kitab-ül hayvan
hayvanlar kitabı anlamına gelen, 350 farklı hayvanın incelendiği, darwin'in ortaya koyduğu evrim teorisi ile benzer görüşler ifade eden mütezile akımına mensup bilim insanı "el-cahiz" kitabıdır.
--- alıntı ---
"hayvanlar, varoluşlarını sürdürmek ve mevcut kaynaklar için, başkasına yem olmamak ve üreyebilmek için bir mücadele yürütürler" diyen el cahiz şöyle sürdürür:
"çevre faktörleri canlıların hayatta kalabilmesi için yeni özellikler geliştirmesinde, dolayısıyla onların yeni türlere dönüşmesinde rol oynar. hayatta kalmayı ve üremeyi başaran hayvanlar başarılı özelliklerini yavrularına geçirirler."
el cahiz, canlılar aleminin hayatta kalabilmek için sonsuz bir mücadele olduğunu ve daima bazı türlerin diğerlerinden daha güçlü olduğunu açıkça ifade ediyor.
--- alıntı ---
www.bbc.com/turkce/haberler...
--- alıntı ---
"hayvanlar, varoluşlarını sürdürmek ve mevcut kaynaklar için, başkasına yem olmamak ve üreyebilmek için bir mücadele yürütürler" diyen el cahiz şöyle sürdürür:
"çevre faktörleri canlıların hayatta kalabilmesi için yeni özellikler geliştirmesinde, dolayısıyla onların yeni türlere dönüşmesinde rol oynar. hayatta kalmayı ve üremeyi başaran hayvanlar başarılı özelliklerini yavrularına geçirirler."
el cahiz, canlılar aleminin hayatta kalabilmek için sonsuz bir mücadele olduğunu ve daima bazı türlerin diğerlerinden daha güçlü olduğunu açıkça ifade ediyor.
--- alıntı ---
www.bbc.com/turkce/haberler...
devamını gör...
içi boşaltılmış kavramlar
depresyon.
içi öyle boşaltıldı ki morali bozuk olan herkes kendini depresyonda sanıyor. depresyon bu değil. depresyon ap ayrı bir boyut. öyle " çık dışarı, birşeyler yap." demekle iyileşmiyor insanlar.
içi öyle boşaltıldı ki morali bozuk olan herkes kendini depresyonda sanıyor. depresyon bu değil. depresyon ap ayrı bir boyut. öyle " çık dışarı, birşeyler yap." demekle iyileşmiyor insanlar.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
başkaları suya taş atsa "ayy, ne güzel attın öyle !!" diye övüp göklere cikarirken kendim çöle piramit diksem "bence daha büyük olabilirdi hem ne var bunda ya, zaten görevim." diyerek bosveriyorum. hep yapmam gereken daha önemli ve ulvi işler olması gerekiyormuş ama ben bir türlü doğru ve güzel şeyler yapamiyormusum gibi hissediyorum. sanki herkes bana katlaniyormus gibi goruyorum. zaman içinde bunun bana ciddi zararlarını görmeye başladım. işte bu yüzden oturdum kendi kendimle büyük kavgalar , dövüşler sonunda bir anlaşma yaptım.
kendimle ilgili tek bir hedefim var. kendimi sevmek. bunu hiç unutmadan her gün ve her koşulda yapmak. kendime değer vermek.
bugün bu hedefimi gerçekleştirmek için epey yol aldım. mesela sözlükte yazar olmanın bana ne kadar iyi geldiği konusunda kendime brifing verdim. kimse benden bir şey istemediği halde evdeki artik yünleri değerlendirmek için ne kadar güzel bir kırlent ördüğüm konusunda kendi yanaklarımı okşadım. geçtiğimiz yıl örüp hediye ettiğim yastıklar sayesinde bir sünneti yaşattığımı hatırlayıp aynadaki yansimama gülümsedim. doğan cuceloglu'nun bir podcastini dinleyip kendi etki alanımda yaptıklarım konusunda kendimi değerlendirdim. basardigima kendimi ikna ettim, alnımdan öpüp madalya taktim. her an bir şey üretmek her an bir şey başarmak zorunda olmadığımı, çevremdekileri guldurdugum kadar ruhumunda gülmeye ihtiyacı olduğu konusunda beynimi yıkadım. mutlu görünen bir evliligi ve sorunsuz çocukları eşimin tek başına meydana getirmediğini defalarca tekrarladım. uykusuz geçen geceler , doğrusunu bilip ama huzur bozan olmamak için yutulan sözlerin yarisindan çoğunun bana ait olduğunu tesbih çeker gibi söyledim de söyledim.
çok şükür. bugün kendimi seviyorum. yaptığım tüm hatalara, tanıdığım tüm yanlış insanlara, verdiğim iyi ya da kötü tüm kararlara rağmen kendimi seviyorum. kim hakkımda ne düşünürse düşünsün ben böyle olmayı seviyorum.
kendimle ilgili tek bir hedefim var. kendimi sevmek. bunu hiç unutmadan her gün ve her koşulda yapmak. kendime değer vermek.
bugün bu hedefimi gerçekleştirmek için epey yol aldım. mesela sözlükte yazar olmanın bana ne kadar iyi geldiği konusunda kendime brifing verdim. kimse benden bir şey istemediği halde evdeki artik yünleri değerlendirmek için ne kadar güzel bir kırlent ördüğüm konusunda kendi yanaklarımı okşadım. geçtiğimiz yıl örüp hediye ettiğim yastıklar sayesinde bir sünneti yaşattığımı hatırlayıp aynadaki yansimama gülümsedim. doğan cuceloglu'nun bir podcastini dinleyip kendi etki alanımda yaptıklarım konusunda kendimi değerlendirdim. basardigima kendimi ikna ettim, alnımdan öpüp madalya taktim. her an bir şey üretmek her an bir şey başarmak zorunda olmadığımı, çevremdekileri guldurdugum kadar ruhumunda gülmeye ihtiyacı olduğu konusunda beynimi yıkadım. mutlu görünen bir evliligi ve sorunsuz çocukları eşimin tek başına meydana getirmediğini defalarca tekrarladım. uykusuz geçen geceler , doğrusunu bilip ama huzur bozan olmamak için yutulan sözlerin yarisindan çoğunun bana ait olduğunu tesbih çeker gibi söyledim de söyledim.
çok şükür. bugün kendimi seviyorum. yaptığım tüm hatalara, tanıdığım tüm yanlış insanlara, verdiğim iyi ya da kötü tüm kararlara rağmen kendimi seviyorum. kim hakkımda ne düşünürse düşünsün ben böyle olmayı seviyorum.
devamını gör...
yetenek diye bir şeyin olmaması
yetenek diye bir şey vardır. ancak etkisi sanıldığı değildir. çalışmak daha önemlidir. yetenek destekleyici unsurdur. kremanın üstündeki çilektir. herkes her şeyi çalışarak yapabilir diye birşey yoktur.
devamını gör...
kitap alıntıları
neticede yapamadığımız için anlamıyor, anlamadığımız için yapamıyoruz.*
sinan canan- i.f.a 1 beden
sinan canan- i.f.a 1 beden
devamını gör...
virgin galactic
ticari uzay yolculuğu* seferleri düzenlemek için richard branson* tarafından kurulmuş. 350 den fazla şirketi bulunan virgin şirketler grubununa dahil şirkettir. dünyanın ilk ticari uzay hattı ve dikey olarak entegre edilmiş havacılık şirketi olan virgin galaktic yeni nesil uzay araçları geliştiriyor ve işletiyor.
şirketin amacı, tıbbı kontrol programı ve uçuş öncesi eğitim programına tabi tuttukları profesyonel olmayan astronot*ları atmosferin dışında 100 kilometre yüksekliğe çıkararak uzay gezisi yaptırıp, 6 dakika kadar yer çekimsiz ortamı tecrübe ettirmek ve uzaydan dünyayı izlemeleri sağlamak.
şirketin amacı, tıbbı kontrol programı ve uçuş öncesi eğitim programına tabi tuttukları profesyonel olmayan astronot*ları atmosferin dışında 100 kilometre yüksekliğe çıkararak uzay gezisi yaptırıp, 6 dakika kadar yer çekimsiz ortamı tecrübe ettirmek ve uzaydan dünyayı izlemeleri sağlamak.
devamını gör...
çocuklar masum değildir
aslında her çocuk masumdur. sadece masum olmayan ailelerde büyüyen ve onlardan etkilenen çocuklar ortamına göre şekillenirler.
devamını gör...
cerrah balığı
nasıl yani dory nasıl cerrah olabilir. o minnoşluğa birde karizma eklendi şimdi.
devamını gör...
kalbimin sultanı
başrollerini ali ersan duru ve aleksandra nikiforova'nın (dizide kendisini büyük bir beğeniyle izlediğim kişi) paylaştığı 2018 yapımı tarihi/romantik komedi dizisidir. ii. mahmud tebdili kıyafet istanbul ahalisini teftiş ederken genç muallime anna ile karşılaşır ve kendisinden çocuklarına yabancı dil öğretmesini ister. anna'nın sarayda yaşaması da sultan ile kendisinin yakınlaşmasına sebep olur. hoş atışmalarla insanın yüzünü güldüren, ilginç konusuyla benim çok sevdiğim bir dizi olan "kalbimin sultanı", maalesef türkiye'de sadece 8 bölüm yayınlanmıştır. rusya'da ise 9, 10 ve 11. bölümleri gösterilip yayın hayatına son vermiştir.
devamını gör...
kedi maması
akım haline gelen kedi besleme modası beraberinde de büyük bir sektör oluşturdu. hayvan satan mağaza sayılarında artış var. bir cins kedinin fiyatı bin lira ile 5 bin lira arasında değişiyor. hem satılıyor, satılırken de mama sektörünü besliyor. kilosu 50 tl ile 100 tl arasında değişen farklı çeşitte mamalar, kedi besleyenler tarafından kapışılıyor.
mamalara ilgi ve istek artınca, mama türleri de çeşitlenmiş. öyle türleri var ki isimleri bile şaşırtıyor. hamsili kedi maması, yaban mersinli düşük tahıllı kısırlaştırılmış kedi maması, kuzu etli kedi maması, tavuklu ve balıklı renkli taneli kedi maması, somonlu ve sebzeli kısırlaştırılmış yetişkin kedi maması vs. bunlar gibi yüzlercesi satılıyor.
artık, sokaklarda ve kaldırımlarda, hayvanseverler tarafından serpiştirilmiş kedi mamaları gözümüze çarpıyor. bu tabiki kedilerin aç kalmaması için sevindirici bir durum. ama dikkat edilirse çeşitlenen bu kedi mamaları, kedilerin de genetiğini biraz bozdu. nasıl kedi fareyi kovalıyor ve fare kaçıyorsa, şimdi artık, son dönem videolarda da görüldüğü üzere fare, kediye saldırıyor. eskiden fare ve farklı doğal yiyeceklerle beslenen kediler, şimdi bu tür mamalara alıştıkları için genetik zincirleri kırıldı ve fareden korkar oldular. kediler de mama bekleyip, bu mamalar verilmezse açlıktan ölecek hale geldiler. mamaya alışmış kedi de avlanmayı ve kendi iradesi ile beslenmeyi öğrenemez duruma düşer.
mamalara ilgi ve istek artınca, mama türleri de çeşitlenmiş. öyle türleri var ki isimleri bile şaşırtıyor. hamsili kedi maması, yaban mersinli düşük tahıllı kısırlaştırılmış kedi maması, kuzu etli kedi maması, tavuklu ve balıklı renkli taneli kedi maması, somonlu ve sebzeli kısırlaştırılmış yetişkin kedi maması vs. bunlar gibi yüzlercesi satılıyor.
artık, sokaklarda ve kaldırımlarda, hayvanseverler tarafından serpiştirilmiş kedi mamaları gözümüze çarpıyor. bu tabiki kedilerin aç kalmaması için sevindirici bir durum. ama dikkat edilirse çeşitlenen bu kedi mamaları, kedilerin de genetiğini biraz bozdu. nasıl kedi fareyi kovalıyor ve fare kaçıyorsa, şimdi artık, son dönem videolarda da görüldüğü üzere fare, kediye saldırıyor. eskiden fare ve farklı doğal yiyeceklerle beslenen kediler, şimdi bu tür mamalara alıştıkları için genetik zincirleri kırıldı ve fareden korkar oldular. kediler de mama bekleyip, bu mamalar verilmezse açlıktan ölecek hale geldiler. mamaya alışmış kedi de avlanmayı ve kendi iradesi ile beslenmeyi öğrenemez duruma düşer.
devamını gör...
bolivya
bu başlığa ilgilendiğim alan sebebiyle katkı yapmak isterim.
bolivya'nın nuflo de chavez şehrinde meydana gelen tahribat apaçık şekilde görülüyor. bu tahribatın sebebi ise şehirleşme, tarım alanı açma, bataklıkları kurutma, ormanları kesme gibi durumlardır.
bolivya'nın nuflo de chavez şehrinde meydana gelen tahribat apaçık şekilde görülüyor. bu tahribatın sebebi ise şehirleşme, tarım alanı açma, bataklıkları kurutma, ormanları kesme gibi durumlardır.
devamını gör...
yeni bir insanla tanışmaya üşenmek
zamanla edinilmiş olumsuz tecrübelerin neticesidir.
devamını gör...
ünlülerin isimleri ile hemhal olmuş objeler
mahmut tuncer-mendil
devamını gör...
goblin
yeni keşfedilen ve çapı yaklaşık olarak 300 kilometre olan, plüton'un millerce uzağında ve astroloji birimi'nin gulyabani diye nitelediği cüce bir gezegendir.
yörüngesi * uzayın en uzun yörüngesidir. güneş çevresindeki dönüşünü tamı tamına 40.000 yılda tamamlar. buzul bir gezegendir.
gezegene ismini veren hawaii üniversitesi "cadılar bayramına denk geldi." diyerek gulyabani demişlerdir.
edit: kelime düzenleme.
yörüngesi * uzayın en uzun yörüngesidir. güneş çevresindeki dönüşünü tamı tamına 40.000 yılda tamamlar. buzul bir gezegendir.
gezegene ismini veren hawaii üniversitesi "cadılar bayramına denk geldi." diyerek gulyabani demişlerdir.
edit: kelime düzenleme.
devamını gör...
moderatörlerin siz diye hitap etmesi
ne ettik biz size hep bir elestiri? aslinda bu olmasi gereken bir durum degil midir? moderatorlugu bir kenara birakiyorum, gunluk hayatta da ileri duzeyde samimiyetimizin olmadigi insanlara siz diye hitap etmek kurulan resmiyetin hatta duyulan sayginin bir gostergesidir. bence olmasi gereken bir hitap seklidir. boyle ufak detaylara cok takilmamali ayrica oyle degil mi?
devamını gör...
daddy (yazar)
merhabalar sevgili sözlük ahalisi. bu aralar özel işlerimin yoğunluğu nedeniyle sözlüğe bir parça dahi zaman ayırıp yazamıyorum, epeydir salmış olduğum herşey üst üste geldi diyebilirim*
sözlük dışı mecralarda iletişimde olduğumuz yazarlardan soranlar biliyor zaten, buradan da gerek mesaj yoluyla gerek nickalti yoluyla düşünüp dile getiren arkadaşlara teşekkür ederim*
hesabımı dondurma gereği duymadım, kısıtlı zamanlarda girip okuyor bir iki parça tanım beğenip çıkıyorum.
sözlüğün zamanla geliştiğini görmek çok güzel.. herkese eğlenceli günler diliyorum.*
sözlük dışı mecralarda iletişimde olduğumuz yazarlardan soranlar biliyor zaten, buradan da gerek mesaj yoluyla gerek nickalti yoluyla düşünüp dile getiren arkadaşlara teşekkür ederim*
hesabımı dondurma gereği duymadım, kısıtlı zamanlarda girip okuyor bir iki parça tanım beğenip çıkıyorum.
sözlüğün zamanla geliştiğini görmek çok güzel.. herkese eğlenceli günler diliyorum.*
devamını gör...
ilaç kısaltmaları
ilaçların üzerinde gördüğünüz bazı ifadeler var. kimisi hiç iplemez, kimisi ilacın ismi zanneder, kimi orada o ifadenin olduğunu bile bilmez. bahsettiğim kısaltmalar bid, fort (ya da forte), plus gibi ifadeler. tanıdık gelmiştir mutlaka. hepsinin anlamı var, hadi hep birlikte bakalım.
bid: latince bis in die ifadesinin kısaltması oluyor kendileri. günde iki defa demek. 12 saat arayla alınan ilaçlarda var mesela bu. örnek? augmentin bid :
fort [ya da forte]: italyanca güçlü anlamına gelen kelime, tıp dilinde normalden daha fala etken madde ihtiva eden ilaç anlamına geliyor. mesela apranax hem apranax halde, hem fort halde hem de plus halde mevcut. apranax 275mg :
böyle iken,
apranax fort :
böyledir. aralarındaki fark, etken madde farkı ve kutu rengi.
fort ilaçtan 1 tane, fort olmayandan 2 taneye falan denk geliyor aşağı yukarı diyebiliriz yani. ama tutup da 2 tane ondan içeceğime bi tane bundan içeyim etkisi çabuk olsun demeyin sakin. doktorunuz ne dediyse onu uygulayın.
cr: controlled release. bu ilaçlar, yeni teknoloji ilaçlar sayılabilir aslında. kanda belirli süreler boyunca kalmasını istediğimiz ilaçlardır. daha doğrusu, daha uzun süre salınım yapıldığı için kandaki düzeyi uzun süre aynı seviyede kalır, bu da daha az ilaç yutmanızı sağlar bir nevi.
şöyle düşünün, apranax fort aldınız, 30dk sonra etki etmeye başladı ağrınızı kesti. 4 saat sonra da etkisi geçti. kandaki naproksen sodyum düzeyinize baktığınızda muhtemelen 30dk-1 saat arasında kan düzeyi pik noktasına erişmiş olur, sonrasında yavaş yavaş düşer.
kontrollü salınımda kan ilaç düzeyi daha uzun süreler aynı miktarda kalır, bu da etki süresini uzatır ilacın. bu ilaçları kesinlikle çiğnemeyin, parçalamayın, "yutamıyorum şunu ikiye boleyim de öyle yiyeyim" demeyin. o ilaç özel olarak dizayn edilmiş, içindeki etken maddeyi yavaş yavaş salması için tasarlanmış bişey. kırdığınızda, parçaladığınızda, çiğnediğinizde bu yapıyı bozarsınız, cart diye bütün içeriğini boşaltır, kan ilaç düzeyiniz normalden çok yukarılara çıkabilir. zehirlenebilir, hatta ölebilirsiniz bile.
ec: enteric coated. enteric, barsakla ilgili. coated, kaplı-kaplanmış. bu ilaçlar mıdenin asidik ortamına dayanıklıdır ve midede çözünmezler. barsaklarda içeriğini salmaya başlayan, değişik bi tip işte.
naprosyn var benim bildiğim. o da naproksen sodyum içeriyor aslında, apranax ile aynı madde yani.
bid: latince bis in die ifadesinin kısaltması oluyor kendileri. günde iki defa demek. 12 saat arayla alınan ilaçlarda var mesela bu. örnek? augmentin bid :

fort [ya da forte]: italyanca güçlü anlamına gelen kelime, tıp dilinde normalden daha fala etken madde ihtiva eden ilaç anlamına geliyor. mesela apranax hem apranax halde, hem fort halde hem de plus halde mevcut. apranax 275mg :
böyle iken, apranax fort :
böyledir. aralarındaki fark, etken madde farkı ve kutu rengi. fort ilaçtan 1 tane, fort olmayandan 2 taneye falan denk geliyor aşağı yukarı diyebiliriz yani. ama tutup da 2 tane ondan içeceğime bi tane bundan içeyim etkisi çabuk olsun demeyin sakin. doktorunuz ne dediyse onu uygulayın.
cr: controlled release. bu ilaçlar, yeni teknoloji ilaçlar sayılabilir aslında. kanda belirli süreler boyunca kalmasını istediğimiz ilaçlardır. daha doğrusu, daha uzun süre salınım yapıldığı için kandaki düzeyi uzun süre aynı seviyede kalır, bu da daha az ilaç yutmanızı sağlar bir nevi.
şöyle düşünün, apranax fort aldınız, 30dk sonra etki etmeye başladı ağrınızı kesti. 4 saat sonra da etkisi geçti. kandaki naproksen sodyum düzeyinize baktığınızda muhtemelen 30dk-1 saat arasında kan düzeyi pik noktasına erişmiş olur, sonrasında yavaş yavaş düşer.
kontrollü salınımda kan ilaç düzeyi daha uzun süreler aynı miktarda kalır, bu da etki süresini uzatır ilacın. bu ilaçları kesinlikle çiğnemeyin, parçalamayın, "yutamıyorum şunu ikiye boleyim de öyle yiyeyim" demeyin. o ilaç özel olarak dizayn edilmiş, içindeki etken maddeyi yavaş yavaş salması için tasarlanmış bişey. kırdığınızda, parçaladığınızda, çiğnediğinizde bu yapıyı bozarsınız, cart diye bütün içeriğini boşaltır, kan ilaç düzeyiniz normalden çok yukarılara çıkabilir. zehirlenebilir, hatta ölebilirsiniz bile.
ec: enteric coated. enteric, barsakla ilgili. coated, kaplı-kaplanmış. bu ilaçlar mıdenin asidik ortamına dayanıklıdır ve midede çözünmezler. barsaklarda içeriğini salmaya başlayan, değişik bi tip işte.
naprosyn var benim bildiğim. o da naproksen sodyum içeriyor aslında, apranax ile aynı madde yani.
devamını gör...

