üniversite mezunu olmayanlar yazar olarak alınmasın kampanyası
asıl burada yalnızca eğitim durumu üniversite seviyesindeki insanlarla bir komün oluşturulmak istense sözlük saman alevi olur.
ayrıca sözlük dediğin toplumun aynası olmalı, bir sürü farklı sosyo-ekonomik durumdan insanı okumak çok daha keyifli. bazen çok fazla streotype sıkıcı gelebiliyor fakat yalnızca üniversite mezunu insanlarla yazmak eminim çok daha kötü olurdu.
itü sözlük, metu sözlük orada duruyor çok istiyorsan oraya git kimse burada silah zoruyla yazmaya zorlanmıyor.
ayrıca sözlük dediğin toplumun aynası olmalı, bir sürü farklı sosyo-ekonomik durumdan insanı okumak çok daha keyifli. bazen çok fazla streotype sıkıcı gelebiliyor fakat yalnızca üniversite mezunu insanlarla yazmak eminim çok daha kötü olurdu.
itü sözlük, metu sözlük orada duruyor çok istiyorsan oraya git kimse burada silah zoruyla yazmaya zorlanmıyor.
devamını gör...
yaş ilerledikçe azalan şeyler
tahammül.bilhassa gereksiz kişilere.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
devamını gör...
dinlerin tek cümlelik özeti
herkesin kendi çıkarına göre yontmasıdır.
devamını gör...
hedef
ulaşılmak istenen amaç veya nişan alınan nesne demektir.
devamını gör...
shutter island
leonardo di caprio’nun da oynadığı, akıl hastalarını konu alan,başkalarına teşhis ararken içimizdeki devasa hastayı bulduğumuz film. en etkilendiğim cümlelerden olan, hastaneye girerkenki mermer taşı buz gibi bir gerçekle yüzleştiriyor.taşta yazan;
“biz de yaşamış ,sevmiş ve gülmüştük.bizi unutmayın.”
“biz de yaşamış ,sevmiş ve gülmüştük.bizi unutmayın.”
devamını gör...
hi my i run
[[duyuru mode on]]
işi ve gücünün çoğunu çaylakları yazar olması için yönlendirmeye adayan moderatördür efenim. arta kalan vakitte elbette yazarların soru ve sorunlarıyla da her mod gibi ilgilenecektir.
[[/duyuru mode off]]
duyurum bu kadardı hoççagalın.
işi ve gücünün çoğunu çaylakları yazar olması için yönlendirmeye adayan moderatördür efenim. arta kalan vakitte elbette yazarların soru ve sorunlarıyla da her mod gibi ilgilenecektir.
[[/duyuru mode off]]
duyurum bu kadardı hoççagalın.
devamını gör...
normal sözlük satranç kulübü
şu turnuvayı 0330 cinnet getirmeden sağ salim sonuçlandırabilirseniz çok makbule geçecek * yoksa turnuva harici haberlere de konu olacaksınız demedi demeyin *
devamını gör...
das boot
lothar günther buchheim'ın 1973 yılında yazmış olduğu aynı isimli kitaptan uyarlanan muhteşem bir alman filmi. zamanında u-571, greyhound gibi tamamen propaganda amacı güden vasat filmler ile bir tutulmuş olsa da -harvey keitel beni bağışlasın- bu filmin yeri johnny got his gun, the thin red line, a bridge too far gibi savaş filmlerinin yanıdır. petersen öyle bir atmosfer yaratır ki gerek kamera açıları gerek kullanılan müzikler tamamen o 283 dakikayı mürettebat ile beraber bizzat u-96'nın içinde geçiriyormuş gibi hissettirir izleyiciye. film ile alakalı tek kafama takılan şey bir kaç ingiliz destroyerini patlattıkları sahnenin tam tarihi bilememek çünkü hafızam beni yanıltmıyor ise laconia faciası aşağı yukarı 1942 yılının eylül ayında gerçekleşmekte ve bundan çok kısa bir süre sonra da zaten karl doenitz laconia order ile keskin bir çıkış yapmıştı. kaptan ve mürettebat yanarak denize atlayan ingiliz askerlerini gördüğünde onları kurtarmaya vakti olduğu halde kendi birliklerinin onları kurtarmadan gitmesi karşısında dehşete düşmüştü ve üzüldüler de ama yardım etmeden gitmelerinin sebebi onlarla paylaşabilecek yeterli yiyecek stokları ve yaşam alanları olmadığı için miydi yoksa olaylar gerçekleşirken çoktan laconia emri verilmiş miydi? kitapta da özellikle tam bir tarih belirtilmiyor genel itibari ile. cevap kesin olmasa bile o sahne filmin en güzel sahnelerinden biridir bu arada. eugène ıonesco şöyle buyurur:
"ideologies separate us. dreams and anguish bring us together."
bu sahnede de aslında bu cümlenin ete kemiğe bürünmüş halidir. işin özü; savaş filmlerinde, özellikle 2. dünya savaşı temalı savaş filmlerinde çoğu zaman bütün alman askerleri korkunç canavarlar olarak lanse edilirken savaşın diğer tarafı her zaman bir kahramanmış gibi pazarlanır. oysa das boot bir savaşın kahramanı olmadığını, anlatılan pek çok kahramanlık öyküsünün yalnızca fazladan cilalanmış, en kötü kısımları kesilmiş ve abartılmış saçmalıklardan ibaret olduğunu beyaz perdeye en güzel aktarmış filmdir. biz bu filmde kahramanlıklar izlemeyiz, savaşın çılgınlığı karşısında etten kemikten yapıldığının bilincinde korkmuş insanları izleriz. bir çoğu çocuktur daha, hatta bazıları o cilalanmış kahramanlık öyküleri ile büyülenmiştir de ama fotoğraflarda yaşları belli olmasın diye sakallarının uzamasını bekleyen bir grup çocuklardır sadece. bu nazi karşıtı bir film değil direkt savaş karşıtı bir filmdir ve bunun en güzel kanıtı da hiç istemediği bir savaşın ortasında, tamamen harcanabilir piyonlar olduğunun bilincinde herkesi hayatta tutmak için elinden geleni yapmaya çalışan kaptan karakteridir. eine reise ans ende des verstandes!
"ideologies separate us. dreams and anguish bring us together."
bu sahnede de aslında bu cümlenin ete kemiğe bürünmüş halidir. işin özü; savaş filmlerinde, özellikle 2. dünya savaşı temalı savaş filmlerinde çoğu zaman bütün alman askerleri korkunç canavarlar olarak lanse edilirken savaşın diğer tarafı her zaman bir kahramanmış gibi pazarlanır. oysa das boot bir savaşın kahramanı olmadığını, anlatılan pek çok kahramanlık öyküsünün yalnızca fazladan cilalanmış, en kötü kısımları kesilmiş ve abartılmış saçmalıklardan ibaret olduğunu beyaz perdeye en güzel aktarmış filmdir. biz bu filmde kahramanlıklar izlemeyiz, savaşın çılgınlığı karşısında etten kemikten yapıldığının bilincinde korkmuş insanları izleriz. bir çoğu çocuktur daha, hatta bazıları o cilalanmış kahramanlık öyküleri ile büyülenmiştir de ama fotoğraflarda yaşları belli olmasın diye sakallarının uzamasını bekleyen bir grup çocuklardır sadece. bu nazi karşıtı bir film değil direkt savaş karşıtı bir filmdir ve bunun en güzel kanıtı da hiç istemediği bir savaşın ortasında, tamamen harcanabilir piyonlar olduğunun bilincinde herkesi hayatta tutmak için elinden geleni yapmaya çalışan kaptan karakteridir. eine reise ans ende des verstandes!
devamını gör...
popüler olmayan sözlük yazarlarının yazma amacı
içini dökmektir.
devamını gör...
türk beşleri
cumhuriyet müzik devriminin önemli isimlerini oluşturan beş besteci.
adnan saygun, hasan ferit alnar, necil kazım akses, cemil reşit rey, ulvi cemal erkin.
adnan saygun, hasan ferit alnar, necil kazım akses, cemil reşit rey, ulvi cemal erkin.
devamını gör...
yazarların yapmayı en çok sevdiği yemek
daha önce denemediğim herhangi bir yemek.
devamını gör...
uçlu kalem
0.7 ve 0.9 kullanırken bir üst model olarak gördüğüm 0.5 kullanmaya çok özenirdim. sonunda başarabildim o zerafete kavuştum. bir sanat icra edebildim mi? bişey değişti mi? hayır. bir esprisi olmayan durum. kurşun kalem candır gerisi heyecan dediğim başlık.
devamını gör...
regl ağrısının abartılması
ulan her ay 1 haftamı sırf bu ağrı yüzünden çöpe atıyorum. ayda 1 hafta demek yilda 12 hafta eder yani 1 yılımın 3 koca ayı bu ağrı ile geçiyor. sonra hayatında regl sancısı çekmemiş biri gelip kadınların regl sancısını abartması diye başlık açıyor. ben de zaten hobi olarak 3 ay boyunca sancıdan dolayı yataktan çıkmıyordum.*
devamını gör...
sözlüğü bırakmak
sorun sende değil sözlük, benim ailevi problemlerim var.
devamını gör...
topuklu ayakkabı
eteğin altına çok yakışan ayakkabı.
devamını gör...
özlem duygusuyla baş edemeyince hırçınlaşmak
bir benzerini üzüntülü olduğum zaman yaşadığım ve etrafımızdaki insanlara haksızlık yaptığımızı gösteren eylem.
hırçınlığımızı yanımızdakilere gösterdiğimiz zaman haklıyken haksız duruma düşmüş gibi oluyoruz ve haksızız da çünkü onlar bunu hak etmiyor. bir şekilde dışarı çıkması lazım bu duyguların, kabul ediyorum ama tek çözüm hırçınlaşıp huysuz teyze/amca gibi davranmak çok uçuk bir davranış.
"kırıldık diye kırsaydık, kırılmak için cama gerek mi kalırdı?"
hırçınlığımızı yanımızdakilere gösterdiğimiz zaman haklıyken haksız duruma düşmüş gibi oluyoruz ve haksızız da çünkü onlar bunu hak etmiyor. bir şekilde dışarı çıkması lazım bu duyguların, kabul ediyorum ama tek çözüm hırçınlaşıp huysuz teyze/amca gibi davranmak çok uçuk bir davranış.
"kırıldık diye kırsaydık, kırılmak için cama gerek mi kalırdı?"
devamını gör...
film repliklerini sözlüğe uyarla
yoldaş benjamin franklin de bizi görecek mi?
devamını gör...
bir erkeğin bağımlılık yapabilecek özellikleri
nadir gördüğüm asaletidir..
sen bir konuya girmeden, asla senin sınırlarına yaklaşacak soru da sormayan, konu da açmayan..
konuşmaya can attığı konular olmayan, sanki kadın gerizekalıymış gibi, gökyüzünden geçen uçak sesi duysa, dili dışarda köpek gibi alakalı alakasız, lafı hep malum konuya getirmeyen, buralara kadar düşmeyen, tenezzül etmeyen, ihtiyaç duymayan o kadar az erkek varki...
kısaca önce insan gibi konuşabilen, karakterli biri olması...
sen bir konuya girmeden, asla senin sınırlarına yaklaşacak soru da sormayan, konu da açmayan..
konuşmaya can attığı konular olmayan, sanki kadın gerizekalıymış gibi, gökyüzünden geçen uçak sesi duysa, dili dışarda köpek gibi alakalı alakasız, lafı hep malum konuya getirmeyen, buralara kadar düşmeyen, tenezzül etmeyen, ihtiyaç duymayan o kadar az erkek varki...
kısaca önce insan gibi konuşabilen, karakterli biri olması...
devamını gör...
karl popper
marksizm'in kuramsal açıdan eleştiricisidir.kuram'ların sadece yanlış olabileceğinin ıspatlanabileceğini savunur. objektif bilimin üstünlüğünü ve deneme yanılma gibi yollarla fikirlerin test edilmesi gerektiğini, bunun dışında bir durumun ise reddedilmesi gerektiğini öne sürmektedir.
devamını gör...