landau kleffner sendromu
landau-kleffner sendromu sıklıkla erkek çocuklarda 5-6 yaş civarında başlayan nedeni bilinmeyen bir epileptik sendromdur. konuşma becerisinin kaybı ile karakterizedir.
otizm ile karışır. tedavisinde valproat ilk seçilecek ilaçtır.
otizm ile karışır. tedavisinde valproat ilk seçilecek ilaçtır.
devamını gör...
2100 yılında uyanılsa google'a yazılacak ilk şey
muhtemelen "yazarak" değil, artık heralde "düşünerek" aranacak şeydir.
devamını gör...
not today
birçok amerikan filminde duyduğumuz karizma yükü fazla olan bir cümledir.
cümle her zaman ya bir soruya ya bir cevaba karşılık olarak kurulur. hangisine karşılık geleceğini sahnenin öncesi belirleyecektir. ama ne olursa olsun sonunda çok ama çok havalı bir etki bıraktığı yadsınamaz bir gerçektir.
elbette cümleyi kuran kişinin ya da sahnenin öncesinde gelişen olayların etkisi de çok önemlidir cümlenin izleyicileri sarsması açısından.
peki ben size hangi sahnelerden bahsedeceğim bu sözün geçtiği?
ilk sahne bir dönem dünyayı kasıp kavuran, aman da spoiler yemeyeyim diye insanların sosyal mecralardan kaçım kaçım kaçtığı, bence biraz fazla abartılmış olan the game of thrones dizisinde arya stark’ın bu cümleyi kurduğu ve duyduğu sahnelerdir. önce eğitmeni ona tek bir tanrı olduğunu, onun da ölüm olduğunu ve ölüme kuracağımız cümlenin ise “ not today” olduğunu söyler, sonra dizinin devam bölümlerinde arya aynı cümleyi çok can alıcı bir yerde tekrar sarf eder.

ikinci sahnemiz the prestige filminden. christopher nolan’ın harika filminin bir sahnesinde alfed borden eşine seni seviyorum der, eşi ise ona “ not today” diye cevap verir. filmin ilerleyen bölümlerinde bu sefer eşi alfred’e onu sevip sevmediğini sorunca alfred de ona “ not today” diyecek ve nolan ustanın bağladığı düğüm ufak ufak çözülmeye başlayacaktır.

ve tabii ki üçüncü sahnemiz dandik ama etkileyici bir filmden delta force 2. filmin dandik olması konusu ve çekim tekniklerinden, etkileyici olması ise chuck norris’in oynamasından kaynaklanmakta. bildiğiniz gibi chuck norris ormanda on kaplan, havada on kartal ve ovada on at gücünde, süper gücü olmayan bir süper kahramandır. düşmanı şöyle yapacağım, böyle yaparım derken helikoptere bağlı olduğu ip kopunca yere düşerken norris arkasından beklenilen o cümleyi kurar “ not today”.

peki siz bu tanımı okuyacak mısınız? not today.
cümle her zaman ya bir soruya ya bir cevaba karşılık olarak kurulur. hangisine karşılık geleceğini sahnenin öncesi belirleyecektir. ama ne olursa olsun sonunda çok ama çok havalı bir etki bıraktığı yadsınamaz bir gerçektir.
elbette cümleyi kuran kişinin ya da sahnenin öncesinde gelişen olayların etkisi de çok önemlidir cümlenin izleyicileri sarsması açısından.
peki ben size hangi sahnelerden bahsedeceğim bu sözün geçtiği?
ilk sahne bir dönem dünyayı kasıp kavuran, aman da spoiler yemeyeyim diye insanların sosyal mecralardan kaçım kaçım kaçtığı, bence biraz fazla abartılmış olan the game of thrones dizisinde arya stark’ın bu cümleyi kurduğu ve duyduğu sahnelerdir. önce eğitmeni ona tek bir tanrı olduğunu, onun da ölüm olduğunu ve ölüme kuracağımız cümlenin ise “ not today” olduğunu söyler, sonra dizinin devam bölümlerinde arya aynı cümleyi çok can alıcı bir yerde tekrar sarf eder.

ikinci sahnemiz the prestige filminden. christopher nolan’ın harika filminin bir sahnesinde alfed borden eşine seni seviyorum der, eşi ise ona “ not today” diye cevap verir. filmin ilerleyen bölümlerinde bu sefer eşi alfred’e onu sevip sevmediğini sorunca alfred de ona “ not today” diyecek ve nolan ustanın bağladığı düğüm ufak ufak çözülmeye başlayacaktır.

ve tabii ki üçüncü sahnemiz dandik ama etkileyici bir filmden delta force 2. filmin dandik olması konusu ve çekim tekniklerinden, etkileyici olması ise chuck norris’in oynamasından kaynaklanmakta. bildiğiniz gibi chuck norris ormanda on kaplan, havada on kartal ve ovada on at gücünde, süper gücü olmayan bir süper kahramandır. düşmanı şöyle yapacağım, böyle yaparım derken helikoptere bağlı olduğu ip kopunca yere düşerken norris arkasından beklenilen o cümleyi kurar “ not today”.

peki siz bu tanımı okuyacak mısınız? not today.
devamını gör...
normal sözlük'te küfretmek bir günlüğüne serbest olsa olacaklar
sütlü tarhana çorbası mahlaslı yazar bir günlüğüne sözlüğe giriş yapmazdı. küfürsüz, saygılı bir ortam diye bu sözlükte yazarlık yapmaya başladım, bu durum kaç günlüğüne bozulursa bozulsun o süreç bitene kadar sözlüğe girmem. ki yoldaş’ın da böyle bir şeye fırsat vereceğini pek sanmıyorum.
devamını gör...
kroisos
karun ve krezüs olarak da bilinen lidya kralıdır. "karun kadar zengin" sözüne de konu olan kral, zenginliği ile nam salmıştır.
onun krallığında lidya, ticaret ve altın madenciliği çok zengin bir devlet haline gelmiştir. yunan şehir devletlerini istila ederek kızılırmak'a kadar ilerlemiştir.
onun krallığında lidya, ticaret ve altın madenciliği çok zengin bir devlet haline gelmiştir. yunan şehir devletlerini istila ederek kızılırmak'a kadar ilerlemiştir.
devamını gör...
sana büyük bir sır söyleyeceğim
zıtlıkların şairi louis aragon tarafından kaleme alınmış şiir. 1959 yılında koleksiyonlaşmış olan eserin bir parçası olan şiir; sait maden çevirisi ile elsa'ya şiirler kitabında bulunuyor. şiirin orijinal ismi je vais te dire un grand secret, neredeyse birebir çevrildiğini söylemek sanıyorum yanlış olmayacaktır. aragon'un şiirlerinde elsa'yı bambaşka bir gözle görüyoruz; azap ve tutkunun iki ayrı yüzü. mutlu aşk yoktur (il n’y a pas d’amour heureux) şiirini yorumlarken şairin elsa'yı anlattığı şiirlerine de göz atmak gerek, sana büyük bir sır söyleyeceğim şiiri bu şiirlerin başında geliyor çünkü aragon aşkın mutsuz yanının yitip gideceğini bilmek olduğunu; zamanın ne denli hızlı akıp her şeyi toza ve çamura bulayacağını biliyordu. bu şiir; insanın gözlerinin önünde duran güzelliğin ona yalnızca sevgi değil derin bir azap da hissettirebileceğinin bir portresi. aragon kelimeleri bıçak gibi keskin kullanmış, dizeler var olan tüm oyuntularımıza kan gibi doluyor ve elsa'yı aragon'un gözlerinden görmeye zorluyor bizi. attilâ ilhan'ın böyle bir sevmek şiirinde söylediği gibi: " böyle bir sevmek görülmemiştir."
--- alıntı ---
je vais te dire un grand secret le temps c'est toi
le temps est femme ıl a
besoin qu'on le courtise et qu'on s'asseye
a ses pieds le temps comme une robe à défaire
le temps comme une chevelure sans fin
peignée
un miroir que le souffle embue et désembue
le temps c'est toi qui dors à l'aube où je m'éveille
c'est toi comme un couteau traversant mon gosier
oh que ne puis-je dire ce tourment du temps qui ne passe point
ce tourment du temps arrêté comme le sang dans les vaisseaux bleus
et c'est bien pire que le désir interminablement non satisfait
que cette soif de l'oeil quand tu marches dans la pièce
et je sais qu'il ne faut pas rompre l'enchantement
bien pire que de te sentir étrangère
fuyante
la tête ailleurs et le coeur dans un autre siècle déjà
mon dieu que les mots sont lourds ıl s'agit bien de cela
mon amour au-delà du plaisir mon amour hors de portée aujourd'hui de l'atteinte
toi qui bats à ma tempe horloge
et si tu ne respires pas j'étouffe
et sur ma chair hésite et se pose ton pas
je vais te dire un grand secret toute parole
a ma lèvre est une pauvresse qui mendie
une misère pour tes mains une chose qui noircit sous ton regard
et c'est pourquoi je dis si souvent que je t'aime
faute d'un cristal assez clair d'une phrase que tu mettrais à ton cou
ne t'offense pas de mon parler vulgaire ıl est
l'eau simple qui fait ce bruit désagréable dans le feu
je vais te dire un grand secret je ne sais pas
parler du temps qui te ressemble
je ne sais parler de toi je fais semblant
comme ceux très longtemps sur le quai d'une gare
qui agitent la main après que les trains sont partis
et le poignet s'éteint du poids nouveau des larmes
je vais te dire un grand secret j'ai peur de toi
peur de ce qui t'accompagne au soir vers les fenêtres
des gestes que tu fais des mots qu'on ne dit pas
j'ai peur du temps rapide et lent j'ai peur de toi
je vais te dire un grand secret ferme les portes
ıl est plus facile de mourir que d'aimer
c'est pourquoi je me donne le mal de vivre
mon amour."
--- alıntı ---
--- alıntı ---
sana büyük bir sır söyleyeceğim. zaman sensin
zaman kadındır. ister ki
hep okşansın diz çökülsün hep
dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
bir taranmış
bir upuzun saç gibi zaman
soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
bu durdurulmuş zamanın işkencesi mavi çanaklarda kan gibi
bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
daha beter seni kaçak
seni yabancı bilmekten
aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
tanrım ne ağırdır sözcükler. asıl demek istediğim bu
hazzın ötesinde sevgim hiçbir zararın erişemeyeceği yerde bugün sevgim
sen ki benim saat-şakağımda vurursun
boğulurum soluk alıp vermesen
tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
sana büyük bir sır söyleyeceğim. her söz
dudağımda bir dilenen zavallı
acınacak birşey ellerin için kararan birşey bakışının altında
işte bu yüzdendir sık sık seni seviyorum deyişim
boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakca kalp kristali
kaba konuşmamdan gücenme benim. bu konuşma
ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar
sana büyük bir sır söyleyeceğim. bilmem ben
sana benzeyen zamandan söz açmayı
bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
tıpkı uzun bir süre garda
el sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının
sana büyük bir sır söyleyeceğim. korkuyorum senden
korkuyorum yanın sıra gidenden. pencerelere doğru akşam üzeri
el kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden
sana büyük bir sır söyleyeceğim. kapat kapıları
ölmek daha kolaydır sevmekten
bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
sevgilim.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
je vais te dire un grand secret le temps c'est toi
le temps est femme ıl a
besoin qu'on le courtise et qu'on s'asseye
a ses pieds le temps comme une robe à défaire
le temps comme une chevelure sans fin
peignée
un miroir que le souffle embue et désembue
le temps c'est toi qui dors à l'aube où je m'éveille
c'est toi comme un couteau traversant mon gosier
oh que ne puis-je dire ce tourment du temps qui ne passe point
ce tourment du temps arrêté comme le sang dans les vaisseaux bleus
et c'est bien pire que le désir interminablement non satisfait
que cette soif de l'oeil quand tu marches dans la pièce
et je sais qu'il ne faut pas rompre l'enchantement
bien pire que de te sentir étrangère
fuyante
la tête ailleurs et le coeur dans un autre siècle déjà
mon dieu que les mots sont lourds ıl s'agit bien de cela
mon amour au-delà du plaisir mon amour hors de portée aujourd'hui de l'atteinte
toi qui bats à ma tempe horloge
et si tu ne respires pas j'étouffe
et sur ma chair hésite et se pose ton pas
je vais te dire un grand secret toute parole
a ma lèvre est une pauvresse qui mendie
une misère pour tes mains une chose qui noircit sous ton regard
et c'est pourquoi je dis si souvent que je t'aime
faute d'un cristal assez clair d'une phrase que tu mettrais à ton cou
ne t'offense pas de mon parler vulgaire ıl est
l'eau simple qui fait ce bruit désagréable dans le feu
je vais te dire un grand secret je ne sais pas
parler du temps qui te ressemble
je ne sais parler de toi je fais semblant
comme ceux très longtemps sur le quai d'une gare
qui agitent la main après que les trains sont partis
et le poignet s'éteint du poids nouveau des larmes
je vais te dire un grand secret j'ai peur de toi
peur de ce qui t'accompagne au soir vers les fenêtres
des gestes que tu fais des mots qu'on ne dit pas
j'ai peur du temps rapide et lent j'ai peur de toi
je vais te dire un grand secret ferme les portes
ıl est plus facile de mourir que d'aimer
c'est pourquoi je me donne le mal de vivre
mon amour."
--- alıntı ---
--- alıntı ---
sana büyük bir sır söyleyeceğim. zaman sensin
zaman kadındır. ister ki
hep okşansın diz çökülsün hep
dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
bir taranmış
bir upuzun saç gibi zaman
soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
bu durdurulmuş zamanın işkencesi mavi çanaklarda kan gibi
bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
daha beter seni kaçak
seni yabancı bilmekten
aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
tanrım ne ağırdır sözcükler. asıl demek istediğim bu
hazzın ötesinde sevgim hiçbir zararın erişemeyeceği yerde bugün sevgim
sen ki benim saat-şakağımda vurursun
boğulurum soluk alıp vermesen
tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
sana büyük bir sır söyleyeceğim. her söz
dudağımda bir dilenen zavallı
acınacak birşey ellerin için kararan birşey bakışının altında
işte bu yüzdendir sık sık seni seviyorum deyişim
boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakca kalp kristali
kaba konuşmamdan gücenme benim. bu konuşma
ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar
sana büyük bir sır söyleyeceğim. bilmem ben
sana benzeyen zamandan söz açmayı
bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
tıpkı uzun bir süre garda
el sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının
sana büyük bir sır söyleyeceğim. korkuyorum senden
korkuyorum yanın sıra gidenden. pencerelere doğru akşam üzeri
el kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden
sana büyük bir sır söyleyeceğim. kapat kapıları
ölmek daha kolaydır sevmekten
bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
sevgilim.
--- alıntı ---
devamını gör...
nyx
yunan mitolojisinin ilk tanrıçalarındandır. gece tanrıçasıdır. ilk yunan tanrısı kaos*'tan doğmuştur. sembolü ay ve yıldızdır. ay taşı da bu güzel tanrıçanın onuruna kullanılan bir eşyadır.

niks çok güzel bir tanrıçadır. doğum yeri dünya'da olmayan gaia'dır. insan ırkına uyku ve ölüm getirebilir. insanlığa iyilik ve kötülük yapabilir.
niks karanlığın tanrısı erkek kardeşi erebus‘la evlenmiş ve iki çocukları olmuştur.
bunlar aether ve hemera‘dır. daha sonra kendiliğinden olan çocukları momus, moros, thanatos, hypnos, oneiroi, hesperides, keres ve fates, nemesis, apate, philotes, geras ve eris’i doğurmuştur.
niks’in oğlu hypnos ile zeus arasında ilginç bir hikaye geçmiştir. zeus’un doğa tanrıçası eşi hera, hypnos’tan zeus’u uyutmasını ister. amacı zeus’a komplo kurmaktır.
hypnos kabul eder ve zeus’u uyutmaya çalışır. fakat hipnozlar yetersiz kalır ve zeus’u uyutmayı başaramaz. çok sinirlenen zeus, hypnos’un peşine düşer.
hypnos zeus’un gazabından kurtulmak için annesi niks’in mağarasına sığınır. bunu gören zeus, niks’in öfkesinden korktuğu için hypnos’un peşini bırakır.
ekleme: yunan mitolojisi dışında roma metinlerinde de niks teması kullanılmıştır ama bu metinlerde nyx, tanrıça nox olarak kullanılmıştır.
sözlüğe yeni kaydolacak olsaydım eğer mahlasım kesinlikle bu olurdu.*
kaynak: aha bu aha bir de bu

niks çok güzel bir tanrıçadır. doğum yeri dünya'da olmayan gaia'dır. insan ırkına uyku ve ölüm getirebilir. insanlığa iyilik ve kötülük yapabilir.
niks karanlığın tanrısı erkek kardeşi erebus‘la evlenmiş ve iki çocukları olmuştur.
bunlar aether ve hemera‘dır. daha sonra kendiliğinden olan çocukları momus, moros, thanatos, hypnos, oneiroi, hesperides, keres ve fates, nemesis, apate, philotes, geras ve eris’i doğurmuştur.
niks’in oğlu hypnos ile zeus arasında ilginç bir hikaye geçmiştir. zeus’un doğa tanrıçası eşi hera, hypnos’tan zeus’u uyutmasını ister. amacı zeus’a komplo kurmaktır.
hypnos kabul eder ve zeus’u uyutmaya çalışır. fakat hipnozlar yetersiz kalır ve zeus’u uyutmayı başaramaz. çok sinirlenen zeus, hypnos’un peşine düşer.
hypnos zeus’un gazabından kurtulmak için annesi niks’in mağarasına sığınır. bunu gören zeus, niks’in öfkesinden korktuğu için hypnos’un peşini bırakır.
ekleme: yunan mitolojisi dışında roma metinlerinde de niks teması kullanılmıştır ama bu metinlerde nyx, tanrıça nox olarak kullanılmıştır.
sözlüğe yeni kaydolacak olsaydım eğer mahlasım kesinlikle bu olurdu.*
kaynak: aha bu aha bir de bu
devamını gör...
dağcılık
bu nasıl bir aşktır anlayamadığım, gruplar halinde veya tek başına değişken arazi ve hava koşullarında belirli bir hedefe yönelme çabası.
önemli not: eksi elli derecede dağ zirvesine kasan arkadaşlar, buyurun çay demledim ve sizinle konuşacaklarım var.
önemli not: eksi elli derecede dağ zirvesine kasan arkadaşlar, buyurun çay demledim ve sizinle konuşacaklarım var.
devamını gör...
haklıyım ama mutlu değilim
güle güle '' atom karınca ''. * allah yolunu bahtını açık etsin. hep mutlu ol, gülümse...
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
"fakat artık ümit yetmiyor bana, ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum."
devamını gör...
tenet
az önce izleyip bitirdiğim nolan filmidir.
epik bir film diyemem. muhteşem de diyemem. ama gerçekten sağlam film. nolan mantık hatalarını gidermek için elinden geleni yapmış ama halen birkaç mantık hatası mevcut. ters akan bir entropide hiçbir canlının sağ kalması mümkün değil. her ne kadar zamanı tekil ve öznel olarak filmde ayırmışlarsa da, zamandaki akış özneldir bence. ya da okuduklarıma göre. yani ters akan bir zamanda düz ilerlemek, filmde denildiği gibi "rüzgara işemek" ile aynı şey. ters esen rüzgar, yaralanmasanız bile sizi param parça eder.
ama sağlam film tekrar diyorum. nolan güzel bir iş çıkartmış. daha güzel sahneler bekliyordum ayrıca. durum hikayelerine çok fazla dalmış nolan bu sefer. yani konuyu ve gidişatı anlatması zaten 1,5 saat sürdü.
edit: ayrıca filmdeki ana hikayenin en büyük kusuru da şudur. eğer geçmişte olacak bir şeyi biliyorsanız ve müdahale edebiliyorsanız, başka şeylere de edebilirsiniz. yani bu film hiç olmamalıydı. bu konu hiç yaşanmamalıydı. demek istediğimi anlarsınız filmi izleyince.
epik bir film diyemem. muhteşem de diyemem. ama gerçekten sağlam film. nolan mantık hatalarını gidermek için elinden geleni yapmış ama halen birkaç mantık hatası mevcut. ters akan bir entropide hiçbir canlının sağ kalması mümkün değil. her ne kadar zamanı tekil ve öznel olarak filmde ayırmışlarsa da, zamandaki akış özneldir bence. ya da okuduklarıma göre. yani ters akan bir zamanda düz ilerlemek, filmde denildiği gibi "rüzgara işemek" ile aynı şey. ters esen rüzgar, yaralanmasanız bile sizi param parça eder.
ama sağlam film tekrar diyorum. nolan güzel bir iş çıkartmış. daha güzel sahneler bekliyordum ayrıca. durum hikayelerine çok fazla dalmış nolan bu sefer. yani konuyu ve gidişatı anlatması zaten 1,5 saat sürdü.
edit: ayrıca filmdeki ana hikayenin en büyük kusuru da şudur. eğer geçmişte olacak bir şeyi biliyorsanız ve müdahale edebiliyorsanız, başka şeylere de edebilirsiniz. yani bu film hiç olmamalıydı. bu konu hiç yaşanmamalıydı. demek istediğimi anlarsınız filmi izleyince.
devamını gör...
sürekli atatürk düşmanlığı yapan klavye dincisi
atatürke hakaret eden başlıklar, nerede onlar, biz kör müyüz?
edit: siyasal islamcı falan değilim boşuna iftira atma. ve gayet de fikir özgürlüğüdür, siz burada siyasal islam, siyasal bilmem ne yazabiliyorsunuz, diğerleri neden siyasal atatürkçülük diye başlık açınca gözünüze batıyor anlamıyorum.
edit: siyasal islamcı falan değilim boşuna iftira atma. ve gayet de fikir özgürlüğüdür, siz burada siyasal islam, siyasal bilmem ne yazabiliyorsunuz, diğerleri neden siyasal atatürkçülük diye başlık açınca gözünüze batıyor anlamıyorum.
devamını gör...
mercimek köftesi
kadın günlerinin kısır gibi vazgeçilmesi, ortamların yeşilli arananıdır. patır kütür götürülüp yine de doyulmayanıdır.
devamını gör...
arada nickaltına girip bakmak
ara ara açıp, yeni gelinin altınlarına baktığı gibi bakıyorum onlara. her biri altın gibi çok değerli.
devamını gör...
anlatırken ağlarım diye anlatamadıklarımız
insanın içinde ukde bırakanlar.
devamını gör...
akıl sağlığını kaybeden yazarlar tam liste
doğuştan deli olarak doğal bir üyesi olduğum yazar topluluğu.
(bkz: deli olunmaz doğulur)*

delilik genlerimizde var :d
(bkz: deli olunmaz doğulur)*

delilik genlerimizde var :d
devamını gör...
sözlük yazarlarının duaları
allah'ım, neye ihtiyacım varsa
senden onu istiyorum.
senden onu istiyorum.
devamını gör...
her şeyden uzaklaşmak isteyip en fazla balkona çıkabilmek
bir de çıkınca, paragöz müteahhitlerin ve arsa sahiplerinin, tek kata bi milyon adet daire sıkıştırma hevesleri sonucunda yaptıkları eciş bücüş binalarda, mecburen karşı apartmandaki aynı hiza komşunuzla burun buruna gelmek var. insanlardan kaçayım diye balkona çıkıp insanlarla göz göze oturmak... ne saadet ama!
uzaklaşabilirsem doğrudan büyük şehirden kaçıp bir sahil kasabasına falan yerleşmek isterdim. balkonlarını da başına çalsınlar bu pis apartmanlarda!
uzaklaşabilirsem doğrudan büyük şehirden kaçıp bir sahil kasabasına falan yerleşmek isterdim. balkonlarını da başına çalsınlar bu pis apartmanlarda!
devamını gör...

