üzmesi gelir geçer de açtığı yaralar bir türlü kapanmaz.
devamını gör...

nereden aldığın değil ne aldığın önemli esasen.
devamını gör...

biz de nasiplenelim. (bkz: karma puan yardımlaşması)
devamını gör...

sözlükte uzun zaman boyunca uzaktan uzaktan takip ettim tomris'i. bazı yazarlar vardır; çoğu tanımını okur, beğenir ve takip edersiniz ve uzun zaman boyunca konuşma fırsatınız olmaz, belki de o fırsatı hiç yaratmamışsınızdır. tomris de benim için öyleydi. kendimi burada bildim bileli kendisini çok severek okur, takip ederim ama çok sohbet etmişliğimiz yoktu. az yazar, öz yazar ama çok da güzel yazar kendileri. lakin son zamanlarda çok severek sohbet ettiğim yazarlardan bir tanesi oldu. tanımlarını hep okumak ve yazmayı hiç bırakmaman dileğiyle güzel dostum...
devamını gör...

endoplazmik retikulum, müşkülpesent .
devamını gör...

siyah giymek
devamını gör...

merakla takip ediyorum. gelişmelerden haber edin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her geçen gün, her yeni yaşımda değerini biraz daha iyi anlıyorum.sonsuz minnetle anıyorum.
devamını gör...

cinayet için bulunan kılıflarda gelinen son noktadayız sanırım. bunun bir üstü "öldürdüm çünkü gözünün üstünde kaşı vardı"
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

14 eylül 2017. saat 10.15...
bu noktada tam olarak çökmüşüm aslında. çöktüğümü 11 civarı öğrendim. kişisel çöküşümle birlikte dünyamın yarısının da çöktüğünü bir yoğun bakım ünitesinin kırılmaz cam kapılarını tekmeleyip sinir krizi geçirirken öğrendim.
devamını gör...

haksız yere gözaltına alınmış bence adam.gercektende etrafta asansöre at sokmayiniz yazili bir tabele falan yok.
devamını gör...

evan hırslı, her şeyin kontrolünde olmasını isteyen bir adamdır. senatör olduktan sonra zengin bir mahallede kocaman bir ev alır. evan saatinin alarmı 7.00 olmasına rağmen 6.14 olunca çalmaya başlar. 614 rakamı her yerde karşısına çıkmaya başlar. evinin numarası 416 iken 614 olur. resmi plakasında 614 rakamı karşısına çıkar. incili eline alır ve 614 rakamının sırrını öğrenir.
" kendine gofer ağacından bir gemi yap. içini dışını ziftle, içeriye kamaralar yap."
evan bunun bir saçmalık olduğunu düşünür ama bir zaman sonra tanrı olduğunu söyleyen bir adamla her yerde karşılaşır. evan delirmek üzereyken artık pes eder ve olaylar gelişir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu film bruce almighty filminin ikincisiymiş. bunu bilmeden izlemiş oldum. ana tema aynı olsa da hikayeler farklı sanırım. birbirinden bağımsız izlenebilirmiş gibi geldi bana. film komedi ve çocuk kategorisinde geçiyor. daha çok ironik bir film.

bence verilmek istenen mesaj günümüzde tanrının tufan göndermeyeceği, insanların zaten kendi tufanlarını kendi elleriyle inşa ettikleriydi. boş vakti çok olanlar bu film ile değerlendirebilir.
devamını gör...

ingilizcede 57k söz kökünün 37ksını kullanmıştır.
adına 1000’den fazla film yapılmıştır.
incilden sonra en çok alıntılanan yazardır.
ingilizceye en çok kelime kazandırmıştır (1600 civarı). bunu teyit edemedim ama bazıları john milton diyor en çok kelime kazandıran.

taş kalpli, kem gözlü gibi sözcükler hep shakespeare’in türettiği sözlerdir.

muazzam bir dimağdır. eğitim görmemesine rağmen ve italyaya hiç gitmemesine rağmen hakkında kitap yazmıştır. insanlarla çok sohbet edermiş. bana kalırsa marlowe’dir bu shakespeare ama mina urgan beni bu konuda cahillikle suçluyor. zaten ben kimim ki, gerçekçi olalım...
devamını gör...

bir sokak filozofundan duyduğum cümledir.

bir gün erken saatlerde mesai öncesi kafa toplamak ve entelliğime entellik katmak için yeni nesil kahvecilerden birinde oturmuşken maruz kaldığım ve entelektüel sistemimi alt üst eden cümledir.

sabah erken bir saat olduğu için kahvecinin sigara içilebilen açık alanında tek başıma oturmuş bazı kafa sözlük yazarlarının “kız düşürmek” için yapıldığını iddia ettiği kitap okuma eylemine dalmışken önce yalnız olduğum için kafa sözlük yazarlarının beklentisini boşa çıkardığımı sonra da yanı başımda biten uçan hollandalıya benzeyen arkadaşı fark ettim.

uçan hollandalı benden para istedi tam da düşündüğüm gibi ancak verdiğim kağıt parayı kabul etmedi ben de cebimdeki olanca bozuk parayı verdim kendisine. aldı cebine attı ama gitmedi.

bir de sigara istedi benden. çıkardım verdim bir dal, yaktım da sigarasını. ama yine de gitmedi. benim de soru sormaktan başka çarem kalmadı. oturup kahve içen, cebinde parası olan ve kitap okuyan ben olduğum için daha korunaklı ve üstün bir konumda hissettiğim için kendimi. parayla ne yapacağını sordum ya içki ya sigara alacağını düşünerek. ama beklemediğim bir cevap aldım. bana dedi ki;

“ dünyayı yıkadım, üç bidon su gitti. su alacağım.”

ben yıllarca kafka okumuş adamım. felsefe ve psikoloji öğrenmek için ciltlerce kitap bitirdim. böyle bir cümle ile dumura uğramak beklediğim bir şey değildi. çantamda başka bozuk para var mı diye baktım. bulduğum birkaç bozukluğu daha verdim abiye. sigara paketini de öyle.

sokak filozofu gidince de kitabı kapattım. slavoj zizek kusuruma bakmasın artık.
devamını gör...

ayol ben geçen koştum sabaha kadar kılıç kalkan oynadık. son derece riskli bir eylemdir. *

*
devamını gör...

trt’nin; müzik çeşitleri, radyo tiyatrosu, sesli kitap vs barındıran ve tahminimden çok daha iyi olan uygulaması.
dinlemek istediğin müzikleri moduna göre seçmen de ayrı bir keyifli.
devamını gör...

akciğerlerin inspirasyon (nefes alımı) sırasında aşırı gerilip yırtılmasını önleyen, inspirasyonu sonlandıran reflekstir.
devamını gör...

yol kenarlarında şeftali, karpuz, erik satılan yerler gibidir; o kadar kişi içinden birileri bazen uğrar.
devamını gör...

umay umay-hareket vakti.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim