biz çocukken yurtdışına çıkma hayalleri, babamızın emekli maaşı ile nasıl geçineceği vb. düşünceler mevcut değildi. biz çocukken memlekette doktor, mühendis, avukat olup hayat arkadaşımızla neleri paylaşabiliriz diye düşünürdük. bu kadar birbirimizi tüketip geceleri kafamızı yastığa rahat koymazdık. dedikleri gibi sanki biz büyüdük ve kirlendi dünya.
edit: radyoda okudukları zaman farkettim, aynı alıntıyı yapmışız başka bir yazar arkadaş ile dikkatsizliğimin kusuruna bakmayın lütfen.
devamını gör...

tam bir aciz insan davranışıdır.
insanlar ne tipini, ne boyunu, ne de herhangi bir organını kendi seçmiyor. bunlara rağmen bazı aciz insanlar, bahsedilen konular hakkında başka insanlarla dalga geçiyor ve onları üzüyor hatta hayata küstürüyor. bu kadar y*vş*k olmayın lan ayıptır.
mesela benim boyum 1.85, birçok konuda çok başarılıyım, iyi dans ederim, güzel sevişirim ve görenlerin bir daha bakmasına sebep olacak kadar yakışıklı, karizmatik biriyim ve çekici bir kişiliğe sahibim; ben bunların hiçbirini kendim seçmedim ve tercih etmedim ama buyum işte.
devamını gör...

istanbulda gidip görülmesi gereken bir adadır. büyük adaya göre butik ve gezmesi kolay ve daha sakin olandır. plaj daha güzeldir. sahildeki krokanlı dondurmasını da yemeden geçmemenizi tavsiye ettiğim ada parçasıdır.
devamını gör...

geceye kıyamıyor insan diyordum. gün artığı bir zaman dilimi için... fotoğraflardaki dinginliğe bakarsan, sessizliğe duyduğumuz heyecan biraz çocuk, biraz da kadın olduğumuzu çiziyor ama öyle değil dedim, sözcükler yere düşene kadar hafifliyor sadece. yoksa huzur'un bizimle ne işi olur?

"o büyük ölüm ve bizden ağır ağır dökülür. komşu düşmanlar,
eğrilmiş resimler, eyvallah, yüz binlerce gözün girer olduğu
üç kapılı kapılar pencere eskizleri, eyvallah, kepenkleri yaşamın,
tahta yahu tahta, birtakım sesleri iç içe bitiriyordu ki,
ömrüne müstefâ ilen bürhân biçiliyordu hepsinin kendiliğinden." / hulki aktunç


çokta güzel ölmüştüm, bitmiyor ölmek. yaşamakta bitmiyor. ta ki soluğum toprağın altına serilsin, o zaman.
amin.
devamını gör...

fuzûlî'nin mektup tarzında yazılmış süslü nesir örneği şaheseri.

selam verdim rüşvet değildir diye almadılar

edit imla
devamını gör...

bir dakikadan kısa süre içerisinde dört kat merdiven çıkmak, kalp sağlığınızın iyi olduğunu gösteriyor. avrupa kardiyoloji derneği’nin bilimsel konferansı görüntülemenin en iyileri 2020’de sunulan bir araştırma böyle söylüyor.
devamını gör...

ölümün sesini duyduk bir hafta arayla iki kez. kalanın canı ne çok yanıyormuş. bir kelime, belli bir tınıda ateş gibi yakabiliyormuş insanı.
devamını gör...

başlıkta sözlük kızlarının saçları yazıyor herhalde. erkekler uzak kalmış. 20 yaşında iken uzun saçlı halimi bırakayım buraya... pekte uzun değil ya idare edin...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“hoyrattır bu akşamüstüler daima.
gün saltanatıyla gitti mi bir defa
yalnızlığımızla doldurup her yeri
bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
lavanta çiçeği kokan kederleri;
hoyrattır bu akşamüstüler daima.
dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
unutuşun o tunç kapısını zorlar
ve ruh, atılan oklarla delik deşik;
işte, doğduğun eski evdesin birden
yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar...
söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
kağıtlarda yarım bırakılmış şiir;
insan, yağmur kokan bir sabaha karşı
hatırlar bir gün bir camı açtığını,
duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,
çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...
bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.
aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla
halay çeken kızlar misali kolkola.
ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri,
ihtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden
ayışığı gibi sürüklenip giden;
geceye bırakıp yorgun erkekleri
salınan etekler fısıltıyla, nazla.
ebedi âşığın dönüşünü bekler
yalan yeminlerin tanığı çiçekler
artık olmayacak baharlar içinde.
ey, ömrün en güzel türküsü aldanış!
aldan, geçmiş olsa bile ümitsiz kış;
her garipsi ayak izi kar içinde
dönmeyen âşığın serptiği çiçekler.
ya sen! ey sen! esen dallar arasından
bir parıltı gibi görünüp kaybolan
ne istersin benden akşam saatinde?
bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
hatıraların bu uyanma vaktinde
sensin hep, sen, esen dallar arasından.
ey unutuş! kapat artık pencereni,
çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
çıkmaz artık sular altından o dünya.
bir duman yükselir gibidir kederden
macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
amansız gecenle yayıl dört yanıma
ey unutuş! kurtar bu gamlardan beni.”
ahmet muhip dranas şiiri.
devamını gör...

çanakkalenin gelibolu ilçesine bağlı küçük sevimli, güneşin batışını izlemek için bile gidilebilecek bir köydür.
saroz körfezi'nin en güzel denizine sahiptir kendisi. soğuk ve akvaryum gibi,denizin altını keşfetmek için harika bir yer.
fatma kadın plajına bayılırım,her sene bikac kere mutlaka giderim.
ilk kesfettigimde çok sessiz sakin bir yerdi şimdilerde daha kalabalık.sezon başı yada sonu tercih edilebilir.
devamını gör...

sezar'ın doğum biçiminden adını almış, insan oğlunun doğal seleksiyonuna vurulan en büyük baltalardan biri. tıp mucizesidir.

not: bu olmasaydı eşim ve kızım hayatta olmayabilirdi.
devamını gör...

-kışlıkları kaldırıp yazlıkları çıkardığında hava yeniden soğur.

-camları sildikten hemen sonra yağmur yağar.
devamını gör...

çok eskilerden kalma, metin2 oynadığımız zamanlardan... sura zırhını kafama göre bir kadına giydireyim demiştim, yarım kaldı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sıcacık tuzlu kurabiye yaptım.. herkese afiyet olsun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zeka kokan güzel twit.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eski fotoğrafların eskiden anlamı önemi kıymeti vardı.

manuel makineye aldigin 36'lık filmi , öyle özenle, öyle dikkatle kullanırdın ki, en iyi, en güzel an için dakilarca uğraştığın olurdu. bu şekilde çekilen fotoğraf karesi de çok şey anlatır, adeta konuşurdu ona bakanla.

peki şimdi ne oldu, herkesin elindeki cep telefonlarına kadar giren fotoğraf makinası, kendi ruhsuzluğuna fotoğrafı da alet etti.

cart cart çekilen pozlara o an belki dönüp bakılıyor ve telefon hafızası dolunca ya siliniyor, ya da harici bir bellekte depolanıp adeta unutulmaya terk ediliyor.

kısaca bir çok konuda olduğu gibi, bu konuda da teknolojik gelişmenin adeta ket vurduğu bir durumla karşı karşıya kalmak durumundayız.
devamını gör...

“insanın parası varsa çalışmak zorunda kalmaz. böylece zamanı satın alır. bu kalan zamanda da kendini mutlu edebilecek şeyleri yapar. yani para mutluluğu satın alır.”

(bkz: albert camus)
devamını gör...

philip pullman tarafından yazılan roman serisidir.

bu seriden uyarlanan bir de dizi bulunmakla birlikte mevcut roman serisi, the golden compass adlı filmin çıkış noktasıdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim