hanımların dikkatine,
overlok makinesi ayağınıza geldi.
halı, kilim, yolluk, paspas kenarına, halıfleks kenarına;
overlok çekilir.
beş dakikada yapılır,
hemen teslim edilir. neden ezbere bildiğimi bilmediğim şeydir.
devamını gör...

ricat, kelime anlamı olarak geri çekilmek demektir. yani sahte ricat, sahte geri çekilme; düşman ordusu ilerlemesini sürdürürken özellikle geri çekilerek düşmanı olabildiğince bilmediği bir araziye sokmak demektir. böylece düşman orada pusuya düşürülür, hilal taktiği ya da turan taktiği olarak bildiğimiz askeri strateji uygulanmış olur.

türk tarihinde bilinen son büyük örneği kurtuluş savaşı sırasında atatürk'ün (ve fevzi paşa'nın) komutasında gerçekleşmiştir.

şöyle ki:
kütahya-eskişehir muharebeleri'nde türk ordusu ağır bir yenilgiye uğramış; ismet paşa karizmayı çizdirmiş, asker kaçakları ve milli mücadele karşıtları dahi kara kara düşünür olmuştu. yunan ordusu zafer sarhoşluğuyla anadolu'nun içlerine kadar ilerlemeye başladı. fakat unuttukları bir şey vardı: gereğinden fazla ilerlemişlerdi. durdurulmadılar. herhangi bir dirençle karşılaşmadılar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görsel kaynağı: wikipedia

türk ordusu sakarya nehri kıyılarına kadar çekilmişti. yunan ordusu tarafından takip edildiler. düşman artık polatlı önlerine kadar sokulmuştu. öyle ki, dönemin milletvekilleri tarafından meclisin taşınması dahi gündeme geldi. öneri hemen sonrasında atatürk tarafından kati surette reddedildi. çünkü düşman ordusu, sahadan tam anlamıyla bihaberdi. türk ordusunun bu denli geriye çekilmesinin sebebi de buydu. aksi takdirde, düşman güç bela da olsa çok daha uzaklarda durdurulabilirdi. fakat yalnızca durdurulabilirdi. asıl amaç, türk topraklarına kasteden düşman güçlerinin her ne olursa olsun olabildiğince temizlenmesi, zayıf düşürülmesi ve bu yolla şevkinin kırılmasıydı.

hemen arkasından gerçekleşen sakarya meydan muharebesi de bunu kanıtlar niteliktedir. anadolu'ya sokulan yunan ordusu savaştığı sahaya hiçbir şekilde aşina olmamakla birlikte, gelecek olası destek kuvvetlerden de olmuştu. adım adım türk casusları tarafından takip edilmişler, konumları ve lojistik ağları neredeyse kesin şekilde tespit edilmişti. böylece sakarya meydan muharebesi, yüzyıllardır süregelen türk çekilmesini durduracaktır. onu en iyi anlatan cümle ise yine atatürk'ün bizzat kendisi tarafından şöyle kurulacaktır: "hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. o satıh bütün vatandır."
devamını gör...

hayattan zevk almasını bilmeyen, bilmediği için de başkalarının hayatını da mahveden insanlar yorar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün size hiiç enerjik bir günaydın yazmayacağım.. çünkü o kadar ağrılı ve baş dönmeli, baygınlıklı uyandım ki.. bir de üstüne benden kahvaltı beklendiğini hatırlayıp, aynen böyle bir şekilde mutfağa doğru ilerledim.. gününüz aydın olsun.. neyse tadımız kaçmasın ali rıza bey.. *
umarım güzel haberler aldığınız ve zamanın şelale gibi aktığı bir gün olur balımlar..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

izlenecekler listesinde 300 küsür filmin içinden film seçemedikten sonra, bildiğim yönetmenlerin başka filmlerini seçtiğim olaydır. yönetmen yönetmen gidin, daha kolay oluyor.
devamını gör...

ya benim damak zevkim gelişmiş değil ya da bu bisküvi çok şişirilmiş. bildiğin bisküvi işte. negro varken elim uzanmaz almaya. bir ara fiyatları da çok fahişti. son durumundan haberim yok. canım milka çikolata bile bunlusunu çıkarmış. merak edip, bu bari güzeldir, deneyeyim dedim; cık cık olmamış.
devamını gör...

bir tartışma esnasında gecistirilmeyi ve bir süre yalnız bırakilmayi sevmiyorum*. o anki tartışma esnasında olayları çözelim ve kapatalım. yalnız kaldığım ve düşündüğüm süre zarfında sakinleşmek yerine daha cok sinirleniyorum. onun yerine problemleri ne olursa olsun konuşmak ve çözmeye çalışmak daha iyi geliyor bana.
devamını gör...

herkes istediği gibi yaşamalı. elalem ne der diye düşünmeden, içinden geldiği gibi. keşkelerin yerini iyikilerin aldığı bir hayatınız olmalı. eğer bir gün pişman olacaksak bu yaptığımız bir şey için olsun, yap(a)madıklarımızdan dolayı pişman olmak içimizde bir burukluk bırakıyor.

yaşamak korkularak yapılan bir şey değil. pişman olacaksan yaptın diye ol, yapmadın diye değil.
devamını gör...

yunan mitolojisinde adı sıkça geçen, yüz yılan başlı, gaia ve tartarus'un en küçük oğlu olan yaratık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kendisi insan, yılan, canavar karışımı bir şeydir ve kanatlıdır. söylenene göre tanrılar dahi ondan korkmaktaydı. yunan  mitolojisideki en korkunç canavardır desem abartmış olmam. mitlerden alınan bilgiye göre kendisi diğer yaratıkların da atası sayılıyor. typhon, belden aşağısı yılan şeklinde, ürkütücü bir canavardı ve yanardağ tanrısı olarak tasvir edilmişti.  tanrı'lara isyan etmiştir. her tarafından alevler çıktığını, gözlerinde dahi ateş parçaları olduğunu söylenmekte.

yarı kadın, yarı yılan olan ehidna'yla evlendi, ondan diğer yaratıklar dünyaya geldi. cehennemin bekçisi, hades'in köpeği kerberos'un babasıydı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

••
mitolojide geçen bir efsaneye göre; typhon * tanrılar kralı zeus'a o kadar sinirlendi ki; bedenini parçalara ayırıp bir mağaraya gizledi. hermes ve pan, zeus'a yardım ettiler ve bedenini birleştirdiler. zeus'da etna dağı'na onun bedenini hapsetti. yanardağın bugüne göre püskürttüğü her lav ve alevler onun öfkesi oldu.
••
devamını gör...

thomas hardy tarafından yazılan napolyon bonapart savaşlarını konu alan oyun'dur.
devamını gör...

biri bunu meb'e de söylese.
okul gruplarını bipe geçmek zorunda bıraktılar. ben, meb tırsıyor diye bipe geçmek zorunda mıyım? gizli neleri varmış çok merak ediyorum. ödevler mi gizli müfredat mı gizli? ülkede ne çok sırrı olan varmış. vay arkadaş, tek şeffaf olan benim sanırsam. *
devamını gör...

kızına araba sürmeyi öğreten baba videosuyla hayatımıza girmiş ve her alanda geçerliliğini koruyan 1:31’de duyulabilecek efsane replik

günlük hayatta saçma bulduğum her şeye bu cümleyi söylüyorum.
devamını gör...

ırkçı insanlara söylenen kelime. dinleme analiz etme kabullenme gibi özelliklere sahip değillerdir. sadece kendi milletlerini severler gerisine kin nefret beslerler. kendilerini en büyük zannederler. onlardan olmayanı terörist hain ilan ederler. uzak durulması gereken son derece cahil tiplerdir. bir insanın bir insandan kendini üstün görmesi berbat bir şeyken bir ırkın bir ırktan üstün görülmesi son derece iğrençtir.
devamını gör...

her şeyi unutan, daha doğrusu hobisi unutmak olan bir milletin gözünü açacak, kısa süre de olsa bir şeyleri hatırlatacak muhteşem bir dizi. senaryosunu hakan günday yazmış, zaten ancak hakan günday yazabilirdi.

başrollerde haluk bilginer ile cansu dere gibi başarılı kişilikleri görmek mümkün. oyunculukları fazlasıyla başarılı buldum. o kadar kaliteli oyuncular vardı ki, zaten haluk bilginer denince iş bitiyor, adam hepimizin bildiği üzere emmy ödüllerine layık görüldü agah rolü ile. agah demişken, dizide hep alışılmadık isimler vardı, hakan günday'ın romanlarında sıklıkla karşımıza çıktığı gibi.
bu dizi, yıllardır unutulan olayları, kadına psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddeti, damgalamaları, adaletin olmayışını ve işlememesini, halkın ise bunları nasıl bir bir unuttuğunu çok güzel gözler önüne sermiş. sosyolojik ve psikolojik olarak ayrıntılı işlenmiş.

edit ve spoiler: nevra'nın travmatik olaydan sonra belleğini silmesi yani hatırlamaması ayrıntısı ve bunun yavaş yavaş açığa çıkması çok iyiydi. yüzleşmek istememesi, ama yüzleşmek zorunda olması.. yüzleşirken acı çekse de yüzleştikten sonra daha güçlü birine dönüşmesi.

''sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? herkes hasta, hepsi hasta. yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak, sen kimsin ki, alt tarafı bir katil, alt tarafı bir cinayet haberi.''
devamını gör...

sinsi bilinçaltı. çok sinsidir anlık devreye girer ağlatır, güldürür, öfkelendirir kontrolü ele alır ve sorgulatır noldu böyle bana ya ?
devamını gör...

istisnasız her annenin kurduğu cümlelerdir.
"iyi olduğunu öğrendim ya o bana yeter"
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

oblomov, ivan gonçarov'un 1859 yılında yayımlanan romanıdır. baş kahramanı oblomov adında bir rus asilzadesidir. oblomov kendisi için hep yeni projeler yeni imkanlar üzerine düşünür, ama tembelliğinden dolayı bir türlü bunları hayata geçiremez. durumu daha da kötüye gitmeye ve toprağını kaybetmeye başlar. tüm bunlar olurken bir kadının aşkı acaba oblomovu oblomovluktan kurtarabilecek midir?

kitap yüzeysel olarak yukarıda anlattığım şekilde tanımlanabilir. oblomov'u okumaya ilk başladığımda bu kitap nasıl biter böyle bir konu nasıl bu kadar uzun işlenebilir diye düşünmüştüm. fakat 5 gün içerisinde bitirdim ve bitirdiğimde ştoltz'a, taranteyev'e, olga'ya söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki; kitap adeta beni içine çekmişti jumanji misali içinde yaşıyordum.

oblomov aslında bir çoğumuzun günlük hayatta sıklıkla yaptığı fakat durup düşünmediğimiz için fark etmediğimiz yanlarımızı yansıtıyor. ki ben oblomov'un tembel biri olmaktan ziyade cesur bir ''seçiş askeri'' olduğunu düşünüyorum. en nihayetinde inandığı yaşam biçimi için o kadar çok şeyden vazgeçiyor ki adeta bir asker misali görev bilinciyle hareket ettiğini söylemek mümkün. ve hepimizin de bildiği gibi her seçiş bir vazgeçiştir, oblomov bu gerçeği kitap boyunca gözler önüne seriyor. karakterin o kadar saf bir kalbi ve temiz düşünce dünyası var ki 10-15 kere kitabı kenara fırlatıp has***r bunu da yapmazsın be abi dedirtti bana. ştoltz diye bir karakter koymuşlar kitaba okuyunca kahraman falan olduğunu hissetmemiz gerekiyor sanırım . ama benim tek gördüğüm yaşamın anlamsızlığını materyalist düşüncesiyle baskılayan ve varoluşsal sancı çekmek yerine çok çalışarak o sancıları göz ardı etmeye çalışan bir zavallı. hele bir tarenteyev var ki kitabı okurken etrafımda bunlardan ne kadar çok olduğunu farkettirdi bana sağolsun. inanın siz de okuduğunuzda en azından 3-5 insanı hayatınızdan çıkarmak isteyebilirsiniz. riyakarlık, kolay yoldan para kazanma isteği, tembellik çağımıza hakim olan bütün kötü huylara sahip bu tarenteyev. kitabı okurken ara ara cinnet geçirmeme de sebep oldu. ah olga'cım sana ne desem bilemiyorum çok uzatmakta istemiyorum ama sen oblomovla yola çıkarken şu mottoyla hareket ettin biliyorum: yanlış yoldayım ama yol nasıl güzel.

ivan gonçarov'a bu eşsiz eseri için bir kez daha teşekkür ediyorum, ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...

adını jim dent adlı amerikalı yazarın gerçek bir hikayeden uyarlanan biyografik romanından alan 12 mighty orpans, büyük buhran döneminde babalarını kaybeden ve yetimhaneye bırakılan bir grup çocuğun yine kendiler gibi yetimhanede büyümüş bir futbol koçu tarafından yetiştirilmelerini ve eyalet şampiyonasına yükselmelerini konu alıyor. yaklaşık 2 saat uzunluğundaki film sürükleyici bir drama olmasının yanında dönem şartlarını ve karakterlerin psikolojik altyapılarını iyi yansıttığı için izleyiciyi adeta içine çekiyor. filmi izlediğinizde fight clup izleyenlerin çok iyi bildiği o tyler durden repliğinde ''bizler büyük buhranı yaşamadık'' kısmının aslında ne kadar can alıcı olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. ayrıca belirtmeden de geçmek istemiyorum filmin sonunda karakterlerin gerçek hayatta yaşamlarını nasıl devam ettirdiklerine dair bilgilendirme yazıları da mevcut hemen ''şak'' diye kapatmayın, ayıp.

normalde dönem filmleri + dram olunca iyi bir sinema sever aksiyon tadı alabilmek için genelde savaş içerikli bir konsept olmasını bekler. yani ben kendi çapımda öyle beklerim. fakat aralara serpiştirilen öfke patlamaları çok anlamasam da gerçekten eğitimli sporcuların yer aldığını düşündüğüm futbol maçı sahneleri bende yeterli aksiyon hissini yarattı. ayrıca artık çoğu filmi sadece tüketmek ve fikir sahibi olmak maksatlı izlediğimi düşününce; bu filmin sonunda ''keşke bitmeseydi'' demem üstümde ne kadar etki bıraktığını kanıtlar nitelikte olabilir.

*yönetmeni ty roberts hakkında pek bir bilgim mevcut değil fakat kendisini bu yapım nezdinde tebrik eder başarılarının devamını dilerim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
budur. dün seri bir zıplamayla attı kendini akvaryumdan neyseki başındaydım hemmen kurtardım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim