kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bugün büyük taarruz zaferinin 99.yıl dönümü.

yıllarca süren savaşların, yokluğun,çaresizliğin ve umutsuzluğun içinde gazi atatürk; tüm askeri ve siyasi kariyeri ,hatta hayatı pahasına milletinin sorumluluğunu omuzlarına yükleyerek, emperyalizme ve onun onur kırıcı dayatmalarına kılıç çekti,baş kaldırdı. henüz askeri lisede öğrenciyken not defterinin arkasına "cesaret gösterip tehlikeye atılan kazanır, korkak kalp daima mağluptur yazmıştı. işte 19 mayısta samsun'a geldiği günden 30 ağustos 1922'deki büyük zafere kadar tehlikeyi tam bir lider gibi göğüsledi. etrafında kenetlenen silah arkadaşları ve en çok güvendiği milleti bu kutlu savaşta onu asla yalnız bırakmadı. böylelikle de emperyalizm, binbir fedakarlıkla vatanın bağrında boğuldu. modern cumhuriyete ve devrimlere giden yolun ilk ve en önemli safhası aşıldı.

kurtuluş savaşı bize; akılcı metodlarla, taviz vermeden ve diplomasiyle yönetilen bir harekatın,inanmışlığın, görev bilinci ve fedakârlığın, bizden üstün orduları nasıl bozguna uğrattığını,

izmir'e girdiğinde önüne atılan düşman bayrağına basmayıp onu yerden kaldırtan atatürk bize; eşit egemenliği ,centilmenliği , düşmanın bile olsa bir milletin onuruna ve bağımsızlığına saygılı olmayı öğretti.

mecbur kalmadıkça savaş bir cinayettir diyen atatürk bize ;ölümü ve savaşı kutsamayıp yaşamı sevmeyi ,

yine ya istiklal ya ölüm diyerek , istiklal ve onurumuz için ölmenin ölümlerin en şereflisi olduğunu öğretti.

gazi atatürk ve tüm silah arkadaşlarının yüksek hatıralarına saygıyla.

saygı olsun bu çelik atlıların göktuğuna
tuğu kaldırmış olan orduların başbuğuna


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“ben senin;
sevgilin, eşin,
baban, ağabeyin,
arkadaşınım.
biri bitse biri kalır
seni hiç bırakmayacağım.”

cemal süreya
devamını gör...

başarıyla gerçekleşti ve hatta ilk fotoğraflarını tweet'ledi bile. "sonsuza kadarki evime ilk bakışım" demiş bir de.*
devamını gör...

nickaltı kelimesinin ayrı yazılmadığını bilmeyen tiptir. *

nickaltı dediğimiz olay yazarın karakteri hakkında değil, yazdıkları, düşündükleri hakkında bilgi verir. *
tanımaktan kasıt nedir bilmiyorum ama illa tanımak gerekiyorsa gider entrylerini okurum, tanırım. bu kadar da basittir.

babayani'nin dediği gibi; nickaltı girsin diye sözlüğe kolu komşu akrabayı mı getireceğiz?
devamını gör...

kesinlikle sigara içilmesidir. bir kadını o kadar çok çirkin gösteriyor ki.
devamını gör...

gelişigüzel kullandığımız kelimelerin ne anlama geldiğini sorduklarında şaşkın ördek gibi kalmamıza sebep olan bilim dalıdır. kelimelerin kökenlerini öğrenmek, anlamlar arasında bağlantı kurmak çok keyiflidir. sonsuzluktur, bir derya denizdir; her gün yeni bir bilgi çıkar karşınıza. özellikle türkçe gibi zengin bir dil yapısına sahip olduğumuz için araştırmanızın sonu çeşitli dil kökenlerine doğru yolculuğa çıkacaktır. hangi kelime hangi dile ait, ne zaman kullanılmaya başlanmış ve hangi dönüşümleri yaşayarak bugünkü kullanılma erişmiş olduğunu öğrendiğinizde yaşayacağınız aydınlanma hissini mutlaka deneyimlemelisiniz.

etimolojik bilgi, sadece salt kültürel birikim için değil aynı zamanda edindiğimiz bilginin daha kalıcı olmasını sağlayan bir merdiven basamağıdır. neyin neden söylendiğini öğrendiğinizde hatırlamanız ve bağlantı kurmanız kolaylaşacaktır. (bkz: uzun süreli bellek)
devamını gör...


1970 yılında italya'daki okulöncesi eğitim kurumlarında reform yapmak ve yeni yaklaşımları uygulamak amacıyla geliştirilen okul öncesi eğitim programı.

reggio emilia yaklaşımının temel ilkeleri:

-çocuk bir lider olarak algılanır: çocukların doğuştan yetenekli, kendini yönetebilir, dinlenebilir, üretebilir, güçlü, değerli oldukları ve her çocuğun çevresindekileri araştırarak, inceleyerek merakı ve ilgisi ile kendi öğrenmesini gerçekleştirdiği varsayılır.çocukların dinlenmesi gereken, bilgiye sahip bireyler olduğu görüşü yaygındır. reggio emilia yaklaşımında çocuk; bir ‘kişiliktir’. çocukların yapamayacaklarına değil, yapabileceklerine yönelim söz konusudur. çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.


-çocuk bir işbirlikçi (ortak) olarak algılanır. çocukların birbirleri, aileleri, öğretmenleri ve toplumdaki diğer bireylerle etkileşim ve işbirliği içinde olması önemlidir.


-çocuk bir iletişimci olarak algılanır. çocukların yaptıkları etkinlikler ile(boyama, resim, dramatik oyun, heykel, gölge oyunları, müzik vb.) entelektüel gelişimleri desteklenir. çocuğun değişik materyaller kullanarak araştırması, sorgulaması, hayal etmesi ve yapması onun kendisini kendi "farklı doğal dilleri" ile ifade etmesini sağlar.


-çevre üçüncü öğretmendir. çevre çocukların gelişimini desteklemek üzere amaçlı bir biçimde zengin materyallerle düzenlenmeli ve etkileşimi destekler nitelikte olmalıdır. çünkü çevre kendi başına çocuk için bir öğretmen görevini görür.


-öğretmen bir ortak, bir rehberdir. öğretmenler problem durumları yaratarak, farklı projeler geliştirerek çocuklarla birlikte öğrenme yaşantıları oluştururlar. aynı zamanda, çocukları yakından gözleyerek, sorular sorarak onların fikirleri, teorileri hakkında bilgi sahibi olmaya çalışarak öğrenme yaşantıları düzenlerler.


-öğretmen aynı zamanda bir araştırmacıdır. öğretmen kendisini çocuklarla ilgili dokümanları oluşturmada, okuldaki diğer öğretmenler, çalışan personel ve ailelerle etkileşimde bir araştırmacı olarak görür.


-belgelendirme bir iletişim aracıdır. belgelendirme, aileleri çocuklarının gelişimleri hakkında bilgi sahibi yapmak, öğretmenlerin çocuklarını daha iyi tanımalarını sağlamak, çocuklara kendi çalışmalarının değerli olduğunu göstermek gibi pek çok amaçla gerçekleştirilir. aynı zamanda çocukların öğrenme deneyimleri ile ilgili geniş bir arşivin oluşması da sağlanmış olur.


-aile bir ortak olarak algılanır. ailenin çocuğun öğrenme deneyimlerine ve okul yaşantısına katılımı önemsenir.


-organizasyon temeldir. reggio emilia yaklaşımı'nın uygulandığı okullarda günlük etkinlikler, belgelendirme ve çocukların değerlendirilmesi için çok iyi bir organizasyonu gerektirir.


bu yaklaşımın temel amacı ; büyüme sürecindeki çocuğun gelişimini engelleyen katı kurallar ,güncelliğini yitirmiş kavramlar ve geleneksel eğitim yöntemlerini ortadan kaldırarark, çocuğun kendi kendine sorunları aşabilmesini ve hipotezler geliştirerek kendi kendine öğrenmesini sağlamaktır.
devamını gör...

arap kültüründe kadının yeri neyse islamda da kadının yeri odur. hiç boşuna güzelleme yapılmaya çalışılmasın.
cennette erkeğe 70 huri veren, kadına da 70 nuri verecek mi?
devamını gör...

(bkz: bıhtım yav) *
devamını gör...

hayata tutunmamı sağlayan son bir iki dalım kaldı sözlük. onlar da olmasa cidden kendimi kaybederim. benim için çok değerli son birkaç dal.. artık zor geliyor. tek benim derdim yok evet. tek mutsuz olan ben değilim belki. ama bir amacım, bir önemim yok bu hayatta. boşlukta savrulup duruyorum acımasızca geçen günlerin ardından. bilmiyorum.. bir güne pozitif başlasam illaki bir olumsuzluk çıkıyor. ne kadar gereksiz olduğumu anlıyorum. hayatımda geçen yaklaşık yirmi sene beni bu kadar umutsuz bir hale getirdiyse bundan sonranın güzel olacağına dair inancım da kalmıyor artık. neyi atlattım bitti desem başka bir acı gerçekle yüzleşiyorum. ağır geliyor, kaldıramıyorum. umarım tutunduklarım hep yanımda olurlar sözlük.. yoksa ben ayakta duramam. o kadar güçsüzüm işte. içimde bir yerlerde ufak bir umut parçası var ama bunca karamsarlığıma rağmen biliyorum. o da birkaç kişi sayesinde.
umut sözlük, umut..
devamını gör...

aptallıktır. aynı şeyi yapıp bu sefer farklı sonuç alacağını düşünmektir. bir umuttur. saçmalık olduğunu bile bile yine yapmadan duramazsın ama. bazı şeyleri kafamıza vura vura öğretmeleri gerekiyor sanırım.
devamını gör...

kolunu kendinden çok seven tiptir. sonuçta korona olmasın diye maskeyi kendine değil koluna takmıştır. o kadar seviyordur.
(bkz: uzak durulması gereken insanlar)
devamını gör...

dj ercik kral ercik aranjör olarak karşınızdayım evlatlarım.

bu adam herhalde ilk youtube kitlesi olan (bkz: youtuber)'dı
devamını gör...


milli eğitim bakanlığı’nın aldığı karara göre derse katılım sağlamayan öğrencilerin ek ücretleri kesilecek. öğrencilerin birçoğu uzaktan eğitime erişim sağlayamazken, milli eğitim bakanlığı, 19 nisan 2021 tarihli kararı ile öğrencilerin uzaktan veya yüz yüze eğitime katılmamaları durumunda öğretmenlerin ders ücretlerinin kesileceğini açıkladı. kararda, “öğretmenlerin, öğrencilerin derse katılmamaları nedeniyle yerine getiremedikleri ders görevlerini yapmış sayılmalarının mümkün bulunmadığı değerlendirilmektedir” denildi.

birgün'den berkay sağol'un haberine göre, eğitim sen istanbul 2 no’lu şube başkanı çayan çalık, öğretmenlerin gelirlerine el konulmak istenmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını ifade etti.

çalık şunları söyledi:

“öğretmenler, eğitim ve öğretim açısından derse hazırlık çerçevesinde görevlerini yerine getirip, okula gittiyse veya uzaktan eğitimde de hazırlıklarını yaptıktan sonra öğrencinin derse katılmaması öğretmenin suçu değildir. dolayısıyla böyle bir durumda öğretmenlerin ücretlerinin kesilmesi tamamen hukuksuzdur. geçtiğimiz hafta açıklanan kısmı tedbir sürecinin pandemiyi geriletmeyeceği göz önündeyken, bu süreçte maddi olarak zor durumda olan emekçilerin gelirlerine bu şekilde el konulmak istenmesi kabul edilebilir bir durum değildir.”

eğitim sen izmir 5 no’lu şube başkanı özcan çetin ise şunları aktardı: “eğitim emekçileri tüm risklere rağmen yüz yüze eğitimi sürdürmeye çalışıyor. uzaktan eğitimde tüm yoksulluk ve yoksunluğun içinde öğrencilerimize yararlı olmak için gösterdiğimiz tüm çabalarımıza rağmen; öğrencilerin yüz yüze veya uzaktan eğitime katılmamaları durumunda öğretmenlerin ders ücretlerinin kesileceğini açıklanıyor. öğrencilerin derslere katılmamasının suçlusu öğretmenlermiş gibi gösteriliyor. bu süreçte tüm yükü çeken eğitim emekçileri adeta cezalandırılıyor. bu kararı reddediyor ve sorumlunun öğretmenler olmadığını söylüyoruz. salgın döneminde haklarımıza yönelik olan saldırılara karşı mücadele edeceğimizin bilinmesini istiyoruz.”




buradan
devamını gör...

kısaca, kendisine yapılmasını istemediğini başkasına yapmamak, kendisi için istediğini başkası için de istemektir. ister bireysel anlamda isterse kurumsal anlamda düşünün; bu, adâletin şaşmaz ölçüsüdür. ülkemizde ise artık esâmisi okunmayan, sadece tarihî kıssa ve hikâyelerde bir vakitler yıldızı parlamış olduğu destansı anlatımlara konu o mevhum varlığıyla tatmin ve teskin olunmaya çalışılan bir mefhum hükmündedir.
devamını gör...

bizim evde hiç olmadı. misafir odası olan evlerde de hiç misafir odasında ağırlanmadık.

bir düşündüm de insanlar sanırım bizim için o odayı kirletmeyi gerek görmemişler.. samimi olduğumuz için mi yoksa bizi o kadar da önemsemedikleri için miii bilemeyeceğimm.*

t: evlerdeki gereksizz oda. daha güzel şeyler için kullanılabilir.
devamını gör...

mehmet coşkundeniz kitabı.


“dışarıdan diledikce içeriden yoksullasıyorsun!"
devamını gör...

orasını hiç birimiz bilemeyiz, inanç bireysel bir olgudur çünkü. fakat; inançlıyız çok şükür diye gezenlerin, neler neler yaptığını biliyoruz bence birazcık da bu gerçekliği düşünün, sorgulayın.
devamını gör...

t24 de yayımladığımız röportajdır.

--- alıntı ---

öncelikle yoldaş benjamin franklin kimdir? bize kendinizden bahseder misiniz?

kendileri; putin'in türkiye'de avrasyacı gençler yetiştirmek için özel olarak yetiştirip fonladığı, bir sözlük kurucusudur. ancak kendisi verilen fonu ankara pavyonlarında çatır çatır yediği için şimdilerde kgb tarafından aranan, işbu sebepten köşe bucak saklanmakta olan, tanısanız pek seversiniz insanıdır.

kafa sözlük’ü kurma amacınız nedir, hikayesini bize biraz anlatır mısınız?

kurucu yazarlarımızın birçoğu, x sözlükte uzun yıllar yazıp çizmiş kimseler. ben de keza öyleyim. 10 seneden uzun bir sözlük yazarlığı maceram var.

zamanında; hem bilgilenerek hem eğlenerek yazdığımız, açılın ben x sözlük yazarıyım diyerek kalp masajı yapabildiğimiz, gençliğimize renkler katmış bu sözlük ne olduysa çizgisinden sapmaya başladı. önceleri tolere edilebilir gibi dursa da bir süre sonra baktık ki "yöneten" kişilerin böyle bir gayesi yokmuş aslında. kapitalizmin o sıcak, şehvetli bakışlarına kanmış yarim.

daha önce deneyimlemediği bir ürünü dahi, 20 tl karşılığında kötüleyen; bazı e-ticaret platformlarında 150 tl'ye sınırsız hesabı satılan, siyasi partilerin gençlik kolları hesaplarının ve trollerin cirit attığı bir ortamı kucağımızda görünce "hadi ama dostum, bu kadarı da gerçekten fazla" diyerek birçok yazar arkadaşımla beraber x sözlük maceramızın sonuna geldik.

yeni bir şeyler yapalım, kendimiz yazıp çizerken eğlenelim istedik. imece usulü bir gayret ile herkes bir şeyler koydu. benjamin de kafa sözlük'ü yayına alan kişi oldu. hikayemiz böyle.

kafa sözlük’ü diğer interaktif sözlüklerden ayıran şey nedir?

her şeyden önce kafa sözlük ticari menfaatler ile kurulmadı. reklam yok mesela sözlüğümüzde. motivasyonumuzun para olmaması yönetim ekibine çok ciddi bir özgürlük alanı sunuyor ve biz de bu alanı kullanıyoruz. kafa sözlük küfürsüz ve her kesimden insanın rahatlıkla yazıp, kendisini ifade edebileceği, kutuplaşmanın olmadığı bir sözlük. hedefimiz; çevresine karşı duyarlı, birtakım handikapları ortadan kaldırmak için çabalayan bir sivil dayanışma platformu yaratmak. bu alanda çok kısa sürede yüksek katılımlı yardım etkinlikleri düzenledik, devam da ediyoruz.

küfür olmadığını ifade ettiniz. günümüzde herkes kendisini özgürce ifade edebileceği platformlara yöneliyor. kafa sözlük’te küfür olmamasının özgürlük anlayışını kısıtladığını düşünüyor musunuz?

önce şuradan başlamak isterim. kurucu yazarlar ve yönetim ekibi olarak bizler, günlük hayatlarında küfür kullanmayan, pürpak kimseler değiliz. küfür hayatın bir gerçeği ve bizler de gündelik yaşantılarımızda, karşı tarafın ufkunu açabilecek derecede argo söylemlerde bulunabiliyoruz. yalnızca kafa sözlük'ü bundan muaf tutmak istedik. dürüst cevap vermem gerekirse, küfürün olmamasının ifade özgürlüğünü kısıtlayabileceği ile alakalı başlarda benim de endişelerim yok değildi. ancak pratikte bu endişelerim kayboldu diyebilirim.

küfür kullanmadan kendini ifade etmenin insanın bazı yönlerini geliştirdiğine, yaratıcılığı çok daha fazla öne çıkardığına defalarca kez şahitlik ettik. şimdilik herkes bu durumdan pek memnun gözüküyor.

şu an kafa sözlük’ü nerede konumlandırıyorsunuz ve gelecekteki hedeflerinizden bahseder misiniz?

kafa sözlük henüz 1.5 ayını yeni doldurdu. bu kısa zamanda çok ciddi talep gördü. yukarıda anlattığım sebepler de bu talebin oluşmasında etkili oldu diyebilirim. insanlar kutuplaşmadan, kavga gürültüden, trollerden ve göz bozukluğuna varacak seviyeye ulaşmış reklamlardan çok sıkıldı. burasını nefes alacakları bir mecra olarak görüyorlar. bu durum ne kadar bizleri mutlu etse de bir anda büyümekten de çekiniyoruz. kontrollü ve yavaş bir büyümeyi yeğleriz. işbu sebepten oldukça yakın bir zamanda yeni yazar alımını filtreye sokup yavaşlatacak bir çaylaklık sistemini getireceğiz.

hali hazırda geçtiğimiz hafta, batman'da bir köy okulu kütüphanesinin oluşmasında önemli bir rol oynadık. oraya 400 üzerinde kitap ulaştırdık. şu anda koruncuk vakfı’nın bolulu köyü’nde yer alan 25 kız çocuğu öğrencimize yılbaşı hediyeleri ve eğitimleri için gerekli malzemeler ulaştırıyoruz. standart bir sözlük sitesi olmanın dışına çıkmak, çevresine karşı duyarlı bir platform olma gayretimiz var. bunu gerçekleştirmek için çabalıyoruz.

sizlere çok teşekkür ederim. son sözü sizlere bırakmak isterim. buradan okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

kafa sözlük herhangi bir kişiye, zümreye ya da bir ideolojiye ait bir mecra değildir. yayın hayatı boyunca da olmayacaktır. küfürsüz bir şekilde herkesin kendisini ifade edebileceği samimi, yardımsever ve en önemlisi özgür bir platformdur.

kafa sözlük sizi sever, kucaklar, kalbinize ve tansiyonunuza iyi gelir.

siz değerli t24 ekibinin de izni ile hemen aşağıya linkimizi bıraktım. bizlere oradan ulaşabilirsiniz.

kafasozluk.com

--- alıntı ---
devamını gör...

kozmik korkunun babası ve kendisinden sonraki pek çok korku yazarını etkilemiş dahi/deha yazar. popüler kültür içerisinde müzikten tutun video oyunlarına kadar kendisine yer bulmuş ve ilham vermiştir h.p lovecraft ve eserleri. onu bu denli eşsiz kılan şeylerden birisi de kendine has biçemidir. ağdalı dili, bilimsel ve yalın bir dil ile buluşturan bir yazardır. öyle ki, sayfalarca çok basit bir şeyi betimlediğine şahit olabilirsiniz. çevirmenlik öğrencisi olarak şahsi fikrimi de eklemek istiyorum; hakkını vererek çevirmesi gerçekten zor. buna ek olarak, kitaplarında kozmik varlıkların neye benzediğini hiçbir zaman tam olarak açıklamaz. her okuyucu, kendi korkusunu kendisi yaratır. her okuyucu, kendine has bir deneyim yaşar. lovecraft'ın eserleri ve evreni, birçok kez sinemalara da taşınmak istenmiştir, görece başarılı olan bazı yapımlar olsa da kozmik korkunun belirsizliği nedeniyle aktarılması çok zor olmuştur. lovecraft hayranı olarak, siz değerli yazar arkadaşlarıma da eser önerisinde bulunmak istiyorum. "deliliğin dağlarında", "cthulhu'nun çağrısı", "uyku duvarının ardında" şiddetle önermekteyim. son olarak;
ph'nglui mglw'nafh cthulhu r'lyeh wgah'nagl fhtagn.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim