batı hint adaları olarak da bilinirler.
meksika körfezi'nin güneydoğusunda atlas okyanusu'nın batı uzantısı olan karayip denizini, adalarını ve sahillerini kapsayan bölgedir. büyük mavi çukur bu bölgededir. bu adalar florida'nın güneyinden başlayıp venezuela'nın kuzey batısına kadar yayılmışlardır, büyük antiller ve küçük antiller olarak ikiye ayrılırlar. bölgede yaklaşık 7000 civarında ada ve adacık bulunur, bunlar değişik 25 bağımsız ülke veya sömürgeyi oluşmaktadır.

adaların bilinen en eski sahipleri, aravaklar* ve karayip* halkıdır. 1492 yılında hindistana ulaştığını sanan ispanyol kaşif kristof kolomb tarafından keşfedilmiştir.

tropikal iklime sahip adalar el değmemiş doğal güzellikleri ile insanları cezbetmiştir. her yıl zenginler tafafından tatil amaçlı ziyaret edilir. sınırsız deniz ürünleri ve baharatlı yemekleri ile ön plana çıkmaktadır. turizm sezonunu; dans, parti, reggae müzikleri, kokteyller, şakalar, eğlenceler ve aman sabahlar olmasın etkinlikleri ile dolu doludur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
- lol ukdesi -
devamını gör...

bi keresinde ataşehirden buraya 5 vasıta değiştirerek gidince hakikaten orası tekirdağ geyiklerine hak verdiğim istanbul ilçesi.tekirdaga tek otobüs daha kısa zamanda giderdim çok net.
devamını gör...

gönlüme bir ateş düştü, yanar ha yanar yanar...
devamını gör...

etkileyici bir (bkz: edip cansever) şiiri. sözleri de şöyle;

adam yaşama sevinci içinde
masaya anahtarlarını koydu
bakır kâseye çiçekleri koydu
sütünü yumurtasını koydu
pencereden gelen ışığı koydu
bisiklet sesini çıkrık sesini
ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
adam masaya
aklında olup bitenleri koydu
ne yapmak istiyordu hayatta
işte onu koydu
kimi seviyordu kimi sevmiyordu
adam masaya onları da koydu
üç kere üç dokuz ederdi
adam koydu masaya dokuzu
pencere yanındaydı gökyüzü yanında
uzandı masaya sonsuzu koydu
bir bira içmek istiyordu kaç gündür
masaya biranın dökülüşünü koydu
uykusunu koydu uyanıklığını koydu
tokluğunu açlığını koydu.

masa da masaymış ha
bana mısın demedi bu kadar yüke
bir iki sallandı durdu
adam ha babam koyuyordu.
devamını gör...

tam olarak öyle değil o iş. aklı başında bir insanın akplilere ne ayıracak zamanı ne de enerjisi vardır. eğer "aşağıladığını" düşündürecek bir şey söz konusuysa bu muhtemelen akplinin sataşması ve sonucunda mağdur edebiyatı yapmasıyla ilgilidir. bir başka ihtimal ise deşarj olmaya ihtiyacı vardır ve bu durumda kendisine en kaliteli malzemeyi sunan akpli onun için biçilmiş kaftandır.
devamını gör...

en güzel türkçe şarkılardan biri.*
devamını gör...

koyabiliyor musun adını
yokladığında
hissedebiliyor musun

sesleniyor sana
duy beni

inatçı çocuk vazgeç inadından
elini götür
kulağının önüne
vursun parmak uçlarına
kalbinin sesi...
devamını gör...

ağırlığı yaklaşık olarak 1400 gram olan %78'i su, %11'i yağ, %8'i protein, %1'i inorganik maddeler, kalan %1'ini de diğer besinlerin oluşturduğu ve günlük yaşamımızda bolca kullanılması gereken mucizevi organımızdır. ayrıca beyin bol suya ihtiyaç duyar. bu yüzden susuz kaldığınızda baş ağrısı gibi sorunlar yaşamanız mümkündür.
devamını gör...

kafasına iki kova su döküp susturulmasını dilediğim heriftir.

sürekli yağmurlu günler, şöminenin kıvrımı, lunapark atları falan insan bi bunalır bee.

düşün.. binbir duyguyla bir şiir paylaşıyor bu adamlar. hatta başlık açıyorlar...

lucifer denilen canavar gelip üst başlık açarak 'kız mı lan o' yazıyor.

iki başlık alt alta şöyle oluyor sol frame’de

-yarin buğulu gözü(1)
-kızların ufak memesi(15)

sısısıs.
devamını gör...

alınan alkolun seyreltilerek atılması için vücudun suyu fazla kullanmasıyla ortaya çıkar.
devamını gör...

kullanmayı çok sevdiğim bir cümledir. insanlar her şeyden önce 'kendine' iyi bakmalıdır. bunu birine veda ederken söylemek hoşuma gidiyor.

aynı zamanda ahmet kaya'nın çok güzel bir şarkısıdır.
devamını gör...

acaba diyorum:
az önce kaydoldum sözlüğe, burası kafa sözlük, bir de kafa dergisi var, e bir de kafa radyo.
şimdi, bunların arasındaki ilişki ne? bir ilişki varsa eğer radyoda da matrax var.
matrax varsa çooookk eskilerden zekirdek de var.
şimdilerde nerede o zekirdekçiler, o güzel insanlar.
acaba buradalar mı? burada eski zekirdek havaları eser mi?
düşünceler, düşünceler...

aylar sonra gelen edit: yazdıklarımla hiç alakası yok lan. bu kafa başka kafa.
devamını gör...

aslanın yaşadığı ormanlar yok olup gidince namı da ormanlar kralı olarak kalmış. anadolu'da bile aslan yaşamış ve ormanlardan geçilmezmiş. o tarihlerde ingiliz bahriyelilerin aslan avlamak için bugünkü çukurova taraflarına geldikleri hikayesi vardı. düşüncesi bile egzotik.
devamını gör...

planladığım kadar bir ömrüm olmadığını hatta zamanımın iyice azaldığını öğrendiğimde bırak olgunlaşmayı, hızla yaşlanmaya başlamıştım...
devamını gör...

iko korkutuyorsun insanı. yapma şöyle şeyler gece gece dostum. sabah yap. iki gündür aha gitti gözler diyorum. belediyenin hızına yetişilmeyen yeni özelliği.
edit: bir güzel olmuş bu. bir hava gelmiş, sevdik ailecek.
devamını gör...

an itibariyle yaşanan durum. ekstra karma puanı duyunca herkes erken boşaldı.yarım günde entellektüel bilgi birikimim tavan yaptı.
not: kötülükten vazgeçip kendini atom mühendisliği ve fiziğe veren kedi şerafettin.
devamını gör...

yemek yemek, su içmek, sigara içmek, tükürmek vs. uzar gider.
devamını gör...

zaman algısı bozukluğu nedeniyle geç kalmayı süreklilik haline getirmiş olan insanları tanımlayan bir sözcüktür.

isveççe kökenlidir. tid( zaman) + optimist( iyimser) sözcüklerinin birleşmesi ile oluşmuştur.bu kişiler, sahip oldukları gerçek zamandan daha fazlasına sahip olduklarını düşündükleri için istemeden de olsa her yere ve her şeye geç kalmaya meyillidirler.çevreleri tarafından bu durum çok da hoş karşılanmaz.halbuki onların zaman konusundaki bu iyimserlikleri nedeniyle oluşan bu gecikmelerinde herhangi bir kasıt , art niyet kesinlikle yoktur.

bu kişilere 5 saat de verseniz 10 saat de verseniz sonuç hiç değişmez çünkü onlar için olduğundan hep daha fazla zamanları vardır ve bu zamanı değerlendirmek için belki o an hiç akıllarında olmayan işlere girişirler.bu bir çıkmazdır ve yapılabilecek fazla da bir şey yoktur.onları olduğu gibi kabul edip, sevmeye devam etmelidir.

kaynak

not: küçük bir itiraf çok aşırı olmasa da ben bir tidsoptimistim.
devamını gör...

yeşil ve değerli bir yaprağını * daha dökmüş olan ulu çınar. tabii böyle giderse çınarlıktan kavaklığa doğru evrilecek. hani derler ya; kavakta da boy var ama işe yaramaz bir ağaçtır genel olarak.

açıkçası buraya ne yazarsam yazayım, fayda edeceğini düşünmüyorum. faydası olsaydı, benden önce yazanlar işi çözmüş olurdu. yine de birkaç kelam etmeyi hakkım olarak görüyorum, özellikle ilk başlarda açtığım başlık ve girdiğim tanımlar dolayısıyla. epey emek verdiğimi düşünüyorum zira.

una nocte'nin yazdıklarına %99 oranında katılıyorum, altına da imzamı atabilirim. iyi kötü bilenler, tanıyanlar, trollük konusundaki düşüncelerimi de bilir: sevmem. geldiğimiz noktadan geriye bakıldığında ise görünen -en azından bana görünen- şu ki, ilk başlarda karşı çıktığım trollüğü neredeyse ben bile özleyeceğim. zira şu an öyle bir profil var ki ne yazdıklarından bir şey anlaşılıyor ne formatın f'si var ortalıkta ne de yazılanların büyük bir kısmı bir anlam içeriyor. bir noktadan sonra "hangi birini şikayet edeceğim bunların?" diyerek bıraktım.

evet, bir sözlükte baştan aşağıya aynı tarzda yazan insanların olması mümkün değil. evet, bir kısım insanlar açıp wikipedia'da bulabileceğinizi sansanız da her zaman öyle olmayan tanımlar girip uzmanlıklarını paylaşırken, bazılarının da eser miktarda goygoy peşinde olması ortama renk katabilir. fakat geldiğimiz noktada denge, ikinci grup lehine fena halde bozulmuş durumda.

şimdi burada hangi grubun ya da kimlerin böyle takıldığını tek tek yazmama gerek yok. ancak buraya "kafa forum" muamelesi yapan insanlar sayesinde, beğenmediğimiz o troller bile kendilerini geri çekmiş, doğru dürüst yazmaz olmuşsa, konu trollükten çıkmış ve daha ciddi bir üst boyuta taşınmış demektir. burayı yeni gelecek aklı başında insanlar için tercih edilebilir olmaktan çıkaran olumsuz bir boyut...

yönetim durumdan memnun ise ona diyecek hiçbir şeyim yok. mahalle maçlarında evden topu kim getirirse o haklıdır ya hani... o hesap işte. fakat içten içe "yahu gerçekten nereye gidiyor bu iş acaba böyle?" diyorlarsa mutlaka akıllarında tutmaları gereken şey, batan gemilerde kaptana yapılan uyarıları kaptanın dinlememiş olması. birileri hâlâ buranın iyiliğini düşünüp kendi çapında uyarma gereği hissediyorsa kulak verilmeli çünkü bu kulak vermeme sorununun iyi bir noktada sonlandığı, hiçbir sözlükte görülmedi henüz.

"aman ne ciddiye aldınız... yazın geçin işte!" diyenler de çıkacaktır illa ki. ancak insanın içinde tırnak ucu kadar bile sorumluluk ve adil olmak adına yanlış bulduğunu söyleme hissiyatı varsa, susmak o kadar da kolay olmuyor. üstelik "yazıp geçmek" için yazma isteğine halel gelmemiş olması gerekir. biz de yazıp geçemeyenler olarak bu noktada düğümleniyoruz zaten. istek vardı ama nem çok nem...

her neyse. şimdilik buralarda olan tayfadanım. hep kötüyü söylemeyelim. mesela dergi ve radyo projelerini gayet güzel buluyorum. sürekli yenilikler yapılmaya çalışılması da güzel. başlığım silindi, tanımım silindi diyen arkadaşlar formatı okumamış ya da kurallarda yazmasa da ortamın genel huzuruna ilişkin konularda, moderasyonun alacağı inisiyatifi anlayamamış olabilirler. 1000'den fazla başlık açtım, 2000'den fazla tanım girdim. başlıkların taşınmasını gerektiren bkz. tanımlarım haricinde henüz silinen olmadı. bu noktada herkesin kendisine de bir dönüp bakması gerekiyor diye düşünüyorum.

puan tablosu olayında da değişikliğe gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. başkalarına yapılan beğeniden puan kazanmak ilk bakışta beğeniye teşvik etmek amacına hizmet ediyor gibi görünse de seri beğeniciler yüzünden geldiğimiz nokta ortada. gerçekten yazdığı şeylerin çoğunu okuduktan sonra seri olarak beğenmeye değer bulduğumuz insanları bile beğenemez olduk sayelerinde. insanları çok sıkmak da çok serbest bırakmak da iyi değil. ayarını iyi tutturmak ve ortasını bulmak lazım.

mutlaka unuttuğum için yazmadıklarım vardır. tanım yeterince uzadı. onları da hatırladıkça daha sonra yazmak üzere cebime atıyorum.
devamını gör...

herkesin sesi nasıl yahuu benimki de vik vik vik diye çıkıcak.* şarkılara bayıldımmm.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim