zaman tüneli
cibiliyet videosu: babadan oğula mafya
bold medya'nın siyasette dönen entirikaları ve özellikle akp ile birlikte baba-oğul mafyayı analttığı o videosudur. normalde fetocu bold medya'yı sevmem fakat böylesi önemli konularda eski ortaklarının pisliklerini dökünce içime bir rahatlama geliyor. yiyin birbirinizi ete para vermeyin.
ilgili link:
ilgili link:
devamını gör...
kıskanmak
ben birini hayvan gibi kiskaniyosam onu sevdigime emin oluyorum. ama bazen hayati zindan edip her seyi burnundan getirsem mi yoksa ruh hastasi gibi gozukmemek icin sussam mi ya da karsisi kendisini onemli hissetmesin askindan öldügümü fark etmesin diye bi suru sey dusundugum icin kudursam da belli etmemeyi secmek zorunda kaliyorum. kiskanmak garip bir olay gercekten. kim cikardiysa basimiza bu icadi
devamını gör...
karabasan.exe
seneler önce lisede okul bilgisayarında keşfettiğim müthiş oyun
devamını gör...
üstteki yazarın ne sevdiğini kapak fotoğrafından tahmin et
california orman yangınları söndürme ekibinden olabilir ya da paralel evrende bir gezegenden ya da bir dizi sah... bilemiyorum mehmet ali bey, bi yardımcı olsanız?
devamını gör...
burçlara inanan insanın zeka seviyesi
sümerler, babiller, mısırlılar, antik yunan filozofları, romalılar ( imparatorlar kendi burçlarını para üstüne basıyormuş.) gibi eski uygarlıklar burçları dikkate alıyordu. fakat tek tanrılı din anlayışı, akabinde astronominin gelişmesi ile geçmişte kalan bir pagan inanışının ötesine geçemedi.
günümüzde ise insanlar belkide sadece güzel bir şeyler duymak, geleceğe daha umutlu bakmak, kendini bir gruba ait hissetmek ve eski pagan inanışlarına hizmet etmek için vazgeçemiyor olabilir mi?
yani burcunuzu bilmek veya ilgilenmek zekamızın düşük olduğunu göstermez bence.
not: kaynak chatgpt. burçların nereden geldiği sorulmuştur.
günümüzde ise insanlar belkide sadece güzel bir şeyler duymak, geleceğe daha umutlu bakmak, kendini bir gruba ait hissetmek ve eski pagan inanışlarına hizmet etmek için vazgeçemiyor olabilir mi?
yani burcunuzu bilmek veya ilgilenmek zekamızın düşük olduğunu göstermez bence.
not: kaynak chatgpt. burçların nereden geldiği sorulmuştur.
devamını gör...
gizli gayleri açığa çıkarma rehberi
bunlar genelde çok sinsi oluyorlar, açığa çıkarmak için bir dizi test uygulamak gerekiyor çok belli etmeden. bunlara tek tek değineceğim, neden böyle bir şey yapıyorsun derseniz; şu an çok aylağım, yatakta uzanıp boş boş durmaktansa insanlığa bir faydam olsun. sonuçta belki birinin işine yarayabilir günün birinde. belki bir biraderimi postu çizdirmekten kurtaracak bu rehber veya birbirinden hoşlanan ama gizli gay oldukları için karşı tarafın gayliğinden emin olamayıp bir adım atamayan iki gay aşığın yuvasını yapacak yine bu rehber. başlayalım;
müzik testi;
- ricky martin, ed sheeran, cem adrian, mabel matiz, lady gaga çaldığında bir anda gözleri parlıyor ve hatta ara ara gözleri doluyorsa.
- nicki minaj, beyonce gibi şarkıcılara kalça kıvırarak veya twerkvari şekilde dans ederek eşlik ediyorsa.
dekorasyon ve peyzaj:
- "sence salonu hangi renge boyatayım?" diye sorduğunuzda hiç bilmediğiniz antin kuntin renkleri detaylı bir renk paletiyle anlatıyorsa.
modaya düşkünlük:
- kombin yapmakla kafayı bozmuşsa
- giydiğiniz kıyafetlerle ilgili "onu giymişsin tamam ama o 2 sene önceki sezonun tasarımı" gibi yorumlar yapıyorsa.
beden dili:
- el kol hareketleri "sahnedeki madonna" gibiyse. kısacası götü başı ayrı oynuyorsa.
rupaul tuzak sorusu:
- "ya geçenlerde internette denk geldi bu rupaul neyin nesi?" diye sorun. şeceresini döküyorsa busted.
kusursuz kaşlar:
- "senin kaşların nasıl bu kadar düzgün?"
+ "kuaförde iple aldırıyorum ayda iki kere"
gülüş analizörü:
- konuşmanın tam ortasında “aaaay şaka mı yapıyorsun!” diyerek kahkahayı patlatıyorsa: el çırpmalı, hafif tiz, yankılı kahkaha varsa, bir şeylerin ipucu olabilir.
düğün analizi:
- düğünde dans eden kızların elbiselerini tek tek yorumluyorsa:
“ay şu dantelin tonu biraz demode ama modeli güzelmiş.”
film testi:
- film önerisi istediğinizde;
call me by your name
the notebook
weekend
p.s i love you
holding the man
eat pray and love
nothing hill
gibi filmleri öneriyorsa iyi kamufle olmuş bir gay ile karşı karşıyasınız demektir.
müzik testi;
- ricky martin, ed sheeran, cem adrian, mabel matiz, lady gaga çaldığında bir anda gözleri parlıyor ve hatta ara ara gözleri doluyorsa.
- nicki minaj, beyonce gibi şarkıcılara kalça kıvırarak veya twerkvari şekilde dans ederek eşlik ediyorsa.
dekorasyon ve peyzaj:
- "sence salonu hangi renge boyatayım?" diye sorduğunuzda hiç bilmediğiniz antin kuntin renkleri detaylı bir renk paletiyle anlatıyorsa.
modaya düşkünlük:
- kombin yapmakla kafayı bozmuşsa
- giydiğiniz kıyafetlerle ilgili "onu giymişsin tamam ama o 2 sene önceki sezonun tasarımı" gibi yorumlar yapıyorsa.
beden dili:
- el kol hareketleri "sahnedeki madonna" gibiyse. kısacası götü başı ayrı oynuyorsa.
rupaul tuzak sorusu:
- "ya geçenlerde internette denk geldi bu rupaul neyin nesi?" diye sorun. şeceresini döküyorsa busted.
kusursuz kaşlar:
- "senin kaşların nasıl bu kadar düzgün?"
+ "kuaförde iple aldırıyorum ayda iki kere"
gülüş analizörü:
- konuşmanın tam ortasında “aaaay şaka mı yapıyorsun!” diyerek kahkahayı patlatıyorsa: el çırpmalı, hafif tiz, yankılı kahkaha varsa, bir şeylerin ipucu olabilir.
düğün analizi:
- düğünde dans eden kızların elbiselerini tek tek yorumluyorsa:
“ay şu dantelin tonu biraz demode ama modeli güzelmiş.”
film testi:
- film önerisi istediğinizde;
call me by your name
the notebook
weekend
p.s i love you
holding the man
eat pray and love
nothing hill
gibi filmleri öneriyorsa iyi kamufle olmuş bir gay ile karşı karşıyasınız demektir.
devamını gör...
teknik analiz
bir ara çok pis dalmıştım bu işe. matrix diye bir program satın aldım, ekranım böyle wall st.'te elinde telefonla konuşan adamlar gibi yanıp sönüyordu her an. yazlıkta kışın içlik ile otururken aşırı karizma hissediyordum.
2010 civarı olması lazım. sonra 30 bin liramı çarptılar. fena para değildi aslında. info adlı hisseye atladım spekülasyonlara kanıp. ebemi öptüler defalarca. çıkamadım da. grafikler, memeler, sinyaller birbirine girdi. bir insan bir kez sitilmeli bir konuda. "bildiğinden şaşmayacan oğlum" diyen ninem aklımdadır bu durumda. lan benim neyime frigo hissesi alıp yok tüpraş almak falan. benim aldığım tek faydalı şey ikinci el çoraptı o ara. yalnız itiraf etmeliyim ki, insan çok şekil duruyor. rsa grafiği mi ne vardı. allah onun belasını versin işte. yandı söndü bişiler. şekilli şekilli yediler beni resmen. gülümseyerek çarpıldım.
edit: bence temel daha iyi.
2010 civarı olması lazım. sonra 30 bin liramı çarptılar. fena para değildi aslında. info adlı hisseye atladım spekülasyonlara kanıp. ebemi öptüler defalarca. çıkamadım da. grafikler, memeler, sinyaller birbirine girdi. bir insan bir kez sitilmeli bir konuda. "bildiğinden şaşmayacan oğlum" diyen ninem aklımdadır bu durumda. lan benim neyime frigo hissesi alıp yok tüpraş almak falan. benim aldığım tek faydalı şey ikinci el çoraptı o ara. yalnız itiraf etmeliyim ki, insan çok şekil duruyor. rsa grafiği mi ne vardı. allah onun belasını versin işte. yandı söndü bişiler. şekilli şekilli yediler beni resmen. gülümseyerek çarpıldım.
edit: bence temel daha iyi.
devamını gör...
ölülerle sohbet etmek
ölü deyince soğuk olsa da bugün dünyada olmayan sevdiklerimizle yapıyoruz bunu. ilginç.
diğer yandan yapay zeka değişik noktalara gitmeye devsm ediyor. sosyal medya paylaşımları ve kişinin düşüncelerini yazdığı bütün kayıtları yapay zekaya aktararak chatbotlara aktarıyorlar. biz değil ama torunlarımızın torunları ve hatta onların da torunları bizimle konuşmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimleyebilecek. bu bir anlamda back to future olacak. the future is exciting.
diğer yandan yapay zeka değişik noktalara gitmeye devsm ediyor. sosyal medya paylaşımları ve kişinin düşüncelerini yazdığı bütün kayıtları yapay zekaya aktararak chatbotlara aktarıyorlar. biz değil ama torunlarımızın torunları ve hatta onların da torunları bizimle konuşmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimleyebilecek. bu bir anlamda back to future olacak. the future is exciting.
devamını gör...
burçlara inanan insanın zeka seviyesi
ya ben kestirme orta ve orta-üst zekalılıktan bıktım usandım biraz.
chp'ye oy veriyorum, yapıldı.
burçlara inanmıyorum, yapıldı.
türk dizisi bokluyorum, yapıldı.
güne kimsenin bilmediği zenci şarkıcı şarkısı bırakıyorum, yapıldı.
şu 4 maddelik todo list ile zaten hepimiz einstein oluyoruz son zamanlarda. zeka biraz ayağa düştü gibi. çok kolay oldu. ben duş sonrası bornozla otururken latif doğan dinlemeyi de zeka pırıltısı olarak görmeyi teklif ediyorum. zorlaştıralım biraz efendiler, halkın meclisi! halk bizden icraat bekler.
chp'ye oy veriyorum, yapıldı.
burçlara inanmıyorum, yapıldı.
türk dizisi bokluyorum, yapıldı.
güne kimsenin bilmediği zenci şarkıcı şarkısı bırakıyorum, yapıldı.
şu 4 maddelik todo list ile zaten hepimiz einstein oluyoruz son zamanlarda. zeka biraz ayağa düştü gibi. çok kolay oldu. ben duş sonrası bornozla otururken latif doğan dinlemeyi de zeka pırıltısı olarak görmeyi teklif ediyorum. zorlaştıralım biraz efendiler, halkın meclisi! halk bizden icraat bekler.
devamını gör...
endişe
en dişe dokunur şey endişedir hajsha.
ama sinir uçlarına dokunur hoplatır adamı. tedavi şarttır. kanal tedavisi olsunn efendime söyleyeyim dişini çektirmek ossunn vardır çözümü yani her şeyin siz yeter ki isteyin.
ama sinir uçlarına dokunur hoplatır adamı. tedavi şarttır. kanal tedavisi olsunn efendime söyleyeyim dişini çektirmek ossunn vardır çözümü yani her şeyin siz yeter ki isteyin.
devamını gör...
mülteci sorunu
sorun mülteci değil. sorun, onları “sorun” yapan sistemin ta kendisi. önce bombalarla, darbelerle, madenlerle ülkelerini yaşanmaz hale getiriyorsun. sonra oradan kaçtıklarında “bunlar da çok oldular” diyorsun. önce ellerinden yurtlarını alıyorsun, sonra yersizliğini suç sayıyorsun. önce silah satıyorsun, sonra sınır çekiyorsun. mülteci, sistemin atık yönetimidir. kapitalizm önce savaş çıkarır, sonra savaştan kaçanı ötekileştirir. onları ucuz iş gücü, görünmeyen emek, seçme hakkı olmayan bedenler olarak sisteme entegre eder. yani aslında mülteciler bu düzenin “yan ürünü” değil, “tasarımı”. ve günün sonunda, bu sistemin ürettiği tek şey mülteciler değil. aynı zamanda gönüllü ırkçılar. kendi yoksulluğunu anlamayıp, başkasının varlığına tahammül edemeyen figüranlar. ekrana bakıp "bunlar yüzünden" diyenler. aslında kimse onlara bir şey demediği halde, mültecilere karşı iç savaş başlatanlar.
devamını gör...
geceye bir beddua bırak
yaşattıklarını yaşarsın denklemini hayatıma ilk yaşatarak kim soktuysa onunda allah belasını versin. bi' çıkamadım kodumun döngüsünden.
devamını gör...
geceye bir beddua bırak
seni bulan onmasın, kaybeden üzülmesin
devamını gör...
teknik analiz
bir ekranda sozluge, diger ekranda alttaki grafige bakarken okudugum komik teori....
1) senin bu islerden anlamiyor olman bos beles bir is oldugunu gostermez.
2) kim sana dedi ki teknik analiz yapan kisiler gelismeleri, siyaseti takip etmez?
3) sen anlamadigin konularda ahkam keserken, ben asagidaki gordugun grafikten daha az evel 1 saat icinde cogu kisinin bir ayda kazanamadigi parayi kazandim o senin anlamadigin analiz sayesinde.
4) sen hadi git uyu...
1) senin bu islerden anlamiyor olman bos beles bir is oldugunu gostermez.
2) kim sana dedi ki teknik analiz yapan kisiler gelismeleri, siyaseti takip etmez?
3) sen anlamadigin konularda ahkam keserken, ben asagidaki gordugun grafikten daha az evel 1 saat icinde cogu kisinin bir ayda kazanamadigi parayi kazandim o senin anlamadigin analiz sayesinde.
4) sen hadi git uyu...
devamını gör...
stüdyo ghibli tarzı normal sözlük yazarları
kisa sacli halimi uzun sac yapmis. oyle olmasini isteseydim baska atardim moruk te allam
neyse biraz zorbalayinca sorunu cozdu
neyse biraz zorbalayinca sorunu cozdu
devamını gör...
sadizm
şimdi bu benim entry'lerimde sürekli "duvardan duvara vura vura vurma" olarak ifade ettiğim ve titrek teyze kısmının düşüp bayıldığı seksüel arzu, erkeklerin çoğunda default olarak varmış.
bunun nedeni, "cinsel nesne" olarak adlandırılan kadına egemen olma dürtüsü. bu durum, geçmişe gidersek yamyamlık ile bile ilişkilendirilmiş. "yengeyi yedim" deyiminin bile antropolojik bir karşılığı vardır yani.
şimdi tencere beyinli titrek teyzelerin sevineceği ciddi bir argüman yazayım. onenote'umda görünce aklıma düştü.
cinsellik üzerine adlı seksli meksli meşhur eserinde, sigmund freud isimli dahi insan kafamı karıştırmıştı. freud'a göre sert seven erkeklerin vurdurma ya da duvardan duvara çalınma arzusu da olabilirmiş. buyrun birlikte okuyalım kendilerini...
-------
"uygarlık tarihi, acımasızlıkla cinsel içgüdü arasında yakın bir ilişki olduğunu su götürmez bir şekilde gösterir; ama libidodaki saldırganlık etkeninin vurgulanmasının dışında, bu ilişkiyi açıklama yönünde hiçbir şey yapılmamıştır. bazı otoritelere göre, cinsel içgüdüdeki bu saldırganlık öğesi, gerçekte yamyamlık arzularının bir kalıntısıdır; yani temel içgüdüsel ihtiyaçların, gelişimsel kökeni daha eski olanıyla ilişkili egemenlik kurma güdüsünden kaynaklanan bir bileşendir. ayrıca, her acının kendi içinde bir haz duygusu olasılığı içerdiği savunulmuştur. söylenmesi gereken tek şey, bu sapma için hiçbir yeterli açıklama getirilmediği ve bir dizi ruhsal dürtünün birleşerek tek bir sonuç verebileceğidir.
ama bu sapmanın en belirgin özelliği, aktif ve pasif türlerinin düzenli olarak aynı kişide birlikte bulunmasıdır. cinsel ilişkide bir başkasına acı vermekten haz duyan kişi, ayrıca cinsel ilişkilerde yaşayabileceği acıdan haz alma yetisine de sahiptir. sapmanın aktif veya pasif yanı daha çok gelişmiş ve ağır basan cinsel etkinlik haline gelmiş olsa da, sadist bir insan değişmez bir şekilde aynı zamanda mazoşisttir de.
dolayısıyla, sapmaya yönelik dürtülerden bazılarının düzenli olarak karşıtlar çifti hâlinde ortaya çıktığını görürüz. daha sonra ortaya koyacağımız malzemeyle ilişkili olarak ele alındığında, bunun büyük bir teorik önemi olduğu anlaşılacaktır. dahası, sadizm ve mazoşizmin oluşturduğu karşıtlar çiftinin varlığının sadece saldırganlık öğesine bağlanamayacağı da düşündürücü bir gerçektir. bunun yerine, bu karşıtların aynı anda var olmasını, çift cinsellikle birleşen erkeklik ve dişilik karşıtlığı —ki bu, psikanalizde sık sık aktiflik ve pasiflikle değiştirme ihtiyacı duyduğumuz bir karşıtlıktır— ile ilişkili olarak ele almamız gerekir."
-------
şahsen katılmıyorum. bende sadece bir yengeyi tutup tenis topu gibi atma isteği mevcut. lakin psikoloji ilmi de karışıktır bu hususlarda, ayık olup anlamak da şart. freud hemen, "ıyy midem bulandı" deseydi, hepimiz böyle saman gibi kezban kalırdık.
bunun nedeni, "cinsel nesne" olarak adlandırılan kadına egemen olma dürtüsü. bu durum, geçmişe gidersek yamyamlık ile bile ilişkilendirilmiş. "yengeyi yedim" deyiminin bile antropolojik bir karşılığı vardır yani.
şimdi tencere beyinli titrek teyzelerin sevineceği ciddi bir argüman yazayım. onenote'umda görünce aklıma düştü.
cinsellik üzerine adlı seksli meksli meşhur eserinde, sigmund freud isimli dahi insan kafamı karıştırmıştı. freud'a göre sert seven erkeklerin vurdurma ya da duvardan duvara çalınma arzusu da olabilirmiş. buyrun birlikte okuyalım kendilerini...
-------
"uygarlık tarihi, acımasızlıkla cinsel içgüdü arasında yakın bir ilişki olduğunu su götürmez bir şekilde gösterir; ama libidodaki saldırganlık etkeninin vurgulanmasının dışında, bu ilişkiyi açıklama yönünde hiçbir şey yapılmamıştır. bazı otoritelere göre, cinsel içgüdüdeki bu saldırganlık öğesi, gerçekte yamyamlık arzularının bir kalıntısıdır; yani temel içgüdüsel ihtiyaçların, gelişimsel kökeni daha eski olanıyla ilişkili egemenlik kurma güdüsünden kaynaklanan bir bileşendir. ayrıca, her acının kendi içinde bir haz duygusu olasılığı içerdiği savunulmuştur. söylenmesi gereken tek şey, bu sapma için hiçbir yeterli açıklama getirilmediği ve bir dizi ruhsal dürtünün birleşerek tek bir sonuç verebileceğidir.
ama bu sapmanın en belirgin özelliği, aktif ve pasif türlerinin düzenli olarak aynı kişide birlikte bulunmasıdır. cinsel ilişkide bir başkasına acı vermekten haz duyan kişi, ayrıca cinsel ilişkilerde yaşayabileceği acıdan haz alma yetisine de sahiptir. sapmanın aktif veya pasif yanı daha çok gelişmiş ve ağır basan cinsel etkinlik haline gelmiş olsa da, sadist bir insan değişmez bir şekilde aynı zamanda mazoşisttir de.
dolayısıyla, sapmaya yönelik dürtülerden bazılarının düzenli olarak karşıtlar çifti hâlinde ortaya çıktığını görürüz. daha sonra ortaya koyacağımız malzemeyle ilişkili olarak ele alındığında, bunun büyük bir teorik önemi olduğu anlaşılacaktır. dahası, sadizm ve mazoşizmin oluşturduğu karşıtlar çiftinin varlığının sadece saldırganlık öğesine bağlanamayacağı da düşündürücü bir gerçektir. bunun yerine, bu karşıtların aynı anda var olmasını, çift cinsellikle birleşen erkeklik ve dişilik karşıtlığı —ki bu, psikanalizde sık sık aktiflik ve pasiflikle değiştirme ihtiyacı duyduğumuz bir karşıtlıktır— ile ilişkili olarak ele almamız gerekir."
-------
şahsen katılmıyorum. bende sadece bir yengeyi tutup tenis topu gibi atma isteği mevcut. lakin psikoloji ilmi de karışıktır bu hususlarda, ayık olup anlamak da şart. freud hemen, "ıyy midem bulandı" deseydi, hepimiz böyle saman gibi kezban kalırdık.
devamını gör...
birdemetpapatya ile çıkmayan fallar
aşırı eğlendiğim bir yayın oldu. çok teşekkürler sevgili birdemetpapatya.
dinleyen, katılan, yazan ortak olan herkes son on dk gelmiş olsanız bile… iyi varsınız. ama iyiki.
öptüm, bye.
dinleyen, katılan, yazan ortak olan herkes son on dk gelmiş olsanız bile… iyi varsınız. ama iyiki.
öptüm, bye.
devamını gör...
burçlara inanan insanın zeka seviyesi
bu zekayla ilgili bir şey değil bence. umutsuzlukla, kendine yardım edememek ve bir şeyleri değiştirecek gücün olmamasıyla ilgili.
devamını gör...
anlam aramak vs anlam yaratmak
anlam yaratmak, anlam aramanın sonucudur ve 'bence' madalyonun diğer yüzünden ziyade baya baya anlam aramanın mütemmim cüz'üdür.
zira 'bence' hayatın kendisinin, per se, bir anlamı yoktur. arıların compound gözlerinin altı köşeli olması ve dolayısıyla bal peteklerinin altıgen olması, yani, hayatlarını o'nu gördükleri biçimde inşa etmeleri metaforunda olduğu gibi; bizler de hayatlarımızı o'nu gördüğümüz ve anlamlandırdığımız şekilde kurguluyor, kuruyor ve bina ediyoruz.
***
yedi tepe, gök yelesi ve martı dumanı
ve bir o kadar da
kartal romanı.
bu şehir,
gözleri alev ormanı.
yedi tepeli şehre
bir tepe de
biz olma zamanı.
mı?
çünkü hayat,
iki gözüm,
aynen burada olduğu gibi,
peşisıra dizilmiş 'an'lardan ibaretti.
işte yine,
o anlardan birinde,
dünyanın çekirdeğinde mevzilenmiş bir hayatın kıyısında,
güneşten süt emmiş bir yiğidin yolunda,
uğurluyorsun
yol arkadaşlarını
sonsuzluğa
bir kere daha,
ve bir kere daha.
ne renkti ölüm, iki gözüm
söylesene bana?
zira 'bence' hayatın kendisinin, per se, bir anlamı yoktur. arıların compound gözlerinin altı köşeli olması ve dolayısıyla bal peteklerinin altıgen olması, yani, hayatlarını o'nu gördükleri biçimde inşa etmeleri metaforunda olduğu gibi; bizler de hayatlarımızı o'nu gördüğümüz ve anlamlandırdığımız şekilde kurguluyor, kuruyor ve bina ediyoruz.
***
yedi tepe, gök yelesi ve martı dumanı
ve bir o kadar da
kartal romanı.
bu şehir,
gözleri alev ormanı.
yedi tepeli şehre
bir tepe de
biz olma zamanı.
mı?
çünkü hayat,
iki gözüm,
aynen burada olduğu gibi,
peşisıra dizilmiş 'an'lardan ibaretti.
işte yine,
o anlardan birinde,
dünyanın çekirdeğinde mevzilenmiş bir hayatın kıyısında,
güneşten süt emmiş bir yiğidin yolunda,
uğurluyorsun
yol arkadaşlarını
sonsuzluğa
bir kere daha,
ve bir kere daha.
ne renkti ölüm, iki gözüm
söylesene bana?
devamını gör...
