zaman tüneli
kediler ve komünizm
kediler ve komünizm üzerine kısa (ama tüylerle kaplı) bir denemedir...
kedilerle komünizm arasında ilk bakışta bir bağ yokmuş gibi görünür. biri koltukta uyur, diğeri tarih kitaplarında. ama biraz dikkatli bakınca insan şunu fark eder: kediler, teoride komünist, pratikte ise aşırı bireyci canlılardır.
komünizmin temel ilkesi nedir..?
özel mülkiyet yoktur, her şey herkesindir.
kediler bu fikri şöyle yorumlar:
“evdeki her şey ortak… ama özellikle benim.”
koltuk senin olabilir, ama kedi üstüne yatıyorsa artık kolektif mülkiyet söz konusudur. mama kabı “ortak üretim aracıdır” fakat yalnızca kedinin erişimine açıktır. sen sadece lojistik destek sağlarsın.
komünizm eşitliği savunur. kediler de evdeki herkesin eşit olduğuna inanır.
ama bazıları daha eşittir.
mesela kedi...*
sabah alarm çaldığında sen işe gidersin. kedi ne yapar? uyur... çünkü emek kutsaldır ama başkalarının emeği daha da kutsaldır. sen çalışırsın, mama gelir. kedi bu sistemi sorgulamaz, buna doğal düzen der.
kedilerde sınıfsız toplum ideali de vardır. evde:
patron yok
ast yok
sadece kedi ve kedi olmayanlar vardır
bu ayrım ideolojik değil, biyolojiktir.
bir de paylaşım meselesi…
komünizm der ki: “paylaşmak erdemdir”
kedi der ki: “paylaşırım. ama önce ben, sonra yine ben...”
senin yemeğinle ilgilenmez gibi yapar. bu tamamen taktiktir. çünkü komünizmde de devrim hemen olmaz; uygun an beklenir. sen bir an gözünü ayırırsın, kedi sofraya el koyar. sessiz. planlı. lenin gurur duyardı.
en ilginci de şudur:
kediler lider sevmez..!
onlara “gel” dersen gelmezler.
ama gelmek isterlerse, senin çağırmana gerek kalmaz.
bu yönüyle kediler, “otoriter komünizm” değil, daha çok anarşist-komünisttir. devlet yoktur. kurallar yoktur. sadece patiler vardır.
sonuç olarak şunu söyleyebiliriz:
kediler komünizmi savunmaz.
kediler komünizmi yaşar.
ama yalnızca kendileri için...
sen mi?
sen devrimi finanse eden, kapı açan, mama taşıyan halksın.
ve kedi, pencere kenarında uyurken sana şunu fısıldar gibi bakar:
“yoldaş… ışığı kapatır mısın?”
kedilerle komünizm arasında ilk bakışta bir bağ yokmuş gibi görünür. biri koltukta uyur, diğeri tarih kitaplarında. ama biraz dikkatli bakınca insan şunu fark eder: kediler, teoride komünist, pratikte ise aşırı bireyci canlılardır.
komünizmin temel ilkesi nedir..?
özel mülkiyet yoktur, her şey herkesindir.
kediler bu fikri şöyle yorumlar:
“evdeki her şey ortak… ama özellikle benim.”
koltuk senin olabilir, ama kedi üstüne yatıyorsa artık kolektif mülkiyet söz konusudur. mama kabı “ortak üretim aracıdır” fakat yalnızca kedinin erişimine açıktır. sen sadece lojistik destek sağlarsın.
komünizm eşitliği savunur. kediler de evdeki herkesin eşit olduğuna inanır.
ama bazıları daha eşittir.
mesela kedi...*
sabah alarm çaldığında sen işe gidersin. kedi ne yapar? uyur... çünkü emek kutsaldır ama başkalarının emeği daha da kutsaldır. sen çalışırsın, mama gelir. kedi bu sistemi sorgulamaz, buna doğal düzen der.
kedilerde sınıfsız toplum ideali de vardır. evde:
patron yok
ast yok
sadece kedi ve kedi olmayanlar vardır
bu ayrım ideolojik değil, biyolojiktir.
bir de paylaşım meselesi…
komünizm der ki: “paylaşmak erdemdir”
kedi der ki: “paylaşırım. ama önce ben, sonra yine ben...”
senin yemeğinle ilgilenmez gibi yapar. bu tamamen taktiktir. çünkü komünizmde de devrim hemen olmaz; uygun an beklenir. sen bir an gözünü ayırırsın, kedi sofraya el koyar. sessiz. planlı. lenin gurur duyardı.
en ilginci de şudur:
kediler lider sevmez..!
onlara “gel” dersen gelmezler.
ama gelmek isterlerse, senin çağırmana gerek kalmaz.
bu yönüyle kediler, “otoriter komünizm” değil, daha çok anarşist-komünisttir. devlet yoktur. kurallar yoktur. sadece patiler vardır.
sonuç olarak şunu söyleyebiliriz:
kediler komünizmi savunmaz.
kediler komünizmi yaşar.
ama yalnızca kendileri için...
sen mi?
sen devrimi finanse eden, kapı açan, mama taşıyan halksın.
ve kedi, pencere kenarında uyurken sana şunu fısıldar gibi bakar:
“yoldaş… ışığı kapatır mısın?”
devamını gör...
sigmund freud
özür dilemek, sizin haksız olduğunuz manasına gelmez. karşınızdaki insana verdiğiniz değerin, egonuzdan yüksek olduğunu gösterir." diyendir.
devamını gör...
mardin'de türk bayrağına saldırılması
suriye'deki pkk artığı böcekler, kafa kesenler tarafından temizlendikçe gaza gelen vatan hainlerinin yaptığıdır. bunu yapan/yapabilecek satılmış azınlıklar da çok yakında işidli soysuzlarla birlikte temizlenecek zaten. her kim ki amerika!nın/siyonistlerin paralı köpekliğini yaparsa, sonu çok ama çok acı olacak. türk bayrağı yakanın ailesi ve yedi ceddi ağıt yakar.
devamını gör...
jack sparrow
bir the lonely island şarkısı. nakaratını, şarkıya göre, izlediği filmlerin birazcuk fazlaca etkisinde kalan michael bolton şarkının kalanıyla ekstra alakasız şekilde yazıp, söylemiştir.*
devamını gör...
sigmund freud
en baba kitabı olan totem und tabu genellikle freud seti olarak satılan setlerde es geçiliyor. çok üzülüyorum.
devamını gör...
sigmund freud
kim ne derse desin, ayak fetişi konusunda haksızdır.
devamını gör...
haldun dormen
hakikaten bu büyüğümüzün yoldaşı olsa olsa ışık olur. zira adam yürüyen beyaz türk idi. öyle ferhan şensoy gibi hafif külhani, hafif küfürbaz mekteb-i sultani fırlaması değil bildiği meşhur (bkz: şapka ertekin) gibi beyaz türktü. zaten cumhuriyetin erken döneminde seküler ve batıya açık olabilmeyi bilmiş bir ailenin oğlu olduğu gibi bir de mardin ailesine damat olması, (bkz: betül mardin)gibi variyetli ve akıllı bir iş kadınıyla evlenmesi, ona tasasız bir hayat ve her açıdan tek meşgalesi olan tiyatroyla ilgilenme lüksünü verdi.
tabi haldun dormen bende hep hafiften bir kıllanma hissi uyandırmıştır. monşerlikse o bizde de var ama işte hannibal filminde dendiği gibi, böyle bir zarafet, ince zevkler, çay partileri. zaten dilinin kemiği olmayan rahmetli ünlülerimizden (bkz: kuzey vargın), salih güney'i bıçaklama hikayesini anlatırken, ''haldun abisi tiyatroda onu kanatları altına almıştı, o da abisini pış pışlıyordu'' diyerek şüphelerimi daha da arttırmıştı. avam kesimin kendisini ''dadı'' dizisinde tanıması da ilginçtir. zira dormen'in hayatı boyunca tüm himmeti ve emeği tiyatro üzerine oldu. 90 yaşındayken kendi yazdığı ve kürtçe'ye çevrilen bir oyununun birkaç provasını yönetmek için davet edildiği diyarbakır'da görmüştüm. zıpkın gibi ayaktaydı. uzun ve tasasız yaşadı.
tabi haldun dormen bende hep hafiften bir kıllanma hissi uyandırmıştır. monşerlikse o bizde de var ama işte hannibal filminde dendiği gibi, böyle bir zarafet, ince zevkler, çay partileri. zaten dilinin kemiği olmayan rahmetli ünlülerimizden (bkz: kuzey vargın), salih güney'i bıçaklama hikayesini anlatırken, ''haldun abisi tiyatroda onu kanatları altına almıştı, o da abisini pış pışlıyordu'' diyerek şüphelerimi daha da arttırmıştı. avam kesimin kendisini ''dadı'' dizisinde tanıması da ilginçtir. zira dormen'in hayatı boyunca tüm himmeti ve emeği tiyatro üzerine oldu. 90 yaşındayken kendi yazdığı ve kürtçe'ye çevrilen bir oyununun birkaç provasını yönetmek için davet edildiği diyarbakır'da görmüştüm. zıpkın gibi ayaktaydı. uzun ve tasasız yaşadı.
devamını gör...
haldun dormen
ne kadar tiyatro duayeni bilinse de, türk sinemasına spesifik ve değerli katkılarda bulunmuştur. dormen tiyatrosu ile de birçok oyuncu yetiştirmiş ve ekol yaratmıştır. müzikalleri türkiye’ye sevdiren adamdır. ırma de louce’ye bakınmanızı tavsiye ederim.
allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın.
allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın.
devamını gör...
sigmund freud
psikoloji öğrencilerinin 1. sınıfta eleştirdiği, 4. sınıfta hak verdiği kişi. *
devamını gör...
erdoğan'ın en fakir dünya lideri olması
dünya liderlerinin bazılarının yıllık maaşları:
lawrence wong (singapure) 1,695,000 dolar.
karin keller-sutter (isviçre) 603,000 dolar.
giorgia meloni (ıtalya) 540,000 dolar.
friedrich merz (almanya) 417,000 dolar.
donald trump (usa) 400,000 dollar.
sanae takaichi (japonya) 320,000 dolar.
luc frieden (luxembourg) 278,000 dolar.
emmanuel macron (fransa) 215,000 dolar.
vladimir putin (rusya)125,000 dolar.
recep tayyip erdoğan (türkiye) 68,000 dolar
xi jinping (çin) 22,000 dolar.
(thedailydigest verileri yahoonews)
başlık uzun olacağı için 2. diye yazmadım. dünya liderleri içinde en az maaş alan ikinci kişi cumhurbaşkanı erdoğan.
lawrence wong (singapure) 1,695,000 dolar.
karin keller-sutter (isviçre) 603,000 dolar.
giorgia meloni (ıtalya) 540,000 dolar.
friedrich merz (almanya) 417,000 dolar.
donald trump (usa) 400,000 dollar.
sanae takaichi (japonya) 320,000 dolar.
luc frieden (luxembourg) 278,000 dolar.
emmanuel macron (fransa) 215,000 dolar.
vladimir putin (rusya)125,000 dolar.
recep tayyip erdoğan (türkiye) 68,000 dolar
xi jinping (çin) 22,000 dolar.
(thedailydigest verileri yahoonews)
başlık uzun olacağı için 2. diye yazmadım. dünya liderleri içinde en az maaş alan ikinci kişi cumhurbaşkanı erdoğan.
devamını gör...
kadın yazarlardan erkek yazarlara sorular
9. soru makine mühendisi.
kalan sorular beni aşıyor.
kalan sorular beni aşıyor.
devamını gör...
donald trump
siyonistlerin, ellerindeki bilgilerle tehdit edip, fino köpeğine çevirip tasmasını ellerine aldığı, pedofili tutkunu hayvandır. kulağını çektiler ama halen akıllanmadı. yakında imha edilecektir.
devamını gör...
mclaren mp4 20
sezona yanda west reklamı ile başlamış fakat o dönemki ab ülkelerinde spor alanlarında tütün reklamının yasaklanması nedeniyle avrupa yarışlarında west yazıları yerine pilotların isimlerinin yazıldığı gümüş ok.
devamını gör...
haldun dormen
hoşçakal pertev.
devamını gör...
donald trump
tannen'in iddia kuponu kasası
zaman makinesi ile zengin olan biff tannen'in bir kasabayı sürekleyebileceği distopyanın benzerini amerika birleşik devletlerine yaşatmak üzere olan kurgusal bir karakter. biff tannen trump'tan daha az kurgusal geliyor ne de olsa.
zaman makinesi ile zengin olan biff tannen'in bir kasabayı sürekleyebileceği distopyanın benzerini amerika birleşik devletlerine yaşatmak üzere olan kurgusal bir karakter. biff tannen trump'tan daha az kurgusal geliyor ne de olsa.
devamını gör...
winona ryder
yaşlandıkça gözleri büyüyor gibi. gençliğinde çok başka güzelmiş şimdi de bambaşka güzel. allah nazarlardan esirgesin, buradan selam yolluyorum kendisine.
devamını gör...
abd'nin nicolas maduro'yu yakalaması
“venezuela harika bir performans sergileyecek. bugüne kadar sağladığımız tüm işbirliği için minnettarız. bize büyük bir destek verdiler. saldırı sona erdiğinde... bir anlaşma yapalım dediler. daha fazla insan bunu yapmalı.”
fox news
devamını gör...
başka ülkede tatil
eskiden şehir dışına tatile gitme düzeyinde sıradanlaşan faaliyetler düzeyine gelmiş. tanıdığım herkes yılda bir iki aynı ülkelere gidip, aynı katedraller önünde inta postu paylaşıyor. ben suratlara bakıyom genelde. sönük yüz, sıkıntılı ağız, belermiş gözaltları.
yav daha coçkulu, daha mutlu olsanıza. bir şey yanlış bir yöne büyüyor bence. her hangi avrupa ülkesine gitsem insta'da resim paylaşmaya utanacak seviyeye geldim. anlasana.
içi boşaltılan her değer kaybolmaya mahkum. beş öroya yemek yiyeceksen ne arıyon öropa'da? tükenmişsiniz, hala debe debe debelenmeler...
yav daha coçkulu, daha mutlu olsanıza. bir şey yanlış bir yöne büyüyor bence. her hangi avrupa ülkesine gitsem insta'da resim paylaşmaya utanacak seviyeye geldim. anlasana.
içi boşaltılan her değer kaybolmaya mahkum. beş öroya yemek yiyeceksen ne arıyon öropa'da? tükenmişsiniz, hala debe debe debelenmeler...
devamını gör...
mardin'de türk bayrağına saldırılması
bayrak namustur uzanan el kırmak gerekirdi. hainleri cesaretlendirecek olaydır.
devamını gör...
sigmund freud
emekli amatör lig masörü
popüler kültürde libidosuna bahane bulmak isteyen insanların kitapları arasındaki cümleleri alıntı sitelerinden topladığı biri. günümüz sisteminde freud'un yeri yok ancak bu zamana kadar çalışmaların faydasını da yok sayamayız. yine de en azından libidonun gerçek anlamını anlamasını sağlar umarım sextinge bahane arayanların.
popüler kültürde libidosuna bahane bulmak isteyen insanların kitapları arasındaki cümleleri alıntı sitelerinden topladığı biri. günümüz sisteminde freud'un yeri yok ancak bu zamana kadar çalışmaların faydasını da yok sayamayız. yine de en azından libidonun gerçek anlamını anlamasını sağlar umarım sextinge bahane arayanların.
devamını gör...