zaman tüneli
ölünce unutulmak
yaşarken anlaşılmış iseniz anlaşılmak hatıra olarak sizi yaşatacak, anlaşılmamış iseniz birkaç kere ölmüş olacaksınız.
devamını gör...
abdurrahman dilipak
hazır bu kadar olaydan sonra bence bir kontrol edilmesi gerektiğini düşündüğüm şahıs
devamını gör...
uygulama geliştirmek
ne kadar işlevsel bir şey yaparsan yap, görsel olarak tatmin edici sunamadığın sürece önemi olmadığını düşünerek ufaktan el attım arayüze. bu pencere onlardan biri
önceki eski hali

buda yeni hali (tabi daha değişecek son hali değil )

kullanıcı deneyimini iyileştirmek adına eklediğim yeni özelliklerde var.
kategori kilidi; her kelime eklemede kategorinin sabit kalmasını sağlar. kapalı değil ise kategori boşalır yani kategoriz olur. çünkü kullanıcı her seferinde kategori düşünmek zorunda olmadığı gibi bazı durumlarda aynı kategoride art arda girmek isteyebilir. *
bekleme listesi; kelimelerin beklediği liste artık sadece soyut değil somut olarak da görülebilir ve istenilen kelime çift tıklama ile silinebilir.
bu sayede kullanıcının;
"acaba eklediğimde direkt listeye ekleniyor mu ?"
diye düşünmeden bir geçici listede beklediğini bilecek.
önceki eski hali

buda yeni hali (tabi daha değişecek son hali değil )

kullanıcı deneyimini iyileştirmek adına eklediğim yeni özelliklerde var.
kategori kilidi; her kelime eklemede kategorinin sabit kalmasını sağlar. kapalı değil ise kategori boşalır yani kategoriz olur. çünkü kullanıcı her seferinde kategori düşünmek zorunda olmadığı gibi bazı durumlarda aynı kategoride art arda girmek isteyebilir. *
bekleme listesi; kelimelerin beklediği liste artık sadece soyut değil somut olarak da görülebilir ve istenilen kelime çift tıklama ile silinebilir.
bu sayede kullanıcının;
"acaba eklediğimde direkt listeye ekleniyor mu ?"
diye düşünmeden bir geçici listede beklediğini bilecek.
devamını gör...
kayınvalide alırken dikkat edilmesi gerekenler
amerika gibi mütemadiyen iç işlerine karışmayan halim selim, kendi iç işlerine odaklı olan kişiler seçilmelidir. zira iç işlerine karışması halinde kendi kendinize sürekli nota verir durursunuz. kınaya kınaya kınım kınım ıkınırsınız ve kına kayınvalide tarafından kullanılır.
kayınvalide mühim. eritre ya da papua gine gibi olmalı.
kayınvalide mühim. eritre ya da papua gine gibi olmalı.
devamını gör...
yazarların yaşamak isteyeceği evler
#2983843 aaaaa 2024 de yapmışım ve aynı kareler var. nasıl oldu bu bilmiyorum..
hepsi o kadar güzel kiii seçemiyorum
hepsi o kadar güzel kiii seçemiyorum
devamını gör...
olmak ya da olmamak
- yani azizim zaman kötü, hayat zor filan da, hiç kimsenin geri dönmediği keşfedilmemiş ülkeye gitmek de, oradaki sonsuz uykunda ne rüya göreceğini bilmemek de biraz korkunçlu ya. - denilen.
yani demem o ki* bu kadar ahlaksızlığı yozlaşmayı filan görüp de tüm bunlara katlanmamızın ve eylemsizliğimizin tek sebebi varsa o da korkaklığımızdır.
yani farkındalığımız bizi korkak yapıyor birazcuk.
yani düşünüyorum o halde korkağım. düşünüyorum, o halde atılım. gibi.
benim anladığım, uyuyun arkadaşlar. hem ölmemiş, hem acısız katlanmış, hem atıl olmuş olursunuz.
zaten saat geç oldu yarın iş var yatın artık.
yani demem o ki* bu kadar ahlaksızlığı yozlaşmayı filan görüp de tüm bunlara katlanmamızın ve eylemsizliğimizin tek sebebi varsa o da korkaklığımızdır.
yani farkındalığımız bizi korkak yapıyor birazcuk.
yani düşünüyorum o halde korkağım. düşünüyorum, o halde atılım. gibi.
benim anladığım, uyuyun arkadaşlar. hem ölmemiş, hem acısız katlanmış, hem atıl olmuş olursunuz.
zaten saat geç oldu yarın iş var yatın artık.
devamını gör...
kayınvalide alırken dikkat edilmesi gerekenler
oğluna çok düşkün olmaması , çok fazla işime karışmaması ama şahsen bana öyle denk gelmedi. yarışmacı arkadaşlara başarılar.
devamını gör...
iyi geceler sözlük
yeni yıkanmış nevresim , bitmiş işler , sevgiliden gelen iyi geceler mesajı veeee yarına bir sürü yeni umut ve planlar. iyi geceler sevgili sözlük çok ses çıkartmayın yatın uyuyun.
devamını gör...
yazarların yaşamak isteyeceği evler
norveç'teki şöyle bir eve ne demeli? evin iyi ısıtılması şart ama. sonuçta norveç... ev iyi ısıtılabiliyorsa burada yaşamak isteyebilirdim ben şahsen. hatta aşırı soğuk olmayan günlerde de dışarıda gezebilirdim. bir keresinde -30 derecede dışarıdaydım gece yarısı ve o, tehlikeli bir soğuktu. -20'ye kadar keyif alabiliyorum ama ben dışarıda gezmekten. ankara'da hobilerimden biri çok soğuk ama işte aşşşırı soğuk olmayan günlerde dışarı çıkıp gezmekti. evde üşümeyi sevmem de dışarıda tuhaf bir haz alıyorum bundan. haha.
fotoğrafçı: tom juenemann
fotoğrafçı: tom juenemann
devamını gör...
erkekler üzülünce ne yapar sorusu
çilekeş yok açıp ağlayarak yorgan altı 31
devamını gör...
kaç kişiyle seviştiğini bilmediğin birine aşık olmak
siz saymış mıydınız peki..
(yok hayır cevabınızı da merak etmiyorum, kaç kişi olduğunu bilen hakkındaki düşüncenizi de.)
(yok hayır cevabınızı da merak etmiyorum, kaç kişi olduğunu bilen hakkındaki düşüncenizi de.)
devamını gör...
frequency
nadir gerçekleşen doğa olayları sırasında; zaman akışının oynaması, paralel evrenlerin açılması tarzı çekilmiş birçok yapıma benzer tematikte işlenen film.
mantık çerçevesinin dışında bir mevzudan bahsetmesine rağmen olay akışı oldukça mantıklı ve tatmin ediciydi benim için, dolayısıyla imdb puanı bence gayet yerinde olmuş, vakit kaybı hissi oluşturmadığı için mutluyum.
filmde, geçmiş değiştikçe yeniden şekil alan her gelecek görüntüsünde, little chef kişisine yardır yardır laf söyleyerek, her şeyi nasıl daha beter edebildiğine sinirlenip etrafı yumrukladım. baban ekstra yetenekli biri olmasa, üstelik katil damgası yese adamı ölmekten beter etme ihtimalin vardı, sen de ölürdün vicdan azabından o zaman. üstelik gerçek suçluya da gidip seni otuz sene önce yakaladık dedi artist, topluca katlediliyordunuz.
filmde gelecek geçmiş bağlantısına milleti inandırmak için beyzbol maç gidişatını ezbere anlatmaları nedir ya, ah bu erkekler, önemli tarihleri bilemezler, ama kim kaçıncı dakika sayı atıp maçı kurtardı bilirler. hadi oradan ya.
filmde annesiyle, kendi küçüklüğüyle konuşması aşırı tuhaf bir his verdi ayrıca. en yakın arkadaşının gelecekte kaçırdığına en çok pişman olduğu hisse senedinin ismini, kendini noel baba ismiyle tanıtıp arkadaşının çocukluğuna doğru fısıldayarak onu gelecekte zengin etmesi detayı çok tatlıydı.
bir de ben bu anayı hatırlıyorum bir yerlerden ya. lost mu acaba, bilemedim. güzel kadın. *
mantık çerçevesinin dışında bir mevzudan bahsetmesine rağmen olay akışı oldukça mantıklı ve tatmin ediciydi benim için, dolayısıyla imdb puanı bence gayet yerinde olmuş, vakit kaybı hissi oluşturmadığı için mutluyum.
filmde, geçmiş değiştikçe yeniden şekil alan her gelecek görüntüsünde, little chef kişisine yardır yardır laf söyleyerek, her şeyi nasıl daha beter edebildiğine sinirlenip etrafı yumrukladım. baban ekstra yetenekli biri olmasa, üstelik katil damgası yese adamı ölmekten beter etme ihtimalin vardı, sen de ölürdün vicdan azabından o zaman. üstelik gerçek suçluya da gidip seni otuz sene önce yakaladık dedi artist, topluca katlediliyordunuz.
filmde gelecek geçmiş bağlantısına milleti inandırmak için beyzbol maç gidişatını ezbere anlatmaları nedir ya, ah bu erkekler, önemli tarihleri bilemezler, ama kim kaçıncı dakika sayı atıp maçı kurtardı bilirler. hadi oradan ya.
filmde annesiyle, kendi küçüklüğüyle konuşması aşırı tuhaf bir his verdi ayrıca. en yakın arkadaşının gelecekte kaçırdığına en çok pişman olduğu hisse senedinin ismini, kendini noel baba ismiyle tanıtıp arkadaşının çocukluğuna doğru fısıldayarak onu gelecekte zengin etmesi detayı çok tatlıydı.
bir de ben bu anayı hatırlıyorum bir yerlerden ya. lost mu acaba, bilemedim. güzel kadın. *
devamını gör...
erkekler üzülünce ne yapar sorusu
aynen erkekler hiç üzülmüyor, aynennn. o yüzden bütün silahlı intiharlar erkeklere ait ve en çok intihar eden cinsiyet de erkekler değil mi?
devamını gör...
yazarların yaşadığı sinir bozucu anılar
meslekteki yıllarım.. birini anlatayım da anlayın.
uyuduğu için karşıdan gelen tırla çarpışan ve onu aşkın insanın ölümüne yol açan tutuklu kaptan şöför yargılanıyor. duruşma salonu ölen yakınlarıyla dolu. (ben sıradaki dava avukatıyım, aslında sıra benim davamda iken, tutuklu sanık cezaevinden geç getirilebildiği ve dönüşleri uzamasın diye öncelikli bakılıyor.o nedenle izlemek zorundayım. kaptanın ifadesi alınıp bitse benim duruşmam görülecek.) yargıç, nedense kürsüden rahatsızlığını belli edecek oranda mutsuz, sıkıntılı ve "evet anlat bakalım" diyerek sanığa söz veriyor. şöför, -belki derdimi anlatabilirim umuduyla- başlıyor: "efendim sabah 06'da van'dan hareket ettim. bir arkadaş rahatsızlandığı için ben uykumun ikinci saatinde uyandırıldım da aldım otobüsü.." yargıç sanığın sözünü kesip, yanındakinin önce kulağına bir şey söyleyip sonra hızla kürsüden ayrılıyor.. bekliyoruz.. biraz sonra geldiğinde yeniden sanığa "evet sen devam et" diyor. sanık -kendince önemli bulduğu için giriş ayrıntısında ısrarcı- "efenim daha bir saat uyumamıştım ki, beni 06'da uyandırıp sefere çıkardılar.." "nereden çıkardılar" "efendim van'dan dedim ya az önce" yargıç koltuğunda oldukça sıkıntılı bağırıyor garibe " kim çıkardı yahu.. oooff" sonra yine yanındakilerle fısıldaşıp apar topar kürsüden ayrılıyor.. bekliyoruz..
hülasa.. şöför vandan sonra zinhar iki vilayet geçemiyor ki.. yargıç firarda.. herkes beklemede..
ve yaklaşık bir saat böyle geçmiş durumda.
özetle sonuç mu.? hikaye mi ne..?
bu şoför izmire gidecek(miş), ama yolun yarısında ankarayı geçtiğinde mi ne kaza yapmış.. yargıç ise fena halde ishalmiş, motoru bozmuş ama yerine birini bulamamışlar..
gel gelelim salon dolusu insan, avukat, yargıcın motor arızası nedeniyle, en az onun kadar sıkılmış muzdaribiz. içimizde en kötü durumda olansa, belki mazeretimi dinlerler de, hem vicdan yüküm hem cezam hafifler diye umut eden zavallı tutuklu şöför.
öğlen tatili sonuna gelinmesine rağmen, süren duruşmada, asla kaza mahalline ulaşamıyoruz.
yargıca mı gülersin, üzülürsün..vatandaşa mı acırsın, kendine mi acırsın ağlarsın.. tarifsiz duygular yaşıyorsun.. avukatlık sandığınız kadar eğlenceli bir meslek değil.. işte böyle bazen o
an an olmaktan çıkıyor, sinir bozucu bir gün sahibi oluyorsun...
uyuduğu için karşıdan gelen tırla çarpışan ve onu aşkın insanın ölümüne yol açan tutuklu kaptan şöför yargılanıyor. duruşma salonu ölen yakınlarıyla dolu. (ben sıradaki dava avukatıyım, aslında sıra benim davamda iken, tutuklu sanık cezaevinden geç getirilebildiği ve dönüşleri uzamasın diye öncelikli bakılıyor.o nedenle izlemek zorundayım. kaptanın ifadesi alınıp bitse benim duruşmam görülecek.) yargıç, nedense kürsüden rahatsızlığını belli edecek oranda mutsuz, sıkıntılı ve "evet anlat bakalım" diyerek sanığa söz veriyor. şöför, -belki derdimi anlatabilirim umuduyla- başlıyor: "efendim sabah 06'da van'dan hareket ettim. bir arkadaş rahatsızlandığı için ben uykumun ikinci saatinde uyandırıldım da aldım otobüsü.." yargıç sanığın sözünü kesip, yanındakinin önce kulağına bir şey söyleyip sonra hızla kürsüden ayrılıyor.. bekliyoruz.. biraz sonra geldiğinde yeniden sanığa "evet sen devam et" diyor. sanık -kendince önemli bulduğu için giriş ayrıntısında ısrarcı- "efenim daha bir saat uyumamıştım ki, beni 06'da uyandırıp sefere çıkardılar.." "nereden çıkardılar" "efendim van'dan dedim ya az önce" yargıç koltuğunda oldukça sıkıntılı bağırıyor garibe " kim çıkardı yahu.. oooff" sonra yine yanındakilerle fısıldaşıp apar topar kürsüden ayrılıyor.. bekliyoruz..
hülasa.. şöför vandan sonra zinhar iki vilayet geçemiyor ki.. yargıç firarda.. herkes beklemede..
ve yaklaşık bir saat böyle geçmiş durumda.
özetle sonuç mu.? hikaye mi ne..?
bu şoför izmire gidecek(miş), ama yolun yarısında ankarayı geçtiğinde mi ne kaza yapmış.. yargıç ise fena halde ishalmiş, motoru bozmuş ama yerine birini bulamamışlar..
gel gelelim salon dolusu insan, avukat, yargıcın motor arızası nedeniyle, en az onun kadar sıkılmış muzdaribiz. içimizde en kötü durumda olansa, belki mazeretimi dinlerler de, hem vicdan yüküm hem cezam hafifler diye umut eden zavallı tutuklu şöför.
öğlen tatili sonuna gelinmesine rağmen, süren duruşmada, asla kaza mahalline ulaşamıyoruz.
yargıca mı gülersin, üzülürsün..vatandaşa mı acırsın, kendine mi acırsın ağlarsın.. tarifsiz duygular yaşıyorsun.. avukatlık sandığınız kadar eğlenceli bir meslek değil.. işte böyle bazen o
an an olmaktan çıkıyor, sinir bozucu bir gün sahibi oluyorsun...
devamını gör...
mauro icardi
hep söylerim galatasaray'ın efsanesi denilen metin oktay'dan daha cok galatasaray efsanesidir.
gecen hafta sane'nin pasıyla attığı golden sonra gol sevincini yapmaması bile yürek burkmuştur.
fenerbahçe ve beşiktaş taraftarlarının bile "ne kadar güzel keşkem bizimde olsa" dediği adamı eleştirmek, göndermek futbol cahilliği, sürü psikolojisinin ötesinde bir şey değildir.
bu adam gittiği gün galatasaray bitmiştir zira futbolu yanında mükemmel bir kenetleyici yanı vardır ama bu sosyolojik alanı herhangi bir yönetici göremiyor, taraftar gitsin diyorsa öyle yönetici ve taraftara kolum girsin.
gecen hafta sane'nin pasıyla attığı golden sonra gol sevincini yapmaması bile yürek burkmuştur.
fenerbahçe ve beşiktaş taraftarlarının bile "ne kadar güzel keşkem bizimde olsa" dediği adamı eleştirmek, göndermek futbol cahilliği, sürü psikolojisinin ötesinde bir şey değildir.
bu adam gittiği gün galatasaray bitmiştir zira futbolu yanında mükemmel bir kenetleyici yanı vardır ama bu sosyolojik alanı herhangi bir yönetici göremiyor, taraftar gitsin diyorsa öyle yönetici ve taraftara kolum girsin.
devamını gör...
erkekler üzülünce ne yapar sorusu
her insan evladı gibi üzülmekle kalırız. biz erkekler genelde duyguyu gösterme konusunda vizyonsuz olduğumuzdan yerimize tüneriz. öte yandan üzüntünün yarattığı etkinin tepkisini anında gösteren başka insanların bu sanat gücünü hayranlıkla ve şaşkınlıkla izleriz.
devamını gör...
yazarların tanık olduğu dehşet olaylar
öğrenciliğimde izlediğim otopsi alır muhtemelen.
çünkü hani kan, kaos, gözyaşına alışkın olan bünyem derin bir sessizlik içinden gelen kafatası kırma sesini ilk etapta yadırgadı. ama beni dehşete düşüren ses değildi, vücudu geri kapatırlarken kafatası boşluğunu doldurmak için eşya bulamayınca adamın üstünden çıkardıkları alt iç çamaşırını koydular içine.
fiziksel görünüm için bu denli büyük bir çaba dönüyor ya hani,
nefes almayı bıraktığınız anda düpedüz çöp’sünüz,
just saying.
çünkü hani kan, kaos, gözyaşına alışkın olan bünyem derin bir sessizlik içinden gelen kafatası kırma sesini ilk etapta yadırgadı. ama beni dehşete düşüren ses değildi, vücudu geri kapatırlarken kafatası boşluğunu doldurmak için eşya bulamayınca adamın üstünden çıkardıkları alt iç çamaşırını koydular içine.
fiziksel görünüm için bu denli büyük bir çaba dönüyor ya hani,
nefes almayı bıraktığınız anda düpedüz çöp’sünüz,
just saying.
devamını gör...
kayınvalide alırken dikkat edilmesi gerekenler
oğluna nasıl seslendiğine bakılabilir.
dağ gibi adama annesinin oğluşu diye yaklaşıyorsa benim gözüm bir seyirir yani yalan yok. *
dağ gibi adama annesinin oğluşu diye yaklaşıyorsa benim gözüm bir seyirir yani yalan yok. *
devamını gör...
süngerbob çorabı giyen yiğido
#3689538 bi onun nicaltıma yazdığına baktım. bir de atıf yaptığı yorumuma baktım #3689473 neden ve nasıl yazdı anlayamadım. iki yorum arasında bağlantı da kuramadım. penis hakkında yazdığım yorumu niye üstüne alındı ki? herkes gibi ben de anonim bir görüş yazmışım. dalgınlığına geldi herhalde. ya da, deli mi nedir.
devamını gör...
