zaman tüneli
düğünde oynamak
the last dance belgeselinde chicago bulls kulübün sahibi jerry reinsdorf, bir bağlam içerisinde hoşuma giden bir cümle kurmuştu: birisi beni düşününe çağırmazsa kendisine teşekkür ederim diye.
çocukluğumdan beri insanların düğünlerde neden abartılı sevinç gösterilerinde bulunduğunu merak etmiş hele ki oynamalarına hiç anlam verememişimdir. düşünlerde gelin ve damat dışında - ki bunun da istisnaları oluyor- gerçek anlamda mutlu bir kişi yoktur. çoğu evlilikte taraflardan bir tanesi hatta ikisi, karşı tarafı veya gelini-damadı içine sindirememiştir. her an birbirlerini süsecek dana gibi bakışlar fırlatırlar.
hele ki düğünlerde oynamak tam bir oksimoron durum. alt tarafı belediyenin onayıyla yasal bir seks yapılacak ve bizler bunu kutlamak için halay çekiyor, horon tepiyor, göbek atıyoruz. neden ? sebebi belli değil. zannedersem düşünlerde oynamanın tek makul izahı üçüncü şahısların günlük yaşamlarındaki sıkıntılardan bir kaç saatliğine olsun kurtulabilmek için deşarj olmaya matuf bir etkinlik olması.
çocukluğumdan beri insanların düğünlerde neden abartılı sevinç gösterilerinde bulunduğunu merak etmiş hele ki oynamalarına hiç anlam verememişimdir. düşünlerde gelin ve damat dışında - ki bunun da istisnaları oluyor- gerçek anlamda mutlu bir kişi yoktur. çoğu evlilikte taraflardan bir tanesi hatta ikisi, karşı tarafı veya gelini-damadı içine sindirememiştir. her an birbirlerini süsecek dana gibi bakışlar fırlatırlar.
hele ki düğünlerde oynamak tam bir oksimoron durum. alt tarafı belediyenin onayıyla yasal bir seks yapılacak ve bizler bunu kutlamak için halay çekiyor, horon tepiyor, göbek atıyoruz. neden ? sebebi belli değil. zannedersem düşünlerde oynamanın tek makul izahı üçüncü şahısların günlük yaşamlarındaki sıkıntılardan bir kaç saatliğine olsun kurtulabilmek için deşarj olmaya matuf bir etkinlik olması.
devamını gör...
özdeyişler, mektuplar ve aforizmalar
" ömür beklemekle geçip gider, çoğumuz da hayatında hiç vakit bulamadan ölüp gider. "
m.ö 341 - m.ö 270 yılları arasında yaşayan antik yunan filozofu epikuros imzalı eser; filozofun özdeyişleri, mektupları ve aforizmaları yer alır iken türkçe baskısının 2014 yılında yapıldığı bilinmektedir.
kitabımıza geçelim;
kitabımızın ilk bölümünde filozofun evrenle ilgili düşünceleri yer alır iken, evrenin sonluluğu, sonsuzluğu üzerine düşünceler, atom üzerine görüşleri yer alıyor.
evren ve kader arasında bir ilinti olabilir mi sorusuna da cevap arar gibi olduğu görülüyor.
ikinci bölümde ise mektuplar yer alıyor;
bu mektuplarda duygusallığa yer yok, karşısındaki kişiyi aydınlatmak, ufkunu açmak amaçlanmış gibi duruyor.
kitabımızın son bölümünde ise aforizmalarıyla karşımıza çıkıyor epikür
kitabımızın başındaki özdeyişler bireyden ziyâde toplumu aydınlatmayı amaçlamış gibi iken, kitabın sonundaki aforizmalar ise bireyin iç dünyasını esas almış, son bölümdeki aforizmaları kişinin iç dünyasını onarmayı hedefleyen aforizmalar olarak değerlendiriyorum.
sade ve münzevî bir yaşamı över gibi duruyor epikür; insanın kaderinin kendisinin elinde olduğunu ve alın yazısı diye bir şeyin olmayacağını savunuyor, kişinin kendisini aşan bazı şeyler olduğunu da dile getiriyor ama lâfı iş sende biter, kaderini sen yazarsın, demeye getiriyor.
ölüm üzerine fikirlerini de dile getiriyor,
ölümden sonra hiçbir şey olmayacağını, insanın öldüğü an ondan geriye bir şeyin kalmadığını, ölümden korkmanın gereksiz olduğunu söylüyor.
kitap hakkında kişisel fikirlerime geçiyorum;
evren, atom, ruh ve ölüm üzerine olan düşüncelerini etkileyici buldum, ölümden sonrası için bu kadar kesin konuşmasını sevmedim çünkü yaşayan hiç kimse ölümün neye benzediğini bilemez, bazı konularda sorgulamaya iten bir yanı da vardı kitabın.
seçtiğim bazı sözleri bırakarak burada bir son veriyorum.

şüphecilik bütün varlığımızı yıkabilir ve her zaman için, bir harabe haline getirebilir.
ölüm bizim için bir hiçtir; çünkü dağılan bir şeyde duyarlılık yoktur, duyarlılığı olmayan da bizi kaygılandırmaz.
hazzın büyüklüğünün son sınırı, bütün acı veren şeylerin ortadan kalkmasıdır.
rastlantı " tykhe "bilgenin hayatında çok az yer alabilir; onun bütün, ömrü boyunca, daha büyük ve önemli şeyleri düzenleyen kendi aklıdır.
güzel geçen bir hayat güzel bir ölümün hazırlığıdır da.
bu sebeple şunu iddia ederim ki haz, mutlu bir hayatın başı ve sonudur.
bizim için haz, bedenen acı çekmemek, ruhen de hiçbir huzursuzluk duymamaktır..
ölüm, tatlı olsun acı olsun, sevinçli ve ızdıraplı olsun bütün duyguların ortadan kalkması demektir. eğer biz varsak ölüm orada yoktur, eğer ölüm orada ise, o zaman artık biz yokuz.
bundan başka, ölümün, bizim için bir hiç olduğu düşüncesine de kendini alıştır.
bütün iyi ve kötü şeyler sadece duygularımıza dayanır; ölümse duyguların ortadan kalkmasıdır. bu sebeple asıl ölümün bir hiç olduğunu bilmek bu geçici hayatımızı tatlılaştırır. tabi bu bilgi varlığımızın zaman sınırlarını ortadan kaldırmaz, ama ölümsüzlük özlemimizi de giderir; çünkü yaşamayışın korkunç bir şey olmadığını göreni hayatta artık hiç bir şey korkutamaz.
sonsuz sayıda dünyaların var olmalarına bir engel yoktur.
bir kerecik doğarız ve ikinci bir defa doğmamız olacak şey değildir; bunun sonucu olarak da sonsuz bir süre varolmak hiçbir şekilde mümkün değildir.
yarınına hâkim olmayan sen de tutar,
zevki hep ileriye atarsın!
ömür beklemekle geçip gider, çoğumuz da hayatında hiç vakit bulamadan ölüp gider.
eğer birbirimizi göremezsek, birbirimizle buluşamazsak ve bir arada kalamazsak çok geçmeden sevgi duygusu kaybolup gider..
alın yazısı diye bir şey yoktur, gelecek doğrudan doğruya bizim ellerimizdedir çünkü ona akılla şekil verebiliriz.
m.ö 341 - m.ö 270 yılları arasında yaşayan antik yunan filozofu epikuros imzalı eser; filozofun özdeyişleri, mektupları ve aforizmaları yer alır iken türkçe baskısının 2014 yılında yapıldığı bilinmektedir.
kitabımıza geçelim;
kitabımızın ilk bölümünde filozofun evrenle ilgili düşünceleri yer alır iken, evrenin sonluluğu, sonsuzluğu üzerine düşünceler, atom üzerine görüşleri yer alıyor.
evren ve kader arasında bir ilinti olabilir mi sorusuna da cevap arar gibi olduğu görülüyor.
ikinci bölümde ise mektuplar yer alıyor;
bu mektuplarda duygusallığa yer yok, karşısındaki kişiyi aydınlatmak, ufkunu açmak amaçlanmış gibi duruyor.
kitabımızın son bölümünde ise aforizmalarıyla karşımıza çıkıyor epikür
kitabımızın başındaki özdeyişler bireyden ziyâde toplumu aydınlatmayı amaçlamış gibi iken, kitabın sonundaki aforizmalar ise bireyin iç dünyasını esas almış, son bölümdeki aforizmaları kişinin iç dünyasını onarmayı hedefleyen aforizmalar olarak değerlendiriyorum.
sade ve münzevî bir yaşamı över gibi duruyor epikür; insanın kaderinin kendisinin elinde olduğunu ve alın yazısı diye bir şeyin olmayacağını savunuyor, kişinin kendisini aşan bazı şeyler olduğunu da dile getiriyor ama lâfı iş sende biter, kaderini sen yazarsın, demeye getiriyor.
ölüm üzerine fikirlerini de dile getiriyor,
ölümden sonra hiçbir şey olmayacağını, insanın öldüğü an ondan geriye bir şeyin kalmadığını, ölümden korkmanın gereksiz olduğunu söylüyor.
kitap hakkında kişisel fikirlerime geçiyorum;
evren, atom, ruh ve ölüm üzerine olan düşüncelerini etkileyici buldum, ölümden sonrası için bu kadar kesin konuşmasını sevmedim çünkü yaşayan hiç kimse ölümün neye benzediğini bilemez, bazı konularda sorgulamaya iten bir yanı da vardı kitabın.
seçtiğim bazı sözleri bırakarak burada bir son veriyorum.

şüphecilik bütün varlığımızı yıkabilir ve her zaman için, bir harabe haline getirebilir.
ölüm bizim için bir hiçtir; çünkü dağılan bir şeyde duyarlılık yoktur, duyarlılığı olmayan da bizi kaygılandırmaz.
hazzın büyüklüğünün son sınırı, bütün acı veren şeylerin ortadan kalkmasıdır.
rastlantı " tykhe "bilgenin hayatında çok az yer alabilir; onun bütün, ömrü boyunca, daha büyük ve önemli şeyleri düzenleyen kendi aklıdır.
güzel geçen bir hayat güzel bir ölümün hazırlığıdır da.
bu sebeple şunu iddia ederim ki haz, mutlu bir hayatın başı ve sonudur.
bizim için haz, bedenen acı çekmemek, ruhen de hiçbir huzursuzluk duymamaktır..
ölüm, tatlı olsun acı olsun, sevinçli ve ızdıraplı olsun bütün duyguların ortadan kalkması demektir. eğer biz varsak ölüm orada yoktur, eğer ölüm orada ise, o zaman artık biz yokuz.
bundan başka, ölümün, bizim için bir hiç olduğu düşüncesine de kendini alıştır.
bütün iyi ve kötü şeyler sadece duygularımıza dayanır; ölümse duyguların ortadan kalkmasıdır. bu sebeple asıl ölümün bir hiç olduğunu bilmek bu geçici hayatımızı tatlılaştırır. tabi bu bilgi varlığımızın zaman sınırlarını ortadan kaldırmaz, ama ölümsüzlük özlemimizi de giderir; çünkü yaşamayışın korkunç bir şey olmadığını göreni hayatta artık hiç bir şey korkutamaz.
sonsuz sayıda dünyaların var olmalarına bir engel yoktur.
bir kerecik doğarız ve ikinci bir defa doğmamız olacak şey değildir; bunun sonucu olarak da sonsuz bir süre varolmak hiçbir şekilde mümkün değildir.
yarınına hâkim olmayan sen de tutar,
zevki hep ileriye atarsın!
ömür beklemekle geçip gider, çoğumuz da hayatında hiç vakit bulamadan ölüp gider.
eğer birbirimizi göremezsek, birbirimizle buluşamazsak ve bir arada kalamazsak çok geçmeden sevgi duygusu kaybolup gider..
alın yazısı diye bir şey yoktur, gelecek doğrudan doğruya bizim ellerimizdedir çünkü ona akılla şekil verebiliriz.
devamını gör...
mansur yavaş'ın su için master planı
valla ankarada bu su sıkıntısı ciddi manada saçma bir hal aldı. partiden, isimlerden bağımsız çözülmesi şart. bunun yanında mansur'un sayılabilecek birçok falsosu da var mevzu tek su değil. başta trafik çilesi geliyor. zamanında kendisinin seçilmesini kutlamışlığım da vardı ama fiyasko.
devamını gör...
alkollüyken mastürbasyon yapmak
kafam çok dolu olduğu için ancak bu şekilde yapabiliyorum. ayıkken ne istek ne kafa var bunu yapacak.
devamını gör...
evliliğin bomboş bir olay olması
hanımıyla evlenmeyenler için doğru önerme
devamını gör...
fenerbahçe
gitme sana muhtacım dedikleri adam gidince şaha kalktı herifler.
ali başgan nerdesin demiyecem, çünkü rekabet avrupada kalite ve başarı getirir.
ama şu görgüsüzlükten kurtulmak belli bir süre isteyecek o belli. uzun zamandır başarıya aç olunca o da normal.
ali başgan nerdesin demiyecem, çünkü rekabet avrupada kalite ve başarı getirir.
ama şu görgüsüzlükten kurtulmak belli bir süre isteyecek o belli. uzun zamandır başarıya aç olunca o da normal.
devamını gör...
evliliğin bomboş bir olay olması
bomboş olan şey halay'dır; evlilik secerenin zapt u rapt altında ilerlemesidir.
ayrıca bu fikirler muhakkak anne baba ile paylaşılmalı.
ayrıca bu fikirler muhakkak anne baba ile paylaşılmalı.
devamını gör...
sözlükteki kadın yazarlara bir şarkı bırak
zamanının hiti
devamını gör...
humbaracı ahmet paşa
i. mahmut dönemi’nde avrupa’dan getirilen askeri uzman. asıl adı comte de bonneval olsa da humbara ocağını düzenlediği için müslüman olduktan sonra “humbaracı ahmet paşa” adını almış. kendisinin çalışmalarıyla da batı tarzı ilk askeri teknik okul sayılan hendeshane yani kara mühendis okulu kurulmuş. batı tarzı ilk askeri ıslahat humbaracı ahmet sayesinde i. mahmut döneminde yapılmış yani. biraz daha bekleyip i. abdülhamit döneminde gelseydi müslüman olma şartı aranmayacakmış halbuki :d kaderde yazılıydı demek kiiii.
devamını gör...
sürekli kaybedilen şeyler
gözlük de bu listede başlardadır benim için.
ne zaman evden çıkacak olsam gözlüğü bulamıyorum. bazen salak gibi gözümde olduğunu unuttuğum bile oluyor.
ne zaman evden çıkacak olsam gözlüğü bulamıyorum. bazen salak gibi gözümde olduğunu unuttuğum bile oluyor.
devamını gör...
cinayet ve çocuklara karşı işlenen suçlara idam gelsin
şeytan'ın sağdan yaklaşması olayı.
adalet saraylarının kumarhaneye döndüğü, cübbelerin ilikli ve düğmeli olduğu, dahası cübbe giyenlerin el pençe divan durduğu bir ülkede idam istemek akıl tutulması. ben en son baklava çaldı diye cezalandırılıp senelerce hapiste yatan çocuk görmüştüm. uyuşturucu kaçakçısı baronun hukukçu kuryesi olmuştu. bkz; burhan kuzu.
hiçbir şey bilmiyorsanız dünya haritasını açın ve hangi ülkelerde idam var ona bakın. baktıktan sonra o ülkelerin adalet sistemine de bakın eliniz değmiş iken.
eğitilmesi mümkün olmayan kitlenin başında bu gelir;
idam isteyenler!
adalet saraylarının kumarhaneye döndüğü, cübbelerin ilikli ve düğmeli olduğu, dahası cübbe giyenlerin el pençe divan durduğu bir ülkede idam istemek akıl tutulması. ben en son baklava çaldı diye cezalandırılıp senelerce hapiste yatan çocuk görmüştüm. uyuşturucu kaçakçısı baronun hukukçu kuryesi olmuştu. bkz; burhan kuzu.
hiçbir şey bilmiyorsanız dünya haritasını açın ve hangi ülkelerde idam var ona bakın. baktıktan sonra o ülkelerin adalet sistemine de bakın eliniz değmiş iken.
eğitilmesi mümkün olmayan kitlenin başında bu gelir;
idam isteyenler!
devamını gör...
tahliye edilen hükümlüler
aflarla ıslah olmanın örneği yoktur sanıyorum. devlet sadece kendine karşı işlenen suçları bağışlayabilmeli. vatandaşa karşı işlenen suçların affı vatandaşın rızasına sunulmalıdır bence. allah bile kul hakkını bağışlamıyor.
devamını gör...
en lezzetli çikolata
fındıklı, sütlü çikolata.
devamını gör...
yapay zeka videoları
çok saçma bir hal aldı artık. bazıları aşırı gereksiz. bazılarını ise gerçek videolardan ayırt etmek gittikçe zorlaşıyor. tehlikeli bir hal aldı.
devamını gör...
sözlük açacak olsanız ismi ne olurdu sorusu
normal sözlük.
sonra dünya sözlük’ün formatını kopyalardım.
sonra dünya sözlük’ün formatını kopyalardım.
devamını gör...
sürekli kaybedilen şeyler
şarj aleti.
devamını gör...
sürekli kaybedilen şeyler
güven…
devamını gör...

