normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar


14 temmuz 2021 tarihinde çekmiş olduğum iki fotoğraf. bu fotoğrafları çektiğim sırada daha önce hiç günbatımı izlemediğimi fark ettim. o anda sadece durdum ve gün batımını izledim, tüm odağımı renklerin uyumlu dansına verdim. hayatımızın içerisinde hep bir koşuşturma, hep bir acele var ve bir yerlere yetişme içerisindeyiz. ve bu koşuşturmalar bizi etrafımızdan soyutlayabiliyormuş! siz daha önce hiç gün batımı izlediniz mi? izlemediyseniz, kafanızı göğe kaldırın, kendinize birkaç dakikalığına vakit ayırın lütfen. bu zamana kadar hiç gün batımı izlememiştim, ne acı…
devamını gör...
cannibalism
bazı durumlarda trajik sonuçlara yol açabilecek, insan eti yeme eylemi. (bkz: kuru hastalığı)
devamını gör...
babalar günü
benim için annemdir baba demek, hem ana hem baba oldu bana.
devamını gör...
1000. tanımı girince sözlükte patlayan konfetiler
haydi patlasın o halde. bekliyorum.
edit: patlamadı yav :(
edit: patlamadı yav :(
devamını gör...
windows 10
windows 7 desteği kesildiğinden ve 10 dayatıldığından beri kendisinden iyice nefret ettiğim işletim sistemi. istemiyorum arkadaş 10 kullanmak falan! ne diye insanları sürekli bir şeylere mecbur ediyorsunuz ki?
hayır yani parası olan zaten her şeyin en yenisini, iyisini alır. olmayana da dayatmanın bir faydası olmaz, alamıyorsa alamaz. ille tüm yeni programları ve oyunları buna uyumlu yaparak insanları sıkıntıya sokmak insanlık mı?
hayır yani parası olan zaten her şeyin en yenisini, iyisini alır. olmayana da dayatmanın bir faydası olmaz, alamıyorsa alamaz. ille tüm yeni programları ve oyunları buna uyumlu yaparak insanları sıkıntıya sokmak insanlık mı?
devamını gör...
selef
yerine geçilen kimse anlamına gelen sözcük.
devamını gör...
kedi patisi
incelenmesi gereken bir konudur.
öncelikle x-ray:

gördüğünüz gibi mükemmel.
ama asıl mükemmel olan parmaklardır:

kedilerin ter bezleri buradadır. bu yüzden sabah akşam yalar dururlar. beraber koşturduktan sonra patilerine bakarsanız soğuk soğuk buradan ter attığını hissedebilirsiniz.

önde arkaya nazaran bir fazla parmak vardır. bu uzuv av sırasında avı yakalamasına büyük katkı sağlar. şu en solda diğerlerinden uzakta kalan:

ve en önemlisi asla pati olsa da pençe olduğunu unutmatın!
öncelikle x-ray:

gördüğünüz gibi mükemmel.
ama asıl mükemmel olan parmaklardır:

kedilerin ter bezleri buradadır. bu yüzden sabah akşam yalar dururlar. beraber koşturduktan sonra patilerine bakarsanız soğuk soğuk buradan ter attığını hissedebilirsiniz.

önde arkaya nazaran bir fazla parmak vardır. bu uzuv av sırasında avı yakalamasına büyük katkı sağlar. şu en solda diğerlerinden uzakta kalan:

ve en önemlisi asla pati olsa da pençe olduğunu unutmatın!
devamını gör...
sokak köpeklerine yemek vermek
aklı başındaki her insanın yapması gereken eylemdir. evinizin önünde varsa sokak köpekleri ara sıra yemek verin çok aç oluyorlar. bozuk ve zehirli şeyler olmamak şartıyla tabi.
devamını gör...
otuz beş yaş
geçeli çok oldu.. bir milad mıdır? hayır..
devamını gör...
istanbul sözleşmesi'nden çekilmemizi onaylayan yüzde yirmi altılık kesim
yok olurlarsa türkiye'nin iq ortalamasını 5 puan artıracak kesimdir.
devamını gör...
ömrümce hep adım adım
dilek türkan'ın da çok güzel söylediği şarkıdır.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
nicki beni hüzünlendiren ve penguenlere ayrı bir ilgisi olan tatlı mı tatlı yazar.
başlıklara cuk oturan karikatürleri de unutmayalım.*
seviyoruz efendim.*
başlıklara cuk oturan karikatürleri de unutmayalım.*
seviyoruz efendim.*
devamını gör...
semiha berksoy
semiha berksoy 1910 doğumlu sanatçıdır.
tarihte ilklerle anılan türk kadınlarından biridir.
annesi fatma saime ressam ve heykeltraş, babası rıza cenap berksoy şairdir. okullarının tamamını birincilikle bitirmiştir. annesini erken yaşta kaybeden berksoy, babasının tekrar evlenmesi üzerine amcasının yanında yaşadı.
ilk öykülerini ilkokulda yazmaya başladı...ortaokulda ise bir şan hocasından şan dersleri aldı...
liseyi istanbul kız lisesinde okudu... o sıralarda istanbul konservatuvarı kurulunca orada şan çalıştı...
1929 da ilk konserini verdi bu konserde nikolay rimski korsakov'un sadko operasından değişik aryalar seslendirken kendisine eşlik eden isim cemal reşit rey dir.
aynı dönemde güzel sanatlar akademisini de kazandı. resim, heykel ve seramik çalıştı...
sahne sanatlarına ağırlık verince güzel sanatlara ara vermek zorunda kaldı...
tepeden tırnağa sanatçı olan bu kadının hayatının asıl dönüm noktası olan operayla tanışması ise şöyledir.
darülbedayide tiyatro sınavını kazandı...1931'da muhsin ertuğrul ''istanbul sokakları'' filmini çekmektedir. bu ilk sesli türk filmidir. kendisi semiha rolünü oynamaktadır... çekimler için paris'e gidince orda bir opera dinledi ve operaya aşık oldu...
bu arada darülbedai'yi'de bitirmiştir. okulun mezun ettiği tek kız öğrencidir.
bu aşamadan sonra bir çok müzikal, tiyatro da sahne aldı...
ama asıl önemli olayı ise avrupa'da opera sahnesine çıkan ilk türk sanatçı ünvanını aldığı oyundur. bakınız altını çizerim; kadın demiyorum sanatçı diyorum.
1939 yılında berlin operasında ariande auf naxos isimli eserde rol alarak avrupada opera sahnesine çıkan ilk türk olmuştur.
ilk türk operası olan oyundada kendisi oynamıştır. tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9...
nazım hikmetin yazdığı bir çok oyunda yer aldı. hatta nazım kendisi için bir rüyadır isimli eseri yazdı.. tabiki başrolünü kendisi oynadı...tosca operasında başrolken nazımın cezaevinde ziyaretine gitti...
nazımla mektuplaşmaları ''nazım hikmet ve toscası semiha berksoy'' ismiyle kitaplaştı...
daha resim çalışmalarına devam etti o işide hakkını vererek yaptı...
yani arkadaşlar bu kadının hayatı böyle yazmakla bitmez...
geriside imece usulü gelir zaar...
şimdilik benden bu kadar...
''
''
tarihte ilklerle anılan türk kadınlarından biridir.
annesi fatma saime ressam ve heykeltraş, babası rıza cenap berksoy şairdir. okullarının tamamını birincilikle bitirmiştir. annesini erken yaşta kaybeden berksoy, babasının tekrar evlenmesi üzerine amcasının yanında yaşadı.
ilk öykülerini ilkokulda yazmaya başladı...ortaokulda ise bir şan hocasından şan dersleri aldı...
liseyi istanbul kız lisesinde okudu... o sıralarda istanbul konservatuvarı kurulunca orada şan çalıştı...
1929 da ilk konserini verdi bu konserde nikolay rimski korsakov'un sadko operasından değişik aryalar seslendirken kendisine eşlik eden isim cemal reşit rey dir.
aynı dönemde güzel sanatlar akademisini de kazandı. resim, heykel ve seramik çalıştı...
sahne sanatlarına ağırlık verince güzel sanatlara ara vermek zorunda kaldı...
tepeden tırnağa sanatçı olan bu kadının hayatının asıl dönüm noktası olan operayla tanışması ise şöyledir.
darülbedayide tiyatro sınavını kazandı...1931'da muhsin ertuğrul ''istanbul sokakları'' filmini çekmektedir. bu ilk sesli türk filmidir. kendisi semiha rolünü oynamaktadır... çekimler için paris'e gidince orda bir opera dinledi ve operaya aşık oldu...
bu arada darülbedai'yi'de bitirmiştir. okulun mezun ettiği tek kız öğrencidir.
bu aşamadan sonra bir çok müzikal, tiyatro da sahne aldı...
ama asıl önemli olayı ise avrupa'da opera sahnesine çıkan ilk türk sanatçı ünvanını aldığı oyundur. bakınız altını çizerim; kadın demiyorum sanatçı diyorum.
1939 yılında berlin operasında ariande auf naxos isimli eserde rol alarak avrupada opera sahnesine çıkan ilk türk olmuştur.
ilk türk operası olan oyundada kendisi oynamıştır. tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9...
nazım hikmetin yazdığı bir çok oyunda yer aldı. hatta nazım kendisi için bir rüyadır isimli eseri yazdı.. tabiki başrolünü kendisi oynadı...tosca operasında başrolken nazımın cezaevinde ziyaretine gitti...
nazımla mektuplaşmaları ''nazım hikmet ve toscası semiha berksoy'' ismiyle kitaplaştı...
daha resim çalışmalarına devam etti o işide hakkını vererek yaptı...
yani arkadaşlar bu kadının hayatı böyle yazmakla bitmez...
geriside imece usulü gelir zaar...
şimdilik benden bu kadar...
''
''
devamını gör...
türk halkı ne zaman ayaklanacak sorunsalı
pompaci militan'ın önderliğini bekliyoruz.
devamını gör...
zaman kristali
bilinen normal kristallerden farklı olarak, 3 boyutlu uzaydaki, kendisini tekrar eden yapıya ek olarak, zaman boyutunda da kendisini tekrar eden kristal.
***
zaman kristali, iterbiyum adı verilen elementin iyon zincirlerine verilen periyodik uyarılar yoluyla elde edildi. bu uyarılar, zincirlerin jöle kıvamında titreşmesi ile sonuçlanıyor ve normal bir maddenin aksine, bir kez titreşmeye başladıklarında sonsuza kadar titreşecek şekilde hareketlerine devam ediyorlar. bunun neticesi de bir türlü dengeye gelemeyen kararsız bir yapı oluyor.
bu arada iyon zincirlerinin uyarılması için kullanılan enerjinin frekansı, maddeyle etkileştikten sonra artarak geriye döndüğü için zamansal simetride bozulma da söz konusu oluyor.
şu an için bunun neye yarayacağını tam olarak kestirmek güç olsa da, kuantum bilgisayarlarda kullanılabileceği tahmin ediliyor.
***
zaman kristali, iterbiyum adı verilen elementin iyon zincirlerine verilen periyodik uyarılar yoluyla elde edildi. bu uyarılar, zincirlerin jöle kıvamında titreşmesi ile sonuçlanıyor ve normal bir maddenin aksine, bir kez titreşmeye başladıklarında sonsuza kadar titreşecek şekilde hareketlerine devam ediyorlar. bunun neticesi de bir türlü dengeye gelemeyen kararsız bir yapı oluyor.
bu arada iyon zincirlerinin uyarılması için kullanılan enerjinin frekansı, maddeyle etkileştikten sonra artarak geriye döndüğü için zamansal simetride bozulma da söz konusu oluyor.
şu an için bunun neye yarayacağını tam olarak kestirmek güç olsa da, kuantum bilgisayarlarda kullanılabileceği tahmin ediliyor.
devamını gör...
3 mart 1924 halifeliğin kaldırılması
dini değil siyasi bir kurum olan halifelik makamının kaldırılması ve son halife abdülmecid efendinin makamından indirilmesi olayıdır. ayrıca tevhid-i tedrisat kanunu da çıkartılmış türkiye yeni bir döneme girmiştir.
kutlu olsun!
kutlu olsun!
devamını gör...
akıllı telefonlardan önce gençlerin yaptıkları şeyler
normal yaşıyorduk oğlum napıcaz. genciz işte, yönelimimize göre karıya kıza ya da erkeğe adama falan yürüyoduk yine. konsere bilmemneye gidiyoduk, sokakta bira içip kusuyoduk yani ne olabilir.
akıllı telefondan önce dendiğine göre, akılsız telefonların mevcut olduğu dönemden bahsediliyor sanırım, 2000-2010(+1/2) arası. bilgisayarımız vardı msn’e giriyoduk. hoşlandığımız kıza “şşş akşam mesene’ye gelsene” diye sms atıyoduk. sms vardı, 160 karakter tutan. tanesi 2 kontördü. sonra avea bi kampanya yaptı, 100 kontöre 1000 sms verdi, sıkıntı yaşadık. şu keyboard layout’la benim klavyedeki hızımdan daha hızlı yazabilen kız arkadaşlarımız oldu:
sıranın altına telefonu koyup bakmadan falan yazıyorlardı, çohacayip.
mp3 çalarlarımız vardı. spotify yerine oradan takılıyoduk. forumlar vardı, sosyal medyanın öncülü. turkishmusic.org’da sezen aksu’ya ayıplı şeyler söyleyip kavga ediyolardı.
genel olarak böyleydi işte. daha mı sıkıcıydı? yoo. daha mı eğlenceliydi? yoo. her nesil bi öncekine göre kendini daha şanslı görüyor, her nesil bir sonrakini kendine göre daha kadirbilmez biliyor ama öyle bir şey yok. herkes kendi zamanında kendi gençliğini yaşıyor işte bir şekilde. benim şimdiki nesilde tek üzüldüğüm şey, gençliklerinin pandemiye denk gelmesi. hiç istemezdim ne lise çağlarımın ne üniversite çağlarımın bu döneme denk gelmesini. it ayağı yemiş gibi gezmeleri gereken günlerde maske - mesafe - temizlik. pekih.
akıllı telefondan önce dendiğine göre, akılsız telefonların mevcut olduğu dönemden bahsediliyor sanırım, 2000-2010(+1/2) arası. bilgisayarımız vardı msn’e giriyoduk. hoşlandığımız kıza “şşş akşam mesene’ye gelsene” diye sms atıyoduk. sms vardı, 160 karakter tutan. tanesi 2 kontördü. sonra avea bi kampanya yaptı, 100 kontöre 1000 sms verdi, sıkıntı yaşadık. şu keyboard layout’la benim klavyedeki hızımdan daha hızlı yazabilen kız arkadaşlarımız oldu:

sıranın altına telefonu koyup bakmadan falan yazıyorlardı, çohacayip.
mp3 çalarlarımız vardı. spotify yerine oradan takılıyoduk. forumlar vardı, sosyal medyanın öncülü. turkishmusic.org’da sezen aksu’ya ayıplı şeyler söyleyip kavga ediyolardı.
genel olarak böyleydi işte. daha mı sıkıcıydı? yoo. daha mı eğlenceliydi? yoo. her nesil bi öncekine göre kendini daha şanslı görüyor, her nesil bir sonrakini kendine göre daha kadirbilmez biliyor ama öyle bir şey yok. herkes kendi zamanında kendi gençliğini yaşıyor işte bir şekilde. benim şimdiki nesilde tek üzüldüğüm şey, gençliklerinin pandemiye denk gelmesi. hiç istemezdim ne lise çağlarımın ne üniversite çağlarımın bu döneme denk gelmesini. it ayağı yemiş gibi gezmeleri gereken günlerde maske - mesafe - temizlik. pekih.
devamını gör...
ilyada roman olsun
".... ister çamurdan olsun" diye devam eden homeros eseri. bu dava uğruna çok mücadele vermiştir. saygıyla anıyorum.
devamını gör...
insan
kadim felsefe öğretileri, insanı yedi katlı bir yapı ile tanımlar.
1- fiziksel beden (fizik beden): ruhun taşıyıcısıdır. hareketsizdir. hacimsel olarak canlının kapladığı alandır.
2- enerjik beden (prana): bedenin can kaynağıdır. o olmadan beden eyleme geçemez.
3- duygusal beden (astral beden): duygu, bir olay, kimse yada nesnenin kişinin iç dünyasında oluşturduğu, uyandırdığı, yankı, etki, tepki ve izlenimdir. her insanın duyumsadığı şeylere karşı farklı tepkiler vereceği çok açıktır. olaya bu gözle bakacak olursak, duyguların çoğu zaman gerçeği yansıtmaktan uzak olduklarını görürüz.
4- somut zihin (kama- manas): bireyin günlük yaşamındaki kararları vermesinde etkilidir. arzular, işte bu katmanda bulunur. somut zihin için arzulu zihin ismi de kullanılır. somut zihin ile kişi seçimlerini, kararlarını, arzularına göre kullanır. günün şartlarına göre hareket ederek bireyin çıkarları doğrultusunda kararlar almasını sağlar.
5- saf zihin (manas): bireyin içinde bulunduğu şartlara ve sahip olduğu arzulara göre karar vermeyen, sadece doğru eylemi yapmaya odaklanan zihindir. bu durumda doğru eylemi açıklamak yerinde olacaktır. doğru eylem, hiçbir karşılık beklemeden, ölümsüz değerler ışığında, erdemli bir şekilde eylemde bulunmaktır.
6- sezgi: sezginin kelime anlamı, gerçeğin dolaysız, içgüdüsel bir biçimde kavranmasıdır. duyu organlarımız dışında gerçek, göklerin krallığından doğrudan gelir . ruhsal öğrenme kanalıdır.
7- irade: yedi katlı yapının en üst kısmını oluşturur. yapabilme, gerçekleştirebilme yetisidir. bir ve her şeyin başlangıcı olana has bir yetidir. bu yetinin bir kısmı da insana bahşedilmiştir.
binlerce yıldan beri süregelen öğretiler hakikata açılan kapılardır. bu öğretiler, insan nedirin cevabını çok güzel vermektedir. insan bu yedi katı içinde barındıran bir canlıdır.
peki ya insan olmak ne demektir?
yedi katlı yapının ilk dört katı kişiliği ( alt beden, geçici), diğer üç katı ise bireyi (üst beden, ölümsüz ) ifade eder. üst üç katman alttaki dört katmanı yönetmeyi başarırsa işte o zaman görünüşte insan olan şahıs gerçekte de insan olmayı başarabilir.
bu bir savaştır. alt 4 kat ile üst 3 katın savaşı. eğer savaşı kişilik kazanırsa o zaman birey insanlıktan çıkıp diğer canlıların altında bir yer bulur kendine. savaşı benlik kazanırsa o zaman bu yedi katman birbiri ile uyumlu bir hale gelir ve tamamlanma durumu oluşur.
1- fiziksel beden (fizik beden): ruhun taşıyıcısıdır. hareketsizdir. hacimsel olarak canlının kapladığı alandır.
2- enerjik beden (prana): bedenin can kaynağıdır. o olmadan beden eyleme geçemez.
3- duygusal beden (astral beden): duygu, bir olay, kimse yada nesnenin kişinin iç dünyasında oluşturduğu, uyandırdığı, yankı, etki, tepki ve izlenimdir. her insanın duyumsadığı şeylere karşı farklı tepkiler vereceği çok açıktır. olaya bu gözle bakacak olursak, duyguların çoğu zaman gerçeği yansıtmaktan uzak olduklarını görürüz.
4- somut zihin (kama- manas): bireyin günlük yaşamındaki kararları vermesinde etkilidir. arzular, işte bu katmanda bulunur. somut zihin için arzulu zihin ismi de kullanılır. somut zihin ile kişi seçimlerini, kararlarını, arzularına göre kullanır. günün şartlarına göre hareket ederek bireyin çıkarları doğrultusunda kararlar almasını sağlar.
5- saf zihin (manas): bireyin içinde bulunduğu şartlara ve sahip olduğu arzulara göre karar vermeyen, sadece doğru eylemi yapmaya odaklanan zihindir. bu durumda doğru eylemi açıklamak yerinde olacaktır. doğru eylem, hiçbir karşılık beklemeden, ölümsüz değerler ışığında, erdemli bir şekilde eylemde bulunmaktır.
6- sezgi: sezginin kelime anlamı, gerçeğin dolaysız, içgüdüsel bir biçimde kavranmasıdır. duyu organlarımız dışında gerçek, göklerin krallığından doğrudan gelir . ruhsal öğrenme kanalıdır.
7- irade: yedi katlı yapının en üst kısmını oluşturur. yapabilme, gerçekleştirebilme yetisidir. bir ve her şeyin başlangıcı olana has bir yetidir. bu yetinin bir kısmı da insana bahşedilmiştir.
binlerce yıldan beri süregelen öğretiler hakikata açılan kapılardır. bu öğretiler, insan nedirin cevabını çok güzel vermektedir. insan bu yedi katı içinde barındıran bir canlıdır.
peki ya insan olmak ne demektir?
yedi katlı yapının ilk dört katı kişiliği ( alt beden, geçici), diğer üç katı ise bireyi (üst beden, ölümsüz ) ifade eder. üst üç katman alttaki dört katmanı yönetmeyi başarırsa işte o zaman görünüşte insan olan şahıs gerçekte de insan olmayı başarabilir.
bu bir savaştır. alt 4 kat ile üst 3 katın savaşı. eğer savaşı kişilik kazanırsa o zaman birey insanlıktan çıkıp diğer canlıların altında bir yer bulur kendine. savaşı benlik kazanırsa o zaman bu yedi katman birbiri ile uyumlu bir hale gelir ve tamamlanma durumu oluşur.
devamını gör...
