zaman tüneli
napolyon kompleksi
halkımız iki yüzlü. her türlü fiziksel zorbalığı her an, her dakika, sen hariç (çünkü sen ne kutlu bir insansın) herkes yapıyor sonra da "ya napeleon taktığın şeye bak allaaşkına" oluyor. kompleks bizzat küçük bir ferdi olduğun topluluğun ortalamasına olan mikro katkın yüzünden senin de mesul olduğun bir konu genelde.
fransa halkını buradan (konya) çok ciddi şekilde ayıplıyorum.
fransa halkını buradan (konya) çok ciddi şekilde ayıplıyorum.
devamını gör...
napolyon kompleksi
sen hiç bir dogoyu devirip onu alfalıktan düşürdün mü yeğen? ben düşürdüm. saldırmaya geldi bana ve napolyon kompleksimle burun burunayken geri bastırdım hayvana. sayamayacağım sayıdaki köpek sürüsünün arasından sağ çıktım dogoyu yem ettim onlara. eve gelince naptım lan ben dedim ama tehlike anında şivava ortalığın damına kormuş tecrübe ile sabittir. hiç abartı yok yaşanmış bir hikayedir.
devamını gör...
parayla saadet olmaz
paranın böyle bir iddiası yok zaten.. bu, parasız insana dair bir avuntu. yoksa para saadete engel de değil.. ( para olayın tamamen dışında ama derdini kimseye anlatamıyor iyi mi.. :)
devamını gör...
kıskanmak
egonun sevgiye sızma şekli. psikoloji buna "narsistik incinme" diyor.
devamını gör...
seni asla bırakmayacağım diyen herkesin bırakması
güven kırıcı bir olay. ilişkiye başlıyoz neşeyle. seni asla bırakmayacağım diyorlar hemen. beni gülme tutuyor. "yav he he ahahaha" diyorum içimden. oysa eskiden verilen sözler gibi sözler olsaydı, rahat hissederdik. kovsak bile gitmezdi o kişi. "lan defol git artık usandım senden" desek bile bizimle kalırdı. başkasını bulsak, gelip bir köşede yaşardı kilerde (parazit filmi gibi). o dönemler söz namustu. kanla mühürlenirdi sözler. şimdi sallıyorlar anca.
devamını gör...
napolyon kompleksi
bende olduğunu düşündüğüm komplekstir.
var.
eminim.
var.
eminim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından yarım kalmış öyküler
tamamına erdirin inş. hepsini okumaya kalksam bir ton son yazıcam zihnimde şimdik yorgunum belki bir ara okur hepinizin yarım kalmış öykülerine alternatif sonlar yazarım ama unutacam bu yazdığımı da ve öyküleriniz yine yarım kalacak.
devamını gör...
napolyon kompleksi
şu kompleks çok lanet bişey yav.! düşünsene napolyon'sun.. (hayır hayır klinik napolyonlarından değil) doğrudan bizzat napoleon bonaparte'ın kendisisin. avrupanın içinden geçmiş, dünyayı titreten adamsın.. ve boyunu dert edinip kompleks duyuyorsun.. ne kadar tuhaf değil mi.. (sanki 20 cm daha uzun olsan venüs'ü mü fethedeceksin be adam...)
devamını gör...
ayak tadımı
ayak gurmelerinin, güzel ayakları tadımlayıp kritize etmesi olayı.
devamını gör...
gizli gayleri açığa çıkarma rehberi
2 tane sevgilim vardi, ikisi de birbirinden cok farkli ve eril yapidaydilar tek ortak ozellikleri cem adrian sevmeleriydi. ılki sarhosken daha once erkek erkege yasadiklari iliskiyi anlatmisti, ikincisini de beni bi erkekle aldatirken yakaladım hic cart curt ugrasmayin cem adrian dinleyen seven erkekten uzak durun
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından yarım kalmış öyküler
#3514907
bu entry'de de az önce belirttiğim gibi; çaya batırılmış püskevitim konuma ulaşamadan infilak etti...
böyle bir tat kaçması, böyle bir; şuncacık zevkimiz bile yarım kalıyor hissi... üzgünüm.
bu entry'de de az önce belirttiğim gibi; çaya batırılmış püskevitim konuma ulaşamadan infilak etti...
böyle bir tat kaçması, böyle bir; şuncacık zevkimiz bile yarım kalıyor hissi... üzgünüm.
devamını gör...
erkek yazarlar dertleşiyor
bugün de 7. oldu benim beyler. dün 5 olmuştu, bugün de 5'te kalırım diye düşünürken yediledim dayanamayıp.
yarın 4'ü aşmamaya çalışacağım. diyet önerisi olana açığım. bir ara ne güzel hava soğukken günde 3'ü aşmıyordum. güneşi görür görmez en az 5. kendimi frenlemezsem yaza 10 olacağım yine. canım çıktı ya şu an. en sonuncu filmdeki kadına ağladım. çok yıprattılar onu.
yarın 4'ü aşmamaya çalışacağım. diyet önerisi olana açığım. bir ara ne güzel hava soğukken günde 3'ü aşmıyordum. güneşi görür görmez en az 5. kendimi frenlemezsem yaza 10 olacağım yine. canım çıktı ya şu an. en sonuncu filmdeki kadına ağladım. çok yıprattılar onu.
devamını gör...
bisküviyi çaya batırıp yemek
an itibariyle olmasa da bir beş-on dakika önce püskeviti batırdım çaya, tam ağıza doğru yolculuğu başlatmıştım ki; kopup düştü ve ben alçıda olan kolumla refleks haliyle tutmaya çalıştım. şu an püskevitin ıslanıp ayrılan tarafı yerde, benim ise sağ kol kemiğimin oluşan bağları yeniden kopmuş bir şekilde oturuyoruz arkadaşlar. ağrı kademeli olarak düşmezse rota şişli etfal.
devamını gör...
bisküviyi çaya batırıp yemek
o püskevittir püskevit..! bisküvi olsa duramazsın..
devamını gör...
geceye bir alıntı bırak
doğduğum kusurdu yaşantım hata
ben isyan ederim böyle hayata
kimim var gelip de elimden tutan
ya rab unuttun mu mahsun kulunu
perişan yaşarım şu yeryüzünde
bütün arzularım kaldı gözümde
şimdi çaresizlik var sözlerimde
ya rab unuttun mu mahsun kulunu
müslüm gürses
devamını gör...
geceye bir alıntı bırak
rast gele bir anda denk geldiğim, "bazılarıyla konuşmanız bittiyse aynı şehirde bile karşılaşamazsınız" sözü bana bazı insanlar için aynı mahallefe bile denk gelmediğimi anımsattı. düşündüdsr8
devamını gör...
şehir ve belirsiz duvarları
bensenobiz arkadaş, emeğine çabana sağlık, ve ancak belirtmeliyim ki:
bir ötekini okumadan "okuyan için hiç bir şey ifade etmeyecek" bir kitap, olsa olsa bir ötekinin devamıdır ve bağımsız, yeni bir kitap sayılmamalıdır. ki gerçek de böyleyse, öteki kitap da eksik sayılmalıdır. (bu durum olamaz mı: olabilir; ancak yapıt tek sayılmalı iki cilt olarak basıldığı belirtilmelidir.)
yazarlar, üçleme vb. şekilde de, ancak her biri aynı zamanda bağımsız kitaplarla anlatmak istediklerini yazabilirler. ama bu durumda dahi, kitapların her biri, okur açısından "bir şey ifade edebilen" bağımsız yapıtlar olur.
murakami, okuduğum yazarlardan değil. bu yüzden kitaplar konusunda kişisel düşüncelerimi yazamıyorum. başlığa konu saptamaların haklı olup olmadığına ancak diğer murakami okurları karar verebilir.
("şiddetle ve şiddetle" önereceğimiz kitaplar için, seçeceğimiz tanıtım dilinde -bağışlayın beni ama- kanımca daha dikkatli olmalıyız.)
bir ötekini okumadan "okuyan için hiç bir şey ifade etmeyecek" bir kitap, olsa olsa bir ötekinin devamıdır ve bağımsız, yeni bir kitap sayılmamalıdır. ki gerçek de böyleyse, öteki kitap da eksik sayılmalıdır. (bu durum olamaz mı: olabilir; ancak yapıt tek sayılmalı iki cilt olarak basıldığı belirtilmelidir.)
yazarlar, üçleme vb. şekilde de, ancak her biri aynı zamanda bağımsız kitaplarla anlatmak istediklerini yazabilirler. ama bu durumda dahi, kitapların her biri, okur açısından "bir şey ifade edebilen" bağımsız yapıtlar olur.
murakami, okuduğum yazarlardan değil. bu yüzden kitaplar konusunda kişisel düşüncelerimi yazamıyorum. başlığa konu saptamaların haklı olup olmadığına ancak diğer murakami okurları karar verebilir.
("şiddetle ve şiddetle" önereceğimiz kitaplar için, seçeceğimiz tanıtım dilinde -bağışlayın beni ama- kanımca daha dikkatli olmalıyız.)
devamını gör...
gizli gayleri açığa çıkarma rehberi
günlerden eski bir gün bir sınıf arkadaşım (erkek) oturduğumuz bir cafede bir rahatsız, huzursuz hallere girdi bir anda. tüm arkadaşlar olarak nabiyon oğlum ne bu hallar dedik sorduk ona ve bize bir grup erkeği işaret etti bu arkadaşımız. ee dedik tanıyon mu hasmın mı nedir de hele hakkından geliriz evelallah. yok dedi öyle değil. ne olum o zaman? meğer iş atıyormuş o gruptaki erkeklerden biri bizim erkek arkadaşa (hakikaten yakışıklı çocuktu bizim arkadaş evet) ben dedim ki oha o kadar sakalı var bunun sen ne diyorsun kafayı yemişin dedim dememe kalmadı bu sakallı abilamız çay söyledi,
"biza ikı chayyy lütfeeğeaaaan"
hee dedim tamam geç arkaya arkadaş sen. bu sakallı abimiz seni sevecek belli.
ama dedim nasıl olur hem sakallı hem şey böle yani? hiçbir yerinden belli de değil nasıl olabilir?
bak dedi şortuna, kısa ve dar. bu bir işarettir her zaman olmasa da. heee dedim tamam.
gay gören masum köylü idim ama hala da ayırt edemem bir gay çay söylemeden. evet.
"biza ikı chayyy lütfeeğeaaaan"
hee dedim tamam geç arkaya arkadaş sen. bu sakallı abimiz seni sevecek belli.
ama dedim nasıl olur hem sakallı hem şey böle yani? hiçbir yerinden belli de değil nasıl olabilir?
bak dedi şortuna, kısa ve dar. bu bir işarettir her zaman olmasa da. heee dedim tamam.
gay gören masum köylü idim ama hala da ayırt edemem bir gay çay söylemeden. evet.
devamını gör...
fakirlere zengin olmanın yasaklanması
derhal düşünülmesi gereken toplumsal hareket.
bunların eline biraz para geçmeye görsün hemen soluğu hemen pavyonda alır.
bu bir nevi milli servetin heba edilmesidir.
bunların eline biraz para geçmeye görsün hemen soluğu hemen pavyonda alır.
bu bir nevi milli servetin heba edilmesidir.
devamını gör...
