küçükken annem, ben ve kardeşlerim dışarıya çıkmıştık. annem kardeşlerimi berbere götürecekti beni de götürüyorlar tabii yanlarında küçüğüm daha. berber kardeşlerimin saçlarını kesti ve bana döndü. kucaklayıp koltuğa oturttu. ben noluyoruz demeye kalmadan kesmeye başladı saçlarımı. ben de işimiz bitince annem beni kuaföre götürecek zannediyorum. tüm hayallerim yıkıldı. ama berber abi başlayınca kesmeye bir hoşuma gitti. bir sağa savuruyor saçlarımı bir sola. kısacık kesmişti saçımı ama çok beğenmiştim. hiç kalkmak istemedim o koltuktan. pek bir sevmişti beni. seneler sonra kapandı orası. öyle işte yeri gelmişken anlatayım dedim.
devamını gör...

malleus maleficarum, cadı avıyla uğraşanların başucu kitabıydı. aynı zamanda, bu kitap, cadı avı ile zaten var olan kkadın düşmanlığını da en üst düzeye taşıdı.

yakılanların büyük kısmı pagandı. bir dönemler şifa için kullanılan semboller, sözcükler cadı avı sonrası şeytanlaştırılmış, bambaşka bir şeye dönüştürülmüştü...

antik dönemin en sevilen tanrıları ve tanrıçaları artık şeytanın en büyük hizmetkarları olmuşlardı... cadı avı, katledilen milyonlarca kadından çok daha fazlasıydı; koskoca bir kültürü yok etmişlerdi.

ama unuttukları bir şey vardı bunları yapan insanların... bir zaman gelecek ve kendilerinin kutsal bulduğu tüm semboller şeytanileşecek, tanrıları bir zamanlar kutsal olan antik dönem tanrı ve tanrıçaları ile aynı şeyi paylaşacaktı... ve yeni dönemin cadı avı da başladı, sinsice ilerliyor.
devamını gör...

mor ve otesi'nin 2008 yilinda eurovision'a katildigi ve 7.sirada tamamladigi sarkisi.
devamını gör...

jack london’ın bu öyküsü tam da 2020 yılında okunmak üzere yazılmış sanki. büyük jack sanki bu kitabı yazıp çelik bir tüp içine koyup toprağa gömmüş ve üzerine de “ 2020 yılında açılıp okumak üzere” diye bir not düşmüş.

bütün dünya ahalisi olarak 2020 yılını bir salgınla baş etmeye çalışarak geçirdiğimiz için kitap bize çok daha anlamlı gelecek. çünkü bu kitapta london bize kızıl veba isimli bir hastalıktan, bu hastalığın dünya nüfusunu nasıl yerle yeksan ettiğinden ve salgının ardından insanların - hayatta kalan insanların- neye dönüştüklerinden bahsediyor.

bulaştığı insanları en geç iki saat içinde öldüren ve belirtileri çok açık ve net olan bu salgın yayılmaya başladığında tıpkı içinde bulunduğumuz bu senede olduğu gibi bir kaos ortaya çıkıyor ilk olarak. bazı insanlar umutsuzluğa kapılırken bazıları da içlerindeki vahşiyi sokağa salmaya karar verir. kendi menfaatleri için elinden geleni ardında koymayanlarla başkalarının iyiliği için kendini feda etmeye hazır olanlar sokaklarda karşı karşıyadır artık.

salgının hikayesini yaşlı bir adam anlatır torunlarına. ancak torunlar salgın dönemini yaşamamış, salgından sonra kurulan kolonilerde doğmuş ve büyümüş oldukları için bambaşka bir kültüre ya da kültürsüzlüğe sahiptirler. herkes dünyayı içine doğduğu şekliyle tanır ve bilir.

einstein’a üçüncü dünya savaşının nasıl yapılacağını soranlar dehadan şöyle bir yanıt alırlar: “ üçüncüyü bilmem ama dördüncü dünya savaşı taş ve sopalarla yapılacak.” bana bu cümleyi hatırlattı biraz dedenin ve torunları yaşadığı dönem.

2021 yılı bitmeden önce bu kitabı mutlaka okuyun, eğer önceden okuduysanız bu yıl içinde bir kez daha okuyun ve jack london’ın öngörüsü ve dehası önünde saygıyla eğilin.
devamını gör...

yukarıda bir arkadaş çok güzel özetlemiş aslında “kurda koyun yetiştirmektir” diye. benim çok güzel bir tanımım var bunun için. “aslanı kediye boğdurmaktır” bu hayattaki her şey girişimci olmaya bakar, siz bu çocukların elinden bu motivasyonu alırsanız, yok ders çalışmakmış, yok bir işte başarılı olmakmış, her şeyi mahvedersiniz. hiç hak etmeyen mal mal insanların altında ömürleri boyunca ezilip dururlar. şunu da unutmayın, küçükken ailenin yerleştirdiği şeyler, kırması en zor olan şeylerdir.
devamını gör...

distopyaların atası sayılabilecek, yazıldığı dönemde ülkesinde sakıncalı bulunduğu için yıllarca yayımlanmasına izin verilmemiş bir kitaptır biz.
aldous huxley'in cesur yeni dünya kitabıyla aralarında çokça benzerlik bulunmaktadır. hatta yine bir distopya olan otomatik piyano kitabının yazarı kurt vonnegut " konusunu, konusu güle oynaya biz'den araklanmış cesur yeni dünya'dan güle oynaya arakladım." demiştir.

başta da değindiğim gibi kitap yazıldığı dönemde ideolojik olarak sakıncalı olduğu için reddedilmiştir. aslında kitabın o dönemki rusya ile doğrudan ilişkisi bulunmamasına rağmen böyle bir sansüre uğramıştır. belki de yazarının döneminde oldukça muhalif tutum içerisinde bulunmasından dolayıdır. kitabın yazarı yevgeni zamyatin, devrimden sonraki rejimi eleştirdiği için 1919-1922 arası tutuklu kalmıştır. 1932 yılında da sürgüne gönderilmiştir. 1906'da çarlık hükümeti, 1922'de de bolşevikler tarafından aynı hapishanede tutuklu kalan yazar, bu kitapla adeta sistemin o zehirli damarlarını dökmüştür satırlara.

yukarda kurt vonnegut'un sözünde de bahsettiği gibi bu kitap cesur yeni dünya, otomatik piyano gibi kitapları da etkilemiştir. öyle ki cesur yeni dünya ile kurgulamış oldukları evren açısından neredeyse tıpatıp aynıdır.

zamyatin'in "biz" adlı kitabındaki dünya, 26. yüzyılda geçmektedir. insanlar bireyselliklerini kaybetmiş, birbirinden farksız birer makinedir adeta. hatta isimleri de birer sayıdır.
polisler tarafından her saniye izlenmek için cam balkonlu evlerde yaşarlar. herkes aynı üniformaları giyer, sentetik besinlerle beslenir, devletin belirlemiş olduğu sınırlar dahilinde yaşamlarını sürdürür. tabii buna yaşam denirse. bu durum o kadar ileri bir düzeydedir ki vatandaşların "seks saati" bile vardır. o saat aralığında camlarını kapatmak serbesttir ama daha sonra açmak şartı ile. cinsellik bir karne ile hep denetim altındadır. devlet ise hayırsever olarak anılan bir kişi tarafından yönetilir.

zamyatin eserinde, hem dönemini hem de sanayi devrimi ile ortaya çıkan toplum düzenini eleştirmiştir. yazarın uzun yıllar ingiltere'de yaşadığını da düşünürsek bu oldukça makul görünecektir. 1984'ün, cesur yeni dünya'nın eleştirisini anlayabilmek, bizleri hangi konuda uyardığını çok daha iyi idrak edebilmek açısından bu kitap bence bir kılavuzdur. çünkü bu kitap eleştirdiği denetime takılmış, yasaklanmış, yayınlanmasından korkulmuş mükemmel bir eleştiridir. ve aynı zamanda harika eserlere de öncü olmuştur.
devamını gör...

uzun uzun tanım giren yazara emeğe saygı anlamında oy vermek. az bilinen görgü kurallarından biridir.
devamını gör...

lezbiyen, gay, biseksüel, transgender, interseks vb. cinsel yönelimlere sahip insanlardır. lgbti bireyi sıradan eşcinsellerden ayıran en önemli özellik politik bilince sahip olmaları ve kamusal hakları için sivil toplum faaliyetlerinde bulunmalarıdır.
devamını gör...

gölge fesleğeni (bkz: didem madak)


sonra içime ve hatta dışıma kapandım. küsmek gibi bir şey.
bir çeşit gölge fesleğeni.
bir çeşit olmayan hayat.
zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim.
epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu. bir yığın insan tanıdım.
ama hep yalnızdım.
devamını gör...

kendisi aşk iksiri etkisinde yapılan bir çocuk olduğu için sevgi hissetmez, hissedemez. ölümsüz olmak gibi bir düşünceyi kendine takıntı haline getirmiştir. hortkuluk yapmaya başlamadan önce herkes tarafından yakışıklı kabul edilen, sessiz ve yalnız birisiymiş. yüzünün ve vücudunun bu hale gelmesi, ateş kadehi kitabında tekrar dirilmesi değil hortkuluklardır. voldemort yaptığı her hortkulukta insancıl özelliklerini kaybetmeye başlamıştır. ilkinde cildi solmuş ve yavaş yavaş burnu erimeye başlamıştır. 7 hortkuluk yaptıktan sonra bizim bildiğimiz görüntüsünü taşıyordu aslında. bu adamın ölümsüzlük takıntısı aslında kendi ölümü olmuştur. büyücülerin, normal bir yaşamdan daha uzun süre yaşadığı biliniyor. dumbledore 115 yaşında ölmüştür. aslında voldi bu kadar zahmete girmeyip yakışıklı bir bedende güzel bir hayat ile hemen hemen aynı uzunlukta bir hayat yaşayabilirdi.
devamını gör...

ismi, kral mausolos'un adından türetilmiştir. bu isim türkçe'de mozole olarak kullanılıyor. mausolos için yaptırılan anıt mezardan sonra yapılan tüm anıtlara da mozole denmiş.
devamını gör...

çünkü dünya, bildiğimiz kadarıyla, gördüğümüz kadarıyla, bir tek son sunar: ölüm, çözülme, parçalanma ve sevdiğimiz biçimlerin kayboluşuyla kalbimizin çarmıha gerilmesi. (bkz: kahramanın sonsuz yolculuğu)
devamını gör...

alimlerin, üzerinde fikir birliğine varamadığı konu.

ay'ın yarılmasına kanıt olarak kamer suresi'nin 1. ayeti gösterilir: "vakit yaklaştı ve ay yarıldı."

bir kısım alimler bu ifadenin, hz. muhammed tarafından gösterilmiş bir mucize olduğunu ( (gbkz: isrâ suresi)'nde "bizi, mucizeler göstermekten alıkoyan, daha öncekilerin onları yalanlamış olmasından başka bir şey değildir." buyurulmasına rağmen) iddia ederler. bazılarına göre ise tüm insanlığa değil sadece o bölgede yaşayan ve "ille de mucize görmek isteriz" diye tutturan kişilere gösterilmiştir bu olay.

bazı alimler ise olayın geçmişte yaşandığı iddiasına karşı çıkarlar ve bu ayetin kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak bir olayı bildirdiğini söylerler. kuran'da, geleceğe ait olaylarda, geçmiş zaman kipleri kullanıldığı durumlara başka ayetlerde de rastlanır. ayrıca bu olaya şahit olduğunu anlatan kişilerin, yani rivayet sahiplerinin ifadelerinin doğruluğunun şüpheli oluşu da bir soru işaretidir.

yukarıda da belirttiğim gibi isrâ suresi'nde insanlara mucize gösterme devrinin bittiği ima edilir kuran'da. bu nedenle bu olay hakkında konuşurken dikkatli olmayı ve hakikaten gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmediğimiz bir mucize hakkında atıp tutmaktan kaçınmayı tavsiye ederim. inanan arkadaşların "allah isterse olur/istemişse olmuştur" demesi, inanmayan arkadaşların da bu konuları kendilerine dert etmemeleri makul bir hareket olacaktır diye düşünüyorum.

daha fazla bilgi için
devamını gör...

rüşvetin her yerde olduğunun göstergesi.


samsung’un varisi ve genel müdür yardımcısı lee jae-yong’un yolsuzluk iddiaları nedeniyle uzun süredir devam etmekte olan yargılanma sürecinde karar verildi. 52 yaşındaki lee, eski başkan park geun-hye’nin bir arkadaşına rüşvet vermekten suçlu bulunmuş ve 2017’de beş yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

suçu kabul etmedi ve temyiz üzerine ertelendi. bir yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakılan lee jae-yong’un yeniden görülen davasında 30 ay hapis cezası verildi. böylece yeniden cezaevinin yolları gözüktü.

buradan
devamını gör...

yaş ilerlemeye başlayınca anında yavaşlamaya başlayan durumdur. artan sorumluluklar arasında, ne yeni biriyle uğraşacak takat, ne de olası bi yeni sorumluluğu kaldırabilecek psikolojik konfor vardır. evet yaş ilerlerken aynen bu kadar ayrıntılı düşünür insan. yeni insan, yeni dert... insan çocukken güzel insan buldu mu kaybetmemeli. arkadaşlık dediğin, önce geçmişe ortaklıktır.
devamını gör...

ezelde olmayan bir şeyi yoktan var etme durumu. bu durumda bunu yapabilecek kişi ancak ezeli biri olabilir. insan ezeli olmadığından, olmayan bir şeyi var etmeye gücü de yetmeyeceğinden yaratmak fiili insan ile beraber kullanılırsa dilde hata yapılmış olur. bir hayvandan bahsederken üretmek, icad etmek gibi fiiller kullanılamayacağı gibi yaratma vasfı olmayan insanda da yaratma fiili kullanılamaz.

insan üretebilir, inşa edebilir, tasarlayabilir fakat yaratamaz.

fakat yaşantısı ithal, kültürü ithal, düşüncesi ithal olan bazı insanların dillerinin ithal olmaması düşünülemez, yeni uydurma dil ile konuşanların böylesine hatalar yapması gayet normal olmakla beraber bu hatanın savunulması ise düşündürücüdür.

aynı dili konuşan insanların anlaşmasına bile böyle kompleksler engel oluyorsa o toplumun bilimde ve edebiyatta ne kadar ileriye gidebileceğini düşünün
devamını gör...

aşırı nemli iklimi,karmaşıklığı,denizi olmaması,kötü anıları barındırması,kaba esnafı,suriyeli yoğunluğu,bol yamalı ve kasisli yolları.
devamını gör...

sana gül bahçesi vadetmedim.
devamını gör...

hoş olmayan böyle bir ayırımı yapanın, hayatın her alanında (şehirde veya köyde) insanların da var olduğunu, olacağını göremediğinden düşünemediğinden, ancak boş söylem ve davranışı ile kendini küçük düşürmesi olarak görülür.
devamını gör...

tanimlari okumak bile ağlama kıvamına getirdi beni. hemen yazıp çıkıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim