kişilik doğuştan mı gelir çevreden mi edinilir sorunsalı
ikisinin karışımı olup talihi de es geçmemek lazım.
devamını gör...
satranç
çok ince olmasına rağmen hakkında birçok şey yazılıp çizilen zweig kitabı. öyle bir kitap ki, satranca ilgi duymayan insanları bile büyüleyen bir anlatıma sahip.
otoriterlik ile barış yanlılığının çatışması, iki karakter ile temsil edilmiş. öyle ki, czentovic başta kendisine söyleneni yapan fakat sonrasında yeteneği keşfedilip dünya şampiyonu olan bir karakter. fakat sonrasında kibirli ve para hırsı olan, iletişim kuramayan, ruhsuz ve tek bildiği kazanmak olan, bilgisiz birine dönüşüyor. onun için "ruhsuz" kelimesi en doğru tanım olacaktır, hitler rejimi gibi.
bir diğer karakter dr b. ise aydını ve barışı simgeleyen karakter. tamamıyla sağduyulu ve sanatçı ruhlu. 2. dünya savaşı sırası ve sonrasında hiçliğe sürüklenen birçok insan gibi.. ona atıfta bulunulmuş zaten bu karakter ile fakat o, hiçliğe ışık tutmaktadır. bana göre gerçek satranç dahisi o'dur.
satranca gelecek olursak, belki de hayatta kalma mücadelesidir satranç, bir oyundan çok fazlasıdır.
beğenmeyeninin olduğunu pek düşünmüyorum. popüler olduğundan ön yargı ile yaklaşan kişiler elbet olacaktır fakat kesinlikle popüler ama boş kitaplardan değildir. iyi okumalar.
otoriterlik ile barış yanlılığının çatışması, iki karakter ile temsil edilmiş. öyle ki, czentovic başta kendisine söyleneni yapan fakat sonrasında yeteneği keşfedilip dünya şampiyonu olan bir karakter. fakat sonrasında kibirli ve para hırsı olan, iletişim kuramayan, ruhsuz ve tek bildiği kazanmak olan, bilgisiz birine dönüşüyor. onun için "ruhsuz" kelimesi en doğru tanım olacaktır, hitler rejimi gibi.
bir diğer karakter dr b. ise aydını ve barışı simgeleyen karakter. tamamıyla sağduyulu ve sanatçı ruhlu. 2. dünya savaşı sırası ve sonrasında hiçliğe sürüklenen birçok insan gibi.. ona atıfta bulunulmuş zaten bu karakter ile fakat o, hiçliğe ışık tutmaktadır. bana göre gerçek satranç dahisi o'dur.
satranca gelecek olursak, belki de hayatta kalma mücadelesidir satranç, bir oyundan çok fazlasıdır.
beğenmeyeninin olduğunu pek düşünmüyorum. popüler olduğundan ön yargı ile yaklaşan kişiler elbet olacaktır fakat kesinlikle popüler ama boş kitaplardan değildir. iyi okumalar.
devamını gör...
dönmek
tüm yanıtları "hayır" olan yeni türkü şarkısı.
hayır mümkün değil dönmek, hayır yeniden yollara düşülmez, hayır neresi sıla neresi gurbet belli değil, hayır ipek yolları yalan, hayır sevda yolları adamın üstünden geçmez, hayır dünyanın kapıları hep kapalı, hayır mümkün değil gitmek, hayır rakılı akşamlar yok...
pardon pardon, çocuk gibi ağlıyor hâlâ sarhoşları, onu gözden kaçırmışım.
kendimi hiç görmem ki?
hayır mümkün değil dönmek, hayır yeniden yollara düşülmez, hayır neresi sıla neresi gurbet belli değil, hayır ipek yolları yalan, hayır sevda yolları adamın üstünden geçmez, hayır dünyanın kapıları hep kapalı, hayır mümkün değil gitmek, hayır rakılı akşamlar yok...
pardon pardon, çocuk gibi ağlıyor hâlâ sarhoşları, onu gözden kaçırmışım.
kendimi hiç görmem ki?
devamını gör...
ilk buluşmada normal sözlük yazarıyım demek
kafadan kaybettirecek bir muhabbet.
-başka hesabın var mı bi yerde?
+kafa sözlük'te yazıyorum.
-kafa sözlük mü?
+evet. ortam falan çok güzel.
-kadınların hep genellendiği yer değil mi orası?
+yok yaaa birkaç trollün işi onlar.
-sen yapmıyorsun yani?
+işim olmaz ya...erkek feministm ben zaten.
-(ben de yedim) hmm ne güzel.
+ehihihi!
-başka hesabın var mı bi yerde?
+kafa sözlük'te yazıyorum.
-kafa sözlük mü?
+evet. ortam falan çok güzel.
-kadınların hep genellendiği yer değil mi orası?
+yok yaaa birkaç trollün işi onlar.
-sen yapmıyorsun yani?
+işim olmaz ya...erkek feministm ben zaten.
-(ben de yedim) hmm ne güzel.
+ehihihi!
devamını gör...
ak parti'nin 2020'nin en beğenilen olayı anketi
ben beğenmedim.
devamını gör...
şunu da çantana atsana
lise yıllarımda annemden her evden çıkışımda duyduğum söz,
ya ekmek arası birşeyler
ya kağıt peçete
yada su.
başlığın anne hali diyebilirim*
ya ekmek arası birşeyler
ya kağıt peçete
yada su.
başlığın anne hali diyebilirim*
devamını gör...
mehmet pişkin
dünyanın en anlamlı filminin hem oyuncusu, hem yönetmenidir.
devamını gör...
normal sözlük hisse senedi
%50 ‘ye ben varım haydi yapılsın *
devamını gör...
arkadaşlık teklifini reddeden öğretmenin öldürülmesi
kadın cinayetlerini, kadınların serseri erkeklere duyduğu ilgiye bağlayanların açıp okuması gereken haberdir. birlikte olmasak da öldürülüyoruz. buradan
edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı mevlana mahallesi karasu caddesi üzerinde meydana gelen olayda, özel bir eğitim kurumunda rehberlik öğretmeni olarak çalışan 26 yaşındaki arife nur sarıoğlu, evinden çıkıp okula gittiği sırada arkadaşlık teklifini kabul etmediği tolga t. ile karşılaştı. tolga t., üzerinde bulunan tabanca ile genç öğretmeni vurdu. daha sonra kendisine de bir el ateş eden tolga t. de ağır yaralandı. haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
arife nur sarıoğlu, sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybederken, ağır yaralanan tolga t. de ambulansla erciyes üniversitesi tıp fakültesine kaldırıldı. arife nur sarıoğlu’nun cenazesi yapılan incelemenin ardından hastaneye kaldırıldı. olay yerine gelen genç öğretmenin ailesi de siniz krizi geçirdi.
edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı mevlana mahallesi karasu caddesi üzerinde meydana gelen olayda, özel bir eğitim kurumunda rehberlik öğretmeni olarak çalışan 26 yaşındaki arife nur sarıoğlu, evinden çıkıp okula gittiği sırada arkadaşlık teklifini kabul etmediği tolga t. ile karşılaştı. tolga t., üzerinde bulunan tabanca ile genç öğretmeni vurdu. daha sonra kendisine de bir el ateş eden tolga t. de ağır yaralandı. haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
arife nur sarıoğlu, sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybederken, ağır yaralanan tolga t. de ambulansla erciyes üniversitesi tıp fakültesine kaldırıldı. arife nur sarıoğlu’nun cenazesi yapılan incelemenin ardından hastaneye kaldırıldı. olay yerine gelen genç öğretmenin ailesi de siniz krizi geçirdi.
devamını gör...
yatağa girmeden yapılan şeyler
uyumadan önce hayal etmek için senaryo üretmek.
devamını gör...
adem ve havva elmayı yemeseydi cennette kalır mıydık sorunsalı
cevabı hayır olan sorudur. insanlar sahte incilleri/sahte tevrat'ı okuyup adem ve eşi meyve yediği için dünyada imtihan edildiğini zannediyor. ama kuran'ı okusalar gerçeği öğrenecekler. kuran insanların bu evrende imtihan için yaratıldığını anlatır. daha insan yaratılmadan öncesini anlatan ifadelerde bile bu çok net şekilde verilir. ayrıca adem ve eşi yalnız da değildir, başka insanlar da yaratılmıştır. bu ilk insanların hepsi dünyaya gönderilecekti zaten ama adem ve eşi emre karşı gelip yasak meyveyi yedikleri için daha önce buraya geliyorlar. bahçedeki diğer insanlar ise sonradan gönderilmekte.
blog yazımda şöyle anlatmıştım:
--- alıntı ---
"adem ve eşinden sonra başka kimseler de doğrudan topraktan yaratılmış olabilir
bakara
36. bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden çıkardı. biz de şöyle buyurduk: "bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak aşağıya inin. belli bir süre kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet/bir yararlanma imkânı olacaktır."
37. bunun üzerine âdem, rabbinden bazı kelimeler öğrenip belledi de o'na yöneldi. o da onun tövbesini kabul etti. gerçekten de o, evet o, tevvâb'dır, tövbeleri cömertçe kabul eder; rahîm'dir, rahmetini cömertçe yayar.
38. hepiniz oradan aşağı inin. dedik. benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiçbir korku yoktur. onlar kederle de yüzyüze gelmeyeceklerdir.
36. ayette ilk insan olan adem ve eşinin yasak ağaca yaklaşması sonucu aşağıya inmelerinden bahsedilirken, 38. ayetteki ifadeler ise , bu dünya için yaratılan bazı diğer insanların da topluca inmesine işaret ediyor gibi. çünkü 36. ayette zaten emir veriliyor, 38 ayette ise tekrardan hem de bu sefer “hepiniz inin” denilmesi ve ayrıca onlara elçiler geleceğinin de söylenmesi bu düşünceyi kuvvetlendiriyor.
yani;
1- ayetlerdeki ifadeler adem ve eşinden sonra daha başka insanların da doğrudan topraktan yaratıldığını gösteriyor gibi. eğer durum öyleyse, insanlığın çoğalmasının nasıl gerçekleştiği konusu da daha bir netliğe kavuşur.
2- insanların dünyada imtihan edilmelerinin nedeni adem ve eşinin işlediği günah değil(sadece adem ve eşi bu işledikleri günahın ceremesini çeker). herkes kendinden sorumludur ve zaten en başından evrenimizde imtihan(yani kendimizle yüzleşme) için yaratıldık.
--- alıntı ---
emre1974tr.blogspot.com/201...
blog yazımda şöyle anlatmıştım:
--- alıntı ---
"adem ve eşinden sonra başka kimseler de doğrudan topraktan yaratılmış olabilir
bakara
36. bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden çıkardı. biz de şöyle buyurduk: "bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak aşağıya inin. belli bir süre kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet/bir yararlanma imkânı olacaktır."
37. bunun üzerine âdem, rabbinden bazı kelimeler öğrenip belledi de o'na yöneldi. o da onun tövbesini kabul etti. gerçekten de o, evet o, tevvâb'dır, tövbeleri cömertçe kabul eder; rahîm'dir, rahmetini cömertçe yayar.
38. hepiniz oradan aşağı inin. dedik. benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiçbir korku yoktur. onlar kederle de yüzyüze gelmeyeceklerdir.
36. ayette ilk insan olan adem ve eşinin yasak ağaca yaklaşması sonucu aşağıya inmelerinden bahsedilirken, 38. ayetteki ifadeler ise , bu dünya için yaratılan bazı diğer insanların da topluca inmesine işaret ediyor gibi. çünkü 36. ayette zaten emir veriliyor, 38 ayette ise tekrardan hem de bu sefer “hepiniz inin” denilmesi ve ayrıca onlara elçiler geleceğinin de söylenmesi bu düşünceyi kuvvetlendiriyor.
yani;
1- ayetlerdeki ifadeler adem ve eşinden sonra daha başka insanların da doğrudan topraktan yaratıldığını gösteriyor gibi. eğer durum öyleyse, insanlığın çoğalmasının nasıl gerçekleştiği konusu da daha bir netliğe kavuşur.
2- insanların dünyada imtihan edilmelerinin nedeni adem ve eşinin işlediği günah değil(sadece adem ve eşi bu işledikleri günahın ceremesini çeker). herkes kendinden sorumludur ve zaten en başından evrenimizde imtihan(yani kendimizle yüzleşme) için yaratıldık.
--- alıntı ---
emre1974tr.blogspot.com/201...
devamını gör...
mas
kırtasiye ürünleri üreten bir firmanın ismidir.
düzenleyicileri ve ataç gibi ürünleri meşhurdur.
düzenleyicileri ve ataç gibi ürünleri meşhurdur.
devamını gör...
şule gürbüz
şule gürbüzle tanışmam ilber hocanın önerdiği kitaplara göz gezdirirken önerdiğini gördüm ve kambur (1992) kitabını alıp okumamla başladı. kambur kitabı kendisinin ilk kitabı olmasına rağmen olağanüstü bir kitaptı kelimeleri sihirli gibi gelmişti bana son derece olgun bir yazı stili bulunduğu için "nasıl ilk kitabı olabilir ya" gibi cümleler beynimin içinde sıkça dolaşmıştı. bu arada okumak isteyenler için kambur kitabı kendi cenazesine giden bir adamı anlatıyor. sonra sırasıyla zamanın farkında (2011) kitabını ve çoşkuyla ölmek (2012) öyle miymiş (2016) kitaplarını okudum yazarın gelişimini okudukça keşfetmek büyük mutluluk verdi. kendisi genelde bir konu üzerine kitaplar yazmıyor deneme desen değil makale desen değil roman desen değil kendine has bir tarzı var. şule gürbüz şu an mekanik saat ustası olarak çalışıyor.saat tamir etmeye büyük usta recep gürgenin yanında çıraklık eğitimini tamamladıktan sonra başlamış kendileri sadece eski saatleri tamir ediyorlar. bu arada kendi eğitimini cambridge'te felsefe okuyarak gerçekleştiriyor zaten kitaplarına da çok fazla yansıyor. şimdi gelelim benim tabirimle sihirli mucizevi alıntılarına.
kendisi insan zaten dertli değildir derdin kendisidir diyor. bir başka kitabında diyor ki trafik ışığı kendi isteğine ve dünyasına göre geç-dur diyordu, "geçecek hâl var mı?" demek onun kurulu dünyasında yoktu. ve sonra yine şule hanım diyor ki bu memleketin alimi ilme, mütedeyyini allah'a kafa tutar. neyse ki ikisinden de çok az da, ha deyince burun buruna gelinmiyor. ve devam ediyor gençken ölmeyen, ömrünün geri kalanını bir ölüyü sürüklemekle geçirmeyen yetişkin olabilir mi? heee cevap ver sözlük gençken ölmeyen ömrünün geri kalanını bir ölüyü sürüklemekle geçirmeyen yetişkin olabilir mi? yazmakla bitmez şule gürbüzün sihrini anlatmak okumakla da bitmiyor şule gürbüz satırlarında buluşmak üzere.
kendisi insan zaten dertli değildir derdin kendisidir diyor. bir başka kitabında diyor ki trafik ışığı kendi isteğine ve dünyasına göre geç-dur diyordu, "geçecek hâl var mı?" demek onun kurulu dünyasında yoktu. ve sonra yine şule hanım diyor ki bu memleketin alimi ilme, mütedeyyini allah'a kafa tutar. neyse ki ikisinden de çok az da, ha deyince burun buruna gelinmiyor. ve devam ediyor gençken ölmeyen, ömrünün geri kalanını bir ölüyü sürüklemekle geçirmeyen yetişkin olabilir mi? heee cevap ver sözlük gençken ölmeyen ömrünün geri kalanını bir ölüyü sürüklemekle geçirmeyen yetişkin olabilir mi? yazmakla bitmez şule gürbüzün sihrini anlatmak okumakla da bitmiyor şule gürbüz satırlarında buluşmak üzere.
devamını gör...
kitap ve defter kaplamak
ozellikle okulun donem baslarindan nefret etmeme neden olmus bir eylemdir. her nedense o halti yardim almadan kendim yapmaya calisirdim. olay soyle gelisirdi; once kitabin ortasini sabitle, sag ve sol kapak olmak uzere sirayla katlayip bantla. finalde de kitabin kapaklarini kapat...iste o kisim zurnanin zirt dedigi yer/di. o kisim yuzunden sinirlenip defter kitap yirtmisligim vardir. her nedense ama bu isi basaramama ragmen lise sona kadar defter-kitaplarimi bantlamisimdir.
devamını gör...
yazarların şu an olmak istedikleri yerler
avrupada olmak isterdim. bir sanat galerisi açardım. maria puder art galery diye. döner ayranlı açılış yapardım. :)
devamını gör...
hayır diyemeyen insan
muhtemelen kişisel sınırlarını iyi çizemiyordur. her şeyi onayladığı için enayi yerine konulması ve faydalanılan kişi olduktan sonra yapayalnız kalması mümkündür.
devamını gör...
gece nöbeti
murathan mungana ait bir şiirdir.
daha az seviyorum seni
giderek daha az
unutur gibi seviyorum
azala azala
aramızdaki uzaklığın karanlığında
geceler kısalıp, gündüzler uzuyor böyle olunca
daha az seviyorum seni
kendini iyileştiren bir yara gibi
daha az
ve zamanla
sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini
uzak dağ kışlalarında
görmüyoruz birbirimizi
usul usul sis iniyor
kopmuş yollara
ışığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin
bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda
sevgilim sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da
artık daha az seviyorum seni
unutur gibi, ölür gibi daha az
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini
kolay değildi
yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben
kaç acı birden imtihan etti beni
bir tek gece vardır insanın hayatında
ömür boyu sürer nöbeti
bu da öyleydi,
iyi ol, sağ ol, uzak ol
ama bir daha görme beni.
daha az seviyorum seni
giderek daha az
unutur gibi seviyorum
azala azala
aramızdaki uzaklığın karanlığında
geceler kısalıp, gündüzler uzuyor böyle olunca
daha az seviyorum seni
kendini iyileştiren bir yara gibi
daha az
ve zamanla
sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini
uzak dağ kışlalarında
görmüyoruz birbirimizi
usul usul sis iniyor
kopmuş yollara
ışığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin
bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda
sevgilim sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da
artık daha az seviyorum seni
unutur gibi, ölür gibi daha az
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini
kolay değildi
yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben
kaç acı birden imtihan etti beni
bir tek gece vardır insanın hayatında
ömür boyu sürer nöbeti
bu da öyleydi,
iyi ol, sağ ol, uzak ol
ama bir daha görme beni.
devamını gör...
sürekli kaybedilen şeyler
eğer bağlam olarak yeşilçam sinemasını alırsak bu tanımı birkaç başlıkla özetleyebiliriz:
1. hafıza: sık sık bir trafik kazası, düşme, darbe alma gibi nedenlerle filmin kadın ya da erkek karakteri hafızasını kaybeder. hafızanın geri gelmesi için kazaysa bir kaza daha, düşme ise bir düşme daha, darbeyse bir darbe daha gerekir.

2. görme yetisi: hafıza kaybı işe aynı nedenlerden görme yetisi de sık sık kaybedilen bir şeydir ve geri gelmesi içinse ya çok para gerekmektedir ya da hafıza kaybında olduğu gibi aynı eylemin panzehir olarak kullanılması gerekmektedir.

3. bekaret: çok cinsiyetçi bir yaklaşım olsa da bunu yazmak zorundayım. yeşilçam’da sık sık filmin başrol ya da yardımcı oyuncuları bekaretlerini kaybeder ve bu genelde cebren ve hile ile olur. bu iş için özel eğitim almış oyuncular rol alır.

4. masumiyet: filmin başında saf temiz anadolu çocuğu olan başrol oyuncusu film boyunca o kadar darbe alır ki filmin sonunda o masumiyetten eser kalmaz, en çok kaybedebilen şeylerden bağlantılı olan diğerleri de saflık ve dürüstlüktür.
1. hafıza: sık sık bir trafik kazası, düşme, darbe alma gibi nedenlerle filmin kadın ya da erkek karakteri hafızasını kaybeder. hafızanın geri gelmesi için kazaysa bir kaza daha, düşme ise bir düşme daha, darbeyse bir darbe daha gerekir.

2. görme yetisi: hafıza kaybı işe aynı nedenlerden görme yetisi de sık sık kaybedilen bir şeydir ve geri gelmesi içinse ya çok para gerekmektedir ya da hafıza kaybında olduğu gibi aynı eylemin panzehir olarak kullanılması gerekmektedir.

3. bekaret: çok cinsiyetçi bir yaklaşım olsa da bunu yazmak zorundayım. yeşilçam’da sık sık filmin başrol ya da yardımcı oyuncuları bekaretlerini kaybeder ve bu genelde cebren ve hile ile olur. bu iş için özel eğitim almış oyuncular rol alır.

4. masumiyet: filmin başında saf temiz anadolu çocuğu olan başrol oyuncusu film boyunca o kadar darbe alır ki filmin sonunda o masumiyetten eser kalmaz, en çok kaybedebilen şeylerden bağlantılı olan diğerleri de saflık ve dürüstlüktür.
devamını gör...
2002’ye göre çok daha iyi durumdayız
2002 yılında asgari ücret ile ortalama 7 tane çeyrek altın alınabilirken; 2021 yılında ortalama 4 tane çeyrek alınabiliyor.
bu ne kadar iyi durumda olduğumuzun göstergesidir.
bu ne kadar iyi durumda olduğumuzun göstergesidir.
devamını gör...
organ ticareti
fakirlik oranının yüzde 70 olarak belirlendiği afganistan, organ ticaretinin yaygınlaştığı ülkelerden biri. hindistan'da ise organ satışı 1980'lere kadar uzanıyor ve bugün dünyadaki nakillerin yüzde 10'unu oluşturuyor. iran ise taraflar iranlı olduğu sürece böbrek satışının yasadışı olmadığı dünyadaki tek ülke.
devamını gör...