dışarı çıkmayı seven, fakat işi çıkmadıkça dışarı çıkmaya üşenen.
devamını gör...

dünyamız, tecrübe etmeye bir ömrün yetmeyeceği kadar güzellikler ile bezenmiştir ve hayat ise yaşamaya doyamayacağımız kadar haz ile doludur.

bir insan ömrü ortalama 70 yıl diyebilir miyiz. peki ya 100 olsa*

4,5 milyar yıldan fazla süre önce oluşmuş dünyada 100 yıl nedir ki. kim bilir ne hikayeler unutuldu 4,5 milyar yılda.

bize verilen bu süre içerisinde bir de zorluklar var tabi. ağıza alınmayacak kötülükler, uykularınızı kaçıracak vahşetler. bunlar da var dünya üzerinde.

bir de bizler varız. bir koşuşturma içinde kayıp ederiz zaten sayılı olan günlerimizi. ve sadece izliyoruz hayatı. fakat yaşamıyoruz. bahsettiğim o hazları tecrübe edenlerin hayatlarını izliyoruz ve yine bahsettiğim o vahşetin bizlerden uzak olması için dualar ediyoruz. çoğu zamanda elimizdekiler için şükür ediyoruz.

peki nedir elimizdekiler,

aklımızın erdiği yaşta henüz daha çok ufakken ölüm ile tanışıyoruz. sevdiğimiz herkesin öleceği gerçeği ile yaşıyoruz. değer verdiğimiz her şeyin biteceğini bile bile yaşıyoruz. ve hala kayıp edeceğimizi bile bile yeni insanlar sevmeye devam ediyoruz. biteceğini bile bile değer vermeye devam ediyoruz.

işte elimizdekiler bunlar, takvimin sayfaları gibi kopup giden günler ve kayıp olup gidecek değerler. yanı kısaca üzüntüler var elimizde, özlemler ve hüzünler.

belki ilk cümlelerde anlatılan haz dolu dünyayı yaşayan azınlığın arasında olunsa keyifli olabilir hayat. sınırsız imkanlar ve değer vermeden yaşanan bir hayat. kişinin kendinden başka kayıp edecek hiç bir şeyinin olmaması.

fakat sayılı günlerini henüz kendinin bile anlam veremediği bir koşuşturmaca da sadece hayatta kalabilmek için geçiren insanlar, hayatı yaşamak yerine yaşayanları izleyen insanlar, kayıp edeceğini, biteceğini bile bile seven insanlar için böyle bir şey dilemek belki de çok olağan dışı olmazdı.
devamını gör...

şöyle bırakalım.
devamını gör...

karl friedrich lessing bir mimar olarak yetişmesine rağmen tarihi, dini resimler ve manzara çizimleri ile ilgilenmiş gotik romantik bir ressamdır. 15 şubat 1808 yılında polonya'nın güneybatısındaki wroclaw/breslau kentinde doğmuş. aydınlanma döneminin önde gelen alman eleştirmenlerden, yazar ve filozof olan gotthold ephraim lessing'ın torunu olan friedrich 4 ocak 1880 yılında karlsruhe, almanya'da hayatını kaybetmiştir.

küçüklüğünü wartenberg'de geçiren lessing, babasının isteğine karşı olarak bir ressam olma yolunu seçti. berlin'de prusya sanat akademisinde aldığı eğitim süresince samuel rösel, heinrich anton dählin gibi eğitmenlerden dersler görmüştür ve hayatının sonraki dönemlerinde johann wilhelm schirmer gibi farklı ressamlar ile birlikte de çalışmıştır.

kariyerinin ilk yıllarında, ''wanderer above the sea of fog'' (bulutların üzerinde yolculuk) ile ünlü ressam caspar david friedrich gibi karanlık ve hayali manzaralar çizmişti ve ondan etkilenmişti: kale harabeleri, mezarlıklar, şövalye ve keşiş figürleri... zamanında städel enstitüsüne başkan olması teklif edilen, karlsruhe'da staatliche kunsthalle sanat müzesinde müdürlük yapan -bu sebeple düsseldorf'ten gelen teklifi reddeden- , berlin akademi üyesi olan lessing; çeşitli ödüller de kazanmıştı. (başka bir kaynakta da staatliche galerisinde kalmak yerine düsseldorf resim okulunda [arkadaşı olan başkan, italya'ya gittiği zaman] başkanlık yaptığı ve bu okul üzerinde büyük etkiler bıraktığı yazıyor.)


1826 yılında cemetery in ruins eseri ile bir ödül kazanmıştı. 1848 yılında dönemin kralı friedrich wilhelm ıv tarafından profesör ilan edilen lessing, pour le mérite madalyasını almış ilk sanatçılardan da biridir. bir kraliyet çiftinin yasını yansıttığı das trauernde königspaar eseri ile büyük popülerlik kazanmış sanatçı, son yıllarında çeşitli felçler geçirdiği için resim ile ilgilenememeye başlamış, 1880 yılında hayata veda etmiştir.

kaynakça ve daha fazlası: wikipedia, british museum, hisour.com, peoplepill.com, eclecticlight.co
devamını gör...

maşaallah harem kurmuş adam 11 çocuk diyor vay anasını vay serhat neler dönmüş neler ya.
devamını gör...

(bkz: karabük)'lü rap müzik sanatçısı. hemşehrim, memleketlim. hatta oradaki evimin iki alt sokağında yaşamış kendisi senelerce.
(bkz: hayalet ıslığı) türkiye'de yapılmış en iyi rap albümlerinden olabilir. (bkz: 90 bpm) de güzeldi, farazi ile yaptıkları da. ama aklımda hep karabük'ün simgelerinden anneler parkı, amigo tuncay, saat kulesi, yenişehir sineması, 15 mayıs 1994 karabükspor-zeytinburnuspor maçları gibi nüansların yer aldığı
son kuşak ve anneler parkı
şarkısı ile kalacak çok çok güzel insan.

bunun haricinde;
farazi v kayra - mevsim olmayan mekanlar
kafamda cehennem
bir günlük öldürün beni
mesela yani
farazi v kayra - alt geçit
farazi v kayra - mertel kasetçilik ki tüm karabüklüler hepimiz oradaydık, o kasetçideydik be 2000'lerde.
farazi v kayra - çatımda radyolar ki şarkıdaki piyano ve kadın vokal şu şarkıdan sample'dır: andrea lindsay - demain des l'aube
devamını gör...

hayır aslında hepimiz uzaylıyız* fakat kadın kılığına girip gözlem yapıyoruz. yakında deneylere başlayacağız. ilk deneklerimiz de salak saçma ayrıştırıcı başlıklar açanlar olacak.
devamını gör...

saltanat sürmektedir içimde bir hükümdar,
hırsının pençesinde,şehvetinin esiri;
etrafını almıştır dalkavuk ve riyakar;
korkulu bir sarayım doğduğum günden beri.

ne gizli cinayetler,neler neler oluyor,
denize her gün körpe cesetler döküyorum.
ne baharlar soluyor,ne baharlar soluyor,
azamet ve ihtişam içinde çöküyorum!

cahit sıtkı tarancı
devamını gör...

delirmemek için elimizde güçlü bir koz var: (bkz: delirmemek)
devamını gör...

"aldattın mı? " şarkısından sonra "aldattım. " şarkısını yayınlayacak kadar alfa aynı zamanda her sene grubun yaş ortalamasına göre sırayla bir yaşa şarkı yazan müthiş grup.
(bkz: #23)
(bkz: #24)
devamını gör...
(tematik)

bir nasrettin hoca fıkrası.
nasrettin hoca'ya yolda giderken biri "nasılsın?" diye sormuş.
hoca da "hinliğine soruyorsan, iyiyim." demiş
"gerçekten soruyorsan, anlatması uzun sürer." demiş.
devamını gör...

türkçe şaheseri falih rıfkı atay eseri. ahmed'i kumarda kaybettik kısmı tekrar tekrar okunmalıdır.

--! spoiler !--

anadolu hepimize hınç, şüphe ve güvensizlikle
bakıyor. yüz binlerce çocuğunu memesinden sökerek alıp götürdüğümüz bu
anaya, şimdi kendimizi ve pişmanlığımızı getiriyoruz, istasyonda bir kadın
durmuş, gelene geçene:

- benim ahmed'i gördünüz mü? diyor. hangi ahmed'i?
yüz bin ahmed'in hangisini? yırtık basmasının altından kolunu çıkararak, trenin
gideceği yolun, istanbul yolunun aksini gösteriyor: - bu tarafa gitmişti, diyor.
o tarafa? aden'e mi, medine'ye mi, kanal'a mı, sarıkamış'a mı, bağdat'a mı?
ahmed'ini buz mu, kum mu, su mu, skorpit yarası mı, tifüs biti mi yedi? eğer
hepsinden kurtulmuşsa, ahmed'ini görsen, ona da soracaksın:
- ahmed'imi gördün mü?

hayır... hiçbirimiz ahmed'ini görmedik. fakat ahmed'in her şeyi gördü.
allah'ın muhammed'e bile anlatamadığı cehennemi gördü.
şimdi anadolu'ya, batıdan, doğudan, sağdan, soldan bütün rüzgârlar bozgun
haykırışarak esiyor. anadolu, demiryoluna, şoseye, han ve çeşme başlarına inip
çömelmiş, oğlunu arıyor.

vagonlar, arabalar, kamyonlar, hepsi, ondan, anadolu'dan utanır gibi, hepsi
istanbul'a doğru, perdelerini kapamış, gizli ve çabuk geçiyor.
anadolu ahmed'ini soruyor. ahmed, o daha dün bir kurşun istifinden daha
ucuzlaşan ahmed, şimdi onun pahasını kanadını kısmış, tırnaklarını büzmüş,
bize dimdik bakan ana kartalın gözlerinde okuyoruz.

ahmed'i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek, onunla ne kazandığımızı bir
anaya anlatabilsek, onu övündürecek bir haber verebilsek... fakat biz ahmed'i
kumarda kaybettik!

--! spoiler !--
devamını gör...

seksenli ve doksanlı yılların elektronik oyuncağı. bana kalırsa tetristen bin kat iyiydi.
devamını gör...

yılbaşı gecesine diğer gecelerden farklı bir anlam yüklemeyen, diğer geceler ne yapıyorsa onu yapmaya devam edecek olan ve bunun için ezik olmayacak olan insandır. altı üstü 0 ı çizip yerine 1 yazacağız. abartmıyor muyuz sanki bazı şeyleri?
devamını gör...

eğer aile evindeyseniz ve babanız sigara içtiğinizi bilmiyorsa genellikle sadece bu saatlerde icebilirsiniz. ve evet şu an sigara içiyorum.
devamını gör...

pianist filminde ağlamıştım . 2 .dünya savaşında insanlara yapılan iğrenç şeyler karşısında duygulandım.
devamını gör...

öğle molasındayım,
herkes birileriyle deli gibi konuşuyor, mesajlaşıyor.
ben sadece izliyorum..
hemde her gün
söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...

ardınaaa bakma yolcuğğğ.

ne iyi geldi, yeni transferimiz sayesinde sözlük ahalisi olarak topluca hop oturup kalkmaktayız efenim.
devamını gör...

norveç'te yeni düzenlemeler ile ülkede vücut dismorfisini frenlemek amacıyla sosyal medya platformlarında gerçekçi olmayan güzellik standartlarını 2009 pazarlama yasası'nda yapılan değişiklikler ile influencer'ların vücutlarının rötuşlanmış fotoğraflarını sosyal medyadaki tanıtım gönderilerinde , görüntünün düzenlendiğini kabul etmeden paylaşmalarını yasa dışı kılıyor .

kaynak: i-d.vice.com/en_uk/article/...
devamını gör...

herkes bıçakla açma yöntemini söylemiş ancak en nihayetinde bıçak bu, şakaya gelmez dostlar.

peki bıçak yerine neyle açacağız?

1. mutfağa gidiyorsunuz ve çekmeceden bir adet sapı tercihen yassı olan tatlı kaşığı veya çay kaşığı alıyosunuz,*
ardından kullandığınız kaşığın sap kısmını inatçı kapağın cam ile arasında kalan herhangi bir kısmına dikine bir şekilde, takoz sıkıştırır gibi azıcık bir baskı ile kavanozla kapak arasına bastırıyorsunuz. vee voila! kapağınız gazı alınmış bir şekilde açmaya hazır.

2. kapağınız daha da ketum çıkarsa azıcık su kaynatıp, tas gibi bir yere kaynak suyu dökün ve açılmayan kapağı sıcak suyun bulunduğu tasa, kapağın yüzeyini tam kaplayacak ancak camla sıcak suyu çok da çok da temas ettirmeyecek şekilde batırın. kapak yeterince ısındıktan sonra durulayarak veya el havlusunu eldiven gibi kullanarak açmayı deneyin. muhtemelen sizi bu kadar yorduğu için mahçup hissedecek ve daha da yorulmanıza müsade etmeden açılacaktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim