zaman tüneli
ateist erkek türbanlı kadın evliliği
islam'a göre olmayacak durum.
müslüman kadın ateist erkekle evlenemez, ancak müslüman erkek ateist kadınla evlenebilir.
ben demiyorum, dinin kuralı böyle.
müslüman kadın ateist erkekle evlenemez, ancak müslüman erkek ateist kadınla evlenebilir.
ben demiyorum, dinin kuralı böyle.
devamını gör...
seninle hiç kavga edemiyoruz deyip ayrılan kadın
karşısındaki erkeğin belki çok alttan alması, çatışmacı olmaması, peygamber sabrına sahip olması yüzünden o ilişkide aradığı aksiyonu bulamayan kadındır.
bu sebepten ayrılmak istiyorsa bence kadına da saygı duymak gerekir. çünkü ilişkide aradığı şey belki de biraz çatışma, çekişme, hır gür filandır. öbür türlü keyif alamıyordur. kadın samimi şekilde aradığını bulamadığından bahsetmiş.
bu sebepten ayrılmak istiyorsa bence kadına da saygı duymak gerekir. çünkü ilişkide aradığı şey belki de biraz çatışma, çekişme, hır gür filandır. öbür türlü keyif alamıyordur. kadın samimi şekilde aradığını bulamadığından bahsetmiş.
devamını gör...
ücretli abonelere bikini ücretsizlere kuran
acuna'da en kalınından fatura.. kız işi biliyor gibi..
devamını gör...
erich von daniken
dün 90 yaşında hayatını kaybettiği açıklanmış. yani dün hayatını kaybetmiş ve bu, bugün öğleden sonra açıklanmış galiba. r.i.p.
devamını gör...
piano piano bacaksız
türk sinemasının en nahif, en insan filmlerinden biri. 1940’ların yoksulluk dönemini, bir çocuğun hayal dünyasından süzerek anlatır. film bittiğinde damağınızda hem buruk bir tat hem de tuhaf bir umut kalır.
özellikle müşfik kenter’in o kadife sesiyle yaptığı dış ses anlatımı, filmi bir sinema yapıtından ziyade bir masal kitabına dönüştürür. ''insan her şeye alışıyor, bir tek açlığa alışamıyor'' dedirtirken bile sizi karanlığa gömmez; aksine o konaktaki insanların birbirine olan tutkusunu, sevdasını ve küçük sevinçlerini ön plana çıkarır.
yönetmenin çocuk dünyasını ne kadar iyi tanıdığının uçurtmayı vurmasınlar ile birlikte ispatıdır. piano piano bacaksız; yani yavaş yavaş, adım adım büyüyeceğiz, bu günler de geçecek demektir.
özellikle müşfik kenter’in o kadife sesiyle yaptığı dış ses anlatımı, filmi bir sinema yapıtından ziyade bir masal kitabına dönüştürür. ''insan her şeye alışıyor, bir tek açlığa alışamıyor'' dedirtirken bile sizi karanlığa gömmez; aksine o konaktaki insanların birbirine olan tutkusunu, sevdasını ve küçük sevinçlerini ön plana çıkarır.
yönetmenin çocuk dünyasını ne kadar iyi tanıdığının uçurtmayı vurmasınlar ile birlikte ispatıdır. piano piano bacaksız; yani yavaş yavaş, adım adım büyüyeceğiz, bu günler de geçecek demektir.
devamını gör...
ikiliksizlik
ikiliksizlik (nondualism);
varlığın özünde tek bir gerçeklikten ibaret olduğunu ve "ben" ile "evren", "gözlemci" ile "gözlenen" veya "yaradan" ile "yaratılan" gibi ayrımların aslında yapay olduğunu savunan felsefi ve manevi bir anlayıştır.
normalde zihnimiz şöyle çalışır: "ben buradayım, o masa orada. ben iyi biriyim, şu arkadaş biraz gıcık." yani sürekli bir ayırma, kutuplaştırma halindeyiz.
nondualism ise arkadan sinsice yaklaşıp omuzumuza dokunur ve "sakin ol dostum, ancak okyanusun içindeki damla kadar farklısınız." der. (mevlana'nın "kendini okyanustaki bir damla sanma, bir damlanın içindeki okyanussun" öğretisini akla getiriyor.
tasavvufta vahdet-i vücud olarak adlandırılır, varlıktaki teklik.)
sabah kalkıp aynaya baktığımızda "vay be, ne kadar eşsiz bir bireyim, dertlerim var, faturalarım var..." diyoruz ya, nondualist bakış açısına göre bu, bir aktörün kendini gerçekten filmde oynadığı karakter sanması gibi bir şey. (ki jim carry, andy kaufman'ın hayat hikayesini anlatan biyografik filmin çekimleri sırasında rolünden çekimler boyunca çıkmayınca ben-o ikilemi ile bir aydınlanma yaşamıştır.)
bir manzaraya baktığımızda, genelde "ben buradayım, manzara orada" diye düşünürsün. ikiliksizlik diyor ki: "hayır dostum, o an sadece bir 'görme deneyimi' var."
bakan kişi ile bakılan nesne arasındaki o hayali çizgiyi sildiğinde, geriye sadece saf bir var oluş kalıyor. biraz korkutucu ve kafa karıştırıcı olduğu kadar rahatlatıcı da, çünkü her şeyle bir olduğunu anladığında, o kronik yalnızlık hissi de valizini toplayıp gidiyor.
okuyabileceğiniz kitaplar;
ben o'yum
perfect brilliant stillness
varlığın özünde tek bir gerçeklikten ibaret olduğunu ve "ben" ile "evren", "gözlemci" ile "gözlenen" veya "yaradan" ile "yaratılan" gibi ayrımların aslında yapay olduğunu savunan felsefi ve manevi bir anlayıştır.
normalde zihnimiz şöyle çalışır: "ben buradayım, o masa orada. ben iyi biriyim, şu arkadaş biraz gıcık." yani sürekli bir ayırma, kutuplaştırma halindeyiz.
nondualism ise arkadan sinsice yaklaşıp omuzumuza dokunur ve "sakin ol dostum, ancak okyanusun içindeki damla kadar farklısınız." der. (mevlana'nın "kendini okyanustaki bir damla sanma, bir damlanın içindeki okyanussun" öğretisini akla getiriyor.
tasavvufta vahdet-i vücud olarak adlandırılır, varlıktaki teklik.)
sabah kalkıp aynaya baktığımızda "vay be, ne kadar eşsiz bir bireyim, dertlerim var, faturalarım var..." diyoruz ya, nondualist bakış açısına göre bu, bir aktörün kendini gerçekten filmde oynadığı karakter sanması gibi bir şey. (ki jim carry, andy kaufman'ın hayat hikayesini anlatan biyografik filmin çekimleri sırasında rolünden çekimler boyunca çıkmayınca ben-o ikilemi ile bir aydınlanma yaşamıştır.)
bir manzaraya baktığımızda, genelde "ben buradayım, manzara orada" diye düşünürsün. ikiliksizlik diyor ki: "hayır dostum, o an sadece bir 'görme deneyimi' var."
bakan kişi ile bakılan nesne arasındaki o hayali çizgiyi sildiğinde, geriye sadece saf bir var oluş kalıyor. biraz korkutucu ve kafa karıştırıcı olduğu kadar rahatlatıcı da, çünkü her şeyle bir olduğunu anladığında, o kronik yalnızlık hissi de valizini toplayıp gidiyor.
okuyabileceğiniz kitaplar;
ben o'yum
perfect brilliant stillness
devamını gör...
nakit para ile altın almanın yasaklanması
bak, 200 tl, 6 - 7 kez kart ile el değiştiğinde artık bankanın oluyor. banka kimin?
devamını gör...
bir insan neden saçını gizleme gereği duyar
"mala bak, kıvrışık kızıl saç, sırma sırma vs" diyerek şehvetle bakılmasın diye. birinin karının, kızının, bacının saçlarından hoşlanıp baygın baygın bakmasını ister misin? ki, hoşlantıda saç hiç de basite alınacak gibi durmaz. şarkılara, belden aşağı mevzulara yansımıştır bu. erkeğiz da. çıplaklar kampından mı geldiniz!
ben istemem gakko. isteyene de serbest zaten. alan memnun veren memnun.
ben istemem gakko. isteyene de serbest zaten. alan memnun veren memnun.
devamını gör...
sorunlu kadınları tanıma rehberi
“ben drama sevmem” diye başlayıp 3 sezonluk olay örgüsü çıkarır.
– “beni olduğum gibi kabul et” der; sen kabul edene kadar 14 kez fikir değiştirir.
– sessiz kaldığında olgun, konuştuğunda haklıdır.
– “ben böyleyim” cümlesi kişisel gelişimin resmi iptal belgesidir.
– “bir şeyim yok” dediğinde aslında her şey vardır ama sen bulacaksındır.
– eskiyi asla açmaz… sadece her tartışmada hortlatır.
not: rehber bilimsel değildir, tecrübe bazlıdır. yan etkileri: kafa karışıklığı, iç çekme ve “ben nerede yanlış yaptım” monoloğu.
– “beni olduğum gibi kabul et” der; sen kabul edene kadar 14 kez fikir değiştirir.
– sessiz kaldığında olgun, konuştuğunda haklıdır.
– “ben böyleyim” cümlesi kişisel gelişimin resmi iptal belgesidir.
– “bir şeyim yok” dediğinde aslında her şey vardır ama sen bulacaksındır.
– eskiyi asla açmaz… sadece her tartışmada hortlatır.
not: rehber bilimsel değildir, tecrübe bazlıdır. yan etkileri: kafa karışıklığı, iç çekme ve “ben nerede yanlış yaptım” monoloğu.
devamını gör...
eski sevgiliye mesaj atma isteği
yapman, atman guzuumm.!
devamını gör...
şort etek
ne şort ne etek
kişiliksiz bi ürün
kişiliksiz bi ürün
devamını gör...
türkiye'de pahalı olmayan şeyler
hava. en azından dışarı çıkıp alabiliyoruz.
devamını gör...
boyfriend gömlek
saten pijama flan hikaye
devamını gör...
türkiye'de pahalı olmayan şeyler
insan hayatı.
devamını gör...
ateist erkek türbanlı kadın evliliği
olmayacak evliliktir. ateist adam, fikrini ve vicdanını bez parçasıyla kapatmış, fikri ve vicdanı hür olmayan kadınla evlenmez. çünkü dogmatik inançlara körü körüne bağlı birisi, doğacak çocukları da bu şekilde yetiştirecektir.
ha başörtülü bu kişi italya'da doğsaydı en azılı katolik o olacaktı. orası ayrı konu.
ha başörtülü bu kişi italya'da doğsaydı en azılı katolik o olacaktı. orası ayrı konu.
devamını gör...
haberlere konu olan aldatan türbanlı kadınlar
yağni. örtünmenin, tesettür giyimin tek bir amacı vardır " kadın vücudunu yabancı erkeklerin şehvet duygularından karumak" ee sen testtürlü tesettürlü gidip manita olursan, onun bunun erkeğinin altına yatarsan türbanınla ve örtünle rezil olursun. özellikle dindar çevrenin örtünmek istemeyen; lakin bekaretini kaybettikten sonra kendini gizlemek için örtünen bayanların yediği halttır bu ve maalesef iffetli kadınları ve dini töhmet altında bırakmatadırlar.
devamını gör...
dua sırasında coşup sevgilimi çok şımartıcam allah'ım demek
dua sırasında birden coşkuya kapılarak, haykırarak itiraflarından ve gelecek arzularından samimi bir şekilde allah'a söz etmektir.
seni yaratanın göğsünün içinde ne taşıdığını bilmemesine zaten imkan yok. anlayışla karşılayıp, inş. kulum der. diye düşünüyorum.
şımarmak, şımartılmak olmasa bu dünya neye yarar zaten.
seni yaratanın göğsünün içinde ne taşıdığını bilmemesine zaten imkan yok. anlayışla karşılayıp, inş. kulum der. diye düşünüyorum.
şımarmak, şımartılmak olmasa bu dünya neye yarar zaten.
devamını gör...


