güne psikolojik bir tespit bırak
benim değil ama, aziz nesin'in soyadı tespitidir. kişilerin özelliklerinin soyadlarının tam tersi olduğudur.
dünyanın en cimrileri ‘eli açık’, dünyanın en korkakları ‘yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘çalışkan’ gibi soyadları aldılar. her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘nesin’ soyadını aldım. herkes ‘nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.”
dünyanın en cimrileri ‘eli açık’, dünyanın en korkakları ‘yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘çalışkan’ gibi soyadları aldılar. her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘nesin’ soyadını aldım. herkes ‘nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.”
devamını gör...
spawn
son meriç bükücü...
devrem saygılar.
devrem saygılar.
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
"mecburiyetten sebep, atacağımız adam hakkında sizlere bilgi vermek istemekteyim." diye okudum. sonra da mal mal çıkarımlar yaptım "bu açıklamanın gidişatına bakılırsa kendi kendisini sözlükten atacak galiba" şeklinde. biraz salağım sanırım.
aman be yoldaş, dert ettiğin şeye bak! ismi şuymuş buymuş ne önemi var, herkesin hemfikir olduğu gibi... yalnız ne fırsatçı insanlar varmış, aklım şaşıyor bazen. umarım yeni isim için böyle bir boşluk bırakmazsınız.
dava ve maddi yükü konusunda gerçekten üzüldüm. zengin de değiliz ki destek çıkalım. ancak manevi olarak yanında olabiliyoruz. umarım bunun da senin için bir anlamı vardır.
bundan sonra yeni isimle oyna, devam!
aman be yoldaş, dert ettiğin şeye bak! ismi şuymuş buymuş ne önemi var, herkesin hemfikir olduğu gibi... yalnız ne fırsatçı insanlar varmış, aklım şaşıyor bazen. umarım yeni isim için böyle bir boşluk bırakmazsınız.
dava ve maddi yükü konusunda gerçekten üzüldüm. zengin de değiliz ki destek çıkalım. ancak manevi olarak yanında olabiliyoruz. umarım bunun da senin için bir anlamı vardır.
bundan sonra yeni isimle oyna, devam!
devamını gör...
duyulan en iyi hazırcevaplar
"duyan kişi üzerinde 'vaaav be' etkisini yaratacak muhtemel olarak da konuşmayı sonlandıracak cevaplardır." şeklinde tanımı yaptıktan sonra. *
lisede çok sevdiğim bir öğretmenimle olan anım gelsin.
son sınıfta okurken coğrafya sınavı öncesi hem ortalama kasmak hem de öğretmenin de takdirini kazanmak adına sınava güzelce ve yoğun bir şekilde* çalıştıktan sonra sınav notlarını açıklanması ve 70 aldığımı öğrenmem sonucunda öğretmenim ile geçen diyalog. (serzenişli bir şekilde konuşmaya başladım.)
- hocam ya, hayvan gibi çalıştım 70 nedir, bu dersten 85 üzeri not alamayacak mıyım?
+ yanlışı başta yapmışsın, insan gibi çalışsaydın alırdın.
(tahmin edilen üzerine yanıt vermeden sessizce yerime oturdum.)
lisede çok sevdiğim bir öğretmenimle olan anım gelsin.
son sınıfta okurken coğrafya sınavı öncesi hem ortalama kasmak hem de öğretmenin de takdirini kazanmak adına sınava güzelce ve yoğun bir şekilde* çalıştıktan sonra sınav notlarını açıklanması ve 70 aldığımı öğrenmem sonucunda öğretmenim ile geçen diyalog. (serzenişli bir şekilde konuşmaya başladım.)
- hocam ya, hayvan gibi çalıştım 70 nedir, bu dersten 85 üzeri not alamayacak mıyım?
+ yanlışı başta yapmışsın, insan gibi çalışsaydın alırdın.
(tahmin edilen üzerine yanıt vermeden sessizce yerime oturdum.)
devamını gör...
fantastik risotto
#790969 biraz geç olsa da bu challenge'ı kabul ediyorum.
elinize kalem-kağıt almanıza gerek yok, linki kaydetmeniz yeterli olacaktır.* ben risottoyu 2 farklı versiyonlu denedim ve seviyorum(hiç restoranda yemedim). (bkz: mantarlı risotto) ve (bkz: karidesli risotto)
ben mantarlı olanı anlatayım ama mantar yerine karides ile aynı işlemi yapabilirsiniz. gramaj usulü yemek yapmayı sevmem damak tadıma göre yapıyorum ve el ayarıma güveniyorum. yinede sizin için bir liste toparladım.
malzemeler:
1 adet orta boy soğan
1/3 çay bardağı zeytinyağı(50-60 ml)
200 gram mantar
3 yemek kaşığı (tepeleme)
200 gram risotto pirinci
1 litre sebze suyu(arzuya göre tavuk veya et suyu)
60 gram rendelenmiş parmesan peyniri
1 çay kaşığı tuz
yapılışı ise şöyle:
çok ince doğranmış soğanı tereyağ(varsa saf zeytin yağı) ile kısık ateşte rengini döndürüyoruz(sakın yakmayın). bir yandan da martarların saplarını kesip, serçe parmağın yarısı genişliğinde çok ince olmadan kesip sote gibi tavada tereyağ ile kısık ateşe veriyoruz. pirinçlerini iyice yıkayıp duruladıktan sonra, hafif rengi dönmüş veya kendi salmışsa soğanlara ilave ediyoruz. 1-2 dakika durmadan karıştırıyoruz. buraya kadar standart bir pilav olarak ilerliyor zaten. tam bu aşamada farklılıklar ekleniyor. italyanlar bu aşamada beyaz şarap falan eklerler ama benim fantastiğime fazla* o yüzden siz sebze suyu ekleyin (et/tavuk suyu da olabilir) tencerinin 1 parmaktan az üstüne çıkacak kadar. tuzunu ekleyin ve kısıktan biraz fazla derece altını ayarlayın. 10-15dk civarıdır ama net bir şey diyemeyeceğim o yüzden pirinçlerin yumuşamasını ve suyun çekilmesine göre karar verin. pilav gibi piştikten sonra, sotelenmiş mantarı ve parmesan(çok yakışıyor bimdeki 200gr'lk paketi komple koyuyorum ben) ile birlikte karıştırın. isterseniz servis esnasında biraz kekik ile de şahane olur. (bkz: afiyet olsun)
elinize kalem-kağıt almanıza gerek yok, linki kaydetmeniz yeterli olacaktır.* ben risottoyu 2 farklı versiyonlu denedim ve seviyorum(hiç restoranda yemedim). (bkz: mantarlı risotto) ve (bkz: karidesli risotto)
ben mantarlı olanı anlatayım ama mantar yerine karides ile aynı işlemi yapabilirsiniz. gramaj usulü yemek yapmayı sevmem damak tadıma göre yapıyorum ve el ayarıma güveniyorum. yinede sizin için bir liste toparladım.
malzemeler:
1 adet orta boy soğan
1/3 çay bardağı zeytinyağı(50-60 ml)
200 gram mantar
3 yemek kaşığı (tepeleme)
200 gram risotto pirinci
1 litre sebze suyu(arzuya göre tavuk veya et suyu)
60 gram rendelenmiş parmesan peyniri
1 çay kaşığı tuz
yapılışı ise şöyle:
çok ince doğranmış soğanı tereyağ(varsa saf zeytin yağı) ile kısık ateşte rengini döndürüyoruz(sakın yakmayın). bir yandan da martarların saplarını kesip, serçe parmağın yarısı genişliğinde çok ince olmadan kesip sote gibi tavada tereyağ ile kısık ateşe veriyoruz. pirinçlerini iyice yıkayıp duruladıktan sonra, hafif rengi dönmüş veya kendi salmışsa soğanlara ilave ediyoruz. 1-2 dakika durmadan karıştırıyoruz. buraya kadar standart bir pilav olarak ilerliyor zaten. tam bu aşamada farklılıklar ekleniyor. italyanlar bu aşamada beyaz şarap falan eklerler ama benim fantastiğime fazla* o yüzden siz sebze suyu ekleyin (et/tavuk suyu da olabilir) tencerinin 1 parmaktan az üstüne çıkacak kadar. tuzunu ekleyin ve kısıktan biraz fazla derece altını ayarlayın. 10-15dk civarıdır ama net bir şey diyemeyeceğim o yüzden pirinçlerin yumuşamasını ve suyun çekilmesine göre karar verin. pilav gibi piştikten sonra, sotelenmiş mantarı ve parmesan(çok yakışıyor bimdeki 200gr'lk paketi komple koyuyorum ben) ile birlikte karıştırın. isterseniz servis esnasında biraz kekik ile de şahane olur. (bkz: afiyet olsun)
devamını gör...
oğuz atay sözlükte yazsaydı tutunabilir miydi sorunsalı
tutunamazdı diye düşünüyorum. kimse anlamazdı, zavallım da kendini paralar dururdu anlasınlar diye. o başlıkta tutamak bu başlıkta tutamak boşuna harcardı enerjisini. nickaltı bile açmazlardı oğuzcuğum'a. gidip toplumcu gerçekçi veya köy sorunlarına eğilen başlıklara yazarlardı da canımcığım bir köşede mahzun beklerdi öylece.
devamını gör...
ankara altındağ halkının öfkesi
türkiye cumhuriyeti hükümeti,
türk milletinin sorunlarını görmezden geliyor.
millet de kendi başının çaresine bakmaya çalışıyor.
siyasi iktidar ise memleketin yol geçen hanı olduğunu ve mültecilerin! masum olmadığını görmüyor.
şimdi sosyal medyaya bakıyoruz;
sözde birbirlerine düşman gibi görünen bütün liberaller, komünistler, islamcılar, kürtçüler gibileri, bu sözde göçmenlerin! rezilliklerini görmüyor ama konu türk olunca saldıracak yer arıyor, barış, kardeşlik ve insanlık! naraları atıyor.
nerede ne kadar it varsa türklere havlamaya başlıyor.
olayların bizatihi sorumlusu mevcut iktidardır ve bu sorumluluktan kaçamayacaklardır.
türk milletinin sorunlarını görmezden geliyor.
millet de kendi başının çaresine bakmaya çalışıyor.
siyasi iktidar ise memleketin yol geçen hanı olduğunu ve mültecilerin! masum olmadığını görmüyor.
şimdi sosyal medyaya bakıyoruz;
sözde birbirlerine düşman gibi görünen bütün liberaller, komünistler, islamcılar, kürtçüler gibileri, bu sözde göçmenlerin! rezilliklerini görmüyor ama konu türk olunca saldıracak yer arıyor, barış, kardeşlik ve insanlık! naraları atıyor.
nerede ne kadar it varsa türklere havlamaya başlıyor.
olayların bizatihi sorumlusu mevcut iktidardır ve bu sorumluluktan kaçamayacaklardır.
devamını gör...
tanzimat dönemi'nde moda
giyim, insanın ihtiyaç duyduğu bir kavramdır. moda ise buna bağlı olarak ortaya çıkan, insanların giyinme ihtiyaçlarına ya da süslenme algılarına göre değişiklik gösterebilen, farklı dönemlerde farklı görüş, anlayış ve zevkle değişebilen bir olgudur.
tanzimat dönemi ile birlikte osmanlı'da yoğun ilgi gören moda, başta üst düzey kesimlerin ilgisini çekse de zamanla diğer kesimler arasında da ilgi görmüştür. ayrıca bu dönemde kadınlar toplumsal hayata katılmaya başladıkları için, dar'ül muallimat'ın (kız öğretmen okulu’nun) açılması gibi, kadınlar kendi kıyafet kalıplarının dışına çıkmak için ilk adımlarını atmıştır. tabi bunda kadınların eğitim alanındaki kazanımlarının da payı büyüktür. sonrasında, kırım harbi ile insanlar batı kültürünün bireyleriyle direkt muhatap olmaya başladıkları için avrupaî yaşam tarzı hızlanmıştır. fakat ''yenilik'' olarak görülen moda kavramını zararlı; dine ve toplumun değer yargılarına karşı saldırı olarak gören bir kesim de olmuştur. yine de o dönem moda ile özellikle kadınların kıyafetlerinde değişikliklere gidilmiştir.
dönemin popüler kıyafetlerinden biri, ''tazyik makinesi'' olarak adlandırılan çok sıkıldığında sağlığa zararları bulunan korse'dir.
sonuç olarak, moda konusu/anlayışı osmanlı'da batılılaşmanın etkisiyle değişiklik göstermiştir. moda ne kadar önemli de olsa şukufe nihal'in türk kadını modeli şöyledir ''ne kadar güzel ve şık görünürse görünsün; kadın ciddi, alim, mütefekkir ve muhakemeli değilse ufacık bir lerze-i takdir bile tevlid edemez.''
not: tanımım, yazmış olduğum ''osmanlı kadınını etkileyen moda'' adlı essay'den alıntıdır.
tanzimat dönemi ile birlikte osmanlı'da yoğun ilgi gören moda, başta üst düzey kesimlerin ilgisini çekse de zamanla diğer kesimler arasında da ilgi görmüştür. ayrıca bu dönemde kadınlar toplumsal hayata katılmaya başladıkları için, dar'ül muallimat'ın (kız öğretmen okulu’nun) açılması gibi, kadınlar kendi kıyafet kalıplarının dışına çıkmak için ilk adımlarını atmıştır. tabi bunda kadınların eğitim alanındaki kazanımlarının da payı büyüktür. sonrasında, kırım harbi ile insanlar batı kültürünün bireyleriyle direkt muhatap olmaya başladıkları için avrupaî yaşam tarzı hızlanmıştır. fakat ''yenilik'' olarak görülen moda kavramını zararlı; dine ve toplumun değer yargılarına karşı saldırı olarak gören bir kesim de olmuştur. yine de o dönem moda ile özellikle kadınların kıyafetlerinde değişikliklere gidilmiştir.
dönemin popüler kıyafetlerinden biri, ''tazyik makinesi'' olarak adlandırılan çok sıkıldığında sağlığa zararları bulunan korse'dir.
sonuç olarak, moda konusu/anlayışı osmanlı'da batılılaşmanın etkisiyle değişiklik göstermiştir. moda ne kadar önemli de olsa şukufe nihal'in türk kadını modeli şöyledir ''ne kadar güzel ve şık görünürse görünsün; kadın ciddi, alim, mütefekkir ve muhakemeli değilse ufacık bir lerze-i takdir bile tevlid edemez.''
not: tanımım, yazmış olduğum ''osmanlı kadınını etkileyen moda'' adlı essay'den alıntıdır.
devamını gör...
sözlüğe ünlü birini çağırmak
benim tercihim hasan mezarcı.
devamını gör...
boşbirisibnce
800 tanıma ulaşarak sermaye düşmanları listesine adını yazdırmış yazarımızdır. *
devamını gör...
tahrik olduğunuz en garip şey
yani garip mi bilmiyorum ama bir şeyler tamir etmesi. tornavida, pense falan. a-acayip nesneler bunlar. pense neye benziyor hiç gözümün önüne gelmiyor şu an mesela. ama adını biliyorum, yeter bence. ben zaten genel olarak yapılan işin kendisiyle değil yapanla ilgileniyor oluyorum. bilemedim. saçmalıksa da çok vurmayın e mi?
günlük anket seansımızın sonuna geldik.
günlük anket seansımızın sonuna geldik.
devamını gör...
friedrich nietzsche
“sahiden, ne çok gülmüşümdür, keskin pençeleri olmadığı için kendilerini iyi zanneden zayıflara!” bu sözün sahibidir kendisi. zayıf olmak iyi veya erdemli biri olmak değildir. asıl erdemli olan, elinde her türlü kötülüğü yapacak güce sahip olduğu halde bu gücü kötüye kullanmayandır. zayıf birininse günah işleme seçeneği yoktur.
kendisinin şu sözünü de çok beğenirim: "ama önce sen kendini inşa etmelisin, dimdik bir beden ve dimdik bir ruhla."
ayrıca bu entryde söz edildiği gibi felsefeye nietzsche ile giriş yapınca çok büyük bir hayal kırıklığına uğramıştım çünkü okuduğum kitabın yarısından fazlasını anlamadım. anladığım şeyleri de kıçımdan anlamış olma ihtimalim de var tabi. bu sebepten ortamlarda çok fazla muhabbetini açmam, ne olur ne olmaz. bir de anladığım kısımları anlamak için canım çıktı. bir elimde sözlük bir elimde kitapla, satırları defalarca okuyarak üstüne yetmezmiş gibi internette o kitapla ilgili ne kadar kaynak varsa (makale, video, belgesel) tüketip özet çıkarmaya çalışıyordum. bunları yapmak da çok fazla yorunca uzun bir zaman felsefeyle ilişiğimi kesmek zorunda kalmıştım.
kendisinin şu sözünü de çok beğenirim: "ama önce sen kendini inşa etmelisin, dimdik bir beden ve dimdik bir ruhla."
ayrıca bu entryde söz edildiği gibi felsefeye nietzsche ile giriş yapınca çok büyük bir hayal kırıklığına uğramıştım çünkü okuduğum kitabın yarısından fazlasını anlamadım. anladığım şeyleri de kıçımdan anlamış olma ihtimalim de var tabi. bu sebepten ortamlarda çok fazla muhabbetini açmam, ne olur ne olmaz. bir de anladığım kısımları anlamak için canım çıktı. bir elimde sözlük bir elimde kitapla, satırları defalarca okuyarak üstüne yetmezmiş gibi internette o kitapla ilgili ne kadar kaynak varsa (makale, video, belgesel) tüketip özet çıkarmaya çalışıyordum. bunları yapmak da çok fazla yorunca uzun bir zaman felsefeyle ilişiğimi kesmek zorunda kalmıştım.
devamını gör...
hoşlanılan sözlük yazarından ilk mesajı beklemek
devamını gör...
27 aralık 2020 normal sözlük güncellemesi
sözlüğü daha iyi hale getirmek için yapılan çalışmaların devamıdır. elinize sağlık. bir iki değerlendirmem olacak :
- profil fotoları çok küçülmüş.
- profil kısmına "favorilerim", "ukdeler", "cezalar" v. s. butonları koyma fikri güzel olmuş ancak fazla renk cümbüşü olmuş ve çok dağınık gözüküyorlar. pek kaliteli durmamış.
- "online" alanına basıldığında açılan ekrandaki yazı fontları çok büyümüş. eski haline getirilmeli.
- sayfa sonu butonu önceden var mıydı hatırlamıyorum ama çok faydalı olmuş.
- profil fotoları çok küçülmüş.
- profil kısmına "favorilerim", "ukdeler", "cezalar" v. s. butonları koyma fikri güzel olmuş ancak fazla renk cümbüşü olmuş ve çok dağınık gözüküyorlar. pek kaliteli durmamış.
- "online" alanına basıldığında açılan ekrandaki yazı fontları çok büyümüş. eski haline getirilmeli.
- sayfa sonu butonu önceden var mıydı hatırlamıyorum ama çok faydalı olmuş.
devamını gör...
bir cümleyle hayattan öğrendiklerimiz
bir cümleye indirgenmemesi gerektiğini öğrendim.
devamını gör...
başkaların istediği şekilde yaşamak
doğan cüceloğlu'nun ben bu hayatı yaşadım mı sorusuna hayır cevabı vermektir. böyle yaşayan kişi öfkelidir.suratı asıktır.gergindir. etrafa negatiflik saçar. senin de öyle olmanı ister. nefreti kendine ve onu bu hayata iten çevresinedir ama bunu ona yapanlardan değil de suçu olmayan kişilerden alır. zor kişidir.
devamını gör...
rüyadayken rüyada olduğunun farkına varmak
kötü bir durum aslında. bişeyler yapayım rüyaya renk gelsin diyorsun olmuyor. sonra uyanma süreci hızlanıyor falan. üzülüyor insan.
devamını gör...
beğenilmeyen kitabı bitirmeye çalışmak
yıllar önce orhan pamuk'un yeni hayat adlı kitabıyla başıma gelen durum. tam bir işkenceydi ama başladığım işi bitirme saplantım yüzünden hepsini okudum. benim adım kırmızı'yı aynı kişinin yazdığına inanmak güçtü.
neyse ki artık ağırlıklı olarak bilim kitapları okuyorum da, pek yaşamıyorum bu sorunu. fakat bu kitapların bazılarında da kötü çeviri sorunu yaşadığım ve kitaptaki bazı cümlelerin bozukluğundan ötürü sinir krizi geçirdiğim doğrudur.
bu arada, tübitak genel olarak gözümüze batan saçma uygulamalarıyla gündeme gelen bir kurum olsa da, bilim kitapları serisinin çevirileri çok iyi. yeri gelmişken tavsiye edeyim dedim.
neyse ki artık ağırlıklı olarak bilim kitapları okuyorum da, pek yaşamıyorum bu sorunu. fakat bu kitapların bazılarında da kötü çeviri sorunu yaşadığım ve kitaptaki bazı cümlelerin bozukluğundan ötürü sinir krizi geçirdiğim doğrudur.
bu arada, tübitak genel olarak gözümüze batan saçma uygulamalarıyla gündeme gelen bir kurum olsa da, bilim kitapları serisinin çevirileri çok iyi. yeri gelmişken tavsiye edeyim dedim.
devamını gör...
ailelerin çocuklarına uyumlu isim koyma takıntısı
babamın ailesi de recep, ramazan koymuş 3. olmayınca 3 ayları tamamlayamamışlar.
devamını gör...