güne bir alıntı bırak
ışığı önünde ara, geçmişte kalan gölgendir...
devamını gör...
durugörü
olayları olmadan hissedebilme yeteneği.
az veya çok her insanda bulunduğunu düşünüyorum.
az veya çok her insanda bulunduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
dış görünüşe önem vermiyorum diyen insan
öyle der ve kamerayı açınca engeli basar.
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
bir probleminiz olursa daddy dinler.
devamını gör...
ifadesi alınarak serbest bırakıldı
sonra başkalarının başına bela oldu..
devamını gör...
zarifceokur
kafa sözlük yazarı olduğunu attığı story ile cümle aleme duyuran bizi de pek mutlu eden yazarımız.
hoş gelmiştir. *
hoş gelmiştir. *
devamını gör...
disleksi
birçok insanın (bkz: taare zameen par) filmini izleyince adını duyduğu bir tür öğrenme bozukluğu.
devamını gör...
thomson atom modeli
elektrik yükünün parçacıklar halinde taşındığını ileri süren faraday’dan sonra, thomson katot ışınlarıyla yaptığı deneylerle elektronun varlığını kanıtlamıştır.
thomson, elektronların atomlardan daha hafif negatif yüklü tanecikler olduğu sonucuna varmıştı. atomun nötral olduğunu bilen thomson, negatif yüklerin atımda bulunan pozitif yüklerle dengelenmesi gerektiğini düşündü. ancak yaptığı çalışmalarda atomdan çıkan + yüklü parçacık gözlemleyemedi.
bu yüzden
- atomun kendisinin “+” yüklü olduğunu
- pozitif (+) yüklerin atomun her yanına homojen dağıldığını
- elektronların bu pozitif yük içinde üzümlü kekin üzümleri gibi serpiştirilmiş olduğunu düşündü.
- onun bu tahmini ile “üzümlü kek” modeli ortaya atıldı.
buradan
üzümlü kek modeli olarak da adlandırılan thomson atom modelinde, kek pozitif yüklü kısım, üzümler ise negatif yüklü tanecikleri temsil eder.
thomson atom modelinin eksiklikleri,
atomda pozitif (+) ve negatif (-) yükler homojen olarak dağılmaz.
atomun kütlesinin yarısını pozitif (+) tanecikler oluşturur.
negatif (-) yükleri atomun içine gömülü ve hareketsiz kabul etmesi yanlıştır.
- - - alıntı- - -
kullandığım görselin kaynağı: 9b-team1.weebly.com/thomson...
referans: kimya dersi notlarıdır. bana ait değildir.
thomson, elektronların atomlardan daha hafif negatif yüklü tanecikler olduğu sonucuna varmıştı. atomun nötral olduğunu bilen thomson, negatif yüklerin atımda bulunan pozitif yüklerle dengelenmesi gerektiğini düşündü. ancak yaptığı çalışmalarda atomdan çıkan + yüklü parçacık gözlemleyemedi.
bu yüzden
- atomun kendisinin “+” yüklü olduğunu
- pozitif (+) yüklerin atomun her yanına homojen dağıldığını
- elektronların bu pozitif yük içinde üzümlü kekin üzümleri gibi serpiştirilmiş olduğunu düşündü.
- onun bu tahmini ile “üzümlü kek” modeli ortaya atıldı.
buradan
üzümlü kek modeli olarak da adlandırılan thomson atom modelinde, kek pozitif yüklü kısım, üzümler ise negatif yüklü tanecikleri temsil eder.
thomson atom modelinin eksiklikleri,
atomda pozitif (+) ve negatif (-) yükler homojen olarak dağılmaz.
atomun kütlesinin yarısını pozitif (+) tanecikler oluşturur.
negatif (-) yükleri atomun içine gömülü ve hareketsiz kabul etmesi yanlıştır.
- - - alıntı- - -
kullandığım görselin kaynağı: 9b-team1.weebly.com/thomson...
referans: kimya dersi notlarıdır. bana ait değildir.
devamını gör...
don't feed the troll
trollerin başlıklarının altına yazılması gereken söz.
zira hoşlarına gidiyor sansasyonel şeyler söylemek ve nefret toplamak.
zira hoşlarına gidiyor sansasyonel şeyler söylemek ve nefret toplamak.
devamını gör...
evlenmemek için nedenler
kafamın uyuştuğu insan yok.
sanki yalnız yaşamak için doğanlardanım.
bir de sanırım eski kafa evli çiftlerin kafa yapısı var ben de . tek bir kişiyiyi tanıyayim ve onunla da evleneyim. ciddiyim bu konuda. uzun yıllar bekar kalıp hayraniyla evlenen tarkan'in da dedigi gibi "seveceksen ömürlük sev, bir günlük sevme " kanaatindeyim bende.
sanirim bu kafadan cikmam gerekiyor. tahammül etmem gerekiyor tüm insanlığa. yoksa koçişkosunun bir tanesi olmak hangi kızın hayali değil ki * her sabah ekmeğinin üstüne badem sütü kreması sürüp, krema üstüne baş harflerimizi bıçağın ucuyla kazıyıp öyle göndermek istiyorum işe. daraldınız değil mi tanimi okurken? siz bir de beni yazarken düşünün.
evlenmem ben ya deyip hala bekar kalmayı başaran yazarınızdan.
sanki yalnız yaşamak için doğanlardanım.
bir de sanırım eski kafa evli çiftlerin kafa yapısı var ben de . tek bir kişiyiyi tanıyayim ve onunla da evleneyim. ciddiyim bu konuda. uzun yıllar bekar kalıp hayraniyla evlenen tarkan'in da dedigi gibi "seveceksen ömürlük sev, bir günlük sevme " kanaatindeyim bende.
sanirim bu kafadan cikmam gerekiyor. tahammül etmem gerekiyor tüm insanlığa. yoksa koçişkosunun bir tanesi olmak hangi kızın hayali değil ki * her sabah ekmeğinin üstüne badem sütü kreması sürüp, krema üstüne baş harflerimizi bıçağın ucuyla kazıyıp öyle göndermek istiyorum işe. daraldınız değil mi tanimi okurken? siz bir de beni yazarken düşünün.
evlenmem ben ya deyip hala bekar kalmayı başaran yazarınızdan.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
ben 2002'liyim yani 18-19 yaşlarındayım. hayatımdaki tek gerçek amacım yaşayan hiçbir varlığa zarar vermemek. bunu yaparken zarar görmemeye de çalışıyorum ve bu tarz başlıklar bana duygusal anlamda ağır geliyor. bu başlığı açan, hak veren siz "abilerim, ablalarım"dan öğrenmeye çalışan, sizi dinlemeye gelen biriyim. ama dinlediğim şeylerin aşağılama olması üzücü. ne yazık ki bir nesil tamamen çöp olamayacağı gibi tamamen harika da olamaz. büyüyeceğimiz şartları, dönemi ve çevreyi biz seçmedik. bu kuşağın tamamının kişiliğinde oluşan bir problem görüyor ve bunu doğduğumuz döneme bağlıyorsanız bana da "e o dönemi de siz yaratmadınız mı"diye sormak düşer. ben bu genç yaşımda insanları etiketlememeye çalışmayı öğreniyorum ki bu çok zor çünkü etrafımdaki büyüklerim her şeyi etiketleyerek anlatmış, öğretmiş bana zamanında. şimdi ben emekliyorum ben yürüdüğümde, kostugumda umarım sizin etiketleriniz ayaklarınızı bağlayıp sizi düşürmez
;umarım bir an önce kurtulursunuz onlardan. sözlüğe giriş nedenim de kitap kazanabilmek malum pahalı çünkü sizin döndürdüğünüz ekonomi dolayısıyla ama aylık kitap yardımı yaparsanız çeker giderim siz de bana katlanmak zorunda kalmazsınız.
;umarım bir an önce kurtulursunuz onlardan. sözlüğe giriş nedenim de kitap kazanabilmek malum pahalı çünkü sizin döndürdüğünüz ekonomi dolayısıyla ama aylık kitap yardımı yaparsanız çeker giderim siz de bana katlanmak zorunda kalmazsınız.
devamını gör...
100 yazarın 800 tanımı geçmesi
mantıklı ve gerçekten isteyerek tanımlar yazan yazar arkadaşlarımızın ellerine sağlık dediğim olaydır. sözlüğümüz büyüyor.
devamını gör...
insanların genelde doğdukları mevsimi sevmesi
(bkz: eyluling)*
eylul ay degil tek basina mevsim benim icin, hangi sehirde olursam olayim farkli yasiyorum sonbahardan; isitan ama yakmayan gunes, esen ama usutmeyen ruzgar, belki biraz bulutlu ilik hava.
sevmeyi birak kopegiyim eylulun.
yaz kadar terletmeyen, kis kadar usutmeyen ve yagmurda islatmaktan sucuga dondurmeyen; bebek gibi ya,
gelsin hemen tekrar.
eylul ayi bir insan olsa askindan ferhat’a, kerem’e ve dahi mecnun’a donebilirdim sanirim; iyi ki degil.*
eylul ay degil tek basina mevsim benim icin, hangi sehirde olursam olayim farkli yasiyorum sonbahardan; isitan ama yakmayan gunes, esen ama usutmeyen ruzgar, belki biraz bulutlu ilik hava.
sevmeyi birak kopegiyim eylulun.
yaz kadar terletmeyen, kis kadar usutmeyen ve yagmurda islatmaktan sucuga dondurmeyen; bebek gibi ya,
gelsin hemen tekrar.
eylul ayi bir insan olsa askindan ferhat’a, kerem’e ve dahi mecnun’a donebilirdim sanirim; iyi ki degil.*
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
ekşi fazla entel geldi, abidik gubidik adamlar sanarsın newton einstein falan hepsi oradan çıkma.
uludağ bildiğin çin kerhanesi okumak için girdiğin başlıkta karşına her an dansöz falan çıkacakmış gibi hissediyorsun.
burası daha oturaklı, her cins adam var ama fazla aşırıya kaçmıyor. bir kaç parazit gördüm ama onu da engelle butonuyla savuşturdum.
uludağ bildiğin çin kerhanesi okumak için girdiğin başlıkta karşına her an dansöz falan çıkacakmış gibi hissediyorsun.
burası daha oturaklı, her cins adam var ama fazla aşırıya kaçmıyor. bir kaç parazit gördüm ama onu da engelle butonuyla savuşturdum.
devamını gör...
başlıklara yazılmış bilgileri okumadan aynı bilgilerin tekrar tekrar verilmesi
120 tanımın 120 sini okumamıştır, gözünden kaçmıştır. normal bir durum.
devamını gör...
fakirlik belirten detaylar
fakirlik teşhisi yapabilmek için gerekli semptomlar.
-100 tl'ye bir poşeti bile dolduramadan marketten çıkmak,
- yakın ve orta mesafeleri tasarruf amacıyla yürüyerek gitmek,
- taksiye binememek,
- araba olduğu halde toplu taşıma aracı kullanmak,
- alimünyum tencere kullanmak,
- sobalı evde oturmak,
- kredi kartı borcunun asgarisini anca denk getirmek,
- ihtiyaçları aylara bölerek karşılamak,
- mecburiyetten tutumlu yaşamak vb. uzatmakta sınır tanımayacağım liste.
edit: erkeklerin evlenirken çalışan eş arama kriterinin başlıca sebebi, fakirliğe mahal vermemekten ziyade geçinebilmek olduğunu düşünüyorum.
-100 tl'ye bir poşeti bile dolduramadan marketten çıkmak,
- yakın ve orta mesafeleri tasarruf amacıyla yürüyerek gitmek,
- taksiye binememek,
- araba olduğu halde toplu taşıma aracı kullanmak,
- alimünyum tencere kullanmak,
- sobalı evde oturmak,
- kredi kartı borcunun asgarisini anca denk getirmek,
- ihtiyaçları aylara bölerek karşılamak,
- mecburiyetten tutumlu yaşamak vb. uzatmakta sınır tanımayacağım liste.
edit: erkeklerin evlenirken çalışan eş arama kriterinin başlıca sebebi, fakirliğe mahal vermemekten ziyade geçinebilmek olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
normal sözlük'ün zararları
herhangi bir işle meşgul iken birden aklına kafa sözlüğün gelmesi, anında buraya girmen ve yaptığın işin yarım kalmasıdır.
devamını gör...
kadın olmanın zorlukları
insan olduğunun unutulması. özellikle ülkemizde kadın insan yerine konulmuyor, herkes mal gibi sahiplenme derdinde. evlenirsin hizmetçi olursun, çalışırsın aranıyor olursun ama asla insan olmazsın.
dayatılmış bir güzellik standartı var ve buna uymadığında ötekileştirilirsin. kadın dediğin güzel giyinmeli, mutsuz olmaya hakkı olmadığından her daim bakımlı ve güler yüzlü olmalı.
erkeklerin yapmak istemediği işleri bildiğin için yapmak zorunda kalırsın. sanki doğuştan sana yüklenmiş bir özellikmiş gibi bildiğini düşünürler ve sen kadınsın o erkek, yapamaz o derler.
biri senle bir şeyler yaşamak istediğinde kabul etsen de etmesen de ötekileştirilirsin. özellikle kabul edilmediğinde yemediğin küfür, girmediğin sıfat kalmaz.
daha bu liste uzar fakat benim yazdığım her kelime içimi daraltıyor, isyan bayrağı çekmeme adım adım yaklaştırıyor beni. tek istediğim insan yerine konup herkesin kendi işini görmesi. bu kadar zor değil fakat bazılarının konforları bozulmasın diye kadınlar çekiyor bütün çileyi. sesini çıkartınca da yine ötekileştiriliyorsun. kısaca kadınsan her türlü ötekileştiriliyorsun.
dayatılmış bir güzellik standartı var ve buna uymadığında ötekileştirilirsin. kadın dediğin güzel giyinmeli, mutsuz olmaya hakkı olmadığından her daim bakımlı ve güler yüzlü olmalı.
erkeklerin yapmak istemediği işleri bildiğin için yapmak zorunda kalırsın. sanki doğuştan sana yüklenmiş bir özellikmiş gibi bildiğini düşünürler ve sen kadınsın o erkek, yapamaz o derler.
biri senle bir şeyler yaşamak istediğinde kabul etsen de etmesen de ötekileştirilirsin. özellikle kabul edilmediğinde yemediğin küfür, girmediğin sıfat kalmaz.
daha bu liste uzar fakat benim yazdığım her kelime içimi daraltıyor, isyan bayrağı çekmeme adım adım yaklaştırıyor beni. tek istediğim insan yerine konup herkesin kendi işini görmesi. bu kadar zor değil fakat bazılarının konforları bozulmasın diye kadınlar çekiyor bütün çileyi. sesini çıkartınca da yine ötekileştiriliyorsun. kısaca kadınsan her türlü ötekileştiriliyorsun.
devamını gör...
kurban bayramından tiskinmek
tiskinmek ne yahu tiksinmek olmasın o.
devamını gör...
kedilere özgü gariplikler
sahiplerini gerçekte büyük bir kedi olarak görmeleri/sanmaları ve diğer kedilere nispet yapmaları.
(bkz: bilimin yalancısıyım)
(bkz: bilimin yalancısıyım)
devamını gör...