büyük bir hayal kırıklığını taşıyorum yüreğimde
kapanmış yaramın, acı bir hançer saplandı üzerine
hiç bilmediğim ve beklemediğim bir anda
hissettim acı veren soğukluğu tenimde

ellerin hançerin üzerinde tüm acımasızlığıyla
gövdem, ruhum kanlar içinde
gözlerinde gördüğüm acımasızlık
şeytanca işledi ruhumun derinliklerine

sen, beni bitirmeye ant içmiş bir ruh
ben ise çoktan tükenmiş bir insan
bedenim alevler içerisinde yanıyor
yalvarırım ilya, kurtar beni bu yangından!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insan ilişkilerinden çok korkar bir hale geldim, eski pervasızlığımdan eser yok şimdi.* hata yapmaktan, bana uygun olmayan insanları hayatıma almaktan ödüm kopuyor. son 3 yıldır yaşadığım şeyleri atlatmam çok zor oldu, bir daha yaşanmasından korkuyorum. ne zaman birisi ile tanışsam, bin kere hesaplıyorum ne yapmam gerekiyor, ne söylemeliyim diye. bu böyle olmamalı, bu kadar ürkmemeliyim. hayatımın çok korkak ve ürkek bir evresindeyim sanırım...
devamını gör...

bugün dergimizi teşriflendiren yazarlarımız:
allah belanı versin bay said ve ayın dördü. bir solukta okunacak güzel yazılarına buradaki öne çıkan yazılardan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
devamını gör...

insan tanımaya üşenen biri.
devamını gör...

bam güm giren, fizikli, kazma, yeteneksiz, 60 dakikalık kondisyonlu adam lazımsa beni de ekleyebilirsiniz.
devamını gör...

kalkıp kılması en zor görülen namaz olmasına rağmen kılınınca insanın içini bir hoşnutluk kaplar.
devamını gör...

çok değerli, çok sevgili yayıncımızın hayatındaki tüm koşuşturmacalarda kolaylıklar dilediğim, ne vakit müsait olursa hep burada, hazır ve nazır olarak bekliyor olacağımızı, kaldığımız yerden bomba gibi devam edeceğimizi söylemek istediğim şahane program.
devamını gör...

balıkçılıkta, bir ağ atılışında çıkarılan balık miktarı.
devamını gör...

12. yüzyıl'da yaşamış işrakilik felsefesinin kurucusu islam filozofudur. dönemdaşı olan şihabeddin ömer sühreverdi ile karışmaması için adının sonuna maktul eklenir. adı olan sühreverdi doğduğu iran kasabasının adıdır. bu bölgede doğmuş olmasına rağmen türk soyundan geldiği düşünülmektedir. görüşleri daha çok şii çevrelerde kabul görmüştür.

30 yaşına kadar ilim öğrenmek için hep dolaşmıştır. bu dolaşmaları esnasında bir çok dost edinmiştir. selahaddin eyyübinin oğlu melik zahir'in de dostluğunu kazanmıştır. az yeyip az uyuduğu, sade giyindiği, dünyalıklara pek ehemmiyet vermediği söylenir. hallac'dan etkilenmiştir tıpkı onun gibi fikirleri bir takım sünnilere göre islama aykırı bulunmuş ve bu fikirleri ve taht sevdalılarının kıskançlığından dolayı idam edilmiştir. en ünlü ve işrakilik yani kendi felsefesini anlattığı eseri, hikmetü’l-işrak'tır. başlarda meşşailik ekolüne kendisini yakın görmüştür. kendi felsefesi olan işrakilik meşşailikten ayrılır. aristocu meşşailik felsefesinde hakikat ancak akıl ve rasyonellikle elde edilir. oysa sühreverdi'ye göre hakikat; akılla birlikte ilham, sezgi, ilahi bilgiler yolu ile elde edilir.

sühreverdi'ye göre filozof, nefsini terbiye etmeli ve nura ulaşmak için çabalamalıdır. bu yol da sezgi yoludur. bu yol, çıkılan her basamakta insanı daha çok aydınlatır en sonuncu basamak ise nur'ların nur'udur. nur'ların nuru allah'tır ve her şey bu nur'a ulaşmak içindir. ruh ve beden konusunda şöyle düşünür: beden fani ruh ise orada zindandadır. ruhu var eden ebedi olduğu için ruh ta ebedidir ve bedendeki değişimlerden etkilenmez. ruh bedenle fazla meşgulse ne kötülüğü fark edebilir ne de erdemlerden mutluluk duyabilir. ruhumuzun karanlıkta olduğunu, öldüğümüzde ise aydınlığa nura kavuşacağımızı söyler.

sühreverdi beden ve ruh arasındaki geleneksel ayırıma inanmaktadır. beden onun için karanlığı ruh ise ışığı temsil eder ve ruh manevi faziletlerle kuvvetlenir ve beden de oruç, uykuya muhalefet yoluyla zayıflatılırsa ruh özgürlüğüne kavuşur ve manevi dünya ile temas kurar

sühreverdi, felsefeyi hikmet ile bir tutar ona göre felsefe aristo ve plantonla değil, idris peygamber ile başlamıştır. idris peygamber felsefeyi yani hikmeti vahiy yolu ile almıştır. sufi'lerden de etkilenmiştir hallac ve gazali'den eserlerinde sıklıkla bahseder. ancak çoğu eseri günümüze ulaşamamıştır. 38 yaşında selahaddin eyyubi'nin emriyle öldürülmüştür.
devamını gör...

genelde sadece iyi şeyler duymak isteyen insanlardır. onların hakkında en ufak kötü bi şey söyleyip eleştirmeye kalktığınızda size daha fazlasıyla cevap verirler çünkü onlar da farkındadırlar eleştirdiğiniz şeyin ama sadece kabullenmiyorlardır. hakkınızda yapılan iyi ya da kötü her türlü eleştiriyi dikkate almanız sizi daha samimi ve özgüvenli bi insan yapar bence o yüzden hem kendiniz hem de çevrenizdekiler için en azından dinleyin insanların düşüncelerini.
devamını gör...

soğuk hava koşullarına maruz kalmanın sonrasında el parmakları, ayak parmakları gibi kan dolaşımının zayıf olduğu bölgelerde görülen ciltte solukluk veya morarma gibi belirtilerin ortaya çıkmasına verilen isimdir.
ataklar klasik olarak birbini takip eden 3 fazı vardır.
ilk soğukluk/solukluk
daha sonra siyanoz(morarma)
en son hiperemi(kızarıklık) ile karakterizedir.
raynaud fenomeninin görüldüğü en sık sekonder neden skleroderma'dır.
devamını gör...

her hangi bir evcil hayvan sahibi olmak.
ıs yogunlugumdan oturu sadece bir gun kedilerimin kumunu temizleyemedim kabin onundeki paspasa kakisini yapmis benim oglan. sen misin islere dalip beni unutan? keserim cezani
devamını gör...

gavur aslında farsçadan geçen bir kelime olup ateşe tapan, zerdüşt dinine bağlı olan demektir.
devamını gör...

başlık sahibi yazarın "inşallah o sıralar dolup taşar" sözüne karşılık olarak umarım o sıralar, o sınıflar taşmak zorunda kalmaz demek istediğim başlıktır. umarım 50m²'lik sınıflarda 45 öğrenci olmaz. bırakın hareket etmeyi umarım sınıflarda nefes alabilecek alan kalır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sessiz olur musunuz diyen tipler.
dün arkadaşla metroda ayakta lak lak ediyoruz, bizden yaşlıca olan, oturan bir abla,
-sessiz olun lütfen, dedi.
-peki, dedim.
konuşmaya devam ettik, metroda mı huzur evinde mi belli değil.
sanki kendi metrosu.
binme abla metroya, biz binince.
zaten ayakta kalmışız, iki lak lak edip ortamı eğlenceli hale getirmeye çalışıyoruz.
devamını gör...

hususi olarak 666. tanımı* kendisine sakladığım yunan yazar. bütün eserlerini göz önüne aldığımda ölürken bile bütünün eksik parçasını mezarına kendi el yazısı ile yazdığı cümle ile tamamlamıştır kazancakis; den elpizo tipota. den fovume tipota. ime eleftheros / hiçbir şey ummuyorum. hiçbir şeyden korkmuyorum. özgürüm.

oysa eserlerinde kullandığı o büyülü şiirselliğin altında sık sık kendine de pay çıkarmış, yaşantısından bir kaç şey gizlemiş ve kendini alaya alan cümleleri kendi karakterlerinin ağzından riyakarlık etmeden dile getirmiş kazancakis'in el greco'ya mektuplar eserinin arka kapağında ilginç bir nokta vardır ölüme karşı:

heyhat! içimizdeki biricik ölümsüzü bu 'ah!'ı insanlara sunmanın başka yolu yoktur! kelimeler, kelimeler! ne yazık ki benim için başka kurtuluş yok... emrimde sadece yirmidört tane, kurşundan yapılmış askercik var, alfabenin yirmidört harfi; seferberlik ilan edecek, ordu kuracak, ölümle savaşacağım.

ölümden korkmayanlar kendi ölümsüzlüklerini yaratmış olanlar değil midir esasında? ölüm belli ki artık bir şeyin umulmadığı, korkunun olmadığı koca bir hiçlik, özgürlük alanı. bu onu aynı anda hem rahatlatıcı hem de ürkütücü yapar sanıyorum ama kazancakis için belli ki ürkütücü olmadı son anlarında. ismet özel'in bir dizesi var, anlam bakımından bahsettiğim şey ile bir ilgisi yok ama kuracağım cümle yapısını bundan aldığım muhakkak; biraz mürekkep ve kağıt ölüme karşı insanın gövdesini korumasa bile düşüncelerini koruyan bir zırh gibidir, kazancakis'in bir şey umulmayan hiçliğe giderken bile bir parçasını ölümsüz kılan düşünce açıkça bu. mitolojiye biraz göz attığımızda görürüz ki eski yunan tanrıları ölümsüzlük lütfunu pek az kimseye vermiştir, bunun için oldukça kıymetli bir şey yapmış olmak gerekir yani gerek mitolojide gerek yaşamda ölümsüzlük için bir şeyler başarmak gerekir. iyisiyle kötüsüyle, bazen olumlu ve bazen olumsuz bir şekilde pek çok şair ve yazar bir parçasını ölümsüzleştirmeyi başardı, işte kazancakis bunların en önemlilerinden biridir kanımca çünkü edebiyatın inceliklerini altın bir sunakta sergileyen üslubu pek az sanatçıda rastlanılan bir becerinin ürünüdür.
devamını gör...

artık acı çekmiyorsun, ölüm tüm ağrını aldı ve götürdü. artık senin için daha fazla acı yok biliyorum ama ben bütün direncimi kaybettim. artık acı çekmiyor olduğunu bilmek huzurlu hissettiriyor olsa bile tamamen gittiğini bilmek koca bir boşluğun içinde nefes almaya çalışmak gibi ama yine de yokluğunu hissetmenin bana ne yaptığını görmediğine seviniyorum. o barınağa ilk girdiğimde aklı beş karış havada küçük bir çocuktum sadece ama seninle büyüdüm ben. artık lisenin bahçesinde beklediğin, gömleğinin her yanına çamurlu pati izlerini bıraktığın ve paçalarını dişlerinle çekiştirdiğin o küçük çocuk değilim ama eğer geri dönebilseydim eğer dönebilsem yemin ederim zamanı o anlardan birinde durdurmak için her şeyimi verirdim.

koca dört gün , bana milyonlarca yıl gibi hissettiren koca dört gün. seni tamamen kaybettiğimi anlamam günlerimi aldı. tüm dünya bana sırtını dönmüş gibi hissettiğimde benim için orada olduğunu biliyordum. karanlık ödümü kopardığında, sınavı kazandığımda, o kupayı kaldırdığımda, o kazaları yaptığımda, kendimi en mutlu hissettiğim zamanlarda, o berbat günü geçiremediğimde, kendimi kimsesiz hissettiğimde ve insanlar sevilmeye değer olmadığımı söylediklerinde senin beni sevdiğini biliyordum. sadece dizlerimin üzerine çöküp tüm zaman boyunca beni ayakta tuttuğun için teşekkür etmek istiyorum ama yazmaktan daha iyi bildiğim bir şey yok. ben acıyı geçirecek başka bir yol bilmiyorum, hiç öğrenemedim. kağıtlara yazdığım her şey tamamen küle bulanıyor ve artık hatırlamak konusunda aklıma güvenemiyorum. zaman kavramım nerede bilmiyorum. bütün bu korkular, uykusuzluk ve kırgınlıklar benden tüm dayanma gücümü almıştı yine de idare ediyordum çünkü günün sonunda nefes aldığını biliyordum ama artık eskisi gibi yoluma devam edemiyorum. kendi ölümümü beklemek sorun değildi ama seni ölüme götüren yolu tüm zaman boyunca izledim. bunun bana ne hissettirmesi gerektiğini bilmiyorum.

eğer tüm acını alabilseydim yemin ederim yapardım ama oturup haftalar boyunca ölmek üzere olduğunu izlemekten başka bir halta yaramadım. neden her şeye geç kaldım ben böyle. ben zaten her şeye ve herkese geç kaldım. koca bir dört gün geçti ama kimseye hakkında tek kelime edemiyorum. tamamen yenilmiş hissediyorum. acıyı umursamamayı denedim ama düşünmeyi durduramıyorum. sadece seni biraz daha burada tutabilmek için neyi feda etmem gerekirdi bunu düşünüyorum ama hiçbir şey yoktu ve eğer yapabilsem bunu bilmeyi hiç istemezdim. eğer yapabilsem gitmene izin vermezdim ama izin vermek zorundayım. içimdeki bu hisle ne yapmam gerektiği hakkında tek bir fikrim bile yok. her zaman uyuduğun köşeye gözümü çevirip bakamıyorum bile. yemin ederim hiç gücüm kalmadı. kaybolduğun gün aklımı kaçırdığımı sanmıştım, bu acı beni darmadağın eder sanmıştım ama şimdi geri dönemeyeceğin bir yere gittin ve ben bu düşünceyle ne yapacağımı bilmiyorum. her şey yolunda davranmaya çalışıyorum, eski hayatıma bakmaya çalışıyorum ama kafamın içinde bir yerde tıkılı kaldım ve delirmemek için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. sadece seni seviyorum. her zaman sevdim, sen benim ailemsin nasıl sevmezdim ki zaten. sevdiğim herkesin hainler listesine bir şekilde adımı yazdırmayı başardım ama bunun bir önemi yoktu çünkü günün sonunda eve girdiğim zaman senin kapıyı açtığım gibi üzerime atlayacağını biliyordum. dünya kalbimi kırdığında sana sarılıp uyumanın tüm acımı alacağını biliyordum keşke ben de senin için aynısını yapabilseydim. herkes bana sırtını dönebilirdi ben bir şekilde idare ederdim ama sensizliğin bana ne yaptığını bilmiyorum. sadece artık daha fazla bu acıyı benimle tutamam çünkü beni delirteceğini biliyorum. geç farkına vardım ama sana artık veda etmek zorundayım. bunun düşüncesinden bile nefret ediyorum ama geçmişin hayaletlerinden birine dönüşmene izin vermek zorundayım yoksa aklımı kaçıracağım. keşke gitmeden önce sana söyleme şansım olsaydı, burada olduğun her anın beni nasıl ayakta tuttuğunu. yine de artık veda etmek zorundayım çünkü burada daha fazla izlenecek yıldız kalmadı. gittiğinden beri burada hiçbir şey yok ama devam etmek zorundayım. burada olsan beni anlardın biliyorum, lütfen beni anlamış ol. sen sahip olduğum en iyi aileydin, artık acı çekmediğini bilmek güzel.
devamını gör...

uzman avcılar yüksek tepelerde online listesinde ki yuvarlaktan sessiz sessiz avlarını izlemektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özellikle, sözlüğün ismine takılanlara gelsin.
boşverin ve sadece ışıldayın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim