dövme yaptıran insan
yaşlanınca cildim sarkacakmış, yapma yaa? bilmiyordum teşekkür ederim bu aydınlatma için. güzel arkadaşım 65 yaşımdan sonra dış görünüşümü etkileyen en büyük şey dövmelerim mi olacak sence? zaten iş bitmiş tip kaymış çekilicik bizden gitmiş olacak. önemi var mı sanıyorsun bunların bizim için, biz hayatını kendi istediği gibi yaşamayı seven insanlarız. öyle 45 yıl sonra cildim sarkar da kötü görünürüm diye kendimizi yarına uyanacağımızın garantisi olmadığı bir dünyada kısıtlayamayız, yapımız buna uygun değil. size de benden bir tavsiye, bu hayatı gerçekten de bu kadar çok önemsemeyin, sizin cildiniz sarksa ne olur sarkmasa ne olur, canının istediği bir şey ise yaptır, yapana da böyle "cildin sarkacak mal gibi gözükcen ehe ehe" diye ezik ezik laf söyleme interaktif sözlüklerde. çok öptüm.
tanım: hayatta sevdiği şeyleri yapmaktan hoşlanan insandır.
tanım: hayatta sevdiği şeyleri yapmaktan hoşlanan insandır.
devamını gör...
jalapeno
meksika yöresine ait bir biberdir.
turşusu çok güzel olur.
turşusu çok güzel olur.
devamını gör...
imago etkisi
imago kelimesi, resim anlamına gelen latince bir sözcük.imago etkisi ise kısaca,kişinin ebeveynlerine veya bakımını sağlayan kişilere benzeyen insanları eş olarak seçme durumudur.bunun temel sebebi,bebeklik ve erken çocukluk döneminde kişiye bakım sağlayan insanların sahip olduğu olumlu ve olumsuz niteliklerin bileşiminin çocuğun bilinçaltında 'imaj şemaları' halinde depolanmasıdır.zaten küçük çocuklara sorulursa kızlar babaları gibi,erkek çocuklar ise anneleri gibi bir eş seçeceklerini söyler.yani en yakındaki insan, ideal bir model şeması halinde zihnin arka planına kodlanır.ancak imago'lar, net ve keskin hatlara sahip fotoğraflara benzemez.bunlar daha muğlaktır ve daha dikkatle yaklaşmak gerekir.
imago aslında bebekte normalde gelişmesi gereken hayati bir özelliktir ki böylece annesini veya bakıcısını tanıyabilsin,onu diğer insanlardan ayırt edebilsin. yetişkinlik döneminde ise kişideki bu içsel şemalar,artık bilinçdışına ve tercihlere yansır.kişiler kendi bakımını sağlayan insanlara ait iyi veya kötü,olumlu veya olumsuz niteliklere sahip veya kendisine bunları anımsatan insanlara yakınlık duyar ve onları daha çekici görür.ilişki terapilerinde de bu konu ele alınır(imago ilişki terapisi).kişi her ne kadar iyi ve güzel vasıflara sahip bir insan ile ilişki kurmayı istese de bu sebeplerden dolayı tam tersine soğuk,kaba,ilgisiz partnerleri seçebilir. yani çözümlenmemiş çocukluk yaraları,bir anlamda evlilik ile tedavi edilmeye çalışılır. tabi bu durum, erken çocukluktaki olumsuz anıların tekrar sahnelenmesiyle sonuçlanır.
maalesef imago şemaları bilinçaltından silinemez birer damgadır.işte tam olarak bu yüzden zihinlerimiz istemsizce bunların tedavisini arar.o özel kişinin gelip tüm erken yaşam travmalarını yenilemesini ve iyileştirmesini bekler.
fakat imagolarımızın etkisi bununla da sınırlı değildir.kendimizde olmayan nitelikleri de ararız partnerlerimizde.çok utangaç insan bunun zıttına arsız insanı;düzensiz insan ise çok planlı birini seçebilir.
aslında bu noktaya kadar söylediklerimden imago etkisinin olumsuz olduğu ve boşanmalarla sonuçlanacak ilişkilere yol açtığı sonucu da çıkabilir fakat bu konuyu araştıran bilim insanlarına göre yaşamlarının aynı dönemlerinde yaralanan insanları biraraya getiren ve birbirlerinde çözümü aramaları ve ilacı bulmaları 'romantik aşk' ,araştırmacı harville hendrix'in deyimiyle de 'doğanın anestezisi' de olabilmektedir.yani bir kök aile ilişkisindeki problem ancak başka bir aile ilişkisiyle çözümlenecektir.tüm bu çözümlenme aşamasında ise çatışmaların yaşanacağını unutmamak gerekir.çatışma doğaldır.boşanma ise o ilişkinin sorununu çözmez ve kişi bunları sonraki ilişkisine de taşır.
imago aslında bebekte normalde gelişmesi gereken hayati bir özelliktir ki böylece annesini veya bakıcısını tanıyabilsin,onu diğer insanlardan ayırt edebilsin. yetişkinlik döneminde ise kişideki bu içsel şemalar,artık bilinçdışına ve tercihlere yansır.kişiler kendi bakımını sağlayan insanlara ait iyi veya kötü,olumlu veya olumsuz niteliklere sahip veya kendisine bunları anımsatan insanlara yakınlık duyar ve onları daha çekici görür.ilişki terapilerinde de bu konu ele alınır(imago ilişki terapisi).kişi her ne kadar iyi ve güzel vasıflara sahip bir insan ile ilişki kurmayı istese de bu sebeplerden dolayı tam tersine soğuk,kaba,ilgisiz partnerleri seçebilir. yani çözümlenmemiş çocukluk yaraları,bir anlamda evlilik ile tedavi edilmeye çalışılır. tabi bu durum, erken çocukluktaki olumsuz anıların tekrar sahnelenmesiyle sonuçlanır.
maalesef imago şemaları bilinçaltından silinemez birer damgadır.işte tam olarak bu yüzden zihinlerimiz istemsizce bunların tedavisini arar.o özel kişinin gelip tüm erken yaşam travmalarını yenilemesini ve iyileştirmesini bekler.
fakat imagolarımızın etkisi bununla da sınırlı değildir.kendimizde olmayan nitelikleri de ararız partnerlerimizde.çok utangaç insan bunun zıttına arsız insanı;düzensiz insan ise çok planlı birini seçebilir.
aslında bu noktaya kadar söylediklerimden imago etkisinin olumsuz olduğu ve boşanmalarla sonuçlanacak ilişkilere yol açtığı sonucu da çıkabilir fakat bu konuyu araştıran bilim insanlarına göre yaşamlarının aynı dönemlerinde yaralanan insanları biraraya getiren ve birbirlerinde çözümü aramaları ve ilacı bulmaları 'romantik aşk' ,araştırmacı harville hendrix'in deyimiyle de 'doğanın anestezisi' de olabilmektedir.yani bir kök aile ilişkisindeki problem ancak başka bir aile ilişkisiyle çözümlenecektir.tüm bu çözümlenme aşamasında ise çatışmaların yaşanacağını unutmamak gerekir.çatışma doğaldır.boşanma ise o ilişkinin sorununu çözmez ve kişi bunları sonraki ilişkisine de taşır.
devamını gör...
akp'ye sürekli çamur atan tip
(bkz: başlıklarını engelle butonu)
devamını gör...
kadınların bunalıma girme şekli
bunalım
bunaalım
bunu alıım
bunu alayım
bunu da alayım
bunu al bunu
al bunu da
bunu da bunu da...
şahsen benimki de tam yukarıdaki gibi” bunu da bunu da.”
bunaalım
bunu alıım
bunu alayım
bunu da alayım
bunu al bunu
al bunu da
bunu da bunu da...
şahsen benimki de tam yukarıdaki gibi” bunu da bunu da.”
devamını gör...
kanser olduğunu öğrenmek
hastalığın ne olursa olsun insan bedeni için ağır bir yüktür. psikolojik olarak çok yıpratır. bunu yaşamayan bilemez. sağlık önemli bir hazinedir, kıymet bilmek lazım.
devamını gör...
100 kadın içinden ortalama üstü güzeliğe sahip kadın oranı en yüksek ırk
bu güzellik kavramını kim nasıl belirliyor. neye göre güzel, kime göre güzel.
çok makyaj yapan mı güzeldir, hiç yapmayan mı. renkli gözlü mü olması gerekir sizin bir kadına güzel demeniz için. etine dolgun kadınlar mı güzeldir yoksa oklava gibi incecik olanlar mı. bıyığın bir kadına yakışmadığına kim karar vermiş.
çok makyaj yapan mı güzeldir, hiç yapmayan mı. renkli gözlü mü olması gerekir sizin bir kadına güzel demeniz için. etine dolgun kadınlar mı güzeldir yoksa oklava gibi incecik olanlar mı. bıyığın bir kadına yakışmadığına kim karar vermiş.
devamını gör...
yazarların çektiği kedi fotoğrafları

apartmanımıza sığınan anne kedinin bebeklerinden biri. komşularımızdan biri ramazan ayında annelerini bir caminin önüne attı. geri dönmeye çalışırken araba çarpmış kuzuma.* hayatımda gördüğüm en güzel kedilerden biriydi, herkese kendini sevdirirdi. anne kediyi atan komşularımız bebekleri 10 gün içinde sahiplendirmezsek hepsini atacaklarını söylemişti. biz sözümüzü tuttuk ama onlar tutmadı ve dolaylı yoldan da olsa bir canın ölümüne sebep oldular.
fotoğraftaki bebek ise çok güzel bir yuvada. geçen aylarda bir yaşına girdi. diğer kardeşleri de farklı yuvalarda ve mutlular.
devamını gör...
ankara'nın en güzel yanı
anitkabir en guzel yanidir tabii ki...
devamını gör...
madalyası olmayan bir yazarı ciddiye almak
madalyası olan ve olmayan yazarların hiçbir farkı yoktur, her ikisi de aynı oranda ciddiye alınır.
burada şunun ayrımını yapmak gerekir, yoldaş benjamin franklin ve iko araştıran, başlıkları olabildiğince iyi şekilde açıklayan yazarların motivasyonunu artırmak için madalya sistemini getirmişler ve bence güzel de bir iş yapmışlardır. isteyen madalyalık tanım girer, isteyen kendi istediği gibi devam eder.
önemli olan karşılıklı saygıdır. durduk yere insanların emeklerine *ok atmaya gerek yok..
burada şunun ayrımını yapmak gerekir, yoldaş benjamin franklin ve iko araştıran, başlıkları olabildiğince iyi şekilde açıklayan yazarların motivasyonunu artırmak için madalya sistemini getirmişler ve bence güzel de bir iş yapmışlardır. isteyen madalyalık tanım girer, isteyen kendi istediği gibi devam eder.
önemli olan karşılıklı saygıdır. durduk yere insanların emeklerine *ok atmaya gerek yok..
devamını gör...
istanbul'un en yaşanılası ilçesi
1- kadıköy
2-beşiktaş
3-şişli
4-bakırköy
5- sarıyer
6- üsküdar
7- ümraniye
8 - ataşehir
9 - beyoğlu
10- maltepe
birleşmiş milletler kalkınma çerçevesinde hazırlanan insani gelişme vakfının insani gelişim endeksine göre yaşam standartları ve insani gelişme açısından listeye girmiş ilk on sıralama.
2-beşiktaş
3-şişli
4-bakırköy
5- sarıyer
6- üsküdar
7- ümraniye
8 - ataşehir
9 - beyoğlu
10- maltepe
birleşmiş milletler kalkınma çerçevesinde hazırlanan insani gelişme vakfının insani gelişim endeksine göre yaşam standartları ve insani gelişme açısından listeye girmiş ilk on sıralama.
devamını gör...
bülent onaran
yaşlanmayan, hayatını eğlenceye adamış, ileride olmak istediğim, rutkay aziz'in hayat verdiği avrupa yakası karakteri. idolümsün bülent abi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bu gece özel benim için. çok şey düşünüyorum çünkü. her şeyi, herkesi. en önemli şeyi, en önemsiz şeyi. kafam tam bir savaş alanı. aklıma gelmeyecek düşünceler aklıma geliyor, olması çok düşük bir ihtimal olan olayların kafamda canlanışına şahit oluyorum. uzun zamandır düşünmediğim şeyleri de düşünüyorum, hiç aklımdan çıkmayan şeyleri de.. öncesini, sonrasını, şimdiyi.. bir gün düşündüğüm ikinci gün daha da farklılaşıyor. içim sıkışıyor, daralıyorum. bir boşluk mu demeliyim ne demeliyim bilemiyorum. tarif edemeyeceğim bir düğüm var içimde. karmaşa..
arkada da bu çalıyor. ama durulmuyor düşünceler bir türlü. bu gece uyutmuyorlar. üzücü olan da şu.. önem verdiklerim.. gerek kişiler, gerek değerler, gerekse fikirler.. bunlar günün birinde yok mu olacaklar? bilemiyorum sözlük, artık hiçbir şey bilemiyorum..
arkada da bu çalıyor. ama durulmuyor düşünceler bir türlü. bu gece uyutmuyorlar. üzücü olan da şu.. önem verdiklerim.. gerek kişiler, gerek değerler, gerekse fikirler.. bunlar günün birinde yok mu olacaklar? bilemiyorum sözlük, artık hiçbir şey bilemiyorum..
devamını gör...
yalnız yaşayanların nedense delirmemesi
bir seçimse bu kişiyi delirtmez. çünkü istemezse yalnız olmamayı da seçebileceğini bilir.
devamını gör...
yoldaş bizi pavyona götür
başlığı görünce gülmekten alamadım kendimi. yoldaş benjamin fraklin’den beklentiler gün geçtikçe artıyor. korkarım ki yakında son model araba, lüx villa isteyenlerde çıkacak. tek başına yoldaş bu işin üstesinden gelemez. elimizi taşın altına koyalım, yoldaş’ımıza destek verelim.
devamını gör...
tuhaf takıntılar
genellikle yürürken çizgilere basmamaya çalışırım.
devamını gör...
aklının almadığı bir şey yaz
sonsuzluk.
ne başı var ne de sonu.
ne başı var ne de sonu.
devamını gör...
kerem aktürkoğlu
erzincanspor'u 2.lige çıkaran ekipte başrolde yer alan ve fatih terim'in 3.ligden alıp parlattığı, cim-bom'un ilk 11'ine giren futbolcu. son dönemdeki performansıyla formayı resmen söke söke aldı, ilk 11'de görev yapabileceğini ortaya koydu.
devamını gör...
macgyver
80 ve 90'lı yıllarda yayımlanan, bir gizli ajanın maceralarını anlatan amerikan dizisi. başrolde richard dean anderson vardı.
her şeyden her şeyi yapabilmesi ile ünlüydü: şekerden patlayıcı, ayakkabıdan roket, musluktan kedi... abartıyorum tabi ama çok da yalan sayılmaz. izledikçe hayran olur "ben de şundan bunu yapabilir miyim acaba?" diye düşünürdük çocuk aklımızla.
her şeyden her şeyi yapabilmesi ile ünlüydü: şekerden patlayıcı, ayakkabıdan roket, musluktan kedi... abartıyorum tabi ama çok da yalan sayılmaz. izledikçe hayran olur "ben de şundan bunu yapabilir miyim acaba?" diye düşünürdük çocuk aklımızla.
devamını gör...
