zaman tüneli
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
ruhum; bu sığ asrın kıyısında, derin ve dilsiz bir gurbet,
fikrim; bugün "delilik" sanılan, yarınları doyuracak servet.
siz beni kalabalıkların aynasında bir "eksik" diye tartarken,
ben, kendi içimde asırları ağırlayan o muazzam halvet.
zihnim; yarının damarlarında dolaşacak olan kutsal mürekkep,
yalnızlığım; bu gürültülü cehalete karşı, sessizce mürettep.
anlaşılmamak; bir rütbedir benim göğsümde parlayan,
zira her büyük ışık, önce kendi karanlığında olur müeddep.
kıymetim; ben bu dünyadan sessizce çekildiğimde doğacak,
sözlerim; pas tutmuş vicdanlarınıza birer birer çivi çakacak.
siz bugün beni görmezden gelmenin konforunu sürün,
lakin her gerçek, eninde sonunda kendi evine dönecek.
mirasım; ellerinizden kayıp giden o paha biçilmez istikbal,
sesim; sizin gürültünüzde sükût etmiş, masum ve ulu bir lal.
bugün beni yok sayan o mağrur ve sağır bakışlarınız;
yarın, mezar taşımın gölgesinde eğilmeye mahkûm birer vebal.
fikrim; bugün "delilik" sanılan, yarınları doyuracak servet.
siz beni kalabalıkların aynasında bir "eksik" diye tartarken,
ben, kendi içimde asırları ağırlayan o muazzam halvet.
zihnim; yarının damarlarında dolaşacak olan kutsal mürekkep,
yalnızlığım; bu gürültülü cehalete karşı, sessizce mürettep.
anlaşılmamak; bir rütbedir benim göğsümde parlayan,
zira her büyük ışık, önce kendi karanlığında olur müeddep.
kıymetim; ben bu dünyadan sessizce çekildiğimde doğacak,
sözlerim; pas tutmuş vicdanlarınıza birer birer çivi çakacak.
siz bugün beni görmezden gelmenin konforunu sürün,
lakin her gerçek, eninde sonunda kendi evine dönecek.
mirasım; ellerinizden kayıp giden o paha biçilmez istikbal,
sesim; sizin gürültünüzde sükût etmiş, masum ve ulu bir lal.
bugün beni yok sayan o mağrur ve sağır bakışlarınız;
yarın, mezar taşımın gölgesinde eğilmeye mahkûm birer vebal.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
çınar dibinde süslenen mezarda kalabalık.
devamını gör...
ilişki bittikten sonra alınan hediyelerin akıbeti
kullanıma dewam.
devamını gör...
seni sen yapan özelliklerin
inatçılığım. doğru bildiğimi ne olursa olsun yaparım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
aşkın aslında romantik bir şey değil, bildiğin gaz sancısı olduğunu yıllardır sabırla anlatmaya çalışan bir adam tanıyorum. adamın tek suçu gerçekleri söylemek. ama gel gör ki toplum romantizme bağımlı. kimse sindirim sistemi gerçeğiyle yüzleşmek istemiyor.
adamın teorisi çok net:
birini gördüğünde kalbin hızlı atıyor mu? nefesin sıklaşıyor mu? midende kelebekler mi uçuşuyor? işte o kelebek dedikleri şey bağırsakta dolaşan gazdır kardeşim.
bilimsel konuşuyor üstelik. ciddi ciddi.
bak, diyor, aşk dediğin şeyin bütün belirtileri gazla aynı. karnın şişer, aklın başından gider, saçma kararlar verirsin. insan gazlıyken de evlenme kararı alabilir, dikkat etmek lazım.
bir zaman adam üç gün boyunca dalgın dolaşmış, duvarlara bakmış, çay içerken fincanı ters tutmuş. herkes demiş ki:
bu kesin aşık oldu.
adam ise meseleyi çözmüş.
hayır, demiş, önceki akşam kuru fasulyeyi fazla kaçırmışım.
adamın en büyük derdi ise aşk şiirleri. onlara ayrı sinir oluyor.
diyor ki kalbim seninle çarpıyor, ulan kalp değil o, bağırsak çalışıyor. insan biraz fizyoloji bilsin.
bir de aşık olanların gökyüzüne bakıp iç çekmesi var ya, ona da açıklaması hazır:
gaz yukarı doğru hareket eder. insan ister istemez yukarı bakar.
tabii toplum bu teoriyi kabul etmiyor. insanlar hala aşkın kutsal bir şey olduğuna inanmak istiyor. o ise köşede dürüstçe oturup ayranını içiyor ve insanları izliyor.
bir çift el ele yürüyünce başını sallıyor.
yazık, diyor, ikisi de muhtemelen işkembe çorbası içmiş.
ama bazen geceleri, kimse yokken, o da bir an durup düşünüyor. birini hatırlıyor. içinde tuhaf bir şey oluyor.
sonra hemen kendini toparlıyor.
yok yok, diyor, bu kesin gazdır.
adamın teorisi çok net:
birini gördüğünde kalbin hızlı atıyor mu? nefesin sıklaşıyor mu? midende kelebekler mi uçuşuyor? işte o kelebek dedikleri şey bağırsakta dolaşan gazdır kardeşim.
bilimsel konuşuyor üstelik. ciddi ciddi.
bak, diyor, aşk dediğin şeyin bütün belirtileri gazla aynı. karnın şişer, aklın başından gider, saçma kararlar verirsin. insan gazlıyken de evlenme kararı alabilir, dikkat etmek lazım.
bir zaman adam üç gün boyunca dalgın dolaşmış, duvarlara bakmış, çay içerken fincanı ters tutmuş. herkes demiş ki:
bu kesin aşık oldu.
adam ise meseleyi çözmüş.
hayır, demiş, önceki akşam kuru fasulyeyi fazla kaçırmışım.
adamın en büyük derdi ise aşk şiirleri. onlara ayrı sinir oluyor.
diyor ki kalbim seninle çarpıyor, ulan kalp değil o, bağırsak çalışıyor. insan biraz fizyoloji bilsin.
bir de aşık olanların gökyüzüne bakıp iç çekmesi var ya, ona da açıklaması hazır:
gaz yukarı doğru hareket eder. insan ister istemez yukarı bakar.
tabii toplum bu teoriyi kabul etmiyor. insanlar hala aşkın kutsal bir şey olduğuna inanmak istiyor. o ise köşede dürüstçe oturup ayranını içiyor ve insanları izliyor.
bir çift el ele yürüyünce başını sallıyor.
yazık, diyor, ikisi de muhtemelen işkembe çorbası içmiş.
ama bazen geceleri, kimse yokken, o da bir an durup düşünüyor. birini hatırlıyor. içinde tuhaf bir şey oluyor.
sonra hemen kendini toparlıyor.
yok yok, diyor, bu kesin gazdır.
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
ben 2 kere olduğuna inanmıştım, sayılıyor mu?*
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
evleneceği insana allah kolaylık versin diyorum.
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
bana mııı dediniz?
hatırlatmak isterim sevgilisi olanlar kadar normal bir şeyken neden bu kadar merak sorusu haline geliyor hiç anlamıyorum...
nolmuş olmamışsa olmak zorunda diye bir kural mı var??
hayır bir salın insanları allah rızası için
hatırlatmak isterim sevgilisi olanlar kadar normal bir şeyken neden bu kadar merak sorusu haline geliyor hiç anlamıyorum...
nolmuş olmamışsa olmak zorunda diye bir kural mı var??
hayır bir salın insanları allah rızası için
devamını gör...
geceye bir film sahnesi bırak
devamını gör...
michael b. jordan
çıkmış jonathan majors övüyor. dayı senin başka işin gücün yok mu oscar arefesinde? övdüğü herifi niye övdüğü de az çok belli ama neyse. bu oyuncu tayfanın hepsinin canı cehenneme. gece gece sinir oldum.
devamını gör...
she's gone
black sabbath’ın 1976 tarihli technical ecstasy albümünde yer alan parça. oldukça duygusal bir rock baladıdır.
sevdiği kadın tarafından terk edilen bir adamın yaşadığı derin kederi ve çaresizliği anlatan bir parçadır. bir önceki tanımda bahsedilen steelheart şarkısı gibi yürek dağlar. zaten bir şarkıda bir kadın gidiyorsa, kalana yürek dağlamak düşer.
sevdiği kadın tarafından terk edilen bir adamın yaşadığı derin kederi ve çaresizliği anlatan bir parçadır. bir önceki tanımda bahsedilen steelheart şarkısı gibi yürek dağlar. zaten bir şarkıda bir kadın gidiyorsa, kalana yürek dağlamak düşer.
devamını gör...
seda renda
iki fruko reklamında 14 yıl arayla oynamış oyuncu
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
nesli tükenmekte olan bir pandadan farksızdır. koruma altına alınırsa zarar görmez.
devamını gör...
kadınlarla iletişim kurmak için burç takip eden erkek
ben asosyalim kardeşim, sıkıntı büyük.*
devamını gör...
kadınlarla iletişim kurmak için burç takip eden erkek
ben kadınlarla iletişim kurmak için burç takip eden erkekleri gördüğümde içimde bir antropolog uyanıyor. çünkü bu artık flört değil, saha araştırması. adam kadına yaklaşmıyor, sanki doğada yay burcu kadını gözlemi yapıyor.
sen akrep misin? diye soruyor mesela. kadın evet deyince gözleri parlıyor. sanki karşısında insan değil de nadir bulunan bir mantar türü var.
bir de not alıyorlar bunlar. ciddi ciddi not.
akrep kadını: gizemli, tutkulu, biraz kıskanç.
kardeşim sen kadınla mı konuşuyorsun yoksa national geographic belgeseli mi çekiyorsun?
ben bu burç takip eden erkeklerin aslında iki şey düşündüğüne inanıyorum:
kadın
kadına ulaşmak için hangi gezegenin hangi evde olduğu
bunların kafasında başka hiçbir şey yok. adam sabah uyanıyor, kahve içiyor ve şöyle düşünüyor:
bugün merkür retrosu var… demek ki ikizler burcu kadınlara yazmamak lazım.
ulan zaten kimse sana yaz demedi ki. evren bile seni durdurmaya çalışıyor, sen hala haritaya bakıyorsun.
en çok güldüğüm tip ise doğum haritası soranlar.
doğum saatin kaç? sana ne ulan sana ne.....
kardeşim sen kadınla tanışmaya mı çalışıyorsun yoksa tapu kadastro mu çıkarıyorsun ya da ebesi ?
kadın diyor ki saat 3 gibi.. sanki ebesi ile birlikte girmiş doğuma...
adamın yüzü düşüyor.
3 gibi olmaz… tam saat lazım.
tabii lazım. çünkü bu adamlar kadının karakterini tanımak istemiyor. kestirme yol arıyor. insanla uğraşmak zor geliyor. kadını insan olarak görmek zor geliyor.
burçları bir çeşit flört kopya kağıdı yapmışlar.
koç kadınına böyle davran.
balık kadınına şöyle yaklaş.
yengeç kadınına duygusal mesaj at.
sanki kadın değil de boss level. zayıf noktasını bulunca yenilecek.
ama asıl trajikomik olan şu:
bu adamların hiçbirinin kendi burcuyla ilgili tek bir sorumluluk aldığı yok.
ben aslan burcuyum abi, gururluyum.
hayır kardeşim gururlu değilsin. egoist ve tembelsin.
ben balığım, hassasım.
hassas değilsin, pasifsin.
ben akrebim, tutkuluyum.
yok kardeşim. sen sadece dram seviyorsun.
bütün burç literatürünü kadınlara yaklaşma taktiğine çevirmiş bir erkek türü var artık. kadınla konuşurken insan gibi davranmak yerine gökyüzüyle pazarlık yapıyor.
ve sonra diyor ki:
kadınlar çok karmaşık.
hayır kardeşim kadınlar karmaşık değil. sen tembelsin.
kadınla konuşmak için jüpiter’in konumunu hesaplayan adamın asıl problemi astroloji değil zaten. problem şu: adam kadınla konuşmayı göze alamıyor.
gökyüzünü araya koyuyor.
ben o yüzden burç takip eden erkekleri gördüğümde üzülüyorum biraz. çünkü ortada romantik bir arayış yok.
ortada sadece şu var:
kadın.
kadın.
biraz daha kadın.
ve arada merkür retrosu.
sen akrep misin? diye soruyor mesela. kadın evet deyince gözleri parlıyor. sanki karşısında insan değil de nadir bulunan bir mantar türü var.
bir de not alıyorlar bunlar. ciddi ciddi not.
akrep kadını: gizemli, tutkulu, biraz kıskanç.
kardeşim sen kadınla mı konuşuyorsun yoksa national geographic belgeseli mi çekiyorsun?
ben bu burç takip eden erkeklerin aslında iki şey düşündüğüne inanıyorum:
kadın
kadına ulaşmak için hangi gezegenin hangi evde olduğu
bunların kafasında başka hiçbir şey yok. adam sabah uyanıyor, kahve içiyor ve şöyle düşünüyor:
bugün merkür retrosu var… demek ki ikizler burcu kadınlara yazmamak lazım.
ulan zaten kimse sana yaz demedi ki. evren bile seni durdurmaya çalışıyor, sen hala haritaya bakıyorsun.
en çok güldüğüm tip ise doğum haritası soranlar.
doğum saatin kaç? sana ne ulan sana ne.....
kardeşim sen kadınla tanışmaya mı çalışıyorsun yoksa tapu kadastro mu çıkarıyorsun ya da ebesi ?
kadın diyor ki saat 3 gibi.. sanki ebesi ile birlikte girmiş doğuma...
adamın yüzü düşüyor.
3 gibi olmaz… tam saat lazım.
tabii lazım. çünkü bu adamlar kadının karakterini tanımak istemiyor. kestirme yol arıyor. insanla uğraşmak zor geliyor. kadını insan olarak görmek zor geliyor.
burçları bir çeşit flört kopya kağıdı yapmışlar.
koç kadınına böyle davran.
balık kadınına şöyle yaklaş.
yengeç kadınına duygusal mesaj at.
sanki kadın değil de boss level. zayıf noktasını bulunca yenilecek.
ama asıl trajikomik olan şu:
bu adamların hiçbirinin kendi burcuyla ilgili tek bir sorumluluk aldığı yok.
ben aslan burcuyum abi, gururluyum.
hayır kardeşim gururlu değilsin. egoist ve tembelsin.
ben balığım, hassasım.
hassas değilsin, pasifsin.
ben akrebim, tutkuluyum.
yok kardeşim. sen sadece dram seviyorsun.
bütün burç literatürünü kadınlara yaklaşma taktiğine çevirmiş bir erkek türü var artık. kadınla konuşurken insan gibi davranmak yerine gökyüzüyle pazarlık yapıyor.
ve sonra diyor ki:
kadınlar çok karmaşık.
hayır kardeşim kadınlar karmaşık değil. sen tembelsin.
kadınla konuşmak için jüpiter’in konumunu hesaplayan adamın asıl problemi astroloji değil zaten. problem şu: adam kadınla konuşmayı göze alamıyor.
gökyüzünü araya koyuyor.
ben o yüzden burç takip eden erkekleri gördüğümde üzülüyorum biraz. çünkü ortada romantik bir arayış yok.
ortada sadece şu var:
kadın.
kadın.
biraz daha kadın.
ve arada merkür retrosu.
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
ne yapacağını blemez.
devamını gör...



