gözyaşı geldi mi tutamayız ki, usulca akar yanaklarımızdan damla damla. o zaman ağlamazsak içimize zehir akar. güzeldir ağlamak, güçlendirir kişiyi. tadı da tuzludur o da güzel. her şeyiyle güzeldir sonucu bizim faydamıza olur.
devamını gör...

başka dünyalara götüren eylem.yıllar öncesinde bazı olaylar yaşamış birisinin hayatını kendi hayatınla bağdaştırmak.empati yeteneğinin artması.ilaçsız tedavi yöntemi.mutluluk,huzur...
devamını gör...

yaklaşık olarak çiğ köfteci açmamış kişi sayısı kadar kalmıştır. herkes video çekiyorsa bu videoları kim izliyor o zaman sorusunu da akıllara getirir.
devamını gör...

koskoca imparatorluğun düştüğü hale bak. üzerinde güneş batmayan imparatorluk sincaplara doğum kontrol hapı hazırlıyor. şaka gibi.
devamını gör...

80'li yıllarda başlayan ve 90'larda da devam eden, barış manço'nun sunduğu, farklı bölümlerden oluşan program.

programın başlıca bölümleri, çocukların konuk edildiği adam olacak çocuk, 70 yaş üzeri insanların konuk edildiği ikinci kahvaltı, dünya turu ile çeşitli yerlerin tanıtıldığı dönence, türkiye'nin çeşitli yerlerinin tanıtıldığı dere tepe türkiye gibi bölümlerdi. ayrıca yerli ve yabancı müzik kliplerinin yayımlandığı ve yabancı konukların alındığını bölümler de vardı. pazar günlerinin neşesiydi.

bir dönemin çocukları ıspanak yemeleri gerektiğini, dişlerini düzenli fırçalamayı ve daha birçok güzel alışkanlığı barış abileri sayesinde öğrendiler.

grup vitamin'i konuk ettiği bölüm için link

adam olacak çocuk için link
devamını gör...

(bkz: aşırı romantizmin baydığı gerçeği)
devamını gör...

biz oraları geçeli çok oldu yeğen! nickaltımızı övdüler de sıvadılar da! alıştık artık, aşağılık insanoğluyuz sonuçta! (bkz: sısısısı)
devamını gör...

beyaz türk ördeğin, kavruk pkk'lı bölücü ördeği haşat ettiği videodur. ayrıca yorumlar da video kadar komik. umarım silinmez: youtube: pkk'lı ördeğe meydan dayağı

--- alıntı ---
göletine göz dikeni ez oğul
--- alıntı ---
devamını gör...

halil sezai sanki aylardır yıkanmıyormuş gibi
devamını gör...

steven hayes öncülüğünde gelişen psikoterapi kuramıdır. acının yaşamın doğal sonucu olduğu düşüncesine dayanır. psikolojik esnekliğin artırılmasını hedefler çünkü psikolojik esnekliği sayesinde insan bu kaçınılmaz olan acıyla birlikte yaşama uyum sağlayabilir. acıya rağmen değil, acıyla birliktedir. zira kuramın acıyı azaltmayı veya acıdan kaçınmayı öğretmek gibi bir derdi yoktur.

yeni nesil davranışçı terapi olarak adlandırılabilir. yeni nesil olmasını şu şekilde açıklayabilirim. davranışçı terapistler (skinner, pavlov falan bu insanlar) insanların duygu ve davranışları ile ilgilenmezler. davranışçılardan sonra gelen bilişsel davranışçı terapistler de bazı düşüncelerin işlevsel olmadığını ve bu düşüncelerin değişimiyle duyguların ve davranışların değişebileceğini ifade eder. tabii burada diyalektik bir bakış da söz konusu. üçüncü dalga veya yeni nesil olarak adlandırılan kabul ve kararlılık terapisi (yani acceptance and commitment therapy- act) düşünceyi işlevsiz olarak nitelendirmez veya işlevsel kılmak gibi bir derdi yoktur. düşüncelerin, duyumların, davranışların farkındalığına ve kabulüne dayalı bir terapidir. ancak burada kabul olarak bahsedilen boyun eğmek değildir. ne hissettiğinin, ne düşündüğünün bilincinde olarak yargısız davranmaktır.

bu niye lazım?

kabul ve kararlık terapisinin varoluşçu bir temeli de var. act, anlamlı yaşamı, kişinin değerleri doğrultusunda bir yaşam sürdürmesi olarak tanımlar. hedef mutluluk değil, anlamlı yaşamdır ve bu yaşama kişinin değerleri yön verir. kişi kendisi için anlamlı olanı da ancak yaşantılarının farkında olarak belirler. yani bu mindfulness (bilinçli farkındalık veya kendindelik şeklinde çevirileri var hatta kimileri farkandalık olarak anda olmayı vurgulayacak şekilde de ifade ediyor) egzersizlerinin nedeni bu: kişinin deneyimlerine yönelik farkındalığını arttırmak.

neticede şu ortaya çıkıyor:

act : accept- kabul et, commit- değerlerine yönelik bir eylem seç, take action: harekete geç

yukarıda bahsettiğim psikolojik esneklik modelinin altı unsuru var:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

psikolojik esnekliğin bozulması tabii psikolojik katılık olarak tanımlanıyor.

burada küçük bir not acı normal ama ıstırap kavramı var (kişinin acısına yüklediği anlamla ilişkili olarak ortaya çıkan acı).

kurama göre, ıstırabımızın nedeni psikolojik katılığımız.

burada sözlerime son verirken "act'i kolay öğrenmek" adlı kitabı ilgilenenler için tavsiye ediyorum. ancak kitabın türkçe baskısı şu anda yok. ingilizcesini gönderebilirim. "zihninden çık hayatına gir" adlı kitap da bir kendine yardım kitabı olarak hoş bir kitap.
devamını gör...

kimi zaman çeşitli bahaneler kullanarak kurulan cümlelerdir;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeryüzünde ölümsüz olmayı başaramayan insanoğlu; çareyi, ölümden sonra dirilmeye veya ruhun ölümsüzlüğüne inanmakta bulmuş, hayat ağacı motifi de bu duyguları simgelemek için kullanılmıştır.
tanım: mitolojilerde dünyanın merkezinde, semavi dinlerde cennette bulunduğu anlatılan kutsal ağaçtır.
devamını gör...

bir de bunun uykusunda konuşan eş versiyonu var. sabah uyanıp gece sayıkladıklarının hesabı sorulduğunda bahanesi hazırdır 'rüyamda entry giriyordum yea'. yemezler koçum.
devamını gör...

mutlaka görüşelim canım ya
devamını gör...

korumasına siper olan bir başbakan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
1975 yılında bolu’nun gerede ilçesine miting yapmak için giden bülent ecevit'in yolu ilçe girişinde kesilmiş ve konvoyuna taşlarla saldırılmıştır. miting alanına ulaşmasıyla birlikte bu sefer ecevit'in bulunduğu kürsüye ateş açılmış ve sonrasında bu muhteşem kare olay tan tarafından bu şekilde ölümsüzleştirilmiştir. fotoğraf yurtdışı yayınlarda da ciddi anlamda ses getirmiştir.
devamını gör...

kaynak
demet akbağ’ın 15 yıl aradan sonra tiyatro sahnesine döndüğü, yılmaz erdoğan’ın 20 yıl aradan sonra yazdığı ilk tiyatro oyunu olan ‘aydınlıkevler’in galasında, yılmaz erdoğan, ata demirer, cem yılmaz ve metin akpınar ilk kez aynı karede yer almışlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: dokunmatik)
tiki olan birine denk gelirlerse küfür ve şamarla karşı karşıya kalabilirler*.
devamını gör...

bu covid-19 zenginleri daha zengin fakirleri daha fakir yaptı. ben bu tür ayaklanmaları kısmen destekliyorum. biz fakirler güvende değilsek siz zenginler de güvende değilsiniz mesajı verilmeli. yoksa bundan daha ölümcül bir virüste para babaları insanların mq'tır.
devamını gör...

bir (bkz: yiannis kotsiras) şarkısı. nakarat kısmı bugün neredeyse hiç çıkmadı aklımdan. dergi karıştırıyorum aklımda, süpürge tutuyorum aklımda, çiçek suluyorum aklımda. e artık paylaşmasam olmazdı tabii. "her defa" olarak çevirebileceğimiz şarkının türkçesi şöyledir efenim:

dünyanın sona erdiği her defa
tut elimden sıkıca
yanımda yürü harabelerden geçerken
gözlerime bak gözlerin kapalı

dünyanın sona erdiği her defa
ağladığımda, senin gülmeni istiyorum bana
sevdiğim hangi şarkı varsa
sen fısılda kulaklarıma

ve dünya sona erdiğinde yine
öp beni ilk seferki gibi
sıcak kucağında
belki yeniden hayat bulur dünya

dünyanın sona erdiği her defa
uzak tut beni sulardan
göçün soğuk, hırçın dalgalarında
kaybolmayayım ışığım!

dünyanın sona erdiği her defa
ağladığımda, senin gülmeni istiyorum bana
sevdiğim hangi şarkı varsa
sen fısılda kulaklarıma

ve dünya sona erdiğinde yine
öp beni ilk seferki gibi
sıcak kucağında
belki yeniden hayat bulur dünya


open.spotify.com/track/2OZM...
devamını gör...

90’lı yılların başlarında pek çok romanını okuduğum, 1920 ingiltere doğumlu kanada’ lı yazar, 2. dünya savaşı sırasında kraliyet hava kuvvetleri’nda pilotluk yapmış, 1947 yılında kanada’ya göçmüştür. önceleri iş hayatına atılan hailey, 1956 yılında televizyon oyunları yazmaya başlamış, 1959 yılında da ilk romanını yazmaya başlamıştır.

arthur hailey bir roman yazmaya başlamadan önce o romanın konusunun geçtiği yerlerle ilgili çok ayrıntılı araştırma yapar, notlar alır sonra romanı yazmaya başlar. örneğin "havalanı" adlı romanı için tam üç yıl çalışmış, avrupa'nın ve kuzey amerika'nın büyük havaalanlarında incelemeler yapmıştır.

insan duygularını ayrıntılı bir biçimde araştırarak büyük bir ustalıkla kitaplarında kullanması onun romancılığına has özelliklerdendir.
romanları oldukça gerçekçi ve öğretici olmalarının yanısıra son derece de sürükleyicidirler. çoğu hatırı sayılır derecede kalın olan romanlarından birini elinize aldığınızda kolay kolay bırakamazsınız.

“havaalanı” ve “otel” ile birlikte iki kitabı daha beyazperdeye uyarlanmış, bunlardan “havaalanı” ve “otel” ülkemizde de gösterime girmiştir.

kanada’lı bu usta romancı 2004 yılında, 84 yaşında, bahamalar’daki evinde hayata veda etmiştir. eserleri değişik yayınevleri tarafından ülkemizde hala basılmaktadır. 80’li ve 90’lı yıllarda romanları ülkemizde peynir ekmek gibi satıldığı için okunmuş kitap satan yerlerde, sahaflarda da bulabilirsiniz.

eserlerinden bazıları:
runway zero-eight (1958)
the final diagnosis (1959)
in high places (1962)
hotel (1965)
airport (1968)
wheels (1971)
the moneychangers (1975)
overload (1979)
strong medicine (1984)
the evening news (1990)
detective (1997)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim