bakmak ve görmek arasındaki fark
ikisi aynı şey değildir.
öncelikli bakmak; insanların ve diğer canlıların ortak özelliğidir.
fakat görmek; sadece insanlara özgü bir durumdur.
bakmak için sadece göz yeterli olurken görmek için de akıl ve gönül de gereklidir.
evet belki gözü olan herkes bakabilir ama akıl ve kalp olmadan herkes göremez.
onun içindir ki; baktığı halde göremeyen nice insanlar, hayattaki birçok gerçeğin sırrını anlamamışlardır.
demem o ki sadece gözle bakmayalım, kalbimiz sadece atmasın. duysun, hissetsin ve konuşsun. hayata dair bütün olan bitenlere kalp ve akıl ile bakarak, uzağa, taa uzağa görsün ve birçok şeyi fark etsin.
her neyse;
burada amacım manayı tüketmek, bazı kavramları öylesine kolay kullanarak oracıkta bırakmak deği. içini siz tecrübeyle, dokunuşla, bakışla ve güzel bir görüşle doldurun...
öncelikli bakmak; insanların ve diğer canlıların ortak özelliğidir.
fakat görmek; sadece insanlara özgü bir durumdur.
bakmak için sadece göz yeterli olurken görmek için de akıl ve gönül de gereklidir.
evet belki gözü olan herkes bakabilir ama akıl ve kalp olmadan herkes göremez.
onun içindir ki; baktığı halde göremeyen nice insanlar, hayattaki birçok gerçeğin sırrını anlamamışlardır.
demem o ki sadece gözle bakmayalım, kalbimiz sadece atmasın. duysun, hissetsin ve konuşsun. hayata dair bütün olan bitenlere kalp ve akıl ile bakarak, uzağa, taa uzağa görsün ve birçok şeyi fark etsin.
her neyse;
burada amacım manayı tüketmek, bazı kavramları öylesine kolay kullanarak oracıkta bırakmak deği. içini siz tecrübeyle, dokunuşla, bakışla ve güzel bir görüşle doldurun...
devamını gör...
sözlükten hiç çıkmayan yazarlar
bir süredir benim. yemin ediyorum junkieyim. neden böyle oldu, bu kadar takıldım burda hiç bilmiyorum ama enteresan bir şey bu.
devamını gör...
öldüresiye dövülen ekşi sözlük yazarı
içerisi buram buram "o kızın o saatte ne işi varmış" zihniyeti kokuyor.
çok değil 8-9 sene önce işe yeni başladığım küçük bir iç anadolu şehrinde çay bahçesi benzeri bir yere götürmüştüm ziyaretime gelen anne babamı. çay bahçesinde isteyen çayını kahvesini isteyen birasını rakısını içiyordu ve kimsenin kimseyle de uğraştığı yoktu. hatta başı bağlı bir abla sırlı bardakta rakı içiyordu hiç unutmam. babamın çok hoşuna gitmişti gittikçe yozlaşan ülkede hala böyle yerlerin olabilmesi. şu an yok tabi, yenilenmedi içki ruhsatı yıkıldı orası.
her neyse, konuyu dağıtmayalım. diyeceğim o ki, ben anne-babamı götürdüm, eşim olsa eşimi de götürürdüm. sevdiklerimle gidemeyeceğim yerlere kendim de gitmem zaten. devletin işletme ruhsatı verdiği bir mekana giderken ben neden güvenliğimi düşünmek zorundayım biri bana açıklasın lütfen?
çok değil 8-9 sene önce işe yeni başladığım küçük bir iç anadolu şehrinde çay bahçesi benzeri bir yere götürmüştüm ziyaretime gelen anne babamı. çay bahçesinde isteyen çayını kahvesini isteyen birasını rakısını içiyordu ve kimsenin kimseyle de uğraştığı yoktu. hatta başı bağlı bir abla sırlı bardakta rakı içiyordu hiç unutmam. babamın çok hoşuna gitmişti gittikçe yozlaşan ülkede hala böyle yerlerin olabilmesi. şu an yok tabi, yenilenmedi içki ruhsatı yıkıldı orası.
her neyse, konuyu dağıtmayalım. diyeceğim o ki, ben anne-babamı götürdüm, eşim olsa eşimi de götürürdüm. sevdiklerimle gidemeyeceğim yerlere kendim de gitmem zaten. devletin işletme ruhsatı verdiği bir mekana giderken ben neden güvenliğimi düşünmek zorundayım biri bana açıklasın lütfen?
devamını gör...
sherlock holmes
kitabı kadar dizisi de muhteşem olan başyapıt.dizisini izledikten sonra her şeye ayrıntıyla bakmaya ve kendinizi zihin sarayı yapmaya zorluyosunuz.
devamını gör...
maskenin çağrıştırdıkları
sivilce.
devamını gör...
dışlanmak
zamanımızda genellikle ''doğru söyleyenin dokuz köyden kovulması'' darb-ı meselinin gerçekleşmesine şahit olmaktır. halbuki dışlanmak, ilkesizlerin, ahlâksızların ve zâlimlerin kaderi olmalıdır.
devamını gör...
saçmalıyorsun demenin farklı yolları
kafan mı güzel?...
devamını gör...
seyir defteri
çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın...
nazım hikmet
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın...
nazım hikmet
devamını gör...
flora
sözlükte "bir ülkede ya da bir bölgede yetişen bitkilerin tür olarak tümü." anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
düğüm salonu
2018 yapımı hakan algül yönetmenliğinde
yapımcılığını necati akpınar'ın senaristliğini şahin ırmak'ın yaptığı romantik komedi filmidir.
oyuncuları,
şahin ırmak
irem sak
gonca vuslateri
emre karayel
şimdi show tv'de yayımlanıyor kendileri. göz ucuyla izliyorum lakin çok hareketli ve olaylara yetişemiyorum. anladığım kadarıyla iki sevgili bazı nedenlerden dolayı ayrılıyor ve düğünleri aynı gün ikiz salonlarda yapılıyor.
serkan (şahin ırmak) ve hülya (irem sak) havuz başında bir anda öpüşüyor ve olaylar olaylar. serkan'ın buseyle (gonca vuslateri) hülya'nın adını kaçırdım ama başka biriyle düğünü olması dışında sorun yok tabi.
bu öpüşmeyi hem düğün fotoğrafçısı hem de hülta'nın kocasının kardeşi görüyor. kaos, kargaşa bitmiyor sonrasında. aslında anlık güldürdü beni film. ama tabi tam adapte izlemedim. diyaloglar falan komik tabi aman izleyin gitsin. zaman geçirmelik değişik bir film.
özellikle osman sayesinde bir çok kirli çamaşır ortaya dökülüyor. hee hülya ile serkan böyleyken buse ile tarık (evet evet ismi yeni duydum) suçsuz mu onlar da fırıldağın dik alası. hele o buse ne biçim bir karakter arkadaş ya. çiğ, pis şey hahah. ben gonca'yı severim. güzel rol yapar burada biraz çiğ ama sanırım çiğ olması gerektiği için çiğ.
bak şimdi bakıyorum anılara falan daldılar hülya ile serkan, bayağı bayağı komik yav bu film. yav izleyin gitsin sevdim ben. güzel güzel hahah.
iyi seyirler efem.
yapımcılığını necati akpınar'ın senaristliğini şahin ırmak'ın yaptığı romantik komedi filmidir.
oyuncuları,
şahin ırmak
irem sak
gonca vuslateri
emre karayel
şimdi show tv'de yayımlanıyor kendileri. göz ucuyla izliyorum lakin çok hareketli ve olaylara yetişemiyorum. anladığım kadarıyla iki sevgili bazı nedenlerden dolayı ayrılıyor ve düğünleri aynı gün ikiz salonlarda yapılıyor.
serkan (şahin ırmak) ve hülya (irem sak) havuz başında bir anda öpüşüyor ve olaylar olaylar. serkan'ın buseyle (gonca vuslateri) hülya'nın adını kaçırdım ama başka biriyle düğünü olması dışında sorun yok tabi.
bu öpüşmeyi hem düğün fotoğrafçısı hem de hülta'nın kocasının kardeşi görüyor. kaos, kargaşa bitmiyor sonrasında. aslında anlık güldürdü beni film. ama tabi tam adapte izlemedim. diyaloglar falan komik tabi aman izleyin gitsin. zaman geçirmelik değişik bir film.
özellikle osman sayesinde bir çok kirli çamaşır ortaya dökülüyor. hee hülya ile serkan böyleyken buse ile tarık (evet evet ismi yeni duydum) suçsuz mu onlar da fırıldağın dik alası. hele o buse ne biçim bir karakter arkadaş ya. çiğ, pis şey hahah. ben gonca'yı severim. güzel rol yapar burada biraz çiğ ama sanırım çiğ olması gerektiği için çiğ.
bak şimdi bakıyorum anılara falan daldılar hülya ile serkan, bayağı bayağı komik yav bu film. yav izleyin gitsin sevdim ben. güzel güzel hahah.
iyi seyirler efem.
devamını gör...
yazarların kendine yakın hissettiği şirinler karakteri
uykucu şirin.
devamını gör...
kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi
ben derim. bir çok kez dedim de. etkilendiğim insana da derim yani kadın da olsa güzel de derim. *
devamını gör...
yapılmış en aptalca dalgınlık
kahve kutusundan bardağa kahve koyup, sıcak suyu kahve kutusuna dökmek.
devamını gör...
çok güzel seven erkek
bazen bu fazla romantizm ve dram harmanı tabirleri çuvala doldurup, denize atmak istiyorum. sevmiş, güzel sevmiş, üstüne bir de çok güzel sevmiş.. vay anasını ya. errkek olsam tam da böyle bir şey olurdum kesin. hoff.
devamını gör...
ankara
benim için çok özel anılara ev sahipliği yapmış şehir...
bu mevsimde öğlene kadar kavuran, öğleden sonra üşüten yagmuruyla ıslatan bir şehir olsa da bir kaç günde alıştım. garipsemiyorum.
tatlı söz, samimiyet, hohohohoo diye gülen bir çocuk ve çokça gezmeyi anımsatan güzel şehir.*
bu mevsimde öğlene kadar kavuran, öğleden sonra üşüten yagmuruyla ıslatan bir şehir olsa da bir kaç günde alıştım. garipsemiyorum.
tatlı söz, samimiyet, hohohohoo diye gülen bir çocuk ve çokça gezmeyi anımsatan güzel şehir.*
devamını gör...
yo-yo ma
çello denildiği zaman akla gelen ilk isimdir.besteci olan babası tarafından kendisine öğretilen bach süitlerini 5 yaşında ilk konserini verirken icra etmiştir. çinli bir ailenin paris doğumlu çocuğu olan yo-yo ma, ailesiyle new york'a taşınmış ve sanat konusunda en yetkin okul olan the juilliard school'a gitmiştir. sonrasında ise harvard üniversitesi'nden mezun olmuştur.18 kez grammy ödülü kazanan bu çellist, mütevazılığıyla da örnek bir insandır.
yo-yo ma'nın toplamda 3 farklı çellosu vardır. kendisi için üretilmiş olan elektronik çellosuyla çağdaş besteleri yorumlar,antonio stradivarius yapımı çellosunu ise yedekte tutar.bir diğeri ise 'petunya' sıdır.1733 venedik yapımıdır.yo-yo ma, petunyası ile birlikte 2001 yılında istanbul'a da gelmiş,konser vermiştir.
yo-yo ma'nın toplamda 3 farklı çellosu vardır. kendisi için üretilmiş olan elektronik çellosuyla çağdaş besteleri yorumlar,antonio stradivarius yapımı çellosunu ise yedekte tutar.bir diğeri ise 'petunya' sıdır.1733 venedik yapımıdır.yo-yo ma, petunyası ile birlikte 2001 yılında istanbul'a da gelmiş,konser vermiştir.
devamını gör...
saatlerce ankara havası dinleyen insan
(bkz: hoca bitir hoca)
devamını gör...


