ben ne zaman rulo yapılmış bir halı görsem aklıma hep mavi boncuk filmi gelir. içinden her an emel sayın çıkacak gibi gelir hep.
devamını gör...

ikinci dünya savaşında hitler ve onun yenilmez denilen ss’lerine karşı kazandığı savaş ile dünyayı büyük bir felaketten kurtarmış olan ordudur.
rusya düşseydi almanları durduracak başka bir güç kalmıyordu geriye.
devamını gör...

eksik bir şey mi var? hayatımda
gözlerim neden sık sık dalıyor?
eksik bir şey mi var? hayatımda
gökyüzü bazen, ciğerime doluyor…
devamını gör...

bilmem kaç milyar insanın duaları total olarak ele alındığında birbiriyle çakışan milyonlarca dua olabilir. birinin duasının kabul olması, 100 kişinin duasının kabul olmaması sonucunu doğurabilir. bunlar çeşit çeşit matematiksel problemlerdir. ayrıca beşer olarak üstüne düşeni yapmayıp, havadan istemek de istatistiklere katılmamalıdır diye eyyorladığım durumdur.
devamını gör...

şimdiye kadar kendisiyle resim çektiren slim fit takım elbiselileri tutuklatsa ülke norveç olur norveç.*
devamını gör...

ben ve maruz kaldığınız sesim siz dinleyicilere teşekkürlerini sunar sözlük ailesi *
devamını gör...

en fenası ağız şapırdatma sesi.
devamını gör...

üst edit : 1 nisan tarihinde 800 tanıma ulaşan ilk 100 yazarımıza hediye çeklerimiz teslim edildi.
#665174

diğer etkinlikler için : (bkz: yazarak kitap kazan)

merhaba canım yazarlarım.
imece usulü ile topladığımız tanıtım & reklam bütçemizi bu şekilde değerlendirmeye karar verdik.
800 tanıma ulaşan ilk 100 yazarımıza d&r aracılığı ile 50 tl’ye kadar dilediği kitabı ya da eşyayı kargo dahil ulaştırıyoruz.

soru : 800 tanıma ulaştığımda ne yapmalıyım ?
cevap : herhangi bir moderatörümüz ile iletişime geçebilirsin. onlar kısa bir incelemeden sonra gerekeni yapacaklar.

soru : herkes yararlanabiliyor mu ?
cevap : elbette herkes yararlanabiliyor. yalnız bazı ufak şartlarımız var.
sürekli (bkz:) tanımlar ve kısa, manasız flood tanımlar bizi üzer.
biz isteriz ki her şey doğal akışında seyretsin.

soru : ne zaman gönderilir ?
cevap : 100. yazar da kotasını doldurduktan hemen sonra toplu olarak ulaştırmaya başlayacağız.
bu yarın da olabilir, yarından yakın da olabilir

soru : nereden geliyor bu değirmenin suyu benjamin bey ?
cevap : yukarıda da yazdığım gibi imece usulü ile bir şeyler yapmaya çalıştık, elbet gönlü bol, kafa sözlüğe inanan yazarlarımız var aramızda

soru : 1600 tanıma ulaşsam 2 kere alabilir miyim ?
cevap : maalesef hayır :/ zaten hepi topu 100 adetlik. onlar da eşit dağılsın isteriz.
tabi ki seni kastetmiyorum ancak, iko adlı teknik sorumlumuz sağ olsun, 100 yazarımız da 800 tanım kotasını doldurduğunda son bir ıp çakışmasına bakacağının sözünü verdi

soru : neden 100 yazarla sabit ?
cevap : şimdilik bütçemiz bu kadarına el verdi, ancak önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelere göre bu sayıyı arttırabiliriz. biz de istiyoruz bunu.
devamını gör...

bir şey yapmasan da beni baştan çıkarıyorsun. *
devamını gör...

üniversiteye kadar benim de sosyal mecralara fotoğraflar yükleyerek, anneme slaytlar hazırlayarak kutladığım bir gündü. hiç "acaba birinin canını acıtır mıyım, üzer miyim?" diye düşünmemiştim.
peki üniversitede ne değişti?
3. sınıfta topluma hizmet uygulamaları isimli bir dersimiz vardı. bu ders kapsamında çocuk esirgeme kurumuna staja gitmemiz gerekiyordu. buraya kadar her şey iyi güzel; "zaten çocukları da severim, onlarla vakit geçirir karşılıklı mutlu oluruz" diye düşünüyordum.
ama öyle olmuyormuş.
daha kapıdan girer girmez küçüklü büyüklü onlarca çocuk gözlerinizin içine öyle bir sevgi açlığı ile bakıyorlar ki kalbinizin sıkıştığınızı içeride bir yerlerin cayır cayır yandığını hissediyorsunuz. odaya adımınızı atar atmaz sanki sizin gelmenizi bekliyorlarmış gibi elinizi tutup bacaklarınıza sarılıyorlar ve hepsinin dilinde tek bir kelime var "anne". onlar için onlara sevgi gösteren, elini tutan, başını okşayan herkes anne.
kurumda çalışan görevliler çocuklarla çok bağ kurmamamızı, bunun hem bizi hem onları olumsuz etkilediğini ve sonrasında her iki tarafında üzüldüğünü söylediler. tecrübeliydiler ve haklılardı. stajdan çıktığım her gün o çocukları orada bırakmamın ağırlığı tonlarca bir ağırlık gibi bindi omuzlarıma. hani böyle derin bir nefes alıp rahatlamak istersiniz de alamazsınız ya staj sonrasında alamadım o derin nefesi, kaldı içimde.
o staj günlerinden sonra hiçbir anneler gününü sosyal mecraları geçtim, annemden başka bir üçüncü şahsın duyup görebileceği bir yerde kutlamadım. çok büyük konuşmak istemiyorum ama kutlamam da sanırım.
son olarak yetimhaneden bir anne fotoğrafı bırakıp tanımı bitireyim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

baban ölünce, sırtın yorgansız kalır üşürsün. varlığın da kıymetini bilmeli insan. varken belki o kadar önemsemiyorsun ama gittiğin de burnunun direği sızlıyor. babanız ile anneniz ile normal şartlar da bir ilişkiye sahipseniz, onları kırmayın incitmeyin.
devamını gör...

bebekliğimden birer hatıra..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

fotoğraftakini ben sananlar olmuş.
devamını gör...

başta kalite zannedersin ve profiline girersin. bomboş 10 tanım yapmıştır, toplam 40 kelime bile kullanmamıştır ama 400 fav almıştır. bir de bunların nickaltları vardır, sayfalarca "ay çok ponçik, çok tatlı, çok şeker" falan yazılmıştır. gülünçtür, zavallıcadır. enes batur'un bilmem kaç milyon takipçisinin olduğu yerde çok takılmayın böyle şeylere. bu toprakların kaderi bu. burada doğru ya da kalite değil hamaset, popülizm ve çiğlik iş yapar.
devamını gör...

kendimi kandırmam için hiç bir sebep yok, çünkü herşeyi gerçekliğine inandığım kadar kabul eder yaşarım.
irrasyonal hiç bir şey ile, ne kendimi kandırırım ne de zihnimi meşgül ederim.
devamını gör...

okunduktan sonra "vay bee" dedirten, kendi küçük, etkisi büyük kitaplardır.
kitap okuma alışkanlığı edinmek isteyenler de bu tarz kitaplardan faydalanabilir.
ve başlıyorum:
- küçük prens - antoine de saint-exupery
- epiktetos - içsel huzur iyi yaşamın kapısını açar
- epiktetos- enkheırıdon
- epiktetos - kendisinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir
- edouard leve - intihar
- albert caraco - kaos'un kutsal kitabı
- jean giono - ağaç diken adam
- arthur schopenauer - aşkın metafiziği
- arthur schopenauer - tartışma sanatının incelikleri
- lev tolstoy - insan ne ile yaşar
- lev tolstoy - itiraflarım
- wilhelm reich - dinle küçük adam
- albert camus - yabancı
- yusuf atılgan - aylak adam
- ibn rüşd - ilim anavatanımızdır, cehalet ise yabancı bir yer
- franz kafka - babaya mektup
- sun tzu - savaş sanatı


şimdilik aklıma gelen bunlar, eklemeler yaparım ileride.
devamını gör...

kyk borcu...
devamını gör...

teyze eline koluna sağlık çok tatlı olmuş dediğim başlıktır.

vallahi yoldaş bin tane alıp hemen yazarlara hediye etmelidir bu çorapları çok tatlılar.
devamını gör...

birinin kalbini yok yere kırmak.
bir kalp kolay kolay fethedilmez, kolay kolay kapılarından içeri girilmez. içerde yer bulunulmaz kolay kolay.
sizin için açılan kalpler çok değerlidir, bulunmaz mahiyetindedir, kimseye o kadar güzel gözükmez.
içeri atılan o çok kıymetli adım ve yüreğe dolan paha biçilmez huzur, insanı gökyüzünde bir bulut misali kılar.
o buluttan düşen her damla misali yüreğe çok kıymetli bir ferahlık sağlar.

kalplerin kıymeti bilinmeli, bırakın kırmayı, elinize konmuş bir serçe gibi sakınılmalıdır.
size açılan kalplere sahip çıkınız, değerini biliniz, asla bırakmayınız.
devamını gör...

hepimizin bu yaşa gelmesine rağmen yemeye devam ettiği bebek bisküvisi. çocukluğumuzu hatırlattığından belki de, bunu yiyince kendimizi mutlu hissediyoruz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim