özrü kabahatinden büyük olanlara karşı söylenmiş söz.
sultanı mıncıklayan soytarıya sebebi sorulunca valide sultan zannetim demesi gibi.
devamını gör...

efkan şeşen şarkısı.

"vakitsiz bir sonbahar
akşamındaydım
candan öte dermansızı
köşelerdeyim
yar koynuna yatsam bile
gurbetlerdeyim
çok arkadaş kaybetmişim
dalgınlardayım
beni yormayın
beni kırmayın
anlamazsanız kalsın
hiç dokunmayın
beni yormayın
beni kırmayın
anlamazsanız kalsın
hiç dokunmayın

deniz sakine, dağlar çiçeğe
içten vermeye
geçemedik, geçemedik
koca kışın ayazından vay
vakitsiz bir sonbahara
yakalandık vay
yaz düşünde çok sarardık
yaza varmadan
vakitsiz bir sonbahara
yakalandık vay
yaz düşünde çok sarardık
yaza varmadan
bir adım, bir adım daha
büyüsün artık
birçok anı sıcak henüz
yüreğe kattık
gözlerimde canlanıyor
gülüşü içten
çok arkadaş kaybetmişim
hiç kararmadım
beni yormayın
beni kırmayın
anlamazsanız kalsın
hiç dokunmayın
beni yormayın
beni kırmayın
anlamazsanız kalsın
hiç dokunmayın
deniz sakine, dağlar çiçeğe
içten vermeye
geçeceğiz, geçeceğiz
koca kışın ayazından vay
vakitsiz bir sonbahara
yakalandık vay
yaz düşünde çok özledik
yaza varmayı
vakitsiz bir sonbahara
yakalandık vay
yaz düşünde çok özledik
yaza varmayı"

şopotifay
devamını gör...

empati yapabilme, rahat odaklanabilme, iyi bir dinleyici olma, geniş ve farklı fikirlere açık olabilme
devamını gör...

cüzzam hastalığına karşı ciddi bir savaş açmış başarılı da olmuştu. kız çocuklarının da okutulmasını savunan tam bir cumhuriyet kadınıydı. ruhu şad olsun ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...

sözlükte kendi tanımlarım dahil dikkat ettiğim durumdur. özgünlük kalitedir. çaylaklara ya da yeni yazarlara en çok söylediğim tavsiyedir. ama sözlükte buna pek dikkat edilmiyor kopyala yapıştır tanımlar veya biraz değişiklikle tanım giren onlarca yazara denk geldim. ne diyeyim böyle devam edin sonra niye tanımlarım tutmuyor demeyin.

tanım: bir tanımın kalitesini belirleyen en büyük etkendir.
devamını gör...

hakkaten ordu'da asker kaldımı?
devamını gör...

saf sevgi bu olsa gerek. kıyamam.*
devamını gör...

yorumlarıma beğeni attığında mutlu hissettiren birkaç yazardan biridir kendisi. sözlükte sevdiğim bir tanıdık görmüş gibi hissettiryor hep.
devamını gör...

bizde intihal yapmak ayıp sayılmaz, yaparken yakalanırsan ayıp sayılır, hem de suç üstü.
devamını gör...

saç görmek istemiyorum hiçbir yerde. herkes saçına sahip çıksın.
devamını gör...

an itibarıyla yaptığım eylemdir. nitekim artık zorunlu hâle geldi, henüz çok genç yaşta olmama rağmen çok ciddi sağlık sorunları çekiyorum. yaşam kalitem epey düştü. son zamanlarda günde iki pakete kadar çıkmıştım.

umarım bu süreci atlatabilirim. bırakmak isteyenlerin de motive olmasını amacıyla her birkaç haftada bir burayı editleyeceğim.
devamını gör...

yarım ağızlılar
pasaport lütfen dedi güvenlik kulübesinde duran orta göbekli adam.
hortiga gözlerini kıstı. hatırlamıştı. pasaportunu çantanın dibine sokmuştu ve çanta bagajdaydı.
çok özür dilerim. bagajı açmam lazım dedi ve arabadan çıktı. uzun bacakları karıncalanmıştı sekiz saatlik yoldan. o sırada adam da kulübeden çıktı ve yanına geldi.
bagaj açılır açılmaz temmuz sıcağının havasına kesif bir baharat kokusu yayıldı.
a demek kriop’dan geliyorsunuz. bu baharat kokusunun başka açıklaması olamaz.
evet ama biliyorsunuz eski adı kriop. şimdiki adını söylemeniz daha doğru olur.
tanrı korusun o ismi ağzıma alamam dedi güvenlik sorumlusu.
burası da eskiden ardilya idi ama biz hala alışamadık yeni adına.
eh her değişiklik beraberinde direnci de getiriyor dedi hortiga.
çantasının ağzını açtı ve pasaportunu çıkardı. o sırada güvenli görevlisi kafasını iyice bagajın içine sokmuştu. doğrulurken, yalnız bu baharatları buraya alamam.
gerekli belgelerim var dedi hortiga. ve arka cebinden sararmış bir kağıt çıkardı.
güvenlik görevlisi gözlüklerini takarak inceledi kağıdı.
tamam o zaman dedi ve kağıdı hortiga’ya geri uzattı.
pasaportunuza işlem yaptıktan sonra geçebilirsiniz dedi. hortiga baharat kokusundan adamın kafasının güzel olduğunu tahmin ediyordu.
yarım saat sonra eski ardilya’nın sokaklarında park yeri bulmakla uğraşıyordu.
en son 40 sene önce gelmişti şehre. o zamanlar kıvırcık saçları boynuna dökülüyordu siyah siyah.
o şehirden eser kalmamıştı tabi.
insanlarından da. güvenlik kulübesindeki adam tipik örneğiydi. ağzının yarısı dikişlerle tutturulmuştu.
burnunun yarısında dövme.
şehrin sokaklarında dolaşan herkesin burnunda aynı dövmeden vardı. oturanları on sekiz yaşına bastıklarında bu dövmeyi ve ağızlarının yarısını diktirmekle yükümlüydüler. inanır mısınız bunun için bir referandum bile yapmışlardı. şehrin ismini değiştirdikten sonra.
kırk senede insanlar nasıl mutasyona uğrar konulu çalışmanın başarılı bir örneğiydi eski ardilya’lılar
yarım ağızlarından çıkan kelimeler kesik kesik geliyordu kulağa. otoritenin bir denemesi.
değişiklik sadece insanlarda değildi.
şehrin kendisinin üzerine atılan bombalardan sonra o elle, cetvelle disiplinle çizilen şehrin sokakları darmadağın olmuştu.
kaostan beslenen yeni yönetim geriye kalan insan sayısını hesaplayarak eski şehrin merkezinden otuz kilometre öteye dikdörtgen bir çadır kurmuşlardı. şehir buradan genişleyecekti. ama genişleyeceği yönü belirlememekte ısrar ediyorlardı. geleneksel yöntemlerin hepsini reddediyorlardı.
bu mimariye de sirayet etmişti tabi. zaten politik olmayan mimari mi vardı?
arabayı park ederken hortiga tam da bunu düşünüyordu.
sorunun cevabı belliydi. otelin önüne gelmişti. bagajdan çantasını ve baharat torbalarını taşıyabildiği kadar aldı.
otelin kapısından içeri girdi ve yeni mimarinin iç mekan anlayışı yüzüne tokat gibi çarptı.
devamını gör...

fareler ve insanlar.
devamını gör...

leyla ile mecnun dizinin bir bölümde söylenen şarkıda geçen bir sözdür.

ben dertlenince, bunalıma girince, melankolik hissedince, acı çekerken, canım yanarken arabesk dinleyip derdine dert katan bir insan değilim. hiçbir zaman da olmadım. bana hep komik geldi bu durum. ben kendimi kötü hissettiğim zaman bu hissi geçirecek bir şeyler yapma taraftarıyım.

ben sözlükte sıkça adı geçen fularlı entellerden biriyim. duke ellington dinleyip şarap içerek derinlere dalarım kötü his kaybolup gidene kadar. bazen pipomu tüttürüp fularımı düzeltirim azizim.

ama bazen kendimi o kadar güçsüz hissederim ki elim ayağım tutmaz olur. vapurda yalnız başına seyahat edip saçları bambaşka yerlere savrulan bir kadın sureti dolar içime. işte o zaman tutunacak tek dal ferdi tayfur’un dalgalı sesi olur.

mesela bu ara gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki ferdi’den başka gücüm yok. sabahçı kahvesinin bayat çay ve her yere sinmiş izmarit kokusunu duyuyorum her yerde.

hiçbir şey olmuyor belki, fularım gevşedi ama hala aynı kırmızı. içim soğumuyor ama ferdi var. hatırası yeter.
devamını gör...

türk kültürü içinde canlılığını koruyan, bahar bayramı niteliğinde kutlanan mevsimlik bayramımızdır. kışın bitişi yazın başlangıcı olarak kabul edilir bir nevi yılbaşıdır.
hıdırellez günü kuzular kesilir, eğlenceler düzenlenir, sağmal hayvanı olmayan evlere süt dağıtılır, sütten börek veya sütlaç yapılır. ip atanır, salıncakta sallanılır hatta salıncakta sallanırken saçını tarayanların saçlarının uzun olacağına inanılır. kazan kurulur toplu yemek yenir.
hıdırellez gecesi bir gül fidanının dibine dilekler adanır. dileklerin gerçekleşmesi için de buna canı gönülden inanılması gerekir.
hıdırellez günlerinde bir sürü adet ve inanma vardır. ne derece inanılır bilemem ama eskiden epey inanılıp gerçekleştirilirmiş.
virüs münasebetiyle birçok kutlama ya da rituel gerçekleştirilemeyecek olsa da üzülmeyin. niyet önemli. iyi bayramlar.
devamını gör...

burada hiç kimseyi yazar olarak takip etmediğimi fark ettim. geliyorum, okuyorum, beğeniyorum ve çıkıyorum. hangi girdiyi kim yazmış hiç dikkat etmedim.
devamını gör...

tanımları görünce epey üzüldüğüm bir başlık oldu diyebilirim. yardım etmek kendini silahin bıçağın önüne atmaktan ibaret değildir. sözlü müdahale ya da çok fazla reaksiyon vermeden direkt polisi de arayabilirsiniz. herkesin canı tatlıdır tabi ki bu devirde kolay kolay müdahale edilmez ama 155i tuşlayıp yardım istemek sizden ne götürür ? ben buna benzer olaylarla karşılaştığımda asla sessiz kalmam, gücümün yetemeyeceği biriyse kendisine polisi aradığımı belirterek ararım polisi. ve ben bir tepkiden sonra cesaretlenip tepki veren insanlar olduğunu da gördüm.
umarım 'sana ne kocamdır döver, sevgilimle bizim aramızda vs. diyorlar' genellemesi yapılarak diğer tüm yardıma muhtaç kadınlar da yalnız bırakılmaz.
devamını gör...

rıza, rıza, rıza, rıza, rıza, rıza, rıza, rıza, rıza, rıza. bunu ayırt etmek niye bu kadar zor?
devamını gör...

ben allahsızım.
devamını gör...

bunların başında teşekkür etmek ve özür dilemek geliyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim