''olympia'nın şarkısı'' veya kukla bebek şarkısı, jacques offenbach tarafından yazılmış olan ve 1881 tarihinde gösterime giren hoffmann'ın masalları veya orijinal adıyla les contes d'hoffmann operasına ait oldukça eğlenceli bir aryadır. olympia, operanın ana karakterlerinden biri olup mekanik-kurmalı sisteme sahip bir oyuncak bebektir ve operanın 1.perdesinde karşımıza çıkar. hoffmann,onu gerçek bir kadın sanarak aşık olmuştur. bunun sebebi ise operanın şeytani karakteri olan doktor coppelius' un hoffmann'a verdiği yanıltıcı gözlüklerdir. olympia ile dans ederken bu gözlükler kırılır ve hoffmann kandırıldığını anlar.tabii bir oyuncağa aşık olmaktan dolayı da çok utanır.

soprano carla maffioletti'nin performansı harikadır, onu da şöyle bırakayım(olympia'yı taşıyan ve kuran adam hoffmann oluyor);
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hem profil fotoğrafından,hem 'özgür ruh' nick seçiminden hem de keyifli tanımlarından yeni şehirler, ülkeler,mekanlar görmeyi epeyce sevdiğini anladığım,bizi genel kültürüne hayran bırakan sözlük yazarıdır.
profilinde dolaşmanın zihin açıklığı ve ruh ferahlığı gibi yan etkileri olduğu tecrübe ile gösterilmiştir. kültür şokuna girmemeniz için takibini dikkatli, özenli ve günü gününe yapmanızı tavsiye ederim.
devamını gör...

ahlakın dışlandığı bu felsefi anlayışın en önemli temsilcisi friedrich nietzsche'dir. nietzsche'ye göre iki tür ahlak anlayışı vardır. bunlardan birincisi, her şeye boyun eğen, zamanının ahlak anlayışına körü körüne inanan "sürü insan"ın ahlakı diğeri ise "köle ahlakı" dır.

''güç iradesi" ni simgeleyen "üst insan ", "köle ahlakı"nı yıkıp yerine "efendi ahlakı" nı koymalıdır. "iyi" ve "kötü" ile uğraşmak yerine "güce" dayanan bir ahlak anlayışı oluşturulmalıdır şeklinde bir felsefi anlayıştır.
devamını gör...

altı gün süren arap - israil savaşının etkisiyle yazılmış bir şarkıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eyvah her şey ortaya çıktı dediğimiz başlık.

büyük oyunu çözdünüz*
devamını gör...

belirsizlik.

oturup beklersiniz çaresiz. sonuç belli olsa bbir müdahalede bulunur, harekete geçersiniz. fakat belirsizlik içinde olmayan ihtimalleri bile kafanızda kurar, düşünceler içinde savrulur durursunuz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben yıldım artık böyle haberleri görmekten. insanlar cidden azdılar. kimsenin de durdurmaya niyeti yok.

2020 yılının ilk 6 ayı için;

"basına ve sosyal medyaya yansıyan haberlere göre “en az” 221 hayvan işkenceye maruz bırakıldı. işkence olarak tanımlanan hak ihlâlleri ise, hayvan toplama sırasında uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet; ateşli silahla yaralama; yakma; kulak kesme; köpek, horoz dövüştürme; darp, kesici ve delici aletlerle saldırılar; arabanın arkasına bağlayıp sürükleme; tecavüz; taşla ezme; kafa kesme; deri yüzme; pati delerek zincir takma; dövme olarak karşımıza çıkmıştır. "

kaynak
devamını gör...

kürtlerin genel olarak toros, broadway gibi markaları kullanmasının sebebi muhtemelen kırsal bi alanda yaşadıklarından ve paralarını hayvancılık ve tarımdan çıkarmalarından dolayıdır. bu sadece göz önünde olandır çünkü ben çok gördüm garajlarında bmw bulundurup şehir içinde torosla gezenleri.

kürtlere jitem zamanının toroslarını hatırlatmaya çalışılıyorsa evet sadistçe bi başlık.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gayet doğal bir durumdur. tanrıya şükür ailem öyle insanlar değil. ama yakın çevremde sıkça çocuğunun başını örten, zorla sünnet ettiren* insanlar var. kısacası hoşgörü dininin emirlerini zorla dayatıyorlar. üstüne birde kişinin kendi isteğiyle bu emirleri seve seve, güle oynaya kabul etmesini ve uslu bir kız olmasını bekliyorlar.
bu ülkenin gerçekleri bazen midemi bulandırıyor. keşke çocuk yapma ehliyeti diye birşey olsa.
devamını gör...

ezikliğin dergi hali.
devamını gör...

olumsuz olan ne varsa sizi yorar.
tv'de, sosyal medyada enkaz, vahşet, konuşanların ve yazanların üslubu, dayatılan kurgu dolu şaşalı diziler ve internet paylaşımları gibi insani duygulardan uzak şeyler sizinle alakası olmasa bile sizi yorar.
naçizane tavsiyem buralara ayrılan sureyi düzenlemeniz.
devamını gör...

kitabın bir bölümünde bir tane müslüman vardır. bu müslümanın tek hayali hacca gitmek. çoban buna sorar neden gitmiyorsun diye müslüman da param yok der. aradan bir süre geçer çoban farkeder ki müslümanın parası var ama gitmiyor. neden diye sorar müslüman cevap verir:
bir gün yola çıktım gidiyorum sonra farkettim ki eğer ben haca gidersem başka hayalim kalmayacak ve yaşam amacım yok olacak sonra geri döndüm der.

önemli olan hayallere ulaşmak değiş yoldaki süreçtir
devamını gör...

paranın cinleri adlı incecik kitabında dönemin politikası ve tarihini de kendi anılarıyla harmanlayarak pek güzel işler.

ayrıca birçok şiiri bestelenmiştir. bir iki örnek:

(bkz: olmasa mektubun)
(bkz: fırtına)
devamını gör...

o beni içine çekti!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

canım çocuklar, çok mutlu, huzurlu, sağlıklı ve başarılı bir hayat diliyorum size.
içinde bulunduğum bir oluşumun buna vesile olmasına da ayrıca çok mutluyum. iyi ki varsın/varız sözlük.
devamını gör...

daha önceki yazılarımı okuyup da bu entrye denk gelen yazar dostum için öncelikle tolstoy hastası olduğum anlaşılmıştır diye düşünüyorum. açıkçası sivastopol’da yazarın ilk eserlerinden birisi olmasına rağmen benim okuma sıramda sona denk gelen eserlerden birisidir. açıkçası yazarın yaşlılık dönemi eserlerinden gençliğine doğru gitmek daha enteresan oluyor. karakterin nerden nereye evrildiğini görmek çok çarpıcı. neyse lafı uzatmadan kitaba geçelim.

her zaman olduğu gibi bu kitabı da iş bankası kültür yayınlarının hasan ali yücel klasikleri dizisi altında mazlum beyhan çevirisi ile okumayı tercih ettim. bu arada mazlum beyhan ın başka çevirilerini de okuma fırsatı bulmuş birisi olarak kendisine saygımı bir kez daha buradan belirtmek isterim. bu arada kitap sadece 196 sayfadan oluşurken içerisinde aralıkta sivastopol, mayısta sivastopol, 1855 ağustosunda sivastopol bölümlerini barındırmaktadır.

açıkçası ilk defa tolstoy un bir kitabından istediğim etkiyi alamadım. sanırım nedeni en başta da belirttiğim tersten okuma sıram. tolstoy bu kitabında savaş ortamını oldukça gerçekçi ve derinlemesine yansıtmayı tercih etmiş. ancak bunu bireyler üzerinden, daha doğrusu onların üzerindeki etkilerinden yola çıkarak yapıyor. bir de şu var, tostoy un anlattığı olaylar bize yabancı değil, en azından babası asker olan benim gibi birisi için savaş, askerlik kavramları gözümü korkutacak kadar büyük şeyler değil. 90 lı yıllarda çocuktum ama babamın her an ölme ihtimalini kanıksamıştım.

özetle okuyun, güzel anlatmış tolstoy başkan.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim