zaman tüneli
ölmek istemek
yaşamak için sebep bulamamakla eştir.
devamını gör...
yok
oruç aruoba nın en sevdigim hikayesi.
aklımda kaldıgı kadarıyla:
bir gun telefon rehberini alır, dostlarını aramaya baslarsın. yurt icinde yasayanları gunduz saatlerinde, yurt dısında yasayanları gece.
o yok dersin.
o da yok.
o da.
kimse acmaz telefonunu.
dostlarınla dolu bir gun gecirmişindir.
sen burda mısın peki?
cevap ya burda, var; ya da yok.
aklımda kaldıgı kadarıyla:
bir gun telefon rehberini alır, dostlarını aramaya baslarsın. yurt icinde yasayanları gunduz saatlerinde, yurt dısında yasayanları gece.
o yok dersin.
o da yok.
o da.
kimse acmaz telefonunu.
dostlarınla dolu bir gun gecirmişindir.
sen burda mısın peki?
cevap ya burda, var; ya da yok.
devamını gör...
afrodit
güzellik, arzu ve kıskançlık arasındaki ince çizgiyi temsil ediyo deniyor. ayrı bi yol orası ve o yolun adı afrodit .
şu an inanılmaz ulvi gelen çizgidir bana. oraları tanımlayacak ifade gelmemiş olabilir daha.
şu an inanılmaz ulvi gelen çizgidir bana. oraları tanımlayacak ifade gelmemiş olabilir daha.
devamını gör...
kazımcan karataş
başakşehire kiralanan futbolcumuz.
tam forma giriyor, mücadele ediyor derken takımdan göndermek kadar mantıksız bir harekete kim onay verdi çok merak ediyorum. sanki çok alternatif var bek bölgesinde.
oynatsınlar leminayı defansta.
tam forma giriyor, mücadele ediyor derken takımdan göndermek kadar mantıksız bir harekete kim onay verdi çok merak ediyorum. sanki çok alternatif var bek bölgesinde.
oynatsınlar leminayı defansta.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
cuma olması. cumartesi pazar su gibi geçip gidecek diye ödüm kopuyor.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
yaz zamanı hem tatil hem iş olacak işler ile anlaşma sağladım 5 hafta antalya 6 hafta kıbrıs gel de sevinme.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
geçen hafta saç sakal tıraşımı kendim yaptım, güzel bir temizlik oldu. psikolojik olarak insana bi rahatlama hissi geliyor hocam.
bugün ihtiyacım olan kulaklığı aldım.
yine bugün annemlerin odasındaki televizyonu kurdum.
tabii önce bozuk televizyonu tamir ettirdim, gerekli olan uzatma kablosunu migrostan aldım. turkcell tv plus aldım. çanaktan kablo çektirmekle uğraşmaktan daha mantıklı geldi..
şimdi salondan hariç annemin de istediği zaman izleyebileceği bir televizyonu var. babam bazen izin vermiyordu istediğini izlemesine.. annem de doğal olarak sinirleniyordu...
ha bi de benim külüstür oyun konsolu vardı, ikinci bi kol lazımdı, onu da aldım geçen,
sonuçta uzun zamandır yapılması gereken bu basit şeyleri yapmış olmanın haklı gururunu yaşıyorum..
yarın da ablamın kitaplığını düzenlemesine yardımcı olacağım. şimdi uyuyabilirim.
bugün ihtiyacım olan kulaklığı aldım.
yine bugün annemlerin odasındaki televizyonu kurdum.
tabii önce bozuk televizyonu tamir ettirdim, gerekli olan uzatma kablosunu migrostan aldım. turkcell tv plus aldım. çanaktan kablo çektirmekle uğraşmaktan daha mantıklı geldi..
şimdi salondan hariç annemin de istediği zaman izleyebileceği bir televizyonu var. babam bazen izin vermiyordu istediğini izlemesine.. annem de doğal olarak sinirleniyordu...
ha bi de benim külüstür oyun konsolu vardı, ikinci bi kol lazımdı, onu da aldım geçen,
sonuçta uzun zamandır yapılması gereken bu basit şeyleri yapmış olmanın haklı gururunu yaşıyorum..
yarın da ablamın kitaplığını düzenlemesine yardımcı olacağım. şimdi uyuyabilirim.
devamını gör...
dijital komşuluk
eskiden kapı çalardı, şimdi önerilenler.
devamını gör...
piç
dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama, her ne kadar anlamında cinsiyet belirtilmemiş olsa da, bu sözcük, ister hakaret anlamında kullanılsın, isterse tanım karşılığı olarak kullanılsın, sadece erkeklere yönelik kullanılmaktadır.
yani bir kız çocuğuna piç dendiğine şahit olamazsınız. ya da ben rastlamadım. bunun nedeni hakkında bilgisi veya yorumu olan varsa ve bizi bilgilendirirse sevinirim.
yani bir kız çocuğuna piç dendiğine şahit olamazsınız. ya da ben rastlamadım. bunun nedeni hakkında bilgisi veya yorumu olan varsa ve bizi bilgilendirirse sevinirim.
devamını gör...
erkeklerin kadınlardan beklentileri
buraya henüz nefes alması yazan yoksunlukta bir yazar yokmuş onu anladım.
devamını gör...
kapı (2024)
* esas adı kapı olsa da kapı adında bir kısa film başlığı daha olduğu için mecburen kapılar olarak değiştirilmek durumunda kalınmıştır.
senaryosu alper enes kaftancı tarafından yazılmış ve aynı isim tarafından yönetilmiş iken 2024 yapımlı olduğu bilgisi verilmiştir.

bir marangozun hikâyesi konu ediniliyor.
genç bir marangoz işçisinin çalışmakta olduğu görülüyor, bir kapı inşa etmiş ve kapı henüz takılmadığı için orada duruyor, derken kapı yere düşüyor ve kapıyı kaldırdıktan sonra sürreal şeyler yaşanıyor.
genç adam sorunun ne olduğunu anlamaya çalışırken kapı onu içeri çekiyor ve genç adam hiç bilmediği bir göl kenarına ışınlanıyor.
yaşadığı durumun gerçekliğini sorgulamaya başlıyor ama belki de bütün bunlar bir rüyadır, yaşadığımız her şeyin aslında bir rüya olma ihtimâlinin olduğu gibi.
benim için etkileyici sayılabilecek bir kısa filmdi.
kapı belki de bir metafordu, insanın kendini ve hayatını adadığı şeyler, insanlardı, en çok odaklandığı gerçeklikti,
kendini kaptırdığı ve daha sonra ise geriye dönmenin, eskisi gibi olmanın imkânsızlığıydı.
kapı belki de hayatta aldığımız kararların bir nişânesiydi, eşiğinden geçtikten sonra bir daha eski yere dönemediğimiz zamanlardı.
mecâzen, insanın geçtiği eşiklerden ve aldığı kritik kararlardan sonra bir daha eskisi gibi olamama ihtimâli üzerine düşündüren bir kısa filmdi.
aldığın en büyük karar neydi?
hangi karardan sonra bir daha eski sen olamadın?
izlerken düşündüğüm sorulardandı.
senaryosu alper enes kaftancı tarafından yazılmış ve aynı isim tarafından yönetilmiş iken 2024 yapımlı olduğu bilgisi verilmiştir.

bir marangozun hikâyesi konu ediniliyor.
genç bir marangoz işçisinin çalışmakta olduğu görülüyor, bir kapı inşa etmiş ve kapı henüz takılmadığı için orada duruyor, derken kapı yere düşüyor ve kapıyı kaldırdıktan sonra sürreal şeyler yaşanıyor.
genç adam sorunun ne olduğunu anlamaya çalışırken kapı onu içeri çekiyor ve genç adam hiç bilmediği bir göl kenarına ışınlanıyor.
yaşadığı durumun gerçekliğini sorgulamaya başlıyor ama belki de bütün bunlar bir rüyadır, yaşadığımız her şeyin aslında bir rüya olma ihtimâlinin olduğu gibi.
benim için etkileyici sayılabilecek bir kısa filmdi.
kapı belki de bir metafordu, insanın kendini ve hayatını adadığı şeyler, insanlardı, en çok odaklandığı gerçeklikti,
kendini kaptırdığı ve daha sonra ise geriye dönmenin, eskisi gibi olmanın imkânsızlığıydı.
kapı belki de hayatta aldığımız kararların bir nişânesiydi, eşiğinden geçtikten sonra bir daha eski yere dönemediğimiz zamanlardı.
mecâzen, insanın geçtiği eşiklerden ve aldığı kritik kararlardan sonra bir daha eskisi gibi olamama ihtimâli üzerine düşündüren bir kısa filmdi.
aldığın en büyük karar neydi?
hangi karardan sonra bir daha eski sen olamadın?
izlerken düşündüğüm sorulardandı.
devamını gör...
ideal hafta sonu kahvaltısı
yumurta
patates kızartması (anne işi)
ekmek
domates
peynir
zeytin
reçel
patates kızartması (anne işi)
ekmek
domates
peynir
zeytin
reçel
devamını gör...
kurtuluş yakın olsun
ketebelerde sonda bunu yazmak adettir.
devamını gör...
erkeklerin kadınlardan beklentileri
-hic bası agrımayan, istedikleri her an sevisen
-evde size jartiyer şov yapan, dısarda tesetturlu
-calısan ama parasını eve harcayan
-erkege hep sen haklısın diyen
-erkege tapılacak bir tanrı gibi yaklasan
-erkegin sinirini yumusatan, uysal
-erkegin hep gerisinden yuruyen
-egitimli ama cahil kalmıs
hepsini yapabiliyorum da gozumden ates cıkartamıyorum;)
-evde size jartiyer şov yapan, dısarda tesetturlu
-calısan ama parasını eve harcayan
-erkege hep sen haklısın diyen
-erkege tapılacak bir tanrı gibi yaklasan
-erkegin sinirini yumusatan, uysal
-erkegin hep gerisinden yuruyen
-egitimli ama cahil kalmıs
hepsini yapabiliyorum da gozumden ates cıkartamıyorum;)
devamını gör...
org
seksenli yıllarda elektronik orglar modaydı.
devamını gör...
erotik film izlerken kendine denk gelmen
yatağa kim bağladı lan beni demiştim izlerken bir de bıçaklanırken kalbime saplanmış gibi oldum.
devamını gör...
toplumun lgbt bireylerinden nefret etme sebebi
çok normalmiş gibi bir de her yerde karşımıza çıkmaları.
devamını gör...
org
bizde de vardı bundan bir tane, casio markaydı hiç unutmuyorum. müzik yapmaya ilk kez başladığım enstrümandı. bir gün evde çalmaya uğraşıyorum, daha çocuğum. yaşım en fazla 9-10. annem başladı kafam şişti yeter çalma şunu diye heyheylenmeye. çok gürültü yapıyormuşum, ben tabi sanatımdan asla ödün vermeyip çalmaya devam edince sinirlenip orgu kaldırıp yere vurmuştu. bemol falan kalmamıştı dökülmüştü hepsi, çarpmanın etkisiyle tek dişi kalmış canavara dönüşmüştü. tamam kabul aykırı müzikler yapıyordum ve yaptığım müziği herkesin anlamasını beklemiyordum; ama bu tepki çok sertti ve beni ziyadesiyle üzmüştü. kibarca uyarsaydı, sound'umu değiştirip yeni besteler yapabilirdim. onun da seveceği bir ton yakalardım. belki bir chopin, beethoven, tchaikovsky, liszt, mozart olamayacaktım ama paul de senneville olabilirdim kim bilir.
devamını gör...
sohbeti bitiren cümleler
sen haklısın. ya belki ben tartışmak istiyorum?
devamını gör...
