zaman tüneli
prens
valla ip tv de denk geldi izledim sırrı sürreyya olayından sonra destekleyen herhangi bir sanatçıyı resmi platformdan izlemem.
haşarya:/
haşarya:/
devamını gör...
2053 sabahına uyandığında yazarların google'da arayacağı ilk şey
2053’te de bir şey aramayız artık herhalde, düşüncelerimizi okuyan bir yapay zeka aracı geliştirir daha biz aramadan aklından şu an şu geçiyor cevaplamamı ister misin diye o bize teklif eder.
ya da tam tersi en iyi taş nerede ya da sopa nasıl yapılır diye aratıyor da olabiliriz elektrik bulursak…
ya da tam tersi en iyi taş nerede ya da sopa nasıl yapılır diye aratıyor da olabiliriz elektrik bulursak…
devamını gör...
durmak
superyetenegim.
beni koy bi yere, ben orda masum masum durim.
durmamı istediginizde soyleyin;)
beni koy bi yere, ben orda masum masum durim.
durmamı istediginizde soyleyin;)
devamını gör...
21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı
ya tamam ya devam maçıdır.
devamını gör...
abd'nin 75 ülke için vize işlemlerini durdurması
trump gelince belliydi böyle olacağı. trump ekibi faşizm ve savaşı tırmandıracak türkiye için iyi bir şey değil olanlar bazı aveller trump'ı övebilir. ne zaman abd bizim için iyi bir şey yaptı ki.
devamını gör...
soru cevap oyunu
çok sevdim ya la ben bu oyunu kapışalım .
devamını gör...
soru cevap oyunu
bu zımbırtı sadece uygulamada mı açılıyor
devamını gör...
beni hapiste vurdular keje ölmedim
bazı şeyler vardır, o kadar klasik ve hatta kült olmuştur ki, açıklamak gereksiz değil, fazladır.
konu eşkıya ise repliğine gerek yok, başrol oyuncusuna, ikinci başrolüne, en önemli 10 oyuncusunun adına, repliklerine, filmin yönetmenine, yapım yılına, hiçbir şeye gerek..
dürbünle istanbul’u seyreden adam desen, “rahmetli özkan uğur da ölmeyi hak etmişti” desen de yeterlidir.
konu eşkıya ise repliğine gerek yok, başrol oyuncusuna, ikinci başrolüne, en önemli 10 oyuncusunun adına, repliklerine, filmin yönetmenine, yapım yılına, hiçbir şeye gerek..
dürbünle istanbul’u seyreden adam desen, “rahmetli özkan uğur da ölmeyi hak etmişti” desen de yeterlidir.
devamını gör...
kaset ve cd dönemi vs spotify dönemi
winamp vardı, msnde ne dinliyorum özelliğini açma döneminde.
manipülasyon, trip, algı, love bombing, gaslighting vs oradan yapılırdı.
manipülasyon, trip, algı, love bombing, gaslighting vs oradan yapılırdı.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
çok önemli nedenler değil ama en önemlisi goygoy arasında kişisel yazılarım ile gelişimimi algılamam için anı olacakları not almak.
devamını gör...
metin serezli
bugün ölüm yıldönümüymüş zannedersem. bence yaşarken hakkı verilmiş ve değeri bilinmiş bir oyuncuydu. şöyle ki bir oyuncunun değerinin bilinmesi demek, onun fizyonomisi ve yeteneklerine en uygun yapımlarda rol alması şeklinde olur.
serezli bir jön düzeyinde yakışıklılığa sahip ama salon beyefendisi, ingiliz centilmeni profilinde bir adamdı. onun izleyiciye geçen bir sıcaklığı yoktu ama aktör olduğuna dair bir inandırıcılığı vardı. o yüzden de bir tarık akan veya kadir inanır değildi. canlandırdığı karakterin cismine ve ruhuna bürünmezdi, lawrence olivier gibi sadece oynardı ve siz oynadığını bilirdiniz. belki ticari sebeplerden 70'lerde fizyonomisine çok da uymayan filmlerde onu görsek de esas işi tiyatroculuktu. ancak televizyon ve dizi çağının başlamasıyla serezli'nin tam da kalemi olan roller almaya başladığını gördük. örneğin haluk bilginer ve ali sunal'la oynadığı ''yes minister'' dizisinin yerli versiyonunda, yıllanmış, tecrübeli ve ankara bürokrasisine hakim, hafif snob bürokrat tiplemesi onun için biçilmiş kaftandı. keza aynı snop görüntünün ardında hafif muzip bir gülümsemesi de vardı. dolayısıyla komediye de müsaitti. bu özelliğini de levent kırca ile olacak o kadar programının kadrosunda yer almasıyla gördük. aslında onda hep hafif bir salon adamı edası olduğu için, o müstehzi tarzının, güldürülere de müsait olduğu açıktı. kısacası türkiye'nin (bkz: david niven)'iydi.
serezli bir jön düzeyinde yakışıklılığa sahip ama salon beyefendisi, ingiliz centilmeni profilinde bir adamdı. onun izleyiciye geçen bir sıcaklığı yoktu ama aktör olduğuna dair bir inandırıcılığı vardı. o yüzden de bir tarık akan veya kadir inanır değildi. canlandırdığı karakterin cismine ve ruhuna bürünmezdi, lawrence olivier gibi sadece oynardı ve siz oynadığını bilirdiniz. belki ticari sebeplerden 70'lerde fizyonomisine çok da uymayan filmlerde onu görsek de esas işi tiyatroculuktu. ancak televizyon ve dizi çağının başlamasıyla serezli'nin tam da kalemi olan roller almaya başladığını gördük. örneğin haluk bilginer ve ali sunal'la oynadığı ''yes minister'' dizisinin yerli versiyonunda, yıllanmış, tecrübeli ve ankara bürokrasisine hakim, hafif snob bürokrat tiplemesi onun için biçilmiş kaftandı. keza aynı snop görüntünün ardında hafif muzip bir gülümsemesi de vardı. dolayısıyla komediye de müsaitti. bu özelliğini de levent kırca ile olacak o kadar programının kadrosunda yer almasıyla gördük. aslında onda hep hafif bir salon adamı edası olduğu için, o müstehzi tarzının, güldürülere de müsait olduğu açıktı. kısacası türkiye'nin (bkz: david niven)'iydi.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
klavyeye sahip olmak
devamını gör...
edimsel koşullanma
aklıma eğitim psıkolojısı dersini getirdi. bunun köpeği vardı. köpek örneği ile insan eğitimine eğitmen yetiştiren sistem... aklımda o dersten tek kalan p ile başlayan adamın köpeğini eğitmesi. çok şaşırmıştım.
insan da hayvan sonuçta.
insan da hayvan sonuçta.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
ben yoldasa asık olmustum. sonra gecti;)
simdi ne bilim seviyorum ortamı.
biz bize.
bi de sozlugun rusya yla baglantılı olma dusuncesi hosuma gidiyor.
cunku ben amerikancıyım.
bu ortamda barınabildiysem bana karada ölüm yok;)
simdi ne bilim seviyorum ortamı.
biz bize.
bi de sozlugun rusya yla baglantılı olma dusuncesi hosuma gidiyor.
cunku ben amerikancıyım.
bu ortamda barınabildiysem bana karada ölüm yok;)
devamını gör...
kaset ve cd dönemi vs spotify dönemi
çarşıdan o gaseti getirip de teybe takınca hissedilen duyguyu sen biliyin mi?
lakin şu da var ki gakko, gaset dinleme ile o günler gelmez..
gelmez o günler
dönmez o günler
mağzide kaldı.
lakin şu da var ki gakko, gaset dinleme ile o günler gelmez..
gelmez o günler
dönmez o günler
mağzide kaldı.
devamını gör...
selma hünel
kenanin arkasindan iş çevirip aldatan ve kenanda travmalara yol açan kaşmerin tekidir.
doğudan gelen ezilmiş, mağrur ve delikanlı ramiz de kardeşim dediği kenan' saplamıştır ihanet hançerini. o yengedir falan da dememiştir hani.
doğudan gelen ezilmiş, mağrur ve delikanlı ramiz de kardeşim dediği kenan' saplamıştır ihanet hançerini. o yengedir falan da dememiştir hani.
devamını gör...
edimsel koşullanma
“koşullanma” ve bağlanmalar bilincin tek bir gerçekliğe kendisini bağlamasıdır.
bu acıya yol açar.
acıdan kurtulmak için koşullanmalarımızdan ve bağlanmalarımızdan kurtulmalıyız.
bu acıya yol açar.
acıdan kurtulmak için koşullanmalarımızdan ve bağlanmalarımızdan kurtulmalıyız.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
balıkçı teknesi alıp balığa çıksam dünyanın en mutlu insanı olabilirdim.
devamını gör...
2053 sabahına uyandığında yazarların google'da arayacağı ilk şey
ben değil torunlarım belki...
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
"ve in yekadullezine keferu le yuzlikuneke bi ebsarihim lemma semiuz zikra ve yekulune innehu le mecnun. ve ma huve illa zikrun lil alemin."
“o inkâr edenler zikr’i (kur’an’ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. hâla da (kin ve hasetlerinden:) «hiç şüphe yok o bir delidir» derler. oysa o (kur’an), âlemler için ancak bir öğüttür.”
“o inkâr edenler zikr’i (kur’an’ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. hâla da (kin ve hasetlerinden:) «hiç şüphe yok o bir delidir» derler. oysa o (kur’an), âlemler için ancak bir öğüttür.”
devamını gör...