bunların büyük dedeleri ,geçe devriye geziyoruz ayağı ile araba teybi çalardı.
ilçe aynı , semt kocamustafapaşa da, gözümle gördüm.sene 90 lar.
devamını gör...

yunanca tribounos, latince tribunus.

roma'da idari ve askeri bir ünvan. bu ünvana sahip insanları genelde yanlı olduğu düşünülen soylulara karşı halk, kendilerini yeri gelince savunmaları için seçer.
devamını gör...

15. yy'nin sonlarında ispanyol engizisyonundan osmanlı tarafından kurtarılan ispanyol yahudilerinin soyundan gelen insanlar. 15.yy ispanyolcasının osmanlı topraklarında günümüze kadar evrile evrile gelen halini konuşmalarına rağmen bugün kendilerini türk
yahudileri olarak tanımlamaktadırlar. zaten 1950 sonrası kuşağın anadili de türkçe olmuş vaziyette.

(bkz: ladino)

eskiden istanbul, izmir, selanik, edirne, üsküp, budapeşte, belgrad önemli türk yahudi merkezleriyken bugün hemen hemen hepsi israil'de yaşamaktadırlar. israil yarım milyona yaklaşan önemli bir türk yahudisi popülasyona sahipken türkiye'de yalnızca 25 bin civarında ya varlar ya yoklar. israil'de giden insanlar hep ''ya işte türkçe konuşurken biri geldi bizimle türkçe konuşmaya başladı'' diye hikayeler anlatırlar. ha işte onlar türk yahudileri oluyor.
devamını gör...

bir zed's dead baby ukdesi.
evlilik düşünmeyen biri olarak düşündüğüm tek şey böyle hayatıma devam etmek. evliliği toplumun, çevrenin , arkadaşların harmanlayarak geç kaldın vs gibi şeylerden dolayı yapamayanlardan olun yoksa mutsuz evlilikler ve arada kalmış çocuklar olur. tabi bu denklemde olan çocuklara olur genelde. evlililere sabırla mutluluklar diliyorum.
devamını gör...

genelde aleyhe beyanlarda bulunan bir kimse olduğumdan, gereğini yerine getirdiğim ikazdır. öyle ki yer yer, bazı bazı hatta sık sık kendi aleyhime beyanlarda da bulunurum.
devamını gör...

vesayre (-), vesaire (+)
devamını gör...

ay en başta domestic hıyar tabii ki. sonra ise;

insanolunbiraz ve yeşilevham.
devamını gör...

ülkenin en iyi çığlık atan kadını.
devamını gör...

2005 çıkışlı star wars filmi.

bunu sevmeyen, kabullenmeyen star wars fanı çok ama ben seviyorum.

--! spoiler !--

obi-wan : you were the chosen one! it was said that you would destroy the sith, not join them! bring balance to the force... not leave it in darkness!

anakin skywalker : (aga burası bağırarak, all caps düşünün.) ı hate you!

obi-wan : you were my brother, anakin! i loved you!


şu sahne insanın ciğerini söküyor be. al besle büyüt, ihaneti gör. anakin'e de kızamıyorsun. ah ulan kader. püüü.

--! spoiler !--
devamını gör...

balkonuma çıkmış dışarıyı seyrediyorum kedimle beraber. ılık bir rüzgar tenimizi okşuyor. yoldan geçen insanları, arabaları seyrediyoruz. herkesin kendine ait, kimsenin asla tam olarak kavrayamayacağı bir dünyası var. kedime dönüp soruyorum: "yalnızlık nedir?". yanıt gecikmiyor: "miyaaav!" yine anlaşılması güç bir cevap, en azından benim açımdan.

bu akşam hep beraber yalnızlık üzerine kafa yoracağız, hayatlarımızın özüne inmekten çekinmeyeceğiz. bakalım bu dünyanın yalnız gezginleri olarak bir noktaya ulaşabilecek miyiz? siz değerli sözlük yazarlarının da soruları ve katkılarıyla güzel bir yayın ortaya koyacağımıza inanıyorum, şimdiden heyecanlıyım ve tüm dinleyicilere teşekkür ediyorum.
devamını gör...

para az değil, hırsızlar çok kalabalık.*
devamını gör...

şöyle bir şey okumuştum.
"gerçekten sevilirseniz bunu bilirsiniz. kafanızdaki sorulara cevap aramaya , değerli olduğunuzu düşünmek için ayrıntılara bakmaya, başınıza bir şey geldiğinde merak edilmeye ihtiyaç duymadan bilirsiniz."
anlamak değil hissetmek önemli işte.
devamını gör...

bahar kokulu hoş bir caddede, sıcacık bir kitabevi açabilecek güçte olsaydım, işi bırakırdım diyeceğim başlıktır.
çok kazandırmasa da olur.
her sabah uyandığında günün ilk kahvesini yudumlarken birazdan gideceğin yerin stresten tamamen uzak, bolca kitap kokulu, o müthiş, sahibi olduğun dükkana gideceğini düşünme hissi, mükemmel, tarifsiz bir şey olsa gerek.
her tanrının günü kitapları seven genç, yetişkin ya da saçları beyazlamış ihtiyar müşterileri izlerken, geçmişte şu an hayatını idame ettirmek için çabaladığın iş yerinde yaşadığın tüm sıkıntıların üzeri bile mukaddes düşüncelerle kapanacaktır zihninde.
nasıl olur da her köşesi kitapla dolu olan bir odada mutlu olmazsın ki?
düşünebiliyorsan gerçektir derler. bu hayalin gerçek olabilme düşüncesi, beni zihnimde özgürce dolaşan milyarlarca düşüncelerin çoğundan daha mutlu kılar.
hem öyle her kitapçı gibi de olmazdım, hepsinden farklı olurdum. bazen ücretsiz kitap verirdim mesela gerçekten okuma heyecanı olduğunu hissettiğim gençlere, yetişkinlere ya da saçları aklaşmış ihtiyarlara..
ınsanlık ölmedi ya...
devamını gör...

yoldaş'a inanmak aralarında olmayan şartlardır.

(bkz: tövbe de)

ben bir yazar olsam, bu tür başlıklardan sonra yoldaştan nefret eder, ayar olurdum.

hatta ediyorum gerçi *
devamını gör...

sevgili rob'un başlattığı bu hareket bir kalkışma gibi duruyor zannediyorum *. ağırlığını gecenin yıldızları üyelerinin oluşturduğu bir grup,postmodern muhtıra tadında bildiriler yayınlayarak gelecek haftanın konseptini oluşturacağa benziyor *.

doğru düzgün neşeli şarkı bilmeyen benim gibi hüzünlü şarkı/türkü tutkunu ciğeri yanık gecenin yıldızlarını meydanlara, havalimanlarına davet ediyorum.*

şaka bir yana tüm yayınları birbirinden güzel olan değerli yayıncımız bu çağrıya kulak verecek, postmodern muhtıracı arkadaşlarımızı kırmayacaktır.

bize de şimdiden neşeli şarkı araştırma ve geliştirme derneklerinin kapısını aşındırmak düşer.
devamını gör...

tarafların tamamının harekette bulundukları anda zarar görebilme ihtimallerinin olduğu pozisyonlar için kullanılan tabirdir.

ilk olarak bu tabiri bir film sahnesinde duymuştum ve satranç literatürüne ait bir terim zannetmiştim ama değilmiş.
devamını gör...

finlandiyalı geliştirici remedy entertainment 1996 yılında death rally'i geliştirdikten sonra, 1997'de max payne adlı yüksek teknolojili bir aksiyon oyunu üzerinde çalışmaya başladığında, pek çok insanın dikkati çekti.

yaklaşık dört yıl sonra, basının yoğun ilgisinden sonra, max payne 23 temmuz pazartesi günü yayınlandı. karanlık, zorlayıcı bir kara polis hikayesi olan olay örgüsü, çarpıcı aksiyon sahneleriyle oldukça sürükleyici.

oyun, max'in new york'taki bir gökdelenin çatısında görünmesiyle başlıyor. kar, kıyamet sonrası gökyüzünden kül gibi düşüyor, aşağıdaki sokaktan sirenler çalıyor. durumu üzerine düşünmeye başlar ve ardından gelen oyun, o noktaya nasıl gittiğine dair 21 bölümlük bir flashback yaşatır.

biraz şirketin ve oyunun geliştirme aşamasına bakalım.

yaklaşık 20 yıl süre önce, orijinal max payne, 3d realms & remedy entertainment tarafından halka açıldı. her iki şirket için de büyük bir yeni adımdı, daha önce 90'larda* death rally adlı yukarıdan kaydırmalı* bir yarış oyununda işbirliği yapmışlardı. max payne serisine çok zaman ve çaba harcandı.

remedy entertainment, finlandiya demoscene’ler tarafından bodrum katında oluştu. çoğu üye sadece yirmili yaşlarının başındaydı. 1995 yılının ağustos ayında şirket olarak kuruldu. 1996'da ilk oyunu death rally'yi yarattı. death rally'nin yayınlanmasının ardından remedy'nin bir sonraki projesi max payne'di.

bir sonraki girişimleri için remedy, şu anki ismi 3d realms olan amerikan merkezli yayıncı apogee software ile çalışma ortaklığına devam etmek istedi.

death rally'nin yayınlanmasının ardından remedy, bir sonraki projesi için scott miller'a 3 yeni proje sundu; uzay uçuşu simülasyon oyunu, yeni bir yarış oyunu ve diğeri ise dark justice adlı izometrik bir shooter oyunuydu. miller, oyunun duke nukem gibi güçlü bir ana karaktere, 3d grafiklere ve daha iyi bir isme sahip olması koşuluyla oyunun gelişimini finanse etmeye karar verdi. o dönemde tomb raider'ın başarısı, remedy'yi güçlü bir baş karakterle oyuna yeniden odaklanmaya yönlendirdi.

ekip, max payne ismine karar vermeden önce dark justice'den, max heat'e kadar çeşitli isim olasılıkları denedi. sonunda, daha iyi bir şey olmadığından, max heat isminde karar kıldılar. sonra remedy'den biri, alternatif olarak payne'i önerdi. max heat doğruca çöpe gitti.

max payne 1997'de yeşil ışığı aldı. oyunun baş tasarımcısı petri jarvilehto'ydu. hong kong aksiyon filmlerinin ayırt edici özelliği* olan bullet time ve ağır çekimin oyunlarının temel mekaniği olmasını istedi. demoscene arka planlarından dolayı bilgi işlem konusunda uzman olan ekip , video oyunu için kendi oyun motorunu oluşturdu.

bir sonraki hedef, oyunculara video oyun endüstrisinde öncü bir form olan bullet time olarak biçimlenen yenilikçi bir oyun sunmaktı. max payne'in ilk fragmanı e3 1998'de yayınlandı.

finlandiya'da proje lideri ve remedy'nin kurucu ortağı petri jarvilehto, hikayeyi yazmak için eski arkadaşından yardım istedi. sami lake masaya büyük fikirler getirdi. sam lake oyunun yazarı olarak atandı. polisiye roman* ve film noir yapıtlarında yaygın olarak bulunan unsurları oyuna dahil etti.

ekip, oyunun dokusu için gerçek hayattaki fotoğrafları kullanmak istedi. 1999'da, tasarımcılar şehri araştırmak ve çevre hakkında fikir edinmek için finlandiya'dan new york'a gittiler. new york polis departmanından polisler eşliğinde, haritalamak için binlerce fotoğraf çektiler. şirket, 2000 yılında zamanının çoğunu oyunun grafiklerini daha da iyileştirmek için harcadı.

yayınlanmasını iki kez erteleyen max payne, 23 temmuz 2001'de piyasaya sürüldüğünde büyük beğeni topladı. bir aksiyon oyunu olarak hikayeye ve atmosfere yoğun şekilde odaklanmasıyla dikkat çekti. oyun, 7 milyondan fazla kopya satan ticari bir başarıydı. düzinelerce ödül kazandı.

2001 max payne ekibi.

max payne e3 1998 trailer.
max payne e3 1999 trailer.
max payne e3 2000 trailer.
max payne 2001 trailer.

1998 - italyan video oyun dergisi the games machine.

1997'den bir prototip.

max payne grafik romanı için bir dizi kaynak fotoğraf.

max payne ile sam'in eski bir fotoğrafı.

3drealms'in başkan yardımcısı frederik schreiber'in, 3drealms'in resmi discord sunucusunda paylaştığı max payne'in 1998 beta oynanış videosu. sunucudaki bir hayran tarafından youtube'a yüklenmiş.

1998 - 1999 görüntüleri. 1 - 2 - 3 - 4 - 5

-- meraklılarına max payne hakkında birkaç gerçek bilgi.

ilk zamanlarda v ilacı sadece akıllara durgunluk veren bir ilaç değildi, aynı zamanda vücutta da eğilmelere yol açıyordu. kullanıcılarını parlayan yeşil gözlerle devasa devler haline getiriyordu. aslında, ilk senaryo taslakları süper askerlerle ilgilidir. max'in bu süper askerlerle dövüştüğünü gösteren devam eden ekran görüntüleri bile vardı. aptalca göründüğü ve sin'e çok benzediği için tüm bunlar hurdaya çıkarıldı.
örnek 1, örnek 2, örnek 3

max payne'in pc versiyonu, tony mott'un "ölmeden önce oynamanız gereken 1001 video oyunları" kitabında yer almaktadır.

keskin nişancı tüfeğini başarıyla ateşlediğinde, kamera mermiyi belirlenen hedefe kadar takip eder. scott miller'ın katkılarından biri.

bonus.
devamını gör...

canımı acıtan durumdur.

nerede o eski kerhaneler? milletin derdi tasası giderdi, rahatlardık hafifler devam ederdik hayatımıza.

şimdi herkes çok gergin.
devamını gör...

telvesi ile ikram ediklen tek kahve türüdür.

1 fincan sade türk kahvesi- 7 kcal
1 fincan orta türk kahvesi - 21 kcal
1 fincan şekerli türk kahvesi - 42 kcal
1 fincan sütlü türk kahvesi - 71 kcal
devamını gör...

onu hayata hazırlamayı değil ona hayat hazırlamayı görev edinmek. ömürlerimiz sonsuz değil...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim