29 ekim cumhuriyet bayramı
cumhuriyet : hükûmet ya da devlet başkanının, halk tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir. egemenlik hakkının belli bir kişi veya aileye ait olduğu monarşi ve oligarşi kavramlarının karşıtıdır.
devamını gör...
ruh eşini bekleyenler kulübü
ruhlar eşsizdir.
gönlün ısındığı insanlar vardır* ve gönle giren insan* vardır.
gönlün ısındığı insanlar vardır* ve gönle giren insan* vardır.
devamını gör...
sözlükteki başlık açma özürlülüğü
sözlükte çok rastladığım özürlülüktür. şimdi arkedeşler sözlüklerde belli bir başlık formu vardır ve ona göre biçimlendirerek açmamız gerekiyor başlıkları. gözüme çarpan birkaç çeşit hata var:
1.) sohbet eder gibi başlık açılması :
mesela aklıma geldi o gün (bkz: erdoğan kazanacak) gibi bir başlık açılmıştı. bu başlığın erdoğan'ın kazanacak olması şeklinde açılması gerekiyordu. ya da mesela yağmur yağarken "yağmur yağıyor" diye başlık açılmaz, "yağmur yağması" diye açılır. yani demek istiyorum ki başlıkların olay değil durum belirtmesi gerekiyor.
2.) her şeyin sonuna sorunsal eklenmesi :
hatta bi ara sözlük sorunsallar çöplüğüne dönmüştü. önüne gelen kendince sorunsallar üretip başlık olarak kusmuştu. ki hala da bu sorunsal olayını kavramış değiliz diye düşünüyorum. "canımın eti gong çekme sorunsalı, kalbimin kırılması sorunsalı" tarzında saçma sapan sorunsallar türeten bi tayfa var sözlükte. ya da sıradan bir soruyu durum cümlesi haline getirmek yerine sonuna sorunsal lafını sıkıştırıp başlık olarak bize kakalayan bir moderasyon var onlar da okur umarım.
3.) aynı konuda bin zibilyon tane başlık açılması:
en çok gözüme batan şey bu başlık konusunda. mesela yağmur yağması örneğinden devam edelim; açılacak en kapsamlı başlık budur yani yağmur yağması. fakat biri oradan yağmur yağıyor diye başlık açar, biri yağmurun yağıyor olması diye, biri yağıyor yağmur diye açar, biri yağmurun çok yağması diye açar, biri yağmurla olan bir anısı hakkında başlık açar...açar da açar yani. sonu var mı bunun? olum hiç mi bakmıyonuz lan önceden benzeri başlık açılmış mı diye? bir başlık açılır onun altına da istersen onunla ilgili anını yaz, istersen durumu betimle ne yaparsan yap herkes kalkıp entry olarak girmesi gereken yazıyı başlık olarak girerse ne olacak bu sözlüğün hali? böyle olunca asıl başlık da değeri kadar okunmuyor ve kargaşa oluşuyor.
evet arkadaşlar lütfen bu tarz konularda daha dikkatli olalım çünkü sırf başlık açmak için açılan başlıklar akışta hep saçma bir kalabalık oluşturup asıl meselelerin üstünü örtüyor.*
durumu olmadığı için okuyamayanların canı sağ olsun.
1.) sohbet eder gibi başlık açılması :
mesela aklıma geldi o gün (bkz: erdoğan kazanacak) gibi bir başlık açılmıştı. bu başlığın erdoğan'ın kazanacak olması şeklinde açılması gerekiyordu. ya da mesela yağmur yağarken "yağmur yağıyor" diye başlık açılmaz, "yağmur yağması" diye açılır. yani demek istiyorum ki başlıkların olay değil durum belirtmesi gerekiyor.
2.) her şeyin sonuna sorunsal eklenmesi :
hatta bi ara sözlük sorunsallar çöplüğüne dönmüştü. önüne gelen kendince sorunsallar üretip başlık olarak kusmuştu. ki hala da bu sorunsal olayını kavramış değiliz diye düşünüyorum. "canımın eti gong çekme sorunsalı, kalbimin kırılması sorunsalı" tarzında saçma sapan sorunsallar türeten bi tayfa var sözlükte. ya da sıradan bir soruyu durum cümlesi haline getirmek yerine sonuna sorunsal lafını sıkıştırıp başlık olarak bize kakalayan bir moderasyon var onlar da okur umarım.
3.) aynı konuda bin zibilyon tane başlık açılması:
en çok gözüme batan şey bu başlık konusunda. mesela yağmur yağması örneğinden devam edelim; açılacak en kapsamlı başlık budur yani yağmur yağması. fakat biri oradan yağmur yağıyor diye başlık açar, biri yağmurun yağıyor olması diye, biri yağıyor yağmur diye açar, biri yağmurun çok yağması diye açar, biri yağmurla olan bir anısı hakkında başlık açar...açar da açar yani. sonu var mı bunun? olum hiç mi bakmıyonuz lan önceden benzeri başlık açılmış mı diye? bir başlık açılır onun altına da istersen onunla ilgili anını yaz, istersen durumu betimle ne yaparsan yap herkes kalkıp entry olarak girmesi gereken yazıyı başlık olarak girerse ne olacak bu sözlüğün hali? böyle olunca asıl başlık da değeri kadar okunmuyor ve kargaşa oluşuyor.
evet arkadaşlar lütfen bu tarz konularda daha dikkatli olalım çünkü sırf başlık açmak için açılan başlıklar akışta hep saçma bir kalabalık oluşturup asıl meselelerin üstünü örtüyor.*
durumu olmadığı için okuyamayanların canı sağ olsun.
devamını gör...
misvak'ın lağım siyaseti karikatürü
ezikliğin dergi hali.
devamını gör...
tek elle sütyen kopçası açmak
er kişi tarafından gerçekleştirildiğinde her iki tarafın da o anki cinsel arzusunu ikiye katlayan kışkırtıcı eylem.
devamını gör...
üç yaşındaki kendine tavsiyeler
hayali arkadaşın olduğunu belli etme. sonra ruh hastası olduğunu anlayacaklar bak.
devamını gör...
losing my religion
klibine ayrı sözlerine ayrı şarkının bütününe ayrı düşüyorum.
oh no i've said too much
i haven't said enough
oh no i've said too much
i haven't said enough
devamını gör...
yoldaş ile soru cevap etkinliği
hocam sakız çiğnemek orucu bozar mı?*
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'in beni takip etmeye başlaması
dün akşam itibariyle benide takip etmektedir, ben kendisini henüz takip etmiyorum .
devamını gör...
adam gibi adam
lara nın şarkısı
adam gibi adam yok nerde adam ya da bize rast gelmez
adam gibi adam yok nerde adam ya da bize rast gelmez
devamını gör...
kötülük problemi
kötülük problemi kavramını ilk ortaya atan düşünür epikuros'tur. yüzyıllar sonra onun açıklamasına benzer bir açıklamayı david hume, din üstüne diyaloglar adlı eserinde şöyle yapmıştır:
tanrı kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor?
öyleyse o güçsüzdür.
yoksa gücü yetiyor da kötülüğü önlemek mi istemiyor?
öyleyse o iyi niyetli değildir.
hem güçlü, hem de iyi ise, bu kadar kötülük nasıl oldu da var oldu?
platon ise kötülüğün kaynağının tanrının değil başka şeyler olduğunu söylemiştir ama başka şeylerin ne olduğuna bir açıklama getirememiştir. tanrının sadece iyiliğin kaynağı olduğunu söylemiştir.
kant ise bunu bir akıl mahkemesi olarak görüp tanrının avukatlarından bu üç şeyi açıklamasını istemiştir:
1.ya dünya'daki gâyeliliğe aykırı olan şeylerin aslında öyle olmadığını kanıtlamalıdır.
2.ya aykırı olduğunu itiraf etmeli, fakat neden öyle olduğunu açıklamalıdır.
3.ya da son olarak, tanrı'nın mutlak güç olduğunu fakat kötülük türü olayların sebeplerinin tanrı'dan olmadığını, hatta insan veya insanüstü ruhlar gibi, iyi ve kötü başka bir sorumlu varlığın olduğunu kanıtlamalıdır.
ama kant'a göre tanrının avukatları bu davayı kaybederler ve insan aklının böyle bir sorunu çözebilecek yeteneği olmadığını söyler.
tanrı kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor?
öyleyse o güçsüzdür.
yoksa gücü yetiyor da kötülüğü önlemek mi istemiyor?
öyleyse o iyi niyetli değildir.
hem güçlü, hem de iyi ise, bu kadar kötülük nasıl oldu da var oldu?
platon ise kötülüğün kaynağının tanrının değil başka şeyler olduğunu söylemiştir ama başka şeylerin ne olduğuna bir açıklama getirememiştir. tanrının sadece iyiliğin kaynağı olduğunu söylemiştir.
kant ise bunu bir akıl mahkemesi olarak görüp tanrının avukatlarından bu üç şeyi açıklamasını istemiştir:
1.ya dünya'daki gâyeliliğe aykırı olan şeylerin aslında öyle olmadığını kanıtlamalıdır.
2.ya aykırı olduğunu itiraf etmeli, fakat neden öyle olduğunu açıklamalıdır.
3.ya da son olarak, tanrı'nın mutlak güç olduğunu fakat kötülük türü olayların sebeplerinin tanrı'dan olmadığını, hatta insan veya insanüstü ruhlar gibi, iyi ve kötü başka bir sorumlu varlığın olduğunu kanıtlamalıdır.
ama kant'a göre tanrının avukatları bu davayı kaybederler ve insan aklının böyle bir sorunu çözebilecek yeteneği olmadığını söyler.
devamını gör...
kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanır sorunsalı
her sözlükte görülmesi gına getiren soru.
ama yine de cevaplayacağım.
- yaşına bağlı olmaksızın ergenlikten çıkamamış olanlar yakışıklı ve zenginlerden
- belirli bir eğitim seviyesinde olanlar saygılı ve saygın kişilerden
- iyi bir kariyeri olanlar kendisi gibi olanlardan
- okuma yazması olmayanlar kendisine başını sokacak bir yuva verenlerden
- hibristofili hastaları suç geçmişi kabarık olanlardan
gördüğünüz gibi, duymak istediğiniz sabit bir cevabı yok bu sorunun. dünyada 4 milyar kadın varsa hepsinin beğendiği huy kombinasyonu farklı.
ama yine de cevaplayacağım.
- yaşına bağlı olmaksızın ergenlikten çıkamamış olanlar yakışıklı ve zenginlerden
- belirli bir eğitim seviyesinde olanlar saygılı ve saygın kişilerden
- iyi bir kariyeri olanlar kendisi gibi olanlardan
- okuma yazması olmayanlar kendisine başını sokacak bir yuva verenlerden
- hibristofili hastaları suç geçmişi kabarık olanlardan
gördüğünüz gibi, duymak istediğiniz sabit bir cevabı yok bu sorunun. dünyada 4 milyar kadın varsa hepsinin beğendiği huy kombinasyonu farklı.
devamını gör...
şamar oğlanı
enderunda bulunan mazlum. şehzadeye tokat atmak istediğin zaman kanı kutsal olduğu için günahsız bir yavruyu dövüyorsun.
devamını gör...
normal caps
çok beğendiğim ve yeni kurbanları merakla beklediğim bir oluşum.
süngerbob çorabı giyen yiğit adlı yazarımızın ellerine ve fikrine sağlık.
süngerbob çorabı giyen yiğit adlı yazarımızın ellerine ve fikrine sağlık.
devamını gör...
modern dilencilik
şu anda twitchteki çoğu yayıncının* da aralarında bulunduğu,21.yy'ın gereksinimlerine ayak uydurmuş dilencilik çeşidi. en büyük farkı ise insanlardan dilendiği halde dilenci olduklarını kabul etmemeleridir. aynı şekilde bu gibi dilencilere para yağdıran "saf" insanlar da bunun dilencilik olmadığını,sevdiği yayınıcıya destek olduğunu belirtir. umarım yakın zamanda dijital zabıta diye bir şey ortaya çıkar da bu illetten kurtuluruz.
devamını gör...
georg trakl
bir gogol’un dar paltosu ukdesidir.
lirik şiirlerin şairidir. salzburg / avusturya 1887 doğumludur. dışavurumculuk akımının önemli isimlerindendir. genç yaşta intihar ederek hayattan ayrılır.
şu sözünü çok severim;
“tanrılar gördüm, bir gecede yıkıldılar.”

“suskunluğum, senin şarkın olsun.”
bütün şiirlerinden seçmeler kitabından.
lirik şiirlerin şairidir. salzburg / avusturya 1887 doğumludur. dışavurumculuk akımının önemli isimlerindendir. genç yaşta intihar ederek hayattan ayrılır.
şu sözünü çok severim;
“tanrılar gördüm, bir gecede yıkıldılar.”

“suskunluğum, senin şarkın olsun.”
bütün şiirlerinden seçmeler kitabından.
devamını gör...
totoloji
bir bileşik önermenin, kendisini oluşturan her değer için, her zaman doğru olması durumu. bir şeyi kendi kaplamıyla tanımlar. yeni bilgi vermez. anlatımı kafa karışıklığına yol açmış olsa da bir çoğumuzun totolog olduğuna kesin gözüyle baktığım durum.
örnek:
kadın gibi kadın
adam gibi adam
sıfır, elde var sıfır gibi.
örnek:
kadın gibi kadın
adam gibi adam
sıfır, elde var sıfır gibi.
devamını gör...
miktar teorisi
klasik iktisatçılar mal ve fiyat teorisindeki dalgalanmayı miktar teorisi ile açıklamışlardır. dolaşan para miktarı, mal ve hizmet miktarından fazla artarsa fiyatlar artar. dolaşan para miktarı mal ve hizmet üretiminden daha az oranda artarsa ise fiyatlar düşer.
devamını gör...
kadınlar unutmaz
bugüne kadar unutan erkeğe de denk gelmediğimden “insanlar unutmaz” diyerek artırıyorum. hiçkimse unutmaz. sadece yüzünüze vurmak için en zayıf anınızı beklesin diye rafa kaldırırlar..
devamını gör...
