i)
aynadaki ben değildim. bu yüz bana ait değildi. hayır, canım insan kendini tanımaz mı hiç? ben değildim işte. ben olsam bir parça gülümseme olurdu gözlerde yakalayabildiğim. ya da hüzün. bu kadının duyguları yoktu. sanki biometrik fotoğraf çekilirken hazır olmadığı bir anda patlayan flaşa şaşırmış bir büyüme var gözlerinde, o kadar. gerçi şaşkınlık da bir duygudur ya bu, o da değildi. düpedüz ruhsuz bir insan işte.
...
beni mi anlatmamı istiyorsunuz? aynaya bakmadığım zamanlarda gördüğüm kişiyi? hımm, bakalım ben nasıl görünüyordum?öncelikle sahte şeyleri pek sevmiyorum. şaşalı davranışlar, yüksek sesle konuşmak falan pek tarzım değil. çünkü bilirim ki kendini dinletmek için sesini yükseltenler genelde dinlenmediklerinin farkındadırlar.
dikkat çekme çabam da pek yok. pek yok diyorum işte, herkes kadar benim de birilerinin ilgilisini çekmek istediğim zamanlar olmuyor değil. mesela henüz küçük bir kızken kapkara gözlü, kıvırcık siyah saçlı, yakışıklı bir arkadaşım vardı. etrafında dolanmak yerine gider, grubun ortasında sohbet etmeye başlardım. orada olurdum, onun yanında ama direkt o olmazdı muhatabım. herkesle eşit konuşur, eş zamanlı kahkahalar atardık. tam olarak emin olamazdı ama gülümserken ona baktığımda bir ilgi pırıltısı yansırdı gözlerimden. işte bu kadar. zamanla baktım ki ben onun olduğu yerlere gitmediğim anlarda, o benim yanıbaşımda belirivermiş. sonra bir gün ayağımı incittim. o elimden tuttu, eve kadar bıraktı. sonra hep elimi tuttu.
...
aslında tam olarak ne anlatmam gerektiğini pek anlayamadım? ilk kendimi ne zaman kendime yabancı hissettim?
bunu çok iyi hatırlıyorum. soğuk bir kış günüydü. 19 yaşımdayım. gülüşlerim kayboldu birden benim. herkesle bıcır bıcır konuşan, kahkahaları eksik olmayan ben zamanla içime kapanmıştım. her gece kabuslar görüyor ancak gün aydınlandığında uyuyabiliyordum. neyse o soğuk kış günü dışarıya çıktım. telefonum da bozulmuştu. bir yerden annemi aradım. sesini duydum, gözlerimden yaşlar akmaya başladı. "artık dayanamıyorum. nefes de alamıyorum. her gece başka bir karabasan. artık burada kalmak istemiyorum." dedim. benim güvenli alanım, annemin kollarıydı. mümkün olsa doğmadan önceki o karna girmeyi bile isteyecek kadar kendimi hayattan kopuk hissediyordum. eve gittim, biraz zaman geçince yeniden gücümü topladım. geri döndüm. o zamanlar farkında değildim, her şey yoluna girmiş gibi geliyordu. okula gittim, tatillere gittim, okulu bitirdim, başka bir şehirde işe başladım. aradan geçen beş yıl. beş yıl boyunca hissettiklerimin üzerini bir avuç toprakla kapatmıştım. aynı karabasanlar yeni bir şehirle tekrar rüyalarımdaydı. uyuyamıyordum. bu kez eşyalarımı toplayıp eve de gidemiyordum. çünkü artık bir yetişkindim. annemin yanında olmam lazım deyip işten izin alamazdım ya.
gündüzleri yaşıyor, geceleri atlatmaya çalışıyordum. sonra bir gün fark ettim ki bunun tek bir nedeni vardı. daha doğrusu bunu bana hissettiren bir kişiydi. yıllar boyunca beni baskılamış, ruhumu eksiltmişti. ve ben buna izin vermiştim. aslında suçlu o bile değildi, bendim. kendi korkularım, hayatımın bana direttikleri idi. ve ben artık o insan olmayacaktım.
yürüdüm. ayaklarıma kapandı, çelmeler taktı, tehditler savurdu. yürümeye devam ettim.

sonra mı? zaman geçtikçe, yıllar geçtikçe aynada tekrar kendi yansımamı görmeye başladım. gözlerimde o tanıdık ışıltı vardı yeniden. hüzne bulanmış bir neşe. ama ben buydum. ve kendimi orada gördüğüm an fark ettim ki yeniden ben olmuştum.
devamını gör...

kutsal bir dağa çıkıp, bilinmeyen bir bitki alırım. ardından o bitkiyi 3 okyanusun en derin noktasından aldığım suda kaynatırım. ondan sonra doğaçlama..
devamını gör...

ingilizcedeki en güzel kelimelerden biri olup ağrı kesici manasındadır.

ayrıca, metal tarihinin en güzel bateri introlarından birini barındıran judas priest grubunun 1990 tarihli aynı adlı albümünden bir şarkısının da adıdır. baterist : scott travis.

şarkı, judas priest tarafından yaratılan the painkiller adlı bir karakteri anlatır. kötülüğü yok etmek ve insanlığı kurtarmak için dünyaya gönderilmiştir.

ayrıca 1999 yılında death grubu tarafından coverıda yapılmıştır. peşpeşe aşağıya bırakayım orjinalini ve coverını:


devamını gör...

dinlenen şarkıya rahatça eşlik etmek.
devamını gör...

yağmur sonrası toprak kokusu.
devamını gör...

1935 - hitler yeni bir hava kuvvetleri oluşturacağını ilan etti.
1956 - ali sami yen stadyumu galatasaray spor kulübü'ne devredildi.
2015 - sadece güneş enerjisi kullanarak dünya turu yapacak olan solar ımpulse 2, uçuşuna abu dabi’den başladı. uçak, 13 saat sonra umman'ın başkenti maskat'a indi.
devamını gör...

gözleri kapatıp giyinmesini beklemek.
devamını gör...

doğum günlerimde pastanın üzerine konulmuş olan kutlama kartları. kutlanmasını istemem ama zorla kullandığında da üzerindeki kartı alıp kumbarama atarım..
devamını gör...

mutfak = muftak
biberon = müdevver diyordum alakasız bir şekilde. müdevver ne biber olur biboron olur da müdevver ne yani?
devamını gör...

insanların dünyanın parasını verip iyi sitelerde oturmasının altında yatan neden.
kötü olan yerlerde kötülükler artar, iyi olan yerlerde kötülük barınamaz.
site içinde manyak varsa bak işe.
devamını gör...

insanı mutlu eden ufak şeylerdir. mesela yağmur sesinde uyumak veya sevdiğin bir yemeği yemek.
devamını gör...

gerçekler acıdır şeker tatlıdır o zaman şeker gerçek değildir tadında olmuş.
devamını gör...

şiir seven, kitap okuyan insan mı az yoksa bize mi denk gelmiyor?
devamını gör...

zor iş hocam çok zor!

korecanlar ve animeciler tarafından fetiş malzemesi haline getirilmeseniz, ülkücülerden çinli diye dayak yeme ihtimaliniz başlıyor; yerden bitme veletler bile sizinle dalga geçiyor ve en kötüsü de fotoğraflarda gözünüz kapalı çıkıyorsunuz.

yeter artık bıktım lann!
devamını gör...

yapma çocuğum,etme çocuğum bir daha bize gelme çocuğum.
devamını gör...

gülme krizine sokan haberdir. aşılandım maskesine atfen yapılmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
devamını gör...

asla son olmayan son gündür.
devamını gör...

9 kere leyla isimli çöp üstü çöp bir filmde rol alarak bizleri ciddi anlamda hayal kırıklığına uğratmış oyuncu.
devamını gör...

ön yargılı olmaaa, tamam hadi oldun diyelim ama dozunu kaçırma!
devamını gör...

ülkedeki cehaletin somut göstergelerinden biridir. bu olaydan çıkarmamız gereken sonuç nedir?
dinin insanlara vahşeti (tanrı için) normalleştirilmesi mi, yoksa insanların din denen olgunun arkasına saklanıp gerçek nefretlerini açığa çıkarması mı?
hasta bir toplum evet inkâr edemeyiz ama nasıl bu kadar kolay manipüle olabiliyorlar? şu an yaşadığımız hayat onların eseri. yönetildiğimiz kişileri bunlar başa getirdi. ne kadar rahatsız edici bir gerçek değil mi? eğitilmemiş toplum domino taşı ya da aşağıya yuvarlanan kar topu gibi gelip bize dokundu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim