çaylaklar oy kullanamaz
caylaklar seri üzgün.. adımız cikmis dokuza inmez sekize...
devamını gör...
bir insanın kaybetmemesi gereken şey
benliğidir. ne güzel söylemiş kazım karabekir: benlik milletin rüştü demektir
benliksiz millet, düştü demektir.
benliksiz millet, düştü demektir.
devamını gör...
osmanlıca
kendisine osmanlı türkçesi diyerek sevimlileştirmeye çalışıyorlar fakat gayet de başlı başına bir dil, hatta olabildiğince de sevimsiz bir dildir. her ne kadar türkçe unsurlar barındırsa da, bir o kadar arapça ve farsça unsur da içerir. ayrıca arap alfabesinin (üzerine fars alfabesinden eklemeler yapılmış bile olsa), türkçe'ye uygun olmadığının da başlı başına kanıtıdır.
örneğin:
اون
yukarıda orijinal olarak "avn", ama aslında "on" (10), "ön" ("arka"nın zıttı olan), "un" (hani şu ekmeğin yapıldığı) ya da "ün" (şöhret) yazıyor. birinden biri. aynı zamanda hepsi. artık hangisi olursa. böyle bir şey olabilir mi ya?
örneğin:
اون
yukarıda orijinal olarak "avn", ama aslında "on" (10), "ön" ("arka"nın zıttı olan), "un" (hani şu ekmeğin yapıldığı) ya da "ün" (şöhret) yazıyor. birinden biri. aynı zamanda hepsi. artık hangisi olursa. böyle bir şey olabilir mi ya?
devamını gör...
çipura
çiftliklerde beslenenlerden ziyade doğal olarak avlananları çok lezzetli olan bir balıktır. bazı sahil kasabalarında yeni tutulmuş olanları mezatlarda görüp alabilirseniz tadına doyum olmaz. hem kızartması hem fırını iyi olur.
devamını gör...
küfür
dilin cilasıdır.
edit: sözlük içerisinde yasaksa etmeyiz elbet, türkçemiz sağolsun anlatım gücümüz kuvvetli.
edit: sözlük içerisinde yasaksa etmeyiz elbet, türkçemiz sağolsun anlatım gücümüz kuvvetli.
devamını gör...
güçlü kadınların ortak özelliği
mıknatıs gibi güçsüz adam çekmeleri.
güçsüz adamların, başlarına kalması.
sonra da çekebildiği kadar, güçsüz adamları çekip çevirmeleri.
güçsüz adamdan bezip, yolunu ayırdıktan sonra, daha da güçlü olmaları.
böyle bir sonsuz döngü.
güçsüz adamların, başlarına kalması.
sonra da çekebildiği kadar, güçsüz adamları çekip çevirmeleri.
güçsüz adamdan bezip, yolunu ayırdıktan sonra, daha da güçlü olmaları.
böyle bir sonsuz döngü.
devamını gör...
yaran yazım yanlışları
devamını gör...
charles de gaulle havalimanı
devamını gör...
parfe
isminden de anlaşılacağı üzere fransa'nın bağrından kopup gelen, dondurulmuş bir yaz tatlısıdır.
fransızca mükemmel anlamına gelen parfait, tatlının orjinal adıdır.
bir çeşit dondurmadır desem abartmış olmam sanırım.
yumurta, krema ve şeker çırpılarak yapılır. bu, sade parfedir, bu karışımın içine istenilen meyvelerden birküvilerden veya kırılmış ceviz, fındık eklenerek çeşitleri yapılabilir.
krem şanti ve süt ile çok daha basit ve hızlısı yapılabiliyor. buradaki püf nokta ise krem şanti kutusunda yazan süt oranının azaltılarak kullanılmasıdır. daha katı bir kıvam istendiği için 3'te bir oranında süt azaltılır.
süt ve krem şanti çırpılır içine istenilen meyvelerden küçük küçük doğranıp eklenir ve streç film serilmiş kaplara konulup üzeri iyice düzleştirilir. yeterince donuncaya kadar buzlukta bekletilir. üzerine isteğe bağlı çikolata sos dökülür.
eğer sade krem şanti güzel olmaz derseniz benden size bir tüyo: karışımı çırparken içine bir kaç kaşık süt kreması ve eritilmiş beyaz çikolata koyarsanız efsane bir lezzet elde edersiniz.
kiraz ve karadut ile yaptığım versiyonunu dikkat ağzınız sulanabilir diyerek aşağıya bırakıyorum.
fransızca mükemmel anlamına gelen parfait, tatlının orjinal adıdır.
bir çeşit dondurmadır desem abartmış olmam sanırım.
yumurta, krema ve şeker çırpılarak yapılır. bu, sade parfedir, bu karışımın içine istenilen meyvelerden birküvilerden veya kırılmış ceviz, fındık eklenerek çeşitleri yapılabilir.
krem şanti ve süt ile çok daha basit ve hızlısı yapılabiliyor. buradaki püf nokta ise krem şanti kutusunda yazan süt oranının azaltılarak kullanılmasıdır. daha katı bir kıvam istendiği için 3'te bir oranında süt azaltılır.
süt ve krem şanti çırpılır içine istenilen meyvelerden küçük küçük doğranıp eklenir ve streç film serilmiş kaplara konulup üzeri iyice düzleştirilir. yeterince donuncaya kadar buzlukta bekletilir. üzerine isteğe bağlı çikolata sos dökülür.
eğer sade krem şanti güzel olmaz derseniz benden size bir tüyo: karışımı çırparken içine bir kaç kaşık süt kreması ve eritilmiş beyaz çikolata koyarsanız efsane bir lezzet elde edersiniz.
kiraz ve karadut ile yaptığım versiyonunu dikkat ağzınız sulanabilir diyerek aşağıya bırakıyorum.
devamını gör...
bron/broen
t: bir ara trt 2'de de yayımlanan, içinde saga noren adlı insanüstü güzellikte bir karakter barındıran, iki nordic memleketin ortak yapımı olan, 3. sezonunun dünyanın en sıkıcı şeylerine katlanabilen biri olan beni bile yer yer bunaltan, bu sebeple son sezonunun da aynı yoruculukta olacağını farz ettiğim için tarafımca an itibarıyla %75'inde bırakılmış olan dizidir.
saga noren'i isveçli oyuncu sofia helin, martin rohde'u the witcher dizisinin ikinci sezonunda vesemir karakterine hayat verecek olan kim bodnia canlandırıyor.
ilk iki sezondaki saga ve martin ilişkisini ne kadar doğal olarak algıladıysam, 3. sezondaki saga ve henrik ilişkisinin bir o kadar yapay olduğunu hissettim. her ne kadar martin ahlaken pek kaliteli bir abimiz olmasa da yeri ayrıydı. henrik pek bir yavan geldi bana.
saga'ya alışmak biraz zaman alabiliyor. sosyal eksiklikleri had safhada bir karakter olarak sebebini asperger sendromu'ndan mustarip olmasına bağlamışlar. yazarlar illa da aspergerli birini yazalım diye yapmamışlar sanırım fakat gidişat o yönde olmuş gibi. genel olarak tamamen işine odaklı, mantıklı çerçevesinden çıkmayan, her gün aynı pantolonu giyen ve pek empati özelliği bulunmayan bir karakter.
saga noren'i isveçli oyuncu sofia helin, martin rohde'u the witcher dizisinin ikinci sezonunda vesemir karakterine hayat verecek olan kim bodnia canlandırıyor.
ilk iki sezondaki saga ve martin ilişkisini ne kadar doğal olarak algıladıysam, 3. sezondaki saga ve henrik ilişkisinin bir o kadar yapay olduğunu hissettim. her ne kadar martin ahlaken pek kaliteli bir abimiz olmasa da yeri ayrıydı. henrik pek bir yavan geldi bana.
saga'ya alışmak biraz zaman alabiliyor. sosyal eksiklikleri had safhada bir karakter olarak sebebini asperger sendromu'ndan mustarip olmasına bağlamışlar. yazarlar illa da aspergerli birini yazalım diye yapmamışlar sanırım fakat gidişat o yönde olmuş gibi. genel olarak tamamen işine odaklı, mantıklı çerçevesinden çıkmayan, her gün aynı pantolonu giyen ve pek empati özelliği bulunmayan bir karakter.
devamını gör...
biontech vs sinovac
biontech oldum. aşı sonuçta beklediğimiz bir şeydi. hangisini olursanız her hâlükârda katkısı olacaktır diye düşünüyorum.
devamını gör...
benlik duygusu için ayna tekniği
bebeğin kendini tanımasını kolaylaştırmak için kullanılır, çünkü bebek bir buçuk yaşına kadar kendini tanımaz. yalnızca dışarıdan haz alan, alamadığında haykıran, evrenin kendisi için olduğunu sanan, ne olduğu belirsiz, daha doğru, 'ben' kavramı olmayan şeydir bebek.
şu mükemmel yazıya bakınız.
şu mükemmel yazıya bakınız.
devamını gör...
bence nanay
cambridge üniversitesi’nin felsefe profesörü. isminden dolayı sıklıkla türkiye’de de gündeme gelmiş, hatta yakın zamanda bilkent’te bir konferans bile vermiştir.
devamını gör...
yazarların yazmayı tercih ettiği başlıklar
(bkz: ermolettin) (bkz: abdulseyidbincabbar) bunlar açmadıysa eğer yazıyorum başlığa. bunların başlığı görürsem yazmamaya gayret ediyorum. ama çok tahrik olursam yapacak birşey yok.
devamını gör...
öz güven
yaşıyormuş gibi hissettiren şey midir?
göze almaktır belki de bir çok şeyi.
zihnimiz bizimle oyun oynuyordur belki.
öyle olmalı. bizi kontrol ediyormuş zihnimiz.
bir yazıda öyle diyordu çünkü.
işi gücü kontrol etmekmiş.
bizi bir salsa,
ağırlıklarımızdan bir kurtulsak,
havalara uçacakmışız da,
işte bırakmıyormuş.
ama demezler miydi hep,
allah zihin açıklığı versin diye.
aa bak gördün mü günah keçisini bulduk.
hep bu duayı yapanlar bizi bu hale getirdi.
soktular kafamıza o bekçiyi,
onların da kafasına birileri sokmuştu o bekçiyi.
nedir yahu şu bekçilerden çektiğimiz?
o gün bu gündür sesimiz çıkmıyor,
soluğumuz sessiz.
-hişşşt sessiz ol bakalım! bir duyarlarsa var ya
-ee n'olur duyarlarsa? nefesim kuvvetliydi de haberim mi yoktu?
-bak bak bak kelimelere bak, kuvvet muvvet sus bakiyim!
-yine şu 'güç' meselesi di mi? yahu sen bu sauron'u geçtin be!

nedir bu hakimiyet merakın? anladık her şeyin farkındasın!
-evet farkındayım. mesela şu an şu saniye şu sözleri söylerken bile,
bana boyun eğdiğinin farkındayım...
****
ama bir gün bu zincirler kırılacak.
aklımız ve vicdanımız hür olacak!
göze almaktır belki de bir çok şeyi.
zihnimiz bizimle oyun oynuyordur belki.
öyle olmalı. bizi kontrol ediyormuş zihnimiz.
bir yazıda öyle diyordu çünkü.
işi gücü kontrol etmekmiş.
bizi bir salsa,
ağırlıklarımızdan bir kurtulsak,
havalara uçacakmışız da,
işte bırakmıyormuş.
ama demezler miydi hep,
allah zihin açıklığı versin diye.
aa bak gördün mü günah keçisini bulduk.
hep bu duayı yapanlar bizi bu hale getirdi.
soktular kafamıza o bekçiyi,
onların da kafasına birileri sokmuştu o bekçiyi.
nedir yahu şu bekçilerden çektiğimiz?
o gün bu gündür sesimiz çıkmıyor,
soluğumuz sessiz.
-hişşşt sessiz ol bakalım! bir duyarlarsa var ya
-ee n'olur duyarlarsa? nefesim kuvvetliydi de haberim mi yoktu?
-bak bak bak kelimelere bak, kuvvet muvvet sus bakiyim!
-yine şu 'güç' meselesi di mi? yahu sen bu sauron'u geçtin be!

nedir bu hakimiyet merakın? anladık her şeyin farkındasın!
-evet farkındayım. mesela şu an şu saniye şu sözleri söylerken bile,
bana boyun eğdiğinin farkındayım...
****
ama bir gün bu zincirler kırılacak.
aklımız ve vicdanımız hür olacak!
devamını gör...
lgbt
bunu bir hastalık, bir günah, bir ahlaksızlık olarak gören var ama lgbt'li olmak ne günahtır, ne hastalıktır, ne de ahlaksızlıktır. bu sonradan keyfi olarak tercih edilen bir yönelim değildir. doğuştan olan bir hormonal bir durumdur. buna günah diyenler, doğuştan olduğunu yani allahın öyle yarattığını bilmeleri gerek, buna ahlaksızlık diyenler kime göre, neye göre ahlaksızlık? asıl lgbt'li insanlara yapılan iğrenç ayrımcılıklar, kötü sözler, hakaretler, uygulanan fiziksel ve sözlü şiddetler ahlaksızlıktır, herkesin özel hayatı ve tercihleri sadece o kişiyi ilgilendirir. kimsenin aşkına kimse karışamaz.
devamını gör...
türkçe isimlerin yabancılardaki karşılığı
samuel - ismail
john - yahya
john - yahya
devamını gör...
tayt giyen hakime güvenilir mi sorunsalı
niye güvenmeyelim efendim. yaptığı iş önemli, işini sevip sevmediği, bilgi seviyesi, öngörüsü, zekası önemli. kıyafetle insanları etiketleme devri çoktan bitti gitti. hala bunlarla uğraşmak abeste iştigaldir.
devamını gör...
