zaman tüneli
sözlük yazarlarının bugünlerde elinin altındaki kitaplar
devamını gör...
sözlükte karizma kasma derdi olmayan yazarlar
karizma olmak için çok yaşlandım. şimdi sıradanlığın verdiği huzuru tadıyorum. tam olarak hissiyatım bu. sıradanlık korkutucu değil aksine güvenli bir liman. gösterişsiz yazarlık, laf sokmak ya da imalı cümlelerle şov yapmak yerine, sadece düşüncelerini olduğu gibi yazmak demek.
o nedenle sözlükte karizma kasma derdi olmayan yazarlar bence en huzurlu insanlar grubudur sözlük.
o nedenle sözlükte karizma kasma derdi olmayan yazarlar bence en huzurlu insanlar grubudur sözlük.
devamını gör...
sözlük yazarlarının favori metal şarkıları
bence çokça hakkı yenen bir gruptan gelsin:
devamını gör...
tulumba tatlısını beğenmeyen insan
daha sınıfsal tatlı görmedim . resmen tatlı taşeron ,alt sekmet diye bas bas bağırıyor efendim . bide bunun muadili var onun adıda şambali . aynı familyadan bunlar .
devamını gör...
navarin baskını
yıkılan yeniçeri ocaklarında işsiz kalan yeniçeriler, ne denizeri ne de deniz subayı bulunan donanmaya eskisinden farksız bir serkeşlik ve cahillikle yuklu olarak tembel kalyoncularla beraber doldurulmuş bulunuyorlardi. bu donanmanin büyük bölümü navarin'de yakıldı. donanma sonradan yenilendi ama kalyoncular ve yeniceriler güvertede miskin miskin oturup çubuk tüttürmeye devam ettiler. sultan mahmut çok ugrasti cok , gavur mühendisler getirtti vs.
çık sokağa sor kimse bilmez.
çık sokağa sor kimse bilmez.
devamını gör...
cüneyt özdemir'in normal sözlük'ten gündem çalması
arkadaşlar, haklısınız. her zaman emeğe saygı gösteren bir insan olarak şu an bunu itiraf etmek zorunda kaldım. ben cüneyt özdemir.
emin olun yarın youtube programımda bu haberi sizden aldığımı söyleyeceğim, özür dilerim...
emin olun yarın youtube programımda bu haberi sizden aldığımı söyleyeceğim, özür dilerim...
devamını gör...
sevr antlaşması
1. dünya savaşı sonunda mondros ateşkes antlaşması imzalanıyor fakat osmanlı’nın topraklarını kendi aralarında bölmek hayli uzun sürdüğünden henüz barış antlaşmasını hazırlamıyor itilaflar. mondros’un 7. maddesi resmen işgallere açık izin olduğundan mustafa kemal atatürk “beyni yakan zehir”e benzetiyor. ateşkes imzalanmasına rağmen ülkenin dört bir yanında haksız işgallere devam ediliyor. izmir işgali’ne tepki göstereceği düşünülen kişiler damat ferit tarafından görevden alınıyor. halk ise sakin olsun diye nasihat heyetleri kuruluyor.
sonra ata’m ne yapıp edip 9. ordu müfettişliğine gelerek aldığı yetki ile 16 mayıs 1919’da kayserili ismail hakkı durusu kaptanlığında, bandırma vapuru ile samsun’a çıkıyor ve milli mücadeleyi başlatıyor. istanbul hükümeti tarafından ilk çağrılışında zaman kazanmak için “gelmek isterim ama bandırma vapurunun kömürü yok” cevabını veriyor. ikinci çağrılışında ise “istanbul, anadolu’ya egemen değil tabi olmak zorundadır” diyerek resti çekip istifa ediyor. kazım karabekir’e atatürk’ü yakalama emri verilse de sağ olsun, ben ve 15. kolordum emrinizdeyiz gibi bir cevapla bağlılığını gösteriyor mustafa kemal paşa’ya. bu süreçlerde anadolu’da akıl almaz katliamlar yapılıyor yunanlar ve ermeniler tarafından. örneğin adana’da her girdikleri evleri yakıyorlar. insanlar yaşlı ailelerini bırakarak kaçmak zorunda kalıyorlar. biraz uzaklaştıktan sonra içlerinde yaşlı anne babalarının olduğu evin yakılmasını kim bilir nasıl bir acıyla karşılamışlardır. tabii bu saldırılara anadolu’da direniş gösteriliyor ancak pek yeterli olmuyor. bu süreçte 1. tbmm kuruluyor ve işgallere sessiz kalan istanbul hükümeti, tbmm’nin kurulmasına karşılık çıkarılan bazı isyanların arkasındaki isim oluyor. isyanlara önlem alınıp istiklal mahkemeleri kuruluyor derken taslağı san remo konferansı’nda hazırlanan sevr antlaşması‘nı osmanlı adına imzalamak için önce tevfik paşa gidiyor fakat şartlar çok ağır olduğundan daha doğrusu resmen ülkeyi elleriyle itilaflara veren bir antlaşma olduğu için imzalamadan geri dönüyor. imzalanmadığını gören ingiltere, yunanistan’a işgallerin hinterlandını genişletmesini emrediyor. bunun üzerine istanbul’da saltanat şurası toplanıyor ve şura’da sevr imzalanmamalı diyen tek kişi topçu feriği rizeli rıza paşa oluyor. tabii ki kendisi dinlenmiyor ve istanbul hükümeti adına:
- bağdatlı hadi
- reşat halis
- rıza tevfik
adlı 3 kişi, fransa’nın sevr kasabasında imza atıyorlar.
sevr’i çok kısa özetleyecek olursak ülkenin birçok toprağı ingiliz, fransa, italya ve yunanistan arasında paylaşılacak olmasıyla birlikte istanbul’da istedikleri gibi işgal çıkarabilecekleri (azınlık hakları korunmazsa -yersen-), boğazlar’da türk’ün olmadığı komisyon kurulması, kapitülasyonların genişletilmesi gibi maddeler de yer alıyor.
mustafa kemal atatürk, silah arkadaşları ve ülkeyi kurtarmak için en ufak hakkı geçen herkesten allah razı olsun. onurumuzu, gururumuzu, şerefimizi, namusumuzu, dilimizi, dinimizi, özgürlüğümüzü kurtardılar. vatan hainleri ülkeyi satarken milli mücadele kahramanları ülkemizi kurtarmak için çok emek verdi. insan düşmanın yaptıklarını bu bizden değil deyip bir nebze hazmeder de, kendi milletinden kişilerin ülkeyi gözden çıkarıp, hainlik yaparak sevr’i imzalamaları eminim ülkemizi kurtarmaya çalışanların çok gücüne gitmiştir. sevr’i etkisiz kıldığınız ve onlarca emeğiniz için hakkınız ödenmez. yattığınız yer incitmesin.
sonra ata’m ne yapıp edip 9. ordu müfettişliğine gelerek aldığı yetki ile 16 mayıs 1919’da kayserili ismail hakkı durusu kaptanlığında, bandırma vapuru ile samsun’a çıkıyor ve milli mücadeleyi başlatıyor. istanbul hükümeti tarafından ilk çağrılışında zaman kazanmak için “gelmek isterim ama bandırma vapurunun kömürü yok” cevabını veriyor. ikinci çağrılışında ise “istanbul, anadolu’ya egemen değil tabi olmak zorundadır” diyerek resti çekip istifa ediyor. kazım karabekir’e atatürk’ü yakalama emri verilse de sağ olsun, ben ve 15. kolordum emrinizdeyiz gibi bir cevapla bağlılığını gösteriyor mustafa kemal paşa’ya. bu süreçlerde anadolu’da akıl almaz katliamlar yapılıyor yunanlar ve ermeniler tarafından. örneğin adana’da her girdikleri evleri yakıyorlar. insanlar yaşlı ailelerini bırakarak kaçmak zorunda kalıyorlar. biraz uzaklaştıktan sonra içlerinde yaşlı anne babalarının olduğu evin yakılmasını kim bilir nasıl bir acıyla karşılamışlardır. tabii bu saldırılara anadolu’da direniş gösteriliyor ancak pek yeterli olmuyor. bu süreçte 1. tbmm kuruluyor ve işgallere sessiz kalan istanbul hükümeti, tbmm’nin kurulmasına karşılık çıkarılan bazı isyanların arkasındaki isim oluyor. isyanlara önlem alınıp istiklal mahkemeleri kuruluyor derken taslağı san remo konferansı’nda hazırlanan sevr antlaşması‘nı osmanlı adına imzalamak için önce tevfik paşa gidiyor fakat şartlar çok ağır olduğundan daha doğrusu resmen ülkeyi elleriyle itilaflara veren bir antlaşma olduğu için imzalamadan geri dönüyor. imzalanmadığını gören ingiltere, yunanistan’a işgallerin hinterlandını genişletmesini emrediyor. bunun üzerine istanbul’da saltanat şurası toplanıyor ve şura’da sevr imzalanmamalı diyen tek kişi topçu feriği rizeli rıza paşa oluyor. tabii ki kendisi dinlenmiyor ve istanbul hükümeti adına:
- bağdatlı hadi
- reşat halis
- rıza tevfik
adlı 3 kişi, fransa’nın sevr kasabasında imza atıyorlar.
sevr’i çok kısa özetleyecek olursak ülkenin birçok toprağı ingiliz, fransa, italya ve yunanistan arasında paylaşılacak olmasıyla birlikte istanbul’da istedikleri gibi işgal çıkarabilecekleri (azınlık hakları korunmazsa -yersen-), boğazlar’da türk’ün olmadığı komisyon kurulması, kapitülasyonların genişletilmesi gibi maddeler de yer alıyor.
mustafa kemal atatürk, silah arkadaşları ve ülkeyi kurtarmak için en ufak hakkı geçen herkesten allah razı olsun. onurumuzu, gururumuzu, şerefimizi, namusumuzu, dilimizi, dinimizi, özgürlüğümüzü kurtardılar. vatan hainleri ülkeyi satarken milli mücadele kahramanları ülkemizi kurtarmak için çok emek verdi. insan düşmanın yaptıklarını bu bizden değil deyip bir nebze hazmeder de, kendi milletinden kişilerin ülkeyi gözden çıkarıp, hainlik yaparak sevr’i imzalamaları eminim ülkemizi kurtarmaya çalışanların çok gücüne gitmiştir. sevr’i etkisiz kıldığınız ve onlarca emeğiniz için hakkınız ödenmez. yattığınız yer incitmesin.
devamını gör...
tulumba tatlısını beğenmeyen insan
çok afedersiniz kerhane tatlısının kırpılmış hali olan tulumba şekilsel küçüklüğünden ötürü her açısından size de dişlenmeye karşı aşırı dirençli gelmiyor mu?
halbuki kerhane tatlısı dişlenirken boyutundan ötürü aynı mukavemeti gösteremiyor, çıtırdıyor da üstelik.
bakınız gastronomide bir ürünün çiğnenme zorluğu tat algısını etkileyen cididi bir kusurdur. çünkü biz tükürük bezine sahip her memeli gibi besinlerin tadını bu şekilde duyarız..
bir diğer husus, tat olarak da benzeri şerbetli tatlılardan bir ayırt ediciliği olmaması, lokma, kemalpaşa, kerhane tatlısı eser miktarda ezilerek önünüze koyulsa birbirinden ayırt edilemez, hal böyleyken tulumba woooow süper demek mantıklı bir zemine oturmuyor.
halbuki kerhane tatlısı dişlenirken boyutundan ötürü aynı mukavemeti gösteremiyor, çıtırdıyor da üstelik.
bakınız gastronomide bir ürünün çiğnenme zorluğu tat algısını etkileyen cididi bir kusurdur. çünkü biz tükürük bezine sahip her memeli gibi besinlerin tadını bu şekilde duyarız..
bir diğer husus, tat olarak da benzeri şerbetli tatlılardan bir ayırt ediciliği olmaması, lokma, kemalpaşa, kerhane tatlısı eser miktarda ezilerek önünüze koyulsa birbirinden ayırt edilemez, hal böyleyken tulumba woooow süper demek mantıklı bir zemine oturmuyor.
devamını gör...
kapı arkasındaki halılar
artık dile gelmişlerdir:
youtube.com/shorts/xiRviooR...
youtube.com/shorts/xiRviooR...
devamını gör...
kafa dağıtan aktiviteler
yatağa yatıp tavana bakmak veya balkonda çiçek sulamak, yere yatıp yuvarlanmak da olabilir, salıncakta sallanmak da. ama bunlardan biri var ki mevsiminde insanda ayrı bir tat bırakır. yaz aylarında denizde yüzmek, sabahtan gidip kahvaltı öncesi yüzmek. ne kafa dağırtı ama ya. fljfglj
devamını gör...
cüneyt özdemir'in normal sözlük'ten gündem çalması
vay çakall
devamını gör...
