gören gözlerin katlanamadığı durumlar
eskiden katlanamadığım, fakat artık katlanabildiğim durumlardır.
zordur ama gören gözlerin katlanabilmesi,
yalnızlığa mahkumsunuzdur bir kere,
kitapta da yazmaz nasıl katlanacağınız.
yalnız bir kere yolunu bulursanız,
uçsuz bucaksız bir gökyüzü...
zordur ama gören gözlerin katlanabilmesi,
yalnızlığa mahkumsunuzdur bir kere,
kitapta da yazmaz nasıl katlanacağınız.
yalnız bir kere yolunu bulursanız,
uçsuz bucaksız bir gökyüzü...
devamını gör...
hayde
kazım koyuncu'nun 2004 yılında çıkardığı 2. ve son albümü olan o sene en çok satan kaset.
devamını gör...
camel
ingiliz progressive rock grubudur.
olağanüstü bir müzik anlayışları var, olağanüstü bir müzik grubu. yaptıkları müzik o kadar çok yönlü ki ne hissedeceğinizi şaşırıyorsunuz. gerek ağlıyor, gerekse inanılmaz yetenekli müzisyenlerin yeteneklerini gösterdiği sanatı dinlediğiniz için şaşırıyorsunuz nasıl bu kadar iyi olabilir diye. hayatımda beni camel kadar etkileyen çok az grup vardır. daha çok dinlenilip bilinmesini istiyorum. adamlar gerçekten sanat yapıyor.
şuraya favorim olan 2 şarkısını bırakıyorum:
ve
olağanüstü bir müzik anlayışları var, olağanüstü bir müzik grubu. yaptıkları müzik o kadar çok yönlü ki ne hissedeceğinizi şaşırıyorsunuz. gerek ağlıyor, gerekse inanılmaz yetenekli müzisyenlerin yeteneklerini gösterdiği sanatı dinlediğiniz için şaşırıyorsunuz nasıl bu kadar iyi olabilir diye. hayatımda beni camel kadar etkileyen çok az grup vardır. daha çok dinlenilip bilinmesini istiyorum. adamlar gerçekten sanat yapıyor.
şuraya favorim olan 2 şarkısını bırakıyorum:
ve
devamını gör...
the lord of the portakals
beni kahkahalara boğmuş, sandalyeden düşürmüş montajdır.
bu arada, bir an ekranın ortasından çıkacağım sandınız değil mi ?
bu arada, bir an ekranın ortasından çıkacağım sandınız değil mi ?
devamını gör...
kepirtepe köy enstitüsü
türkiye'de 1937-1948 yılları arasında kurulmuş 21 köy enstitüsünden trakya bölgesinde olanı.
son yerleştirildiği kırklareli'nin kepirtepe beldesinin adıyla anılan bu okul, köy enstitülerinin en eskilerinden biridir. 1937'de edirne karaağaç'ta eğitmen kursu olarak kurulur, 1939 ara tatilinde alpullu şeker ilkokuluna, aynı yıl yazın lüleburgaz'da bir ilkokula taşınır. imece usulü yapılan kepirtepe'deki ana bina ise 1939 ekiminde açılacaktır. 1941-42 yılında okul, türkiye'nin işgal edilmesi olasılığına karşı (malûm, almanlar girerse trakya'dan girecek) ankara hasanoğlan'a nakledilir, bu dönemde öğrenci ve öğretmenleri hasanoğlan köy enstitüsü inşaatında çalışır.
1942-51 yılları arasında 709 öğretmen yetiştiren bu okul, killi bir tarla üzerinde elektriksiz susuz bir alanda kurulmuştur. daha sonra buraya öğrenci emeğiyle elektrik ve su getirildiği gibi, arıcılık ve tarım yapılır. ileriki dönemlerde çeşitli arazi davaları sonucu %50'nin altına düşen okul arazisinde günümüzde kepir anadolu öğretmen lisesi, kırklareli üniversitesi myo gibi kurumlar bulunuyor. bir dönem, 1979'da öldürülen ünlü sosyolog cavit orhan tütengil ve ünlü edebiyat eleştirmeni ve ferhan şensoy'u ilk keşfeden tahir alangu'nun ders verdiği kurumun ünlü mezunları arasında mehmet başaran ve şener şen (ki şener şen 1954'ten sonra, kurum artık öğretmen okuluyken okumuş galiba) bulunuyor.
kaynak: kemal kocabaş editörlüğünde hazırlanan "trakya'daki ışık, kepirtepe köy enstitüsü" başlıklı çalışma.
son yerleştirildiği kırklareli'nin kepirtepe beldesinin adıyla anılan bu okul, köy enstitülerinin en eskilerinden biridir. 1937'de edirne karaağaç'ta eğitmen kursu olarak kurulur, 1939 ara tatilinde alpullu şeker ilkokuluna, aynı yıl yazın lüleburgaz'da bir ilkokula taşınır. imece usulü yapılan kepirtepe'deki ana bina ise 1939 ekiminde açılacaktır. 1941-42 yılında okul, türkiye'nin işgal edilmesi olasılığına karşı (malûm, almanlar girerse trakya'dan girecek) ankara hasanoğlan'a nakledilir, bu dönemde öğrenci ve öğretmenleri hasanoğlan köy enstitüsü inşaatında çalışır.
1942-51 yılları arasında 709 öğretmen yetiştiren bu okul, killi bir tarla üzerinde elektriksiz susuz bir alanda kurulmuştur. daha sonra buraya öğrenci emeğiyle elektrik ve su getirildiği gibi, arıcılık ve tarım yapılır. ileriki dönemlerde çeşitli arazi davaları sonucu %50'nin altına düşen okul arazisinde günümüzde kepir anadolu öğretmen lisesi, kırklareli üniversitesi myo gibi kurumlar bulunuyor. bir dönem, 1979'da öldürülen ünlü sosyolog cavit orhan tütengil ve ünlü edebiyat eleştirmeni ve ferhan şensoy'u ilk keşfeden tahir alangu'nun ders verdiği kurumun ünlü mezunları arasında mehmet başaran ve şener şen (ki şener şen 1954'ten sonra, kurum artık öğretmen okuluyken okumuş galiba) bulunuyor.
kaynak: kemal kocabaş editörlüğünde hazırlanan "trakya'daki ışık, kepirtepe köy enstitüsü" başlıklı çalışma.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
"gavat" sözcüğü, eşlerinin başka erkeklerle yatmasına izin veren erkekler için kullanılıyor. peki, nereden geliyor ki bu sözcük? diyorsanız hikayesi şöyledir efenim.şah ı. kavat, 488-531 yılları arasında sasani imparatorluğu'nun hükümdarıydı. bir zerdüşt mezhebi olan (bkz: mazdekizm)mazdekizm'i seçen bu hükümdar, bu mezhebin lideri mazdek'e saygısını göstermek için eşinin mazdek ile yatmasına izin vermiş. o dönemden bu yana iran taraflarından bize de geçen bir sözcük haline dönüşmüş.
devamını gör...
sözlükte toplu mesaj gönder özelliği olmaması
bayram için sevdiğim yazarlara toplu bir şekilde mesaj gönder seçeneği olmaması çok üzücü. keşke bayram ve özel günlerde aktif olan bir toplu gönder seçeneği olsa.
o zaman edit: epey gömdünüz altı üstü bir fikirdi beğenmeyen atmayabilir. ben sevdiklerime tek tek mesaj attım ve gerekli konuşmaları yaptım.biraz daha fazlasına da bu şekilde küçük bir kutlama yapabilseydim keşke dedim. güzel gömüldüm ama seviyorum hepinizi.
o zaman edit: epey gömdünüz altı üstü bir fikirdi beğenmeyen atmayabilir. ben sevdiklerime tek tek mesaj attım ve gerekli konuşmaları yaptım.biraz daha fazlasına da bu şekilde küçük bir kutlama yapabilseydim keşke dedim. güzel gömüldüm ama seviyorum hepinizi.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
sevgili cenk'in arka bahçesi’ne hollanda’ya gitme teklifinde bulunduğum ysyın.
ama maalesef evlenmeyecekmiş sözlük, kalbim anlık:
ama maalesef evlenmeyecekmiş sözlük, kalbim anlık:
devamını gör...
browni ıslak kek
şimdi bir önceki tanımında havuçlu tarçınlı kek tarifini verince browni ıslak kek tarifi vermekte boynumun borcu oldu. bir aydınlanma yaşadım hemen ablamı arayıp tarifini mesaj yoluyla aldım ve kafadaşlarıma iletmek üzere başlığı açmaya geldim. efendim tarifi aşağıya bırakıyorum. şahsen hiç denemedim ama ablamın ellerinden defalarca yedim. kusursuz bir lezzet. ben de ilk defa bu akşam deneyeceğim. maşallah diyin.
malzemeler:
3 adet yumurta
1 su bardağı süt
2/1 çay bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı un
3 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
sosu için:
2 su bardağı süt
3 yemek kalığı kakao
2/1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı toz şeker
isteyen üzerine çikolata sosuda dökebilir. ablam kakao ile yaptığı için ben bu tarifi verdim.
yapılışı: kek yapımı diğer keklerle aynı. önce şeker ve yumurtalar çırpılıyor sonra diğer malzemeler ekleniyor. yumurtanın dışarıda beklemiş olması ve şekerle köpürene kadar çırpılması kekin iyi kabarmasını sağlıyor. mümkünse un elenenilirse daha iyi olur ama ben o kadar sabırlı olmadığımdan ve bu kek- börek işlerini pek sevmediğimden o kadar detaya yoğunlaşamıyorum. sonra tüm malzemeler eklenip, yağlanmış tepsiye dökülerek 180 derecede yine 35 dk pişiriliyor. sosu bir tencerede sürekli karıştırarak ve kaynayana kadar pişiriyoruz ve 5 dk dinlenmiş kekin üzerine boşaltıyoruz. sosu çekmesi iki üç saat sürüyor ve sonra buz dolabında bir gece bekletiyoruz. ben sıcakken yemeyi seviyorum o ayrı. afiyet olsun.
malzemeler:
3 adet yumurta
1 su bardağı süt
2/1 çay bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı un
3 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
sosu için:
2 su bardağı süt
3 yemek kalığı kakao
2/1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı toz şeker
isteyen üzerine çikolata sosuda dökebilir. ablam kakao ile yaptığı için ben bu tarifi verdim.
yapılışı: kek yapımı diğer keklerle aynı. önce şeker ve yumurtalar çırpılıyor sonra diğer malzemeler ekleniyor. yumurtanın dışarıda beklemiş olması ve şekerle köpürene kadar çırpılması kekin iyi kabarmasını sağlıyor. mümkünse un elenenilirse daha iyi olur ama ben o kadar sabırlı olmadığımdan ve bu kek- börek işlerini pek sevmediğimden o kadar detaya yoğunlaşamıyorum. sonra tüm malzemeler eklenip, yağlanmış tepsiye dökülerek 180 derecede yine 35 dk pişiriliyor. sosu bir tencerede sürekli karıştırarak ve kaynayana kadar pişiriyoruz ve 5 dk dinlenmiş kekin üzerine boşaltıyoruz. sosu çekmesi iki üç saat sürüyor ve sonra buz dolabında bir gece bekletiyoruz. ben sıcakken yemeyi seviyorum o ayrı. afiyet olsun.
devamını gör...
hamiyet yüceses
1916 istanbul doğumlu türk sanat müziği icracısı, yorumcu, sanatçı.
11 yaşında sahnede şarkı söylemeye başlayan yüceses, anadolu'nun birçok şehrinde çalıştıktan sonra istanbul'a geldi. 1932 yılında türkiye ses kraliçesi seçildi.
asıl ününü güftesi abdülhak hamit tarhan'a, bestesi mehmet baha'ya ait olan, "makber" adlı şarkıyla kazandı. hala da ondan güzel yorumlayan yoktur bana göre.
makber
dönemin ünlü gazinolarında assolist olarak sahneye çıktı.
şöyle de bir rivayet vardır. hamiyet yüceses taksim'de gazinoda "bakmıyor çeşm-i siyah" şarkısını söylerken dışarıda trafik durur, büyük bir kalabalık meydanda birikir, ancak şarkı bittiğinde her şey normale dönermiş. şarkı arasında attığı gazel ise muhteşem. buradan
sanatçı 1996 tarihinde vefat etmiştir.
11 yaşında sahnede şarkı söylemeye başlayan yüceses, anadolu'nun birçok şehrinde çalıştıktan sonra istanbul'a geldi. 1932 yılında türkiye ses kraliçesi seçildi.
asıl ününü güftesi abdülhak hamit tarhan'a, bestesi mehmet baha'ya ait olan, "makber" adlı şarkıyla kazandı. hala da ondan güzel yorumlayan yoktur bana göre.
makber
dönemin ünlü gazinolarında assolist olarak sahneye çıktı.
şöyle de bir rivayet vardır. hamiyet yüceses taksim'de gazinoda "bakmıyor çeşm-i siyah" şarkısını söylerken dışarıda trafik durur, büyük bir kalabalık meydanda birikir, ancak şarkı bittiğinde her şey normale dönermiş. şarkı arasında attığı gazel ise muhteşem. buradan
sanatçı 1996 tarihinde vefat etmiştir.
devamını gör...
hamile karısının karnını açarak poz veren adam
sizi hiç mi sevmediler ya? bu nasıl iğrenç düşünceler. ayrıca rahatsız oluyorsanız yallah arabistana. halen biraz da olsa laik bir ülke burası.
devamını gör...
en sevilen özlü sözler
" new york, california'dan üç saat ileride ama bu california'yı yavaş kılmaz.
kimisi 22 yaşında mezun olur ama iyi bir iş bulana kadar 5 yıl harcar.
kimisiyse 25 yaşında ceo olur ama 50 yaşında ölür.
bir başkası 50 yaşında ceo olur ama 90 yaşına kadar yaşar.
kimisi hâlâ yalnızdır.
kimileriyse evlenmiştir.
obama 55 yaşında emekli oldu.
trump ise 70 yaşında işe başladı.
bu hayatta herkesin kendi zaman dilimi vardır.
çevrendeki insanlar senin önündeymiş gibi gelebilir.
kimilerini de arkandaymış gibi hissedebilirsin.
ama herkes kendi yarışını, kendi zaman diliminde verir.
onlara özenme, onlarla alay etme.
onlar kendi zaman diliminde, sen kendi zaman dilimindesin.
hayat harekete geçmek için doğru anı beklemekten ibarettir.
o yüzden, sakin ol.
geç kalmadın.
erkenci değilsin.
tam da zamanındasın. "
kimisi 22 yaşında mezun olur ama iyi bir iş bulana kadar 5 yıl harcar.
kimisiyse 25 yaşında ceo olur ama 50 yaşında ölür.
bir başkası 50 yaşında ceo olur ama 90 yaşına kadar yaşar.
kimisi hâlâ yalnızdır.
kimileriyse evlenmiştir.
obama 55 yaşında emekli oldu.
trump ise 70 yaşında işe başladı.
bu hayatta herkesin kendi zaman dilimi vardır.
çevrendeki insanlar senin önündeymiş gibi gelebilir.
kimilerini de arkandaymış gibi hissedebilirsin.
ama herkes kendi yarışını, kendi zaman diliminde verir.
onlara özenme, onlarla alay etme.
onlar kendi zaman diliminde, sen kendi zaman dilimindesin.
hayat harekete geçmek için doğru anı beklemekten ibarettir.
o yüzden, sakin ol.
geç kalmadın.
erkenci değilsin.
tam da zamanındasın. "
devamını gör...
no land
çok çok severek dinlediğim beirut grubunun azeri versiyonu gibi grup.
grubun hiç bir uyesi kendisini yalnız ve dislanmis hissetmesin diye şarkılarinda muazzam sözlerin arasına bolca enstrman soloları eklemiş grup.
bu kaliteyi bozmadiklari takdirde bir ezginin günlüğü neden olmasınlar ki dediğim grup.
güneş gozluklerim arkasından yanımdan gelip geçen insanları izleyip hayatın hay huyu arasında boğazımda düğümlenen o melankoliyi yutmam için elinden geleni yapacak grup.
grubun hiç bir uyesi kendisini yalnız ve dislanmis hissetmesin diye şarkılarinda muazzam sözlerin arasına bolca enstrman soloları eklemiş grup.
bu kaliteyi bozmadiklari takdirde bir ezginin günlüğü neden olmasınlar ki dediğim grup.
güneş gozluklerim arkasından yanımdan gelip geçen insanları izleyip hayatın hay huyu arasında boğazımda düğümlenen o melankoliyi yutmam için elinden geleni yapacak grup.
devamını gör...
mary magdalene
garth davis’in yönetmenliğini yaptığı ve başrollerinde joaquin phoenix, rooney mara gibi isimlerin olduğu 2018 yapımı film.
filmi diğer isa filmlerinden ayıran en önemli şey şüphesiz olayların magdalalı meryem üzerinden anlatılıyor olması. bir diğer önemli nokta ise şu: 591 yılında papa ı. gregorius tarafından fahişe olarak tanımlanan meryem, 2016 yılında vatikan tarafından “resmi olarak” havarilerin havarisi ve isa’nın dirilişine tanık olan ilk kişi olarak tanımlandı. filmin sonunda bu bilgelere yer verilmiş. bu film, gerçekleşen bu olaydan sonra çekildi.
meryem, henüz daha isa ile karşılaşmadan önce bile içinde tanrı inancını ve sevgisini barındıran biri. hatta öyle ki sofralarda erkeklerden daha fazla konuşuyor bunları ama tabi ki susturuluyor. aynı zamanda ailesi tarafından biriyle evlendirilmek isteniyor ama direniyor. anlıyoruz ki daha önce de birkaç kez yaşanmış bu. meryem aslında ilerlediği yolun doğru olduğunu bilse de toplum ve çevre baskısı öyle fazla ki kendini “anormal” biriymiş gibi hissediyor, bu açık. ataerkil koşullar yüzünden karşılaştığı düşünce hep ailesini utandırdığı. ama o yine de her şeye arkasını dönüp isa’nın yolundan gitmeyi tercih ediyor. bu bakımdan filmin bir anlamda feminist bir bakışı olduğunu söyleyebiliriz. aynı zamanda bik bik edip “neden tarihte kadın düşünür yok?” sorularını soranlara da bir cevap bu.
film hakkındaki kişisel düşüncelerime gelirsek aslında temel hristiyan düşüncesinden çok ayrılmadığını söyleyebilirim. ama yine de sanki bazı noktalarda yönetmen özellikle kaşımış bazı şeyleri. örneğin isa’nın ölen bir kişiyi dirilttiği sahneye sanki özellikle çalışılmış. dirilen kişinin isa’ya benzerliği de hemen fark ediliyor. yine meryem’in petrus ile arasında geçen konuşmada “bu senin mesajın, onun değil” cümlesi çarpıcı. birçok filmde isa’nın çarmıha gerildiği esnada yaşadığı şaşkınlık ve yanılgıya değinilir. bu filmde de havarilerin yaşadığı şoku görebiliyoruz. çünkü daha o anda, isa ile beraber yürürken onun bahsettiği güzel dünyaya, krallığa ulaşabileceklerini düşünüyorlar ama isa ölüyor. meryem ise daha çok islam düşüncesinde de hakim olan ölümden sonraki güzelliğin peşinde.
film bence görsel olarak keyifli. bu tarz temalardaki filmleri sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum. aynı zamanda filmin görüntü yönetmeni bright star (2006) ve dune (2021) gibi filmlerden hatırladığımız greig fraser. bu adama hakkını teslim etmek lazım, gerçekten başarılı.
ayrıca oyuncu kadrosu da epey kaliteli. yunan yeni dalga filmlerinde bolca gördüğümüz ariane labed; yeraltı peygamberi (2006) filminde oyunculuğu ile bizi mest eden tahar rahim ve incendies filmiyle gönüllere taht kuran lubna azabal.
filmi diğer isa filmlerinden ayıran en önemli şey şüphesiz olayların magdalalı meryem üzerinden anlatılıyor olması. bir diğer önemli nokta ise şu: 591 yılında papa ı. gregorius tarafından fahişe olarak tanımlanan meryem, 2016 yılında vatikan tarafından “resmi olarak” havarilerin havarisi ve isa’nın dirilişine tanık olan ilk kişi olarak tanımlandı. filmin sonunda bu bilgelere yer verilmiş. bu film, gerçekleşen bu olaydan sonra çekildi.
meryem, henüz daha isa ile karşılaşmadan önce bile içinde tanrı inancını ve sevgisini barındıran biri. hatta öyle ki sofralarda erkeklerden daha fazla konuşuyor bunları ama tabi ki susturuluyor. aynı zamanda ailesi tarafından biriyle evlendirilmek isteniyor ama direniyor. anlıyoruz ki daha önce de birkaç kez yaşanmış bu. meryem aslında ilerlediği yolun doğru olduğunu bilse de toplum ve çevre baskısı öyle fazla ki kendini “anormal” biriymiş gibi hissediyor, bu açık. ataerkil koşullar yüzünden karşılaştığı düşünce hep ailesini utandırdığı. ama o yine de her şeye arkasını dönüp isa’nın yolundan gitmeyi tercih ediyor. bu bakımdan filmin bir anlamda feminist bir bakışı olduğunu söyleyebiliriz. aynı zamanda bik bik edip “neden tarihte kadın düşünür yok?” sorularını soranlara da bir cevap bu.
film hakkındaki kişisel düşüncelerime gelirsek aslında temel hristiyan düşüncesinden çok ayrılmadığını söyleyebilirim. ama yine de sanki bazı noktalarda yönetmen özellikle kaşımış bazı şeyleri. örneğin isa’nın ölen bir kişiyi dirilttiği sahneye sanki özellikle çalışılmış. dirilen kişinin isa’ya benzerliği de hemen fark ediliyor. yine meryem’in petrus ile arasında geçen konuşmada “bu senin mesajın, onun değil” cümlesi çarpıcı. birçok filmde isa’nın çarmıha gerildiği esnada yaşadığı şaşkınlık ve yanılgıya değinilir. bu filmde de havarilerin yaşadığı şoku görebiliyoruz. çünkü daha o anda, isa ile beraber yürürken onun bahsettiği güzel dünyaya, krallığa ulaşabileceklerini düşünüyorlar ama isa ölüyor. meryem ise daha çok islam düşüncesinde de hakim olan ölümden sonraki güzelliğin peşinde.
film bence görsel olarak keyifli. bu tarz temalardaki filmleri sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum. aynı zamanda filmin görüntü yönetmeni bright star (2006) ve dune (2021) gibi filmlerden hatırladığımız greig fraser. bu adama hakkını teslim etmek lazım, gerçekten başarılı.
ayrıca oyuncu kadrosu da epey kaliteli. yunan yeni dalga filmlerinde bolca gördüğümüz ariane labed; yeraltı peygamberi (2006) filminde oyunculuğu ile bizi mest eden tahar rahim ve incendies filmiyle gönüllere taht kuran lubna azabal.
devamını gör...
filtre kahve
mide problemlerimden dolayı vücudumu mahrum bırakmak zorunda kaldığım orgazmik dünyevi nimetlerden biridir. önceleri her gün birkaç fincan içerken artık ayda bir içiyorum ki yine de sonuçlarına katlanıyorum. gelin sizinle iyi bir filtre kahve nasıl yapılır onu biraz konuşalım.*
bu yazı, kahve makinesi olmayanlar içindir ve ciddi bir yoksunluk anında yazılmaktadır...*
öncelikle, kahve çok kolay bayatlar. hele ki öğütülmüş ise ömrü çok daha kısadır. o yüzden mümkün olduğunca az miktarda almaya özen göstermelisiniz.* mümkün ise, hepimizin bildiği o meşhur kahve zincirinden de almamalısınız. gerçi birçoğu aynı ama "o" cidden çok kötü. eğer butik bir kahveci biliyorsanız oradan alabilirsiniz. bir de kağıt filtreye ihtiyacınız olacak. ilk olarak kahvenin döküleceği cam kabı* sıcak su ile çalkalıyoruz ki sıcak kahve soğuk yüzeyle birden temas etmesin. kağıt filtremizi de sıcak su ile şöyle bir temas ettiriyoruz ki kahvemize kağıt kokusu geçmesin. kahvemizin paketini açıyoruz, şöyle deriiiin bir içimize çekiyoruz.* kahveyi filtreye koyuyoruz. üstüne sıcak su ekleyeceğiz fakat su kaynama noktasında olmasın. kaynadıktan sonra bir miktar bekleyin. kahvenin üzerine çok yavaş dökmeye başlıyoruz. kahve çamur haline geldiğinde hızı biraz daha arttırabiliriz. ama yine de yavaş olacak tabi.* işlem tamamlandığında kahvenizi içeceğiniz kupayı da sıcak sudan geçiriyoruz. ve kahvemizi kupa ile buluşturuyoruz.
keyifli içmeler...
ekleme: su kalitesine değinmemişiz ki çok önemli. musluk suyu değil, içme suyu kullanmalısınız.
bu yazı, kahve makinesi olmayanlar içindir ve ciddi bir yoksunluk anında yazılmaktadır...*
öncelikle, kahve çok kolay bayatlar. hele ki öğütülmüş ise ömrü çok daha kısadır. o yüzden mümkün olduğunca az miktarda almaya özen göstermelisiniz.* mümkün ise, hepimizin bildiği o meşhur kahve zincirinden de almamalısınız. gerçi birçoğu aynı ama "o" cidden çok kötü. eğer butik bir kahveci biliyorsanız oradan alabilirsiniz. bir de kağıt filtreye ihtiyacınız olacak. ilk olarak kahvenin döküleceği cam kabı* sıcak su ile çalkalıyoruz ki sıcak kahve soğuk yüzeyle birden temas etmesin. kağıt filtremizi de sıcak su ile şöyle bir temas ettiriyoruz ki kahvemize kağıt kokusu geçmesin. kahvemizin paketini açıyoruz, şöyle deriiiin bir içimize çekiyoruz.* kahveyi filtreye koyuyoruz. üstüne sıcak su ekleyeceğiz fakat su kaynama noktasında olmasın. kaynadıktan sonra bir miktar bekleyin. kahvenin üzerine çok yavaş dökmeye başlıyoruz. kahve çamur haline geldiğinde hızı biraz daha arttırabiliriz. ama yine de yavaş olacak tabi.* işlem tamamlandığında kahvenizi içeceğiniz kupayı da sıcak sudan geçiriyoruz. ve kahvemizi kupa ile buluşturuyoruz.
keyifli içmeler...
ekleme: su kalitesine değinmemişiz ki çok önemli. musluk suyu değil, içme suyu kullanmalısınız.
devamını gör...
naked
1993 senesi yapımı, david thewlis'in cayır cayır bir oyunculukla karşınıza çıktığı film. ancak bunların aslında hiçbir önemi yok. çünkü film eleştirel, gerçekçi, gerçekçi olduğu için rahatsız edici ve bu yüzden de aslında oldukça sıradan.
senaryo okuyucuyu çok güzel kaşıyor. diyaloglar, asla atlanmamalı. film uzun. ancak bittikten sonra içinden çıkılamayası bir hale getiren şey filmin uzunluğu değil elbette ki.
bütün gerçekliği ile ekranın içinde ilerleyen bu film bana çok gıcık bir haz vermişti. bazı kareleri bir fotoğraf halinde aklımda duruyor hala. kesinlikle didaktik bir tarzı yok tamamen gösterici, işaret edici bir tavırla yazılmış.
özellikle şirin bünyelere ısrarcıyım lan, izleyin. sarsılmak çok tatlı gelecektir.
senaryo okuyucuyu çok güzel kaşıyor. diyaloglar, asla atlanmamalı. film uzun. ancak bittikten sonra içinden çıkılamayası bir hale getiren şey filmin uzunluğu değil elbette ki.
bütün gerçekliği ile ekranın içinde ilerleyen bu film bana çok gıcık bir haz vermişti. bazı kareleri bir fotoğraf halinde aklımda duruyor hala. kesinlikle didaktik bir tarzı yok tamamen gösterici, işaret edici bir tavırla yazılmış.
özellikle şirin bünyelere ısrarcıyım lan, izleyin. sarsılmak çok tatlı gelecektir.
devamını gör...
sözlük güncellemeleri
kafa izninin gereğinin oldukça dışında kullanılmasından dolayı, sistemdeki yükünü düşünerek bir güncelleştirmeye gitmek durumunda kaldık.
artık kafa izni hakkı 30 günde 1 defa sağlanıyor.
eğer kafa izni yapılmış ve dönülmüşse, tekrar kafa izni opsiyonunu aktifleştirmek için, 30 günlük bir süre geçmesi gerekiyor.
kafa izninden dönüş prosedüründe ise bir değişikliğe gitmedik.
kafa izni aktif edildikten 50 saat sonra, hesabınıza giriş yaparak, kafa iznini bitirebilir, hesabınızı aktif edebilirsiniz.
artık kafa izni hakkı 30 günde 1 defa sağlanıyor.
eğer kafa izni yapılmış ve dönülmüşse, tekrar kafa izni opsiyonunu aktifleştirmek için, 30 günlük bir süre geçmesi gerekiyor.
kafa izninden dönüş prosedüründe ise bir değişikliğe gitmedik.
kafa izni aktif edildikten 50 saat sonra, hesabınıza giriş yaparak, kafa iznini bitirebilir, hesabınızı aktif edebilirsiniz.
devamını gör...
küçükken yanlış söylenen şarkılar
yıldız tilbe'nin delikanlım şarkısındaki "hafife alma aşk vurur insana" kısmını "hafize abla aşk vurur insana" diye anlamak.
devamını gör...
birini kaybetmekten korkmak
halihazırda kaybettim.*
üstelik o hiç ölmez gibi gelirdi. maviş gözlerine son kez baktığımı bilmeden vedalaşmışız.
şimdi içimde en kuytuda bir yerlerde ,gözleri gökyüzü gibi maviş, akça pakça pamuk elleri, elma gibi al al yanaklari ,bembeyaz kıvırcık saçları olan yetmiş yaşında bir yörük kadını yaşıyor. hiç bilmezdim anneannem seninle son kez sarıldığımızı...
öfken baldan tatlı, sitemin naz gibi gelirdi. bilirdim sen bende, ben de senin yüreğindeydim .
seni yerlerde göklerde bulamazlarken
bende gizli olduğunu sezenler olmuş
dumlu dumluymuşsun yüreğimde
kımıl kımılmışsın bileklerimde
"aramızda dağlar yollar yıllar var iken
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına"
sezenler olmuş mavişim
üstelik o hiç ölmez gibi gelirdi. maviş gözlerine son kez baktığımı bilmeden vedalaşmışız.
şimdi içimde en kuytuda bir yerlerde ,gözleri gökyüzü gibi maviş, akça pakça pamuk elleri, elma gibi al al yanaklari ,bembeyaz kıvırcık saçları olan yetmiş yaşında bir yörük kadını yaşıyor. hiç bilmezdim anneannem seninle son kez sarıldığımızı...
öfken baldan tatlı, sitemin naz gibi gelirdi. bilirdim sen bende, ben de senin yüreğindeydim .
seni yerlerde göklerde bulamazlarken
bende gizli olduğunu sezenler olmuş
dumlu dumluymuşsun yüreğimde
kımıl kımılmışsın bileklerimde
"aramızda dağlar yollar yıllar var iken
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına"
sezenler olmuş mavişim
devamını gör...
