ortamda kadın olduğu zaman değişen tip
çok uyuz olurum bunlara. kız versiyonu da var bunun her iki tarafınki de acayip irite edici.
devamını gör...
kapalı kadın
gereksiz bir başlık.
neden kadını bu şekilde ayırdınız şimdi?
birazdan bikinili kadın diye başlık açacak mısınız?
yani şahsen ben rahatsız oldum tesettürlü-başörtülü (nasıl denmesi gerekiyorsa) arkadaşlar ne hissetmiştir?
belki amaç kötü değildir bilemeyeceğim ama hoş bir başlık olmamış.
insanları kadın, erkek fark etmez giyimi kuşamı ya da inancıyla katagorize etmek doğru değil, yapmayın lütfen.
neden kadını bu şekilde ayırdınız şimdi?
birazdan bikinili kadın diye başlık açacak mısınız?
yani şahsen ben rahatsız oldum tesettürlü-başörtülü (nasıl denmesi gerekiyorsa) arkadaşlar ne hissetmiştir?
belki amaç kötü değildir bilemeyeceğim ama hoş bir başlık olmamış.
insanları kadın, erkek fark etmez giyimi kuşamı ya da inancıyla katagorize etmek doğru değil, yapmayın lütfen.
devamını gör...
sözlük yazarlarının fark ettiği şeyler
200 yıl sonra hiçbirimizi kimse hatırlamayacak.
devamını gör...
çocukların yarattığı kelimeler
galigaliga.
konuşmayı yeni öğrendiğinde yeğenimin dilinde "teyze" anlamına geliyordu. yedi yaşına girdi hiç teyzesi olamadım. sanırım hep galigaliga'sı olacağım.
konuşmayı yeni öğrendiğinde yeğenimin dilinde "teyze" anlamına geliyordu. yedi yaşına girdi hiç teyzesi olamadım. sanırım hep galigaliga'sı olacağım.
devamını gör...
normal sözlük istatistiklerinin dibe çakılması


üzülesi bir durum... yeni kayıt olan yazar sayısı da, entry sayısı da çok düşmüş. her gün onlarca online var. gel gelelim entry giren çok az.
sözlüğün tamamen sohbet aracı olarak görülmesi durumuna dönüşmüş olay sanırım. ayrıca sözlüğün tanıtımı vs gibi mevzularda da yönetim maalesef ki yönetememiş mevzuyu. zaten daha önce youtube kanalı hakkında yaptığım yorumlar belli. işi profesyonelce yönetmek önemli. sözlük içi gruplaşma, belli kişilere karşı aşırı samimi yaklaşımlar (bunu yapmayın demiyorum ama sürekli entry ve nick altlarında görmek sıkıcı). çoğu entry'nin içinin boş, tanımdan uzak, ironi yapmayı bile beceremeyip laf salatası yapılması gibi bir sürü sorun var. el birliği ile şu güzelim sözlüğü daha güzel hala getirelim sayın yazar dostlar. yoksa olmayacak böyle... bir iki entryli yığınla başlık var. üzücü...
edit büdüt:
topyekun bir cevap: normalleşme ve tatil, havaların güzelleşmesi falan gibi sebepler sayıp ukalaca sanki ben ve diğer arkadaşlar bunun farkında değilmiş gibi konuşanlar. sizelere üzüldüm açıkçası.... güzel bir tesbit bunun farkındayız zaten hepimiz sanırım lakin bazılarının üslubu çok çok yanlış. neyse bu etki illaki olacak lakin sözlük yönetiminin de daha çok kişiye ulaşmak gibi bir dertleri kaygıları yok ben sözlerimde bunu dile getirmek istedim. onlar olympos dağlarında mutlu mesut yaşayıp takılıyorlar şu an sadece. ben de dürterek kendilerine getirmek istedim. mevzu bu sadece. tek bir moderatörle veya kurucu ile bir yakınlığım ilişkim mesajlaşmışlığım bile yok umrumda da değil bu durum ben girilen entrylere, açılan başlıklara bakarım. yoksa burayı daha iyi bir yer yapalım gibi bir cümle de kurmam umrumda da olmaz. ben bir hususu farkettim ve bu başlık altında sizlere iletip paylaştım burada beyin fırtınası oluşsun faydalı olalım yönetime diye. bu söylediklerimin dışında bir amaç veyahut da düşüncem olmadı.
devamını gör...
fethiye
sadece iki kere gidebildiğim ama beynimde huzur kavramıyla eşleşen muğla'nın güzel ilçesi. kendimi en kısa zamanda ölüdeniz'de, sırtüstü yatıp masmavi gökyüzüne bakarken bulmak istiyorum.
devamını gör...
kocam evde yokçular
sütyenim hikayemdecilerle kıyasıya kapışan gruptur. direkt olarak bitmeleri ümidiyle.
devamını gör...
supernatural
son iki sezonunu izlemeyip, ilk sezondan tekrar izlemeye başladığım dizidir. finaline ait o ufak spoileri duyduğum için bir süre daha son sezonlarını izlemeyi erteleyecek gibiyim.
insanın hayatında sebebini tanımlayamadığı sevgiler olur bazen. bu dizi de onlardan biri benim için, nedense...
insanın hayatında sebebini tanımlayamadığı sevgiler olur bazen. bu dizi de onlardan biri benim için, nedense...
devamını gör...
açık unutulan pencereden eve giren baykuş
tebrikler, hogwarts cadılık ve büyücülük okuluna kabul edildiniz. hes kodunuzu almayı unutmayın.
devamını gör...
insana kendini iyi hissettiren şeyler
yürümek, şöyle deniz kenarında, zamansız, hesapsız kitapsız, belki birazda müzik.
devamını gör...
istanbul sözleşmesi istanbul'un yeniden işgal edilmesidir
(bkz: y.a b.i s.g)
devamını gör...
hesabım var
''ama matta incili 'nde ne denirdi: 'yarının derdi yarının olsun. her günün derdi kendine yeter...' ''
onur ünlü' nün kalemi ve yönetmenliğinden çıkan 'itirazım var' isimli filmin devamı niteliğinde 2020 temmuzda yayımlanan bu kitapta; kahramanımız selman bulut 'la, imamlıktan istifa ettikten hemen sonra bir pavyonda bağlama çalarak hayatını idame ettirirken karşılaşıyoruz.
onur ünlü 'yü seviyorum. yani daha doğrusu yaptığı işleri, yazdıklarını okumayı falan seviyorum. yoksa konuştuğu zaman söylediklerini anlamakta zorluk çekiyorum zira konuşurken kullandığı cümleleri seçmeye uğraştığı kadar, cümlelerin ağzından çıktıktan sonra anlaşılmaması üzerine de o kadar uğraşıyor bence...
itirazım var 'a çok gülmüştüm. hesabım var 'ı okurken çok daha fazla güldüğümü belirtmeliyim. bir kere selman bulut çok acayip bir adam. yani üstünde uzun uzun düşünülmüş, kafa yorulmuş, benim için neredeyse harikaya yakın bir kurgusal karakter. eski bir imam, gençliğinde boksla uğraşmış, antropoloji okumuş, felsefe ve edebiyata oldukça hakim, aynı zamanda bağlama çalan bir satranç tutkunu... yani böyle garip değişkenlerin, bileşenlerin bir bünyede vücut bulmaları/bulabilmiş olmanın ihtimalleri bile nedense bana çok garip bir keyif veriyor.
24 saat riv riv riv kemençe, tulum çalınan; erkan ocaklı, ismail türüt, recebim, gökhan birben, volkan konak ve daha ismini sayamadığım bir sürü karadenizli sanatçının severek dinlenildiği bir evde yetişmiş bir çocuk olarak tuttum bağlamaya heves ettim, ders kurs almadan kendi kendime yetecek kadar kurcalayarak öğrendim. ben de alevi deyişlerine en az selman bulut kadar düşkünümdür mesela...belki de bundandır selman bulut'u kendime çok yakın görmem, bilemedim...
bu gereksiz detaydan sonra kitaba tekrar dönecek olursak spoiler vermeden bir kaç şey paylaşmak istiyorum. mesela kurgu ve olay örgüsünü beğendim. okurken, okuduklarınızı takip ederken, birleştirirken yorulmadım hiç. yağ gibi akıp gitti kitap. ayrıca kitaptan uyarlanan bir film gibi değil de filmden sonra kitabı okumak karakterleri gözünüzde canlandırabilmenize de çok yardımcı oluyor. mesela kitaptaki tüm selman bulut konuşmalarını serkan keskin 'in sesiyle okudum zihnimde. efrahim 'i umut kurt 'un sesiyle okudum. cihan başkomiser 'in sesini osman sonant 'la okudum ve bu acayip hoşuma gitti...
umarım yakın bir zamanda çekilir de sinemada izleyebilirim.. itirazım var 'ı izleyen herkese tavsiyemdir.
kitaptan bir alıntıyla başlamıştım girdiye, spoiler sayılmayacaksa kitaptan küçük bir diyalog paylaşarak da sonlandırmak istiyorum:
'' tarih öğretmeni falan değilmiş mesela abi..'' dedi simlâ üzgün üzgün...
''tahmin etmiştim'' diye homurdandı selman bulut. ''imam-ı azam 'ı bile duymamıştı hayatında...''
''imam-ı azam mı konuştunuz abi randevuya çıktığınız kadınla?''
''konuşamadık işte'' diye hayıflandı selman bulut...
onur ünlü' nün kalemi ve yönetmenliğinden çıkan 'itirazım var' isimli filmin devamı niteliğinde 2020 temmuzda yayımlanan bu kitapta; kahramanımız selman bulut 'la, imamlıktan istifa ettikten hemen sonra bir pavyonda bağlama çalarak hayatını idame ettirirken karşılaşıyoruz.
onur ünlü 'yü seviyorum. yani daha doğrusu yaptığı işleri, yazdıklarını okumayı falan seviyorum. yoksa konuştuğu zaman söylediklerini anlamakta zorluk çekiyorum zira konuşurken kullandığı cümleleri seçmeye uğraştığı kadar, cümlelerin ağzından çıktıktan sonra anlaşılmaması üzerine de o kadar uğraşıyor bence...
itirazım var 'a çok gülmüştüm. hesabım var 'ı okurken çok daha fazla güldüğümü belirtmeliyim. bir kere selman bulut çok acayip bir adam. yani üstünde uzun uzun düşünülmüş, kafa yorulmuş, benim için neredeyse harikaya yakın bir kurgusal karakter. eski bir imam, gençliğinde boksla uğraşmış, antropoloji okumuş, felsefe ve edebiyata oldukça hakim, aynı zamanda bağlama çalan bir satranç tutkunu... yani böyle garip değişkenlerin, bileşenlerin bir bünyede vücut bulmaları/bulabilmiş olmanın ihtimalleri bile nedense bana çok garip bir keyif veriyor.
24 saat riv riv riv kemençe, tulum çalınan; erkan ocaklı, ismail türüt, recebim, gökhan birben, volkan konak ve daha ismini sayamadığım bir sürü karadenizli sanatçının severek dinlenildiği bir evde yetişmiş bir çocuk olarak tuttum bağlamaya heves ettim, ders kurs almadan kendi kendime yetecek kadar kurcalayarak öğrendim. ben de alevi deyişlerine en az selman bulut kadar düşkünümdür mesela...belki de bundandır selman bulut'u kendime çok yakın görmem, bilemedim...
bu gereksiz detaydan sonra kitaba tekrar dönecek olursak spoiler vermeden bir kaç şey paylaşmak istiyorum. mesela kurgu ve olay örgüsünü beğendim. okurken, okuduklarınızı takip ederken, birleştirirken yorulmadım hiç. yağ gibi akıp gitti kitap. ayrıca kitaptan uyarlanan bir film gibi değil de filmden sonra kitabı okumak karakterleri gözünüzde canlandırabilmenize de çok yardımcı oluyor. mesela kitaptaki tüm selman bulut konuşmalarını serkan keskin 'in sesiyle okudum zihnimde. efrahim 'i umut kurt 'un sesiyle okudum. cihan başkomiser 'in sesini osman sonant 'la okudum ve bu acayip hoşuma gitti...
umarım yakın bir zamanda çekilir de sinemada izleyebilirim.. itirazım var 'ı izleyen herkese tavsiyemdir.
kitaptan bir alıntıyla başlamıştım girdiye, spoiler sayılmayacaksa kitaptan küçük bir diyalog paylaşarak da sonlandırmak istiyorum:
'' tarih öğretmeni falan değilmiş mesela abi..'' dedi simlâ üzgün üzgün...
''tahmin etmiştim'' diye homurdandı selman bulut. ''imam-ı azam 'ı bile duymamıştı hayatında...''
''imam-ı azam mı konuştunuz abi randevuya çıktığınız kadınla?''
''konuşamadık işte'' diye hayıflandı selman bulut...
devamını gör...
meshoch be gufi
az kelimeyle ne kadar güzel bir şarkı yazılabilirse ondan kat ve kat mükemmel sanki bu şarkı. (bkz: riff cohen)in söylediği bu muhteşem şarkı ibranice'nin tüm güzelliğini kendinde toplanmış adeta. şarkıyı dinlerken hissettiğim hüznü, acıyı ve duyguları inanın nasıl yazıya dökerim bilmiyorum. o yüzden şarkıda olduğu gibi az şey söyleyeceğim, şarkıyı bırakacağım ve
susacağım...*
open.spotify.com/track/0zij...
/bedenimi,aşkımı çekin
ve aşkın ne olduğunu bilmiyorum
ve aşkı söyle ve aşkın ne olduğunu bilmiyorum
bedenimi, aşkımı çekin /*
susacağım...*
open.spotify.com/track/0zij...
/bedenimi,aşkımı çekin
ve aşkın ne olduğunu bilmiyorum
ve aşkı söyle ve aşkın ne olduğunu bilmiyorum
bedenimi, aşkımı çekin /*
devamını gör...
kitap hediye notu
yıllar sonra kitaplıktan rastgele bir kitap alınıp içine bakıldığında hüzünlendiren notlardır. vaktiyle aranızın çok iyi olduğu ancak artık görüşmediğiniz bir arkadaşınızsa notu yazan, yazdığı her bir cümle kalbinize bıçaklar saplar, size zamanda yolculuk yaptırır.
devamını gör...
68 65 78 61 64 65 63 69 6d 61 6c
31 36 27 6c c4 b1 6b 20 73 61 79 c4 b1 20 73 69 73 74 65 6d 69 64 69 72 2e 20 42 75 20 73 61 79 c4 b1 20 73 69 73 74 65 6d 69 20 62 69 6e 61 72 79 27 79 65 20 67 c3 b6 72 65 20 64 61 68 61 20 63 6f 6f 6c 20 64 75 72 75 72 2e 20 63 27 64 65 20 65 c4 9f 65 72 20 62 69 72 20 64 65 c4 9f 65 72 69 20 68 65 78 20 6f 6c 61 72 61 6b 20 79 61 7a 64 c4 b1 72 6d 61 6b 20 69 73 74 65 72 73 65 6e 69 7a 2c 20 25 78 20 6b 75 6c 6c 61 6e 6d 61 6e c4 b1 7a 20 67 65 72 65 6b 69 72 2e 20 73 65 76 65 72 69 6d 2e
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
ders çalışmayı ihmal ettim. net vicdan mahkemem sabahına kurulmuş olur ey ahali.
devamını gör...
bilemiyorum altan
mükemmelim. evet.
devamını gör...
sahtesi olmayan duygu
nefret.
devamını gör...
kafede yalnız başına oturan insan
yalnız başına da vakit geçirebilirmiş diye düşündüren insan. kimseyi zararı olmayan kendi halinde biri.
devamını gör...
introsunu geçemediğiniz diziler
devamını gör...