zaman tüneli
iç çamaşırlar yıpranıp yırtılmadıkça yenisini almamak
seher yıldızı marka hakiki arap kadri donu, normal şartlarda 3-5 sene arası gidiyor. yerli ve milli. takım taklavatı sıkmıyor. kalvin klein yahudisine para da kaptırmıyoruz. kurutma makinası da kullanmayın.
devamını gör...
kutsal cumarteside bile durumun vahametini koruması
kimse yazmıyor, çok enteresan. bir bitkinlik, bir atalet söz konusu normal sözlük’te. ilginç konular aklıma gelsin diye odaklanıp bulduğum başlıklar da kara deliğin derinliklerine gidecek muhtemelen.
devamını gör...
devrimciye aforizmalar
" tek altın kural şudur,
altın kural diye bir şey yoktur. "
sf / 9
1856/ 1950 yılları arasında yaşayan irlandalı yazar ve eleştirmen george bernard shaw imzalı 95 sayfalık eser; özgün adı maxims for revolutionists olan eserin türkçe derlemesi ise özgür ateş tarafından yapılmış ve 2015 yılında yayınlanmıştır.
demokrasi, eğitim, putperestlik, suç ve ceza, mülkiyet, din, erdem, mutluluk, güzellik ve zenginlik, benlik, şöhret, disiplin başta olmak üzere hayatı şekillendiren bazı konulara dair tespitlerde bulunuyor.
bu kavramları felsefik boyutlarından ziyade sosyolojik boyutlarıyla irdeliyor george bernard shaw; ekseriyetle insanı ve toplumu baz alıyor, kavram hakkında bilgi vermek yerine.
yalın ama sivri bir üslup kullanıyor dâima,
duygudan arındırılmış bir üslupla yaklaşıyor olsa da kibirli bir imaj çiziyor kitap boyunca, gözlemlerini üslubuna kendi varlığını ve yüreğini katmamaya çalışarak aktarıyor bence biraz da.
halkın bürokrasiyi anlayamayacağını ve yalnızca ulusal putlara tapabileceğini dile getiriyor, evliliğin ise soy yürütmenin amaçlandığı sözleşmeler bütünü olabileceğini belirtiyor, hayatta her şeyin bir bedelinin olduğunu da ifade ediyor.
kitap hakkında kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
yazara bazı konularda katıldığım, bazı konularda katılmadığım bir kitap oldu,
düşündüren sözlerin yanı sıra güldüren birkaç aforizma da vardı.
çocukların dövülmesini normal karşılayan aforizmaları beğenmedim, evlerin ise kadının iş yeri olduğunu iddia eden aforizmaları da hoş karşılayamadım.
bazı konular üzerine ufuk açıcı denilebilecek bir eser olduğu söylenebilir.
okurken seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.
kitaba dair en komik bulduğum söz ise, " yaşı kırkı geçen herkes alçaktır " sözü oldu, bunu diyen george bernard shaw ise 94 yaşında hayatını kaybetmiştir...
^^

halk bürokrasiyi anlayamaz; onlar sadece ulusal putlara tapar.
bir kralı öldüren de, onun uğruna ölen de aslında ona tapmaktadır.
hiçbir şey koşulsuz olamaz; bu sebeple hiçbir şey bedelsiz de olamaz.
yapabilen yapar, yapamayan nasıl yapılacağını öğretir.
kendi diline tam hâkim olamayan hiç kimse bir başka dili hakkıyla öğrenemez.
evlilik, çok fazla azgınlık ve çok fazla fırsatın birleşimi olduğu için yaygındır.
hapse atılmak da aslında idam edilmek kadar geri dönülmez bir cezadır.
hapishanedeki en endişeli adam hapishane müdürüdür.
mutluluk ve güzellik birbirlerinin yan ürünüdür.
en tahammül edilmez acı, en yoğun hazzın sürekli devam ettirilmesiyle elde edilir.
eğer tarih tekerrür ediyor ve her zaman en beklenmedik şeyler oluyorsa, insan deneyimlerinden hiçbir şey öğrenemiyor demektir.
hayat herkesi eşitler, ölüm ise sadece ünlü olanları ortaya çıkarır.
insanların bilgeliği deneyimleriyle değil, deneyimlere açık olmalarıyla doğru orantılıdır.
yaşı kırkı geçen herkes alçaktır...
altın kural diye bir şey yoktur. "
sf / 9
1856/ 1950 yılları arasında yaşayan irlandalı yazar ve eleştirmen george bernard shaw imzalı 95 sayfalık eser; özgün adı maxims for revolutionists olan eserin türkçe derlemesi ise özgür ateş tarafından yapılmış ve 2015 yılında yayınlanmıştır.
demokrasi, eğitim, putperestlik, suç ve ceza, mülkiyet, din, erdem, mutluluk, güzellik ve zenginlik, benlik, şöhret, disiplin başta olmak üzere hayatı şekillendiren bazı konulara dair tespitlerde bulunuyor.
bu kavramları felsefik boyutlarından ziyade sosyolojik boyutlarıyla irdeliyor george bernard shaw; ekseriyetle insanı ve toplumu baz alıyor, kavram hakkında bilgi vermek yerine.
yalın ama sivri bir üslup kullanıyor dâima,
duygudan arındırılmış bir üslupla yaklaşıyor olsa da kibirli bir imaj çiziyor kitap boyunca, gözlemlerini üslubuna kendi varlığını ve yüreğini katmamaya çalışarak aktarıyor bence biraz da.
halkın bürokrasiyi anlayamayacağını ve yalnızca ulusal putlara tapabileceğini dile getiriyor, evliliğin ise soy yürütmenin amaçlandığı sözleşmeler bütünü olabileceğini belirtiyor, hayatta her şeyin bir bedelinin olduğunu da ifade ediyor.
kitap hakkında kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
yazara bazı konularda katıldığım, bazı konularda katılmadığım bir kitap oldu,
düşündüren sözlerin yanı sıra güldüren birkaç aforizma da vardı.
çocukların dövülmesini normal karşılayan aforizmaları beğenmedim, evlerin ise kadının iş yeri olduğunu iddia eden aforizmaları da hoş karşılayamadım.
bazı konular üzerine ufuk açıcı denilebilecek bir eser olduğu söylenebilir.
okurken seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.
kitaba dair en komik bulduğum söz ise, " yaşı kırkı geçen herkes alçaktır " sözü oldu, bunu diyen george bernard shaw ise 94 yaşında hayatını kaybetmiştir...
^^

halk bürokrasiyi anlayamaz; onlar sadece ulusal putlara tapar.
bir kralı öldüren de, onun uğruna ölen de aslında ona tapmaktadır.
hiçbir şey koşulsuz olamaz; bu sebeple hiçbir şey bedelsiz de olamaz.
yapabilen yapar, yapamayan nasıl yapılacağını öğretir.
kendi diline tam hâkim olamayan hiç kimse bir başka dili hakkıyla öğrenemez.
evlilik, çok fazla azgınlık ve çok fazla fırsatın birleşimi olduğu için yaygındır.
hapse atılmak da aslında idam edilmek kadar geri dönülmez bir cezadır.
hapishanedeki en endişeli adam hapishane müdürüdür.
mutluluk ve güzellik birbirlerinin yan ürünüdür.
en tahammül edilmez acı, en yoğun hazzın sürekli devam ettirilmesiyle elde edilir.
eğer tarih tekerrür ediyor ve her zaman en beklenmedik şeyler oluyorsa, insan deneyimlerinden hiçbir şey öğrenemiyor demektir.
hayat herkesi eşitler, ölüm ise sadece ünlü olanları ortaya çıkarır.
insanların bilgeliği deneyimleriyle değil, deneyimlere açık olmalarıyla doğru orantılıdır.
yaşı kırkı geçen herkes alçaktır...
devamını gör...
iç çamaşırlar yıpranıp yırtılmadıkça yenisini almamak
külotlu çorap hariç tabii
yıpranmasa da yırtılıyo bunlar
yıpranmasa da yırtılıyo bunlar
devamını gör...
hells angels
kendi çektikleri belgeselleri şu yazıyla başlar : "yaşadığımız hayatı severiz, sevdiğimiz hayatı yaşarız."
bunu okuyunca kapattım. gerek yok izlemeye anladım çünkü. kendi keyfine göre yaşayan kural düzen tanımayan biri maymun gibi bişeydir. oturup nası muz yediklerini mi izliyim 2 saat.
bunu okuyunca kapattım. gerek yok izlemeye anladım çünkü. kendi keyfine göre yaşayan kural düzen tanımayan biri maymun gibi bişeydir. oturup nası muz yediklerini mi izliyim 2 saat.
devamını gör...
kadınları itici yapan detaylar
ses tonu. gozlerini belertmesi. yalancilik zaten bu topraklarda fabrika cikisi geliyor
youtube.com/shorts/qip_798w...
youtube.com/shorts/qip_798w...
devamını gör...
boom boom pow
devamını gör...
kadiyan ı fi n nar
bir hadis var.
kadılar 3 boluktur. ikisi cehennemde biri cennettedir.
kadılar 3 boluktur. ikisi cehennemde biri cennettedir.
devamını gör...
aşkı anlatan en güzel şarkı
gönül turgut, aşkı sende buldum’dur efendim.
linki de budur ama bir pikaptan, orjinal kayıt olsa daha hoş olur tabi…
linki de budur ama bir pikaptan, orjinal kayıt olsa daha hoş olur tabi…
devamını gör...
sözlükteki yahudi düşmanlığı
israil'deki radikal sağcı ve dinci terör rejiminin, iki buçuk yıldır mevcut uluslararası konjonktürden faydalanarak dünyanın gözü önünde pervasızca kitlesel katliamlara imza atmasının ve yine bu rejimle istihbari bağlantıları olduğu anlaşılan jeffrey epstein'in elitlere hizmet veren pedofili şebekesinin ifşa edilmesinin, dünya genelindeki ebleh yığınlar nezdinde, dezenformasyonun ve nefret söyleminin yayılmasını kolaylaştıran sosyal medya algoritmalarının da yardımıyla antisemitizme tahvil olmasının bu mecradaki tezahürü. modern tarihin gördüğü en ahmak ve aşağılık adamlardan biri olan hitler'i öveninden tck 216'ya göre açıkça suç olacak şekilde doğrudan yahudilere küfür ve hakaret edenine kadar türlü türlü mankurt fink atıyor sözlükte.
mankurt olmayın. epstein'in veya netanyahu rejiminin yaptıklarından türkiye dahil dünyanın çeşitli yerlerinde kendi halinde yaşayan yahudiler sorumlu değil. bu rejimin pedofili suçlularını koruma politikasını ifşa eden ve en çok eleştirenler yine yahudi örgütleri. keza israil'de halkın yarısı netanyahu'dan nefret ediyor. ha yok elitlerin yahut yönetenlerin yaptıkları üzerinden dinlerin, ulusların bütün mensuplarını suçlayacak kadar ahmaksanız da bunu en başta kendinize yöneltecek kadar tutarlı olun.
mankurt olmayın. epstein'in veya netanyahu rejiminin yaptıklarından türkiye dahil dünyanın çeşitli yerlerinde kendi halinde yaşayan yahudiler sorumlu değil. bu rejimin pedofili suçlularını koruma politikasını ifşa eden ve en çok eleştirenler yine yahudi örgütleri. keza israil'de halkın yarısı netanyahu'dan nefret ediyor. ha yok elitlerin yahut yönetenlerin yaptıkları üzerinden dinlerin, ulusların bütün mensuplarını suçlayacak kadar ahmaksanız da bunu en başta kendinize yöneltecek kadar tutarlı olun.
devamını gör...
üstteki yazara bir şey söyle
uyumadan 1 saat önce ekranı ve yemeği bırakınız. sabah uyandığınızda da ilk 1 saat ekrandan uzak durunuz. enerjiniz boşa gitmesin. iyi geceler.
devamını gör...
aşkı anlatan en güzel şarkı
solmadan gel artık aşkımın gülü
olsa da konuşsa kalbimin dili
küçücük dünyamda bir bilsen seni
görünmez yazıyla yazdım kalbime
böyle bir âşk görülmemiş dünyada
ne geçmişte ne de bundan sonrada
arasalar bulamazlar rüyada
göremezler seni yazdım kalbime
nasıl sevgiymiş bu görün de bakın
sevgilim seninle buluşmam yakın
unuttum desem de inanma sakın
anılarla seni yazdım kalbime
devamını gör...
üstteki yazara bir şey söyle
kimseye gereğinden fazla anlam yükleme.unutulmayacak anı, silinmeyecek insan yok.kimse için kendinden ödün verme.
devamını gör...
üstteki yazara bir şey söyle
ayak baş parmaklarımla çoraplarımı çıkarabiliyorum.
devamını gör...
halıcı kız
türkiye’nin ilk renkli filmi. (1952)
devamını gör...
kitap alıntıları
oysa hayatta kalmanın koşulu doğru zamanda ayrılmasını bilmektir. önce anne karnından ve sonra da sırasıyla her şeyden.
musa’nın uykusu, tuğba doğan
devamını gör...



