zaman tüneli
şehirlerin meşhur buluşma yerleri
kızılay'da dost kitap evinin önü.
devamını gör...
cinayet ve çocuklara karşı işlenen suçlara idam gelsin
idam önerisine karşı getirilen en belirgin iki itirazdan birisi, hatalı karar argümanı, diğeri, caydırıcılık argümanı.
hatalı karar: çok anlamlı değil, zira istatistiksel olarak hatalı karar tespiti çok düşük. kaldı ki, hata nedeniyle 37 yıl hapis yatmakla idam arasında ne kadar fark olduğu tartışmaya açık. keza, idamda hatalı karar ile diğer birçok suçta hatalı kararın toplumun temel adalet duygusunu zedelenme yönünden ciddi fark yaratacağı söylenemez. bu durum ancak, ilkeye değil, icraya dönük bir eleştiri olarak ele alınabilir. ikincisi; idam kararında mahkeme kanaatini sınırlama, yargılanan lehine yararlanma, üst mahkeme itiraz sürecini farklılaştırma gibi önlemlerle idamı istisnai statüye çekmek mümkün.
caydırıcılık: idam uygulamasının suç oranını azaltıcı etkisine dair bir done olmadığı söyleniyor. (abd kaynaklı istatistikler olduğu için örneklem seçimi, seçici ayırma vs konusunda ne kadar sağlıklı olduğu konusunda bilgim yok) ama öyle olduğunu varsaysak bile cezalandırmadan beklenen tek faydanın caydırma olduğunu varsayıyor, ki yanlış.
zira ceza infazında asli amaç 1- hak sahiplerinde 2- toplumda adalet duygusunun korunmasıdır.
şiddet ve cezalandırma tekeli devletlere en başta toplumsal vicdanı tesis ve koruma amacıyla verilir.
uygulama toplum vicdanında karşılık bulmuyorsa, bireyi kendi adaletini uygulama isteğinden vazgeçirmiyorsa devletlerin şiddet ve cezalandırma tekelini onama konusunda tereddüt yaşanmasına sebep olur. bu da adalet mekanizması için meşruiyet sorunu demektir. toplumsal barış için bu meşruiyet olmazsa olmazdır.
buna karşı, “e o zaman toplum x türü bir cezalandırma istese, devlet onu da yapacak mı?” gibi bir argüman var.
cevabı gayet basit: evet!
temel anayasal haklar çerçevesinde doğuştan gelen haklar vs istisna olmak üzere bu zaten hep böyle olmuştur.
konunun demokrasiyle, modernizmle, uygarlıkla, uluslararası hukukla falan hiçbir zaman ilgisi olmadı.
bunlar en başından beri, mutabakat olmayan konularda pespaye birer siyasi polemik malzemesi olarak kullanılıyor.
tam da bu sebeple devletler bunlara kutsallık atfederek söylem geliştirmek ve halkı ikna etmek durumundalar.
bunlar bütünüyle önemsiz, yersiz veya isabetsiz demiyorum; teorik çerçevede (hukuk felsefesi vs kapsamda) insanlığın ortak adalet anlayışından süzülmüş ve kısmen de olsa mutabık kalınmış ilkeler olarak kabul edilebilir. işkencenin kabul edilmezliği, kanunun geriye dönük işletilmemesi, sessiz kalma, şüpheden sanığın yararlanması, savunma hakkı vs gibi gayet makul örnekler var. (kaldı ki, bunlar yeni bile sayılmaz. en basitinden “sakite bir söz isnat olunmaz, lakin maraz-ı hacette sükut beyan sayılır.” vs mecelle hükmü var.)
gelgelelim, bunlardan bazıları pakete zorunlu dahil ediliyor ve “modern hukuk” şemsiyesi altında batı tipi siyasi polemikçiliğin pazarlama ve propagandası sayesinde tartışma dışı bırakılıyor. istisnasız idam karşıtlığı da bence bunlardan birisi.
idamı paket dışına çıkartmak istersen otomatikman modern hukuk karşıtlığı ithamıyla muhatap oluyorsun.
dahası, bu çarpıtmacılık “iyiye giden trend” zeminiyle verildiği için tartışmaya da kapalı. yani söylem “insanlığın hukuk prensipleri çerçevesinde geldiği nokta trendin pik noktası ve daha önce alınan kararlardan dönmek onu aşağı çeker” argümanı üzerine oturuyor.
değerlendirmek bile gereksiz: yok böyle bir şey.
ancak böyle anlarda konu hiçbir zaman hukuk olamıyor. uluslararası antlaşma, uluslararası kurum mensupluğu vs söz konusu olduğu için zaten buralara pek gelinemiyor.
hatalı karar: çok anlamlı değil, zira istatistiksel olarak hatalı karar tespiti çok düşük. kaldı ki, hata nedeniyle 37 yıl hapis yatmakla idam arasında ne kadar fark olduğu tartışmaya açık. keza, idamda hatalı karar ile diğer birçok suçta hatalı kararın toplumun temel adalet duygusunu zedelenme yönünden ciddi fark yaratacağı söylenemez. bu durum ancak, ilkeye değil, icraya dönük bir eleştiri olarak ele alınabilir. ikincisi; idam kararında mahkeme kanaatini sınırlama, yargılanan lehine yararlanma, üst mahkeme itiraz sürecini farklılaştırma gibi önlemlerle idamı istisnai statüye çekmek mümkün.
caydırıcılık: idam uygulamasının suç oranını azaltıcı etkisine dair bir done olmadığı söyleniyor. (abd kaynaklı istatistikler olduğu için örneklem seçimi, seçici ayırma vs konusunda ne kadar sağlıklı olduğu konusunda bilgim yok) ama öyle olduğunu varsaysak bile cezalandırmadan beklenen tek faydanın caydırma olduğunu varsayıyor, ki yanlış.
zira ceza infazında asli amaç 1- hak sahiplerinde 2- toplumda adalet duygusunun korunmasıdır.
şiddet ve cezalandırma tekeli devletlere en başta toplumsal vicdanı tesis ve koruma amacıyla verilir.
uygulama toplum vicdanında karşılık bulmuyorsa, bireyi kendi adaletini uygulama isteğinden vazgeçirmiyorsa devletlerin şiddet ve cezalandırma tekelini onama konusunda tereddüt yaşanmasına sebep olur. bu da adalet mekanizması için meşruiyet sorunu demektir. toplumsal barış için bu meşruiyet olmazsa olmazdır.
buna karşı, “e o zaman toplum x türü bir cezalandırma istese, devlet onu da yapacak mı?” gibi bir argüman var.
cevabı gayet basit: evet!
temel anayasal haklar çerçevesinde doğuştan gelen haklar vs istisna olmak üzere bu zaten hep böyle olmuştur.
konunun demokrasiyle, modernizmle, uygarlıkla, uluslararası hukukla falan hiçbir zaman ilgisi olmadı.
bunlar en başından beri, mutabakat olmayan konularda pespaye birer siyasi polemik malzemesi olarak kullanılıyor.
tam da bu sebeple devletler bunlara kutsallık atfederek söylem geliştirmek ve halkı ikna etmek durumundalar.
bunlar bütünüyle önemsiz, yersiz veya isabetsiz demiyorum; teorik çerçevede (hukuk felsefesi vs kapsamda) insanlığın ortak adalet anlayışından süzülmüş ve kısmen de olsa mutabık kalınmış ilkeler olarak kabul edilebilir. işkencenin kabul edilmezliği, kanunun geriye dönük işletilmemesi, sessiz kalma, şüpheden sanığın yararlanması, savunma hakkı vs gibi gayet makul örnekler var. (kaldı ki, bunlar yeni bile sayılmaz. en basitinden “sakite bir söz isnat olunmaz, lakin maraz-ı hacette sükut beyan sayılır.” vs mecelle hükmü var.)
gelgelelim, bunlardan bazıları pakete zorunlu dahil ediliyor ve “modern hukuk” şemsiyesi altında batı tipi siyasi polemikçiliğin pazarlama ve propagandası sayesinde tartışma dışı bırakılıyor. istisnasız idam karşıtlığı da bence bunlardan birisi.
idamı paket dışına çıkartmak istersen otomatikman modern hukuk karşıtlığı ithamıyla muhatap oluyorsun.
dahası, bu çarpıtmacılık “iyiye giden trend” zeminiyle verildiği için tartışmaya da kapalı. yani söylem “insanlığın hukuk prensipleri çerçevesinde geldiği nokta trendin pik noktası ve daha önce alınan kararlardan dönmek onu aşağı çeker” argümanı üzerine oturuyor.
değerlendirmek bile gereksiz: yok böyle bir şey.
ancak böyle anlarda konu hiçbir zaman hukuk olamıyor. uluslararası antlaşma, uluslararası kurum mensupluğu vs söz konusu olduğu için zaten buralara pek gelinemiyor.
devamını gör...
köfteci yusuf
hayatımda bir kere gittim bir daha da gitmem.
bana uygun değildi, beğenmedim.
bana uygun değildi, beğenmedim.
devamını gör...
humbaracı ahmet paşa
paşa olduktan sonra ilk iş olarak fransa'dan kuzenini getirip düyun-u umumiye'nin başına geçirmiştir. o da kumbaracı ahmet paşa olarak hatırlıyorum ama emin değilim.
devamını gör...
savaştan dönen subay
eskiden, atından inip evine doğru giderken kılıcını taşlara şıkırdatarak yürürdü. bu adetti.
devamını gör...
fenerbahçe
darwin nunez bitti. hayırlı olsun.
devamını gör...
zwanzig
alm. yirmi
devamını gör...
alkollüyken mastürbasyon yapmak
(bkz: zwanzig)
devamını gör...
n'golo kante
suudi arabistan'ın al ittihad takımında forma giyen 34 yaşındaki fransız futbolcu.
34 yaşında, evet 34. fenerbahçe transfer etmek istiyormuş.
kaynak: sozcu.com
34 yaşında, evet 34. fenerbahçe transfer etmek istiyormuş.
kaynak: sozcu.com
devamını gör...
ufuk özkan
karaciğer yetmezliği ile mücadele eden oyuncu. durumu ağırlaşmış ve hastaneye kaldırılmış. organ nakli kararı almış doktorlar.
kaynak: sozcu.com
kaynak: sozcu.com
devamını gör...
esbesüvar
eski dilde, "at binmiş olarak".
devamını gör...
en lezzetli çikolata
lindt lindor. bunu deneyenin baska bir cikolatayi sevecegine ihtimal vermem.
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
aşk içinde misafir olmaz
ya yalnız sen ve ben
iki gönül arasına 3 saklanmaz
ya yalnızlık ve ben
ya o ya ben
yalın - günaydın
ya yalnız sen ve ben
iki gönül arasına 3 saklanmaz
ya yalnızlık ve ben
ya o ya ben
yalın - günaydın
devamını gör...
alkollüyken mastürbasyon yapmak
ardından çok güzel bir uyku vardır. (bkz: boşver salla boşver salla)
devamını gör...
mansur yavaş'ın su için master planı
manavgat'taki suyu israil almamış mıydı?
misal kuzey kıbrıs'a su nasıl gidiyor?
demek ki su taşınabilir bir şey.
edit: mansur yavaş destekçisi değilim ama bu kuraklık geliyor diye bağıra bağıra bilim adamları perişan oldular.
siyasal islamcılar yağmur duasıyla işi halledeceklerini düşündükleri gibi bilinçsiz heslerle duruma köstek oldular.
ha dersiniz ki mansur yavaş şunu yapmalıydı, yapmadı.
mantıklı derim.
bu tarz trol hareketler chp tarafını daha da güçlendiriyor.
trollere de işi ben öğreteceğim sanırım.
misal kuzey kıbrıs'a su nasıl gidiyor?
demek ki su taşınabilir bir şey.
edit: mansur yavaş destekçisi değilim ama bu kuraklık geliyor diye bağıra bağıra bilim adamları perişan oldular.
siyasal islamcılar yağmur duasıyla işi halledeceklerini düşündükleri gibi bilinçsiz heslerle duruma köstek oldular.
ha dersiniz ki mansur yavaş şunu yapmalıydı, yapmadı.
mantıklı derim.
bu tarz trol hareketler chp tarafını daha da güçlendiriyor.
trollere de işi ben öğreteceğim sanırım.
devamını gör...


