sözlükteki bitmez vedaların yazarları
daha önce depresyona girip sessiz sedasız giden bir yazar olarak katıldığım başlıktır.
aldım ceketimi çıktım gittim. kimseye basın toplantısı yapıp duyurmadım. kimim ulan ben böyle hareketler yapacağım.
aldım ceketimi çıktım gittim. kimseye basın toplantısı yapıp duyurmadım. kimim ulan ben böyle hareketler yapacağım.
devamını gör...
haklıyken susmak
yorulmuştur, karşısındaki kişinin harcadığı çabaya değmeyeceğini anlamıştır ve haklı olmak artık gereksizdir çünkü herkes gereksiz şekilde haklıdır...
devamını gör...
aşı karşıtlarının zeka seviyesi
sırf gezmek için aşı olmayı düşünüyorlarsa,deneyler falan yapılmalı tabii.olmaz böyle seviye.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bana ailenden en çok kimi seviyorsun diye sorsalar kardeşim derdim. hem de annem ve babam için hiç tereddüt etmeden onu seçerdim. beni hayatta en cok sevenin de o olduğuna tüm varligimla inanıyorum. ailemden beni tek yalnız hissettirmeyen bana sevgisini her koşulda gösteren tek kişi. iyi ki var.
devamını gör...
babalar günü
türkiye için bugün, avrupa için geçen hafta pazar günü olan babaların günüdür.
anneni mi babanı mı çok seviyorsun denildiğinde hep annemi seçtim. uzun süre babamı çok kısa süreçler halinde görmüştüm küçükken, büyüyünce değişen tek şey hemen/hergün görebilmem oldu. çok konuşmuyoruz, muhabbeti yok babamın. max 3 cümlelik dialoglar gelişiyor benle arasında. şu yaşıma kadar babam öğretti diyebileceğim hiç bir şeyim olmadı geriye dönüp bakarsam. az içim buruk ona karşı ya neyse onu böyle kabul ettim.
ama hala arada içime batar, kardeşimin bi sorunu olduğunda yanına gidip hemen konuşması, gönlünü almaya çalışması, hele de benim çocukluğum pinç edilmişken…
kırgınım sana baba, yaramızda kalsın.
anneni mi babanı mı çok seviyorsun denildiğinde hep annemi seçtim. uzun süre babamı çok kısa süreçler halinde görmüştüm küçükken, büyüyünce değişen tek şey hemen/hergün görebilmem oldu. çok konuşmuyoruz, muhabbeti yok babamın. max 3 cümlelik dialoglar gelişiyor benle arasında. şu yaşıma kadar babam öğretti diyebileceğim hiç bir şeyim olmadı geriye dönüp bakarsam. az içim buruk ona karşı ya neyse onu böyle kabul ettim.
ama hala arada içime batar, kardeşimin bi sorunu olduğunda yanına gidip hemen konuşması, gönlünü almaya çalışması, hele de benim çocukluğum pinç edilmişken…
kırgınım sana baba, yaramızda kalsın.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
yeni yıl şakaları bittiyse tavrımızı takınıp ciddiyetimizi koruyalım lütfen . dolar yedi buçuk, euro dokuz lira ulan. yarın aynı türkiye'ye uyanacaksınız.
devamını gör...
kafa sözlük
yazıp çıktığım sözlük. benim için çok önemli mi burası? açıkçası değil. yazıyorum, okuyorum, oyluyorum. iyi de insanlar var gördüğüm kadarıyla. şu an idare ediyor.
şimdi her sözlükte bir kitle vardır. mağdur olduğunu iddia eder. belirli doğruları vardır, herkes o doğrulara uygun davransın ister. onların kutsallarına söz söylenmeyecek, onların rahatsız olduğu yazım yanlışları yapılmayacak, onların desteklediği siyasi parti hakkında tek bir eleştiri bile ortaya konulmayacaktır. mesela sen onun inandığı a konusunu eleştirirsin, o alakasız şekilde gelir b konusuna saldırır.
ve inanın arkadaşlar sözlükler böyledir. bugün en kaliteli sayılan ekşi sözlük 99 yılında huzursuz ve çükü sorunsalını tartışıyordu. huzursuz penisini atmıştı. 99 yılında yazılmış çoğu giri o dönemin korkunç tiki yazım tarzı ile yazılmıştır. ekşi her tür görüşü içinde öyle böyle derken barındırmış ve sonucunda ekşi sözlük olmuştur. ssg ve kanzuk kişiliklerine yapılan saldırılara bile ses çıkaramazlar. çünkü sözlükler eleştirinin olduğu ortamlardır. her şey eleştirilebilir.
ve kimse bizlerin eğitim durumuna uygun şekilde davranamaz. bunu kimse zaten bir diğerinden bekleyemez. kimse bizlerle aynı siyasi görüşü taşıyamaz, kimse bizlerin kutsallarına saygı duymak zorunda hiç değildir. hic kimse aynı dine inanmak zorunda değildir.
sözlük ortamında yazarlar bunu anlamalı. herkes bireysel olduğunu fark etse aslında sorun yok. herkes bir diğerini didiklerse burası mahalle gibi olur. keyifsizleşir.
benim şu an için gördüğüm tek sorun aynı başlık altına 2 giri yazamıyor olmamız. polemiklerin önüne geçmek için alınmış bir önlem olabilir ama son derece saçma bir uygulamadır. fikrim değişmiş olabilir, güncelleme yapmam gerekebilir, yeni şeyler öğrenmiş olabilirim. giriyi düzenleyip düşündüğüm şeyleri eklemek yerine aynı başlıkta fikrimi dile getirebilirim.
evet. sevgiler hepimize.
şimdi her sözlükte bir kitle vardır. mağdur olduğunu iddia eder. belirli doğruları vardır, herkes o doğrulara uygun davransın ister. onların kutsallarına söz söylenmeyecek, onların rahatsız olduğu yazım yanlışları yapılmayacak, onların desteklediği siyasi parti hakkında tek bir eleştiri bile ortaya konulmayacaktır. mesela sen onun inandığı a konusunu eleştirirsin, o alakasız şekilde gelir b konusuna saldırır.
ve inanın arkadaşlar sözlükler böyledir. bugün en kaliteli sayılan ekşi sözlük 99 yılında huzursuz ve çükü sorunsalını tartışıyordu. huzursuz penisini atmıştı. 99 yılında yazılmış çoğu giri o dönemin korkunç tiki yazım tarzı ile yazılmıştır. ekşi her tür görüşü içinde öyle böyle derken barındırmış ve sonucunda ekşi sözlük olmuştur. ssg ve kanzuk kişiliklerine yapılan saldırılara bile ses çıkaramazlar. çünkü sözlükler eleştirinin olduğu ortamlardır. her şey eleştirilebilir.
ve kimse bizlerin eğitim durumuna uygun şekilde davranamaz. bunu kimse zaten bir diğerinden bekleyemez. kimse bizlerle aynı siyasi görüşü taşıyamaz, kimse bizlerin kutsallarına saygı duymak zorunda hiç değildir. hic kimse aynı dine inanmak zorunda değildir.
sözlük ortamında yazarlar bunu anlamalı. herkes bireysel olduğunu fark etse aslında sorun yok. herkes bir diğerini didiklerse burası mahalle gibi olur. keyifsizleşir.
benim şu an için gördüğüm tek sorun aynı başlık altına 2 giri yazamıyor olmamız. polemiklerin önüne geçmek için alınmış bir önlem olabilir ama son derece saçma bir uygulamadır. fikrim değişmiş olabilir, güncelleme yapmam gerekebilir, yeni şeyler öğrenmiş olabilirim. giriyi düzenleyip düşündüğüm şeyleri eklemek yerine aynı başlıkta fikrimi dile getirebilirim.
evet. sevgiler hepimize.
devamını gör...
ingilizce klavye ile sözlükte yazmak
eksi sozluk'un ilk zamanlarinda yani 1999-2000 yillarinda html icerisinde ya da veritabani sistemlerinde turkce karakter destekleri ya yoktu ya sikintili ya da zahmeliydi. sanirim bu yuzden ssg nin ilk kodladigi sitede turkce karakterler de duzgun cikmadigi icin turkce klavyesi olanlar da turkce karakterleri yazmiyordu. hatta ş karakteri yerine $ kullanilmasi da bu sebepten cok yaygindi.
devamını gör...
hayal edilen ölüm şekli
uyurken tık gitmek.
devamını gör...
winston
ingiltere tarihinin en önemli siyasetçilerinden birisi olan, 2. dünya savaşı sırasında ingiltere başbakanı churchill'in ön adıdır. (bkz: winston churchill)
devamını gör...
çocuğunun yaşını ay olarak söyleyen ebeveyn
çocuğunun yaşı sorulduğunda 4,5 yaşında demek yerine 54 aylık diyerek size ufak çaplı bir beyin fırtınası yaptırtan ebeveyndir. hadi 2 yaşa kadar ay hesabı olarak söylemelerini anlayabiliyorum ama 3 4 yaştan sonrasına ay olarak cevap verdiklerinde oturup hesap yapmak zorunda kalıyorum.
devamını gör...
evrim hakkında hiçbir şey bilmeden evrim vardır diyen tip
evrim hakkında hiçbir şey bilmeden evrim yoktur demekten iyidir. en azından bilimden taraf olmuştur.
devamını gör...
sözlük radyosu yönetimi
yeni sözlüğün yeni radyosunun yönetimidir.
yanlış kabul etmez bir yönetimdir ama olsun çalışıyorlar emek veriyorlar.
durumu anladığım kadarıyla rock tribe yazarımız radyoya entegre faklı bir sistemle iki radyoyu birbirine bağlama gibi bir şey önermiş.
bu pek mantıklı gelmedi açıkçası bana da.
kendisi bir program yapıp " ben de radyoda yayın yapmak istiyorum" deseydi ben inanıyorum ki hiç kimse hayır demezdi.
bu arada gerçekten radyo ile uğraşan moderasyon ekibi yoldaştan daha çok yoruluyor ve vakit bulamıyor olabilirler.
yanlış kabul etmez bir yönetimdir ama olsun çalışıyorlar emek veriyorlar.
durumu anladığım kadarıyla rock tribe yazarımız radyoya entegre faklı bir sistemle iki radyoyu birbirine bağlama gibi bir şey önermiş.
bu pek mantıklı gelmedi açıkçası bana da.
kendisi bir program yapıp " ben de radyoda yayın yapmak istiyorum" deseydi ben inanıyorum ki hiç kimse hayır demezdi.
bu arada gerçekten radyo ile uğraşan moderasyon ekibi yoldaştan daha çok yoruluyor ve vakit bulamıyor olabilirler.
devamını gör...
sinirli kadınları sakinleştirme yolları
hiç ilişmeyin.
bağırsın, çağırsın, kırsın döksün,soğusun.
bağırsın, çağırsın, kırsın döksün,soğusun.
devamını gör...
iticilikte çığır açan sözcükler
biiiirrraaaader , bu kadar yavşiya yavşiya söylenmesi kadar itici bir laf yoktur.
aslında küfür etse , belki bu kadar sinir etmez beni.
aslında küfür etse , belki bu kadar sinir etmez beni.
devamını gör...
çörek
beni eskiye götüren hafif tatlımsı hamur işi.
eskiye götürme derinliğine bakacak olursak taaa çocukluğuma inebiliriz. çocukluğumda her bayram babaanne evinde toplanılırdı. babaannem de her bayram bu çörekten yapardı. eski köy evine girince mis gibi kokan ekmek, yerini mis gibi kokan anasona bırakırdı. burun deliklerinizden giren koku başınızı döndürürdü. elbette çöreklerin yeri belli. üzerine bez örtülmüş tepsiler, kapının girişinde bulunan masanın üzerinde olurdu. çöreklerin yerinin belli olduğu ölçüde o çörekleri kimlerin yiyeceği de belliydi. bunların başında; büyük amcamın eşi ve çocukları, küçük halam ve diğerleri. yani bir bakıma çörekler onlar için özel yapılırdı. küçük halam istanbul'dan geldiği için, büyük amcam da genç yaşında vefat ettiği için bu iki hususa hep bi özen gösterilirdi. biz de babaanne evine gittiğimizde çörek yerdik; ama kimin için yapıldığının bilincinde olarak yerdik. bunu düşününce insan biraz hüzünleniyor.
gün geçti, devran döndü. babaannem vefat etti. eskisi gibi bayram günü toplaşmaları kalmadı. ama çörek özlemi her daim devam etti. özlem olunca çörek yapma işini annem üstlendi. babaannemin yaptığından da güzel oldu. tabii ben de gözlemci olarak her daim annemin yanında oldum, oluyorum, olacağım. * şimdi de bu güzelliği sizinle paylaşıyorum.
malzemeler
* yoğurmak isterseniz un, su, tuz ile bir hamur oluşturacağız. böyle biraz sert oluyor. sert olmasını engellemek için bu üçlünün içine ;
* 1 su bardağı sıvı yağ
* 1 su bardağı ılık süt ekleyebiliriz. ( eğer yoğurmaya üşenirsek fırından hazır yoğurulmuş ekmek hamuru da alabiliriz, tercih bizim, keyif bizim swh.)
* 1 küp yaş maya
* 1 - 2 çorba kaşığı anason
* şeker
* 2 su bardağı iri kıyılmış ceviz
* sıvı yağ
yapılışı:
öncelikle hamurumuzu güzelce yoğuralım. biraz ele yapışan bir hamur olacak. bu kısım biraz sinir bozucu olsa da hamuru açmak için kullanacağımız sıvı yağ ile o yapışkanlığı hissetmeyeceğiz. hamur yoğrulunca mayalanması için bir kenarda bekletelim. bu sırada cevizleri iri iri kıyalım, anasonu bir havanda dövelim. dövelim ki yağı çıksın. kokusu evin içine yayılsın. döverken sizi yıpratan olayları düşünüp daha da kuvvetli olabilirsiniz. *
tüm bunları yaptıktan sonra hamurumuz mayalanmış olacaktır. hamurumuzdan irice bir parça koparalım ve sıvı yağ ile hamuru tezgahın üzerinde açalım. mayalı bir hamur olduğu için, hamuru açmaya çalıştıkça hamur küçülecek, adeta bizimle inatlaşacak.bu inatlaşmanın sonunda biz kazanacağız tabii ki. * yağla iyice incelmiş hamura dövülmüş anasonu ve iri kıyılmış cevizi güzelce serpiştirelim. anasonun acılığını kırmak için hamurun üzerine 1-2 yemek kaşığı şeker serpiştirelim ve bu üçlüyü -hamura iyice yapışması için- elimizle iyice bastıralım. bir ucundan rulo şeklinde sarmaya başlayalım. hamuru sarmayı bitirince kalın bir rulo olacak ve bu kalın hamuru tezgaha vura vura inceltelim. üç parmak genişliğinde keselim ve hamur kısımları yukarı bakacak şekilde tepsiye dizelim. içli kısım yukarı bakarsa cevizler yanabilir ve tadı hoş olmaz. hamur kısımları yukarı bakınca ser olabiliyor bazen. tepsiyi bu şekilde doldurduktan sonra önceden ısıtılmış 180-200 derece fırında çöreklerin üzeri kızarana kadar pişirelim. çörek pişerken evin içini anason kokutup kendimizden geçebiliriz.
bu da çöreğimizin pişmiş hâlidir.
eskiye götürme derinliğine bakacak olursak taaa çocukluğuma inebiliriz. çocukluğumda her bayram babaanne evinde toplanılırdı. babaannem de her bayram bu çörekten yapardı. eski köy evine girince mis gibi kokan ekmek, yerini mis gibi kokan anasona bırakırdı. burun deliklerinizden giren koku başınızı döndürürdü. elbette çöreklerin yeri belli. üzerine bez örtülmüş tepsiler, kapının girişinde bulunan masanın üzerinde olurdu. çöreklerin yerinin belli olduğu ölçüde o çörekleri kimlerin yiyeceği de belliydi. bunların başında; büyük amcamın eşi ve çocukları, küçük halam ve diğerleri. yani bir bakıma çörekler onlar için özel yapılırdı. küçük halam istanbul'dan geldiği için, büyük amcam da genç yaşında vefat ettiği için bu iki hususa hep bi özen gösterilirdi. biz de babaanne evine gittiğimizde çörek yerdik; ama kimin için yapıldığının bilincinde olarak yerdik. bunu düşününce insan biraz hüzünleniyor.
gün geçti, devran döndü. babaannem vefat etti. eskisi gibi bayram günü toplaşmaları kalmadı. ama çörek özlemi her daim devam etti. özlem olunca çörek yapma işini annem üstlendi. babaannemin yaptığından da güzel oldu. tabii ben de gözlemci olarak her daim annemin yanında oldum, oluyorum, olacağım. * şimdi de bu güzelliği sizinle paylaşıyorum.
malzemeler
* yoğurmak isterseniz un, su, tuz ile bir hamur oluşturacağız. böyle biraz sert oluyor. sert olmasını engellemek için bu üçlünün içine ;
* 1 su bardağı sıvı yağ
* 1 su bardağı ılık süt ekleyebiliriz. ( eğer yoğurmaya üşenirsek fırından hazır yoğurulmuş ekmek hamuru da alabiliriz, tercih bizim, keyif bizim swh.)
* 1 küp yaş maya
* 1 - 2 çorba kaşığı anason
* şeker
* 2 su bardağı iri kıyılmış ceviz
* sıvı yağ
yapılışı:
öncelikle hamurumuzu güzelce yoğuralım. biraz ele yapışan bir hamur olacak. bu kısım biraz sinir bozucu olsa da hamuru açmak için kullanacağımız sıvı yağ ile o yapışkanlığı hissetmeyeceğiz. hamur yoğrulunca mayalanması için bir kenarda bekletelim. bu sırada cevizleri iri iri kıyalım, anasonu bir havanda dövelim. dövelim ki yağı çıksın. kokusu evin içine yayılsın. döverken sizi yıpratan olayları düşünüp daha da kuvvetli olabilirsiniz. *
tüm bunları yaptıktan sonra hamurumuz mayalanmış olacaktır. hamurumuzdan irice bir parça koparalım ve sıvı yağ ile hamuru tezgahın üzerinde açalım. mayalı bir hamur olduğu için, hamuru açmaya çalıştıkça hamur küçülecek, adeta bizimle inatlaşacak.bu inatlaşmanın sonunda biz kazanacağız tabii ki. * yağla iyice incelmiş hamura dövülmüş anasonu ve iri kıyılmış cevizi güzelce serpiştirelim. anasonun acılığını kırmak için hamurun üzerine 1-2 yemek kaşığı şeker serpiştirelim ve bu üçlüyü -hamura iyice yapışması için- elimizle iyice bastıralım. bir ucundan rulo şeklinde sarmaya başlayalım. hamuru sarmayı bitirince kalın bir rulo olacak ve bu kalın hamuru tezgaha vura vura inceltelim. üç parmak genişliğinde keselim ve hamur kısımları yukarı bakacak şekilde tepsiye dizelim. içli kısım yukarı bakarsa cevizler yanabilir ve tadı hoş olmaz. hamur kısımları yukarı bakınca ser olabiliyor bazen. tepsiyi bu şekilde doldurduktan sonra önceden ısıtılmış 180-200 derece fırında çöreklerin üzeri kızarana kadar pişirelim. çörek pişerken evin içini anason kokutup kendimizden geçebiliriz.
bu da çöreğimizin pişmiş hâlidir.
devamını gör...
aspava
allah
sağlık
para
afiyet
versin
amin
bu klişeyi tekrarlayalım da başkentli olduğumuz belli olsun.
sağlık
para
afiyet
versin
amin
bu klişeyi tekrarlayalım da başkentli olduğumuz belli olsun.
devamını gör...
kaldırımda karşıdan gelen insanla sağ sol oynamak
yüz yüze gelip kitlenme durumlarında başlayan ve çiftleşme danslarına benzeyen ritüel.
senkronize olup, aynı anda, aynı yönlere hamle yaparak iyice işin içinden çıkılmaz hale geldiği görülmüştür. rekorum, 4 kere aynı yöne hamle yapmaktır. en sonunda "sen bi sabit dur istersen" diyerek kurtulabilmiştim.
senkronize olup, aynı anda, aynı yönlere hamle yaparak iyice işin içinden çıkılmaz hale geldiği görülmüştür. rekorum, 4 kere aynı yöne hamle yapmaktır. en sonunda "sen bi sabit dur istersen" diyerek kurtulabilmiştim.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
everest dağı nepal'de bulunur. nepal, bayrağı dikdörtgen olmayan tek ülkedir.
tanım: duyunca şaşırdığımız ama genel kültürümüzü artırabilecek olan bilgilerdir.
tanım: duyunca şaşırdığımız ama genel kültürümüzü artırabilecek olan bilgilerdir.
devamını gör...
sarma ile dolmayı karıştıran birey
sarma yemeği ile dolma yemeğini karıştıran insan türüdür.
katık, sarılıyorsa, sarma yemeğidir; dolduruluyorsa dolma yemeğidir.
bu kadar basit bir çözümlemeyi anlamamaktan öte, gıcıklığına yapanlarda vardır.
katık, sarılıyorsa, sarma yemeğidir; dolduruluyorsa dolma yemeğidir.
bu kadar basit bir çözümlemeyi anlamamaktan öte, gıcıklığına yapanlarda vardır.
devamını gör...