sevmek
bazen şarkılar söylemektir sadece
ve bazen şiirler söylemek, bazen şarkı olmak şiir olmak.
bazen sarhoş olmaktır, bazen de "senhoş" olmak...
hatta bazen sadece hepsi olmak bile az gelir, sevmek az gelmektir belki çok gelmedendir
ve belki de karşıdaki gelmeden, sevmedendir.
ve bazen şiirler söylemek, bazen şarkı olmak şiir olmak.
bazen sarhoş olmaktır, bazen de "senhoş" olmak...
hatta bazen sadece hepsi olmak bile az gelir, sevmek az gelmektir belki çok gelmedendir
ve belki de karşıdaki gelmeden, sevmedendir.
devamını gör...
cüneyt özdemir'in normal sözlük'ten gündem çalması
eyyy cüneyt özdemir. moderasyona da iki laf söylemeyecek misiniz.
devamını gör...
cüneyt özdemir'in normal sözlük'ten gündem çalması
#3902465 haberi okuyunca şok oldum. normal sözlükte işlenmişti bu konu dedim içimden. haber kaynağınızı açıklayacak mısınız hristiyan ismail, minik serçeler mi söyledi size veterineri..?
t: derin adamlar var sanırım sözlükte, atlatma haber yapılması durumu.
t: derin adamlar var sanırım sözlükte, atlatma haber yapılması durumu.
devamını gör...
koss
kaliteli kulaklıklar üreten koss corporation'ın marka ismidir. bir kulaklığını kullanmıştım zamanında ve gayet güzeldi ama modelini hiç hatırlamıyorum şu anda açıkçası. zaten çok sene önce kulaklık kullanmayı da bıraktım tamamen. wikipedia'ya ve şu www.audioaffair.co.uk/blog/... siteye göre ilk hi-fi stereo kulaklıkları bunlar üretmiş 1958 senesinde ve bu modelin adı koss sp-3 / koss sp/3 imiş. audioaffair.co.uk sitesindeki yazıya göre koss, akg firmasına bağlıymış o zamanlar. akg de günümüzde çok prestijli bir kulaklık markasıdır ama geçmişte, bu sitedeki bilgiler doğruysa koss'u da bünyesinde tutuyormuş demek ki. wiki'de ise öyle bir bilgi göremedim doğrusu. wiki'ye göre koss firmasının ismi john c. koss'tan geliyormuş.
işte o 1958 çıkışlı, tarihin ilk hi-fi kulaklık modeli olarak kabul edilen koss sp/3:

her neyse... benim işte çok zaman önce kullandığım koss marka kulaklıklar kulak içi tipindekilerdendi ve cidden kaliteliydi. böyle kablosunu da sardırabildiğim dairesel, fonksiyonel ve şık bir kutusu vardı.
işte o 1958 çıkışlı, tarihin ilk hi-fi kulaklık modeli olarak kabul edilen koss sp/3:

her neyse... benim işte çok zaman önce kullandığım koss marka kulaklıklar kulak içi tipindekilerdendi ve cidden kaliteliydi. böyle kablosunu da sardırabildiğim dairesel, fonksiyonel ve şık bir kutusu vardı.
devamını gör...
balık ekmek
en güzelini istanbul'da yemiştim. manzara güzel, balık tazeyse, hele serde gençlik de varsa... sevilir elbet.
devamını gör...
nordsee
balık ekmek olayının küresel hali.
devamını gör...
seçmek
türkçe’de :
_“sen benim seçimimsin”denir.
şiir’de ise:
_”yıldızlarla parlama fırsatım olsa bile,yine de seninle yağmurun altında oturmayı seçerdim.”denir.
devamını gör...
cüneyt özdemir'in normal sözlük'ten gündem çalması
normal sözlük’teki gündemler o kadar önemli konulara parmak basıyor ki aslında.. siz anlayamıyorsunuz sadece.. 71 yaşındaki sezen aksu’nun bir veteriner erkek ile birlikteliği başlığı bir devrim niteliğindedir adeta sözlük tarihinde kendim yazdım diye söylemiyorum. gündemi biz belirliyoruz sözlük olarak.
devamını gör...
hakan balamir
20'li yaşlarda bir serpil çakmaklı'yı bulduğu halde eve götüreceğine, kanalizasyon izlemeye götüren ve bak burada bok var dedirten, siyah haplı veya mgtow mensubu rahmetli ağabeyimiz.
devamını gör...
