tesadüfen keşfettiğim çok yönlü bir bilim insanı.
neden üretmenin önemli bir olgu olduğuna dair ve bizim neden üretmekte problem yaşadığımıza dair güzel bir anlatımı olan konuşması var. buradan izleyebilirsiniz.
devamını gör...

kahkaha attım buna ya, aynen öyle hahshahshahzhahzh
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tûbâ (cennette bir ağaç)
devamını gör...

"our little group has always been, and always will until the end" sözüyle her defasında beni duygulandıran şarkıdır.
devamını gör...

"sevgi özgürlüğün çocuğudur," der erich fromm ancak bir başkası da ekler: "sevgi, dünyanın her yerinde yasal olan bir cinayettir."
devamını gör...

yunan mitolojisindeki tarım tanrıçası. en büyük üç tanrıça arasında ortanca olan. bundan dolayı hestia'nın tatlılığıyla hera'nın baş döndürücü güzelliğine sahiptir.

hestia'nın asla evlenmemeye karar verdiği için demeter erkek tanrıların ciddi anlamda dikkatini çeken ilk tanrıça oldu. demeter hem güzeldi hem de iyi kaplıydı. ikiz ejderhaların çektiği altın bir arabası vardı. belinden altın bir kılıç sarkardı.

yunanca adlarından biri "demeter khrysaoros" du. yanı altın kılıç leydi. bazı efsanelere göre kılıcı aslında kronos'un ortağıydı ve demeter bu ocağı ateşten dövüp ekin biçme aletine dönüştürdü.

her neyse, tüm erkek tanrılar ondan hoşlanıyordu. zeus, poseidon ve hades ona evlenme teklifi etti ama demeter onu geri çevirdi.

bir gün zeus ısrarcı oldu. themis'ten yeni boşanmıştı ve yalnızlık çekiyordu. demetere kafayı takmıştı ve kesinlikle onunla birlikte olması gerektiğini düşünüyordu. demeter zeus'un teklifini geri çevirdi ve bir yılana dönüşerek kaçmaya başladı. bu kötü bir fikirdi çünkü zeus'ta hayvana dönüşebiliyordu. o da yılana dönüşerek demeter'in peşinden gitti. demeter bir deliğe girdi - bir berbat fikir daha. zeus da peşinden süründü. çukur o kadar dardı ki zeus girişi kapatınca demeter içeride mahsur kaldı. formunu değiştirmek için yeterince alan yoktu. zeus onu tuzağa düşürmüştü ve serbest bırakmayacaktı, ta ki... anlayın işte.

aylar sonra demeter ilk çocuğunu doğurdu: persephone isimli bir kız. o kadar tatlı, sevimli bir bebekti ki demeter neredeyse zeus'u o sürüngen kaçamağı için affedecekti. neredeyse ama. evlenmediler ve zeus bayağı ihmal bir baba olup çıktı. ancak o küçük kız demeter'in yaşam zevki oldu.

demeter mitlere göre intikamcı biriydi. hades persephone'yi kaçırdığında toprağın tüm verimini almıştır. bir keresinde de erisikhthon isimli bir ölümlüyü ölene kadar aç ve susuz bırakmıştır.
devamını gör...

(bkz: millet ne sigaralar içiyor)
devamını gör...

hayatı fazla ciddiye alan, egoist ve narsist yazar davranışı. egoist çünkü, bulunduğu ortamda onun sevmediği şeyler olmasın ister. o varsa ben yokum diyip, kendisini bulunmaz hint kumaşı sanarak, gidişinin, gittiği yere ağır tahribat bırakacağını sanarak gider.
bu demek değildir ki, giden herkes böyle. tabii ki değil ama sözlükte bulunduğu süre boyunca, sözlük çok bozdu, troller var burada yaşanmaz artık şeklinde takılıp, trolleri göndermediler o zaman ben giderim diyenler benim tanımın içinde olanlar.
halbuki burdan gitmek kolay. belki birgün ben de giderim ama var olduğumuz süre boyunca sözlüğün bize sunduğu özellikleri kullansak trol görmiycez bile belki. mesela engelle, başlıklarını engelle, alanın olan, okumak istediğin kategoriye girmek, kendi bilgi ve birikimini yazmak vs.
bunları söyledim diye geçmiş zamanda, yüzeysel olmakla suçlanmıştım bir de. o da garip bir anıydı.
hayatı bu kadar sığ ve ciddiye alarak yaşamayın bence, çabuk yaşlanırsınız. her yer sizin gibi düşünen insanlarla dolu olamaz malesef.
bu arada bunları trolleri savunmak için yazmadım. kantarın topuzunu fazlaca kaçırdıklarının ben de farkındayım. ama görmezden gelebilme özelliği de büyük lüks gerçekten.
devamını gör...

