zaman tüneli
enteresan atasözleri
“deh demeden giderse at
istemeden su verirse evlat
saliha ise evde avrat
ne işin var düğün evinde
düğün senin evinde
gir oyna çık oyna
deh desende gitmezse at
istesende su vermezse evlat
saliha değilse evde avrat
ne işin var cenaze evinde
cenaze senin evinde
gir ağla çık ağla”
istemeden su verirse evlat
saliha ise evde avrat
ne işin var düğün evinde
düğün senin evinde
gir oyna çık oyna
deh desende gitmezse at
istesende su vermezse evlat
saliha değilse evde avrat
ne işin var cenaze evinde
cenaze senin evinde
gir ağla çık ağla”
devamını gör...
hırgür çıkarmak
kavgaya davetiyedir.
özellikle bazıları bunu bilerek yaparlar kavga çıksın da izleyelim diye.
özellikle bazıları bunu bilerek yaparlar kavga çıksın da izleyelim diye.
devamını gör...
kalem çeşitleri
fotoğraftan çıkmayacak permanent bir kalem türü bilen yazarlar mesaj kutuma gelebilir mi? sevdiğim bir piyaniste imzalatıp çerçeveletmeyi düşünüyorum.
var mıdır kalemlerden anlayan?
edit: aranan kan bulundu. faber castell pitt artist pen.
var mıdır kalemlerden anlayan?
edit: aranan kan bulundu. faber castell pitt artist pen.
devamını gör...
tozkoparan
merter'in arkasında bulunan, çoğunlukla site türü yerleşimlerin olduğu ve içinden hafif metro geçen, güngören'e bağlı semt.
devamını gör...
karadeniz insanı
iltica etmek için kürtçe öğrenen örnekleri mevcuttur.
buradan
buradan
devamını gör...
enteresan atasözleri
"bok alırım bok satarım bok oğlu boka muhtaç olmam." derdi dedem.
devamını gör...
tozki
tozkoparan'ın kısaltması olarak kullanılan kelime.
devamını gör...
devlet tiyatroları: sefiller
can kardeşlerim , güzel yazarlar, nitelikli okurlar. ne olur gidin. harika bir sunum , akılalmaz bir performans var sahnede. biletleri gidin kendiniz alın 30 tl sadece. 2023 kasım tarihi itibariyle birşey değil fiyatlar. internetten alırsanız çok pahalı oluyor. 2 saat 40 dakika ve 2 perdelik bir oyun. les misérables ingilizce ismi ile 1998 yılında liam neeson ve uma thurman tarafından filmini de tiyatrodan sonra evinizde izleyin ve iyice pekişsin aklınızda sefiller. victor hugo okumak çok harika olur ama, sizin bahaneniz var ya, işiniz çok, zamanınız yok ya, o zaman ne olur sahnede izleyin tavsiyemdir.
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz etmekten kaçındığımız hâlde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?
sabahattin ali
sabahattin ali
devamını gör...
leyla leyla gezmek
yıldız tilbenin kafam hafif dumanlı dediği ruh hali değil mi o hahshd
devamını gör...
karadeniz insanı
bunlardan bir tanesi bizim lisede öğretmenimizdi. dil ve anlatım diye uydurma bir ders vardı o zamanlar. 165 var yok boyu. herifin müthiş bir karadeniz şivesi vardı ama dil ve anlatım öğretiyordu bize. türkçe şöyle konuşulur böyle konuşulur diye ahkam kesiyordu. sinirli bir adamdı. biz dursun derdik kendisine. fıkralardaki dursun. neyse, olayın özüne geleyim. derste yanımdaki arkadaşla konuşuyorken bu bir anda celallendi bana. bağırmaya çağırmaya başladı. ali kıran baş kesen oldu pezevenk. hakaret filan ediyor. ben de karşılık verdim. bağırışma çağırışma derken bu dersten attı beni. kütüphaneden bozma bir oda vardı. pis işler için kullanıldığı hep söylenegelirdi. beni git orada bekle dedi. hay hay dedim. o zamanlar kanımız kaynıyor. okulun en popüler piçlerinden biriyim. gittim odaya oturdum. bir de sigara yaktım. bekliyorum paşayı. sınıfta sevgilim filan var. aşırı tepki vermesi zoruma gitti. gözlerim doldu. geldi bu. söndür sigarayı lan dedi. yine hay hay dedim. söndürdüm. biraz yumuşamış görünüyordu. hayat hikâyesine doğru gittiğimiz hissi beni sıkmaya başladı. şöyledir böyledir anlatıyor özgeçmişini. hiç ilgimi çekmiyor. ben samsun bafralıyım dedi. yani? dedim. biz çocuk yaşlarda belimize silah takmaya başlarız dedi. güldüm. senin ecdadını bilmem ne yaparım dedi. siz nerede olduğunuzu bilmiyorsunuz dedim. burada deniz yoktur belki ama kanallar çoktur dedim. o ne demek lan dedi. anlarsınız dedim. odadan çıktım. yaşadığım yer on bin kişilik bir kasaba. dışarıdan gelen sekiz on kişi hariç tamamı sol politik bilince sahip alevilerden oluşan bir yer. bu bafralı delikanlının daha önce de ileri geri konuşmaları olduğu biliniyor. kimse camiye gitmiyor filan diye tatava yapıyordu derslerde. bazı kız arkadaşlara da "dikkatli" baktığı gözümüzden kaçmazdı. şimdi bu benim ecdadımı bilmem ne filan yapıp beni tehdit edince zamanın geldiğine kanaat getirdim. ben bir şey yapamazdım, okulu bitirmek lazım. haber uçurdum. bafralı gerçekten çocukken beline silah takmış mıdır bilinmez. lakin bilinen bir şey var ki, bizim oralarda silah filan gerçekten çoktur. bir savunma refleksi olarak sanırım hemen her evde bir şeyler vardır. dahası örgüt filan işlerine bulaşmış kişiler de vardır. eski dev-solcu epey vardı sözgelimi. kabzaya dev-sol yazısı kazınmış silahları bizzat gördüm ben. ben gerekli kulağı kesiklere mesajı ilettim. bunu bir güzel uyarsınlar dedim. bafralıyı okul çıkışı arabaya aldılar. dedim ya bizim oralarda deniz yoktur ama kanal çoktur. bunu kanalların birine götürüp bir güzel okşamışlar. bafralıyı getirdiler okulun önüne. arabadan indiğinde ağzı burnu yamulmuştu. ağlamaklı sesler çıkarıyordu. birkaç tokat daha attılar. teşhir ettiler iyice. bu çocukları silahla filan tehdit edersen seni ovalara gömeriz dediler. bafralı gitti daha sonra. belki çocukluğunda beline silah taktığı memleketine dönmüştür.
devamını gör...
kandura
arap geleneksel kıyafeti. libya'daki adı dişdaşa.
devamını gör...
futbol tartışması yapmak
şahsen ve kanaatimce ki yine beni bağlar : en gereksiz aktivitedir. hatta futbol izlemek bile en gereksiz aktivitedir. futbol oynamak mükemmeldir ama izlemek nırç , ıı yok yok.
izlemek, konuşmak beceriksizlerin işidir bence. bana hep televizyon programlarındaki dallama savaş uzmanlarını anımsatır. bok herif askerlik yapmamış, bırak askeri tecrübeyi. eline mantar tabancası, sapan almamış, torpil patlatmamış. basınctan , blast etkisinden bahseder. pusu nedir, saldırı nedir, sabotaj nedir, kontrespiyonaj nedir bilmez bok, hararetli hararetli kavgaya hazır, muzaffer komutan edasıyla karşısındakini baskılamaya çalışır. işte taraftar olan arkadaşlarda futbol tartışmasını böyle yaparlar gibi geliyor bana.
izlemek, konuşmak beceriksizlerin işidir bence. bana hep televizyon programlarındaki dallama savaş uzmanlarını anımsatır. bok herif askerlik yapmamış, bırak askeri tecrübeyi. eline mantar tabancası, sapan almamış, torpil patlatmamış. basınctan , blast etkisinden bahseder. pusu nedir, saldırı nedir, sabotaj nedir, kontrespiyonaj nedir bilmez bok, hararetli hararetli kavgaya hazır, muzaffer komutan edasıyla karşısındakini baskılamaya çalışır. işte taraftar olan arkadaşlarda futbol tartışmasını böyle yaparlar gibi geliyor bana.
devamını gör...
ekim ayının 31 çekiyor olması rezaleti
31 çeken ayları birisi bana şu şekilde öğretmişti.
elini yumruk yap, sonra işaret parmağının başındaki kemikten başla saymaya. ilk tümsek ocak, sonraki boşluk şubat. orta parmağın başındaki tümsek mart, yanındaki boşluk nisan. yüzük parmağının başındaki tümsek mayıs, yanındaki boşluk haziran. serçe parmağının başındaki tümsek temmuz ve bu sefer serçeden başlayarak aynen geri git. serçe parmağının başındaki tümsek ağustos, yanındaki boşluk eylül. yüzük parmağın başındaki tümsek ekim, yanındaki boşluk kasım ve orta parmak tümseği aralık.
tümsekler 31, boşluklar 30 çekiyor.
not: şubat 28, temmuz ve ağustos 31 çektiğinden serçe parmak başını tekrar sayarak geri dönüyoruz.
edit: parmakları bile karıştırır mı insan ya. göndermeden okusam keşke yazdıklarımı.
elini yumruk yap, sonra işaret parmağının başındaki kemikten başla saymaya. ilk tümsek ocak, sonraki boşluk şubat. orta parmağın başındaki tümsek mart, yanındaki boşluk nisan. yüzük parmağının başındaki tümsek mayıs, yanındaki boşluk haziran. serçe parmağının başındaki tümsek temmuz ve bu sefer serçeden başlayarak aynen geri git. serçe parmağının başındaki tümsek ağustos, yanındaki boşluk eylül. yüzük parmağın başındaki tümsek ekim, yanındaki boşluk kasım ve orta parmak tümseği aralık.
tümsekler 31, boşluklar 30 çekiyor.
not: şubat 28, temmuz ve ağustos 31 çektiğinden serçe parmak başını tekrar sayarak geri dönüyoruz.
edit: parmakları bile karıştırır mı insan ya. göndermeden okusam keşke yazdıklarımı.
devamını gör...
geleceğe gitsen geri gelir misin sorunsalı
bundan yüz yıl sonrasına gitsen geri döner misin sorusuna verilecek cevapların olduğu başlık.
çoğu oradaki duruma göre cevap verecek iyiyse kalırım kötüyse kalmam gibi bunlar haricinde düşünmek lazım. ben geleceğe gitsem şu anki durumumu düşünürsem geri dönerim diye düşünüyorum ama oraya gidip kendimi geleceğin büyüsüne de kaptırabilirim. bilmiyorum belki de geçmişte ne olmuş ne bitmiş finans minans araştırıp geri gelip zengin olmak için kullanırım. yaşamadan bilemeyiz gibi.
çoğu oradaki duruma göre cevap verecek iyiyse kalırım kötüyse kalmam gibi bunlar haricinde düşünmek lazım. ben geleceğe gitsem şu anki durumumu düşünürsem geri dönerim diye düşünüyorum ama oraya gidip kendimi geleceğin büyüsüne de kaptırabilirim. bilmiyorum belki de geçmişte ne olmuş ne bitmiş finans minans araştırıp geri gelip zengin olmak için kullanırım. yaşamadan bilemeyiz gibi.
devamını gör...
bocalamak
denizcilik terimi.
rüzgara karşı duramayıp ya yerinde durmak ya da ters yöne sürüklenmek.
boca; yelkenli teknenin rüzgara karşı pozisyon alması.
(bkz: boca etmek)
(bkz: yalpalamak)
rüzgara karşı duramayıp ya yerinde durmak ya da ters yöne sürüklenmek.
boca; yelkenli teknenin rüzgara karşı pozisyon alması.
(bkz: boca etmek)
(bkz: yalpalamak)
devamını gör...
tenement
değişik tarza sahip 1985 yapımı bir amerikan aksiyon gerilim filmi, aslında bu film bana göre 1974 yapımı başrollerinde charles bronson nun oynadığı öldürme arzusu filminin aynı temasının farklı bir açıdan ele alınmış şeklidir filmin konusu özetle şöyledir bir gecekondu semtinde merkezden uzak bir mevkide bulunan apartman sakinleri yakın civarı mesken tutmuş alkol ve uyuşturucu alan sokak çetesindeki serserileri kendilerinden uzak tutmak için polise şikayet ederler çete üyeleri nezarete atılır ancak bu duruma çok sinirlenirler ve serbest kaldıklarında bir gece �ntikam olmak için gelirler ve apartmanın şehir merkezi ile bağlantısını keserek daire daire girip herkes öldürmeye başlarlar, alt katlardaki katliamı fark eden üst kattaki apartman sakinleri barikatlar kurarak veyahut ellerinden gelen savunma araçlarını kullanarak çete üyelerine karşı kendilerini savunmaya çalışırlar, tabii ki burada kurgusal zayıflıklar, oyunculukların yeterince iyi olmaması, ve mantığa oturmayan durumlar nedeniyle film maalesef 10 üzerinden 3 ile 4 arasındadır, film iyi bir yönetmenin elinde sağlam bir senaryo iyi bir kurgu ve usta oyuncularla daha iyi bir iş yapabilecekken amatörce halledilmeye çalışılmış tek bir charles bronson yerine bütün bir apartmanı birlik olup çetelere karşı kendini savunması şeklinde harmanlanmış olan filmde sinemada en önemli özellik olan kurgu mantık ve inandırıcılık öğeleri önemsenmemiştir ayrıca filmin sonu da iyi bağlanamamıştır ama bir deneme filmi olarak bir defalığına izlenebilir 10 üzerinden 3
devamını gör...
benden bir şey olacak ama ne olacak ben de bilmiyorum
diye diye en son manyak oldum.
manyağım ben. ohhh biraz da şuralarıma manyayım.
manyağım ben. ohhh biraz da şuralarıma manyayım.
devamını gör...
benden bir şey olacak ama ne olacak ben de bilmiyorum
(bkz: ay bana bir şeyler oluyor)
devamını gör...
