zaman tüneli
kel kafa olup saçları uzatmak
tolstoy gibi uzatmaya başladım saçı sakalı..
ben alıştım diye belki de komik gelmiyor bana. ama sakalı kesip saçı uzatırsak rezil bir görüntüye sebep oluruz.
sakalı kesip saçı uzatmak adamı çok çirkinleştirir. o risk alinamaz bence. saldın mı saçla beraber sakalı da salacaksın. aksi halde rezalet.
ben alıştım diye belki de komik gelmiyor bana. ama sakalı kesip saçı uzatırsak rezil bir görüntüye sebep oluruz.
sakalı kesip saçı uzatmak adamı çok çirkinleştirir. o risk alinamaz bence. saldın mı saçla beraber sakalı da salacaksın. aksi halde rezalet.
devamını gör...
tesettürsüz olduğu halde şeriatı savunan kadın
hırsızın elinin, katilin kellesinin uçurulduğu bir düzen istiyordur. siz istemiyorsanız o sizin kendi hırsızlığınız ve katilliğinizdir. koskoca islam şeriatını tesettüre indirmek de ne bileyim benzetecek bir saçmalık bulamadım. yani bir kere islam şeriatı harika bir toplum hayatı sunar size. yolda kalana yardım etmek falan farz mesela bunca yıldır şu topraklarda evsizler bile yoktu. deliler bile toplumun bir parçası olarak yine toplumun içinde şifa buluyorlardı. size bir milyon misal veririm ama sadrınız bunu bilecek kadar geniş mi? aklınız bunu anlayacak kadar yerinde mi? bilemiyorum.
mazallah:
sonra birisi çoluğunuzu çocuğunuzu öldürüp 5 sene sonra çıkarsa ağlamak yok o zaman! şeriat kısasa kısas der. tabi göbek açıklığı çok önemli.
mazallah:
sonra birisi çoluğunuzu çocuğunuzu öldürüp 5 sene sonra çıkarsa ağlamak yok o zaman! şeriat kısasa kısas der. tabi göbek açıklığı çok önemli.
devamını gör...
kafayı hanımcılıkla bozmak
seni alan yaşadı.
devamını gör...
kadınların hala kapalı açık olarak ayrıştırılmasının nedeni
kadının birey olarak değil, temsil olarak görülmesi...
kimin neyi temsil ettiğine göre değer biçilen bir düzende, kadın bedeni hâlâ vitrin. biri “ahlâkın”, diğeri “özgürlüğün” sembolü yapılıyor.. ikisi de insan olmaktan çıkarılıyor.
asıl sorun kapalı ya da açık olmak değil, kadınların kendi tercihleriyle var olmasına hâlâ tahammül edilememesi..
erkek merkezli konfor bozulmasın diye kadınlar kategorize ediliyor, birbirine düşürülüyor.
kimin neyi temsil ettiğine göre değer biçilen bir düzende, kadın bedeni hâlâ vitrin. biri “ahlâkın”, diğeri “özgürlüğün” sembolü yapılıyor.. ikisi de insan olmaktan çıkarılıyor.
asıl sorun kapalı ya da açık olmak değil, kadınların kendi tercihleriyle var olmasına hâlâ tahammül edilememesi..
erkek merkezli konfor bozulmasın diye kadınlar kategorize ediliyor, birbirine düşürülüyor.
devamını gör...
osmanlı devrinde saç traşı
yani o çağda rus ve ukraynalılar da bu model traş oluyorlardı. dazlak kafa tepede bir tutam saç.
devamını gör...
kadınların hala kapalı açık olarak ayrıştırılmasının nedeni
siyasal islamdır. tarikatçıların ödleri kopar kadın aydınlanacak, eğitim alacak, artık bu mikropipili badem bıyıkların çabasız sahip olduğu bir eşya olamayacak diye.
hatta geçen 29 ekimde görüldüğü üzere tesettürlüleri bile kendi içlerinde ayrıştırır oldular. siyasal islamın ne mallardan oluştuğunun farkında olan atatürkçü -özellikle tesettürlü- kadınları linç etmeye çalıştılar. linçin altında kendilerini buldular.
hatta geçen 29 ekimde görüldüğü üzere tesettürlüleri bile kendi içlerinde ayrıştırır oldular. siyasal islamın ne mallardan oluştuğunun farkında olan atatürkçü -özellikle tesettürlü- kadınları linç etmeye çalıştılar. linçin altında kendilerini buldular.
devamını gör...
salih gergerlioğlu
devamını gör...
kafayı hanımcılıkla bozmak
hanımım olsa da bozsam.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sözlüğün sevilen isimlerinden olan ihtiyar yazar ama çok tanımıyorum. ama benden başka ihtiyar olması sevindirmedi değil.
devamını gör...
pervin buldan
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sözlükteki konya lobisinin etkili isimlerinden. sevdiğim bir yazar kardeşim. kazım emmiye selamlar sırma.
edit: naruto dayı için yazmıştım araya sirma mı karışmış ne. neyse yine alavereyle dalavereyle bir taşla iki kuş vurduk. iki oy iki oydur. hahha.
edit: naruto dayı için yazmıştım araya sirma mı karışmış ne. neyse yine alavereyle dalavereyle bir taşla iki kuş vurduk. iki oy iki oydur. hahha.
devamını gör...
tesettürsüz olduğu halde şeriatı savunan kadın
kendi hayatıyla savunduğu sistem arasında “henüz sıra bana gelmedi” mesafesi olan birey. şeriatı genelde teorik olarak seven, pratiğini ise başkalarına yakıştıran versiyon. “şeriat gelsin ama ben bir şekilde uyum sağlarım ya!!” özgüveniyle tanınır.
çoğu zaman bu savunu inançtan çok kimlik, tepki ya da romantize edilmiş bir düzen arayışından beslenir. detay sorulduğunda konu hızla gerçek şeriat bu değile bağlanır, örnek istenince wifi çekmez.
ironik tarafı şu ki: savunduğu sistem yürürlüğe girse, ilk uyum problemi yaşayacak gruplardan biri yine kendisi olur. ama şimdilik sorun yok... çünkü şeriat, konuşuldukça güzel, uygulanınca rahatsız eden bir kavram olarak güvenli mesafede durmaktadır.
özetle: fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek ama kendi iç tutarlılığı sürekli sınanan bir pozisyon. entry okurken çay soğur, çelişki sıcak kalır...
çoğu zaman bu savunu inançtan çok kimlik, tepki ya da romantize edilmiş bir düzen arayışından beslenir. detay sorulduğunda konu hızla gerçek şeriat bu değile bağlanır, örnek istenince wifi çekmez.
ironik tarafı şu ki: savunduğu sistem yürürlüğe girse, ilk uyum problemi yaşayacak gruplardan biri yine kendisi olur. ama şimdilik sorun yok... çünkü şeriat, konuşuldukça güzel, uygulanınca rahatsız eden bir kavram olarak güvenli mesafede durmaktadır.
özetle: fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek ama kendi iç tutarlılığı sürekli sınanan bir pozisyon. entry okurken çay soğur, çelişki sıcak kalır...
devamını gör...
zeynep sönmez
devamını gör...
ateistlerin dinledikleri şarkılar
tanrıya bakışınız müzik zevkinizi etkiliyorsa, içsel benliğinizde daha büyük sıkıntı vardır.
inanca göre oy vermekten farkı yok bu eylemin, aptalca bir şey. gerçi bilmiyorum herkesin müzikten ve sanattan beklentiside aynı olmuyor.
inanca göre oy vermekten farkı yok bu eylemin, aptalca bir şey. gerçi bilmiyorum herkesin müzikten ve sanattan beklentiside aynı olmuyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarıyım deyince ne olur sorunsalı
normal sözlük ne? diyenler olur.
devamını gör...
bizi sürükleyen nehir
bir zülfü livaneli kitabıdır.
kitabın editörlüğünü aslı güneş yapmıştır. kitabın alt başlığı hayat üstüne düşüncelerdir. yazar, yönetmen, müzisyen, politikacı ve aktivist ömer lütfü livaneli'nin kitaplarından, köşe yazılarından ve röportajlarından derlenen kitapta zülfü livaneli'nin belli konular üzerinde yazdıkları ve söyledikleri aforizmalar halinde sunulmuş.
bölümlere ayrılmış olan kitabın bölüm aralarında ise zülfü livaneli'nin yakın arkadaşı olan abidin dino'nun illüstrasyonları bulunuyor.
zülfü livaneli, hangisi olduğunu hatırlamadığım ama kurgu olmadığını bildiğim bir kitabında kendisini öncelikli olarak müzisyen olarak değil yazar olarak tanımlıyor. ve yazdığı onca kitap içinde insana umut veren, geleceğe daha inanarak bakmasını sağlayan ve enikonu düşündüren birçok cümle var.
kitapta müzikten edebiyata, mücadeleden barışa, onurlu insanlardan düşkünlere kadar birçok konu hakkında söylenmiş cümleler, paragraflar var. bazen de koca bir sayfa.
aslında yazarların gerçekten aforizma olarak yazılmamış olan kurgu ya da kurgu dışı eserlerinden alıntılanan cümleleri ile yapılan kitapları sevmem. ama bu kitabı sevdim. çoğu daha önce okuduğum şeyler olsa da hatırlamak için iyi bir okuma oldu benim adıma.
kitabın editörlüğünü aslı güneş yapmıştır. kitabın alt başlığı hayat üstüne düşüncelerdir. yazar, yönetmen, müzisyen, politikacı ve aktivist ömer lütfü livaneli'nin kitaplarından, köşe yazılarından ve röportajlarından derlenen kitapta zülfü livaneli'nin belli konular üzerinde yazdıkları ve söyledikleri aforizmalar halinde sunulmuş.
bölümlere ayrılmış olan kitabın bölüm aralarında ise zülfü livaneli'nin yakın arkadaşı olan abidin dino'nun illüstrasyonları bulunuyor.
zülfü livaneli, hangisi olduğunu hatırlamadığım ama kurgu olmadığını bildiğim bir kitabında kendisini öncelikli olarak müzisyen olarak değil yazar olarak tanımlıyor. ve yazdığı onca kitap içinde insana umut veren, geleceğe daha inanarak bakmasını sağlayan ve enikonu düşündüren birçok cümle var.
kitapta müzikten edebiyata, mücadeleden barışa, onurlu insanlardan düşkünlere kadar birçok konu hakkında söylenmiş cümleler, paragraflar var. bazen de koca bir sayfa.
aslında yazarların gerçekten aforizma olarak yazılmamış olan kurgu ya da kurgu dışı eserlerinden alıntılanan cümleleri ile yapılan kitapları sevmem. ama bu kitabı sevdim. çoğu daha önce okuduğum şeyler olsa da hatırlamak için iyi bir okuma oldu benim adıma.
devamını gör...
normal sözlük yazarıyım deyince ne olur sorunsalı
en azından bi yeşil pasaport versinler bari
almayan kalmayacak bu gidişle
almayan kalmayacak bu gidişle
devamını gör...
şirince
on yıllık şarabını içtiğim yerdir.
devamını gör...

