günaydınlar.
sağlıklı günler görünüz.
istanbul bugün gri.
devamını gör...

ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...

ne güzel şey hatırlamak seni:
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi istanbul toprağının...
içimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti...
parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti:
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
sıcak koyu bir karanlık...

ne güzel şey hatırlamak seni,
yazamak sana dair,
hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek:
filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi değil
edasındaki dünya...


ne güzel şey hatırlamak seni.
sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine:
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.
ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...

ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinde,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...

(bkz: nazım hikmet ran)
devamını gör...

yürüyen merdivenin sağında beklenmesi gerektiği.
devamını gör...

türkiye'de torpilin işlemediği nadir mesleklerden biri. maaşı da çok iyidir ayrıca.
atamalarda tek etken ise başvuru sırası. torpil yok ancak şöyle;
hukuk fakültesinden mezun olup, hakim-savcılık ya da avukatlık stajını tamamlamış olan herkes, adalet bakanlığına başvurusunu yapıp sıraya giriyor. sıra her yıl 100-200 kişi (emeklilik sebebiyle ayrılan) arası ilerliyor. sırada da yaklaşık 36 bin kişi bekliyor. şu an başvurusunu yapıp belgesini alan bir kişiye yuvarlak bir hesapla 140 sene sonra sıra gelir. atı alan üsküdar'ı geçmiş, sistem değiştirilmediği sürece yeni başvuru yapılmasının da hiç bir anlamı yok.
ayrıca artık yaş sınırı da var, en genç 21, en yaşlı 40 yaşında olmanız lazım. zaten 20 yıl sonra anca sıra gelir, hatta belki gelmez bile
boşuna ugraşmamak gerek.*
devamını gör...

ilginçtir ki bir erkek olarak benim de başıma geldi. bir gün 17-18 yaş civarındayım, ankara da otobüse bindim. cam kenarındayım oturuyorum otobüste ağzına kadar dolu, işlek bir saatti. yanımda da 40-50 yaşlarında bir kadın var annem yaşlarında. kadın bana sokulmaya başladı, başta niyetini anlamadım diğer taraftan sıkıştırıyorlardır dedim rahatsız olur diye bende iyice köşeye sokuldum. sonra baktım kasıtlı yapıyor iyice sıkıştırdı beni. ben hala kötü niyetli düşünmüyorum. sonra kadının elini bacağıma atması ile dondum, kadının suratına baktığımda sırıtarak bana bakıyordu. utanarak iyice büzüldüm, kadın sürekli bacağımı okşuyordu, bindigim hat uzundu o yüzden uzun süre buna maruz kaldım, ayağa da kalkamadım yer yoktu. ama soğuk soğuk terliyorum bir yandan ne yapacağım ben diye. kadını terslemeye tepki vermeye korktum, üste çıkmak için bu genç beni taciz etti dese ayvayı yerdim. kimse bana inanmazdı üstüne birde dayak yiyip karakolluk olduğumla kalırdım. ses etmeden öylece gittim. daha sonra benim tepkisizliğimden cesaret almış olmalı ki cinsel organıma dokunmaya kalktı dokunması ile benim ayağa fırlamam bir oldu hızlıca otobüsten indim yol kenarında bir yere çöktüm kaldım. o günden beri toplu taşıma araçlarında asla bir kadına yanaşmam bile.
devamını gör...

ne kadar ciddiye alınır bilmiyorum ama 5 6 ay içinde bence negatif yönde çok değişmiş bir oluşumdur. forumsallık, emoji kullanımının fazlalığı, küfürsüz sloganı ile yola çıkılıp sadece 2 harf değişimini küfürsüzlük saymak, tanımsızlığın aşırı tolere edilmesi gibi bir ortamı bozan çok etken var. eskiden yazmayan en azından biraz okuyordu şimdi akışta okunacak başlık bile sayılı sanki. bazı başlıklara giriyorum etiket yok misal, bunları o sekmede okumak istesem de bulamam. böyle bir durumda da yazmayan hevesi kalmıyor insanda. bir şeyler yapılmaya çalışılıyor ama bunlar sorun çözmek yerine üstünü kapatmak gibi geliyor artık. burayı seviyorum ama bir silkelenmek gerek sanki ya.
devamını gör...

balık.
devamını gör...

dudaklarımı kanatırcasına ısırmak.
devamını gör...

...
ben insanlar dargınıyım
dertlilerin yorgunuyum
sanki felek vurgunuyum
bu halime gülen zalım.
...
sonsuzluğa gittiği günü hatırladım yine, babamın radyodan türkülerini dinleyişini, eşlik edişini... ne çok severim dinlemeyi, söylemeyi. can mahzuni şerif 19 yıl olmuş sen gideli. saygı, sevgi ve rahmetle. devrin daim olsun.
devamını gör...

apple ürünleri.
devamını gör...

hayatta olsaydı , insanlara böyle güzel eserleri verme pişmanlığını yaşayacaktı...
devamını gör...

maslow teorisi veya maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi, amerikalı psikolog abraham maslow tarafından 1943 yılında yayımlanmış bir çalışmada ortaya atılmış ve sonrasında geliştirilmiş bir insan psikolojisi teorisidir.

maslow teorisi, insanların belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla, kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha ''üst ihtiyaçlar''ı tatmin etme arayışına girdiklerini ve bireyin kişilik gelişiminin, o an için baskın olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafından belirlendiğini söz konusu etmektedir. maslow'un kişilik kategorileri kendi aralarında bir dizilim oluştururlar ve her ihtiyaç kategorisine bir kişilik gelişme düzeyi karşılık gelir. birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.

fizyolojik ihtiyaçlar: bunlar insanın hayatta kalması için biyolojik gereksinimlerdir; hava, gıda, içecek, barınak, giyim, sıcaklık, uyku ve cinsellik.

bu ihtiyaçlar karşılanmazsa, insan vücudu en iyi şekilde çalışamaz. maslow, diğer tüm ihtiyaçlar bu ihtiyaçlar karşılanana kadar ikincil hale geldiğinden fizyolojik ihtiyaçları en önemli olarak kabul etmiştir.

güvenlik ihtiyaçları: bireyin fizyolojik ihtiyaçları karşılandıktan sonra, güvenlik ve güvenlik gereksinimleri göze çarpar. insanlar yaşamlarında düzen, öngörülebilirlik ve kontrol isterler. bu ihtiyaçlar aile ve toplum tarafından karşılanabilir (örneğin polis, okullar, iş ve tıbbi bakım).

duygusal güvenlik, finansal güvenlik (istihdam, sosyal refah vb.), yasa ve düzen, korkudan kurtulma, sosyal istikrar, mülk, sağlık ve refah (kazalara ve yaralanmaya karşı güvenlik vb.) bunlara örnek verilebilir.

sevgi ve aidiyet ihtiyaçları: fizyolojik ihtiyaçlar ve güvenlik ihtiyaçları karşılandıktan sonra, insan ihtiyaçlarının üçüncü seviyesi sosyallik ve aidiyet duygularını içerir. kişilerarası ilişkilere duyulan ihtiyaç davranışı motive eder.

dostluk, samimiyet, güven ve kabul, sevme ve sevilme, bir grubun parçası olmak (aile, arkadaşlar, iş vb.) bu basamakta ihtiyaç duyulan şeylerdir.

saygı ihtiyaçları: maslow'un hiyerarşisinde dördüncü düzeydir. iki kategoriye ayrılır: bunlardan ilki kendine saygı (haysiyet, başarı, ustalık, bağımsızlık vb.) iken diğeri başkalarından saygı duyma arzusudur (statü, prestij vb.).

maslow, saygı ve itibar ihtiyacının çocuklar ve ergenler için en önemli ihtiyaçlar olduğunu ve gerçek benlik saygısından önce geldiğini belirtir.

bilişsel ihtiyaçlar: ilgi ve anlayış, merak, keşif, anlam ve öngörülebilirlik ihtiyacı.

estetik ihtiyaçlar: takdir, güzellik, denge, form vb.

kendini gerçekleştirme ihtiyacı: maslow'un hiyerarşisinde en üst düzeydir ve bir kişinin potansiyelini, kendini gerçekleştirmesini, kişisel gelişimini ve en yüksek deneyimleri aramasını ifade eder. maslow bu seviyeyi, mümkün olan her şeyi başarma, kişinin "olabileceği her şeyi olma" olma arzusu olarak tanımlamaktadır.

kendini aşma ihtiyacı: kişi, kişisel benliğin ötesine geçen değerlerle motive edilir (örneğin, mistik deneyimler ve doğa ile ilgili belirli deneyimler, estetik deneyimler, cinsel deneyimler, başkalarına hizmet, bilimin peşinde koşma, dini inanç, vb.).

bu ihtiyaçların alacağı özel biçim elbette kişiden kişiye büyük değişiklik gösterecektir. bir bireyde ideal bir anne olma arzusu şeklinde olabilir, diğerinde atletik olmak olarak ifade edilebilir ve yine başka bir kişide resim çizmeyle veya icatlarla ifade edilebilir. maslow, ihtiyaç sırasının dış koşullara veya bireysel farklılıklara bağlı olarak değişebileceğini söyler. örneğin; bazı bireyler için benlik saygısı ihtiyacı sevgi ihtiyacından daha önemlidir. bir başkası içinse yaratıcılık ihtiyacı en temel ihtiyaçların yerine bile geçebilir.

maslow ayrıca çoğu davranışın çok motivasyonlu olduğuna dikkat çekmiş ve “herhangi bir davranışın sadece bir tanesinden ziyade temel ihtiyaçların birkaçı veya tümü tarafından aynı anda belirlenme eğiliminde olduğunu” belirtmiştir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

farewell ballad parçasıyla gitara gözyaşları döktürmüş müzisyen.
buradan
devamını gör...

mutsuz hissettiğin bir günde yorucu bir kardiyo yapıp ardından duş almak.
dram filmi/dizisi izleyip hüngür hüngür ağlayıp sonra temiz hava almak ve ardından cilt bakımı yapmak.
ikisi de beni oldukça rahatlatır, canımı sıkan odak noktasını değiştirir.
devamını gör...

başta elbette ki alev alev olmak üzere hepsine bayıldığım şarkılardır. gerçekten hissettiren şarkılardır.
devamını gör...

salatalık turşusu yemek.
devamını gör...

partir, c'est mourir un peu..

gitmek birazda ölmektir...
devamını gör...

t: taaa haiti dillerinden gelen bir kelime. tabii, türkçeye böyle modern hayata dair kelimeler ilk olarak fransızca üzerinden yoğun bir şekilde girdiği için bu da muhtemelen onun üzerinden gelmiştir. ilk olarak 1550'lerde tanıklanmış. kaynak dilinde* "balık ağı" anlamına gelmekteymiş. dünyaya da ispanyolca üzerinden yayıldığı söyleniyor.
devamını gör...

astronotların uzay jimnastiğinden esinlenerek ortaya çıkarılan, müzik eşliğinde yapılan bir tür jimnastik. sinema oyuncusu jane fonda vasıtasıyla da dünyanın pek çok ülkesine yayılmıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim