28 ocak 2021 izmir kar yağışı
çok fazla tutmayacak olan yağıştır. mevcut iklimden dolayı 24 saat içinde eriyip gideceğini düşünüyorum.
devamını gör...
haydi sarhoşlar koşun
içkiyi içip şişesini bu adamlara mı sokuyorsunuz? niye bu kadar feveran ediyorlar?
alkolden değil de şişeden şikayetleri var sanki.
alkolden değil de şişeden şikayetleri var sanki.
devamını gör...
yazarların çocukken en çok korktuğu şeyler
flash tv’deki kel herif. bütün kabuslarımın başrolüydü.
devamını gör...
girift radyo yayını
şunun şurasında ne kaldı 21.00'a. beklemedeyim canlarım. yine çok güzel bir yayın olacağından en ufak kuşkum yok.
devamını gör...
risale-i nur
bediüzzaman'ın kitabı. öncelikle nurcu değilim bunu belirteyim; fakat kötü bir kitap değildir. bediüzzaman'ın yazdığı bu kitabın çoğunluk tarafından beğenilmemesinin sebebi; bediüzzaman bu kitapla sanki ayetleri ve hadisleri açıklamıyor gibi. yani bediüzzaman kitabında besmele ile ilgili bile uzun-uzun yazmış bir adam. yani imanı üstün bir adam, bu yüzden kendisini çoğunun anlayamayacağını düşünüyorum. ben de risale-i nur okumak istedim bir dönem, fakat kaldıramadım. herkesin kolay-kolay kaldırabileceğini de düşünmüyorum. besmele ile ilgili bile uzun-uzun yazan bediüzzaman'dan bahsediyoruz! bediüzzaman'ın gözünde, bismillahir-rahmanir-rahim demek, dünyalara bedeldir. biz bediüzzaman gibi düşünmedikten sonra, kitaplarını anlayamayacağız ve boş-boş, saçma sapan bir kitap! demekle yetineceğiz. fakat insafla soruyorum, bu kitabı kaçımız okudu? ya da kaçımız bu kitabı anlamaya çalışarak okudu. bir kitabı okurken anlamak için, yazar gibi düşünmek lazım. bir kitabı hata bulmak için, veya kötülemek için okursanız, o kitabı nasıl sevebilirsiniz ki? mümkün mü böyle bir şey? bakın, ben de risale-i nur okumuş biri değilim, fakat doğruya doğru. bu kitabı iman gözü ile okumak lazım diye düşünüyorum şahsen.
diğer bir nokta, bediüzzaman, risale-i nur kutsal kitaptır demedi. evvelâ; nurcu kardeşlerim de bediüzzaman'ın bunu demeye hakkının ve gücünün olmadığını gayet iyi biliyorlar. risale-i nur'un bir kutsal kitap mahiyetinde olmadığını da çok iyi biliyorlar. aksini savunmak kimsenin haddi değil zaten.
bediüzzaman'ın vahiy aldığını söylediğini iddia edenler, bediüzzaman okumamışlar. çünkü bediüzzaman okuyan, hem de okumayan, en azından birazcık araştıran bir insan onun böyle bir iddiada olmadığını bilir. bediüzzaman, risale-i nur'a muazzam diyebilir hem, belki öve-öve bitiremez, fakat bu, risale-i nur'un kutsal kitap olduğunu söylediğini göstermez. diğer bir husus ise, bana yazdırıldı meselesidir.
bediüzzaman, yaşarken de, yazdırıldı ifadesi dolayısıyla eleştirilmiş ve bu iddiaya şöyle cevap vermiştir;
elcevap: haşa, bin kere hâşâ... benim haddim değildir ki, o kerametleri benliğime mal edeyim. belki benim pek çok kusurlarımla beraber risâle-i nur ile îmân hizmetinde çalışmamıza bir ikram-ı ilahi ve o hizmetin makbuliyetine dair bereketten gelen bir emâreyi göstermek ve "ne ile yaşıyor, nasıl geçiniyor?" diyenlere karşı da, bereket-i ilâhiye bu hizmetimizi dünya maîşetine âlet etmeye mecbur etmiyor demektir. hem bu yazdığım hakîkatler benim fikrim, malım değil; belki herkesin kalbinin bir köşesinde bulunan bir lümme-i şeytânî ve vesveseci bulunduğu gibi, bir lümme-i ilhâm ve melekî bulunduğuna ehl-i hakîkat ve diyanetin hükümlerine binâen, benim kalbimde dahi herkes gibi, bâzen ihtiyarım haricinde ve fikrimin fevkinde hatrıma bir hakîkat hutur eder. yani, kur'ân'dan mânevî bir canibden bir nevî ilhâm hükmünde, bir güzel nükte ifhâm edilir, demektir.
ayrıca şöyle de cevap vermiştir;
yalnız eskiden beri ehl-i hakîkat mabeyninde carî ve üstâdına karşı fart-ı muhabbetten gelen fevkalhad hüsn-ü zanları ta'dil etmek ve nimet-i ilahiyeye karşı küfran ve inkâr etmemek niyetiyle, müceddidlik vazîfesi olabilir. fakat benim değil, risâle-i nur'undur. belki bu zamana bakan kur'ân'ın bir cilve-i hakîkatıdır. risâle-i nur onu temsil eder. ben neci oluyorum ki, kendim dâvâ edeyim.
diğer bir nokta, bediüzzaman, risale-i nur kutsal kitaptır demedi. evvelâ; nurcu kardeşlerim de bediüzzaman'ın bunu demeye hakkının ve gücünün olmadığını gayet iyi biliyorlar. risale-i nur'un bir kutsal kitap mahiyetinde olmadığını da çok iyi biliyorlar. aksini savunmak kimsenin haddi değil zaten.
bediüzzaman'ın vahiy aldığını söylediğini iddia edenler, bediüzzaman okumamışlar. çünkü bediüzzaman okuyan, hem de okumayan, en azından birazcık araştıran bir insan onun böyle bir iddiada olmadığını bilir. bediüzzaman, risale-i nur'a muazzam diyebilir hem, belki öve-öve bitiremez, fakat bu, risale-i nur'un kutsal kitap olduğunu söylediğini göstermez. diğer bir husus ise, bana yazdırıldı meselesidir.
bediüzzaman, yaşarken de, yazdırıldı ifadesi dolayısıyla eleştirilmiş ve bu iddiaya şöyle cevap vermiştir;
elcevap: haşa, bin kere hâşâ... benim haddim değildir ki, o kerametleri benliğime mal edeyim. belki benim pek çok kusurlarımla beraber risâle-i nur ile îmân hizmetinde çalışmamıza bir ikram-ı ilahi ve o hizmetin makbuliyetine dair bereketten gelen bir emâreyi göstermek ve "ne ile yaşıyor, nasıl geçiniyor?" diyenlere karşı da, bereket-i ilâhiye bu hizmetimizi dünya maîşetine âlet etmeye mecbur etmiyor demektir. hem bu yazdığım hakîkatler benim fikrim, malım değil; belki herkesin kalbinin bir köşesinde bulunan bir lümme-i şeytânî ve vesveseci bulunduğu gibi, bir lümme-i ilhâm ve melekî bulunduğuna ehl-i hakîkat ve diyanetin hükümlerine binâen, benim kalbimde dahi herkes gibi, bâzen ihtiyarım haricinde ve fikrimin fevkinde hatrıma bir hakîkat hutur eder. yani, kur'ân'dan mânevî bir canibden bir nevî ilhâm hükmünde, bir güzel nükte ifhâm edilir, demektir.
ayrıca şöyle de cevap vermiştir;
yalnız eskiden beri ehl-i hakîkat mabeyninde carî ve üstâdına karşı fart-ı muhabbetten gelen fevkalhad hüsn-ü zanları ta'dil etmek ve nimet-i ilahiyeye karşı küfran ve inkâr etmemek niyetiyle, müceddidlik vazîfesi olabilir. fakat benim değil, risâle-i nur'undur. belki bu zamana bakan kur'ân'ın bir cilve-i hakîkatıdır. risâle-i nur onu temsil eder. ben neci oluyorum ki, kendim dâvâ edeyim.
devamını gör...
evli olup çocuk sahibi olmak istememek
evlenmek çocuk yapmak için yapılan bisey değildir. çok doğal olan bu durum anormal bisey gibi gözükmemeli
devamını gör...
ingilizce öğretmenlerinin genel özellikleri
genelde okula başladığınız ingilizce öğretmeniyle sene sonunu getiremezsiniz. uzun boyludurlar. sürekli değiştileri için çoğunun ismini hatırlamazsınız. 17cm topuklu ayakkabıların çıkardığı ses yüreğine korku salar. derste söylediği birşeyi kimse anlamaz. çünkü ingilizce konuşur.
devamını gör...
maksim gorki
rus edebiyatının toplumsal gerçekçi roman yazarı olan maksim gorki döneminde "ana, çocukluğum, ekmeğimi kazanırken, benim üniversitelerim" adlı eserleriyle tanınmıştır.
devamını gör...
dirhem
birleşik arap emirlikleri'nde kullanılan para biriminin ismi.
devamını gör...
mahmuzlu akdeniz kaplumbağası
o bildiğimiz kırda bayırda, dağda tepede fıtı fıtı yürüyen kaplumbağadır. ismindeki mahmuzun kullanılma sebebi arka bacaklarında mahmuza benzer çıkıntıların olmasıdır. akdeniz'de anadolu'ya her tarafta bu kaplumbağasan görülebilir. halk arasında kullanılan bir diğer ismi tosbağadır.

40-200 yıl kadar yaşayabilirler. dişlerinin olmadığı ama ağzının ön tarafında yiyecekleri parçalayacak gaga benzeri sert bir yapının olduğu söylenir. parçaladığı yiyecekleri, kabuğu kadar sert olan damaklarında ezebilirler. aynı zamanda yiyecekleri parçalamak için uzun tırnakların bulunduğu ön ayaklarını kullanırlar.
açlığa ve susuzluğa çok iyi dayanırlar. acıktıkları zaman kırmızı olan dilleri pembe rengine döner. kaplumbağanın otçul türleridir mahmuzlu akdeniz kaplumbağası. genelde sevdiği yiyecekler veya tercih ettiği desek daha doğru olur, karahindiba, marul, domates, elma, asma yaprağı, semiz otu. bunlar benim verdiğim ve kaplumbağanın yediği yiyecekler. yediği yiyecekleri bilimsel olarak araştırmadım çünkü zamanında araştırıp bulduğum yiyecekleri yememişti. *
elinize aldığınızda veya korktuğunda işedikleri bir gerçektir. ama alışmış ve korkmuyor ise bu huyundan vazgeçiyorlar. aslında bildiğimiz gibi yavaş hareket etmiyorlar istediklerinde hızla koşup gözden kayboluyorlar.* tabi güneşin az olduğu soğuk havalarda kabuklarına çekilirler. çünkü soğukkanlı bir hayvandır. ısı olmayınca hareket etmezler.
yumurta ile çoğalan bir hayvandır. * dişisi ve erkeğinin ayırt edilme yöntemleri vardı. karın bölgesindeki bombelikten falan anlışıyordu.
ekim ve mart aylarında kış uykusuna yatarlar. aman diyim kış geldiğinde kabuklarına çekilirler öldü diyerek bir yerlere gömmeyi sakın düşünmeyin bile. genelde kış uykusuna yatmak için kuytu bir yer bulurlar ortalıkta olmazlar ama aklınızda bulunsun. hatta geceleri bile kendini sokup uyuyacağı bir delik arıyorlar. *
başlarının altından sevilmekten hoşlanırlar. son zamanlarda benimki elimi ısırmaya çalışıyor ama bakalım terbiye ederim herhalde. dikkat edin büyük kaplumbağalar parmağınızı bile koparabilirler çeneleri baya kuvvetlidir.

40-200 yıl kadar yaşayabilirler. dişlerinin olmadığı ama ağzının ön tarafında yiyecekleri parçalayacak gaga benzeri sert bir yapının olduğu söylenir. parçaladığı yiyecekleri, kabuğu kadar sert olan damaklarında ezebilirler. aynı zamanda yiyecekleri parçalamak için uzun tırnakların bulunduğu ön ayaklarını kullanırlar.
açlığa ve susuzluğa çok iyi dayanırlar. acıktıkları zaman kırmızı olan dilleri pembe rengine döner. kaplumbağanın otçul türleridir mahmuzlu akdeniz kaplumbağası. genelde sevdiği yiyecekler veya tercih ettiği desek daha doğru olur, karahindiba, marul, domates, elma, asma yaprağı, semiz otu. bunlar benim verdiğim ve kaplumbağanın yediği yiyecekler. yediği yiyecekleri bilimsel olarak araştırmadım çünkü zamanında araştırıp bulduğum yiyecekleri yememişti. *
elinize aldığınızda veya korktuğunda işedikleri bir gerçektir. ama alışmış ve korkmuyor ise bu huyundan vazgeçiyorlar. aslında bildiğimiz gibi yavaş hareket etmiyorlar istediklerinde hızla koşup gözden kayboluyorlar.* tabi güneşin az olduğu soğuk havalarda kabuklarına çekilirler. çünkü soğukkanlı bir hayvandır. ısı olmayınca hareket etmezler.
yumurta ile çoğalan bir hayvandır. * dişisi ve erkeğinin ayırt edilme yöntemleri vardı. karın bölgesindeki bombelikten falan anlışıyordu.
ekim ve mart aylarında kış uykusuna yatarlar. aman diyim kış geldiğinde kabuklarına çekilirler öldü diyerek bir yerlere gömmeyi sakın düşünmeyin bile. genelde kış uykusuna yatmak için kuytu bir yer bulurlar ortalıkta olmazlar ama aklınızda bulunsun. hatta geceleri bile kendini sokup uyuyacağı bir delik arıyorlar. *
başlarının altından sevilmekten hoşlanırlar. son zamanlarda benimki elimi ısırmaya çalışıyor ama bakalım terbiye ederim herhalde. dikkat edin büyük kaplumbağalar parmağınızı bile koparabilirler çeneleri baya kuvvetlidir.
devamını gör...
yılanların öcü
devamını gör...
öğrenci işlerine bir aramada ulaşan öğrenci
öğrenci işlerine bir arama da ulaşan adam beyaz saray'a, cia'e, fbı'a ve mossad'a dahil ulaşabilir. gerçek anlamda şanslı bir öğrencidir. şansını monaco- monte carlo da ki limitsiz teksas holdem masalarında değerlendirmesini öneririm.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
siz benim neden sustuğumu
nereden bileceksiniz..
nereden bileceksiniz..
devamını gör...
endosperm
tohum çimlenirken, ilk yapraklarını çıkarana kadar geçen sürede gerekli besini sağlayan doku.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
- dün 3 saat yayın yaptın cenk kesmedi mi yorulmadın mı napıyosun?
canım sıkıldı biraz, az şekerliyim bugün. o halde neden azcık 80'ler rock çalmayayım deyip kendi playlistimle sözlük radyosunu ele geçirmeyi planladım.
18:00 gibi başlıyoruz. skid row'lar, bon jovi'ler, güller ve silahlar falan çalıcaz. mic açıp anons gireceğimi sanmıyorum. türü sevenler varsa gelsinler beraber dinleyelim. haydi görüşürüz.
canım sıkıldı biraz, az şekerliyim bugün. o halde neden azcık 80'ler rock çalmayayım deyip kendi playlistimle sözlük radyosunu ele geçirmeyi planladım.
18:00 gibi başlıyoruz. skid row'lar, bon jovi'ler, güller ve silahlar falan çalıcaz. mic açıp anons gireceğimi sanmıyorum. türü sevenler varsa gelsinler beraber dinleyelim. haydi görüşürüz.
devamını gör...
ventilatör
hastaların akciğerlerine oksijen gönderen solunum cihazıdır.
ingilizcedeki ventilation* kelimesinden türeyerek dilimize geçmiştir.
non-invaziv (cerrahi işlem gerektirmeden, maskeyle) olarak uygulanabildiği gibi, invaziv (entübe edilerek) olarak da uygulanabilir.
ventilatör;

non-invaziv kullanımı;

invaziv kullanımı;
ingilizcedeki ventilation* kelimesinden türeyerek dilimize geçmiştir.
non-invaziv (cerrahi işlem gerektirmeden, maskeyle) olarak uygulanabildiği gibi, invaziv (entübe edilerek) olarak da uygulanabilir.
ventilatör;

non-invaziv kullanımı;

invaziv kullanımı;
devamını gör...
kanser hastası çocuklara yardım etkinliği
biz sözlüğü bu yüzden sevdik. herkes mutlu olsun, bir gülümseme yaratabilsin diye. nerelerdeydiniz kuzum siz gözlerimiz yollarda kaldı.
devamını gör...
kıbrıs
ada parçası derken başlık sahibinin kastettiği nedir anlayamadım.
t: jeopolitik konumundan ötürü oldukça değerli topraklara sahip, atatürk'ün ''efendiler, kıbrıs'a dikkat ediniz.'' vasiyetinde bulunduğu 4 tarafı sadece sularla değil doğalgaz ve sömürgeci yamyam devletlerle çevrili, adaya adım attığınızdan itibaren tarih kokan, venediklisi, cenevizlisi, osmanlısı ve birçok önemli medeniyete ev sahipliği yapmış akdeniz'in incisi ada.
t: jeopolitik konumundan ötürü oldukça değerli topraklara sahip, atatürk'ün ''efendiler, kıbrıs'a dikkat ediniz.'' vasiyetinde bulunduğu 4 tarafı sadece sularla değil doğalgaz ve sömürgeci yamyam devletlerle çevrili, adaya adım attığınızdan itibaren tarih kokan, venediklisi, cenevizlisi, osmanlısı ve birçok önemli medeniyete ev sahipliği yapmış akdeniz'in incisi ada.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bugün yaz mevsimini o kadar da sevmediğimi anladım. şaka değil. bildiğin bunaldım yahu şu sıcaktan. ağlayacağım şimdi. kışı özledim ben. kalkıp nickimi winter queen yapacağım şimdi.
devamını gör...
