söz yazarı, şarkıcı.
kendisini sarılınca sana şarkısıyla tanıdım.
devamını gör...

“ne yani, kaybettiğimiz insanların sayısı, açıklananı 10 ile çarptığımızdan çok çok daha mı fazla?” diye düşündürten açıklama.
devamını gör...

selaaamm milllettttt!!!
su içmeyi sürekli unutuyor musunuz?? o zaman kulübümüze katılıp sürekli yaptığımız hatırlatmalarla beraber su içiminizi arttırabilirsiniz.
ya da spor yapmak istiyorsunuz ama üşeniyor musunuz?? egzersiz kısmında kendinize bir spor arkadaşı bulup beraber çalışabilirsinizzz.
ya da birbirinden güzel, sağlıklı yeni tarifler mi arıyorsunuz?? o zaman kulübümüzün tarif kısmına da göz atabilirsiniz. isterseniz siz de bize güzel tarifler verebilirsiniz.
ya da cilt bakımı ile ilgili tavsiye almak istiyorsanız ve daha birçok şey içinnn kulübümüze bekleriz.
bunun için bana yani artıkparlamayanyıldız'a, amaterasu'ya ve modlara ulaşabilirsiniz.
aynı zamanda bu linke tıklayıp gidebilirsiniz
devamını gör...

etiyopyanın dağlık bölgelerinde yaşayan bir babun türü kendileri. lakapları da var "kanayan yürek". bu lakabı kılsız kırmızı renkli yara izi gibi olan göğüslerinde ki bir bölgeden ötürü almışlar. bu bölge çiftleşme dönemlerinde daha belirgin bir hale geliyormuş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yayına katıldığında, tutankamonun laneti'ne şu soruları sorabilir misiniz?

mahlasını ''tutankamonun karması'' yapacağı konusundaki dedikodular gerçek mi?

bir de, pek çok sözlük yazarı bir tane rozet alabilmek için kırk takla atarken, kendisi üç rozeti birden heybesine indirmeyi nasıl başardı? karma puanlarını bu kadar hunharca harcarken vicdanı hiç mi sızlamıyor?

cevaplar için şimdiden teşekkür ederiz.
devamını gör...

neoliberallerin 1980 darbesi sonrası bilinçli olarak güttüğü stratejidir. bugün ülkede solcu olduğunu iddia edenlerin tamamı kürt milliyetçiliği yapmaktadır. bunu yaparken tam bağımsız türkiye için mustafa kemal yürüyüşünün lideri deniz gezmiş'i amaçlarına alet etmekten çekinmezler. devrin önemli tanığı fevzi kurtuluş bunu deniz'e şikayet adı altında notalara ve söze dökmüştür.
devamını gör...

kitap okuduğunuz zaman gözlerinizle okumanız gerektiğinin ıspatı niteliğinde golding romanı.

türkçeye mina urgan çevirmiştir.

peki neden gözlerimizle okumalıyız? efendim bir defa sineklerin tanrısı'na sürükleyicilikten uzak derseniz çarpılırsınız. kitabın hem ingilizce orijinalini, hem de türkçesini okudum ve bu konudaki görüşüm nettir. ziyadesiyle sürükleyici, üç boyutlu karakterlere sahip bir kitaptır sineklerin tanrısı.

kitaba kurgu yoksunu da elbette ki diyebilirsiniz ancak bu sizin sadece edebiyat kuramı bilmediğinizi ıspatlar. kitap, toplumsal düzenin olmadığı -daha doğrusu yeniden inşa edilmeye çalışıldığı- bir adada mahsur kalan çocukların işbu düzeni inşa çabasını ustalıkla anlatır; kurgunun belkemiği olarak kabul edilebilecek alt-metin açısından da ziyadesiyle zengindir, insan doğasının temeline dair rousseau'cu ya da hobbes'çu bir okumasını, hatta ve hatta marquis de sade merkezli bir okumasını dahi yapabilirsiniz.

vahşileşen insanın bir kısmının düzene, diğer bir kısmının ise kana susamışlığa ve düzensizliğe yönelmesi üzerinden, apollon-dionysos odaklı nietzsche'ci bir okuması da yapılabilir bu romanın. kaç farklı kuram saydığımı saydınız değil mi? güzel. zira bu kadar çok kuramla okunabilecek bir roman, iddia edildiği gibi kurgusuz olsa böylesine zengin bir hinterland'ı okuyucuya sunamazdı.

"adı duyulduğu için çok satanlar listesine girmesi" meselesine gelince; külliyen yalan. türkiye'deki baskısını iş bankası yayınları yapmıştır bu kitabın, doğal olarak da iyi satmıştır. zira iş bankası yayınları kötü kitaba kolay kolay yatırım yapmaz. kitabın özelliği "adı duyulduğu için çok satması" olsaydı, edebiyat bölümlerinin postmodern edebiyat kuramı dersinde okutulmazdı diye düşünüyorum.

ha bir de tabii, "çok satan kitap kötü kitaptır" mentalitesini artık bir kenara bırakalım yahu.

bir kitabın çok satmasıyla onun iyi ya da kötü olmasının alakası her zaman yok. ancak gidip de jane eyre'e "adı duyulduğu için çok satıyor" derseniz, rezil olmanız işten bile değildir. gerçi bi' saniye. ha. neyse, tamam.

iyi okumalar. ingiliz edebiyatının başyapıtlarındandır diyemem bu kitap için, ancak iyidir.

sosyologlar, psikologlar okurken bayağı eğlenebilir.

gerçi ben nereden bileceğim ya, uzman mıyım ben? keh keh. *
devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın diğerleri.

ne güzel eriyoruz di mi? mis gibi olduk, mis!
ülkece kayba gidiyoruz ya, her açıdan.
kimse de çıkıp "aga bu ne iştir?" demiyor, herkes boşvermiş..

katinaki sen de bi dur ya aman! bişi anlatıyorum şurada!

devamını gör...

2. dozu oldum bugün, sadece ince bir sızı var.aşı olmaktan korkan birisi olarak gayet hafif bir aşı,ara ara tekrarlanmalı.*
devamını gör...

mavi kelebeklerin hikayesi katliamın simgesi hâline gelmiştir.

katliamın ardından sırp askerleri toplu mezarların bulunmaması için cesetleri çok uzağa taşımışlar. derin mezarlar kazdıkları ve üstlerini de bölgenin bitki örtüsüne uygun bitkilerle örtükleri için bulunması iyice zorlaşmış. hatta uydu resimlerinde bulunmasının önüne geçmek adına mezarların içine metal parçaları bırakmışlar.

zaman içinde mezarların bulunduğu bölgede cesetlerin toprağı beslemesi sayesinde ölüm çiçeği olarak da bilinen artemis adında çiçekler açmaya başlamış. sadece bu bitkiyle beslenen ve bu bitkinin kokusuna gelen mavi kelebekler bölgede çoğalmaya ve yalnızca belirli yerlerin üstünde uçmaya başlayınca bu durum halkın dikkatini çekmiş.

bitki bilimciler bunun tesadüfi bir durum olmadığını tespit etmiş ve bosna devleti'nin toplu mezarlara ulaşmak için kurduğu komisyon tarafından kazı çalışmalarına başlanmış. olayın basına sızmasının ardından halk da kazı çalışmalarına katılmış. binlerce insan mavi kelebeklerin izinde yakınlarının cesedine ulaşmak için seferber olmuş.

mavi kelebekler takip edilerek 300 toplu mezara ulaşılmış. yaklaşık 20 bin kişinin cesedi.
devamını gör...

ben de öyle düşünenlendenim maalesef. sadece popüler tiplemeleri değil kafa sözlük emekçilerini de takip edin, okuyun arkadaşlar.
devamını gör...

asıl adı (bkz: john griffith chaney) 12 ocak 1876 doğumlu amerikalı yazardır. çocukluğunu anne ve baba sevgisinden mahrum geçiren jack küçük yaşta babası tarafından terk edildi. daha doğmadan babası çocuğu aldırmak istemiş, annesi direnmiş hatta yaralanmıştır. jack ismini ve london soy adını üvey babasından almıştır.
eğitim hayatı bizlere göre biraz tuhaf ilerlemiş 14 yaşında okulu bırakıp serüven dolu bir hayat yaşamış. 19 yaşına geldiğinde 4 yıllık ortaöğrenimini bir yılda tamamlayarak california üniversitesine girdi. ancak öğrenimi yine yarım bıraktı. üniversitenin ikinci yılında okulu bıraktı.
macera ve politik yazılar yazan jack london;
(bkz: suikast bürosu) kitabında birçok siyasal göndermeler yapmıştır.
yazınsal hayatına geniş okur kitlesi bulan; son of the wolf (1900 kurt kanı) kitabıyla adım attı. ona kalıcı ün sağlayan kitabı the call of the wild ( 1903 vahşetin çağrısı); beyaz diş, demir ökçe yanar gün gibi kitapları yazarın önemli kitaplarındandır. en kalıcı ve en popüler olan kitabı martin eden dir. bunun yanı sıra iki tane de otobiyografi kitabı vardır. diğer dillere en çok çevrilen amerikalı yazarlar arasında ilk üçe giren yazar 50 den fazla kitap yazmış ve 1916 da hayatını yitirmiştir.
devamını gör...

bir şehir efsanesi.

yıllardır her yeni yıla aynı şekilde girer oldum. hiçte aynı geçmedi yıllarım. biri bir şey kazandırdı, biri kaybettirdi. yazılan yaşanıyor buna inanıyorum; yıla giriş hiçbir şeyi değiştirmiyor malesef. *
devamını gör...

anı sayılmaz ama bir fotoğraf karesi gibi zihnimde canlanan bir an var ve bence hatırlayabildiğim en eski anı. şu anki bilgilerimle 3-4 yaşlarında olduğumu tahmin ediyorum. yayladayız. ahşap, küçük bir evimiz vardı o zaman. sanırım sabahın erken saatleri bahçeye çıkmışız. hava biraz kapalı ve serin. üzerimde mavi, uzun kollu, araba desenli bir erkek sweatshirtü var. araba kırmızı. ellerimle çekiştirip desenine bakıyorum ve ağlıyorum. muhtemelen hava serinleyince abimin eski kıyafetlerinden birini giydirmişti annem.
devamını gör...

eski türkler'de obaş, bubaş, arabaş diye zaman dilimleri vardır. arabaş da geceyarısına yakın zaman diliminde içildiği için ve içine kaygan hamur atılıp kaşıklanmak suretiyle içilen tavuk suyu çorbası bu ismi almıştır. sanıldığı gibi araptan gelme değildir.
devamını gör...

uzun zaman önce fark ettim. böylesi daha iyi diye düşünüyorum. ama hayırlısı bu işler tabii.
devamını gör...

özellikle bahsettikleri ' çekirdek dil' rahatsız olduğumuz şeyi dile getirirken kullandığımız kelimelere odaklanıyor.
'uyursam donacağım' diyen kadın uyku problemi nedeniyle başvurduğu klinikte çekirdek dil önergesi ile travmasını fark ediyor. amcasının yıllar önce elektrik arızası nedeniyle karlı bir kış günü evden ayrılması ve donarak hayatını kaybetmesi buna örnek. olay travmatik olduğu için aile içinde pek konuşulmuyor ama travma olarak dna'sına işleniyor.
devamını gör...

gelme vallahi ağzına tükürürüm beni bi yalnız bırakın ya. kırıp döküp gidiyorsunuz sadece, sevmiyorsunuz.
devamını gör...

17 gün alkol yasağının ortaya çıkmasıyla beraber oldukça fazla görebileceğimizi düşündüğüm için bu başlığı açmak istedim, belki aranızda hiç bilgi sahibi olmayanlar vardır.
delirium tremens uzun süreli ve yüksek miktarda alkol kullanan kişilerin, alkol kullanımını aniden kesmesiyle ortaya çıkan, genelde alkol kesilmesi sonrasındaki 48-72. saatte görülme sıklığı artış gösteren; oryantasyon kaybı(kişinin nerede olduğunu şaşırma-bilememe, etrafındaki insanları tanıyamama veya zamanı karıştırması), yürümede zorluk, denge kaybı, görsel halüsinasyonlar(etrafta böcek olduğunu söyleme, yataktaysa yorganını çekiştirme, sanki etraftan meyve topluyormuş gibi el hareketleri yapma), işitsel halüsinasyonlar(sesler duyma), kusma-bulantı, konuşurken peltekleşme, uyku-uyanıklık döngüsünün bozulması şikayetleriyle giden bir alkol yoksunluk hastalığıdır.
niye anlattım bunları, işin püf noktası yasak yoluyla veya istemli olarak kişinin aniden alkolü bırakması sonrasında maalesef böyle bir tablo görülebiliyor ki tablonun ölümcül olma oranı %20.
yani alkolü aniden kesip delirium tremens olan 5 kişiden biri çeşitli sebeplerle hayatını kaybediyor. ülkenin muhafazakar-dindar politikayla birlikte "ramazanda alkol içilmez, biz de o yüzden bunu yasaklıyoruz" diyerek yaptığı yasaklar maalesef sevdiğiniz bazı insanları aramızdan alıp götürecek.
eğer çevrenizde böyle semptomlar yaşayan birini görürseniz hızlıca amatem birimi olan bir yere götürmeniz gerekir. çünkü çoğu aile hekimi, acil hekimi bu tabloyu tanımaz, sıradan bir hastaneye götürürseniz bu kişiyi doğru tanı konma oranı oldukça düşük.
herkese sağlıklı günler dilerim, umarım olumsuz tablolarla karşılaşmayız, saygılarımla.
devamını gör...

libidosunun diline vurduğunu düşündüğüm yazar. sinir geldi bana bir. abi her şeyi mi cinselliğe bağlar biri? lucifer abi, senden özür dilerim. beterin beteri varmış..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim