zaman tüneli

kara mamba sapladı. 2 oldu.

26. şampiyonluk hayırlı olsun.
devamını gör...

bu ve benzeri iftiralar, dünyanın her yerinde farklı inanca sahip birçok topluluk arasında var olduğu söylenir.

bunları yayan da inanan da hayvandır.
devamını gör...

üşenirim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mucizeler yağarken (özgün adı comfort & joy), kristin hannah’ın 8. romanıdır.
romanın başkahramanı joy candellaro, eşi ve kız kardeşi tarafından aldatıldığı için hayatının en büyük ihanetini yaşar ve çok zor bir dönemden geçer. noel yaklaşırken bulunduğu yerden uzaklaşmak ve hayatından kaçmak ister. bu yüzden nereye gittiğini bile önemsemeden bir uçak bileti alır ve bilinmeyen bir yere doğru yola çıkar.
joy yolculuğu sırasında kendini yağmur ormanlarının yakınında, göl kenarındaki bir balıkçı kulübesinde bulur. burada daniel ve küçük oğlu bobby ile tanışır. bobby kısa süre önce annesini kaybetmiştir ve acısıyla baş edemediği için yalnızca hayali bir arkadaşıyla konuşmaktadır. daniel ise oğluna yardım edemediği için çaresizlik içindedir.
joy bu baba-oğlun hayatına girerek ikisinin de yeniden umut bulmasına yardımcı olur. zamanla aralarında güçlü bir bağ oluşur ve joy da yeni bir hayat kurma ihtimalini düşünmeye başlar. ancak içinde bulunduğu bu huzurlu ortamın ardında tuhaf ve açıklanması zor bir durum vardır. joy gerçek ile hayal arasında gidip gelirken umut etmeyi ve mucizelere inanmayı öğrenir.

kitabın çok hızlı akan bir olay örgüsü yok daha çok karakterlerin birbirine yaklaşmasını ve içsel değişimini okuyorsun. bu yüzden beklentiyi doğru ayarlamak lazım. yine de kristin hannah’ın sevdiği ve kitaplarında sık sık kullandığı o umutlu ton burada da var. en kötü kırılmalardan sonra bile hayatın yeniden başlayabileceğini anlatmaya çalışıyor.
sürükleyici, biraz mistik yönü olan bir kitap. kristin hannah kitaplarını sevenlerin hoşlanacaklarını düşünüyorum.
devamını gör...

osimheeeeeennnn!!!

galatasaray olarak 2-0 olarak öne geçtiğimiz maçtır.
devamını gör...

(bkz: iç giyim)
devamını gör...

algı seviyesi yetersiz olan kişilerin algı seviyelerini yükseltmeleri gerekir.
kaba bir tâbir ile; ben sizin seviyenize inemem siz benim seviyeme çıkın.
devamını gör...

necip fazıl kısakürek' in bir oyunu. şeytan bir şairi yolundan saptırmaya çalışır bu oyunda.

devamını gör...

ben sürekli uğraşıyorum, söylüyorum da ama yok asla anlaşılamıyorum.
devamını gör...

o nasıl bir voleydi lan, tüh....
devamını gör...

ben konuştuğum kişiye göre cümlelerimi düzenliyorum. mesela daha küçük yaş grubuna eski kelimeleri kullanmıyorum. osmanlı tarihi sınavında fatih hristiyanlığa meyletmiş midir diye bir soru sorulmuş. meyletmek nedir bilmeyen varmış sınıfta. bunlar da 18 yaşında.
devamını gör...

pelerin.

(bkz: siyah pelerinli adam)
devamını gör...

jack londonun solcu, oscar wildein ise muallak olduğunu öğrendiğimde aynısı bana da oldu, ilki için banane la amerikanın solcusu ikincisi için ise akvaryumum var bişe olmaz dedim öyle rahatladım mental olarak.
devamını gör...

ay insanlarda hiç utanma kalmamış, nerede link nerede nick?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ben daha fazla küçülemem zaten. toprağın altına mı girelim canım, hiç.
devamını gör...

tanım: sözlük içi düzenden sorumlu ekip.

kıymetli arkadaşlarım, "tanım" yaptığım bir entryi silme sebebiniz forumsal/tanımsız/cevap olması mı gerçekten?
güncel 6258 tane entry olan bir başlık bu. tamamına yakını tanımsız ve sadece görsellerden oluşuyor. ama benim "tanım" yaptığım entry mi rahatsız etti sizi?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

goooooooooool

gooooooooooool

3 dakika gecikmeli yazdım ama olsun.
devamını gör...

hiçbir başlığın altında mahlasınızın geçmemesidir.

(bkz: olduğumuz masa yok)
devamını gör...

abisinin izinden gidiyor. önce seküler oldular sonra ulusalcı. zaten insanların hepsi böyle. medeniyet seviyesi arttıkça daha seküler ve özgürlükçü oluyolar. eğer medya sektöründelerse ulusalcı/avrasyacı oluyolar. sonra da sorguluyoruz " tüm toplum ne ara devlet-tapar oldu " diye. bu deli gömleğini insanlar nasıl giyer hala anlamış değilim. her neyse... er ya da geç abd'ye taşınıyolar nasılsa. çok sorgulamaya gerekte yok.

sümeyra ablayı uzun zamandır severek takip ediyorum ama son videosu olan: ambargolar altında bir " süper güç " rusya'da yaşam videosundan sonra bu yazıyı yazmak istedim.

" ukrayna olayı " lafına çok takıldım. ne ya o ukrayna olayı? ukrayna'yı çoluk çocuk demeden soykırım yapan ve işgal eden putin rejimi olayı olmasın o?

dünyanın coğrafi olarak en büyük ülkelerinden birine gidip , prime 3 - 5 mahallesinde gezdikten sonra " aa bakın ne kadar ışıltılı güzel. " demek ne kadar etiktir? kuzey korede bile bulursun mutlaka güzel mekanlar falan. ülkenin geneline bakın siz geneline! buna rağmen yaşanan tonla sorunu anlatması da ayrı ironik olmuş.

uzun lafın kısası rusya , çin , iran ve kuzey kore gibi diktatörlükte yönetilen ülkeler bok gibidir. bu ülkelere kimse göç etmek istemiyor. aksine bu tarz ülkelerde felaket nüfus düşüyor ve insanlar kaçmak istiyor.

yani diyorum ki uzun uzun tartışmaya gerek yok. diktatörlükle yönetilen ülkelerin sürdürülebilir bir düzen kurmaları imkansız. bunu defalarca gördük. bir ülkede maddi , manevi özgürlük arttıkça o ülke zenginleşiyor. özgürlük kısıtlandıkça o ülke batıyor. tarih boyunca böyle oldu , şimdide böyle olacak. rusyadaki elitistler bile bir süre sonra ellerindeki gasp edilmiş zenginliğin bittiğini görecekler. tabi onlar uyanıktır. bitmeden kaçarlar abd'ye.
devamını gör...

(bkz: beni tanıdılar siz kaçın)*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim