"- gözden ırak, gönülden de ırak olur mu efendimiz?
- hayır olric. yüreğinde bir yer açıp oraya oturttuğun her kimse, seninle birlikte gider her yere."
oğuz atay - tutunamayanlar
yine edebiyatımızdaki efsane yazarlardan biri. ölümü çok üzücüdür.
son gecesi şöyledir oğuz atay'ın:
bir dostlarının evindedirler.
oğuz atay bir ara banyoya gider.
bir süre çıkmaz. bir sessizlik olur.
dostları merak edip seslenirler
'nasılsın oğuz' diye. oğuz atay,
'sevinmeyin, daha ölmedim'
karşılığını verir banyodan.
sonra yine bir sessizlik olur.
ve yine bir merak başlar.
dostları banyoya koşarlar,
'nasılsın oğuz' diye seslenirler,
bu defa ölmüştür.
'sevinmeyin daha ölmedim'
oğuz atay'ın son sözleridir.
devamını gör...

en büyük travmalarımdan biridir. hiçbir zaman yaşıtlarıma ayak uydurabilen bir insan olmadım. daha farklı zevklerim ve ilgi alanlarım vardı. hem ilgi alanlarım hem dış görünüşüm yüzünden yıllarca dışlandım, ötekileştirildim. şimdi bile hala canımı sıkar bu konu.
devamını gör...

(bkz: burası karışacak vaziyet alın)
devamını gör...

poğaça yiyeceğim birazdan hepinizi seviyorum candan. günaydıın sevgili portakallarım. yine diyetin d sinin gözükmediği bir sabah. hava güzel ben güzelim e o zaman ye babam ye. sizi de güzel gördüm haydi sizde!
devamını gör...

üzüntü ve acısını kimseye belli etmeden yaşayan, herkese mutlu görünüp gizlice gözyaşı döken insan anlamına gelen japonca sözcük.
devamını gör...

başkasının özgürlüğünün bittiği yerde özgürlükten bahsedemeyiz diyerek özet geçiyorum.
devamını gör...

allah allah bir yaşıma daha girdim.
gerçekten bu sözlük kafa açıyor muş, bilmediğim bir şey daha öğrendim.
devamını gör...

yol verdiğiniz diye teşekkür beklemeniz de ayrı olay, zaten mecburi olan bir şey için teşekkür beklemek kadar saçma bir şey olamaz. avrupa ülkelerinde yol vermezsen cezayı yersin. doğrusu türkiye'de yaşıyoruz ama olsundur. bu arada yayanın yaptığı ekstra bir terbiyesizlik varsa onu bilmem ama ben yol verdiğim hiç bir yayadan herhangi bir teşekkür beklentisi olmadan yapıyorum, yapmam gereken bir hareket için niye teşekkür bekleyeyim.
devamını gör...

tanrım, beni dostlarımdan koru, düşmanlarımla kendim baş edebilirim.

beyaz zambaklar ülkesinde, grigory petrov.
devamını gör...

içim içime sığmıyor günlerdir,ne yatabiliyorum ne oturabiliyorum elime aldığım kitabı bir iki sayfadan fazla okuyamayıp bırakıyorum.
yediğim içtiğim bir iki lokma hep saman tadında,saman da yemiştim geçmiş zamanda oradan anımsıyorum tadını...
günler geceleri kovalarken tek yaptığım balkonda oturup çay kahve içmeye çalışmak onu bile doğru dürüst yapamadım.
sırt çantamı hazırladım bir gece sabah ilk uçakla yurt dışına çıktım,ara ara küçük anektodlar ile andığım ormana...
burası beni hep çağırırdı belki koca ağaçların kökleri kanım ile ıslandığı için belki dostlar ile orada geçirdiğimiz vakitler için,bilmiyorum.
havaalanından çıkışta bir taksiye binip ormanın adını söylediğim de taksici geriye dönüp bana bakınca “sür” dedim.
ormana yakın bir yerde inip yürümeye başladım adımlarım sıklaştıkça içimde bir ferahlık duyuyordum bir kavuşma vardı o an orada bir özlemin bir hasretin vuslata ermesi.
yükseklere tırmandıkça tırmandım taa ki takatim kesilene kadar,sırtımı koca bir gövdeye yaslayıp bir sigara yaktım ve sessizliğin sesini dinlemeye koyuldum.
geceyi bekliyorum en karanlık anını işte o zaman içimdeki en karanlık ben ortaya çıkacak,kimselere anlatamadığım her ne varsa ormanda yüzyüze gelecektim bir daha...
zifiri bir gece daha binlerce gecem gibi,içim gibi kalbim gibi.
ne çok sevdiğimi uğurlamışım çocukluktan bu yana bir de kendime bakıyorum ve diyorum doğruymuş o söz “iyiler uzun yaşamazmış”
içimde biriken öfke bir haykırış ile patlarken o sesten korkan hayvanların sesleri ve kanat çırpışları geliyor kulağıma,sonra?
sonrası yok.
bir su sesi ile uyanıyorum üstüm çıplak sırtım her yerim çizikler içinde ellerim de kurumuş kanlar ve çıkmış bir kaç parmak.
onları yerine oturturken sağlam acı çekiyorum ama ses çıkaracak halim kalmamış.
avuç avuç su içiyorum günlerce su içmemiş gibi,saatler sonra çantamı bulup sigarayı çakmağı görünce tebessüm edip bir kaç sigara içip yedek olarak aldığım tişörtü giyip yürümeye başladım.
hafiflemiştim biraz ormandan çıkarken dönüp koca ormana teşekkür ettim beni çağırdığı ve misafir ettiği için.
şimdi dönüş zamanı...
devamını gör...

müzik listemin daimi bir parçası olacak ve ancak özel zamanlara saklayacağım bir şarkı** keşfettim, sağolun marikaki.. sözleri de bir o kadar anlamlı ki..
devamını gör...

bet sesli (ama çok güzel söylüyorlar bakmayın siz. betliği olgunluklarından), dünya tatlısı olgun ama yere düşmediklerinden kendilerini çocuk diye lanse eden portakalalrdan oluşan koro. içlerinde de hep sevdiğim isimler var. valla öyle sükseli bir çıkış yaptılar ki programı dinleyemenler pişman dinleyenler hayran. benden herkese ayran.
devamını gör...

şu çocuğa bi poz vermeyi öğretemediniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o güzel kadına talibim abi , hem tarifede uyuyorum *
devamını gör...

antika hayranlarından biri olarak adetten olduğu üzre, her sözlükte hakkında destan yazdığım senfonik metal grubudur.
bir 15 sene önce falan kafayı bu grupla o kadar bozmuştum ki finlandiya’ya yerleşmek için ciddi uğraşmıştım. şu an yollarına eski after forever solisti floor jansen’le devam etmektedir. floor’y gruba almak müthiş bir adım oldu ama gel gelelim, gruba dahil olduğundan beri kadının o insanın içini titreten yorumlarını duyamaz olduk. aslen bakılacak olursa grup orijinalinde power metale daha yakın bir tonda ilerlerken, century child albümüyle birlikte senfonik metal yoluna girdi. tarja turunen’i gruptan çıkarmakla elbette orijinal dokusunu kaybettiler ama dünyadaki tarja fanatiklerine rağmen, anette olzon’la çıkardıkları dark passion play en çok satan nw albümü oldu. anette’nin yetersiz vokaline rağmen kabül edelim ki kusursuz bir albümdü. grup artık bence son demlerini yaşıyor. özellikle son iki albüme bakıldığında şarkıların basitliği insanın yüzüne tokat gibi vuruyor. tuomas’a evlilik ve mutluluk hiç yaramamış bence. adam mutluyken güzel şarkı yapamıyor sfsfaga nerede ghost love score, bless the child, deep silent complete, nerede bu üçüncü sınıf gotik metal grubu tadında şarkılar?!
devamını gör...

buna hafta içi ya da hafta sonu yürüyüş yapıyorum,haftada bir dışarı çıkıyorum ben bu tanıma uymuyorum diye düşünenler olabilir,sizde,bende yine bir rutinin içindeyiz,sosyalleşmek,hobilerinin olması,yaşam sevincinin olması böyle bir şey değil çünkü.rutinlerimizin dışına çıkamıyorsak büyük bir kısır döngünün içinde kayboluyoruz malesef .
devamını gör...

1982 ile 2004 yılları arasında futbol oynamış olan paraguylı eski milli kaleci.kariyeri boyunca arjantin, paraguay ve fransa da forma giymiş. rogerio ceni'nin ardından 67 gol ile dünyanın en çok gol atan ikinci kalecisi. aynı zamanda milli forma ile 7 gol sayısına ulaşabilen ayrıca bir maçta hat-trick yapabilen tek kaleci.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

saçlarını peaky blinders style yapmaları. olmuyor ağalar kardeşler, biz birer cillian murphy değiliz maalesef.*
devamını gör...

sözlükte varlığını, okuduğunu hissettiren, takip ettiğim, sevdiğim yazarlardandır,
bende tolgeym diye okuyanlardanım, tolga me ise de, ikiside güzel orjinal.
devamını gör...

atomun kütlesini çekirdek içinde bulunan tanecikler oluşturur. bunlar proton ve nötron dediğimiz taneciklerdir. cekirdek içinde bulunurlar ve kendi aralarında bir oranları vardır. nötronun protona oranı atomun kararlılığını belirler. bu oran bir veya bire yakındır. kararsız atomlar bu orana yaklaşmak için kendiliğinden ışıma yaparak kararlı hale geçmeye çalışır. bu olaya radyoaktivite denir. ışıma yapan madde de radyoaktif maddedir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim