ey, benim iyimser hâllerim,
çabuk aldanışlarım,
hep inanışlarım,
alttan alışlarım,
hatayı hep kendimde buluşlarım,
değmeyecekleri kafama takışlarım,
yoktan yere, akıp giden gözyaşlarım,
herkesi, insan yerine koyuşlarım,
hepinize elveda…

| uğur gökbulut
devamını gör...

bu cougar'lardan biri, 1997'de haliç'te düşmüş, 2 polis ve 1 teknisyen ölmüştü. olayın birebir şahidiyim. tuhaf şekilde alçalan helikopteri görür görmez bir tuhaflık olduğu anlaşılıyordu zaten. pilot muhtemelen uygun bir yere inmeye çalışıyordu ama ne şanssızlık ki eminönü gibi civcivli bir yerin üstündeydi.
www.hurriyet.com.tr/gundem/...
devamını gör...

robot köpekler olan bir bölüm vardı. çaresizliği çok iyi işlediklerini düşünüyorum. genel olarak tüm bölümleri muazzam ve favorim olan bu bölüm değil. umutların tükendiği bir bölüm.
devamını gör...

zamlar.
devamını gör...

baba ya baba. bir baba kızına nasıl tecavüz eder mi? bir baba engelli kızına nasıl tecavüz eder mi? korumaya, kollanmaya ihtiyacı varken herkesten önce kendi zarar verir mi? amca baba demektir bizde. böyle amca mı olur? böyle baba olursa soysuz kardeşide böyle olur neden şaşırıyorum ki. hadi hepsi pislik hepsi ahlaksız ya sen annesin ya anne. bir anne canı pahasına korumaz mı evladını? ayağına diken batsa oturup ağlamaz mı? uçan yelden nem kapar diye endişelenmez mi? insanlığınız batsın sizin babalığınız, anneliğiniz batsın. keşke hepsi ölse...
devamını gör...

avustralya'da yayımlanan oceanographic dergisinin düzenlediği ocean fotoğraf ödülleri'ni kazanan fotoğrafa addedilen isim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yaşanılan anı ölümsüzleştiren fotoğrafçı nasıl çektiğine ait açıklamalarda bulundu.
--- alıntı ---

"bir gönüllü bana yaklaştı ve beyaz olanın eşini kaybeden yaşlı bir dişi olduğunu; soldaki genç erkeğin de eşini kaybettiğini söyledi. o vakitten beri düzenli olarak buluşuyorlar ve birbirlerini teselli ediyorlar. şehrin ışıklarını izleyerek saatlerce ayakta duruyorlar."

--- alıntı ---
kaynak
şu minnak hayvanlar gibi birbirimizi sevip, yaralarımızı beraber sarsaydık biraz daha dünya katlanılabilir yer olabilirdi.
devamını gör...

insanların ses ve davranışlarını aynı anda ve doğrudan doğruya veren radyo, televizyon veya internet yayını.
devamını gör...

öyle biri olmadı çok şükür *
devamını gör...

mor ve ötesi yorumunu da beğendiğim güzel parça.

harun tekin bir röportajında sanırım, şarkıyı ilk yapmak istediklerinde hazır olmadıklarını düşünüp bıraktıklarını ve birkaç yıl aradan sonra yeniden deneyip şu anki şarkıyı yapabildiklerini anlatmıştı.
devamını gör...

dejenerasyon.
devamını gör...

kimi kaynaklarda stoacılık ile birlikte anılan, epiktetos gibi filozofların da savunduğu felsefi görüş.

(bkz: fatalizm)
(bkz: yazgıcılık)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evrende sadece bizim galaksimizde dahi 100 milyar yıldız var. ve bunların dörtte biri, üzerinde yaşam barındırabilecek bir gezegene sahip olabilir.
-yalnız değiliz-
devamını gör...

artık rüyalarda buluştuğumuz viski markasının etkisi.
devamını gör...

hah şu başlığı atesit bir insan* 'inanan insan hayatsızdır, rezildir.' diye açmış olsa durup dururken dine saldırmış olacaktı değil mi? kim bilir belki o zaman kendisine saygısı olmayan, hayatsız ve rezil olurdu. bir düşünmek lazım bunu.
edit: ilk tanımı giren yazar arkadaşımızın tanımı ceza alıp silindiğinden ötürü küçük bir düzenleme yapayım dedim. tırnak içindeki cümlem tanımı silinen arkadaşımızın ateist olan insanlar hakkındaki söylemleri.
edit 2: ben yazarın tanımı kendi sildiğini zannetmiştim megersem silinmiş. beni uyaran spawn a teşekkürlerimi sunuyorum efenim. ne diyebilirim modlar çalışıyor.
devamını gör...

latince kökenli bir sözcüktür. anlattığımız bir konu hakkında, karşı tarafın bizi anlamadığını fark ettiğimizde hevesimizin kaçması anlamına gelmektedir.

-bir espiri/şaka yaparken karşı tarafın bizi anlamaması üzerine espiriyi açıklama durumu ile örneklendirebiliriz.
devamını gör...

sahiplendirildi.
n'olur şu çocuğa yuva bulalım artık. hiç kimse yok mu kayseri'de?

sağdaki tüy yumağını sahiplendiriyorum.
#233119 buradaki tanımda bahsettiğim sokağa atılan yavrucak bu. pazartesi gidip ellerinden iki kediyi de alacağım. soldakine yuva buldum sıra bu güzel kızda.

yaklaşık 1 yaşında, aşıları yok. kuru mama ve kum alışkanlığı var. sanırım profesyonel tıraş edilmemiş vücudunda ufak yaralar var.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mağazacılık sektöründe çalışırken pazartesileri yaptığımdır.öğlene kadar olmasa da 11.00 gibi ancak kalkardım.haftanın 6 günü 10 saat ayakta çalışınca bedeniniz dinlendir beni diye uyarıyor.fazlası muhakkak zarardır.
devamını gör...

devamını gör...

ernst h. gombrich'e ait orijinal adı "story of art" olan eser. sanat tarihi alanında elle gösterilecek ilk 3 kitaptan biri.
kitapta orijin olarak yunan medeniyeti kabul ediliyor ve tarihsel şekillenme de bu orijin etrafında halkalanma şeklinde işleniyor. bu halde doğu sanatının yönelimlerini, yunan sanatı merkezinde anlatamayacağı için bu yöne daha az eğiliyor. nitekim kendisi de sanatın tarihinin bir kitaba sığdırılmasının mümkünatı olmadığından yer yer dem vuruyor kitapta.
28 bölümden oluşan kitap türkiye'de ilk kez 1977'de bedrettin cömert tarafından italyanca'dan türkçe'ye çevrilmiş ve bu çeviri türk dil kurumu çeviri ödülüne layık görülmüştür. sonraki yıllarda yayınevi (remzi yayınevi), kitabı bu kez ingilizce'den türkçe'ye olacak şekilde çevirtmiş (ön sözünde de böyle bir çevirinin daha uygun görüldüğünden bahsedilmiş), baskısında da çevirmenler kısmında ömer erduran/erol erduran isimleri yazılmıştır. fakat bu çevirinin bedrettin cömert çevirisinden intihal olduğu dile getiriledurmuştur. sonraki yıllarda kitabın cep boy olarak yeniden basılması durumu ortaya çıktığında bu intihal durumu tekrar gündeme geldiyse de günümüz baskılarında halen çevirmen olarak ömer erduran/erol erduran isimleri geçmektedir.

ernst gombrich bir röportajında kitabının ortaya çıkışı ile ilgili şöyle diyor:


zamanın birinde çocuklar için dünya tarihi yazmam için görevlendirilmiştim. genç bir adam olarak henüz viyana'dayken yazdım onu ve büyük başarı getirdi (bahsettiği kitap a little history of the world/genç okurlar için kısa bir dünya tarihi). ve sonra çocuklar için sanat tarihi yazmamı istediler. sanat tarihinin çocuklar için uygun olmadığını söyledim ama üstüme çok geldiler. ben de bunu yazabileceğimi ama çocuklar için yazmayacağımı söyledim. kitap da işte böyle ortaya çıktı. sonra işe koyuldum fakat savaş sebebiyle (2. dünya savaşı) pek çok kez kesildi. nihayet bitirmeyi başardım.


kitap ve genel olarak sanat tarihi hakkında şöyle diyor:


gizemli olmayan şeyleri gizemli kılmaya çalışmıyorum ve gizemli olduğu aşikar olduğu için tartışılması gerekmeyen bir gizemi de olduğu gibi kabul ediyorum.

...

sanatın öyküsü, kronolojik olarak bir şeylerin sıralı biçimde arka arkaya gelmesi demek değildir. modanın kronolojisi vardır mesela. oysa resim yapmanın gelişim öyküsü uçmanın veya insanların başka başarılarının veya insanların belirli amaçlar için uğraşmalarının ve bu başarıları başkalarına aktarmasının öyküsü ile bağlantılıdır. bu bakımdan, birlikte ilerleyen olaylar zinciri şeklinde var olan bu öyküde genel bir uyum söz konusudur.


söz konusu röportaj:


söz konusu röportajın bir kısmının türkçe çevirisi:
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"sonra çekildim bir kenara,
seyrettim bütün olup biteni.
baktım kimde ben ne kadarım,
kim bende ne kadar kalmış diye."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim