bakın zaten nickaltıma hiç girilmiyor bu aralar bunun üzüntüsü yufkayı yumuşattı artık ağlamalarımdan birde ilk girdide unutuldum mu? beni unutan yazardan kendime bir orkide bekliyorum. teşekkürler*.

edit: ayrıca insan bir şirin gurme falan yapardı gene yemeden vurdular beni*. yoksa ben çok edebi de bir şahsiyetim ama huyum kurusun hep yemekli başlıklarda can buldum. ama bunun suçlusu ben değilim. sizsiniz*
devamını gör...

kusmaktır.
devamını gör...

sözlük ortamı dahil birçok yerde karşımıza çıkan durumdur. çoğu zaman ne olursa olsun sizi eğlendiren şey bilgi ve bilimden daha çok rağbet görmektedir.
devamını gör...

zihnimizde otomatik olarak yaşadığımız her şeyi kaydeden bölümdür. yaşadığımız her olay bundan ötürü farkında olmasak bile dolaylı olarak bundan sonra yaşayacaklarımızı da etkiler. bir süzgeç gibidir. yaşadıkların oradan geçer, kaydedilir. farkında bile olmadığın korkularının, endişelerinin sebebidir. freud buz dağının suyun üstünde kalan kısmını bilince, altında kalan kısmını ise bilinç dışına benzetir. travma yaşayan insanlar hayat boyu bu yükü üzerinde taşır. kötü çocukluk geçirmiş insanların ileride yeniden kendilerini benzer durumlara soktukları görülür. bunlar tamamen bilinç dışının oyunlarıdır. yok sayılamayacak kadar büyük öneme sahiptir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük...

ama tam şöyle yatağınızda yayıla yayıla telefonumla youtube batağına düşeyim derken; şarjınızın olmadığını fark ederek telefonu yatak ucunuzdaki şarja takmışsınız da şarj kablosundaki temassızlık yüzünden, o doğru açıyı yakalar yakalamaz mumya gibi sabit kalmışsınız gibi bir günaydın değil elbet...

bir akşam vakti, parmak arası terliğinizle yokuş yukarı yürürken, ayağınızdan sürekli çıkan terliği, ayağınıza giyer giymez bir futbolcu edasıyla, şut çeker gibi, ileri doğru fırlatıp; ona doğru yürürken çıplak ayaklarınızın altındaki asfaltın sizde uyandırdığı his gibi değişik bir günaydın...
rahatsız ama ferah bir günaydın...
ayağınıza taş değmeyen bir günaydın...
devamını gör...

t: alkolik bir divan edebiyatı şairi. doğum yılı tam olarak bilinmemekle birlikte vefatının 1494 veya 95 yılında olduğu kayıtlara geçmiştir.

birçok tezkirede, fatih sultan mehmet'in, melihi'nin olmadığı sohbetlerden tat almadığı belirtilir. genel olarak dostları arasında da nüktedanlığı ve hazırcevaplığı ile övülürmüş. fatih, melihi'ye içkiyi yasaklamış, ona yemin ettirtmiş ama bu sefer de melihi boza ve esrara başlamış. bir gün fatih'in huzuruna sarhoş bir vaziyette getirilmiş, sarhoş olmadığını iddia etmiş, doğal olarak inanmamışlar ve ağzını koklamışlar, herhangi bir koku yok imiş fakat bir yandan da ayakta duramaz vaziyetteymiş. bunun üzerine en sonunda "şarabı damardan şırıngıyla" enjekte ettiğini söylemiş.* fatih de bakmış olacağı yok, kendi haline bırakıp affetmiş.
içkiye o kadar düşkünmüş ki parasının suyun çekildiği zamanlar her gün kadeh başına bir kıyafetini rehin bıraktığı söylenir. birçok yere baston yardımıyla gidermiş* fakat iş meyhanelere gelince bastonsuz gidermiş.
üstattan bir beyit:
"mey iç hoş geç gönül yıkma cihanda
kayırma ki kerîm işi keremdür"
kendisi hakkında daha fazla okumak için latifi tezkire 490. sayfada
devamını gör...

kesin afrikalı , siyahi erkekleri kıskandıran bir saaanat çalışması olmuş.
devamını gör...

bilen bilir ben hariç herkes çok zeki burada bayılıyorum bu platforma iq taşıyo tanımlardan bazen okurken aman allahım diyorum bana fazla bu kadar bilgi.. tamamını okumayıp bırakıyorum.
devamını gör...

her çeşit kıyaslama ve sınıflandırma çabası. hayatta her şeyin iyi ya da aynı olması gerekmiyor. çeşitlilik, rekabet güzel şeyler.
devamını gör...

kimsenin tavsiyesini esas almayınız. dinleyiniz fakat uygulamayınız. çünkü herkesin deneyimi kendi olanakları ile sınırlıdır. *
devamını gör...

içinde yasin, tebareke, amme, namaz sureleri ve dualar bulunan kitaptır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çocukluğumdan ilk gençlik yıllarıma geçene kadar tam dokuz sene kur’an kursuna giden biri olarak çok aşina olduğum bir kitaptır. görselde paylaştığım kitaptı yıllarca yanımda taşıdığım ve yaz aylarının aydınlık sabahlarını sırat köprüsünü daha kolay geçmek için kullandığım kitap.

dünya üzerindeki bütün dinlerle arama koyduğum mesafeye rağmen bu kitaptaki bütün sure ve duaları hala ezbere bilirim. ve o zamanları bazı istisnalar dışında çok güzel anılar olarak düşünür ve anarım.

o zamanlar üzerinde gül resmi bulunmayan yasin kitabı benim için hiçbir değer arz etmezdi. gül, yasin’in olmazsa olmazıydı. belki hala da öyledir benim için ama artık pek düşünmüyorum bu konuları.

bu kitapla vedalaşıp artık özel çantasında bir kur’an ile kursa gitmeye başladığımda kendimi ahiret sınavını geçmiş ve hidayete ermiş olarak görmüştüm. ama içime de bir hüzün çöreklenmişti. güllü yasin kitabından ayrılmak zor gelmişti bana.

şimdilerde şekeri ve özel çantası ile birlikte satılmaya başlanan kitabı hazırlayanlar artık sadece ahireti değil hem ağzımızın tadını hem de estetik kaygılarımızı göz önünde bulundurmaktalar.

ben artık uzak kaldım bu işlerden ama belki namaz kılmıyorum, oruç tutmuyorum, zekat vermiyorum, hacca gitmiyorum ama kalbim temiz.
devamını gör...
(tematik)

anneannem mavişimi istisnasiz hergün özlerim.
o benim geç bulup erken kaybettiğim annemdi.( anne sevgisini annemde hic yaşamadım desem yeridir.) anneannem çok sert bir kadındı, yüzü hiç gülmez beton bir duvar kadar güleçti diyeyim siz anlayın. çocukları bile bir metre uzağında dururdu etrafına adeta görünmez bir duvar örmüş gibiydi.
babaannemin hastalığının başlangıcında, sülaledeki hic kimse dedeme tahammul edemeyeceği icin köye gitmek istemedi. 13 yaşındayken bir yıl okulumu dondurup köyde kalmıştım. babamın babası olan dedemin baskısı ve nice zorluk içinde geçen günlerden birinde çok dolmuştu yüreğim, bir soluk alırım belki diye anneannemlere gittim. sırtı kapiya dönük hali tezgahında halı dokuyordu. elindeki bir kiloluk hali tarağıni güm güm indirirken halıya ,kafama vurma ihtimalini göze alıp birden sarıldım arkasından. sımsıkı yumdum gözlerimi, kafama indirecegi tarağı bekledim. nefesim kesildi o an...
- "gel yanıma otur, halı dokumayı belleteyim" dedi.
sesizce yanina oturdum tezgahtaki halıda bana önceleri bir karış, sonra iki karış yer açtı. kalbinin kapılarını açar gibi...

sonrası öyle güzeldi ki, tüm kedere karşı artik benim de sığınacağım bir annem vardı. bildiği ne varsa yillar icerisinde bana öğretti. yaz tatillerim hızlandırılmış bir kurs gibiydi. kah kepçeyi kafama indirdi, kah oklavayı geçirdi. bir kere bile canımı acıtmak icin vurmadığından hic canımı yakmadı. cok sey yaşadık yaz tatillerinde, o suratsız kadin benimle yaşıt gibiydi. neşesi şakası bambaşka biriydi benimleyken...
yıllar içerisinde bize en koyan dönem , benim istanbul'a dönüş haftam olurdu. kendimizi deli gibi işe verirdik. sanki o günü unutmak ister gibi...
o gün gelip çatınca, 5 kızi gelin olurken, 4 oğlu askere giderken ağlamayan anneannem arkamdan hüngür hüngür ağlardı. en son seferde dizlerinin bağı çözülüp ceviz ağacına yaslanıp ağladığı o hali gözümün önünden gitmiyor.
4 yıl evvel onu kaybettim. o gün bugündür köye gidemiyorum. ben köye gelir gelmez saat kac olursa olsun bahçe duvarından mavi mavi bakıp " gıvırcık guzuuuum."diye fısıltıyla seslenip yanina gelince koklaya koklaya bir kere öpünce " hadi ebengil görmesin kızarlar belki, hadi git işlerini gör. sonra deden kızar kötülük eder" diyen kimsem olmayacak.
bu şarkıyı her dinleyişimde o yörük halıları beni anneannemle geçen günlerimize sürükler. koca ömründe evlâdı bile ondaki sıcaklığı çıkarıp, kollarına sarmaya zahmet etmedigi muhteşem kadın.
yırtıldık kağıt gibi ortadan...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
padişahgillerden obur. sizlere ömür, çok severdim kendisini.
devamını gör...

mutlu olmak için sevmek için görme, işitme
mutlu olmak için sevmek için bilme, çok düşünme.

redd-mutlu olmak için
devamını gör...

devamını gör...

(bkz: seborrheic dermatitis) cildin yağ dengesinin çeşitli sebeplerle bozulması sonucu malassezia furfur isimli bir çeşit mayanın yağlı cildimizde üremesi sonucu oluşan hastalıktır. (bkz: pityrosporum ovale).
belirtiler; yüzde t bölgesinde pul pul deri döküntüsü, saçlı deride kepek, iyileşmeyen minik kızarıklıklar
cildin yağ dengesini bozan faktörler stres, hava kirliliği, kozmetik ürünler, beslenme, mevsim etkisi olabilir.
tedavisinde kükürtlü sabun; travazol, betnovat, avil gibi kortizonlu kremler kullanılmaktadır.

edit 1: yazının okunduğunu görünce eklemek istedim. ben seboreik dermatitle aylardır mücadele ediyorum. en etkili çözüm yöntemim duştan sonra tırnağımla kabarcıkları patlatıp yüzümü asetonla veya alkolle silmek oldu. bu işlemle cildimde yaşayan mikroorganizmaların sayısını azalttım ve cildimin kendini iyileştirmesi için fırsatı oldu. ancak hala nüksediyor. bu hastalık cildin yağ dengesiyle ve stresle yakından ilgilidir.

edit 2: yazının daha çok okunduğunu göründe 4 aralık 2020 'de eklediğim editten sonra yeni bilgiler ve tecrübeler edindim. şimdi bunları sizinle paylaşmak istiyorum. seboreik dermatit kesinlikle cildin yağ dengesi ve bağışıklık sistemiyle ilgili. kulak çevresinde, kulak ile yüzün birleştiği noktada, burun üstünde ve t bölgesinde pul pul dökülmeler görülüyorsa seboreik dermatit hemen teşhis edilir. yapmanız gereken ilk şey nivea, neutrogena, blendax, ipek, schwarzkopf, elidor gibi market kozmetiklerini bırakıyorsunuz. bütün bunlar petrol türevi kimyasallar (özellikle (gbkz: dimetikon) ) ve köpürütcü kimyasal ajanlar içerdikleri için ciltdin yağ dengesini bozuyor. cildimizde bizimle birlikte yaşayan faydalı mikroflorayı da tahrip ediyor. ben bu süreci ayşenur yazıcı sayesinde atlattım. youtube kanalında temiz içerikli ürünleri paylaşıyor, cilt bakımının nasıl yapılması gerektiğini anlatıyor, önemli bilgiler veriyor.

ayşenur yazızı haya dersleri kanalını ziyaret edin.

yine ayşenur yazıcı'dan (saygılarımı iletirim eğer okuyorsa) öğrendiklerime göre, salisilik asit içerikli cilt bakım ürünleri ciltteki yağı çözüyor. glikolik asit (glycolic acid) içerikli ürünler de çimentolaşmış ölü deri tabakasını çözüyor. buna ihtiyacımız var çünkü cildimiz en dışında 15-20 kat ölü deri katmanı var. bu ölü derileri sürekli etrafa döküyoruz. bu ölü deri hücreleriyle akarlar (bkz: mite) besleniyor. bu yüzden evimizi, nevresimlerimizi, halıları düzenli olarak temizlemeliyiz.
saçlı deride kepeklenme sorununu yesilmarka 'nın kepekli saçlar için önerdiği bitkisel şampuanıyla çözdüm. işe yaradığını görünce eve birkaç kutu stok yaptım. bazı yazarlar haldır şaldır (head & shoulders) markasının şampuanını öneriyorlar ancak o da bir market markası. ürün geliştirmeye ayırmaları gereken parayı market raflarında üst sıralarda görünmek için harcayan ve reklama para saçan bir marka. kaliteli ürün kendi reklamını yapar zaten, böyle şeylere hiç gerek yok.
konozol şampuanı ben de kullandım, evet işe yarıyor ancak 100 ml ürünün fiyatı 230 lira. bu ürünlerin muadillerini bilmiyorsanız bence hiç konuşmayın. ayrıca saçı keçeleştiriyor. birkaç yıkamada bitti gitti bir daha dönüp bakmadım bile şişesine.

doğru cilt bakımı rutinimiz şöyle olmalı = temizle > serum sür > nemlendirici sür > güneşten koru
a) temizle : uyandığımızda yüz temizleme sütüyle yüzümüzü her sabah temizliyoruz. ben hc care ve sedena markasını kullanıyorum. jel ve köpük ürünleri kullanmıyoruz, çünkü köpürtücü - jelleştirici kimyasal ajanlar kullanılıyor.
b) serum sür : haftada 2-3 kere serum kullanmalıyız. serumlar, cilt tarafından emilimi yüksek moleküler yapıda ürünlerdir. gündüz serumu ve gece serumu ayrı ayrı. çünkü bazı moleküller güneş ışığındaki radyasyona maruz kaldıklarında aktivitesini kaybedip bozunurlar. veya daha güçlü reaksiyon gösterip cilde yarardan çok zarar verirler. buna en iyi örnek retinol serumdur.
serum ürünler, yüksek kimya teknolojisiyle saflaştırılmış ürünlerdir. siz daha doğal içerikli ürünler arıyorsanız kuşburnu çekirdaği yağı, limon yağı falan kullanabilirsiniz.
c) nemlendirici sür : serum tabakasının üzerine 5-10 dakika sonra nemlendirici sürülmelidir. nemlendiriciler cildin dış katmanını örter ve cildin nem kaybını azaltır. yukarıda saydığım bütün o market kozmetikleri bunu petrolium, paraben, dimeticon gibi moleküler plastiklerle yapar. bu kremleri sürdüğünüzde cildinize sanki bir streç filmle kapatmışsınız gibi olur. üstelik petrol türevleri suda çözülmez, alkolde az çözünür. sanayi tipi çözücülerde çözünür. hem çevreye hem insana zararlı şeylerdir.
nemlendirici kremler piyasada el ve vücut losyonu, vücut yüzü, durulanmayan cilt bakım sütü gibi çeşitli isimlerde pazarlanır. bunlar markaların uydurduğu müşteriye sürekli "al bak bu en yeni ürünümüz, hayır bak bu daha da yeni ürünümüz" gibi algı operasyonuyla pazarladıkları nemlendiricilerdir. bu tuzaklara düşmeyin.
d) güneşten koru : spf özellikli ürünlerle nemlendirici tabakasının üzerine güneş koruyucu ürünler aplike edilmelidir (bkz: aplike etmek). yazın spf 50+ ürünler, kışın spf 10+ ürünler kullanılabilir. ürünün içeriği mutlaka "mineral güneş filtreli" olmalıdır. nivea, garnier gibi markaların güneş koruyucuları titanyum dioksit kullanırlar. bu çok zararlı bir maddedir, avrupa'da gıdalarda kullanımı yasaklandı. bu yüzden bentonit kil gibi doğal mineraller içeren ürünler kullanın. eskiden şifalı çamurlar çok meşhurdu, kış tatilinde ailecek kaplıcaya gidilirdi. onlar işte bentonit kil çamuru.

son olarak dermatit ve egzama hastalarının sedena markasını araştırmalarını rica ediyorum. sedena
kimyager eda özkara 'nın kendi reçetelerinden ürettiği doğal ve temiz içerikli bakım ürünleri de bu camiada baya meşhur. yalnızca instagramdan sipariş alıyor buradan ürünlere göz atabilirsiniz.

ben dermatit sorunuma bunlarla çözüm buldum. arkadaşlarımın kozmetik ürünlerinden kullandığımda yeniden cildim pul pul dökülmeye başlıyor. bu nedenle çok dikkatli bir şekilde kozmetik alışverişimi yapıyorum. rossman, watsons, gratis gibi mağazalarda saatlerce ürün içeriklerini okuyup en son 1-2 ürün alıp çıkıyorum. çünkü piyasada temiz kozmetik ürün bulunmuyor. büyük markalar piyasayı ele geçirmiş. özellikle türk markaları seçiyorum. yabancı markaların artık türkiye piyasasını terk etmeleri gerektiğini düşünüyorum. türk hekimlerine, kimyagerlerine, mühendislerine fırsat verilirse çok güzel işler başardıklarına şahitim. sağlıklı, mutlu, birlikte uzun yıllar dilerim.
devamını gör...

yorucudur,boğucudur,sıkıcıdır..gerek yoktur böyle insanlara herkes sevilmek ister ama karşısındakini kimse harcamamalı.yetişkin bir birey bunlarla uğraşmamalı.
devamını gör...

hastalık ve ölüm olunca, zaman da dahil her şey durur ,kalakalırsınız .
devamını gör...

keşke başka bir yerini ısırsaymış.

neyse buna da şükür. ağzınıza sağlık karlos bey.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim