türkiyede ünlü olmak için hiçbir şey yapmanıza gerek olamadığını kanıtlayan kişi.
eminim çekyada kimse umursamıyordur
devamını gör...

günaydın cemiyetin güzel insanları.

ben mi? aynı be. hastayım çorba içeyim dedim ama yapmamışlar bu sabah. duyunca şöyle oldum, allah sizi inandırsın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1953 yılında ovacık/tunceli'de doğdu. parasız yatılı sınavında türkiye ikincisi oldu ve haydarpaşa lisesi'nde yatılı okudu. bir kısmı elâzığ’da geçen lise eğitiminden sonra istanbul devlet güzel sanatlar akademisi'nde resim eğitimine başladı. bir yandan da cağaloğlu matbaalarına grafik işleri ve bijuteri atölyelerine takı ve aksesuar modelleri yapıyordu. 1972 yılında üniversite eğitimine ara vererek evlendi. askerliğini bornova, burdur ve konya 2. ordu karargahı'nda ressam olarak yaptıktan sonra elazığ’da ulusal bir gazetede muhabirlik yaptı.

istanbul’a geri döndü. yılmaz güney ile tanışıp güney filmcilik’te çalışmaya başladı. üç yıl boyunca burada senaryo, öykü, roman, afiş, poster ve kartpostal hazırlanmasında görev aldı. güney dergisiyle yolculuğu sürerken gelen 12 eylül sürecinde o da geçti nizamiye kapılarından. çıktığında cağaloğlu'nda açtığı atölyesinde matbaa ve yayınevlerine resim-grafik işleri yapmaya devam etti.

kız kardeşi gülten'in 1979 yılında ahmet kaya ile evlenmesi hayatında yeni bir dönüm noktası oldu. ahmet kaya'nın onun yıllardır karaladığı ve bir kenara koyduğu şiirlerle tanışmasıyla aralarında 13 yıl sürecek bir üretim ortaklığı başladı. bu süreçte “yorgun demokrat”, “adı bahtiyar”, “ayrılık hediyesi”, “hani benim gençliğim”, “başım belada” gibi pek çok esere imza atarak bir döneme damga vurdular. hayaloğlu ayrıca “dağlarda kar olsaydım”, “nankör kedi”, “sen ağlama yar” gibi şarkılar yapıp ferhat tunç'tan, fatih kısaparmak, ibrahim tatlıses ve müslüm gürses'e kadar pek çok sanatçı ile çalıştı. 1999 yılında ahmet kaya için yazdığı “giderim” yılın şarkısı oldu.

ahmet kaya'nın türkiye'den ayrıldığı yıl "ah ulan rıza" isimli ilk albümünü çıkardı. 2002'de "gözleri intihar mavi" isimli ilk şiir kitabını yayınladı. kitabı 48. baskıya ulaşarak bir rekora imza attı. üst üste gelen ağabeyinin, ahmet kaya'nın ve annesinin ölümü ile sıhhatini büyük ölçüde kaybetti. her şeye rağmen eserlerini yaratmaya devam etti.

ikinci albümü "bir acayip adam" olan ilki gibi satış rekorları kırmasıyla bu kez flash tv, radyo barış, kral tv ve su tv'de programlar yapmaya başladı. bir yandan da yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konser ve dinletilerle şiirlerini halka ulaştırdı, ödüller aldı.

akciğer kanserine yakalanan hayaloğlu, 3 mart 2009’da tedavi gördüğü bakırköy acıbadem hastanesi'nde sabaha karşı çoklu organ yetmezliğinden 56 yaşında hayata gözlerini yumdu. cenazesi küçükarmutlu cemevi'nde ve yeniköy merkez camisi'nde düzenlenen iki törenin ardından yeniköy mezarlığı'nda toprağa verildi.

mine hayaloğlu ile evli olan yusuf hayaloğlu, deniz, hazan ve can adında üç çocuk babasıydı. vefatından sonra ailesi tarafından derlenen "dur... ağlama gözlerim", "gözleri intihar mavi" ve en son olarak "yüzüm gece yarısı" adlı şiir kitabı 2020 yılında yayımlandı.
devamını gör...

elektrikle iyonlaştırılan atomların, elektrik alanı ve manyetik alan tarafından ivmelendirilmesiyle çalışan ve küçük yörünge düzeltmeleri için kullanılan itki sistemi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazın evimin çatısından çektiğim fotoğraf (iyi ki karadenizliyim, iyi ki ordulu)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

antoine de saint-exupéry tarafından esasında yakın dostu léon werth'in trente-trois jours -otuz üç gün- romanına önsöz olarak kaleme alınan eser, romanın yayımlanması mümkün olmayınca saint-exupéry tarafından hayli değiştirilmiş. werth metinde isimsiz bir dost haline bürünmüş ve fransız halkının bir temsili vaziyetine gelmiş. çok sevdiği dostu léon werth, aynı zamanda saint-exupéry'nin küçük prens (kitap)'ı da ithaf ettiği isim. kitap, kırmızı kedi yayınevi tarafından basılmış, turuncu kitaplar serisinde yer alıyor, dolayısıyla ebat olarak minik bir kitap.

gezgin, esir, mülteci gibi kavramlarla ilgili bakış açımı derinleştiren bir kitap oldu. saint-exupéry'nin dostluğa ve insan ilişkilerine bakışı içimi tam anlamıyla kıpır kıpır etti. yazarın eserlerinde zaman zaman rastladığım mistik yanı seviyorum, bu kitap da bundan nasibini almış diyebilirim. en nihayetinde doğu mistisizmi yok ancak rüzgarla gelen bir çiçeğin kokusu gibi duyuyorum yine de. yazar bu metinde yaşamıyla, seyahat ettiği ülkeler ve deneyimleriyle ilgili bilgilere de değiniyor. bu nedenle yazarı çok küçük bir pencereden de olsa tanımak ve anlamak için birinci elden güzel bir kaynak niteliğinde.

iki kitabı tesadüfen ardı ardına okuyunca sadık hidayet'in diri gömülen (kitap) isimli öykü kitabındaki fransız esir isimli öyküden ayrı düşünemez oldum bu kitabı. talih. fransız esir, bu eseri tamamlayıcı nitelikte benim için. hatta öyle ki, aynı kişi düşünülerek yazıldığını dahi iddia edebilirim. fakat bir yerde aynı kişidir, mevzu bahis aynı halk ve maruz kalınan aynı acımasızlıktır.


devrimci öncüler, hangi partiye mensup olurlarsa olsunlar, insanların değil de (insanı özüne göre tartmazlar) semptomların peşine düşerler. rakip hakikatler onlara birer salgın hastalık gibi görünür. varlığı şüpheli bir semptom uğruna, bulaşıcı hastalık taşıyan kişi karantinaya gönderilir. mezara.

kaynak: bir rehineye mektup - antoine de saint-exupéry, s. 36-37, 2018, kırmızı kedi yayınevi.
devamını gör...

kesinlikle alt yazılı film izlemek çok daha iyidir. orijinal hali bozulmamış olurken anlatılmak istenen duyguyu karakterin kendisinin ses tonlamasından dahi anlayabilirsin.
devamını gör...

beraber gideceğimizi düşündüğümüz konserin gününü beklerken yaşadığımız heyecanı düşünürken, bir baktım bileti bir gün tek gitmek için alıyorum tek bir bilet ve kendi başıma gitmek istediğim bir konser. küçük bir an tereddüt içinde kalıyorsun o olmadan ne anlamı var ki o olmadan neden gideyim elin gitmiyor bileti almaya. sonra bakıyorsun ne kadar zamanım kaldı ne olacak o güne bile tek parça ulaşabilecek miyim bunların bir cevabı yok. sorgulamayı kesiyor insan ama sanki sadece ben değil aldığım bilet bile yalnız kalmış bu üzüyor. normalde aşırı saçma olabilecek bir şey o an öyle canımı yakıyor ki elimde tek bir bilet bekliyorum neyi beklediğimi bende bilmiyorum.
devamını gör...

herhangi bir manzaraya ait tüm karelerin ayrı ayrı fotoğraflar çekilerek sonradan birleştirilmesiyle ortaya çıkan geniş açılı fotoğraf.

siz de kolaylıkla panoramik fotoğraflar çekebilirsiniz. herhangi bir yerde durun. elinize kameranızı alın ve birkaç derecelik küçük açılarla, 360 derecelik daireyi tamamlayacak şekilde kendi etrafınızda dönerek fotoğraflar çekmeye başlayın. bunu yaparken kameranızı yukarıya aşağıya oynatmamaya, yani sabit döndürmeye çalışın. en sonunda ortaya çıkan tüm fotoğrafları, mesela photoshop gibi bir program yardımıyla birleştirin. sonuçta elinizde bir panoramik fotoğraf olur.

aşağıdaki örneğin üst kısmında ayrı ayrı çekilmiş fotoğrafları, alt kısmında da birleştirilmiş hallerini görüyorsunuz:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, digital-photography-school. com'dan alıntıdır.)

bu da benim çektiğim bir tane (bazı hatalı yerler olmuş yolu kapatmamak için aceleyle çektiğimden):
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

arkadaş olduğuma gerçekten pişman olduğum biri var, onla arkadaş olmazdım.
devamını gör...

müreffeh olmalarının sebebi bir kadın tarafından yonetilmeleri değil bir kadının rahatlıkla yönetici olabilec3gi kadar gelişmiş olmalarıdır. yoksa bizde de oldu kadın. iki anahtar gösterip, anamızı belleyip gitti.
devamını gör...

yanlış anlama olmasın diye geri geldim
yengeniz buradan değil onu ithal ettim
gerçi uyduruk çin malı gibi çıktı sanki
yav ben bugün nasıl o tongaya geldim?*
devamını gör...

bir adet mafya bozuntusu hareketi. bu adamı salan kimse tutuklansın.
devamını gör...

1861 - amerikan iç savaşı, güney carolina'da patlak verdi.savaş sonunda toplam 620 bin kişi öldü.
1932 - türk tarihi tetkik cemiyetinin kuruluşu.
1955 - dr. jonas salk tarafından geliştirilen çocuk felci aşısının güvenli ve etkili olduğu açıklandı.
1963 - martin luther king, alabama'da sivil haklar yürüyüşüne öncülük ettiği gerekçesiyle tutuklandı.
1969 - sonradan atatürk kültür merkezi adını alacak istanbul kültür sarayı, aida operası ve çeşmebaşı balesi ile açıldı.
1991 - ateşkes antlaşmasının yürürlüğe girmesiyle körfez savaşı resmen sona erdi.
1991 - istanbul genelevi işletmecilerinden matild manukyan istanbul'da vergi rekortmeni oldu.
1993 - türkiye internet'e bağlandı.
2008 - tandoğan'da yaklaşık 300.000 kişinin katılımıyla "ulusal egemenlik mitingi" yapıldı.
2011 - mısır'ın devrik cumhurbaşkanı hüsnü mübarek, bir soruşturma çerçevesinde sorgulanırken kalp krizi geçirmesi üzerine hastaneye kaldırıldı ve yoğun bakıma alındı.
kaynak
devamını gör...

isviçre'de alp dağlarının orta yerinde. dağların arasında iki göl bulunur.

bu iki gölün ortasındaki kara parçasındaki kurulu şehrin adı ise interlakendir. inter=arası, lake=göl interlaken, göllerarası.

buraya gittiğimde şubat ayı olmasına rağmen hava çok sıcak ve bulutsuzdu, imkanı olan herkesin gitmesi gerekir. gerçekten masalsı bir yer.

çektiğim masalsı bir fotoğraf;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

patronunuzun tavırlarından uzun süredir rahatsızsınız. sabahki toplantıda patronunuz yine hoşunuza gitmeyecek bir şey yapıyor. o sırada susuyorsunuz veya etkilenmemiş gibi davranıyorsunuz. sonra trafikte size yol vermeyen taksi şoförüne patlıyorsunuz, hatta arabadan iniyorsunuz, sözlü kavga başlıyor. etraftakiler sizi zorla ayırıyor. sakinleştiğinizde verdiğiniz tepkileri garipsiyorsunuz, bu çok anlaşılır; çünkü bir katarsis yaşadınız. şimdi geriye dönüp baktığınızda sizi gerçekten öfkelendirenin taksi şoförü olduğunu söyleyebilir misiniz?
katarsiste önemli olan sizi zora sokan duygunun tahlilini doğru yapmak.acının geldiği yeri iyi bilmek,bu şekilde rahatlama kolay sağlanacaktır.ört bas ettiğimiz duygular elbet bir şekilde dışarı çıkacaktır.
devamını gör...

bi noktadan sonra gına geliyor. eğer sadece sanaldan tanışmışsam belirli bi zamandan sonra özellikle de artık anılar veya zevkler falan anlatılmaya başladıktan sonra "ne anlatıyorsun sen, ne alaka şimdi, biz napıyoruz azk" moduna giriyor ve konuşmayı sonlandırıyorum. yeni insan tanımaya tahammülüm kalmamış galiba benim...
devamını gör...

artık bir önemi yok. kırıp dökmesin yeter.
devamını gör...

yalnız bu konu, akp seçmeninin tek başına karar verebileceği bir konu değil.

(bkz: komutla oy verme)
devamını gör...

(bkz: tavukçu)
(bkz: mülkiyeliler lokali)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim