coach carter
hoosiers, he got game, white men can’t jump ve glory road'dan sonra beşinciliği verdiğim basketbol filmi. rakipler sağlam olunca kürsüye çıkamıyor ama mansiyonu da hak etmiyor değil. evvela gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış olması en büyük artısı. samuel l. jackson'da role tam girmiş. filmi izlerken, ulan bu adam bizim koç olsaydı fena olmazdı falan diye tepki veriyorsunuz. yani adam sizi de koç olduğuna inandırıyor. ben bir süre adamın oyuncu olduğunu falan unuttum bariz koçluğuna odaklandım. idman falan yapsak, evet efendim, tamam efendim diyeceğim o derece yani.
aslında hikâye bilindik. lise basketbol takımının efsanesi, takım zor duruma düşünce kendisine gelen talebi geri çeviremiyor ve rezil haldeki basketbol takımının başına geçiyor. bu filmi aynı konuyu barındıran diğerlerinden ayıran nokta ise bana göre timo karakteri üzerinden verilen mesaj. bakın bu arkadaşı ayrı bir gözle izleyin. onun başlangıçta bulunduğu nokta ve sonra geldiği nokta arasındaki fark sporun insana kattığı değerler silsilesini göstermesi açısından net bir örnek. hatta timo tartışmasız simurg'dur ve bu filmin de ruhudur.
bu arada filmde koçun kullandığı set isimleri bomba. tüm setlere farklı kadın isimleri veriyor, gençliğinde ne kadar hızlı bir adam olduğunu falan anlatıyor çocuklara. aslında amacı ergenlerle doğru iletişim kanalını yakalamak ve bunu da başarıyor. komik, disiplinli ve zeki bir adam. ha bir de oğlu var. onunla olan iletişimi, planları, planlarının çöküşü ama sonra daha güzelini inşa edişleri falan kendi içerisinde güzel hikâyeler. bence izlenesi bir filmdir. boşuna mansiyon vermedik.*
aslında hikâye bilindik. lise basketbol takımının efsanesi, takım zor duruma düşünce kendisine gelen talebi geri çeviremiyor ve rezil haldeki basketbol takımının başına geçiyor. bu filmi aynı konuyu barındıran diğerlerinden ayıran nokta ise bana göre timo karakteri üzerinden verilen mesaj. bakın bu arkadaşı ayrı bir gözle izleyin. onun başlangıçta bulunduğu nokta ve sonra geldiği nokta arasındaki fark sporun insana kattığı değerler silsilesini göstermesi açısından net bir örnek. hatta timo tartışmasız simurg'dur ve bu filmin de ruhudur.
bu arada filmde koçun kullandığı set isimleri bomba. tüm setlere farklı kadın isimleri veriyor, gençliğinde ne kadar hızlı bir adam olduğunu falan anlatıyor çocuklara. aslında amacı ergenlerle doğru iletişim kanalını yakalamak ve bunu da başarıyor. komik, disiplinli ve zeki bir adam. ha bir de oğlu var. onunla olan iletişimi, planları, planlarının çöküşü ama sonra daha güzelini inşa edişleri falan kendi içerisinde güzel hikâyeler. bence izlenesi bir filmdir. boşuna mansiyon vermedik.*
devamını gör...
yazarların şu an olmak istedikleri yerler
sırt üstü uzandığımda yıldızları görebileceğim, ağaçların arasındaki bir açıklıkta arkadaşlarla kamp yapmak..
devamını gör...
into the wild
yaşanan olay başta kitap haline getirilmiş, sonrasında film kitaptan uyarlanmıştır.
kahramanımız 21. yy toplumundan tiksinti duyduğundan aldığı 10 bin doları aşkın bursu bağışlayıp kimliğini ve cebindeki paraları yakıp amerika'da bir gezintiye çıkar. felsefesi sadece hippilik üzerine değildir medeniyetten izole hayatı tecrübe edip geri dönmek üzere yola çıkar.
çok ders çıkartılması gereken bir insandır.
film yol filmi olduğundan tren yolculuğunda vs. izlenirse daha bir keyifli olabiliyor.
kahramanımız 21. yy toplumundan tiksinti duyduğundan aldığı 10 bin doları aşkın bursu bağışlayıp kimliğini ve cebindeki paraları yakıp amerika'da bir gezintiye çıkar. felsefesi sadece hippilik üzerine değildir medeniyetten izole hayatı tecrübe edip geri dönmek üzere yola çıkar.
çok ders çıkartılması gereken bir insandır.
film yol filmi olduğundan tren yolculuğunda vs. izlenirse daha bir keyifli olabiliyor.
devamını gör...
jüpiter
roma mitolojisi'nde tanrıların kralıdır. yunan mitolojisi'nde zeus'dur.satürn'ün oğludur.bir gök tanrısı olarak şimşek ve yıldırımı yapan ve savaşta zaferi getiren olarak bilinir.
devamını gör...
yeşil mahlasın bir boka yaramadığı gerçeği
realite gibi realitedir. fosforlu cevriye gibi o ne ayol öyle? insan o kadar karma puanına kıyıp renkli mahlas özelliği almak istiyorsa rengini de kendi belirlemelidir. yani yazarın en doğal hakkı bu.
devamını gör...
tesettürlü hanımların da ekranlarda görünmesi
güzel ülkemde kapalı oyuncu yok ya da olmaması gerekiyor. çünkü kapalı olmak oyuncu olmak gibi kadının vücudu ile para kazanacağı mesleği yapmasınin mantığına terstir. hem insanların ilgisini çekmemek, arzu nesnesi olmamak için kapanıp hem de oyuncu olmak saçma olur. bu yazdıklarım kapalı olmayan insanları kötülemek ya da onların arzu nesnesi olmasi anlamına gelmiyor. aynı durum bir ses yarışmasina katılan ismini hatırlamadığım şarkıcı için de geçerlidir.arap kültürüne yakınlaşan iktidar ideolojisi, modernizmin ve kapitalizmin karanlık sularına kapilan dindar ve ya muhafazakar kesim ne yazık ki (ister tesettur deyin ister türban ister kapalılık) nefsini ıslah etmek ve kendisini na mahremden sakınma konusunda giderek savrulmakta sınıfta kalmaktadır. tv de reklam ya da dizilerde yer alan kapalı genç kadınlara bakınca şal eşarbını sımsıkı bağlamış, dar pantolonunu ve kısa giysisini giyip makyajı ile göz dolduran kadindir. buna en bariz örneklerden birisi geçtiğimiz aylarda yayımlanan koton reklamidir. herkesin hayatına hiç kimse karisamaz ideolojisi ile kapalı kadın imajı da kapalı kadın algısı da hızla değişmektedir. günümüzde kapalı kadın rollerinin yer alacağı ya da aldigi dizi ve filmler de gerçek kapalı kadının sorunlarini anlatmayacak, topluma "bakın biz her kesimi kucaklıyoruz." mesaji verirken diğer yandan kapalı kadının toplumda zaten giderek kaybolan değerini iyice sıradan hale getirecektir.
devamını gör...
kadın yazarlardan erkek yazarlara sorular
neden ilk mesaj kadınlardan beklenir.
çünkü, özellikle günümüzde, ilk adımı atan erkeğin sapık damgası yemesi çok basit.
ben bir kadın arkadaşımıza burada bir mesaj atsam 'bu adam bana asılıyor galiba' diye düşünürsünüz hatta şikayet bile edebilirsiniz. niyetim tamamen farklı olsa bile meramımı anlatamam kimseye.
kezban diye tarif edilen kadın zihniyeti buna sebep. her selam veren erkeği kendinize asılıyor sanıyorsunuz.
pardon da siz kimsiniz.
çünkü, özellikle günümüzde, ilk adımı atan erkeğin sapık damgası yemesi çok basit.
ben bir kadın arkadaşımıza burada bir mesaj atsam 'bu adam bana asılıyor galiba' diye düşünürsünüz hatta şikayet bile edebilirsiniz. niyetim tamamen farklı olsa bile meramımı anlatamam kimseye.
kezban diye tarif edilen kadın zihniyeti buna sebep. her selam veren erkeği kendinize asılıyor sanıyorsunuz.
pardon da siz kimsiniz.
devamını gör...
hayattan gram zevk almamak
bu aralar yaşadığım durum, umarım kimse yaşamaz.
devamını gör...
tatlım tatlım
2017 yılında çekilmiş yönetmen ve senaristliğini yılmaz erdoğan'ın yaptığı romantik komedi filmidir.
haybeden gerçeküstü aşk'ın filme çevrilmiş halidir.
başrollerde,
aylin kontente
bülent emrah parlak
büşra pekin
çağlar çorumlu
fatih artman
gupse özay
serkan keskin
şebnem bozoklu
4 çiftin ilişki başlangıcı, gelişmesi ve bitmeye yaklaşmasını ele alıyor. ilişkilerin zorluklarına, benzerliklerine ve ayrılıklarına değiniyor. aslında değişik bir bakış açısı denebilir. zamanınız bolsa ve yahu ne izlesem derseniz izleyebilirsiniz. tabi romantik komedi türünü seviyorsanız yoksa hiç yaklaşmayın.
ben izlerken keyif almıştım açıkçası zaten komedi filmlerinden çok bir beklentim yok. bir iki güldürsün o ara kafamı başka şeylerle oyalasın yeter. genelde bu tarz filmleri canım sıkkınken açayım da oynasın modundayken izliyorum. ee beğenirsem ne ala. kadroyu seviyorum zaten ekip güzel. atom parçalansın bende bilgi sahibi olayım demiyorsanız izleyin. abi romantik komedi işte ya ne gibi bir beklentiniz var bilmiyorum ama açın bakın sarmadıysa kapatın.
bu arada filmin müziği ara ara dilime takılır. çok az bir bölümünü biliyor olmama rağmen saatlerce üzerime yapışır. müzik iyi müzik güzel müziğe laf yok.
iyi seyirler...
haybeden gerçeküstü aşk'ın filme çevrilmiş halidir.
başrollerde,
aylin kontente
bülent emrah parlak
büşra pekin
çağlar çorumlu
fatih artman
gupse özay
serkan keskin
şebnem bozoklu
4 çiftin ilişki başlangıcı, gelişmesi ve bitmeye yaklaşmasını ele alıyor. ilişkilerin zorluklarına, benzerliklerine ve ayrılıklarına değiniyor. aslında değişik bir bakış açısı denebilir. zamanınız bolsa ve yahu ne izlesem derseniz izleyebilirsiniz. tabi romantik komedi türünü seviyorsanız yoksa hiç yaklaşmayın.
ben izlerken keyif almıştım açıkçası zaten komedi filmlerinden çok bir beklentim yok. bir iki güldürsün o ara kafamı başka şeylerle oyalasın yeter. genelde bu tarz filmleri canım sıkkınken açayım da oynasın modundayken izliyorum. ee beğenirsem ne ala. kadroyu seviyorum zaten ekip güzel. atom parçalansın bende bilgi sahibi olayım demiyorsanız izleyin. abi romantik komedi işte ya ne gibi bir beklentiniz var bilmiyorum ama açın bakın sarmadıysa kapatın.
bu arada filmin müziği ara ara dilime takılır. çok az bir bölümünü biliyor olmama rağmen saatlerce üzerime yapışır. müzik iyi müzik güzel müziğe laf yok.
iyi seyirler...
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
sokak ortasında ağzını yaya yaya sakız çiğnemek.
beni ilgilendirmiyor ama gerçekten çok irrite edici değil mi sizce de? yazarken bir garip oldum.
beni ilgilendirmiyor ama gerçekten çok irrite edici değil mi sizce de? yazarken bir garip oldum.
devamını gör...
ali babacan'ın partisinin 1. olağan kongresi'nde ağlaması
hep solculara mı oynayacağım, biraz da sağcılara oynayayım demiştir. oy almak yaptığı klasik siyasetçi taktiğini gerçekleştirmiştir. ühü ühü edebiyatının yegane temsilcilerine katılmıştır.
devamını gör...
normal sözlük vs ekşi sözlük
kafa sözlük nezih, seviyeli, eğlenceli iken ekşi sözlük daha bilgilendirici ancak küfür kiyamet ve yoğun troll istilasına uğramış durumda.
devamını gör...
sevgilisinin ismini dövme yaptıran tip
ben de sevdiğim kızın adını dövme yaptırdım ne var bunda... kızımın adını dövme yaptırmak için sizden onay mı almam gerekiyordu.
devamını gör...
normal sözlük'ün elitleri
bir grup yazardır.
çok fazla takipçileri yoktur. tanımları çok fazla beğeni almaz. ayda yılda bir tanım yazarlar ama yazdıkları tanımlar harbiden kalitelidir. underrated yazarlar gibi değillerdir.
oglalalakota,marscan, hatay president gibi yazarlardır..
çok fazla takipçileri yoktur. tanımları çok fazla beğeni almaz. ayda yılda bir tanım yazarlar ama yazdıkları tanımlar harbiden kalitelidir. underrated yazarlar gibi değillerdir.
oglalalakota,marscan, hatay president gibi yazarlardır..
devamını gör...
fotoğraf gönderdikten sonra konuşmanın kesilmesi
başıma gelmeyen şey.
profil fotoğrafı bu işlere de yarıyor işte. beğenmeyen en başından uğraşmamış oluyor*.
şakası bir yana da hiç hoş bir hareket değil bence. en azından yavaş yavaş, belli etmeden sonlandırın. insanları kırmayın.
profil fotoğrafı bu işlere de yarıyor işte. beğenmeyen en başından uğraşmamış oluyor*.
şakası bir yana da hiç hoş bir hareket değil bence. en azından yavaş yavaş, belli etmeden sonlandırın. insanları kırmayın.
devamını gör...
konseri izlemeyip video çekmeye çalışan insan
anı yaşamayı bilmeyen insandır. ne amaçla geldiğini unutmuştur, instagram da üç beş like peşinde koşar.
devamını gör...



