hamile karısını uçurumdan atan insan evladı
okumadın bu haberi, delete sil sil sil c:\delete the last memory enter dediğim haberdir. uçurumlardan düş de tüm kemiklerin tuz buz olsun ama ölme bedduamı da edeyim gideyim.
devamını gör...
kedi dili ve edebiyatı
her insan evladının öğrenmesi gereken 4 dilden biridir. diğer ikisi için bkz. yabancı dil, vücut dili, işaret dili, anadil.
kedi konusunda uzman değilim, kedim var ama artık sokakta yaşıyor, amatör olarak kedi seven biriyim sadece. sözlükteki (ve sosyal çevrenizdeki) sıradan kediseverlerden biriyimdir muhtemelen, bu yüzden hatalı çevirilerim [bkz. translation] olabilir. el birliğiyle bu dili anlamak için bir sözlük, bir kılavuz, ne bileyim bir tercüme geliştirebiliriz. hatalarımı düzeltiniz lütfen.
- öncelikle kedimizin anatomisini tanıyalım. kedilerin belirli yerlerinde koku bezleri bulunur. en bilindik yerleri bıyık dipleri, yanakları ve patileridir. detaylı harita
haritada anal gland ve supra-caudal gland diye işaretlenen kısımlara dokunmanızdan huylanabilir bazı kediler, o kediden kediye değişir fakat yüzündeki koku bezlerinin olduğu bölgeleri sevdirmeye bayılır kediler. bunu her zaman aklınızda tutun. kedi sevmeye yeni başlıyorsanız kafasının üstünü ve pinna glands olarak işaretlenen bölgeyi sevmek en güvenli olandır.
- kedi bildiğiniz üzre insandan farklı olarak kuyruğa sahip bir canlı. bizim kuyruğumuz olmadığı için ne anlama geldiğini bilmiyoruz kuyruk hareketlerinin (yüzyıllar önce kaybetmişiz kuyruk dilini anlama yeteneğimizi hehe) ama bu bahane değil. kuyruk, bir kedinin kendini ifade etmesi için en güzel organlardan biri. ya da şöyle söyleyeyim, kuyruk hareketlerinden bir kedinin ruh hali aşağı yukarı anlaşılabilir. detaylı inceleme
bir iki tanesini metin içinde vurgulamak istiyorum. kedi oturduğu yerde kuyruğunu bir o yana bir bu yana sallıyorsa o kediyi sevmekle uğraşmayın. gergindir, saldırmak üzeredir, sinirlendirmişsinizdir, belli ki sevilmek istemiyordur.
* sağa sola hızlı sallanan kuyruk = "dokunma bana, tırmalarım" anlamına gelir.
* bayrak direği gibi havaya dikilmiş, hatta fıtı fıtı sağa sola titrek hareket eden kuyruk
buradaki i'm crazy about you = "aha, benim insanım gelmiş. nerde kaldın, gözüm yolda kaldı. sev beni" anlamına gelir (ev kedisi olduğunu düşünerek yazıyorum tabii ki)
* kenara kıvrılmış, ama ucu fıtı fıtı yere vuran kuyruk
buradaki sağ alttaki figür = "aha dikkatimi çeken bişey buldum, her an üstüne atlayabilirim" anlamına gelen kuyruk. bu sizin ayak parmağınız olabilir, yerinde duran çiçek olabilir, sizin hiç gör(e)mediğiniz bir şey olabilir, her şey olabilir.
her kuyruk şeklinin ve sallamanın farklı anlamları var, bunu unutmayın. tecrübe ve gözlemlerinizle siz de lv1 kedi seviciden lv10 usta kediciye terfi edebilirsiniz. mesela köpekler kuyruklarını sağa sola hızlı hızlı salladıklarında "sevinçliyim, sopayı atsana hadi yakalıycam" anlamına gelirken kedi için aynı hareket "dokunma, pençeyi yersin kafana" anlamına gelir. bu yüzden önceden öğrendiklerinizi unutun.
- kedilerin kulaklarında 32 farklı kas var bildiğiniz üzre. nato'nun hava izleme radarlarından bile kısa tepki süreleri ve verimliliği var kedi kulağının. her kulak şeklinin de farklı bir anlamı var tabii ki ama ben 3 ana gruba indirgeyeceğim: dik kulaklar, öne doğru hafif eğik kulaklar, kafaya yapıştırılmış kulaklar. kulaklar da vücut dili hakkında çok şey anlatmasına rağmen tek başına durum belirteci değil ne yazık ki. yani kulağına bakarak kedi için sinirli ya da alarm modunda diyemeyiz.
* dik kulak = "ilgimi çektin, nesin sen" anlamına gelir. genellikle meraklı ve oyuncu modda iken kedinin kulağı bu pozisyonu alır. genellikle gözler de kocaman olur. yüzünden anlaşılır yani. şöyle bir surat "hhşşşt, sen nesin hemşerim, seni daha önce bu mahallede hiç görmedim, hayırdır?" demek işte.
* hafif öne yatık, öne dönük, dik ama gevşek kulak = "mutluyum, senden bana zarar gelmez" kulağı. bunu tarif etmesi çok zor.
şöyle gibi ama değil gibi de. kulak yine dik, ama dimdik değil işte. öne dönük ama tam öne doğru da değil, hafif yan taraflara bakar pozisyonda. bu pozisyon kedinin sizi arkadaş olarak gördüğü pozisyondur. sinirli değildir, korkmuyordur, aksine size güveniyordur. böyle kedi bulduğunuzda ağzını yüzünü mıncıklayın. yok yok, usul usul sevin. ilk dakikadan yüz göz olmayın hemen.
* geriye yatık, hatta kafaya bitişik kulaklar = "aha şimdi göstercem sana ebeninkini tersten" kulağı. o kediden uzak durun. sakın sevmeye çalışmayın. ağzınızı yüzünüzü parçalama potansiyeli taşır. bu türün gözbebekleri kocaman olur, o kadar ki kedinin gözü neredeyse simsiyah görünür. bu tosun mesela korkmuş ya da çok sinirlenmiş
,
bu da başka bir sinirli kedi
ama şu kardeşimiz gayet meraklı modda www.thesprucepets.com/thmb/.... tam olarak şu bahsettiğim şey
.
her kedi bunu yapmaz, yapan da her zaman yapmaz. gerçekten çok değerli bir davranış bu. bunu size yapan kedi = en gizli sırlarını anlatan arkadaş.
bu davranış aslında kedilerin daha minik birer bebekken annelerinin memesinden daha fazla süt gelsin diye yaptığı bir hareket (genel olarak böyle kabul edilir fakat yabani büyük kedilerin yatacakları otların üzerini de yolup yolup yatak yapma davranışı, bu masajın kökeni olabilir diye düşünülüyor). buzağıların annesinin memesine kafa atması gibi düşünebiliriz, ya da insan yavrusunun annesinin meme ucunu ısırması gibi.
* peki bir kedi bu masajı kime yapar? öncelikle öyle herkese yapmazlar, o konuda bi' anlaşalım. kendisini güvende hissettiği, "bundan bana zarar gelmez, şunun tipine bak. sevimli, pffts" dedikleri insanlara yaparlar.
* peki bir kedi bu masajı ne zaman yapar? onu kendisi bilir. güzel seversiniz, çok hoşuna gider, "gel buraya ben de seni sevicem" deyip yapabilir. en sevdiği yemekten vermişsinizdir, "gel buraya ben de seni sevicem" deyip yapabilir. oyun oynamak istiyordur, "gel buraya seni sevicem, sonra da birlikte oynayacağız" deyip yapabilir. çıkarcıdır bunu yapan kedi, unutmayın. ya masaj karşılığında bir şey isteyecektir; ya da sizin yaptığınız bir şey çok hoşuna gitmiştir, bildiği en özel yolla geri ödemeye çalışıyordur. asla durup dururken bu masajı yapmazlar.
- sürtünme ve kafa atma. bir kedi size sürtünüyorsa sizi tehlike olarak görmüyordur, aksine sizin onu sevmenizi istiyor demektir bu. severken bazen kafa atabilir, bazen de sevmeyi durdurduğunuzda kafa atar. durduğunuzda kafa atması, "durmasana lan, sevmeye devam et" anlamına gelir. sevmeden önce de kafa atabilir tabii ki, o da sev beni demek takdir edersiniz ki. ev kedilerinin uyuyan sahiplerine kafa atıp "uyan artık hayvan herif, hadi beni sevmen gerek. işe gitmeden önce sev beni bak, yoksa işe geç kalacaksın" demenin yollarından biridir. ayrıca koku bezi haritasını hatırlayın, kedilerin kafalarında bir sürü koku bezi var. kafalarını sürterek bu kokuyla işaretler kediler ailesini. sizi de yavrusu olarak görüyorsa kafa atıp kokusuyla işaretlemesi normaldir.
- kedinin kolunuzu/elinizi yalaması. bu iki farklı sebeple olabiliyor bildiğim kadarıyla. sizi çok seviyorsa yalar. bu şu demek: "sen beni çok seviyosun ama ben aşkında çıldırıyorum, daha fazlası lazım, dur tadına bakayım ne tatlıymışsın sen". diğeri ise üzerinizdeki bir kokudan rahatsız olmuş olabilir, yalayarak onu çıkartmak istiyordur. mesela yeni deodorantınızı beğenmemiştir, ya da duş jelinin kokusu hoşuna gitmemiştir. belki de kışın elinize sürdüğünüz arko kremi beğenmemiştir. hepsi olabilir.
* yalamanın kendi üstünde olanı ise bambaşka. saatlerce kendini sevdirdikten sonra bir anda dönüp g*tünü 2 adım ileri oturup az önce sevilen yerlerini yalaması insana kendini kötü hissettiriyor. "ulan madem benden bu kadar iğreniyordun, ne diye yarım saattir seviyorum seni popişko?" diye kızası geliyor insanın, ama olayın aslı astarı başka. kedi bu davranışıyla "ben seni o kadar çok seviyorum ki şu senin beni sevişin bile yetmiyor bana. tadına bakmam lazım, kokusunu almam lazım, dokunup bi görmem lazım nasılmış neye benziyormuş" demek istiyor. koku ve tat birbirine benzer duyular. ikisi de nemli ortamda çözünen kimyasallardan oluşan şeyler aslında (koku: koku moleküllerinin burun mukozasında -a.k.a sümük- çözünmesi; tat: tat moleküllerinin tükürükte çözünmesi). son sevmenizden sonra tüylerinde kalan zerreciklerin tadına bakmak istiyordur, hemen kötü düşünmeyin.
- suratınıza bakarak yavaş göz kırpması, size tamamen güvendiği anlamına geliyor. uykudan önceki son direniş gibi görünen, tam olarak şu davranış.
bir kedi, gözü kapalı size izin veriyorsa o kedi için öneminiz çok büyük demektir. yerinizin kıymetini (ve sorumluluğunu) bilin. ayrıca bu davranış kedinizin size öpücük attığı anlamına da gelebilir. duruma göre işte.
- karnını gösterme bir diğer güven belirtisi. "yumuşak karın" diye bir tabir var hani, zayıf nokta anlamına geliyor; cidden kedilerin karnı yumuşak noktası. hem gerçek hem mecaz anlamda. her kedi karnını göstermez. göstermiyorsa zorlamayın, karnı dışında sevecek çok yeri var kedinin. kimi hiç dokundurtmaz, kiminin umrunda olmaz, kimi 2-3 kaşımanıza izin verip sonra sinirlenir. kedinin karakteriyle alakalı tamamen, ama büyük güven göstergelerinden biridir.
- mırlaması (purr denilen ses) ve miyavlama. mırlaması genellikle hoşnut olduğunda olur, ama aklınızda bulunsun, ağrısı varsa da mırlayabilir. eski sevgilim derdi ki, "kedi mırlaması sırasında bütün kemikleri ve hücreleri yenilenir insanın". bence bu doğru, çünkü insanı çok dingin ve huzurlu bir ruh haline sokuyor kedi mırlaması. mutlu ve huzurlu olan insanın (yani stres seviyesi azalan bir insanın) vücudu da buna göre çalışacaktır. aşırı stres altında kaslar gerilir, postür bozulur, uzun süreli streste konsantrasyon ve dikkat eksikliği ortaya çıkar, hiçbir şey olmasa bile yaşam kalitesini düşürür. kedi mırlaması bunun tam tersini yapar. miyavlamanın ise çok farklı türleri var, buna tek tek değinmemiz gerekiyor bence.
* trill sesi. bunun türkçe karşılığını bilmiyorum. miyav ile mır arası bir şey. tam olarak şöyle değil, ama bulabildiğim en iyi kayıt bu.
şöyle anlatmaya çalışayım, mırlamasını hepimiz biliyoruz zaten. e miyavı da biliyoruz. miyav gibi sesli (o kadar sesli değil tabi) bir mır sesi düşünün, işte o trill. mırk diyelim hadi biz buna. "naber kanka" demektir bu ses. arkadaşsanız, aileden biriyseniz, halinizi hatrınızı soruyordur kediniz. herkese trill yapılmaz. ama seven herkese mırlayabilirsiniz, onda sıkıntı yok hehe.
* growl denilen ses, türkçesi hırlamak/hırıldamakmış ama tam köpeklerinki gibi değil. mesela şu videodaki hsssss sesi dışındaki kızgın kedi sesi growl oluyor.
vücut diline iyi bakın. kuyruk sağa sola hızlı biçimde sallanıyor, kulaklar geriye yatmış, gözbebekleri büyümüş kapkara gözlü olmuş kedi. sesini duymasak bile bu kedi sinirli diyebilmelisiniz şu vücudu görünce.
* hssss sesi. growl ile birlikte kullanılır genellikle. bunun insan dilindeki bire bir karşılığı oğlum bak git. karşısında ne var ise artık o an, ona "fazla yaklaşma" demektedir kedimiz. size hsss yapıyorsa yaklaşmayın anacım, rahat bırakın kediyi.
* yowl denilen ses. bu bildiğimiz kedilerin birbirine bağırması, ya da bizim avut diyen kedi diye bildiğimiz kedinin sesi.
aha da böyle bir şey. sinirli kedi sesi dememe gerek yok heralde.
* miyav. her şey olabilir bu. dikkat çekmek istiyor olabilir, "hhşşşt bi gel bak ne göstercem" diyor olabilir, "aç kapıyı dışarı gitçem" diyor olabilir, "çişim var ama kumum kokuyo, kumumu değiştirsene" olabilir, "karnım aç bana yemek ver. yok ondan değil diğerinden ver" diyor olabilir, "su bayatlamış, musluğu açsana su işçem, taze taze" diyor olabilir, "mutfağa gel yemek yap, ben de buzdolabının üstüne çıkıp seni izliycem" diyor olabilir, "çabukolçabukolkoşhadikaçıracaksınhadihadihadi-- kandırdııım" diyor olabilir, dediğim gibi her şey olabilir. miyav, bir kediyi tanımlayan ama anlaşılamayacak belki de birkaç şeyden biridir kedi dilinde benim için. kurandaki elif lam mim gibi. "var böyle bir şey, ama anlamını kimse bilmiyor"
kızmış/sinirlenmiş kedilerin sesinden de anlayabiliriz ne kadar vaktimiz olduğunu. önce growl gelir. hırıldar kedi, ağzı doluymuş gibi konuşur, biraz daha kızdıysa hssss yapar. bu da "bak yaklaşma diyorum, oğlum bak git" demektir. en son artık yowl evresine geçer, ki bu evre köprüden önceki son çıkıştır. miyoooooouuuvvvvyouvyouvyouv yapar bol bol, davut diyen kedi sesiyle konuşur. daha da artık sinirlendirdiyseniz bir kediyi, o aşama da shrieking denilen kedi çığlığıdır. saldırmadan önce manyak gibi miyavlar, sonra o miyav incelir de incelir, yüksek perdeden bir miyav çığlığı patlatır ya hani, aha da bu o . bu aşamada artık dayağı yemişsinizdir diye düşünüyorum.
şu video ile ilk partını bitiriyorum entrynin . daha yazacağım birkaç davranış daha var ama uykum geldi, yeter bugün.
kedi konusunda uzman değilim, kedim var ama artık sokakta yaşıyor, amatör olarak kedi seven biriyim sadece. sözlükteki (ve sosyal çevrenizdeki) sıradan kediseverlerden biriyimdir muhtemelen, bu yüzden hatalı çevirilerim [bkz. translation] olabilir. el birliğiyle bu dili anlamak için bir sözlük, bir kılavuz, ne bileyim bir tercüme geliştirebiliriz. hatalarımı düzeltiniz lütfen.
- öncelikle kedimizin anatomisini tanıyalım. kedilerin belirli yerlerinde koku bezleri bulunur. en bilindik yerleri bıyık dipleri, yanakları ve patileridir. detaylı harita

haritada anal gland ve supra-caudal gland diye işaretlenen kısımlara dokunmanızdan huylanabilir bazı kediler, o kediden kediye değişir fakat yüzündeki koku bezlerinin olduğu bölgeleri sevdirmeye bayılır kediler. bunu her zaman aklınızda tutun. kedi sevmeye yeni başlıyorsanız kafasının üstünü ve pinna glands olarak işaretlenen bölgeyi sevmek en güvenli olandır.
- kedi bildiğiniz üzre insandan farklı olarak kuyruğa sahip bir canlı. bizim kuyruğumuz olmadığı için ne anlama geldiğini bilmiyoruz kuyruk hareketlerinin (yüzyıllar önce kaybetmişiz kuyruk dilini anlama yeteneğimizi hehe) ama bu bahane değil. kuyruk, bir kedinin kendini ifade etmesi için en güzel organlardan biri. ya da şöyle söyleyeyim, kuyruk hareketlerinden bir kedinin ruh hali aşağı yukarı anlaşılabilir. detaylı inceleme

bir iki tanesini metin içinde vurgulamak istiyorum. kedi oturduğu yerde kuyruğunu bir o yana bir bu yana sallıyorsa o kediyi sevmekle uğraşmayın. gergindir, saldırmak üzeredir, sinirlendirmişsinizdir, belli ki sevilmek istemiyordur.
* sağa sola hızlı sallanan kuyruk = "dokunma bana, tırmalarım" anlamına gelir.
* bayrak direği gibi havaya dikilmiş, hatta fıtı fıtı sağa sola titrek hareket eden kuyruk
buradaki i'm crazy about you = "aha, benim insanım gelmiş. nerde kaldın, gözüm yolda kaldı. sev beni" anlamına gelir (ev kedisi olduğunu düşünerek yazıyorum tabii ki) * kenara kıvrılmış, ama ucu fıtı fıtı yere vuran kuyruk
buradaki sağ alttaki figür = "aha dikkatimi çeken bişey buldum, her an üstüne atlayabilirim" anlamına gelen kuyruk. bu sizin ayak parmağınız olabilir, yerinde duran çiçek olabilir, sizin hiç gör(e)mediğiniz bir şey olabilir, her şey olabilir. her kuyruk şeklinin ve sallamanın farklı anlamları var, bunu unutmayın. tecrübe ve gözlemlerinizle siz de lv1 kedi seviciden lv10 usta kediciye terfi edebilirsiniz. mesela köpekler kuyruklarını sağa sola hızlı hızlı salladıklarında "sevinçliyim, sopayı atsana hadi yakalıycam" anlamına gelirken kedi için aynı hareket "dokunma, pençeyi yersin kafana" anlamına gelir. bu yüzden önceden öğrendiklerinizi unutun.
- kedilerin kulaklarında 32 farklı kas var bildiğiniz üzre. nato'nun hava izleme radarlarından bile kısa tepki süreleri ve verimliliği var kedi kulağının. her kulak şeklinin de farklı bir anlamı var tabii ki ama ben 3 ana gruba indirgeyeceğim: dik kulaklar, öne doğru hafif eğik kulaklar, kafaya yapıştırılmış kulaklar. kulaklar da vücut dili hakkında çok şey anlatmasına rağmen tek başına durum belirteci değil ne yazık ki. yani kulağına bakarak kedi için sinirli ya da alarm modunda diyemeyiz.
* dik kulak = "ilgimi çektin, nesin sen" anlamına gelir. genellikle meraklı ve oyuncu modda iken kedinin kulağı bu pozisyonu alır. genellikle gözler de kocaman olur. yüzünden anlaşılır yani. şöyle bir surat "hhşşşt, sen nesin hemşerim, seni daha önce bu mahallede hiç görmedim, hayırdır?" demek işte.

* hafif öne yatık, öne dönük, dik ama gevşek kulak = "mutluyum, senden bana zarar gelmez" kulağı. bunu tarif etmesi çok zor.

şöyle gibi ama değil gibi de. kulak yine dik, ama dimdik değil işte. öne dönük ama tam öne doğru da değil, hafif yan taraflara bakar pozisyonda. bu pozisyon kedinin sizi arkadaş olarak gördüğü pozisyondur. sinirli değildir, korkmuyordur, aksine size güveniyordur. böyle kedi bulduğunuzda ağzını yüzünü mıncıklayın. yok yok, usul usul sevin. ilk dakikadan yüz göz olmayın hemen.
* geriye yatık, hatta kafaya bitişik kulaklar = "aha şimdi göstercem sana ebeninkini tersten" kulağı. o kediden uzak durun. sakın sevmeye çalışmayın. ağzınızı yüzünüzü parçalama potansiyeli taşır. bu türün gözbebekleri kocaman olur, o kadar ki kedinin gözü neredeyse simsiyah görünür. bu tosun mesela korkmuş ya da çok sinirlenmiş
, bu da başka bir sinirli kedi

ama şu kardeşimiz gayet meraklı modda www.thesprucepets.com/thmb/.... tam olarak şu bahsettiğim şey
. her kedi bunu yapmaz, yapan da her zaman yapmaz. gerçekten çok değerli bir davranış bu. bunu size yapan kedi = en gizli sırlarını anlatan arkadaş.
bu davranış aslında kedilerin daha minik birer bebekken annelerinin memesinden daha fazla süt gelsin diye yaptığı bir hareket (genel olarak böyle kabul edilir fakat yabani büyük kedilerin yatacakları otların üzerini de yolup yolup yatak yapma davranışı, bu masajın kökeni olabilir diye düşünülüyor). buzağıların annesinin memesine kafa atması gibi düşünebiliriz, ya da insan yavrusunun annesinin meme ucunu ısırması gibi.
* peki bir kedi bu masajı kime yapar? öncelikle öyle herkese yapmazlar, o konuda bi' anlaşalım. kendisini güvende hissettiği, "bundan bana zarar gelmez, şunun tipine bak. sevimli, pffts" dedikleri insanlara yaparlar.
* peki bir kedi bu masajı ne zaman yapar? onu kendisi bilir. güzel seversiniz, çok hoşuna gider, "gel buraya ben de seni sevicem" deyip yapabilir. en sevdiği yemekten vermişsinizdir, "gel buraya ben de seni sevicem" deyip yapabilir. oyun oynamak istiyordur, "gel buraya seni sevicem, sonra da birlikte oynayacağız" deyip yapabilir. çıkarcıdır bunu yapan kedi, unutmayın. ya masaj karşılığında bir şey isteyecektir; ya da sizin yaptığınız bir şey çok hoşuna gitmiştir, bildiği en özel yolla geri ödemeye çalışıyordur. asla durup dururken bu masajı yapmazlar.
- sürtünme ve kafa atma. bir kedi size sürtünüyorsa sizi tehlike olarak görmüyordur, aksine sizin onu sevmenizi istiyor demektir bu. severken bazen kafa atabilir, bazen de sevmeyi durdurduğunuzda kafa atar. durduğunuzda kafa atması, "durmasana lan, sevmeye devam et" anlamına gelir. sevmeden önce de kafa atabilir tabii ki, o da sev beni demek takdir edersiniz ki. ev kedilerinin uyuyan sahiplerine kafa atıp "uyan artık hayvan herif, hadi beni sevmen gerek. işe gitmeden önce sev beni bak, yoksa işe geç kalacaksın" demenin yollarından biridir. ayrıca koku bezi haritasını hatırlayın, kedilerin kafalarında bir sürü koku bezi var. kafalarını sürterek bu kokuyla işaretler kediler ailesini. sizi de yavrusu olarak görüyorsa kafa atıp kokusuyla işaretlemesi normaldir.
- kedinin kolunuzu/elinizi yalaması. bu iki farklı sebeple olabiliyor bildiğim kadarıyla. sizi çok seviyorsa yalar. bu şu demek: "sen beni çok seviyosun ama ben aşkında çıldırıyorum, daha fazlası lazım, dur tadına bakayım ne tatlıymışsın sen". diğeri ise üzerinizdeki bir kokudan rahatsız olmuş olabilir, yalayarak onu çıkartmak istiyordur. mesela yeni deodorantınızı beğenmemiştir, ya da duş jelinin kokusu hoşuna gitmemiştir. belki de kışın elinize sürdüğünüz arko kremi beğenmemiştir. hepsi olabilir.
* yalamanın kendi üstünde olanı ise bambaşka. saatlerce kendini sevdirdikten sonra bir anda dönüp g*tünü 2 adım ileri oturup az önce sevilen yerlerini yalaması insana kendini kötü hissettiriyor. "ulan madem benden bu kadar iğreniyordun, ne diye yarım saattir seviyorum seni popişko?" diye kızası geliyor insanın, ama olayın aslı astarı başka. kedi bu davranışıyla "ben seni o kadar çok seviyorum ki şu senin beni sevişin bile yetmiyor bana. tadına bakmam lazım, kokusunu almam lazım, dokunup bi görmem lazım nasılmış neye benziyormuş" demek istiyor. koku ve tat birbirine benzer duyular. ikisi de nemli ortamda çözünen kimyasallardan oluşan şeyler aslında (koku: koku moleküllerinin burun mukozasında -a.k.a sümük- çözünmesi; tat: tat moleküllerinin tükürükte çözünmesi). son sevmenizden sonra tüylerinde kalan zerreciklerin tadına bakmak istiyordur, hemen kötü düşünmeyin.
- suratınıza bakarak yavaş göz kırpması, size tamamen güvendiği anlamına geliyor. uykudan önceki son direniş gibi görünen, tam olarak şu davranış.
bir kedi, gözü kapalı size izin veriyorsa o kedi için öneminiz çok büyük demektir. yerinizin kıymetini (ve sorumluluğunu) bilin. ayrıca bu davranış kedinizin size öpücük attığı anlamına da gelebilir. duruma göre işte.
- karnını gösterme bir diğer güven belirtisi. "yumuşak karın" diye bir tabir var hani, zayıf nokta anlamına geliyor; cidden kedilerin karnı yumuşak noktası. hem gerçek hem mecaz anlamda. her kedi karnını göstermez. göstermiyorsa zorlamayın, karnı dışında sevecek çok yeri var kedinin. kimi hiç dokundurtmaz, kiminin umrunda olmaz, kimi 2-3 kaşımanıza izin verip sonra sinirlenir. kedinin karakteriyle alakalı tamamen, ama büyük güven göstergelerinden biridir.
- mırlaması (purr denilen ses) ve miyavlama. mırlaması genellikle hoşnut olduğunda olur, ama aklınızda bulunsun, ağrısı varsa da mırlayabilir. eski sevgilim derdi ki, "kedi mırlaması sırasında bütün kemikleri ve hücreleri yenilenir insanın". bence bu doğru, çünkü insanı çok dingin ve huzurlu bir ruh haline sokuyor kedi mırlaması. mutlu ve huzurlu olan insanın (yani stres seviyesi azalan bir insanın) vücudu da buna göre çalışacaktır. aşırı stres altında kaslar gerilir, postür bozulur, uzun süreli streste konsantrasyon ve dikkat eksikliği ortaya çıkar, hiçbir şey olmasa bile yaşam kalitesini düşürür. kedi mırlaması bunun tam tersini yapar. miyavlamanın ise çok farklı türleri var, buna tek tek değinmemiz gerekiyor bence.
* trill sesi. bunun türkçe karşılığını bilmiyorum. miyav ile mır arası bir şey. tam olarak şöyle değil, ama bulabildiğim en iyi kayıt bu.
şöyle anlatmaya çalışayım, mırlamasını hepimiz biliyoruz zaten. e miyavı da biliyoruz. miyav gibi sesli (o kadar sesli değil tabi) bir mır sesi düşünün, işte o trill. mırk diyelim hadi biz buna. "naber kanka" demektir bu ses. arkadaşsanız, aileden biriyseniz, halinizi hatrınızı soruyordur kediniz. herkese trill yapılmaz. ama seven herkese mırlayabilirsiniz, onda sıkıntı yok hehe.
* growl denilen ses, türkçesi hırlamak/hırıldamakmış ama tam köpeklerinki gibi değil. mesela şu videodaki hsssss sesi dışındaki kızgın kedi sesi growl oluyor.
vücut diline iyi bakın. kuyruk sağa sola hızlı biçimde sallanıyor, kulaklar geriye yatmış, gözbebekleri büyümüş kapkara gözlü olmuş kedi. sesini duymasak bile bu kedi sinirli diyebilmelisiniz şu vücudu görünce.
* hssss sesi. growl ile birlikte kullanılır genellikle. bunun insan dilindeki bire bir karşılığı oğlum bak git. karşısında ne var ise artık o an, ona "fazla yaklaşma" demektedir kedimiz. size hsss yapıyorsa yaklaşmayın anacım, rahat bırakın kediyi.
* yowl denilen ses. bu bildiğimiz kedilerin birbirine bağırması, ya da bizim avut diyen kedi diye bildiğimiz kedinin sesi.
aha da böyle bir şey. sinirli kedi sesi dememe gerek yok heralde.
* miyav. her şey olabilir bu. dikkat çekmek istiyor olabilir, "hhşşşt bi gel bak ne göstercem" diyor olabilir, "aç kapıyı dışarı gitçem" diyor olabilir, "çişim var ama kumum kokuyo, kumumu değiştirsene" olabilir, "karnım aç bana yemek ver. yok ondan değil diğerinden ver" diyor olabilir, "su bayatlamış, musluğu açsana su işçem, taze taze" diyor olabilir, "mutfağa gel yemek yap, ben de buzdolabının üstüne çıkıp seni izliycem" diyor olabilir, "çabukolçabukolkoşhadikaçıracaksınhadihadihadi-- kandırdııım" diyor olabilir, dediğim gibi her şey olabilir. miyav, bir kediyi tanımlayan ama anlaşılamayacak belki de birkaç şeyden biridir kedi dilinde benim için. kurandaki elif lam mim gibi. "var böyle bir şey, ama anlamını kimse bilmiyor"
kızmış/sinirlenmiş kedilerin sesinden de anlayabiliriz ne kadar vaktimiz olduğunu. önce growl gelir. hırıldar kedi, ağzı doluymuş gibi konuşur, biraz daha kızdıysa hssss yapar. bu da "bak yaklaşma diyorum, oğlum bak git" demektir. en son artık yowl evresine geçer, ki bu evre köprüden önceki son çıkıştır. miyoooooouuuvvvvyouvyouvyouv yapar bol bol, davut diyen kedi sesiyle konuşur. daha da artık sinirlendirdiyseniz bir kediyi, o aşama da shrieking denilen kedi çığlığıdır. saldırmadan önce manyak gibi miyavlar, sonra o miyav incelir de incelir, yüksek perdeden bir miyav çığlığı patlatır ya hani, aha da bu o . bu aşamada artık dayağı yemişsinizdir diye düşünüyorum.
şu video ile ilk partını bitiriyorum entrynin . daha yazacağım birkaç davranış daha var ama uykum geldi, yeter bugün.
devamını gör...
run lola run
bir tom tykwer filmidir.
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

keyifle kahvemi içerken yazdığım bu tanım içerisinde söyleyebilirim ki muhteşem bir filmdir. lola’nın sevgilisini kurtarmak için 20 dakikada bulması gereken 100.000 marka ulaşma çabasını anlatır...
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

bu tanımı yazarken her zamanki dikkatsizliğin sonucu üst paragrafta bahsettiğim kahveden sadece bir yudum içebildim. kahveyi boylu boyunca masaya boca etmeyi başardığım için kendime kızmakla meşgulüm şu an. filme gelirsek filmde lola isimli bir kızın torbacı erkek arkadaşını kurtarmak için saçmasapan aksiyonlara girip yirmi dakika içinde 100.000 alman markın bulmak için girdiği amansız ve gereksiz mücadele anlatılmakta. daha iyi örneklerini izleyebileceğiniz bir film olduğunu söyleyebilirim...
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

çok sevimli bir garson kız gelip döktüğüm kahveyi temizledi. bence yüzünde içten ve tatlı bir gülümseme de vardı. ayrıca kitabım kahveye bulaşmadığı için de çok şanslı olduğumu düşünüyorum. filmimizle ilgili ise şunu söyleyebilirim: konu oldukça ilgi çekici, ayrıca renk kullanımı ve müzik filmi bambaşka bir boyuta taşımış. hikayemiz ise lola isimli bir kızın 20 dakika içinde 100.000 mark bularak erkek arkadaşını kurtarma çabasını merkeze almış...
her neyse, izlenmeye değer.
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

keyifle kahvemi içerken yazdığım bu tanım içerisinde söyleyebilirim ki muhteşem bir filmdir. lola’nın sevgilisini kurtarmak için 20 dakikada bulması gereken 100.000 marka ulaşma çabasını anlatır...
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

bu tanımı yazarken her zamanki dikkatsizliğin sonucu üst paragrafta bahsettiğim kahveden sadece bir yudum içebildim. kahveyi boylu boyunca masaya boca etmeyi başardığım için kendime kızmakla meşgulüm şu an. filme gelirsek filmde lola isimli bir kızın torbacı erkek arkadaşını kurtarmak için saçmasapan aksiyonlara girip yirmi dakika içinde 100.000 alman markın bulmak için girdiği amansız ve gereksiz mücadele anlatılmakta. daha iyi örneklerini izleyebileceğiniz bir film olduğunu söyleyebilirim...
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

çok sevimli bir garson kız gelip döktüğüm kahveyi temizledi. bence yüzünde içten ve tatlı bir gülümseme de vardı. ayrıca kitabım kahveye bulaşmadığı için de çok şanslı olduğumu düşünüyorum. filmimizle ilgili ise şunu söyleyebilirim: konu oldukça ilgi çekici, ayrıca renk kullanımı ve müzik filmi bambaşka bir boyuta taşımış. hikayemiz ise lola isimli bir kızın 20 dakika içinde 100.000 mark bularak erkek arkadaşını kurtarma çabasını merkeze almış...
her neyse, izlenmeye değer.
devamını gör...
li la li
devamını gör...
volkan demirel
kadıköydeki derbiler bizim bayramımız, 11 adam toplasak yine biz kazanırız. vik vik vik tarzı açıklamaları ile maç öncesi ortamı germeye çalışan eski futbolcu.
bugün maçta tribüne aldıkları göya sağlıkçı holiganlar ile de yine ortamı germeye çalıştılar. bu arada o ettiğiniz küfür size girsin operasyon çocukları.
ne oldu lan ayı? yazını kışa çevirir böyle galatasaray işte. öyle kıçınla başınla top stop ettiğiniz zamanlar geride kaldı.
alın bi hesap makinası hesaplayın kaç yıldır yenemiyorsunuz galatasarayı?
bugün maçta tribüne aldıkları göya sağlıkçı holiganlar ile de yine ortamı germeye çalıştılar. bu arada o ettiğiniz küfür size girsin operasyon çocukları.
ne oldu lan ayı? yazını kışa çevirir böyle galatasaray işte. öyle kıçınla başınla top stop ettiğiniz zamanlar geride kaldı.
alın bi hesap makinası hesaplayın kaç yıldır yenemiyorsunuz galatasarayı?
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
sabah sabah yazılmaz mı mani
geç patlayana afyon denir mi yani
gün aymış çoktan
mazeretin de böylesi hani
geç patlayana afyon denir mi yani
gün aymış çoktan
mazeretin de böylesi hani
devamını gör...
kısa şiirler
biriyle el ele verince her sıkıntıyı aşamazsınız ama o elin sizi asla bırakmayacağını da bilirsiniz. sevgi; tam olarak budur işte. yangının ortasında serinleten bir damla sudur...
devamını gör...
bir idam mahkumunun son günü
anlatımı o kadar etkili ki sanki kitaptan çıkıp gerçekten o kişiyi yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. okunması gereken mükemmel bir kitap.
devamını gör...
anne ile babanın sevişmesi
devamını gör...
borderline kişilik bozukluğu
borderline kişilik bozukluğu (bkb) genç yaşlarda başlayan ve yaşam boyu devam eden bir kişilik bozukluğudur. kişi yoğun duygular arasında gitgeller yaşayarak, kendine zarar verme davranışları ve yakın çevresindekilerle problem dolu / kırılgan ilişkiler kurma riskleri geliştirir. çarpık benlik algısı, intihara meyilli olma, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı riskleri, yeme içme bozuklukları, depresyon ve toplum dışına itilme gibi birçok diğer olumsuzlukları da beraberinde getirir.
hem kişi için, hem hasta yakınları hem de sağlık personeli için zor bir psikiyatrik rahatsızlıktır. bakım, sık sık hastahane yatış, tedaviye karşı koymalar gibi eşlik eden birçok diğer problem bu durumu daha da zorlaştırır.
tedavide iki yol uygulanır; ilaç ve psikoterapi. bilgilendirme ve yönlendirme temelli destek tedavileri hasta ve hasta yakınları için önemlidir. kişinin hastalık yönetimi ve tedavisinde aktif yer alması, bir kriz planı yaparak iniş ve çıkışlara hazırlıklı olması zaruridir. mentalization temelli psikoterapi temel tedavi şekli olmalıdır. grup terapileri ve bireysel terapi seansları, gerekli hallerde ilaç ve hasteneye yatış ile desteklenip, destek tedavileri ile güçlendirilmelidir. mentalization temelli psikoterapi (bir bilişsel davranışçı psikoterapi türevidir) en etkili tedavi türüdür ve sağaltım oranı diğer tedavilere göre çok daha yüksektir.
hem kişi için, hem hasta yakınları hem de sağlık personeli için zor bir psikiyatrik rahatsızlıktır. bakım, sık sık hastahane yatış, tedaviye karşı koymalar gibi eşlik eden birçok diğer problem bu durumu daha da zorlaştırır.
tedavide iki yol uygulanır; ilaç ve psikoterapi. bilgilendirme ve yönlendirme temelli destek tedavileri hasta ve hasta yakınları için önemlidir. kişinin hastalık yönetimi ve tedavisinde aktif yer alması, bir kriz planı yaparak iniş ve çıkışlara hazırlıklı olması zaruridir. mentalization temelli psikoterapi temel tedavi şekli olmalıdır. grup terapileri ve bireysel terapi seansları, gerekli hallerde ilaç ve hasteneye yatış ile desteklenip, destek tedavileri ile güçlendirilmelidir. mentalization temelli psikoterapi (bir bilişsel davranışçı psikoterapi türevidir) en etkili tedavi türüdür ve sağaltım oranı diğer tedavilere göre çok daha yüksektir.
devamını gör...
yabancıdan gelen gülümseme
bir insanın bir insana yapabileceği bence en basit iyiliktir samimi bir gülümseme.
bir ileri boyutu da hiç tanımadığınız insanlara bu samimi bir gülümseme ile birlikte günaydın, iyi günler, iyi akşamlar şeklinde iyi dileklerini söylemektir.
hemde laf olsun diye öyle agzinin ucuyla değil gözlerine bakarak, gülümseyerek ağız dolusu günaydın denmelidir. bu kesinlikle yanlış da anlaşılmalı, bu seni tanımıyorum tanımak gibi bir niyetimde yok, sadece iyi ve mutlu bir insanım, sende iyi ol mutlu ol demek için söylenir.
insanları diğer tüm canlılardan ayıran en önemli özelliklerimizden biri de bu değil mi?
bir ileri boyutu da hiç tanımadığınız insanlara bu samimi bir gülümseme ile birlikte günaydın, iyi günler, iyi akşamlar şeklinde iyi dileklerini söylemektir.
hemde laf olsun diye öyle agzinin ucuyla değil gözlerine bakarak, gülümseyerek ağız dolusu günaydın denmelidir. bu kesinlikle yanlış da anlaşılmalı, bu seni tanımıyorum tanımak gibi bir niyetimde yok, sadece iyi ve mutlu bir insanım, sende iyi ol mutlu ol demek için söylenir.
insanları diğer tüm canlılardan ayıran en önemli özelliklerimizden biri de bu değil mi?
devamını gör...
yazarların unutamadıkları dizi replikleri
her insanın bir zaafı vardır sayın savcım o zaafa düşüp düşmemek bakın işte o şahsiyet meselesidir...
şahsiyet
şahsiyet
devamını gör...
bir şey bedavaysa ürün sizsiniz
bedava kullandığımız uygulamaların niçin bedava olduğunu özetleyen ifade.
elimizdeki telefonlarda yüklü olan başta google, facebook ve whatsapp olmak üzere envai çeşit uygulama var. bu uygulamalar nereden para kazanıyor da bu kadar kaliteli hizmeti bedava sunabiliyor? cevabı çok basit değil mi; reklamlardan. peki bu durumda biz ne oluyoruz? reklamı gören ürün. sadece bununla da kalınsa iyi. google olsun facebook olsun çeşitli zihin yönlendirme algoritmaları ile bizleri belli bir ürüne veya hizmete yönlendirebiliyor. hani bazen diyoruz ya "telefonu yanıma bile almadım, avm'ye gidip bir çanta baktım geldim, sonra telefonu açıp haberlere bakayım dedim, bir de ne göreyim? baktığım çantanın reklamı karşımda!" evet bunlar hepimizin başına gelen şeyler. sebebi zihnimizi okumaları değil elbet, zihnimizi yönlendirmeleri. biz farkında değiliz ama bizi bir şekilde o çantayı almaya yönlendiriyor.
basit bir örnek vereyim. 3838 rakamı size neyi çağrıştırıyor? cevabı ben vereyim. terse çevirip okuyunca 'bebe'. ve bilinçaltınız başlıyor bebe ile ilgili şeyleri düşünmeye. sonra da bebe ile ilgili şeyler algıda seçicilik yaratıp sizi o tip ürünlere yönlendiriyor. siz de sanıyorsunuz telefon düşüncelerimizi okuyor. durum bundan ibaret efendim. tekrar hatırlatalım;
"bir şey bedavaysa ürün sizsiniz."
elimizdeki telefonlarda yüklü olan başta google, facebook ve whatsapp olmak üzere envai çeşit uygulama var. bu uygulamalar nereden para kazanıyor da bu kadar kaliteli hizmeti bedava sunabiliyor? cevabı çok basit değil mi; reklamlardan. peki bu durumda biz ne oluyoruz? reklamı gören ürün. sadece bununla da kalınsa iyi. google olsun facebook olsun çeşitli zihin yönlendirme algoritmaları ile bizleri belli bir ürüne veya hizmete yönlendirebiliyor. hani bazen diyoruz ya "telefonu yanıma bile almadım, avm'ye gidip bir çanta baktım geldim, sonra telefonu açıp haberlere bakayım dedim, bir de ne göreyim? baktığım çantanın reklamı karşımda!" evet bunlar hepimizin başına gelen şeyler. sebebi zihnimizi okumaları değil elbet, zihnimizi yönlendirmeleri. biz farkında değiliz ama bizi bir şekilde o çantayı almaya yönlendiriyor.
basit bir örnek vereyim. 3838 rakamı size neyi çağrıştırıyor? cevabı ben vereyim. terse çevirip okuyunca 'bebe'. ve bilinçaltınız başlıyor bebe ile ilgili şeyleri düşünmeye. sonra da bebe ile ilgili şeyler algıda seçicilik yaratıp sizi o tip ürünlere yönlendiriyor. siz de sanıyorsunuz telefon düşüncelerimizi okuyor. durum bundan ibaret efendim. tekrar hatırlatalım;
"bir şey bedavaysa ürün sizsiniz."
devamını gör...
vidkun quisling
#158727 tanımımda son paragrafta konu başlığımız olan şahıs hakkında ön bilgi vermiştim. biraz daha detaylı bilgi verelim:
kendisi norveçli bir subay olup 1887-1945 yılları arasında yaşamıştır. tarihe ii. dünya savaşı sırasında ülkesini nazilere işgal ettirmiş ve onlarla iş birliği yapmış bir hain olarak geçmiştir. öylesine biridir ki soyadı ingilizce sözlüklere hain, işbirlikçi kelimesinin karşılığı olarak girmiştir:
www.merriam-webster.com/dic...
dictionary.cambridge.org/di...
gerçek adı vidkun abraham lauritz jonssøn quisling olan hainimiz 1887'de norveç'te doğar. orduya girer ve 1918-19'da sovyetler birliği'nde st. petersburg, 1919-21'de helsinki'de askeri ataşe olarak çalışır. sscb de kaldığı süre boyunca sıkı bir komünizm karşıtı olur. yavaş yavaş önce italya, sonra almanya ve ispanya'da yükselen faşizme kayar. en büyük kahramanı adolf hitler'dir artık, sıkı bir nazi partisi hayranıdır. 1931'de norveç'in savunma bakanı olur, daha sonra 1933'te kahramanı hitler'i model alarak kendi faşist partisini kurmak için hükümetten istifa eder.
dünya savaşı başladıktan sonra quisling, hitler ile bir araya gelir ve açıkça kendi ülkesini işgal etmesini ister. 9 nisan 1940'ta, almanya'nın norveçi işgali başlar ve quisling, hükümetin başı olduğunu açıklar. ancak tabanı olmadığı için yeni hükümeti bir hafta içinde çöker, buna rağmen almanların desteği ile gene başta kalır. 1942'de almanlar onu “minister president=bakan başkan" olarak atar.*.
ne gariptir ki norveç halkının güçlü muhalefetine rağmen quisling, almanya'nın 1945'te teslim olmasına kadar iktidarda kalır. savaş sonunda yargılanan quisling, vatana ihanetten suçlu bulunur ve ölüme mahkum edilir. 24 ekim 1945'te oslo'daki akershus kalesi'nde idam edilir.
kendisi norveçli bir subay olup 1887-1945 yılları arasında yaşamıştır. tarihe ii. dünya savaşı sırasında ülkesini nazilere işgal ettirmiş ve onlarla iş birliği yapmış bir hain olarak geçmiştir. öylesine biridir ki soyadı ingilizce sözlüklere hain, işbirlikçi kelimesinin karşılığı olarak girmiştir:
www.merriam-webster.com/dic...
dictionary.cambridge.org/di...
gerçek adı vidkun abraham lauritz jonssøn quisling olan hainimiz 1887'de norveç'te doğar. orduya girer ve 1918-19'da sovyetler birliği'nde st. petersburg, 1919-21'de helsinki'de askeri ataşe olarak çalışır. sscb de kaldığı süre boyunca sıkı bir komünizm karşıtı olur. yavaş yavaş önce italya, sonra almanya ve ispanya'da yükselen faşizme kayar. en büyük kahramanı adolf hitler'dir artık, sıkı bir nazi partisi hayranıdır. 1931'de norveç'in savunma bakanı olur, daha sonra 1933'te kahramanı hitler'i model alarak kendi faşist partisini kurmak için hükümetten istifa eder.
dünya savaşı başladıktan sonra quisling, hitler ile bir araya gelir ve açıkça kendi ülkesini işgal etmesini ister. 9 nisan 1940'ta, almanya'nın norveçi işgali başlar ve quisling, hükümetin başı olduğunu açıklar. ancak tabanı olmadığı için yeni hükümeti bir hafta içinde çöker, buna rağmen almanların desteği ile gene başta kalır. 1942'de almanlar onu “minister president=bakan başkan" olarak atar.*.
ne gariptir ki norveç halkının güçlü muhalefetine rağmen quisling, almanya'nın 1945'te teslim olmasına kadar iktidarda kalır. savaş sonunda yargılanan quisling, vatana ihanetten suçlu bulunur ve ölüme mahkum edilir. 24 ekim 1945'te oslo'daki akershus kalesi'nde idam edilir.
devamını gör...
in god we trust
recep tayyip erdoğan'ın ''onların doları varsa bizim de allah' ımız var" cümlesini haksız çıkaran cümledir.
çünkü onların da allah'ı var. bir de dolarları var.
çünkü onların da allah'ı var. bir de dolarları var.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınlar o zaman.
yalnız yattığım ve yalnız kalktığım günleri özledim püfff. yanı başımda bir fındık kurdu uyuyor bir zamandır. hoş benim üç azmandan sonra bu fındık kurdu pek zararsız ama olsun. kolum, bacağım değecek uyandıracağım ya da bir yerini acıtacağım diye tedirgin uyuyorum.
benim zibidiler orda burda. yanıma alamıyorum bir süredir. geçen gün alayım dedim üçü birden gece yarısı yatağa çıkartma yapınca fındık kurdunun aklı çıkıyordu. koca cüsseleriyle insanların göbeklerine atlamak nedir arkadaş? neden yapıyorsunuz bunu?

geçen sabahtan bir fotoğraf buraya attım mı emin değilim. aman olsun idare edi verin attıysamda. benle yatamayınca abimi sarmışlar. adamcağız üç zararsız kuştan sonra bu haydutlarla geçirdiği bir haftayı unutamayacak. sabahları yanlarına indiğimde cokcok hep böyle tepesinde bekliyor oluyor.
ben içeri girince bu ne yatıyor hala be bakışı atıyor. çocuğum in dayının üstünden diyorum miyyvv diyor. abim kalkacak çekyat düzelecek onlarda açtıkları bölümden çekyatın altına girip oyun oynayacaklar. her gün aynı tantana. şimdi başlamışlardır hadi kalklara saat geldi.
çekyat mı? he bizim bety aşkı oradada aradığı için. sanki evde bir köşeye yakışıklı bir erkek sakladım. her yere girip bakmaya onu bulmaya çalışıyor. benim evde olmadığım bir vakit çekyatın döşemesini açmış bizim garibanlar şimdi orada oyun oynuyor.
neysem efem herkeslere bol tebessümü sabahlar. çekyatlara dikkat.
yalnız yattığım ve yalnız kalktığım günleri özledim püfff. yanı başımda bir fındık kurdu uyuyor bir zamandır. hoş benim üç azmandan sonra bu fındık kurdu pek zararsız ama olsun. kolum, bacağım değecek uyandıracağım ya da bir yerini acıtacağım diye tedirgin uyuyorum.
benim zibidiler orda burda. yanıma alamıyorum bir süredir. geçen gün alayım dedim üçü birden gece yarısı yatağa çıkartma yapınca fındık kurdunun aklı çıkıyordu. koca cüsseleriyle insanların göbeklerine atlamak nedir arkadaş? neden yapıyorsunuz bunu?

geçen sabahtan bir fotoğraf buraya attım mı emin değilim. aman olsun idare edi verin attıysamda. benle yatamayınca abimi sarmışlar. adamcağız üç zararsız kuştan sonra bu haydutlarla geçirdiği bir haftayı unutamayacak. sabahları yanlarına indiğimde cokcok hep böyle tepesinde bekliyor oluyor.
ben içeri girince bu ne yatıyor hala be bakışı atıyor. çocuğum in dayının üstünden diyorum miyyvv diyor. abim kalkacak çekyat düzelecek onlarda açtıkları bölümden çekyatın altına girip oyun oynayacaklar. her gün aynı tantana. şimdi başlamışlardır hadi kalklara saat geldi.
çekyat mı? he bizim bety aşkı oradada aradığı için. sanki evde bir köşeye yakışıklı bir erkek sakladım. her yere girip bakmaya onu bulmaya çalışıyor. benim evde olmadığım bir vakit çekyatın döşemesini açmış bizim garibanlar şimdi orada oyun oynuyor.
neysem efem herkeslere bol tebessümü sabahlar. çekyatlara dikkat.
devamını gör...
alttaki yazara ismini bilmesi için bir şarkı bırak
<tam on iki den vurdu kalbimi
olan oldu bu gönül
ferman dinlemiyorrrrr>
yazar arkadaşım buyrunuz (google bakmak en son çaremiz olması dileğiyle, azcık düşünelim. kolay zaten:))
olan oldu bu gönül
ferman dinlemiyorrrrr>
yazar arkadaşım buyrunuz (google bakmak en son çaremiz olması dileğiyle, azcık düşünelim. kolay zaten:))
devamını gör...
cahit zarifoğlu
merhaba anne ben oğlun cahit
bana her gece "üstünü açma üşütürsün" demiştin.
keşke bir gece de "kalbini açma üzülürsün" deseydin...
bunun gibi çok güzel sözleri ve eserleri olan değerli şair ve yazardır. bazen aynı dediği gibi kalbimizi açarız ve üzülürüz sonra kapatırız kalbimizi açmayız sonra karşımıza biri çıkar bu sefer azıcık gösteririz kendimizi ama şansımıza bulmuşuzdur o kişiyi o zaman üzülmeyiz aksine mutlu oluruz ama öncesinde bir kere üzülmüşüzdür bir kez daha kalbimizi açmamız artık daha zordur. herkesin gönlüne göre birisi ile karşılaşması dileğimle... bu arada necip fazıl kısakürek'in bu değerli şairimizin nikah şahidi olduğunu biliyor muydunuz.
bana her gece "üstünü açma üşütürsün" demiştin.
keşke bir gece de "kalbini açma üzülürsün" deseydin...
bunun gibi çok güzel sözleri ve eserleri olan değerli şair ve yazardır. bazen aynı dediği gibi kalbimizi açarız ve üzülürüz sonra kapatırız kalbimizi açmayız sonra karşımıza biri çıkar bu sefer azıcık gösteririz kendimizi ama şansımıza bulmuşuzdur o kişiyi o zaman üzülmeyiz aksine mutlu oluruz ama öncesinde bir kere üzülmüşüzdür bir kez daha kalbimizi açmamız artık daha zordur. herkesin gönlüne göre birisi ile karşılaşması dileğimle... bu arada necip fazıl kısakürek'in bu değerli şairimizin nikah şahidi olduğunu biliyor muydunuz.
devamını gör...
norveçli balıkçılar
krem reklamlarının vazgeçilmezleridir.
devamını gör...
