zaman tüneli

(bkz: eyluling)
devamını gör...


gül nedir ki senin can alıcı güzelliğin karşısında sen çiçekler arasında dikenler içindeki gül gibisin ey şifa kaynağı mücevher hastalarına bir bak merhem elinde fakat bizi yaralı bırakıyorsun
bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra
çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanarak geçirdik
bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra
çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanarak geçirdik

bu akşam, bu şarkıyı sana boşuna göndermedi. iyice dinle, yarın yolculukta, hafta içi okulda, akşamları evde… her yerde onun ruhunu hisset.
devamını gör...

tabii ki:

(bkz: tayini ağrı dağına çıkan ornitorenk)
devamını gör...

vaktiyle bir konu üzerine deneyimlerini ve araştırmalardan elde ettiğin bilgileri kapsamlı biçimde yazmıştın. hasbelkader tanımlarından birine rastladım. üşenmedim okudum. kendimle ilgili “acaba?” fitilini ilk kez sen ateşledin. o acaba sorusu kendime daha fazla soru sormamı ve kendimi daha iyi anlamı sağladı. yazdığın bir tanımla hayatıma etki ettin. sana minnettarım.
devamını gör...

o yüzden yer yatağı candır
gıcırdama yok
kırılacak korkusu yok
devamını gör...

aynalı körük olmadan olmaz.
devamını gör...

damat gideceksin deseler yeminle o iş orada bozulur. etiler, nişantaşı filan dururken..

yok ben mutluyum papa evinde. tamam mutlu değilim ama yine de sultangazi'ye damat gitmem. yaşanmaz orada abi.
devamını gör...

28 haziran 1993 kayseri doğumlu futbolcu. konyaspor'dan trabzonspor'a transfer olmuş.

kaynak: sozcu.com.tr
devamını gör...

artık zordur. bireyselleşmenin yüceltildiği bir çağda bunu iddia etmek dahi ciddi bir ispat gerektirir. çünkü çağımız insanının en çok sevdiği, çoğu zaman kendisidir. bunu anlamak için kişinin kendisiyle sevdiğini iddia ettiği kişi arasında tercih yapabilmesi yeterlidir. zira günümüz insanı için istekleri, arzuları ve konforu, sevdiğini söylediği kişiden önce gelmektedir.

“sevmenin zorlaşması” duygusal bir yoksunluktan değil, önceliklerin yer değiştirmesinden kaynaklanıyor. yani insanlar sevmeyi bilmediğinden değil; kendilerini her şeyin merkezine koydukları için sevmenin bedeline yanaşmıyorlar.

burada sevginin turnusolü nedir?
bir arzudan vazgeçemiyorsan, konforundan ödün veremiyorsan, “ben” ile “biz” arasında kalınca refleks olarak “ben” diyorsan bil ki, sevmemişsin.

üstelik bu ifadeler, romantik sevgiyle sınırlı kalmayıp insanın ötekine tahammül ve yönelme kapasitesine dair bir teşhis. o zaman şunu rahatça söyleyebiliriz: “sevmek zorlaştı” derken, duygunun azlığını değil, merkez kaymasının altını çiziyorum.

romantik ilişkilerde bu; “beni besliyor mu?”, “bana iyi hissettiriyor mu?”, “beni kısıtlıyor mu?” sorularına indirgeniyor. yani sevgi, bir bağ olmaktan çıkıp kişisel deneyim kalitesine dönüşüyor. deneyim düştüğü an, sevgi de düşüyor. e buna nasıl sevgi diyebiliriz?

insani düzlemde ise mesele daha da sert:
empati, fedakârlık, sabır gibi kavramlar “kendini ihmal” gibi algılanıyor. oysa geçmişte bunlar, insan olmanın doğal bedelleriydi. şimdi ise bedel ödemeyen, ama sevdiğini iddia eden bir insan profili var. belki bu tanımı tek bir cümlede özetlemek gerekse, söylediklerimin ruhu şuna çok yakın:

çağımızda sevgi, kendinden vazgeçebilme iradesiyle değil; kendini ne kadar koruyabildiğinle ölçülüyor. bu da sevginin neden bu kadar 'iddialı ama kırılgan' olduğunu açıklıyor.

hülasa; bireyin kendini merkeze aldığı çağımızda, sevgi çoğu zaman ötekini seçme cesaretini gösteremediği için iddiadan öteye geçemiyor.
devamını gör...

yönetilenlerin de yönetim sürecine katılması, ortak olması
devamını gör...

önce insanın ana dilidir. güzel türkçemizin tınısına, özellikle istanbul türkçesine bayılırım. keşke ülkemizdeki her vatandaş buna istekli ve yetkin olsaydı. yabancı diller içinse ben de oyumu ispanyolcadan yana kullanıyorum. duyduğumda direkt ilgimi çekip büyülüyor beni
devamını gör...

(bkz: hristiyanismail hepinizi seviyor (yazar))

baksanıza şu tatlılığa şey yani efendiliğine.

edit: ben tanımı yaparken kendisi yukarda yoktu.
ahahahahhaha

bir de kulakları çınlasın (bkz: devotus atheus (yazar))
devamını gör...

çok tatlı biri kendisi. insanın hoşuna gidiyor, öptükçe öpesi geliyor. herkes tuttuğunu öpsün hayrına.
devamını gör...

#3868274
beni yanından bile geçmediğim bir yakışıklılık ve karizma seviyesinde resmetmiş yazar. at olmasına sevindim ama atları severiz.
devamını gör...

üstteki 2 isim. 22. ve 23. sıradakiler yani.
devamını gör...

ev sahibi takımın oyuncuları fenerin böyle maçlarda kendisine gol atanı hemen şuanki maaşının 5 katını vererek transfer ettiğini duymuş herhalde. bomboş arkadaşları varken kendisi gol atmaya çalışan bu kadar adamın başka bir açıklaması olamaz.
ilk yarıda ev sahibi takımın gol atamamış olması futbolun adaletsizliği, ismail'in hâlâ atılmamış olması köksal baba balı.

maç sonu edit: romanya 11.sinden puan almak inanılmaz!
devler arenası avrupa ligi'nde koskoca 12 puanla 19. sıra. ülke puanı taşımaktan fıtık oldular falan filan.
devamını gör...

(bkz: planecrashed)

bence böyle. *
devamını gör...

doğru inanan yazarlar
devamını gör...

o radyo yayınları sözlüğün sonunu getirecekti az kalsın, autoplay'de kalsın daha iyi. bölücü bölücü tipler ele geçirdi yıllarca radyoyu ve yönetimi.
devamını gör...

“tanrım paranın beni değiştirip değiştirmeyeceğini görmem için bana bir şans verebilir misin?”

sonuç itibari ile 100 çakıp başarabiliriz bir süreç.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim