(bkz: reykjavik) atlas okyanusu’nda bulunan izlanda’nın başkentidir. ülkenin yaklaşık olarak yarısı bu şehirde yaşamaktadır. ayrıca yeryüzünde kutup bölgesine en yakın olan başkenttir.
devamını gör...

hepsi bir derstir ve her ders biraz zordur
affetmek erdemse, unutmamak akıllılıktır
devamını gör...

"ben tek başıma çok kalabalığım gelemem" diyerek n'apacağımı bilemediğim yayın.

ama gelirim ya, çünkü uçağım ben*

iyi yayınlar, kolay gelsin.
devamını gör...

dopamin salgılatır. ihtiyacımız var bu aralar malum.
devamını gör...

günde 300mg kullanan birisi olarak, sizi oldukça yavaşlatan bir ilaçtır. dikkat dağınıklığına da iyi gelir.
yavaşlatmayı ifade etmek açısından; kontrolsüzce akan yanından geçtiği yolu falan parçalayıp götüren bir nehir düşünürseniz eğer, onun başına çat diye bir baraj yapılıp suyun akış hızının oldukça düşürülmesi olarak betimleyebilirim.
kötü düşünceleri engellediğini iddia etmiş bir doktorla da sohbetim olmuştu. kaliforniya roket yakıtı deniyor zestat ile birlikte kullanıldığı taktirde. muhteşem ağız kuruluğu yapar ne yaparsanız yapın asla geçmez bu kuruluktan ötürü sürekli hava yuttuğunuz için de gaz yaptığını düşünüyorum zira ben de böyle bir yan etki de göstermekte kendisi..
bir anda bırakıldığı taktirde manik bir yükselme ve anlık küçük çaplı vücudunuza yıldırım çarpmış etkisi yapıyor. şahsen bu hissi sevmiştim. bu arkadaşla beraber zestatı içtiğiniz zaman zestadı içtikten bir saat sonra falan yanınızda cinayet işlense bile umursamaz oluyorsunuz ve elbette yoğun bir uyku. 5-6 saatlik kaliteli uykular ile muhteşem dinlenmiş ve enerji dolu yapıyorlar insanı.
ek: el terlemesi evet bu laneti unutmuştum. deli gibi el terletir öyle böyle değil sevgiliniz falan oldu mu 3 dakikadan fazla el ele tutuşmayı unutun. araba kullanırken eliniz cebinizdeyken her koşul ve şart altında manyak gibi terler elleriniz.
ek2: major depresyon ve dikkat dağınıklığı teşhisi ile verilmişti.
devamını gör...

ı̇lhan eroğlu adlı sanatçının gözünden.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en minnoş kuşlardan olan kumrular.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

an itibariyle, dostumun tavsiyesiyle fahrenheit 451 e başladım.
devamını gör...

buna inanan hulka da inanır.
devamını gör...

ahşap köy evlerinde, çatı ile tavan arasında boşluklar olur, o boşluklar kedi girecek kadardır, gece vakti tavanın arasından gelen seslere verilen iç rahatlatıcı tepkidir kedidir kedi.
devamını gör...

ay'ın karanlık yüzü diye bir şey yoktur aslında. yalnızca bizim dünya'dan bakıldığında hiçbir zaman göremeyeceğimiz bir yüzü vardır. nasıl ki ada etrafında dolanan geminin, adada yaşayanlar tarafından yalnızca bir yüzünün görünmesi gibi, ay da bize tek yüzünü gösterir. bunun sebebi ay'ın kendi etrafında dönme hızıyla dünya'nın etrafında dönme hızının aynı olmasıdır.
devamını gör...

evlenmeyin diyorum..
devamını gör...

insanın teknolojik ilerlemesinin ruhen ve ahlaken uğradığı çöküntüye ne kadar büyük bir etki ettiğinin en güzel göstergelerinden biri olan bombardıman şekildir.

doygunluk bombardımanı (saturation bombing) aynı zamanda halı bombardımanı (carpet bombing) olarak da bilinir.

tıpkı atom bombası gibi, tıpkı napalm gibi, tıpkı kimyasal silahlarla gibi doygunluk bombardımanı da insan ırkının kötülük için şeytana ihtiyaç duymadığının bir göstergesidir. şeytan dediğimiz şey acaba insan ırkı mı?

tarihteki ilk doygunluk bombardımanı 1938 yılında barcelona üzerinde uygulanır faşist alman ve italyan hava kuvvetleri barcelona’yı 3 gün boyunca bombalar ve tam 1300 sivil hayatını kaybeder. zaten doygunluk bombardımanın amacı da yerle bir etmektir. taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmamaktır. sadece insan değil doğaya da kalıcı hasar vermektir.

tıpkı dünya savaşı esnasında 1945 yılında wesel’in bombalanması gibi. çünkü bu bombardımandan sonra şehrin yüzde doksan yedisi yok oldu.

bu bir savaş suçudur elbette. peki şımarık ve kibirli insan ırkının umurunda mı? elbette hayır.

belki bir kişinin umurundadır. ruhumuz, vicdanımız ve yüzümüzdeki kırık gülümseyiş olan kurt vonnegut’ın. çünkü dresden doygunluk bombardımanına uğradığında büyük yazar tam da oradaydı. anlamsızca yerle bir edilen dresden’deki enkazın altından elinde bir başyapıtla çıktı. mezbaha no:5.

doygunluk bombardımanı gibi merhametsiz her eylem dünyadaki “mezbaha” sayısını artıracaktır. kendi bacağımızdan asılmasak mı artık?
devamını gör...

ya korkak ve cesaret edemiyor ya da karşıdan o hissi alamadığı için boşa sarf etmiyor.
devamını gör...

gene magritte - the human condition(1933)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu çektiğim fotoğrafın şarkısıda budur.
mabel matiz-gök nerede
buradan

karşıyaka-bostanlı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dedim ya;
hiç yoktan susturuldu şarkımız.
gözüm yaşarıyor
göğsüm daralıyor
yüreğim yanıyor
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
olmasaydı sonumuz böyle.
devamını gör...

bir jön'ün içinde ne koparsa kopsun yaşamaya mecali her zaman vardır! hayatın jönlere sandığından çok daha fazla ihtiyacı var! kendine gel ve rütbeni unutma, ona sahip çık sevgili yazar!
devamını gör...

benim için bu başlık itiraflar köşesi önce onu belirteyim. daha fazla vicdan azabına katlanamayacağım için yazıyorum. normal sözlük ahalisi ne kadar kalpazan ve şerefsiz olduğumu öğrenmeli artık.

-ortaokulda halı saha maçı için 60 milyon toplanması lazımdı. ben 90 milyon topladım. 30 milyonu ezdim. bunuda hemen hemen her sene, her maç yaptım.

-ortaokulda beden eğitimi parası toplanacaktı. fırsat bu fırsat hocam ben toplarım diye hemen öne atladım. hocamız 2.5 milyon toplamamı söyledi. ben 3 milyon topladım. kişi başı 500 bin kar ettim.

-annemin zarfın içinde verdiği servis ücretini, servis şoförüne vermedim. aylık 250 milyon olan servis ücretini 3 ay boyunca yedim. toplamda 750 milyon. servisçinin babamı araması sonrası yakalandım. 12 yaşında ilk evden kovulma tecrübemi yaşadım. 2 hafta anneannem de kaldım.

-bunu iki kişi yaptık.lisedeyken sigara makinasına çomak sokup sigara çaldık. başka bir tekele sattık. kazandığımız parayıda iddaa da kaybettik.

-2009 yılında antalya’da tatildeyken danimarkalı turistlere viagra diye mint şeker sattım. 12 dolar kazandım.

-üniversite yıllarında bir hanımefendi ile tanışmak için tokasını çalmıştım. bu toka sizin mi diye muhabbete girip 1.5 yıl sevgili kalmıştık. eski sevgilim 1.5 yıl boyunca clark benim çok sevdiğim tokamı buldu, bana getirdi öyle tanıştık diye anlattı herkese. her ortamda da ayyyy çok romantik tepkileri havada uçuştu. istifimi hiç bozmadan devam ettim. özür dilerim bebeğim, kendini çok kaptırmıştın bozmak istemedim ama bu seni sevmediğim anlamına çıkmaz. sevdim.

-ortaokulda yine annemin öğretmenlerine götür diye yaptığı poğaçaları sınıfta sattım. iyi para kazandım.

ohh be en önemlileri bunlardı. bir rahatlama geldi bana yazınca.
devamını gör...

fransızca paddock kelimesinden dilimize yerleşmiştir. çayır veya etrafı çitle çevrili çimenlik alan olmasının yanında; hipodromda, yarış atlarının yedekte gezdirildikleri yer anlamına da gelir.
halk arasında kurban satışı yapılan pazarlarda, hayvanların bekletildikleri alanlara da denir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim