2020 steam ödülleri kazananlarının belli olması
yılın oyunu: red dead redemption 2
yılın vr oyunu: half-life: alyx
aşk ile devam ettirilen: counter-strike: global offensive
arkadaşlarla daha zevkli: fall fuys: ultimate knockout
en yenilikçi oynanış: death stranding
zengin hikayeye sahip üstün oyun: red dead redemption 2
kötü olduğunuz en iyi oyun: apex legends
üstün görsel stil: ori and the will of the wisps
en iyi oyun müziği: doom eternal
arkanıza yaslanın ve rahatlayın: the sims 4
yılın vr oyunu: half-life: alyx
aşk ile devam ettirilen: counter-strike: global offensive
arkadaşlarla daha zevkli: fall fuys: ultimate knockout
en yenilikçi oynanış: death stranding
zengin hikayeye sahip üstün oyun: red dead redemption 2
kötü olduğunuz en iyi oyun: apex legends
üstün görsel stil: ori and the will of the wisps
en iyi oyun müziği: doom eternal
arkanıza yaslanın ve rahatlayın: the sims 4
devamını gör...
genelleme yapmanın mantıksızlığı
''bu da dahil olmak üzere bütün genellemeler yanlıştır.''
devamını gör...
kendi işini kendi halleden insan
hayatınızda görüp görebileceğiniz en güçlü karakterdir. böyle insanların çok canını sıkmayın çünkü genelde birinden vazgeçmezleri kolay olur. - kimseye ihtiyaçları yok. - ancak çıkar için kimseyle gezip tozmadıkları için eğer yanınızdaysalar gerçekten yanınızdadırlar...
devamını gör...
sen okumuş adamsın bilirsin denince yaşanan tedirginlik duygusu
genelde okuduğum bölümle alakalı define arayan akrabalarımın ağzımı araması olayıdır. "yav simdi bizim köydeki arsa da define bulsak devlet bunun kaçta kaçını bize verir, tl olarak ama yegeeenim?" "kaçak kazı yaparken yakalansak jandarma ensele bizi kaç yıl yatar çıkarız?" kaçak kazı helal midir yeğenim? define ararken hangi duaları okuyalım da elimizle koymuş gibi bulalım ? gibi abuk subuk sorular sormaları yüzünden genelde bu tarz sorular sorulmadan önce çay servisi yapmak için mutfağa kaçarım. ne yapıp edin sen okumuş adamsın,sen bunun bölümünü
okudun bilirsin gibi soruların devamı gelmeden hatta ve hatta cümlenin yarısında olduğunuz yerden uzaklaşın. sorular her zaman bomboş ve gereksizdir çünkü .
okudun bilirsin gibi soruların devamı gelmeden hatta ve hatta cümlenin yarısında olduğunuz yerden uzaklaşın. sorular her zaman bomboş ve gereksizdir çünkü .
devamını gör...
ilgisizlik
sevmiyordur arkadaslar bunun baska aciklamasi yok yahu.
devamını gör...
özlem duyulan kişi
annem. özlem kelimesi onunla bütünleşti. o da özlemle. ben gurbette değilim gurbet benim içimde demişti şair de.
devamını gör...
pandemide kadına şiddet tolere edilebilir seviyededir
tolere et bakalım, hadi, pandemi veya daha öncesi. zaman farketmez!
ceren özdemir pırıl pırıl , gözünden ışık ve umut fışkıran bir öğrenciydi. şimdi bir mezarlıkta yatıyor. çü- rü- yor....
hadi tolere et bakalım. sen ki, 23 nisan ' da küçücük çocuĝa ikramda bulunmamış bir insansın. neden?
çok dindarsın ya sen?
çok hassssssssaaaasss.
şiddetin, öldürmenin, acının telafisi yoktur derya hanım.
bakan olabilirsin. ama gören değilsin.
ceren özdemir pırıl pırıl , gözünden ışık ve umut fışkıran bir öğrenciydi. şimdi bir mezarlıkta yatıyor. çü- rü- yor....
hadi tolere et bakalım. sen ki, 23 nisan ' da küçücük çocuĝa ikramda bulunmamış bir insansın. neden?
çok dindarsın ya sen?
çok hassssssssaaaasss.
şiddetin, öldürmenin, acının telafisi yoktur derya hanım.
bakan olabilirsin. ama gören değilsin.
devamını gör...
cumartesi
bir haluk levent şarkısı, bir feridun düzağaç şarkısı. bir haluk levent - feridun düzağaç ortak şiiri? garip saçmasapan bişi.
önce 2002'de haluk beyefendi bu şehir şarkısının başında söylüyor.
sonra 2003'te feridun düzağaç efendi şarkı gibi bişi yapıyor, azcık farklı sözlerle. herhalde haluk efendinin değiştirdiği yerleri beğenmemiş. söz müzik f.d. yazıyor.
valla bugün burda da cumartesi efendiler. umarım siz de bir cumartesi günü mevzuyu kendi aranızda çözmüşsünüzdür.
önce 2002'de haluk beyefendi bu şehir şarkısının başında söylüyor.
sonra 2003'te feridun düzağaç efendi şarkı gibi bişi yapıyor, azcık farklı sözlerle. herhalde haluk efendinin değiştirdiği yerleri beğenmemiş. söz müzik f.d. yazıyor.
valla bugün burda da cumartesi efendiler. umarım siz de bir cumartesi günü mevzuyu kendi aranızda çözmüşsünüzdür.
devamını gör...
porsuk ağacı
genellikle akdeniz ülkelerinde yetişen bir taxacae familyasından bir ağaç türü. bilimsel tür adı taxus baccata. iğne yapraklı bir ağaç olduğu için tüm yıl yaprakları üzerindedir. boyu 13 mete ve üzerine çıkabilen ve 1000 yılı aşkın yaşama ömrü olan çok uzun ömürlü bir ağaçtır. yaprakları zehirlidir. kırmızı bir meyvesi var ve bu meyvesi yenebiliyormuş ama çekirdeği zehirli olduğu için çıkartılıp tüketiliyormuş. siz yemeyin ne olur ne olmaz tavsiye değildir.
devamını gör...
yurt hayatı vs ev hayatı
muhtemelen çoğu sevgili yazarlarımız ikisinin yeri başka diyecektir. yurt zamanında yaşanılan o kargaşalar ve gecelere kadar oturup bir oda içerisine 4-6 kişi sığışıp bol kahkahalı zamanları kimse unutamaz gibime geliyor. yüksek sesle odanın içinde konuşanlar, su ısıtıcısını devlet sırrı gibi saklamaya çalışmanın verdiği çaresizlik ve dahası. ev hayatında daha çok ailelerle birlikte geçirilen zamanlar aklıma gelmekte. eğitim öğrenimi bittikten sonra eve geldiğimiz ilk hafta adapte olamamak cok normal tabi. hatta odanızı küçük kardeşe verilmiş olması cok muhtemel. kendinizi o eve ait hissetmezsiniz artık ve iş bulup kendi evinize çıkmak için hayaller kurarsınız.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
2 unlimited efsanelerinden.
devamını gör...
likörlü çikolata
bunların şişe şeklinde olanı makbuldür. öyle bir iki damla değil içi resmen likör doludur. çocukken bir kutuyu gömdüğümde uyuyakalmıştım. o zamandan beri pek severim kendisini.
devamını gör...
bir göksel şarkısı bırak
dursun zaman, dursun diyorsun da
oyun değil ki, yaşamak
sen inanmasan da
bir son var anla
herkese inat
oyun değil ki, yaşamak
sen inanmasan da
bir son var anla
herkese inat
devamını gör...
siz doktor değilsiniz şırıngada hava boşluğu var
fahrettin cüreklibatırın hem çok iyi bir oyuncu hem de çok iyi bir doktor olduğunu kanıtlar nitelikteki tespithane repliği. ardından da çok iyi bir karateci olduğunu kanıtlayarak meydanı bir combo şölenine dönüştürmüştür.
devamını gör...
olmadan yaşayabileceğimiz organlar
safra kesesi ve bademcikleri olmayan biri olarak, çok kısa yaşadıklarımı paylaşmak isterim.
senenin 11 ayı bademcik iltihaplanması sebebiyle 17 yaşına kadar acı çektim. neyse ki 17 sene sürdü acım. tonsillektomi neticesinde 25 yaşına kadar rahat bir yaşantım oldu. 25 yaşında uyku uyuyamaz hale geldim. geceleri boğularak uyanmalar, sabah yorgun kalkmalar derken, dil kökü bademciği oluştuğunu öğrendim. evet yanlış duymadınız dil kökü bademciği. araştırmalarımız sonucunda bunun ameliyatını ehliyle yapan 3 doktor bulduk. 3'ü de ameliyattan kaçındı zira tıp literatürüne girecek şekilde büyük olduğunu söylediler. tonsillektomi sonrası bademcik olmadığı için vücut, savunma amaçlı dil kökü bademciği üretebiliyormuş. sonradan oluşan bu bademcik sebebiyle ömür boyu (bkz: cpap cihazı)na mahkum edildim. iki gece hastanede kalarak, (bkz: uyku apnesi) teşhisi alıp, bu aptal bademcik yüzünden saatte ortalama 25 kere nefesimin durduğu gerçeğiyle yüzleştim.
9 ay süren sırt ağrısı ve bir sabah acil kapısı. çat 'acil safra ameliyatı'. eyvallah. olduk bitti gitti derken, yağı, yumurtayı fazla kaçırayım zonk zonk ağrı yapıyor. kendisi bünyemde yok fakat yer aldığı yer ağrıyor.
not: çok kısa anlatacağım dediğim için özür dilerim.* buraya kadar okuma zahmetinde bulunanlar için teşekkür ederim. *
tanım: bazı organlar olmadan yaşanır, evet. onlarsız yaşam kalitenizin düşeceği göz önüne alınarak lütfen bedeninize iyi bakın, apandisit hariç tüm organlara ihtiyacımız vardır.
senenin 11 ayı bademcik iltihaplanması sebebiyle 17 yaşına kadar acı çektim. neyse ki 17 sene sürdü acım. tonsillektomi neticesinde 25 yaşına kadar rahat bir yaşantım oldu. 25 yaşında uyku uyuyamaz hale geldim. geceleri boğularak uyanmalar, sabah yorgun kalkmalar derken, dil kökü bademciği oluştuğunu öğrendim. evet yanlış duymadınız dil kökü bademciği. araştırmalarımız sonucunda bunun ameliyatını ehliyle yapan 3 doktor bulduk. 3'ü de ameliyattan kaçındı zira tıp literatürüne girecek şekilde büyük olduğunu söylediler. tonsillektomi sonrası bademcik olmadığı için vücut, savunma amaçlı dil kökü bademciği üretebiliyormuş. sonradan oluşan bu bademcik sebebiyle ömür boyu (bkz: cpap cihazı)na mahkum edildim. iki gece hastanede kalarak, (bkz: uyku apnesi) teşhisi alıp, bu aptal bademcik yüzünden saatte ortalama 25 kere nefesimin durduğu gerçeğiyle yüzleştim.
9 ay süren sırt ağrısı ve bir sabah acil kapısı. çat 'acil safra ameliyatı'. eyvallah. olduk bitti gitti derken, yağı, yumurtayı fazla kaçırayım zonk zonk ağrı yapıyor. kendisi bünyemde yok fakat yer aldığı yer ağrıyor.
not: çok kısa anlatacağım dediğim için özür dilerim.* buraya kadar okuma zahmetinde bulunanlar için teşekkür ederim. *
tanım: bazı organlar olmadan yaşanır, evet. onlarsız yaşam kalitenizin düşeceği göz önüne alınarak lütfen bedeninize iyi bakın, apandisit hariç tüm organlara ihtiyacımız vardır.
devamını gör...
tanım yazdıktan hemen sonra bildirimlere bakmak
ister istemez gözümün kaydığı sekmedir. sanki dünya çapında ünlü bir yazarım da herkes beğenmek için sıraya girmiş. yazdığımsa 2 satır bir şey.
devamını gör...
merdumgiriz_
açılışı yapayım.* tanımlarını okurken kendimi bulduğum yazar arkadaşımız. yaptığı çıkarımlarda da kendisini haklı buluyorum. kaleminiz daim olsun efenim.
devamını gör...
enemy
denis villeneuve imzalı 2013 yapımı psikolojik gerilim filmi. josé saramago'nun o homem duplicado* isimli kitabından uyarlama. ama tam bir uyarlama. sonları dahil kitapla film arasında birçok farklılık mevcut. sadece konsept oturuyor.
yönetmenin filmografisi ve kabiliyetlerini bilmesek pek ala hatalı bir senaryosu olduğunu iddia edebiliriz. defalarca kez izledim, "bellllkiii şöyle olabilir" gibi bir tahminin ötesine geçemedim. filmi izleyenler için;
anladığımdan değil, yazarak çalışmayı sevdiğimden belki anlarım umuduyla yazıyorum.
1- anthony gerçekten kaza yapıyor.
2- adam bell gerçekten var olan bir tarih öğretmeni.
3- annenin düzgün bir işin ve güzel bir dairen var konuşması. 3. sınıf oyunculuk hayallerini bir kenara bırakmalısın demesi.
4- annenin baştaki kötü apartman dairesi vurgusu.
5- anthony'nin yaşadığı apartmanın görevlisi.
şimdi çoklu kişilik bozukluğundan söz etmemiz mümkün değil. çünkü adam da var, anthony de kesin olarak. (apartman görevlisi, gelen posta ve üniversitenin websitesi) iki farklı hayat ve iki farklı insan var ama tıpatıp aynı görünüyorlar. ikiz olmaları da söz konusu değil; yara izlerine kadar aynılar. bu durumda elimizdeki verilerle net olarak hiçbir yere varamıyoruz. annenin konuşmalarını da baz alamıyoruz çünkü ne adıyla hitap ediyor anne ne de işi ile ilgili net bir şey söylüyor.
aklıma tek bir şey geliyor benim; iki kadın da (mary ve helen) adam ve anthony'nin yarattığı gerçekte var olmayan karakterler. bir şekilde bu iki birbirinden bağımsız hasta insan aynı noktada buluşup birbirlerine benzediklerini sanıyorlar. anthony helen ile değil başka bir kadınla evli, parmağında yüzük izi olan biri. adam bell ise gerçekten tarih öğretmeni olan ve güzel apartman dairesinde oturan kişi. bu durumda film şöyle oluyor;
adam tarih öğretmeni. güzel apartman dairesinde oturuyor ve filmde anne olarak gördüğümüz kadının oğlu. annesi hasta olduğunu biliyor, öbür daireyi de tutmuş hastalığından dolayı, önceden birkaç yerel filmde figüranlık yapmış hala oyunculuk hayalleri sürmekte olan biri.
anthony'nin nerede yaşadığını ve kimle evli olduğunu bilmiyoruz. görünüşü adam'dan tamamen farklı.
bu iki kişinin tek ortak yanı hayali birer dünyaları olması. bir şekilde hayat onları karşı karşıya getiriyor ve birbirlerine benzediklerini sanıp savaşmaya başlıyorlar. en nihayetinde anthony adam'ın sevgilisi ile romantik bir gece geçirdiğini sandığını buhranlı bir gecede trafik kazası yapıp ölüyor. çünkü aslında mary gerçek değil.
hayır böyle olmaz (dedim ya yazarak düşünüyorum) olmaz çünkü apartman görevlisinin tanıdığı kişi anthony. posta da anthony adına geliyor. cast ajansına gittiğinde de ona anthony olarak hitap ediliyor. bu durumda anthony güzel apartman dairesinde oturan oyuncu olmak zorunda.
şimdiye kadar yazdıklarımın tersini düşünsek? adam'ın evli olduğunu ve ölenin de adam olduğunu düşünsek? tarih öğretmeni adam. evli, güzel bir apartman dairesinde karısıyla yaşıyor. bir de öbür kötü daireyi tutmuş. annesi de ona laf çakıyor. hakikaten 3. sınıf oyunculuk hayalleri kuran biri olsa? bu durumda...
olmaz yüzük yine işleri karıştırıyor. o zaman hem anthony'de hem de adam'da yüzük izi olmalı. olmuyor olm.
hah ! ne komik. film mi çok kötü yapılmış, ben mi zaman geçtikçe gerizekalılaştım acaba? fight club, memento, matrix çözümlemeleri yaptığımız günler vardı... hey gidin...
şimdiye kadar kaldırıp "olmamış bu film yeaaa" diye bi' köşeye koyamamış olmam dediğim gibi tamamen saygıdan. bende bir sorun olmalı.
anlayan, tüm sorularıma cevap verebileceğini iddia eden beri gelsin, beni de bu dertten kurtarsın.
yönetmenin filmografisi ve kabiliyetlerini bilmesek pek ala hatalı bir senaryosu olduğunu iddia edebiliriz. defalarca kez izledim, "bellllkiii şöyle olabilir" gibi bir tahminin ötesine geçemedim. filmi izleyenler için;
anladığımdan değil, yazarak çalışmayı sevdiğimden belki anlarım umuduyla yazıyorum.
1- anthony gerçekten kaza yapıyor.
2- adam bell gerçekten var olan bir tarih öğretmeni.
3- annenin düzgün bir işin ve güzel bir dairen var konuşması. 3. sınıf oyunculuk hayallerini bir kenara bırakmalısın demesi.
4- annenin baştaki kötü apartman dairesi vurgusu.
5- anthony'nin yaşadığı apartmanın görevlisi.
şimdi çoklu kişilik bozukluğundan söz etmemiz mümkün değil. çünkü adam da var, anthony de kesin olarak. (apartman görevlisi, gelen posta ve üniversitenin websitesi) iki farklı hayat ve iki farklı insan var ama tıpatıp aynı görünüyorlar. ikiz olmaları da söz konusu değil; yara izlerine kadar aynılar. bu durumda elimizdeki verilerle net olarak hiçbir yere varamıyoruz. annenin konuşmalarını da baz alamıyoruz çünkü ne adıyla hitap ediyor anne ne de işi ile ilgili net bir şey söylüyor.
aklıma tek bir şey geliyor benim; iki kadın da (mary ve helen) adam ve anthony'nin yarattığı gerçekte var olmayan karakterler. bir şekilde bu iki birbirinden bağımsız hasta insan aynı noktada buluşup birbirlerine benzediklerini sanıyorlar. anthony helen ile değil başka bir kadınla evli, parmağında yüzük izi olan biri. adam bell ise gerçekten tarih öğretmeni olan ve güzel apartman dairesinde oturan kişi. bu durumda film şöyle oluyor;
adam tarih öğretmeni. güzel apartman dairesinde oturuyor ve filmde anne olarak gördüğümüz kadının oğlu. annesi hasta olduğunu biliyor, öbür daireyi de tutmuş hastalığından dolayı, önceden birkaç yerel filmde figüranlık yapmış hala oyunculuk hayalleri sürmekte olan biri.
anthony'nin nerede yaşadığını ve kimle evli olduğunu bilmiyoruz. görünüşü adam'dan tamamen farklı.
bu iki kişinin tek ortak yanı hayali birer dünyaları olması. bir şekilde hayat onları karşı karşıya getiriyor ve birbirlerine benzediklerini sanıp savaşmaya başlıyorlar. en nihayetinde anthony adam'ın sevgilisi ile romantik bir gece geçirdiğini sandığını buhranlı bir gecede trafik kazası yapıp ölüyor. çünkü aslında mary gerçek değil.
hayır böyle olmaz (dedim ya yazarak düşünüyorum) olmaz çünkü apartman görevlisinin tanıdığı kişi anthony. posta da anthony adına geliyor. cast ajansına gittiğinde de ona anthony olarak hitap ediliyor. bu durumda anthony güzel apartman dairesinde oturan oyuncu olmak zorunda.
şimdiye kadar yazdıklarımın tersini düşünsek? adam'ın evli olduğunu ve ölenin de adam olduğunu düşünsek? tarih öğretmeni adam. evli, güzel bir apartman dairesinde karısıyla yaşıyor. bir de öbür kötü daireyi tutmuş. annesi de ona laf çakıyor. hakikaten 3. sınıf oyunculuk hayalleri kuran biri olsa? bu durumda...
olmaz yüzük yine işleri karıştırıyor. o zaman hem anthony'de hem de adam'da yüzük izi olmalı. olmuyor olm.
hah ! ne komik. film mi çok kötü yapılmış, ben mi zaman geçtikçe gerizekalılaştım acaba? fight club, memento, matrix çözümlemeleri yaptığımız günler vardı... hey gidin...
şimdiye kadar kaldırıp "olmamış bu film yeaaa" diye bi' köşeye koyamamış olmam dediğim gibi tamamen saygıdan. bende bir sorun olmalı.
anlayan, tüm sorularıma cevap verebileceğini iddia eden beri gelsin, beni de bu dertten kurtarsın.
devamını gör...