jean-christophe grange'ın 2009 yılında yayımladığı, ülkemizde ölü ruhlar ormanı adıyla yayımlanmış polisiye-gerilim romanı.

spoiler vermeden romandan biraz bahsetmek istiyorum.

roman, bir hışımda başlayan klasik grange romanlarına sadık bir imajla başlıyor ve bir anda kendinizi parisin ortasında bulabiliyorsunuz, bildiğimiz üzere grange o kadar boş beleş kısımları bile o kadar hoş bir betimlemeyle anlatır ki, paris'in orta yerinde bulunan evinizin ahşap kitaplığını 3 sayfa okuyabilirsiniz ya, hah işte bu romanda o kısımları çıkarmış olsak roman yaklaşık 150 sayfa kadar kısalabilir, şaka yapmıyorum, çok ciddiyim kısalabilir.

roman hızlı bir tempoyla ilerlerken tarih öncesine ait insanlığın gelişme aşaması, bu aşamada "kötü?!" olarak nitelendirdiğimiz şeyin ortaya çıkışı, tabuların nasıl günümüzde şekillendiğine kadar uzanacak bir beyin fırtınası içerisinde bulabiliyorsunuz kendinizi, yetiyor mu? yoo, grange bu kadarıyla yetinmemize izin verir mi hiç...

roman paris'ten güney amerika ülkelerine kada sıçrıyor, nikaraga, arjantin gibi ülkelerin 70-80'lerde yaşadıkları korkunç olayları da bir anlatmaktan geri kalmayan grange hem kendi ülkesine *fransa*, hem de amerika birleşik devletleri'nin o dönemki politikası ve başka ülkelerin iç işlerine karıştıkları olayları çok hoş bir biçimde okuyucuya yediriyor.

bu romanın artı kısımları ciddi anlamda latin amerika ülkelerinin soğuk savaş sürecinde bugünün orta doğusunda geçen kanlı olayların en az yirmi katı leşliğe sahip olduklarını yüzümüze vurmamızla başlıyor ve insanlığın evrimi ve hatta güney amerika nehirlerinin sorunlarınlarına kadar ilerliyor.

eksi kısmı da katilin çok kolay tahmin edilebilir olması ve en son kısımda, klasik grange romanına uygun biçimde leş gibi bitirmesi olabiliyor, daha önce grange'ın okuduğum romanlarını sayacak olur isem, sisle gelen yolcu, taş meclisi, kızıl nehirler, siyah kan, şeytan yemini sisle gelen yolcu, son av. bakın bu okuduğum romanların hemen hepsinin sonu rezalet, leş gibi. bu adamın en büyük sorunu da bu, x files dizisi gibi harika başlıyor, inanılmaz iyi ilerliyor ama en son kısım o kadar oldu bittiye geliyor ve o kadar saçma?! bir biçimde bitiyor ki, ister istemez okuyucu, sevgili grange'ın yedi ceddine büyük küfürler edebiliyor.

an itibariyle okuduklarım arasına ölü ruhlar ormanını da ekledim ve uyumadan önce grange'ın yedi ceddine yine küfürler savuracağım.

aaah, ah
devamını gör...

umudunu kaybetme.. bu sefer olacak..
devamını gör...

üç tip insandan oluşan türkiye'nin başkentidir: memurlar, pavyoncular ve diğerleri.
devamını gör...

bütün akreplerime selamlarımı iletecek olan program*.
başladığında istek parça ister entryimi editlerim.
devamını gör...

bir mide hastalığının belirtilerinde artışa neden olan yiyecek ya da hareketler.

mesela herhangi bir yiyeceği yatmadan en az 2 saat önce yemezseniz, mide yanmasıyla uyanabilirsiniz gecenin köründe. çok yağlı, çok baharatlı, çok gazlı yiyecek ve içecekler, kızartmalar, kafein gibi, birçok rahatsızlıkta ilk olarak yasaklanan gıdaların tamamı reflüyü de azdırır.

yemek esnasında su ya da başka sıvıların alımı reflüyü azdırır.

stres de bir faktör tabi. her yerden çıkmasa olmaz zaten.

midenize iyi bakın çünkü proton pomba inhibitörleri denen ilaç grubunun uzun vadeli kullanımı kansere yol açıyor.
devamını gör...

merhaba arkadaşlar ben geldim bilindiği üzere bir kaç aydır yoktum. bu sürede ne yaptığımı merak edenler olmuş anlatayım öncelikle sekiz defa hacca gittim. ticarete atıldım bir miktar okul önlerinde okunmuş zemzem suyu ve küçük kuranı kerim sattım. ayrıca sayısal lotoyu iki kez tutturdum ama dolandırıldım rus hatunlar tarafından. yani beş parasızım şu an. ben de kürkçü dükkanına geri döndüm o yüzden.

ek1: ulan bir yazar dışında kimse merak etmemiş beni aylardır püüü. hani aileydik. rezil kepaze ettiniz beni aleme.
devamını gör...

devamını gör...

yağmurlu gün istanbul trafiği...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"memleketi gezmeli, milleti tanımalı. eksiği nedir görüp göstermeli. milleti sevmek böyle olur. yoksa lafla sevgi fayda vermez.”
devamını gör...

(bkz: kafa sözlük kulüpleri oyun kulübü) ile birlikte toplu şekilde discord sunucusunda dinlediğimiz programdır. bugün için ayrılan neşeli şarkılar köşesi modumuzu ciddi anlamda yükseltmeye başladı. birazdan kulüpçe kalkıp oynayacağız. *
devamını gör...

fena kitap değildir. bilim-kurgu standartlarında benim için ortalama bir değeri haiz. amma velâkin bilim-kurgu seven her insanın okumasında da fayda olduğunu düşünürüm. zira kurgu eserlerdeki farklılık ve yelpazenin genişliği okurun da sınırlarını genişletir. aynı zamanda eserler arasında yaptığınız karşılaştırma sonucunda, kafanızda hem kitaplar hem de yazarlar anlamında öncelikler listesi belirlersiniz. benim bu kitapla ilgili sıkıntılı bulduğum birkaç nokta var: bunlardan birincisi ana karakter seçimindeki özensizlik. bunu da en çok morton karakterinde görüyorsunuz. özensizlik derken kast etmek istediğim şu; yazar bir karaktere kendi içerisinde bir özgül ağırlık tanımış ve siz bu karakterle ilgili kafanızda bir şeyler kurgulayıp ona göre hareket etmeye başlamışsınız. işte o anda öyle bir şey yapıyor ki, kafanızdaki kurgu, hikâyenin akıcılığı ve tüm büyü bir anda ortadan kalkıyor. mevzuyu elbette ipucu vermemek için anlatmayacağım ama bu durum benim bir hayli canımı sıkmıştı.

bununla birlikte grosvenor karakteri üzerinde de yazarın bazı rötuşları yapmayı atladığını düşünüyorum. ille de neksiyoloji diyorsun. her daim neksiyoloji diyorsun amma velâkin adamı madara ediyorsun. o muamelelere can dayanmaz arkadaş. adama resmen sürpriz yumurta muamelesi yapılmış lakin o kısımda çok ustaca yapılmış diyemem. tahmin ediyorsunuz ama beklediğiniz şeyler olana kadar da tabiri caizse kafayı kırıyorsunuz. bana göre, karakterlerde ortaya çıkan özensizlik anlatım dili ve kurgu sayesinde dengeleniyor. yine de ne varsa eskilerde var dedirtecek bir kitaptır ve okunmasında fayda vardır.
devamını gör...

gezegen oluşumunu açıklamakta kullanılan modellerden biri.

yıldız oluşumu sonrasında geriye kalan malzeme, yani toz ve gaz, gezegenleri oluşturur.

bu senaryo basitçe şöyledir:

gezegenin oluşmasını sağlayacak olan katı parçacıklar, buluttan yavaş yavaş toplanır. tabii bir miktar gaz da toplanmaktadır aynı zamanda. bu toplanma devam ettikçe bölge genişler. katı parçacıklar merkeze doğru yığılırken, gazlar dış bölgelerde toplanır. katı çekirdekle gaz katmanın kütlesi bir noktada eşitlenir. bu noktaya gelindiğinde denge bozulur ve daha çok gaz malzeme birikmeye başlar. bu son evre son derece hızlı gerçekleşir. bu nedenle gezegen ya katı bir çekirdekten ibaret kalır ya da bol miktarda gaz biriktirir ve gaz devlerinden biri haline gelir. modellemelere göre burada katı çekirdekli küçük gezegenlerin sayısı daha çok, gaz devlerinin sayısı daha az olmalıdır.

bu senaryo, güneş sistemi'nde gözlemlediğimiz durumlarla örtüşür. bazı yıldızların etrafında gezegen oluşmasına ilişkin olasılıkları da iyi bir şekilde açıklar. ancak sistemimizdeki gaz devlerinin çekirdek boyutlarına ilişkin farkı, gezegenlerin bulunduğu yörüngelere bağlı olan konumlarını ve yıldızlarından olan uzaklıklarını ve bazı yıldızların etrafında gezegen bulunmasını, disk kararsızlığı senaryosu daha iyi bir şekilde açıklayabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim