haberdar olamadığım kampanya. eeey moderatör; gözümüze gözümüze sokun bu gibi kampanyaları lütfen. haberimiz olsun, faydamız dokunsun. tebrikler.
devamını gör...

kelimelerle arası gayet iyi yazarımız, mürekkebin bitmesin porsuk.
devamını gör...

olmayan durum. kim ne başlık açtıysa akışta o geliyor. moderasyon sadece aşırı troll ve cinsel içerikli amacı belli başlıklara haklı olarak müdehale ediyor. ve bunuda yapmakta gayet haklılar.
devamını gör...

alkole karşı bünye doğuştan kuvvetli olabilir ya da sonradan çok alkol tüketilmesiyle sarhoş olma evresi en yukarıya çıkabilir. bu durumda oluşabilecek tek şey zor sarhoş olmaktır. sarhoş olamıyorum diye masada öten insanlarla zaten içki de içilmez sohbet de edilmez. sarhoş olamamak üzerinden güç ve hava gösterisi yapmak lise zamanlarına ait olan ve orada kalması gereken bir eylemdir. aksi takdirde bu davranışları gerçekten düzgün şekilde içen insanların arasında yaparsanız bir daha sizinle aynı masaya oturmayabilirler.
devamını gör...

ben de faydalı olabilecek birkaç tane yazayım.

windows + . : emojiler
windows + v : panoya kopyalanan şeyleri gösteriyor istediğiniz seçip yapıştırabilirsiniz.
windows + g : xbox’a bağlı bir özellik aslında ama benim çok işimi görüyor. seçili pencerenin ekran videosunu alabilme imkanı veriyor. durdurunca çektiğiniz videoyu otomatik videolar klasörüne atıyor. masaüstünde çalışmıyor ve halihazırda çektiğiniz pencereden çıkınca kapanıyor ama iş gören bir özellik.

yukardaki arkadaş ekran alıntısından bahsetmiş. arama bölümünde ekran alıntısı aracı diye arattığınızda mod kısmını ”dikdörtgen biçimli” olarak seçtiğinizde prt sc tuşuna bastığınızda artık size seçenek sunuyor ister full ister serbest ister dikdörtgen biçimli alıntı yapabilirsiniz.
devamını gör...

ruhun, beden ile ilişiğini kesme durumudur.
devamını gör...

fransız ressam jacques louis david'e ait, 1793 yılında yapılmış ve tarihi bir öneme sahip olan eserin ismidir.
1748-1825 yıllarında yaşamış sanatçı, neoklasik döneme ait eserler vermiştir. esere geçmeden önce neoklasik yaklaşımı hakkında kısacık bir bilgi vermek yerinde olacaktır. bu dönem antik yunan ve roma dönemine duyulan özlem ile açığa çıkmıştır. eserlerde perspektif anlayışı yoktur. ışığın önemli bir etkisi de yoktur. diğer dönemlere göre daha keskin çizgilere sahiptir. ve bu dönemin en büyük sanatçısı jacques louis david'dir. peki bu tablo neden bu kadar önemli ve ünlü olmuştur? bu soruya cevap verebilmek için önce marat'ı tanımamız gerekmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tablodaki kişi marat. o, bir devrimcidir. fransız devrimi'nin önemli (bkz: jakoben) liderlerinden biridir. aynı zamanda doktor ve gazetecidir. marat tutkulu bir devrimci olduğundan polislerden kaçmak için sık sık kanalizasyonda saklanmak zorunda kalıyordu. kanalizasyonda çok vakit geçirdiğinden bir çeşit cilt hastalığına yakalanmıştır. bu cilt hastalığına su iyi geldiğinden, marta evde kaldığı sürede bol bol banyoda vakit geçirir olmuştur. ve genelde küvetinde çalışırdı. bir gün yine küvetinde çalışırken, devrim karşıtı bir kişi evine gelir. marat ile görüşmek zorunda olduğunu söyler. marat'ın eşi, onun müsait olmadığını söyleyerek uzaklaştırmaya çalışır. bunun üzerine marat'a önemli bir evrak vereceğini söyler. sesleri duyan marat, eşine bırak gelsin der. katil kişi, tabloda marat'ın sol elinde bulunan belgeyi marat'a verir. marat, onu okurken bıçakla öldürülür.
jacques louis david, marat'ın yakın arkadaşlarından biridir. ertesi gün marat'ın evine gider. böyle bir olay yaşandığını öğrenen ressam çok üzülerek bu olayı anlatmak için bir resim yapmaya karar verir. işte bu resim bu hikayeden doğmuştur. david olayın vahametini anlatmak için arka planı koyu renk kurgulamıştır. fazla ayrıntıya girmeden çok temiz ve yalın bir eser ortaya çıkarmıştır.
devamını gör...

bi süre “entry girme orucu”mu bozduran haber. süprizli, spontane gerçekten. radyoya, bana, bize, mahalleye, vatana millete, ahaliye, tüm dünyaya ve uzaylılara hayırlı olsun. eminim döktürceksiniz. hepimize iyi gelecek o aranan kan bulunmuş gibi hissediyorum. mikrofonunuza toz gelmesin efem. yarın görüşmek üzere.
devamını gör...

sözlüğümüzün kuruluş felsefesini artık iyice kavradıktan sonra benim de aldığım karardır...
örnek bir yazar olmak için, daha iyi bir sözlük için elimi taşın altına koyuyorum...
inanılmaz bir motivasyon hissediyorum içimde.

arkadaşlar ben de sözlüğe ve bu sözlüğün kıymetli emektarlarına layık bir yazar olmak için entel olmak istiyorum...
artık her zamankinden daha fazla kitap okuyup, bildiklerimi ve öğrendiklerimi de en güzel ifadelerle sözlüğümüzde paylaşmak istiyorum... artık yersiz sistem eleştirilerini, boş beleş muhabbetleri bırakarak sözlüğümüze yakışan bir yazar olarak bu yolda ilerlemek istiyorum... bana örnek teşkil eden arkadaşlarıma, feyz aldığım arkadaşlarıma, kıymetli moderatör ve editör arkadaşlarıma sonsuz teşekkürlerimi iletiyor, bize bu güzel ortamı ve şartları sağlayan, sözlüğü düşünen herkesi yanaklarından öpüyorum.. artık ben de bir entelim... ben de içinizden biriyim. ben de artık bu aileden biriyim. oh şükürler olsun. çok sevinçliyim.
devamını gör...

basım yılı 2015 olan, yitik ülke yayınları tarafından yayınlanan gökçe ispi turan tarafından yazılan öykü kitabıdır.
20 kısa öyküden oluşan ve her öykünün içinde güve kelimesinin geçtiği kitapta birbirinden farklı 20 kadının öyküsü anlatılmaktadır.

hatta yazarımız kitabın arka kapağında

"işçi,süslü, komşu, reklamcı, dost, katil, kraliçe, anne, gezgin, metres, dul, yazar, bekar... ne acayip şeylerle tanımlanabiliyor kadınlar değil mi? şimdi sana zahmet şöyle geriye doğru iki adım açıl ve bir daha bak onlara! o mesafeden kim bu hikayenin ortak güvesi bilebildin mi?
diyerek kaleme aldığı öykülerinde hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını belirtiyor.

ilk açılışı düğün resmi öyküsünde zühal karakteri yapıyor. herkes onu evli sanıyorken o dost hayatı yaşıyor. anne ve babasıyla görüşmüyor. dost hayatı yaşadığı kişi ise evli ve 3 çocuklu.

ikinci öykü ise yazarın kitabına da ismini verdiği güve yeniği öyküsü. arife'yi talip olan komşu oğlunu babasının gözü tutmayınca daha çeyizi hazır değil! diyerek sayısız kere görücüyü reddetmiş, sonunda ise annesiyle ve çeyiziyle ortada kalakalan arife'nin öyküsü anlatılmaktadır.

üçüncü öykü, kafuru ise temizlik takıntısı yüzünden annesinin hayaliyle sürekli kavga eden hatice'nin öyküsü anlatılmaktadır. hatice temizlik takıntısı yüzünden kocasıyla boşanma aşamasına gelmiş ve değişik temizlik ürünleriyle/ deterjan karışımları yaptığı için kafası bi milyondur* kısacası masumlar apartmanı safiye'nin yan çarı *

dördüncü öyküde intikam . kuaför salonunda manikürcülük yapan aysel'in kendisini patronuna şikayet eden kadınları acımasız bir şekilde yaptığı ağdalar, tırnak etinden koparılmış et parçalarından intikamını alıyor.

beşinci öykü sevinç gözyaşları sevinç'in falcıya gider ve kocasının onu aldattığını öğrenir. fal delisi bir kadın desek daha doğru olur sevinç için. falcının hoşuna gitmeyen şeyleri söylemesi sevinç'i çıldırtır.

6. öykü ışık pusulası ise meyra'nın yanlış adama aşık olmasını anlatılır.
7. öykü koza... iki kere evlenen, kötü geçen evlilikleri yüzünden aşka küsen ve çocuklarıyla birlikte annesinin evine dönmek zorunda olan dul bir kadının yani şafak'ın hikayesi anlatılır.
8. öykü ciğerpare. evleneceği adamdan hamile kalan fakat hamile olduğunu öğrenen sevgilisi tarafından terkedilmek zorunda kalan banu'nun yaşadıkları anlatılmaktadır.
9. ve 10 öyküler, diğer öykülere oranla çok kısa. o yüzden çok değinmeyeceğim.
11 ile 20. öykü arasındaki öyküler ise sırtımız dönük öyküsünde çocuk sahibi olamayacağını anlayan hande'nin yaşadıkları anlatılır. kabullenme süreci ve bunu kocası yüzünden kendisine itiraf etmek zorunda kalması anlatılmıştır.

son öykü ise lahana, kemik ve güve öyküsüdür. yazarımız burada kendisini anlatmış, kitabına yeni isim bulmaktan, kitabı yazarken kelimelerin sinerjisinden bahsetmiştir.

kitaptaki bazı öyküler etkileyici. özellikle yazarın, kadınların üzerine yapışan "bu güvelerden" kurtulmanın yollarından bahsetmesi ise nokta atışı * her kadının hayatında bir güve var mıdır? vardıııır. içten içe içini kemiren. kitabı okumanızı şiddetle önermem, okumasanız da olur.

haa bu arada kitaptan bir bilgi de bırakayım size

"böcekler varmak istedikleri noktaya istikrarla ilerleyebilmek için; güneş, ay ve yıldız gibi gök cisimlerinden kendilerine ışık pusulası yaparlar. ışık pusulalarını zıt yön işareti olarak da kullanarak yuvaya dönüş yolu için kendilerine kılavuz tayin ederler.
devamını gör...

koca tanrının düşürüldüğü hallere bak, cık cık.
devamını gör...

bu bir hastalıktır ve karşı tarafı sıkmaktan başka bir işe yaramamaktadır.
devamını gör...

bir gün gelecek, oh diyecek insanoğlu:
silahları bırakın, artık ihtiyaç kalmadı!
güzel yıllar gelecek birbiri ardınca.
çıkaracaklar depodan silahları bir gün,
bakacaklar ki paslanmış hepsi.
bertolt brecht
devamını gör...

bana genelde ishalken oluyor.
devamını gör...

beynim küçülmesin ve nöronlarım birbirleriyle olan iletişimini kesmesin diye hipotalamus'umu sevdim.
devamını gör...

ömrü uzatır.
devamını gör...

"dövmek" anlamındaki dövme sanan bir ben değilimdir umarım. sıkılınca, pata küte kardeş dalaşı geldi aklıma. bu daha mantıklı. yoksa, sıkıldım diye dövme yaptırsam, vucudumda dövmesiz yer kalmazdı.
devamını gör...

italyan yazar franco ferrucci ‘nin türkçe’ye çevrilmiş tek kitabı. yanlış hatırlamıyorsam toplam 9 adet kitabı var; bu kitap da onlardan biri. ayrıntı yayınları’ndan, elif özsayar çevirisiyle toplam 319 sayfalık bir eser.

öncelikle farklılıkları sever misiniz? alıştığınız türlerden , başka bir bakış açısına yelken açmak ister misiniz? cevaplarınız evet ise, bu kitap size çok farklı bir bakış açısını kazandıracak. tamamen özgün ve alışılmışın dışında ve kesinlikle cesur bir kitap.

kitabın konusu aslında isminde saklı. tanrı’nın dilinden evrenin oluşumundan bu zamanlara kadar olan tüm aşamaları gözler önüne seriyor.

kitap tanrı’nın doğuşuyla başlıyor. daha bir bebek iken, oluşan evrende emekleyerek gezerken, kendine kalacak bir yer arıyor. bir kaç gezegen gezdikten sonra, dünya ile karşılaşıyor. dünyanın iklimini de ortamını da seviyor. sonrası ise yaratılış evresi başlıyor. aklındaki düşünceler, hayaller , korkular gerçek oluyor ve farklı türde canlılar ortaya çıkıyor. ama yalnız hissediyor kendini, bu yüzden yalnızlığını farklı türde canlılarla gidermeye çalışıyor. sonrasında dünyadan bir süre ayrılıyor ve döndüğünde, dünyanın kendi kendine dönüşüme girdiğini , yani evrimleştiğini farkediyor. insan ile bu dönemde karşılaşıyor.

sonrasında peygamberlerden , filozoflara, mozart’tan, mussolini’ye, ünlü şairlerden einstein’a kadar insana kendini anlatmaya daha doğrusu kendisini anlamlandırmaya çalışıyor. insanlar kendi günahları için üzülürken, aslında dünyayı kusurlu yarattığı için kendini suçluyor tanrı.

şeytan ile karşılaşmaları da bu devrede oluyor. o bölüm gerçekten çok ilginç ve akılda kalıcıydı. ‘ben senden sonra geldim dünyaya ama insanları senden daha iyi tanıyorum. ben insanların içlerinde doğdum , beni insanlar yarattı. içlerinde oluşan kötülüğü anlamdıracak bir şeye ihtiyaçları vardı; buradan da ben doğdum’ diyor şeytan. kelimesi kelimesine böyle değil tabi, sayfalarca oluşan konuşmaların özeti bu sadece.

insanların nereden geldikleri ve nereye gidiyor olduklarının merakıyla ve karşı konulmaz istekleriyle tanrıyı farklı şekilde anlamlandırması anlatılıyor aslında. tanrı da nasıl meydana geldiğini bilmiyor , onda da o merak var. sadece evrenin kendisinden olduğunu ve kendi ölümüyle evrenin öleceğinin farkında. insanlara kendini anlatmaya ve dünyada düzen oluşturmaya çalışıyor ama maalesef insanlar onu anlamıyor.

tarih boyunca bir çok şairin, filozofun ve farklı bir çok kişinin hayatından minik kesitler sunuyor. hatta içinde moby dick bile var diyeyim de heyecan artsın.

ben gerçekten severek okudum. farklı türlere ve farklı bakış açılarına her zaman hayranlık duydum. umarım , bu tanımdan sonra okursanız, siz de aynı heyecanı alırsınız.
devamını gör...

yazarı tanımıyorum sırf bu yüzden dinleyeceğim, nicedir gece uykusuz kalınca sol frame'e göz atıyorum zugra hanımefendi uçuyor efendim tutamıyoruz. * e hadi bıkılım bıkılımmm.
devamını gör...

özellikle kafayı kadın erkek ilişkilerine takmış abazanlar beni çok güldürüyor. "bilmemne yapan sevgili", "bilmemne yaparken sevgilinin bilmemne yapması", "fuck buddy'yle bilmemne yaparken sevgilinin basması" falan filan. delinin biri* bir kuyuya taş atıyor, diğerleri de varıyla yoğuyla troll besliyor.

ah yavrularım benim. yokluğun içerisinde amansızca kıvrılan kimsesiz seks yoksunlarım benim. kıyamam.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim