onore olmak
fransızca bir kelime olan "honorer" kelimesinden gelir. onur duymak, onurlandırmak anlamına gelir.*
devamını gör...
2 şubat 2021 elektrik motorlu araçlara ötv zammı
elon musk'la görüşmesi pek de olumlu geçmemiş anlaşılan.
devamını gör...
birçok yazarın siyasi başlıklara değinmemesi
siyâset siyaset olsaydı konuşurduk. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
sanırım dostlarım eğer ben şu anki merdumgiriz'sem bunun sebebidir dedem. küçüklüğüm, çocukluğum, yetişkinliğim, manyaklığım hepsi onun yanında geçti hatta biraz da manyaklığımın sebebidir kendisi. aramızda mutlak bir aidiyet vardı her zaman. özgürlüğe hasret ruhum için (bkz: özgürlük), alkole bağımlı olan dedem için alkol demekti ilişkimiz. ben istediğim yere gider, gezerdim. o da istediği kadar içer, delirirdi ve günün sonunda aynı odada karşılıklı birbirimize gülümseyerek uyurduk her gece. acıktığımızda ben küçük ellerimle bir şeyler hazırlarken bize, o da sarma sigarasını içerek dikkatle izlerdi beni. yeri gelir bir baba olurdu bana, yeri geldiğinde ise bir dost, yeri geldiğinde ise ihtiyar bir dede. en uçuk kaçık fikirlerimi anlatırdım ona, kendisine illaki bir pay çıkarırdı hayallerimden. kendini sığdıracak küçük bir yer bulur, hayallerimin bir köşesinde kıvrılıp kendisine yer edinirdi. kurduğum 10 hayalin üzerine 100 de o ekler ve biz hayal dünyamızın uçsuz bucaksız sonsuzluğunda birbirimizi kovalardık.
şimdi bir rakı sofrasında dede, karşılıklı içiyoruz seninle. "ben delinin tekiyim. bipolardan şizofreniye kadar ne ararsan var bende. s*ktir et akıllıları onlar senden benden daha deli" diyen sen karşımda güzel anılarını anlatıyorsun yine. bir de anlattıklarının hangisi gerçek bir bilebilsem.
elimde, senin uzattığın bir dal sigara ve masanın üstünde kendi ellerinle hazırladığın rakılarımız. konuşuyoruz yine olacaklardan ve olmayacaklardan. evetlerden ve hayırlardan. keşkelerden ve iyi kilerden. iyilerden ve kötülerden. anason kokuyor soframız, gözlerimizde bir huzur, içimizde küçük bir hasret. çok severek balıkçı teknelerinde dinlediğin yunan ezgileri çalıyor arkada. sen anlatıyorsun ve ben yine özgürleşiyorum. tam da öğrettiğin gibi...
şimdi bir rakı sofrasında dede, karşılıklı içiyoruz seninle. "ben delinin tekiyim. bipolardan şizofreniye kadar ne ararsan var bende. s*ktir et akıllıları onlar senden benden daha deli" diyen sen karşımda güzel anılarını anlatıyorsun yine. bir de anlattıklarının hangisi gerçek bir bilebilsem.
elimde, senin uzattığın bir dal sigara ve masanın üstünde kendi ellerinle hazırladığın rakılarımız. konuşuyoruz yine olacaklardan ve olmayacaklardan. evetlerden ve hayırlardan. keşkelerden ve iyi kilerden. iyilerden ve kötülerden. anason kokuyor soframız, gözlerimizde bir huzur, içimizde küçük bir hasret. çok severek balıkçı teknelerinde dinlediğin yunan ezgileri çalıyor arkada. sen anlatıyorsun ve ben yine özgürleşiyorum. tam da öğrettiğin gibi...
devamını gör...
gençlerimize 3 mümkünse daha fazla çocuk öneriyoruz
kafasına çay fırlattığı insan sayısı reisi tatmin etmemiş olsa gerek. kendisi görevlerini düzgünce ve dürüstçe yerine getirsin, halk da insan onuruna yakışan bir yaşam standardına ulaşsın da çocuk sayısı çiftlerin bileceği iş.
devamını gör...
yazılı olmayan kurallar
evin en küçüğünün sabah ekmek almaya gitmesi...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
sabah 6 otuz şarkıları vardı adamın
kapalı ve sıcak bir pazar sabahıydı bak
buzdolabında yarım kalıp ezine peynirli
ve ocağında kaçak siverek'li çayı olan
kadının yüzüne bakıp kalktı masadan
ilk kavgalarıydı belliydi çarptığı kapıdan
bir vazo uçtu sonra aynı kapıya kondu
adam gülümsedi gitti, çok da umuruydu
yalancıydı adam paradoksal olarak
çünkü yarı giritli yarı da urlalı manyak
döndü sonra, elinde hazır bahanesi
kadın onu karşıladı hızla kaçarak
öyle de kaldı tuhaf bir hikayeydi bu
kadın dönerse yarım kalamayacak
kapalı ve sıcak bir pazar sabahıydı bak
buzdolabında yarım kalıp ezine peynirli
ve ocağında kaçak siverek'li çayı olan
kadının yüzüne bakıp kalktı masadan
ilk kavgalarıydı belliydi çarptığı kapıdan
bir vazo uçtu sonra aynı kapıya kondu
adam gülümsedi gitti, çok da umuruydu
yalancıydı adam paradoksal olarak
çünkü yarı giritli yarı da urlalı manyak
döndü sonra, elinde hazır bahanesi
kadın onu karşıladı hızla kaçarak
öyle de kaldı tuhaf bir hikayeydi bu
kadın dönerse yarım kalamayacak
devamını gör...
proje 2417
sinem ataklı'nın 2417 üçlemesinin ilk kitabı olan bilim kurgu ve distopik türündeki romanıdır.
geçmişi bugünden ayıran tek şey, iyi bir gelecek ihtimaliydi. roman 2417 yılının istanbul'unu anlatıyor. yazara göre o tarihteki istanbul, şu ankinden daha da farklı ve ölümsüzlük deneyleri üzerine uğraşan bilim insanları ile doluydu. sistem bu ölümsüzlük deneylerini desteklemek üzere askerler yetiştiriyordu. istanbul'da yaşayan herkes için ölümsüzlük deneyleri'ni desteklemek mecburiydi ve sonuç başarılı olduğunda getirileri herkesi etkileyecekti. sistem, deneylere katkı olarak zenginlerden para talep etmişti, fakirlerin sunabileceği tek şey hayatlarından ibaretti. bu küçük fedakârlıklar ölümü tamamen bitirecek, gelecek nesillere sonsuz yaşam verecekti. bu en sahte vaatti ve asla gerçekleşmeyecekti. ölümsüzlük bu dünyaya yalnızca ölüm getirecekti.
proje ekibinden 2100'lü yıllarda bir bilim insanı "şeytanın gözyaşı" adlı güçlü bir madde keşfediyor. bir süre sonra maddenin kontrolü kaybediliyor ve büyük bir patlama sonucunda amerika kıtası ve avrupa'nın büyük bir bölümü yok oluyor. türk ve çinli bilim insanları ortak bir çalışma ile bu maddeyi kontrol altına almayı başarıyor ve bununla yaşlanmayı bir süre durdurabiliyorlar. 2300'lü yıllarda ise güç savaşları içerisinde insanlığın en çok istediği şeyi 'ölümsüzlüğü' bulmak için deneyler yapıyor. bu deneyler için ise zengin ve güç sahibi olanlar destek olup para verirken, zayıf halk bu deneylerin kurbanları olup hayatlarını feda etmek zorunda kalıyor. proje ise tam da bu noktada ortaya çıkıyor işte bu olayları bitirmek için uzun yıllar detaylı ve programlı planlar yapılarak hazırlanan bir baş kaldırış, yok etme projesi.
ervin altan, bu sistemin içinde yetişmiş, kast sisteminin zirvesinde doğmuş ve tüm bunların dehşetini iliklerine kadar hisseden bir karakter. temelleri kanla atılmış bu ülkenin önemli bir pilotu, savaşçısı olarak yaşıyor. aynı zamanda devrim amaçlayan köklü bir proje'ye hizmet ediyor.
hikâyenin ana kahramanı olan, aynı zamanda bahsi geçen ölümsüzlük deneyleri'nin karşıtı olan asker ervin altan'ın ağzından:
"yüz yıl önce ölmüş olmalıydım. tarih sayfalarına göre hikâyem böyle bitti.
gerçek ise tam tersi; kayıplara karıştığım gün bu hikâyenin başladığı yerdi.
bugün bitirdiklerini sandıkları savaşı o gün başlattım.
yok ettiklerini sandıkları tüm insanları o gün kurtardım. o gün, sistemi yükseltecek olan askerdim.
bugün o sistemi devirecek olan düşmanım."
kuzey hanlı'nın başından beri serra'nın gerçek kimliğini bildiğini düşünüyorum. hera'ya takıntısı var bu kesin, ama aşk ya da sevgi değil. daha karmaşık bir şey. proje'ye bile bile göz yumduğunu düşünüyorum bazı yerlerde. sırf onu tek ele geçirebilmek için. tabii kuzey'in şefkatli bir yönü de var ama onun tarafından korkunç işkencelere maruz kalacak gibi geliyor ervin. kuzey bunu yapacak, diğer kişilikleri ölsün ve geriye hera kalsın diye.
geçmişi bugünden ayıran tek şey, iyi bir gelecek ihtimaliydi. roman 2417 yılının istanbul'unu anlatıyor. yazara göre o tarihteki istanbul, şu ankinden daha da farklı ve ölümsüzlük deneyleri üzerine uğraşan bilim insanları ile doluydu. sistem bu ölümsüzlük deneylerini desteklemek üzere askerler yetiştiriyordu. istanbul'da yaşayan herkes için ölümsüzlük deneyleri'ni desteklemek mecburiydi ve sonuç başarılı olduğunda getirileri herkesi etkileyecekti. sistem, deneylere katkı olarak zenginlerden para talep etmişti, fakirlerin sunabileceği tek şey hayatlarından ibaretti. bu küçük fedakârlıklar ölümü tamamen bitirecek, gelecek nesillere sonsuz yaşam verecekti. bu en sahte vaatti ve asla gerçekleşmeyecekti. ölümsüzlük bu dünyaya yalnızca ölüm getirecekti.
proje ekibinden 2100'lü yıllarda bir bilim insanı "şeytanın gözyaşı" adlı güçlü bir madde keşfediyor. bir süre sonra maddenin kontrolü kaybediliyor ve büyük bir patlama sonucunda amerika kıtası ve avrupa'nın büyük bir bölümü yok oluyor. türk ve çinli bilim insanları ortak bir çalışma ile bu maddeyi kontrol altına almayı başarıyor ve bununla yaşlanmayı bir süre durdurabiliyorlar. 2300'lü yıllarda ise güç savaşları içerisinde insanlığın en çok istediği şeyi 'ölümsüzlüğü' bulmak için deneyler yapıyor. bu deneyler için ise zengin ve güç sahibi olanlar destek olup para verirken, zayıf halk bu deneylerin kurbanları olup hayatlarını feda etmek zorunda kalıyor. proje ise tam da bu noktada ortaya çıkıyor işte bu olayları bitirmek için uzun yıllar detaylı ve programlı planlar yapılarak hazırlanan bir baş kaldırış, yok etme projesi.
ervin altan, bu sistemin içinde yetişmiş, kast sisteminin zirvesinde doğmuş ve tüm bunların dehşetini iliklerine kadar hisseden bir karakter. temelleri kanla atılmış bu ülkenin önemli bir pilotu, savaşçısı olarak yaşıyor. aynı zamanda devrim amaçlayan köklü bir proje'ye hizmet ediyor.
hikâyenin ana kahramanı olan, aynı zamanda bahsi geçen ölümsüzlük deneyleri'nin karşıtı olan asker ervin altan'ın ağzından:
"yüz yıl önce ölmüş olmalıydım. tarih sayfalarına göre hikâyem böyle bitti.
gerçek ise tam tersi; kayıplara karıştığım gün bu hikâyenin başladığı yerdi.
bugün bitirdiklerini sandıkları savaşı o gün başlattım.
yok ettiklerini sandıkları tüm insanları o gün kurtardım. o gün, sistemi yükseltecek olan askerdim.
bugün o sistemi devirecek olan düşmanım."
kuzey hanlı'nın başından beri serra'nın gerçek kimliğini bildiğini düşünüyorum. hera'ya takıntısı var bu kesin, ama aşk ya da sevgi değil. daha karmaşık bir şey. proje'ye bile bile göz yumduğunu düşünüyorum bazı yerlerde. sırf onu tek ele geçirebilmek için. tabii kuzey'in şefkatli bir yönü de var ama onun tarafından korkunç işkencelere maruz kalacak gibi geliyor ervin. kuzey bunu yapacak, diğer kişilikleri ölsün ve geriye hera kalsın diye.
devamını gör...
yılmaz erdoğan
/ ama hala çok güzel hakkında konuşmak senin
ben senden bahsediyorum yine
kime darlansa kalbim kimin kılığında
ne zaman aklım çıksa yerinden
tuzu ayarında gözyaşlarıyla /
demiş adam, kime / kim için / neden demiş bilinmez, sorulmaz da, bu saatten sonra önemi de yok. ama demiş, sonra izmirli dingilin biri yine başka izmirli ama çok güzel bir yarı dingil hakkında bağıra bağıra söylemiş bunu içinden, tüm basmane duymuş, duymazdan gelmiş, benden öte kaçmış çaresizliğimin acısına saygısından, bir duble kocaman anason kokusu yatıştırır bunu demişler vermişler elime emzik gibi, ne o kokuya kar olmuşum ne içime çare, alışığıma dönmüşüm vakit bu vakit, hem de moderatör tasdikli, tüm site onaylı, ruh tuhaf, iç kor, yüz güleç, türkan az ötede ben ne yapayım uykusunda, sen bilmiyorsun orada, ben unutmuyorum burada.
ben senden bahsediyorum yine
kime darlansa kalbim kimin kılığında
ne zaman aklım çıksa yerinden
tuzu ayarında gözyaşlarıyla /
demiş adam, kime / kim için / neden demiş bilinmez, sorulmaz da, bu saatten sonra önemi de yok. ama demiş, sonra izmirli dingilin biri yine başka izmirli ama çok güzel bir yarı dingil hakkında bağıra bağıra söylemiş bunu içinden, tüm basmane duymuş, duymazdan gelmiş, benden öte kaçmış çaresizliğimin acısına saygısından, bir duble kocaman anason kokusu yatıştırır bunu demişler vermişler elime emzik gibi, ne o kokuya kar olmuşum ne içime çare, alışığıma dönmüşüm vakit bu vakit, hem de moderatör tasdikli, tüm site onaylı, ruh tuhaf, iç kor, yüz güleç, türkan az ötede ben ne yapayım uykusunda, sen bilmiyorsun orada, ben unutmuyorum burada.
devamını gör...
ac/dc
ac~dc : alternatif akım, doğru akım.
elektrik ile ilgili bir kavramdır. aynı zamanda müziklerini keyifle dinlediğim bir rock müzik gurubudur. skies on fire favori parçamdır.
elektrik ile ilgili bir kavramdır. aynı zamanda müziklerini keyifle dinlediğim bir rock müzik gurubudur. skies on fire favori parçamdır.
devamını gör...
cenin pozisyonu
depreme yakalananların hayatta kalmalarını sağlayan yatış pozisyonu.
devamını gör...
kitap alıntıları
cezayı gerektiren düşünceler ve duygular değil, eylemlerdir. insanlar düşündükleri ya da hissettiklerinden değil, yaptıklarından sorumludur. bu allah katında da, yasalar önünde de böyledir.”
gülseren budayıcıoğlu- madalyonun içi
devamını gör...
herkesin potansiyel terörist olması
kendi gibi düşünmeyen herkese çamur atmaktır.
devamını gör...
insanların gerçekten küfürsüz konuşamıyor olması
küfür yerinde iyidir , insanı rahatlatır.
mesela bu başlıklara #463967 küfür etme ihtiyacı duyuyorum ve rahatlıyorum.
mesela bu başlıklara #463967 küfür etme ihtiyacı duyuyorum ve rahatlıyorum.
devamını gör...
efsane yerli dizi müzikleri
ekmek teknesi jenerik müziği eşsizdir bu konuda.
incesaz - balat 2002 eylül şarkıları albümü
incesaz - balat 2002 eylül şarkıları albümü
devamını gör...
türklerin birinci olduğu konular
vurarak tamir etmedir muhtemelen. işin garibi işe de yarıyor.
devamını gör...
in my mind
ne zaman hayata dair radikal değişimlere gitme düşünceleri veya birtakım keşkeler aklımdan geçse yahut birilerinin bu tip girişimlerini görsem kafamda çalmaya başlayan amanda palmer şarkısı.
"fuck yes, i am exactly the person that i want to be."
"fuck yes, i am exactly the person that i want to be."
devamını gör...
hoçça ğalın ğidiyom ben
en kisa surede yapacagim eylem eger kalbinizi kirdiysam affola. hiç öyle bir niyetim yoktu.
devamını gör...
değeri sonradan bilinen şeyler
kavgasız bi ev.
devamını gör...
zeus
kusadasi güzelçamlı dilek yarımadası milli parkı girişinde aynı adla anılan mağarası olan ( zeus mağarası) mitolojik yunan tanrısı.
buradan
buradan
devamını gör...