ayak fetişizmi
sanılanın aksine ayak fetişi mensuplarının sayısı azdır. ten rengi beyaz, bordo veya siyah ojeli, tabanı pembe ve yumuşak, topuğu ince ve parmak uzunluğu sıralı şekilde olan bir ayağa çirkin diyecek, hatta etkilenmeyecek insan sayısı azdır. yoldan çevirdiğiniz on insandan sekizi bu ayağa bir buse kondurur en azından. ciddi anlamda ayağa karşı fobisi olması lazım bu özelliklere sahip bir ayağı sevmemesi için.
şimdi, böyle bir ayağa ilgi duyup da kendine fetişistim dememeli bir insan. çünkü elin de bakımlısına, anatomik yapısı güzel olanına ilgi duyarız ama bu bizi el fetişisti yapmaz. üstelik ayaklara file veya naylon çorap gibi, stiletto gibi, halhal gibi estetik değeri artıran şeyler dahil edilebiliyor ki bu normalde çirkin denebilecek ayakları dahi çekici kılabilen objeler. fetişist dediğin insan ayağın kalın bileklisine, ojesizine, ikinci parmağı uzununa, sert tabanlısına bile aşırı ilgi duyan, diliyle temasta bulunmak için adeta içten içe kendini yiyip bitirendir.
velhasıl, öyle kolay kolay fetişist olunmaz. scarlett johansson'ın, emma stone'un ayaklarını görsellerden aratan herkes fetişist olsaydı bugün biz iktidardaydık.
şimdi, böyle bir ayağa ilgi duyup da kendine fetişistim dememeli bir insan. çünkü elin de bakımlısına, anatomik yapısı güzel olanına ilgi duyarız ama bu bizi el fetişisti yapmaz. üstelik ayaklara file veya naylon çorap gibi, stiletto gibi, halhal gibi estetik değeri artıran şeyler dahil edilebiliyor ki bu normalde çirkin denebilecek ayakları dahi çekici kılabilen objeler. fetişist dediğin insan ayağın kalın bileklisine, ojesizine, ikinci parmağı uzununa, sert tabanlısına bile aşırı ilgi duyan, diliyle temasta bulunmak için adeta içten içe kendini yiyip bitirendir.
velhasıl, öyle kolay kolay fetişist olunmaz. scarlett johansson'ın, emma stone'un ayaklarını görsellerden aratan herkes fetişist olsaydı bugün biz iktidardaydık.
devamını gör...
asistanının kalçasını okşayan azerbaycan milletvekili
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bir iki haftadır sözlükteki bazı başlık ve tanımları anlamak için ciddi bir çaba sarf ediyorum.
türkçe-ingilizce karışık cümleleri okurken başım dönüyor. tabii ki türkçede bulunan sözcüklerin yeterli gelmediği durumlarda başka dillere zaman zaman hepimiz başvuruyoruz lakin bahsettiğim cümleler %51 türkçe %49 ingilizce. böyle bir dil yok, üstelik anlaşılmıyor. anlaşılıyorsa da sanırım sadece kullanıcıları anlıyor çünkü bende tık yok. ortada doğru düzgün bir cümle yok, karman çorman bir kelime yığını.
türkçe-ingilizce karışık cümleleri okurken başım dönüyor. tabii ki türkçede bulunan sözcüklerin yeterli gelmediği durumlarda başka dillere zaman zaman hepimiz başvuruyoruz lakin bahsettiğim cümleler %51 türkçe %49 ingilizce. böyle bir dil yok, üstelik anlaşılmıyor. anlaşılıyorsa da sanırım sadece kullanıcıları anlıyor çünkü bende tık yok. ortada doğru düzgün bir cümle yok, karman çorman bir kelime yığını.
devamını gör...
hakan günday
dahidir. dahilik bazen yazar için dezavantajdır. çok fazla özgün fikir üretir ve bunu kendi kişisel üsluplarıyla ifade ederler. ortalama okur için bu bir zorluktur. o fikir değil olay okumak ister. ve bu alıştığı bildiği dille yapılsın ister. günday fransa'da yılın en iyi yabancı yazarı seçildi. pamuk ve yaşar kemal hariç bunu başaran türk yok. kazanması çok zor bir ödül.
devamını gör...
totalitarizm
tüm yetkilerin merkezîleştirildiği, devlete mutlak itaat beklenen, diktatörlükvari yönetim. totalitarizmde bireysel özgürlüklere izin verilmez ve bireyin yaşamının tüm alanları devlet kontrolüne bırakılır.
devamını gör...
back to the future
kısaca geleceğe gidip zaman çizgisinde karışıklık yaratınca olanları mizahi ve güzel bir şekilde anlatılan bilim kurgu filmidir.
devamını gör...
zülfü livaneli
bir türk aydını. yazar, müzisyen, siyasetçi tanımları, yaptığı işlerin üç ana başlığı dersek yanlış olmaz zannımca. 1993 yazında nerden duyduysam yeni çıkan 'saat 4...yoksun' albümünü almıştım. sesini ve müzikte dile getirdiklerini ilk o albümle keşfetmiştim. uzun yıllar boyunca vatan gazetesinde yazılarını okudum. albümlerini ve kitaplarını aldım. 1994 yerel seçimlerinde istanbul'da shp'nin belediye başkan adayı olurken sol partiler karşısına bir halt edeceklermiş gibi dünyanın belki de en onursuz duruşunu sergileyerek her biri birer aday çıkarıp zülfü livaneli'nin oylarını kuşa çevirmişti. oyları bölerek toplamda kendilerinden çok daha geride olan refah partisi'nin adayı rte'nin siyaset sahnesine çıkışını sağladılar. özellikle uzan medyasının ipe sapa gelmez iftiraları, yıldırma politikaları ile o dönem livaneli'yi karalamaya çalıştılar. elleriyle yaptıklarının sonucu olarak; türkiye'nin 30 yıllık kaderi sağ ve solun ortak ahmaklıkları neticesinde belirlenmiş oldu. acaba 1994 istanbul büyükşehir seçimlerinde zülfü livaneli seçilmiş olsaydı türkiye'nin yazgısı bugün daha farklı olur muydu? bence yüzde yüz olurdu.
kendisi hakiki bir sanatçı olarak siyasetle doğmamıştı; kaybedince de sadece türkiye adına üzüldü ama sonuçta makam ve mevki peşinde değildi ve sevdiği işlere, uğraşlara geri döndü ve birbirinden güzel şarkılar ve kitaplar yazdı. müziklerini ve sohbetlerini dinlemekten; yazılarını okumaktan her devirde büyük haz duydum. türkiye'nin yaşayan en değerli sanatçılarından biridir. umarım bu aydın aklından ve sanatçı vicdanından türkiye hakkıyla yararlanabilsin.
kendisi hakiki bir sanatçı olarak siyasetle doğmamıştı; kaybedince de sadece türkiye adına üzüldü ama sonuçta makam ve mevki peşinde değildi ve sevdiği işlere, uğraşlara geri döndü ve birbirinden güzel şarkılar ve kitaplar yazdı. müziklerini ve sohbetlerini dinlemekten; yazılarını okumaktan her devirde büyük haz duydum. türkiye'nin yaşayan en değerli sanatçılarından biridir. umarım bu aydın aklından ve sanatçı vicdanından türkiye hakkıyla yararlanabilsin.
devamını gör...
istanbul
hava durumu başlığına dönmüş*
yerler kuru,hava güneşli.
şimdi birileri der,oroso ostonbolo dohol doğol diye.ne diyim kocaeli mi?
yerler kuru,hava güneşli.
şimdi birileri der,oroso ostonbolo dohol doğol diye.ne diyim kocaeli mi?
devamını gör...
tip 3 diyabet
dünya sağlık örgütü’ne göre tip 1, tip 2 ve gebelikte ortaya çıkan tür olan gestasyonel diyabet sınıflandırmasına uymayan diğer bütün diyabet türleri tip 3 diyabet altında sıralanmıştır. bu türler tip 3a’dan tip 3h’ye kadar toplam sekiz gruba ayrılır. bu ayrım diyabet hastalarında az rastlanan bazı belirtiler dikkate alınarak yapılmaktadır. tedavi yöntemleri tip 1, 2 ve gebelikte ortaya çıkan gestasyonel diyabetinkine benzerdir.
çok az rastlanan bu diyabet türleri pankreasın zarar görmesine ve/veya (kısmi olarak) alınmasına bağlı olarak ortaya çıkar. çeşitli hastalıklar ya da geçirilen bir kaza da bu hastalığa sebep olabilir. kaynak.
çok az rastlanan bu diyabet türleri pankreasın zarar görmesine ve/veya (kısmi olarak) alınmasına bağlı olarak ortaya çıkar. çeşitli hastalıklar ya da geçirilen bir kaza da bu hastalığa sebep olabilir. kaynak.
devamını gör...
erkekler nasıl kadınlardan hoşlanır sorunsalı
başlığı okur okumaz erkek var, bir de erkek var cümlesini içimden geçirdim. bazı erkekler vardır: kız ayrımı yapmaz, nefes alan herkese yürümek ister. çöl sıcağında su arayan hayvanlar gibidir kendileri.
bazı erkekler vardır, sürekli ilgi çekmeye çalışan, cırlayıp bağıran kızlarımıza bayılır. * bu tür erkeklerimiz güçlü kadınlardan korkar, veya eğlencesine takılmak istediğinden en sıkıntılı olan kadın tipini bir denemek ister.
bazı erkekler vardır, kendi ayakları üstünde durabilen, kimseye muhtaç olmayan kadınları severler. bu tür kadınlar kendini öne çıkarmak için ekstra çaba göstermez. yani ilgi çekmeye çalışmazlar, gelen her türlü gelir bunu bilirler. aslında bu tür kadınlarımızdan hoşlanılması en sağlıklıdır diye düşünüyorum. çünkü diğer kategorilere ayırdığım kızlarımızla bir süre vakit geçirdikten sonra kızlar para yiyor, çok ağlıyorlar, trip atmadan bir günleri geçmiyor.. gibi serzenişlerde bulunuyorlar. en güzeli kendinize göre olan, doğru yoldan sapmayan ve mantıklı düşünen kadınlardan hoşlanılmasıdır. ama tabi gönül bu, ota da konuyor....
ekstra bir ekleme: kategoriler tabii ki bu kadar sınırlı olamaz. ben sadece gözüme çarpan, belirgin olan erkek tiplerinden bahsetmek istedim.
bazı erkekler vardır, sürekli ilgi çekmeye çalışan, cırlayıp bağıran kızlarımıza bayılır. * bu tür erkeklerimiz güçlü kadınlardan korkar, veya eğlencesine takılmak istediğinden en sıkıntılı olan kadın tipini bir denemek ister.
bazı erkekler vardır, kendi ayakları üstünde durabilen, kimseye muhtaç olmayan kadınları severler. bu tür kadınlar kendini öne çıkarmak için ekstra çaba göstermez. yani ilgi çekmeye çalışmazlar, gelen her türlü gelir bunu bilirler. aslında bu tür kadınlarımızdan hoşlanılması en sağlıklıdır diye düşünüyorum. çünkü diğer kategorilere ayırdığım kızlarımızla bir süre vakit geçirdikten sonra kızlar para yiyor, çok ağlıyorlar, trip atmadan bir günleri geçmiyor.. gibi serzenişlerde bulunuyorlar. en güzeli kendinize göre olan, doğru yoldan sapmayan ve mantıklı düşünen kadınlardan hoşlanılmasıdır. ama tabi gönül bu, ota da konuyor....
ekstra bir ekleme: kategoriler tabii ki bu kadar sınırlı olamaz. ben sadece gözüme çarpan, belirgin olan erkek tiplerinden bahsetmek istedim.
devamını gör...
aşai rabbani
isa'nın çarmıha gerilmesinin ve havarilerle yediği son akşam yemeğinin yad edildiği kutsal komünyon ayini. evharist.
isa havarilerle son akşam yemeğinde ekmek ve şarap için "bu benim bedenimdir, bu benim kanımdır" diyerek kutsamıştır. bu nedenle ayinde tüketilen ekmek ve şarabın isa'nın etine ve kanına dönüştüğüne inanılır, isa ile bütünleşmenin bir sembolüdür bu ayin. hem bir yad hem de kutsal bir deneyimi ifade eder.
ayinin gerçekleştirilme sıklığı kiliselere, özel günlere göre değişebilirse de genellikle pazar ayinlerinin bir parçasını da evharist oluşturur.
isa havarilerle son akşam yemeğinde ekmek ve şarap için "bu benim bedenimdir, bu benim kanımdır" diyerek kutsamıştır. bu nedenle ayinde tüketilen ekmek ve şarabın isa'nın etine ve kanına dönüştüğüne inanılır, isa ile bütünleşmenin bir sembolüdür bu ayin. hem bir yad hem de kutsal bir deneyimi ifade eder.
ayinin gerçekleştirilme sıklığı kiliselere, özel günlere göre değişebilirse de genellikle pazar ayinlerinin bir parçasını da evharist oluşturur.
devamını gör...
entry nick uyumu
bu sefer entry yok ama bir yaşanmışlık var. annem az evvel sen rahatsızsın al ıhlamur iç dedi. güldüm ama bir şey diyemedim*.
devamını gör...
yaşadığın şehri 3 kelime ile anlat
30 büyükşehir ve ...
devamını gör...
harry potter'daki büyüler
(bkz: zihnefend)
bir kişinin zihnini kontrol etmeye, aklındakilerle anılarına ulaşmaya yarayan büyüdür. kısaca karşıdakinin zihnine girme, zihnini ele geçirme de denebilir. snape'in harry'e kendini kapatmayı öğrettiği büyüdür.
bir kişinin zihnini kontrol etmeye, aklındakilerle anılarına ulaşmaya yarayan büyüdür. kısaca karşıdakinin zihnine girme, zihnini ele geçirme de denebilir. snape'in harry'e kendini kapatmayı öğrettiği büyüdür.
devamını gör...
kadınları olgunlaştıran şeyler
meslek sahibi olup, aileden uzakta; kendi ayakları üstünde durmaya çabalarken insanlardan yediği kazıklar onu olgunlaştırır.
aşk acısı o kadını yine olgunlaştırır.
araştırmayı sever. kendini geliştirmek adına sürekli eğitimler kovalar. tüm bunlar yine onu olgunlaştırır.
"kısaca kendine yaptığı tüm yatırımlar bir kadını olgunlaştırır."
aşk acısı o kadını yine olgunlaştırır.
araştırmayı sever. kendini geliştirmek adına sürekli eğitimler kovalar. tüm bunlar yine onu olgunlaştırır.
"kısaca kendine yaptığı tüm yatırımlar bir kadını olgunlaştırır."
devamını gör...
ankara gar katliamı
bolca acı bolca hüzün.
devamını gör...
you
caroline kepnes'in 2014 yılında yayımlanan romanından uyarlanmış olan dizide, new york'ta yaşayan joe goldberg isimli son derece zeki bir kitapçının, kitap dükkanına gelen guinevere beck'e aşık olması ve onda bir takıntı haline gelişi anlatılmaktadır. joe, ilk gördüğü anda beck’e aşık olur ve joe, sevdiği kız olan beck’in kalbini ve de aşkını kazanmak amacı ile her şeyi yapmaya çalışır.
beck’in kalbini ve de aşkını kazanmak amacı ile teknolojiyi kullanmak isteyen ve kullanmaya başlayan ve beck’i her yerden takip etmeye başlayan joe’nun takıntılı davranışları beck’in en iyi arkadaşı olan peach’ı şüphelendirmektedir fakat ona engel olamaz. joe, çabalarının sonunda beck’in erkek arkadaşı olmayı başarmaktadır. ancak joe takıntılı haline artarak devam edecektir.
beck’in kalbini ve de aşkını kazanmak amacı ile teknolojiyi kullanmak isteyen ve kullanmaya başlayan ve beck’i her yerden takip etmeye başlayan joe’nun takıntılı davranışları beck’in en iyi arkadaşı olan peach’ı şüphelendirmektedir fakat ona engel olamaz. joe, çabalarının sonunda beck’in erkek arkadaşı olmayı başarmaktadır. ancak joe takıntılı haline artarak devam edecektir.
devamını gör...
kıbrıs çıkarma harekatı
kıbrıs barış harekatı'nın türk deniz kuvvetleri tarafından icra edilen, abd de dahil olmak üzere tüm ülkelerin harp akademilerinde eğitim verdikleri kurmay subay adaylarına ders olarak anlattığı, denizden karaya çıkarma harekatıdır.
amfibi görev grup komutanlığı çıkarma gemileri ile amfibi deniz piyade tugay komutanlığı askerleri tarafından çıkarma yapılmıştır.
standart bir çıkarma harakatında yüzde 70 kayıp* başarılı olarak değerlendirilir. bu nedenle kıbrıs çıkarma harekatı hazırlıkları, istihbarat, istihbarata karşı koyma ve icrası mükemmel olarak nitelenir ve harp akademilerinde ders olarak anlatılır.*
amfibi görev grup komutanlığı çıkarma gemileri ile amfibi deniz piyade tugay komutanlığı askerleri tarafından çıkarma yapılmıştır.
standart bir çıkarma harakatında yüzde 70 kayıp* başarılı olarak değerlendirilir. bu nedenle kıbrıs çıkarma harekatı hazırlıkları, istihbarat, istihbarata karşı koyma ve icrası mükemmel olarak nitelenir ve harp akademilerinde ders olarak anlatılır.*
devamını gör...

