general data protection regulation
türkçesi genel veri koruma yönetmeliği'dir.
türkiye'de kurulmuş olsa dahi, ab üyesi vatandaşların kişisel verilerini işleyen şirketler ya da ab'de kurulu ancak ab dışı varlık gösteren (örneğin türkiye'de) şirketlerin 28 mayıs 2018 tarihi itibariyle uyum sağlamak zorunda olduğu yönetmeliktir.
gdpr'dan ayrı ve ek olarak türkiye'de gerçek kişilerin fiziksel verilerinin işlenmesi kişisel verileri koruma kanunu (bkz: kvkk) ile düzenlenir. bu kanun 7 nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
yani türkiye'de kurulu bir şirketiniz var ve ab ülkeleriyle iş yapıyorsanız süreçlerinizi hem kvkk'na hem de gdpr yönetmeliğine uyumlu hale getirme yükümlülüğünüz vardır.
türkiye'de kurulmuş olsa dahi, ab üyesi vatandaşların kişisel verilerini işleyen şirketler ya da ab'de kurulu ancak ab dışı varlık gösteren (örneğin türkiye'de) şirketlerin 28 mayıs 2018 tarihi itibariyle uyum sağlamak zorunda olduğu yönetmeliktir.
gdpr'dan ayrı ve ek olarak türkiye'de gerçek kişilerin fiziksel verilerinin işlenmesi kişisel verileri koruma kanunu (bkz: kvkk) ile düzenlenir. bu kanun 7 nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
yani türkiye'de kurulu bir şirketiniz var ve ab ülkeleriyle iş yapıyorsanız süreçlerinizi hem kvkk'na hem de gdpr yönetmeliğine uyumlu hale getirme yükümlülüğünüz vardır.
devamını gör...
güven
zor kazanılan, ama kolay kaybedilen yegane şey. lakin bunu başardığınız zaman, müthiş bir huzur kaplıyor içinizi. tabi bir de bunun karşılıklı olduğunu düşünün...
tabi şöyle de bir durum var ki, karşınızdakine güven duyamıyor oluşunuz: onun güvenilmez bir insan olduğunu da göstermez. sorun tamamen kuruntularınız da olabilir.
tabi şöyle de bir durum var ki, karşınızdakine güven duyamıyor oluşunuz: onun güvenilmez bir insan olduğunu da göstermez. sorun tamamen kuruntularınız da olabilir.
devamını gör...
alkolün dehidrasyon etkisi
alkol tüketirken yanında suyu bol tüketeceksin. aynı mantık türk kahvesinin yanında ikram edilen su için de geçerlidir. kahve de diüretik etkiye sahiptir. her şeyin başın su sevgili okurlar.
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
şive esprilerine gülmek.
devamını gör...
yazarların telefon rehberindeki kişi sayısı
32. nerede azlık orada güzel muhabbetler olur. herkesin numarasını kaydetmem. telefon rehberi, yol geçen hanı değildir.
devamını gör...
feminist gece yürüyüşü’ne katılan çok sayıda kadının cumhurbaşkanına hakaretten gözaltına alınması
arjantin'de yaşanmış bir olaydır. arjantin tam bir muz cumhuriyetidir. fakat türkiye öyle mi? bizim ülkemizde yani türkiye'de kadına değer verilir. pis arjantin! biraz türkiye'yi örnek al!
devamını gör...
normal sözlük'teki ittihat ve terakkiciler
ii. abdülhamit'i benim kadar okuyup bilseler, küfür kıyamet homurdanacaklar tarafından eleştirilen insanlardır. ha; mevcut şartlarda ittihatçılık diye bir şey kalmış mıdır ? hayır. ancak son 200 yıldır osmanlı-türk siyasetinde iki kanat vardır. muhafazakarlar ve genç türkler. isimler ve kişiler değişse de bu böyledir. yalnız kaderin bir cilvesi mi desek bilemiyorum ancak abdülhamit gerçekten batıya yüzü dönük, imparatorluğun kurtarılabilmesi için gerekli reformları yapabilmiş bir devlet adamıdır. ha, abdülhamid'i bitiren şey, şahsi paranoyasının sebep olduğu baskıcı yönetimiydi. düşünsenize... abdülhamid'in temelini attığı modern askeri okullardan mezun olan genç subaylar abdülhamid'i devirdiler... bu noktada da böyle bir dilemma var. yani tüm gün sherlock okuyan, klasik batı müziğine meftun, modernist bir vizyonu olan adamın muhafazakarlar tarafından sahiplenilmesi de garip bir dilemma.
birinci dünya savaşı'na gelirsek... bu biz türklerin kaçamayacağı bir kıyametti. berlin konferansından beri parça pinçik olmuşsun... batı avrupalı hasımların seni ''şark sorunu'' diye görüyor. son 200 sene ruslarla savaşmışsın karadeniz senin süs havuzunken adamlar çatalca hattına kadar seni itmiş, kaç sefer batı avrupalıların el uzatmasıyla uçurumun kıyısından dönmüşsün... bütün cendere senin etrafında dönerken savaştan irlandalı nötralizmi gibi kaçman mümkün değildi. coğrafya kader. burada var olmak istiyorsan savaşacaksın. bu açıdan ittihatçılar biraz da battı fish yan going prensibi ile savaşa girmişlerdir. ha yanlış olanları konuşalım. mesela yazlık üniforma ile doğuda ruslarla savaşmak. mesela afedersin bir tarafında ayı böğürürken iran'a ve bakü'ye asker yollamak... bunlar yanlışlardı... ingiliz senden petrol kuyularını kapmış sen hala romantik bir hayal ile bakü'ye girmenin derdindesin. o da olsun.. o da olmalıydı ama önce kendi cephe hattını bi durdur sonra bakü'ye gir değil mi ? neyse nerelerdeeeen nerelere geldik...
ittihat ve terakki 1918'de kurumuş bir ağaçtır. ha ağacın kütüğünden yeni filiz çıktı türkiye oldu. yarın gene kocaman ağaç oluverir. bu işler böyle...
edit: ek olarak, enver talat ve cemal paşaları aldıkları yanlış kararlardan ötürü eleştirebilirsiniz. ancak günün sonunda hepsi ülkesine aşık vatanperver askerler ve devlet adamlarıydı.
birinci dünya savaşı'na gelirsek... bu biz türklerin kaçamayacağı bir kıyametti. berlin konferansından beri parça pinçik olmuşsun... batı avrupalı hasımların seni ''şark sorunu'' diye görüyor. son 200 sene ruslarla savaşmışsın karadeniz senin süs havuzunken adamlar çatalca hattına kadar seni itmiş, kaç sefer batı avrupalıların el uzatmasıyla uçurumun kıyısından dönmüşsün... bütün cendere senin etrafında dönerken savaştan irlandalı nötralizmi gibi kaçman mümkün değildi. coğrafya kader. burada var olmak istiyorsan savaşacaksın. bu açıdan ittihatçılar biraz da battı fish yan going prensibi ile savaşa girmişlerdir. ha yanlış olanları konuşalım. mesela yazlık üniforma ile doğuda ruslarla savaşmak. mesela afedersin bir tarafında ayı böğürürken iran'a ve bakü'ye asker yollamak... bunlar yanlışlardı... ingiliz senden petrol kuyularını kapmış sen hala romantik bir hayal ile bakü'ye girmenin derdindesin. o da olsun.. o da olmalıydı ama önce kendi cephe hattını bi durdur sonra bakü'ye gir değil mi ? neyse nerelerdeeeen nerelere geldik...
ittihat ve terakki 1918'de kurumuş bir ağaçtır. ha ağacın kütüğünden yeni filiz çıktı türkiye oldu. yarın gene kocaman ağaç oluverir. bu işler böyle...
edit: ek olarak, enver talat ve cemal paşaları aldıkları yanlış kararlardan ötürü eleştirebilirsiniz. ancak günün sonunda hepsi ülkesine aşık vatanperver askerler ve devlet adamlarıydı.
devamını gör...
anarşizm
liz highleyman 1988'de yazdığı ''an introduction to anarchism'' adlı makalesinin giriş bölümünde anarşizmi şöyle tanımlamıştır:
''anarşizm yanlış kavramlarla kuşatılmış bir siyasal felsefedir. bunun temel nedeni ise anarşizmin gerçekten de basit sloganlarla ve parti çizgileri ile ifade edilemeyen farklı bir düşünüş tarzına sahip olmasıdır. gerçekten de 10 anarşistten anarşizmi tanımlamalarını istersiniz, büyük bir ihtimalle 10 farklı cevap alırsınız. anarşizm siyasi bir felsefe olmanın ötesinde; siyasi, pragmatik ve kişisel yanları kucaklamış bir yaşam tarzıdır.
anarşizmin temel ilkesi, hiyerarşik bir otoritenin --devlet, kilise, babaerkil yapı ya da ekonomik elitler olsun-- gereksiz olmaktan öte içsel olarak insanoğlunun kapasitesinin azamileştirilmesine bir engel olduğu ilkesidir. anarşistler genel olarak insanların kendi işlerini yaratıcılık, birlikte çalışma ve karşılıklı saygı temellerinde idare edebilme yetisine sahip olduklarına inanırlar. gücün içsel olarak zarar verici olduğuna, ve yetkililerin (ing. authorities) kaçınılmaz olarak kendi çıkarları ile ilgilendiklerine, ve kendilerini seçenlerin iyiliğinden ziyade kendi güçlerini arttırmayı hedeflediklerine inanırlar. anarşistler genelde ahlâk'ın kişisel bir konu olduğuna, ve yasal ya da dini bir otorite tarafından dikte (abd anayasası gibi saygın yasalar(!) da dahil olmak üzere) edilmiş yasalar olmasından ziyade, diğer bireyler ve toplumun iyiliği için sahip oldukları ilgiye dayanması gerektiğine inanırlar. anarşist felsefelerin çoğunda bireylerin kendi davranışlarından sorumlu olduğu belirtilir. babeerkil idare şekline dayanan yöneticiler, insanları kendileri için düşünme ve davranmadan alıkoyarak, elit zümrelerin onlar yerine karar verdiği ve ihtiyaçlarını karşıladığı bir sistemi dayatır; bu da insanlığını yitirmiş bir kitlenin oluşmasını hızlandırır. otorite kendisini haksız yere, en temel kişisel ahlâki kararların alınmasında dahi en son karar verici olarak kabul ettiğinde, örneğin ne için öldürülebileceği ya da ne için ölmeye değer olduğu gibi konularda (mecburi askerlik ve kürtajda olduğu gibi), insan özgürlüğü ölçülemez şekilde kısıtlanmış olur.
anarşistler pek çok farklı baskı çeşitleri arasındaki bağlantıların farkındadırlar --cinsellik, ırkçılık, çok cinslik (ing. heterosexism), sınıfçılık ve milliyetçi şövenizm gibi-- ve bu nedenle de diğerlerinin devam ettiği bir ortamda belli bir tanesine karşı mücadelede yoğunlaşmanın yararsızlığının da farkındadırlar. anarşistler dünyayı dönüştürmek için kullanılan araçların başarılması arzulanan sonuçlarla uyumlu olması gerektiğine inanırlar. anarşistler resmi organizasyonların varlığının gerekliliği ve halen varolan yıkıcı kurumların ancak şiddet eylemleri ile bertaraf edilelebileceği gibi konularda farklı görüşlere sahip olmakla beraber, pekçoğu sadece mevcut düzeni yıkmanın bir amaç olmadığı; yerine kurulması hedeflenen daha insancıl ve akılcı yeni bir düzenin şekillendirilmesinin de önemli olduğuna inanırlar.''
''anarşizm yanlış kavramlarla kuşatılmış bir siyasal felsefedir. bunun temel nedeni ise anarşizmin gerçekten de basit sloganlarla ve parti çizgileri ile ifade edilemeyen farklı bir düşünüş tarzına sahip olmasıdır. gerçekten de 10 anarşistten anarşizmi tanımlamalarını istersiniz, büyük bir ihtimalle 10 farklı cevap alırsınız. anarşizm siyasi bir felsefe olmanın ötesinde; siyasi, pragmatik ve kişisel yanları kucaklamış bir yaşam tarzıdır.
anarşizmin temel ilkesi, hiyerarşik bir otoritenin --devlet, kilise, babaerkil yapı ya da ekonomik elitler olsun-- gereksiz olmaktan öte içsel olarak insanoğlunun kapasitesinin azamileştirilmesine bir engel olduğu ilkesidir. anarşistler genel olarak insanların kendi işlerini yaratıcılık, birlikte çalışma ve karşılıklı saygı temellerinde idare edebilme yetisine sahip olduklarına inanırlar. gücün içsel olarak zarar verici olduğuna, ve yetkililerin (ing. authorities) kaçınılmaz olarak kendi çıkarları ile ilgilendiklerine, ve kendilerini seçenlerin iyiliğinden ziyade kendi güçlerini arttırmayı hedeflediklerine inanırlar. anarşistler genelde ahlâk'ın kişisel bir konu olduğuna, ve yasal ya da dini bir otorite tarafından dikte (abd anayasası gibi saygın yasalar(!) da dahil olmak üzere) edilmiş yasalar olmasından ziyade, diğer bireyler ve toplumun iyiliği için sahip oldukları ilgiye dayanması gerektiğine inanırlar. anarşist felsefelerin çoğunda bireylerin kendi davranışlarından sorumlu olduğu belirtilir. babeerkil idare şekline dayanan yöneticiler, insanları kendileri için düşünme ve davranmadan alıkoyarak, elit zümrelerin onlar yerine karar verdiği ve ihtiyaçlarını karşıladığı bir sistemi dayatır; bu da insanlığını yitirmiş bir kitlenin oluşmasını hızlandırır. otorite kendisini haksız yere, en temel kişisel ahlâki kararların alınmasında dahi en son karar verici olarak kabul ettiğinde, örneğin ne için öldürülebileceği ya da ne için ölmeye değer olduğu gibi konularda (mecburi askerlik ve kürtajda olduğu gibi), insan özgürlüğü ölçülemez şekilde kısıtlanmış olur.
anarşistler pek çok farklı baskı çeşitleri arasındaki bağlantıların farkındadırlar --cinsellik, ırkçılık, çok cinslik (ing. heterosexism), sınıfçılık ve milliyetçi şövenizm gibi-- ve bu nedenle de diğerlerinin devam ettiği bir ortamda belli bir tanesine karşı mücadelede yoğunlaşmanın yararsızlığının da farkındadırlar. anarşistler dünyayı dönüştürmek için kullanılan araçların başarılması arzulanan sonuçlarla uyumlu olması gerektiğine inanırlar. anarşistler resmi organizasyonların varlığının gerekliliği ve halen varolan yıkıcı kurumların ancak şiddet eylemleri ile bertaraf edilelebileceği gibi konularda farklı görüşlere sahip olmakla beraber, pekçoğu sadece mevcut düzeni yıkmanın bir amaç olmadığı; yerine kurulması hedeflenen daha insancıl ve akılcı yeni bir düzenin şekillendirilmesinin de önemli olduğuna inanırlar.''
devamını gör...
14 ocak 2021 türkiye'de koronavirüs'e karşı kitlesel aşılamanın başlaması
aşı karşıtı kesinlikle değilim kimseye olun yada olmayın da diyemem ve yadırgayamam...
çünkü tıp benim alanım değil.
kendi kişisel görüşüm ise sonuna kadar olmamak.
bunun sebebi ise aşı ve ilaç tarihinde yaşananlar.
belki de işe yarar belki de yaramaz belki 1 ay belki 1 sene yan etki gösterir göstermez bu bilinmez.
ancak sizde yan etki göstermemesi doğacak çocuklarınız da da görünmeyeceği anlamına gelmez.
1800'lü yıllar ve 1900'lerin başında birçok ilaç ve aşı yüzünden engelli, veyahut anne karnında gelişimi sağlanamayan binlerce çocuk meydana geldi.
peki sorumluları ne yaptı? 50 yıl sonra çıkıp özür diledi.
yaptırmak isteyen yaptırsın ancak ben bu denli hızlı piyasaya giren bu denli satışı ve onayı hızlandırılmış bir aşıyı mecbur kalmadıkça yaptırmam.
şükür ki bir yıldır covid olmadım dikkatim sayesinde.
maskeyi çene altında tutan, insanların dibine dibine giren davarlar olsun.
bir yıldır birçok şeyden taviz vererek kendimi izole etmiş birisi olarak sonuna kadar aşı olmamayı tercih etmek hakkım diye düşünüyorum...
çünkü tıp benim alanım değil.
kendi kişisel görüşüm ise sonuna kadar olmamak.
bunun sebebi ise aşı ve ilaç tarihinde yaşananlar.
belki de işe yarar belki de yaramaz belki 1 ay belki 1 sene yan etki gösterir göstermez bu bilinmez.
ancak sizde yan etki göstermemesi doğacak çocuklarınız da da görünmeyeceği anlamına gelmez.
1800'lü yıllar ve 1900'lerin başında birçok ilaç ve aşı yüzünden engelli, veyahut anne karnında gelişimi sağlanamayan binlerce çocuk meydana geldi.
peki sorumluları ne yaptı? 50 yıl sonra çıkıp özür diledi.
yaptırmak isteyen yaptırsın ancak ben bu denli hızlı piyasaya giren bu denli satışı ve onayı hızlandırılmış bir aşıyı mecbur kalmadıkça yaptırmam.
şükür ki bir yıldır covid olmadım dikkatim sayesinde.
maskeyi çene altında tutan, insanların dibine dibine giren davarlar olsun.
bir yıldır birçok şeyden taviz vererek kendimi izole etmiş birisi olarak sonuna kadar aşı olmamayı tercih etmek hakkım diye düşünüyorum...
devamını gör...
yavaş konuşan insan
doğal yaradılıştan gelen bir hal ise çok takılmam, sadece biraz sabır isteyen insandır. ha bunu entellik, antin kuntinlik olsun diye yapıyorsa alenen; hemmen en yakın fırına gidip ustaa bir dk versene şu küreği, tamam ustam yıkayacam da getiricem ver sen! deyip fırıncının küreee ile ağzına vurup kalibre ederim.
devamını gör...
gizli kalması gereken bazı şeyler
*kazanılan para,
*gelecek planları,
*aile problemleri,
*aşk hayatı,
vb gibi konuların gizli kalması daha sağlıklı olacaktır.
*gelecek planları,
*aile problemleri,
*aşk hayatı,
vb gibi konuların gizli kalması daha sağlıklı olacaktır.
devamını gör...
başa gelen iğrenç olaylar
midemi kötü üşütmem sebebiyle uzun süreli otobüs yolculuğumda 7-8 kez kusmuştum.ders kaydı var zorunlu gitmem de gerekiyor. ne yolda inebiliyorum ne de geri dönebiliyorum.özellikle yanımda oturan ve yakın olan tüm yolculardan çok utanmıştım. elimden de bir şey gelmiyor.bitip bitip tekrar başlıyor,rezaletti.
girne asker hastanesinde refakatçi kaldığım günlerde(emir üzerine) gördüklerim de iğrençti.hasta askerlerle tuvalete gir,kusana poşet tut vs...
girne asker hastanesinde refakatçi kaldığım günlerde(emir üzerine) gördüklerim de iğrençti.hasta askerlerle tuvalete gir,kusana poşet tut vs...
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
nişan ya da düğün gibi bir durumu geçirdiyseniz sizi tebrik eden veya hayırlayan kişiye darısı başına denmez. teşekkür edilir.
devamını gör...
şarkılarda geçen etkileyici sözler
şarkılar seni söyler
dillerde nağme adın
aşk gibi, sevda gibi
huysuz ve tatlı kadın.
dillerde nağme adın
aşk gibi, sevda gibi
huysuz ve tatlı kadın.
devamını gör...
malena
bir monica belluci klasiğidir.
film, güzelliğin aslında sadece arzulanabilir olduğunda, hayranlık oluşturduğunda insanı da güzelleştirebileceğine dair en güzel örnektir. bu yüzden ask ve sanat, insanın kendini güzelleştirebilecegi en güzel hediyesidir yaşamın bize.
eminim izleyen her kadın filmin en az bir sahnesinde hayal etmiştir; malena gibi kasabanın meydanında yürümeyi.
film, güzelliğin aslında sadece arzulanabilir olduğunda, hayranlık oluşturduğunda insanı da güzelleştirebileceğine dair en güzel örnektir. bu yüzden ask ve sanat, insanın kendini güzelleştirebilecegi en güzel hediyesidir yaşamın bize.
eminim izleyen her kadın filmin en az bir sahnesinde hayal etmiştir; malena gibi kasabanın meydanında yürümeyi.
devamını gör...
küçükken inandığımız yalanlar
çocukluk arkadaşımla hayatım boyunca görüşceğime hatta onunla evlenceğime inanıyodum ben ya. * hep aynı okula gitmiştik ve sürekli beraberdik ; bizim evimize gelir benim oyuncak evim bebeklerimle oynar , onlara gider arabalarıyla askerleriyle oynardık hep. ben de nası inandırmışsam kendimi özenerek pasta yapmıştım ona * tabii ki sonradan hayatın gerçekleriyle yüzleşip biz ordan taşınmak zorunda kalınca bi daha hiç görüşemedik. *
devamını gör...
başkası adına utanmak
bile bile bir yanlışı savunan. bir de üstüne bunu marifetmiş gibi anlatan kişilere karşı duyduğum histir.
devamını gör...



