her şey daha tatlı bir sözlük için. *

benimdir efendim. düşünüyoz bi şeyler kendi çapımızda.
edit. aman aman efendim tmm en bir anda parlak fikirli sizsiniz.*
devamını gör...

no.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

marifet iltifata tabidir dedik, çay getiren garsona, yolda adres sorduğumuz insana bile teşekkür edilen şu fani dünyada insanlar zamanlarını harcayıp birikimlerini aktarıyorlar ama gram teşekkür yok sonra vay efendim eksi butonu gelsin deniliyor.
ayrıca verilen her artı oy tanımlarla birleşip size haftalık puan olarak geri dönüyor ve kitap hediyesi kazanmaya bir adım daha yaklaşıyorsunuz.
devamını gör...

bana uzun zaman sonra tanım girdiren (bkz: şenceylik) şarkısı. nakaratı baya sarıyor ama heee.
"çok eski bir şarkının nakaratı gibiiii...."

open.spotify.com/track/6AJo...

sözleri:
elimizden bi' şey gelmez
dilimizde şarkılar
sonumuz yoktu bizim
kaderin de hakkı var
yine de insan sorar işte öylesine
"acaba bi' başka yolu yok muydu?" diye
bıraktığı sigarayı alıp eline
üfler itirafını kendi kendine
çok eski bi' şarkının nakaratı gibi
tekrâr tekrâr kafamda çalıyorum seni
hece hece içimde ezberimdesin
iznin olmadan hâlâ seviyorum seni
çok eski bi' şarkının nakaratı gibi
tekrâr tekrâr kafamda çalıyorum seni
hece hece içimde ezberimdesin
iznin olmadan hâlâ seviyorum seni
elimizden bi' şey gelmez
dilimizde şarkılar
sonumuz yoktu bizim
(sonumuz yoktu bizim)
kaderin de hakkı var
yine de insan sorar işte öylesine
"acaba bi' başka yolu yok muydu?" diye
bıraktığı sigarayı alıp eline
üfler itirafını kendi kendine
çok eski bi' şarkının nakaratı gibi
tekrâr tekrâr kafamda çalıyorum seni
hece hece içimde ezberimdesin
iznin olmadan hâlâ seviyorum seni
çok eski bi' şarkının nakaratı gibi
tekrâr tekrâr kafamda çalıyorum seni
hece hece içimde ezberimdesin
iznin olmadan hâlâ
iznin olmadan hâlâ seviyorum seni
devamını gör...

itiraf et dostum sebeplerini itiraf et
devamını gör...

hele de modern güzellik algısının kurbanı insanlarımızın 7/24 aktif olması boşluğuna boşluk katmaktadır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir zeki demirkubuz filmidir.

filmin oyuncu kadrosunda serdar orçin, zeynep tokuş, engin günaydın, demir karahan, feridun koç gibi isimler vardır.
film 9 kasım 2001 yılında gösterime girmiştir.

film albert camus'un yabancı isimli eserinden esinlenilerek yapılmıştır. sağda solda okurken uyarlama ve esinlenme yorumlarını görüyorum. eğer bu film bir uyarlamaysa kötü bir uyarlama olmuş. ben esinlendiğini düşünüyorum.

filmin konusu hayata karşı duyarsız yaşayan bir insanı anlatıyor. musa karakteri hayata yabancı ve duyarsız şekilde tepki gösteriyor. film musa karakterinin her hareketinde seyirciyi sorgulatıyor. bazı diyaloglarda çok düşündüm, özellikle son savcı ile olan diyaloglarda.

musa ve necati karakterleri bence çok başarılı yazılmış. birbirleriyle vakit geçirdikleri her sahneden çok keyif aldım.

filmin bir alt metni tabii ki var ama ben güçlü olduğunu düşünmüyorum. felsefi tartışmalar falan görmedim filmde. yorumlarda sürekli felsefi veya vurucu tartışmalar olduğunu okudum ama ben öyle hissetmedim. sadece savcı ile olan diyaloglarda onu hissettim onun dışında musa karakterinin çoğu diyaloğu karşısında bulunan karakteri yıkmak içindi. ben filmin hakikatini ve felsefi tartışmalarını davranışlarından çıkarabildim. söylemlerinden değil. yönetmen böyle yapmamızı istemiştir. bizim fular tayfa yahu ne kadar iyi felsefi tartışmalar demiştir. bence.

filmi tavsiye ederim izlenmesi gereken güzel bir eser. ben sütlü kahveme devam edeyim.


zeki demirkubuz filmlerinde her karakterin kim olursa olsun istanbul türkçesi ve temiz bir diksiyonla konuşması gerçekten canımı sıkıyor.

savcı ve musa diyaloglarında savcıya kitlenmekten sinir oldum. zeki abi sence o savcı o konuşmaları yapar mı? öyle konuşur mu? arkasından atlı kovalıyor gibi diyalogları patır patır salmış ortaya. rahatsız oldum.

engin günaydın küfür ediyor bir sahnede. ananı silkiyim diyor. sokakta özellikle pezevenklik yapan bir herif böyle küfür etmez. silkeyim der silkeyim. buna mı takıldın abv diyenler için özür dilerim. biraz haklısınız.
devamını gör...

1998 yapımı bir filmin sanki geleceğin habercisi gibi olan harika bir film.
hayatının her anı takipte olan karakteri harika canlandıran bir jim carrey görüyoruz.

empati kurmak gerekirse kim böyle bir şeyi isterdi acaba diye sormak isterdim ama şu anki çağda herkesin göz önünde, ilgi odağında olmak istemesiyle çok da fazla şikayet etmeyecek gibi bir hal-i vaziyet mevcut.

aslında bir yönden bakılırsa ünlülerin ünlü olduktan sonraki rahat edememelerini de bu filmden sonra hissetmek mümkün gibi geliyor.

beni çok etkiledi ben o durumda olsam anlayabilir mıydım bilemiyorum ancak anlasaydım daha da mı kötü olurdu buda tartışılır.

tekrar tekrar izlenebilecek harika filmlerden birisi, keyifli seyirler.
devamını gör...

kendi adıma banının açılmasından dolayı bir hayal kırıklığı yaşadığım yazardır.
devamını gör...

ruhu delik deşik insanlar çatır çutur ana baba oluyor ama?!
devamını gör...

eski alıyo eski alıyo eskiciiiiii!!!

tanım: zihnimizde yer etmiş anonsları paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"gerçeği değiştiremeyeceğimize göre, gerçeği gören gözleri değiştirelim."
nikos kazancakis
devamını gör...

herkes kan görmüş vampir gibi şu an. kaos yok abicim kaç gündür sözlükte. millet kana susadı tabii. mahlasını söyle de hücum edelim madem ben de merak ettim.
devamını gör...

orhan veli kanık henüz 36 yaşındayken belediyenin açtığı bir çukura düşer ve başından yaralanır. istanbul’a gelir, bir arkadaşının evinde rahatsızlanır. üzerinde son kez giydiği ceketi vardır. cebinden bir diş fırçası ve o diş fırçasına sarılı bir kağıt çıkar. kağıdın üzerinde bitmemiş bir şiir… “aşk resmigeçidi”.

“birincisi o incecik, o dal gibi kız,
şimdi galiba bir tüccar karısı.
ne kadar şişmanlamıştır kim bilir.
ama yine de görmeyi çok isterim,
kolay mı? ilk göz ağrısı.

ikincisi münevver abla, benden büyük
yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları
gülmekten katılırdı, okudukça.
bense bugünmüş gibi utanırım
o mektupları hatırladıkça.

.............. çıkar
.............. dururduk mahallede
......................... halde
............ yan yana yazılırdı duvarlara
................... yangın yerlerinde.

dördüncüsü azgın bir kadın,
açık saçık şeyler anlatırdı bana.
bir gün de önümde soyunuverdi
yıllar geçti aradan, unutamadım,
kaç defa rüyama girdi.

beşinciyi geçip altıncıya geldim.
onun adı da nurinnisa.
ah güzelim
ah esmerim
ah
canımın içi nurinnisa.

yedincisi, aliye, kibar bir kadın.
ama ben pek varamadım tadına.
bütün kibar kadınlar gibi
küpe fiyatına, kürk fiyatına.

sekizinci de o bokun soyu.
elin karısında namus ara,
kendinde arandı mı küplere bin.
üstelik .......
yalanın düzenin bini bir para.

ayten\'di dokuzuncunun adı.
iş başında şunun bunun esiri,
ama bardan çıktı mı,
kiminle isterse onunla yatar.

onuncusu akıllı çıktı
....... gitti .........
ama haksız da değildi hani.
sevişmek zenginlerin harcıymış
işsizlerin harcıymış.
iki gönül bir olunca
samanlik seyranmış ama,
iki çıplak da, olsa olsa,
bir hamama yakışırmış.

işine bağlı bir kadındı on birinci,
hoş, olmasın da ne yapsın,
bir zalimin yanında gündelikçi.
.........leksandra
geceleri odama gelir,
sabahlara kadar kalır.
konyak içer sarhoş olur,
sabahı da işbaşı yapardı şafakla.

gelelim sonuncuya.
hiçbirine bağlanmadım
ona bağlandığım kadar.
sade kadın değil, insan.
ne kibarlık budalası,
ne malda mülkte gözü var.
hür olsak der,
eşit olsak der.
insanları sevmesini bilir
yaşamayı sevdiği kadar.“
devamını gör...

benimle bir akşam yemeği yemenizi tavsiye ediyorum cici bağyanlar.
devamını gör...

daha fazla önem arz eden ihtiyaçlar varken, gösteriş uğruna önem derecesi düşük bir ürüne veya hizmete harcama yapmak. genellikle üçüncü şahıslar nezdinde kullanılır, doğrudan o kişiyle gelişen diyalogda söylenmez.

- abi bugün arabayı yeniledim, çektim krediyi gittim üst modelini aldım. eskisinden sıkılmıştım.
- !!!
............

-duydun mu? bizim ahmet arabayı yenilemiş.
-kel başa şimşir tarak. adamın giydiği gömleklerin rengi attı, gidip yenilerini almaz param yok diye.
devamını gör...

asit yagmurlari, bir diger acilimi ise kimyasal yagmurladir. asit iceren kimyasallarin (sulfur dioksit ve nitrojen oksit) havaya karisip sonrasinda yagmur, kar, sis yoluyla yeryuzune dusmesi olayidir. bu yagmurlara neden olan baslica etmenler sanayi atiklari, fosil yakitlarin kullanimi ve araclardan cikan egzoz gazlaridir. en buyuk etkiyi ise dogal kaynak sularina karismasiyla akarsularin bozulmasina ve beraberinde nehir, gol ve deniz canlilarinin yok olmasina neden olmasi diyebiliriz. bununla beraber tarim ve orman bitkilerinin zarar gormesine sebep olabilmektedir de. ve dahasi dogrudan etkisi gorulmese bile ozon kirliligine de neden olmaktadir. ulkemiz de cok fazla gorulen bir sorun degildir, lakin populasyonun yuksek oldugu, endustriyel faliyetlerin yogun oldugu ulkelerde oldukca sık gorulmektedir...
devamını gör...

yeni kitap kokusu. her aldığım kitabı mutlaka birkaç defa koklarım.
devamını gör...

''cihân nâmındaki bir maktel-i âma yolum düştü
hükûmet derler anda bir nice salhâneler gördüm.'' ziyâ paşa
yâni; ''dünya isminde toplu ölümlerin, kıyımların yapıldığı yere yolum düştü de orada adına hükûmet derler, nice kesim yerleri (mezbahâneler) gördüm.''
devamını gör...

türkiye’nin en eski rakı markası.

ilk etiketi hala hafızalarındadır çoğumuzun. ihap hulusi'nin kendisinden ve arkadaşı fazıl ahmet aykaç'tan, daha önceden kurgulayarak çekmiş olduğu fotoğraflardan yola çıkarak oluşturduğu illüstrayondaki figürler yıllarca tartışma konusu haline getirilmişti. atatürk ile inönü diyenler bile olmuştu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim