o ne güzel şarkı, o ne güzel klip, o ne güzel ambiyans.
devamını gör...

bir erkeğin çeşit çeşit yavsağı tek bir yerde aynı zamanda görebilmesine imkan sağlayan vatani görev. bu kadar yavsak nasıl bir araya geldi dedirten bir mecradır. teröristi vatan haini uğursuzu karı kiliklisi ana kuzusu tembeli yalancısı mızmızı kanı bozuk vb. en az 3-5 tanesini komalık etmek istersiniz yumrugunuzu kemirirsiniz ama askerlik uzayacak korkusuna bağlı mabad yemediği için o yumruğu cebe koyarsınız. onun dışında hayatınız boyunca dostluk edebilecek arkadaşlarda edinebileceginiz mecradır.
devamını gör...

bilindik hikâyedir ama şuraya not düşelim de kıssadan hisse olsun; bir gün yaralı bir kuş ibrahim peygamberin kapısını çalar ve ona kanadını bir dervişin kırdığını söyler. bunun üzerine hz. ibrahim dervişi çağırtır. bu kuşun kanadını niye kırdın diye hesap sorar. derviş kuşu avlamak istediğini, kuşun kaçmadığını, yanına kadar sokulduğunda dahi hareket etmeyince, üzerine atladığını ve kanadının kırıldığını söyler. hz. ibrahim dervişe hak verir ve kuşa niye kaçmadın diye sorar. kuş şöyle cevap verir; ben onu derviş kıyafetiyle gördüğüm için kaçmadım. avcı olsaydı elbette kaçardım. bunlar allah'tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmayı aklıma getirmedim.

bunun üzerine hz. ibrahim kuşa hak vererek kısasa hükmeder ve dervişin kolunun kırılması için emir buyurur. kuş o anda heyecanla konuya müdahil olur; ''efendim lütfen böyle yapmayın!'' ibrahim peygamber şaşkınlıkla neden diye sorar. kuş peygamberi şöyle yanıtlar; bunun kolunu kırarsanız, kolu iyileşince aynı şeyi yine yapacak. siz iyisi mi bunun üzerindeki derviş kıyafetini çıkartın. çünkü onunla kandırıyor! çıkartın ki bundan sonra başka kuşlara zararı dokunmasın...

anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna bile az... cemaatler ve tarikatlar meselesinin çözümü bu hikâyenin içerisindeki kıssadan hissede saklıdır. gerisi de lafü güzaf!
devamını gör...

ya hakk
devamını gör...

ilginç bir gelişme. sürekli bahsedilen yeni dünya düzenindeki herkesin her şeye ulaşabileceği ama hiçbir şeye sahip olamayacağı fikrini akla getiriyor.
devamını gör...

farkındalık belki de..kabul ettikten sonra çok daha kolay geliyor her şey bana.. gittiğini, bittiğini, gelmeyeceğini anlattıktan sonra kendime ki ikna etmem epey sancılı oldu kabul evresinde tekrar hürleştim.. şimdi her düşündüğümde ortak anılara hürmeten susturuyorum içimdekileri de rüyalara engel koyamıyorum hala.. şu tualler boyalar olmasa o kaçış rampasında cok pis tökezlerdim.. acıyı sanata çeviriyorum ki en iyi yatırımı bu belki de.. hepinizi sergime bekliyorum efendim..
devamını gör...

aleksandr puşkin-dubrovski.
devamını gör...

biomorphism 1924 - 1955 yılları arasında avrupada vuku bulmuş bir sanat akımı.*
biyomorfik sanat eserlerinde, hem biraz da olsa tanınabilir hem de tanımlanamaz olan gerçek nesnelerin soyutlanmış tasvirlerini görürüz. aşinalık* ve belirsizlik* arasındaki bu ilişkiyi vurgulayan nesneler genellikle insan vücudu ile doğal manzara arasındaki etkileşim olarak karşımıza çıkar.
başka bir deyişle de biyomorfist sanat, doğal yaşamın gücüne odaklanır ve biyolojik biçimleri şekilsiz ve belli belirsiz tanınabilir ipuçlarıyla harmanlayıp organik şekiller ortaya çıkarır. biyomorfizmin sürrealizm ve art nouveau ile güçlü bağlantıları vardır. joan miro ve picasso resimlerinde biyomorfik nesnelere rastlanır.
resimde biyomorfistler, sanatçının derin iç gerçekliğiyle olan bilinçsiz bağlantısına erişmek için genellikle automatism'i kullanmıştır.


biomorphism genellikle şöyle tanımlanır: sezgisel... duygusal... organik veya biyomorfik. .. eğrisel.... mistik, spontane ve irrasyonel olanın yüceltilmesi.


biomorphism terim olarak ilk kez sanat tarihçi alfred h. barr tarafından 1936 yılında kullanılmıştır. barr, bu akımın paul gaugin ve henri matisse gibi sanatçıların yanı sıra fovizm akımından da etkilendiğini söyler.
eserlerinde biomorphism etkilerini açıkça görebileceğimiz en bilinen sanatçılar :joan miro, jean arp, yves tanguy ve antoni gaudi.


mama, papa is wounded! by yves tanguy
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


personages with star by joan miro
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


interior of la sagrada familia by antoni gaudi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

peki bundan türk ekonomisinin haberi var mı?
devamını gör...

türkiye simülasyonunda başka bir gün.

bu iş böyledir. ses çıkaramayacak olan bu muameleyi görür. daha geçende tıka basa dolu kongreler yapıldı, her yerde toplantı gösteri had safhada. hiç işlem yapıldığını gören var mı? olamaz. anca garibana efelik bizimki.

1-2 güne tvlerde vali/kaymakam/bb tarafındanı şov eşliğinde cezanın iptal olduğu, yardım yapıldığı çarşaf çarşaf yayınlanır biz de görürüz.
devamını gör...

önümden kedinin biri yürüyordu. ben de sağ taraftan sessizce yaklaşarak telefonu çıkardım ve şak diye fotoğrafını çektim. flaştan gözü parlayan kedi, bir süre durdu ve dik dik bana baktı, sonra yoluna devam etti.
devamını gör...

yalnızlığın güç mührü
sarmış dört bir yanı
mevkiler tutulmuş
sınırlara hücum var
eğer yenemezsen
çöker karanlık bir gök
hem sessiz hep hissiz
durma
asla yılma
haykır bu dünyaya
kır zincirini
kalpte devrim yap
sev sınırsızca
kucakla sevgiyle dünyayı
sevgisiz kalırsa yürekler
esaret o gün başlar
ve bitmez günler geceler
karanlık bir dünya
var olur zihninde
ve zor olur her şey
unutma.
devamını gör...

avrupa'da barok dönemden, klasik döneme geçişi hazırlayan 18. yüzyıl stilidir.

bu stilde; barok dönemdeki kalın çizgilerin yerini renk ve ifade özgürlüğü almış, duygusallık ve duyarlılık daha gösterişli ve esprili bir şekilde öne çıkmıştır.

dönemin bestecileri tarafından yalın bir homofonik şekilde geliştirilmiştir. bu sanat anlayışının temelinde; güç kaybını sürdüren aristokrasinin yanında parçalanmaya başlayan orta sınıfların beğenisini temsil etmek vardır.
devamını gör...

hakkında hakkıyla yazamamaktan çekinip geri durduğum nickaltıydı şimdiye kadar. hoş, şimdi de hakkını verebileceğime inanmıyorum ama yine de birkaç şey yazmam şart artık.

nazik, kültürlü, kendini geliştiren, görgülü, mütevazı, sorumluluk sahibi, yardımsever, samimi... bu liste böyle uzar gider, yazamadığım daha birçok olumlu özelliğini kelime dağarcığınıza havale ediyorum. yolunuz onunla bir şekilde kesişirse eğer, kendinizi şanslı sayacağınız nadir insanlardan...

hasbihâl etmekten ziyadesiyle memnun olduğum; üzerinde saatlerce konuşulabilecek kadar nitelikli tanımları olan, sözlüğün en kaliteli yazarlarından. daha çok yazsın, sözlük ahalisi olarak daha çok okuyalım, daha çok faydalanalım.
devamını gör...

ya dışındasındır çemberin
ya da içinde yer alacaksın
kendin içindeyken
kafan dışındaysa
devamını gör...

ağladım ardından
yapayalnız
kalmadı duraklarda yolcu
bulutlar hep gri
yağmurlar hep matemli
yeşile özlem
yeşile hasret
sana kış
yollara küstüm
geçsem karlı dağları bitse bu düş
seni hatırlatır baharlar, yazlar
yaşamak başlı başına zor bir iş.
devamını gör...

bir ritüel olarak cannibalism veya yamyamlık...

ritüel olarak yamyamlık exocannibalism (yabancıların ve düşmanların yenmesi), endocannibalism (arkadaşların veya ailenin yenmesi) ve otocannibalism (kişinin kendi vücudunu yemesi) olarak üçe ayrılır. endokannibalizmin ölülerle bir birliktelik kurma umuduyla yapıldığı düşünülüyor. exocannibalism ve endocannibalism anlayışında ölen kişinin yenmesiyle, ondaki arzu edilen özelliklerin yiyen kişiye geçebileceği inancı vardı. genel ''kurban'' ritüelleri arasındaki son aşama olarak bllinir. (kemik külü, ufalanmışkemik parçaları ve deri parçacıklarının yenmesi de yamyamlık tanımı dahilindedir. bu tür yamyamlık, rönesans avrupa'sında bile görülmüş.)

mısır ve yunan mitolojilerinde de cannibalism anlatıları mevcuttur. kronos'un çocuklarını yemesi, zeus'un metis'i yutması(ki yutarak onun temsil ettiği yüce akla sahip olur), osiris'in mısır'da yamyamlığı kaldırması gibi. mitolojik anlatılarda da gördüğümüz üzere,tarih öncesi toplumlarda da bunun bir ''karın doyurma'' işi olmadığı aşikardır.(geleneksel toplumlarda beşeri özelliklerin ön plana çıkması amacıyla belli süreler için hayvani besinlerden uzak durulurdu. bunun sebebi hayvanların karakteristik özelliklerinin besin yoluyla insanlara geçiyor olmasıydı.) mesela hristiyan efkaristiya'sı sembolik bir cannibalism'dir. ekmek ve kanın, hazreti isa'nın kanı ve etini sembolize ettiğine inanılır.

günümüzde bunun gibi pek çok anlamını yitirmiş, sadece adı kalmış ritüeller mevcuttur. cannibalism'i bir ritüel olarak gerçekleştiren son kişi ise hepimizin malumu dr.hannibal lecter'dır. kendisi asla yamyamlık yaptığını da kabul etmez. ona göre yamyamlık, eşit olan iki kişiden birinin diğerini yemesidir. doktor niezstche'ci bi ahlak anlayışına sahiptir tabi.
devamını gör...

hiç sosyal medya kullanmayanlar peki??
devamını gör...

hayat kurtaran bilgiler kuşağında sponsorunuz buyucu ile bu hafta alkol ve yarattığı susuzluk etkisini inceliyoruz. hazırsanız kemerlerinizi bağlayın, başlıyoruz.

1. alkol boş mideyle içilirse çok daha hızlı emilir ve kana karışır. bu yüzden alkolün yanında yemek, veya yemeğin üstüne içmek alkolün emilmesini yavaşlatır. yemek yemek iyidir. yemek iyidir dedik diye de biranın yanında hamburger gömüp sonra "yauv bira çok göbek yapıyor kilo aldırıyor" falan demeyin. bir şişe 33lük bira 139 kalori, yani 2.5 yeşil elma kadar falan. bakınız kaynak.

2. alkol tükettikçe kanda birikimi artacaktır. kan vücuttaki her yere erişim sağlayan bir şey olduğu için bu da bütün organlarınızın bundan etkileneceği anlamına gelir. daha fazla alkol, beyne giden daha fazla alkol, uyuşukluk ve kafa karışıklığı, sarhoşluk vs. sistem bu şekilde işliyor.

3. peki ne yapmak lazım. kandaki alkol miktarını azaltmak gerekiyor. bunu da 2 şekilde yaparsınız. a) karaciğeriniz alkolü parçalar, b) işer ve alkolü atarsınız.

4. alkol metabolizması çok yavaştır. karaciğer bütün çabasına rağmen 1 saatte en fazla bir 33lük birayı, veya bir küçük kadeh şarabı, veya bir shot likörü parçalayabilir. fazlası yok.

5. alkol parçalanınca ortaya asetaldehit çıkar, ki kendisi pek de sevimli bir kimyasal değil. toksik yani. karaciğeriniz bunu da asetat denen toksik olmayan forma dönüştürür.
alkol bu asetaldehite dönüşmeden önce, kanda birikir diye bahsettiğim üzre vücudun her yerinden saptanabilir. örneğin akciğerler. alkolmetreye üflediğinizde verdiğiniz havayla birlikte alkol de üflersiniz. o da cihazda birtakım reaksiyonlara girerek kandaki yaklaşık alkol miktarını gösterir. bu madde için özel bakınızlar: (bkz: alkolmetre) (bkz: blood alcohol concentration)

6. alkol, ayrıca vücut metabolizmasına da etkiyerek vasopressin denen hormonun üretim miktarını azaltır. bu hormon sizin sürekli çişe çıkmanızı engelleyen hormon. vücutta su tutulumunu sağlar. antidiüretiktir. bu hormon az üretilirse çok fazla çişe çıkarsınız, su kaybedersiniz, dehidrasyona uğrarsınız.

7. velhasıl, alkolle birlikte bol bol su için. içmezseniz hem alkolün metabolitlerinden kurtulmak için atılan su, hem de alkolün doğrudan işettirmesi yüzünden su kaybedersiniz ve kan miktarınız azalır. bu da kandaki alkol oranını artırır. ayrıca alkolün parçalanması, su kaybına kıyasla çok yavaştır. yani çok hızlı su kaybedersiniz ama yavaş yavaş alkolü parçalarsınız. bu durumu dengelemek için de su tüketip kan alkol seviyesini düşük tutmanız lazım.
devamını gör...

iki seçeneğin de iyi ve kötü yönleri olduğunu düşünüyorum. her kararda olduğu gibi kişiden kişiye, üniversiteden üniversiteye değişiklik göstermesi pek muhtemel.

öncelikle kaliteli bir üniversitedeyseniz ve hocalarınızdan eminseniz, kendi üniversitenizde şansınız diğer üniversitelere göre daha fazla. ki akademi devamı düşünenler için güzel bir yol bile olabilir. tanıştığınız ve, evett bu hoca ile çalışmak istiyorum dediğiniz biri varsa süper.

eğer kendi üniversitenizden emin değilseniz, vizyonu sizi yansıtmıyorsa ne yapıla bilinir? yüksek yapacağınız alanı kesinleştirip bu alanında en rahat ve hayalleriniz doğrultusunda çalışabileceğiniz üniversiteleri araştırmakla işe başlaya bilirsiniz.

üniversiteler ve hocalar kendi mezunlarına öncelik vermekle beraber dışarıdan gelenleri de mülakatlarda yok saymıyorlar.

yüksek düşünen arkadaşlara tavsiyem üniversiteden çok, hangi alanda yüksek yapmak istediğinize yoğunlaşın. ve hoca araştırın...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim