başlık kapmaca oyunudur.
devamını gör...

(bkz: barney stinson) lütfen iko duy sesimizi. karması hiç önemli değil, yap şöyle afili bir şey alalım yahu.*
devamını gör...

sayıları %65 kadar olduğunu tahmin ettiğim benim de aralarında bulunduğum güzel kadınlardır.
öyle iki kuru merhabaya da kanmazlar ayrıca.
devamını gör...

4 eniştesi olan biri olarak aklıma tek gelen kişi.
eniştelerim çok soryy.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tencere, ocak, yemek kokusu.
devamını gör...

"ailesiyle vakit geçirmeyen bir adam asla gerçek bir adam olamaz."

(bkz: the godfather)
devamını gör...

hiç kimse.
devamını gör...

"buraya bakarlar"
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yersiz şakalar: sen her yere sığarsın.
süt içmedin mi sen?
gel buraya bakim... yaş kaç olursa olsun çocuk muamelesi yapılır.
arkadaşlarınızın çocukları size abla-abi demez isminizle çağırırlar.oradan bir ses -çocuk arkadaşı zannetti.
en güzel tarafı yaşını göstermez siz yaşlanırsınız onlar hep genç kalır* (bunuda yapayım yüreklere su serpilsin)
devamını gör...

hangi mutluluğu satın alamıyor mesela? çocuğun üşüdüğünde ısıtma mutluluğunu satın alamaz mı?
acaba fakirlik güzellemesi olabilir mi bu başlık?
para bazı mutlulukları satın alabilir.
devamını gör...

türklerin araplara yaptığı hizmetin sayısı belli bile değilken, arapların arkadan hançerlemesi bir cevap olabilir mi bu düşmanlığa? bence onların bize düşman olduğu kadar biz onlara düşman değiliz.
devamını gör...

dino buzzati'nin yazdığı varoluşçu felsefe severlerin mutlaka okuması gereken efsanevi roman. buzzati 1940 yılında yazmıştır. benim için bu kitap yalnızlığın, umudun, yaşamın anlamı sorusunun kitabıdır. yaşamak için bir nedeni olan hemen hemen bütün nasıllara katlanır demiş ya nietzche işte buzzati'nin bu kitabındaki kahramanlarımıza aynen bunu yaşatmıştır. hayata dair her şey var bu kitapta: yanlış karar, direniş, umut, yalnızlık (dibine kadar), özlem, acı, ölüm, hayal kırıklığı, yaşam.. her şey dedim ya. kitabı alıp okumaya başladığınızda kendinizi o tatar çölü'nde sanki o bastiani kalesi'nde hissedeceksiniz. o askerlerle nöbet tutacak o subaylarla konuşacaksınız. hayatın anlamı üzerine sizi düşünmeye zorluyor yazar ve kahramanlar. neden yaşıyoruz, yaşama amacımız ney diye sordurtuyor. kitabı okurken bir şekilde özdeşlik kurup artık benim de kendi kalemden çıkmam lazım dedirtiyor, sizi o güvenli limandan, o konfor alanından çıkamamanın ne kadar tahribata uğratabileceğini, konfor alanından çıkabilmenin ise sizi nasıl geliştirip değiştirebileceğini hissediyorsunuz. okuyucuya kendi hayatını sorgulatıyor. ben ne yapmalıyım dedirtiyor. gerçekten benim için böyle oldu ve her istediğinde konfor alanından çıkan başına binbir olumsuzluk gelmesine rağmen iyi ki çıkmışım diyen benim için mükemmel bir içe dönüş ve kendime şükran duymamı sağlayan bir kitap oldu. varoluşu sorgulatan mutlaka size yeni kararlar aldıracak olan bir kitap.
devamını gör...

birazdan gidip bir kahve yapacağım. bana çok bile. şımartmaya gelmem hiç.
devamını gör...

oldukça mantıklı olan ama benim sadece bazı durumlar için katıldığım önermedir.

bazı yaraların iyileşmesini beklemek, o yarayı deşmekten daha iyi bir fikir olabilir.
devamını gör...

test çözerken bu umut yüklü şarkıları ve yazarlarımızın güzel seslerini dinlemek harika
devamını gör...

özgür
devamını gör...

ilk sezonunu severek izlediğim dizi. daha sonra birden fazla leyla karakteri üzerinden gitmeleri biraz canımı sıkmıştı. oysa sadece bir mecnun ve onun sadece bir leylası vardı. neden tekrar leylalar oldu ki, illa uğraştılar sanki bunun için, anlam vermemiştim. dizinin adı yüzünden de olabilir. oysa ki tek ve ilk leyla'ya ufak bir saygı olabilirdi.

edit: en sevdiğim sahnelerden birisini eklemeden olmaz. bu şarkının da tek sahibi vardır.

devamını gör...

7 yaşındayken cehennemde yanası öz amcamın ablamı silahla vurması oldu.

ortalık kan gölüne dönmüştü ve ablam "anne vuruldum" diye acıdan inliyordu.

çocukluğum travma üstüne travmayla geçti.
devamını gör...

ülkeyi hükumeti falan boş verin. binlerce yıllık medeniyet birikiminiz hala çözemedi yoksulluğu. ulan ekonomik sıkıntıların intihara yol açması ne demek ? sizin ben medeniyetinize tüküreyim.
ha bizden bakarsak hani komşusu açken tok yatan bizden değildi ? bizim de muslumanligimiza tüküreyim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim