kur'an'ın en beğenilen ayeti
nisa 34 : serkeşlikletinden yıldığınız kadınlara gelince , onlara önce öğüt verin , onları yataklarda yanlız bırakın , bununla da düzelmezlerse onları dövün .
edit : yukarıda bir arkadaş tomurcuk meme olayını hatırlayamamış yardımcı olayım .
nebe 32 :şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kâseler vardır.
edit : yukarıda bir arkadaş tomurcuk meme olayını hatırlayamamış yardımcı olayım .
nebe 32 :şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kâseler vardır.
devamını gör...
moralin bozukken mastürbasyon yapmak
mast yaparken kendini başka şeyler düşünürken bulduğun ve mast yaptığını bile unuttuğun dünyanın en kötü anı
devamını gör...
sözlükten evlenmek
evlenecektik ama konuştuğum kişi son anda erkek olduğunu söyledi.
devamını gör...
parasite
ilk defa amerika birleşik devletleri dışından bir ülkenin en iyi film ve en iyi yönetmen ödüllerini almasının nedenidir parazit.
güney kore sinemasının en güzel tarafı sizi şu an güldürebiliyorsa,1 saniye sonra ağlatabiliyor. bunun birçok güzel örneği var filmlerinde
*
yönetmenliğini bong joon ho'nun yaptığı 2019 yapımı filmde oyuncular ; song kang-ho, woo-sik choi, park so-dam.
filmin orjinal ismi ise; gisaengchung
eğer bir trajediye gülebiliyorsanız bu onu kara mizah yapar...
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen...
film sınıfsal farkı anlatmaya çalışıyor.. bu sınıfsal farkı anlatmak için banjiha kullanılmış.
banjiha: 1968 yılında kuzey ve güney kore arasında inanılmaz bir gerginlik yaşanıyor. bu gerginlik üzerine ha savaş patladı ha patlamadı derken güney kore az katlı apartmanlar yapıyor ve bunların bodrumlarını sığınak olarak kullanma kararı alıyor. daha doğrusu apartman yapmak isteyenlere böyle bir şart koşuyor. başlangıçta bunlarda oturmak veya kiralamak yasak. ama 80'lerde öyle bir konut krizi yaşanıyor ki, banjiha mecburen birer alternatif barınma yeri haline geliyor. bu küflü, rutubetli güneş görmeyen sığınaklarda binlerce aile yaşıyor. bu ailelerden biride kim ailesi...
başlangıçta sempati duyduğumuz bu aile zaman ilerledikçe dirençli bir bakteri gibi arsızlaşacak ve soydan gelme zengin olan, başlangıçta antipatik gelen park ailesinin hayatına nüfuz edecek. kim ailesinin doyumsuzluğu ve açgözlülüğü bizi onlardan uzaklaştıracaktır.
bu park ailesinin evinde de bir sığınak vardır. ama kim ailesinin banjiha'sına benzememektedir. devasa bir sığınak... öyle ki kanundan kaçan üçüncü bir aile neredeyse yıllarca kimse fark etmeden burada yaşamıştır.
aslında bu evde herkes parazittir. park ailesinin bireyleri, kendileri yapmaları gereken işlerin sorumluluğunu yardımcılarına yıkarak sömürür... diğer iki aile ise hem birbirlerini hem de park ailesinin varlığını sömürür...
filmin sonlarına doğru komedi unsurları da bizi terk ediyor.
baba park; yanlarında çalışan insanlarla ilgili oldukça aşağılayıcı tiksindirici ifadeler kullanırken ,masa altına saklanmış baba kim'in bunu duyması, bu aşağılanma duygusu ile aslında oraya ait olmadığını fark etmesi ile bir başkaldırı başlayacaktır.
film artık gerilime evriliyor...
filmin sonunda ise birinin kızı yerde ölürken; diğerinin bayılan oğlunu hastaneye götürmek istemesi ile verdiği emirler, gerilimi doruk noktasına çıkarıyor.
ben sevdim tavsiye ederim.
bong joon ho'nun yönetmenliğini yaptığı, daha iyi bir film için; (bkz: mother) 2009
güney kore sinemasının en güzel tarafı sizi şu an güldürebiliyorsa,1 saniye sonra ağlatabiliyor. bunun birçok güzel örneği var filmlerinde
*
yönetmenliğini bong joon ho'nun yaptığı 2019 yapımı filmde oyuncular ; song kang-ho, woo-sik choi, park so-dam.
filmin orjinal ismi ise; gisaengchung
eğer bir trajediye gülebiliyorsanız bu onu kara mizah yapar...
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen...
film sınıfsal farkı anlatmaya çalışıyor.. bu sınıfsal farkı anlatmak için banjiha kullanılmış.
banjiha: 1968 yılında kuzey ve güney kore arasında inanılmaz bir gerginlik yaşanıyor. bu gerginlik üzerine ha savaş patladı ha patlamadı derken güney kore az katlı apartmanlar yapıyor ve bunların bodrumlarını sığınak olarak kullanma kararı alıyor. daha doğrusu apartman yapmak isteyenlere böyle bir şart koşuyor. başlangıçta bunlarda oturmak veya kiralamak yasak. ama 80'lerde öyle bir konut krizi yaşanıyor ki, banjiha mecburen birer alternatif barınma yeri haline geliyor. bu küflü, rutubetli güneş görmeyen sığınaklarda binlerce aile yaşıyor. bu ailelerden biride kim ailesi...
başlangıçta sempati duyduğumuz bu aile zaman ilerledikçe dirençli bir bakteri gibi arsızlaşacak ve soydan gelme zengin olan, başlangıçta antipatik gelen park ailesinin hayatına nüfuz edecek. kim ailesinin doyumsuzluğu ve açgözlülüğü bizi onlardan uzaklaştıracaktır.
bu park ailesinin evinde de bir sığınak vardır. ama kim ailesinin banjiha'sına benzememektedir. devasa bir sığınak... öyle ki kanundan kaçan üçüncü bir aile neredeyse yıllarca kimse fark etmeden burada yaşamıştır.
aslında bu evde herkes parazittir. park ailesinin bireyleri, kendileri yapmaları gereken işlerin sorumluluğunu yardımcılarına yıkarak sömürür... diğer iki aile ise hem birbirlerini hem de park ailesinin varlığını sömürür...
filmin sonlarına doğru komedi unsurları da bizi terk ediyor.
baba park; yanlarında çalışan insanlarla ilgili oldukça aşağılayıcı tiksindirici ifadeler kullanırken ,masa altına saklanmış baba kim'in bunu duyması, bu aşağılanma duygusu ile aslında oraya ait olmadığını fark etmesi ile bir başkaldırı başlayacaktır.
film artık gerilime evriliyor...
filmin sonunda ise birinin kızı yerde ölürken; diğerinin bayılan oğlunu hastaneye götürmek istemesi ile verdiği emirler, gerilimi doruk noktasına çıkarıyor.
ben sevdim tavsiye ederim.
bong joon ho'nun yönetmenliğini yaptığı, daha iyi bir film için; (bkz: mother) 2009
devamını gör...
objektif
bir konuyu tüm tarafların tezleriyle değerlendiren felsefik terimdir. karşıtı (bkz: subjektif)dir.
devamını gör...
yazarlara yazın geldiğini fark ettiren şeyler
hava geç kararmaya başladıysa tamam işte, yaz geldi. hele bariz bir şekilde belli olduğu zaman bir keyifleniyorum. bir de evde tüm camları açıyosun ama asla soğuk esmiyor. yaz çok güzel ya. cidden. cıvıl cıvıl. rengârenk. bayılıyorum şu mevsime.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
bugünün kepenklerini muhteşem bir ivan ayvazovski eseriyle kapatıyorum. iyi geceler dünya.
ivan aivazovsky - shipwreck on a stormy morning (1895)
ivan aivazovsky - shipwreck on a stormy morning (1895)
devamını gör...
dünyadaki zeki insan sayısının azalması
(bkz: kaynak gözüm)
devamını gör...
küçük iskender
şu muhteşem şarkının sözlerini yazmıştır.
sertab erener - yara
sertab erener - yara
devamını gör...
bir bilen (yazar)
kendisi sözlüğümüzün modlarındandır. bunda bir beis yok.
aynı zamanda sözlüğümüzün sevildiği kadar da bir o kadar yerilen bir trollün yan hesabı olduğunu biliyor muydunuz?
gerçekler acıdır birbilenciğim.
aynı zamanda sözlüğümüzün sevildiği kadar da bir o kadar yerilen bir trollün yan hesabı olduğunu biliyor muydunuz?
gerçekler acıdır birbilenciğim.
devamını gör...
geceye nazım hikmet'ten bir şiir bırak
senin adını
kol saatimin kayışına tırnağımla kazıdım.
malum ya, bulunduğum yerde
ne sapı sedefli bir çakı var,
(bizlere âlâtı-katıa verilmez),
ne de başı bulutlarda bir çınar.
belki avluda bir ağaç bulunur ama
gökyüzünü başımın üstünde görmek
bana yasak…
burası benden başka kaç insanın evidir?
bilmiyorum.
ben bir başıma onlardan uzağım,
hep birlikte onlar benden uzak.
bana kendimden başkasıyla konuşmak
yasak.
ben de kendi kendimle konuşuyorum.
fakat çok can sıkıcı bulduğumdan sohbetimi
şarkı söylüyorum karıcığım.
hem, ne dersin,
o berbat, ayarsız sesim
öyle bir dokunuyor ki içime
yüreğim parçalanıyor.
ve tıpkı o eski
acıklı hikâyelerdeki
yalnayak, karlı yollara düşmüş, yetim bir çocuk gibi bu yürek,
mavi gözleri ıslak
kırmızı, küçücük burnunu çekerek
senin bağrına sokulmak istiyor.
yüzümü kızartmıyor benim
onun bu an
böyle zayıf
böyle hodbin
böyle sadece insan
oluşu.
belki bu hâlin
fizyolojik, psikolojik filân izahı vardır.
belki de sebep buna
bana aylardır
kendi sesimden başka insan sesi duyurmayan
bu demirli pencere
bu toprak testi
bu dört duvardır…
(bkz: bir cezaevinde tecritteki adamın mektupları)
kol saatimin kayışına tırnağımla kazıdım.
malum ya, bulunduğum yerde
ne sapı sedefli bir çakı var,
(bizlere âlâtı-katıa verilmez),
ne de başı bulutlarda bir çınar.
belki avluda bir ağaç bulunur ama
gökyüzünü başımın üstünde görmek
bana yasak…
burası benden başka kaç insanın evidir?
bilmiyorum.
ben bir başıma onlardan uzağım,
hep birlikte onlar benden uzak.
bana kendimden başkasıyla konuşmak
yasak.
ben de kendi kendimle konuşuyorum.
fakat çok can sıkıcı bulduğumdan sohbetimi
şarkı söylüyorum karıcığım.
hem, ne dersin,
o berbat, ayarsız sesim
öyle bir dokunuyor ki içime
yüreğim parçalanıyor.
ve tıpkı o eski
acıklı hikâyelerdeki
yalnayak, karlı yollara düşmüş, yetim bir çocuk gibi bu yürek,
mavi gözleri ıslak
kırmızı, küçücük burnunu çekerek
senin bağrına sokulmak istiyor.
yüzümü kızartmıyor benim
onun bu an
böyle zayıf
böyle hodbin
böyle sadece insan
oluşu.
belki bu hâlin
fizyolojik, psikolojik filân izahı vardır.
belki de sebep buna
bana aylardır
kendi sesimden başka insan sesi duyurmayan
bu demirli pencere
bu toprak testi
bu dört duvardır…
(bkz: bir cezaevinde tecritteki adamın mektupları)
devamını gör...
mabed fahişesi
aslında bu mevzunun temeli kocası çuval giymediği için ortalığı birbirine katan inanna denilen tanrıça hanıma dayanıyor. kendisi için kullanılan ifade ''göğün fahişesi''dir. kâh kocası dumuzi'de onun için benzer sözler sarf ediyor ama o başka bir şeye de kızmış olabilir o yüzden onu baz almamak lazım gibi geliyor bana * rahibeler önceleri tanrılar öfkelenmesin kızmasın diye arp, lir falan çalıp şarkılar söyleyip dans etmişler. sektöre böyle girmişler anlayacağınız. arkasından kralların evliliklerinde tanrıça inanna'yı temsil etmeye başlamışlar. hatta ilk başlarda baş rahibeler prenseslerden seçilmiş ve bu gelenek devam etmiş. yani bu mabetlerdeki baş rahibeler her daim soylu kişiler olmuş. inanna'dan fahişelerin koruyucu tanrıçası olarak bahsediliyor. tabi bu koruyuculuk sadece mabed sınırları için geçerli. diğer türlü oluşan fiili duruma müdahale etmiyormuş hanımefendi.
gılgamış destanında hikaye şu şekilde; enkidu biraz kaba saba bir adam, yol yordam bilmiyor. ormanlarda hayvanlarla takılıp, gezip, eğlenen, yiyip içen bir abi. tabi gılgamış'la arkadaş olacağı için buna biraz adabı muaşeret öğretelim diyorlar. bir mabed fahişesi ona genel kuralları öğretmeye başlıyor. en nihayetinde enkidu cinsel ilişkiyi de bu rahibeden öğreniyor. böylece mabed fahişeleri acemilere ilk cinsel ilişki konusunda rehber ve öğretmen olmaya başlıyor. yani bu görevin kökeni bu hikâye diyebiliriz. sonrasında bu kurum özellikleri değişerek babillilere ve asurlulara geçiyor. sonra tevrat ve incil falan derken işler karışık oralara girmemek lazım *
konunun sümer kökenini merak edenler muazzez ilmiye çığ'ın bereket kültü ve mabet fahişeliği kitabını okuyabilirler. semavi dinler dönemi içinse emre caner'in kutsal fahişeden bakire meryem'e toprak ve kadın adlı kitabı okunabilir.
gılgamış destanında hikaye şu şekilde; enkidu biraz kaba saba bir adam, yol yordam bilmiyor. ormanlarda hayvanlarla takılıp, gezip, eğlenen, yiyip içen bir abi. tabi gılgamış'la arkadaş olacağı için buna biraz adabı muaşeret öğretelim diyorlar. bir mabed fahişesi ona genel kuralları öğretmeye başlıyor. en nihayetinde enkidu cinsel ilişkiyi de bu rahibeden öğreniyor. böylece mabed fahişeleri acemilere ilk cinsel ilişki konusunda rehber ve öğretmen olmaya başlıyor. yani bu görevin kökeni bu hikâye diyebiliriz. sonrasında bu kurum özellikleri değişerek babillilere ve asurlulara geçiyor. sonra tevrat ve incil falan derken işler karışık oralara girmemek lazım *
konunun sümer kökenini merak edenler muazzez ilmiye çığ'ın bereket kültü ve mabet fahişeliği kitabını okuyabilirler. semavi dinler dönemi içinse emre caner'in kutsal fahişeden bakire meryem'e toprak ve kadın adlı kitabı okunabilir.
devamını gör...
200 tl ile sigara yakan ablalar
eminim gerçek bir emekle kazanılmış, hakkaniyetli bir çalışmanın ürünü bir para değildir. çünkü tüm milli değerleri bir yana insan, ne kadar cahil ya da aptal olursa olsun kendi emeğini unutmaz.
devamını gör...
2021'e veda ederken bir not bırak
gerçekten çok çapsız bir yıldın. bir sürü ölüm, moral bozukluğu, iş için konsantrasyon bozukluğu mutsuzluk getirdin.
devamını gör...
mehmet akif ersoy
istiklal marşı'nın ve safahat' ın şairi, hafız, fikir ve mücadele adamı, doğruluğun ve vefanın timsali mümtaz şahsiyet.
devamını gör...




