çok kısa bir hayatımız olduğu gerçeği
kısadan çok anlamsız olması insanı sinir ediyor.
devamını gör...
her zaman yanındayım
dünyanın en komik,en kısa fıkrası ve yalanı.
devamını gör...
antinatalizm
çok çok kabaca üreme karşıtlığı denilse de, temelleri ve açıklamaları mantıklı ve etik sebeplere oturtulmuş felsefi bir görüştür.
bu konuyu tartışmak için önce insanı nereye konumlayacağımıza karar vermek gerekir. eğer insanı içgüdülerinin kölesi olan bir canlı olarak düşünürsek, yaşam amacını hayatta kalmak ve üremek olarak varsayarak konuyu basitçe kapatmak mümkün. fakat insan aklının içgüdüleri ile savaşa girdiğine kani olduysak konu artık tartışmaya açıktır. bir de dini temellerle konuyu tartışmak çok zor olacaktır. çünkü ahiret inancı yaşamın zorluklarına katlanmanın karşısında bir ödül vadeder ve konuya etik olarak yaklaşmak kolay olmaz.
antinatalistler üremeye ahlaki açıdan baktıklarında etik bulmazlar. çünkü ortada söz hakkı olmayan yeni doğacak olan birey vardır. ve yaşama fırlatılmak büyük riskleri de beraberinde getirir.
yaşamdan alınabilecek iki karşıt duyguyu baz alırsak, bunlar haz ve acı olacak, acı çoğu insan için terazide ağır basan kefede olacaktır. acıyı her zaman büyük buhranlar olarak düşünmek hatalı olur. yaşadığımız ufak stresler de acı kefesini yavaşça dolduracaktır. kendi yaşamına uzaktan bakmayı başarabilen insanların çoğu bu iki duygu arasındaki kıyasta hangisinin kazandığını görebilecektir.
bu görüşü düşünürken ana merkeze yaşayanı değil, yaşayan adayını koymak gerekir. çünkü yaşayan için artık geç kalınmıştır. henüz yaşamda olmayan için ise haz ve acıdan bahsedilemez. hiçlik vardır. ve eğer doğmazsa , farkındalık olmayacağından yaşayacağı hazlardan mahrum olması söz konusu olamaz. evet haz yoktur ama bir mahrumiyet de yoktur. aynı zamanda acı da yoktur. bu ise mazoşist bireyler haricinde kimse için sorun olmayacaktır.
peki neden hep üreme desteklenir. bunun en büyük sebebi çoğu insanın hala çok içgüdüsel davranarak konunun üzerinde hiçbir şekilde düşünememesidir. bile isteye değil, çoğu insan neden ürediğini düşünemez. sadece ister ve ürer. bu mekanizmaya ise en büyük katkıyı devletler sunar. tüm uygulamaları ile üremeyi destekler. çünkü devletin ihtiyacı tarih boyunca işgücü, asker ve vergi olmuştur.
konunun derinlerine inmek isteyenler için son dönem antinatalistlerden olan david benatar’ın better never to have been: the harm of coming into existence ( türkçeye, keşke hiç olmasaydık :var olmanın kötülüğü, olarak çevrildi) kitabını öneri olarak bırakayım. bir de kitap içerisinde geçen bir sözü;
"hayata varolmayışın kutsal sükunetini bozan, faydasız bir zaman dilimi olarak da bakabilirsiniz."- arthur schopenhauer
bu konuyu tartışmak için önce insanı nereye konumlayacağımıza karar vermek gerekir. eğer insanı içgüdülerinin kölesi olan bir canlı olarak düşünürsek, yaşam amacını hayatta kalmak ve üremek olarak varsayarak konuyu basitçe kapatmak mümkün. fakat insan aklının içgüdüleri ile savaşa girdiğine kani olduysak konu artık tartışmaya açıktır. bir de dini temellerle konuyu tartışmak çok zor olacaktır. çünkü ahiret inancı yaşamın zorluklarına katlanmanın karşısında bir ödül vadeder ve konuya etik olarak yaklaşmak kolay olmaz.
antinatalistler üremeye ahlaki açıdan baktıklarında etik bulmazlar. çünkü ortada söz hakkı olmayan yeni doğacak olan birey vardır. ve yaşama fırlatılmak büyük riskleri de beraberinde getirir.
yaşamdan alınabilecek iki karşıt duyguyu baz alırsak, bunlar haz ve acı olacak, acı çoğu insan için terazide ağır basan kefede olacaktır. acıyı her zaman büyük buhranlar olarak düşünmek hatalı olur. yaşadığımız ufak stresler de acı kefesini yavaşça dolduracaktır. kendi yaşamına uzaktan bakmayı başarabilen insanların çoğu bu iki duygu arasındaki kıyasta hangisinin kazandığını görebilecektir.
bu görüşü düşünürken ana merkeze yaşayanı değil, yaşayan adayını koymak gerekir. çünkü yaşayan için artık geç kalınmıştır. henüz yaşamda olmayan için ise haz ve acıdan bahsedilemez. hiçlik vardır. ve eğer doğmazsa , farkındalık olmayacağından yaşayacağı hazlardan mahrum olması söz konusu olamaz. evet haz yoktur ama bir mahrumiyet de yoktur. aynı zamanda acı da yoktur. bu ise mazoşist bireyler haricinde kimse için sorun olmayacaktır.
peki neden hep üreme desteklenir. bunun en büyük sebebi çoğu insanın hala çok içgüdüsel davranarak konunun üzerinde hiçbir şekilde düşünememesidir. bile isteye değil, çoğu insan neden ürediğini düşünemez. sadece ister ve ürer. bu mekanizmaya ise en büyük katkıyı devletler sunar. tüm uygulamaları ile üremeyi destekler. çünkü devletin ihtiyacı tarih boyunca işgücü, asker ve vergi olmuştur.
konunun derinlerine inmek isteyenler için son dönem antinatalistlerden olan david benatar’ın better never to have been: the harm of coming into existence ( türkçeye, keşke hiç olmasaydık :var olmanın kötülüğü, olarak çevrildi) kitabını öneri olarak bırakayım. bir de kitap içerisinde geçen bir sözü;
"hayata varolmayışın kutsal sükunetini bozan, faydasız bir zaman dilimi olarak da bakabilirsiniz."- arthur schopenhauer
devamını gör...
apartman boşluğunun yayından kaldırılması hakkında
henüz kurulmuş bir sözlüğün girişimlerinin sözlük formatının önüne geçme sorunsalıdır. her gün radyo programları başlıklarına maruz kalmak istemeyenler, radyo sevmeyenler olabilir. bu husus biraz abartıldı diye düşünüyorum. sorunların yaşanması da tuz biber oldu.
devamını gör...
cıva
atom numarası 80, simgesi hg olan element. kullanım alanı geniş olmakla beraber, zehirli bir madde olduğundan dikkatli kullanılmalıdır.
devamını gör...
bir dizi repliği bırak
devamını gör...
casper (çizgi dizi)
çocukken hiç bir bölümünü kaçırmadan izlediğim çizgi film karakteridir. diğer karakterlerle dost olmaya çalışırken kimilerinin ondan korkup kaçması onu üzse de sonunda gerçek bir arkadaş bulmaktadır kendine. şiddet içerikli olmayan, sıcak bir hikaye içerisinde anlatır. o zamanki çocuk dimağlarına dostluğun önemi anlatılmaya çabalanmıştır.
devamını gör...
sözlük dergi turuncu sayfa
lan neler oluyor yeter yeter dediğim başlıktır.
sürekli bir yenilik sürekli bir güzellik vallahi şaşırıyorum artık.
arkanızda acun ılıcalı mı var abi bu işler su mu yakıyor nasıl oluyor anlamıyorum.
hayır hem maaşları yatırıyorsunuz hem sayısız güzellik yapıyorsunuz.
sürekli bir yenilik sürekli bir güzellik vallahi şaşırıyorum artık.
arkanızda acun ılıcalı mı var abi bu işler su mu yakıyor nasıl oluyor anlamıyorum.
hayır hem maaşları yatırıyorsunuz hem sayısız güzellik yapıyorsunuz.
devamını gör...
binali yıldırım'ın akla durgunluk veren enflasyon tespiti
binali yıldırım itü mezunu bir mühendis. sıfırın yedi katının yedi yapmayacağını biliyordur mutlaka.
binali yıldırım bu lafı söylerken yalan söylediğini biliyordur mutlaka. yalan söylüyor ve kendilerine oy veren cahil insanları kandırmak için yalan söylüyor. cahil insanları kandırmak için yalan söylediğini de biliyor.
binali yıldırım 65 yaşında. yaşından da utanmıyor yalan söylerken, gülerek, pişkin pişkin yalan söylüyor.
binali yıldırım bu lafı söylerken yalan söylediğini biliyordur mutlaka. yalan söylüyor ve kendilerine oy veren cahil insanları kandırmak için yalan söylüyor. cahil insanları kandırmak için yalan söylediğini de biliyor.
binali yıldırım 65 yaşında. yaşından da utanmıyor yalan söylerken, gülerek, pişkin pişkin yalan söylüyor.
devamını gör...
kalitesiz insanların övündükleri şeyler
güzellikleri/yakışıklılıkları.
durup tipinden bahseden insanlara yalnızca göz deviriyorum. bazı insanlar vardır tipi yoktur ama karakteri vardır, konuşması sarar, kültürlüdür... daha ne olsun? suyundan da eklesinler. *
durup tipinden bahseden insanlara yalnızca göz deviriyorum. bazı insanlar vardır tipi yoktur ama karakteri vardır, konuşması sarar, kültürlüdür... daha ne olsun? suyundan da eklesinler. *
devamını gör...
divan-ü lügati't türk
11. yy'de tüm avrasya'da konuşulan türk lehçelerinden sekiz bine yakın türkçe sözcüğün arapça açıklamaları ve örnek cümlelerinin verildiği bir sözlük. türk tarihi ve türk dilinin gelişimi üzerine verdiği bilgiler ile sözlükten de öte türkoloji ve türk folklorü çalışmaları için de referans kitaptır. çiğli, yağma gibi muhteviyatındaki türk lehçelerinin bir kısmı bugün ölü lehçeler olduğu için verdiği bilgiler bakımından çok önemlidir. bu çalışmayı heyecanlı kılan bir diğer özellik ise en arkasında balasagun merkez olmak üzere o dönemin türk dünyasının haritasının olmasıdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
çalkalamak isteyenler için..
voca.ro/14aLs9vW7Yw7
voca.ro/14aLs9vW7Yw7
devamını gör...
kardiyovasküler sistem
kalp ve damar ağlarından oluşan sistemdir. temel fonksiyonu kanın organizmanın bütün bölümleri arasında etkin bir şekilde dolaşmasını sağlamaktadır. kalp tarafından oksijence zenginleştirilmiş kanı vücuda, sindirim sisteminden emilen besinleri hücrelere, akciğerlerden alınan oksijeni dokulara, metabolizma ürünü karbondioksit'i akciğerlere ve diğer atıkları böbreklere iletmekle görevlidir.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
upuzun bir yola çıkmak üzere, ezanı bekliyorum. mahallenin imamıyla vedalaşmadan terk edemem, bu şehri. bir hayır duasını almam gerekli ve şart.
yer-gök dua ile miydi?
büyük patlama ile miydi?
adem'in yasak elmayı ısırması ile miydi?
kaval kemiğinden mi var oldum ben; yoksa annem mi doğurdu beni?
annem ve babam evlenmeseydi acaba ben doğar mıydım?
bazen tartıştıklarında, anneme; ''acaba evlenmese miydin'', ''pişman mısın'' gibi sorular sorarım. ''evlenmeseydim eğer seni doğuramazdım, iyi ki de evlemişim'' fix cevabını veriyor.
o tartışmalar bitiyor, her şey tatlıya bağlandığında ''acaba bu iki insanın evlenmesinin tek sebebi, benim dünyaya gelmem miydi?'' gibi var-yok-oluşsal sorularla boğuşurken buluyorum kendimi. ardından aklıma diğer kardeşlerim geliyor, içim rahatlıyor. yüce tanrım, beni bu sorumluluktan kurtardığın için minnettarım....
yer-gök dua ile miydi?
büyük patlama ile miydi?
adem'in yasak elmayı ısırması ile miydi?
kaval kemiğinden mi var oldum ben; yoksa annem mi doğurdu beni?
annem ve babam evlenmeseydi acaba ben doğar mıydım?
bazen tartıştıklarında, anneme; ''acaba evlenmese miydin'', ''pişman mısın'' gibi sorular sorarım. ''evlenmeseydim eğer seni doğuramazdım, iyi ki de evlemişim'' fix cevabını veriyor.
o tartışmalar bitiyor, her şey tatlıya bağlandığında ''acaba bu iki insanın evlenmesinin tek sebebi, benim dünyaya gelmem miydi?'' gibi var-yok-oluşsal sorularla boğuşurken buluyorum kendimi. ardından aklıma diğer kardeşlerim geliyor, içim rahatlıyor. yüce tanrım, beni bu sorumluluktan kurtardığın için minnettarım....
devamını gör...
modern dilencilik
şu anda twitchteki çoğu yayıncının* da aralarında bulunduğu,21.yy'ın gereksinimlerine ayak uydurmuş dilencilik çeşidi. en büyük farkı ise insanlardan dilendiği halde dilenci olduklarını kabul etmemeleridir. aynı şekilde bu gibi dilencilere para yağdıran "saf" insanlar da bunun dilencilik olmadığını,sevdiği yayınıcıya destek olduğunu belirtir. umarım yakın zamanda dijital zabıta diye bir şey ortaya çıkar da bu illetten kurtuluruz.
devamını gör...




