lucifer'i savunmak
gerçekten böyle bir şey olabilir mi ya? sorusunu sordurmuştur.
edit: başlık sazan avıdır. (bkz: grup psikolojisinin sözlükteki önemi)
edit: başlık sazan avıdır. (bkz: grup psikolojisinin sözlükteki önemi)
devamını gör...
söylendiğinde huzur veren cümleler
kısa ve öz "iyi ki varsın" denilmesidir. insanı pamuk gibi eder.
devamını gör...
evlenmelerine izin verilmeyen gençlerin intihar etmesi
gençliğin vermiş olduğu hezeyanla hata yapan kişilerdir.
devamını gör...
karma puanla özellik açmak yerine rozet almak
orda takipçileri görme gibi bir özellik varken yapmayacağım olaydır . şu tanımlarımı beğeninde şu özelliği bi açem.
devamını gör...
uzay kirliliği
uzay kirliliği son 40 yılda ortaya çıkan bir sorundur. dünya'ya yakın yörüngelerde dönen uydular için bir başka tehdit de uzay kirliliğidir. ... dünya'nın çevresinde, değişik yörüngelerde dönen ve artık herhangi bir işlevi olmayan, insan yapımı cisimlerin tümü, uzay kirliliği olarak adlandırılır.

yasamtekno.com/uzay-kirlili...
her yere, her şeye zararımız var..
devamını gör...
inanmadığı dinle sabah akşam uğraşan ateist
totalde bütün dinleri reddetmesi gerekirken durup durup islam'a sataşan tiptir. abicim hristiyanlık var, musevilik var hinduizm var... biraz da git onları oku araştır vizyonunu genişlet. sonra yine reddedersin.
not: gerçek ateistlik bu değil.
not: gerçek ateistlik bu değil.
devamını gör...
yara izi
“ iyi bir yara izi, en iyi nasihatten daha değerlidir.”
devamını gör...
kedisi olmayan yazar
ben.
3 çocuk var, ev yeterince kalabalık.
onlar yuvadan uçunca bende bir kedi alabilirim.
belki de almam.
sessizlik iyi olabilir.
tüy müy çekemeyebilirim.
ya da bahçeli bir eve geçerim. kedi, köpek, koyun, inek, tavuk alırım belki de.
her şey mümkün.
3 çocuk var, ev yeterince kalabalık.
onlar yuvadan uçunca bende bir kedi alabilirim.
belki de almam.
sessizlik iyi olabilir.
tüy müy çekemeyebilirim.
ya da bahçeli bir eve geçerim. kedi, köpek, koyun, inek, tavuk alırım belki de.
her şey mümkün.
devamını gör...
avatar: the last airbender
ateş ulusunun sahip olduğu refahı tüm dünyaya yaymak için başlattığı savaşı bitirmeye çalışan, 13 yaşındaki bir çocuğun (bkz: aang) ve arkadaşlarının (bkz: sokka)(bkz: toph)(bkz: katara) (bkz: zuko) maceralarını anlatan çizgi dizi.
tüm elementleri bükmeyi belirli bir sıra ile öğrenmesi gerekir ki bu da avatar döngüsünün sırasıdır. ateş, hava, su, toprak. avatar her öldüğünde sıradaki ulusta tekrar hayat bulur. ateş kralı ozai bu döngüyü bozmak için tüm hava ulusunu katletmiş sadece bir hava bükücü kurtulmuştur. zaten dizinin adı da bu yüzden last airbender dır.
legend of korra serisinde tüm avatar döngüleri, iki kadim ruh raava ve vaatu, ilk avatar detaylıca anlatılsa da mavi ruhlar konusuna pek değinilmemiştir. merak edenler için sorası spoiler;
--! spoiler !--
avatarın ne zaman doğacı hangi ulusta doğacağı bilindiği gibi ona yolculuğunda eşlik edip element bükmeyi öğretecek bir de mavi ruhlar vardır. bu kişiler de avatarın doğumuyla doğar, hayatlarını sahip olduğu ulusun en iyisi olmak için harcar ve avatarı geliştirirler. avatar bir buz kütlesinde 100 yıl kalınca onun dönemi için kader tarafından seçilen mavi ruhlar değişen kader karşısında işe yaramaz duruma düşmüştür. örnek vermek gerekirse kral bumi bu mavi ruhlardan toprak bükmeyi öğretecek kişiydi ama onun öğretileri avatarın ortaya çıktığı döneme uygun olmadığından avatarı eğitmeti reddetmiş, avatara "toprağı dinlemeyi bilen" bir toprak bükücüye yönlendirmiştir. bumi barış zamanının hocası iken şartlar savaşa yönelik hoca bulmayı gerektirmekteydi. (savaş ve barış durumu mavi ruhlarını daha sonra detaylıca açıklarım)
--! spoiler !--
tüm elementleri bükmeyi belirli bir sıra ile öğrenmesi gerekir ki bu da avatar döngüsünün sırasıdır. ateş, hava, su, toprak. avatar her öldüğünde sıradaki ulusta tekrar hayat bulur. ateş kralı ozai bu döngüyü bozmak için tüm hava ulusunu katletmiş sadece bir hava bükücü kurtulmuştur. zaten dizinin adı da bu yüzden last airbender dır.
legend of korra serisinde tüm avatar döngüleri, iki kadim ruh raava ve vaatu, ilk avatar detaylıca anlatılsa da mavi ruhlar konusuna pek değinilmemiştir. merak edenler için sorası spoiler;
--! spoiler !--
avatarın ne zaman doğacı hangi ulusta doğacağı bilindiği gibi ona yolculuğunda eşlik edip element bükmeyi öğretecek bir de mavi ruhlar vardır. bu kişiler de avatarın doğumuyla doğar, hayatlarını sahip olduğu ulusun en iyisi olmak için harcar ve avatarı geliştirirler. avatar bir buz kütlesinde 100 yıl kalınca onun dönemi için kader tarafından seçilen mavi ruhlar değişen kader karşısında işe yaramaz duruma düşmüştür. örnek vermek gerekirse kral bumi bu mavi ruhlardan toprak bükmeyi öğretecek kişiydi ama onun öğretileri avatarın ortaya çıktığı döneme uygun olmadığından avatarı eğitmeti reddetmiş, avatara "toprağı dinlemeyi bilen" bir toprak bükücüye yönlendirmiştir. bumi barış zamanının hocası iken şartlar savaşa yönelik hoca bulmayı gerektirmekteydi. (savaş ve barış durumu mavi ruhlarını daha sonra detaylıca açıklarım)
--! spoiler !--
devamını gör...
bir günlüğüne tanrı olunsa yapılacak şeyler
tüm çocukları mutlu ederdim. dünya üzerindeki kötülüğü silerdim. herkesin mutlu ve eşit olmasını sağlardım. bir günlük de olsa.
ay bir de dünyanın her yerinde müzik çalmasını sağlardım. sokakta, evde her yerdee...
ay bir de dünyanın her yerinde müzik çalmasını sağlardım. sokakta, evde her yerdee...
devamını gör...
türklerin öğrenemediği şeyler
toplu taşıma bir durağa gelince öncelik binenlerin değil inenlerindir.
sığır gibi kapıyı zorlamanın anlamı yok.
sığır gibi kapıyı zorlamanın anlamı yok.
devamını gör...
bakire olmayan kadınla evlenmek
para karşılığında bile cinsellik yaşayan erkekler tarafından sorgulanan eylem. ama "kardeş bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" diye sormazlar mı adama? bence sorarlar.
şimdi bu mesele bir tercihtir doğru. sen kendini bu konulardan sakınıyorsundur, eşinin de böyle biri olmasını isteyebilirsin, bunda bir sorun yok. ama her türlü naneyi yiyip sonra "işim in hilalinden tirtimiz bir hinim ulmalı" demek de ne bileyim, gerzekçe lan.
bu arada o zara çok şey etmeyin beyler, inanmayın yani. bir iğne bir iplikle dikiliyor, vallahi bak.
şimdi bu mesele bir tercihtir doğru. sen kendini bu konulardan sakınıyorsundur, eşinin de böyle biri olmasını isteyebilirsin, bunda bir sorun yok. ama her türlü naneyi yiyip sonra "işim in hilalinden tirtimiz bir hinim ulmalı" demek de ne bileyim, gerzekçe lan.
bu arada o zara çok şey etmeyin beyler, inanmayın yani. bir iğne bir iplikle dikiliyor, vallahi bak.
devamını gör...
insan ilişkilerinin öğrettikleri
kaba bir deyişle "soba" benzetmesine konu olan tecrübelerdir.
sebebi de yaydığı ısıya göre* belli bir mesafede durmak gerektiğidir.
yoksa insanı fazlasıyla yakabilir ya da soğuktan titretebilir.
sebebi de yaydığı ısıya göre* belli bir mesafede durmak gerektiğidir.
yoksa insanı fazlasıyla yakabilir ya da soğuktan titretebilir.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
sen!
her defterin sol sayfasisin..
hep bu sefer de denilen..
üzüntü sebebi..
sağ sayfanın sagindakisin/otekisin..
ona en güzel şiirler yazılırken..
sen iç geçirip.. bakansin..
nolur
evet bu sefer şiir olmasın
sadece karala.. boş bırakma..
defteri her kapatisinda..
beni sağ yanıma..
mecbur bırakma..
bir parça mürekkep..
belki iz bırakır..
anlam kazanır..
ahh.. bak çevirdi yine sayfayı..
-greenland' a sevgilerle-
her defterin sol sayfasisin..
hep bu sefer de denilen..
üzüntü sebebi..
sağ sayfanın sagindakisin/otekisin..
ona en güzel şiirler yazılırken..
sen iç geçirip.. bakansin..
nolur
evet bu sefer şiir olmasın
sadece karala.. boş bırakma..
defteri her kapatisinda..
beni sağ yanıma..
mecbur bırakma..
bir parça mürekkep..
belki iz bırakır..
anlam kazanır..
ahh.. bak çevirdi yine sayfayı..
-greenland' a sevgilerle-
devamını gör...
ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler
kırmızı oda.
nasıl vıcık vıcık bir şeye dönüştü bu dizi hakkaten. her şeyi varoşlaştırmakta üstümüze yok maşallah. bir kurtulamadık en iyi oyuncu en çok ağlatan oyuncu, en çok güldüren oyuncu klişesinden. baska da bir duygumuz yok çünkü? kanalı açınca göğüs kafesimin sıkıştığını hissediyorum resmen. bu kadar demogojiyi annem yapmadı bana hayatım boyunca.
insanı terapiden de, psikolojiden de soğutan dizi.
nasıl vıcık vıcık bir şeye dönüştü bu dizi hakkaten. her şeyi varoşlaştırmakta üstümüze yok maşallah. bir kurtulamadık en iyi oyuncu en çok ağlatan oyuncu, en çok güldüren oyuncu klişesinden. baska da bir duygumuz yok çünkü? kanalı açınca göğüs kafesimin sıkıştığını hissediyorum resmen. bu kadar demogojiyi annem yapmadı bana hayatım boyunca.
insanı terapiden de, psikolojiden de soğutan dizi.
devamını gör...
tunalı hilmi
civarındaki sokaklarda yeniden saatlerce gezmek istediğim, kaç yıldır ankara'ya uğrayamamaktan dolayı büyük özlem duyduğum, adeta burnumda tüten cadde.
belki de en çok, komşu sokaklarını ve yolculuğun kendisini seviyordum. kimi zaman billur'dan, bazen de güniz'den gelip, kuğulu'ya merhaba dedikten sonra caddeye kıvrılmak, pasaja bir ucundan dalıp hemencecik diğer ucundan çıkmak dünya üzerindeki en büyük eğlence oluveriyordu. ayaklara kara sular indikten sonraysa adres hep belliydi. kalan son gücümle, ya bülten'den ya da büklüm'den yokuş yukarı, kavaklı ilkokulu'na çıkmak. hemen karşısında bilir taksi vardır. görüp görebileceğiniz en efendi şoförleri, kraliyet enstitüsü sınavlarına tabi tutarak aldıklarına inandığım taksilerinden birine binilir ve önce otogar, sonra da eve dönüş yolculuğu başlardı.
pasaj demişken, alt katına uğramadan da geçmek olmaz. 90'ların başında satın aldığım ilk yabancı cd'lerimin çoğunu, pasajın altındaki plakçıdan edinmişimdir. zira başka yerde gerçekten bulamayacağınız, epeyce geniş bir koleksiyonu vardı nuri usta'nın. "peki deck'inde disk çalar var mı genç?" diye sorar, emin olmak isterdi satmadan önce de. bir de uzunçalardan, ferro krom kasetlere kaliteli kayıtlar alırdı, farkı anlayamazdık. birbirinden güzel anıları biriktirdiğim caddeye en kısa zamanda tekrar kavuşmak ümidiyle...
belki de en çok, komşu sokaklarını ve yolculuğun kendisini seviyordum. kimi zaman billur'dan, bazen de güniz'den gelip, kuğulu'ya merhaba dedikten sonra caddeye kıvrılmak, pasaja bir ucundan dalıp hemencecik diğer ucundan çıkmak dünya üzerindeki en büyük eğlence oluveriyordu. ayaklara kara sular indikten sonraysa adres hep belliydi. kalan son gücümle, ya bülten'den ya da büklüm'den yokuş yukarı, kavaklı ilkokulu'na çıkmak. hemen karşısında bilir taksi vardır. görüp görebileceğiniz en efendi şoförleri, kraliyet enstitüsü sınavlarına tabi tutarak aldıklarına inandığım taksilerinden birine binilir ve önce otogar, sonra da eve dönüş yolculuğu başlardı.
pasaj demişken, alt katına uğramadan da geçmek olmaz. 90'ların başında satın aldığım ilk yabancı cd'lerimin çoğunu, pasajın altındaki plakçıdan edinmişimdir. zira başka yerde gerçekten bulamayacağınız, epeyce geniş bir koleksiyonu vardı nuri usta'nın. "peki deck'inde disk çalar var mı genç?" diye sorar, emin olmak isterdi satmadan önce de. bir de uzunçalardan, ferro krom kasetlere kaliteli kayıtlar alırdı, farkı anlayamazdık. birbirinden güzel anıları biriktirdiğim caddeye en kısa zamanda tekrar kavuşmak ümidiyle...
devamını gör...
kafede yalnız başına oturan insan
çok uzun süredir benimdir. bunun sebebi hem çevremdeki insanlarla artık görüşmememdir hem de biraz bunu tercih etmemdir. kulaklığımı takıp oturup bir şeyler yazmak ya da ne bileyim denizi izlemek daha çok hoşuma gidiyor. yaş aldıkça yalnızlığın o kadar da kötü olmadığını anlıyor insan. kendi kendime geçirdiğim o uzun vakitlerde eğer kendimi eğlendiremiyorsam demek ki kendimle yeteri kadar barış sağlayamamışımdır... ben bunu öyle anlıyorum yani...
bazen yanıma bir çocuk gelir, bazen karşımdaki insana gülümserim, bazen bir yaşlıyla muhabbet ederim.. yanımda biri olsa bunları yapamam, içimden geldiği gibi o vakti geçiremem.. umarım bir gün yanında bunları yapabileceğim bir insan hayatıma girer..
bazen yanıma bir çocuk gelir, bazen karşımdaki insana gülümserim, bazen bir yaşlıyla muhabbet ederim.. yanımda biri olsa bunları yapamam, içimden geldiği gibi o vakti geçiremem.. umarım bir gün yanında bunları yapabileceğim bir insan hayatıma girer..
devamını gör...
supermassive black hole
t: bir fifa 2007 klasiği olan parça.
vay be ulan, yaşlanmışız. acayip gaza getirirdi.
üstat 2017'de bile hala aynı:
vay be ulan, yaşlanmışız. acayip gaza getirirdi.
üstat 2017'de bile hala aynı:
devamını gör...

