kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o niye bunu yazdı, bu niye buraya yazdı, şu niye yazmıyor. herkes işini gücünü bırakmış diğer yazarları yönlendirme sevdasında.
devamını gör...

maalesef "din halkın afyonudur" sözünün oldukça yanlış anlaşıldığını düşünmekteyim. bu cümleden önceki "dinsel üzüntü hem gerçek üzüntünün hem de bu üzüntüye karşı çıkıştır. din ezilen insanın iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın ruhudur." ifadeleri göz önüne alındığında marx ile ilgili birçok düşünce değişmektedir bence.
kaynak isteyen olursa tık.
ilgili referansı maalesef sadece wikipedi'den bulabildim.
devamını gör...

ıssız adam filmi yayınlandığında ertesi gün merak edip yaptığım ilk kek. ıssız adam da alper ada’ya yapıp dükkanına götürüyordu. çok da romantikdi bence. sonuçta bize hiç böyle kek yapan olmadı heyhat...
denedim oldu ve sonrasında hep bu keki yaptım başka da kek yapmayı bilmiyorum zaten. ıssız adam alper havuçlu tarçınlı kek tarifini aşağıya bırakıyorum. sevgilisini veya kız arkadaşını etkilemek isteyen erkeklere de sevgililer günü için bir tüyo olsun bende:) şeker yoğunluğunu kendi zevkinize göre biraz azaltıp- çoğaltabilirsiniz.

malzemeler:

3 yumurta
1 su bardağı şeker
3 su bardağı un
2 tane rendelenmiş havuç
1 yemek kaşığı tarçın
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı kırılmış ceviz

hazırlanışı: yumurtalar ve şeker çırpılır. ardından vanilya, rendelenmiş havuç, yağ, kabartma tozu ve un konulur. en son tarçın ve ceviz. kek kalıbını yağlayıp- unlarsınız ve içine karışımı boşaltırsınız.. 180 derecede 35 dk pişiriyorum ben ce tam kıvamında oluyor. afiyet olsun efendim.
devamını gör...

harika başlamış, içerimizde umutları yeşertmeye çoktan başlamış programdır.
iyi yayınlar olsun!
devamını gör...

sınava çalışıyordu tek başına oturduğu evde. üniversiteye gitmeye karar vermişti, artık kimse onu lise mezunu diye küçümseyemeyecekti. üstelik dolgun maaşlı bir iş de bulabilirdi. o zaman belki karısı da geri dönerdi. "türkçe konu anlatımlı soru bankası"nı açtı, kaldığı sayfaya geldi. hiçbir bitişikti, fakat her şey ayrıydı. her "şey" neden ayrı yazılıyor diye düşündü oturduğu masasında. bu bir anlam ifade etmeli miydi ona? karısıyla ayrı olduğunu bilen biri mi hazırlamıştı bu kitabı? "saçmalama," dedi kendi kendine. etrafına baktı sıkıntıyla. eski karısının fotoğrafı hala masasının bir köşesinde gülümseyerek ona bakıyordu. içini bir öfke seli bastı. "kim bilir hangi hadsiz erkeklere gülümsüyordur şimdi fahişe ruhlu karı!" bir an çerçeveyi duvara fırlatma arzusu belirdi içinde. ama çabuk söndü, fotoğraf ondan geriye kalan yegane şeydi.

kafası karışıktı. okuduğu cümleye tekrar odaklandı. her "şey" ayrı yazılır. bu kuralları kim belirlemişti acaba? yaşamı iyi kavramış biri olsa gerekti. hayatında kim varsa ayrıydı artık. anne ve babası ölmüştü, akrabaları zaten arayıp sormazdı. arkadaşları son zamanlarda normal davranmadığından şikayetçi olup onunla görüşmeyi kesmişlerdi. eski karısı ise "sen hastasın!" deyip çekip gitmişti. ama gitmeden önce bu sözden sonra karısına bir tokat yapıştırmayı ihmal etmemişti. daha da döverdi ama o an şaşkınlıktan donakalmıştı biraz. kapı sertçe kapandığında biraz kendine gelir gibi olmuştu, ama artık giden gitmişti.

bir süredir kitabı anlamsızca karaladığını fark etti. sinirleri iyice bozulmuştu. kitabın arasına kalemi koyup oturduğu yerden kalktı. gerindi ve derin bir nefes aldı. gazete kupürlerini yapıştırdığı duvara yaklaştı. haber başlıklarına şöyle bir göz gezdirdi. "hepsi hak ediyor bunları, sonra suçlu biz erkekler oluyoruz," diye geçirdi içinden. ama yatarı fazla olmazdı herhalde. karısı başka erkeklere gülümsüyordu, bu ağır tahrik demekti, hakim de babacan biriyse ona hak verirdi. biraz daha düşündükten sonra mutfaktaki ekmek bıçağını alıp kemerine soktu, üstünü gömleğiyle örttü.

ertesi gün gazetelerin üçüncü sayfasında şöyle bir haber yer alıyordu: "eski karısıyla tartışan adam onu defalarca bıçakladı. çevredekiler müdahale etmedi, kadın kan kaybından hayatını kaybetti. yakalanan adamın ilk ifadesi şöyle oldu: 'ben oraya onunla son bir kez konuşup barışmak için gitmiştim, ama o bana hakaret edince dayanamadım, ne olduğunu tam olarak hatırlayamıyorum. çok pişmanım."
devamını gör...

çok büyük rezalettir, hatta felakettir.
(bkz: püh)

canlar, kafa sözlük özel günleri 19.00-21.00 arasındaki kuşak saatinde kutlar.
tünel akışında geriye doğru gidip, daha önceki "anma" postlarımıza bakabilirsiniz.
devamını gör...

-sen küfrü savundun!
-savunmadım. çıkar göster ahlaksız moderasyon!
-bir silicem şimdi.
devamını gör...

hepimizin bildiği sam amcanın, i want you dediği afişin öncülüdür. i want you bundan ilham alınarak yapılmıştır.

1. dünya savaşında ingiliz erkeklerini orduya yazılmaya teşvik etmek amacıyla sanatçı alfred leete tarafından çizilmiştir.ilk kez london opinion derginin 1914 yılı sayısında gözükmüştür. resimde size doğru bakıp parmağı ile potansiyel askerleri işaret eden kişi ingiliz savaş bakanı lord kitcehener dır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ayrıca i want you (uncle sam) için bkz : #335680
devamını gör...

bugünki aklım olsaydı dün yaptıklarımı yapmazdım, ama dün yaptıklarımı yapmasaydım bugünkü aklım olmazdı.
devamını gör...

-ması ekiyle* biten cümlelere ekstradan "sorunsal" eklenmemesiyle çözülebilen durum.
örn: sigara dumanının göze kaçması sorunsalı (yanlış)
sigara dumanının göze kaçması (doğru)
(bkz: sigara dumanı göze kaçmışken tanım girmek)
devamını gör...

ne oluyor dedirten başlıktır.

harbiden kafayı sıyırmışız ya!

fahrettin koca'ya da yürümezsin ablacım ya.
devamını gör...

yapsamda duyamazsınız.
devamını gör...

kendinizi 5 yıl içinde nerede görüyorsunuz?
devamını gör...

insanların memur olabilmek için üye oldukları, kendi menfaatini ön planda tutanların partileri.
devamını gör...

--! spoiler !--

bir gün smith ve john adında iki zenci new york sokaklarında dolaşırken bir tabela görürler: "zenciler beyazlaştırılır. fiyat 100 dolar." smith'in 101 doları, john'un ise 99 doları vardır. john, smith'e: "sende fazla olan 1 doları bana ver birlikte girelim" der. smith'se: "önce ben gireyim. eğer beyazlaşırsam sen de girersin" der ve içeri girer. az sonra içerden beyaz bir şekilde çıkar smith. john: "smith ne kadar beyazlaşmışsın. şu 1 doları ver de ben de girip beyazlaşayım." smith cevap verir: "defol burdan pis zenci!"

--! spoiler !--

herkesin durumu aynıdır.
sevin, sahiplenin çaylakları.
devamını gör...

her cümlesine başlık açılan yayın. herkes dinliyor demek ki.
devamını gör...

en önemli lezzet bileşeninin sadece yufka olmadığı yemek.

#420802 numaralı entrde bahsedildiği üzre en önemli bileşenlerinden biri yufka, buna katılıyorum fakat tek başına yufka böreği börek yapan şey değil. gözden kaçırılan diğer önemli ayak ise fırın. fırın var böreği vezir eder, fırın var rezil eder. o yüzden tarifiniz, yufkanız, malzemeleriniz ne kadar iyi ve kaliteli olursa olsun yeni çalışacağınız bir fırında böreğiniz her zamanki gibi olmayabilir.

en son yaptığım böreğin tarifini vereyim, siz fırın konusunu kendiniz optimize edersiniz artık.

malzemeler
4 yufka
250g lor peyniri
500g ıspanak
1 adet kırmızı kapya biber
tereyağ
sıvı yağ
sirke

sosu için
yarım çay bardağı su
yarım çay bardağı sıvı yağ
4 kaşık yoğurt
2 yumurta
tuz, karabiber

tarif
1. ıspanakları su dolu bir kabın içine basın. üzerine de biraz sirke ekleyin. sirke, yapraklar arasındaki böceklerin falan dökülmesini sağlar. ara sıra karıştırıp/sallayıp toprakların kumların dökülmesini de sağlayın.
2.ıspanakları sudan çıkartıp saplarını kesin. doğramak istiyorsanız doğrayın ama doğramadan da yapabilirsiniz. tekrar sirkeli suya ıspanakları ekleyip bekleyin.
3. ıspanakları tek tek akan suyun altında iyice yıkayın.
4. ıspanak temizlemek çok pis bir iş. sürekli kum akıyor, o yüzden kumsuz olana kadar iyice yıkayın, temiz olduğundan emin olun.
5. tepsinizi tereyağ ile yağlayın, üzerine bir adet yufkayı serip kenarlarını tepsiden dışarı sarkıtın (mini fırın kullanıyorsanız çeyrek yufkayı serin, bir kenarı sadece tepsiden dışarı sarkacaktır. üzerine bir çeyrek daha yufka serip ters taraftan yufkanın kenarını sarkıtın). yufkanın üzerine yoğurtlu yumurtalı karışımdan 3-4 çorba kaşığı koyup iyice dağıtın.
6. kapya biberi yıkayıp julyen doğrayın. tavada erittiğiniz tereyağın üzerine biberi atıp kavurun (soğan isterseniz soğan da aslında eklenebilir tarife).
7. biberler yağı kırmızı yapmaya başlayıp kavrulmaya yüz tuttuğunda ıspanakları da ekleyin, tavanın kapağını kapatın.
8. ıspanaklar zamanla sönecektir. biraz karıştırıp biberlerle ıspanakları iyice harmanlayın. çiğ ıspanakla börek hiç yapmadım. fırın pişirmez falan, onun katır kuturuyla uğraşamam.
9. tamamen de pişirebilirsiniz, biraz diri de bırakabilirsiniz ıspanakları. zaten fırına girip pişecek, hafif diri kalmasında sorun yok. oda sıcaklığına geldiğinde üstüne lor peynirini de ekleyip karıştırın iyice. peynirler biraz sulanabilir, vıcık vıcık bir görüntü alabilir, olsun.
10. tepsideki 2 kat yufkanın üzerine peynir-ıspanak-biber karışımından bolca ekleyin, üzerine 3. yufkayı ekleyin. yoğurtlu yumurtalı karışımdan çorba kaşığıyla yufkanın üzerine döküp iyice dağıtın, 4. kat yufkayı serin. ıspanaklı peynirli karışımdan tekrar ekleyin. ilk kat ıspanak-peynir karışımı şu şekilde görünmeli.
11. mini fırında yapıyorsanız 1 kat yufka için bütün yufka kullanmayın. çeyrek yufka yeterli olacaktır. her yufkanın arasında bir kat ıspanak-peynir, bir kat yoğurt-yumurta olacak yani. bunu kendinize göre modifiye edebilirsiniz ama bu tarif çalışıyor.
12. en son kat yufkayı da serdikten sonra tepsiden sarkan yufkaları böreğin üstüne doğru katlayın. en üste bir kat daha yufka serip kenarlarını tepsinin içine sokuşturun.
13. kalan yoğurtlu yumurtalı karışımdan en üst kata sürün. kalmadıysa yumurta sarısı sürebilirsiniz ama madem yumurtayı kırıyorsunuz tekrar yoğurtlu yumurtalı karışımdan yapın. o yoğurt pişip peynir olacak, daha hoş oluyor heheh.
14. benim fırınıma göre 240 derece fırında altlı üstlü ve fanlı olacak şekilde 30 dakikada pişti. siz kendi fırınınıza göre denemelisiniz. takip ettiğim tarife göre 180 derece fırında 30 dakika pişirmem gerekiyordu, fırın optimizasyonundan kastım bu.

böyle kabarıyor, üstüne sürdüğümüz yoğurt pişince böyle oluyor. afiyet olsun *
devamını gör...

adrenal medulla kromaffin hucrelrinden köken alan katekolamin(adrenalin, noradrenalin) üreten hücrelere feokromasitoma adı verilir.
adrenal bezin dışındaki gangliyonlardan köken alanlara ise paraganglioma denir.
feokromasitomada yüzde onlar kuralı bilinir;
%10 bilateral, ekstra-adrenal,malign,ailesel
klinikte hipertansiyon en önemli bulgudur.hipertansiyonun en önemli özelliği ataklar halinde gelmesidir.
egzersiz, anksiyete,anestezik ajanlar,postür değişikliği atakları provake eder.
koroner arter lezyonu olmadan anjina pektoris veya akut miyokart infarktüs gelişebilir.
tanıda 24 saatlik idrarda metanefrin tayini en spesifik testtir.kromogranin a seviyesi de feokromasitomada yükselir.
tedavide asıl cerrahidir ancak alfa bloker olan fenoksibenzamin verilebilir.
beta blokerler tek başına verilmez. verildiği takdirde paradoksal hipertansif ataklara neden olabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim