zaman tüneli
parisienne walkways
baba...açsana onu....
devamını gör...
elmalı turta
mutfakta pismekte olan.
kedi gibi dolaniyoruz la fırının etrafında. çocuklarda babaları gibi pisboğaz arkadaş.
kedi gibi dolaniyoruz la fırının etrafında. çocuklarda babaları gibi pisboğaz arkadaş.
devamını gör...
birdemetpapatya ile çıkmayan fallar
bizim o kadar entellektüel bilgimiz yok. her şeyi anlamayız. merak etme deli. bizi namümkün güldüremez.
bak ben yıldız tilbeyi anlamadım mesela.
bak ben yıldız tilbeyi anlamadım mesela.
devamını gör...
the devil’s bath
bu filmi daha da ürpertici yapan şey, dönem avrupasında yaşanan gerçek bir dini ritüeli konu edinmesi...
o dönem, ruhları cennete gidemeyeceği, tövbeleri kabul olmayacağı için için intihar edemeyenler, vekaleten intihar adını verdikleri bir olgu ile ruhlarını kurtarmaya çalışıyormuş. yani, önce bir başkasını öldürüp, sonra kilisede günahları için af diliyorlar ve idam ediliyorlar. bu şekilde, son tövbelerinin kabul olduğu inancı ile cennete gideceklerine inanıyorlar. öldürülecek kişi olarak da, günahsız masumları, çocukları seçiyorlar.
şelaleden bebeği bırakan bir kadın, idamı, el ve ayak parmaklarının kesilmesi gibi detayları okudukça izleyesim geldi. teen slasherdan da fena bir filme benziyor. "engizisyon avrupası" diye kısalttığım zihniyetin dini fenomenleri hizbullahta yoktur anasını satim. veba dönemini okuyunca bile anlarsınız bunu..
filmin ilham kaynağı , suicide by proxy in early modern germany adlı kitaba dayanıyormuş, bunu da okumak lazım bir ara. ilginç şeyleri okuma-izleme kolu başkan yardımcısı çaycısı olarak, torrentledikten ve izledikten sonra bir yorum daha yazmak farz oldu.
o dönem, ruhları cennete gidemeyeceği, tövbeleri kabul olmayacağı için için intihar edemeyenler, vekaleten intihar adını verdikleri bir olgu ile ruhlarını kurtarmaya çalışıyormuş. yani, önce bir başkasını öldürüp, sonra kilisede günahları için af diliyorlar ve idam ediliyorlar. bu şekilde, son tövbelerinin kabul olduğu inancı ile cennete gideceklerine inanıyorlar. öldürülecek kişi olarak da, günahsız masumları, çocukları seçiyorlar.
şelaleden bebeği bırakan bir kadın, idamı, el ve ayak parmaklarının kesilmesi gibi detayları okudukça izleyesim geldi. teen slasherdan da fena bir filme benziyor. "engizisyon avrupası" diye kısalttığım zihniyetin dini fenomenleri hizbullahta yoktur anasını satim. veba dönemini okuyunca bile anlarsınız bunu..
filmin ilham kaynağı , suicide by proxy in early modern germany adlı kitaba dayanıyormuş, bunu da okumak lazım bir ara. ilginç şeyleri okuma-izleme kolu başkan yardımcısı çaycısı olarak, torrentledikten ve izledikten sonra bir yorum daha yazmak farz oldu.
devamını gör...
birdemetpapatya ile çıkmayan fallar
müsaade var mı?
devamını gör...
akp'ye oy veren koyun
efendim canım.
herhangi bir konu hakkında fikri olmayan, x'ten aldığı bilgileri boş bakınızlarla kırmızıya boyayarak buraya koyan gerzegin biri bana koyun diyor.
sizin gibilerin zeka seviyesini silkeyyim.
herhangi bir konu hakkında fikri olmayan, x'ten aldığı bilgileri boş bakınızlarla kırmızıya boyayarak buraya koyan gerzegin biri bana koyun diyor.
sizin gibilerin zeka seviyesini silkeyyim.
devamını gör...
şeyh said'i anan tip
sözlükte de var. anın.
biz de kılıç ali yi anıyoruz.
biz de kılıç ali yi anıyoruz.
devamını gör...
birdemetpapatya ile çıkmayan fallar
sen benimle yayın yap deli, gayet güzel, sakin, şiirler, şarkılar, anılar falan güzel olur.
devamını gör...
baba
75 yaşında hala rakısında rokasinda. yeter da, bırak da biraz biz içek.
devamını gör...
birdemetpapatya ile çıkmayan fallar
ben de yatağımda üşüyorum. bunu belirtmek istedim.
devamını gör...
gary moore
zırıl zırıl ağlıyorum şu an....ölüp gitti lan...
kızlarımla arabayı sağa çekip son ses dinlemişliğimiz var bunu....
kızlarımla arabayı sağa çekip son ses dinlemişliğimiz var bunu....
devamını gör...
birdemetpapatya ile çıkmayan fallar
engelle butonu sen ne güzel bir şeysin!
devamını gör...
kızılay'da gayrimenkul yolsuzluğu iddiası
self proclaimed devletin, meşru(!) anayasasına göre meşru olmadığı iddia edilen gayrimenkul.
hadi hayırlı tıraşlar.
hadi hayırlı tıraşlar.
devamını gör...
uzak maviler
1927/ 2013 yılları arasında yaşayan türk yazar ve şair ayhan hünalp imzalı eser; sadece 61 sayfa olan kitap 1982 yılında yayınlanmıştır.
bazı kaynaklarda ise 1973 olduğu söyleniyor ama ben kaynakların yanılma payı daha yüksek olduğu için kitapta yer alan tarihi baz alıyorum.
anekdotumuzu verdiğimize göre şimdi kitabımıza geçebiliriz.
şairin adını daha önce duymamıştım, bu kitabıyla haberdar oldum ve iyi bir başlangıç da oldu benim için, şiirleri hakkında yazılmaya değer gibi duruyor.
öncelikle kitabın adı şiirlerle benzer özellikte, uzak maviler aslında denizden uzakta olduğunu, sevdiği herhangi birinden ayrı düştüğünü hatırlatıyor, zaten şiirlerde de unutulmanın verdiği acı gözle görülür nitelikte gibiydi.
bazı şiirlerde dünyada hep yabancı gibi yaşadığını dile getiriyor, dünyada hep yabancı olmak, aidiyet duymana izin verilmemesi bence oldukça kırıcı şeyler, köksüz olmak ya da ait olduğun yerden, yahut insandan koparılmış olmak fazlasıyla sarsıcı ve ağır.
bazı şiirlerde öldüğünde adının unutulacağını ve yalnızca hatıralarla yaşadığını söylemesi kırıldığını gösteriyor.
insanların da şarkılar gibi bir gün muhakkak eskiyeceğini düşünüyor şair, hayat ve hayatındaki insanlar tarafından yaralanmış olduğunu düşündürüyor, daha da önemlisi, hissettiriyor.
iyi bulduğum bir kitap oldu, zaten kısa olduğu için fazla vakit almayacaktır, şairin adını duymamı sağlayan bir kitap olduğu için de mutluyum.
etkilendiğim birkaç dizeyi bırakarak burada tanımıma bir son veriyorum,
uzak maviler bizi bekler...

hep yabancı gibi yaşadık bu dünyada
morgdaki ölülerden de mutsuzuz
ağlamayı bırak, yolumu gözleme
sen yüreğinden çözülürsün
ben yaşamdan.
kaldırımlar ıslanınca sırılsıklam
ve bir köpek yırtınca karanlıkları
ellerim yakandadır
bir şarkıdır savaşımız
zaman zaman hatırlanan
bir gemi yanaşır singapur'a
uzayıp gider artı sonsuzdan eksi sonsuza
bütün masallar böyledir
bu kaçıncı yalnızlığımız?
ve sonra ben ölürüm
öldüğüm gün adım unutulur
ölüm düşüştür.
gözlerin varla yok arası
kaderin kör olası
sorma bana
kalbin paramparça olur anlatsam
şafak karanlığın
zaman rüyaların düşmanıdır.
yalnız hatıralarımız kalacak, beni yaşatan.
ne kalır geriye
parçalanmış dünyandan?
insanlar da şarkılar gibidir
bir gün eskir
açsam da kapatsam da
sen varsın gözlerimde
geceler benimdir, senin değil..
bazı kaynaklarda ise 1973 olduğu söyleniyor ama ben kaynakların yanılma payı daha yüksek olduğu için kitapta yer alan tarihi baz alıyorum.
anekdotumuzu verdiğimize göre şimdi kitabımıza geçebiliriz.
şairin adını daha önce duymamıştım, bu kitabıyla haberdar oldum ve iyi bir başlangıç da oldu benim için, şiirleri hakkında yazılmaya değer gibi duruyor.
öncelikle kitabın adı şiirlerle benzer özellikte, uzak maviler aslında denizden uzakta olduğunu, sevdiği herhangi birinden ayrı düştüğünü hatırlatıyor, zaten şiirlerde de unutulmanın verdiği acı gözle görülür nitelikte gibiydi.
bazı şiirlerde dünyada hep yabancı gibi yaşadığını dile getiriyor, dünyada hep yabancı olmak, aidiyet duymana izin verilmemesi bence oldukça kırıcı şeyler, köksüz olmak ya da ait olduğun yerden, yahut insandan koparılmış olmak fazlasıyla sarsıcı ve ağır.
bazı şiirlerde öldüğünde adının unutulacağını ve yalnızca hatıralarla yaşadığını söylemesi kırıldığını gösteriyor.
insanların da şarkılar gibi bir gün muhakkak eskiyeceğini düşünüyor şair, hayat ve hayatındaki insanlar tarafından yaralanmış olduğunu düşündürüyor, daha da önemlisi, hissettiriyor.
iyi bulduğum bir kitap oldu, zaten kısa olduğu için fazla vakit almayacaktır, şairin adını duymamı sağlayan bir kitap olduğu için de mutluyum.
etkilendiğim birkaç dizeyi bırakarak burada tanımıma bir son veriyorum,
uzak maviler bizi bekler...

hep yabancı gibi yaşadık bu dünyada
morgdaki ölülerden de mutsuzuz
ağlamayı bırak, yolumu gözleme
sen yüreğinden çözülürsün
ben yaşamdan.
kaldırımlar ıslanınca sırılsıklam
ve bir köpek yırtınca karanlıkları
ellerim yakandadır
bir şarkıdır savaşımız
zaman zaman hatırlanan
bir gemi yanaşır singapur'a
uzayıp gider artı sonsuzdan eksi sonsuza
bütün masallar böyledir
bu kaçıncı yalnızlığımız?
ve sonra ben ölürüm
öldüğüm gün adım unutulur
ölüm düşüştür.
gözlerin varla yok arası
kaderin kör olası
sorma bana
kalbin paramparça olur anlatsam
şafak karanlığın
zaman rüyaların düşmanıdır.
yalnız hatıralarımız kalacak, beni yaşatan.
ne kalır geriye
parçalanmış dünyandan?
insanlar da şarkılar gibidir
bir gün eskir
açsam da kapatsam da
sen varsın gözlerimde
geceler benimdir, senin değil..
devamını gör...
blues
yalnız bir yarım yıl her hafta bir grubu dinlemeye gittim. blues saint.
devamını gör...
dipteyim sondayım depresyondayım
feridun düzağaç şarkısı.
dipteyim sondayım depresyondayım
yalvarırım gel de kurtar
beni tanımla
cümleler içinde kullan
yepyeni anlamlara sal
dipteyim sondayım depresyondayım
yalvarırım gel de kurtar
beni tanımla
cümleler içinde kullan
yepyeni anlamlara sal
devamını gör...
şeker oğlan
en sevdiğim yorumu hülya süer'e ait olandır. bağlamada ise arif sağ döktürmüştür.
devamını gör...
blues
jimi hendrix'in hakkında "blues is easy to play, but hard to feel." dediği süper müzik türü.
devamını gör...

















