bu konu hakkında bu hafta detaylı bir yazı yazma işsizliği buldum kendimde. öncelikle yazılan uzun yorumların doğru olduğunu söyleyeyim ama yetersiz gibi geldi. metaverse olayına şöyle bakabiliriz; aslında insanların hala %99,9'u ne olduğu hakkında bir şey bilmiyor geriye kalan binde birlik kesim ise olaya vakıf olsa da bunun da yarısının işlemleri pro'lar tarafından idare ediliyor. bu konuda şöyle bir örnek verebilirim; eğer bir zaman makinesi olsaydı ve bundan 100 yıl önceye, 200 yıl önceye yahut en azından ww2 dönemlerine gidebilseydik ve o zamanki insanlara internet teknolojisini anlatmaya kalksaydık, muhtemelen insanların %99,9'u anlayamayacak ve geri kalan binde birlik kesim olaya vakıf olabilse de bunların yarısı da tam olarak ne olduğunu bilemeyecekti çünkü insan böyle bir varlık ve yeteneklerimiz madden hissedebildiğimiz ölçüde bize yol gösterir. aslında felsefeye meraklı olsam da amacım felsefe yapmak da değil. kademeli olarak ilerlemeye alışkınız, öbür türlü iş mucize kapsamına girdiğinden ilahi bir kudret varlığına girer ve bu durum da tam olarak yapılan iş her ne ise onun net olarak kavranamamasına neden olur. eğer bir işi net olarak kavrayamazsan da o işi geliştiremez ve yetkinlik de kazanamazsın.

şimdi gelelim bu olaya...herkes genel ezberlik bir bilgi olarak metaverse veya türkçesiyle sanal evrenin 1992 yılında neal stephenson tarafından yazılan snow crash romanından esinlenilen bir yenilik olduğunu bilir, doğrudur ama bunu ne patlattı da bu kadar popüler oldu? işte, benim gerek bu platformda ve gerekse de diğer platformlarda ve sosyal medyada gördüğüm eksiklik bu, insanlar metaverse şudur ve şu kadar paraya şuraya yatırım yaptım dursun bir kenarda modunda...

değerli arkadaşlar; metaverse aslında apple-facebook gerginliği sonucunda facebook tarafından parlatılmıştır. bu iki şirket arasında 10 yıldır ciddi bir gerginlik olup, özellikle steve jobs hayattayken, silicon vadisinde 2010 yılında yapılan bir açık oturumda mark zuckerberg ile gizlilik ve güvenlik konusu özelinde birbirlerine girmişlerdi. bu tarihden sonra da iki şirket el altından kanlı bıçaklı bir savaş yürütüp durdu. apple bir update ile facebook'un uygulamayı kullanırken ad tracking denilen veya reklam izleme, kullanıcıyı takip etme, durumunu sınırlandırdı. bu yeni durum facebook için hiç de istenen bir davranış değildi çünkü facebook 2004'den itibaren o kadar devasa bir patlama yapmıştı ki, insanların gündelik tüm işlerine bir de facebook girmişti. paylaşımlar, duygu yoğunlukları, oyunlar ve saatlerce süren çeşitli aktivasyon... facebook bunu daha da geliştirip her insanın/kullanıcının bir sanal gardrobunun olmasını ve bu geliştirilen uygulamayla insanları sanal gerçekliğin içine daha da çekmeyi amaçlıyordu. bunu yaparken de cookilerle kullanıcı verilerini çekip, kullanıcıyı daha uzun süre uygulamada tutmak, impose ettiği fikirlerle de hayatına yön vermek başlıca amaçlarındandı.

facebook bunun en büyük rakiplerinden olan apple tarafından farkedilip, önlem alındığını görünce strateji değiştirdi. bilirsiniz ki apple ürünleri son derece kullanıcı dostu ve güvenliğin ön plana alındığı bir teknonojilerin mihenk taşlarıdır. bunu nasıl yapacaktı? bunu kendi üzerinden yapmayacaktı, bunu dışarıdan bir müdahale ile bir sanal gerçeklik yaratarak, ve gelişen teknolojiye bu sistemi entegre ederek yapacaktı. ne demek istedim? şimdi 2010 yılından sonra olağanüstü bir teknoloji devrimler dönemine girdik. buradaki en önemli iki unsur var, birincisi hız ikincisi gizlilik. insanlar bu iki olguyu elinde tutarak kendi dünyalarında yaşamak istiyor. netflix vb projelerin bu denli popüler olmasının sebebi de bu. bir arkadaşla veya aileyle oturup muhabbet yerine, netflix hesabından 3-5 dizi izleyip o evrende takılmak artık yeni moda.. işte metaversenin çıkış yeri de bu oldu.

daha da açayım; bir oyun, bir film, bir dizi, kısaca bir sanal dünya düşünün...durdurup içinde olmadığınız zamanlarda bile var olmaya devam eden bu kalıcı sanal dünyanın yanı sıra dijital ve fiziksel dünyaların özelliklerini birleştiren artırılmış gerçeklik ile karakterize edilen ve insana asla belki de ulaşamayacağı şeyleri cüzi bir miktar karşılığında ulaştırabilen veya o şeyin değerinden daha düşük bir değerle ulaştırmaya çalışan bir sanal evren... hayatta sahip olamayacağın bir mustang düşün, ve sen o mustang'i alıyorsun, bağdat caddesinde öttürüyorsun... bunu da 50 de bir fiyata yapıyorsun, hazzı yaşıyorsun yani ve o hazzı, meta bir dünyada garajına çekiyorsun, tekrar yaşamak istersen çıkarıyorsun koleksiyonundan aynı evrene girip tekrar yaşıyorsun... bir yalıda yaşamı da örnek verebiliriz. boğazda bir yalı veya dünyanın herhangi bir yerinde... şu da var; bu evrene yalnızca vr veya ar aracılığıyla erişmene de gerek yok... pc'ler, oyun konsolları ve hatta telefonlar aracılığıyla erişebiliyorsun... tüm bunlara şunu da koy, sen diğer senin gibi kullanıcıların ürün yaratabiliyorsun ve bunu satıp dijital bir ekonomiye de dönüştürebiliyorsun...aynı coinlerde olduğu gibi de meta veri deponu daha başka giysi veya araba gibi, bu sanal öğeleri bir platformdan diğerine taşıyadabiliyorsun... düşün mesela, iş görüşmesi yapacaksın, evinden kalkıp da x noktasına gitmek yerine, açıyorsun meta evrenin, ortak platformdaki bulunan şirketin oluşturduğu sanal görüşme odasına erişiyorsun ve avatarınla görüşme yapıyorsun... mükemmel...

tabi, bu işin varacağı yer ise hologram... bundan kaçınılmaz ve emin olun gideceği yer de orası, bu sadece bir başlangıç. nft projeleri bu metaverse projesinin sadece bir başlangıcı. kademeli olarak ilerleyen bir geleceğin sadece bir kademesi. nftler insanların bir dijital içeriğin tüm haklarına sahip olmayı teşvik eden ve aynı zamanda meta veri deposu fikrine alıştıran projeler değil miydi, işte metaverse de aynı. tek farkla; nftler bir resimse, metaverse bir videodur....

bu işin teknik detayına ve üst düzey bir akademik çalışmasına benim ne kalibrem ne de bilgim yeter ama bu konuda ülkemizde keşke teknik eğitimler verilse, bunun için abd işi oldukça masraflı olur, bu işle uğraşıp gelişmek isterdim ama yardımsız desteksiz ve plan programsız olmaz. en azından ben yapamam ama bir yol gösteren olsa ve bir ekip kurulsa bu konuda türkiye olarak iyi noktalara geliriz.
devamını gör...

sanayi de ve oto yıkamacılarda sıkça gördüğü bir durumdur. ağızda yanan sigara ile stresli stresli işini yapar bu kişiler. sigara kullanmayan biri olarak merak ediyorum. o şekilde nasıl rahat ediyorsunuz ? veya sigarayı tam randumanlı içebiliyor musunuz ? hadi hepsini geçtim. müşterilerin duruma vereceği tepkiyi nasıl umursamıyorsunuz?
devamını gör...

güzel havanın tadını çıkarmak bu olsa gerek...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatını anlık dahi olsa tatlandırmak istemiş olabilir,biz acıya alışkınlar şekersiz içeriz.*
devamını gör...

sarajevo

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fırıldaklar savaşıdır.beş sene sonra da birbirlerini "şahsım" yanlısı olmakla suçlayacaklar.
devamını gör...

hajime no ıppo george morikawa tarafından yazılan ve çizilen inanılmaz komik ve inanılmaz uzun dövüş sahnelerine sahip olan boks temalı bir mangadır. manganın aynı zamanda animesi de bulunmaktadır.

manganın ana karakteri ıppo makunouchi dir. kendisi inanılmaz derece naif, kibar ve kendi gücünün farkında olmayan çok çalışkan bir gencimizdir. sahip olduğu gücü açık denizde teknede çalışmasından almaktadır ancak manganın ya da animenin ilerleyen bölümlerine kadar bunun farkında değildir. günün birinde gene bir grup kişi tarafından dövülürken mamoru takamura tarafından keşfedilir ve o haldeyken kamogawa boks merkezine getirilir. daha sonrasında takamuranın etkisiyle boksa ilk adımlarını atar ve bütün seri boyunca her daim rakibi olan ancak tamamen farklı stillerde dövüşen ıchiro miyata ile tanışır. hatta yanlış hatırlamıyorsam ilk dövüşlerinde miyatanın afallamasına neden olur. bu arada ıppo miyatayı her zaman idolü ve dostu olarak görmüştür.

ıppo’nun dövüş stiline gelecek olursak tamamen işkenceye dayalıdır. yani bütün maç dayak yer, savunmada kalır vs. çile çeker sonrasında rakibini yer. ama silahlarını kullandığında da yenilmez olur. en önemli silahlarından birisi dempsey roll dür. bunu manga boyunca oldukça geliştirmiştir.

manganın en güzel yanı aşırı komik olmasıdır. hele takamura üzerine ayrı bir manga yazılsa bestseller olur o derece. ancak bazı sahneler manga ve anime içerisinde oldukça abartılmıştır doğal olarak. bu yüzden izlerken gerçek bir boks maçı izliyormuş gibi bir anlayışla izlemeyin. kendinizi akışına bırakın.

aşırı derecede tavsiye olunan bir manga/anime serisidir.
devamını gör...

kimine teselli olandır, ölüme yaklaşana dek teselli, yaklaşınca kaygıya bırakır kendini.
devamını gör...

ayıp olmasın diye hepsine fatiha okumak zorunda kalıyorum.
devamını gör...

oldukça keyiflidir ancak şarkıların değişmesi dikkatimi dağıtıyor. o yüzden her kitap için bir şarkı seçiyorum ve kitap bitene kadar hep aynı şarkıyı tekrar tekrar dinliyorum. şöyle bir katkısı da oluyor. her kitap için bir şarkı edinmiş oluyorsunuz. kitap ile şarkıyı birbirine bağlıyorsunuz ve ne kitabı ne şarkıyı unutuyorsunuz.

tabii bir kitap bitene kadar yüzlerce kere aynı şarkıyı dinlemek kimine saçma ya da yapılamaz gelebilir. ama ben oldukça keyif alıyorum. *
devamını gör...

ı am melting lannn melting
gel seninle oturup konuşik
ı am sory ne sorim
mahmut tunceri de kattık bu bir ilk.
devamını gör...

kesinlikle kendisinin aslında müslüman bir mücahid olduğunu düşünmekteyim. bu gerçeği kamuoyuna ne zaman duyuracaktır merak söz konusu zira kendisi üç yoga bir elham okuyarak bu mevkiye çoktan ulaşmıştır. geriye akıllarda tek bir soru; where is sunnet ismail?

ayrıca bir bkz ukdesi. ukde sahibi epsilondelta
devamını gör...

dünya haritasında gördüğümde hep merak ettiğim, dünyanın kutuplara en yakın noktalarından birinde bulunan yakutistan'ın başkentidir.
devamını gör...

1,5 saat geometri çözdüm. şuan mola verdim, birazdan devam edeceğim. kısaca harika hissediyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

65 yaşına kadar devlete vergi ver çalış uğraş didin, sonra da meczupun biri gelip oy kullanmasınlar desin
devamını gör...

daha tanımlarını okumadan mahlasıyla dikkat çeken. tanımlarını okudukça da güldüren ve kendini sevdiren yazarımızdır. on numara beş yıldız yazar yapmışlar işte daha ne diyeyim.
devamını gör...

toplu taşımaların olmazsa olmazı teyzolar yine iş başında.
bu teyzolarımızı, inecekleri durağa yaklaşırken bir telaş alır götürür. inecekleri durağa dair, herhangi bir ibare gördükleri anda hemen bir toparlanırlar. önce poşetlerini, çantalarını bir toplar, ellerine alırlar. eğer koridor tarafında oturuyorsa oh kurtuldunuz, yok cam tarafında oturuyorsa başa gelen çekilir dostiler. ya siz ayaktaysanız? işte bu ihtimal en kötüsü ve kaçış yok...

normal şartlarda bir teyzo, ineceği durağa yaklaştığı anda önüne çıkan her şeyi ve herkesi ezip geçme potansiyeline sahiptir. teyzo gazabını sonlandırabilmek için yapabileceğiniz tek şey ona yardımcı olmak. nasıl mı? nasılı masılı yok. toprak ol, taş ol, yoluna yoldaş ol ama yoluna çıkma! teyzolar yoluna çıkanları affetmez!

yerinden kalkarken ellerindeki çantalar ve diğer uzuvlarıyla sizi yaralar, özellikle dar alanlarda tabiri caizse sizi dozer gibi ezerler. siz "noluyoruz" demeye kalmadan teyzomuz yoluna çıkan herkesi etkisiz hale getirmiştir bile. ama emeline kavuşmuştur, inmesi gereken durakta iniyordur. inerken ağzından dökülen büyülü sözlerin bir kısmı şöyledir; bissm...*

o telaş hemen akabinde taşıttakiler için ya tebessüm ya da "teyzo parçaladın bizi h*mına" tepkileriyle karşılaşabilir. ama olsun o sevimli teyzolar zoru başarmış, inmesi gereken durakta inmiştir.

güle güle teyzo, güle güle.
devamını gör...

bugün kimsenin bilmediği, büyük ihtimalle nesli tükenmiş bir kaz türünün ana figür olduğu, 1800'lerde atet'in mezar şapelinde bulunmuş ve daha sonra mısır müzesi'ne taşınmış 4600 yıllık bir duvar resmi.

meidum kazları üçü sola ve üçü sağa dönük olarak yerleştirilmiş parlak renkli altı kazı tasvir eder. üçer kazın yer aldığı iki grupta başı öne eğik olarak yemek yerken gösterilen bir kaz ve başları havada iki kaz bulunuyor. kompozisyon simetri esasına göre düzenlenmiş ancak kazların tüylerindeki farklılıklar gibi simetriyi bozan unsurlar da var.

duvar resmi, sıva üzerine derin oyuklar açılarak ve sonra oyuklar içine renklendirilmiş macun doldurularak yapılmış. bu, sonradan macunların çatlama ve dökülme riskini taşıyan, uygulaması son derece zor bir teknik. resmin bulunduğu mezar, bu tip bir boyama/resim tekniğinin uygulandığı tek örnek dünyada çünkü; macunun çatlama ve dökülme riski zanaatkarları bu tekniği uygulamaktan alıkoymuş.

meidum kazları duvar resmi bir sanat eseri. dolayısıyla tasvir ettiği kuşun bugün bildiğimiz kazlardan farklı olmasını böyle açıklayabiliriz ancak biliyoruz ki mısır'da kazı alanlarından çıkartılan diğer sanat eserlerinde kuşlar, köpekler, kediler vs. son derece gerçekçi bir biçimde tasvir edilirdi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak 1
kaynak 2
devamını gör...

bir elimde tesbihim, bir elimde hurmam ile bekleyeceğim program.*
devamını gör...

sosyal medyada, konvansiyonel medyada veya orada burada sürekli bir şey anlatıp kitleleri manipüle etmeye çalışanları hangi statüye koymamız gerektiğini.

(bkz: ultracrepidarian)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim