en son 2006'da yapılan bir araştırmaya göre de her 10 kadından birinde en azından hayatının bir döneminde görülmektedir.
fiziksel ya da psikolojik kaynaklı ağrı beklentisi ile kaslar kendini korumak amacıyla istemsiz kasılır. kaslar kasıldığı ve açılmadığı için cinsel birleşme ağrı, acı verir. yaşanan ağrı sebebiyle kaslar daha çok kasılır, daha çok kasıldıkça da daha çok acır. buna ağrı döngüsü denir. sebebi psikolojik olsa bile bedenen bir tepki vardır ve bu kadının elinde değildir. bu yüzden vajinismus psikosomatik bir hastalıktır. yani duygu ve düşünceler bedende bir karşılık bulur. bundan ötürü en doğru tedavi için jinekologlar, psikiyatr ve gerekirse fizyoterapistle iş birliği içerisindedir. ülkemizde en son 2006'da yapılan bir araştırmaya göre de her 10 kadından birinde en azından hayatının bir döneminde görülmektedir.
devamını gör...
yerli yersiz sorulmaması gereken sorular
'dinin ne ?' 'müslüman değil misin yoksa ? '
devamını gör...



