zaman tüneli
reading zindanı baladı
adam varmış sevdiği kadını öldürmüş o yüzden idama mahkum edilmiş.
adam ağlamıyor, bağırmıyor, "özlemle" gökyüzüne bakıyor filan. gardiyanlar filan varken ağlamak dua etmek zormuş çünkü.
"yani sevdiğimiz şeyi öldürmek hepimizin yaptığı şey" gibi bir mevzu var. dolayısıyla mahkumlar bu adama o kadar üzülüyorlar ki kendi dertlerini unutuyorlar.
yani deniyor ki - zaten hepimiz kendi hücremizde, ölmüştük azizim, "kişisel cehennemlerimizde" yaptıklarımızdan dolayı azap çekiyorduk. vicdanımız zaten bizi kemiriyordu, bu adamı niye bir daha öldürüyorsunuz bir de üstüne... -
yürürken karşılaşıyor bunla "fırtınada karşılaşan iki lanetli gemi gibi" ama ses etmiyorlar selam vermiyorlar çünkü yaptıklarından dolayı utanç içindeler. daha da kötüsü, karşındakinin utancı seninkinden çok çok büyük olunca hiç selam veresin gelmez tabi. ayıp olur zaten.
adam bok gibi öldürülüyor, bir canavarı öldürür gibi öldürüyorlar. ağıt yok bi şey yok. kıyafetlerini çıkarıp çukura atıyorlar yesin diye sineklere** veriyorlar.
şiirin özü arkadaşlar, sevdiğiniz şeyi öldürecekseniz öpücük verin en kötü. öpücük de öldürüyormuş çünkü öyle diyor. deli manyak vicdan azabı, efenime söyliyim utanç filan duyacağınız şekilde öldürmeyin hiçbir şeyi/kimseyi.
bir de şiir yazacaksanız böyle hassas konularda metafor yapmayın sonra eril türk dizilerine malzeme olursunuz, oscar wilde da olsanız.
ayten'i de markiz pastanesinde vurmuşlardı hiç unutmam.* o da malzeme olur yakında kesin. geç bile kalındı.
adam ağlamıyor, bağırmıyor, "özlemle" gökyüzüne bakıyor filan. gardiyanlar filan varken ağlamak dua etmek zormuş çünkü.
"yani sevdiğimiz şeyi öldürmek hepimizin yaptığı şey" gibi bir mevzu var. dolayısıyla mahkumlar bu adama o kadar üzülüyorlar ki kendi dertlerini unutuyorlar.
yani deniyor ki - zaten hepimiz kendi hücremizde, ölmüştük azizim, "kişisel cehennemlerimizde" yaptıklarımızdan dolayı azap çekiyorduk. vicdanımız zaten bizi kemiriyordu, bu adamı niye bir daha öldürüyorsunuz bir de üstüne... -
yürürken karşılaşıyor bunla "fırtınada karşılaşan iki lanetli gemi gibi" ama ses etmiyorlar selam vermiyorlar çünkü yaptıklarından dolayı utanç içindeler. daha da kötüsü, karşındakinin utancı seninkinden çok çok büyük olunca hiç selam veresin gelmez tabi. ayıp olur zaten.
adam bok gibi öldürülüyor, bir canavarı öldürür gibi öldürüyorlar. ağıt yok bi şey yok. kıyafetlerini çıkarıp çukura atıyorlar yesin diye sineklere** veriyorlar.
şiirin özü arkadaşlar, sevdiğiniz şeyi öldürecekseniz öpücük verin en kötü. öpücük de öldürüyormuş çünkü öyle diyor. deli manyak vicdan azabı, efenime söyliyim utanç filan duyacağınız şekilde öldürmeyin hiçbir şeyi/kimseyi.
bir de şiir yazacaksanız böyle hassas konularda metafor yapmayın sonra eril türk dizilerine malzeme olursunuz, oscar wilde da olsanız.
ayten'i de markiz pastanesinde vurmuşlardı hiç unutmam.* o da malzeme olur yakında kesin. geç bile kalındı.
devamını gör...
normal sözlük'ün enleri
en iyi insanlar
diko
seshayvani
viva zapata
diko
seshayvani
viva zapata
devamını gör...
normal sözlük'ün enleri
şurada iki kişi vardı yakından tanıdığım en yazabileceğim ikisi de kapatıp gitmiş hesabını. damn!
devamını gör...
yazarların tanık olduğu dehşet olaylar
bundan 4 sene önce, kardeşim 5; bense, 14 yaşındaydım. bir akşam, kardeşim benim yanımda yatmak istedi. bir türü uyutamadım. sonra bir baktım
ki uyumuş.
saat 2:00'ye geliyordu. bense kız arkadaşımla mesajlaşıyordum.
bir ara kardeşim, uykudan uyandı ve bana dönüp, " sen beni çocuk parkına götürmüyon! " deyip yanımdan kalktı ve annemle babamın odasına yöneldi.
bense şaşkındım. aslında hep götürürdüm. ama rüyasında ne gördüyse. " neyse," dedim. " devam edeyim kız arkadaşımla mesaşlaşmaya."
kardeşim, yatak odasının kapısını açar açmaz, " annnneeeeee!" diye bir çığlık attı..
bense şoktaydım. kardeşim, döndü ve yorganımın altına girip, " abi, içerde bir adam var ! " dedi...
ben, o an ne diyeceğimi düşünürken; bir anda, annem geldi odaya. dili, bir türlü dönmüyordu. bana birşeyler anlatmaya çalıştı; ama anlamadım. arkasından
babam da gelip anneme bir tokat attı, kendine gelsin diye. annem, babamla yalnız konuşmak istedi. ama, ben de neler olduğunu öğrenmek istedim.
ben,annem ve babam, oturma odasına geçtik. annem, anlatmaya başladı...
kardeşimin çığlığından sonra annem, gözlerini açtığında, babamın yanında uzun boylu, siyah pardesülü bir adamın, babamın boğazını sıkar şekilde orda durduğunu görmüş.
babam inanmadı; ama bense, şoktaydım hala... çünkü biraz önce kardeşim, bana aynısını anlatmıştı. şimdi annem de anlattığında, çıkmaz bir sokaktaydım sanki ve o günden sonra ben, 4,5 ay ışıksız yatmadım.
ki uyumuş.
saat 2:00'ye geliyordu. bense kız arkadaşımla mesajlaşıyordum.
bir ara kardeşim, uykudan uyandı ve bana dönüp, " sen beni çocuk parkına götürmüyon! " deyip yanımdan kalktı ve annemle babamın odasına yöneldi.
bense şaşkındım. aslında hep götürürdüm. ama rüyasında ne gördüyse. " neyse," dedim. " devam edeyim kız arkadaşımla mesaşlaşmaya."
kardeşim, yatak odasının kapısını açar açmaz, " annnneeeeee!" diye bir çığlık attı..
bense şoktaydım. kardeşim, döndü ve yorganımın altına girip, " abi, içerde bir adam var ! " dedi...
ben, o an ne diyeceğimi düşünürken; bir anda, annem geldi odaya. dili, bir türlü dönmüyordu. bana birşeyler anlatmaya çalıştı; ama anlamadım. arkasından
babam da gelip anneme bir tokat attı, kendine gelsin diye. annem, babamla yalnız konuşmak istedi. ama, ben de neler olduğunu öğrenmek istedim.
ben,annem ve babam, oturma odasına geçtik. annem, anlatmaya başladı...
kardeşimin çığlığından sonra annem, gözlerini açtığında, babamın yanında uzun boylu, siyah pardesülü bir adamın, babamın boğazını sıkar şekilde orda durduğunu görmüş.
babam inanmadı; ama bense, şoktaydım hala... çünkü biraz önce kardeşim, bana aynısını anlatmıştı. şimdi annem de anlattığında, çıkmaz bir sokaktaydım sanki ve o günden sonra ben, 4,5 ay ışıksız yatmadım.
devamını gör...
iyi akşamlar lan sözlük
iyi geceler lan sözlük. bu radyo neden çalışmıyor?
devamını gör...
zihinde yer etmiş anonslar
hareket saati geçmiş otobüs kaptanlarının dikkatine! peronları acilen boşaltmanız gerekmektedir, aksi halde cezai işlem uygulanacaktır.
devamını gör...
chrysler turbine car 1963
chrysler tarafından geliştirilen ve gaz türbinli motor kullanan en ünlü otomobil deneylerinden biridir. 1963–1964 yıllarında sınırlı sayıda üretilmiş, halka açık test programıyla gerçek sürücüler tarafından kullanılmıştır. 55 adet üretilmiş günümüzde halen 9 adedinin sağ sağlim durdugu tahmin edilmektedir. bu araba bir rivayate göre kızartma yağı brendi ve channel no 5 parfüm karışımı ile çalışmaktadır :d
devamını gör...
erkekler üzülünce ne yapar sorusu
erkekler üzülmüyor, mış gibi yapıyor.
devamını gör...
erkekler üzülünce ne yapar sorusu
her zaman ne yapıyorsam onu yapmaya devam ediyorum. ancak böyle toplayabiliyorum dağılan zihnimi
devamını gör...
iyi geceler sözlük
yılın en uzun gecesinden herkese iyi geceler..
devamını gör...
eşrefoğlu süleyman beğ
ay gülme geliyor...
gelmesin gülme. gelme lan gülme!
o kadar da uyardım programa başlarken benim radyodan sonra üç kişi banlandı, şirke düşme deyu; ısrarla fikir ayrılığına düştün yayında. asfaksvsjshsjs
neyse...
hepi börtdey cınım...
iyi ki varsın.
gelmesin gülme. gelme lan gülme!
o kadar da uyardım programa başlarken benim radyodan sonra üç kişi banlandı, şirke düşme deyu; ısrarla fikir ayrılığına düştün yayında. asfaksvsjshsjs
neyse...
hepi börtdey cınım...
iyi ki varsın.
devamını gör...
zihin paraşüt gibidir açılmazsa çalışmaz
devamını gör...
ruşen çakır
ne topu?
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
çamaşır ve bulaşık makinelerinin sesini dinliyorum.. bundan az önce de süpürgemin sesi vardı.
devamını gör...
japonların yaşam tarzları
japon insanında, hata yapma, topluluk içinde küçük düşme kaygısı obsesyon-takıntı- düzeyinde bir hastalık olduğu için zeka yeterliliğine rağmen dil öğrenemiyorlarmış.
japonlarda öğrendiklerini, hata kaygısıyla dile getirememekten kaynaklı, dil öğrenme tutukluğu varmış.
japonlarda öğrendiklerini, hata kaygısıyla dile getirememekten kaynaklı, dil öğrenme tutukluğu varmış.
devamını gör...
yazarların tanık olduğu dehşet olaylar
lise zamanımız gültepede öğretmenler durağındayız, bir kavga bir gürültü biri diğerini sallamayla kovalıyordu, yani döner bıçağı gibi uzun ama yatağan şeklinde bir bıçak aha da görseli;

kovalayan bıçağı arkadan bir salladı kaçanın eline geldi parmakları kopup yere düştü, lan parmağı koptu diye bağırıyoruz parmaklara koştuk bakmak için, kaçan o halde bağırıp kaçmaya devam etti. oradan biri gelip kopan parmakları poşete koydu, birşey olmaz hastanede dikerler dedi.
yine gültepede başka bir kavga, düğünden çıktık parkta oturuyoruz, park yokuş aşağı bir yerde anayolun altında parkı üst kısmında duvar var o 5 - 6 metrelik istimlak duvarından önce birini attılar sonra üzerine pilav arabası attılar.
bu iki olay 1997 - 2001 arası gözümün önünde olan çılgın dehşet şeylerdi.

kovalayan bıçağı arkadan bir salladı kaçanın eline geldi parmakları kopup yere düştü, lan parmağı koptu diye bağırıyoruz parmaklara koştuk bakmak için, kaçan o halde bağırıp kaçmaya devam etti. oradan biri gelip kopan parmakları poşete koydu, birşey olmaz hastanede dikerler dedi.
yine gültepede başka bir kavga, düğünden çıktık parkta oturuyoruz, park yokuş aşağı bir yerde anayolun altında parkı üst kısmında duvar var o 5 - 6 metrelik istimlak duvarından önce birini attılar sonra üzerine pilav arabası attılar.
bu iki olay 1997 - 2001 arası gözümün önünde olan çılgın dehşet şeylerdi.
devamını gör...
yazarların tanık olduğu dehşet olaylar
üst komşumun intiharı.
koca adamı kurtarmaya gidecekken attı yaşlı adam kendini. kaldıramadı bazı şeyleri. asansörde, sokakta denk geldiğimizde sürekli selam verir, sohbet ederdi, sohbete tutardı bizi.
sohbete tuttuğu için hiç kızmazdım rasim amca'ya. dili de tatlıydı, babacan bir adamdı. eşinin hastalığını kaldıramadı daha fazla. notunu da hazır etmiş "kimse sorumlu değildir." diyerek.
işte böyle ince ruhlu insanların ruhuna tecavüz ediyorsunuz. hunharca, bencilce, sırf o leş egolarınız, varoş, kepaze varlıklarınız için.
hayır o dönem yönetici yardımcısı babam olduğu için polise kameraların görüntüsünü vermek için falan defalarca da izlemek zorunda kalmıştım. hayal meyal hatırlıyorum hâlen.
umarım yattığın yerde en azından o yüklerden arınmışsındır tatlı sohbetli rasim amcam.
koca adamı kurtarmaya gidecekken attı yaşlı adam kendini. kaldıramadı bazı şeyleri. asansörde, sokakta denk geldiğimizde sürekli selam verir, sohbet ederdi, sohbete tutardı bizi.
sohbete tuttuğu için hiç kızmazdım rasim amca'ya. dili de tatlıydı, babacan bir adamdı. eşinin hastalığını kaldıramadı daha fazla. notunu da hazır etmiş "kimse sorumlu değildir." diyerek.
işte böyle ince ruhlu insanların ruhuna tecavüz ediyorsunuz. hunharca, bencilce, sırf o leş egolarınız, varoş, kepaze varlıklarınız için.
hayır o dönem yönetici yardımcısı babam olduğu için polise kameraların görüntüsünü vermek için falan defalarca da izlemek zorunda kalmıştım. hayal meyal hatırlıyorum hâlen.
umarım yattığın yerde en azından o yüklerden arınmışsındır tatlı sohbetli rasim amcam.
devamını gör...



