zaman tüneli

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

17. yüzyılda rotterdam kentinde vardi demisti tahtakahveci amca.
devamını gör...

yıllardır biriktirdiğim kapağı açılmadık pişmanlıklarım var benim. onlar kabul olur mu üstad?
devamını gör...

çocukken o sokak bağdat caddesi gibi gelirdi gözüme. binalar sanki empire state gibiydi. hele köşedeki bakkal. kozyatağı carrefour gibiydi gözümde. geçen yaz yolum düştü. bir tur atayım dedim. anaaa her şey düdük gibi. sanki 90 derecede yıkamışlar bütün mahalleyi. evden okula giderken hicret ediyorum sanırdım, şimdi iki adımda bitti yol.
devamını gör...

benden rahatsız olanlar var, tanımlarımı engelleyin arkadaşlar. kimseye bulaşmadan kendi kendime yazıyorum. kibar bir insanı güçsüz sanmak gibi bir yanılgıya veya bastırılabileceğim gibi bir yanılgıya düşmeyin.
herkes gibi kendimce yazıyorum... rahatsız olan engellesin lütfen. kimseyle uğraşmak istemiyorum. hayat yeterince yorucu. daha fazla yormak ve yorulmak gibi bir isteğim yok. sevgilerle.
iyi sözlükler...
devamını gör...

şizofrenik başlıklarda ısrar eden yazar entry'i.
evet evren sana bu gizli görevi verdi. keşfedilmemiş şizoid filozof.
devamını gör...

(bkz: cevab veremedi)
devamını gör...

bu gece uzun uzun yazmak istiyorum sözlük.
her şeyden biraz biraz yazmak istiyorum. benden, sizden, ölümden ve yaşamdan...

şu an bir şarkı çalıyor. kemiriyor böcekler, direniyor kemikler diyor.
sanki yaşarken gömülmüş gibiyim. etim parçalanıyor sürekli ama görünmüyor. sanki, sanki kemiklerim açığa çıkıyor sürekli ama canım yanmıyor. hissizleşmek böyle bir şey olsa gerek. acıyı hissediyorsun ama acımıyor canın. sadece o acının orada olduğunu biliyorsun.
çok garip bir durum...

karanlık bir çukurun içindeyim bazen. ay bile küsmüş sanki. en çıplak karanlıklar göğsümü delip geçiyor. çığlık atmak istiyorum ama ses tellerimi söküp almışlar, sesim çıkmıyor.

böcekler daha fazla deliriyor, kemiklerim direniyor. ruhum ise çırpınıyor azat olmak için. ben ise izin vermiyorum ruhuma. kendi içimde kendime acı çektiriyorum. keşke izin verebilsem ruhuma, keşke korkusuzca ruhumun peşinden el sallayabilsem.

bazen de diyorum ki, şu hayata hiç gelmesem ne kaybederdim? sanırım tek kaybım varlığım olurdu.
herkes için yaşadım şu hayatta, kendim için yaşamadım hiç. kanla yıkıyorum elimi yüzümü her sabah.
kendi kanım her gün azalıyor... kendi kanım sonum olacak olan hayat kaynağım...

beynimin içinde hareket eden sayısız fikir var. oradan oraya koşuyor hepsi. bazen kahkahalar tepiniyor zihnimde, bazen de ağlamalar oturuyor.
korkular... korkular sarmaşıklaşıyor ruhumda. sinsi sinsi üflüyorlar...
devamını gör...

tanım: bilincin içinde var olduğu organizasyona verilen isim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

psikolojik açıdan bir tür ruh hastalığı gibidir. kişi begenisini kazanan yapıt karşısında maddi değer ölçülerine bağlı kalmaz. tutku ile onu elde etmeye çalışır. elde edemediği zaman patolojik ruh durumuna girmesi olasıdır demişti bugun tahtakahveci amca.
devamını gör...

bunu tanımlayabileceğim bir his yok. ama illa bir kelime gerekirse buruk derdim.
çok nadir geçiyorum o sokaklardan, yolum çok düşmüyor ama geçtiğim zaman uzun uzun bakıyorum. sanki orada küçük elz yaşamaya devam ediyor gibi geliyor bana. onun yalnız bırakmışım gibi, bir başına kalmış da hayat mücadelesine devam ediyor gibi.

oyunları yine kendi kuruyor kendi yönetiyor, bütün arkadaşları ona uyuyor ve sözünü dinletiyor herkese. bu hakimiyeti elde edene kadarki kabul edilme savaşını izliyorum.
görüyorum onu, onun o yaşlarda görülmediği kadar görüyorum ve özeniyorum. bacağına cam girdiği o köşe başı, kafasına torpil fırlattığı o çocuğun ağlamasını dindirmeye çalıştığı kaldırım, dahil edilmediği yakalambaç oyununda kendi kendini sakladığı ve ebelediği apartman girişi.. hepsi duruyor ama durmuyor da gibi.

insan büyüdükçe güçleniyor mu gerçekten?
devamını gör...

mobil hizmet kalitesi akıllara durgunluk verecek kadar kötü olan operatör.
operatörden operatöre sürüklenirken fiyatından dolayı bu sene türk telekom'u deneyeyim dedim. dördüncü gün çok uzun yıllardır görmediğim edge bağlantısını görünce bi acaba mı dedim. altıncı gün konuştuğum herkes söylediklerinin yarısını tahmin etmem gerekti dediğinde maceraya gerek yok diyerek kaçtım kendilerinden. düpedüz çalışmayan çağrı merkezini müşterisi olmasanız bile bi tecrübe etmenizi tavsiye ederim.

cayma bedeli falan derken umarım bu entry'yi editlemek durumunda kalmam.
devamını gör...

bad wolves - learn to live

devamını gör...

açık ara farkla ray carmine.
devamını gör...

en istemeyeceğim durumdur.
devamını gör...

acilen kurulması gerekiyor. ayrıca yazılı emirleri kötü niyetle yırtıp atanlar için de gerekiyor bir sandık.
devamını gör...

ben çocukken apartmanlar 3-4 katlıydı bizim mahallede. şimdi gökyüzünü göremiyorsun sokakta yürürken.
devamını gör...

insan bazen kendi hatıralarının içinde oturan bir misafirdir.
devamını gör...

devamını gör...

kendimi kendime kabullendirmeye çalışıyorum sürekli.
hayatı ve gidişatı, herkese adil olmayışını..
ben neden sürekli bir şeyler için çabalamak zorundayım? en güçlü kullar kulübüne seçilmiş kişilerden miyim acaba?
kesinlikle şikayet etmek için sorgulamıyorum bunu hatta birçok şey için şükrederim hep ama merak etmek de hakkım bence.
yakın çevreme bakıyorum ve gözlemliyorum. herkes bir şeylerin mücadelesini elbette veriyor ama dağılım eşit değilmiş gibi geliyor.

sahip olduğum en ufak şey dahi bana öylece sunulmadı. kimse bana bir şeyi öylece uzatmadı. neyim varsa, neyi düzelttiysem hepsi benim çabamla oldu. benim için, ömrümün bir yarısını feda etmemi gerektiren durumken bir başkası için bu kadar basit olması canımı sıkıyor.

ben mücadele veriyorum ve uğraşıyorum bir başkasına altın tepside sunuluyor. benim parmaklarım parçalanıyor, bir başkasının tırnağı dahi kırılmıyor. anlayabiliyor musunuz? karşılaştırmak için düşünmüyorum bunları..
sadece.. yani hayat sadece bana mı böyle işliyor sorusu aklımdan çıkamıyor bir türlü.

ben kendimin bu halini elde edene kadar kendimi kaç kere öldürdüm kaç kere dirilttim, benim bile haberim yok.
dimdik yürüyen, hislerini kendinden emin dile getirebilen, gözlerinde acıdan eser olmayan insanlara gıpta ediyorum.
acı yarıştırmıyorum sadece yarışı sorguluyorum..
neyse
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim