zaman tüneli
renault fluence
15 mart 2017'den bu yana 1.5 dci icon 6 ileri manuel 110'luk modelini kullanıyoruz. sıfır almıştık ilk sahibiyiz.
tüm tecrübelerimi aktarmak isterim :
1-) kolay kolay bozulmuyor. yani baya ölümsüz bir araç. 30.000'de baskı balatanın bitmesini saymazsak. onun dışında 1 kere bile bozulmadı.
2-) donanım çok fark ediyor. malzeme kalitesi ve güvenlik gibi farkları da oluyor.
3-) güzel bir kliması var. tam otomatik.
4-) icon donanım ise çok dikkat çekiyor. hele ki siyahsa. teneke diyip geçmeyin. lüks araç kullanıcıları birkaç kez aracımıza hayranlıkla bakmıştı.
5-) hızlanışı ve yokuş performansı çok başarılı. kalkışları baya fena.
bunlar iyi yanlarıydı. gelelim kötü yanlarına :
1-) yerden yüksek olmasından dolayı virajlarda güven vermiyor.
2-) kalıbının arabası değil. tenekeye yakın yani.
3-) büyük durduğuna bakmayın. çok şişirilmiş bir araç. dış tasarım olarak.
4-) süspansiyonları bir tık sert. arka tarafta bazen sarsılıyorsunuz.
peki alınır mı dersek :
- ayağımı yerden kessin. a'dan b'ye götürsün. kolay kolay bozulmasın diyorsan evet alınır.
- kolay alıp kolay satayım diyorsan evet alınır
- parça usta sıkıntısı yaşamayayım diyorsan evet alınır. parçasını bakkalda bile bulursun :)
ama alacaksanız en full donanım olan icon'u almanızı öneririm. yok eğer makyaj öncesi alacaksanız dynamique ya da privilege almanızı öneririm.
tüm tecrübelerimi aktarmak isterim :
1-) kolay kolay bozulmuyor. yani baya ölümsüz bir araç. 30.000'de baskı balatanın bitmesini saymazsak. onun dışında 1 kere bile bozulmadı.
2-) donanım çok fark ediyor. malzeme kalitesi ve güvenlik gibi farkları da oluyor.
3-) güzel bir kliması var. tam otomatik.
4-) icon donanım ise çok dikkat çekiyor. hele ki siyahsa. teneke diyip geçmeyin. lüks araç kullanıcıları birkaç kez aracımıza hayranlıkla bakmıştı.
5-) hızlanışı ve yokuş performansı çok başarılı. kalkışları baya fena.
bunlar iyi yanlarıydı. gelelim kötü yanlarına :
1-) yerden yüksek olmasından dolayı virajlarda güven vermiyor.
2-) kalıbının arabası değil. tenekeye yakın yani.
3-) büyük durduğuna bakmayın. çok şişirilmiş bir araç. dış tasarım olarak.
4-) süspansiyonları bir tık sert. arka tarafta bazen sarsılıyorsunuz.
peki alınır mı dersek :
- ayağımı yerden kessin. a'dan b'ye götürsün. kolay kolay bozulmasın diyorsan evet alınır.
- kolay alıp kolay satayım diyorsan evet alınır
- parça usta sıkıntısı yaşamayayım diyorsan evet alınır. parçasını bakkalda bile bulursun :)
ama alacaksanız en full donanım olan icon'u almanızı öneririm. yok eğer makyaj öncesi alacaksanız dynamique ya da privilege almanızı öneririm.
devamını gör...
1.2 puretech
alın aldırın sanayii esnafının keriz silkelemeye ihtiyacı var.
1.5 dci, multijet, tdi gibi sağlam motorlar varken bunu alın. aferim.
1.5 dci, multijet, tdi gibi sağlam motorlar varken bunu alın. aferim.
devamını gör...
1.2 puretech
seni yapan möendizin allah bin belasını versin!
olan piyer hadi sen bunu tasarladın hiç mi aklı başında kimse o kayış yağın içinde dönmez demedi? hiç mi hı!
olan piyer hadi sen bunu tasarladın hiç mi aklı başında kimse o kayış yağın içinde dönmez demedi? hiç mi hı!
devamını gör...
1.0 ecoboost
ford'un avrupa'da ürettiği focus, fiesta, puma vs gibi araçlarında kullandığı 1 litrelik 3 silindirli bir motor.
ilk versiyonları oldukça sorunlu motorlardı. soğutma sistemi ve yağ pompası kaynaklıydı. bu yüzden de 2017-2019 arasında ford bu motora sahip araçları 2 defa geri çağırdı.
bu araçlar da tıpkı psa-stellantis grubunun 1.2 puretech motoru gibi yağda çalışan triger kayışına sahipti. (1.2 puretech de zaten 1.0 ecoboost'tan esinlenerek tasarlanıp üretilmiştir.) 2018-19 sıralarında bu motor yeniden tasarlandı ve triger kayışı yerini zincire bıraktı.
yani illa 1.0 ecoboost alacaksanız 2018-19 sonrası araçlardan almanızı öneririm.
ilk versiyonları oldukça sorunlu motorlardı. soğutma sistemi ve yağ pompası kaynaklıydı. bu yüzden de 2017-2019 arasında ford bu motora sahip araçları 2 defa geri çağırdı.
bu araçlar da tıpkı psa-stellantis grubunun 1.2 puretech motoru gibi yağda çalışan triger kayışına sahipti. (1.2 puretech de zaten 1.0 ecoboost'tan esinlenerek tasarlanıp üretilmiştir.) 2018-19 sıralarında bu motor yeniden tasarlandı ve triger kayışı yerini zincire bıraktı.
yani illa 1.0 ecoboost alacaksanız 2018-19 sonrası araçlardan almanızı öneririm.
devamını gör...
1.2 puretech
ford'un 1.0 ecoboost motorunun psa grubu tarafından yeniden tasarlanmasıyla çıkmış bir motordur.
bu motorun en büyük sorunu yağın içinde çalışan triger kayışı. bu kayış yağın sıcaklığından dolayı parçalanmakta ve o parçaların yağ pompasını ve karteri tıkayıp motorun içine kaçarak motorun yatak sarmasına kadar giderek sorunlar yaratmaktadır.
ama bu demek değil ki yürütülemez bir motor.
her 10.000 km'de bir yağ değişimi yaparsanız ve her 50.000 km'de bir triger kayışını değiştirip, karteri ve yağ pompasını temizletirseniz uzun süre kullanabilirsiniz.
özellikle 2023 sonrası bu araçlarda daha uzun ömürlü triger kayışı kullanılmaya başlandı.
bu motorun en büyük sorunu yağın içinde çalışan triger kayışı. bu kayış yağın sıcaklığından dolayı parçalanmakta ve o parçaların yağ pompasını ve karteri tıkayıp motorun içine kaçarak motorun yatak sarmasına kadar giderek sorunlar yaratmaktadır.
ama bu demek değil ki yürütülemez bir motor.
her 10.000 km'de bir yağ değişimi yaparsanız ve her 50.000 km'de bir triger kayışını değiştirip, karteri ve yağ pompasını temizletirseniz uzun süre kullanabilirsiniz.
özellikle 2023 sonrası bu araçlarda daha uzun ömürlü triger kayışı kullanılmaya başlandı.
devamını gör...
ilk buluşmada parkta çekirdek çitlemek
ben domates çorbası içmekten yanayım.*
devamını gör...
sözlükten biriyle buluşmak
benimle görüşürüp ne yaoacaksınız ben babanız yaşındayım neredeyse.
devamını gör...
stüdyo kaydından daha iyi olan canlı performanslar
metallica - nothing else matters
2007 londra konseri. şarkı sıradan bir metallica şarkısı. ama bu şarkının her canlı performansında kirk hammet introdan önce farklı bir solo atıyor. şu ana kadar denk geldiklerim içinde en iyisi. bir de elindeki gitar ay yıldız motifli bir gitar. rivayete göre bi türk hayranının hediyesi.
işte o performans
2007 londra konseri. şarkı sıradan bir metallica şarkısı. ama bu şarkının her canlı performansında kirk hammet introdan önce farklı bir solo atıyor. şu ana kadar denk geldiklerim içinde en iyisi. bir de elindeki gitar ay yıldız motifli bir gitar. rivayete göre bi türk hayranının hediyesi.
işte o performans
devamını gör...
zamanla biten şeyler
(bkz: normal sözlük)
kendi kendimize günlük gibi yazıp duruyoruz, ne bir büyüme var, ne bir gelişme var. kavgalar aynı, kavgayı çıkaranlar aynı, diyaloglar aynı..
kendi kendimize günlük gibi yazıp duruyoruz, ne bir büyüme var, ne bir gelişme var. kavgalar aynı, kavgayı çıkaranlar aynı, diyaloglar aynı..
devamını gör...
psikolojik şiddet
şehirlilik diyenler hiç köy ya da kırsal görmemiş olabilir mi? köyde herkesin bir lakabı vardır ve seçmece sunarsak; duyma engelli insanlara samıd hüssen, bacaklarında bir engeli olanlara topal ali, kör ahmad şeklinde (insaflılardan örnekledim) seslenilir. psikolojik şiddet her yerde var ve daha kötüsü insanlar kendilerine yönelmediği sürece umursamıyorlar.
devamını gör...
çetin içten
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
sosyal çürüme
(bkz: islam)
"eskiden rüşvetin raconu vardı. artık racon falan kalmadı, kim kimden ne koparırsa."
"şu ihaleye bir de kuşlarla ilgili bilimsel makale eklesek."
"gömlek aldık hediye olarak, reddetti, şaşırdık. baktık ki sonradan sürgün edildi."
"rüşveti yemeyen, bazen dayağı yiyor."
"yani ihale alacaksan, önce o tarikata vermen gerekeni veriyorsun, sonra ihaleni alıyorsun."
türkiye'de dönen rüşvet çarkını tüm çıplaklığıyla ele aldık.
çok sayıda kaynakla görüştük.
bugünkü durumu ayrıntılı olarak, birinci elden tanıkların anlatımlarıyla aktardık.
rüşvet denilince herkesin aklına güncel ya da tarihi bir örnek geliyordur mutlaka. böyle bir habere de tarihten bir yaprağı hatırlatmadan başlamak olmaz. şimdi gelin önce 90’lı yıllarda yaşadığımız iki ‘tarih’ olmuş gündemi hep birlikte hatırlayıp hemen sonrasında “bu kadar da olmaz” diyeceğinizi düşündüğümüz güncel öykümüze, akp türkiyesi’nde yaşananlara geçelim.
kaynak
ihaleye giren bir şirket yetkilisinin, ihale bedeli bilimsel makale talep eden kamu görevlisiyle karşılaşmışlığı dahi var.
bir inşaat mühendisi olan ilgili kamu görevlisi, kendisi adına kaleme alınmış bilimsel makale talep ediyor. talep tuhaf karşılanıp etik bulunmayınca da öfkeleniyor. sonuç olarak ilgili şirket, o kurumdan bir daha ihale alamıyor.
"sonradan öğrendim ki, bu çok ama çok yaygın bir uygulamaymış" diyor. "kamu kurumundaki görevliler, verdikleri ihale karşılığında kendileri yazmış gibi, tek imzalı, bilimsel kriterlere uygun makaleler istiyor."
konuyu anlatırken şaşkınlık hali sürüyor ilgili ismin, “kamu kurumlarında çalışanların makalelerini araştırsınlar, neler çıkar neler!” diyor.
"eskiden rüşvetin raconu vardı. artık racon falan kalmadı, kim kimden ne koparırsa."
"şu ihaleye bir de kuşlarla ilgili bilimsel makale eklesek."
"gömlek aldık hediye olarak, reddetti, şaşırdık. baktık ki sonradan sürgün edildi."
"rüşveti yemeyen, bazen dayağı yiyor."
"yani ihale alacaksan, önce o tarikata vermen gerekeni veriyorsun, sonra ihaleni alıyorsun."
türkiye'de dönen rüşvet çarkını tüm çıplaklığıyla ele aldık.
çok sayıda kaynakla görüştük.
bugünkü durumu ayrıntılı olarak, birinci elden tanıkların anlatımlarıyla aktardık.
rüşvet denilince herkesin aklına güncel ya da tarihi bir örnek geliyordur mutlaka. böyle bir habere de tarihten bir yaprağı hatırlatmadan başlamak olmaz. şimdi gelin önce 90’lı yıllarda yaşadığımız iki ‘tarih’ olmuş gündemi hep birlikte hatırlayıp hemen sonrasında “bu kadar da olmaz” diyeceğinizi düşündüğümüz güncel öykümüze, akp türkiyesi’nde yaşananlara geçelim.
kaynak
ihaleye giren bir şirket yetkilisinin, ihale bedeli bilimsel makale talep eden kamu görevlisiyle karşılaşmışlığı dahi var.
bir inşaat mühendisi olan ilgili kamu görevlisi, kendisi adına kaleme alınmış bilimsel makale talep ediyor. talep tuhaf karşılanıp etik bulunmayınca da öfkeleniyor. sonuç olarak ilgili şirket, o kurumdan bir daha ihale alamıyor.
"sonradan öğrendim ki, bu çok ama çok yaygın bir uygulamaymış" diyor. "kamu kurumundaki görevliler, verdikleri ihale karşılığında kendileri yazmış gibi, tek imzalı, bilimsel kriterlere uygun makaleler istiyor."
konuyu anlatırken şaşkınlık hali sürüyor ilgili ismin, “kamu kurumlarında çalışanların makalelerini araştırsınlar, neler çıkar neler!” diyor.
devamını gör...
sözlükten biriyle buluşmak
düzenli olarak gerçekleştirdiğim eylem. sevdiğim yazarla pek keyifli geçmekte. bunun da devamını getirmek niyetindeyim. gerçi kendisi sözlük yazarı statüsünden öteye geçti ancak yine de teknik olarak bir sözlük yazarı. *
devamını gör...
hak edilmemiş övgünün insanı rezil etmesi
biri beni övüyorsa gülümseyip teşekkür ederim. abartılı bir övgüyse de "o kadar da değil bence ama teşekkürler" falan derim ve geçerim. temellendirme falan da aramam açıkçası. ha, çok spesifik ve beni diğer tüm insanlardan ayıran falan bir övgüyse duruma göre değişebilir tabii. öyle bir övgü alırsam ve karşıdaki bunu temellendirip açıklamıyorsa neden korkayım falan anlamadım. :d
karaktere ve belirli durumlarda yaşa bağlı olarak değişebilir tabii, övgülerin nasıl karşılanacağı ve nelere sebep olabileceği. ama bu sadece övgüyle de sınırlı değil. birileri tarafından aşağılandığında da kendisini olduğundan daha değersiz hissedebilir bazıları mesela.
(bkz: kaldırdığınız her götün pilotu sizsiniz)
karaktere ve belirli durumlarda yaşa bağlı olarak değişebilir tabii, övgülerin nasıl karşılanacağı ve nelere sebep olabileceği. ama bu sadece övgüyle de sınırlı değil. birileri tarafından aşağılandığında da kendisini olduğundan daha değersiz hissedebilir bazıları mesela.
(bkz: kaldırdığınız her götün pilotu sizsiniz)
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...



